Türk Telekom ile şirketlere artık her yer Türkiye
Sosyalleşen kurumlar ve iş dünyasının geleceği
Microsoft, Yammer ve kurumsal sosyal ağlar
Kurumsal ağların gelecekte belirleyici olacağının altını çizen Jared Spataro, bu konuda şunları söyledi:
“Yammer adını verdiğimiz kurumsal sosyal ağ çözümümüz, kişisel yaşamlarımızı değiştiren temel prensipleri kullanarak kurumların çalışma biçimlerini geliştirmeyi ve dönüştürmeyi amaçlıyor. Böylece şirketler çalışanlarıyla ve müşterileriyle iletişime geçerek önemli fikirleri dinleyebiliyor, pazardaki ani değişimlere uyum sağlayabiliyor ve daha önce olmadığı kadar büyük fırsatlar yakalayabiliyorlar. Microsoft, bundan 1,5 yıl önce kurumsal sosyal ağ çözümü Yammer’ı satın aldıktan sonra çok kısa sürede kurumsal sosyal ağların şirketler tarafından benimsemesi, Yammer hizmetlerinde yenilikçiliğin desteklenmesi ve Yammer’ın Microsoft’un Office 365 ile bütünleştirilmesi konusunda büyük ilerleme kaydetti. Bugün Yammer’ın dünya çapındaki kullanıcı sayısı 8 milyon kişiye ulaştı ve yıldan yıla yüzde 55’lik bir artış gösterdi. Mesajlar, gruplar ve dosyalar bazında ölçülen kullanıcı aktivitesi yaklaşık ikiye katlandı.”
150’nin üzerinde ülkede, Türkçe dahil 40 dilde sunulan Yammer, günümüzde şirketler için hala geçerli olan iki temel iihtiyacı karşılamayı hedefliyor.Microsoft çözümleriyle birliktelik başarıyı hızlandırıyor Microsoft’un kurumsal taraftaki yol haritasında yer alan bazı önemli adımlar ise şu şekilde sıralanıyor:
- Microsoft, Yammer’i satın aldıktan sonra Office 365 gibi mevcut bulut hizmetleriyle Yammer kurumsal sosyal ağ çözümünün sunduğu yetenekleri bir araya getirmeye başladı. Böylece kurumsal bulut hizmetiyle, kurumsal sosyal ağın özelliklerini birleştirdi.
- Microsoft olarak son iki yıldır bu yaklaşımımızı birkaç stratejik yatırımla destekliyoruz. İlk olarak, Şubat 2013 tarihinde Yammer hizmetimizi Microsoft Dynamics CRM ile bütünleştirdik. Bu sayede kullanıcılar CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) uygulamasından ayrılmadan sosyal sohbetlere katılma, önemli verileri paylaşma ve güncellemeleri takip etme olanağına kavuştular.
- Microsoft Dynamics CRM’in ilkbahar 2014 sürümünü müşteriye yönelik kurumsal sosyal yetenekleri, yeni ve kapsamlı sosyal dinleme, pazarlama ve hizmet masası yetenekleriyle zenginleştirdik. Ayrıca Kasım 2013’te Yammer Enterprise’ın tüm Office 365 Enterprise planlarında yer aldığını duyurduk. Çok yakında Yammer Enterprise, Office 365 Akademik ve Office 365 Orta Ölçekli İşletme planlarında da yerini alacak.
Projelerin hayata geçirilme süreleri kısalacak
Tüm kullanıcılar için mükemmel kullanıcı deneyimi: müşteriler, editörler, pazarlamacılar ve BTFirstSpirit 5.1’in geliştirilmesinde iki kilit konu öncelik olarak belirlendi. FirstSpirit’in tarayıcı tabanlı, merkezi içerik düzenleme ortamı “ContentCreator” baştan aşağı yenilenerek, pazarlama yöneticilerinin ve editörlerin her türlü dijital kampanya, hedef grup, çıkış kanalı ve son kullanıcı cihazı için kişiselleştirilmiş ve dinamik içerik yaratıp yayınlamaları daha kolay hale getiriliyor. İkinci konu da, geliştirici deneyiminin iyileştirilmesi oldu. Bu da, şirketlerin yeni çevrimiçi servislerini, işlevlerini veya başlı başına bir web sitesini her zamankinden hızlı bir biçimde müşterilerine sunabilmelerini sağlıyor.
Multi-perspective preview: Her boyutta içerik Yeni çok perspektifli ön izleme, editörlerin FirstSpirit içerik sayfalarını kendi müşterilerinin gözlerinden incelemelerini sağlar. Tek bir tıkla, tam olarak hangi içeriklerin ne zaman hangi hedef gruba gösterildiğini ve sayfaların mobil ortamlarda karşılaşılan farklı görüntüleme boyutlarında nasıl göründüğünü görmeleri mümkündür. İçerik ve içeriğin sunumu doğrudan ön izleme modunda optimize edilebilir. Editörler aynı şekilde pazarlama kampanyalarını da cihazlara ve ziyaretçi profillerine göre özelleştirebilirler. Bu yaklaşım, responsive tasarım kullanılarak yapılan geliştirmeler için gereken zaman ve maliyeti ciddi şekilde düşürür ve responsive olarak tasarlanmış web sitelerinin bakımını kayda değer oranda kolaylaştırır.
Web uygulamalarını sorunsuz bir şekilde kullanın: Tüm düzenleme görevleri için merkezi bir kullanıcı ara yüzü FirstSpirit ContentCreator, içerikle ilgili tüm faaliyetler için merkezi, web tabanlı bir kokpittir. Editörler web sitesini doğrudan bir tarayıcı kullanarak ön izleme sayfası üzerinden düzenleyebilirler; sanki herhangi bir web sitesinde dolaşıyormuşçasına basit ve hızlı bir şekilde çalışabilir.
Geliştirilmiş Drag&Drop desteği: Editörlük çalışmalarını hızlandırır Content Creator’ın halihazırda kapsamlı olan Drag&Drop seçenekleri, editörlük çalışmalarının daha içgüdüsel olarak yapılmasını sağlayabilecek ve zamandan tasarruf sağlayacak şekilde geliştirilmiştir. Örneğin, Sürükle&Bırak kullanılarak linkler yaratılabiliyor. Ayrıca masaüstü, web uygulaması veya FirstSpirit medya yönetimi gibi farklı kaynaklardan resim,video ya da başka veriler doğrudan istenen hedef alana sürüklenebiliyor ve içerik güncellenebiliyor. Yapı Kredi Nuvo’yu tanıttı
Yapı Kredi olarak değişime en hızlı adapte olan kurumlardan biriyiz.Nuvo’nun Türkiye’deki en zengin yeni nesil bankacılık platformu olduğunu belirten Özelgin “Nuvo ile sektörümüze yeni bir soluk getirmekten dolayı mutluluk duyuyoruz. Nuvo’da müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştırarak temel bankacılık ihtiyaçlarını şubeye gitmelerine gerek kalmaksızın bir bütün olarak karşılamayı hedefledik. Nuvo ile sektörde müşteriye sunulan farklı servis modellerini, kanal deneyimlerini ve ürün tekliflerini tek platformda topladık. Webden, cepten, tabletten yani istediğiniz kanaldan ulaşılabilen Nuvo’da para transferlerinden, birikimleri yönetmeye, kredi ihtiyaçlarından, avantajlı alışverişlere kadar tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabiliyorsunuz. Bu yeni platformumuz ile yıl sonuna kadar 300 bin adet, 5 yılda ise 1 milyon aktif Nuvo müşterisi hedefliyoruz.“
Güvenliğe bakış açınızı değiştirmelisiniz
- 2013 yılında 1.81 milyon websitesinde uç noktalara (endpoint) zarar vermeamacını taşıyan yönlendirme gerçekleşti. (Websense 2014 Güvenlik Raporu)
- Bilinen zararlı kodların sayısı 2013 yılında yüzde 15 artarak 196 milyon benzersiz örneğe ulaştı (McAfee 2013 4. Çeyrek Güvenlik Raporu)
- Uygulamalardaki açıklar işletim sistemleri ve web browserlardaki açıkların toplamından yüzde 175 daha fazla. (Microsoft 15. Güvenlik Bildirim Raporu)
Kovalayanların sayısı baş edemeyeceğimiz kadar hızlı şekilde artıyorSaldırı teknikleri her gün daha fazla gelişiyor, saldırıların artan frekansı günün sonunda gözden kaçan bir açığın kullanılma tehlikesini yükseltiyor, bu karmaşayı yönetmeye çalışan BT uzmanları ise maalesef kimi zaman hiç haberlerinin dahi olmayabileceği olaylar yaşayabiliyor. Peki, güvenlikde böylesine bir gelişme varken işletmelerin güvenlik stratejilerini nasıl şekillendirmesi gerekiyor? Öncelikle konvansiyonel imza tabanlı antivirüs sistemlerinden kurtulmak gerekiyor zira bunlar sadece yönetilmesi güç çözümler değil aynı zamanda ciddi anlamda sistem kaynaklarını tüketen uygulamalar olarak karşımıza çıkıyor. Kara liste uygulamaları ise çoktan güncelliğini kaybetmiş durumda. Bu tarz uygulamalara da son vermek gerekiyor. Doğru yaklaşım ise güvenli olduğu bilinen sularda gezinmek ancak bu durum dijital neslin özgürlükçü yaklaşımına ters bazı sonuçlar doğurabiliyor. Bu açmaz içinde uzmanların tavsiye ettiği çözüm ise risk yönetimi konusunda işletmelerin kendilerini zenginleştirmesi. Ancak bu tavsiye sadece BT yöneticileri veya çalışanlarının risk yönetimi yapmasını değil, bu bilincin tüm işletme çalışanları için bir kültür haline dönüştürülmesi gerektiği yönünde. Dünyanın en pahalı ve güçlü bir güvenlik yazılımına sahip olan bir işletmeyi yeterince iyi eğitilmemiş bir çalışan tehlikeye sokabilir. Benzer şekilde güvenlik için yüzbinlerce, milyonlarca dolar harcamamış ancak çalışanlarına gerekli risk eğitimini vermiş bir işletme için güvenlik gündem maddelerinde alt sıralarda yerini koruyabilir.
Power 8 teknolojisi Türkiye ile buluştu
“Büyük Veri”de taşlar yerinden oynuyor
Konum tabanlı mobil reklamlar alışverişi körükleyecek mi?
“Alışveriş tarafında mobilden gelen aramaların oranı yüzde 50’ye ulaşırken bunların yüzde 39’u da eyleme dönüşüyor”
Aynı araştırmaya göre aramalarını mobilden yapan kullanıcıların yüzde 39 gibi büyük bir oranı da bu sonuçlar üzerinden eyleme geçiyor yani alışveriş yapıyor. Bu rakamlar birlikte ele alındığında, arama eğilimleri tüm perakendeciler için büyük haber niteliği taşıyor.
Dünyada Neler Oluyor?
Tüm bu bilgiler ışığında dünyada da hızlı gelişmeler yaşanıyor. ABD merkezli iki şirket stratejik bir ortaklık açıkladı ve konum tabanlı mobil reklam kampanyalarının etkinliğini ölçen yeni bir mobil çözümü duyurdu. Bu yeni ürün, bir perakendecinin mobil reklam kampanyasını görüntüleyen ve görüntülemeyen insanların oranını ölçüyor. Ürün daha sonra bu rakamı perakendecinin mağaza ziyaret sayılarıyla karşılaştırmasını sağlayarak pazarlama stratejisini yönlendirmesine katkı sağlıyor.
Evet, ilk etapta mobil teknolojiler insanların alışveriş dürtülerini yönlendirecek niteliğe kavuştu. Ancak özellikle konum tabanlı servislerin bu pastayı ve oranı artırabilmesi için güç kaybetmeden yenilikler ortaya çıkartması gerekiyor. Yoksa konum tabanlı servis dendiğinde uzunca bir süre daha aklımıza sadece Foursquare gelmeye devam edecek. Yazılımcıların maaş durumu
- Yılda ortalama 100.000 doların üstünde gelir elde ediyorlar.
- 26 ila 35 yaş arasındakilerin maaşı çalışanlar için 88 bin, yöneticiler için 105 bin dolar.
- 35 yaşından büyük çalışanlar için 100 bin dolar olurken, yöneticiler için 125 bin dolar civarında seyrediyor.
- Kadın çalışanların ortalama geliri maalesef yılda toplam 85 bin doları geçmiyor. Bu durumda erkeklere göre yüzde 15 daha az gelir elde ediyorlar.
- Kadın yöneticiler yılda 122 bin dolar gelir elde ederken bu noktada erkeklerin gerisinde pek kalmadıklarını görüyoruz.
- Maaş dışında sağlanan imkanlarda ise sırasıyla şunlar sağlanıyor; sağlık sigortası, eğitim imkanları, oy yetkisine sahip olmayan şirket hissesi.
- Yazılımcılar için iş yerlerinde aradıkları en önemli kriterler ise şöyle sıralanıyor; maaş, esnek çalışma saatleri, iş sürekliliği, ek imkanlar ve tatil seçenekleri.
Büyük veri karmaşasında kaybolmayın
“Sosyal medya yönetimi ve büyük veri, KOBİ’ler için çok ağır maliyetler getirmiyor.”
KOBİ’ler için ipucu olacak birkaç noktayı paylaşalım hızla. Öncelikle sosyal medya yönetimi ve büyük veri başlıkları öyle çok ağır maliyetler getirmiyor. Tabii ki bu gerçeklik KOBİ ölçeği için geçerli. Sonuçta artan veri artan maliyet demek ve konumuz şimdilik bu değil.
Bu alanda dedikodu pazarlaması çok önemli. Uyanık olun, etrafınızı gözleyin ve bu konudaki başarı hikâyelerini kaçırmamaya çalışın. Zira artık bizim yerimize makinelerin konuşmaya başladığı iş dünyasında, beklenen her saniye kaybedilen para anlamına geliyor. Özellikle büyük veri tarafında çokuluslu bir şirketin ürünün kullanacaksanız Sherlock Holmes duyarlılığında detaylı bir araştırma başlatın deriz.
Her Şey Tamam Peki Nasıl Faydaya Dönecek Bunlar?
Veri önemli, anlamlandırılmış ve bilgiye dönüşmüş veri daha da önemli. Buraya kadar sorunsuz geldiyseniz aslında mutlu sona çok yakınsınız demektir. Bundan sonra iş, çalıştınız danışmanın yeteneklerine ve sizin müşteri grubunuzun çabalarınıza nasıl yanıt vereceğine kalıyor. Şimdiden bol şans… Gerilim altındaki BT Uzmanları çözüm arıyor
Gerilimin Kaynağı Yöneticiler
Anketin ortaya çıkarttığı belki de en önemli bulgulardan bir tanesi katılımcıların yüzde 28,9’unun hemfikir olduğu yönetim sorunları. BT uzmanlarına göre yaşadıkları gerilimin kaynağı yeterince iyi sürdürülemeyen yönetim stratejileri ve aynı zamanda yüzde 23,7’sine göre yeterli büyüklükte bir ekibe sahip olamadıkları için üzerlerinde oluşan iş yükü.
GFI Kurumsal Alt Yapı Genel Müdürü Segio Galindo‘ya göre pek çok teknoloji odaklı işletme hızla yeni personeli işe alırken bunlara yeterli desteği sağlayacak BT çalışanlarını aynı hız ile işe almakta geç kalıyorlar. “BT yöneticileri her geçen gün daha fazla işi daha az kaynakla yapmak zorunda kalıyor” diyor Galindo.
Bu Durum
BT Çalışanları İçin Ne Anlama Geliyor? İşin doğrusu bu soruya en iyi cevap verebilecek olan yine bu gerilimin içinde yaşayan BT çalışanları. Bu tespitin onlar için ne anlama gedliğinden ziyade çıkış yolu için bazı tavsiyelerde bulunmak daha doğru olacaktır. Gerilim altındaki BT yöneticilerine kısa tavsiyeler;- AntiVirus, ActiveDirectory, Mail Sunucusu gibi bulut ortamına taşınarak servis olarak alınabilecek tüm hizmetleri dışarıdan temin etmek.
- Dosya sunucusu yerine DropBox veya Microsoft Office One Drive gibi teknolojiler kullanmak.
- Altyapı, donanım ve yazılım projelerinde referanslı iş ortakları ile çalışmak.
- Üst yönetimi daha fazla personel almaya ikna etmek.
HP’de yapılanma bitmez
“Türkiye ise HP için ayrı bir dünya adeta.”
Bugüne kadar gelen giden genel müdürlerin emekleri yadsınamaz. Ancak tek genel müdürden yazıcı, kurumsal ve bireysel bölüm yöneticilerinin ülke müdürü olarak atanma süreci şirket tarafında çok seslilik doğurdu. Bunu başarısızlık olarak göremeyiz tabii ki. Fakat şirketin bu anlamda birkaç farklı iletişim ajansıyla çalışması gibi karmaşalar, iletişim tarafındaki iş ortaklarının en büyük sorunu oldu.
Serdar Urçar’ın yeni görevi yine İstanbul merkezli ancak unvanı biraz uzun. Urçar, bundan böyle HP’nin Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika bölgelerindeki doğrudan olmayan satışlarından sorumlu olacak.
Güngör Kaymak da bu sektörün en önemli ve tanınan isimlerinden. Kanımca bu yeni görevinin de hakkını verecek. Ancak HP yapılanmaya ne zamana kadar devam edecek o da kocaman bir soru işareti. Tabii şirket bu yapılanmaları değişim ve yenilenmenin bir parçası olarak görüp küresel bir iş stratejisi olarak belirlemediyse. Office 365 depolama alanı artık 1 TB!
Microsoft, SharePoint Online ve Office 365 ProPlus hizmetlerini barındıran kurumsal Office 365 abonelik paketlerinde abone başına ücretsiz dosya depolama alanın kapasitesini 25 gigabyte’den 1 terabyte seviyesine çıkarıldığını duyurdu.
Kapasite artışından tüm Office 365 E planları (E1, E3, E4), Office 365 Midsize Business (Orta Ölçekli İşletme), tüm SharePoint Online planları (SharePoint Online Plan 1 ve Plan 2), Office 365 Small Business (Küçük İşletme) ve Office 365 Small Business Premium (Küçük İşletme Ekstra) paketi sahipleri faydalanabilecek.
Microsoft, ilgili paketlerde abone başına depolama kapasitesini yükseltmenin yanı sıra OneDrive for Business with Office Online adında, tek başına satın alınabilen yeni bir paketi de tüketicilerin beğenisine sundu.
Türkiye’de bugüne kadar 5 milyondan fazla kullanıcıya ulaşan Office 365, Migros’tan Ataşehir Belediyesi’ne, Koska’dan Honda Türkiye’ye kadar pek çok kurum tarafından kullanılıyor.
OneDrive for Business’ın dahil olduğu Office 365’i hemen denemek için http://www.office.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Microsoft Dynamics AX 2012 R3 yayınlandı
Kurumların tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurguladığı çevik operasyonları desteklemek, tüketicilere tercih ettikleri şekilde yaklaşmak ve büyümeyi desteklemek üzere kurgulanan Microsoft Dynamics AX 2012 R3, yeni ve dikkat çekici özellikler barındırıyor. Bunlar arasında yer alan depo ve lojistik yönetimi, sevkiyat zincirinde gerçek zamanlı ve uçtan uca öngörüler sunabiliyor. Yaşam döngüsü servisleri (Lifecycle Services), süreçleri standart hale getirerek ve basitleştirerek Microsoft Dynamics AX uygulamalarının öngörülebilirliğini güçlendiriyor. Böylece hizmet ve destek anlamında sunulan inovatif ve bütünleşik deneyim daha da zenginleştiriliyor.
ERP Artık Mobil Cihazlara Daha Yakın
Microsoft Türkiye Kurumsal İş Çözümleri Direktörü Ozan Öncel, Microsoft Dynamics AX 2012 R3’ün getirdiği yeniliklere dair şunları söyledi:
“Teknoloji birbirimize ve müşterilerimize olan yaklaşımlarımızı, iletişim biçimlerimizi ve etkileşimimizi değiştiriyor. Yeni Microsoft Dynamics AX 2012 R3 sürümüyle kurumlara yeni mobil senaryoları hayata geçirme, bulutun sunduğu olanakları stratejik avantaja dönüştürme, müşterilerle daha iyi etkileşim kurma ve mobil çalışanlar için çok daha verimli bir ortam kurgulama fırsatı sunuyoruz.”
Microsoft Dynamics AX 2012 R3 sürümü yeni uçtan uca uygulama ve servisleri hayata geçirmek için sunduğu framework desteği sayesinde, kurumların mobil cihazlarda farklı kullanım senaryolarına yönelik çağdaş ve güvenli uygulamalar geliştirmesini ve dağıtabilmesini sağlıyor. Güncelleme kapsamında uygulamaların zenginleşmesiyle birlikte bir uygulama mağazası da gündeme gelecek.
Gelişen Pazarların Değişen İhtiyaçlarına Uyum İçin Tasarlandı
Microsoft Dynamics AX 2012 R3, gelişen pazarların ve yeni müşteri gruplarının farklı ihtiyaçlarına çok daha hızlı cevap verebilmek üzere Microsoft Azure üzerinde altyapı olarak servis (IaaS) modeliyle kurulabiliyor. Bu aynı zamanda verinin erişilebilirliğini de artırıyor ve herhangi bir felaket anında bulutta güven içinde tutulan bilgilere her an, her yerden erişim olanağı sunuyor.
Farklı kurumlar ve ihtiyaçlar için önceden kurgulanmış Windows Azure ön tanımlı kurulum seçenekleri, Microsoft Dynamics AX 2012 R3’ün kurulum öncesi deneme, geliştirme, test ve üretime geçiş süreçlerini son derece kolay hale getiriyor.
Microsoft Azure desteğini arkasına alan bu sürüm, Microsoft Dynamics Yaşam Döngüsü Servisleri (Microsoft Dynamics Lifecycle Services) ile kurumların sürekli değişen piyasa koşullarına hızla uyum sağlamalarına yardımcı oluyor. Bu hizmeti öncelikli olarak kullanmaya başlayan kurumsal iş uygulamalarının tanımlanması, geliştirilmesi ve işletilmesi konusunda önemli avantajlar elde ediyorlar. Örneğin önemli bir olay için destek ihtiyacı olan kullanıcıların yüzde 65’ten fazlası, bu hizmetler sayesinde sorunu kendi başlarına tespit etme ve çözme yeteneğine kavuştular.
2 Yıl Dolmadan Kendini Amorti Ediyor
Dynamics AX’in kurumlara sunduğu değeri ortaya koymak adına, Microsoft ve Forrester Consulting toplam ekonomik etkiye yönelik (Total Economic Impact – TEI) bir araştırma hazırladı. Anket ve bire bir görüşme şeklinde gerçekleştirilen bu araştırmanın sonucunda Forrester, Microsoft Dynamics AX 2012 kullanan kurumlarda 3 yıl içinde yatırım geri dönüş oranının yüzde 92’ye ulaştığını ve uygulamanın 21 ayda kendini amorti ettiğini ortaya koydu.
Microsoft Dynamics AX 2012 R3, sunduğu yeni özelliklerle endüstri için ve ERP’nin geleceğine ışık tutan önemli bir sıçramayı temsil ediyor. Microsoft Dynamics AX 2012 R3 hakkında daha detaylı bilgi için http://www.microsoft.com/en-
Dijital Pazarlamaya Giriş, Gelişme & Sonuç
Youtube 20 milyon ile üçüncü sırada. Peki, kapalı değil miydi bu Youtube?Şöyle bir örnek vereyim; IAB araştırmalarına göre Nisan ayında Google’a Türkiye’den 26 milyon, Facebook’a ise 24 milyon kullanıcı giriş yapmış. Youtube 20 milyon ile üçüncü sırada. Peki, kapalı değil miydi bu Youtube? Siyasete girmeyeceğim… Bir otelde bilgi işlem müdürü olsam, doğrudan hedefleme yapabildiğim kullanıcılara uygun fiyata reklam yapmak istemez miyim? Yüzbinlerce lira harcayıp çektirdiğim video filmini, Youtube gibi bir sitede yayınlayıp, muhteşem yüzyıl izleyen birisinin karşısına “hop ben geldim” diye çıkartmak istemez miyim? Tam da Hürrem ölürken… üstelik çok da ucuza… Markana sahip çık usta! Dijital pazarlama aktiviteleri sırasında, markanız elinizden bir kuş gibi uçup gidebilir. İki tane kötü yorum ile yerle bir olabilirsiniz. Bu riskler her ortamda var ancak dijital mecra çöküşünüzü biraz hızlandırıyor. Tabi bunun yanında güzel bir dijital pazarlama çalışması ile markanız hakkında olumlu düşünceler sergileyen müşterileriniz sizin ücretsiz reklamınızı yapan gönüllüler haline geliyor. Aradaki bu dengeyi çok iyi korumalısınız.
Markanıza dijital ortamda sahip çıkmalı ve müşterilerinizin gözünde pozitif algı yaratmalısınız.Facebook sayfamın 10.000 Takipçisi var, ne pazarlama yaptım be! Aslanım ben! Evet ama bu takipçiler kim? Demografik değerleri ne durumda? Unutulmaması gereken ve sürekli yapılan bir hata var. Sosyal medyada kaç tane takipçiniz olduğu değil, mevcut takipçilerinizin değeri önemlidir. Şöyle düşünüğn; tıraş makinası üreten bir şirkette bilgi işlem müdürü veya bu işle görevlendirilmiş bir çalışansınız. Facebook veya Twitter sayfanızda 10.000 takipçi var ama bakıyoruz ki yüzde 60’ı bayan. Şimdi siz tıraş makinasını bayanlara mı satıyorsunuz? Olmadı ki şimdi…
Osman sen bilgisayardan anlıyorsun, bu işleri sana kilitledim!Hedef kitlenizi çok iyi ayarlamalı, gerektiği zamanlarda bu hedeflemeler ile ilgili istatistiklere başvurmalısınız. Beta çalışmaları, analizler yaparak hedef kitleniz yaptığınız yayınlara ne tepki verecek bunları çok iyi süzmelisiniz. Tabi burada bir ajans ile çalışmadığınızı düşünüyorum, aksi durumda bu işlerin hepsini ajansınız sizin için yapacaktır. Fakat siz de para harcamak istemeyen bir yöneticinin kurbanı iseniz, yüzünüze karşı; “Osman sen bilgisayardan anlıyorsun, bu işleri sana kilitledim” denildiyse, yukarıda söylediklerim sizin için geçerli. Yöneticiler kızmayın, bir şey söyliyeceğim! Hani 90’lı yıllardan kalan bir alışkanlığınız var. Her sen veya her yeni ürününüz çıktığında acayip paralara tekrar tekrar bastırdığınız kataloglar var ya, hocam kimse okumuyor artık onları ya! Adı üstünde dijital pazarlama diyoruz, matbaalar da kızacak şimdi bana ama, artık sektörü dijitale çevirmekte fayda var. E-dergi yapın, e-gazete yapın, kataloglarınızı dijital ortamda sergileyin, hem tasarruf edecek hem de onca kağıdı çöpe atmadığınız için çevreye faydalı bir iş yapmış olacaksınız.
SMS ile gönderilen mesajlar bir dijital pazarlama değildir.Unutmadan söylemek gerekiyor; SMS ile gönderilen mesajlar bir dijital pazarlama değildir. Bu sektör artık insanların çok ciddi sıkıntı duyduğu ve markanıza fayda yerine zarar getirmeye başlayan bir sektör haline gelmiştir. Dijital yayınlarınızı mümkün olduğunca hedef kitlenizi sıkmayacak, baskı altında bırakmayacak şekilde dağıtmanız gerekiyor. Her gün iki, üç e-posta veya sosyal medyada dakika başı yapacağınız paylaşımlar sizin için bir dijital pazarlama olmayacaktır. Bunu kendi tecrübelerim ile birlikte bir çok reklamcı arkadaşımın tecrübelerine dayanarak ifade ediyorum.
Sade olun ve dijital pazarlamanız için sade bir takvim belirleyin.Sade olun ve dijital pazarlamanız için sade bir takvim belirleyin. Hedef kitlenizin yoğun olarak dijital mecraları kullandığı saatleri tespit edip, tek vuruşta geri dönüş almaya çalışın. Bunu yaparken sabırlı olun. Aynı anda yapacağını 5-6 adet yayın size müşteri kaybettirecektir unutmayın. Çünkü, müşterinin markanızdan vazgeçmesi, sizin onu kazanmanızdan çok daha kolaydır. Bir tıklar ve sizi siler…
Microsoft’un mobil cihaz yönetim stratejisi
“İnanıyorum ki zamanla tüm cihaz ve işletim sistemi üreticileri mobil cihazların içinde kurumsal veriler için özel alanlar oluşturacaklar”Microsoft bunu sağlamak için Active Directory servisini buluta taşıyor ve bu hizmet Azure Active Directory (ADD) olarak sunuluyor. Bu servis ile gerek kullanıcı yetkilerinin gerekse kurumsal verilerin yönetilmesi sağlanabiliyor. Anderson; “İnanıyorum ki zamanla tüm cihaz ve işletim sistemi üreticileri mobil cihazların içinde kurumsal veriler için özel alanlar oluşturacaklar” diyor ve ekliyor; “ve bu alanlar Azure Active Directory ile Intune gibi çözümler ile entegre olacaklar.” Ancak önemli bir soru var; Bu servislerin lisanslama modellerinde nasıl bir yol izlenecek? Endişe etmenize gerek yok zira Microsoft bu sefer karmaşık lisanslama modelleri yerine çok daha basit bir strateji izliyor. Office 365‘de gördüğümüz üzere lisanslama cihaz başına değil kullanıcı başına sağlanıyor. Anderson bu yaklaşımı şöyle açıklıyor; “Artık cihazların sayısını dert edinmenize gerek yok çünkü cihaz başına değil sadece kullanıcı başına lisans ödemeniz gerek haliyle maliyetleriniz hiç bir zaman cihaz sayısına bağlı olarak yükselmeyecek.”




Peki, Kuzey Amerika’da artan kitap okuma oranlarının Türkiye açısından anlamı nedir?
Bu sorunun cevabı yeni yetişen nesilde saklı. Dijital dünyanın içine doğan yeni nesil bu cihazlar ile büyümekte. Nüfusun büyük kısmının basılı bir kitabı eline alıp okumamasına rağmen dijital bir cihazı (tablet veya akıllı telefon) elinden düşürmüyor olması aslında Türkiye’de belli yüzdelere sıkışıp kalan yayıncılar için önemli bir fırsatı bünyesinde taşıyor.
Yayıncılar için Üç Önemli Nokta
Yayıncıların aşağıdaki üç önemli noktayı gözden kaçırmayarak mutlaka değerlendirmesi gerekiyor.






