Kurum kültürü ekonomik performansı yüzde 9,6 artırıyor

0

Bu yıl düzenledikleri araştırmaya 162 şirketten 85 bin çalışan ve 8.026 yöneticinin katıldığını ifade eden Great Place to Work Enstitüsü, Trust Index anketinin sonuçlarını açıkladı. 

3 kat performans artışı

Great Place to Work tarafından yapılan araştırmalarda dikkat çeken bir bulgu, kurum kültürünü ayrım yapmaksızın herkes için mükemmel hale getiren şirketlerin ekonomik performanslarının yüzde 9,6 oranında daha iyi olması. Çalışanlar, güven düzeyi yüksek kurum kültürüne sahip iş yerlerinde olduklarını hissettiklerinde, işlerini severek yapıyorlar ve verimlilik 3 kat artıyor.

Güven ortamının sağlandığı ve kurum kültürünün çalışan odaklı geliştiği şirketlerde ürün ve hizmetlerin kalitesi, inovasyon, çalışanların yetkinliği ve değer katma istekliliği daha yüksek.

 

IoT’ye yatırım yapan şirketler güvenliği göz ardı ediyor

Güvenlik karar vericilerinden oluşan ve dünya genelinde bin 150 kişinin katılımı ile Nesnelerin İnterneti (IoT) konusunda Trend Micro tarafından gerçekleştirilen araştırma ilginç sonuçlar ortaya çıkardı. 

Müşteri güveni her şeyden önemli

Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 52’si bir sızıntı sonucu karşılaşabilecekleri en büyük problemin müşterinin güvenini kaybetmek olduğunu belirtti.

Birbirleriyle bağlantılı cihazların sayısı arttıkça, işletmeler de siber tehditlere karşı daha açık hale geliyor. Buna rağmen BT ve güvenlik karar vericilerinin yüzde 43’ü IoT projelerini uygularken güvenliği ikinci plana atıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 63’ü IoT ile bağlantılı siber güvenlik tehditlerinin, son 1 yılda daha da arttığını söylerken sadece yüzde 53’ü birbirleriyle bağlantılı cihazların kurumları için bir tehdit olduğunu düşündüğünü belirtiyor.

Sonuçlar, şirket ortamlarına eklenen yeni cihazların güvenceye alınmasını sağlamak için uygulama öncesinde gerçekleştirilecek asgari testler olması gerektiğini ortaya koyuyor. Araştırma ayrıca işletmelerin son 12 ayda bağlantılı cihazlara yönelik ortalama 3 saldırı ile karşı karşıya kaldıklarını da gösteriyor. Bir IoT çözümü uygulayan ya da uygulamayı planlayanların yüzde 38’i bu süreçte bir güvenlik karar vericisini işe almayı düşünüyor. Bu konu akıllı fabrika uygulaması olduğunda yüzde 32’ye düşüyor. Bu oran akıllı ekipmanların ve giyilebilir projelerin pazara çıkışlarında güvenlik ekiplerinin yardımından faydalanmayla benzerlik gösteriyor. Bu da dünya genelindeki işletmelerin dikkate değer bir oranının istem dışı da olsa geniş bir tehdit yelpazesine açık olabileceklerini gösteriyor.

Güvenlik, sorumluluk, itibar ve iş etkisi

İşletmelere göre bir sızıntının en önde gelen sonuçları arasında yüzde 52 oranı ile müşteri güvenini kaybetmek ilk sırada geliyor. Yüzde 49 orasında ise para kaybı ikinci sırada yer alıyor. Dünyada GDPR’ın yürürlüğe girmesiyle pek çok işletme bunu gündeminin ilk sırasına alırken takip eden diğer sonuçlar göreceli olarak daha az endişe yaratıyor. İşletmelerin bir IoT sızıntısının etkisi olabileceğini düşündükleri konular şöyle sıralanıyor:


• Müşterinin güveni (yüzde 52)

• Para kaybı (yüzde 49)

• Kişisel bilgilerin kaybı (yüzde 32)

• Kanun koyucu tarafından cezalandırılmak (yüzde 31)

• Veri güvenliği kurallarını ihlal etmek (yüzde 28)


Araştırma, GDPR uyumluluğunu tehlikeye atma ya da kritik ağları offline hale getirme gibi işletme operasyonları üzerinde önemli bir etki potansiyeline sahip olan sızıntılar sonucunda siber güvenliğin ikinci plana atılamayacağını ortaya koyuyor. IoT uygulama süreçlerinde güvenlik en başından itibaren kilit öneme sahip olmalı.

Facebook reklam arşivini araştırmacılara açıyor

0

Facebook, reklamverenlerin ve araştırmacıların beğeni ve izlenme sayısı gibi rakamları daha detaylı analiz edebileceği yeni bir API’yi yayına soktu.

Kim kimin aleyhinde reklam veriyor?

Seçim sonuçlarını etkileyebilen sahte haberlere ve yabancı istihbarat örgütlerinin kasıtlı reklamlarına ev sahipliği yaptığı suçlamalarıyla tepkileri üzerine çeken Facebook böylece benzer reklam ve sahte haber girişimlerinin daha kolay tespit edilebilmesini hedefliyor.

Yeni API sayesinde reklamı kimin yarattığı, parasını kimin ödediği, gösterim ve erişim performansları, hedef kitlesi gbi detaylı verileri kolayca incelemek mümkün olacak. 

Uber, 59 çalışanına 1.9 milyon dolar tazminat ödeyecek

0

Uber’de 2017 başında CEO Travis Kalanick’in istifasına neden olan cinsel taciz iddiaları, ağır bir tazminatla sonuçlandı.

CEO istifa etti

Eski bir Uber çalışanı kadının suçlamaları ile gündeme gelen ve Uber’deki erkek yöneticiler arasında kadın çalışanlara cinsel tacizde bulunmanın çok doğal olduğunu iddia eden suçlamaların ardından, maço tavırlarıyla tanınan CEO Travis Kalanick istifa etmeye zorlanmış ve görevden ayrılmıştı. 

İddia sahiplerinin şirkete karşı açtığı tazmina davasında, kişi başı 34 bin dolarlık bir tazminatla anlaşma sağlandı. 

Ayrıca, renkleri ve ırkları nedeniyle şirket içinde mobbinge uğradığını iddia eden çalışanların açtığı davada da kişi başı 11 bin dolardan, toplam 10 milyon dolarlık bir tazminatla anlaşma sağlandı.

MIT, denizaltı ve uçak arasında yeni bir iletişim protokolü deniyor

0

ABD’nin ünlü teknoloji enstiriüsü MIT, denizaltıların, havadaki uçaklarla suyun üzerine çıkmadan daha rahat iletişim kurabilmesi için yeni bir iletişim protokolü geliştirdi.

Denizaltı nerede?

Buna göre, sonar ve radar teknolojilerini birleştirek yeni bir sinyal formatı oluşturan MIT, suyun yüzlerce metre altındaki denizaltıların havadaki uçaklarla rahatça iletişim kurabilmesini sağlayacak. Bu da askeri operasyonlarda denizaltılarına çok daha geniş iletişim ve taktik imkanları sunmak anlamına geliyor.

The Acoustic-RF communication (TARF) adı verilen yeni teknolojinin, askeri operasyonlar dışında, bilimsel su altı çalışmalarında da büyük önem taşıyacağı düşünülüyor.

Facebook, Rusya ve İran bağlantılı sayfaları sildi

0

Facebook, ABD başkanlık seçimleri sırasında yayılan sahte haberlerin kaynağı olarak suçlanırken, şimdi yaklaşan yerel seçimlerde benzer bir saldırının kaynağı olmamak için sert önlemler alıyor. 

Sahte haberlere karşı giyotin

Facebook editörlerinin belirlediği ve her biri diğeri ile bağlantılı olan Rusya ve İran kaynaklı Facebook sayfaları ile sahte profiller, Facebook yönetiminin hışmına uğradı. 

Yerel seçimler sırasında ülkede sahte haberlerle algı operasyonu yapacakları beklenen bu hesapların silinmesiyle, ABD’de şimdi “özgür ifade” ile editör/yönetici/iktidar izniyle ifade tartışmalarının yükselmesi bekleniyor. 

Facebook kısa süre önce sosyal medya üzerinden komplo teroileri yaratan ve çok takip edilen bir selebritinin hesabını kapatarak, benzer eleştirilerin hedefi olmuştu.

 

Walmart, Amazon’a karşı e-kitap servisi açtı

Süpermarketler zinciri Walmart, e-ticaret devi Amazon tarafından tarihe gömüleceğini anladığından beri Amazon’la rekabet etmek için radikal kararlar alıyor ve Amazon’un diğer gelir kaynaklarını da vurmaya çalışıyor.

E-kitap cephesi kızıştı

Dev süpermarketler zinciri şimdi Amazon’un en güçlü olduğu alanlardan birinde daha savaşa giriyor: E-kitap satışı.

Bu konuda ünlü e-kitap sistemi Kobo ile işbirliği yapan Walmart e-mağazısını da açarak e-kitap satışına başladı.

Walmart’ın e-kitap mağazasından kitap alanlar, kitaplarını Kobo tabletlerinde veya kendi mobil cihazlrındaki Kobo uygulaması üzerinden okuyabilecekler.

Amazon, uzun süredir e-kitap satışından her yıl yüz milyonlarca dolar elde ederek bu alanda liderliği kimseye kaptırmıyor.

Microsoft yeni Windows 8 uygulaması kabul etmeyecek

0

Microsoft, belli bir işletim sistemine uzun süre destek vermenin şirket için yanlış bir politika olduğunu, Windows XP’ye olan ilginin uzun yıllar bitmemesi üzerine deneyimlemiş ve sonunda Windows XP’yi öldürmek için büyük çaba sarf etmişti.

Sonun başlangıcı

Artık düzenli olarak ve kısa aralıklarla eski işletim sistemlerine desteğini çeken Microsoft’un hedefinde şimdi Windows 8 var. 

Steve Ballmer döneminde hazırlanan ve büyük eleştiriler alan, ihtiyaçları karşılayamayan Windows 8’in ipini çekmek üzere olan Microsoft bunun ilk işaretini de Ekim sonundan itibaren yeni Windows 8.x uygulamalarını Windows Store’da kabul etmeyeceğini açıklayarak yaptı.

Böylece uygulama geliştiriciler artık yeni Windows 8.x uygulamaları geliştirmeyecek ve bu da kullanıcıları yavaş yavaş Windows 8’den uzaklaştırıp Windows 10’a yöneltecek.

Ancak Windows 8.x’in resmen ölüm tarihi 2023… Bu tarihten sonra tüm Windows 8.x uygulamaları Windows Store’dan kaldırılacak.

 

Toplumla #hashtag’le değişiyor

0

Zamanımızda önemli gelişmeler her zaman teknolojik gelişmeler olmuyor, bazen basit bir fikir bile iletişimi ve Twitter’ı yepyeni bir boyuta taşımak için yeterli oluyor.

Hashtag’in doğuşu

Bu parlak fikirlerden bir tanesi Chris Messina’ya ait. Messina 23 Ağustos, 2007 yılında Twitter’da ve dünyada ilk defa hashtagi kullandı. Dijital dilin en önemli sembolü hashtag böylece hayatımıza girdi.

Kısa sürede hashtag telefon kılavuzundan sanal dünyanın tamamına yayıldı. Normalde hashtag “Tweetleri etiketlemek” ve aynı konuda olan mesajlara ulaşımı kolaylaştırmak için kullanılıyordu. Fakat hashtag kullanımı çok kısa bir sürede yayılıp özellikle Twitter’da hemen her konuya espritüel bir hava katmayı başardı.

Hashtagler sayesinde, benzer konuşmaları birleştirmek ve dünyanın dört yanından gelen insanları sadece bir bağlantıyla bir araya getirmek mümkün oldu. Öyle ki hashtagler milyonlarca insanı aynı konu etrafında birleştirirken toplumsal düzeyde de değişim sağlamaya başladı. #blacklivesmatter, #womensmarch ve #metoo Twitter’da kullanılan, toplumsal tartışmaları ve girişimleri tetikleyen hashtag örneklerinden sadece birkaç tanesi.

Fakat dünyaca ünlü bu hashtag kampanyalarının dışında insan haklarını savunan, makul fiyatta satılan hijyen ürünlerini destekleyen veya toplumda fazla bilinmeyen hastalıklara dikkat çeken çok sayıda hashtag bulunuyor.

Yapay zeka ile MRI işlemi 10 kat hızlanacak

0

MRI uygulaması sağlık alanında çok önemli bir tanılama enstrümanı. Çoğu zaman erken teşhis ile hayat kurtaran veya tedavi sırasında doktorların gözü olan MRI uygulaması ne var ki, çok zahmetli ve pahalı bir işlem olduğu için, hastaların bazen haftalarca hatta aylarca sıra beklemesine neden olabiliyor.

Facebook ve New York Üniversitesi

Bilim insanları şimdi yapay zeka ile bu soruna çözüm arıyorlar. Facebook ve NYU işbirliği ile gerçekleştirilen çalışma ile, MRI uygulamasının yapay zeka kontrolünde yapılması hedefleniyor. Böylece  MRI işleminin 10 kata kadar hızlanması sağlanacak.

Yani artık MRI uygulaması için haftalarca sıra bekleme sorunu çözülebilecek, bu işlem daha hızlı, daha ucuz ve daha pratik hale dönüştürülecek. Yapay zeka uygulaması bu amaçla 10 bin klinikten alınan 3 milyondan fazla MRI sonucunu analiz edecek ve kendini eğitecek. 

Samsung IoT dolap tanıtıldı

Samsung premium ürünlerine bir yenisini daha ekledi. Air Dresser isimli IoT dolap, SmatThings ile bağlantı kurarak, kullanıcıya bakım bilgileri verebiliyor.

IoT dolap ile en iyi bakım sunulacak

Güney Koreli teknoloji devi Seul’deki bir basın toplantısında, IoT sektörüne yönelik yeni bir ürününü duyurdu. Air Dresser isimli dolap, internete bağlanabilmesi sayesinde kullanıcılara birçok avantaj sağlıyor. Giysi dolabı olarak işlev gören bu Premium ürün kokuları tamamen ortadan kaldırabiliyor, buhar ile temizleyebiliyor. Alt ve üst kısmında filtreleri bulunan dolap, mikropları öldürerek giysilerde sterilizasyonu da sağlıyor.

Air Dresser’in bir diğer önemli özelliği ise Samsung’un IoT platformu olan SmartThings ile bağlantı kurabiliyor olması. Böylelikle en iyi bakım yönetimi uygulanabiliyor.

Kullanıcılar, kıyafetlerin hangi kumaştan yapıldığını ve bunlara en iyi nasıl temizleneceğini öğrenmek için Samsung ile iş ortaklığı yapan markaların ürünlerindeki barkodu tarayabiliyor. Şu anda 8 marka ile ortaklığı olan dolap, kıyafetlerin bakım yönergelerini kullanıcıya sunabiliyor. Ayrıca dolap içinde bulunan giysilerin bir listesini hazırlayabiliyor.

Samsung daha önce 2020 yılına kadar tüm cihazlarını internete bağlama hedefini duyurmuştu.

Neden yazılım ihracatı yapmalıyız?

0

Yazılım, tamamen dijital olmasına rağmen, çok yüksek değerlere sahip olan sanal bir değer. Aynı zamanda çok fazla ticari modeli de desteklemesiyle geniş ticari hacim oluşturulabilecek bir sektör. Yazılım ihracatı işte tam bu noktada ön plana çıkıyor.

IndiaTimes’ın haberine göre Hindistan’ın yazılım ihracatı, 2016–2017 yılları arasında yüzde 3,83 büyüyerek, 111 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. TÜBİSAD verilerine göre 2017 yılında 4.624 şirket tarafından 2,9 milyar TL değerinde yazılım ihraç edildi. Bu şirketlerin ihracat gelirlerinin toplam cirolarına oranı 2016 yılında yüzde 20,7 iken 2017’ye yüzde 18,3’ye gerilemiştir.

Yazılım ihracatı yapabileceğiniz alanlar

Yazılım satmak istediğinizde uygulayabileceğiniz modellerin bazıları:

Lisans satışı modeli: Bu modelde yazılımınızın müşterinize kısıtlı kullanım hakkı tanıyacak olan sözleşmeler yapabilirsiniz. Yazılımınız için süresiz kullanma yetkisi verilir. Gelir modeli olarak bakım, güncelleme ve benzeri hizmetler karşılığında gelir elde edebilirsiniz.

Lisans kiralama modeli: Yazılımınızın lisansını tek seferlik ücret alarak satmak yerine aylık / yıllık / kullanım bazlı vb. seçeneklerle kiraladığınız bu modelde, yazılımınız için sürekli bir gelir elde etmekle birlikte, müşterilerinize sözleşme süresince güncelleme desteği de sunarak, ölçeklenebilir ve sürekli bir gelir elde edebilirsiniz.

Servis modeli: SaaS (Software as a Service) olarak bilinen bu modelde, müşterinize yazılım lisansı vermek yerine, yazılımı kullanabilecekleri alt yapı ile birlikte servis olarak sunabilirsiniz. Bu yaklaşımın müşteriniz için en büyük avantajı, yazılımın devamlılığının sağlanması için gerekli sorumluluğu sizin üstleniyor olmanızdır. Bu model kurulum otomasyonlarıyla birleştirilerek, yazılımcı için de maliyetleri düşürebileceği için, uzun vadeli düzenli gelir elde edebileceğiniz bir yöntemdir. Tabii ki, alt yapı hizmeti üstleniyor olmanızın getireceği daha fazla sorumluluğu da göz ardı etmemek gerekir. Bu durumda müşterilerinize servisinizin sürekliliğini garanti edeceğiniz bir sözleşme yapmanız beklenecektir.

Son kullanıcıyı hedefleyen yazılımlar: Diğer yöntemlerden farklı olarak, bu yöntemde gelir modelini, yazılımı kullanan son kullanıcılar oluşturmaktadır. Uygulama marketlerinden satın alınabilen oyun ve benzeri mobil uygulamalar, bu modelin en güzel örnekleridir.

Yukarıdaki modellerde de görebileceğiniz gibi, yazılım üzerinden gelir elde etmenin birçok yöntemi mevcut. Bu yöntemlerin hangisinin sizin için uygun olacağı, çalışmayı hedeflediğiniz sektöre, meydana getireceğiniz yazılıma göre farklılıklar gösterecektir.

Yazılımın bir diğer avantajı ise, yatırım maliyeti. Tabii ki burada yazılım geliştirmek için öğrenim süreçlerini unutmamak gerekir; fakat bir yazılımcı olarak yazılım geliştirmek için ihtiyacınız olan alt yapının farklı üretim kanallarından çok daha düşük olduğunu söyleyebilirim.

Yapılacak yazılımın boyutuna ve kapsamına göre büyük ekiplerle yapılabileceği gibi, tek bir kişi tarafından dahi çok büyük değerlere sahip yazılımların üretilmesi mümkündür.

Eğitim şart!

Yazılım çok geniş bir alan. Bu nedenle, hızlı ilerleleyebilmek ve üretebilmek için, eğitim almak çok önemli. Eğitim derken, sadece lise, üniversite ve benzeri örgün eğitim kurumları tarafından verilen eğitimleri kastetmiyorum. İnternet sayesinde birçok farklı yöntemlerle eğitimlere ulaşmak mümkün. 

Neler yapılabilir?

Ülkemizde gördüğüm en büyük problem, devlet tarafından sağlanan teşvik ve çeşitli yardımların, yazılım konusunda fikirleri ve heyecanları olan, istekli genç yetenekler yerine, desteklerden sağladıkları en büyük fayda vergi avantajı ve dolayısıyla daha fazla kâr marjı olan büyük kurumlar.

Yazılım ihracatını yaygınlaştırmanın en büyük adımı, üreten, heyecanlı, meraklı genç yeteneklerin, kendilerini gösterebilecekleri uygun platformları yaratmak, ihtiyaçları olan eğitimi sağlamak. Eğitimi sağladıktan sonraki adım ise mentörlük desteğiyle, doğru alanlara yönelmelerini sağlamak olabilir. Bundan sonraki tek ihtiyaç, genç yeteneklerin bürokraside boğulmamaları için temel seviyede muhasebe, finans ve hukuk desteklerini sağlamak olacaktır.

Kripto para ile fatura ödenebilecek

Avustralya’da kripto para ile fatura ödeme dönemi başlıyor. Kurulan ortaklık ile kamu hizmetlerinde dijitalleşme yaşanacak.

Kripto para ile fatura için ortaklık kuruldu

Avustralya’da ir kripto para borsası ile fintech şirketi arasında yeni bir ortaklık kuruldu. Cointree ve Gobbill arasındaki ortaklık, kamu hizmetlerinde dijitalleşmeyi sağlayacak. Yeni sistemin hizmete girmesi ile Avustralya’da fatura ödemeleri kripto para ile yapılabilecek. İlk olarak bu sistem, ev ve küçük iş yerleri için uygulanacak.

Bitcoin, Ethereum ve Lİtecoin dahil şu anda toplam 40 kripto para birimini destekleyen Cointree, kullanıcıların ana ödeme kaynağı olacak. Bu işlemlerde aracı görevi görecek olan Gobbill, Cointree üzerinden aktarılan parayı kamu kuruluşlarına aktaracak.

Tüm süreci dijitalleştirecek olan bu ödeme yöntemine, Avustralya’da büyük bir talep olacağı düşünüyor.

İngilizce konuşan robotlar ders verecek

0

Japonya’da okullarda İngilizce konuşan robotlar dağıtılacak. İngilizce konuşan robotlar ile öğrencilerin yabancı dil pratiği yapması hedefleniyor.

İngilizce konuşan robotlar ile eğitimi

Japonya’da Eğitim Bakanlığı yeni bir proje ile okullarda İngilizce konuşan robotların dağıtımına başlayacak. NHK tarafından verilen bilgiye göre ülke çapında başlatılan projede 500 okulda bu robotların dağıtımı gerçekleştirilecek. 2019 yılının Nisan ayında öğrenciler, İngilizce konuşan robotları ile buluşmuş olacak.

İki yıllık bir müfredat planlaması da yapan Japonya, öğrencilerin yabancı dillerini geliştirmeleri ve pratik yapabilmeleri için bu projeyi başlatıyor.

Aslında bu proje robotlar ile eğitim verilmesi konusunda Japonya’da ilk değil. Dünyanın ilk robot öğretmeni olarak bilinen Saya robot, Tokyo’da dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilere ders vererek test edilmişti.

Analistler, robotik eğitim pazarının 2023 yılında 1.7 milyar dolar olacağını belirtiyor.

Kripto para ile ev alınabilecek

Abu Dabi merkezli bir inşaat şirketi, kripto para ile ev satışlarına başlayacak. Kripto para sektöründeki yatırımcılar, sanal paralarını bu emlakta değerlendirebilecek.

Kripto para ile ev ödemesi

Abu Dabi’de IMKAN isimli bir şirket, emlak sektörünü kripto paralar ile buluşturan bir planlama yapıyor. Şu anda 26 farklı projesi ve yaklaşık 27 milyar dolarlık bütçesi bulunan şirket, satışlarında kripto para kabul etmeyi planlıyor.

Şirketin CEO’su Walid El-Hindi, emlak sektörünü yeni teknolojiler ile buluşturmayı ve yeni finansal paketler hazırladıklarını belirtti. El-Hindi, sıradan ödeme yöntemleri ile kısıtlı kalmadıklarını, kripto paralara yönelik araştırmalar yaptıklarını söyledi.

IMKAN eğer kripto paralar ile ödeme yöntemini aktif hale getirirse, emlak sektöründe yeni bir dönem başlamış olacak. Daha önce kripto paralar ile satışlar yapılmış olsa da böylesine büyük bir şirketin uygulamaya geçmesi bir ilke neden olacak. Şu an için şirketin hangi kripto para birimlerini kabul edeceği bilinmiyor.

Nvidia madencilik sektöründen çekiliyor

Kripto para piyasasında yaşanan düşüşün ardından, Nvidia madencilik sektöründen çekilme kararı aldı. Nvidia madencilik sektörü ile çok hızlı bir büyüme kaydetmişti.

Nvidia madencilik ekipmanları üretmeyecek

Kripto para madencilerine yönelik ürettiği ekran kartları ile hızlı bir büyüme kaydeden Nvidia, bu sektörden çekilme kararı aldı. Kripto para piyasasının en çok ilgi gördüğü Aralık 2017’de Nvidia yüzde 42 oranında büyüme yaşamıştı. Ancak kripto para piyasasında yaşanan düşüş ve Bitcon’in 20 bin dolar seviyesinden 6 bin dolara kadar gerilemesi Nvidia’nın satışlarını ciddi anlamda etkiledi. Şirketin hisseleri sadece bir haftada yüzde 8 oranında düşüş yaşadı.

Geçen yıl madencilik ekipmanları ile yüzde 68 büyüyen Nvidia, piyasadaki en önemli rakibi olan AMD’ye yetişmek için bu yönde bir karar almış olabilir. Geçtiğimiz çeyrekte AMD yüzde 100 oranında büyüme yaşayarak, donanım piyasasının yükselen yıldızı haline geldi.

Nvidia’nın madenciler için ekran kartı üretmekten vazgeçmesinin arkasında, satış hedeflerini tutturamamış olması yer alıyor. Bu yılın ikinci çeyreğinde 100 milyon dolarlık ekran kartı satmayı hedefleyen şirket, 18 milyon dolarlık satış yapabildi.

Playstation VR satışları ne durumda?

2016 yılında piyasaya çıkan Playstation VR, kullanıcı kitlesini büyütmeye devam ediyor. Sony, Playstation VR satışları hakkında yeni verileri yayınladı.

Playstation VR satışları 3 milyona ulaştı

Oyun sektörünün en önemli şirketlerinden biri olan Sony, 2016 yılında çıkardığı Playstation VR ile önemli bir yeniliğe imza atmıştı. Playstation ile entegre bir şekilde çalışan bu VR gözlüğü, oyunculara farklı bir oyun deneyimi sunuyor. Bu alanda rakiplerinin çok ilerisinde olan Playstation VR, 2018 yılında şimdiye kadar 1 milyon adet satış gerçekleştirdi. Böylelikle toplam satış adedi 3 milyona ulaştı.

VR oyun sektörü için bu satış rakamlarını başarılı olarak nitelendirebiliriz. Ancak 80 milyondan fazla Playstation 4 satıldığını hesaba kattığımızda, yuncuların yaklaşık yüzde 4’lük kısmı Playstation VR kullanıyor.

Sana gerçeklik oyunları hakkındaki verileri de paylaşan Sony, Temmuz ayı itibariyle 21.9 milyon adet sanal gerçeklik oyunu sattığını açıkladı. Bu oyunlar arasında ilk 3’te ise The Elder Scrolls V: Skyrim VR, PlayStation VR, WorldsRec Room yer aldı.

Walmart sanal gerçeklikle alışverişe hazırlanıyor

Market zinciri devi Walmart, online alışverişte yeni bir devrim yaratmaya hazırlanıyor. 

Sanal gerçeklik devrimi

Mağazacılık devi, online alışverişi sanal gerçeklik platformuna taşımak istiyor. Böylece online Walmart müşterileri, sanal gerçeklik gözlükleri sayesinde, sanal walmart mağazalarında dolaşarak istedikleri ürünleri raflardan seçip, inceleyerek alabilecekler. 

Walmart bu projesini hayata geçirmek için Şubat ayında Spatialand isimli bir VR start-up’ını satın almıştı. Haziran ayında ise mağazalarında sanal gerçeklik turunu ziyarete açmıştı.

Tesla, 25 bin dolarlık yeni elektrikli otomobil üretecek

0

Elektrikli otomobillerin fiyatları hızla düşüyor ve bu devrimin öncüsü de Tesla olacak gibi görünüyor.

Model 3 geç kaldı

Model 3’ü duyurduğunda 35 bin dolarlık fiyatıyla elektrikli araç segmentinde bir devrim yaratsa da aradan geçen yıllarda Model 3’ü hayata geçiremeyen Musk, rakiplerinin de benzer fiyat etiketleriyle elektrikli araçlar piyasaya sürmesiyle, piyasanın gerisinde kalmış oldu.

Musk şimdi, otomobil pazarında düşük fiyatlı elektrikli araç konusunda lider konuma geçebilmek için 25 bin dolarlık bir model geliştirmek istiyor ve bunu da önümüzdeki üç sene içinde piyasaya sürmenin yollarını arıyor. Musk’a göre, her tarafı park sensörleri ve kameralarla dolu araçların yanlarında artık geri görüş kameraları yerleştirmek gerekli değil. Bu da sadece basit bir aynadan tasarruf etmek anlamına gelmiyor. Aynanın ısıtıcısından, elektronik kumandasına ve kablolama maliyetine kadar önemli bir iş gücünden tasarruf etmek demek.

Dolayısıyla Musk, yeni nesil elektrikli araçları, optimal bir üretim yöntemiyle, 25 bin dolarlık fiyat etiketine çekebileceğine inanıyor. Bakalım, başarabilecek mi?