Facebook, video ortası reklamlarını teste başladı

0

Facebook da YouTube’un arkasından giderek, platformundaki videoları reklamlarla doldurmaya hazırlanıyor.

Facebook’un video reklamlarına çözümü ise video ortasında reklam oynatmak. YouTube veya benzeri platfromlarda reklamların büyük çoğunluğu reklamın başında oynatılırken Facebook, reklamları videonun ortasında oynatmayı tercih edecek.

Profesyonel yapımcılar Facebook’a akacak

Ocak ayında duyurulan bu yeni uygulamanın ilk testleri ise artık başlamış durumda. Bugünden itibaren Facebook kullanıcıları platformdaki videoları seyrederken, aniden yayına giren reklamlarla karşılaşabilecek.

Videoların yayıncıları, bu reklamlardan elde edilen gelirin %55’ini alacak. Facebook ise reklam gelirinin %45’ini sahiplenecek. Bu sistem, çok daha fazla profesyonel amaçlı video yapımcısının Facebook için video üretmeye başlayacağı anlamına geliyor.

 

Startup Turkey Challenge 2017 finalistleri belli oldu!

0

Dünya genelinde 500 katılımcı, 150’den fazla yatırımcı ve 100’ü aşkın girişimcinin katılımı ile Antalya’da gerçekleştirilen 9. Startup Turkey Konferansı’nda Startup Turkey Challenge 2017’de finale kalan 15 girişim belli oldu.

Etohum tarafından dokuzuncusu düzenlenen Startup Turkey etkinliğinde; tüm dünyadan gelen 100’ü aşkın girişimci; yatırımcılara ve mentorlara girişimleri ile ilgili iş modellerini anlattıkları sunumlar yaptı. Bu sunumlar sonrasında yatırımcılar ve mentorların oylarıyla finale kalan 15 girişim Startup Turkey Challenge 2017 de birinci olmak için çalışacak.

Etohum kurucusu yarışma hakkında konuştu

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Etohum Kurucusu Burak Büyükdemir ise şunları söyledi:

“Etohum olarak bu yıl dokuzuncusunu gerçekleştirdiğimiz Startup Turkey yine çok verimli ve bölge için çok önemli bir etkinlik oldu. Dünyanın farklı noktalarından gelen birçok girişimci iş fikirlerini dünyanın farklı yerlerinden gelen yatırımcılara sunma imkanı yakaladılar. Seçilen 15 girişimle gerçekleştirilecek Startup Turkey Challenge 2017 finali büyük bir heyecana sahne olacak” dedi.

Yarışmada finale kalan projeler ise şu şekilde:

3Z
3Z uyku apnesi tedavisinde kullanılabilecek, herhangi bir cerrahi müdahale gerektirmeyen, hastanın yüzünü kaplamadığından dolayı rahatsızlık vermeyen, ses çıkarmayan, taşınabilir, yenilikçi bir ağıziçi aparat üretimini hedeflemektedir. Henüz geliştirme aşamasında olan 3Z’nin testleri yüksek tedavi başarı oranıyla devam etmektedir.

Bilemezsin
Bilemezsin, kullanıcıların hava durumundan magazine her şeyin üzerine bahis yapabilecekleri sosyal bahis platformudur. Bilemezsin’de kullanıcılar dijital puanlarıyla gündemdek ikonuları tahmin etmek için bahse girebilir veya gündemi takip edebilir. Bilemezsin’in şu anda 14 bin’den fazla kullanıcısı bulunmaktadır.

Buy Buddy
Buy Buddy giyim mağazalarında müşterilerin kasaya gitmeden alışveriş yapmalarını sağalayan, aynı zamanda da bir ürün güvenlik cihazı olarak çalışarak, ürünlerin çalınmasını engelleyen bir IOT cihazı ve mobil uygulamadır. Buy Buddy Türkiye’de 1 mağazada 10,000 ürün ile pilot aşaması için anlaştı.

Educain
EduCain, öğrenciler ile öğretmenleri bir araya getiren sosyal ağ uygulamasıdır. Educain’de öğrenciler soruların fotoğraflarını çekip sisteme gönderir ve bu sorular ilgili öğretmenlerin sistemine düşer. Öğretmenlerin çektiği çözüm videoları sürekli olarak kayıtta tutulur. Educain’in şu anda 35,000 den fazla kullanıcısı bulunmaktadır.

Gymanya
Gymanya, kullanıcıların her zaman ve her yerde, spor ekipmanına ihtiyaç duymadan, belirlenen hedeflere göre antrenmanını yapabilmelerini sağlar. HD video antrenmanları, online spor salonu ve 10 haftalık beslenme programı ile Gymanya kullanıcıları spor yapmanın yanı sıra hedeflerine daha hızlı ulaşabilir. Gymanya’nın 15,500’den fazla kullanıcısı bulunmaktadır.

Innovera Labs
Innovera Labs’in geliştirdiği A.T.A.R., modern zamanın değişen saldırılarına karşı siber güvenliği geliştiren bir teknolojidir. A.T.A.R. müşterilerin tanımladığı senaryolara göre siber saldırı belirteçlerine dinamik bir şekilde cevap verir. A.T.A.R’ı şu anda 4 kurum kullanmaktadır.

Lucy
Lucy Survey, Facebook, SMS gibi mesajlaşma uygulamalarından kısa ve otomatik konuşma dizileriyle müşteri geri bildirimlerini toplayarak müşteri deneyimi yönetimini yeniden tanımlar. Müşteriler Lucy ile iletişim kurduklarında, Lucy Survey işletmelere harekete geçilebilir içgörüler ve müşterileriyle birebir bağlanma olanağı sağlayarak müşterilere kişiselleştirilmiş teklifler sunar ve tekrar ziyaret etmelerini teşvik eder. Şu anda 2 müşterisi olan Lucy’de 280’den fazla geri bildirim tamamlandı.

MyDutyFree
MyDutyFree indirimli duty free alışverişine odaklanan dünya çapındaki ilk uygulamadır. MyDutyFree mağazalar için tüm içeriği hazırlar, entegrasyon süreçlerini uygular, müşteri kazandırır ve kullanılan zaman ve eforu azaltmalarına yardımcı olur. MyDutyFree ayda 300’den fazla sipariş almaktadır.

MyTrustedWill
MyTrustedWill kullanıcılarının ölümünden sonra bile sevdikleriyle iletişim halinde kalmasını sağlar. MyTrustedWill ile mesajlar, telefon çağrıları, ses, videolar, belgeler ve hediyeler aracılığıyla kullanıcılar sevdikleriyle irtibat kurabilir. Şu anda MyTrustedWill’in 2300’den fazla kullanıcısı bulunmaktadır.

Ofisim.com
Ofisim bulut tabanlı iş uygulamalarını geliştiren ve dağıtan bir teknoloji platformudur. Geliştirme uzmanlarının sadece birkaç gün içerisinde kod yazmadan uygulama yaratmalarını ve uygulamalarını Ofisim Pazaryeri’nde yayınlamalarını sağlar. Ofisim’in şu anda 3000 müşterisi ve geliştirdiği 20 uygulama bulunmaktadır.


Pepapp
Pepapp iOS ve Android kullanıcıları için dijital kadın asistan uygulamasıdır.
Pepapp regl periyodlarını takip eder, ovülasyon periyodları hakında bilgi verir, kullanıcıları eğlenceli tavsiyelerle mutlu eder. Pepapp şu anda 650 bin kullanıcıya hizmet sunuyor.

SmartMimic
Smart Mimic kullanıcıların yanını taşıyabileceğie kendi oluşturduğu profiller doğrultusunda kullanabileceği bir güvenlik platformudur. Ufak kutular şeklindeki cihazlar kablosuz teknoloji ile birbirleriyle iletişim kurabilir. Cihazların içinde telefonla kontrol edilebilen hareket sensörleri, alarm sistemi, RGB fener ve mıknatıs bulunmaktadır. SmartMimic sigorta şirketleri ile 500,000 ürün satışı için anlaştı.

Spinal
Spinal’in geliştirdiği Lia, kullanıcıların duruşlarını düzenlerken özgüvenlerini arttırıp sağlık sorunlarını önler. Lia deriye bağlanarak kesin sonuçları verirken kıyafetlerin altından belli olmaz. Lia mobil uygulama ile kullanıcıyla iletişim kurar, duruşunu dikleştirmesini hatırlatırken omuzlarını düzgünleştirmesine de yardımcı olur. Henüz 30 kullanıcı ile test edilen Lia 2 haftada olumlu sonuç gösteriyor.

Taşeron Bankası
Taşeron Bankası, Devletler tarafından ihale edilmiş projeleri alan müteahhitler için taşeron ekip ve taşeron firma bulabilmelerini sağlayan bir platformdur. Taşeron Bankası sisteminde şu anda 15,820 taşeron ve 2100’den fazla müteahhit firma bulunmakadır.

Tespack
Tespack, akıllı kıyafetler ile kullanıcılarına hareket halinde mobil enerji yaratımı sağlar. Son teknoloji ve bağlanırlık özelliklerini premium tasarımıyla birleştiren Tespack teknolojileri akıllı kıyafetlerin en büyük sorunları olan pil ömrü ve bağlanırlık problemlerini çözmektedir. 200,000’den fazla ürün satmış olan Tespack’ın müşterileri arasında özel şirketlerin yanında Birleşmiş Milletler ve silahlı kuvvetler de bulunmaktadır.

ABD’de 5G testleri başlıyor

0

ABD’li GSM opeatörü Verizon, 2017’nin ortasında 11 ABD şehrinde 5G denemelerine başlayacağını duyurdu.

Şirketin testlerine 500 denek katılacak. Bunların bir kısmı ev kullanıcıları iken diğerleri kurumsal müşteriler olacak. Laboratuvarda 18 aydır sürdürdüğü 5G testlerini bitirmek üzere olan Verizon şu anda, şehir içindeki testlere katılacak 500 adayı belirlemek üzere hazırlık yapıyor.

50 kat daha hızlı bağlantı

5G’nin, 4G’den 50 kat daha hızlı veri iletişim sağlaması bekleniyor. 5G’nin yaygınlaşması ile birlikte otonom otomobillerde ve IoT alanında önemli bir gelişme yaşanması bekleniyor çünkü bu teknolojilerin yaygın şekilde kullanılabilmesi için çok büyük bant genişlikleri gerekiyor.

5G’nin resmen kullanılmaya başlanması için en yakın hedef olarak 2020 gösteriliyor.

 

Tesla hayat boyu garanti sunacak

0

Tesla, elektrikli otomobillere karşı olumsuz görüşlerin hakim olduğu bir dönemde, çok güçlü elektrikli otomobiller üreterek otomotiv dünyasında bir devrim yaratmıştı. Elektrikli otomobiller, büyük oranda Tesla’nın çabaları sayesinde tüm dünyanın gündemindeyken firma yeni bir girişimle, piyasadaki bakış açısını değiştirecek yeni bir devrim yaratmak istiyor olabilir.

Tesla’dan sızan bilgiler, şirketin Tesla sahiplerine opsiyonel olarak, ömür boyu garanti ve sigorta hizmeti sunmaya hazırlandığını ortaya koydu.

Bir kere öde, ömür boyu sigorta al

Buna göre, Tesla sahipleri cuzi bir sigorta ücreti karşılığında, aracını ömür boyu sigortalatmış olacak ve bu sigorta, tüm “bakım masraflarını” da karşılayacak. Yani, araç sahipleri, araçlarını ömür boyu da kullansalar, bir daha bakım masrafı ödemeyecekler ve ömür boyu kazalara karşı sigortalanmış olacaklar.

Firma henüz bu yeni hizmetin fiyatı hakkında açıklama yapmış değil ancak planlar hayata geçecek olursa, otomotiv sektöründe ömür boyu garanti mantığının yayılması mümkün görünüyor.

Google, Messenger’ın adını değiştirdi

0

Google’ın, anında mesajlaşma uygulaması Google Messenger’ın adını değiştirerek, Android Messenger yaptı.

Google’ın Hangouts servisini de barındıran basit ve hızlı bir mesajlaşma uygulaması olarak konumlandırılan Google Messenger, 2014’te piyasaya çıktığından beri büyük bir varlık gösterememişti.

Facebook Messenger ve WhatsApp’ın yükselişine karşı geliştirilen Google  Messenger, Hangouts’un bazı kurumsal alanlarda önemli bir iletişim platformu olarak kullanılması nedeniyle varlığını korumayı başarmıştı.

Google şimdi, MWC 2017 etkinliği ile beraber, Android Messenger olarak tanıtacağı mesajlaşma uygulaması ile rakiplerine karşı şansını yeniden denemek isteyecek.

MWC 2017 sırasında Google’ın, alışkanlığı olduğu üzre, yeni bir mesajlaşma uygulaması tanıtması da mümkün görünüyor.

Sosyal medyada sahte haberlere karşı yapay zeka önlemi

0

Sosyal medyadan yayılan sahte haberler herkesin gündemindeyken, bu sorunla nasıl başa çıkılacağına dair çözüm önerileri de ardı ardına geliyor.

Carnegie Mellon Üniversitesi’ndeki araştırmacı bilim insanları şimdi sahte haberleri ayıklayabilecek bir yapay zeka rutini üzerinde çalışıyor. Üniversiteden yapılan açıklamada, yapay zekanın ilk testlerde olumlu sonuçlar verdiğinin de altı çizildi.

Sahte Haberler Yarışması

ABD Başkanlık seçimlerinden hemen sonra açılan ve sahte haberleri tespit etmeye yarayan bir araç geliştirme hedefi koyan “Sahte Haberler Yarışması”na da katılacak olan yapay zekanın, bu konuda iddialı olduğu anlaşılıyor. Yarışmaya şimdiye kadar 200 takım ve 300 farklı kişi, farklı çözümlerle katıldı.

Carnegie Mellon Üniversitesi’nde geliştirilen yapay zeka ise bir haberi, güvenilir haber kaynaklarındaki benzer haberlerle karşılaştırarak ne kadar doğru veya ne kadar saptırılmış olduğuna dair bir rapor veriyor.

Yine de, güvenilir haber kaynaklarının da sahte bir haber tarafından aldatılmış olması halinde, yapay zeka tarafından yanlışlıkla “doğuluğuna onay” verilecek bir haberin çok daha yıkıcı bir etkisinin olabileceğini unutmamak gerekiyor. Diğer bir deyişle, haberlerin doğruluğunu onaylayacak akıl mekanizma yine güvenilir medya kuruluşlarında çalışan insan gazeteciler olacak.

Vestel, Venus’ü gençlerle geliştiriyor

0

Vestel, üniversite öğrencileri arasında “Venus’ünü Tasarla” adlı bir yarışma düzenliyor.

Türkiye’de üretilen ilk akıllı telefon Venus’ü genç beyinlerin katkısıyla daha da iyileştirme amacıyla başlatılan yarışmada Vestel gençlerle birlikte donanım, yazılım, mobil aksesuar alanlarında geliştirmeler yapmayı hedefliyor.

Maksimum 5 kişilik gruplar halinde yarışmaya katılacak öğrenciler, 3 farklı aşamada yarışacak. Yarışmada birinci olan gruba 15 bin TL, ikinci olan gruba 10 bin TL ve üçüncü olan gruba 5 bin TL ödül verilecek. Para ödülünün yanı sıra birinci grup Vestel’de proje bazlı çalışma fırsatı da elde edecek.

Turan Erdoğan: “Vestel tecrübesi ile öğrencilerimizi iş hayatına hazırlıyoruz.”

Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan, ‘Venus’ünü Tasarla’ yarışması ile yenilikçi bakış açısına sahip, heyecanlı, değişime açık, teknolojiye ilgi duyan ve yeni trendleri yakından takip eden genç yetenekleri şirket bünyesine kazandırmak istediklerini söyledi ve şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknoloji devi olarak; faaliyet gösterdiğimiz alanlarla sınırlı kalmıyor, insana yatırımı en büyük önceliğimiz olarak görüyoruz. Bugün dünyanın 153 ülkesine teknolojimizi ulaştırıyoruz. Sektörümüzde bugüne kadar birçok ilki Vestel başardı. Bu ilklerden biri olan, Türkiye’nin ilk yerli akıllı telefonu Venus’ü bundan üç yıl önce Türkiye için ürettik. Şimdi hayata geçirdiğimiz bu proje ile Venus’ü Türk gençleri ile beraber geliştireceğiz. Ülkemizin parlak zekâlarını bugün yurtdışındaki birçok projede görüyoruz. Şimdi bu yeteneklerini kendi ülkeleri için kullanmalarını istiyoruz.

Bu farklı ve hepimiz için ufuk açıcı deneyimi hem Türkiye’nin hem de şirketimizin geleceği olan gençlerle paylaşmak bize gurur veriyor. Gençlerimiz bu proje boyunca Vestel gibi Ar-Ge ve inovasyon konusunda önemli ödüller alarak başarısını kanıtlamış bir şirkette deneyim kazanacaklar. Vestel’in deneyimli çalışanları ile paylaşımlarda bulunup, süreçlere hâkim olacaklar. Yürüttüğümüz yetenek avı ve eğitimlerle sadece Vestel’e değil sektöre yeni bir soluk getirecek, kariyerinde başarı hikâyesi yazacak gençler yetiştiriyoruz.” Dedi.

 Vestel, Yarışmaya Katılanlara Kapılarını Açacak

Üç farklı aşamada ilerleyecek yarışmanın ilk aşamasında öğrencilerden fikirlerinin ne işe yarayacağını, Venus’e nasıl entegre olacağını, insanların hayatlarına nasıl bir fayda sağlayacağını, ikinci ve final aşamasında ise projelerinin geliştirilmiş halleri istenecek. 13 Mayıs 2017 tarihine kadar başvuruların alınacağı yarışmanın ilk 20’ye kalan talihlileri 31 Mayıs 2017’de duyurulacak. İlk aşamayı geçen 20 proje için Vestel’in ürün yönetimi, Ar-Ge ve Vestek ekipleri destek verip, www.venusunutasarla.com adresinden süreç boyunca yarışmacıların sorularını yanıtlayacak. Ayrıca bu aşamayı geçen 20 projeden ikişer öğrenci Avrupa’nın en büyük fabrikalarından biri olan Vestel City’de ağırlanacak. Bu aşamada yarışmacılar Vestel’in ilk aşamadan son aşamaya kadar sunduğu örnek proje dokümanını kendi projeleri doğrultusunda doldurup, en geç 22 Eylül 2017’ye kadar sisteme yükleyecek. Vestel bünyesindeki İK, teknik ve pazarlama ekiplerinin yapacağı eleme doğrultusunda sona kalan 10 proje 13 Ekim 2017 tarihinde duyurulacak. Tüm süreç boyunca öğrencilerin yanında olacak Vestel son aşamada da onları yalnız bırakmayıp, 21 Ekim 2017’de son 10 projenin sahibi öğrencilere sunum teknikleri eğitimi verecek. Finale kalan öğrenciler projelerinin son hallerini en geç 26 Ekim 2017 tarihinde sisteme yükleyecek.

Projeler yapılabilirlik, uygulanabilirlik, anlamlı tüketici faydası, özgünlük, yaratıcılık ve ilk aşamadan son aşamaya kadar proje sahiplerinin gösterdiği ilerleme kriterleri çerçevesinde değerlendirilecek. ‘Venus’ünü Tasarla’ yarışmasının ilk üçe giren projesini belirleyecek jüride Işık Üniversitesi Rektörü Şirin Tekinay, Gazeteci Serdar Kuzuloğlu, Yemeksepeti Kurucusu Nevzat Aydın, Atölye Labs Kurucu Kerem Alper, TEB İnsan Kaynakları ve İnovasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nilsen Altıntaş, Vestel’in Üniversite Temsilcilerinden Aliye Bihter Günal, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, Vestel Ticaret A.Ş Satış ve Pazarlama Genel Müdürü Ergün Güler, Vestel Şirketler Grubu İnsan Kaynakları Direktörü Semih Süslü ve Vestel Endüstriyel Tasarım UX/UI Sorumlusu Sultan Kaygın Sel yer alıyor. Yarışmanın kazananları Ekim ayında Raffles Otel’de düzenlenecek organizasyonda açıklanacak.

Yarışma hakkında detaylı bilgi edinmek isteyenler www.venusunutasarla.com adresinden tüm süreçlerle ilgili detaylı bilgiye sahip olabilirler.

Tesla 5 yeni Gigafactory kuracak

0

Şu anda Nevada’da Gigafacory adını verdiği dev bir pil fabrikası kuran Tesla, bu fabrikayla beraber dünyanın Li-ion pil üretim kapasitesini iki katına çıkaracak. Böylece hem kendi otomobillerinin ihtiyaç duyduğu pillere düşük maliyetle ulaşabilecek hem de elektrik enerjisine yönelen dünyanın ihtiyaç duyacağı pilleri üreterek büyük kazanç elde edecek.

Tesla şimdi, Gigafactory’nin inşası bitmek üzereyken, yeni Gigafactory’ler kurma planını değerlendirmeye aldı. Tesla’nın planlarına göre, dünyada hızla büyüyen pil talebini karşılamak için beş yeni fabrika kurmak gündeme gelecek.

İnşaat alanları tespit edildi

Firma şu ana kadar iki yeni fabrikanın lokasyonunu kesinleştirmiş durumda. Üçüncü fabrikanın yeri için de potansiyel noktaları değerlendiriyorlar. Ayrıca toplamda beş fabrika kurma ihtimalini de tartışıyorlar.

Elon Musk’a göre, Tesla Kasım ayında, Gigafactory 2’nin inşasına, büyük ihtimalle, Avrupa’da başlayacak. Böylece Avrupa pazarının ihtiyaç duyduğu pilleri üretecek fabrika da hayata geçecek.

Apple’ın yeni kampüsü Nisan ayında açılıyor

0
Apple, çalışanların 708 bin metrekarelik alan üzerine kurulan yeni kampüsü Apple Park’a Nisan ayından itibaren taşınmaya başlayabileceklerini açıkladı.
 
12.000’den fazla çalışanın kampüse taşınması altı aydan uzun sürecek. Binaların ve park alanlarının inşasına yaz boyunca devam edilmesi planlanıyor.
 
Steve Jobs tarafından bir yaratıcılık ve işbirliği merkezi olarak planlanan Apple Park, Santa Clara Vadisi’nin merkezinde kilometrelerce uzaklığa yayılan asfalt ve beton alanı, yemyeşil bir alana dönüştürüyor. Kampüsün 260.000 metrekare yer kaplayan halka şeklindeki ana binasının tamamı, dünyanın en büyük kavisli cam panelleriyle kaplı.

Steve, hayatta olsaydı, bu 24 Şubat’ta 62 yaşına girecekti. Steve’in hatırasını ve Apple’a ve dünyaya yaptığı kalıcı etkiyi onurlandırmak amacıyla, Apple Park’taki konferans binasına Steve Jobs Theater adı verilecek. Bu yılın ilerleyen günlerinde açılacak olan 1.000 kişilik oditoryum 6,1 metre uzunluğunda, 50 metre çapında cam bir silindirden oluşuyor. Binanın çatısı ise metalik karbon fiber kullanılarak üretildi. Apple Park’taki en yüksek tepelerden birinde yer alan Steve Jobs Theater, ana binaya ve yeşil alana bakıyor.

“Steve’in Apple vizyonu, bizimle geçirebildiği sürenin çok daha ötesine uzanıyordu. Apple Park’ın nesiller boyunca inovasyonun merkezi olmasını istemişti,” diyen Apple CEO’su Tim Cook sözlerini şöyle sürdürdü: “Çalışma yerleri ve park alanları hem ekibimize ilham verecek hem de çevreye yararlı olacak şekilde tasarlandı. Dünyanın enerji verimliliği en yüksek binalarından birine sahibiz ve kampüs tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışacak.”

“Steve, California’nın aydınlık ve geniş topraklarından heyecan duyuyor ve ilham alıyordu. Burası düşünceye dalmak için en sevdiği yerdi. Apple Park O’nun ruhunu son derece iyi yakalıyor,” diyen Laurene Powell Jobs, şöyle devam etti: “Steve, zekice tasarlanmış bu aydınlık kampüste kendini çok iyi hissederdi, Apple çalışanlarının da iyi hissedeceklerine eminim.”

“Steve enerjisinin çoğunu canlı ve yaratıcı ortamlar oluşturmaya ve bunları desteklemeye harcadı. Yeni kampüsümüzün tasarımına, geliştirilmesine ve inşasına ürünlerimizi de simgeleyen coşku ve tasarım ilkeleriyle yaklaştık,” diyen Apple’ın Tasarım Ekibi Direktörü Jony Ive sözlerine şöyle devam etti: “Olağanüstü derecede gelişmiş binaları göz alabildiğince uzanan park alanlarıyla çalışanların yaratıcı olmaları, işbirliği yapmaları ve birlikte çalışmaları için muhteşem bir açık ortam oluşturuyor. Uzun yıllardır başarılı mimarlık şirketi Foster + Partners ile yakından çalışma imkanına sahip olduğumuz için de son derece şanslıyız.”

Apple Park ayrıca, halka açık bir Apple Store ve kafe içeren bir ziyaretçi merkezi, Apple çalışanlarına yönelik 9.290 metrekarelik bir spor salonu, güvenlikli araştırma ve geliştirme tesisleri ve Steve Jobs Theater’ı da içerecek. Halkanın iç bölümündeki park alanları ise çalışanlar için 3,2 kilometrelik yürüyüş ve koşu yolları, bir meyve bahçesi, çim alan ve bir gölet içerecek.

Foster + Partners işbirliğiyle tasarlanan Apple Park, 464.500 metrekarelik asfalt ve beton alanı yeşil alana dönüştürüyor. 9.000 yerel ve kuraklığa dayanıklı ağaç içerecek olan kampüs, %100 yenilenebilir enerjiyle çalışacak. Çatısında yer alan 17 megawatt değerindeki güneş panelleri sayesinde Apple Park dünyadaki en büyük güneş enerjisi sistemine sahip tesis olacak. Kampüs ayrıca dünyanın en büyük doğal havalandırmalı binasına da ev sahipliği yapıyor. Binanın, yılın dokuz ayında ısıtma veya klima gerektirmeyeceği tahmin ediliyor.

Suudi Arabistan güneş ve rüzgar tarlaları kuruyor

0

Dünyanın en büyük petrol üreticisi olan Suudi Arabistan, petrol ekonomisinin bitmek üzere olduğunu ispat eden bir hamle yaptı.

Ülkede, güneş ve rüzgar enerjisinden elektrik elde etmek için özel enerji tarlaları kurulması için hazırlıklar yapılıyor.

Ülke toplamda 9,5 GW enerjiyi temiz enerji kaynaklarından elde edebilme hedefiyle ilk güneş enerjisi tarlası 300 MW kapasiteyle Al-Jouf bölgesinde inşaat sürecine girdi.

Güneş enerjisi tarlaları 

400 MW boyutundaki ikinci bir tarla ise ülkenin güney batısındaki Tabuk bölgesinde kurulacak. Şu anda tamamen gaz ve petrol üzerinden enerji üreten Suudi Arabistan, ülkedeki enerji ihtiyacının 2032 yılında 120 GW’ı geçeceğini hesaplıyor ve bu boyutta enerjiyi sağlamak için ülkedeki petrol ve gaz üretiminin yeterli olmayacağını düşünüyor. 

Dünyanın en büyük petrol üreticisinin bile artık güneş ve rüzgar enerjisine odaklanmış olmasının, global anlamda enerji üretimi ve tüketiminde yeni bir çağa girmiş olduğumuzun işareti olark kabul edilebilir.

Uber Arizona’da otonom testlere başladı

0

Sürücüsüz otomobillerinin trafik güvenliğini ihlal eden hareketleri ülke gündemine oturan Uber, Kaliforniya yönetimiyle yaşadığı sürtüşmenin ardından testlerini Arizona’ya çekti.

Kolifoniya’da, otonom otomobillerinin kırmızı ışıkta durmadığı, yayaların hayatını riske attığı anlar kameralara yansıyan Uber’in otonom test otomobilleri, 2016 sonunda ülkede önemli bir tartışmaya neden olmuştu.

Şehir yönetimiyle sürtüşme

Olayın gündeme taşınmasının ardından Kalifoniya yönetimi Uber’den test araçlarını trafikten çekmesini istemiş ancak Uber bu karara uymayacağını bildirerek teste devam edince, olay büyümüş, işin içine federal devlet birimleri girmek zorunda kalmıştı.

Uber şimdi Arizona eyaletinin yönetimiyle anlaşarak otonom araçlarını bu eyalette test etmeye başladı. Arizona’lı Uber kullanıcıları, içinde sürücüsü de bulunan ancak temel olarak, sürücü müdahalesi olmadan otonom şekilde hareket eden özel tasarım Volvo XC90’lar ile yolculuk etmeye başladılar.

 

‘Nesnelerin İnterneti’ Boğaziçi Üniversitesi’nde ders oldu

Günlük hayatta kullandığımız cihazların internet üzerinden birbiriyle, bizlerle ve diğer canlılarla iletişim kurabildiği bir dünyayı anlatan ‘Nesnelerin İnterneti’ kavramı Boğaziçi Üniversitesi’nde ders oldu.

Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Arda Yurdakul’un 2017 Bahar döneminde vermeye başladığı dersin konusu pek çok alanda çarpıcı uygulamalara yaşamımıza dahil olan düşünen, karar veren ve birbirleriyle haberleşen nesnelerin oluşturmaya başladığı yeni dünya… Derste gömülü sistemler, kablosuz iletişim, sensör teknolojileri ve büyük veri analizleri gibi başlıkların yanı sıra endüstriden uzmanlar tarafından anlatılan somut uygulamalar da yer alıyor.

Airties, Arçelik, Microsoft, IBM gibi önemli markaların uzmanları ile yenilikçi çözüm ve ürünleriyle hızla gelişmekte olan pazarda kendilerine yer edinen başarılı girişimlerin yöneticileri derslere konuk oluyor. Dersin en ilginç yanı ise öğrencilerin endüstrideki atölyelere katılarak tasarım deneyimi kazanabilmeleri…

Türkiye’de kişi başına düşen internet bağlantılı cihaz sayısı 2 iken Japonya’da 6

Arda Yurdakul, sadece birkaç sene içinde, 2020’de dünyada 4 milyar insanın birbirine ‘Nesnelerin Interneti’ ile bağlı olacağını, 25 milyondan fazla uygulama, akıllı sistem ve 50 trilyondan fazla gömülü sistemle birlikte toplam 4 trilyon dolarlık bir ekonomi oluşacağını belirtiyor.

Gelişen teknolojilerin bazı meslek alanlarına yönelik yeni bakış açıları yarattığını ve hatta sağlık, ulaşım, kent yönetimi gibi belli başlı alanlarda toplam etki anlamında önemli sonuçlara yol açtığını vurgulayan Yurdakul ‘’Hali hazırda Türkiye’de Internet ile bağlantılı olarak kullandığımız cihaz sayısı, birey başına ortalama 2 adet civarında. Japonya’da ise bir birey günlük hayatında birbiriyle bağlantılı 6 cihaz kullanabiliyor. Dolayısıyla bu, aslında bir yaşam kültürü olarak tanımlayabileceğimiz kavramlardan biri. Türkiye’de de özellikle gençlerin Internet bağlantılı cihaz kullanımı giderek artıyor. Ancak bu alanda bir vizyon ve ekonomik getiriye dönük bir bakış açısı geliştirerek teknolojiyi üretiyor olmak, her zamankinden daha fazla önemli. Çünkü ticari ve ekonomik hacim çok büyük” dedi.

Teknolojiyi satın almak zorunda kalmamak için üretmek zorundayız

Türkiye’nin yeni teknolojiler alanında önemli fırsatlara sahip olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yurdakul, ‘’Türkiye, belli markalarıyla bir kaç sene öncesine kadar tüketici elektroniğinde AB lideriydi. Dolayısıyla ülkemizde bir teknoloji altyapısı var. Ancak vizyon anlamında bu tür teknolojilerin birbiriyle daha fazla bağlantılı olarak üretilmesi, şirketler ve sektörler arasında tam bir teknoloji ve üretim zincirinin tanımlanması gerekiyor. Bu büyük ekosistemi kurmak için birbirimize güven duymamız, altyapı geliştirmemiz, pazarın ihtiyaçlarına göre üretim yapmamız gerekiyor. Aksi halde bugün bu hamleleri yapmaz ve teknolojiyi üretmez isek ileride bunu satın almak zorunda kalırız’’ dedi.

Akıllı çatal ile sağlık sigortanızda daha düşük prim mümkün olabilir

Nesnelerin İnterneti kavramının artık hayatımızın her alanında olduğuna dikkat çeken ve Akıllı şehirlerin bu uygulamanın önde gelen örneklerinden biri olduğunu ifade eden Yurdakul, “2016 senesinin Akıllı Şehri seçilen Singapur’da insansız araçlar ile 2017 başında gerçek şehir ulaşımı denemeleri başlıyor. Belediye hizmetleri daha az maliyetle ve etkin biçimde sunulabiliyor, toplu taşıma sistemleri geliştiği için trafik sorunları azalıyor. Bu da şehirde yaşayan insanların daha güvenli ve daha mutlu yaşamalarını sağlayabiliyor’’

Akıllı nesnelerin yarattığı sektörler arası faydaya en iyi örneğin ise akıllı çatallar olduğunu belirten Yurdakul “Yemek hızımızı düzenleyen, hazım problemleri, gastrit veya reflü gibi günümüzde hızlı yaşam ve stres nedeniyle daha sık rastlanan mide sorunlarına çözüm bulmak ve aynı zamanda kilo kontrolü sağlamak amacıyla geliştirilen özel bir çatal kullanılmaya başlandı. Bu çatal, hızlı yediğiniz zaman titreyerek sizi uyarıyor. Bu sayede, yeme hızınızı düşürüp yeme zamanınızı ideale yaklaştırarak sağlık sorunlarınızı azaltabiliyorsunuz. Ayrıca, akıllı bileklikler ve ayakkabılarla günlük egzersizlerinizi monitör etme şansına da sahipsiniz. Tüm bu akıllı cihazlar, sağlıklı bir birey olarak beslenmenize ve fiziksel aktivitelerinize dikkat etmeniz durumunda, sizin bireysel sağlık sigortanızın uzun vadede daha düşük olmasına sebep olabiliyor” dedi.

Nesnelerin İnterneti alanındaki gelişmelere çok sayıda örnek bulmak olduğunu belirten Yurdakul, “Bunların bir kısmı henüz araştırma ve geliştirme safhasında. En ilgi çekici olanlarından biri Otonom Kavşak Yönetimi (Autonomous Intersection Management). Bu sistem tamamlandığında, sürücüsüz araçlar, insanlar ve bisikletliler trafik ışığı olmadan kavşak geçişlerini tamamlayabilecekler. Bunun için Google Glass veya benzeri akıllı giyilebilir teknolojileri kullanan insanlar, diğer taşıtlarla ve/veya Otonom Kavşak Yöneticisiyle haberleşerek hızlarını ayarlayabilecek.

Ayrıca, on yıl öncesine kadar insanlar o anki teknolojiyle geliştirilen ürünlere uymaya çalışıyordu. Ancak bugünkü teknolojinin geldiği noktada insana uyumlu ürünler ve servisler sunmak çok kolaylaştı. Bu da aslında bakış açımızı ters yüz ediyor. Bir diğer deyişle, artık teknoloji uygulamaları geliştiren şirketlerin, insan ve toplum için yararlılık ve kolay ulaşılabilirlik kriterlerini düşünmeleri gerekiyor’’ diyen Yurdakul, Nesnelerin İnterneti ile yaşam biçimlerimizin önemli ölçüde değiştiğini ve bundan sonra da hızla değişeceğini söyledi.

Bosch ve IBM, endüstriyel IoT alanında işbirliğine başlıyor

IBM ve Bosch, müşterilerin milyonlarca IoT cihazını etkin bir şekilde güncelleyebilmesini sağlamak üzere Bosch IoT Suite servislerinin açık standart tabanlı IBM Bluemix ve IBM Watson IoT Platformunda kullanıma sunulması amacıyla endüstriyel Nesnelerin İnterneti (IoT) alanında bir işbirliği yaptıklarını duyurdu.

2020 yılında 20,8 milyar ağa bağlı nesnenin bulunacağı tahmin edilirken (Kaynak: Gartner) müşteriler, cihazlarının her zaman en son özelliklere ve performans iyileştirmelerine sahip olmasını istiyor. Bosch, Bluemix üzerinde ve IBM Watson IoT Platformuyla entegre olarak gelişmiş cihaz yönetimi ve bulut tabanlı yazılım güncellemeleri için “Bosch IoT Rollouts” servisini kullanıma sokuyor. Her iki şirketin müşterileri de IBM Cloud aracılığıyla “Bosch IoT Rollouts” servisine erişebilecek. IBM Cloud, ağa bağlı cihazların güncellenmesi ve endüstriyel IoT’de sürekli inovasyon için kritik olan ölçek, esneklik, gizlilik ve güvenlikle desteklenmektedir.

IoT çözümü geliştirmek daha kolay ve daha hızlı olacak

Bosch Software Innovations CEO’su Dr. Rainer Kallenbach, “IoT, iş hayatından özel hayata kadar her şeyi değiştiriyor ve dönüştürüyor. Sadece ekosistemlerde işbirliği yapabilecek olan şirketler başarılı olacak. Sadece yeni ekosistemler, açık platformlar ve karşılıklı çalışabilirlik stratejik dayanak sağlayacak. Birlikte, müşterilerimiz için IoT çözümü geliştirmeyi daha kolay ve daha hızlı bir hale getireceğiz” dedi.

IBM Watson IoT, Bilişsel Etkileşim ve Eğitim Genel Müdürü Harriet Green, “Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Nesnelerin İnterneti, kendi durumları, konumları ve sağlıkları hakkında milyarlarca ağa bağlı cihazın vereceği bilgiyle gezegendeki en büyük veri kaynağı haline gelecek. Ağa bağlı cihazlara kişiselleştirilmiş servisler ve deneyimler sağlamak için müşterilerimize yenilikçi özellikler sunma konusunda Bosch ile işbirliği yapacak olmaktan dolayı heyecanlıyız” dedi.

Örneğin, otomobil üreticileri artık milyonlarca aracın yazılım güncellemelerini, aracın bir atölyeye gitmesine gerek olmadan güvenli ve etkili bir şekilde programlayabilecek ve organize edebilecek. Bir beyaz eşya üreticisi, örneği otomatik deterjan siparişi gibi en son güncellemelere, servislere ve tekliflere tüketicilerin erişebilmesini sağlayarak binlerce çamaşır makinesi ve kurutucuya güncellemeleri uzaktan gönderebilecek.

IBM ve Bosch, IoT’nin açık standartlar ve açık kaynak aracılığıyla başarılı olacağı vizyonunu paylaşıyor ve buna bağlı olarak her iki şirket, önemli alanlarda daha fazla kabul görmeyi sağlamak üzere Eclipse Vakfı ve Endüstriyel İnternet Konsorsiyumu ile aktif bir şekilde çalışmaya devam edecek.

Telekomünikasyon sektörü iş güvenliğini masaya yatırdı

0

Doğa HSE Group’un sektördeki firmalar arasında iletişimi ve fikir alışverişini güçlendirmeyi amaçladığı “Sektör Buluşmaları” etkinliklerinin ilki telekomünikasyon sektörü ile başladı.

“Sektör Buluşmaları” etkinliği kapsamında bir araya gelen firma yöneticileri; sektörün ihtiyaçları ve yasal eksiklikleri ile sektördeki başarılı uygulamalar ve alınması gereken önlemler hakkında konuşmalar yaptı. Telekomünikasyon sektöründe iş sağlığı ve güvenliğinin önemine de dikkat çekilen toplantıda; Vodafone, Huawei, Ericsson, ETC Telekomünikasyon, OAK Legal, İngiliz Ticaret Odası, Karel Elektronik, İş Bankası, 3M ve Doğa HSE Group yöneticileri yer aldı.

“İş sağlığı ve güvenliğini bir kültür haline getirip, normalleştirmemiz gerek.”

Doğa HSE Group Genel Müdürü Sertaç Güven, yaptığı konuşmada sektörde işbirliğinin önemine değinerek şunları söyledi: “Telekomünikasyon, kontrolün zor olduğu bir sektör. Oldukça riskli bir çalışma ortamı var. Bu nedenle ilk toplantımızda telekomünikasyon firmalarının yetkilileriyle buluşmak istedik.” Sektörde cezai yaptırımların öne çıktığına da değinen Güven, “Amacımız cezaya gerek kalmadan iş sağlığı ve güvenliğini bir kültür haline getirip, normalleştirmek. Burada bahsettiğimiz insan hayatı. Bunu rakamlara indirmek doğru bir şey değil. Her can değerli ve bunu maksimum oranda korumamız gerekiyor. Bu konuda en başta firma yöneticilerine, ardından da çalışanlara eğitimler vererek bir farkındalık yaratıyoruz” dedi.

“Yardımcı uygulamalar iş sağlığı ve güvenliği konusunda etkinliğimizi artırdı”

Konuşmacılar arasında yer alan ETC Telekomünikasyon İSG ve Destek Hizmetler Yöneticisi Deniz Eren, bu alanda kullandıkları ERP tabanlı bir yazılım olan Smart uygulamasını anlattı. Tüm süreçlerin yönetildiği bu uygulamayla lokasyon, konum, mesai bilgileri, doğal afetlerde yer tespiti, iş emri tespiti, iş ve yolda geçirilen süre gibi bilgilere kolaylıkla erişebildiklerini belirtti.   

Huawei Türkiye Program Yöneticisi Ümit Sağlam, İSG kültürlerini yerleştirmek için yöneticilerin üzerine düşen görevlerden bahsederek, danışman firmaların önemine değindi.

Vodafone Türkiye İş Sağlığı Güvenliği Çevre ve Refah Müdürü Kaan Nurik ise şirket Network ve İSG yapılanmasından yola çıkarak iş uygulamalarından örnekler verdi.

Kişisel koruyucu donanım (KKD) kullanımının yetersizliği, meslek hastalıklarının artışı ve mevcut yasal mevzuata dikkat çeken Doğa HSE Group OSGB Genel Müdürü Erdinç Günay, üzerine çalıştıklarını bir projeyi de çok yakın zamanda Çalışma Bakanlığı’na sunacaklarını ifade etti.

Toplantıda konuşan OAK Legal Kurucu Ortak Avukat Ozan Akdemir ise,  İSG’nin hukuki ve yasal süreçlerini değerlendirdi.

Flash Player güncellemesine dikkat

0

Antivirüs yazılım kuruluşu ESET’in güvenlik analistleri, Android işletim sistemine sahip telefon ve tabletlere zararlı yazılımlar indirip yükleme yeteneğine sahip yeni bir truva atı tespit etti. Sahte bir Flash Player güncellemesi şeklinde kullanıcıların karşısına çıkan bu zararlı, cihazın erişimine ilişkin izinler talep ediyor ardından banka hesaplarına ulaşmaya yönelik başka zararlıların indirilmesine kapı açıyor.

ESET tarafından “Android/TrojanDownloader.Agent.JI” adıyla etiketlenen bu truva atı, gerçeğine yakın şekilde taklit edilmiş sahte Flash Player güncellemesi şeklinde kullanıcıların karşısına çıkıyor.

Erişilebilirlik talep ediyor

Kullanıcının bu güncellemeyi yüklemesi ile birlikte bu kötü amaçlı yazılım, Android sisteminde sahte bir ‘Pil Tasarrufu’ hizmeti oluşturuyor ve kurbandan Android’in erişilebilirlik işlevleri içinde önemli izinler vermesini talep ediyor. Bunların arasında ‘eylemlerinizi izleme’, ‘pencere içeriğini alma’ ve ‘dokunarak göz atmayı açma’ gibi izinler olabiliyor. Bu izinler siber saldırganın, telefon sahibinin eylemlerini taklit etmesini ve kullanıcının ekranında istediklerini gösterebilmesini sağlıyor.

Hedef, banka hesaplarına ulaşmak

ESET Güvenlik Araştırmacılarından Lukas Stefanko, burada temel amacın paraya ulaşmak olduğunu söylüyor: “Araştırdığımız olaylarda bu truva atının, banka hesaplarından para çekme amaçlı başka bir truva atı indirmek için oluşturulduğunu tespit ettik. Bununla birlikte, kodda yapılacak ufacık bir değişiklikle kullanıcının cihazında casus yazılım veya fidye yazılımı çalıştırılması da oldukça basit.”

Ne yapmalı?

Cihazınızın bu zararlıdan etkilenip etkilenmediğini anlamak aslında basit:Erişilebilirlik menüsündeki hizmetler bölümünde ‘Pil Tasarrufu’ seçeneği beliriyor. Bu gibi durumlarda kullanıcı ESET Mobile Security veya benzeri bir güvenlik yazılımı kullanarak bu seçeneği silmeli veya Ayarlar > Uygulama Yöneticisine giderek Flash Player isimli uygulamayı kaldırmalısınız.

Bazı durumlarda kullanıcı, cihaza yönetici hakkı tanıması için kandırılıyor. Bu gibi durumlarda öncelikle bu hakkın iptal edilmesi gerekiyor: Ayarlar -> Güvenlik -> Flash Player.

Zararlı yazılımların bulaşması nasıl önlenir?

“Ne yazık ki, yükleyiciyi kaldırmak, yüklenen diğer kötü amaçlı uygulamaları da kaldırmaz. Cihazı tamamen temizlemenin en iyi yolu bir mobil güvenlik çözümü kullanmak” diyen Lukas Stefanko, telefon ve tabletlere yönelen zararlı yazılımların bulaşmasını önleme amaçlı şu temel tavsiyelerde bulundu:

-Yalnızca güvenilir kaynaklarda yer alan dosyaları yükleyin, örneğin bu olaydaki Adobe Flash Player güncellemesini sadece Adobe’un sitesinden indirebilirsiniz. Tarayıcınıza yazılan adresleri mutlaka kontrol edin.
-Uygulamaların talep ettikleri izinlere dikkat edin.
-Güvenilir bir mobil güvenlik çözümü kullanın.

Sabancı Holding CEO’su istifa etti

0

TeknoSA’yı da bünyesinde barındıran, Türkiye’nin en köklü holdinglerinden Sabancı Holding’in, 2010 yılında göreve gelen CEO’su Zafer Kurtul, görevden ayrıldığını duyurdu.

İstifanın ardından Sabancı Holding’ten yapılan açıklamaya göre, boşalan CEO koltuğuna Mehmet Göçmen atandı.

Şirketin KAP’a gönderdiği açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Şirketimiz Yönetim Kurulu’nun 20 Şubat 2017 tarihindeki toplantısında; Zafer Kurtul’un H.Ö. Sabancı Holding A.Ş Chief Executive Officer’lık görevinden 30 Mart 2017 tarihi itibariyle kendi isteği doğrultusunda ayrılma talebinin kabulüne; aynı tarihten geçerli olmak üzere Mehmet Göçmen’in H.Ö. Sabancı Holding A.Ş.’ye Chief Executive Officer olarak atanmasına karar verilmiştir.

Sabancı Holding Chief Executive Officer’lığı görevine atanan Mehmet Göçmen, Galatasaray Lisesi ve 1981 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra 1983 yılında Syracuse Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği bölümünde Yüksek Lisansını tamamlamıştır.”

Sabancı Holding, bünyesinde yaygın teknoloji marketleri TeknoSA da dahil olmak üzere çok sayıda önemli şirketi barındırıyor.

Paraşüt cepten e-fatura kesiyor

Paraşüt kullanıcıları artık, IOS ve Android akıllı telefonlar üzerinden indirdikleri “Paraşüt -Ön Muhasebe ve Fatura Yönetimi” uygulaması ile, elektronik faturalarını satış işlemini takip eden 10 saniye içerisinde müşterisi ile paylaşabilecek.

Türkiye’de bir ilk olan bu özellik sayesinde şirketler, maliyet yaratan, zaman kaybına yol açan ve fazladan iş yüküne neden olan fatura yazma/postalama işlemlerinden kurtulurken, elektronik fatura gönderimlerini mobil olarak cep telefonundan gerçekleştirebiliyor.

Paraşüt Kurucu Ortağı Sean Yu, konuyla ilgili olarak şu sözleri aktardı:

“Mobil teknolojinin hızla gelişmesi ve geniş kitleler tarafından kullanılmaya başlaması ile birlikte akıllı telefonlarımızla yapabildiğimiz şeylerin sayısının çok hızlı arttığını görüyoruz. Artık elektronik faturayı mobil olarak kesip 10 saniye içerisinde göndermek de bunlardan biri.

Paraşüt mobil uygulamamız, kullanıcılarımız tarafından en çok talep gören hizmetlerimizden biri oldu. Uygulamamızda yeni geliştirdiğimiz bu özelliğimiz ile kullanıcılarımıza, tüm faturalarını mobilde elektronik fatura olarak kesip gönderebilme imkanı sunuyoruz. Örneğin sahada satış yapan bir eleman gerçekleştirdiği satış işlemi faturalarını elektronik olarak anında kesip e-posta ile gönderebilecek. Normal şartlarda faturalar, ofise dönüldüğünde kesiliyor ya da çalışanlar yanlarında fatura koçanı taşıyarak manuel olarak kesiyor. Bu da işlemin uzamasına ve çoğu zaman kayıplara bile yol açabiliyor. Bu bağlamda ofis dışında çalışan ve fatura kesme sorumluluğu olan saha çalışanları yanlarında fatura koçanı taşıma yükünden de kurtulmuş olacak. Paraşüt olarak bu faturalama sürecini mekandan bağımsız kılarak zaman ve maliyetten tasarruf etmenin önünü tamamen açmış olduk. Büyüme hedefinde olan işletmelerin bu alanda en büyük yardımcısı olduk ve mobilde de finansal operasyonları kontrol altına almalarını sağladık diyebiliriz. Bu bizim için çok gurur verici bir sonuç. Yeni yılda da sunduğumuz hizmetleri geliştirmeye devam edeceğiz.”

Uber’in başı cinsel taciz iddialarıyla belada

0

Uber’in, bazı şoförlerin yolculara tecavüze kalkışması nedeniyle yaşadığı zor günler geride kalmışken şimdi de şirket içinde kadın çalışanların ağır cinsel taciz yaşadığı iddiaları ortaya çıktı.

Aralık ayında Uber’den ayrılmış şirketin mühendislerinden biri, Susan Fowler, yayınladığı blog yazısında, işe girdiği ilk günden itibaren, üstlerinin cinsel tacizine uğradığını, kendisine gelen mesajların ekran görüntüsünü alarak insan kaynaklarına bu durumu rapor ettiğinde ise, ilgili kişilerin yoğun çalışma sürecinden dolayı hata yapmış, kötü niyete sahip olmayan insanlar olarak tanımlandığını ve olayın geçiştirildiğini iddia etti.

Uber cinsiyetçi bir şirket mi?

Üstlerinin ve çalışma arkadaşlarının cinsel tacizlerine cevap vermediği için performans raporlarının da olumsuz etkilendiğini ve şirket içinde yükselmesinin engellendiğini vurgulayan Susan Fowler, Uber’de kadınlara karşı ağır bir cinsiyetçilik uygulamasının hakim olduğunun altını çizdi.

Uber’in CEO’su Travis Kalanick ise bu iddialara karşı şirket içinde acil bir soruşturma başlattıklarının altını çizdi. 

Apple, yüz tanıma start-up’ını satın aldı

0

Apple’dan sızan bilgiler, iPhone üreticisinin yüz tanıma teknolojileri konusundaki açığını kapamak için, bu alanda faaliyet gösteren bir start-up’ı satın aldığını söylüyor.

Satın alma şimdilik basına açıklanmış değil ve anlaşmanın şartları da gizli tutuluyor ancak “birkaç milyon dolar” civarında olduğu tahmin ediliyor. 

İsrailli şirket artık Apple’ın

İsrail temelli bir şirket olan RealFace ise geçtiğimiz günlerde web sitesini kaldırarak, bu söylentilerin doğru olduğu şüphesini güçlendirdi.

Apple’ın, yüz tanıma teknolojisine sahip bazı şirketleri satın almak konusunda hevesli olduğu biliniyor.  Hem kimlik doğrulama amacıyla hem de birçok farklı uygulama için yüz tanıma büyük önem taşıyor. Apple, şifre içermeyen iPhone oturum açma işlemleri için parmak izi okuyucularına olan bağımlılığını azaltmak için de yüz tanıma teknolojisine ihtiyaç duyuyor.