Siemens siber güven konsorsiyumu çağrısı yaptı

0

Dijital dünyada artan siber saldırılar ve güvenlik açıkları nedeniyle yaşanan risklere karşı teknoloji şirketleri ortak bir hamle yapmaya hazırlanıyor.

Dev şirketler ortak oldu

Siemens’in başını çektiği dev teknoloji şirketleri bir tür siber güven konsorsiyumu kurmak üzere bir araya geldiler.

Airbus, Allianz, Daimler Group, IBM, MSC, NXP, SGS ve Deutsche Telekom tarafından oluşturulan konsorsiyum, belli güvenlik standartlarını karşılayan ürün ve hizmetler geliştirmek üzere çalışmalar yapacaklar. Böylece dünya çapında kabul gören önemli bir güvenlik standardı oluşturulacak.

Dünya çapında binlerce fabrikayı, sayısız dijital ürün ve hizmeti temsil edecek olan konsorsiyum veri güvenliği konusunda sağlam bir alt yapı oluşturarak dünyanın dijital olarak daha güvenli bir yer olmasına katkı sağlayacaklar. Elbette kendini kanıtlayacak olan bu güçlü güvenlik standardına sahip ürün ve hizmetler de tüketiciler açısından daha fazla tercih edilir olacak.

The Charter of Trust adını alan konsorsiyum aynı zamanda kamu kurumları ve devletlerle de iletişim kurarak, güvenlik standartlarının daha geniş bir kullanım alanı bulmasını sağlayacak.

Dizel skandalına Mercedes de mi karıştı?

0

Dizel motorlu VW otomobillerin ABD’deki emisyon ölçümleri yapılırken şans eseri keşfedilen ölçümleri yanıltma amaçlı hile yazılımı ile ortaya çıkan dizelgate skandalına bir Alman otomotiv devi katılmış olabilir.

Sende mi Mercedes?

ABD’deki otoritelerin Alman otomobillerini yoğun inceleme altına aldığı soruşturmada şimdi de Mercedes otomobillerini üreten Daimler’in benzer bir hile yazılımı kullandığına dair şüphe ortaya çıktı.

Soruşturmayı yürüten mühendislerin keşfine göre Mercedes kendi orijinal çözümüyle emisyon ölçümlerini yanıltacak bir yazılımı otomobillerine yüklemiş bulunuyor.

Buna göre Mercedes dizel otomobillerine 26 km’lik sürekli sürüşün ardından emisyon kontrol sistemlerini devreden çıkararak aracın performansını ve dolayısıyla carbon salınımını da büyük oranda artıran bir yazılım eklemiş.

Mercedes bu sayede, araçlarının emisyon kontrolüne girmesi durumunda temiz sonuç almasını garantilerken, uzun yola çıkmış ve daha fazla hız, daha fazla güç isteyen kullanıcıları da mutlu edecek şekilde 26 km’lik sürüş sonrasında aracın performansını kısıtlayan önlemleri devre dışı bırakarak motorun tam performansını devreye alıyor. Böylece sürücüler şehir içinde kısa mesafelere, ev-iş arasındaki kısa yolculuklarda zaten yoğun trafikte oldukları için ihtiyaç duymadıkları yüksek performasın eksikliğini hissetmezken, şehir dışı yollarda aradıkları yüksek performansa da 26 km gibi, nispeten kısa bir sürüş mesafesi sonrasında ulaşabiliyorlar.

Alman medyasının ele geçirdiği bu gizli raporun ise Nisan 2016’da başlayan Mercedes soruşturmasında tespit edildiğinin altı çiziliyor. Şimdi merak edilen soru şu: Amerikalılar bu konuda ellerindeki delilleri güçlendirip Alman otomotiv endüstrisine tek seferde çok ağır bir ceza kesmeyi planlıyor olabilir mi?

Geleceğim E-Ticaret projesine 1500 KOBİ dahil olacak!

Türkiye’de e-ticaret sektörünü geliştirmeyi ve KOBİ’lerin dijitalleşen dünyaya katılımını artırmayı hedefleyen GittiGidiyor, “Türkiye’de KOBİ’lerin E-Ticarete Yaklaşımları” araştırmasının sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Eylül 2017’de Yöntem Araştırma Danışmanlık işbirliğiyle İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Gaziantep ve Trabzon illerinden toplamda 500 KOBİ ile yüz yüze görüşüldü. Türkiye’de e-ticaret alanında gerçekleştirilen en geniş kapsamlı KOBİ araştırması olarak dikkat çeken çalışmanın sonuçları, GittiGidiyor Genel Müdürü Öget Kantarcı ve GittiGidiyor Pazar Araştırma Müdürü Peren Pelis’in katılımıyla düzenlenen toplantıda açıklandı.

Türkiye’de e-ticaret sektörünü geliştirecek ve KOBİ’leri destekleyecek projeler gerçekleştirmeye devam ettiklerini vurgulayan GittiGidiyor Genel Müdürü ve eBay MENA Bölge Direktörü Öget Kantarcı, “GittiGidiyor olarak, bir eBay şirketi olmamız bize global tecrübe katarken, Türkiye’nin en köklü pazar yeri olmamız da önemli bir deneyimi beraberinde getiriyor.

“E-ticarete entegre olan KOBİ’lerin yüzde 90’ı satışlarını artırıyor. Satışlardaki ortalama artış oranı ise yüzde 30 oluyor. KOBİ’ler, e-ticaret sayesinde ürünlerini Türkiye’nin tüm illerine ulaştırabiliyor, çok daha fazla müşteriye erişiyor ve 7/24 satış yapabiliyor. Üstelik bir e-ticaret platformu üzerinden e-ticarete girmenin başlangıç maliyeti de ortalama 3.500 TL. Araştırmadan elde ettiğimiz bir diğer bulgu ise henüz e-ticarete dahil olmayan KOBİ’lerin bu fırsatlarla ilgili farkındalık sahibi olmadığı. KOBİ’lerin yüzde 70’i önümüzdeki 1 yıl içinde e-ticarete girmeyi düşünmediğini ifade ediyor.

Geleceğim E-Ticaret ile bu yıl en az 1500 KOBİ e-ticarete başlayacak

E-ticarete dahil olmayan KOBİ’lerin önemli bir kısmının e-ticaret konusunda bilgisi olmadığını ifade eden Kantarcı, GittiGidiyor’un ilk adımını 2017’de attığı Geleceğim E-Ticaret projesinin KOBİ’leri bilgilendirme amacına hizmet ettiğini vurguladı.

“Yedi ay önce Türkiye’nin e-ticaret potansiyelini açığa çıkarmayı hedefleyerek başlattığımız Geleceğim E-Ticaret projesinde kısa zamanda çok yol kat ettik” diyen Kantarcı, şu bilgileri paylaştı: “İzmir, Bursa ve Gaziantep’te Geleceğim E-Ticaret ofisleri açtık. Yalnız ofislerimizin bulunduğu illerden değil, çevre illerden gelen KOBİ’lerimizi de e-ticaretle tanıştırıyor ve onların e-ticaret ekosistemine sağlıklı bir şekilde entegre olmaları için eğitimler düzenliyoruz. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bir diğer önemli nokta, e-ticaret yapmayan KOBİ’lerin yüzde 76’sının bu konuda eğitim almak istemesi oldu. Bu yıl en az 4 ofis açacağız. 2017 yılının son 5 ayında 584 KOBİ, Geleceğim E-Ticaret projesiyle e-ticarete başladı. Bu yıl hedefimiz en az 1500 KOBİ’yi e-ticarete başlatmak.”

Gmail Go, Play Store’da!

Gmail Go, akıllı cihaz kullananların imdadına yetişiyor. Google, geçtiğimiz günlerde Gmail Go uygulamasını duyurdu.

Gmail Go hafıza dostu

Android, Gmail’in daha az alan kaplayan mobil sürümü Go sürümünü başlattı. Gmail’in Go sürümü, e-postaları sosyal, tanıtım, arkadaşlar ve daha fazlasına göre sıralayan “daha akıllı gelen kutusu” özelliğine sahip. Ayrıca, Go sürümü spam’i engelliyor ve birden fazla hesap desteği içeriyor. Gmail uygulaması 20 MB’lık alan kaplarken, Go uygulaması sadece 9.51 MB depolama alanı kaplıyor. Ayrıca 15GB ücretsiz bulut depolama alanı sunuyor.

Gmail için geliştirilen Go sürümü, Android Go cihazlarında Play Store üzerinden indirilebiliyor.

Android Go cihazlarına önceden kurulmuş olan optimize edilmiş uygulamaları Google Go, Google Asistan Go, YouTube Go, Google Haritalar Go, Google Desktop, Google Play, Chrome ve Google’ın yeni Files Go uygulamaları olarak sıralayabiliriz.

Brezilya IPv6 kullanımını artırıyor

Brezilya IPv6 geçişini hızlandırarak yeni adresleme protokolüyle dijital dönüşüme ayak uyduruyor. Brezilya IPV6 ile adresleme sorununu giderecek.

Brezilya IPv6 kullanımında dünyada 9. sırada

Günümüzde internet protokollerinin dördüncü sürümü olan IPv4 yoğun bir şekilde kullanılıyor. 32 bitlik adresleme sağlayan bu protokol, IoT cihazlarının sayısındaki artış ile yetersiz kalmaya başladı. 2020 yılında tahmini 50 milyar cihazın internete bağlanacak olması, yeni bir planlama ile 128 bitlik adresleme sağlayan IPv6’a geçiş zorunlu kılıyor. Bu konuda Brezilya, çalışmalarını kararlı bir şekilde sürdürüyor.

Google tarafından yayınlanan verilere göre, Brezilya’da İnternet kullanıcılarının yüzde 23.6’sı artık yeni adresleme protokolü aracılığıyla internete erişiyor.

Brezilya yeni telekomünikasyon ve ağ yapısı planlaması ile IPv6’ya geçişte dünyada 9. sırada bulunuyor. IPv4 adreslerinin tükenmek üzere olması, Brezilya’nın çalışmalarını hızlandırarak bu konuda başarılı olmasını sağladığını söyleyebilir.

Dijitalleşme sürecinde önemli çalışmalara imza atan Brezilya, geçtiğimiz günlerde 2019 yılında dijital ehliyet kullanımına geçeceğini duyurmuştu.

Sağlık sektöründe önemli bir satın alma gerçekleşti

Roche, Flatiron Health’in ayrı bir tüzel kişilik olarak faaliyet göstermeye devam edeceğini, ancak satın alımın firmaları bir araya getireceğini açıkladı. Bu anlaşma sağlık verileri ve analitiği konusunda oldukça kritik.

Roche 1.9 milyar dolar ödeyecek

Roche 1.9 milyar dolarlık anlaşma ile Flatiron Health’i satın aldığını duyurdu. Flatiron bünyesinde yüzde 12.6’lık paya sahip olan şirket,

ABD merkezli sağlık teknolojisi firması Flatiron Health, onkolojiye özel elektronik sağlık kaydı (EHR) sistemleri geliştiriyor. Flatiron aynı zamanda yüzlerce kanser kliniklerinden, altı büyük araştırma tesisinde ve terapötik onkoloji şirketlerinden biridir.

Şirket, “araştırmacıların ve bakıcıların her hastanın deneyiminden öğrenecekleri” bir bilgi alışverişi platformu da geliştirdi.

CEO Daniel O’Day, “Onkoloji alanında öncü bir teknoloji şirketi olan Flatiron Health, yalnızca Roche için değil, tüm endüstrideki onkoloji araştırma ve geliştirme çabaları için gerekli teknoloji ve veri analitiği altyapısını sağlamak için en iyi konumda” dedi.

Atari kripto para çıkarıyor

80’li yılların efsanevi oyun konsolu Atari’yi üreten firma Atari SA, Atari ve Pong markalarını kullanacak iki kripto para yayınlayacağını duyurdu.

Atari geri mi dönüyor?

80’li yılların ardından aldığı kötü kararlarla zarar eden oyunlar nedeniyle eğlence dünyasından silinen Atari marka değeriyle varlığını bugüne kadar sürdürmeyi başardı. Şu anda Fransızların elinde olan Atari ise artık dijital eğlence dünyasında ödeme hizmetleri sunacak.

Atari Token ve Pong Token olarak isimlendirilecek iki farklı kripto para üretecek olan şirket Atari Token’ı online video oyun hizmetlerinde ödeme servisi olarak kullanacak. Pong Token ise casionları hedefleyen bir dijital para platformu olacak ve şirketin planları yolunda giderse dünya kumarhanelerinde oyun oynamak için artık kumarhaneye girerken jeton almak yerine, kumarbazlar dijital cüzdanlarındaki Pong Token ile diledikleri gibi oyun oynayabilecekler.

Bu gelişmenin ardından Atari SE’nin hisse senetleri %52 oranında yükseldi ve Atari’nin yeniden eski efsanevi günlerine geri dönebileceği umudu oluştu zira Atari’nin kripto paralarının büyük ilgi görmesi halinde elde edeceği finansal avantajla şirketin yeniden video oyun pazarına girerek Atari markasının gücünü kullanmayı deneyeceği düşünülüyor.

5. Ortadoğu DNS Forumu Ankara’da düzenlenecek!

0

Dünya çapında IP adreslerini koordine eden ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers), bu sene 5. Ortadoğu DNS Forumu’nu BTK’nın ev sahipliğinde Ankara’da düzenleyecek.

Nisan ayının sonunda dünyanın dört bir yanından siber güvenlik, alan adı sistemleri, Internet yönetişimi ve Internet girişimciliği uzmanları Türkiye’ye gelecek. 

DNS Forumu bu yıl Ankada’da BTK ev sahipliğinde düzenleniyor

Türkçesi İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu anlamına gelen ICANN, uluslararası düzeyde organize olmuş, İnternet Protokolü (IP) adresi alanı tahsisi, protokol tanıtıcı ataması, genel (gTLD) ve ülke kodu (ccTLD) Üst Düzey Alan ismi sistemi yönetimi ve kök sunucu sistemi yönetimi işlevlerinden sorumlu kar amacı gütmeyen bir kurum.

Bu işlemler ilk kez İnternet Tahsisli Sayılar Otoritesi tarafından ABD hükümetiyle yapılan anlaşma doğrultusunda yürütülüyordu. Günümüzdeyse IANA’nın işlevini ICANN gerçekleştiriyor. Özel-kamuya açık bir ortaklık olarak ICANN İnternetin çalışma kararlılığının korunması, rekabetin desteklenmesi, küresel İnternet topluluklarının daha geniş bir katılımla temsilinin sağlanması ve tabandan gelen, uzlaşma temelli süreçlerle görevine uygun politikaların geliştirilmesi için çalışmalar yapılıyor.

Bu yüzden BTK’nın ev sahipliğinde düzenlenen 5. Ortadoğu DNS Forumu internetin gelişimi ve güvenliği açısından büyük önem taşıyor.

E-Ticaret hacmi büyümeye devam ediyor

2018’in gidişatının merakla takip edildiği bugünlerde Dopigo, e-ticaret sektörünün ekonomik ve ticari beklentilerini bizzat e-ticaret sektörünün oyuncularından, değişik platform ve web sitelerinden satış yapan şirketlerin yöneticilerinin gözünden değerlendirdi. Dopigo üzerinden e-ticaretini yöneten 100’den fazla farklı kullanıcının 2017 sonuçlarını değerlendirdiği ve 2018 beklentilerini ortaya koyduğu “E-ticaret Görünüm Araştırması” serisinin ilki yayımlandı. Bu araştırmanın dönemsel olarak tekrarlanarak, beklentilerin ve gerçekleşmelerin takip edilmesi planlanıyor.

Çoğunlukla sokak mağazacılığı yapan araştırma katılımcılarının yüzde 70’i 5 yıldan daha az bir süredir e-ticaret ile uğraşıyor. Katılımcılar, fiziksel, toptan ya da e-ticaret satış kanallarını dikkate aldıklarında en çok geliri e-ticaret üzerinden elde ettiklerini belirtiyor. E-ticaret üzerinden en çok geliri elde ettiğini ifade eden katılımcıların oranı yüzde 55 iken, fiziksel mağazadan daha fazla gelir elde ettiğini belirtenlerin oranı yüzde 20, toptan satış ise yüzde 25 ile çok daha düşük bir paya sahip.

E-ticaretin olmazsa olmazı: yeni satış kanalı ve yeni ürün bulma

Araştırma katılımcılarının yüzde 70’e yakını geçtiğimiz 12 ayda hem yeni satış kanalları hem de yeni ürün bularak genişlemeye gittiğini belirtiyor. Bu genişleme alanlarını, yüzde 50 ile yeni teknoloji satın alma, yüzde 35 ile yeni ofis/mağaza açma ve yaklaşık yüzde 25 ile yeni çalışanları işe almak izliyor. 

Geçtiğimiz yıl e-ticarete yaptıkları yatırımları değerlendirmeleri istendiğinde, katılımcıların yüzde 50’si yaptığı yatırım kadar kazancı olduğunu, yüzde 15’i ise yaptığı yatırımdan daha az kazanç elde ettiğini belirtirken, yüzde 15’i yaptığı yatırımın 5 katını, yüzde 20’si ise yatırımının 2 katını kazandığını ifade ediyor.

Önümüzdeki 12 ayda e-ticaret yatırımlarından bekledikleri getiriyi değerlendiren katılımcıların yüzde 55’i yatırımlarından 2 kat, yüzde 30’u ise 5 kat fazla gelir beklediğini ifade ederken, yüzde 15’i ise yaptığı yatırım kadar veya daha az kazancı olmasını beklediğini belirtiyor.

Katılımcıların yarısından fazlası, 2017 yılında e-ticaretteki ortalama faaliyet büyüklüklerinin yüzde 30’dan fazla arttığını belirtti. Bunun yanı sıra tüm katılımcılar gelecek 1 yıl içinde e-ticaret faaliyetlerinde bir artış bekliyor.

E-ticaret yapanların ortak problemi: operasyon ve takip

Araştırma katılımcılarının yüzde 55’i, geçtiğimiz yıl boyunca e-ticaret yaparken en çok zamanlarını alan konuları şöyle sıralıyor: paketleme, fatura kesme, stok takibi ve ürün araştırma.

E-ticaretten elde ettikleri gelirler sorulduğunda, 2017 yılında katılımcıların yüzde 36,8’i gelirlerinin yüzde 30 oranında arttığını belirtiyor. Daha da önemlisi katılımcılar önümüzdeki yıl da benzer oranda bir gelir artışı beklediklerini ifade ediyor.

Katılımcıların yüzde 29,4’ü, 2017 yılında mobil site ve uygulamaların getirdiği gelirlerin bir önceki sene ile aynı kaldığını, kalanı ise gelirlerin değişik oranlarda artış gösterdiğini düşünüyor.

Ne olursa olsun ekonomik beklentiler hep olumlu!

“E-ticaret Görünüm Araştırması” kapsamında e-ticaretle ilgilenen satıcılara Türkiye ekonomisi ile ilgili düşünceleri ve beklentileri de soruldu. Katılımcıların yüzde 58’i 2017 yılının ekonomik büyüme beklentilerini karşıladığını belirtiyor. 2018 yılına ilişkin öngörülere bakıldığında, katılımcıların yarısı Türkiye ekonomisinde yüzde 30’a varan oranda bir büyüme beklediğini ifade ederken, yüzde 30’u Türkiye ekonomisindeki büyümenin aynı kalacağını vurguluyor. Araştırma katılımcılarının sadece yüzde 20’si ekonominin büyümesinde yüzde 10’a kadar bir düşüş öngörüyor.

En büyük riskler: döviz kuru, enflasyon ve komisyon oranları 

2018 yılında bekledikleri en büyük riskin döviz kurunun yükselmesi olduğunu belirten katılımcılar ayrıca pazaryeri komisyon oranlarının ve enflasyonun yükselmesinden de endişe duyuyor. Katılımcıların yüzde 45’i için en büyük risk döviz kurunun yükselmesi iken, bunu yüzde 15 ile enflasyon ve pazaryeri komisyon oranları izliyor. Müşterilerin e-ticaret harcamalarının düşmesi ise katılımcıların göre en düşük risk (%5) olarak dikkat çekiyor.

Araştırma kapsamında katılımcılardan giderlerinin bir sıralamasını yapmaları da istendi.

Geçtiğimiz sene en yüksek gideri satınalma ve operasyonel maliyetler (depo, kira, çalışan ücreti gibi) oluştururken, en az harcama yapılan alanın ise reklam olduğunu görülüyor. Buna karşılık katılımcıların 2018 yılındaki e-ticaret stratejilerinde satınalma ve operasyonel harcamalarını devam ettirirken reklam bütçesini artırma yolunu seçtiği de dikkat çekiyor.

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Dopigo CEO’su M.Engin Şatana; “Genel olarak baktığımızda, geçen senelerde elde ettikleri tecrübelerden yola çıkarak, satıcılarda e-ticaretin gelişmesi ve getirdiği gelir açısından bir artış beklentisi söz konusu. Türkiye ekonomisine yönelik beklentilerin ne olursa olsun olumlu yönde olduğu, risklerin her sektörde olduğu gibi benzer konular etrafında döndüğünü görülüyor. E-ticaretle ilgili ortak problemin ucuza ürün bulma ve operasyonel sorunlar olduğunu da araştırmamızın sonucundan çıkarabiliriz” dedi. M.Engin Şatana konuyla ilgili e-ticaret satıcılarına tavsiyelerde de bulundu, “Satıcılar 2018 stratejilerini hem çok satan ve ucuza mal edebilecekleri ürünleri bulma ve onları pazarlama yolunda hem de gün içinde onlara zaman kaybettiren operasyonel işleri daha hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirmek üzerine kurmalı”.

Coinbase kullanıcıların banka hesaplarını boşalttı

Dünyanın en büyük kripto para borsalarından biri olan Coinbase’de hızla yükselen şikayetler, Coinbase’in kullanıcıların banka hesaplarından izinsiz olarak büyük miktarlarda para çektiğini ortaya çıkardı.

Hesapta para yok, ödemeler çok

Sayıları hızla artan şikayetlere göre, Coinbase hesabına banka hesabını/kredi kartını bağlayan kullanıcılar, Coinbse tarafından izinsiz olarak kripto para alımı yapıldığını ve bu nedenle banka hesaplarındaki paranın bittiğini, hatta nakiti kalmadığı için ödemelerini yapamayan bazı kullanıcıların yüzlerce dolar ceza ödemeyle karşı karşıya kaldıklarını rapor ettikleri ortaya çıktı.

Coinbase ise sorunun kaynağını bulduğunu ve düzeltmek için çalıştıklarını vurgularken, hatalı yapılan işlemler nedeniyle zarar gören kullanılara paralarının geri iade edileceğini de açıkladılar. Ancak bu beklenmedik hatalı işlemler Coinbase’e olan güvenin büyük hasar almasına neden oldu.

Google görsel göstermeyi sonlandırdı

0

Google, arama motorunda görselleri tam boyutlu olarak gösterme özelliğini geri çekti. Artık görsel araması yapanlar, görselin tam boyutlu halini görmek için görselin yer aldığı web sitesine gitmek zorundalar.

Fotoğrafçılar isyan etmişti

Dev arama motorunun, arama özelliğinin dışında içerikleri detaylı şekilde gösterme alışkanlığı uzun zamandır büyük tepki çekiyordu. Bu nedenle kullanıcıların ilgili web sitesine gitmek yerine içeriği arama motoru üzerinde tüketmesinden şikayetçi olan web yayıncıları Google’a istediklerini yaptırmış görünüyorlar.

Google ayrıca fotoğraf stok siteleri ve profesyonel fotoğrafçılar tarafından da ağır eleştiriliyor ve telifli fotoğrafların çalınarak izinsiz kullanılmasına katkıda bulunduğu vurgulanıyordu. 

İnternet devi kısa süre önce de stok fotoğrafçılık devi GettyImages’in bu nedenle açtığı davadan vazgeçmesi karşılığında şirketle uzun yıllar sürecek bir telif sözleşmesi imzalamak zorunda kalmıştı. Anlaşılan o ki, diğer stok fotoğraf şirketlerine de ödeme yapmak zorunda kalmamak için Google artık fotoğraf aramalarında görsellerin tam boyutunu göstermekten vazgeçmek zorunda kaldı.

FCC’nin patronuna soruşturma açtılar

0

ABD’nin elektronik ve haberleşme alanındaki otorite kurumu Federal Communications Commission (FCC) büyük bir skandalla yüzleşmek üzere.

Müfettişler patronun peşinde

ABD’de satışa çıkacak, kullanılacak, hizmet verecek tüm iletişim cihazlarına onay veren, iletişim alanındaki tüm düzenlemeleri ve kuralları kontrol etmekle yükümlü kurum olan FCC’nin yöneticisi Ajit Pai’ye kurum müfettişleri tarafından yolsuzluk soruşturması açıldı.

Sinclair Broadcasting’in Tribune Media’yı 3.9 milyar dolara satın alınması işlemine usulsüz olarak onay verdiği iddiasıyla açılan soruşturma başkanın başını yakacak gibi görünüyor.

Kuralları şirketlerin lehine “yumuşattığı” vurgulanan Pai’nin bu işlemden bir kazanç elde edip etmediği de incelenecek. Eğer soruşturmanın ardından rüşvet olayı da çıkarsa, hapis istemiyle bir ceza davası da gündeme gelebilecek.

Ajit Pai ülkede dijital sansürü savunduğu ve ilgili yasaların geçmesinde rol üstlendiği için ABD halkı tarafından en sevilmeyen insanlardan birine dönüşmüş durumda ve hakkında başka şikayetlerle soruşturmalar da yürütülüyor.

Chrome ad blocker özelliği bugün yayına giriyor

0

Google Chrome’un beklenen ad blocker özelliği bugün yayına giriyor. 

Reklam kabusuna son mu?

Üçüncü parti ad blocker uygulamalarının spam reklamlarla beraber Google reklamlarını da engellemesi üzerine reklam gelirlerinde düşüş yaşayan Google’ın bu tehditle savaşmak için geliştirdiği dahili ad blocker uygulaması, Chrome kullanıcılarının üçüncü parti ad blocker kullanmasının önüne geçecek.

Chrome ad-blocker özelliği ile sadece reklamları engellemenin dışında otomatik çalışan video ve ses klipleri, tam sayfa reklamlar, ekranın büyük bölümünü kaplayan ve sayfaları okumayı zorlaştıran yapışkan büyük reklamlarla ve izinsiz açılan reklam pencereleri engellenebilecek.

Ad-blockerın kontrol düğmesi masaüstü tarayıcıda adres çubuğunun üzerinde yer alacak. Android tarayıcısında ise ekranın altında bulunacak. Böylece kullanıcılar tek bir tuşa basarak web sitesindeki rahatsız edici reklamları kapatabilecek.

Blockchain ve Bitcoin geleceği oluşturacak

Teknoloji uzmanları ve yatırımcılar tarafından son dönemlerin en heyecan verici teknolojisi olduğu yönünde görüş bildirilen blockchain, Türkiye’nin de gündeminde. Kamuoyunun başta Bitcoin olmak üzere son günlerde sıkça adından söz ettiren kripto paraların altında yatan teknoloji olarak tanıdığı blockchain teknolojisinin finanstan gayrimenkule, sigortacılıktan üretime kadar pek çok sektörde kökten değişim yaratacağı düşünülüyor.

Blockchain devrimine katılmayanlar yok olacak

Blockchain teknolojisini öğrenmek ve kendi alanlarında kullanmak isteyen profesyoneller için birçok seminer ve atölye çalışması düzenleniyor. Blockchain alanındaki yatırımlarıyla uluslararası alanda önemli girişimler başlatan blockchain yatırımcısı ve danışmanı Tayfun Topkoç, kripto para birimlerinin yaşanan blockchain devriminin yalnızca küçük bir parçası olduğu ve dönüşüme uyum sağlayamayan sektörlerin önemlerini kaybedeceği görüşünde.

Blockchain yazılanların bozulmadığı bir defter

Blockchain’i “Türkçede blok zinciri olarak da tanımlayabileceğimiz, her satırı bir önceki satırının doğruluğunu kriptografiyle güvence altına alan, açık ve dağıtık bir nevi defter” olarak tanımlayan Topkoç şunları söylüyor:

“Bu defterde yazılanları değiştiremiyorsunuz. Dolayısıyla iki parti arasında gerçekleşen her türlü işlemin kaydını verimli, doğrulanabilir ve kalıcı bir şekilde tutabiliyorsunuz. Sigorta poliçeleri, kira sözleşmeleri, müşteri verileri, aklınıza gelebilecek her kaydın, dağıtık yapının verdiği ‘bozulmama’ güvencesiyle saklanabileceğini düşündüğünüzde blockchain’in dönüştüreceği kavramların ve iş modellerinin sayısında bir sınır olmadığı sonucuna da kolayca ulaşıyorsunuz. Özellikle de merkezi yazılım platformları blockchain’in bu dönüştürücü etkisinin tehdidini enselerinde hissedecek.”

Türkiye’nin 2001 yılında yaşadığı krizin ardından finansal teknolojilere yatırım yaparak bankacılık sistemini yeni baştan tasarlamasını Estonya’nın blockchain açılımına benzeten Topkoç, “Deloitte tarafından yayınlanan bağımsız bir rapor, Estonya’nın e-vatandaşlık programının Estonya’ya ilk üç yıl içerisinde 14,4 milyon avroluk gelir getirdiğini ortaya koyarken, 2025 yılında ise bu miktarın 1,8 milyar avroya ulaşacağını öngörüyor. Bu da programa yatırılan her 1 avrodan 100 avroluk dönüş elde edildiği anlamına geliyor. Estonya bu adımları 2010’da atmaya başladı. Bizse çok daha kısa bir sürede Estonya’yı tahtından edebiliriz” açıklamasını yaptı.

Türkiye’de finans, sağlık teknolojileri ve ilaç gibi çok ciddi büyüklüğe ve güce ulaşmış sektörlerin varlığının yanı sıra yetenek açısından önemli bir potansiyel bulunduğunun altını çizen Topkoç, “Başta yazılım olmak üzere pek çok alanda Estonya’dakinden çok daha fazla, parlak beyne sahibiz. Bu beyinleri bir araya toplayıp blockchain’e yönelik bir kamu politikası oluşturmak hiç zor değil. Yeter ki hedefi tayin edelim ve yolumuzdan şaşmayalım. En önemlisi de bu alanda dünya çapında girişimlerin temelini oluşturacak yeteneklerin hevesini sürekli olarak besleyecek bir girişimcilik ortamını tesis edelim. Yazılımı yalnızca ERP ve CRM olarak gören yerleşik vizyondan en kısa zamanda kurtulmalı ve odağımızı dünyayı değiştirecek teknolojilere çevirmeliyiz” dedi.

Girişimciliğin önündeki engeller

0

Girişimci, en basit tanımıyla bir fikir doğrultusunda risk alıp kendi işini kuran kişidir. Türkiye’de ve dünyada sayısız girişimcilik örnekleri bulunmaktadır. Ancak bu örnekleri anlamak için öncelikle girişimcilik kavramının oluşum sürecine bakmak gerekir. Girişimciliğin önündeki engeller…

girişimciliğin önündeki engeller

Girişimciliğin önündeki engeller…

Girişimcilik kavramı; toplumların yapılarına göre değişiklik gösteren bir kavramdır. Bireyci ve kollektivist toplum yapılarına göre, girişimcilik kavramı dinamik bir yapı içerisindedir. Toplumun sosyal yapısı, kültürel ögeleri, değerleri ve normları bu bağlamda girişimcilik kavramı üzerinde etkilidir. Kültürel faktörlerin ürettiği sosyal yapı ise kişinin eylemlerini ne şekilde pratiğe geçireceğinin bir haritasıdır. Ayrıca hiçbir kültür girişimciliği tek başına destekleyen veya karşı çıkan bir formda şekillenmez.

Farklı görüşler

Girişimciliğin ortaya çıkışında kişilik ve sosyal çevre faktörleri arasında farklı görüşlerin olması, bu konuyla ilgili çalışma yapan kesimleri birbirlerinden ayırmıştır. Bu iki görüş üzerine yapılan yorumlarda kişilik üzerinde duranlar, psikolojik özellikleri göz önünde bulundurarak değerlendirmeler yapmışlardır. Kişilik özelliklerin odağında ise; ‘Risk alma’, ‘Başarı İhtiyacı’ ve ‘Denetim Odağı’ gibi kavramlar üzerinde durulmuştur. Girişimcilik kavramını sosyal çevre ile bağdaştıran düşünürler ise; grup yapısının, toplumsal ve kültürel özelliklerin etkisi üzerinde vurgu yapmışlardır. Bu durumların yanında devletlerin benimsedikleri ekonomik yaklaşımlar, piyasa özellikleri ve sosyal çevre koşullarının verimliliği gibi hususlarında etkisi de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda girişimcilik kavramı, psikolojik, davranışsal ve sosyolojik kuramlar açısından üç farklı perspektifle incelenmiştir.

Psikolojik kurama göre bakıldığında; kişisel öğelerden hareketle girişimci kişiliği açıklamaya yönelik tanımların yapıldığı görülmektedir. Davranışsal kuramlar ise, kişiliğin girişimciliği etkileyen önemli bir faktör olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını savunan görüşler içerir. Bu kavram ancak kişiliğin yanında diğer faktörlerin de anlaşılması halinde girişimcilik kavramını anlayabileceğimizi dile getirir. Sosyolojik kurama bakıldığında ise; bireysel kararlar üzerinde sosyal yapının ve sosyal değişkenlerin önemine vurgu yapılmaktadır.

Ekonomik politikalar girişimcilik kavramını şekillendiriyor

Ayrıca, ülkelerin benimsedikleri ekonomik politikalar da girişimcilik kavramını şekillendiren ve girişimcileri yönlendiren bir etkiye sahiptirler. ABD, İskandinav ülkeleri, Çin gibi girişimci piyasa politikalarını benimseyen devletler, ekonomik olarak büyüme gösterdikleri gibi, diğer devletlere karşı da ekonomik üstünlüklerini pekiştirmektedirler. Ülkelerin benimsemiş olduğu bu politikalar rekabet ruhunu üst düzeye taşımakla beraber, aynı zamanda ülke istihdamına da katkıda bulunurlar. Bu sayede ülkelerin üretim gücü de doğru orantılı olarak artış göstermeye başlar.

Ülkelerin bu destekleyici politikalarının en güzel örneklerini ABD’de oluşan ve hızla gelişen garaj kültürünü analiz ederek anlayabiliriz. Garaj kültürü girişimcilerin bugünün dünyasını inşa ettiği bir pratik unsurdur. Silikon Vadisi ise bunun en güzel örneklerinden birisidir. Apple markasının oluşması ve bugün de popüler kültürün bir parçası olarak tüm dünyada yeniden tek tip anlayışı getirmesi yine bu kültürün dünyaya kazandırdığı unsurlardandır.

Bir Türk girişimcinin başarı hikayesi

Ancak size vereceğim bir diğer örnek ise bir Türk girişimcinin başarı hikâyesidir. Hamdi Ulukaya, ABD’de kurduğu yoğurt fabrikası ile bütün girişimcilere adından söz ettirmiştir. Erzincan’dan başlayıp ABD’de biten bu hikayenin baş kahramanı Hamdi Ulukaya, ABD’de iflas etmek üzere olan bir yoğurt fabrikasını satın alır ve yoğurt üretimi yapmaya başlar. Kendisinin ürettiği yoğurdu ABD’de Yunan yoğurdu diye tanıtır ve yoğurt çeşitlerini de üretmeye başlar. Kısa süre içerisinde yarattığı marka kurumsallaşır ve çok iyi yerlere gelir. Hamdi Ulukaya’da bu gelişmelerle doğru orantılı olarak başlattığı küçük girişimciliği ileri seviyelere taşıyarak milyoner olur. Chobani adı adında markalaşan bu yoğurtlar, günümüzde ABD’de ve bazı Avrupa ülkelerinde hala satılmaktadır. Bu girişimcilik tüm dünyaya örnek olacak biçimde karşımıza çıkmaktadır. Zira Hamdi Ulukaya’nın Time dergisine kapak olması da tesadüf değildir.

Hangi engelleri ortadan kaldırmalıyız?

Şimdi Hamdi Ulukaya’nın bu denli yükselişinin, neden ülkemizde gerçekleşmediğini düşünmemiz gerekiyor. Bu konuyu daha iyi anlayabilmemiz için, ülkemizde girişimcilerin karşılaştıkları zorlukları incelememiz gerekiyor. İlk olarak cinsiyetten kaynaklanan engelleri inceleyelim. Özellikle kadın girişimcilerin karşılaştıkları zorlukların başında gelen bu engeller; sermaye eksikliği, toplumun geleneksel inanç ve baskıları, cinsiyete dayalı rol ayrımcılığı, sosyal pozisyon ve iletişim eksikliği, basmakalıp yargılar, girişimcilikte rol ve modellerin eksik olması gibi unsurlar çerçevesinde şekillenmektedir. Öte yandan, örgüt ve çevresel şartlardan kaynaklanan engeller ise; örgüt iklimi ve kültürü, liderlik, koordinasyon zorlukları, politika geliştirme ve uygulamada karşılaşılan engeller olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bütün bu engeller, ülkemizde girişimcilerin kendilerine ket vurmalarını sağlayan etkenler durumunda. Toplumun sosyal yapısının baskıları, girişimcileri engelleyen ve zedeleyen durumları da ortaya çıkarıyor. Tüm bu engellerin aşılabilmesi için, girişimciliğin ve inovasyonun ekonomiyi canlandırmada önemli bir role sahip olduğunu ve bu önemli rolü üstlenecek girişimcinin risk alabilmek, inovatif olabilmek, esneklik, yenilik ve yaratıcılık gibi özelliklere sahip olması gerektiğinin önemini kavramamız gerekiyor.

Murat Erdör

Meditasyon için 1.8 milyon TL’lik yatırım

0

Bireylerin mutluluklarını keşfetmelerine yardımcı olmak amacıyla kurulan ve üyelerine stres, uykusuzluk, nefes, motivasyon, odaklanma gibi konularda çözümler sunan Meditasyon Uygulaması, 1.8 milyon TL’lik ikinci yatırımını aldı.

Girişimin yatırımcıları arasında Teknasyon kurucu ortakları Burak Sağlık, Mustafa Sevinç, Mustafa Vardalı, melek yatırımcılar Alper Akcan, Sinan Güler, Alper Çağdaş, Can Canko, Selin Tiftikçi Tuncer, Tülin Karabük, Ebru Dorman, Murat Balcı, Yiğit Ihlamur ve StartersHub yer alıyor.

Bu yatırımın girişimciler tarafından ekibin genişletilmesi, teknoloji, uluslararası büyüme ve pazarlama bütçesine aktarılması planlanıyor.

“Kar amacı gütmekle beraber, bulunduğumuz topluma ve dünyaya katkıda bulunmak, buna da en başta çalışanlarımıza yatırım yaparak başlamamız gerekiyor. Kendi özgün şirket kültürümüzü yaratıyoruz, üyelerini mutlu etme amacıyla var olmuş bir şirket olarak ilk önce çalışanımızı mutlu etmek hedefindeyiz. Bu konu çok önemli, beraber çalıştığımız takım arkadaşlarımızın mutluluğu ve uyumu bizim için her şeyin önünde geliyor.” diyen girişimin kurucuları Fatih Mustafa Çelebi, Ali Murat Ceylan ve Berk Yılmaz yeni yatırım ile birlikte ekibi genişlemeyi planlıyor.

Meditasyon’u geliştirme sözü

Stres, endişe ve uykusuzluk bugün birçoğumuzun yaşadığı problemlerin başında geliyor.Meditasyonun ise stres ve uykusuzluk gibi problemlerle mücadelede yeri ve önemi çok büyük. Bu doğrultuda Meditasyon’u bir telefon uygulaması olmanın daha da ötesine taşımayı hedefleyen platformun 350 binden fazla üyesi bulunuyor. Kurucu ortaklardan Fatih Çelebi’nin verdiği bilgilere göre kurulduğu günden beri her ay en az yüzde 20 oranında üyesi artan girişim, bünyesinde 200’den fazla farklı meditasyon programı bulunduruyor ve bu rakam da her gün artıyor. Girişim şu anda Türkçe ve İngilizce dilinde hizmet vermekte olup önümüzdeki aydan itibaren İspanyolca versiyonuyla yeni ülkelere açılıyor.

Hızla artan rakamlar ve genişleyen bir ekiple her anlamda büyüyen Meditasyon ekibi kendisini birbirine bağlı, rekabetçi, dünyada yaşanan sorunlara duyarlı, hızlı olmayı alışkanlık edinmiş yeni bir şirket türü yaratan bireyler olarak tanımlıyor. Fatih, bu yıl içinde 1 milyon üyeye ulaşmayı hedeflediklerini de anlatıyor. Alınan bu yatırım sonrası pazarlama, takımın genişlemesi, uluslararası alanda açılım gibi konulara yoğunlaşılacak.

Deloitte yeni bir satın alma gerçekleştirdi

0

Deloitte, bulut geçiş platform sağlayıcısı ATADATA’ı satın aldığını açıkladı. Deloitte böylelikle bulut sektöründe daha iddialı konuma gelmeyi planlıyor.

Deloitte bulut sektörüne yatırımını sürdürüyor

ATADATA, SAP’i AWS’ye ve Google’a taşıyabilen tek platform olduğu sloganı ile büyüme gösteren şirketti. ATADATA geçtiğimiz yıl hibrid BT ve bulut ortamları için sınırsız otomasyonu mümkün kılan, endüstrinin yönetilen ilk iş yükü platformu olan ATAsphere’in piyasaya sürmüştü. Amazon Web Hizmetleri (AWS) ‘den Google Cloud, Oracle ve VMware’e taşıma ve haritalama hizmeti veren şirket artık Deloitte ile çalışacak.

Deloitte’in temel ve bulut uygulama yöneticisi Larry Calabro bu satın almanın, strateji aşamasından inşa aşamasına ve işletme aşamalarına kadar şirketin sağlam ve uçtan-uca tekliflerini genişleteceğini söyledi. Ayrıca ATAsphere platformundaki bir modül olan Atavision’un, maliyet optimizasyonu analizini yürütebilmemizi sağlayan bir pazar lideri keşif aracı olduğunu belirtti.

Bu satın almanın mali tablosu hakkında henüz bir açıklama yapılmadı.

Facebook kanunlara aykırı davranıyor

0

Facebook kişisel verileri toplama ve paylaşma konusunda yıllardır tartışılıyor. Alman mahkemesi Facebook’un veri toplama şeklini kanunlara aykırı buldu.

Facebook kişisel verileri toplarken kanunlara uymuyor

Alman Tüketici Örgütleri Federasyonu, Verbraucherzentrale Bundesverband (VZBV) tarafından Facebook’a kişisel verileri toplama konusunda dava açılmıştı. Davanın içeriği kullanım şartları ve varsayılan gizlilik ayarlarının kanunlara aykırı olup olmadığına yönelikti.

Berlin Bölge Mahkemesi tarafından yürütülen davada Facebook’un kanunlara aykırı şekilde veri topladığına karar verildi.

Mahkeme, Facebook’un varsayılan ayarlarının yasayı ihlal ettiğini belirtti. Mobil uygulaması kullanıcıların konumlarını otomatik olarak paylaştığını ve kullanıcıların profillerinin varsayılan olarak arama motorları vasıtasıyla bulunabileceğini söyledi.

Ayrıca WhatsApp ile de veri toplama ve veri paylaşımı yapılması da mahkemenin incelediği bir diğer konu oldu. Bu karar ile Alman Hükümeti tarafından Facebook’a karşı bir yaptırım yapılıp yapılmayacağı merak ediliyor.

VxBlock System 1000 duyuruldu

Dell EMC, yeni nesil VxBlock System 1000’in duyurdu. Yeni VxBlock System 1000, kurumsal ortamda dijital dönüşümü hızlandırmaya yardımcı olacak.

VxBlock System 1000 yeni özellikler sunuyor

Dell EMC, önceki VxBlock sistemlerine göre daha geniş depolama sağlayan yeni sürümünü duyurdu. Altyapı portföyünü genişleten yeni VxBlock 1000, veri koruması ve hesaplama yoluyla tüm iş yüklerini destekleyecek şekilde tasarlanmış.

Dell EMC, önceki VxBlock’lara kıyasla 512 sunucu ölçeklenebilirliğini yüzde 56 artırarak 800 sunucuya çıkardı.

Şirket, sistem kullanımını en üst düzeye çıkarmak için kaynakları bir araya getirerek veri merkezi verimliliğini öne çıkararak yeni VxBlock’ın raf alanını% 60’a kadar azalttı.

VxBlock 1000, aynı zamanda daha az dolap, LAN ve SAN anahtarları, güç kaynakları ve sistem yönetimi donanım ve yazılımlarının kullanılması sonucu veri merkezinin ayak izini de azaltıyor. Yönetim konusunda daha az bileşene ihtiyaç duyan VxBlock 1000’in çoklu teknolojiler için genel sistem ömrü yönetim süresini yüzde 75’e kadar azaltabileceğini belirttiğini belirtti.