IDC ve Forrester’a göre kurumsal mobilitede lider aynı
Citrix, kurumsal mobilite yönetiminde öncü ve lider şirket pozisyonunu devam ettiriyor. Citrix’in bu alandaki liderliği önde gelen iki analiz şirketi IDC ve Forrester tarafından da tescillendi.
Citrix Mobile Workspace çözümünün anahtar bileşeni olan XenMobile; en kapsamlı kurumsal mobilite yönetim çözümü için en iyi MDM, MAM, güvenli iş sınıfı mobil verimlilik uygulamaları, veri paylaşım özellikleri ve mobil uygulama ağlarını benzersiz şekilde bir araya getiriyor.
Forrester raporuna göre Citrix inovasyona devam ediyor
Citrix, sektörel analiz firması Forrester Research Inc. tarafından Eylül 2014’te hazırlanan “Forrester Wave: Kurumsal Mobilite Yönetimi” raporunda alanında lider firma olarak gösterildi. Raporda; Citrix tarafından geliştirilen XenMobile çözümü, sunduğu güncel teklifleri, stratejisi ve pazardaki güçlü varlığı açısından değerlendirildi ve liderliğe layık görüldü.
Kurumsal Mobilite Yönetimi (EMM) pazarının durumunu değerlendirmek amacıyla hazırlanan raporun yazarları, en önemli 15 kurumsal mobilite yönetimi tedarikçisinin güçlü ve zayıf yanlarını değerlendirdi.
IDC raporunda geleceğe yönelik strateji de değerlendirildi
Citrix ayrıca IDC tarafından da kurumsal mobilite yönetiminde lider firma olarak gösterildi. Citrix’in IDC’nin “IDC MarketScape: Worldwide Enterprise Mobility Management Software 2014 Vendor Assessment” raporunda alanında öncü firma olarak duyuruldu. 11 kurumsal mobilite yönetimi tedarikçisinin değerlendirildiği raporda, Citrix sunduğu çözümün kapsamının genişliğinin yanı sıra şirketin bu alandaki güçlü ve stratejik duruşuyla da övgü aldı. Raporda firmaların bu alanda geleceğe yönelik hedef ve strateijleri de sorgulanırken, Citrix’in bu noktada da önümüzdeki 3-5 yılda müşteri ihtiyaçlarına göre duruşunu güçlendirerek devam edeceği yorumu yapıldı.
ViewSonic’ten iki yeni projeksiyon cihazı
ViewSonic’in opsiyonel kablosuz görüntü aktarım olanakları için bütünleşik MHL destekli HDMI girişine sahip PLED-W600 ve PLED-W800 projeksiyon cihazları, iş hayatına yönelik sunduğu pratik çözümlerin yanı sıra taşınabilirlik avantajıyla da seyahat eden kullanıcılar ve evde kullanım için de farklı bir deneyim vadediyor.
ViewSonic projeksiyon ailesine yeni katılan 798 gram ağırlığındaki PLED-W600, 600 lümen parlaklık değeri, 898 gram ağırlığındaki PLED-W800, 800 lümen değeriyle yüksek parlaklık seviyelerine ulaşabiliyor. Hafif ve kolay taşınabilir olmasının yanında Microsoft Office Word, Excel ve PowerPoint, PDF gibi farklı formattaki dosyaları SD kart veya USB bellek üzerinden çalıştırabilen PLED-W800, HDMI/MHL girişleri ile Miracast ve DLNA özellikleri sayesinde akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar, tabletler, oyun konsolları ve dijital kameralar gibi pek çok mobil cihazla birlikte kullanılabiliyor.
Eco-Mode teknolojisi ile çevre dostu bu iki projeksiyon cihazı, 20 bin saati aşan çalışma süresine sahip. SuperColor Teknolojisi ile daha canlı ve net görüntü kalitesine sahip cihazlar 2x dijital zoom özelliği ile video kaynağından gelen görüntüyü 4:3, 16:9 ya da 16:10 oranına otomatik olarak dönüştürerek WXGA görüntü sunabiliyor. Ayrıca saniyede 120Hz desteklerken, görüntünün kalitesini bozmadan 33 inçten 100 inçe kadar görüntüyü oluşturabiliyor.
Dünyaca ünlü SEO profesyonelleri İstanbul’da buluşacak
SEO alanında Türkiye’nin ileri gelen ajanslarından SEOZEO, geçen yıl başlattığı Uluslararası SEO konferansının ikincisini gerçekleştiriyor. Tecrübeleriyle ve yayınladıkları makale ve kitaplarla dünya çapında tanınan 8 SEO ve inbound marketing profesyoneli bu büyük etkinlikte konuşmacı olarak yer alacak.
25 Ekim 2014’te Şişli Radisson Blu’da yapılacak olan SEOzone, 2013’te Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde 200 kişinin katılımıyla düzenlenmişti. Bu yıl katılımcı sayısının 400’ü geçmesi bekleniyor.
Ana Sponsorluğu’nu icerik.com’un yaptığı SEOzone 2014’ün açılış sunumunu, internet medyasının yakından tanıdığı isimlerden Gazeteci M. Serdar Kuzuloğlu yapacak. Hemen ardından Google İrlanda’da arama ekibinin liderlerinden Murat Yatağan, link analizleriyle ünlü LinkResearchTools şirketinin kurucusu ve aynı zamanda Google cezaları & link analizi konusunda uzman Christoph Cemper, internette yayınladığı sheetlerle ve Analytics konulu kaynaklarla tanınan Annie Cushing, yazdığı makalelerle onbinlerce SEO profesyoneline ulaşan dünyaca ünlü danışmanlardan Mike King, Moz ve benzeri komünitelerde yayınladığı SEO makaleleriyle tanınan Aleyda Solis, yaratıcı link inşası konusunda dünyanın en önemli bloglarından PointBlankSEO’nun kurucusu Jon Cooper ve SEOzeo’nun kurucusu Yiğit Konur konuşmacı olarak katılarak deneyimlerini paylaşacak ve güncel gelişmeleri konuşacaklar.
SEOZEO Kurucusu ve Genel Müdürü Yiğit Konur, bu konferansı düzenlemekten dolayı çok heyecanlı ve mutlu olduklarını belirterek şunları söyledi:
“Ülkemizde SEO’nun tanınırlığını ve gerçekten insanların doğru bilgiyle olan etkileşimini artırmak vizyonuyla harekete koyulduğumuz SEOzone’13 bizim için çok özeldi. Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’nda düzenlediğimiz etkinliğimize dünyanın farklı ülkelerinden 8 konuşmacı, birçoğu dijital pazarlama yöneticisi olmak üzere 200’ün üzerinde katılımcıyla harika bir etkinliği gerçekleştirdik. SEOzone, 2014 yılında 300’den fazla katılımcı ve çok daha güçlü ve eğlenceli bir kadro ile yayında olacak.”
Basın sponsorları arasında kardeş yayınımız ShiftDelete.Net’in de olduğu Türkiye’nin ikinci uluslararası SEO etkinliğinde yer alacak değerli konuşmacıların listesi ise şöyle:
- M. Serdar Kuzuloğlu –İnternet Ekipler Amiri & Gazeteci
- Murat Yatağan: Google İrlanda – Arama Kalitesi Uzmanı
- Christoph Cemper: LinkResearchTools’un Kurucusu
- Annie Cushing: Yazar & Analytics Danışmanı
- Mike King: Inbound Pazarlama Danışmanı & Yazar
- Aleyda Solis: Internasyonel SEO Danışmanı & Yazar
- Jon Cooper: PointBlankSEO Kurucusu & Yazar
- Yiğit Konur: SEOZEO, Kurucu & Genel Müdür
Modada baskı devrimi
Moda dünyasının efsanevi ismi Kansai Yamamoto 11 Ekim Cumartesi İstanbul’da bir defile düzenledi. Yamamoto’nun sponsorları arasında yer alan Epson da ürünleriyle modanın geleceğine yön veriyor. Hello İstanbul başlıklı defileden hemen önce Epson’dan Özgür Özata ile sohbet ettik.
Adobe, Microsoft ve Apple’a ne öğretebilir?
Adobe geçtiğimiz günlerde Creative Cloud servisi için yeni uygulama ve hizmetlerini tanıttı. Adobe CEO’su Shantanu Narayen sunumundan sonra büyük bir sürpriz yaparak Microsoft CEO’su Satya Nadella’yı yanına davet etti. İki şirket yazılım ve donanım geliştirmek için ortak çalışacaklarını duyurdu ve sunumlarında tabletlerde programların kullanım deneyimlerini iyileştirecek “dokunma” özelliklerinden bahsetti.
Tüm tasarımcıların Apple’da çalıştığı kanısının aksine Adobe’un Mac ve PC platformlarında neredeyse eşit oranlarda müşterisi var. Buna ve iPad’in Surface tabletlere kıyasla olan popülerliğine rağmen Adobe’un Microsoft ile iş birliğine gidişini Adobe’da kullanıcı deneyimi dizaynının başındaki isim olan Michael Gough bir şirketin partneriyle yol haritasını paylaşırken diğerinin paylaşmaması ile açıklıyor.
İki şirket arasındaki fark bundan daha da derine gidiyor. Apple iPhone ve iPad’in çıkışından beri mobil ve masaüstü deneyiminin birbirinden çok farklı olduğunu savunurken Microsoft bu ikisini birleştirmeye çalışıyor. Hatta Microsoft CEO’su Nadella göreve geldiğinde ajandasını “önce mobil, önce bulut” olarak açıklamıştı.
İki şirket arasındaki fark bundan daha da derine gidiyor. Apple iPhone ve iPad’in çıkışından beri mobil ve masaüstü deneyiminin birbirinden çok farklı olduğunu savunurken Microsoft bu ikisini birleştirmeye çalışıyor. Hatta Microsoft CEO’su Nadella göreve geldiğinde ajandasını “önce mobil, önce bulut” olarak açıklamıştı.
Adobe, herhangi bir şirketin yanında yer almak yerine partnerlerinin ihtiyaçlarına göre şekil alabiliyor.Adobe’un tanıttığı ürünler aslında iki şirketi de memnun edebilir. Zira tanıtılan dokuz yeni mobil uygulama arasında sadece iOS platformuna çıkacak olanlar var. Microsoft’un tabletleri için geliştirilecek olan yeni etkileşim şekilleri ise Adobe programlarının Microsoft tabletlerdeki deneyimini iPad’lerin üzerine çıkarabilir. Aslında Adobe, herhangi bir şirketin yanında yer almak yerine partnerlerinin ihtiyaçlarına göre şekil alabiliyor. Bu taktiği pek çok değişik kullanıcısına uyum sağlamak için de kullanan Adobe, bulut servislerini her iki şirketten de daha iyi kullanıyor.
Kullanıcılar profillerinden ne kadar çok veri paylaşırlarsa bundan o kadar çok fayda sağlayabiliyor.Adobe’un sunumundaki en önemli öğe yeni “Creative Profile” hizmetiydi. Bu hizmette her bir Adobe kullanıcısı Adobe ID’si sayesinde Creative Cloud’daki tüm aktivitelerinin toplamından oluşan bir Creavite Profile’a sahip. Kullanıcılar renk paletleri, fotoğraflar, videolar, sesler içeren kütüphaneler oluşturabiliyor ve tüm Creative Cloud kullanan uygulamalarda bu kütüphaneleri kullanabiliyorlar. Bu yeni özellik pek çok artısının yanında Adobe platformunun öğeleri arasındaki sürtüşmeyi de azaltıyor. Yeni sistemde kullanıcılar profillerinden ne kadar çok veri paylaşırlarsa bundan o kadar çok fayda sağlama ihtimalleri oluyor. Adobe’da “yaratıcı çalışmalardaki” odağı sayesinde avantaja sahip.
Adobe’un “yaratıcı iş akışı üzerindeki odağının” onu diğer şirketlerin bulut hizmetlerinden ayırıyor.Microsoft ve Apple bulut hizmetlerinin kendi yazılım ve donanımları ile eşit düzeye gelmesi için çalışıyorlar. Adobe bu konuda farklı ürünleri kusursuz bir iş akışı üzerinde birbirleriyle uyumlu çalışmalarını sağlayarak diğer şirketlerin önünde gidiyor gibi gözüküyor. Adobe’da dijiital medya biriminin genel müdür yardımcısı David Walhwani, Adobe’un “yaratıcı iş akışı üzerindeki odağının” onu diğer şirketlerin bulut hizmetlerinden ayırdığını söylüyor. Kullanıcının dijital varlıkları “tüm uygulamalarda doğal bir şekilde çalışacak şekilde” kullanılabiliyor. Böylece çalışma stilleri birbirlerine hiç benzemeyen tasarımcıların hepsi için çözüm sunabilen Adobe’dan, Adobe’un yaptığını Office ürünlerinde yapmaya çalışan Microsoft ve iOS8/Mac OS arasında bağlantı kurmayı kolaylaştıracak “Continuity” özelliğine ağırlık vermeyi düşünen Apple örnek almalı.
Bu yazı ilk kez Forbes.com’un bir çalışması olarak yayınlanmış, TechInside tarafından Türkçeye kısaltılarak çevirilmiştir.
Şirketler başarıyı çevik yaklaşımla yakalayacak
Agile Turkey’in Yazılım Üretkenliği Raporu 2013 sonuçlarına göre Agile konusunda deneyimli olan çalışan oranı sadece yüzde 23. Şirketlerin yüzde 42’sinin gelecekte çevik yaklaşımları farklı departmanlarda da uygulama planlarının arasında. Agile Turkey kurucularından Ahmet Akdağ, “Yazılım sektöründeki başarı oranlarının Agile ile artışa geçtiği önemli bir gerçek. Önümüzdeki yıllarda dünyada olduğu gibi ülkemizde de sadece IT birimleri değil tüm departmanlar çevik yaklaşımların sağlayacağı faydaları keşfederek gündemlerine almak durumunda kalacak” diye konuştu.
Agile Turkey platformu ile şirketlerin Agile yaklaşımları tanımasıyla verimlilik ve performanslarının artmasını ve Agile (Çevik) Yazılım Geliştirme yaklaşımının yaygınlaşmasını amaçladıklarını dile getiren Akdağ, Agile çerçeve ve metodolojilerinin Türk bilişim sektörü için hala yeni bir konu olduğunu ifade etti. Bu yıl ikinci defa düzenledikleri Agile Turkey Summit’e değinen Akdağ, dünyada ve Türkiye’deki lider Agile uygulayıcıları ile BT ve süreç yöneticilerini bir araya getirmeyi amaçladıkları etkinlikte anlatılacak başarı hikayelerinin şirketler açısından da ikna edici olacağını söyledi.
İstanbul Dedeman Otel’de 24 Ekim Cuma günü gerçekleştirilecek olan Agile Turkey Summit’te Skype, Monitise, Yemeksepeti, American Airlines, Vodafone, Türkiye Finans, Avea, IBM gibi şirketler çevik olmanın sırlarını katılımcılarla paylaşacak. Zirve Türkiye ve bölge ülkelerdeki en büyük ve prestijli Agile etkinliği olma niteliği taşıyor.
E-postaları otomatik cevaplamak neden önemli?
E-posta günümüzde önemini arttırmaya devam eden bir iletişim aracı, dolayısıyla bu mecrada kendinizi kişisel ve profesyonel olarak nasıl sunduğunuz oldukça önemli. En az üzerine düşünülen e-posta tipi ise ofiste olmadığınızı size posta atanlara bildirmek veya şirketler için sipariş detayları gibi bilgileri göndermek gibi alanlarda kullanılan otomatik cevaplardır ve genellikle ‘‘Şu tarihler arası ofis dışındayım. Döndüğümde postanıza cevap vereceğim’’ gibi sıradan kalıpları bulunur.
Ancak bazı ek cümleler ile bu kalıpların dışına çıkabilir, farklılığınızı insanlara gösterebilirsiniz. İşte bazı örnekler:
‘‘Yokluğumda şu konu hakkında yazdığım blog yazıma bir göz atabilirsiniz. Bir sonraki görüşmemizde fikirlerinizi duymaktan memnun olacağım’’ ‘‘Bu birkaç günde kendimi okumaya vermek istiyorum. Stephen King’in son romanını okuyacağım. Okuduysanız lütfen sonunu söylemeyin.’’Kısa ve kolay akılda kalıcı olmasının yanı sıra bu postalar karşı tarafa sizin değerinizi hatırlatacaktır. Sipariş alındı bilgileri içeren e-postalar bile biraz kişiselleştirilebilir:
‘‘Siparişiniz için teşekkürler. Aşağıda özetini bulacağınız ürünü size yetiştirmek üzere yola çıktık. Destek takımımız mükemmeldir, bu yüzden ürününüzün emin ellerde olduğuna emin olabilirsiniz. Hatta yakın zamanda bir gazeteye haber bile olduk. Şu linkten siz de görebilirsiniz.’’Otomatik cevaplarınız için şunları göz önünde bulundurmayı unutmayın:
- Hatalara karşı tekrar gözden geçirin. Aceleyle yazılmış bir metin hata içerebilir.
- Tarih yazarken kısaltma kullanmayın. Avrupalı veya Amerikalı müşterileriniz için karışıklığa sebep olabilir.
- Alıcıyı e-postayı açmaya teşvik edecek bir başlık düşünün
- Ne zaman geri dönebileceğinize dair sözler vermekten kaçının.
- İmzanız mobil telefon numaranızı veya ofis telefonunuzu içermesin.
- Daha düşük önemli postaları ayıklamak için filtreler oluşturun. Tatil dönüşü dolu bir posta kutusunu görmek tatilin tüm etkisini götürebilir.
- Modern posta uygulamalarını sadece önemli kişiler posta attığında sizi uyaracak şekilde ayarlayın.
- Otomatik cevabınızın mobilde de düzgün gözükeceğinden emin olun.
- Eğer posta servisiniz dönüş tarihi belirlemenize izin vermiyorsa ofise döndükten sonra otomatik cevabınızı kapamayı unutmayın.
Temel HTML ve CSS öğrenmek için 9 sebep
Biraz HTML ve CSS bilgisi kariyerinizde büyük farklılık yaratabilir. HTML ve CSS internetin yapıtaşlarıdır. HTML (Hyper Text Markup Language) web tarayıcınıza bir web sitesinin neresinde, ne olduğunu anlatmak için bir dildir. Yani HTML’i kullanarak başlıkları, paragrafları, linkleri, görselleri ve daha fazlasını tanımlayabilir, böylece tarayıcınıza web sitesinin yapısını anlatabilirsiniz.
CSS (Cascading Style Sheets) ise web sitelerine görünüş ve format kazandıran dildir. Başka bir deyişle sitenizi ilginç fontlar, zengin renkler, harika arka planlar hatta kaygan animasyonlar ve 3D efektler için CSS’i kullanabilirsiniz.
Gördüğünüz gibi oldukça kolay. Hâlâ “İyi de iş hayatımda bunlar ne işime yarayacak ki?” diye düşünüyor olabilirsiniz. Bu kolay dilleri öğrenerek patronunuzun veya potansiyel işverenlerinizin gözüne girebilir, iş arkadaşlarınızı mutlu edebilir ve daha kazançlı bir kariyere yelken açabilirsiniz.
1- Müşterileriniz için mükemmel e-postalar hazırlayabilirsiniz: HTML ve CSS editörleri ile git gide en iyi çevrimiçi pazarlama aracı haline gelen e-postaları tasarlayabilirsiniz.
2- Baş döndürücü bir kurumsal bülten hazırlayabilirsiniz.
3- Şirketinizin WordPress sitesi ile oynayabilirsiniz: Pek çok şirket web sitesi WordPress ile yapılır ve biraz HTML ve CSS bilgisi ile site üzerinde küçük değişiklikler yapabilirsiniz.
4- İş arkadaşınıza (ya da patronunuza) kod öğretebilirsiniz
5- Teknik takımının sizi sevmesini sağlayabilirsiniz: Onlarla aynı dili konuşarak işleri hızlandırabilir, sitede neyin değişmesi gerektiğini sınırları da bilerek rahatça söyleyebilirsiniz.
6- Yeteneklerinizi mükemmel bir şekilde ayarlanmış bir Tumblr bloğunda gösterebilirsiniz.
7- Sıfırdan profesyonel bir özgeçmiş sitesi hazırlayabilirsiniz
8- Tasarım yetenekleriniz bir sonraki seviyeye taşıyabilirsiniz
9- Daha fazlasını öğrenmeye ve kazanmaya başlayabilirsiniz: HTML ve CSS webin temeli olduğu için aynı zamanda teknik yetenekleriniz bir üst seviyeye taşımak için de size temel olacak. Bu dilleri bildiğinizde PHP veya Ruby gibi diğer dilleri öğrenmek ve yeni iş fırsatlarına yelken açmak sizin için oldukça kolay olacak.
Mashable’da yayınlanan bir yazıdan Türkçe’ye çevirilmiştir.
Verimliliğinizi artıracak 16 özlü söz
1- ‘‘Kim olduğunuzu bulmaya çalışırken daha az yıkıcı ve daha çok yapıcı olun. Sanata veya ilgi alanlarınıza yönelin ve üretken olun.’’ Nirrimi Joy Hakanson
2- ‘‘Bazı insanlar yetersiz olduğunu düşünüp tereddüt ederken diğer insanlar hata yaparak üstün hale geliyor.’’ Henry C. Link
3- ‘‘En verimli olmayan şey yapılmaması gereken şeyleri daha verimli hale getirmektir.’’ Peter Drucker
4- ‘‘İnsanlara pozitif dikkat vermek kadar basit bir işin bile üretkenlik ile çok alakası vardır.’’ Thomas J. Peters
5- ‘‘Bir anı boşa geçirdiğinizde bir anlamda onu öldürmüş, yerine başka bir şey konulması imkansız olan bir fırsatı tepmiş oluyorsunuz. Onu doğru şekilde değerlendirdiğiniz, amaç ve üretkenlik ile doldurduğunuz takdirde ise sonsuza kadar yaşatıyorsunuz.’’ Menachem Mendel Schneerson
6- ‘‘Çok fazla sinir doluyum. Bu enerjimi boşaltıp postacıya veya bahçıvana parlamamak için en verimli yol da iş yapmak.’’ Ben Stiller
7- ‘‘Üretkenlik hiçbir zaman şansın sonucu değildir. Her zaman mükemmelliğe, akıllı planlamaya ve odaklamış çabaya bağlıdır.’’ Paul J. Meyer
8- ‘‘Bir çalışma grubunun üretkenliği grup üyelerinin kendi hedeflerinin şirketlerinin hedefleri ile ne kadar örtüştüğünü düşündüklerine bağlıdır.’’ Ken Blanchard
9- ‘‘Meşgul olmak her zaman gerçek iş yapmak demek değildir. Bir işin hedefi üretmek veya başarmaktır ve bu iki sonuç için de düşünmek, sistem, planlamak, zeka, dürüst bir hedef ve terleme gerekir. Yapıyor gibi olmak yapmak değildir.’’ Thomas A. Edison
10- ‘‘Boşluğun sizi kandırmasına izin vermeyin; ona bugünü verirseniz sizden yarını çalar.’’ H. Croccoquill
11- ‘‘Bir ev inşa etmek için plana ihtiyacınız vardır. Bir hayat inşa etmek için ise plan veya hedef sahibi olmak çok daha önemlidir.’’ Zig Ziglar
12- ‘‘Bir şeylerin başınıza gelmesine izin vermeyin, siz onların başına gelin.’’ Stephen Covey
13- ‘‘Çalışma ve üretkenliği karıştıran bir endüstriyel toplumda üretim zorunluluğu her zaman yaratma arzusunun düşmanı olmuştur.’’ Raoul Vaneigem
14- ‘‘Üretkenliğin artışı refahı arttırmanın tek yoludur.’’ Mario Draghi
15- ‘‘Çalışanlarınızı neyin mutlu tuttuğunu bilmek sadece üretkenliği ve morali arttırmakla kalmaz, aynı zamanda işi bırakmaları ihtimalini de düşürür.’’ Neil Lebovits
16- ‘‘Zeki olmayan bir çalışan, çalışmayan bir zekiden üstündür.’’ Leopold Auer
Yalın düşünce gurusu Steve Bell’e büyük ilgi
BT Bilgi Teknolojileri’nin sponsorluğunda İstanbul Four Seasons Bosphorus Hotel’de gerçekleştirilen Steve Bell’den Yalın İş Öyküleri etkinliği, yaklaşık 500 üst düzey yönetici ve profesyonelin katılımıyla büyük bir ilgi gördü. İş dünyasının profesyonelleri ve üst düzey yöneticileri ile biraraya gelen Steve Bell, verdiği konferansla ilgili olarak “Daha önceki temaslarımdan ülkenizin değerli profesyonellerinin bilgi teknolojileriyle gelen rekabetçi avantajlara yüksek düzeyde hâkim olduklarını biliyordum. Bilgi teknolojilerinin gelişen ve değişen olanakları, Yalın ilkelerin uygulanmasında yeni bakış açılarını gündemimize taşıyor. Bu konferansımda da Türkiye’deki kurumların mevcut koşullar içinde dönüşüme nasıl daha açık olabileceğini ve yenilikçi bir kurumsal kültür geliştirebileceğini kendileriyle birlikte tartışabilmekten memnuniyet duydum” açıklamasında bulundu.
Steve Bell, seçkin bir topluluğa gerçekleştirdiği sunumunda ise Yalın’ın bir metodoloji, bir çerçeve olmaktan çok bir iş pratikleri bütünü olduğuna değindi. Bell, “Yalın, kurumların kendi içlerinde iyileştirme kültürünü sürekli hale getirmesi, çalışanların gönüllü katılımıyla kalite ve iyileştirmeyi bir yaşam yolculuğu haline getirmesidir” dedi.
Yalın iş, yalın teknolojiler
Etkinliğin fuaye alanında kurulan standlarda, BT Bilgi ve iş ortakları kendi çözümlerini katılımcılara tanıttı. Bu yılki etkinliğe BT Bilgi iş ortaklarından IBM, Cisco, CA, Citrix, Dora Telekom, Avnet ve Neosinerji de kendi standlarıyla katıldılar. Davetliler, BT Bilgi’nin veri kalitesi ve lokasyon bazlı hizmet çözümleri Paritus Akıllı Arama ve Mappy Akıllı Harita teknolojilerinin yanı sıra diğer BT Bilgi hizmetlerini de yakından tanıma fırsatı buldular.
Web sitenizi yeniden keşfetmek için 5 öneri
1. İngiliz mimar Christopher Wren, web tarayıcılarının çok değişken tabiatına uygun çalışacak aynı zamanda kullanıcının hareketlerine, bulunduğu platforma, ekran boyutuna ve oryantasyonuna uyabilecek uyumlu web tasarımı kavramını (responsive) bulmuştur.
Mashable’a göre mükemmel kullanıcı deneyimine sahip uyumlu bir e-ticaret sitesi tasarlamak için beş temel tasarım prensibi vardır:
2. Moda tasarımları ile birlikte web tasarımı ve parçaları da her yıl değişir. Bu parçalar arasında en önemlisi tipografidir (yazı stili). Tasarımcıların kullanması gereken son eğilimlerden biri ‘farklı fontları karıştırma’ akımıdır. CreativeMarket.com tipografi hakkında “Birbirine yakışan birden çok fontu karıştırma artistik, el yapımı fakat buna rağmen parlak ve amaca uygun görülebilir” demiştir. Eskilerin gidip yenilerin kaldığı dünyada web tasarımcıları şu parçalara ise veda edebilirler:
3. 2014 yılında “Flat Design – Sade Tasarım” bir numaralı trend olmaya doğru ilerlese de aslında tarihi 1920’lere dayanır. Sade tasarımın web üzerinde tekrar hayata dönmesi büyük oranda uyumlu tasarımın sayesinde olmuştur. TheNextWeq.com’a bu konu hakkında “Daha fazla ekran boyutu çeşitli daha fazla cihaz internete bağlandıkça tasarımcılar kendi güvendikleri tasarımların yeniden boyutlandırıldığında çirkinleşen desenlere, gölgelere ve sabit resimlere çok fazla bağlı olduğunu fark ettiler.” demiştir. Bu ek elementlerden kurtulmuş olan web sitesi de daha hızlı yüklenir.
4. “Hikaye anlatımlı tasarım” adından da anlaşılabileceği gibi aşağı doğru kaydırıldıkça bir hikaye anlatan ve güçlü görsellerle desteklenen bir tasarım şeklidir. Web tasarımcıların sitelere hikaye anlatımlı tasarımı uygulayabilecekleri tekniklerden biri de mesajınızı resimlerle vermektir. Bu resimler mesajı herhangi bir yazı okumasına gerek kalmadan ve genel durumdan haberi olmasa bile kullanıcıya aktarabilmeli, duygusal bir bağ sağlayabilmelidir. Çok gerçekçi veya soyut resimler kullanılabilir. Arka plan resimleri de bu resimlerin etkili bir başka çeşididir.
5. Animasyonlu web tasarım son yıllarda özellikle portföy, moda ve kampanya sitelerinde oldukça popüler olmuştur. SEOSemanticx’e bu akım hakkında “Bu akım kurumsal web sitelerinde potansiyel müşterileri satışa dönüştürebildiği için hayati önem taşımaktadır. Arka plana sabit bir resim yerine çok güzel bir video koyup tüm ekranı kaplatarak müşterilerinizi işinizin orijinal ve profesyonel olduğuna ikna edebilirsiniz.” demiştir.
- baş kısım
- fotoğraf galerisi
- ürün açıklaması
- ek bilgiler
- alt bilgi
2. Moda tasarımları ile birlikte web tasarımı ve parçaları da her yıl değişir. Bu parçalar arasında en önemlisi tipografidir (yazı stili). Tasarımcıların kullanması gereken son eğilimlerden biri ‘farklı fontları karıştırma’ akımıdır. CreativeMarket.com tipografi hakkında “Birbirine yakışan birden çok fontu karıştırma artistik, el yapımı fakat buna rağmen parlak ve amaca uygun görülebilir” demiştir. Eskilerin gidip yenilerin kaldığı dünyada web tasarımcıları şu parçalara ise veda edebilirler:
- dönüşümlü içerik alanları
- gereğinden fazla büyük ana resimler
- fazla kullanılan stok resimleri
- otomatik oynayan videolar
- otomatik pop-up’lar
3. 2014 yılında “Flat Design – Sade Tasarım” bir numaralı trend olmaya doğru ilerlese de aslında tarihi 1920’lere dayanır. Sade tasarımın web üzerinde tekrar hayata dönmesi büyük oranda uyumlu tasarımın sayesinde olmuştur. TheNextWeq.com’a bu konu hakkında “Daha fazla ekran boyutu çeşitli daha fazla cihaz internete bağlandıkça tasarımcılar kendi güvendikleri tasarımların yeniden boyutlandırıldığında çirkinleşen desenlere, gölgelere ve sabit resimlere çok fazla bağlı olduğunu fark ettiler.” demiştir. Bu ek elementlerden kurtulmuş olan web sitesi de daha hızlı yüklenir.
4. “Hikaye anlatımlı tasarım” adından da anlaşılabileceği gibi aşağı doğru kaydırıldıkça bir hikaye anlatan ve güçlü görsellerle desteklenen bir tasarım şeklidir. Web tasarımcıların sitelere hikaye anlatımlı tasarımı uygulayabilecekleri tekniklerden biri de mesajınızı resimlerle vermektir. Bu resimler mesajı herhangi bir yazı okumasına gerek kalmadan ve genel durumdan haberi olmasa bile kullanıcıya aktarabilmeli, duygusal bir bağ sağlayabilmelidir. Çok gerçekçi veya soyut resimler kullanılabilir. Arka plan resimleri de bu resimlerin etkili bir başka çeşididir.
5. Animasyonlu web tasarım son yıllarda özellikle portföy, moda ve kampanya sitelerinde oldukça popüler olmuştur. SEOSemanticx’e bu akım hakkında “Bu akım kurumsal web sitelerinde potansiyel müşterileri satışa dönüştürebildiği için hayati önem taşımaktadır. Arka plana sabit bir resim yerine çok güzel bir video koyup tüm ekranı kaplatarak müşterilerinizi işinizin orijinal ve profesyonel olduğuna ikna edebilirsiniz.” demiştir.
Kano ile kolay kodlama öğrenebilirsiniz
Kod yazmayı öğrenme alanında Raspberry Pi altyapısını kullanarak ürettikleri yaratıcı donanım ile kodlamayı ve analitik düşünce geliştirmeyi adeta çocuk oyuncağı haline getiren Kano, Kickstarter kampanyasında kendilerine destek olan 13 bin ve ardından Kano web sitesinden ön sipariş veren 5 bin kişinin ürünlerini kargoladığını duyurdu.
Şirket aynı zamanda Match.com eski CEO’su Thomas Enraght-Moony’i de COO olarak bünyesine kattığını açıkladı. Bu hamleyle Kano’nun global anlamda büyümesini hedeflediklerini söyleyen Kano kurucu ortağı ve CEO’su Alex Klein; ‘‘Moony fiziksel ürün yaratmayı ve daha önemlisi bunu finanse etmeyi çok iyi biliyor. Onun birçok farklı parçası bulunan ve dolayısıyla kompleks olan bir ürünü kullanım açısından basit bir ürüne dönüştürebileceğini düşünüyoruz’’ diye konuştu.
Klein yaptığı açıklamada Kano’nun ilk parti dağıtımının 86 farklı ülkeye yapıldığını belirtti. Eğitim şirketlerinin de ürüne ilgi gösterdiğini söyleyen Alex Klein, Pearson’un ingiliz bilgisayar eğitimi müfredatında kullanmak üzere 500 adet sipariş verdiğini; ancak kalan ürünlerin özellikle çocuklarına programlamayı öğretmek isteyen bireyler tarafından satın alındığını belirtti. Kickstarter’da aldığı siparişleri yetiştirmek için 4 farklı ülkeden 36 farklı parça ile bir tedarik zinciri kurduklarını belirten takım söz verdiği dağıtım tarihini birkaç ay aşmış.
Bir Kano kitinin içinde:
Şirket aynı zamanda Match.com eski CEO’su Thomas Enraght-Moony’i de COO olarak bünyesine kattığını açıkladı. Bu hamleyle Kano’nun global anlamda büyümesini hedeflediklerini söyleyen Kano kurucu ortağı ve CEO’su Alex Klein; ‘‘Moony fiziksel ürün yaratmayı ve daha önemlisi bunu finanse etmeyi çok iyi biliyor. Onun birçok farklı parçası bulunan ve dolayısıyla kompleks olan bir ürünü kullanım açısından basit bir ürüne dönüştürebileceğini düşünüyoruz’’ diye konuştu.
Klein yaptığı açıklamada Kano’nun ilk parti dağıtımının 86 farklı ülkeye yapıldığını belirtti. Eğitim şirketlerinin de ürüne ilgi gösterdiğini söyleyen Alex Klein, Pearson’un ingiliz bilgisayar eğitimi müfredatında kullanmak üzere 500 adet sipariş verdiğini; ancak kalan ürünlerin özellikle çocuklarına programlamayı öğretmek isteyen bireyler tarafından satın alındığını belirtti. Kickstarter’da aldığı siparişleri yetiştirmek için 4 farklı ülkeden 36 farklı parça ile bir tedarik zinciri kurduklarını belirten takım söz verdiği dağıtım tarihini birkaç ay aşmış.
Bir Kano kitinin içinde:
- Bir adet Raspberry Pi
- Bluetooth klavye
- Bağlantı kabloları
- Hoparlör
- Wi-Fi modülü
Oyun ile eğitimin önemi
JumpStart’ın popüler çoklu oyunculu oyunu School of Dragons’un yan oyunu olarak çıkacak olan The School of Dragons: Alchemy Adventure, eğitim oyunlarında uzmanlaşmış şirketin zamanın değişerek artık mobil oyun çağına girildiğini kabul ettiğinin göstergesi.
Dreamworks’un ‘How to Train your Dragon’ isimli animasyona dayanan School of Dragons, 2013 yılında çevrimiçi bir çoklu oyun olarak web platformuna gelmiş, ardından iPad versiyonu da çıkmıştı. Bugün 12 milyon oyuncusu bulunan oyunda yeni çıkacak mobil oyun ile web oyununun ödülleri de birbirine bağlı olacak.
JumpStart’ın baş yapımcısı Lori Berget amaçlarını ‘‘Günümüz mobil uygulamaları arasında eşleştirme türünde oyunlar oldukça popüler. Ancak pek çoğu şekerler, elmaslar gibi gereksiz şeyleri eşleştirirken biz işin içine biraz daha bilim katıyoruz. Alchemy Adventure kimyayı özel bir şekilde bulmaca oyununa yedirerek oyuncuların elementler, bileşikler ve periyodik tabloyu öğrenmelerine yardımcı olacak.’ şeklinde açıkladı.
JumpStart’ın baş yapımcısı Lori Berget amaçlarını ‘‘Günümüz mobil uygulamaları arasında eşleştirme türünde oyunlar oldukça popüler. Ancak pek çoğu şekerler, elmaslar gibi gereksiz şeyleri eşleştirirken biz işin içine biraz daha bilim katıyoruz. Alchemy Adventure kimyayı özel bir şekilde bulmaca oyununa yedirerek oyuncuların elementler, bileşikler ve periyodik tabloyu öğrenmelerine yardımcı olacak.’ şeklinde açıkladı.
Öykü Bahçesi’nden bir ekran görüntüsü
HD spor yayınları bu uyduda
SES, spor alanında uluslararası televizyon yayıncılığı yapan Setanta Sports ile gerçekleştirdiği işbirliğini duyurdu. Bu kapsamda Setanta Sports, SES’in 31.5 derece Doğu yörüngesindeki ASTRA 5B uydusu üzerinden iki HD spor kanalıyla yayın yapacak. Yayınlar Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan Ermenistan, Beyaz Rusya, Estonya, Gürcistan, Letonya, Litvanya ve Moldova olmak üzere 13 ülkeden izlenebilecek.
Setanta Sports ve Setanta Sports+ kanallarından yapılacak olan özel yayınlar ile İspanyol La Liga, İtalyan Serie A, Fransız Ligue 1, Avrupa ve Dünya Kupaları, İngiliz Federasyon Kupası FA Cup ve Capital One Cup gibi dünyanın önde gelen futbol karşılaşmaları verilecek. Ayrıca, Amerikan ulusal hokey ligi NHL, dövüş sporları ligi UFC, Formula 1, Fransız Top 14 Ragbi ve Dünya Boks Şampiyonası da canlı premium yayınlar olarak bu iki kanal üstünden yayınlanacak.
Setanta Sports ve Setanta Sports+ kanalları, söz konusu ülkelerin kablolu yayınları, DTH ve IPTV platformları üzerinde de mevcut.
Daha verimli Twitter için 7 onaylı formül
1- Resim Kullanın
Ağır bir Twitter kullanıcı olan Hubspot, Twitter ilk mesaj içi görsel özelliğini çıkardığında görselle desteklenmiş tweetler ile bazı testler yapmış ve müthiş bir sonuç almış. Hepimizin bildiği görsellerin dikkat çektiği tezini tekrar ispatlayan Hubspot, retweetler, tıklamalar ve favoriye almalarda artış görmüş ve potansiyel müşteri sayısını yüzde 55 arttırmayı başarmış.
Buffer tarafından yayınlanan başka bir araştırma da resimlerin yüzde 18 daha fazla tıklandığını, yüzde 89 daha fazla favorilere alındığını ve yüzde 150 daha fazla retweet edildiğini ortaya çıkarmış.
Daha önce gördüğümüz gibi sosyal ispat ve ‘ağızdan ağıza’ pazarlama etkileşimleri arttırmak için kullanılabiliyor. İnsanlar satın almak için tavsiyelere ihtiyaç duyuyor ve bunu da en güvendikleri kişilerden almayı tercih ediyorlar. Bunun için de Twitter’ı kullanıyorlar.
Sysomos araştırmasında insanların en sık kullandığı tavsiye tümceleri araştırılmış ve sonuçlar şunlar olmuş:
6- İnsanların sizi niçin takip ettiğini anlayın
Eğer insanların Twitter hesabınızı niçin takip ettiğini bilebilirseniz bunu sağlamaya devam edebilir ve memnuniyeti arttırabilirsiniz. University of Massachusetts Dartmouth’un yaptığı araştırmaya göre milenyum neslinin markaları takip edişinin en önemli 5 sebebi şunlar:
2- Zamanlamayı iyi ayarlayın Tıklama kazanmanın yarısı içeriği kullanıcının karşısına doğru zamanda çıkarmaktır. Bu konuda yapılmış çalışmalardan biri olan Kissmetrics’in Science of Social Timing çalışmasında doğu ve merkezi zaman dilimlerinde görünmek üzere tweet attığınızda sizi takip edenlerin yüzde 80’ine ulaşabilirsiniz. Tıklama oranları da hafta ortası ve hafta sonu öğleden sonra 6 ve 12 saatleri arasında en üst düzeye ulaşıyor. Sysomos’un yaptığı başka bir araştırmada sabah 3-7 saatleri arasından kaçınmak yeterli olurken, en uygun zamanın Cuma akşamları olduğu belirtiliyor. Dan Zarella’nın yaptığı araştırma da akşamları ve haftasonlarını tavsiye ediyor. 3- Tweetlerinizi öne çıkarın Bir süredir Twitter para karşılığı tweetleri akışın en üstünde görüntülüyor. Shift firması alt markalarıyla yaptığı hedeflemeli kampanyalarında etkileşimin yüzde 34 arttığını ve etkileşim başına maliyetin yüzde 38 düştüğünü görmüş. AirBnB ise öne çıkardığı tweetlerde özel indirim kodları kullanarak etkileşimde yüzde 4 artış sağlamış. 4- Tavsiyenin gücünü kullanınTürkiye'nin genişbant açmazı biter mi?http://t.co/FypPh0OZIA pic.twitter.com/OQtFSoEZgr
— TechInside (@TechInsideCom) October 10, 2014
Daha önce gördüğümüz gibi sosyal ispat ve ‘ağızdan ağıza’ pazarlama etkileşimleri arttırmak için kullanılabiliyor. İnsanlar satın almak için tavsiyelere ihtiyaç duyuyor ve bunu da en güvendikleri kişilerden almayı tercih ediyorlar. Bunun için de Twitter’ı kullanıyorlar.
Sysomos araştırmasında insanların en sık kullandığı tavsiye tümceleri araştırılmış ve sonuçlar şunlar olmuş:
- en iyi … kim yapıyor?
- şunu bilen var mı?
- şunu arıyorum..
- Twitter’ı kullanarak insanları başka bir web sitesi, blog veya bültene yönlendirme
- Twitter’ı bir müşteri iletişim aracı gibi kullanarak etkileşimi arttırma
- Erişimi arttırmak için reklam verme
6- İnsanların sizi niçin takip ettiğini anlayın
Eğer insanların Twitter hesabınızı niçin takip ettiğini bilebilirseniz bunu sağlamaya devam edebilir ve memnuniyeti arttırabilirsiniz. University of Massachusetts Dartmouth’un yaptığı araştırmaya göre milenyum neslinin markaları takip edişinin en önemli 5 sebebi şunlar:
- Markaya destek olmak
- Markadan güncellemeler almak
- İndirimler kazanmak
- Markaları araştırmak
- Arkadaşlarının takip ettiği kişileri takip etmek
Neden yenilikçilikte başarısız oluyorsunuz?
Günümüzde pek çok şirket rekabette başarı için yenilikçiliğe yönelmek zorunda ancak pek çoğunun bunu başaramadığı da ortada. İnternet üzerinde ‘nasıl yenilikçi olunur’ konulu pek çok kaynak bulunmasına rağmen insanlar hala bunu başarmakta zorlanabiliyor.
Yenilikçiliğin tanımı teknik olarak ‘daha önce yapılmamış bir şeyi yapmaktır’. Pek çok şirket yenilikçiliğin gerekliliğini bildiği halde aksiyona geçmek için yeterli donanıma sahip değildir. Çoğu çalışanlarını yaratıcı olmaları için zorlayarak buna yenilikçilik der. İyi bir başlangıç olmasına rağmen kesinlikle yeterli değildir.
İnsanların yenilikçi olamamasının iki temel sebebi vardır:
1. Kişisel Konfor
Yenilikçilik risk alarak ve deneyler yaparak var olanı zorlamayı gerektirir. Çok az insan yeni bir şeyler yaratmanın risklerini almaya cüret edebilir. Çevremizi rahatlatıcı buluruz, teknolojimize aşinalığımız vardır ve bildiğimiz yolun takip etmesi kolay yol olduğunu düşünürüz. Yenilikçi ruhu taşıyan bir insanın sıradan bir insanın aksine her gün veya her hafta büyük riskler alması gerekir. Daha da önemlisi sistematik olarak alınacak en iyi riskleri araştırması lazımdır. Sıradan bir insan ise risklerden faydalanmak yerine onlardan uzak durmaya çalışır.
2. Sistemsel Normlar
Yenilikçiliği hedefliyorsanız şirketiniz için savaşmak zorundasınız. Günümüzde ise modellerin dışına çıkmak, normları reddetmek var olan teknolojiler ve gelirler ile kumar oynamak pek çok yöneticinin gözüne korkunç gelir. Yenilikçiliğe yatırım yapmak risk almayı, şirket politikalarını değiştirmeyi, ispatlanmamış fikirlere para akıtmayı, başarısız olmayı ve onlardan ders çıkarmayı göze almaktır. Ancak pek çok Ar-Ge birimi şiddetli bir yenilik yerine var olanı küçük küçük değiştirmek üzerine ilerler. Pek çok üniversitede başarılı yenilikçilik toplulukları olsa da asıl başarılı yenilikçilikler asla şirketler kadar yüksek bütçeleri olmamış kurcalayıcılar ve hayalperestler tarafından gerçekleştirilir.
Şirketler dünyada kalıcı yaratıcılık izleri bırakmak istiyorlarsa geriye doğru yürümeyi ve var olan yolları takip etmeyi bırakmalıdır. İngiliz Hava Kuvvetlerinin sözü takip etmeleri gereken yolu özetleyecek şekildedir: ‘Cüret eden, kazanır.’
Storify güncellemesi grup çalışması getirdi
Tweetleri, fotoğrafları veya diğer sosyal medya içeriklerini bir araya getirerek bir hikaye anlatmayı olanaklı hale getiren Storify, yeni güncelleme ile önemli bir yeniliğe kavuşarak birden çok habercinin bir hikaye üzerinde beraber çalışabilmesine olanak tanımaya başladı.
Storify kullanıcıları daha önce bu problemi aynı hesaptan giriş yaparak çözüyorlardı ancak birbirlerinin çalışmaları üzerine kaydetmemek için iletişimde kalmaları gerektiğinden bu pek verimli bir yöntem değildi.
Kurucu ortak Burt Herman’ın açıklamasına göre Google Docs stili aynı anda çalışma prensibi ile Storify çoklu kullanıcı destekler hali getirildi. Bazı editörlerin erken test aşamasında Ferguson, Missiouri ve Hong Kong olayları hikayelerinde test ettikleri yeni versiyon gerçek zamanlı güncellemeler isteyen bir hikayede bir editörün bir kaynağa, diğerinin diğer kaynağa konsantre olmasına yardımcı olabilecek.
Storify, yeni içerik tasarımında Google Docs’ta olduğu gibi kimin hikayenin neresinde çalıştığını gerçek zamanlı olarak gösterebiliyor. Farklı kişiler için farklı renklerin kullanıldığı ara yüz Herman’ın açıklamasına göre Google Docs’tan daha iyi çünkü sadece yazı bazlı değil tüm medya türleri ile çalışılabiliyor.
Yeni özellik daha önce Storify VIP olarak bilinen Storify Enterprise hesaplarında aktif olacak. Storify Enterprise’ın ilk müşterileri ise The Wall Street Journal ve The Globe and Mail olmuş.
Özellikle tüketicilere hikâyeler ile anlatımlar sunmak isteyen ve bunu yaparken web içeriklerini kullanan işletmeler için bu özellik faydalı bir araç sağlayacak. Sosyal ve dijital dünyada varlığını pekiştirmek isteyenlere tavsiye ediyoruz.
Storify, yeni içerik tasarımında Google Docs’ta olduğu gibi kimin hikayenin neresinde çalıştığını gerçek zamanlı olarak gösterebiliyor. Farklı kişiler için farklı renklerin kullanıldığı ara yüz Herman’ın açıklamasına göre Google Docs’tan daha iyi çünkü sadece yazı bazlı değil tüm medya türleri ile çalışılabiliyor.
Yeni özellik daha önce Storify VIP olarak bilinen Storify Enterprise hesaplarında aktif olacak. Storify Enterprise’ın ilk müşterileri ise The Wall Street Journal ve The Globe and Mail olmuş.
Özellikle tüketicilere hikâyeler ile anlatımlar sunmak isteyen ve bunu yaparken web içeriklerini kullanan işletmeler için bu özellik faydalı bir araç sağlayacak. Sosyal ve dijital dünyada varlığını pekiştirmek isteyenlere tavsiye ediyoruz. Cisco yarı yıl raporunu açıkladı
Cisco, Türkiye’nin dinamik ve giderek genişleyen “tehdit haritası”nın en zayıf halkalarını ortaya koyan 2014 Yarıyıl Güvenlik Raporu’nu yayınladı. Rapora göre, Türkiye’deki jeopolitik olaylar sanal dünyada yeni trendler yaratarak, bölgede faaliyet gösteren kurumlar, bireyler ve hükümetler için risk ortamını körüklüyor.
Yakın geçmişte yaşanan kuraklık, sel ve toplumsal çalkantılar, Türkiye’nin çevresindeki Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Rusya (EMEAR) bölgesinde arz ve altyapıyı etkilerken; 2014 için ilk yarısında kötü amaçlı yazılımlarla karşılaşma riski en yüksek olan dikey endüstriler, tarım, madencilik, ulaştırma, gemicilik, yiyecek-içecek, kamu ile medya ve yayıncılık olarak belirlendi. EMEAR bölgesinde en çok yiyecek ve içecek endüstrisinde kötü amaçlı yazılımlarla karşılaşıldı.
DNS sorguları, exploit kitler (istismar kitleri), amplifikasyon saldırıları, satış noktası (POS) sistemi açıkları, zararlı reklamlar, fidye yazılımlar (ransomware), şifreleme protokollerine sızmalar, sosyal mühendislik ve “hayati olay” spam’ler gibi yöntemleri kullanan saldırganlar, güncelliğini yitirmiş yazılımlar, kötü kodlar, elden çıkarılmış dijital aygıtlar ve kullanıcı hataları gibi “zayıf halkalar”dan faydalanıyor.
Rapora göre ayrıca, yaygın olarak görülen, sinsi ve etkili tehditleri göz ardı ederek yalnızca öne çıkan açıklara odaklanan kurumlar, büyük risk altına giriyor. Güvenlik ekipleri, göz önünde olan, Heartbleed benzeri tehditlere odaklanırken; saldırganlar, düşük profilli uygulamalara ve zayıf noktaları bilinen altyapılara yönelik saldırılarını artırarak amaçlarına ulaşıyor.
Araştırma kapsamında dünya çapında 16 büyük çokuluslu kuruluş incelendi:
2013 itibariyle 4 trilyon Amerikan doları ve üzerinde varlık yöneten ve 300 milyar doları aşkın gelire sahip kuruluşları mercek altına alan araştırma, işletmelerin kötü amaçlı trafiğe maruz kalmalarıyla ile ilgili üç güçlü tez ortaya koydu:
- “Tarayıcı kullanıcıları” saldırıları işletmeler için risk oluşturuyor: 2014’te müşteri ağlarının yaklaşık yüzde 94’ü, kötü amaçlı yazılım içeren sitelerle bağlantı içinde.
- Botnet ‘saklambaç’ı: Ağların yaklaşık yüzde 70’inin Dinamik DNS Domain’leri için DNS sorgusu oluşturduğu gözlemlendi. Bu, ağların yanlış kullanıldığına ya da tespit edilmemek/kara listeye alınmamak için botnetler kullanılarak, DDNS yoluyla IP değiştirildiğine işaret ediyor.
- Çalıntı bilginin şifrelenmesi: 2014 yılında müşteri ağlarının yaklaşık yüzde 44’ünün, şifreli kanal hizmetleri sağlayan site ve domain’lere DNS sorgusu sunduğu gözlemlendi. Saldırganlar tarafından, şifreli kanal hizmetleri, VPN, SSH, SFTP, FTP ve FTPS’ler tarafından tespit edilmemek amacıyla kullanılıyor.
- Popüler Blackhole Exploit Kit’in yazarının geçtiğimiz yıl hapis cezasına çarptırılmasıyla exploit (istismar) kitlerinde yüzde 87 oranında azalma görüldüğünü ortaya koyan araştırmaya göre. 2014’ün ilk yarısında üretilen exploit kitlerinin birçoğunun Blackhole’un yerini doldurmaya çalışıyor fakat henüz hiçbir kit öne çıkmayı başaramadı.
- Java, kötü niyetli kullanıcıların en çok istismar ettiği program olma özelliğini sürdürdü. Cisco güvenlik araştırmacıları, Java’ya dair suistimallerin, Mayıs 2014 itibariyle, tüm göstergeler göz önüne alındığında yüzde 93’e ulaştığını ortaya koydu. Cisco 2014 Yıllık Güvenlik Raporu verilerine göre bu oran, Kasım 2013’te ulaştığı yüzde 91 seviyesinin de üzerinde.
- Dikey pazarlarda kötü amaçlı yazılım oranında beklenmeyen artış gözlemlendi. 2014’ün ilk yarısında, kötü amaçlı yazılım riskinin en yüksek oluğu üç dikey pazar medya ve yayıncılık, ilaç ve kimyasal ile havacılık sektörleri.
Global yarı iletken satışları rekor kırıyor
Dünyanın lider teknoloji araştırma ve danışmanlık şirketi Gartner’e göre yarı iletken satışları 2014 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyrekteki yüzde 6,7 tahmininin üzerine çıkarak rekor kırdı. Gartner araştırma ekibinin başındaki isim Jon Erensen, bu artışa tatil dönemi için üretilen elektronik ürünlerin katkısının büyük olduğunu belirterek; ‘‘Düşük maliyetli tabletlerden üst seviye akıllı telefonlara kadar birçok ürün için hazır olun. iPhone 6 ve iPhone 6 Plus için talep oldukça güçlüydü ama tatil için planlanan diğer cihazlar için kaygı duyuluyor’’ şeklinde konuştu.
Gartner, tatil sezonunda bazı ürünlerin satmayabileceğini düşünse de 2014 yılı için iyimser olarak akıllı telefonların üretimlerinin yüzde 27, küçük bilgisayarların üretimlerinin ise yüzde 18,9 büyüyeceğini tahmin ediyor. Yarı iletken piyasasında ilk çeyrekteki yüksek envanter endişe uyandırmasıyla birlikte 2015 yılında yüzde 5,8 büyümesi bekleniyor.
Yarı iletkenler içinde en çok kullanılan ürünlerden olan DRAM bellekler, yüzde 26,3 kar artışı ve 2014 yılı için 44,1 milyar dolarlık hacme ulaşması tahminleri ile yarı iletkenlerin zirvesinde bulunuyor. Büyük arz talep dalgalanmaları yüzünden ani yükseliş ve düşüş döngüsüne devam eden ürün için Gartner 2016 yılında üretim fazlalığı ile karşılaşılacağını ve kârın yüzde 25,5 oranında düşeceğini tahmin ediyor.









