Çalışanları Apple’ın uzay gemisine çarpıyor

0

Dünyanın en zengin şirketi Apple, şanına yaraşır bir merkez binası inşaa etmek için uzun yıllar ve 5 milyar dolardan fazla para harcadı. Ancak binada Apple yöneticilerinin tahmin ettiği bir sorun olabilir mi?

Uzay gemisi

Apple Park adını alan ancak herkesin “uzay gemisi” olarak tanımladığı yeni merkez binanın dışını kaplayan cam duvarlar, binanın bahçesinde yürüyen çalışanlar için optik ilüzyonlar yaratıyorlar ve günün bazı saatlerinde, güneşin açısına göre, bazı çalışanlar camları fark edemeyip çarpıyorlar. 

Daha şimdiden 3 Apple çalışanı, ciddi yaralanmaya sebep olacak hızlarda binanın camlarına çarptılar ve iç kanama geçirmediklerinden emin olmak için binanın revirinde kontrolden geçmek zorunda kaldılar.

Öyle görünüyor ki, Apple’ın tasarımcları bu kez büyük bir hata yaptılar ama bu hatayı güncelleme yayınlayarak düzeltmek mümkün görünmüyor. Bakalım Apple, ağır bir kazaya neden olmadan bu sorunu çözebilecek mi?

Tesla’ya nazar mı değdi?

1

Bütün dünya güne, Elon Musk’ın elektrikli otomobil üreten şirketi Tesla hakkında kredi kuruluşlarının yaptığı “iflas riski” haberiyle uyandı.

Model 3 skandalı

Elon Musk’ın geçtiğimiz yıllarda dünyaya tanıttığı “ucuz” elektrikli otomobil Model 3 için topladığı milyarlarca dolarlık ön siparişe rağmen araçların üretimini bir türlü başaramayışı ve şu sıralar ayda 20 bin adet üretilmesi gereken Model 3 için gerekli üretim hatlarının kurulamaması nedeniyle bugüne kadar sadece 462 adet Model 3’ün teslim edilmesi, Tesla’nın içine düştüğü ağır sorunların işareti kabul ediliyor.

Kredi derecelendirme kuruluşu Moodys’in kredi notunu düşürdüğü Tesla’nın şu anda şirketin faliyetlerini sürdürmek için 2-3 aylık nakinin kaldığı daha sonrası içinse krediye muhtaç olduğu vurgulanıyor ancak ne var ki, kredi notu düşen ve teslimatlarını yapamayan, yoğun talebe ve siparişlere rağmen otomobil üretmekte zorlanan şirketin kredi bulmasının zor olacağının altı çiziliyor. 

Elon Musk’ın Model 3’ü medyaya tanıtmadan önce aylarac fabrikanın üretim ve tasarım bölümlerinde gecelediği ve Model 3’ü şirketin kurtuluşu için hayati önemde bir otomobil olarak gördüğü biliniyordu. Ne var ki, Model 3 için toplanan ön siparişlerdeki milyar dolarların üretim kapasitesini artırmak için kullanılmadığı anlaşılıyor. 

Öte yandan Musk’un Panasonic ile ortak olarak inşaa ettiği pil fabrikası Gigafactory’nin de büyük maliyetiyle Tesla’nın kasasını zorladığı, henüz tam kapasite üretime başlamayan Gigafactory’nin yeterince kazanç sağlamadığı da biliniyor.

Tüm bu veriler birleşince, Musk’ın planlarının yolunda gitmediği ve Tesla’ya özel bir krizin kapıda olduğu anlaşılıyor. Ancak Musk’ın Nasa’nın emrine verdiği SpaceX ve ABD hükümetinin çok sevdiği tünel açma şirketi Boring Company’nin para basmaya devam ettiği de biliniyor. 

Aruba, otonom ağ kurma ve akıllı işyerleri için Mobile First Architecture’ı geliştirdi!

0

Bir Hewlett Packard Enterprise (NYSE: HPE) şirketi olan Aruba, daha akıllı işyeri deneyimleri sağlamak için iş ortaklıklarının yanı sıra otonom ağ kurmaya olanak sağlamak için yapay zeka (AI) destekli Mobile First Architecture’ı geliştirdi.

BT organizasyonlarının mobilite, IoT ve bulutu kullanmaya devam ederken, kullanıcı deneyimini geliştirmeleri ve iş esnekliğini sağlamalarına yardım etmek için Aruba, ağ performansını optimize etmek amacıyla yapay zeka tabanlı NetInsight‘ı tanıttı.

Aruba ayrıca, IoT’yi güvenli bir şekilde destekleyen yeni nesil işyeri deneyimleri, bina otomasyonu, konuk ve çalışanlar için kişiselleştirilmiş, konum tabanlı hizmetler sağlamak amacıyla, kurumsal mülk (CRE) liderleri, bağlantılı mobilya şirketleri ve teknoloji üreticileri de kapsayan ArubaEdge Teknoloji İş Ortağı Programı‘na yeni bir akıllı dijital işyeri iş ortakları kategorisi ekledi.

Yeni NetInsight AI-Destekli analitik ve güvence sağlamayı amaçlıyor

Bugün, IT kurumları, altyapı yönetmek için tasarlanmış olan ve kullanıcı deneyimi geliştirme konusunda işe yaramayan araçlarla oldukça dinamik ve tahmin edilemeyen bağlamları yönetme sıkıntısı yaşıyorlar. IT uzmanları, performanstan öte proaktif çalışabilen, muhtemel durumlarla ilgili görüş iletebilen ve kullanıcıları ya da şirketleri etkilemeden önce ağı optimize eden konfigürasyon değişiklikleri önerebilen modern araçlara ihtiyaç duyuyorlar.

Bu sorunu çözmek için Aruba, Mobile First Architecture’ın analitik ve güvence yeteneklerini yeni NetInsight çözümüyle genişletti. NetInsight, kullanıcı bağlantısı ve RF performansına özel olan dataya dayanarak, günümüzün önce-mobil çalışanları ve işyerleri açısından kritik, kablosuz IoT cihazları için, ağı sürekli olarak izlemek, anormal bir harekette görüş iletmek ve ağı en iyi nasıl optimize edebileceğinizle ilgili bilgiler ve öneriler sunmak için makine öğrenimini kullanıyor.

Aruba müşterisi Washington Üniversitesi, kampüslerinde, hastanelerinde ve kliniklerinde olumlu bir kullanıcı deneyimi sağlamaya odaklanmış. Ağ üzerinde günlük olarak 12.000‘den fazla Wi-Fi erişim noktası ve 150.000‘den fazla cihazla, boyut, öngörülemeyen kullanım örnekleri ve geniş bir performans gerektiren uygulama yelpazesi nedeniyle performans yönetimi zorlukları gerçek bir endişe kaynağı.

Washington Üniversitesi’nde Ağlar ve Telekomünikasyon Direktörü olan David Morton, “Bugünün dijital kampüsleri ve hastaneleri, gittikçe, karmaşık uygulamalar, akıllı cihazlar ve heryere bağlanmayı bekleyen mobil kullanıcılara bağlı kalıyorlar. Aruba NetInsight’ı kullanarak, genişletilmiş ve yeni kapsama alanının gerektiği yerler (yeni yapısı için dış mekan Wi-Fi’si gibi) konusunda kritik kararlar vermemize yardımcı olacak akış görüntülemeleri ve işlenmeye uygun analitik ile ağ verilerine erişebiliriz. En iyi kullanıcı deneyimini proaktif bir şekilde sağlayabilmemiz için, ağ değişikliğinin etkilerini önce ve sonra da doğrulayabiliriz” dedi.

Mobile First Architecture’ı kullanan Aruba, Aruba Edge Teknoloji İş Ortağı Programı‘nı, kurumsal mülk (CRE), bağlantılı mobilya ve yeni teknoloji şirketlerini de içeren yeni bir iş ortağı kategorisiyle genişletti. Aruba ile birlikte, bu yeni iş ortakları, son kullanıcı mobilitesi, güvenli bağlantı ve lokasyonun kurumsal IoT’nin algılama bağlamıyla benzersiz şekilde eşleşen işyerlerini yaratacaktır.

Bu deneyimler, tek bir altyapı üzerinde, kişiselleştirilmiş işyeri ergonomileri ve aydınlatmadan, mobil tümleşik iletişim ve tam otomatik konferans odaları, önleyici ekipman bakımı ve otomatik enerji konservasyonuna kadar uzanır.

CBRE’de Global İşyeri Çözümleri Dijital ve Teknoloji Şefi olan Sandeep Davé, “Tüketiciler yaptıkları her şeyde sorunsuz deneyimler beklemeye başladılar ve bu işyerlerini de içeriyor. Müşterilerimiz, en iyi ve en parlak elemanları çekmeye ve elde tutmaya çalıştıkça, gelişmiş bir işyeri deneyimi sunmayı da önemli buluyorlar.

Öncü teknolojilerin sağladığı deneyim hizmetlerini sunan CBRE 360 aracılığıyla verdiğimiz deneysel hizmetler ve dijital bir işyerini sunmak için CBRE’ye dönüyorlar. CBRE’nin entegre emlak hizmetleri ve Aruba’nın akıllı dijital işyeri yönü ile yeni nesil işyeri ortamları oluşturma hedefi arasında güçlü bir uyum var. Bu, ekiplerimizin işbirliği yaptığı ve gelecekte daha fazla sinerji yaratması beklenen bir alandır” dedi.

Deloitte Consulting LLP, Pazarlama Direktörü ve ABD Lideri Francisco J. Acoba, “Şirketler, daha iyi ayarlamak ve işin geleceğini sağlamak için iş stratejilerini yeniden değerlendiriyorlar. Akıllı dijital işyeri, işverenlerin günümüzde yetenekleri çekme, elde tutma ve artırma arayışları ile, kurumlar için önemli bir ayrışma noktasıdır. İşin geleceği, akıllı işyeri deneyimleriyle tanımlanacak ve BT şirketleriyle birlikte kurumsal mülk liderleri, mobilitenin ve kurumsal IoT’nin fiziksel ofisi nasıl dönüştüreceğini hesaba katmalılar” dedi.

Herman Miller’de İleri Seviyede İş Geliştirme Direktörü olan Jeff Gibson, “Dijital ve veri katmanlarının eklenmesiyle büyük bir işyeri deneyimi oluşturan şey hızla gelişiyor. İnsanların çalışma etkinliklerini gerçekleştirmek için çeşitli ayarlara ihtiyaçları var ve sunduğumuz dijital katmanlar deneyimi en üst düzeye çıkarmaya yardımcı oluyor. Önce-mobil bir dijital deneyimi desteklemek için bulut bağlantılı mobilya ve cihazların kullanılabildiği bu vizyonu yaratmak için Aruba ile çalışıyoruz. Verilerin ve analizlerin kullanılması, kuruluşlar için alanın verimli kullanımını sağlamanın yanı sıra performans potansiyelini de en üst düzeye çıkarıyor” dedi.

DCIM100GOPROGOPR0049.JPG

Gelişmiş işbirliği ve kesintisiz işyeri verimliliği

Birçok dijital kurumda, sesli görüşme ve masaüstü paylaşımı için Skype for Business ve video toplantıları için Zoom gibi, iki veya daha fazla işbirliği uygulaması eş zamanlı olarak kullanılıyor ve bunlar mobil ve konferans odası cihazlarında çalışıyorlar. Zoom’un konferans salonları ve ekip alanlarındaki kesintisiz toplantılara odaklanması, Aruba’nın akıllı dijital işyeri girişimi ile son derece uyumlu.

Zoom CEO’su Eric Yuan, “Çalışma yerleri, insanların, içeriklerin ve araçların sorunsuz bir şekilde etkileşime girmesi gereken deneyimlere dönüştü. Zoom’un mobil, masaüstü ve yazılım temelli konferans salonu sistemleri, çoğu uygun araçla birlikte çalışmaya izin vererek bu deneyimleri destekliyor. Bu açıklık, yıllardır ağlarını ve telekonferans sistemlerini tek bir satıcıdan satın almaktan başka seçenekleri olmayan müşteriler için yeni bir soluktur” dedi.

Çok çeşitli denenmiş dijital işyeri verimliliği ve kurumsal IoT çözümleri sunmak için Aruba, ayrıca ArubaEdge Teknoloji İş Ortağı Programı’na da sahip, böylece Envoy, Robin ve Teem‘in bulunduğu bir listeye akıllı dijital işyeri iş ortakları AccelTex, HPE Pointnext, Lunera, Patrocinium ve SpaceIQ‘i de ekliyor. Bu iş ortakları, güvenli kurumsal IoT yönetimi, işbirlikli fiziksel ortamlar ve kişiselleştirilmiş, otomatik dijital işyerleri için geçerli entegre çözümler sunuyorlar.

NetInsight, ağ cihazı (erişim noktası, denetleyici) başına 30 dolardan başlayan abonelik fiyatı ile hazır durumdadır. Fiyat, birkaç yıllık abonelik ile değişebiliyor.

Facebook’un kripto para yasağına dava açtılar

Dünya çapındaki kripto para çılgınlığının büyük mağdurlar yaratması ve bazı dolandırıcıların ICO yönetmiyle insanlara kripto para ümitleri vererek büyük vurgunlar yapması üzerine Facebook kısa süre önce kripto para konulu reklamları yasaklayacağını açıklamıştı.

Yasalar izin verirken Facebook nasıl yasaklar?

Ancak bu karar, kripto para pazarındaki ciddi şirketleri ve organizasyonları rahatsız etti. 

Çin, Güney Kore ve Rusya’daki kripto para şirketlerinin birleşerek oluşturduğu Eurasian Blockchain Association, Facebook’un bu kararını tekel konumunu kullanarak belli bir ekonomi sektörüne baskı uygulamak olarak değerlendirdi ve şirketi dava etmeye karar verdi.

Üstelik bu dava kararı tek olmayacak gibi görünüyor. Kripto para alanında faaliyet gösteren sayısız organizasyon ve şirket, yasalarca suç kabul edilmeyen ve yasaklanmayan reklamları ve bir sektörü, tekel konumunu kullanarak baskı altına almaya çalıştığı için Facebook’a karşı ağır davalar açmaya hazırlanıyorlar. 

Öyle görünüyor ki, bu kadar baskıdan sonra Facebook’un tekelcilik gibi ağır suçlamalarla karşılaşmamak için kripto para sektörüne yeniden reklamlarını açmak zorunda kalması hiç şaşırtıcı olmayacak. 

Dünyanın ilk 5G bağlantı noktaları hizmete girdi

0

5G’nin dünya gündemine girmesi, 2020’den önce gerçekleşecek gibi görünüyor. ABD başkanının ülkenin teknolojik üstünlüğünü korumak için telekomünikasyon şirketlerine 5G servislerini çok daha erken hizmete alma “emrini” vermesinin ardından dünyanın başka yerlerinden de 5G haberleri gelmeye başladı.

İlk aktif 5G bağlantısı

Dünyanın ilk WiFi 5G bağlantı noktaları Avustralya’da halkın kullanımına açıldı.  Avustralyalı GSM operatörü Telstra’nın kalabalık noktalarda hizmete açtığı WiFi noktaları 5G teknolojisini kullanıyor ancak henüz 4G hızında servis verebiliyor. 5G teknolojili telefonların bağlanabildiği ağlar böylece ilk defa halkın kullanımına açılmış oluyor. Bu sayede artık 5G teknolojisine sahip telefonları satın alanlar da bu teknolojiyi pratik olarak kullanabilecekler.

Ancak, ağların yaygınlaşması ve hızın 5G seviyesine çıkması henüz zaman var. Telstra’nın açıklamasına göre bu hotspotlar 3Gbps hız potansiyeline sahip ancak lisans kuralları gereği tüm Wi-Fi noktalarındaki hız şimdilik 100 Mbps ile sınırlandırılmış durumda. 5G lisanslarının ve gerekli yönetmeliklerin tamamlanmasıyle şirket bağlantı noktalarındaki hız sınırlarını kaldıracak. 

Philips LiFi ürünlerini duyurdu!

0

Bir süredir teknoloji dünyasında gündemde olan konuların başında LiFi (Light Fidelity) geliyordu. Teorik olarak LED ışıkları ile internet bağlantısı sunmayı temel alan bu teknolojinin global çapta ilk ürünleri Philips tarafından duyuruldu. Philips LiFi teknolojisi duyuruldu.

LiFi nedir? Philips LiFi nedir?

Light Fidelity kelimelerinin kısaltması olan LiFi, LED ışıklarının dalgalarının kullanılması yoluyla internet ve veri paylaşımı yapılmasını öngören bir teknoloji. 

Kapsama ve çekim mesafesi anlamında WiFi teknolojisine göre çok daha kısa menzilli olan LiFi, alıcı-verici sistemiyle de çalıştığı için güvenlik noktasında da oldukça avantajlı. Duvarları aşamayan sinyaller ile sadece kontrollü kullanım imkanı ve uzaktan erişim yolunun olmayışı da önemli bir avantaj.

Günümüzde, 2.4 GHz bandının frekans kalabalıklığı ve 5 GHz bandının da benzer bir yolda ilerlemesi, radyo frekanslarının karışmasına sebep oluyor. LiFi ise güçlü LED ışıklarının, USB dongle yoluyla veriye dönüştürülmesini temel alıyor. Bu da frekans karışması ve kalite kaybı gibi konuların önüne geçiyor.

Aydınlatma teknolojileri konusunda en başarılı markaların başında gelen Philips, bu teknolojiyi aydınlatma sistemlerinde kullanmaya başladığını duyurdu. Philips LiFi olarak adlandırılan bu teknoloji, küresel çapta ilk kez kullanan şirket oldu. 

Son yılların trendlerinin başında gelen Internet of Things için önemli bir adım olan LiFi teknolojisinin, hayatımıza ne kadar etki edeceği henüz net değil ancak, teorik olarak bu teknolojinin çok verimli olacağını da belirtmek gerekiyor. 

Samsung ve KDDI 5G testlerini tamamladı

0

Samsung ve KDDI bir beyzbol stadyumunda başlattığı 5G testlerini tamamladı. Samsung ve KDDI, 5G testlerini başarılı bir şekilde tamamladı.

Samsung ve KDDI 5G test sonuçları

İki şirket, Japonya’da 30 bin kişilik bir beyzbol stadyumu olan Okinawa Cellular Stadium’da 5G saha denemesi gerçekleştirdi. Samsung’un 5G ünitesi, stadyum yakınlarındaki bir alana yerleştirildi. Daha sonra kapsama alanı içinde yürütülen testlerde 4K videoların canlı yayınlarını indirmek ve yayınlamak için 5G tablet kullanıldı. Başarılı bir şekilde yürütüldüğü belirtilen testlerin hız sonuçlarına dair bir bilgi henüz verilmedi.

5G ve ultra yüksek frekans spektrumlu ağ çözümleri, uluslararası konferanslar ve konserler gibi kalabalık yerlerde, başarılı sonuçlar veriyor.

Aralık ayında, Samsung ve KDDI, Tokyo’daki hızlı trende 1.7 Gbps indirme hızına ulaştı. Samsung ayrıca, Şubat ayında Verizon ve KT arasındaki tabletleri kullanarak 5G görüntülü aramayı test etmişti.

Romanya’daki French telco Orange, 5G için sabit bir kablosuz test başlattı.

Telekom sektörüne yönelik çözüm sunan firmalar 5G çalışmaları için kıyasıya rekabet gösteriyor.

Nissan enerji projesini tanıttı

Nissan enerji sektörüne yönelik yeni projesi olan The Light Reborn projesini tanıttı. Nissan enerji alanındaki yenilikleriyle aydınlatma sektörüne yenilik getiriyor.

Nissan enerji yatırımlarını sürdürüyor

Nissan ve bağlı kuruluşu 4R Energy Corporation tarafından geliştirilen The Light Reborn adlı sistem aydınlatma ve yenilenebilir enerjiyi bir arada kullanıyor. Sitem temel olarak aydınlatma için bir LED ve güneş panelinden oluşuyor. LED ve güneş panelinin bir dirsek bölgesinde birleşiyor olması, sistemin kurulumunu oldukça kolay hale getiriyor.

Gündüz saatlerinde güneş enerjisinden elde edilen elektrik enerjisi, LED’i aydınlatmak için kullanılıyor. Off-grid yapıdaki bu sistem sayesinde gündüz aydınlatması için şebeke bağlantısına ihtiyaç duyulmayarak enerji tüketimi azaltılıyor. Elektrik enerjisi üretiminin minimuma indiği gece saatlerinde ise isteğe bağlı olarak şebek bağlantısı aktif edilerek aydınlatmaya devam edilebilir.

The Light Reborn özellikle cadde, sokak ve otoyol aydınlatmalarında kolaylıkla kullanılabilecek bir potansiyele sahip.

Uber ve Grab arasında anlaşma imzalandı

Uber ve Grab arasında imzalanan anlaşma ile Güneydoğu Asya bölgesi için yeni bir karar alındı. Bu anlaşma ile Uber ve Grab firmalarının artık rakip olmadığını söyleyebiliriz.

Uber ve Grab öz sermaye için anlaştı

Taksicilik hizmetleri, birçok ülkede yenilikçi yaklaşımlarla büyümeye devam ediyor. Özellikle Güneydoğu Asya bölgesi bu konuda büyük bir potansiyele sahip. Birçok Avrupa ülkesinde rakipsiz olan Uber, bu bölgede Grab ile rekabet etmek zorunda kalmıştı. İki şirket arasında imzalanan anlaşma ile Singapur merkezli Grab, Uber’in işini satın aldı. Bloomberg tarafından yapılan haber göre Uber, anlaşma gereğince Grab’den yüzde 25-30 oranında öz sermaye alacak.

Her iki şirketten de anlaşma detaylarına dair henüz bir açıklama yapılmadı. Ancak önümüzdeki hafta iki şirketten de bir açıklama gelmesi bekleniyor.

Google tarafından ortaklaşa hazırlanan yakın tarihli bir rapora göre, taksi uygulamalarından elde edilen geliri 2017 yılında 5 milyar dolara ulaştı. Aynı rapora göre, 2025 yılında 20 milyar dolarlık bir pazar payına sahip olunması bekleniyor. Bu nedenle taksicilik hizmetleri konusunda şirketler önemli yatırımlar yapıyor ve yeni bölgelerde de müşteri potansiyelini test etmeye çalışıyor.

Sürücüsüz otobüsler havalimanında kullanılacak

Sürücüsüz otobüsler, birkaç yıl içinde şehir içi ve şehir dışı ulaşımda yolcuların en büyük yardımcısı olacak. Gatwick Havalimanı’nda personel taşımak için sürücüsüz otobüsler kullanılacak.

Sürücüsüz otobüsler Gatwick havalimanında kullanılacak

İngiltere’nin en büyük ikinci havalimanı olan Gatwick’te, yolcuların uçaklarına taşımak için otonom otobüsler kullanılması planlanıyor. Yolcuların havalimanı içinde ulaşımlarını sağlayacak bu otobüsler için testlerin, yaz aylarında başlayacağı belirtildi. Altı ay sürecek olan testler ile ulaşım güvenliğinin sağlanması ve servis maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor.

Kuzey ve Güney terminallerinde başlanacak testlerde, ilk etapta hiçbir yolcu taşınmayacak. Testlerde ilk olarak tamamen havalimanı çalışanlarına odaklanılacak. Otonom otobüsler, personellerin iki terminal arasında ulaşımını sağlayacak.

Oxford merkezli yazılım şirketi Oxbotica tarafından yürütülecek denemeler başarıyla tamamlanırsa, birkaç yıl içinde yolcu taşınma işleminin de bu otobüsler ile yapılabileceği belirtiliyor.

Her yıl yaklaşık 45 milyon yolcunun Gatwick Havalimanı’nı ziyaret ettiği tahmin ediliyor. Aşağıdaki video ile otonom otobüsler hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=iVs4oOywtyQ]

Akıllı bisiklet kaskı: Coros Omni

0

Akıllı bisiklet kaskı, bisiklet sürücüleri için hem güvenli hem de konforlu bir sürüş sağlıyor. Omni isimli akıllı bisiklet kaskı, akıllı telefon ile de bağlantı kurarak olası bir düşme durumunuzda yakınlarınıza bilgi verebiliyor.

Akıllı bisiklet kaskı ne gibi avantajlar sağlıyor?

Bisiklet sürmenin dünyanın birçok yerinde tehlikeli sayılabilecek bir aktivite olduğunu söyleyebiliriz. Bunu bölge kültürlerine bağlı olarak bisiklet sürücülerine saygı duyulmaması ve bisiklet sürücülerinin dikkatsiz davranması iki farklı açıdan değerlendirebiliriz. Ancak teknolojinin sağladığı olanaklar, bisiklet sürme deneyiminin de iyileşmesini sağlıyor. Indiegogo üzerinden destekçi toplayan Coros Omni isimli akıllı kask, sürücülerin güvenliğini ve konforunu bir arada sağlayabilecek özellikleri sahip.

Akıllı kask sistemi iki parçadan oluşuyor; kullanıcının kafasına geçirdiği kask ve gidona sabitlenebilen kask kumandası. Kontrolü oldukça kolay olan küçük kumanda ses seviyesini kontrol etmek, arka lambayı açmak veya kapatmak, gerçek zamanlı sürüş verisi istemek, müzik çalmak veya duraklatmak gibi görevleri çok pratik bir şekilde sağlıyor. Özel bir uygulama aracılığıyla akıllı telefon ile eşleştirilebilen bu kask, olası bir düşme durumunuzda, önceden atadığınız bir kişiye kısa mesajla bilgi veriyor.

700mAh’lik bir aküye sahip olan kask, 8 saatlik pil ömrüyle ortalama bir bisiklet sporu için 1 günü kolaylıkla çıkarabiliyor. Üzerindeki microUSB portu kullanılarak ortalama 1 saatlik sürede tam şarj olabiliyor. Siyah, beyaz ve mavi seçenekleri bulunan kaskın fiyatı ise 199 dolar olarak belirtilmiş.

Türkiye e-ticaret pazar hacminin yüzde 10’u Radore’de barındırılıyor

0

İstanbul’un merkezindeki veri merkezi Radore, hizmet sunduğu e-ticaret altyapı sağlayıcısı şirketler sayesinde 13 binin üzerinde e-ticaret platformuna ev sahipliği yapıyor. Sahip olduğu gelişmiş teknik altyapı ile bireysel ve kurumsal veri merkezi hizmetleri sunan Radore, her yıl istikrarlı bir şekilde büyüyen e-ticaret pazarına katkı sağlamaya devam ediyor.

Radore’nin hizmet sunduğu e-ticaret altyapı sağlayıcısı şirketler, 2017’de 40 milyar TL’nin üzerinde pazar büyüklüğüne ulaşan Türkiye e-ticaret sektöründe 4.5 milyar TL’lik satış hacmi oluşturarak, yüzde 10’un üzerinde bir pay aldı. Radore ile çalışan e-ticaret altyapı sağlayıcılarından hizmet alan 13 binin üzerindeki şirket, saniyelerin önem taşıdığı sektörde yerel iş ortaklarını tercih ediyor.

E-ticaretin payı 2021’de yüzde 13’e ulaşacak

Türkiye’de ve dünyada e-ticaret hacminin her geçen sene hızla arttığını ve bu artışın da yeni ihtiyaçlara ve beklentilere yol açtığını belirten Radore Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol, “Teknolojinin gelişmesiyle birlikte e-ticaret pazar payının perakende sektöründe istikrarlı bir şekilde arttığını gözlemliyoruz. Dünya genelinde perakende içerisinde e-ticaretin payı 2011 yılında yüzde 3,6 iken, 2016’da bu oran yüzde 8,5’e yükseldi, 2021’de ise bu oranın yüzde 13 seviyelerini çıkması bekleniyor. Ülkemizde e-ticaretin toplam perakende içerisinden aldığı pay yüzde 3,5 seviyelerinde seyrediyor. Dijitalleşme sürecinin hız kazanmasıyla birlikte bu rakamın yüzde 5’lerin üzerine çıkacağı öngörülüyor. Bu artışa paralel olarak e-ticaret şirketleri de iş süreçlerini hızlandırmak ve verimlilik artışı sağlamak için gelişmiş teknolojik altyapı ve çözümler sunan e-ticaret altyapı sağlayıcısı şirketlerle çalışıyor. Biz de Radore olarak bu şirketlere altyapı desteği sunarak yaratılan pazar hacminin yüzde 10’undan fazlasını barındırıyoruz” dedi.

Radore’de e-ticaret şirketleri için sunulan kesintisiz ve hızlı hizmet hakkında daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Baidu otonom sürüş testlerine başlayacak

1

Baidu otonom sürüş testleri ne Pekin’de başlıyor. Uber’in sürücüsüz araçlarıyla olumsuz şekilde gündeme gelen otonom araçlar için testler tüm hızıyla devam ediyor.

Baidu otonom sürüş için Pekin’ seçti

Baidu’nun Apollo 2.0 olarak adlandırılan kendinden tahrikli platformu, temel kentsel ulaşım için geliştiriliyor. Bu testler ile gerçek dünya verileri kullanılarak bilgisayar ve simülasyon üzerinde geliştirme çalışmaları yönlendirilebilecek. Pekin’de yapılacak olan testler, 65 km uzunluğundaki 33 banliyö Pekin yolunda yapılacak. Baidu, bu testler için gerekli tüm izinleri Çin Hükümeti’nden aldı.

Geçtiğimiz günlerde ABD’de Uber’in otonom sürücüsü bisikletli birine çarpmış ve ölümüne neden olmuştu. Bu kaza ile ABD’de otonom sürüş testleri hakkında ciddi tartışmalar yaşandı. Muhtemelen aracın Lidarında yaşanan sorun, bu testlerin halka açık yerlerde yapılmamasına yönelik sesleri yükseltti.

Ancak Çin Hükümeti, bu alanda yaşanan tartışmalara pek de kulak vermeyerek sektör lideri olmayı hedefliyor. Baidu için verilen izinler de bu hedefin bir parçası olarak gösterilebilir.

Baidu ayrıca, 2020 yılında tamamen ticari otonom araçlar satmayı hedefliyor.

Siber saldırı ile üniversitelerin verileri çalındı

Siber saldırı ile bu kez üniversitelerin verileri çalındı. İranlı hackerlar tarafından gerçekleştirilen siber saldırı dünya genelinde 320 üniversiteyi etkiledi.

Siber saldırı ile 31.5 terabayt veri çalındı

DoJ, geçtiğimiz günlerde siber saldırı iddiaları ile büyük yankı uyandırdı. ABD’de bulunan 144 üniversitenin verilerinin, İranlı hackerlar tarafından çalındığı belirtildi. Ayrıca dünya genelinde toplamda 320 üniversitenin bu saldırılardan etkilendiği ve 31.5 terabayt veri çalındığı iddia ediliyor. Ayrıca ABD’de Çalışma Bakanlığı, Birleşmiş Milletler ve Federal Enerji Düzenleme Komisyonu da dahil olmak üzere birkaç kurum da saldırıya uğradı.

Yetkililer, saldırıya uğrayan üniversitelerin isimlerini henüz açıklamadı. Üniversite profesörlerine ait çalıntı giriş bilgilerinin kullanılarak, üniversite veri tabanlarına ve kütüphane sistemlerine erişim sağlandığı söyleniyor.

Mabna Enstitüsü tarafından yapıldığı iddia edilen saldırıda, elde edilen verilen satıldığı belirtiliyor. Oldukça kapsamlı olan ve başta ABD olmak üzere birçok ülkeyi etkilediği tahmin edilen bu saldırı, İran ile diğer ülkeler arasında politik sorunlara neden olabilir.

Diş sensörü gıdaların içeriğini gösteriyor

Diş sensörü, günlük gıda tüketimimizi kontrol altına almamızı sağlayacak özellikte. Diş sensörü sayesinde gıdaların şeker, tuz ve alkol oranlarını öğrenebilmek mümkün hale geliyor.

Diş sensörü ile gıda analizi

Tufts Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, dişe tutturulabilen özel bir sensör geliştirdi. Bu sensör kişinin tükettiği gıdayı inceleyerek, gıdanın durumu hakkında bilgi veriyor. Örneğin; şeker, tuz ve alkol miktarı ölçülerek bu veriler bir grafiğe işleniyor. Daha sonra kullanıcı bu grafiği inceleyerek sağlık beslenip beslenmediğini inceleyebiliyor.

Yaklaşık 2 mm kalınlığında olan bu sensör, RFID (radyofrekans Kimlik) teknolojisi ile çalışıyor. Ağıza alınan besin bu sensör ile inceleniyor. Ardından sensörün okuduğu değerler, RF dalgaları ile gönderilerek kullanıcının bu verileri okuması sağlanıyor.

Günlük gıda tüketimini bile kontrol altına almayı sağlayan bu sensör, farklı işlemler için de özelleştirilebilir nitelikte. Örneğin; geliştirme çalışmaları ile cilt üzerine konularak, kullanıcının ter ve vücut ısısı gibi verilere ulaşılabilir.

Fintech Bridge anlaşması imzalandı

İngiltere ve Avustralya arasında ‘Fintech Bridge’ anlaşması imzalandı. Fintech Bridge anlaşması, özellikle küresel pazarda faaliyet gösteren fintech firmalarını ilgilendiriyor.

Fintech Bridge neden önemli?

Londra’daki Uluslararası FinTech Konferansı’nda, İngiltere Başbakanı Philip Hammond tarafından fintech üzerine Avustralya ile anlaşma imzalandığı açıklandı. Avustralya Hazinedarı Scott Morrison’a göre bu anlaşma, Avustralya ve İngiltere hükümetleri ile düzenleyici kurumlar arasındaki bağları derinleştirecek.

Anlaşma, hükümetler arasında ortaya çıkan fintech eğilimleri ve politika konularını belirlemek için işbirliğini kapsıyor. Öncelikli olarak ikili ticaret ve yatırım akışlarını geliştirmek ve işbirliği fırsatlarını tartışmak için Avustralya ve İngiltere fintech sektör kuruluşları arasındaki katılımı teşvik edecek.

Geleceğin ödeme teknolojileri alanında hükümetlerden resmi olarak destek gelmesi, bu teknolojinin yaygınlaşmasının önündeki engelleri büyük ölçüde azaltıyor.

Geçen yılın Kasım ayında, Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırım Komisyonu (ASIC) benzer şekilde finansal inovasyon konusunda karşılıklı anlayış sağlamak için Dubai Finansal Hizmetler Kurumu (DFSA) ile bir anlaşma imzaladı.

Nike veri analiz firması satın aldı

0

Nike, veri analiz firması satın alarak dijital dönüşüm çağı için gelecek planlarını genişletiyor. Nike, veri analiz işlemi ile gelirlerini artırmayı hedefliyor.

Nike veri analiz firması Zodiac’ı satın aldı.

Nike, tüketicilere yönelik veri analizi şirketi olan Zodiac Inc.’ı satın aldığını duyurdu. Nike, veri analizleri ile müşteriler için yaşam boyu değer zinciri oluşturmayı amaçlıyor.

Zodiac’ın şirket misyonu; bireysel bir müşterinin doğru pazarlama, doğru teklifler ve doğru öneriler ile gelirdeki değerini artırmak üzerine kurulu.

Kasım ayında yapılan bir toplantıda Nike, yeni ürün platformlarını hızla ölçekleyerek perakende satış mağazaları, mobil uygulamalar ve e-ticaret ortakları aracılığıyla tüketiciye doğrudan ulaşarak önümüzdeki yıllarda büyümesini hızlandırma planlarını açıklamıştı.

Perakende satışı karmaşık bir sektör olduğu için doğrudan satışa ve müşteri ilişkilerine odaklanılması gerekiyor. Bunları iyileştirmenin en iyi yolu ise müşterinin marka ile olan etkileşimini açıklayan verilere odaklanmaktır.

Spor ürünleri üreticileri arasında dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 ile kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. Bu alandaki bir diğer üretici olan Adidas ise Almanya’da robotlarla üretim yapılan Speed Factory tesisinde ayakkabı üretimi gerçekleştiriyor. Tüm bu gelişmeler, hem üretim sürecini hem de pazarlama sürecini etkiliyor.

Zuckerberg’e şimdi de Snowden çaktı

0

Facebook’un borsadaki değerinin bir günde 50 milyar dolar erimesine neden olan Cambridge Analytica Skandalı hakkında, Rusya’da sığınmacı olarak yaşayan eski CIA ve NSA ajanı Edward Snowden de açıklama yaptı.

İstihbarat şirketi olarak Facebook 

NSA’nın bütün ABD halkını ve dünyayı dinlediğini ispat eden Prism Skandalı’na dair belgeleri gizlice NSA’dan dışarı çıkarıp medyaya verdikten sonra Rusya’ya kaçan ve Putin’in koruması altında Rusya’da bilinmeyen bir yerde saklanan Snowden, Facebook’un bir istihbarat şirketi olduğunu dile getirdi.

Facebook’un kullanıcıları gönüllü olarak özel bilgilerini paylaşmaya teşvik ettiğini ve bu veriler üzerinden istihbarat analizleri yaptıklarını ayrıca bu özel verileri de şirketlere sattıklarını açıklayan Snowden, 2016’daki ABD Başkanlık seçimlerinde Facebook’un en büyük müşterisinin Trump olduğunu, Facebook’un kullanıcı verilerini Trump’ın ekibine satarak seçimi kazanmasına yardımcı olduğunu hatırlattı.

Facebook’un kullanıcıları üzerinde psikolojik deneyler yaptığını ortaya çıkaran Cambridge Analytica Skandalı sonrasında Zuckberg medyada çok ağır eleştiriler almış ve kısa süre önce medya önüne çıkarak, kullanıcı verilerini saklamakta eksik kalarak hata yaptıklarını dile getirmişti.

Öte yandan, skandal üzerine Zuckerberg’in eski bir okul arkadaşı Twitter’da yaptığı paylaşımında, Zuckeberg’ün Facebook’u ilk kez yarattığında kendisine mesaj attığını ve üniversitedeki tüm hocaların ve öğrencilerin gönüllü olarak kurduğu siteye (Facebook) özel bilgilerini, fotoğraflarını, adreslerini, telefon numaralarını yüklediğini söyleyerek, bu kişiler için gerizekalılar ifadesini kullandığını açıkladı. 

Ayrıca, Facebook’un dünya çapında yaygınlaşmaya başladığı 2010 ve öncesinde de Alman istihbaratının Alman Hükumeti için hazırladığı raporda Facebook’u CIA için taşeron teknoloji şirketleri kuran Peter Thiel’in katılımıyla kurulduğuna dair uyarılar yaptığı ortaya çıkmıştı.

Kısacası, çanlar Zuckerberg ve Facebook için mi çalmaya başlamış olabilir.

Qualcomm’dan yeni sanal gerçeklik geliştirme kiti!

0

Qualcomm Technologies Inc., Oyun Geliştiricileri Konferansı’nda başa takılan kablosuz ve bağımsız bir sanal gerçeklik ekranı ve yeni yazılım geliştirme kitinden oluşan, Qualcomm Snapdragon 845 Mobil VR Platformu için üretilen yeni sanal gerçeklik geliştirme kitini duyurdu. Qualcomm’un bu yeni sanal gerçeklik geliştirme kiti, mobil sanal gerçeklik uygulamaları için tasarlandı.

Yeni VR başlığı hakkında konuşan Qualcomm Technologies Inc. Ürün Yönetimi Direktörü Hiren Bhinde şunları söyledi: 

“Sanal gerçeklikte sürükleyici bir deneyim için içerik çok önemli. Biz de bu yüzden geliştiricilerin gerçekten sürükleyici deneyimler oluşturmalarına yardımcı olacak geliştirme kitleri aracılığıyla, yeni Snapdragon 845 Mobil Sanal Gerçeklik Platformu’na erişmelerini sağlayacağımız için çok heyecanlıyız.

Yeni Snapdragon 845 Sanal Gerçeklik Geliştirme Kiti’ni tasarlarken uygulama geliştiricilerini düşündük. Yeni kit, sanal gerçeklik içeriğini mobilde hizmete almak için optimize işlemlerinin sorunlarını hafifletmenin yanı sıra Snapdragon 845 Mobil Sanal Gerçeklik Platformu’nun inovasyon ve teknoloji geliştirmelerine daha kolay erişim sağlamak için tasarlandı.”

Sanal gerçeklik için Snapdragon 845 desteği

Yeni Snapdragon 845 Sanal Gerçeklik Geliştirme Kiti, kapsayıcı ve bağımsız bir mobil platform olarak tasarlandı. Snapdragon’ın profil ve güç optimizasyon araçlarıyla desteklenen bu platform, böylece geliştirme işlemlerini basitleştiriyor ve VR uygulama geliştiricilerinin yeni sanal gerçeklik özelliklerine erişmesini sağlayarak, Snapdragon 845 Android cihazlarında sürükleyici mobil deneyimler yaratmalarına olanak tanıyor.  

Sanal gerçeklik geliştiricilerinin ticari erişiminin geliştirilmesine ek olarak Qualcomm Technologies, bu yıl içinde Snapdragon 845 VR Geliştirme Kiti’nin, HTC Vive Wave VR Yazılım Geliştirme Kiti’ni de destekleyeceğini duyurdu. Kapsayıcı bir uygulama programlama arayüzü (API) dizisinden oluşan HTC Vive Wave VR Yazılım Geliştirme Kiti, geliştiricilerin çeşitli donanım sağlayıcılarına uygun, yüksek performanslı, Snapdragon’a göre optimize edilmiş içerikler oluşturmalarına ve çoklu orijinal ürün üreticili (multi-OEM) Viveport uygulama mağazası aracılığıyla, geleceğin HTC Vive destekli ürünlerindeki uygulamalardan kazanç sağlatacak bir yol oluşturulmasına yardımcı olacak şekilde tasarlandı.

Snapdragon 845 Sanal Gerçeklik Geliştirme Kiti’nin HMD donanımının ve eşlikçi yazılım geliştirme kitinin 2018’in ikinci çeyreğinde piyasaya sürülmesi bekleniyor.