Index Ventures, 2,3 milyar dolar toplamayı başardı!

Bu yeni Index Ventures fonlarının, 800 milyon doları girişim yatırımına ayrıldı ve geriye kalan 1,5 milyar doları büyüme ve geç aşamadaki şirketlere ayrılmak üzere farklı aşamalara yayıldı.

2021’de Index Ventures, Index Ventures XI için 900 milyon dolar ve Index Ventures Growth VI için 2 milyar dolar topladı ve ayrıca ayrı bir erken aşama fonu da var. Şirket, tohum fonu Index Origin II için 2022’de 300 milyon dolar topladı.

Yani bu fon biraz daha küçük. Ancak şirket bunun mevcut piyasa için doğru miktarda para toplamakla ilgili olduğunu söylüyor. Index, bu fon toplama sürecine sadece birkaç hafta harcadığını ve fonları tamamen mevcut LP tabanıyla topladığını söylüyor.

Girişim yatırımı için, firma bu turları iki kategoriye ayırıyor: AI ve diğer. Tohum ve Seri A aşamalarındaki AI finansman turları ortalama finansman turundan çok daha büyüktür. Ancak AI olmayan Seri A turları günümüzde biraz daha küçük olma eğilimindedir. Bu yüzden bir şekilde dengeleniyor ve Index Ventures bu cephede aşağı yukarı aynı miktarda para topladı.

Son aşama anlaşmalara gelince, son aşama turlarının ortalama büyüklüğü 2021’den bu yana önemli ölçüde düştü. Bu nedenle bu yılki büyüme fonu daha küçük.

Yapay zeka inovasyonun hızlandırıcısı olarak

Aynı zamanda ekip, yapay zekâdaki son ilerlemelerin önemli bir teknolojik atılımı temsil ettiğine ve yeni bir girişim fırsatları dalgasını teşvik edebileceğine inanıyor.

Achadjian, konuyla ilgili “Şu anda, temel modellerin gerçek bir hesaplaşma yaşadığını düşünüyorum.” dedi.

“Üç veya dört şirkete konsolide oluyor gibi görünüyor. Güvenlik, sunum maliyetleri ve bu şeylerin zamanla nasıl ölçekleneceği gibi bazı açık sorular var gibi görünüyor.”

“Ama bence bu sorular yanıtlandıktan sonra, girişimcilerin bu yapı taşları üzerine gerçekten bir özellikten fazlasını ekleyerek değer katmaları için büyük bir fırsat var.” diye ekledi.

Shah, yapay zekânın ayrıca VC firmaları için yeni endüstrilerde yatırım fırsatları yarattığını belirtti. Örneğin, üretim, ilaç keşfi ve hukuk hizmetleri genellikle teknolojiye dayalı olmayan endüstrilerdir. Ancak, yapay zekâ önümüzdeki yıllarda bu dikeylerde bir yenilik katalizörü olabilir.

Bu bağlamda Index Ventures, Kuzey Amerika’dan İngiltere’ye, Avrupa’dan İsrail’e kadar 24 teknoloji ekosisteminde tüm aşamalarda yatırım yapan fırsatçı bir VC firması olarak kalacak. Firma, San Francisco, Londra ve New York’ta ofisleri bulunan, ancak küresel fonlarla küresel bir stratejiye sahip, tek bir birleşik ekiple ve belirli bir dikeyle sınırlı olmayan fonlarla çalışmakta; çünkü teknoloji endüstrisi hızla değişiyor.

Index Ventures’ın yatırım portföyüne baktığınızda, Figma, Revolut, Roblox, Scale AI ve Wiz gibi son yılların en başarılı teknoloji şirketlerinden bazılarını içeriyor. Son 28 yılda, Index Ventures 108 unicorn, 23 decacorn ve halka açılan 57 şirketi finanse etti. Zaten işe yarayan bir tarifeyi değiştirmek için hiçbir sebep yok.

Yatırımcılara yapay zeka desteği!

Geleneksel bir menkul değerler şirketinin yatırımcılara sağladığı tüm hizmetleri sunan Colendi Menkul Değerler, aynı zamanda entegre finans ve dijitalleşmenin getirdiği tüm fırsatları kullanarak yatırımcılarına pratik ve hızlı bir hizmet sağlıyor. Eksiksiz hizmetler bütünü sağlayan şirket, son olarak yapay zekâ destekli yeni mobil uygulaması Colendi Trader’ı yatırımcılarının kullanımına sundu.

Teknolojinin gücünü kullanarak hizmet kapsamlarını her geçen gün genişlettiklerini ifade eden Colendi Menkul Değerler Genel Müdürü Tuna Çetinkaya, yeni mobil uygulamaları Colendi Trader hakkında şunları söyledi: “Yatırımcılarına en iyi hizmeti sunmaya odaklanan bir şirket olarak, müşterilerimizin yatırım deneyimlerini geliştirmeyi sürdürüyoruz. Aynı zamanda, entegre finansal hizmetlerimizle finansal araçlara erişimi de tabana yayıyoruz. Bu hedeflerimiz doğrultusunda geliştirdiğimiz yeni mobil uygulamamız Colendi Trader ile yatırımcılarımızın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak bir yapıya kavuştuk. Trader’lar ve yatırımcılar için özel olarak tasarlanan uygulamamız, kullanıcı dostu arayüzü, gelişmiş analiz araçları ve gerçek zamanlı piyasa verileri ile yatırımcılarımıza daha fazla kontrol ve esneklik sunuyor.”

Tüm yatırım ürünlerine ve hizmetlere erişim imkânı sağlıyor

Colendi Menkul Değerler Genel Müdürü Tuna Çetinkaya

Yeni mobil uygulamalarının Colendi Menkul Değerler’in sunduğu tüm yatırım ürünlerine ve hizmetlerine erişim imkanı sunduğunu dile getiren Çetinkaya, “Hisse senedi, fon ve diğer yatırım araçlarının alış-satış işlemlerinin kolayca yapılabildiği Colendi Trader ile piyasa trendleri ve yatırımlar anlık olarak takip edilebiliyor. Ayrıca, uygulamamızda yer alan gelişmiş analiz araçları ile yatırım kararları daha bilinçli şekilde alınabiliyor. Uygulamamız, yapay zekâ entegrasyonu sayesinde yatırımcılarımıza profil ve portföylerine göre öneriler ve otomatize işlem seçenekleri de sunuyor” diye konuştu.

Uygulama marketlerinden ücretsiz olarak indirebilen uygulamayı haziran ayında kullanıma açtıklarını aktaran Çetinkaya, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Colendi Trader, yatırımcılarımızın yatırım deneyimlerini geliştirmeye ve yatırım hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olacak bir uygulama olarak tasarlandı. Colendi Menkul Değerler olarak, yatırımcılarımıza en iyi hizmeti sunmaya ve yatırım deneyimlerini geliştirmeye devam edeceğiz.”

“Ülkemizin önde gelen yatırım kuruluşlarından biri olacağız”

Yakın bir zaman önce halka arz ve VİOP yetkisi alarak hizmet kapsamlarını genişlettiklerini ifade eden Tuna Çetinkaya, “Halka arzlar, son dönemde ülkemizde oldukça popüler bir yatırım alanı olarak öne çıkıyor. Colendi Menkul Değerler olarak özellikle son dönemdeki halka arzlarda alınan talep sayısı ile öne çıkan aracı kurumlardan biri olmayı başardık. Vadeli işlem sözleşmeleri (VİOP) lisansı almamız ise, müşterilerimize yeni yatırım araçları sunmamıza olanak sağladı. Yatırımcılara hem getiri elde etme hem de riskten korunma imkânı sunan VİOP ile müşterilerimize daha kapsamlı bir yatırım çözümü sunabiliyoruz. Şirketimizin sermaye yapısını güçlendiren bu gelişmeler, yatırım kapasitemizi de önemli ölçüde artırdı” diye konuştu.

Son olarak kredili işlem yetkisi aldıklarını da hatırlatan Çetinkaya, sözlerini şöyle noktaladı: “Hisse senedi yatırımcıları, kredi maliyetleri son dönemde yüksek de olsa, beklentili piyasalarda zaman zaman krediye ihtiyaç duyuyorlar. Kurum olarak bu talebi karşılayabilmemiz, özellikle kredi imkânı olmayan rakiplerimizden bizi olumlu yönde ayrıştıracak. Yatırımcıların tercihlerinde daha kapsayıcı ürün ve hizmet çeşitlerinin her zaman karşılık bulacağını düşünüyorum. Ülkemizin önde gelen yatırım kuruluşlarından biri olma hedefimiz doğrultusunda, çözüm odaklı ve yenilikçi hizmetler sunmaya devam edeceğiz.”

Hacker’lar iki faktörlü kimlik doğrulamayı nasıl geçiyor?         

İki faktörlü kimlik doğrulamanın (2FA), siber suçlular tarafından kullanılan kimlik avı teknikleriyle nasıl atlandığını ortaya çıktı. Bu tekniklerin giderek daha sofistike hale geldiği tespit edildi. Birçok web sitesinin İki faktörlü kimlik doğrulamayı yaygın olarak benimsenmesi ve çok sayıda kuruluş tarafından zorunlu olarak uygulanması ile birlikte, saldırganlar kullanıcıları kandırmak ve hesaplarına yetkisiz erişim sağlamak için kimlik avı ile otomatik OTP botlarını birleştiren gelişmiş yöntemler geliştirdi.

İki faktörlü kimlik doğrulama (2FA), çevrimiçi güvenlikte standart bir uygulama haline gelen bir güvenlik özelliği. Bu teknik, kullanıcıların kimliklerini genellikle kısa mesaj, e-posta veya diğer bir kimlik doğrulama uygulaması aracılığıyla gönderilen tek seferlik bir parola (OTP) gibi ikinci bir kimlik doğrulama yöntemi kullanarak doğrulamalarını gerektiriyor. Bu ekstra güvenlik katmanı, şifreleri tehlikeye girse bile kullanıcıların hesaplarını korumayı amaçlıyor. Ancak dolandırıcılar, kullanıcıları bu OTP’leri ifşa etmeleri için kandırmanın yeni yollarını geliştirerek 2FA korumalarını atlamalarına izin veriyor.

Tek seferlik parolalar ele geçiriliyor

Bu noktada OTP botu, dolandırıcılar tarafından sosyal mühendislik teknikleriyle OTP’leri ele geçirmek için kullanılan bir araç olarak öne çıkıyor. Saldırganlar genellikle kimlik avı veya veri sızıntıları yoluyla kurbanın giriş bilgilerini elde etmeye çalışıyor, ardından kurbanın hesabına giriş yaparak telefonuna bir OTP gönderilmesini tetikliyor. Ardından OTP botu kurbanı arıyor, kuruluşun güvenilir bir temsilcisi gibi davranıyor ve kurbanı OTP’yi paylaşmaya ikna etmek için önceden yazılmış bir diyalog kullanıyor. Son olarak saldırgan, bot aracılığıyla OTP’yi alıyor ve kurbanın hesabına erişmek için kullanıyor.

Çevrimiçi bankacılık oturum açma sayfaları taklit ediliyor

Hacker’lar iki faktörlü kimlik doğrulamayı nasıl geçiyor?

Dolandırıcılar mesaj yerine telefon aramalarını tercih ediyor, çünkü aramalar kurbanın hızlı yanıt verme şansını artırıyor. Bot, meşru bir aramanın tonunu ve aciliyetini taklit ederek görüşmeyi daha inandırıcı hale getirebiliyor.

Dolandırıcılar OTP botlarını özel çevrimiçi paneller veya Telegram gibi mesajlaşma platformları aracılığıyla yönetiyor. Bu botlar çeşitli özelliklere ve abonelik planlarına sahipler, farklı kuruluşları taklit edecek, birden fazla dil kullanacak ve hatta erkek ve kadın sesleri arasında seçim yapacak şekilde özelleştirilebiliyorlar. Gelişmiş seçenekler arasında, arayan kimliğinin meşru bir kuruluştan geliyormuş gibi görünmesini sağlayan telefon numarası sahteciliği de yer alıyor.

Bir OTP botu kullanmadan önce, dolandırıcıların kurbanın kimlik bilgilerini çalması gerekiyor. Bu amaçla genellikle bankalar, e-posta hizmetleri veya diğer çevrimiçi hesaplar için yasal giriş sayfaları gibi görünen kimlik avı web sitelerini kullanıyorlar. Hedeflenen kişi kullanıcı adı ve şifresini girdiğinde, dolandırıcılar bu bilgileri gerçek zamanlı olarak ele geçiriyor.

İki faktörlü kimlik doğrulama saldırıları başarıya ulaşıyor

Kaspersky araştırması, iki faktörlü kimlik doğrulama atlatmayı hedefleyen bu gibi kimlik avı ve OTP bot saldırılarının önemli bir etki gösterdiğini ortaya koydu. Şirketin ürünleri, 1 Mart- 31 Mayıs 2024 tarihleri arasında, bankacılık sektörünü hedef alan kimlik avı kitleri tarafından oluşturulan ve verileri genellikle OTP botlarıyla yapılan saldırılarda kullanılan siteleri ziyaret etmeye yönelik 653 bin 88 girişimi engelledi. Aynı dönemde Kaspersky teknolojisi, iki faktörlü kimlik doğrulamayı atlatmayı amaçlayan kitler tarafından oluşturulan 4 bin 721 kimlik avı sayfasını gerçek zamanlı olarak tespit etti.

Kaspersky Güvenlik Uzmanı Olga Svistunova, şunları söyledi: “Sosyal mühendislik, özellikle de meşru hizmetlerin temsilcilerinden geliyormuş gibi gerçek aramaları taklit edebilen OTP botlarının kullanımıyla inanılmaz derecede inandırıcı olabiliyor. Bu nedenle tetikte olmak için uyanık kalmak ve en iyi güvenlik uygulamalarını takip etmek çok önemli. Kaspersky, sürekli araştırma ve inovasyon sayesinde dijital yaşamları korumak için son teknoloji güvenlik çözümleri sunuyor.”  

Microsoft OpenAI yönetim kurulundan çekildi!

Teknoloji devi Microsoft, Avrupa ve ABD’deki düzenleyici kurumların devam eden incelemeleri nedeniyle yapay zeka şirketi OpenAI’ın yönetim kurulundaki gözlemci koltuğundan çekildi. Microsoft’un bu hamlesi, OpenAI üzerindeki kontrolünün artan incelemelerin odağında olmasıyla geliyor. Şirket, 10 milyar doları aşan yatırımı ve yönetim kurulundaki koltuğuyla OpenAI’da önemli bir etkiye sahipti.

Microsoft’tan açıklama:

Microsoft’un Genel Danışman Yardımcısı Keith Dolliver, şirketin OpenAI’ın yeni yönetiminin kaydettiği önemli ilerlemeye tanık olduğunu ve artık gözlemci koltuğuna ihtiyaç duymadığını açıkladı. Dolliver, Microsoft’un OpenAI ile düzenli paydaş toplantıları düzenlemeye devam edeceğini ve bu sayede iş birliğini sürdüreceğini de sözlerine ekledi.

Microsoft OpenAI

Microsoft OpenAI yönetim kurulundan çekilmesi, ABD ve AB’deki düzenleyicilerin yapay zeka üzerindeki artan kontrolünü ve endişelerini yansıtıyor. Özellikle OpenAI’ın geliştirdiği, metin üretme ve çeviri gibi çeşitli görevleri yerine getirebilen güçlü yapay zeka modeli ChatGPT, bu incelemelerin odağında yer alıyor.

Apple’ın da çekilmesi bekleniyor:

Geçtiğimiz hafta Apple’ın da OpenAI yönetim kurulunda benzer bir gözlemci koltuğuna oturacağına dair haberler çıkmıştı. Apple’ın App Store başkanı Phil Schiller’in bu rol için seçildiği iddia edilmişti. Microsoft’un ardından Apple’ın da OpenAI yönetim kurulundan çekilmesi an meselesi olarak görülüyor.

Microsoft OpenAI ve muhtemelen Apple’ın da OpenAI yönetim kurulundan çekilmesi, yapay zeka alanındaki düzenlemelerin ve denetlemenin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını gösteriyor. Bu durum, hem OpenAI hem de yapay zeka sektörü için önemli değişikliklere yol açabilir.

Apple, SMS kimlik avı saldırısına karşı uyarıyor!

AppleiPhoneiPad ve Mac kullanıcılarını hedef alan son SMS saldırılarının ardından güvenlik destek sayfasını güncelledi. Bu güncelleme, kullanıcıları kimlik avı dolandırıcılığı mesajları ve sahte destek aramaları gibi sosyal mühendislik saldırılarından korumak amacıyla önemli güvenlik ipuçları sunuyor.

Kimlik Avı ve Sosyal Mühendislik Saldırılarına Karşı Öneriler

Apple, kullanıcılarının Apple ID bilgilerini hedef alan “smishing” saldırılarına ilişkin raporların ardından güvenlik destek belgesini yeniledi. Güncellenen belgede, kullanıcıların bu tür tehditleri nasıl tanıyabilecekleri ve korunabilecekleri konusunda ayrıntılı bilgiler veriliyor.

Apple, kullanıcılardan Apple ID şifrelerini veya doğrulama kodlarını asla istemediğini belirtiyor ve şüpheli telefon aramaları veya mesajlarla karşılaşılması durumunda doğrudan Apple ile iletişime geçilmesini öneriyor. Ayrıca, kullanıcılardan herhangi bir web sitesine giriş yapmalarını, iki faktörlü kimlik doğrulama iletişim kutusunda onay vermelerini veya bir web sitesine iki faktörlü kod girmelerini talep etmediklerini vurguluyor. Apple, kullanıcıların iki faktörlü kimlik doğrulamaBul veya Çalınan Aygıt Koruması gibi özellikleri devre dışı bırakmalarını istemediklerini de ekliyor.

Kimlik Avı ve SMS tehditlerinden korunma yolları

  • Parolalar veya güvenlik kodları gibi kişisel verileri veya güvenlik bilgilerini asla paylaşmayın.
  • Apple Kimliğiniz için iki faktörlü kimlik doğrulamayı açın.
  • İletişim bilgilerinizi her zaman güncel tutun.
  • Apple ID şifrenizi veya doğrulama kodlarınızı asla kimseyle paylaşmayın.
  • Başkalarına ödeme yapmak için asla Apple Hediye Kartlarını kullanmayın.
  • App Store veya iTunes Store satın alma işlemlerinizle ilgili e-postalara dikkat edin.
  • Yazılımı yalnızca güvenebileceğiniz kaynaklardan indirin.
  • Şüpheli veya istenmeyen iletilerdeki linklere tıklamayın, ekleri açmayın veya kaydetmeyin.
  • Resmî destek kanalları aracılığıyla Apple ile doğrudan iletişime geçin.

Apple, kullanıcıların çalınan kişisel bilgiler veya yetkisiz ödemeler gibi korkutma taktikleriyle aciliyet hissi yaratma gibi hilelere dikkat etmesini öneriyor. Dolandırıcıların asıl amacının giriş bilgileri ve güvenlik kodları olduğunu belirten Apple, mesaj veya e-postalardaki linklere tıklanarak gidilen web sitelerine bilgi girilmemesi gerektiğini vurguluyor. Tanınmayan, güvenli olmayan yazılım ve yapılandırma profillerinin indirilmesi ve açılır pencerelerdeki yönergelerin takip edilmesi konusunda da kullanıcıları uyarıyor. Bu ekrandaki mesajlar dikkate alınmamalı ve pencere veya sekme kapatılmalıdır.

Bu güvenlik ipuçlarıApple kullanıcılarının kişisel bilgilerini ve hesaplarını korumak için önemli adımlar atmalarını sağlıyor. Apple, kullanıcılarının bilinçli davranarak bu tür tehditlere karşı daha güvende olabileceklerini belirtiyor.

Samsung, Galaxy AI’ya yapay zeka destekli çizim özelliği ekliyor!

Samsung, yarınki Galaxy Unpacked etkinliğinde iki yeni nesil katlanabilir telefon ve birçok aksesuarın yanı sıra One UI’nin yeni bir sürümünü tanıtacak. One UI 6.1.1 güncellemesiyle Samsung, büyük ihtimalle repertuarına yeni Galaxy AI araçlarını ekleyecek. Yaklaşık bir hafta önce ortaya çıkan ve AI Graffiti olarak adlandırılan ilginç özelliğin detayları gün yüzüne çıktı.

AI Graffiti özelliğiyle, fotoğrafların üzerine çizim yapılan nesneler yapay zeka yardımıyla gerçek nesnelere dönüştürülüyor. X platformundan Ice Universe kullanıcısı, özelliğin nasıl çalıştığını gösteren bir görsel yayınladı. Görselde kabataslak çizilen bir kelebeğin, neredeyse gerçek bir kelebeğe dönüştüğü gözüküyor. Bu özellik, kullanıcıların yaratıcılıklarını sergilemelerine olanak tanırken aynı zamanda Samsung Galaxy cihazlarının yapay zeka yeteneklerini bir adım ileriye taşıyor.

Galaxy AI ile sınırlar zorlanıyor

Samsung, Galaxy AI ile cihazlarının yapay zeka kapasitelerini sürekli olarak genişletiyor. AI Graffiti‘nin yanı sıra, One UI 6.1.1 ile birlikte gelebilecek diğer yenilikler arasında daha gelişmiş kamera özellikleri, kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimleri ve cihaz performansını optimize eden yeni araçlar yer alabilir. Samsung’un yapay zeka teknolojilerine yaptığı yatırımlar, kullanıcıların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve cihazlarının performansını maksimize etmek amacıyla tasarlanmış durumda.

Yarınki etkinlikte tanıtılması beklenen sadece yazılım güncellemeleri değil. Samsung, yeni nesil katlanabilir telefonlarını ve çeşitli aksesuarlarını da tanıtacak. Bu cihazların, kullanıcı deneyimini daha da iyileştirecek yenilikçi özelliklerle donatılması bekleniyor. Katlanabilir telefonların tasarımında ve dayanıklılığında yapılacak iyileştirmeler, kullanıcıların bu cihazlara olan ilgisini artırabilir.

Etkinliği canlı takip edin

Samsung’un Galaxy Unpacked etkinliği, yarın saat 16.00’da Paris’te düzenlenecek. Etkinlik, teknoloji meraklıları tarafından büyük bir heyecanla bekleniyor. Samsung’un bu etkinlikte tanıtacağı yenilikler, teknoloji dünyasında önemli bir etki yaratabilir. Etkinliği DH+ YouTube kanalımızdan Türkçe simultane çeviri ile canlı olarak takip edebilirsiniz. Canlı yayın, etkinlik sırasında yapılan tüm duyuruları ve tanıtımları anında öğrenmenize olanak tanıyacak.

Samsung’un bu yeni duyuruları, kullanıcıların günlük yaşamlarını nasıl etkileyeceği konusunda büyük bir merak uyandırıyor. One UI 6.1.1 ve Galaxy AI ile ilgili daha fazla detayın ortaya çıkmasıyla birlikte, Samsung’un bu yeniliklerinin teknoloji dünyasında nasıl karşılanacağını görmek heyecan verici olacak.

Karbon yakalama için buz benzeri madde geliştirildi!

0

Son zamanlarda bilim insanları, karbonu yakalayıp emisyonlarını gezegene zarar vermek yerine fayda sağlayacak şekilde kullanmanın yeni yollarını arıyorlar. ABD’nin Austin kentindeki Teksas Üniversitesi’nden mühendisler, Dünya atmosferinden yakalanan karbonun depolanmasına yönelik yeni bir yaklaşım geliştirmek amacıyla yeni bir çalışma başlattı.

Karbon yakalama için buz benzeri madde

Yakalanan karbonu depolama yöntemleri halihazırda geliştirilmiş olsa da, bu yaklaşımın “zararlı kimyasal hızlandırıcılar gerektirmediği için mevcut yöntemlerden çok daha hızlı” olduğu iddia ediliyor. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, araştırma ekibi karbondioksit hidratlarının ultra hızlı oluşumu için bir teknik geliştirdi.

CO2 hidratları, kirliliğe neden olan elementin okyanusta tutulmasını sağlayan buz benzeri bir madde oluşturarak atmosfere salınmasını önlüyor. Yeni yöntemin uygulamaları karbon sekestrasyonunun ötesine geçiyor ve bilim insanları tuzdan arındırma, gaz ayırma ve gaz depolama alanlarındaki uygulama potansiyelini vurgulayarak, çeşitli endüstriler için çok yönlü bir çözüm önerdiler.

Walker Makine Mühendisliği Bölümü profesörü ve araştırmanın lideri Vaibhav Bahadur: “Büyük bir zorlukla karşı karşıyayız. Atmosferimizden gigatonlarca karbonu güvenli bir şekilde uzaklaştırmanın bir yolunu bulmak – ve hidratlar karbon depolaması için evrensel bir çözüm sunuyor. Karbon depolama pastasının önemli bir parçası olmaları için, onları hızla ve ölçekte büyütmek için teknolojiye ihtiyacımız var” dedi. Ekibin, karbon yakalamanın çevresel faydalarını ortadan kaldıran hiçbir kimyasal kullanmadan hidratların hızla büyüyebileceğini gösterdiğini söylüyor.

Bilim insanları, katalizör olarak magnezyum kullanarak önceki tekniklere kıyasla hidrat oluşumu hızının altı katına ulaştılar. Belirli bir reaktör konfigürasyonunda yüksek akış hızında CO2 kabarcıklandırması uyguladılar. Bu işlem kimyasal promotörlere olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor ve deniz suyuyla iyi çalıştığı için daha pratik ve çevre dostu oluyor. Açıklamaya göre, oluşan hidratlar deniz tabanı koşullarında kararlıdır ve küresel karbon depolaması için uygulanabilir bir çözüm sağlıyor. Bu teknolojinin etkileri ayrıca tuzdan arındırma, gaz ayırma ve gaz depolamaya da uzanıyor.

Apple yapay zekalı masaüstü ev robotu geliştiriyor

Bloomberg‘ün son raporuna göre, Apple, masaüstünde kullanılabilecek yeni bir ev robotu üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor. Bu robot, Apple Intelligence adlı güçlü yapay zeka özelliklerine sahip olacak ve kullanıcıların ev yaşamlarını kolaylaştırmayı hedefliyor. Şirket, özellikle elektrikli araba projesini askıya aldıktan sonra, teknolojiyi ev ortamına taşıyarak yeni bir pazar keşfetmeye çalışıyor.

Apple’ın geliştirdiği bu ev robotu, masanın üzerinde kullanılabilecek küçük boyutlu bir cihaz olarak tasarlanıyor. Apple Intelligence, kullanıcılar için kişisel bir asistan olarak işlev görecek ve evin günlük işlerini yönetmekte yardımcı olacak. Özellikle yapay zeka entegrasyonu sayesinde, robot zamanla kullanıcı alışkanlıklarını öğrenerek daha etkili hale gelecek.

Apple robot

Apple’ın robot teknolojisiyle evlerde daha büyük bir varlık gösterme stratejisi, şirketin yapay zeka ve makine öğrenimi alanındaki uzmanlığına dayanıyor. John Giannandrea liderliğindeki yapay zeka ve makine öğrenimi grupları, bu yeni ev robotu projesinde kilit roller üstleniyor ve teknolojinin gelecekteki potansiyelini şekillendiriyor.

Apple’ın web sitesinde yayımladığı iş ilanları, şirketin robot teknolojileri için yetenekli kişiler aradığını gösteriyor. Bu da Apple’ın ev robotu projesine olan ciddiyetini ve bu alanda büyümeyi hedeflediğini ortaya koyuyor.

Sonuç olarak, Apple’ın masanın üzerinde kullanılabilecek yeni ev robotu, şirketin teknoloji alanındaki liderliğini pekiştirmeyi ve kullanıcı deneyimini yeni bir seviyeye taşımayı amaçlıyor. Apple Intelligence ile donatılan bu robot, ilerleyen dönemde ev teknolojileri ve yapay zeka entegrasyonu konusunda önemli bir oyuncu haline gelebilir.

Japon ve ABD’li devler yarı iletken teknolojisi için güçlerini birleştiriyor

Yarı iletken endüstrisinde önemli bir gelişme yaşanıyor: Japon çip malzeme üreticisi Resonac Holdings, ABD’li firmalarla iş birliği yaparak yeni bir konsorsiyum olan US-JOINT’i kurma kararı aldı. Bu konsorsiyum, teknoloji ve inovasyonun kalbi olarak bilinen Silikon Vadisi’nde konumlanacak ve yarı iletken üretim süreçlerine yönelik yenilikçi teknolojiler geliştirmeyi hedefliyor.

US-JOINT’e altı Japon ve dört ABD’li şirket katılacak. Konsorsiyum, Kaliforniya’da stratejik olarak kurulan yeni bir Ar-Ge merkezinde faaliyet gösterecek. Bu merkezde temiz odaların inşası ve gelişmiş ekipmanların kurulumu için çalışmaların bu yıl içinde başlaması planlanıyor. Tesisin 2025 yılında tam kapasiteyle faaliyete geçmesi bekleniyor.

Yeni nesil yarı iletkenlerin geliştirilmesinde kritik bir rol oynayan paketleme teknolojileriUS-JOINT konsorsiyumunun ana odak noktalarından birini oluşturacak. Bu teknolojiler, yapay zeka, otonom sürüş ve benzeri ileri teknolojilerin gereksinimlerini karşılamak için hayati öneme sahiptir. Konsorsiyum, ABD ve Japonya’da geliştirilecek olan bu teknolojilerle Asya’daki mevcut pazar liderliğine meydan okumayı ve küresel yarı iletken endüstrisindeki dengeyi değiştirmeyi amaçlıyor.

US-JOINT konsorsiyumu ayrıca, çiplerin alt tabaka, ara katman ve paketleme süreçlerindeki teknik engelleri aşmayı ve yarı iletken endüstrisine yeni bir ivme kazandırmayı hedeflemektedir. Bu iş birliği, teknoloji devleri Google, Apple, Facebook, Amazon ve Microsoft gibi büyük şirketlerin yanı sıra Silikon Vadisi’ndeki diğer yarı iletken üreticilerinin dikkatini çekecek potansiyele sahiptir.

US-JOINT konsorsiyumu, yarı iletkenlerin gelecekteki gelişiminde ve daha yüksek performanslı, daha güçlü ve daha enerji verimli cihazların ortaya çıkartılmasında önemli bir rol oynamayı hedeflemektedir.

Spotify Podcast’e yorum özelliği geliyor!

Spotify, uzun zamandır beklenen podcast yorum özelliğini nihayet kullanıma sundu. Bu yeni özellik, dinleyicilerin platformdaki podcast bölümlerine yorum yapmalarına ve birbirleriyle etkileşim kurmalarına olanak tanıyor.

Podcast içerik üreticileri, yorumları beğenebilecek, yanıtlayabilecek ve hangi yorumların görüneceğini kontrol edebilecek. Bu sayede, içerik üreticileri topluluklarıyla daha fazla bağlantı kurabilecek ve geri bildirimler atabilecekler.

Spotify, bu yeni özelliğin platformda daha fazla etkileşime yol açacağını ve dinleyicilerin deneyimini iyileştireceğini umuyor. Şirket tarafından yapılan anketler, podcast dinleyicilerinin %70’inden fazlasının toplulukla daha fazla iletişim kurabilmek için yeni özellikler eklenmesi gerektiğini gösteriyor.

Yorum özelliğinin kullanımı

Yorum yapmak için, dinleyiciler bir podcast bölümüne gidip “Yorumlar” sekmesine tıklamaları yeterli. Yorumlar,diğer dinleyicilerin görebileceği şekilde bölüm sayfasında görünecektir.

Spotify, podcast yorum özelliğinin tüm kullanıcılara kademeli olarak sunulacağını duyurdu. Özelliğin şu anda hangi ülkelerde kullanılabilir olduğu bilinmemekle birlikte, yakın zamanda tüm kullanıcılara açık olması bekleniyor.

Samsung Galaxy Unpacked 2024’te neler tanıtıldı?

Samsung’un merakla beklenen Galaxy Unpacked 2024 etkinliği, bugün Paris, Fransa’da gerçekleşti ve teknoloji dünyasını heyecanlandıran bir dizi yeni ürün tanıtıldı. Samsung’un ve shiftdelete resmi YouTube kanalı ve web sitesi üzerinden canlı olarak yayınlanan etkinlik, dünya çapında büyük ilgi gördü. İşte etkinlikte öne çıkan duyurular:

Samsung Galaxy Unpacked 2024'te neler tanıtıldı

Galaxy Z Flip 6

Galaxy Z Flip 6, imza tasarımını koruyarak dayanıklılığını artırdı. 6,7 inç ana ekrana ve 3,9 inç kapak ekranına sahip olan bu katlanabilir telefon, Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 yonga seti tarafından destekleniyor. Cihaz, 12GB’a kadar RAM ve 512GB depolama alanı sunuyor. Kamera özellikleri arasında 10MP ön kamera, 50MP birincil sensör ve 12MP ultra geniş açılı lens bulunuyor. Pil kapasitesi ise 4.000mAh olup hızlı şarj desteği ile geliyor.

Galaxy Watch 7 ve Galaxy Watch Ultra

Galaxy Watch 7: Exynos W1000 yonga seti ile güçlendirilen Galaxy Watch 7, taze zeytin yeşili renk seçeneğiyle dikkat çekiyor ve gelişmiş performans sunuyor. Galaxy Watch Ultra: Bu yeni model, özellikle outdoor aktiviteleri için tasarlanmış özelliklerle geliyor.

Samsung Galaxy Unpacked 2024'te neler tanıtıldı

Galaxy Ring

Samsung’un en çok beklenen duyurularından biri olan Galaxy Ring, 24 saat kesintisiz sağlık takibi sağlayan sensörlerle donatılmış şık ve hafif bir sağlık izleme cihazı olarak tanıtıldı. Yapay zeka yazılımı ile desteklenen Galaxy Ring, Samsung’un akıllı saatleri ve telefonları için tamamlayıcı bir aksesuar olarak tasarlandı.

Galaxy Buds 3 Pro

Samsung’un Gerçek Kablosuz Stereo (TWS) kulaklık serisinin en yenisi olan Galaxy Buds 3 Pro, yarı şeffaf kasa ve gövde tasarımı ile stil ve işlevselliği birleştiriyor. Gelişmiş ses kalitesi ve gürültü engelleme özellikleriyle üstün bir ses deneyimi sunuyor.

Samsung Galaxy Unpacked 2024'te neler tanıtıldı

Samsung ekosistemi ve SmartThings entegrasyonu

Samsung’un Galaxy Unpacked etkinliği, yeni donanımları tanıtmanın yanı sıra bu cihazların Samsung SmartThingsplatformuyla entegrasyonuna da vurgu yaptı. Bu, Samsung ürünlerinin birlikte çalışabilirliğini artırarak kullanıcı deneyimini geliştirmeyi hedefliyor.

Samsung’un Galaxy Unpacked 2024 etkinliği, yenilikçi ürünleri ve gelişmiş özellikleri ile teknoloji meraklılarını heyecanlandırdı ve markanın ekosistemini daha da güçlendirdi.

Samsung Galaxy Unpacked etkinliğinin tamınını shiftdelete youtube kanalından izleyebilirsiniz.

Tüm zamanların en büyük veri sızıntısı!

0

RockYou2024 adlı veri tabanının önemli güvenlik ihlalinde, yaklaşık 10 milyar benzersiz şifre yaygın olarak tanınan bir siber foruma sızdırıldı. Bu rekor düzeydeki şifre sızıntısı, onlarca yıllık veri ihlallerinden kaynaklanıyor ve gelecekteki saldırılarda kullanılma potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor.

“rockyou2024.txt” adlı veri tabanının, binlerce veri sızıntısından toplanan yaklaşık 10 milyar benzersiz şifre içerdiği belirtiliyor. Bu devasa derleme, 1,5 milyar yeni şifre ekleyerek bir önceki rekor sahibi RockYou2021’i geride bıraktı.

Kaspersky uzmanları, kullanıcıların bu kapsamlı veri ihlalinin ardından kendilerini korumalarına yardımcı olmak için pratik bir kılavuz yayınladı:

İhlalin etkisini kontrol edin!

Bir veri ihlali meydana geldiğinde, kullanıcıların yapması gereken ilk şey verilerinin etkilenip etkilenmediğini kontrol etmektir. Kaspersky Premium gibi modern güvenlik çözümleri, sızdırılan verilerin tespit edilmesini sağlar ve gerekli güvenlik önlemlerinin artırılması için uyarılar sunar. Dahili hizmetlerin yanı sıra, kişisel verilerin sızdırılıp sızdırılmadığını tespit etmeye yardımcı olabilecek bazı halka açık kaynaklar da mevcuttur.

Şifrelerinizi mümkün olan en kısa sürede değiştirin!

Bir veri ihlali durumunda, şifrelerinizi derhal değiştirmeniz ve aynı şifrenin kullanıldığı diğer tüm siteleri göz önünde bulundurmanız çok önemlidir. Yeni şifreler kullandığınız her hesap için benzersiz olmalı, en az 8 karakter uzunluğunda olmalı, harfleri rakam ve sembollerle birleştirmelidir. Bir kombinasyonun yeterince güçlü olup olmadığını kontrol etmek için parola denetleyicisi kullanabilirsiniz.  

Gerekirse banka kartınızı bloke edin ve yenisini isteyin!

Ödeme verileri veri ihlali yaşayan bir hizmet tarafından saklanıyorsa, daha fazla güvenlik için bir kartı bloke etmek ve yeniden çıkartmak en iyisidir. Genellikle banka kartlarının yenilenmesi için çok fazla zaman ve çaba gerektirmez, ancak ilerde daha büyük sorunları önleyebilir.

Güvenilir bir parola yöneticisi yükleyin!

BU gibi araçlar güçlü parolalar oluşturur ve bunları şifreli bir kasada güvenli bir şekilde saklar. Ayrıca veri sızıntılarını izlemeye ve kullanıcının şifrelerinin ele geçirilip geçirilmediğini kontrol etmeye de yarar.

İki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin!

Kaspersky tarafından yapılan son anket, iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) ve güçlü parolalar olmadan hesapların ne kadar kolay ele geçirilebileceğini ortaya koyuyor. Bu nedenle hesaplarınızı yetkisiz erişime karşı korumak için 2FA özelliğini ayarlanmanızı önemle tavsiye ediyoruz. Bu, SMS, e-posta yoluyla bir onay alarak veya tek seferlik kodlar oluşturan bir kimlik doğrulama uygulaması veya parola yöneticisi kullanarak gerçekleştirilebilir.

Kullanmadığınız hesapları kapatın!

Bir veri sızıntısından sonra herhangi bir hizmeti kullanmaya devam etme düşünceniz yoksa, hesabı silmeniz ve teknik destekle veya Gizlilik Politikasındaki adresle iletişime geçerek toplanan tüm verilerin tamamen kaldırılmasını talep etmeniz önerilir. Genellikle yasal hizmetlerin “Haklarınız” bölümünde özetlenen bu adım, veri paylaşımının boyutunu da ortaya çıkarabilir.

Çevrimiçi ortamda yalnızca gerekli kişisel bilgilerinizi paylaşın!

Büyük hizmet sızıntıları nadir görülen bir durum değil. Bu nedenle hizmetlere sağladığınız bilgileri en aza indirmenizi öneririz. Kaydolurken ana e-posta adresi yerine otomatik ikame kullanılabilirsiniz. Ayrıca gerekli değilse, gerçek adınızı ve açık adresini paylaşmayın.

LG batarya alanında daha rekabetçi oluyor

0

LG, Tesla ve Çin’i yüzde 30 daha ucuz teknolojiyle zorlayacak güçlü bir batarya piyasaya sürecek. Geleneksel ıslak kaplama, toksik çözücüler ve yüksek sıcaklıkta kurutma kullanır; kuru kaplama ise enerji, maliyet ve alan tasarrufu sağlıyor.

LG batarya maliyetlerini düşürüyor

Koreli firma LG Energy Solution, 2028 yılına kadar pazara sunmayı planladığı gelişmiş bir batarya teknolojisinin kilidini açtı. ABD’li bir yayın kuruluşunun haberine göre, kuru kaplama teknolojisiyle ilgili çığır açan yenilik, şirketin rekabetin yoğun olduğu segmentte Tesla ve Çinli pil üreticileri gibi markalarla rekabet etmesine yardımcı olacak. Bu gelişme, daha ucuz ve daha çevre dostu pil üretim yöntemlerine olan ihtiyacın artmasıyla birlikte ortaya çıkıyor.

Bloomberg’e göre Tesla ve Samsung SDI gibi şirketler, elektrikli otomobil akülerinin temel bileşenleri olan katot ve anot elektrotlarının üretiminde kullanılan enerji yoğun ıslak işlemin yerini alacak kuru kaplama teknolojisine odaklanıyor. LG Energy Solution’ın baş teknoloji sorumlusu Kim Je-Young, haber kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Pil rakipleri arasında kuru kaplama teknolojisi açısından LG en üst sırada yer alıyor; biz 10 yıl önce başladık.” dedi. Firmanın kardeş kuruluşu LG Chem, 2023 yılı sonunda Clarksville, Tennessee’de yıllık 60.000 ton üretim kapasitesine sahip katot tesisinin inşasına başladı.

Piller üç temel bileşenden oluşuyor: iki elektrot (bir anot ve bir katot) ve aralarındaki yük transferini kolaylaştıran bir elektrolit. Bu bileşenler için malzeme seçimi, pilin enerji depolama kapasitesini ve üretim maliyetini etkiler. Tesla, kuru elektrot teknolojisinin potansiyelini 2020’nin başlarında vurgulamıştı. Ancak Tesla, bu yöntemi yalnızca pilin anot kısmına uygulayabilmiş, katoda uygulayamamıştı. Geleneksel ıslak kaplama işlemi kimyasalların toksik çözücülerde çözülmesini içerir ve ardından 200 santigrat dereceye kadar sıcaklıklarda uzun fırınlarda kurutulması gerekiyor. Bu, işlemi maliyetli ve enerji yoğun hale getiriyor.

Buna karşılık, kuru kaplama, kurutma fırınlarına ve solvent geri kazanım sistemlerine olan ihtiyacı ortadan kaldırdığı için önemli enerji, ekipman maliyetleri ve üretim alanı tasarrufu sağlıyor. Bu avantajlara rağmen, katotlarda kullanılan daha zor işlenen malzemeler nedeniyle kuru işlemeyle katot üretmek anotlardan daha zor.

AMD Ryzen 9000X3D işlemciler netleşiyor: 3D V-Cache ile daha fazla güç!

AMD, Zen 5 mimarisiyle Ryzen 9000 serisini piyasaya sürmenin ardından, şimdi de 3D V-Cache teknolojisini kullanan Ryzen 9000X3D serisiyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Oyuncular ve performans tutkunları tarafından büyük ilgi gören bu yeni seri, önceden sızdırılan bilgilere göre önemli farklılıklar ve tam hız aşırtma desteği sunacak.

Son gelen bilgilere göre Ryzen 9000X3D serisi, 3D V-Cache miktarında küçük bir yükseltme ile gelecek. Buna göre serinin en üst modeli Ryzen 9 9950X3D, toplamda 144 MB önbelleğe sahip olacak. Bu önbellek, CCD başına 32 MB (64 MB L3), 64 MB 3D V-Cache (128 MB), 16 MB L2 ve 1 MB L1 önbelleğinden oluşacak. Ryzen 9 9900X3D’de ise bu değerler 12 MB L2 ve 768 KB L1 önbelleğiyle birlikte 128 MB 3D V-Cache’e sahip toplam 140 MB önbellek olarak karşımıza çıkıyor.

Ryzen 7 9800X3D modeli ise 32 MB L3 ve 64 MB 3D V-Cache önbelleğiyle toplamda 104 MB önbelleğe sahip olacak. Bu modelde L2 önbelleği 8 MB ve L1 önbelleği ise 512 KB olarak yer alacak.

Daha fazla güç, daha az enerji

3D V-Cache teknolojisi, işlemcilerin önbellek erişim hızını ve kapasitesini önemli ölçüde artırarak oyunlarda ve yoğun iş yüklerinde performansı yükseltiyor. Bu sayede Ryzen 9000X3D işlemciler, rakiplerine kıyasla daha az güç tüketerek daha yüksek performans sunma potansiyeline sahip.

Ne zaman çıkacak?

3D V-Cache tabanlı Ryzen 9000X3D işlemcilerin 2024’ün üçüncü veya dördüncü çeyreğinde piyasaya sürülmesi bekleniyor. Lansmanın, 30 Eylül’de çıkacak olan X870E ve X870 anakartların yakın bir tarihine denk gelmesi öngörülüyor.

AMD Ryzen 9000X3D serisi, 3D V-Cache teknolojisi ile oyun ve performans odaklı kullanıcılar için oldukça heyecan verici bir seçenek sunuyor. Önbellek miktarındaki artış ve tam hız aşırtma desteği gibi yenilikler, bu işlemcileri rakiplerinden öne çıkaracak gibi görünüyor.

Formula E’de rekor kırıldı!

DS Automobiles Formula E pilotu Jean-Eric Vergne, ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası’nda bir rekora daha imza attı. Hali hazırda 1123 puanla Formula E’de en çok puan kazanma rekorunu elinde tutan Fransız pilot, ABD’de gerçekleştirilen Portland E-Prix’inde kazandığı 17. pole pozisyonu ile en çok pole pozisyonu kazanma rekorunun da sahibi oldu.

Jean-Eric Vergne, 2014 yılında Uruguay’ın Punta del Este pistinde aldığı ilk pole poziyonu sonrasında Formula E tarihine geçen başarılar elde etmeye devam ediyor. JEV, 2018 ve 2019’da elde ettiği şampiyonluklarla Formula E’nin iki kez şampiyonluk elde eden tek ismi ve şu anda 128 yarışta elde ettiği 11 zafer, 36 podyum ve 17 pole pozisyonu ile en başarılı pilotlar listesinde yer alıyor.

E-TENSE teknolojisi rekor getirdi

DS Automobiles Formula E pilotu Jean-Eric Vergne

DS Automobiles’in ve markanın tasarladığı E-TENSE teknolojisinin temsilcisi olan Jean-Eric Vergne, şu anda pilotlar klasmanında altıncı sırada bulunuyor ve öngörülen podyumun sadece 26 puan uzağında yer alıyor. Yetenekli pilot şu anda takımlar şampiyonasında üçüncü sırada bulunan DS PENSKE takımının başarısında da önemli bir rol oynuyor. Vergne, bu sezon da daha fazla puan almaya ve takımını şampiyona podyumunda tutmaya son derece kararlı. Bu doğrultuda JEV, 20 ve 21 Temmuz tarihlerinde Londra’da Formula E 10. sezonunu sonlandıracak olan iki yarışta başrol oynamaya hazırlanıyor.

Jean-Eric Vergne’ın büyük bir şampiyon olduğunu bir kez daha kanıtladığını ifade eden DS Performance Direktörü, Eugenio Franzetti, “Şimdiye kadar çok şey başardı ancak kesinlikle bu başarıların üzerine yenilerine eklemeye kararlı. 34 yaşında, en önde mücadele etmek ve kazanmak için her zamankinden daha fazla istekli ve buna şahit olmak muhteşem. DS Automobiles‘in marka elçisi olarak, hem pistlerde hem de yollarda markamızı her zaman başarı ve gururla temsil ediyor. JEV ile çalışmak büyük bir onur ve büyük bir zevk. Bundan sonra da onunla birlikte Formula E tarihi yazmaya devam etmeyi umuyoruz” dedi.

Kırdığı rekorla ilgili sevincini dile geriren 2018 ve 2019 Formula E şampiyonu Jean-Éric Vergne ise, “Formula E’ye başladığım Punta del Este’de kazandığım ilk pole pozisyonundan bu yana ne kadar yol kat ettiğimizi hatırlatan bu yeni rekorun sahibi olduğum için çok mutluyum. Bu benim kırdığım bir rekor ama bunu tüm bu yıllar boyunca benimle birlikte olan herkese borçlu olduğumun altını çizmek istiyorum. Bununla birlikte, ben kazandığım bu 17. pole pozisyonunun ötesinde, şu anki şampiyonanın son aşamalarını ve önümüzdeki iki yarışı düşünüyorum. Kıyasıya bir rekabet yaşanıyor ancak takımımın mevcut konumunu korumasına yardımcı olmak ve kendime podyumda bir yer edinmek için elimden gelen her şeyi yapacağım”sözleriyle başarısından duyduğu gururu paylaştı.

DS Automobiles’in Formula E’ye katılmasından bu yana elde edilen önemli başarılar:

  • 119 yarış
  • 4 şampiyonluk
  • 16 yarış zaferi
  • 51 podyum
  • 24 pole pozisyonu

2024 Paris Olimpiyat Oyunları siber saldırı tehdidi altında!

Her dört yılda bir düzenlenen Olimpiyat Oyunları, nefes kesen müsabakalarla dünyayı büyülemeye devam edecek. Tüm dünyada büyük bir ilgiyle takip edilen olimpiyatlar, geçmişte olduğu gibi bu yıl da siber saldırı tehlikesiyle karşı karşıya. Küresel gerilimler, yapay zeka ile geliştirilmiş siber tehditler ve siyasi motivasyonlar nedeniyle bu yıl olimpiyatlarda siber saldırıların daha fazla olacağını belirten Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, olası olimpiyat saldırılarını ve korunma yöntemlerini sıralıyor.

450 milyon siber saldırı tespit edilmişti

Milyarlarca izleyicinin takip ettiği Olimpiyat Oyunları, başlangıcından bu yana popülerlikten faydalanmak isteyen siber saldırganların hedefi haline geldi. Bu yıl, dünyada yaşanan küresel gerilimler, yapay zeka ile geliştirilmiş siber tehditlerin ortaya çıkması ve oyunları sabote etmek isteyen siyasi gruplar nedeniyle olimpiyatlarda daha fazla siber saldırının olması bekleniyor. Geçmiş yıllarda, finanse edilen tehdit aktörleri kişisel bilgileri çalmak, kötü amaçlı yazılımları dağıtmak veya halkı takip ettikleri gündeme yönlendirmek için sahte e-postalar gönderdi ve sahte web siteleri kurarak küresel heyecandan faydalandı. 2020’de gerçekleşen Tokyo’daki Olimpiyat Oyunları devam ederken, etkinliği hedef alan 450 milyon siber saldırı olduğu tahmin ediliyor. Bu küresel etkinlikle ilişkili, hem bireylerin hem de kuruluşların korunmak için sağlam siber güvenlik önlemleri alması gerektiğini ifade eden Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, ”Olimpiyat Oyunları ile ilişkili kuruluşlar, altyapılarını potansiyel siber saldırılara karşı güvence altına almak için proaktif bir yaklaşım benimsemeli, kolluk kuvvetleri ve siber güvenlik uzmanları ile iş birliği içerisinde olmalı.” açıklamasında bulunarak olası olimpiyat saldırılarını ve korunma yöntemlerini sıralıyor.

 Paris Olimpiyat Oyunları’nda Gerçekleşmesi Beklenen Siber Saldırılar

2024 Paris Olimpiyatları siber saldırı tehdidi altında!

1. Tedarik Zinciri Saldırılarında Artış: Paris 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Yaz Oyunları Organizasyon Komitesi’ni hedef alan saldırıların çok sayıda olacağı kesin olmakla birlikte, tehdit aktörlerinin komite ve ev sahibi ülke ile ilişkili, satıcıları ve ortakları giderek daha fazla hedef alması bekleniyor. Saldırganların öncelikli olarak, muhtemelen bilet sistemleri veya yayın ağları gibi kritik altyapılara erişim sağlayacağı tahmin ediliyor.

2. Rusya Devlet Destekli Saldırılar: Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Rus ve Belaruslu sporcuların oyunların açılış törenlerine katılmasını yasakladı. Fransız yetkililer, Rusya’nın misilleme olarak ulaşım ya da enerji sağlayıcıları gibi oyunlar için hayati önem taşıyan işletmeleri hedef alan devlet destekli saldırılar düzenlemesini bekliyor. Oyunlar için bir yenilik olmasa da mevcut siyasi gerilimler, bu saldırıların hacminin ve sıklığının önemli ölçüde artacağını gösteriyor.

3. Dezenformasyon Kampanyaları: Son dönemdeki gergin jeopolitik ortam nedeniyle ev sahibi şehir veya etkinlikle ilgili şiddet, terörizm veya sağlık riskleri hakkında yanlış bilgiler yayarak katılımı önlemeyi amaçlayan yanlış bilgilendirme kampanyaları artış gösterebilir. Örneğin, CIA’in terörizm nedeniyle 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmama konusunda sahte bir uyarıda bulunduğuna dair haberler kısa süre önce internette geniş çapta dolaşıma girdi.

4. Yapay Zeka ile Güçlendirilmiş Saldırılar: Yapay zeka destekli araçların yaygınlaşmasıyla, siber suçlular saldırı yöntemlerini geliştirdi. YZ-sohbet robotları, tehdit aktörlerine geçmişte yapabildiklerinden çok daha ikna edici kimlik avı e-postaları tasarlamalarına yardımcı oldu. Yapay zekanın sağladığı geniş dil modelleri, kötü amaçlı yazılımlar için yeni otomasyon araçları ve veri zehirleme saldırıları için imkan tanıdı. Bu noktada Deepfake ve ses klonlama araçları önemli güvenlik endişeleri olarak ortaya çıktı. Tüm bu yöntemlerin oyunlar sırasında ortaya çıkması bekleniyor.

ChatGPT program kodlamada ne kadar iyi?

Programcılar yapay zekâ modelleri için kod yazmak için onlarca yıl harcadı ve şimdi, yapay zekâ kod yazmak için kullanılıyor. Peki bir YZ kod üreticisi bir insan programcıyla nasıl karşılaştırılır? IEEE Transactions on Software Engineering dergisinin Haziran sayısında yayınlanan bir çalışma tam da bu sorunun cevabını bulmak için yola çıktı ve ChatGPT kod yazma yeterlilikleri açısından sınandı.

Çalışmada ChatGPT tarafından üretilen programlama kodları işlevsellik, karmaşıklık ve güvenlik açısından değerlendirildi. Sonuçlar, ChatGPT’nin işlevsel kod üretme konusunda son derece geniş bir başarı aralığına sahip olduğunu gösteriyor; görevin zorluğuna, programlama diline ve bir dizi başka faktöre bağlı olarak başarı oranı yüzde 0,66 gibi son derece düşük bir seviyeden yüzde 89 gibi oldukça iyi bir seviyeye kadar değişiyor.

Bazı durumlarda yapay zekâ üreticisi insanlardan daha iyi kod üretebilirken, analiz aynı zamanda yapay zekâ tarafından üretilen kodla ilgili bazı güvenlik endişelerini de ortaya koymakta. Glasgow Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan ve ilgili çalışmaya katılan Yutian Tang, yapay zekâ tabanlı kod üretiminin üretkenliği artırma ve yazılım geliştirme görevlerini otomatikleştirme açısından bazı avantajlar sağlayabileceğini, ancak bu modellerin güçlü yönlerini ve sınırlamalarını anlamanın önemli olduğunu belirtiyor.

Bu sınırlamaları daha ayrıntılı olarak keşfetmek için Tang ve ekibi GPT-3.5’in LeetCode test platformundaki 728 kodlama sorununu beş programlama dilinde ele alma becerisini test etmeye çalıştı: C, C++, Java, JavaScript ve Python.

ChatGPT tanıdık problemlerde çok daha başarılı

Genel olarak, ChatGPT farklı kodlama dillerindeki problemleri çözmede oldukça başarılıydı, ancak özellikle 2021’den önce LeetCode’da var olan kodlama problemlerini çözmeye çalışırken çok daha başarılı olması dikkat çekti.

Tang “Ancak, 2021’den sonraki algoritma problemleri söz konusu olduğunda, ChatGPT’nin işlevsel olarak doğru kod üretme yeteneği etkileniyor. Bazen kolay seviyedeki problemlerde bile soruların anlamını anlamakta başarısız oluyor,” diyor.  Örneğin, ChatGPT’nin “kolay” kodlama problemleri için işlevsel kod üretme yeteneği 2021’den sonra yüzde 89’dan yüzde 52’ye düştü. “Zor” problemler için işlevsel kod üretme becerisi de bu süreden sonra yüzde 40’tan yüzde 0,66’ya düştü.

Tang, “ChatGPT’nin 2021’den önce algoritma sorunlarında neden daha iyi performans gösterebildiğine dair makul bir hipotez, bu sorunların eğitim veri setinde sıklıkla görülmesi” diyor.

Esasen, kodlama geliştikçe, ChatGPT henüz yeni sorunlara ve çözümlere maruz kalmamıştır. Bir insanın eleştirel düşünme becerilerinden yoksundur ve yalnızca daha önce karşılaştığı sorunları ele alabilir. Bu durum, eski kodlama sorunlarını ele almada neden yenilere göre çok daha iyi olduğunu açıklayabilir.

ChatGPT derlemede iyi ama kendi hatalarını düzeltmede başarısız

Araştırmacılar ayrıca ChatGPT’nin LeetCode’dan geri bildirim aldıktan sonra kendi kodlama hatalarını düzeltme yeteneğini de araştırdı. ChatGPT’nin içeriği ya da eldeki sorunu anlamadığı için başlangıçta yanlış kodlama ürettiği 50 kodlama senaryosunu rastgele seçtiler. ChatGPT derleme hatalarını düzeltme konusunda iyi olsa da, genellikle kendi hatalarını düzeltme konusunda iyi değildi.

Araştırmacılar ayrıca ChatGPT tarafından üretilen kodun eksik null testi gibi makul miktarda güvenlik açığına sahip olduğunu, ancak bunların çoğunun kolayca düzeltilebilir olduğunu buldular. Sonuçlar ayrıca C dilinde üretilen kodun en karmaşık kod olduğunu, bunu insan tarafından yazılan kodla benzer karmaşıklığa sahip olan C++ ve Python’un izlediğini gösteriyor.

Tang, bu sonuçlara dayanarak, ChatGPT kullanan geliştiricilerin ChatGPT’nin sorunları daha iyi anlamasına veya güvenlik açıklarından kaçınmasına yardımcı olmak için ek bilgiler sağlamasının önemli olduğunu söylüyor.

Bulut bilişim yatırımı yapan daha hızlı büyüyor!

Gerçekleştirdiği inovasyonlar ile geleceğin teknolojilerini yaratarak, tüm paydaşlarına rekabet güçlerini artıracak çözümler sunma misyonuyla hareket eden IAS, büyük veri alanında geliştirdiği iasDB ve caniasIQ ile işletmelerin bulut bilişim dünyasında iş süreçlerini daha çevik ve hızlı yönetmelerinin anahtarını sunuyor.

Her geçen gün artan verilerin üzerinde analiz yapmak için veri artık bir öz kaynağa dönüşmüş durumda. Şirketler bu önemli kaynağını yönetmek için özel araçlara ihtiyaç duymaktadır. CaniasERP ve IASDB sunduğu alt yapı ile gündelik ihtiyaçları özel kokpit ekranlar ve KPI’lar ile şirketin her adımını kolaylıkla izlemeye olanak sağlar. Ayıca IoT ve AI çözümlerinde kullanılmak üzere NoSQL verilerin yönetilmesine de olanak tanır. Stratejik karar verme aşamasında verileri uzun vadeli ya da bütünleşik yapıda inceleme ihtiyaçları ortaya çıktığında caniasIQ çözümü ile InMemory teknolojisi sayesinde istenilen bilgilere çok hızlı erişim sağlar.

Rakamlarla büyük veri dünyası

Bulut bilişim ve büyük veri dünyasının 2018-2023 yılları arasında ortalama yıllı yüzde 16 oranında büyüyerek 520 milyon dolarlık bir hacme ulaşacağını belirten IDC’ye göre bu büyüme eğilimi 2023-2027 yılları arasında da sürecek. Özellikle gelişen yapay zeka teknolojileriyle birlikte büyük veri tarafı daha da hız kazanmaya başladı. İşletmelerin sahip olduğu tüm verileri daha hızlı ve güvenli bir şekilde kullanılabilir, anlamlı veri setlerine dönüşmesini sağlayan yapay zeka araçları, bu sayede işletmelere altın değerinde bilgiler de sunmuş oluyor.

Konuya; ERP, yapay zekâ ve büyük veri üçgeninden bakılacak olduğunda ise yine işletmeler için doğru verinin bulunup işlenerek müşteri faydasına dönüştürülmesi büyük önem taşıyor. Özellikle ana işi teknoloji olmayan işletmeler, bu teknoloji içinde boğulurken onlara ERP, yapay zekâ ve büyük veri üçgeninde sunacak ürün ve çözümler işlerini kolaylaştırmaktan öte geçip ana işlerine odaklanmalarını da sağlayacak. 

Kolay ve hızlı kurulum

IAS Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Can Karabiber,
IAS Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Can Karabiber,

caniasIQ ve iasDB’nin hazır gelen bir çok raporuna ek olarak gereksinimlere göre özelleştirilebilir bir yapısı olduğunu belirten IAS Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Can Karabiber, “Makine, cihaz ve sensörleriniz durmaksızın veri toplar ve bu da veri havuzunun her geçen gün büyümesine neden olur. Büyük veri, çeşitli performans analizleri için temel oluşturan ve karar alma sürecinde ihtiyaç duyacağınız verilerinizi, yapılandırmanıza, işlemenize, analiz etmenize yardımcı olur. Elinizde tutuğunuz büyük veriyi doğru biçimde süreçlerinize ve faaliyetlerinize entegre etmeniz, firmanıza büyük avantaj sağlar. Verilerinizi verimli şekilde kullanmanızı sağlayacak araçları firmanız için geliştirdik. Ürünlerimiz iasDB ve caniasIQ işletmelere, büyük ölçekli ve yüksek oranda erişilebilir kurumsal bilgi sistemlerini güvenli bir şekilde dağıtmaları için kaynaklar ve uzmanlık sağlıyor. Kolay ve hızlı kurulum özelliğiyle öne çıkan caniasIQ, müşteriler tarafından kullanılabilir ve performans ile operasyonel güvenilirliğe odaklanan çeşitli özellikler içerir. Yapay Zeka ve büyük veri alanlarında Canias’ın gelecekteki gelişmelerine tam olarak uyarlanan iasDB, ERP dünyasındaki son gelişmeler doğrultusunda Canias teknolojisinin gelişimini destekleyecek bir mimariye sahip” dedi.

Starship çok yakında 5. uçuşunu yapacak!

SpaceX’in 400 fit (122 metre) uzunluğundaki Starship adlı roketi bugüne kadar dört test uçuşu gerçekleştirdi. Şirketin kurucusu ve CEO’su Elon Musk’a göre beşincisi çok yakında.

Musk, Cuma günü (5 Temmuz) sahibi olduğu sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “5. uçuş, 4 hafta içinde” dedi.

Starship iki unsurdan oluşur: Süper Ağır olarak bilinen birinci aşama güçlendirici ve Starship veya kısaca Gemi olarak adlandırılan 165 fit (yaklaşık 50m) uzunluğundaki üst aşama uzay aracı. Her ikisi de yeniden kullanılabilir olacak şekilde tasarlanmıştır.

Starship’in dört test uçuşu 2023’ün Nisan ve Kasım aylarında; bu yılın 14 Mart ve 6 Haziran tarihlerinde gerçekleşti. Hepsi, SpaceX‘in Güney Teksas’taki Brownsville şehrinin yakınlarındaki tesisi olan Starbase’den fırlatıldı.

Araç her bir ardışık uçuşta daha iyi performans gösterdi. Örneğin en son fırlatma tamamen plana göre gerçekleşti; Super Heavy ve Ship zamanında ayrıldı; planlandığı gibi Dünya’ya geri döndü, sırasıyla Meksika Körfezi’ne ve Hint Okyanusu’na indi.

SpaceX, Teksas Körfezi'ne atık su boşaltma izni istiyor

Bu başarı, Uçuş 5 için nispeten hızlı geri dönüşü açıklamaya yardımcı oluyor. Starship 6 Haziran’da beklendiği gibi performans gösterdiği için, SpaceX’in bir sonraki fırlatma öncesinde analiz etmesi gereken daha az sorun var. Ayrıca, ABD Federal Havacılık İdaresi bir kaza soruşturması gerektirmedi, bu yüzden Uçuş 5 için ana zaman çizelgesi belirleyici unsur, düzenleyici onaydan ziyade teknik hazırlık oldu.

Her şey plana göre giderse, 5. Uçuş heyecan verici bir gelişmeye sahne olacak: SpaceX, dev güçlendiriciyi Starbase’in fırlatma yuvasına tam iniş için geri getirmeyi hedeflediğini açıkladı; bu çaba, tesisin fırlatma kulesinin “çubuk” kollarından destek alacak.

Musk, bu cesur stratejinin Starship’in uçuş hızını artıracağını, güçlendiricinin daha hızlı denetlenmesine, yenilenmesine ve yeniden fırlatılmasına olanak tanıyacağını söyledi.