Hacker’ların yeni hedefi tıbbi cihazlar

Fidye yazılımları, genellikle hacker’ların bir bilgisayarı veya sistemi ele geçirmesi ve kullanıcıyı kontrol altına alması ile duyuyoruz. Ancak birinin bunu insülin pompası veya kalp pilini kontrol altına alarak yaptığını düşündünüz mü?

Kablosuz teknolojiler, kişi sağlığını takip etmenin en kolay yolu gibi görülüyor. Atılan adım sayısından, kalp atış sayısına kadar farklı parametreleri ölçebilen birçok uygulama mevcut. Ancak bu kişisel tıbbi cihazların önünde ciddi bir problem bulunuyor; siber güvenlik. Siber saldırılar kişisel veri hırsızlığı, tedavi yöntemini öğrenme veya cihaz üreticisinden para talep etme gibi farklı amaçlarla yapılabiliyor. Jennifer Madary Houck tarafından hazırlanan bir rapora göre, 2006 ile 2011 yılları arasındaki tüm tıbbi cihazların geri çağrılma nedeninin yaklaşık yüzde 23’ü yazılımla ilgili sorunlardan kaynaklıydı.

Kalp pilleri, insülin pompaları ve kardiyak defibrilatörler siber güvenlik konusunda en çok endişe edilen tıbbi cihazlar arasında bulunuyor. Kablosuz teknolojiyi kullanan bu cihazlar, doktorlar tarafından takip edilerek kontrol edilebiliyor. Bu yönüyle çeşitli yönleriyle savunmasız olan kablosuz vericiler, hacker’lar tarafından siber saldırılar ile kontrol altına alınabiliyor.

Sağlık ve İnsan Hakları Dairesi Haziran ayında küresel güvenlik konusundaki bir raporunu kongreye sundu ve geçtiğimiz günlerde 2017 Tıbbi Cihaz Siber Güvenlik Yasasını çıkarıldı. Bu yasanın maddeleri ise şu şekilde:

Tıbbi cihazlar için bir “siber rapor kartı” oluşturun.

Piyasaya çıkmadan önce “yetki testi” yapın.

Siber güvenlik güncelleştirmelerinin ve yamalarının ücretsiz kalmasını ve FDA tarafından yeniden sertifikalandırılmasını isteyin.

Tıbbi cihazların siber güvenliklerini, Endüstriyel Kontrol Sistemleri Siber Acil Müdahale Ekibi (ICS-CERT) yetkisi altında tutun.

Sağlık tesisleri içinde ve dışında bulunan cihazlar için uzaktan erişim korumalarını güçlendirin.

Türk Telekom ve Turkcell el sıkıştı!

0

Türkiye’nin iki büyük telekomünikasyon şirketi, sektörün en önemli organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmak için güçlerini birleştirdi. Teknoloji alanında yaptığı yatırımlarla ve stratejik konumu itibariyle bölgenin merkezi haline gelen Türkiye, 21-22 Eylül 2017 tarihlerinde telekomünikasyon devlerine ev sahipliği yapacak. Turkcell ve Türk Telekom öncülüğünde gerçekleşecek etkinlikte dijital dünyanın geleceğine yön verilecek.

Antalya Gloria Golf Resort Hotel’de düzenlenecek Türk Telekom International & Turkcell Superonline uluslararası operatör müşteri etkinliğinde, “Türkiye’yi internetin ana rotası, İstanbul’u bölgenin merkezi yapma” stratejisi ve vizyonuyla ilgili önemli mesajlar verilecek. Zirveye Çin’den Almanya’ya Hindistan’dan Rusya’ya 40’ın üzerinde ülkeden 90 şirket ve 200 katılımcı bekleniyor.

Türkiye Dijital Dönüşümün merkezi olacak

Türkiye’nin iki telekom devinin dünyanın önde gelen telekomünikasyon şirketlerini ülkemizde ağırlamasının büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizen, etkinliğin ev sahiplerinden Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “Turkcell olarak Türkiye’nin faydasına olacak her türlü konuda destek vermeye özen gösteriyoruz.

Bu etkinlikte de dünyada teknolojiye yön veren şirketleri, Türk Telekom ile birlikte ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye, yüksek hızda internet kapasitesiyle dünyanın sayılı ülkelerinden biri konumunda. Ülkemiz internette sadece bölgenin değil, dünyanın da merkezi olma potansiyeline sahip. Bu etkinlik ile tüm dünyada bu potansiyele dikkat çekmeyi amaçlıyoruz.

Türk Telekom International ve Turkcell Superonline gibi Türkiye’nin iki büyük değerinin bu ortak amaçla işbirliği yapmasının ülkemiz için çok değerli ve son derece güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Bu vesileyle Türk Telekom’a da ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye bölgenin veri üssü ve iletişim köprüsü konumunda

Türk Telekom CEO’su Paul Doany, Turkcell ile gerçekleştirdikleri işbirliği kapsamında şunları kaydetti: “Türkiye hemen her sektörde derinleşmiş, güçlü üretim ve hizmet kapasitesiyle bölgesinin en sofistike ekonomilerinden biri. Doğu-batı arasında başta enerji ve teknoloji olmak üzere çok farklı sektörlerde tam anlamıyla bir köprü. Telekom sektörü ise genç nüfusun iletişim teknolojilerine olan ilgisi ve hızlı benimsemesi sayesinde her yıl Türkiye ekonomisinin üzerinde büyüyor.

Türk Telekom olarak grup şirketlerimizle birlikte Türkiye’nin kıtalararası bir veri üssü ve iletişim köprüsü olması vizyonu ile hareket ediyor, yurtiçi ve yurtdışı yatırımlarımızla altyapımızı güçlendiriyoruz. Bu amaç doğrultusunda çeşitli işbirlikleri yapıyor, yaptığımız bu işbirlikleri ile de Türkiye’nin büyüme potansiyeline katkı sağlıyoruz.

Türkiye’nin öncelikleri söz konusu olduğunda, Türkiye’ye değer yaratacak işbirlikleri hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Türkiye’nin, sadece bölgenin değil dünyanın veri üssü olması için bu etkinliğin Türkiye’de gerçekleştirilebilmesi için Turkcell ile el ele verdik. Bu anlamda Turkcell ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğini sektörümüz adına çok değerli buluyor ve katkılarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. ”

Slack’e şifreli rakip geliyor

0

Kurumsal alanda büyük başarı yakalayan proje yönetim uygulaması Slack’e dişli bir rakip daha geliyor gibi görünüyor. Microsoft’un Slack’e karşı Teams uygulamasını yayına almasından sonra şimdi de OkCupid ve SparkNotes uygulamalarının arkasındaki geliştiriciler, Maxwell Krohn and Chris Coyne, Slack’e alternatif olacak uçtan uca şifreli bir proje yönetim uygulaması geliştirdiklerini duyurdular.

İkilinin 2015 yılında kurdukları ve şifreleme teknolojileri geliştiren startup’ları Keybase üzerinde geliştirilen yeni uygulama Keybase Teams adını alacak. Henüz erken aşamada olan uygulama yayına girdiğinde, WhatsApp’ta olduğu gibi, takımların arasındaki tüm iletişimi güçlü bir algoritma ile uçtan uca şifreleyecek. Bu da kimsenin bu yazışmalara dışarıdan müdahil olup okuyamayacağı anlamına geliyor. Diğer bir deyişle, endüstri casusluğu konusunda hassas olan işletmelerin Slack’i bırakıp Keybase’e geçmeleri çok muhtemel görünüyor.

Keybase Teams’in kullanıcı arayüzünün de Slack’e benzer olacağı vurgulanıyor. Bu sayede Slack’ten Keybase’e geçişin de kolay olacağının altı çiziliyor. 

Kısa sürede 5 milyar dolarlık değere ulaşan proje yönetim uygulaması Slack, bu alanda hala önemli fırsatların bulunması nedeniyle pek çok geliştiricinin hedefinde bulunuyor. Piyasa doygunlaşıncaya veya Slack ya da diğer bir uygulama ezici üstünlük sağlayıncaya kadar yeni alternatif uygulamaların sık sık ortaya çıkması da kaçınılmaz görünüyor.

Uber’in cinsel ayrımcı reklamı fena patladı

0

ABD’deki “Eşinizi Takdir Etme Günü”, Uber’in değişik reklam kampanyası nedeniyle büyük protestolara neden oldu.

Yemek sipariş servisi olarak işlev gören Uber’in alt markası UberEATS’in tanıtımı için Eşinizi Takdir Etme Günü’nde bir reklam yayınlayan Uber, reklamda “Eşinizi bir günlüğüne mutfaktan çıkarın ve dışarıdan yemek sipariş edin,” ifadelerini kullanınca, sosyal medyada lince uğradı.

Kadınları mutfak hizmetiyle özdeşleştiren ve bu bakış açısını normalleştiren reklam sloganı nedeniyle ağır tepki alan Uber, yine kadınlara karşı cinsel ayrım yapmakla suçlanmaya başladı. Şirket içinde kadınların maruz kaldığı cinsel tacizleri görmezden gelmekle suçlanarak görevinden el çektirilen şirketin kurucusu ve CEO’sunun ardından, yeni CEO’nun da bu tür bir cinsel ayrımcılık suçlamasına imza atan reklama onay vermiş olması Uber’e karşı tepkilerin artmasına neden oldu.

Artan tepkiler üzerine yaptıkları hatanın farkına varan Uber ise reklamı geri çekerek bir özür açıklaması yayınladı. Ancak Uber içinde erkek egemen bir yönetimin kontrolde olduğuna dair eleştiriler hızla yükseldi, Uber yönetimi ise bu skandalın da yeni bir “Uber uygulamasını sil” kampanyasına dönüşmesinden endişe ediyor. Trump’ın başkan olmasından sonra Uber’in kurucusunun Trump’a destek vermesi nedeniyle ABD’de çok sayıda kullanıcı Uber uygulamasını silmiş, Uber rakibi Lyft’in arkasına düşmüştür.

Tesla Çin’de fabrika mı kuracak?

0

Elektrikli otomobiller için pil üretimi yakın zamanda petrol ekonomisinin son bulmasını ve dünyadaki tüm otomobilleri hareket ettirebilmek için pile ihtiyaç duyulacak. Bu konuda ilk adımı atarak dev bir fabrika kuran Elon Musk’ın en büyük rakibi ise onun fabrikasından 5 kat daha büyük bir pil fabrikası kuran Çin olacak. Çin aynı zamanda Elon Musk’ın yeni nesil ulaşım projesi Hyperloop’un da en büyük rakibi. Çin’de Hyperloop’a rakip olarak geliştirilen basınçlı kapsülerin, Hyperloop’tan 4-5 kat daha hızlı hareket edeceği öne sürülüyor.

Ancak Çin ve Elon Musk arasındaki sert rekabet, Musk’ın Çin pazarına girmek için fırsat kollamasına engel değil.

Çin devleti, ülkedeki ağır hava kirliliği problemini çözmek için dünyanın diğer ülkelerinden daha hızlı şekilde elektrikli otomobillere geçiş için hazırlık yapıyor. Çin’de otomobil satmak isteyen yabancı otomobil markalarının ise Çin’de yerel bir üretici ile ortak olarak fabrika kurması gerekiyor. Yani Çin’de satılan her otomobil aslında Çin malı. 

Elon Musk’ın da Tesla modellerini Çin’de satmak istediği anack ABD’de üretilmiş modelleri Çin’e ihraç etmek yerine Çin’de fabrika kurarak burada “milyonlarca” araç üretmek istediği biliniyordu. Şimdi Çin’in petrollü motor üretimini sonlandırıp elektrikli araç üretimine geçmek istemesi, Elon Musk’ın elini güçlendiriyor. Tesla’dan sızan bilgiler Elon Musk’ın yakında Çin’le anlaşmaya vardıklarını içeren bir tweet atabileceğini söylüyor. 

TELKODER: Uydu haberleşmede zincirlerini Kırmalıyız

0

TELKODER, bugün gerçekleştirdiği basın toplantısıyla ülkemizdeki uydu haberleşmesi için hazırladığı raporu basın mensuplarıyla paylaştı.

TELKODER’in yayımladığı “Türkiye’de Uydu Haberleşme Hizmetleri: Tehditler ve Fırsatlar” başlıklı rapora göre, uydu haberleşme sektörünün dünyayla rekabet edebilmesi için en az 10 kat büyümesi gerekiyor. Önündeki büyük imkânlar ile önemli ihtiyaçlara çözüm sağlayabilecek olan uydu haberleşme sektörünün ve Türksat’ın, iç ve dış piyasadaki fırsatları kaçırmaya itildiği ifade ediliyor. 

Hem yerel hem de küresel olarak pazarı büyütülmeyen bir uydu sektörünün uydu yapmak hedefinden söz edilmesinin; hayalci bir yaklaşım olacağını belirten TELKODER, kaynakları heba etmeyecek gerçekçi bir yaklaşımla dikkatlerin mutlaka uydu sektörüne yöneltilmesi ve bu gidişatın acilen değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. 

Biz de tüm bu bilgileri TELKODER Başkanı Yusuf Ata Arıak ile konuştuk. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizi video ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.

VMware VMworld 2017 etkinliği Barcelona’da gerçekleşti!

VMvare şirketin her yıl düzenlediği VMware VMworld konferansının Avrupa ayağı geçtiğimiz hafta Barcelona’da gerçekleşti. VMware VMworld 2017 etkinliğinde yazılım, sanallaştırma, bulut çözümleri, IoT ve yapay zeka gibi önemli konu başlıklarının konuşulduğu oturumlarla geçen etkinliği sizler için takip ettik.

VMware VMworld 2017 etkinliği Barcelona’da gerçekleşti!

Amerika’da düzenlenen VMworld etkinliğinin ardından Avrupa ayağı 11 – 14 Eylül 2017 tarihleri arasında Barcelona’da gerçekleşti. TechInside olarak yerinde takip ettiğimiz etkinlik sırasında VMware Türkiye Ülke Müdürü Murat Mediçeler ve VMware EMEA IoT İş Geliştirme Direktörü Matthias Schrorer ile yaptığımız röportaj ile VMware VMworld 2017 etkinliğini değerlendirdik.

VMware yeni vRealize Suite 2017 ile yazılım-tanımlı veri merkezleri (SDDC) ile çoklu bulut yönetimini daha hızlı ve kolay hale getiriyor.

VMware, Inc. (NYSE: VMW) bugün VMworld 2017 Europe’da müşterilerinin BT altyapılarını ve uygulama hizmetlerini çoklu bulut ortamlarında daha kolay konumlandırıp yönetmelerini sağlayacak bulut yönetim platformundaki gelişmeleri tanıttı. VMware vRealize Suite 2017 vRealize Operations, vRealize Automation, vRealize Business for Cloud ve vRealize Log Insight’ın son güncellemelerini entegre hale getirip yeni yaşam döngüsü yönetim özellikleri ile müşterilerin veri merkezlerini modernleştirmesi ve bulut entegrasyon çabalarına destek oluyor.

VMware ayrıca VMware Cloud Services’ı de tanıtıp bulut kullanımı, maliyeti, ağ trafiği, metrik görüntüleme, analitik konularında uçtan uça görünürlük sağlarken genel bulut ve kurum-içi ortamlarda devamlı bir güvenlik fırsatı veriyor. Şirketler dijital dönüşümlerinin eşsiz deneyimlerini ve faydalarını görürken VMware de bu yolculukta müşterilerine bugün ve yarın ihtiyaç duydukları ve duyacakları bulut, mobil ve güvenlik yazılımları ve hizmetlerini ihtiyaçlarına uygun bir şekilde kurma imkânı veriyor. 

VMware Bulut Yönetimi İş Departmanı Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Ajay Sing konuyla ilgili olarak “BT kuruluşları daha çevik ve inovatif olmayı arzularken VMware veri merkezlerini modernleştirip genel bulutları özel bulut ortamları ile entegre hale getirerek onlara hedeflerine ulaşmaları konusunda yardımcı oluyor. VMware vRealize Suite 2017 yeni yaşam döngüsü yönetim özellikleri ile BT’nin bulut yönetim platformlarına değer katma sürelerini iyileştiriyor ve uygulama ile altyapı hizmetlerinin hiç olmadığı kadar hızlı ve etkin gerçekleştirilmesini sağlıyor.” dedi. 

Kurum-içi ve kurum-dışı uygulama ve altyapı hizmetlerine daha güçlü erişim VMware vRealize Suite 2017 genel ve özel bulutların oluşturduğu hibrit ortamların idaresini kolaylaştıran kapsamlı bir bulut yönetim platformu. Otomasyon ve  önceden tanımlanmış politikalar ile BT hizmetlerini hızlandıran yüksek seviyede çeviklik ve esnekliği geliştiricilere ve çeşitli iş alanlarına sunarken kontrol ve yönetimin devamlılığını sağlıyor.

VMware’in çözümü sanal makineler ve konteynerler üzerindeki geleneksel ve bulut-kökenli uygulamalardan oluşan ayrışık ortamları destekleyip yazılım-tanımlı bir veri merkezi ya da çoklu bulut ortamlarında çalışmalarını sağlıyor.

Microsoft geleneksel donanım buluşmasını sonlandırıyor mu?

Microsoft’un her yıl son bahar aylarında düzenlediği geleneksel donanım zirvesi, bu yıl yapılmayacak gibi görünüyor. Her yıl New York’ta düzenlenen ve yazılım devinin aynı zamanda ürettiği donanımları tanıttığı bu zirve yeni Surface tabletlerinin ve diğer Microsoft donanımlarının tanıtımına sahne oluyordu.

Ancak Microsoft bu yıl geleneksel donanım zirvesini gerçekleştirmek yerine, medyaya gönderdiği davetiyelerde 3 Ekim günü, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik konusunda bir zirve düzenleyeceğini duyurdu. 

Bu toplantıda Microsoft’un şu anda geliştiricilere 3000 dolar fiyatla satılan artırılmış gerçeklik gözlüğü Hololens hakkında önemli bir gelişmeyi duyuracağı beklentisi oluştu. Ancak Microsoft’tan sızan bilgiler zirvenin Hololens odaklı olmayacağı ama Windows 10’daki yeni sanal gerçeklik/artırılmış gerçeklik özelliklerini anlatacağını ortaya koyuyor. Yani, daha düşük fiyatlı, daha gelişmiş bir Hololens’in tanıtımı için biraz daha bekleyeceğiz görünüyor.

Intel ve Waymo ortaklık yapacaklarını açıkladılar

Otonom sürüş teknolojisi konusunda birbirine rakip iki firma, Intel ve Google’ın otonom sürüş şirketi Waymo, birlikte Level 4 ve Level 5 şartlarında otonom sürüşü mümkün kılacak teknolojiler geliştireceklerini açıkladılar. 

Intel’in vurgusuna göre şirket bu ortaklıkta otonom sürüşün ihtiyaç duyacağı işlemci gücünü sağlayacak. Waymo’nun şu anda test için kullandığı Chrysler Pacifica minivanları ise Intel’in işlemcileri ve sensörlerini kullanarak Waymo’nun geliştirdiği otonom sürüş yazılımını çalıştırıyor. Waymo, iki şirketin ileriki dönemde her kondüsyonda insansız sürüşü mümkün kılacak teknolojileri ortak biçimde geliştirmek istediğinin de altını çiziyor.

Öte yandan Waymo’nun Intel ürünlerinin yerine kendi sensör ve işlemcilerini üretmek için içeride önemli bir çaba sarf ettiği biliniyor.

Çin’de teknolojik sünger kentler

CNN’in haberine göre, tüm dünyada ve özellikle Asya’da son dönemlerin hızlı kente göçü kentlerin birden çok büyümesine yol açmıştı. Bu ise,  acil altyapı sorunlarını gündeme getirmişti. Nitekim yağmur mevsimlerinde Hindistan, Nepal, Bengladeş kentlerinin bazılarında sel olayları görülür.

Kaldı ki bu taşkınlar ve kentlerin sular altında kalma olayları sadece gelişmekte olan ülkelerde görülmüyor. Son dönemde örneğin ABD’nin Houston kentinde de buna tanık olundu. Çin’de de 2016’da Wuhan, nanjing ve Tianjin bu türden sorunlar yaşamıştı.

Yağmur sularının kazanımı söz konusu


Çin mühendisleri, bu sorunlara çare bulmak üzere, “sünger kent girişimi” başlatıyor. Kentsel bölgelerde geçirgen yüzey ve yeşil altyapı sayesinde yağmur suları emilerek yeniden kullanıma sokulacak.


Mali kaynak ve de -en önemlisi- mühendislik becerisi sayesinde, 2020 yılında, Çin’in kentsel alanlarının yüzde 80 kadarında yağmur sularının yüzde 70’i emilerek yeniden kullanıma hazırlanıyor olacak.    

İnternet Medyası Derneği’nden önemli açıklama!

0

Günlük hayatımızın bir parçası haline gelen interneti ve haber alma özgürlüğünü bir araya getiren haber siteleri tarafından kurulan İnternet Medyası Derneği, kamu yararını gözeten her türlü projeye destek olmak için çalışmalarını sürdürüyor.

İnternet Medyası trafik kazaları hakkında açıklama yaptı!

Anadolu Ajansı ve önemli medya kuruluşlarının görüş birliğine vardığı bildiri metni, İnternet Medyası Derneği’ne üye olan haber siteleri tarafından uygulamaya geçirilecek.

Bu kapsamda, milyonlarca kişinin her gün ziyaret ettiği sitelerimizde;

Trafik kazası haberlerinde kamu yararı esas alınacak; yansız, nesnel ve yalın bir dil kullanılacak; sansasyonel, peşin hüküm içeren ifadelerden kaçınılacak.

Ölümlü kazaya karışan taşıtın/otobüs firmasının adı, firma ya da sürücüyü suçlamadan; kazanın oluş şekli ile ilgili kesin ifadeler kullanmadan yazılacak. Fotoğraf ve görüntülerde firma ismi ve plaka buzlanmayacak.

– Kazaya karışan taşıt/otobüs sürücülerinin kusur oranı yazılmayacak; bu konuda yorum yapılmayacak.

– Kazaya karışan taşıt/otobüs firmasının yetkililerinin kazayla ilgili görüşüne başvurulacak; varsa açıklamalarına haberde mutlaka yer verilecek.

Görgü tanıkları ya da yolcuların kazanın oluş şekliyle ilgili tanıklıkları nesnel bir dille ve iddia olarak verilecek. Abartılı, suçlayıcı ifadeler haberde kullanılmayacak.

– Kaza haberlerinde kaynağı belirsiz açıklama ya da demeç kullanılmayacak. Yetkililerin açıklama ya da demeçlerine isim ve unvanlarıyla birlikte yer verilecek.

Trafik raporu ve kazayla ilgili diğer belgeler de takip edilerek haber yapılacak.

– Trafik kazalarında yaşamını yitiren ya da yaralananların isimleri, yakınlarının öğrendiğinden emin olunmadan haber yapılmayacak.

Trafik kazası haberlerinde kanlı ve insan onurunu zedeleyici fotoğraf ve görüntü kullanılmayacak. Ölülerin yakın plan fotoğraflarına yer verilmeyecek; uzak plan fotoğraflarda yüzler mutlaka buzlanacak.

– Trafik kazası haberlerinde firmalar ile yetkililerin kazaları engelleyecek önlemler almalarını sağlamaya ve toplumu kazalara karşı bilinçlendirmeye özen gösterilecek. Eğitici, öğretici uzman görüşlerine de haberlerde yer verilecek. 

Amazon uygulaması artık Türkçe!

Amazon Shopping App uygulamasında; sipariş ve kargo bilgilerinin yanı sıra uygulamanın gezinti menüsü, yardım sayfaları ve milyonlarca ürün adına da Türkçe olarak ulaşılabilecek.

Amazon.de mobil alışveriş uygulamasını kullanan müşteriler için, Türkçe dil seçeneği; masaüstü tarayıcılar, cep telefonları ve tabletlerde destekleniyor.

Tercih edilen dil seçeneği, müşteri profilinde saklanabiliyor ve müşterilerin siteyi veya uygulamayı her kullandıklarında dil tercihlerini yeniden değiştirmeleri gerekmiyor.

Web sitesi 2015 yılında Türkçe dil seçeneği sunmuştu

Uygulamanın dilini değiştirmek için müşterilerin, uygulama ekranının sol üst köşesinde bulunan “Ana Menü” alanına dokunarak menüye ulaşmaları, sonrasında ise “Ayarlar” menüsünde bulunan “Ülke ve Dil” seçeneklerine dokunarak alışveriş yapmak istedikleri ülkenin sitesini ve desteklenen diller arasından kullanmak istedikleri dili seçmeleri yeterli olacak.

Amazon.de web sitesi 2015 yılında İngilizce, 2016 yılında ise Felemenkçe, Lehçe ve Türkçe dil seçeneklerini müşterilerinin hizmetine sunmuştu.

Mobil alışveriş uygulamasına yakın zamanda eklenen İngilizce ve Felemenkçenin ardından müşteriler artık Türkçe ve Lehçe dil seçeneklerini de kullanabilecek.

Türkçe dil desteği, müşterilere daha bilinçli alışveriş yapma olanağı sağlarken, her ölçekten satıcıya Türk müşterilere ulaşarak işlerini uluslararası mecraya taşıma şansı sunuyor.

::Uygulamayı iOS cihazınıza indirmek için tıklayın.

::Uygulamayı Android cihazınıza indirmek için tıklayın.

Alzheimer’ı erkenden teşhis eden yapay zeka!

0

Günümüzde ne yazık ki Alzheimer hastalığı için tam bir tedavi yöntemi yok. Ancak araştırmacılar, en azından hastalığın erkenden teşhisi konusunda önemli buluşlar yapmaya devam ediyor.

Hastalığın erken teşhis edilmesi, hem hastalığın etkilerini yavaşlatmak hem de önceden hazırlık yapabilmek adına bir hayli önemli.

Alzheimer’ı erken teşhis eden yapay zeka geliştirildi

İtalya, Bari Üniversitesi‘ndeki araştırmacılar yapay zeka kullanarak hastalığın erken teşhisi için önemli bir yol kat etti. Geliştirilen algoritma ile birlikte, hastalık çok daha erken teşhis edilebilecek.

38 Alzheimer hastasına ait 67 MRI taraması ile birlikte hastalık olmayan 29 taramayı yapay zeka ile bütünleyen araştırmacılar, bu taramaların analiziyle birlikte çok daha erken tanıyı mümkün kıldı. Teşhiste %86 başarı oranı yakayan yapay zeka, şimdilik ne yazık ki herkes tarafından kullanılmak için henüz erken aşamada. Ancak yakın gelecekte bu sistemin kullanılmasıyla birlikte önemli bir yol kat edilecek gibi.

Gazeteci robot 850 makale yayınladı

0

ABD’nin önemli yayın kuruluşlarından Washington Post’un kendi içinde geliştirdiği yapay zeka uygulaması, bir yıl içinde 850 makale yayınlayarak bu alanda bir ilk odu.

Çoğunlukla spor karşılaşmalarını metine döken Heliograf adı verilen yapay zeka, özellikle Rio Olimpiyatları sırasında hazırladığı kısa haberlerle öne çıktı. Heliograf ayrıca, ABD Başkanlık Seçimi sırasında da, çeşitli bölgelerdeki ön seçim sonuçlarının metine döküldüğü 300’e yakın haber hazırlamış durumda.

Anack, bu linkte bir örneğini okuyabileceğiniz gibi spor müsabakaları haberleri hazırlayan yapay zekanın, skorları ve istatistikleri cümlelere döktüğü ancak spor müsabakasın gidişatı veya oyuncuların performansları hakkında yorum yapamıyor olduğu dikkat çekiyor. Bu tür yorumlar içinse hala uzman gazetecilere ihtiyaç duyuluyor.

Çin’de ATM’de yüz tanıma teknolojisi

0

Çin’in Guizhou eyaletinin merkez kenti Guiyang’da Çin Tarım Bankası‘na (The Agricultural Bank of China) ait iki ATM’de yüz tanıma sistemi denemesi başlatıldı.

Ödemek için gülümseme (Smile to pay)” teknolojisi olarak da adlandırılan sistem sayesinde bankanın müşterileri ATM‘deki kameradan yüzlerini taratarak para çekebiliyorlar. Bunun yanında kullanıcıların, cep telefonlarını ve kimlik numaralarını da yazmaları gerekecek.

Diğer bankalarda da aynı hizmet başlamıştı

ATM’ye yerleştirilen kızılötesi kameralar, gerçek insan yüzü ile fotoğraf ve maskeler arasındaki farkı ayırt edebilme özelliğine sahip. Yüz tarama ile günlük para çekme limiti ise 3 bin yuan olarak belirlendi.

Bankanın Çin’in diğer bölgelerinde 37 ATM‘sinde daha yüz tanıma sistemi kullanımda. The Agricultural Bank of China haricinde Çin Tüccar Bankası (Merchants Bank) da ülkenin 106 kentindeki ATM’lerinde aynı hizmeti veriyor.

Google, Hindistan için özel e-cüzdan uygulaması yayınladı

Hindistan, büyük nüfusu ve teknoloji odaklı ekonomisi ile teknoloji devlerinin özel ilgisine dahil olmaya devam ediyor. Google, bugün yaptığı bir duyuru ile Hindistan için özel bir elektronik cüzdan uygulaması yayınladığını duyurdu. İngilizce’yi ve 7 farklı Hint dilini destekleyen Google Tez isimli elektronik cüzdan, Hindistan’da büyük ilgi gören elektronik cüzdanların arasına katılacak. 

Google’ın araştırmasına göre 2020 yılında Hindistan’da e-ticaret sektörünün boyutu 100 milyar dolara ulaşacak. Elektronik cüzdanlar da bu alanda önemli bir enstrüman kabul ediliyor. CEO’su da bir Hintli olan Google’ın da bu büyük pazara özel ilgi göstermemesi beklenemezdi.

Hindistan’da ayrıca Apple Pay, Samssung Pay ve Android Pay uygulamaları büyük ilgi görüyor. Yerel bir e-cüzdan uygulaması olan PayTM’in de 200 milyon kullanıcısı bulunuyor.

Facebook reklam hedefleme sistemini değiştiriyor

0

Sosyal medya devi Facebook, reklamverenlerin kullanıcılar arasındaki yahudi düşmanlarını seçerek doğrudan bu kişilere reklam gösterebildiklerini fark ettiği için, reklam hedefleme sistemini değiştireceğini açıkladı.

Kullanıcılarının politik, dini, cinsel tercihlerinin reklam verenlerin eline geçebilmesine neden olan reklam hedefleme sistemi, ayrımcılık içeren reklamların da ortaya çıkmasına neden olmuştu.

Facebook şimdi bu tür bilgilerin reklam verenlerin eline geçmeyeceğine emin olana kadar reklam hedefleme sistemini dondurduğunun altını çizdi. Facebook’un ayrıca 2016 ABD Başkanlık Seçimleri sırasında, Rus şirketler tarafından Trump lehine reklamlar yayınlamak için kullanıldığı da anlaşılmıştı. Facebook’un şimdi ona her yıl onlarca milyar dolar kazanç sağlayan reklam alt yapısını elden geçirerek daha şeffaf ama daha kontrol edilebilir bir yapı geliştirmesi bekleniyor.

CIA’nin girmediği modem kalmamış!

1

Wikileaks’ta yayınlanan yeni parti bir belge, CIA’nin on yıldan uzun zamandır ABD’deki ve dünyadaki neredeyse her internet modemine girebildiğini ve trafik verilerini izleyebildiğini ortaya koydu.

CIA’nin arka kapıya sahip olduğu modem markaları arasında Linksys, DLink ve Belkin de dahil olmak üzere ABD’nin en büyük 10 modem üreticisi de bulunuyor. Modemlerde kullanılan firmware’de, şifreleri kırmayı kolaylaştıran arka kapıyı kullanan CIA böylece ülkede en çok satılan 25 modem modeline ve bu modellerin farklı varyasyonlarından oluşan onlarca ticari ürüne rahatça erişmeyi başarmış.

Şifreleri kıran CIA’nın ardından modemlere CherryBlossom ismi verilen bir casus yazılım yüklediği böylece izledikleri kişilerin internet trafiği hakkında detaylı raporlar aldıkları anlaşıldı.

Wikileaks’e göre 2007’de hazırlanmış belgelerde adı geçen CherryBlossom, CIA’nin 10 yıldan uzun zamandır ABD’de istediği herkesin internet trafiğini, modemlerini kırarak dinleyebildiğini ortaya çıkardı.

Ses tanıma teknolojisi bu 5 sektörü değiştirecek

Ses tanıma teknolojisi hayatımıza hızlı bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Küçük küçük uygulamalarını gördüğümüz ses tanıma teknoloji ise artık internette arama yapabiliyoruz, mesaj uygulamalarında konuşarak mesaj yazdırabiliyoruz veya akıllı televizyonlarımıza komutlar verebiliyoruz. Gelişmiş ülkelerde ise Amazon Echo veya Google Home gibi akıllı ev asistanları ile ev sahipleri evdeki pek çok ihtiyacını ve işlemini sesli komutlarla gerçekleştirmeye çoktan alıştılar.

Bu teknolojinin yaygınlaşmasıyla, günlük hayatı da yakından ilgilendiren 5 önemli alanda büyük bir gelişimin yaşanması bekleniyor. İşte o alanlar:

 

1- Otomobiller

Akıllı ve otonom otomobiller için ses tanıma teknolojisi kritik önem taşıyor. Bazı otomobil firmaları şimdide Amazon’un Alexa yapay servisini otomobillerine entegre ettiler. Böylece araç içindeki yolcular araçla sesli iletişim kurabiliyor, navigasyon komutları verebiliyor, yol bilgisi alabiliyor, internette arama yapabiliyor, çalan müziği değiştirebiliyor veya yol boyunca seyredecek filmler arayabiliyorlar. Otonom sürüş teknolojisi ile beraber, direksiyon kullanımı ortadan kalkacağı için araçla yolcular arasında en önemli iletişim aracı, sesli komutlar olacak. Yolcular gitmek istedikleri noktaları sesli komutla bildirecek veya “sağa dön, sola dönüp park et” gibi komutları yine sesle verecek. 

2- Giyilebilir teknoloji

Akıllı saatler ilk kez ortaya çıktığında büyük heyecan yaratsa da insan parmakları ile bu küçük ekranların üzerinde yazı yazmak, uygulama çalıştırmak kolay olmadığı için cihazlar telefonların yerini alamadı. Ancak ses tanıma teknolojisinin yaygınlaşması ile telefondan daha küçük iletişim cihazlarının kullanımı yaygınlaşmaya başlayacak. Akıllı gözlüklerin kullanımı pratik olarak anlam kazanacak, akıllı saatler veya kolye, yüzük gibi akıllı cihazlar, sesli komutlarla çok sayıda işevi yerine getirebilecek.

 

3- Müşteri servisleri

Call centerların onlarca, yüzlerce çalışanla dolup taştığı günlerin geride kalması çok yakın. Çünkü ses tanıma teknolojisi ile bir şirketin call center’ı sadece küçük bir bilgisayardan oluşabilecek. Arayan müşterilere yapay zeka cevap verecek ve sadece robotların çözemediği çok az sayıdaki problem için gerçek bir insan devreye girmek durumunda olacak. Elbette bu teknolojiyle call center’ları arayıp sırada bekleme kabusu da ortadan kalkacak.

 

4- Görme engelliler için özel cihazlar

Görme engelli bireylerin teknolojik cihazları kullanabilmesi, web’de dolaşması, hayatlarına konfor katabilmeleri için ses tanıma teknolojisi büyük önem taşıyor. Sesli komutlar vererek ihtiyaçlarını giderebilecek görme engellilerin, başkalarına muhtaç olmadan yaşama imkanı çok daha fazla olacak. Otonom araçlarla refakatçi olmadan seyahat edebilecekler, mağazalarda satın almak istedikleri ürünlerin, gıda maddelerinin fiyatlarını onların yerine okuyacak giyilebilir cihazlarla, akıllı telefonlarla sesli iletişim kurabilecekler, kısacası hayatlarını tek başlarına çok daha kolay idame ettirebilecekler. 

 

5- Turizm sektörü

Ses tanıma teknolojisinin hızlı gelişiminin en önemli etkisinin turizmde görülmesi bekleniyor. Akılı cihazların, birbirinin dilini bilmeyen iki kişinin konuşmalarını anında tercüme edebilecek olması, insanların yabancı ülkelere seyahatlerini çok daha kolaylaştırması bekleniyor. Bu da ilk aşamada özellikle turizm sektöründe önemli bir gelişim yaşanmasına neden olacak. Turizmin gelişmesi ise orta vadede ticaretin gelişmesi anlamına geldiği için dünya ekonomisinde önemli bir yükselişin ortaya çıkması söz konusu olacak.