Amazon Web Services’te büyük açık

0

Dünyanın en önemli bulut servislerinden olan Amazon Web Services’te yer alan bir açık, on binlerce web sitesinin güvenliğini tehlikeye soktu.

GoDady’ye büyük şok

AWS üzerinden hizmet veren ünlü Web hosting servisi GoDady’yi etkileyen açık nedeniyle, on binlerce web sitesinin kullanıcı bilgileri ortaya çıktı.

Güvenlik firması UpGuard’ın araştırmasıyla ortaya çıkan açık nedeniyle yetkisiz kişiler, AWS üzerindeki bir klasörde yer alan ve 31 bin GoDady sitesinin verilerinin yer aldığı bir tabloya ulaşabiliyor.

AWS, açığı kapamak için konu üzerinde çalıştığını belirtirken web sitesi yöneticilerine de şifrelerini değiştirmesi uyarısında bulundu.

Kişisel verileri koruyamayan yetkiliye 4 yıl hapis

0

Bitdefender, Veeam, Veri Kurtarma Hizmetleri ve WatchGuard’ın iş birliğiyle Türkiye genelindeki 10 şehirde düzenlenmesi planlanan Secure Day’ın beşincisi 9 Ağustos Perşembe günü Trabzon’da gerçekleşti.

Zorlu Grand Hotel’de düzenlenen Secure Day etkinliğinde alanında uzman isimler, siber güvenliğin şirketler için önemine değinerek uyarılarda bulundu. Teknolojideki en yeni trendler ile şirketlerdeki bilgi güvenliğine yönelik tehditlerin ele alındığı etkinliğe Trabzon’daki pek çok kurumun temsilcisi ve IT yöneticileri katıldı.

Şirket Verilerinin Güvenliğini Sağlayamayan Sorumluya 4 Yıla Kadar Hapis

Tribünden atılan yabancı maddeyle yaralanan ve başına dikiş atılan Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’in sağlık raporunun internette yayılması nedeniyle ilgili hastaneye, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında idari para cezası verildiğine dair çıkan haberlere de değinilen etkinlikte, İlhan & Duman Avukatlık Ortaklığı’ndan Av. Hatice Name Parlak, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) amacının, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek olduğunu söyledi.

Kanunun yasalaşması ile birlikte, şirketler için veri güvenliği kavramının daha da önemli hale geldiğini ifade eden Parlak, “Şirketlerin teknik ve hukuki alt yapılarını geliştirmeleri gerekiyor.” dedi.

KVKK’da düzenlenen yükümlülüklere uyulmaması halinde, şirketlerin 1 milyon TL’ye kadar idari para cezaları ile karşı karşıya kalabileceğini belirten Parlak, kişisel verilere ilişkin suçlarla ilgili 1 yıldan 4 yıla kadar uzanan hapis cezalarının da öngörüldüğünü vurguladı.

Samsung yapay zeka için 22 milyar dolar yatıracak

0

Güney Koreli teknoloji devi Samsung, yakın gelecekte kullanıma girecek yapay zeka ve 5G teknolojilerini geliştirmek için 22 milyar dolarlık Ar-Ge bütçesi ayırdığını duyurdu.

Gelecek teknolojileri

Samsung’un planına göre, 40 bin yeni iş imkanı yaratacak bu yatırımla yapay zeka, 5G, biyokozmetik ve diğer gelecek teknolojilerinde Samsung çok önemli avantajlar elde edecek.

Güney Koreli şirket bu 40 milyar dolarlık yatırımı, önümüzdeki 3 yıl içinde gerçekleştirmiş olacak. Yatırımın büyük bölümü ise Güney Kore’de yapılacak. Şirketin işe alacağı 40 bin çalışandan 1000’i ise, dünya çapında değer gören önemli yapay zeka uzmanları olacak.

New York, Uber ve Lyft araçlarına sınırlandırma getiriyor

0

Uber ve Lyft, araç paylaşım konusunda ABD’de liderliği yapan iki önemli şirket. Pek çok otomobil sahibi bu uygulamalar sayesinde boş zamanlarında veya tüm gün taksi servisi vererek yüklü miktarda kazanç sağlıyor.

Herkes taksici mi olacak?

Ancak özellikle New York’ta sayıları hızla artan Uber ve Lyft araçları, New York belediyesinin canını sıkıyor. Şehirdeki sarı taksilerin veya diğer ulaştırma servislerinin üzerinde baskı kuran Uber ve Lyft sistemini bir dengeye oturtmak isteyen belediye bu şirketlere belli bir sayı limiti getirmek istiyor.

Plana göre Uber ve Lyft gibi şirketlerle araç paylaşımı yapmak isteyen araç sahipleri şehir yönetiminden yıllık lisans satın almak zorunda olacak. Böylece hem şehir yönetimi bu ticari faliyetlerden kazanç elde edecek, hem de şehirdeki paylaşılan araç sayısını kontrol altında tutmuş olacak.

 

SEC, Tesla’yı inceleme altına aldı

0

Elon Musk’ın, Tesla hisselerini geri alarak şirketi borsadan çıkartma planı hakkındaki tweet’leri ABD’de büyük bir tartışma başlattı.

SEC olaya el attı

Şirketin hisseleri üzerinde manipülasyona neden olabileceği için Musk’ın bu tweetleri, SEC tarafından inceleme altına alındı. SEC, ABD’nin Sermaye Piyasası Kurulu olarak işlev görüyor ve halka açık şirketleri, bankaları, finansal kurumları veya sermaye hareketlerini denetliyor.

Musk uzun zamandır Tesla’daki yönetim politikası nedeniyle eleştiri altındaydı ve özellikle Model 3’ün seri üretime geçmesinin yavaş sürmesi nedeniyle yatırımcılar Musk’ı sıkıştırıyordu. Musk ise bu baskılardan kurtulup şirketi istediği gibi yönetmek için Tesla’yı halka açık bir şirket olmaktan çıkarıp özel bir şirkete dönüştürmek istiyor.

 

Şirketlerdeki bilişim güvenlik uzmanlarının stres kaynakları

0

Zorlu siber tehditler, toplantılarda onlardan istenen talepler ve ekip üyelerinin beceri eksikliği gibi pek çok etken, BT uzmanlarını stresten bitkin düşürebiliyor. Ekibinin görevlere karşı yetersiz kaldığını düşünen bir BT uzmanı, yoğun çalışmanın getirdiği yorgunluğun ardından ofisten yatak odasına taşıdığı stresle uykusuz kalabiliyor. Sorunu kabul edip ona göre çözüm arayan güvenlik uzmanlarının bulduğu çare ise Yönetilen Güvenlik Hizmetleri (Managed Security Services). Bu hizmetler, kısıtlı bir güvenlik ekibine sahip olan şirketler için popüler bir alternatif haline geliyor.

1600 BT uzmanı ile yapılan araştırma

Farklı ülkelerden toplam 1600 BT uzmanıyla görüşülerek hazırlanan Trustwave araştırması için katılımcılara, neden Yönetilen Güvenlik Hizmetleri’ni kullandıkları ve eğer kullanmıyorlarsa bunu düşünüp düşünmedikleri soruldu. İlk neden olarak katılımcıların %31’i, kurum içi beceri eksikliğini telafi etmek için Yönetilen Güvenlik Hizmetleri’ni kullandığını belirtti. Kullanımı zor güvenlik teknolojilerini sistemlerine uygulayıp yönetebilmek için yararlandıklarını belirten BT uzmanlarının oranı %30 iken, üçüncü sırada ise %28 ile güvenlik otomasyonuna yardımcı olmaları geliyor.

Ayrıca, karmaşık tehditlere karşı şirket güvenliğini güçlendirmek için Yönetilen Güvenlik Hizmetleri’nden faydalandığını belirtenlerin oranı %27, zafiyet testi ya da saldırı sırasında savunma gibi karmaşık güvenlik görevleriyle uğraşması için kullananların oranı ise %25 olarak ortaya çıkıyor. Bu hizmetlerin bütçede tasarruf sağladığını düşünenlerin oranı %21 iken, normalde çözülemeyen güvenlik sorunlarının yarattığı zaman kaybının bu sayede önlendiğini belirtenlerin oranı da %16.

Trend Micro siber güvenlik yetenek avını başlattı

0

Trend Micro, dünya çapında yüzlerce takımın katılacağı, 4. Geleneksel Capture the Flag (CTF) yarışmasını duyurdu. Yarışma; siber suçlar, hedefli saldırılar, nesnelerin interneti(IoT) ve sektörel kontrol sistemleri gibi günümüzün kritik alanlarında katılımcıların bilgilerini pratiğe dökme imkanı sunuyor.

Sektöre yeni profesyoneller kazandırmak

Trend Micro CEO’su Eva Chen Trend Micro’da dijital bilgi alışverişini daha güvenli hale getirmek için yaptığı çalışmalarda kötü niyetli kişilerle savaşmak için istek duyan, yetenekli profesyonellerin de büyük payı olacağını belirtiyor. Chen “Çok daha güçlü profesyonellere ihtiyacın gittikçe arttığını fark ettik. Bunun neticesinde dört yıl önce Capture the Flag’in global organizasyonu ile birlikte yetenekli ve bu alanda kendini geliştirmek isteyen gençleri desteklemeye ve geliştirmeye başladık. Profesyonel katılımcıların ise yetkinliklerini artıracak şekilde destek oluyoruz” açıklamasında bulunuyor.


Online eleme ve final olmak üzere iki tur şeklinde yapılacak Capture the Flag’in ilk turu 15 – 16 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek. Online elemeden oluşan ilk turda takımlar, farklı güvenlik problemlerini ne kadar hızlı çözebileceklerini ortaya koyan sorulara yanıt verecek. İlk 10’a giren takımlar ise; 15 – 16 Aralık’ta Japonya’nın başkenti Tokyo’da gerçekleştirilecek finallere gitmeye hak kazanacak.


Birinci olan takım 9 bin dolar ödülün yanında, takımın her bir üyesi de ‘Sıfırıncı Gün Girişimi Ödül Programı’nda kullanmak üzere 15 bin puan kazanacak. İkinci ve üçüncü takımlar da sırasıyla 3 bin dolar ve 2 bin ödül puanı kazanacak.

Telekomünikasyon sektörünün 2017 karnesi açıklandı

0

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), 2017 yılını kapsayan sektörel değerlendirmeleri, sorunları ve çözüm önerilerini derlediği “2017 Yılı Sektör Düzenlemelerine Yönelik Değerlendirmeler” Raporu’nu yayımladı. Telekomünikasyon sektörünün büyüklüğünün 2017 yılında 14 milyar dolar olduğu açıklandı. Türk Lirası olarak hesaplandığında ise rakamın 51,14 milyar TL olduğu görülüyor.

Her yıl düzenli olarak hazırlanan rapordaki toplam gelirlere bakıldığında; 2017 yılında vergiler, harçlar, idari ücretler, hazine payları ve cezalar nedeniyle sektörden çıkan paranın yaklaşık 24,6 milyar TL (6,7 milyar $) olduğu tespit edildi. Sektörde 2003 yılından bugüne kadar 640 milyon TL’lik artış sağlanabildiğinin ortaya çıktığını belirten TELKODER Başkanı Yusuf Ata Arıak, Elektronik Haberleşme Sektörü’nün, serbestleşmenin başladığı 2002 yılından itibaren neredeyse hala aynı büyüklükte olduğuna dikkat çekti.

Rekabetin artması sektörü geliştirecek

GSM markaları Turkcell, Vodafone, Avea; Türk Telekom ve TTNet dışında kalan diğer işletmecilerin toplam gelirlerinin 2017 yılında 6,8 milyar TL olduğu görüldü. 2017 yılı sonunda aralarında Turknet, İşnet, Millenicom, TTM Telekom, Eser Telekom, Demirören TV Digital, Türksat gibi şirketlerin bulunduğu alternatif işletmecilerin gelirleri 4,18 milyar TL, pazar payları ise yaklaşık %8 oldu. Alternatif işletmecilerin pazar payının artması yönünde yapılacak uygulamaların pazarda rekabetin gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayacağı belirtiliyor.

İngiltere’de %31, Almanya’da %52,6 olan sabit telefon trafiği Türkiye’de %2,6

Tüm dünyada genel olarak sabit ses trafiğinin düşme eğilimi içinde olduğu bilinmekle beraber ülkemizde düşüşün çok daha büyük olduğu görülüyor. Türkiye’de toplam trafiğin %2,6’sı sabit, %97,3’ü mobil trafik iken, İngiltere’de sabit trafik %31, mobil trafik %69, Almanya’da ise sabit trafik %52,6 mobil trafik %47,5 oldu. Türkiye’de sabit telefon trafiğindeki çok hızlı düşüşün temel sebebi, pazardaki rekabet eksikliği olarak görülüyor.


WhatsApp gibi uygulamalar SMS dışında mobil görüşmeleri de etkiliyor

Mobil işletmecilerin gelir dağılımına bakıldığında, SMS dışında konuşma gelirlerinin ciddi oranda düştüğü de gözden kaçmıyor. Bu durumun temel sebebi olarak, özellikle Skype, WhatsApp gibi yabancı kaynaklı İnternet Tabanlı Hizmetler (ITH-OTT) ile haberleşme alanında Türkiye’de faaliyet gösteren

şirketlerin farklı düzenlemelere tabi olmalarından kaynaklandığı vurgulanıyor. Bu alanda yapılacak yeni düzenlemeler, yerli şirketlerin küresel pazardaki rakipleriyle daha adil ortamda rekabet etmesine olanak tanımalı.

Yerli ve yabancı şirketlerin yatırımları fiber internet talebini artıracak

Raporda ortaya konan analize göre; 2013 yılından sonra fiber abone sayısındaki artış hızının yavaşladığı görülüyor. Fiber internet abone sayısının kayda değer oranda artırılabilmesi için, fiber şebekenin hızla yaygınlaşması ve bu kapsamda, yerli ve yabancı yatırımcıların fiber altyapı kurma çalışmalarının önündeki engellerin kaldırılması gerektiği değerlendiriliyor. Şirketlerin yatırım konusundaki kararlı tutumlarının yasalar doğrultusunda takip edilmesi ve desteklemesi önem taşıyor.

Uydu haberleşme sektörü büyük fırsatlar sunuyor

2017 yıl sonu itibariyle 10.664 uydu haberleşme hizmetleri abonesi bulunuyor. Türkiye üzerindeki uydu kapasitesi dikkate alındığında abone sayısının düşük olması dikkat çekiyor. Uydu haberleşme sektörünün önünde büyük imkânlar olmasına rağmen, ihtiyaçlarının da oldukça fazla olması gelişmelerin önünü bir anlamda tıkıyor. Bu durumun ele alınarak bir an önce çözülmesi, uydu sektörümüzün ve Türksat’ın iç ve dış piyasalardaki fırsatları yakalamasını sağlayacak. Hizmet ve veriye olan talebin yüksek olması, genç nüfusun büyüklüğü gibi nedenlerle hızlı büyüme potansiyeli taşıyan Türkiye telekomünikasyon sektörünün, uydu yatırımları ile daha hızlı büyümesi sağlanabilir.

Veri merkezi işletmecisi kavramı yeniden tanımlanmalı ve enerji desteği sağlanmalı

Türkiye’nin pazarda hak ettiği yeri alabilmesi ve ülke içinde üretilen verilerin ülke içinde kalmasının sağlanması için veri merkezi sektörünün desteklenmesi ve sürdürülebilir bir büyümeye ihtiyacı bulunuyor. Dolayısıyla, dünya ile uygun standartlarda Veri Merkezi işletmeciliğinin yapılabilmesi için harekete geçilmesi önem taşıyor. Bu konuda atılacak adımların en başında ise “Veri Merkezi İşletmecisi” tanımının yeniden daha faydalı ve kapsayıcı ifadelerle düzenlenmesi geliyor. Ek olarak, ülkemizin dünya veri merkezi sektöründe önemli bir oyuncu haline gelebilmesi için veri merkezlerinin en önemli gider kalemlerinden olan elektrik harcamalarında indirimli elektrik tariflerinden faydalanmaları, hatta bazı durumlarda muaf tutulabilmeleri sağlanmalıdır. Yapı malzemeleri, mekanik ve elektrik donanımlar, BT, donanım ve yazılım alımları üzerindeki ve satışlara doğrudan uygulanabilecek vergi indirimleri, veri merkezlerine tanınabilecek çeşitli vergi teşviklerinden birkaçı olarak sıralanabilir.

Öğrencilere Arçelik temsilcisi olma fırsatı sunulacak!

0

Türkiye’nin en büyük gücü olan genç nüfus potansiyeline inanan Arçelik, yurt dışında öğrenim gören Türk öğrencileri ülkemize geri kazandırma hedefiyle “A Ticket For Your Future” programını hayata geçirdi. Dünyanın önde gelen üniversitelerinde öğrenim gören, teknik bölümler başta olmak üzere farklı disiplinlerden toplam 27 lisans, lisansüstü ve doktora öğrencisi, program kapsamında Arçelik dünyasını tanıma fırsatı buldu. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç da Arçelik’in yeni nesil Ar-Ge Merkezi Garage’da düzenlenen programa konuk olarak, gençlerle buluştu.

Ali Koç: Türkiye’ye dönerek memleketimize doğrudan katkı yapmanız çok kıymetli

Program kapsamında öğrencilerin tasarladıkları projeleri dinleyen Ali Y. Koç ardından gençlerle iş hayatı ve liderlik üzerine sohbet etti, onların sorularını yanıtladı. Cesur olmanın ve şansın iş hayatında önemli olduğunu anlatan Ali Y. Koç, “Bulunduğu ortama enerji veren, motivasyon sağlayan, kaldıraç etkisine sahip kişiliği olan bireyler daha başarılı liderler oluyor” dedi.

“İnsan kaynağının kalitesi başarının da anahtarıdır” diyerek sözlerini sürdüren Ali Koç, gençlerin potansiyeline yürekten inandığını aktarırken, şöyle devam etti: “Araştırmalar her yıl 10 bine yakın öğrencimizin eğitim için yurt dışına gittiğine işaret ediyor, ülke olarak yaşadığımız beyin göçünün etkisi rakamsal olarak milyar dolar seviyesinde ifade ediliyor. Elbette yurt dışında iş hayatına devam ederek de ülkemize katma değer sağlayabilirsiniz ancak insanın yurdu gibisi yok. Türkiye’ye dönerek memleketimize doğrudan katkı yapmanız çok kıymetli.”

Akıllı Ev Çözümleri için konsept fikirleri

Amerika, Kanada, Almanya, Belçika, İsviçre gibi farklı ülkelerdeki üniversitelerde okuyan öğrenciler, program boyunca aldıkları eğitimlerle günümüzün en çok kullanılan inovasyon yöntemlerinden biri olan tasarım odaklı düşünmenin tüm adımlarını gerçekleştirdi. Anlama, empati, fikir geliştirme, prototipleme ve test adımları ile ilgili fikirden iş modeline kadar uzanan ürünleştirme süreci eğitimlerini tamamlayan öğrenciler, konsept fikirlerini Ali Y. Koç ile paylaştılar. Öğrencilerin akıllı ev çözümlerindeki fikirlerini dinleyen Ali Y. Koç da, bu konudaki geri bildirimlerini paylaştı. Programın sonunda, Ali Y. Koç projelerini sunan gençlere katılım sertifikalarını verdi.

Yurt dışındaki Türk öğrencilere istihdam bileti

A Ticket For Your Future’ programı dünyanın önde üniversitelerinde eğitim gören öğrencileri, Arçelik dünyasıyla buluşturmak ve öğrencilerin Arçelik’in marka elçileri olmalarını sağlamayı da amaçlıyor. Program, Türkiye’ye dönmek ve Türkiye’de çalışmak isteyen öğrenciler için Arçelik’i çalışılabilecek öncü şirketler arasında konumlamayı da hedefliyor. Mühendislik ve teknoloji alanlarında dünyanın önde gelen üniversitelerinde okuyan ve programa katılan Türk öğrenciler programın ilk döneminde, 16 Temmuz-31 Temmuz tarihleri arasında Arçelik dünyasını deneyimleyerek, Garage’da alanında uzman liderlerle yeni fikir ve projeler geliştirme imkanı buldu.

Garage öğrencileri çok etkiledi

Programa katılan öğrencilerden Washington Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde okuyan Efe Uluçay, projeyi çok başarılı bulduğunu belirterek, “Farklı bölümlerden 27 kişiyi bir araya getirmek, bu isimlerin birlikte çalışmasını sağlamak, inovatif bir ruh yaratmak gerçekten çok zor. Türkiye’de daha sık yapılması gereken bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Elbette Türkiye’de çalışmayı da istiyorum. Bu program ile Arçelik’in geleceğe yaptığı yatırım beni daha da cezbetti” dedi. Warwick Üniversitesi Uluslararası Teknoloji Yönetimi Bölümü’nden Pınar Sevinç ise, “Bu proje ile birlikte Arçelik’in gelişime çok açık bir şirket olduğunu deneyimlemiş olduk” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Projenin gerçekleştiği Garage beni çok etkiledi. Eskiden ailemdeki kişilerden gördüğüm çalışma şeklinin çok değiştiğini gözlemlemiş oldum. Okul bitince kesinlikle Türkiye’ye dönmek istiyorum.”

Facebook Sayfa yapısını değiştiriyor

0

Facebook, lokak işletmelerin daha rahat bulunabilmesi ve elbette bu küçük işletmelerden daha fazla reklam kazancı elde edebilmek için mevcut “sayfa” formatından değişikliğe gideceğini açıkladı.

Yerel işletmelerin dostu Facebook

Yeni Sayfa formatında, kullanıcılar mobil uygulama üzerinden lokal işletmeleri daha kolay bulabilecekken, işletmeler de yönettikleri işletme sayfası üzerinden lokasyon bazlı olarak çevredeki kullanıcılara ulaşabilecekler.

Facebook ayrıca sayfalar bölümünde, lokal işletmelerin daha kolay bulunabilmesi için sadece lokal işletmelere ait sayfaların aranabileceği yeni bir arama özelliğini de hayata geçirecek. 

Ödeal esnaf dostu çözümleriyle büyümeye devam ediyor!

2014 yılında hayata geçirdiği Cepte POS uygulamasıyla aylık kotalar ve sabit maliyetler nedeniyle POS yatırımı yapmak istemeyen KOBİ’ler, küçük işletmeler ve bireysel girişimcilere hizmet sağlayan Ödeal, büyüme yolculuğuna hız kesmeden devam ediyor.

Bu yılın ilk yarı sonuçlarına göre, 81 ilde 69’dan fazla sektörde hizmet vererek, 25 bini aşkın işyerine ulaşan firma, üye işyeri sayısını yüzde 37, işlem adedini yüzde 100 ve cirosunu yüzde 67 artırdı. Ödeal’ın toplam üye işyeri sayısının yüzde 71’ini bireysel girişimciler ve şahıs şirketleri; geri kalan yüzde 29’luk kısmını ise, limited şirketler ve kooperatiflerle, dernekler oluşturuyor.

Ödeal’a göre, Türkiye bir FinTech merkezi olabilir

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Ödeal Kurucu Ortağı Fevzi Güngör, bir start-up’tan, sektörün önemli oyuncularından birisi haline geldikleri dört yıllık Ödeal yolculuğunu 3 aşamada özetleyerek, şunları söyledi:

“Yolculuğumuz, 2014 yılı Eylül ayında Ödeal Cepte POS ile başladı. Bu sayede, yalnızca büyük kurumlar değil, küçük esnaf ve kendi hesabına çalışanlar da herhangi bir sabit maliyete katlanmak zorunda olmaksızın kredi kartı ve banka kartından tahsilat yapabilmeye başladılar.”

“Burada çok ciddi bir sıkıntıyı çözdük. İkinci fazda ise, zaman içinde gelen talepler doğrultusunda, Profilo iş birliği ile Ödeal POS adını verdiğimiz, Türkiye’nin masaüstü yazar kasalara bağlanma özelliğine sahip ilk ve tek POS cihazını çıkardık. Böylece Ödeal POS ile, anlaşmalı bankalar için tek POS üzerinden taksit imkanına ek olarak; tüm bankalar için aynı komisyon oranı gibi farklı avantajlar sunmaya başladık.”

Başka bir ifadeyle, ödeme sistemlerine hem yeni bir bakış açısı getirdik ve hem de pazardaki faaliyet alanımızı genişletmeye başladık. Üçüncü faza ise bu sene geçtik ve yine Profilo ortaklığıyla Ödeal Yazarkasa POS ürününü piyasaya sürdük. Bu yeni nesil yazar kasa POS cihazı içerisine, Ödeal avantajları eklenerek, yazarkasa ile mobil olarak tahsilat yapmak isteyen işletmelere çözüm sunduk. Kısacası, alışveriş ekosistemini iyi okuduğumuzu düşünüyorum. Ve 2018 yarıyıl rakamlarındaki ivmemiz de bunun en önemli göstergesi.” dedi.

Türkiye’de mobil tahsilat uygulamaları alanında hala büyük bir potansiyel olduğunu da vurgulayan Güngör şunları söyledi:

“Türkiye, Dünya’nın Fintek finans merkezi olabilir. Bu konuda hem devlet hem de özel sektör kanalında önemli girişimlerde bulunuluyor, adımlar atılıyor. Yenilikçilik, müşterilere yakınlık, inovasyon, uzmanlık, regülasyonlar, devlet teşvikleri ve yabancı sermayeli girişimler gibi Fintek pazarının büyümesinde etkili olan faktörlerin hepsi mevcut. Ülkemizin, yatırımcıların daha çok ilgisini çeken, dünya markası Fintek şirketlerinin yer aldığı bir ekosisteme kavuşacağına inanıyorum.”

ABD askerleri cephede cep telefonuyla oy kullanacak

0

Demokratik seçimler, katılım oranları yükseldiğinde anlam kazanıyor. Ancak ABD’nin on binlerce vatandaşı, askerlik görevi nedeniyle ülke dışında, cephe bölgelerinde yer alabiliyor ve bu ortamda oy kullanmak çok kolay olmuyor. 

Askerler nasıl oy kullanacak?

ABD şimdi askerlerin oylarını rahatça kullanabilmesi için, bir mobil uygulamanın kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyor.

ABD’deki West Virginia bölgesi, yaklaşan yerel seçimlerde, bölgeye kayıtlı seçmen askerlerin bulundukları yurt dışı bölgesinde rahatça oy kullanabilmesi için bir mobil uygulamayı hayata geçirecek. Söz konusu uygulama, yüz tanıma sistemi ve blockchain teknolojisiyle, askerlerin oyunu kayıt altına alacak ve seçim merkezine gönderecek. 

West Virginia’adaki bu deneme başarılı olursa benzer bir uygulamanın ülke çapında yaygınlaşabilmesinin de önü açılmış olacak.

 

Arista ve Cisco 400 milyon dolara anlaştı

0

Ağ donanımları üreticileri Arista ve Cisco arasındaki patent davası, 400 milyon dolarlık anlaşmayla sonuçlandı.

400 milyon dolarlık anlaşma

Anlaşmaya göre, Arista ihlal ettiği patentler nedeniyle Cisco’ya 400 milyon dolar ödeyecek, Cisco da davadan vazgeçecek.

Yıllardır süren dava böylece anlaşmayla sonuçlanırken, Cisco da network donanımları konusundaki patentlerinin izinsiz kullanımı konusunda piyasaya önemli bir mesaj vermiş oldu. 

Cisco’nun açtığı patent davasına karşılık Arista da Cisco’ya, piyasadaki hakim konumunu kötüye kullanarak tekel oluşturduğu suçlamasıyla dava açmıştı.

Hiroşima sanal gerçeklik ile canlandırıldı

0

73. yıl dönümünde Hiroşima sanal gerçeklik ile yeniden canlandırıldı. Hiroşima felaketi, 5 dakikalık sanal gerçeklik deneyimi ile aktarıldı.

Hiroşima sanal gerçeklik ile anıldı

6 Ağustos 1945 tarihli Hiroşima felaketinde, atom bombası ile saldırı sonucu yaklaşık 140 bin hayatını kaybetmişti. Bu felaketin 73. Yıl dönümünde, sanal gerçeklik teknolojisi kullanılarak yeni bir anma yapıldı. Hayatta kalan kişiler ile yapılan röportaj sonucu, 5 dakikalık bir sanal gerçeklik deneyimi oluşturuldu. Sanal gerçeklik deneyiminde, özellikle ortaya çıkan görüntü ve seslere odaklanıldığı biliniyor.

Sanal gerçeklik deneyimi ile bir nevi o acı felaketin anılmasının yanı sıra, hangi derslerin çıkarılması gerektiğine yönelik bir farkındalık hedeflendi.

Bu deneyime katılanlar, genel olarak sanal gerçeklik teknolojisinin o anı neredeyse tam anlamıyla yaşattığını belirttiler. Ayrıca bu sanal gerçeklik videosunun hazırlamasında öğrencilerin çalışmış olması da Japonya’nın eğitim ve teknolojiye önem vererek zor günlerden kurtulduğunu gösteriyor.

 

Tesla batarya patenti için başvuru yaptı

0

Tesla batarya patenti başvuruları yaparak, daha güvenli bir sürüşü hedefliyor. Yeni patentler, bataryaların alev almasına karşı önlemler içeriyor.

Tesla batarya patenti alıyor

Elektrkli otomobil sektörünün dev firması Tesla, birçok kez yanan bataryaları ile gündeme geldi. Tesla, yaralanmalara hatta ölümlere neden olabilecek bu duruma karşı yeni bir önlem planlıyor. Yapılan 2 yeni batarya patenti başvurusu, olası yanmalar ve patlamalara karşı önlem içeriyor.

Tesla’nın mevcut batarya modellerine baktığımızda binlerce modülün birleşmesinden oluştuğunu görüyoruz. Örneğin; Model S’te 18 mm çapında ve 64 mm uzunluğunda toplam 5375 adet modül yer alıyor. Bu modüllerden herhangi biri arızalandığında sıcak gaz açığa çıkıyor. Bu sıcak gaz, geri kalan binlerce modülü de etkiliyor.

Şirketin başvurusunu yaptığı bir patent, termal kontrol sıvı kullanımını temel alıyor. Batarya sıcaklığını sürekli olarak kontrol eden bu sıvı, bataryaya herhangi bir zarar vermiyor. Modülde bir arıza yaşandığında ise sıvı sayesinde diğer modüller bundan çok yavaş etkileniyor. Böylelikle araca müdahale etmek için yeterli zaman kalıyor.

Diğer patentte ise termal kontrol sıvısı yerine, polimer bazlı yalıtım malzemesi kullanılıyor. Şirket, bu iki patenti de alarak, en uygun ve verimli olan yöntemi bataryalarında kullanmayı hedefliyor.

Bitcoin ATM sayısı rekora koşuyor

Bitcoin ATM sayısı katlanarak artmaya devam ediyor. Bitcoin ATM sayısı 3500’ü geçerek yeni bir rekora imza attı.

Bitcoin ATM sayısı 3500 barajını geçti

Kripto para yatırımlarında yaşanan artış ile para dönüşümleri yapmanın mümkün olduğu kripto para ATM sayısında artış yaşanıyor. Özellikle kripto para piyasasının en çok bilinen birimi olan Bitcoin’lere yönelik ATM sayısında ciddi bir artış görülüyor. Statista adlı şirket tarafından açıklanan verilere göre Bitcoin ATM’lerinin sayısında 2017 yılında 4 kat artış yaşandı. Coinatmradar verilerine göre ise şu anda aktif olarak hizmet veren 3502 adet kripto para ATM’si bulunuyor.

2013 yılında Vancover’daki kahve dükkanında kurulan ATM’den bu yana kripto para sektöründe önemli ilerlemeler yaşandı. Bitcoin ATM olarak adlandırılan bu ATM’ler diğer para birimlerine yönelik hizmet vermesi nedeniyle, yatırımcılar tarafından ilgi görüyor. ATM’lerin yüzde 49’u Litecoin, yüzde 32’si ise Ethereum desteği görüyor. Ayrıca bu ATM’ler ile yapılan işlemlerde yüzde 8 oranında hizmet bedeli kesiliyor.

Ülke bazındaki verilere baktığımızda ise 2014 yılından günümüze toplamda 53 farklı ülkede 1,700 adet Bitcoin ATM kuruldu. Ortalama verilere baktığımızda iseher gün dünya genelinde ortalama 9 adet Bitcoin ATM kurulduğunu görüyoruz.

Bankalar kripto para işlemi yapabilecek

Tayland Bankası (BoT) tarafından yapılan yeni düzenleme ile bankalar kripto para işlemleri yapabilecek. Bankalar kripto para işlemleri ile borsa görevi görecek.

Bankalar kripto para sektörüne hazırlanıyor

Kripto paraların yerel para birimlerini alıp alamayacağı tartışmalar devam ederken, Tayland Bankası (BoT) dikkat çeken bir duyuru yaptı. Yapılan duyuruda bankaların kripto para alışverişi ve yatırımına yönelik detaylara yer verildi. Açıklamada, bankaların yan kuruluşlar aracılığıyla dijital token üretebilecekleri ve kripto para borsası gibi işlem yapabilecekleri belirtildi.

Ayrıca bu yenilik ile bankaların kripto para şirketi kurabilmeleri de mümkün hale geldi. Kurulacak bu şirketlerde bankalar, kripto para yatırımları yapabilecek.

Kripto para piyasasına doğrudan giriş yapamayan bu bankalar, kurdukları aracı şirketler ile işlemler yapabilecekler. Ayrıca bu şirketler, doğrudan halk için işlem yapamayacak. Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ve Sigorta Komisyon Ofisi (OIC) ile işbirliği yapacak olan bu şirketler, sadece şirketlere yönelik hizmet verecek.

E-ticaret sitesi imitasyon ürünler için yargılanacak!

Çin’in dev e-ticaret sitesi için sahtecilik iddiası gündeme geldi. E-ticaret sitesi imitasyon ürün sattığı iddiasıyla mahkeme karşısına çıkacak.

Pinduoduo: E-ticaret sitesi imitasyon ürünler mi sattı?

Alibaba ve JD.com’dan sonra Çin’in üçüncü büyük e-ticaret sitesi olan Pinduoduo, ABD’de sahtecilik iddialarıyla gündeme geldi. Pinduoduo’nun New York’taki ilk halka arzının (IPO) ardından, ünlü markaların ürünlerinin marka isimlerine benzeyen, düşük fiyatlı ürünler satıldığı belirtildi. Yani Pinduoduo, bir nevi imitasyon ürün satmakla suçlandı. ABD’de Rosen Hukuk Bürosu olmak üzere 6 büyük hukuk bürosu, Pinduoduo için dava açmayı planlıyor.

Howard G. Smith Hukuk Bürosu, web sitesi üzerinden yaptığı açıklamadı, Pinduoduo yöneticilerinin mali durumlarını çarpıtarak, yöneticileri yanlış yönlendirdiğini vurguladı. Ayrıca yatırımcılar için ücretsiz bir başvuru formu oluşturuldu ve mağdur olan yatırımcılara ulaşılmaya çalışılıyor.

İmitasyon ürün satışında özellikle P&G’nin sahip olduğu bebek bezi markası olan Pampers’in mağduriyet yaşadığı belirtiliyor. Pinduoduo’da “Pampois” ve “Parmepas” markalarına ait çeşitli bebek bezi ürünleri satıldı. Düşük fiyatlı olan bu ürünler, tüketicilerden yoğun bir ilgi gördü.

Sahte bankacılık uygulaması kart bilgilerini çalıyor

0

Bankaların güvenlik önlemlerini aşmakta zorlanan siber suçlular, banka müşterilerini kandırma yolunu seçmeyi sürdürüyorlar. Bilgi güvenliği kuruluşu ESET, bu çerçevede ilk tespitlere göre üç Hint bankasının müşterilerini hedef alan yeni bir bankacılık truva atı ile ilgili uyarılarda bulundu.

Resmi Google Play mağazasına sızmayı başaran bu sahte bankacılık uygulamaları, banka kullanıcılarına kredi kartı limitlerini yükseltmeyi vaat ederek ulaşıyor. Sahte uygulamalar, düzmece formlar yoluyla kredi kartı ayrıntılarını ve internet bankacılığı bilgilerini ele geçiriyor. Daha da kötüsü, kurbanlardan çalınan veriler açık bir sunucu üzerinden çevrimiçi şekilde, düz metin olarak sızdırılıyor, ki bu da verileri herkese açık hale getiriyor.

Sahte uygulamalar Haziran ve Temmuz 2018’de Google Play’e yüklendi ve ESET’in Google’ı uyarmasıyla kaldırıldı; ancak o zamana dek yüzlerce kullanıcı tarafından çoktan indirilmişlerdi.Uygulamalar, her biri farklı bir Hintli bankayı taklit eden üç ayrı geliştirici tarafından yüklendi; ancak veriler üç uygulamanın kaynağının da aynı saldırgana dayandığını gösteriyor.

Uygulamalar nasıl çalışıyor?

Zararlı yazılımı tespit eden ESET Güvenlik Arastırmacısı Lukas Stefanko’nun verdiği bilgiye göre üç uygulama da aynı prosedürü izliyor. Başlatmayla birlikte, kredi kartı bilgilerininin talep edildiği bir form beliriyor. Kullanıcılar formu doldurup ‘Gönder’ tuşuna basarsa, internet bankacılığı giriş bilgilerinin istendiği başka bir forma yönlendiriliyor. İlginç olarak, tüm alanlar ‘zorunlu’ (*) olarak işaretlense de, her iki form da şüpheli bir durumun göstergesi olarak boş şekilde de gönderilebiliyor.

Her iki form da doldurulup ya da doldurulmadan tıklandığında, kullanıcı üçüncü ve son bir sayfaya yönlendiriliyor ve bir müşteri hizmetleri yöneticisinin kendileriyle iletişime geçeceği belirtiliyor. Elbette, hiç kimse kurbanlarla temas kurmuyor ve uygulamanın bu noktanın ötesinde başka hiçbir işlevi bulunmuyor.


Elde edilen bilgiler herkese açık hale geliyor

Bu arada, sahte formlara girilen bilgiler düz metin olarak saldırganın sunucusuna gönderiliyor. Çalınan bilgileri listeleyen sunucuya herhangi bir kimlik doğrulama gerekmeden, bağlantıya sahip olan herkes tarafından erişilebiliyor. Bu, kurbanlar açısından potansiyel zararı artırıyor çünkü hassas bilgileri, yalnızca saldırganın kullanımında değil, potansiyel olarak herkesin karşısına çıkabilir durumda.


Nasıl güvende kalınır

ESET Güvenlik Arastırmacısı Lukas Stefanko, bu zararlı uygulamalardan herhangi birini yüklemiş olanlara, bunları hemen kaldırmayı tavsiye ediyor. “Banka hesabınızı hemen kontrol edin ve internet bankacılığı giriş şifrenizin yanı sıra kredi kartınızın pin kodunu da değiştirin” diyen Lukas Stefanko, kimlik avı uygulamalarının kurbanı olmamak için telefon kullanıcılarına şu önerilerde bulundu:

  • Yalnızca bankanızın resmi sitesiyle bağlantılı olan mobil bankacılık uygulamalarına güvenin.
  • Güvenliğinden ve meşruluğundan şüphe duyduğunuz çevrimiçi formlara asla hassas bankacılık bilgilerinizi girmeyin.
  • Google Play’den uygulama indirirken indirilme sayısına, uygulama puanına ve değerlendirmelere dikkat edin.
  • Android cihazınızın güncel olduğunda emin olun ve güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın.
  • ESET güvenlik yazılımları, bu zararlı uygulamaları ‘Android/Spy.Banker.AHR’ olarak tespit ederek engelliyor.