E-dönüşüm 3 milyon kişi ve kurumu etkileyecek

0
E-dönüşüm sürecinin ilki, e-fatura sisteminin hayatımıza girmesiyle birlikte başladı. Elektronik fatura sistemi hâlihazırda kullanılan kâğıt fatura yönteminin dijital ortama aktarılmasıyla sağlanmış oldu. Fatura sürecinin elektronik ortama aktarılmasını sağlayan e-fatura uygulamaları ile firmalar saniyeler içerisinde fatura alıp gönderebiliyor. Yeni uygulama ile birlikte baskı, postalama, fiziki arşiv gibi konularda firmalar yüzde 70’i aşan tasarruflar sağlıyor. Fatura kaybının önüne geçilirken onay, itiraz ve mutabakat aşamalarını da içeren tüm süreçler KEP ile yasal olarak geçerli, hızlı ve düşük maliyetli olarak tamamlanabiliyor. E-defter ve e-fatura işlemlerinde şahıs firmaları tüm defter ve fatura işlemlerini e-imza ile yapabiliyor. Bu kapsamda uygulamaları kullanan mükellefler kolaylıkla sahip olabilecekleri e-imzaları ile güvenli bir şekilde işlemlerini gerçekleştiriyor. Sisteme dâhil olan şahıs firmalarının artışı e-imza kullanımının yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor. E-arşiv fatura uygulamaları, e-fatura kullanıcısı olmayan firma ya da şahıslara elektronik ortamda fatura düzenleme imkânı sunuyor. Bu sayede firmalar kâğıt fatura maliyetlerine ve yönetim zorluklarına katlanmadan tüm süreçlerini dijital ortamdan kolay ve güvenli olarak yönetebiliyorlar. Garanti belgesi olarak da kullanılabilen faturalar, KEP üzerinden e-arşiv fatura olarak gönderilmek suretiyle kayıt altına alınarak güvenli bir şekilde alıcıya ulaştırılabiliyor. İadeli taahhütlü postanın elektronik hali olarak da ifade edilebilen KEP ile e-arşiv fatura uygulamaları ile mutabakattan itiraza birçok fatura sürecinde yer alarak yasal, geçerli, kayıtlı ulaşım teyitli gönderimler sağlanıyor.

KEP abone sayısı 200 bine ulaşacak

Sektörünün önde gelen kurumlarından TNB KEP’in Genel Müdürü Duygu Yantaç, 2016 yılı bazında sektördeki gelişmeleri şöyle değerlendiriyor: “İş dünyasına kolaylık ve hız kazandıran e-dönüşüm süreçleri; yeni yasal düzenlemeler ve teknolojik gelişmelerle birlikte güvenli iletişim hizmeti olarak hızla yaygınlaşıyor. Birçok devlet kurumunun Elektronik Tebligat Yönetmeliği kapsamında başlattığı resmi yazışma ve e-tebligat gönderimleri yıl sonuna kadar artarak devam edecek. Kamudan gelecek geri bildirimlerle birlikte kurumlar ve bireyler de hızlı, güvenli, yasal geçerli ve düşük maliyetli iletim yöntemi KEP’in kolaylığını fark edip birçok alanda şimdiden kullanmaya başladılar.” Giderek yaygınlaşan dijital çözümlerin ekonomiye çok ciddi katkılar sağladığını belirten Yantaç, “2015 yılı içerisinde kullanımı yüzde 100 artış gösteren KEP’in yılsonunda abone sayısının 200 bini geçmesini bekliyoruz. E-imza sayısı 2,5 milyonu, e-fatura, e-arşiv ve e-defter kullanıcı sayısı 100 bini ve e-fatura sayısı 500 milyonu aşacaktır. Gerçekleşmesini beklediğimiz e-dönüşümün KEP’ten e-imza’ya, e-fatura’ya kadar birçok alanda yaygınlaşması, kullanımının 3 milyonun üzerinde kişiyi ve kurumu etkileyeceğini düşünüyoruz” dedi.

Facebook’ta doğum günü videoları başlıyor

0
Facebook’ta her gün 100 milyonun üzerinde doğum günü mesajı paylaşıldığını belirten sosyal medya servisi, kişiselleştirilmiş doğum günlerine özel videolarını kullanıma sundu. Facebook, yeni videoları ile insanların aile ve arkadaşlarının mesajlarını ve etiketlendikleri fotoğrafları bir araya getirerek kişiye ve güne özel bir video oluşturuyor.

Doğum günü videoları şöyle işliyor:

  • Doğum gününüzün ertesi günü Facebook bu özel günde paylaşılan fotoğraf ve mesajları bir videoda topluyor. Haber Kaynağınızda görünen video ile Facebook doğduğunuz günü kutluyor.
  • 45 saniyelik videoda büyülü bir pasta ışıklanarak hayata geçiyor ve içinden arkadaşlarınızın paylaştığı doğum günü fotoğrafları ve mesajları çıkıyor.
  • Videoyu dilerseniz zaman tünelinizde paylaşarak arkadaşlarınıza teşekkür edebiliyor, hatta isterseniz paylaşmadan önce içindeki fotoğraf ve mesajları düzenleyebiliyorsunuz.

Mercedes otonom otomobil reklamını geri çekti

0
Mercedes, akıllı sürüş teknolojilerine sahip 2017 E sınıfı sedan otomobili için hazırladığı reklamı, aldığı eleştirilerden sonra geri çekme kararı aldı. Reklamda yeni otomobili otonom otomobil gibi tanıtan Mercedes bu reklamlarla müşterilerini yanılttığı gerekçesiyle eleştirilerin hedefi oldu. Söz konusu teknolojilerin sürüş asistanı teknolojileri olduğunu ve sürücünün direksiyonu bırakmadan aracı sürmek zorunda olduğunu, ne Almanya’da ne de dünyada hiçbir devletin otonom araçların satışına ve açık trafiğe çıkmasına izin vermediklerini vurgulayan eleştiriler, bu tür reklamlar nedeniyle yanlış bilgilenen sürücülerin aracın direksiyonunu bırakarak kazalara neden olabildiğini dile getiriyordu.

Ölümlü kazadan sonra bilinç oluştu

ABD’li elektrikli otomobil üreticisi Tesla, sürüş asistanı olarak otomobillerine yüklediği yazılıma otopilot ismini verdiği için çoğu kişi otomobilinin direksiyonunu bırakarak sürmeye kalkışmış, hatta arka koltuğa geçerek otomobili tamamen sürücüsüz bırakanlar da olmuştu. Bu yanlış kullanımların sonunda ise ABD’de geçen ay ölümlü bir kaza yaşanmış bir Tesla sürücüsü son hızla bir kamyona çarparak hayatını kaybetmişti. Bu kazanın ardından, otomobil üreticilerine, sürüş asistanı teknolojilerini otonom sürüş teknolojisi olarak tanıttıkları için ağır eleştiriler gelmişti. Mercedes de şimdi bu eleştirilerden payını aldı ve yeni otomobilini kendi kendini sürebilen bir araç olarak gösterdiği reklamını geri çekmek zorunda kaldı. O reklamı aşağıda izleyebilirsiniz:

Mobil uygulama geliştirmeden önce bilmeniz gereken 3 ipucu

0
Mobil dönüşüm Türkiye’de geç de olsa başladı; artık her şirket kendi mobil uygulamasıyla müşterilerine ve iş ortaklarına seslenmek istiyor. Tıpkı web sitesi ve sosyal medya gibi, mobil uygulamaları da bir iletişim veya pazarlama kanalı olarak görmek gerekiyor. Peki, bilmediğiniz bu tehlikeli sularda nasıl yüzeceksiniz? Kendi uygulamanızı mobil mağazalarda yayınlamadan önce bilmeniz gerekenleri Melissa Burns, Inc için listeledi:

İndirme sayıları sandığınız kadar önemli değildir

Bugün hangi mobil uygulamayla basın bültenini açsanız, “milyonlarca kez indirilen…” gibi ifadelere denk gelmeniz mümkün. Oysa indirme sayıları, özellikle ücretsiz uygulamalar için gerçek başarıyı ölçebileceğiniz faktörler değildir. Ücretsiz sunulan bir uygulamayı herkes indirir ve dener. Ama büyük çoğunluk bir kez açtığı o uygulamayı bir daha açmayabilir, hemen ardından silebilir ya da iyi senaryoda birkaç gün denedikten sonra telefonlarının “Ivır Zıvır” klasörüne kaldırabilir. Kullanıcıların ortalama oturum süreleri, oturum sayıları ve oturum azalma oranları çok daha fazla önem taşır.

Web uygulaması, mobil uygulamanın yerini tutmaz

Akıllı telefonlardaki web tarayıcılarında kolayca görüntülenebilecek, her türlü ekranın şeklini alacak, işlevsel bir uygulama geliştirseniz bile bu App Store ya da Google Play Store üzerinde yer alacak kendi mobil uygulamanızın yerini alamaz. İlk olarak, başka bir uygulamaya (mobil internet tarayıcı) bağlı çalışan bir servis demek, kullanıcıların o hizmetten faydalanabilmesi için daha çok uğraşmaları demektir. Her ne kadar geliştirmesi ve bakımı, doğal bir mobil uygulamaya oranla daha makul olsa da, web tabanlı uygulamaların ayrı bir mobil uygulamayla yer değiştiremeyeceğini unutmayın. Zira bu tür uygulamalar ne telefonun sunduğu fonksiyonları tam olarak değerlendirebilir ne de mobil uygulama kadar iyi tasarlanabilir.

Ücretsiz uygulama, ücretli olanlardan daha çok kazandırır

Mobil uygulama mağazalarını şöyle bir dolaştığınızda, en çok ciro yapanlar sekmesinde sürekli “oynaması ücretsiz” uygulamalar olduğunu göreceksiniz. Bu bir tesadüf değil. Gerçekten olağanüstü bir işe imza atmadıysanız, ücretli bir uygulamayla para kazanmak neredeyse imkansız. Artık mobil kullanıcılar yeni ve ücretsiz uygulamaları bile denemekle vakit harcamıyor. “Mobil doyum” döneminde, yüzlerce ücretsiz alternatifi olan bir servisi para karşılığı sunduğunuza pişman olacaksınız. İstatistikler de ücretli indirilen uygulamalardan yana değil; araştırmalar ücretli uygulamaların sadece yüzde 20’sinin 100 defadan fazla indirildiğini gösteriyor. Ne var ki birkaç lira fiyatla sunacağınız ürünün 100 defa indirilmesi maddi açıdan anlam ifade etmeyecektir. 1 liralık bir uygulamanın masrafını çıkarıp makul bir gelir sunması için en azından 10 bin kez satılması gerekir. Bunu ise her bin ücretli uygulamanın sadece ikisi başarıyor. Uygulamayı ücretsiz indirilecek şekilde sunmaya ikna olduğunuza göre, şimdi bu yöntemle nasıl gelir sağlayacağınıza bakalım: Uygulama içi satın almalar, reklam görüntüleme üzerinden sağlanacak gelirler ve yerel yönlendirmeler arasında seçim yapma şansınız var. Bunun bir şirket uygulaması olduğunu düşünecek olursak, uygulama üzerinden sağlayacağınız gelirin de sunduğunuz servisler ve ürünlerle alakalı olması mantıklı olacaktır. İndirmesi ücretsiz olup, içindeki çeşitli özellikleri aktif edebilmek için para isteyen uygulamalara “free” (ücretsiz) ve “premium” (ücretli) kelimelerinin birleşimi olarak “freemium” deniyor. Eğer sunduğunuz ürün ve hizmetleri bu şekilde ayırabiliyorsanız, siz de freemium modelini kullanabilirsiniz. Binlerce geliştirici yanılıyor olamaz. Mobil uygulama yatırımının dönüşünü alabilmek için yapacağınız en büyük hata ise; büyük ölçekte kendi tanıtımınızı ve “sizden haberleri” içeren bir uygulama için herhangi bir yöntemle ücret talep etmek olur. Eğer parayı uygulamayla değil, işinizle kazanmak istiyorsanız App Store ve Play Store’u birer pazarlama kanalı olarak görüp, her türlü içeriği ücretsiz sunmayı göze almanız gerekiyor.

IoT sistemi bozulunca hayvanlar açlıktan ölüyordu

0
Hayatımıza hızla giren ve günlük yaşamımızı işgal etmeye hazırlanan internet cihazları (IoT) aynı zamanda önemli tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Internete bağlı olarak çalışan otomatik hayvan besleme makineleri üreten Petnet’in sunucularında yaşanan bir sorun nedeniyle, cihazlar çalışamaz hale gelince hayvanlar aç kalma tehlikesi yaşadı. İngiltere’de hizmet gösteren Petnet, gün boyu çalışan veya tatile çıkan hayvan sahipleri için, otomatik beslenme ve su makineleri üretiyor. Cihazlar internet üzerinden yönetilebildiği gibi, yine sunucu üzerinden planlanmış saatlere göre de su ve mama verme yetenekleri bulunuyor. Ancak sunucular bozulunca hayvan sahiplerinin artık manuel olarak mama ve su vermesi gerekiyor.

IoT cihazları yeterince güvenli mi?

Kullanıcıların bir çoğu ise internet üzerinden duruma isyan ederken, tek işi su ve mama vermek olan 150 dolarlık cihazın çalışmıyor olmasını rezalet olarak tanımladılar. Öte yandan, IoT cihazların sağlıklı çalışmasının ne kadar önemli olduğu da bu örnekle beraber tekrar gündeme geldi. Bebekleri, yaşlıları, ev hayvanlarını kontrol etmek amacıyla üretilen cihazlar, ciddi sağlık sorunları olan hastaların sağlık değerlerini gün boyu takip etmek amacıyla kullanılan cihazlarda yaşanabilecek ufak bir sorunun çok ciddi hayati riskler oluşturabileceğini hatırlamak gerekiyor.

SpaceX’in ikinci uzay gemisi yolda

0
Uzay mekiği programı sona erdikten sonra NASA astronotları beş yıldır Rus Uzay Ajansı’nın roketleri ve uzay gemileri ile uzaya gidip dönüyorlardı. Elon Musk’ın SpaceX şirketi tarafından inşa edilen bir uzay gemisi sayesinde NASA’nın Rusya’ya bağımlılığı küçük bir miktar azalmıştı ancak tek uzay gemisi NASA’nın ihtiyaçlarına cevap veremiyordu, bu yüzden Rusya’ya para ödeyerek uzaya astronot göndermeye devam ediyordu. NASA’nın yaptığı duyuruya göre, uzay ajansı şimdi SpaceX’e ikinci uzay gemi siparişini verdi. Böylece bir uzay gemisi uzayda beklerken bir uzay gemisi de kalkışa hazır şekilde yerde bekleyecek. NASA astronotları çok daha hızlı ve Rusya’ya bağlı kalmadan uzay istasyonuna çıkarıp indirebilecek. SpaceX’in mürettabat taşıyan Dragon uzay kapsülleri, NASA’nın sonlandırdığı Uzay Mekiği programının yerine seçilmişti. NASA, tekrar kullanılabilir uzay mekiklerinin iki görev arasındaki bakım onarım masraflarının çok pahalı olması nedeniyle  uzay mekiklerinin görevlerine son vermişti. Elon Musk’ın şirketine rakip olaraksa Boeing de uzay gemisi üretmek için NASA ile çalışıyor.

Comodo: Siber güvenlik için bunlara dikkat!

0
Comodo, 15 Temmuz başarısız darbe girişiminden sonra yaşanabilecek olası siber saldırılar konusunda da gerekli tüm önlemlerini aldı. Kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra vatandaşların da çok dikkatli olmasını isteyen Comodo, Türkiye’de daha çok ARGE üzerine kurduğu faaliyetlerini ve yatırımlarını kesintisiz olarak sürdürürken, siber güvenlik konusunda şu temel noktalara dikkat edilmesini istiyor:

Şifrelemeye dikkat

Şifrelerin kuvvetli olması çok önemli. Kimsenin varolan bir teknolojiye güvenip basit şifre almaması gerekiyor. Sisteminizde bir zararlı yazılım çalışıyorsa eğer sizin bütün ekran görüntüleriniz, klavye hareketleriniz hatta fareyle tıkladığınız yerler kaydedilebilir. Bu yüzden; güvenli bir şifrenizin olması güvenliğiniz tam olduğunu garanti etmez. Kullandığınız cihazların yüzde yüz güvenli olması gerekir.

Sadece antivirüs yetmiyor

Zarar verme potansiyeli olan e-mail ekleri ve oltalama e-postalarını ağınıza ulaşmadan ortadan kaldırmak için mail filtreleme ve antispam çözümleri kullanın. Bir diğer önemli konu ise mobil cihazlar için güvenlik yazılımları kullanmaktır. Bu yazılımlar sayesinde kullanıcıların indirdiği uygulamalar ve bağlandığı wi-fi ağları taranabilmektedir. Bu da güvenli kullanımı beraberinde getirir. Antivirüs basit ve geleneksel bir çözüm. Eğer şifrelerinizin çalınmasını istemiyorsanız, verilerinizin sızdırılmasını istemiyorsanız sıfırıncı gün ataklarına karşı koruma sağlayan bir internet güvenlik çözümüne ihtiyacınız var. Ancak bu şekilde bilinen ve bilinmeyen tüm zararlılara karşı hem kişisel bilgisayarlarınızı hem de şirketinizdeki uç noktaları koruma altında olup kafanız rahat bir şekilde internette gezebilirsiniz. Comodo güvenlik ürünleri uç noktada sağlam bir kale oluşturup bu kalenin içerisinde bilinen ve bilinmeyen zararlılara karşı yüzde 100 koruma sağlayan bir teknolojiye sahip. Bu teknoloji sayesinde online ortamda güvenliğinizi sağlayabiliyorsunuz.

Comodo Türkiye’de neler yapıyor?

Türkiye’de satış faaliyetleri dışında ağırlıklı olarak ARGE çalışmalarıyla ilerleyen Comodo, Türkiye’den geliştirdiği ürünlerle yaptığı ihracat sayesinde Dünya Gazetesinin 2016 yılında düzenlediği “İhracatın Yıldızları” yarışmasında ‘Hizmet İhracat Ödülü’nün sahibi oldu. Türkiye pazarındaki çalışmalarını kesintisiz sürdürecek olan Comodo; bugün Amerika, İngiltere, Romanya, Ukrayna, Türkiye, Hindistan, Çin, Filipinler de dahil toplam 10 ülkede ofis ve AR-GE merkeziyle hizmet veriyor. Şirketin bünyesinde 1200 kişi çalışıyor. 600 binin üzerinde kurumsal müşterisi olan Comodo; Forbes 1000 listesindeki firmaların yüzde 20’sinin siber güvenliğini sağlıyor. Comodo’nun yıllık ortalama büyüme hızı yaklaşık yüzde 30 civarında. Comodo’nun rakiplerinden en önemli farkı inovasyon. Comodo Ankara AR-GE merkezinden bugüne kadar 22 adet patent başvurusu yapıldı. Siber güvenlik çözümü Korugan ODTÜ Teknokent’te bulunan AR-GE Merkezi’nde yaş ortalaması 28 olan 15 kişilik Türk mühendis ekibi tarafından yaratıldı. ODTÜ Teknokent dışında İstanbul Yıldız Üniversitesi Teknokent’te de Comodo’nun bir yatırımı var. Burada da yaklaşık 25 mühendis çalışıyor. Comodo, Ankara ODTÜ’de Siber Güvenlik ve Savunma Araştırma Laboratuvarı CyDes’i de kurdu.

BT yöneticileri Flash depolama istiyor

0
NetApp, EMEA bölgesinde Flash kullanımının benimsenmesine dair ilk sektörel araştırmasının sonuçlarını duyurdu. BT alanında 3.000 karar alıcının katıldığı araştırmada, katılımcıların %90’ı kurumlarında Flash kullanımına ihtiyaç duyduklarını belirttiler. Ancak bu ihtiyaca rağmen, maliyetler ve Flash kullanımının faydalarına dair bilinç eksikliğinin Flash’ın bölgede geniş çapta benimsenmesinin önünde engel teşkil ettiği görüşü de hakim.

Araştırmada öne çıkan kilit bulgular şöyle

· Flash teknolojisinin maliyetinin düşüyor olmasına rağmen BT yöneticilerinin %40’ı halen Flash yatırımını pahalı buluyor. · Katılımcıların %90’ı kurumlarında Flash kullanımına ihtiyaç olduğunu söylüyor. Orta Avrupa bölgesindeki orta ölçekli işletmeler Flash’ın en güçlü benimseyicileri arasında yer alırken özellikle Kuzey Avrupa’da maliyet bir engel olarak gösteriliyor. · BT alanında her beş finansal karar alıcıdan biri (%22) Flash teknolojisinin yatırım avantajlarına dair gerekli bilgiye sahip olunmadığını düşünüyor. Flash yatırımları için engel teşkil eden bu durumun en çok büyük şirketlerde dile getirildiği belirtiliyor. NetApp EMEA Genel Müdürü ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Manfred Reitner, şu görüşü paylaşıyor: “Dijital dönüşüm arayışındaki birçok şirket için tamamen Flash tabanlı veri merkezi fikri pratik bir gerçekliğe dönüşmüş durumda. Ancak bununla birlikte, yeni yüksek kapasiteli sürücülere ve Flash teknolojilerinin fiyatlama trendlerinin aşağı çekilmesine rağmen araştırmamız kurum liderlerinin Flash’ın gerçek değerine dair halen bilgilendirilmelerine ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. ” NetApp EMEA Gelişen Çözümler ve İnovasyon Grubu Kıdemli Direktörü Peter Wüst ise şu açıklamayı yapıyor: “Flash depolamanın gerçek faydası daha az enerji, daha az soğutma, daha az alan ve daha az hareket eden parça ile birlikte daha yüksek performanstır.”

Microsoft 2850 kişiyi işten çıkaracak

1
Microsoft’un ABD’deki sermaye piyasası kuruluna gönderdiği bir bildirim, şirketin önümüzdeki 12 ay içinde 2850 kişiyi işten çıkarma planı yaptığını ortaya koydu. Telefon piyasasında aradığını bulamayan, Nokia’yı satın alırken kurduğu hayalleri gerçekleştiremeyen ve yeniden eski pozisyonuna geri dönüp işletim sistemleri ve kurumsal hizmetler geliştirmeye odaklanan yazılım devinin üzerindeki en büyük yük, Nokia hamlesinden üzerinden kalan çalışanlar ve çeşitli bağlantılı maliyetler.

10 bin kişi işinden oldu!

Firma Mayıs ayında da 1850 kişiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Şimdi ise 2850 kişinin daha işine son vermek üzere hazırlık yapıyor. İşten çıkarmalar global bazda olacak. Yani dünyadaki tüm Microsoft ofislerinden işlerini kaybedenler olacak. Mayıs ayında konu edilen 1850 kişinin 1350’si ise Finlandiya’daki Nokia ekibinde yer alıyordu. Microsoft’un son bir yılda işten çıkarma sayısı 7400 kişiyi geçti. İlave çıkarılacak 2850 kişiyle işten çıkarmaların sayısı 10 bini geçecek. ABD’li yazılım devinin tüm yatırımlarına, teşviklerine ve çabasına rağmen Windows telefonları pazarın %3’ünden fazlasına erişemediği için firma 2016 başında odağını telefon pazarından çekeceğini açıklamıştı. Firma artık sadece çok üst segment için yüksek fiyatlı telefonlar üretip pazarlayacak.

Amazon Business 1 yaşında 1 milyar dolar kazandı

0
Amazon’un Nisan 2015’de hayata geçirdiği Amazon Business servisi, bir yıllık sürede, 1 milyar dolar gelir elde etti. Amazon’un iş dünyasına yönelik tedarik hizmeti veren alt şirketi Business, ofis malzemeleri, kurumsal elektronik cihazlar gibi ürünleri sağlıyor. Aslında Business tam anlamıyla sıfırdan başlayan bir şirket de sayılmaz. Amazon daha önce kurumsal müşterilere tedarik hizmeti veren AmazonSupply 2012’den beri faaliyet gösteriyordu. Business ise Supply’nin yerine geldi. Yine de başlangıç tarihi 2012 olarak kabul edilse bile, Business servisinin üç sene içinde 1 milyar dolar dolar ciroya ulaşması önemli bir başarı olarak görülüyor. Amazon’un Business servisinin başında, Supply’nin de yöneticisi olan ve Cisco’dan Amazon’a transfer olan Prentis Wilson bulunuyor. Amazon, Bussines servisini, yüzlerce milyon ürünün bulunduğu bir tedarik hizmeti olarak tanımılıyor. Laboratuvarlar için elektron mikroskobundan hastaneler için MR cihazlarına, İnşaatlar için kamyondan, okullar için tebeşire kadar her şeyin bulunabildiği Business servisinde 30 binden fazla üçüncü parti satıcı bulunuyor ve rakam hızla artmaya devam ediyor. Bu 30 bin üçüncü parti mağaza ise servisteki siparişlerin yarısını karşılıyor.

Kickstarter 300 bin kişiye iş yarattı

0
Pensilvanya Üniversitesi’den görevli Professor Ethan Mollick’in yaptığı bir araştırma ilginç bir durumu ortaya çıkardı. Topluluk fonlama servisi Kickstarter’da ortaya çıkan ve hayata geçen projeler, 300 binden fazla insanın iş sahibi olmasını sağladı. Engadget’ta yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, bu projeler nedeniyle 8800 şirket kurulu ve 26,900 kişi full time, 283 bin kişi de freelance olarak iş buldu. 2009 ile 2015 arasında başarılı sonuçlanan 61,654 projeyi inceleyen Mollick’in bulgularına göre, başarıya ulaşan projeler, Kickstarter’da bağış olarak aldıkları her 1 dolar karşılığında 2,64 dolar gelir üretmeyi başardılar. Tüm bu projelerin yarattığı toplam ekonomik büyüklük ise 5,3 milyar doları buldu. Proje sahiplerinin %37’si Kickstarter’da proje açtıktan sonra kariyerlerinin olumlu geliştiğini vurgularken %21’i de başarıya ulaşan bir kampanyadan sonra daha çok para kazanmaya başladıklarının altını çizdi. Bazı müzisyenler, yazarlar, film yapımcıları, video oyun yapımcıları, Kickstarter kampanyasından sonra güçlü bir dağıtımcı şirket ile sözleşme imzalayabildiklerini belirttiler.

Sanal gerçeklik devrimi

Öte yandan, Oculus Rift ve Pebble gibi şirketlerin de Kickstarter ile ortaya çıktığını unutmamak gerekiyor. Oculus Rift daha sonra 2 milyar dolara Facebook’a satılırken aynı zamanda dijital dünyada 30 senedir sonuç alınamayan sanal gerçeklik dalgasının yeniden yükselmesine ve bu kez başarıya ulaşmasında kilit rol oynadı. Topluluk fonlama servisi, David Braben ve Chris Roberts gibi, ünlü video oyun yapımcılarının da tekrar sektöre dönmesine ve yüzlerce milyon dolar değerinde işler yapmaya başlamasını da sağladı. Özellikle bu iki isim, video oyun endüstrisinin kurucularından kabul edilirken son 20 senedir piyasayı kontrol eden dev şirketler nedeniyle iş yapma imkanı bulamıyorlardı ancak Kickstarter sayesinde topladıkları fonlarla yeniden piyasaya döndüler ve şu anda kendi şirketlerinin başında büyük oyun projelerini yönetiyorlar. Öte yandan sitedeki her kampanya da başarıya ulaşamıyor. Araştırmaya göre, 61 bin başarılı projenin yanında 192 bin proje başarısızlıkla sonuçlanmış bulunuyor.   Bu haber de ilginizi çekebilir: Kickstarter bağışlarıyla kendine ev yaptı

Alphabet ve Google kâra doyamadı

0
İkinci çeyrek sonuçları merakla beklenen Alphabet ve Google da Q2 finansal raporlarını açıkladı. Alphabet’in 2016 ikinci çeyreğindeki net karı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 4,9 milyar dolar oldu. Şirket, 2015’in ikinci çeyreğinde ise 3,9 milyar dolar net kar elde etmişti. 2015 ikinci çeyreğinde 17,7 milyar dolar gelir elde eden Alphabet’in geliri 2016 Q2 döneminde ise yüzde 21 yükselerek 21,5 milyar dolara çıktı. Öte yandan, arama motoru Google’ın da finansal tablolarında net kar ve geliri arttı. Google’ın 2016 ikinci çeyreğindeki net karı yüzde 25 artışla 7 milyar dolara yükselirken, geliri de aynı dönemde yüzde 21 artarak 31,3 milyar dolara ulaştı. Firma, 2015 aynı döneminde 5,6 milyar dolar net kar ve 17,6 milyar dolar gelir açıklamıştı. Şirketin reklam gelirlerinin ise gelir içindeki en büyük kalem olduğu da dikkat çekti. Reklam gelirleri 2016’nın ikinci çeyreğinde yüzde 19 yükselerek 19,1 milyar dolara ulaştı.

Türkiye’nin ilk 500 bilişim şirketi belli oldu

0
Türkiye’de bilişim alanındaki tek kapsamlı araştırma olan ilk 500 Bilişim Şirketi Araştırması bu yıl 17. kez gerçekleştirildi. BThaber Gazetesi adına M2S Araştırma ve Pazarlama Hizmetleri tarafından yapılan İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması’nda Türkiye’nin en büyük ilk 500 bilişim şirketi açıklandı. Ödül gecesinde bir konuşma yapan T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Galip Zerey, “15 Temmuz gecesi Ankara Ulus, İstanbul Ümraniye ve Acıbadem’deki santrallere birtakım saldırılar oldu. İki şehit verdik. Fakat iletişimde kesinti olmadı. Böyle olaylarda Telekom altyapısı bozmak hedef haline geliyor. Bu da Telekom altyapısının önemini bir kez daha ortaya koydu” dedi. Galip Zerey sözlerine şöyle devam etti: “e-Devlet sisteminin yaygınlaştırılmasını sağlamak en büyük hedefimiz. Veri merkezleri çoğalsın istiyoruz. İnternet erişim noktalarının oluşturulması konusunda gayretlerimiz var. Ayrıca Bilişim 500 araştırmasının sonuçlarını referans alıyoruz. Yerli ve yabancı firmalar buradaki dataları kullanıyorlar. Biz de bu sayede son bir yılda sektördeki gelişmeleri görme şansı yakalıyoruz.”

58 kategoride ödüller sahiplerini buldu

Törende bilişim teknolojilerinin toplam 58 kategoride zirveye ulaşan şirketleri ve bir yenilik olarak CİRO sıralamasına göre Bilgi Teknolojileri ve İletişim Teknolojileri sektörlerinin ilk 5 şirketi ödülleri de sahiplerini buldu. Bilgi Teknolojileri şirketleri arasında liderliği İndeks Bilgisayar alırken, Teknosa ikinci, Penta üçüncü, Hewlett-Packard dördüncü, Multinet ise beşinci oldu. İletişim Teknolojileri şirketleri sıralamasında zirve Türk Telekom’un oldu. Onu sırasıyla; Turkcell, Vodafone, Genpa ve KVK izledi. Son Yılda En Fazla Büyüyen Bilişim Şirketi Kalepro olurken, Son 3 Yılda En İyi Performans Gösteren Bilişim Şirketi ise Datagate olarak belirlendi. Törende konuşma yapan BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe, araştırma sonuçlarının bilişim sektörü dışındaki sektörlerdeki kuruluşlar için de ciddi faydalar sağladığını dile getirirken şunları söyledi: “Bilişim 500 çalışmamız bu sene daha da zenginleşti. Birtakım farklılıklar kazandırdık ve kategorilerde de birtakım değişiklikler yaptık. Bu sene özellikle iletişim ve bilgi teknolojilerini birbirinden ayırmak amacıyla genelde finalde açıkladığımız ilk 10 listesi yerine, bu kategorilerdeki ilk 5 şirketi açıklamayı daha uygun bulduk. Sektörün ödül alan başarılı firmaları ve yöneticilerini yürekten tebrik ediyorum. Bilişim 500 sonuçları sadece bilişim firmaları tarafından değil, kurum yetkilileri tarafından da referans olarak alınıyor. Araştırmanın sonuçlarının yayınlandığı kataloğu devlet kurumları, Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılar, alıcı konumundaki kurumsal şirketlerin yöneticileri, ticari ataşelikler bir başvuru yayını olarak kullanıyorlar.” bilişim 500 2016

25 şirket yüzde 100’ün üzerinde büyüdü

M2S Araştırma ve Pazarlama Hizmetleri Genel Müdürü Özlem Unan ise araştırma ile ilgili şu bilgileri verdi: “17. Bilişim 500 sıralamasında yer alan şirketlerin gelirleri bir önceki yıla göre TL bazında %16.5 büyüdü. 89 yeni şirketin sıralamaya girdiği Bilişim 500’de yüzde 100’ün üzerinde büyüme gösteren şirket sayısı 25 adet oldu. 2016 yılı sonunda Türkiye Bilişim Pazarı’nın yüzde 10 büyüyerek 90 milyar TL sınırını aşmasını bekliyoruz. 2015, çizilen olumsuz tablonun aksine oldukça iyi bir yıldı. Dünya ve Türkiye’deki dalgalanmalar 2016 tahminlerini daha temkinli yapmamıza neden oluyor. Küresel pazarda olduğu gibi yurt içinde de bilişim şirketlerinin hem rekabet hem de pazar koşulları sebebiyle işbirlikleri yapması zorunlu hale gelecek. 2017 yılı için en önemli trend bulut servisleri ve yazılım olacak. Bilişime yatırım yapan sektörlerde kamu, finans, telekom itici güç olmaya devam edecek. Ancak perakende, sağlık ve enerji gibi sektörlerdeki BT yatırımlarının gelişimini de görüyoruz.” Törende donanım, yazılım, hizmet ve özel bölüm başlıkları altındaki 58 kategorinin birincileri ile İletişim Teknolojileri ve Bilgi Teknolojileri sektörlerinin ilk 5 şirketlerine ödül verildi.

Sektör duayenleri de plaketlerini aldı

Bilişim 500 ödül töreninde aynı zamanda sektör duayenlerine de ödül verildi. Bilişim sektöründe 35 yılı aşkın süredir emek veren isimlere “Türkiye Bilişim Sektörüne 35 yıl Emek” Plaketi verildi. Bilişim sektöründe uzun yıllardır çeşitli görevlerde bulunan Koç Sistem Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu, Netaş Genel Müdürü C. Müjdat Altay, Kora Genel Müdürü Betül Onat, Bilser Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Dörter, Türkiye Bilişim Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Aydın Köksal ile Semor Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Ş. Nezih Kuleyin’e BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe tarafından 35 Yıl Emek plaketleri verildi. Vitel A.Ş. Yılın BTHaber Müşterisi Ödülü’ne, HCS Kablolama Yılın Müşteri Sadakat Ödülü’ne değer görülürken BTHaber Genel Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi tarafından Sayın Osman Çolakoğlu’na BTHaber Gazetesi’ne uzun yıllar sağladığı katkı için teşekkür plaketleri verildi. 2015 yılında kendi kategorisinde sektörün gelişimine en yüksek katkıyı sağlamış olan şirketlerin yöneticileri, sertifikalarını, değerli onur konukları, konuşmacılar ve iş dünyasının teknoloji liderlerinin ile sivil toplum kuruluşlarının başkanlarının elinden aldılar.

Törende ödül dağılımları şöyle oldu:

  • Sunucu Kategori Birincisi Penta
  • Çevre Birimleri Kategori Birincisi Bimeks
  • Sistem Entegratörü Veri Yedekleme ve Depolama Kategori Birincisi NGN
  • Ağ Donanımı Kategori Birincisi Netaş
  • ATM ve POS Sistemleri Kategori Birincisi NCR
  • OT/VT Donanımı Kategori Birincisi Perkon
  • Masaüstü Bilgisayar ve OEM Kategori Birincisi Penta
  • Görüntü ve Ses Sistemleri Kategori Birincisi Teknosa
  • Tablet ve Taşınabilir Bilgisayar Kategori Birincisi Penta
  • Telekomünikasyon Alt Yapı Donanımı Kategori Birincisi Huawei
  • Dağıtıcı Mobil Telefon Kategori Birincisi KVK
  • Türkiye Merkezli Üretici Alt Kategori Dışı Donanım Kategori Birincisi İnform
  • Veri Yedekleme ve Depolama Donanımı Kategori Birincisi Penta
  • Alt Kategori Dışı Donanım Kategori Birincisi Mobimark
  • Tüketim Malzemeleri Kategori Birincisi Penta
  • Güvenlik Yazılımı Kategori Birincisi Exclusive Networks
  • Doküman/Arşiv Yönetim Yazılımı Kategori Birincisi Koda
  • CRM Yazılımı Kategori Birincisi İdea Teknoloji
  • ERP Yazılımı Kategori Birincisi SAP
  • Türkiye Merkezli Üretici ERP Yazılımı Kategori Birincisi Mikro Yazılım
  • Mobil Uygulamalar Kategori Birincisi Arvento
  • Sistem Entegratörü İş Uygulamaları Kategori Birincisi Ekin Teknoloji
  • İş Uygulamaları Kategori Birincisi Multinet
  • Sanallaştırma Kategori Birincisi Data Market
  • Sektörel Yazılım Kategori Birincisi Havelsan
  • Türkiye Merkezli Üretici Sektörel Yazılım Kategori Birincisi Softtech
  • Veri Ambarı/İş Zekası Yazılımı Kategori Birincisi SAP
  • Danışmanlık Kategori Birincisi STM Savunma Teknolojileri
  • Eğitim Kategori Birincisi Bilginç IT Academy
  • Diğer Dış Kaynak Kullanım Hizmeti Kategori Birincisi Atlas Yazılım
  • Çağrı Merkezi Hizmeti Kategori Birincisi Turkcell Global Bilgi
  • Kurulum Bakım Destek Hizmetleri Kategori Birincisi Netaş
  • İnternet Hizmeti Kategori Birincisi Türk Telekom
  • Alternatif Operatör Hizmeti Kategori Birincisi Turknet
  • Barındırma Yönetim Bulut Hizmeti Kategori Birincisi KoçSistem
  • Katma Değerli Mobil ve İnternet Hizmetleri Kategori Birincisi Biotekno
  • Türkiye Merkezli Üretici Yazılım Alt Kategori Birincisi Softtech
  • Uluslararası Türkiye Dışı Merkezli Üreticinin Türkiye Temsilcisi Yazılım Alt Kategori Birincisi SAP
  • Sistem Entegratörü Yazılım Alt Kategori Birincisi Netaş
  • Türkiye Merkezli Üretici Donanım Alt Kategori Birincisi Karel
  • Uluslararası Türkiye Dışı Merkezli Üreticinin Türkiye Temsilcisi Donanım Alt Kategori Birincisi Telpa
  • Sistem Entegratörü Donanım Alt Kategori Birincisi Netaş
  • Sistem Entegratörü Hizmet Alt Kategori Birincisi KoçSistem
  • Uluslararası Türkiye Dışı Merkezli Üreticinin Türkiye Temsilcisi Hizmet Alt Kategori Birincisi SAP
  • Türkiye Merkezli Üretici Ana Kategori Birincisi Karel
  • Uluslararası Türkiye Dışı Merkezli Üreticinin Türkiye Temsilcisi Ana Kategori Birincisi Huawei
  • Sistem Entegratörü Ana Kategori Birincisi Netaş
  • Hizmet Sağlayıcı Ana Kategori Birincisi Multinet
  • Telekom Şirketi Ana Kategori Birincisi Türk Telekom
  • Dağıtıcı Ana Kategori Birincisi İndeks Bilgisayar
  • Bayi Ana Kategori Birincisi Prota
  • Perakende Zinciri Ana Kategori Birincisi Teknosa
  • E-Ticaret Şirketi Ana Kategori Birincisi LGC 7/24

Yeni nesil mafyalar veya Mafya 2.0

Önce küçük bir itiraf. Mafyalar hakkında bu yazıyı kaleme alan kişi meşhur Godfather – Baba filmlerini, oradaki rolleriyle tüm dünyanın hayranlığını kazanan Marlon Brando’yu ve Al Pacino’yu (en azından o filmlerde) izlemedi. Bu yazıyı okuyan sizlerin mafya konulu filmler izleyip izlemediğiniz hakkında da bir fikir sahibi değilim açıkçası. Henüz, üst seviyede tutmayı başardığıma inandığım kişisel merak duygumu, büyük veriyle ve predictive, yani tahmine dayalı analiz yöntemleriyle birleştirmiş değilim. Ama eğer öyle olsaydım kolaylıkla bir yeni nesil mafya örgütü kurabilir, diğer mafyalarla rekabette avantaj sağlayabilirdim… “Mafya (İtalyanca: Mafia) ya da Cosa Nostra (Türkçe: bizim işimiz ya da şeyimiz ya da davamız) yasa dışı işlerle uğraşan, zor kullanarak birtakım gizli çıkarlar sağlayan, çoğunlukla gizli ve hiyerarşik bir teşkilatlanmaya dayalı örgüt ya da bu örgütün mensubu kişiler anlamına gelir. Kumar, ticaret, uyuşturucu, finans, inşaat, kadın ticareti ve fuhuş, kaçakçılık, gasp ve adam öldürme, fidyecilik gibi yüzlerce yasal ve yasa dışı sektörde faaliyet gösterebilir…” Wikipedia, mafyanın tanımını kullanırken üstteki ifadelerden faydalanmış. Sondaki, “yüzlerce yasal ve yasa dışı sektör…” ifadesi oldukça ilginç aslında. Basında, sinema dünyasında karşımıza çıkan paravan şirketler, kara para aklama yöntemleri, bunun için kullanılan off-shore hesaplar ile bu hesapların tutulduğu, vergi cenneti tabir edilen ada devletlerini kullanmalar klasik mafyanın ‘default’ ayarları olarak gelmekte. Peki, bu yazının başlığında “yeni nesil mafyalar” deme sebebim nedir? Bugün, pek çok global siber güvenlik şirketinin araştırmasına baktığınızda, onların uzmanlarıyla oturup konuştuğunuzda tıpkı klasik mafyada karşılaştığımız gibi yeraltına inen, gizli kapaklı yürütülen ama aslında herkesin bildiği bir dünya karşımıza çıkıyor. Kimileri bunu Deepweb olarak tanımlamayı tercih edebilir, hayal gücünüzü biraz çalıştırmak isterseniz Fringe’deki paralel evrenlerden birinde kanunların farklı işlediği bir yer de düşünebilirsiniz. Yeni yaşam alanları ister Deepweb ister başka bir yer olsun yeni nesil mafyaların peşinde olduğu aslında tek bir şey var: “Bilgi!”. Örneğin Hacker’ların son 10-15 yıldaki dönüşümüne baktığınızda, kendini meşhur etme, mesaj verme kaygısıyla karşılaşırken bugünlerde bir sisteme girip, olabildiğince uzun, mesela aylarca kalarak o kişiler, kurumlar ya da şirketler hakkında bilgi toplamaya evrildiğini görüyorsunuz. Bu kesimi, mafyanın polis, hukuk, belediye gibi yerlerde tutup rüşvet verdiği kesimler gibi düşünebilirsiniz.

Dün yankesicilik, bugün CryptoLocker

Klasik mafyalara baktığımızda karşımıza bir de sokak çeteleri çıkıyor haliyle. Ufak yollu işlerin peşinde koşan, dükkan soymaya, araba çalmaya kalkan az sayıda kişiden oluşan, muhtemelen çete liderinin mafyada uzun soluklu(!) bir gelecek hayal ettiği çetelerden bahsediyorum. Yeni nesil mafyalarda bu işi e-posta adresinizin, sosyal medya hesabınızın şifresini çalmaya yeltenen, CryptoLocker tipi silahlarla haraç toplamaya çalışan güruhlar oluşturmakta. Bunlar, ellerine geçirdikleri bilgileri Deepweb’in karanlık kabloları arasında satmakla meşgul şu sıralar. Fiyatlar kimin bilgisine sahip olduklarına göre değişiyor haliyle. Eğer bu kişilerden biri, büyük bir sitenin, yapının kaynak koduna sahipse fiyatların açık arttırma ile belirlendiği uzmanlar tarafından açıklanmakta. Kısaca bahsettiğim bu verilerden oluşan pazarın, daha doğru bir tanımla bu verilerin ele geçirilmesinden dolayı kurumların uğradığı kaybın 600-700 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor. Birkaç yıl içinde trilyon dolar olmaması içinse bir neden yok… İşte tam da bu noktada, belki de Mafya 3.0 diyebileceğimiz bir dönemle karşılaşacağız. Bu kez, Mafya 2.0 dönemindeki başarılarıyla(!) yeni nesil mafyaların içine dahil olmayı başarmış ve “patronun adamı” haline gelmiş usta hacker’lar yanlarına çırak olarak veri madenciliğinden anlayan, yapay zeka geliştirme konusunda tecrübeli kişileri alacaklar. Veri analizciler, önceden belirlenmiş hedef kişi ve kurumların sanal dünyadaki hareketlerini takip edecek. Bu hareketlerden bir sonraki adımlarını takip edecek. Tahmine dayalı analiz yöntemleriyle neler yapacağını öngörmeye çalışacak. Ama amacı onun parasını çalmak değil, bilgisine sahip olmak olacak. Hedefte kimler mi olabilir: Uluslararası döviz piyasalarında iyi para kazananlar, farklı maden ve tahıl grupları piyasalarında uzman broker’lar, bu tip borsaların CIO ya da CEO seviyesindeki yöneticileri, kamu ihalelerinde şartnameleri hazırlayıp onaylayanlar ilk aklıma gelenler. Listeyi uzatmak mümkün tabii. Ama amaç bir borsanın sistemine girip anlık kazanç elde etmek değil de uzun vadede bunu korumak olacak. Tanım tanıdık geldi değil mi?

Evet, ‘sürdürülebilir bir mafya düzeninden’ bahsediyorum…

Sonraki aşamada ise bu dönüşümün yapay zeka ile çeşitlendiği bir dönemle karşılaşmayı bekliyorum. Mafyanın sahip olduğu yapay zeka algoritmalarının, siber güvenlik için konumlandırılmış yapay zeka algoritmalarıyla girdiği siber savaşlar yansıyacak medyanın gündemine. Biz bilişim medyası, konunun siber güvenlik boyutunu aktarmaya çalışırken, klasik medya ise bunun sorumlusunu en iyi ihtimalle veri merkezine giriş yetkisi olan yöneticilerin parmak izinin kopyalanmasında arayacak. Özetle; mafyanın tarihi 1860 yılına kadar gidiyor. Onca güçlü polis ve istihbarat teşkilatına, filmlere konu olan dedektiflere, cesur savcılara rağmen mafya 150 yıldan fazladır dünyanın dört bir yanında varlığını sürdürüyor. Bundan sonra da sürdürmeye devam edecek. Göreceğimiz şeyse sadece yöntemin değişmesi olacak. Tıpkı bugünlerde Endüstri 4.0 ile yeni bir döneme adım attığını yazdığımız iş dünyasında olduğu gibi…

Türk operatörler yatırıma hazır

0
Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom, çeyrek mali dönem raporlarını açıkladılar. İkinci çeyrekte grup bazında son üç yılın en yüksek büyüme seviyesi olan yüzde 8,6’ya ulaşan Turkcell Grubu ikinci üç ayda 3 milyar 358 milyon TL gelir elde ettiğini vurgularken, yatırım oranını da %25’e çıkaracağını duyurdu. Yılın ilk 6 ayında ise Turkcell Grubu yüzde 8,4 büyüme ile 6 milyar 584 milyon TL ciroya, yüzde 5,7 artışla 2 milyar 31 milyon TL faiz ve vergi öncesi kara (FAVÖK) ve yüzde 30,8 FAVÖK marjına ulaştı. Turkcell’in 2016’nın ilk altı ayındaki Grup net kârı ise yüzde 14,7’lik artışla 979 milyon TL oldu. Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, Turkcell abonelerinin 4.5G’ye yoğun ilgisi nedeniyle grup operasyonel yatırım harcamalarının gelire oranı beklentisini yüzde 25’e çıkardıklarını söyledi. Terzioğlu, “2016 yılı için daha önce yüzde 20 olarak açıkladığımız grup operasyonel yatırım harcamalarımızın gelire oranı yılın ilk 6 ayında yüzde 23 olarak gerçekleşti. Yılsonu beklentimizi bu doğrultuda yüzde 25 olarak revize ettik. Bu karar ülkemize duyduğumuz güvenin ifadesidir” dedi. Turkcell’in revize kararı fazladan yaklaşık 700 milyon lira daha yatırım yapması anlamına geliyor.

Vodafone

Çeyrek yıl sonuçlarında bir dönem geriden gelen Vodafone, birinci çeyrek sonuçlarını yorumladığı basın toplantısında Türkiye’nin Dijital Dönüşümüne odaklı stratejik yatırım programıyla 2016-17 mali yılının ilk çeyreğinde büyümesini sürdürdüğünü vurgularken 27 çeyrektir kesintisiz çift haneli büyüdüğünün altını çizdi.  Vodafone Türkiye’nin servis gelirleri, gerçekleştirdiği 4.5G yatırımları ile geçen yılın aynı dönemine göre %19,5 artış ile 1,9 milyar TL’ye yükseldi. Vodafone Türkiye’nin toplam abone sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre 1,3 milyon net abone artışı ile 22,4 milyona yükseldi. Şirketin faturalı abone sayısı 10,2 milyona çıkarak toplam abone bazının %45,5’ine ulaştı. Türkiye’de işletmelerin dijital haritasını çıkarmak ve ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla Yarına Hazırım Platformu’nu hayata geçiren şirket, kurumsal alanda istikrarlı büyümesini sürdürdü. Vodafone Türkiye, kurumsal segment toplam gelirlerini 2016-17 mali yılının ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %28 artırdı.

Türk Telekom

Türk Telekom ise 2016 yılının ikinci çeyreğinde yüksek organik gelir büyümesi kaydetti. Grup gelirleri yıllık bazda %11,8 artarak 3,9 milyar TL oldu. Grup, toplam 450 bin net abone artışı gerçekleştirdi. Toplam abone sayısı 38,3 milyona ulaştı. Türk Telekom’un 4.5G hizmetlerinin hayata geçmesi ile birlikte hızlanan mobil ve fiber yatırımlarının etkisiyle yatırım harcamaları da bir önceki yıla göre % 48 artışla 689 milyon TL olarak gerçekleşti. Türk Telekom’un yeni nesil televizyon platformu Tivibu’daki içeriklerin geliştirilmesinin abone kazanımına olan pozitif etkisi bu çeyrekte de devam etti. Ev TV abone sayısı bir önceki çeyreğe göre 76 bin net artış ile yarım milyonu aşarak 544 bine, toplam TV abone sayısı ise 2 milyona ulaştı. Toplam Ev TV abone sayısı UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi spor paketlerinin lansmanı ve uydu platform hizmetinin başlamasının ardından iki katına çıktı.

Endüstri 4.0 Türkiye’ye ne kazandıracak?

Merih Çağrı Sağlam’ın Schneider Electric’te uzun bir unvanı var; Pazarlama Birimi Hız Kontrol Cihazları Ürün Müdürü. Ancak bu ürkütücü unvana karşın hem alanındaki uzmanlığı hem de hoş sohbetiyle Endüstri 4.0 etkinliğinde olup bitenleri bize anlatmaktan geri durmadı. Schneider Electric’in daha önce İzmir, Ankara ve Konya’da benzer eğitim etkinlikleri düzenlediğini belirten Sağlam, “Bu etkinliklerde Endüstri 4.0’ın ne olduğunu, Türkiye’ye sağlayacağı katkıları ve bizim Schneider Electric olarak müşterilerimize sunduğumuz fırsatları anlatıyoruz” diye söze başlıyor. Bu keyifli röportajın devamını izleyin:

1 milyarıncı iPhone satıldı

0
Apple’ın basına yaptığı duyuruya göre, telefon üreticisi, ilk çıktığı günden beri satılan iPhone sayısı 1 milyar adede ulaştı. Geçtiğimiz hafta satılan iPhone ile firma artık dünyada 1 milyar adet telefon satmış ilk firma unvanına kavuştu. Duyuruyu yapan CEO Tim Cook, çalışanlarına bu başarıdan dolayı teşekkür ederken, onlara dünyayı her gün değiştiridiklerini de hatırlattı. Öte yandan, bir milyarıncı telefon, 500 milyon telefon satış rekorunun kırıldığı tarihten iki sene sonra satıldı. Bu da iPhone satışlarının hızlı artışı ile mümkün oldu. Her ne kadar Apple 2015 yılında, 2014’e göre daha az telefon satmış olsa da firmanın satış rakamları hala bütün rakiplerini kıskandırıyor. Aynı şekilde, Apple’ın 1,5 milyar ve 2 milyar adet satış rekoruna da kısa süre sonra ulaşması bekleniyor.   Bu haber de ilginizi çekebilir: Kaç Apple kullanıcısı var?

Google Play’de aile dönemi başlıyor

0
Google, Android kullanıcıları için satın aldıkları uygulamaları ailece paylaşabilmelerini sağlayacak Google Play’de Aile Kütüphanesi özelliğini resmen duyurdu. Bir süredir, uygulamaların aile bireyleri ile paylaşılmasını sağlayacak bir düzenleme üzerinde çalıştığı bilinen internet devi böylece mobil uygulama pazarında önemli bir adım atmış oldu. Aile Kütüphanesi özelliği uygulamaları, kitapları, filmleri, müzikleri ve oyunlar kapsayacak. Kullanıcılar, paylaşmak istedikleri içerikleri aile bireylerine ait Android telefon ve tabletleri ile paylaşabilecek. Ancak bazı durumlarda paylaşımlar web, iOS, akıllı TV’ler gibi platformları da kapsayabilecek. Müzik içerikleri ise toplamda 6 kullanıcıya kadar paylaşılabilecek. Kullanıcının Google Play Family Plan teklifi üzerinden şarkıyı satın almış olması gerekecek. Yeni Aile Kütüphanesi planı şimdilik Avustralya, Brezilya, Kanada, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, Japonya, Meksika, Yeni Zellanda, İngiltere ve ABD’de devreye girecek. Daha sonraki aşamada tüm dünyaya açılacak.

Facebook ikinci çeyrekte yeni rekor kırdı

0
1,71 milyar kullanıcı sayısına ulaşan Facebook’un ikinci çeyrek finansal raporu, firmanın hisselerinin rekor seviyeye yükselmesine neden oldu. İkinci çeyrek geliri, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 59 artarak 6,44 milyar dolar olan Facebook’un hisse senetleri de borsada 123 doların üzerine çıktı. Sosyal medya devi, 2016 yılı ikinci çeyreğinde 6,44 milyar dolar gelire ulaştı. Bir önceki senenin aynı döneminde şirket 4,04 milyar dolar gelir elde etmişti. Geçen yılın ikinci çeyreğinde 719 milyon dolarlık net kar yakalayan Facebook, 2016’nın ikinci çeyreğinde ise net karını yüzde 186 artırarak 2,05 milyar dolara çıkardı. Zuckerbergin şirketinin kullanıcı rakamları da hızla yükseldi. Sosyal medya servisinin günlük aktif kullanıcı sayısı ikinci çeyrekte ortalama 1,13 milyar kişi oldu. Bu sayı geçen yıla göre yüzde 17’lik artış gösterdi. Günlük aktif kullanıcıların 1,03 milyarı ise sosyal medya servisini mobil cihazlardan kullandı. Şirket hisselerinin New York borsasının bugünkü işlemlerinde daha yoğun ilgi görmesi ve yeni bir rekor kırması bekleniyor.