Müşterisini gözünden tanıyan bankanın sırları

Gelişen teknoloji ile beraber büyük kurumsal şirketler de dijital dönüşümleri ile gündeme geliyorlar. Nesnelerin İnterneti çağında bankalar da dijital çözümleri müşterilerine sunuyorlar. Dijital dönüşüme ayak uyduran kurumlardan biri olan Yapı Kredi, dönüşümlerinin sırlarını bizlerle paylaştı.

İsterseniz sözü daha fazla uzatmadan sizleri, Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan ile yaptığımız keyifli röportaj ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.

1 saatte buluşturan uygulama geri döndü!

0

İki genç girişimci tarafından Türkiye’de geliştirilen ve 1 saat içinde buluşturan uygulama olarak tanınarak büyük ilgi gören anonim arkadaşlık uygulaması OneHour, yenilendi.

SuperChat özelliği dikkat çekiyor

iOS ve Android platformlarında kullanılabilen uygulamaya eklenen bir başka yeni özellik ise SuperChat. Biriyle eşleşmeyi beklemek istemiyorsanız SuperChat özelliğini kullanarak hemen yazışmaya başlayabiliyorsunuz. Uygulama her 12 saatte bir 2 adet SuperChat kullanmanıza izin veriyor. SuperChat kullanarak aynı zamanda mevcut sohbetinizi de 1 saat daha uzatabiliyorsunuz.

Uygulamada artık eklenen selfie kullanıcının kalıcı profili oluyor ve tekrar tekrar selfie eklemeye gerek kalmıyor. Selfie oluştururken, ister telefonunuzdan bir fotoğraf seçiyorsunuz, isterseniz kısa bir video çekip üzerine filtre ekleyebiliyorsunuz.

Kullanıcıların birbirini beğenerek eşleşmesinin ardından sadece 1 saat konuşmalarına izin vererek tavlama stresi ile eğlenceyi bir arada sunan OneHour uygulaması, başta video-selfie ve telefondan fotoğraf ekleme özelliği olmak üzere tamamen yenilenerek uygulama marketlerindeki yerini aldı.

Uygulamayı iOS cihazınıza indirmek için tıklayın.

Uygulamayı Android cihazına indirmek için tıklayın.

Hollanda’da Smombie’ler için özel trafik ışıkları

0

2014 yılında ABD’de yapılan bir araştırmada ülkedeki trafik kazalarının %26’sının, telefon kullanımı nedeniyle oluştuğu ortaya çıkmıştı.

Kamu yöneticileri, telefon kullanımının yarattığı dikkat dağınıklığı nedeniyle yaşanabilecek kazaları engellemek için, zekice çözümler üretmek zorunda kalıyorlar. 

Zombi değil Smombie

Uluslararası terminolojide, telefonda mesajlaşarak yürüyen insanlara zombi (zombie) kavramından yola çıkarak, “smombie” (smart phone zombie ) ismi veriliyor.

ABD’de, kalabalık caddelerde bir yandan yürürken kimseye çarpmadan telefonla yazışmak isteyenler, özel görevliler tutarak, onların arkasından ilerliyorlar. Güney Kore gibi ülkelerde, bazı kaldırımlarda, aynı bisiklet yolu gibi, mesajlaşma yolu yer alıyor. Gidiş ve geliş olarak iki ayrı kulvara ayrılan bu yollarda smombie’ler önlerindeki insanlara veya engellere çarpmadan yürüme imkanı bulabiliyorlar.

Şimdi, benzer bir çözüm Hollanda’da ortaya çıktı. Hollanda da bir belediye, elinden telefonu düşürmeyen ve bu sırada dikkatini toplayamayan insanlar için trafik ışıklarını, kaldırımlara, ayak seviyesine yerleştirmeye başladı. Böylece karşıdan karşıya geçmek için ışıkların önünde duran telefon bağımlıları, dikkat dağınıklığı ile aniden yola fırlama riskinden kurtuluyorlar. Kaldırım üzerindeki ışığın rengine göre, başını yukarı kaldırıp ışığa bakmadan, karşıya geçebiliyorlar.

Daha önce de Almanya da bir kasabanın, smombie’ler için kaldırımlara trafik ışığı yerleştirdiği biliniyordu.

 

Teknoloji firmaları CIA ile işbirliği mi yaptı?

0

CIA’in, dünyanın en önemli teknoloji firmalarının ürün ve hizmetlerini hack’leyerek, bu firmaların müşterilerini dinlediğini iddia eden WikiLeaks belgeleri tüm dünyada yankı uyandırdı.

Microsoft, Google, Apple, Samsung, Oracle gibi dev firmaların neredeyse tüm müşterilerinin cihazlarına ve hatta evlerine gizlice erişebilen CIA’in, bu sayede ortam dinlemesi yapabildiği, gizli yazışmaları okuyabildiği ortaya çıkmıştı.

Sızdırılan raporlarda adı geçen firmalar ise konuya büyük tepki gösterdiler. Daha önce Edward Snowden’in ortaya çıkardığı Prism skandalı sırasında CIA ile gönüllü olarak işbirliği yaptıkları ortaya çıkan ve kullanıcı güveni konusunda büyük yara alan firmaların ismi bu kez yeniden CIA ile anılınca, kamuoyunda da büyük şüphe oluştu.

Raporda adı geçen firmalardan Apple daha ilk anda, ilgili WikiLeaks belgelerinde bahsi geçen açıkları not edip kapatmaya başladıklarını, bazılarını ise daha önceden kapatmış olduklarını açıkladı.

Hata mı yoksa işbirliği mi?

Ardından Google ve Microsoft da, gerekli yamaları yayınlayarak CIA’in ürünlerini kullanmasına izin vermeyeceklerini bildirdi. Samsung da, akıllı televizyonlarına uzaktan erişen CIA’i engellemek için bir firmware üzerinde çalıştığının altını çizdi.

Cisco ise bu skandalda firmaların suçlanamayacağını, bunun Prism’den farklı olduğunu ve CIA’in, tamamen kendi inisiyatifi ile ürünlerini inceleyip açıklarını bularak, arka kapıları kullandığını vurguladı.

Ancak kamuoyunda firmalara karşı büyük şüphe bulunuyor. Daha önce istihbarat birimlerine gönüllü ve gizli olarak sunucularını açan firmaların, bu kez de, CIA’in işine gelen bazı açıkları kasten yaratmış olabileceği, böylece işbirliği görüntüsü içinde olmadan, CIA için yeniden arka kapı açmış olabilecekleri kuşkusu bulunuyor. Zira, Prism skandalı döneminde ABD başkanı Obama basın karşısına çıkarak, “Evet, yabancı ülke vatandaşlarını teknoloji şirketlerinin ürünleri üzerinden dinliyoruz ve bu bizim güvenliğimiz için çok önemli bir istihbarat çalışması. Bunu kesmeyeceğiz ve yapmaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullanmıştı. Dolayısıyla, ABD hükumetinin ve istihbarat birimlerinin, Prism skandalından sonra, teknoloji şirketlerinin peşini bırakmadıkları, onlarla birlikte bu yeni “çözümü” yaratmış olmaları şüphesi herkesin aklını kurcalıyor.

ZTE’ye ABD’de 900 milyon dolar ceza

0

Çinli telefon ve donanım üreticisi ZTE, ABD’de beş yıldır devam eden soruşturmanın sonunda, suçlu olduğunu kabul ederek anlaşma yoluna gitmeyi tercih etti ve davayı 900 milyon dolarlık cezayla kapattı.

ABD’nin, İran’a uyguladığı ticari ambargoyu deldiği iddiasıyla açılan davada ABD yönetiminin iddiasına göre, ZTE ABD’den ithal ettiği donanım parçalarını kendi telefonlarında kullandıktan sonra bu telefonları İran’a ihraç ediyordu. 

ZTE, iddiaları reddetse de 5 yıldır devam eden davanın sonunda suçlu çıkacağını ve ağır ceza ödemek zorunda kalacağını fark edince, ABD yönetimiyle 900 milyon dolarlık ceza ödeme konusunda anlaşmaya vardı. Firm ayrıca Kuzey Kore’ye de 283 ayrı gönderi yaparak bu ülkeye uygulanan ambargoyu delmekle de suçlanıyordu.

ZTE, telefon ve mobil cihaz üretimi için ihtiyaç duyduğu donanımların %30’unu ABD’den satın alıyor. Ancak yüksek teknoloji ürünü bu ithal malların, ABD’nin yasakladığı ülkelere satışı yasak. 

ZTE aynı suçları tekrar işlerse, ABD’ye ithalat yaparken yararlandığı vergi avantajını yedi yıl için kaybedecek. Bu da şirketin telefonlarının rakiplerine oranla daha pahalı olması anlamına gelecek.

 

 

Snap hisseleri hızlı düşüyor

Geçtiğimiz hafta halka arz edilen ve 20 milyar doların üzerinde değerlendirmeyle hisseleri 17 dolara ulaşan Snap, halka arzın ardından yaşadığı güçlü yükselişin ardından şimdiyse hızlı düşüyor.

Pazartesi ve Salı, borsada toplam %12 oranında değer kaybeden şirketin hisse senetleri 21 dolar seviyesine indi. Yine de halka arz sırasında oluşan 17 doların üstünde olan hisse senedi fiyatının, daha fazla düşmeye devam etmesi halinde, yatırımcıların zarar endişesiyle büyük satışlar yapabileceğinden endişe ediliyor.

Snapchat, çok sevilen bir uygulama olmasına rağmen, henüz hiç kar edememiş olması nedeniyle, riskli bir yatırım kabul ediliyor. Uygulama para kazanamaması durumunda, Twitter örneğinde olduğu gibi, çok kullanılan, çok sevilen ancak para kazanamadığı için yatırımcıların ilgisini kaybettiği “ölü bir şirket” olarak kalabilir.

Öte yandan, halka yeni arz edilmiş bir şirketin hisse değerlerinin çok hızlı düşüp yükselmesi çok alışıldık bir durum. Aynı sorun Facebook’un ve Twitter’ın halka arzında da yaşanmıştı. Dolayısıyla yatırımcılar Snap için henüz büyük endişeler taşımıyorlar ancak diyatın 17 doların altına inmesi ve uzun süre o seviyede kalması, alarm çanlarının çalmasına neden olacak.

Google, büyük veri servisi Kaggle’ı satın mı aldı?

0

Google ve Kaggle’dan sızan bilgiler, yapay zeka, öğrenen makineler ve büyük veri alanında yarım milyondan fazla uzmanın üye olduğu ve çok önemli çalışmalara ev sahipliği yapan Kaggle platformunun Google’a geçtiğini söylüyor.

Google ve Kaggle konu hakkında yorum yapmazken, Kaggle’ın önümüzdeki haftalarda düzenleyeceği geleneksel yıllık toplantılarının Google mekanlarında gerçekleşeceğinin açıklanması iddiaları güçlendiriyor.

Kaggle’ın rakipleri arasında DrivenData, TopCoder ve HackerRank topluluklar da yer alıyor ancak Kaggle bunların arasında en popüler platform olarak yükseliyor. Özellikle yapay zeka ve öğrenen makine teknolojisi uzmanlarının, çeşitli yarışmalar düzenledikleri platform, çok ilginç projelerin ve uygulamaların çıkış noktası olarak biliniyor.

CIA, tüm cihazları dinliyormuş

0

Teknoloji dünyası Prism benzeri bir skandal ile sarsıldı. Wikileak’in ele geçirdiği bilgilere göre, CIA, teknoloji şirketlerinin haberdar olmadığı açıklar üzerinden, dünyadaki herkesi hack’leyip dinleyebilme imkanına sahip. 

Edward Snowden’in NSA’dan çaldığı belgelerle ortaya çıkardığı Prism skandalından çok daha büyük bir skandal olduğu vurgulanan olaya göre, Wikileaks’in Vault 7 takma ismini verdiği, CIA’den sızdırılan 8700 belgede, istihbarat örgütünün dünyadaki neredeyse tüm elektronik cihazlara sızabildiği ve istediği insanın evini, işyerini, ortamını dinleyebildiği, fotoğraflar çekebildiği anlaşılıyor.

Belgelere göre, iOS, Android, Windows, Linux cihazlarına kolayca sızabilen CIA, ayrıca Weeping Angel (Ağlayan Melek) adı verilen bu sistemle Samsung gibi dev üreticilerin televizyonlarındaki kamera ve mikrofonlara da erişebiliyor. 

Asıl vurucu iddia ise, CIA’nin sızmak istediği kişinin bilgisayarındaki Windows sistemine uygun yamalar yayınlatması ve böylece ilgili kişinin bilgisayarında arka kapı yaratarak sisteme sızabilmesi. 

ABD’de kimi medya kurumları belgelerin ne kadar doğru olduğunu tespit etmenin zor olduğunun altını çizerken, CIA veya ABD yönetimi henüz Vault 7 belgelerini yalanlamadı. Ayrıca belgeleri inceleyen eski CIA ve NSA ajanı Edward Snowden de sosyal medyadan, belgeleri gerçek belgelere benzettiğini vurguladı.

Şimdi tüm dünya bu yeni skandal hakkındaki tartışmalara hazırlanıyor. Eğer skandal gerçek çıkarsa, Prism sonrasında Rusya’nın yaptığı gibi, tüm ülkelerin ABD teknoloji ürünlerini kullanmayı bırakması dahi gündeme gelebilir.

24 Solutions Türkiye pazarına girdi

0

Dijitalleşen dünyada hem kurumların hem de tüketicilerin, e-ticaret, bankacılık ve FinTech alanlarında veri-bilgi güvenliğinin en yüksek seviyede sağlanması önem taşıyor. Sürekli artan siber tehditler, özellikle online dünyada kredi ve banka kartı ile yapılan ödeme işlemlerinde güvenlik açısından global standartlara uygun çözümlere olan ihtiyacı da beraberinde getiriyor.

Üyeleri arasında Visa, Master Card, American Express, Discover ve JCB’nin yer aldığı PCI-SSC tarafından belirlenen ve ödeme sistemleri alanında dünyadaki en yüksek güvenlik standardı olan PCI-DSS sertifikasyonu bu alanda büyük önem taşıyor.

PCI-DSS alanında hem danışmanlık hem de denetim ve sertifikasyon hizmetini birlikte sunan 24 Solutions, şirketleşme sürecini tamamlayıp İstanbul’da açtığı ofisle Türkiye pazarına girdiğini duyurdu.

Online ödemede güvenlik artıyor

24 Solutions Türkiye Ülke Direktörü Emrah Elmas’ın ev sahipliğinde ve Türkiye Cumhuriyeti İsveç Başkonsolosu Therese Hydén katılımlarıyla gerçekleştirilen toplantıda konuşan 24 Solutions CEO’su Daniel Werner, dijital dünyada nakitsiz topluma geçiş ve nakitsiz toplumlarda ödeme güvenliğinin sağlanması konusunda önemli veriler paylaştı.

Dünyada dijital ödeme yaygınlaşıyor

Daniel Werner, 2016 yılında açıklanan son raporlara bakıldığında 2015’te 426,3 milyar işlem gerçekleştiğine dikkat çekti. Nakit kullanma oranının banka kartları, alternatif ödeme sistemleriyle düştüğünü ifade eden Werner, en büyük araç olan kredi kartlarının yüzde 11,8’lik pay ile dünyada en çok tercih edilen dijital ödeme yöntemi olduğunu söyledi.

İsveç’te nakit parayla yapılan ödemelerin, tüm alışverişlerin sadece yüzde 2’sini oluşturduğuna ve yüzde 98’inin dijital ödeme yöntemleriyle yapıldığını belirten Werner, “İsveç’in hedefi kağıt ve madeni paradan tamamen kurtularak dünyanın ilk yüzde 100 nakitsiz toplumu olmak” dedi.

24 Solutions Türkiye Ülke Direktörü Emrah Elmas ise yaptığı konuşmada 176 milyon adete ulaşan kart sayısıyla Türkiye’nin Avrupa liginde ilk sıraya yerleştiğine dikkat çekerek, kartlı ödemelerin hane halkı harcamaları içindeki payı son 5-6 yılda yüzde 40’a çıktığını belirtti. 

2016 yılında 306 milyonu aşkın online alışveriş işleminin yapıldığı hatırlatan Emrah Elmas, “Türkiye’de e-ticaret pazarı 24,7 milyar TL’lik bir büyüklüğe sahip. 24 Solutions’ın PCI-DSS standartlarında güvenlik sunan tüm şirket ve kurumlar, tüketicilerin tercihlerinde her zaman ön sıralarda olacaktır” şeklinde konuştu.

24 Solutions’ın çalışmalarını yakından takip etmek ve bilgi almak için tıklayınız.

 

UberPITCH, girişim fikrini ve yatırımcıyı buluşturuyor!

0

Türkiye’deki girişimlere destek vermek isteyen Uber, 22 Mart’ta UberPITCH aracını İstanbul sokaklarında dolaştıracak.

Uber, Girişim fikrini paylaşmak isteyen gönüllülerle yatırımcıları 15 dakikalık bir yolculuğa çıkarıyor. Fikir aşamasından, ürün aşamasına kadar tüm girişimlere açık olan UberPITCH’e son başvuru tarihi 18 Mart.

Birbirinden güzel hediyeler girişim fikirlerinin

22 Mart‘ta İstanbul sokaklarında dolaşacak her bir UberPITCH aracının içindeki yatırımcı, adaylar arasından en iyisini belirleyecek ve kazanan tüm girişimler 1000 TL’lik Uber kredisi, girişim seviyesine bağlı olarak 6 aylık İTÜ Çekirdek Ön Kuluçka veya İTÜ Magnet İleri Aşama Girişimcilik Merkezi’ne giriş hakkı gibi  birbirinden güzel hediyelerle ödüllendirilecek.

Girişim fikrini yatırımcılarla buluşturma fırsatı verecek olan UberPITCH, Türkiye’nin önemli yatırımcıları Arda Kutsal, Arif Akdağ, Cem Soysal, Dilek Dayındarlı, Fırat İşbecer, Nevzat Aydın ve Yomi Kastro‘nun içinde bulunacağı araca kayıt olmak için tıklayın.

Amazon, Echo kayıtlarını mahkemeye sundu

0

Amazon’un, 7/24 evin içini dinleyen yapay zekalı ev asistanı Echo, bir cinayet soruşturmasında delil oluyor.

ABD’de işlenen bir cinayet sonrasında evde Echo aygıtı bulunduğunu fark eden polis, Amazon’dan ilgili cihazın sunucularda saklanan kayıtlarını istemişti. Ancak, evde konuşulan sesleri kaydeden Echo cihazına dair kayıtları polise vermeyi reddeden Amazon, mahkeme kararıyla beraber, kayıtları soruşturmayı yürüten polis ekibine devretti.

Polis şimdi kayıtların içinde cinayeti çözebilecek bir ipucu bulup bulamayacağını kontrol edecek.

Amazon Echo cihazı evdeki sesleri 7/24 dinliyor ancak Amazon’a göre, sesleri Amazon, Echo veya Alexa kelimelerin duyduktan hemen sonra kaydetmeye başlıyor. Bu kayıt, kullanıcıların alışveriş emirlerinin ileride kontrolü amacıyla saklamak için kullanıyor.

Cinayet gecesi komşular evden müzik sesi duyduklarını söyledikleri için polis, ev sahibinin Echo’ya komut vererek müzik açtığını ve bu sırada Amazon’un evdeki sesleri kaydetmiş olabileceğini düşünüyor.

Facebook BBC’yi çocuk tacizcisi olarak polise şikayet etti

Facebook ve BBC, hiç beklenmeyen bir olayla çok büyük bir kavganın eşiğine geldi.

BBC’nin çocuk tacizine karşı yürüttüğü bir soruşturmanın ardından elde ettiği görüntüler, Facebook’un polise başvurmasıyla sonuçlandı.

Yayın kuruluşu, Facebook’ta yayınlanan uygunsuz fotoğrafların nasıl tespit edildiğine dair bir araştırma yürütürken, çocukların taciz edildiği çok sayıda görüntüye ulaştı ve bunların Facebook tarafından tespit edilemediğini belirledi.

BBC’de araştırmayı yöneten gazeteci Facebook yöneticileri ile yaptığı röportaj serisi sırasında, ilgili görüntülerden bahsetti ve bunların Facebook görüntü tespit teknolojisi tarafından belirlenemediğini hatırlattı. Bunun üzerine Facebook yöneticileri BBC’den ilgili görüntüleri talep etti.

Facebook’un konu hakkında araştırma yapacağını düşünen BBC’deki gazeteciler, Facebook üzerinden aldıkları fotoğrafları ve ilgili detayları bir email ile Facebook yönetimine aktardı. 

Çocuk tacizcisi olarak BBC

Bunun üzerinde Facebook, “çocukları taciz eden fotoğrafları yaydığı” suçlamasıyla BBC’yi polise şikayet etti, zira yasalara göre bu fotoğrafların paylaşılması, gönderilmesi, yayılması da yasak.  

Facebook şimdi, “neden böyle bir şikayette bulunduklarına” dair sorulara ilgili yasa maddesini referans gösteriyor: “Bu tür fotoğrafların gönderildiği kişiler durumu polise rapor etmek zorundadır.”

Dolayısıyla, Facebook BBC’yi çocuk tacizi fotoğrafları gönderdiği gerekçesiyle polise şikayet ederek, yayın kuruluşunu çocuk tacizi fotoğrafları yayan bir kurum konumuna düşürmüş oldu.

BBC, polise verdiği açıklamada, ilgili fotoğrafların sosyal medyadaki çocuk tacizleri konusunda yaptıkları röportaj için Facebook İngiltere yöneticisi Simon Milner ile yaptıkları röportaj sırasında, Simon Milner tarafından, Facebook’un soruşturma yürütebilmesi için istendiğini belirtti. Savcıların BBC hakkında dava açmaya gerek görmediğinin de altı çiziliyor ancak Facebook’un bu davranışı tüm dünyada çok garip karşılanmış durumda. Medya dünyası şimdi Facebook yöneticisi  Simon Milner’ı acemice davranıp panik yapmakla suçluyor. Simon Milner’ın, Facebook’un avukatları ile durumu değerlendirip, yasadaki ilgili uyarıdan haberdar olduğunda, başının belaya girmemesi için, yasayı ezbere yorumlamış olabileceği dile getiriliyor. Medya, Facebook’un BBC’yi şikayet etmek yerine, polis ve savcıyla beraber işbirliği yaparak, bu fotoğrafları Facebook’a yükleyen asıl kişileri bulmak için hareket geçmesi gerektiğini düşünüyor.

Facebook ise gerekli bilgileri polise ilettiğini ve ilgili fotoğrafları sosyal medyadan kaldırdığını vurguluyor. İngiltere’deki bu skandal büyüyecek olursa, Facebook yönetiminin Simon Milner’ı görevden alması da gündeme gelebilir.

 

Robotlar hangi meslekleri işsiz bırakacak?

0

Robot teknolojisi hayatımıza hızla giriyor. Biz farkında olmadan çoğu internet servisi yapay zekanın kontrolüne girdi bile. Ancak robotların ilerleyişi, daha hızlı ve isabetli yayın yapan web siteleri ile sınırlı kalmayacak. Önümüzdeki yıllarda, çok sayıda insanın işlerini robotlar yüzünden kaybetmesi bekleniyor. Sadece ABD’de 20 milyon kişinin önümüzdeki 20 sene içinde işlerini robotlar kaptırması bekleniyor. Bu rakam o kadar büyük ki, Microsoft’un kurucusu Bill Gates, insanların işlerini alan robotların vergi ve sigorta ödememesi halinde, vergi ve sigorta sisteminin ağır hasar alabileceğinin altını çizmek durumunda kaldı. Peki en yüksek risk grubunda hangi meslekler yer alıyor?

1- Fabrika işçileri

Fabrikaların robotlaşması yeni değil. Makineleşme geliştikçe fabrikalardaki insan sayısı giderek azaldı ve yapay zekanın yükselişi ile fabrikalarda işçilere daha az ihtiyaç duyulacak. Bu da daha hızlı ve daha hatasız üretim yapabilmek anlamına gelecek. 

Google, mail şifreleme sistemini açık kaynak topluluğuna devretti

0

Google’ın, Gmail’de kullandığı uçtan uca şifreleme sistemi, artık açık kaynak kodlu bir proje olarak hayatına devam edecek. 

E-mail’leri şifrelemenin çok zor bir iş olduğunun altını çizen Google, bu projenin Google çatısı altında çok yavaş ilerleme kaydediyor olmasından şikayetçiydi.

Sonunda kendi yazılımcılarının projenin sağlıklı ilerlemesi için yeterince hızlı olamayacağına karar veren Google, e-mail’lerin uçtan uca şifrelenmesini sağlayan E2EMail projesini açık kaynak gruplarına devretti.

Chrome kullanıcılarına niyet, kime kısmet?

Google bu projeye bir sene kadar önce başlamış ve Chrome kullanıcılarının birbirine, kimse tarafından okunamayacak e-postalar göndermesini amaçlamıştı. Ancak şirket istediği sonuca bir türlü ulaşamadı.

Projenin artık açık kaynak kullanımına açılmasıyla, kodlar artık Google’ın malı olmaktan çıkacağı için, proje için geliştirilen şifreleme yönteminin farklı uygulamalarda da kendini göstermesi bekleniyor.

Sosyal medya insanları ‘asosyal’ mı yapıyor?

Sosyal medyanın çoğu zaman insan psikolojisine zarar verdiğine dair şikayet ve tespitleri duymaya alışkınız.

Şimdi ise Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan sosyal medya araştırması, bu tespitlerin doğru olduğunu söylüyor. Araştırmayı yöneten Profesör Brian Primack’a göre, sosyal medya kullanımı arttıkça insanların sosyalleşmesi azalıyor.

19-32 yaş arasındaki 2000 birey arasında yapılan araştırmaya göre, sosyal medyada günde iki saatten fazla zaman geçirmek, bireylerin kendini sosyal dünyadan izole etme ihtimalini iki kat arttırıyor. Bir diğer deyişe, fazla sosyal medya kullanımı bireylerin “asosyal” karakter geliştirmesiyle sonuçlanabiliyor.

Hangisi hangisini tetikliyor?

Araştırmada katılımcıların, Instagram, Twitter ve Tumblr etkinlikleri incelendi. Millenial kuşağının en çok kullandığı sosyal mecralar olan bu üç servisten toplanan verilerle şekillen araştırma sonuçlarını yorumlayan Pitsburgh Üniversitesi pediatri bölümünden Elizabeth Miller’a göre, hangi etkinin birbirini tetiklediğini tespit etmek de kolay değil.  İnsanlar sosyal olarak izole olmaya eğimli bir karaktere sahip oldukları için mi sosyal medyaya daha fazla zaman ayırıyorlar yoksa sosyal medyaya daha fazla zaman ayırdıkları için mi izole bir karakter geliştiriyorlar, bu net değil. Bu amaçla farklı araştırmaların tasarlanması da gündemde.

Ancak, sosyal medyanın kullanımı ile sosyal olarak izole bir karakter geliştirme arasında yüksek bir korelasyon olduğu tespit edilmiş durumda.

IBM Quantum bilgisayarı ticarileştirmeye hazırlanıyor

0

Quantum bilgisayar kavramı ortaya atıldığından beri onun üzerinde çalışan önemli teknoloji şirketlerinden biri olan IBM, bugün Quantum bilgisayar araştırmaları için yeni bir birim kurduğunu duyurdu.

IBM Q adı verilen birimin asli görevi ise, Quantum bilgisayarları yakın gelecekte ticarileştirecek uygulamalar geliştirmek. IBM Q sayesinde, Quantum bilgisayarlar alanında yaşanan bilimsel gelişmeleri, pazara ürün olarak sunmak çok daha hızlanacak.

IBM geçen yıl da, Quantum Experience isimli bir uygulamasını tanıtmıştı. Bu uygulama sayesinde araştırmacılar, IBM’in Quantum bilgisayarları üzerinde deneyler gerçekleştirebiliyor. Geçen bir yıl içinde 40 bin kullanıcının Quantum bilgisayarlar üzerinde 275 bin deney gerçekleştirdiğini de açıklayan IBM, çok yakın gelecekte bu bilgisayarların laboratuvarlardan çıkarak, ticari ürünler olarak kurumların sunucu merkezlerine yerleşeceğinin altını çiziyor.

IBM’in şu anda elinde bulunan Quantum bilgisayarlar için belirlediği işlem gücü “5 qubit” ile tanımlanıyor. Qubit kavramı dünya için henüz çok yeni. Karşılaştırma yapmak gerekirse, standart bir laptop 25 qubit gücüne denk geliyor. 

IBM çalışmaların sonunda, 50 qubit gücünde Quantum bilgisayarlar üretmeyi planlıyor. Ancak Qubit kavramı, kalsik bilgisayarlarla doğru orantılı şekilde ölçülemiyor. Bir laptop 25 qubit gücüne denk gelirken, dünyanın en büyük süper bilgisayarının Quantum bilgisayar çalışmalarındaki karşılığı 40-45 qubit değere denk geliyor. IBM’in hedeflediği 50 qubit gücündeki Quantum bilgisayarın ise klasik silikon tabanlı bilgisayarlarda karşılığı yok. Yıllar içinde bu değer ikiye katlandığında ise bugün hayal dahi edilemeyen işlem güçlerine ulaşılması bekleniyor.

Elektrikli otomobil alana 2 bin dolar

0

ABD’de, New York şehri, 1 Nisan’dan itibaren şehirde elektrikli otomobil satın alan vatandaşlarına 2 bin dolar ödeyeceğini açıkladı.

Pratik olarak, New York’ta elektrikli otomobillerin fiyatında 2 bin dolarlık indirim anlamına gelen bu uygulamayla, şehir yönetimi benzin/dizel motorlu araçların oranını düşürerek, şehir halkını elektrikli otomobil kullanmaya yönlendirmek istiyor.

ABD’de Chevy Bolt, Tesla Model 3 ve Toyota’nın hibrid motorlu araçları şu anda en çok satılan elektrikli otomobiller arasında yer alıyor. New York’taki devlet  teşviki ile bu araçların daha fazla tercih edileceği düşünülüyor zira özellikle Chevy Bolt ve Model 3, 30 bin dolar seviyesindeki fiyatları ile çok uygun fiyatlı elektrikli araçlar olarak zaten ilgi toplarken, fiyatındaki 2 bin dolarlık indirimle daha da fazla tercih edilmeleri bekleniyor.

Yapay zeka intiharları 2 sene önceden tahmin edebiliyor

0

Yapay zekanın sağlık alanında kullanılması ilginç bir sonucu ortaya çıkardı. Klinik hastalar üzerinde yapılan bir araştırmada, psikolojik testlere cevap veren hastalardan ileride intihara teşebbüs edenler, iki sene öncesinden yapay zeka tarafından tespit edilebildi.

Bu çalışma, kişinin intihara meyli yaklaştıkça, yapay zekanın daha da isabetli tahmin yapabildiğini gösterdi ve kısa süre sonra intihar edecek hastaları %80-90 olasılıkla tespit edebilmek mümkün oldu.

Yapay zeka sayesinde ölümler azalacak

Florida Devlet Üniversitesi’den araştırmacı Jessica Ribeiro’nun çalışmasına göre, yapay zeka zaman içinde, insanların farklı davranış biçimleri hakkında kendini eğiterek, ileride intihar girişiminde bulunup bulunmayacağına dair analizler yapabiliyor.

Tennesie’deki 2 milyon hastanın kayıtlarını inceleyerek kendini eğiten yapay zeka bu sayede psikologlara ve psikyatrlara riskli hastalar hakkında uyarıda bulunabiliyor.

Sadece ABD’de her yıl 45 bin kişinin intihar ederek hayatını yitirmesi, bu araştmaları dahada önemli kılıyor. Sağlık görevlilerinin, intihara meyilli kişileri yapay zeka sayesinde kolayca tespit edebilmesi halinde, bu bireylere daha özenli tıbbi yardım ulaştırmak mümkün olacak ve ülkede intihar nedeniyle ölümlerin azalacağı tahmin ediliyor.

Facebook sahte haberleri işaretlemeye başladı

Facebook, ABD başkanlık seçimleri sırasında başına bela olan ve tüm dünyadan “çözüm bulması” için baskı gördüğü sahte haberlere karşı ilk adımını attık.

Sosyal medya servisinde artık sahte olduğu tespit edilen haberlerin üzerinde “disputes” (itiraz edilmiş) uyarısı bulunacak. 

Profesyonel gazeteciler görev başında

Facebook, sahte haberleri tespit etmesi için, bağımsız bir gazetecilik vakfı olan Poynter ile anlaşma imzalamıştı. Poynter’in belirlediği prensipler koduna uygun olmayan haberler şüpheli metinler olarak işaretlenecek ve şikayet edilen sahte haberler de yine Poynter editörleri tarafından incelenerek sahte olup olmadığına karar verilecek.

Bu mekanizma içinde Facebook sahte haberlerin işaretlenmesine de artık başlamış oluyor. Bundan sonra Facebook’ta, Poynter editörleri tarafından sahte olduğu tespit edilmiş içeriklerin üzerinde “disputed” ifadesi yer alacak. Elbette bu mekanizma şimdilik Türkçe haberler için geçerli değil ancak yakın gelecekte Türk editörlerin de göreve başlaması sürpriz olmayacaktır.