Lüleburgaz İnovasyon Merkezi Geleceği İnşa Ediyor

0

2017-2021 Stratejik Planı çerçevesinde her yılı farklı bir temalı yıl olarak belirleyen Lüleburgaz Belediyesi, 2018 yılını ise İnovasyon ve Tasarım Yılı ilan ederek Trakya Bölgesi’nde yaktığı inovasyon kıvılcımını alev topuna dönüştürüyor. İnovasyon, tasarım ve girişimcilik konularında çeşitli projelere imza atan Lüleburgaz Belediyesi, hayata geçirdiği Lüleburgaz İnovasyon Merkezi (LİMER) ile global düşünüp global hareket eden inovatif girişimlere hız kazandırıyor.

Lüleburgaz Belediyesi tarafından kurulan Lüleburgaz İnovasyon Merkezi (LİMER), girişimci ve girişimci adaylarına kapılarını ardına dek aralayarak başarı hedeflerine ulaşmalarına zemin hazırlıyor. Lüleburgaz İnovasyon Merkezi sayesinde girişimlere ücretsiz eğitim ve ofis gibi avantajlar sağlayan Lüleburgaz Belediyesi; küresel girişimcilik network’üne erişim, mentorluk, partnerlik, ortak çalışma alanı ve hızlandırma programları gibi hizmetler de sunuyor.

LİMER çeşitli programları ile girişimleri desteklemeye hazır!

Lüleburgaz Belediyesi tarafından girişimcilik ekosistemini güçlendirme amacıyla kurulan Lüleburgaz İnovasyon Merkezi (LİMER), topluma gerek sosyal gerekse ekonomik boyutta fayda sağlayan ürün ve hizmetler sunan girişimcileri ve girişimci adaylarını destekliyor. Yaşanabilir bir dünya için büyük önem taşıyan sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda inovatif çalışmalar yürüten girişimci ve değerli iş fikirlerine sahip girişimci adayları, LİMER sayesinde hayallerini gerçekleştirme fırsatı yakalıyor.

Güvende olduğunu sanan KOBİ’lerin neredeyse yarısı veri sızıntısı yaşıyor

0

Gelişmekte olan şirketler; proje, satış ve müşteri hizmetleri operasyonu yönetimine yardımcı olan uygulamaları kullanarak kaynak ve finansman eksikliğine rağmen büyük verimlilik elde ediyorlar. Ancak, şirketler temelinde müşteri verisi bulunan bu çözümleri sürekli gelişen siber tehditlere karşı etkin bir şekilde koruyup işlerini sürdürebiliyorlar mı? Kaspersky Lab’ın ‘Veri patlamasından veri felaketine: Kişisel verileri korumanın riskleri ve ödülleri’ adlı raporuna göre, büyük çoğunluğu (%72) saldırılara karşı korunduğunu düşünen KOBİ’lerin neredeyse yarısı (%42) 2017’de en az bir veri sızıntısıyla karşı karşıya kaldı.

Kurumlar çalışmalarını sürdürmek için uğraşıyor

Ayakta kalabilmek için, küçük şirketlerin rakiplerine ayak uydurması ve yeni ürün veya hizmetleri hızla çıkarabilmesi gerekiyor. Bunu gerçekleştirmede dijital araçların kullanımı büyük yarar sağlıyor. Bu araçlar; birlikte çalışma, proje yönetimi ve planlama imkanı sunuyor ve müşterilerle etkileşime geçme fırsatı sağlıyor. Başarılı olmak için bu araçların düzgün çalışması ve ihtiyaç duyan her çalışanın bunlara erişebilmesi gerekli. İşte bu nedenle şirketler kritik iş süreçlerinin devamlılığını sağlamak için çaba gösteriyor. Gerçekten de konu BT güvenliği olduğunda, şirketlerin %40’ının ana kaygılarından biri dahili ve müşteriye dönük hizmetlere erişimin kaybolması.

İş dünyasında bütçeleme yapay zeka ile yapılacak

0

Günümüzde firmalar oluşturdukları büyük veri havuzları sayesinde analitik yaklaşımlar elde edebiliyor. Toplanan veriler çeşitli analizlerden geçerek farklı senaryolara uygun birden fazla stratejiye dönüşüyor. Yapay zeka, makine öğrenmesi gibi konular mevcut konjonktürden hareketle şirketlere finansal öngörüler sağlayarak bütçeleme için yeni bir kılavuz oluşturuyor. Yeni nesil bütçe yaklaşımlarını kullanan firmalar böylelikle piyasalarda yaşanan ani değişimlere karşı hızlı refleks gösterip dinamik bir bütçe projeksiyonu oluşturabiliyor. Dolayısıyla volatiliteden asgari ölçüde etkilenen şirketler, verimliliğini en üst noktaya taşırken piyasa belirsizliklerine karşı da değerli bir kazanç elde ediyor. Sürdürülebilir başarı yakalamak isteyen tüm firmaların bütçelerini bu şekilde kurguladıklarını belirten Türkiye’nin ilk yazılım hizmeti danışmanlığı firmalarından Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, ‘’Büyük veriyi analiz edip sonuçlarını finansal öngörüler eşliğinde stratejiye dönüştürebilen şirketler bütçelerini çok daha etkili yönetebiliyor.’’açıklamasında bulundu.

‘’İş Dünyası Bütçe Oluştururken Büyük Veriyi Referans Alıyor’’

Teknolojinin iş dünyası adına çağ atlattığını vurgulayan Ereteam CEO’su Kutlay Şimşek,‘’Bütçeleme sistemleri, ekonomiyle birlikte yaşayan, gelişen, büyüyen, kimi zaman da güncelliğini yitiren yapılardır. Geleneksel bütçeleme yöntemleri artık geçerliliğini yitirdi. Yüzdesel büyümeler, fiyat endekslerine sabitlenmiş değişimler istenen dinamikliği sağlayamıyor. Analitik ve istatistik yöntemler kurumların her kararlarında kullanabileceği enstrümanların başında geliyor.Sektörde adı bilinen bir oyuncu olmanın yanı sıra, dijital dönüşüme de ayak uydurabilmiş bir kurum kültürü oluşturmak git gide önem kazanan bir konu. Dolayısıyla bütçelerin dayandırıldığı parametreler sadece belirli ekonomik göstergeler olmaktan çıktı. Artık çok daha kapsamlı ve ileri analizlerle oluşan, pazarın öngörülmesi, finansal tahminlemeler, rakip analizleri, müşteri deneyimlerinin doğru takibi gibi fark yaratan yeni nesil kriterler önem kazandı. Bu da büyük veriye olan güvenin referansıdır.’’ diye konuştu.

İş dünyasında bütçeleme yapay zeka ile yapılacak

0

Günümüzde firmalar oluşturdukları büyük veri havuzları sayesinde analitik yaklaşımlar elde edebiliyor. Toplanan veriler çeşitli analizlerden geçerek farklı senaryolara uygun birden fazla stratejiye dönüşüyor. Yapay zeka, makine öğrenmesi gibi konular mevcut konjonktürden hareketle şirketlere finansal öngörüler sağlayarak bütçeleme için yeni bir kılavuz oluşturuyor. Yeni nesil bütçe yaklaşımlarını kullanan firmalar böylelikle piyasalarda yaşanan ani değişimlere karşı hızlı refleks gösterip dinamik bir bütçe projeksiyonu oluşturabiliyor. Dolayısıyla volatiliteden asgari ölçüde etkilenen şirketler, verimliliğini en üst noktaya taşırken piyasa belirsizliklerine karşı da değerli bir kazanç elde ediyor. Sürdürülebilir başarı yakalamak isteyen tüm firmaların bütçelerini bu şekilde kurguladıklarını belirten Türkiye’nin ilk yazılım hizmeti danışmanlığı firmalarından Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, ‘’Büyük veriyi analiz edip sonuçlarını finansal öngörüler eşliğinde stratejiye dönüştürebilen şirketler bütçelerini çok daha etkili yönetebiliyor.’’açıklamasında bulundu.


‘’İş Dünyası Bütçe Oluştururken Büyük Veriyi Referans Alıyor’’

Teknolojinin iş dünyası adına çağ atlattığını vurgulayan Ereteam CEO’su Kutlay Şimşek,‘’Bütçeleme sistemleri, ekonomiyle birlikte yaşayan, gelişen, büyüyen, kimi zaman da güncelliğini yitiren yapılardır. Geleneksel bütçeleme yöntemleri artık geçerliliğini yitirdi. Yüzdesel büyümeler, fiyat endekslerine sabitlenmiş değişimler istenen dinamikliği sağlayamıyor. Analitik ve istatistik yöntemler kurumların her kararlarında kullanabileceği enstrümanların başında geliyor.Sektörde adı bilinen bir oyuncu olmanın yanı sıra, dijital dönüşüme de ayak uydurabilmiş bir kurum kültürü oluşturmak git gide önem kazanan bir konu. Dolayısıyla bütçelerin dayandırıldığı parametreler sadece belirli ekonomik göstergeler olmaktan çıktı. Artık çok daha kapsamlı ve ileri analizlerle oluşan, pazarın öngörülmesi, finansal tahminlemeler, rakip analizleri, müşteri deneyimlerinin doğru takibi gibi fark yaratan yeni nesil kriterler önem kazandı. Bu da büyük veriye olan güvenin referansıdır.’’ diye konuştu.

5G aceleye mi geliyor?

0

Kullanıcılar, geleceğin ağı olarak müjdelenen ve yakında kullanılmaya başlanacak olan 5G’yi büyük bir merakla beklerken, güvenlik araştırmacıları bu yeni nesil mobil teknolojinin yeterince güvenli olmadığını düşünüyor. 

2020 sonuna kadar dünya genelinde 50 milyar cihaz tarafından kullanılması düşünülen 5G mobil veri hizmeti büyük bir heyecanla bekleniyor. Hızı ve güvenliği birleştirerek her açıdan 3G ve 4G’den daha iyi olduğu iddiasında bulunulan 5G mobil veri hizmeti ile ilgili yapılan güncel bir araştırma ise, bu yeni hizmetin güvenlik açıkları sebebiyle 3G ve 4G’ye kıyasla daha çok sızıntı riski taşıdığını ortaya koyuyor. Ağ güvenliği çözümleri üreten WatchGuard’ın yorumuna göre, 5G teknolojisinde kritik güvenlik açıklarının bulunduğu ve hackerlerin bu açıklardan kolayca faydalanabileceği vurgulanıyor.

5G Kablolu Bağlantıların Sonunu Getirecek!

Dünya nüfusunun üçte ikisini oluşturan akıllı telefon kullanıcıları, geleceğin teknolojisi olarak nitelendirilen 5G’yi merakla bekliyor. 4G’ye kıyasla 1000 kat daha hızlı olacağı ve kablolu bağlantıların sonunu getirebileceği düşünülen 5G’nin temel yeniliği ise otonom otomobiller, tüm IoT cihazlar ve endüstriyel kontrol sistemleri tarafından kullanılabilecek olması.

5G’nin ayrıca 8GB boyutundaki bir filmi altı saniyede indirebilecek kadar hıza, otonom otomobillerde navigasyon, film ve müzik hizmetine ve birden fazla kişinin görüntülü aramaları için simultane çeviriye imkan vereceği konuşuluyor. Güvenlik uzmanları ise şu sıralarda deneme testleri yapılan bu yeni teknolojinin güvenli sayılabilmesi için ciddi iyileştirmelere ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.

Henüz Pek Çok Güvenlik Açığı Var!

Telekomünikasyon sektörü, depoladığı milyonlarca dolarlık veri kapasitesiyle kişisel konuşmalar veya gizli verilere erişim sağlamak isteyen hackerler için harika bir av olarak görülüyor. Önceki ağlara göre sadece daha hızlı değil, daha güvenli de olduğu vaadinde bulunan 5G için karşı yapılan güncel bir araştırma ise yeterince güvenli olmadığını ortaya koyuyor.

5G’nin özelliklerini kapsamlı bir güvenlik analizinden geçiren ETH Zurich, Lorraine Üniversitesi ve Dundee Üniversitesi’nden araştırmacılar, şu anki hali ile bu hizmette pek çok güvenlik boşluğunun bulunduğunu ve bu durumun sayısız siber saldırıya yol açabileceğini belirtiyor. Araştırmada elde edilen temel bulgulara göre,  teknolojide 3G ve 4G’ye kıyasla bazı veri koruma özellikleri gelişmiş olsa da kritik güvenlik açıklarının bulunduğu ve hackerlerin de bu açıklardan kolayca faydalanabileceği vurgulanıyor.

 

STM, milli siber güvenlik sistemi CyDecSys tanıttı!

0

Savunma Sanayii Başkanlığı’nın siber güvenlik alanında çizdiği vizyon doğrultusunda STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. Ankara’da iki önemli etkinliğe imza attı. Kamu, üniversiteler ve özel sektörün katılımıyla bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen CTF Bayrağı Yakala Siber Güvenlik Yarışması’na 50 takım katıldı.

Türkiye’nin geleneksel hale gelen siber güvenlik yarışması bu yıl 31 Ekim’de Ankara Sheraton Otel’de SSB (Savunma Sanayii Başkanlığı) öncülüğünde STM’nin ev sahipliğinde dördüncü kez gerçekleşti. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir’in katılımıyla gerçekleşen etkinlik beyaz şapkalı hackerler’ın gün boyu mücadelesine tanık oldu. Bilişim sektörünün yakından tanıdığı isim Serdar Kuzuloğlu’nun sunumuyla gerçekleştirilen etkinlik, bu alanda çalışan profesyonellerin ve teknoloji meraklılarının ilgi odağı oldu.

CyDecSys neler sağlıyor?

Savunma Sanayii Başkanı Prof.Dr. İsmail Demir, “Günümüzde savaşın olmadığını düşündüğümüz ortamlarda dahi farklı yapı ve platformlarda çeşitli mücadeleler gerçekleşiyor. Ülkemizin, kurumlarımızın ve Türk şirketlerinin hassas dijital bilgilerinin korunması da artık milli savunma kavramının içini dolduruyor. Bizler bu yeni alanda mücadeleyi sadece bir donanım meselesi olarak görmüyoruz. Buradaki en önemli mesele yetkin insan kaynağının yetiştirilmesi, yerli ve milli yazılımların geliştirilerek topyekün etkin bir biçimde ülke menfaatleri çerçevesinde kullanılmasıdır. Bu bağlamda her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen CTF Bayrağı Yakala etkinliğini önemsiyoruz” şeklinde konuştu.

STM Genel Müdürü Murat İkinci, Savunma Sanayii Başkanlığının öncülüğünde siber güvenlik alanında yenilikçi faaliyetler gerçekleştirdiklerini belirterek şunları söyledi: “STM, bütünleşik siber güvenlik kabiliyetleri, bu alanda gerçekleştirdiği Ar-Ge faaliyetleri, düzenli olarak yayınladığı siber tehdit durum raporları, CTF yarışmaları ve bugün tanıttığımız yerli ve milli karar destek yazılımı CyDecSys ile siber güvenlik alanında önemli yatırımlar yapmaktadır. Dünyanın en yoğun siber tehdide maruz kalan ülkelerinden biri olan Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılayan nitelikli insan kaynağı ve milli imkanlarla kritik teknolojiler geliştirme kararlılığımız devam edecektir” dedi.

STM’nin dördüncü kez düzenlediği CTF Yarışması bu yıl iki aşamalı olarak 28-29 Eylül tarihlerinde gerçekleştirildi. 36 saat süren yaklaşık 130 takım ve 500 kişinin yarıştığı online ön eleme sonrasında başarılı olan takımlar, 31 Ekim’deki final yarışmasına katılarak siber güvenlik zafiyetlerini bulmak ve sistemleri ele geçirmek için birbirleriyle kıyasıya mücadele etti.

Yarışma sonunda birinci olan beyaz şapkalı hacker takıma 20.000 TL, ikinci olan takıma 15.000 TL ve üçüncü olan takıma ise 10.000 TL’lik para ödülü verildi.

STM, aynı gün siber güvenlik alanında önemli bir yenilik olan yerli ve milli bütünleşik siber güvenlik karar destek sistemi CyDecSys’i kamuoyuna tanıttı. Türkiye’nin yanı sıra uluslararası pazarlarda da rekabet edecek özelliklere sahip olan CyDecSys, ağ topolojisi oluşturma, zafiyet tespit etme, riske göre sınıflandırma ve saldırı ağacı oluşturma gibi işlemleri otomatik hale getirerek, siber güvenlik süreçlerinin yönetimine destek oluyor.

STM tarafından milli imkanlar ile geliştirilen CyDecSys kurumların siber güvenlik risklerini yönetilebilir hale getirdiğini belirten STM Genel Müdür Yardımcısı Ömer Korkut, “Normal koşullarda herhangi bir kurumun bilgisayar ağlarındaki zafiyetlerin sayısı binlerle ifade ediliyor. CyDecSys Siber Güvenlik Karar Destek Sistemi, çok sayıda zafiyeti yönetebilmek için bu zafiyetlerin sebep olduğu siber güvenlik risk analizlerini yapıyor. CyDecSys ile mevcut sistemler üzerindeki zafiyetlerin riskleri ve bu riskler için alınacak önlemler simüle edilerek, etkin risk yönetimi yapılabilmektedir. CydecSys’in bu yetenekleriyle bilişim güvenliği birimlerinin verimliliğini önemli ölçüde arttıracağını bekliyoruz” dedi.

CyDecSys, milli zafiyet veri tabanının oluşturulmasında öncü bir rol üstlenecek. Bu çerçevede CyDecSys; yerli yazılımların zafiyet detayları ve tespit betiklerleri ile kendi veritabanını zenginleştirecek.

Siber Füzyon Merkezi kapsamında Siber Tehdit İstihbaratı, Siber Operasyon ve Zararlı Yazılım Analizi hizmetleri sunan STM, bunlardan bağımsız CyDecSys’i siber güvenlik portföyünde tamamlayıcı ürün olarak sunuyor.

2018’in ilk altı ayında 4.5 milyar veri çalındı

0

2018’in Temmuz ayına kadar dünyada gerçekleşen veri sızıntılarının hem sayısında hem de şiddetinde artış olduğunu gösteren yeni bir rapor kaybolan, çalınan veya sızdırılan verilerin 2017’nin ilk yarısına oranla %133 arttığını ortaya koyuyor.

Facebook ve Cambridge Analytica vakası da dahil olmak üzere sosyal medya platformlarına yönelik bu yıl gerçekleşen altı sızıntıda verilerin toplam %56’sının silindiğini ortaya koyan rapor, vakaların sayısı dışında şiddetlerinin de arttığını gösteriyor. 6 aylık süreçte her gün 25 milyondan fazla verinin ele geçirildiğinin altını çizen Komtera Teknoloji güvenlik uzmanları, veri sızıntılarına karşı şirketler için ideal veri stratejisi planını paylaşıyor.

5 Yılda 15 Milyara Yakın Veri Sızdırıldı

Kamuoyuna duyurulan veri ihlallerinin incelendiği rapor, 2013’ten beri neredeyse 15 milyar verinin sızdırıldığını ortaya çıkararak durumun vahametini gözler önüne seriyor.

Etkilenen veriler sağlık kayıtları ve kredi kartı bilgileri gibi finansal veriler ya da kullanıcı bilgileri gibi kategorilere ayrılıyor. Temmuz 2018’e kadar saniye başına 291 veri hırsızlığı yaşandığını ortaya koyan rapora göre, vakaların %65’ini kimlik hırsızlığı oluşturuyor.

Verilerin Sadece %1’i Şifrelenmiş!

Rapora göre çalınan, kaybolan ya da ele geçirilen verilerin sadece %1’i şifrelenmiş bir şekilde korunuyor. Geçen senenin ilk yarısı için %2,5 olan bu oran, hassas bilgilerin şifreleme yöntemi ile kontrol altına alınmasının neredeyse tamamen göz ardı edildiğini gösteriyor.

LG Electronics, 2018 üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı!

0

LG Electronics Inc. (LG), 2018’in üçüncü çeyreğindeki toplam satışının 13,76 milyar dolar ve işletme karının da 667,7 milyon dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı.

Bölüm bölüm kar ve zarar

2018 yılında en fazla cironun gerçekleştiği dönem olan üçüncü çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre işletme gelirinde yüzde 2,7’lik artış meydana geldi. Bunun yanında işletme geliri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarken mobil iletişim bölümündeki zarar da belirgin biçimde azaldı.

LG Ev Eşyaları ve İklimlendirme Bölümü, 4,33 milyar dolar ciro ve 365,3 milyon dolar işletme karı elde ettiğini açıkladı. Satışlar özellikle Kore, Avrupa ve Kuzey Amerika’da artarken Asya, Latin Amerika, Orta Doğu ve Afrika’da ekonomik yavaşlama ve kur sorunları nedeniyle azaldı. Karlılık özellikle birinci sınıf ürün satışlarının artması ve süren maliyet yönetiminin de desteğiyle artmaya devam etti.

LG Ev Eğlence ve Sinema Sistemleri Bölümü, gerçekleştirdiği 3,31 milyar dolarlık satıştan 289,9 milyon dolarlık kar elde etti. Gelişmekte olan pazarlarda TV ürünlerine olan talep azalırken üst sınıf OLED ve UHD TV’lerin satışlarındaki artış devam etti. Yılın son bölümünde şirket kilit pazarlardaki üst sınıf TV modellerine daha fazla odaklanmayı planlayarak genel TV pazarındaki durgunluğa rağmen karlılığını sürdürmeyi amaçlıyor.

LG Mobil İletişim Bölümü, 1,82 milyar dolarlık satış gerçekleştirirken, 3. Çeyreği 130,5 milyon dolar tutarında zararla kapattı. Şirketin uyguladığı iş planı ve orta sınıf ürünlere odaklanması sayesinde, akıllı telefonlara olan talebin dünya genelinde azaldığı ve artan rekabetin olduğu bir dönemde, işletme zararı azaldı.Üst sınıf V40ThinQ akıllı telefonun pazara sunulmasının dördüncü çeyrekteki satışları artıracağı öngörülüyor. Şirket iş geliştirme stratejisini planlandığı gibi gerçekleştirerek, ve çok daha sağlam bir temel- oluştururarak, karlı girişimi uygulamaya devam edecek.

LG Araç Yedek Parçaları Bölümü’nün gerçekleştirdiği 1,05 milyar dolarlık satış geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41, bir önceki çeyreğe göre de yüzde 35 artış olduğunu ortaya koyuyor. Bu artışın arkasında yeni projeler nedeniyle artan üretim ve otomotiv aydınlatma ve far sistemleri sağlayıcısı ZKW Grup’un satın alınması yatıyor. 2018’in üçüncü çeyreği şirket tarihinde araç yedek parça satışlarının 1 milyar dolar bandını aştığı ilk dönem oldu. Hammadde fiyatlarının ve yeni projeler sebebiyle harcamaların artması sonucunda çeyreği 38,3 milyon dolarlık zararla kapattı.

LG Kurumsal Ürün Bölümü, 514,2 milyon dolarlık bir satış ve 31,3 milyon dolarlık bir kar elde etti. ABD’deki ithal ürün vergilerinin artması ve kilit pazarlardaki güneş modüllerinin fiyatlarının düşmesi karlılığı olumsuz etkiledi. Güneş modülü pazarındaki fiyat rekabeti kızışmaya devam ederken dördüncü çeyrekte üst sınıf ekran ürünleri talebinin artması bekleniyor.

Fidye yazılımları küçük kurumları hedef alıyor

0

50 kişiden az çalışanı olan küçük şirketler de herkes gibi siber tehditlerle başa çıkmak zorunda. Ancak daha büyük şirketlerin aksine, bu şirketler işlerini büyütmeye odaklandıkları için BT güvenliğine öncelik veremiyorlar. 

İşinizi korumak için bir BT uzmanı olmak zorunda değilsiniz

Çok küçük işletmelerin yaklaşık üçte biri (%32), siber güvenlik işini bu alanda uzmanlığı olmayan çalışanlara bırakıyor. Bu yüzden, bu şirketlerin hemen herkesin kurup yönetebileceği, kullanımı kolay bir çözüm uygulaması şart.

Fidye yazılımları küçük kurumları hedef almaya devam ediyor. Çok küçük işletmelerin %37’si son 12 ay içinde iki veya üç kez fidye yazılımla karşılaşmış durumda. Fidye yazılımları veri kaybına ve/veya verilerin ele geçirilmesine neden oluyor. 

Fidye yazılım tehdidine ek olarak, 2017-2018’de 2,7 milyon kullanıcı kripto madencilerden etkilendi. Bu yazılımlar kripto para madenciliği yapmak için bilgisayarların, mobil cihazların ve sunucuların gücünü kullanıyor. Bu tehdidin hedefi olan şirketler daha fazla elektrik faturası ödemek zorunda kalmalarının yanı sıra bilgisayar ve sistemlerini de çok düşük performansta kullanabiliyor.

LG Pay Avrupa’ya mı geliyor?

LG’nin mobil ödeme hizmeti olan LG Pay için ABD ve Avrupa’ya geliyor iddiaları ortaya atıldı. Hatta bunun için ticari marka başvurusu da yapıldı.

LG Pay Quick başvurusu yapıldı

Mobil ödeme hizmetlerinin tüketiciler tarafından talep görmesiyle, teknoloji şirketlere bu alandaki yatırımlarına devam ediyor. LG’nin ABD’de USPTO ve Avrupa’da EUIPO’ya marka için başvuruda bulunduğu ortaya çıktı. Bu da LG’nin mobil ödeme hizmetini ABD ve Avrupa’da kullanıma sunmak istediğini gösteriyor.

Bu yeni hizmetin ne tür özelliklere sahip olacağı, ne zaman kullanıma sunulacağı gibi detaylar henüz bilinmiyor. Ancak Güney Koreli teknoloji devinin, mobil ödeme hizmeti ile rakiplerinin gerisinde kalmak istemediğini söyleyebiliriz. Apple Pay, Samsung Pay ve Google Pay hizmetlerine LG’nin eklenecek de olması, rekabeti daha da kızıştıracak.

Robotik kedi petoi tanıtıldı

0

Indiegogo projesi olarak ortaya çıkan robotik kedi petoi tanıtıldı. Açık kaynaklı olan robot kedi, makerlar için geliştirildi.

Robotik kedi ‘öğrenebiliyor’

Lazer kesim ile üretilen robot kedi, kutu içerisinden parçalar halinde çıkıyor. Tıpkı bir puzzle gibi bir araya getirildikten sonra, kedinin ‘kaslarını’ harekete geçirmek için programlama aşamasına geçmek gerekiyor. Bunun için Raspberry Pi veya Arduino gibi geliştirme kartları kullanılabiliyor.bu programlama süreci ise açık kaynaklı bir şekilde yapılabiliyor.

350 gram ağırlığında olan bu kedinin boyutlarının ise 140mm x 250mm x 107mm olduğu belirtiliyor.

Kullanıcının komutu ile harekete başlayan kedi, kendisinden istenilen hareketleri yapabiliyor. Bu robot kedi, tamamen eğitim amacıyla geliştirildi. Robotik ve programlamaya yeni başlayanların, bu kit ile kendilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Robot kedinin Indiegogo’daki fiyatı ise 200 dolar.

Arama kurtarma drone’u tanıtıldı

Dünyanın en büyük drone üreticisi DJI, arama kurtarma drone’u DJI Mavic Enterprise’ı tanıttı. Bu drone ile Mavic ailesi büyüdü.

Arama kurtarma drone’u: DJI Mavic Enterprise

DJI, geçtiğimiz günlerde Mavicdrone ailesine yönelik bir tanıtım yapmıştı. Bu drone ailesine son olarak DJI Mavic Enterprise eklendi. Arama kurtarma çalışmaları için geliştirilmiş olan DJI Mavic Enterprise, özellikleriyle dikkat çekiyor.

Saniyede 100 megabite kadar 4K çekim imkanı veren bu model, 24 GB’lık hafıza ile geliyor. Ayrıca şifrelenebilir özelliği sayesinde verilerin güvenliğini de sağlıyor. Tam şarj ile yaklaşık 30 dakika havada kalabilen drone, üç farklı aksesuara sahip.

Arama kurtarma için geliştirilen drone’da 2400 lümenli spot ışığı aksesuarı yer alıyor. Yanı sönen bir flaşı da bulunan drone, ayrıca 100 dB’lik hoparlöre de sahip.

Kamera ve depolama özellikleriyle DJI Mavic 2 Zoom modelinden daha gelişmiş olan DJI Mavic Enterprise, profesyonel ekipler tarafından kullanılabilecek. Ayrıca DJI Mavic Enterprise’da otonom uçuş modu da yer alıyor.

Kablosuz kamera eufyCam rekor kırdı

Kablosuz kamera eufyCam, Kickstarter’da tüm zamanların rekorunu kırdı. Kablosuz kamera eufyCam için rekor miktarda bağış geldi.

Kablosuz kamera eufyCam 2 ayda 3 milyon dolar topladı

eufyCam adıyla tanıtılan ve Kickstarter’da bağış toplanan kablosuz özellikteki kamera için, 2 ayda 3 milyon dolar bağış toplandı. 8800’ü aşkın bağışçı tarafından desteklenen eufyCam ile kablosuz kameralara bir yenisi ekleniyor.

Yapay zeka teknolojisi bulunan eufyCam, yüz tanıma ve nesneleri algılama özelliğiyle dikkat çekiyor. Örneğin; evcil hayvan veya yapraklar günümüz kameralarında alarm sistemini aktif ederken, eufyCam’de bu sorun olmuyor.

Full HD kamera kaydı, gece görüşü ve canlı yayın özellikleri ile kullanışlı bir görüntü deneyimi sağlıyor. Ayrıca IP66 sertifikası bulunan kamera, su geçirmiyor. Geliştiriciler, 200 dolar bağış yapan herkesin kameraya sahip olabileceğini belirtiyor. Aşağıdaki video ile kamera hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

İngiltere’de kripto para vergilendirmesi başlıyor

0

İngiltere’de kripto para vergilendirmesi için yasal düzenleme yapılıyor. Ayrıca İngiltere’de ICO’lar da yasal hale getirilecek.

Kripto para vergilendirmesi 2019’da başlayacak

Kripto para sektörüne yönelik birçok ülkede vergilendirme uygulamasına gidiliyor. İngiltere de bu ülkeler arasında yer alıyor. İngiltere’de vergilendirme çalışması Hazine Bakanlığı, Finansal Hizmetler Servisi ve İngiltere Merkez Bankası’nın ortak çalışmasıyla yürütülüyor.

Vergilendirme hakkında yapılan açıklamada, kripto paralara yönelik risklerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı, DLT ve kripto para teknolojilerinden en fazla şekilde faydalanılmak istenildiği belirtiliyor.

Bu yılın sonunda veya 2019 yılının başında tamamlanması beklenen düzenleme ile kullanıcıların bu teknolojiye erişiminin kolay hale geleceği belirtiliyor. Ayrıca ICO’ların yasal hale gelmesi için de çalışmalar yapılıyor.

Uçan motosiklet satışa çıkıyor

Howersurf tarafından geliştirilen uçan motosiklet satışa çıkıyor. Gerekli güvenlik sertifikalarını alan uçan motosiklet, 150 bin dolara satılıyor.

Uçan motosiklet için depozito isteniyor

Rusya merkezli Howersurf, geçtiğimiz yıl hoverbike konsepti kapsamında Scorpion 3 isimli aracını duyurmuştu. Pervanelerin açıkta olduğu olduğu bu model, güvenlik konusunda birçok eleştiri almıştı. Gerekl güvenlik ve uçuş sertifikalarını almayı başaran Scorpion 3 artık satışa çıkıyor.

10 bin dolar depozito ödenerek alınabilen aracın satış fiyatının 150 bin dolar olduğu belirtiliyor. Satın alan kişinin yaşadığı ülkeye bağlı olarak teslimat 2-6 ayda gerçekleştirilecek.

4 pervanesi ile 5 metre yükseklikte uçabilen Scorpion 3 sadece 114 kg ağırlığında. Saatte 96 km hıza ulaşabilen araç, tam şarj ile 10-25 dakika uçuş imkanı sağlıyor. Tam şarj olması ise 2.5 saat sürüyor. Scorpion 3 için Dubai’de güvenlik görevlilerinin kullanımı için bir sözleşme de imzalandı.

Bulut bilişim oyun sektörüne yeni bir yorum getiriyor

Dünya çapında olduğu gibi Türkiye’de de online oyun sektörü hızla büyüyor. Geniş bant erişiminde artış, birden fazla oyuncunun aynı anda uzaktan oyunlara dahil olması ve oyun platformlarının gelişimiyle birlikte milyonlarca oyuncu her gün online oyun oynuyor.

30 milyonun üzerinde oyuncu sayısıyla 878 milyon doları aşan1 dünyanın en büyük 18. oyun pazarı haline gelen Türkiye için bu rakamlar, ne denli önemli bir pazardan söz ettiğimizi gözler önüne seriyor. Ardında yüksek hızda bir internet bağlantısı ve veri merkezindeki sunucular bulunan, telefonlar, kişisel bilgisayarlar ya da konsollardan oynanan online oyunlar, dünya çapında yıllık 20 milyar doların üzerinde değer yaratıyor.

Çoğunlukla bulut tabanlı veri merkezi çözümlerine ihtiyaç duyan oyun altyapılarının sürekli çalışır halde olmasının önemine değinen Radore Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol şunları söyledi: “Dijital oyun sektörünün 2020 yılına gelindiğinde ayda 3 bin petabaytlık trafik oluşturması bekleniyor.

Aynı zamanda online ve mobil oyun sektöründe hem hizmet sağlayıcılarda hem de oyuncu kitlesinde en ufak bir kesinti ya da anlık gecikmeye karşı büyük bir hassasiyet mevcut. Hizmet kalitesi açısından milisaniyelerin bile önemli olduğu ve oldukça büyük miktarda veri aktarımlarının gerçekleştiği bu sektörde yerel bir veri merkezinden profesyonel hizmet almak, oyunlardaki gecikme sürelerini azaltmak ve oyun deneyimini üst seviyeye taşımak için büyük bir avantaj sunuyor.”

5G sonrası bulut üzerinden oynanan oyunlar talebi artıracak

Aslında tüm bu online oyun ortamı ve milyonlarca oyuncunun sürekliliği ardındaki bulut yapısını ayakta tutan veri merkezlerine bağlı. Bulut depolama ve işlem kapasiteleri oyunculardan gelen veri talebini karşılamak üzere geliştiriliyor ve süreklilik için Tier III veri merkezleri tercih ediliyor.

Önümüzdeki dönemde yaygınlaşması beklenen ve sektördeki ihtiyacı artıracak olan konu ise “bulut üzerinde oyun” (cloud gaming). En basit haliyle sistem, oyuncuların kendi yüksek performans sunan sistemlerini satın almak ya da sürekli donanımlarını, yazılımlarını güncellemek zorunda kalmak yerine bulut üzerinden, oyunun online olarak istenen cihazda oynanmasını kapsıyor.

Yüksek bant genişliğine ihtiyaç duyan bu sistemin 5G’den sonra hız kazanması bekleniyor. Bulut üzerinde oyunun yaygınlaşması ise veri merkezlerinde kökten değişikliklere sebep olacak.

Hem küresel hem de yerel oyun firmalarının ve hizmet sağlayıcılarının üst düzeyde hizmet alabildiği Radore’nin bulut çözümleri hakkında daha fazla bilgi için radore.com/cloud-server adresini kullanabilirsiniz.

Twitter’da tartıştığı insanlara bomba gönderdi

0

ABD, bugünlerde postayla gönderilen 13 adet el yapımı bombayı konuşuyor. FBI tarafından tutuklanan Cesar Sayoc isimli şüphelinin, bombalı posta paketlerini gönderen kişi olduğu vurgulanıyor. Anca Cesar Sayoc’ın öyküsü çok ilginç.

Trump yanlısı bombacı

Başkan Trump’ın taraftarı olduğu ve mitinglerinde militanca fotoğraf çektirdiği anlaşılan Sayoc’un, sosyal medyada Trump karşıtlarıyla tartıştığı ve bombalı paket gönderdiği bazı kişilerin doğrudan Twitter’da tartışma yaşadığı kişiler olduğu anlaşıldı. 

Trump karşıtlarını hedef alan Sayoc’un özellikle Twitter’da hedef aldığı kişileri “bombalamakla” açık açık tehdit ettiği ve bu tehditlerin Twitter yönetimine de şikayet edildiği ortaya çıktı.

Twitter yönetimi ise tutuklamanın ardından yaptığı açıklamada, şikayetlere rağmen Sayoc’un hesaplarını kapatmamalarının hata olduğunu itiraf etti.

 

Qualcomm, Apple’dan 7 milyar dolar istiyor

0

Apple ve Qualcomm arasındaki kavga bitmiyor. Qualcomm’un tekel oluşturduğunu iddia ederek Qualcomm ürünlerini kullanmaya son evren Apple yine de Qualcomm’un gönderdiği faturalardan kurtulamıyor.

1 milyar dolarlık davaya 7 milyar dolarlık dava

İşlemci üreticisi bu kez de Apple’dan, kullandığı teknolojilerin paten hakkı olarak 7 milyar dolar talep ediyor.

Qualcomm’un açtığı davaya göre Apple’ın ödemesi gereken patent ücretlerinde 7 milyar dolarlık eksik var ve şirket şimdi bu parayı mahkeme yoluyla tazmin etmek istiyor.

Apple ise Qualcomm’a 2017 yılında patent ücretlerinde fahiş fiyatlandırma yaptığı için 1 milyar dolarlık tazminat davası açmıştı.

 

Çin’de otonom traktör tanıtıldı

0

Çin, ilk otonom traktör tanıtımını gerçekleştirdi. Otonom traktör, tarımda insan çalışanlara duyulan ihtiyacı azaltacak ve daha verimli çalışma sağlayacak.

Otonom traktör ile tarımda otomatikleşme

Henan Akıllı Tarım Araçları İnovasyon Merkezi, otonom olarak çalışan traktörünü duyurdu. Bataryalarından aldığı elektrik enerjisi ile çalışan traktör, otonom olarak hareket edebiliyor. Traktör, önceden kaydedilmiş arazi haritasında en kısa yolu kullanarak çalışma imkanı sağlıyor. Böylelikle çiftçiler için yakıt verimliliği de sağlanıyor. Ayrıca traktör üzerindeki sensörler, tarım arazisinde bulunan ürünlerin sağlık durumu ve arazinin su durumu hakkında bilgi veriliyor.

Otonom olarak çalışan traktör, ilk olarak ABD tarafından duyurulmuştu. Henan Akıllı Tarım Araçları İnovasyon Merkezi tarafından üretilen bu traktör, bu alandaki ikinci çalışma oldu. Otonom özellikteki traktörler, sürücü çiftçiye duyulan ihtiyacı ortadan kaldıracak. En kısa yolu seçerek yakıt verimliliği ile işlemin en ucuz şekilde yapılmasına destek olacak.