71 ülkedeki saldırıların arkasındaki fidye yazılım grubu çökertildi

0

Fidye yazılım saldırıları katlanarak artarken, kolluk kuvvetleri de siber suç çetelerine karşı işbirliklerini sürdürüyor. Avrupa’nın ortak kolluk kuvveti Europol ve adli birimi Eurojust, geçtiğimiz günlerde büyük bir operasyon düzenleyerek 71 ülkedeki kuruluşlara yönelik saldırılarla bağlantılı bir fidye yazılımı grubunun çekirdek üyelerini Ukrayna’da tutukladı.

Yapılan açıklamada Fransa, Almanya, Hollanda, Norveç, İsviçre, Ukrayna ve ABD kolluk kuvvetlerinin ve adli birimlerinin katılımıyla dünya çapında önemli fidye yazılım saldırılarından sorumlu bir suç şebekesine darbe vurulduğu duyuruldu. İlgili siber suç şebekesinin düzenlediği saldırıların 71 ülkede 1.800’den fazla kurbanı etkilediğine inanılıyor. Faillerin büyük şirketleri hedef alarak işlerini fiilen durma noktasına getirdiği ve en az birkaç yüz milyon euroluk kayba neden olduğu ileri sürülmekte.

Eurojust ve Europol tarafından desteklenen operasyon, Ukrayna’da elebaşının tutuklanmasına ve dört şüphelinin gözaltına alınmasına yol açtı. Yapılan açıklamaya göre operasyonlar kapsamında toplam 30 yerde arama yapılmış ve yüzden fazla dijital ekipman aleti ele geçirilmiş durumda. Eurojust, “Ele geçirilen sistemlerde bazen aylarca fark edilmeden kaldıktan sonra, suçlular LockerGoga, MegaCortex, HIVE veya Dharma gibi farklı türde fidye yazılımları kullanıyorlardı” diyor ve ekliyor “Saldırganlar ilgili sistemlere sızdıktan ve verileri ele geçirdikten sonra ise mağdura bitcoin olarak ödeme yapması için bir fidye notu bırakıyordu.”

Yapılan açıklamaya göre fidye yazılım suç şebekesi sadece hackerlardan oluşmuyor, farklı roller de barındırıyormuş. Buna göre bazı üyeler BT ağlarını ihlal ederken, diğerlerinin mağdurların dosyalarının şifresini çözmek için yaptıkları kripto para ödemelerinin aklanmasına yardımcı olduğu bildiriliyor. Saldırganlar, kaba kuvvet ve SQL enjeksiyon saldırılarında kullanıcı kimlik bilgilerini çalarak ve kötü niyetli ekler içeren kimlik avı e-postalarını kullanarak hedef ağlara erişim sağlamışlar.

21 Kasım’da Kiev, Çerkassi, Rivne ve Vinnytsia’da 30 noktaya yapılan eşgüdümlü baskınlar, grubun 32 yaşındaki beyninin tutuklanması ve dört suç ortağının yakalanmasıyla sonuçlandı. Norveç, Fransa, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nden 20’den fazla araştırmacı Kiev’deki soruşturmada Ukrayna Ulusal Polisine yardımcı oldu. Europol ayrıca ev aramaları sırasında ele geçirilen verileri işlemek üzere Hollanda’da sanal bir komuta merkezi kurdu. Ele geçirilen verilerin teknik analizinin devam ettiği söyleniyor.

YouTube Premium mini oyunlar sunuyor!

0

YouTube, Premium kullanıcılar için 30’dan fazla ‘Oynanabilir’ mini oyun sunuyor. YouTube, Eylül ayında bazı kullanıcılarla ilk kez test ettikten sonra Premium kullanıcılar için bir dizi çevrimiçi oyuna erişim sunarak oyun hedefini genişletiyor. Google’ın sahibi olduğu şirket, Premium kullanıcılarına 30’dan fazla mini oyunu denemeye başlayabileceklerini bildirmeye başladı.

Kullanıcılar oyunları anında oynayabilir ve hiçbir şey indirmelerine gerek kalmıyor. Oyunlar Android, iOS ve masaüstünde oynanabiliyor. Başlamak için kullanıcılar, Ana Sayfa’da ekranı kaydırarak veya masaüstü ve mobil cihazlarındaki Keşfet menüsündeki “Oynatılabilir İçerikler” bağlantısını kullanarak bir “Oynanabilir İçerikler” rafı bulabiliyor. Oyun seçenekleri arasında Daily Solitaire, The Daily Crossword, Angry Birds Showdown, Merge Pirates, Farm Land, Words of Wonder, Endless Siege, 8 Ball Bilardo Klasik ve Brain Out gibi oyunlar yer alıyor.

YouTube Premium mini oyun özelliği

YouTube, oyunların 28 Mart’a kadar oynanabileceğini belirttiği için oyunlar her zaman mevcut olmayabilir. YouTube, bazı yeni özellikleri geniş çapta yayınlamaya karar vermeden önce sık sık Premium kullanıcılarla test ediyor. Veya YouTube, yakın zamanda artan abonelik ücretinin etkisini 13,99 dolara düşürmek için Premium kullanıcılarına oyunlara erişim izni veriyor. YouTube, oyun dünyasına adım atan birçok oyun dışı platformdan biri. Netflix, son iki yılını şu anda 70’ten fazla başlık içeren oyun kataloğunu oluşturmakla geçirdi. Yayın devi aynı zamanda bulut oyunlarına da genişlemeye çalışıyor. Bu arada TikTok, aralarında oyun geliştiricileri Vodoo,  Nitro Games,  FRVR ,  Aim Lab ve Lotum’un da bulunduğu bir avuç ortakla  HTML5 mini oyunlarını test ediyor. Ancak TikTok’un ana şirketi ByteDance’in oyun tutkusu, şirketin oyun departmanlarında toplu işten çıkarmalara başlamasıyla büyük ölçüde yavaşladı.

Premium kullanıcılarının erişebildiği tek yeni şey oyunlar değil. YouTube kısa süre önce yeni üretken yapay zeka özelliklerini denemeye başladı. Bunlar arasında YouTube’un içeriğiyle ilgili soruları yanıtlayan bir yapay zeka konuşma aracının yanı sıra YouTube’daki konuları özetleyen yeni bir özellik de var. Ayrıca bu ayın başlarında YouTube, Premium kullanıcılar için daha fazla özelliği kullanıma sundu. Şirket, 1080p HD’nin geliştirilmiş bit hızı sürümünü daha fazla cihaza genişletti. YouTube’u farklı cihazlarda izlemeye devam etme olanağını akıllı TV’lere ve tabletlere kadar genişletti. Başarıları sergileyen rozetleri kullanıma sundu ve Premium avantajları sayfasında yeni teklifler başlattı.

Ukrayna, Rus havacılık ajansını hacklediğini açıkladı!

Ukrayna yönetiminin hacklediği iddia ettiği Rosaviatsia, Rusya’da sivil havacılık sektörünü denetlemekten sorumlu olan ve uçuş ya da acil durum olaylarının kayıtlarını tutan bir kurum. Ukrayna tarafından yapılan açıklamaya göre hack sonucu ortaya çıkan bilgiler, Batı ülkelerinin yaptırımları nedeniyle Rusya’nın uçak tamiri ve bakımında sıkıntılar yaşadığını ortaya koyar nitelikte. Geçen yıldan bu yana, operatörlerin filolarını çalışır durumda tutmak için eski uçakları sökmek zorunda kaldıkları bildiriliyor.

Bu siber saldırı, Ukrayna hükümetinin “siber uzayda karmaşık bir özel operasyon” olarak tanımladığı ve bir ülkenin devlet düzeyinde bilgisayar korsanlığını açıkça kabul ettiği benzeri görülmemiş bir durum olması açısından kayda değer. Duyuruda, “Düşman bilgi sistemlerinin hacklenmesi ve sızılması sonucunda elde edilen veriler, Rosaviatsiya’nın bir buçuk yıldan fazla bir süredir tüm Rusya Federasyonu için günlük raporlarının bir listesini içeriyor. Analizler, terörist Rusya’nın sivil havacılık sektörünün çöküşün eşiğinde olduğunu gösteriyor” deniliyor.

Ukrayna çalınan verileri bir dosya paylaşım sitesine sızdırdı. Bu verilere göre Ocak 2023’te Rus sivil havacılık kurumu 185 kaza bildirdi. Bunların yaklaşık %30’u önemli kazalar. Rus uçak arızaları 2022’nin ilk dokuz ayında 50 iken 2023’ün aynı döneminde üç kat artarak 150’ye çıkmış durumda. Rus havacılık sektöründeki kritik sorunlar arasında motor arızaları, iniş takımları problemleri, hidrolik arızaları, flaplar ve yazılım problemleri yer alıyor.

Yine Ukrayna’nın ele geçirdiğini iddia ettiği verilere göre bakım konusunda zorluklarla karşılaşan Rusya, işlerin genellikle sertifikasız olduğu İran’dan dış kaynak kullanıyor. Mart 2022’de %10 olan bu oran, 2023 ortalarında %70 düzeyine tırmanmış. Rusya’nın 2023 ortalarında filosunun %35’inden fazlasını etkileyen, bazı uçakları parça için sökerek “havacılık yamyamlığına” başvurduğu da iddia ediliyor. Ayrıca Sovyet An-2 uçaklarının çoğunun Polonya’dan motor tedarikinin durması nedeniyle yere indirildiği, Ocak 2023’te Rusya’nın 220 Airbus uçağı, Aeroflot’un filosundaki 17 duman vakası da dahil olmak üzere 19 arıza yaşadığı ve Rusya’nın 230 Boeing uçağının çeşitli sistemlerde 33 teknik arıza yaşadığı da iddialar arasında.

Ukrayna istihbarat servisi bu sorunların temelinde yedek parça tedariki, yazılım güncellemeleri, Rus uçaklarının yabancı ülkelerde alıkonulması ve hava seyrüseferi için gerekli meteorolojik ve diğer verilere erişimin kısıtlanmasına yönelik yaptırımların önemli ölçüde rol aldığını söylüyor.

Amazon’dan yapay zeka destekli görsel oluşturucusu!

Amazon’un özellikle kurumsal müşterilerine yönelik olarak her sene düzenlediği AWS re:Invent etkinliği tüm hızıyla devam ediyor. Etkinliğin ilk gününde Microsoft’un Copilot ürününe her açıdan rakip olma iddiasındaki yapay zekâ destekli kurumsal sohbet robotu Q’yu tanıtan e-ticaret devi bugün ise DALL-E, Midjourney ve Bing AI Image Generator gibi yapay zekâ görüntü oluşturucu botlara rakip olarak konumlandıracağı Titan Image Generator’ı tanıttı.

 Amazon’un Titan jeneratif yapay zeka modelleri ailesinin bir parçası olan Titan Image Generator, bir metin açıklaması ile yeni görüntüler oluşturabiliyor veya mevcut görüntüleri özelleştirebiliyor. AWS Veri ve Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Swami Sivasubramanian gerçekleştirdiği sunum sırasında “Örneğin mevcut bir arka planı kolayca bir yağmur ormanı arka planıyla değiştirmek için modeli kullanabilirsiniz,” dedi.

Amazon, Titan Image Generator’ın “geniş bir etki alanı yelpazesinde” “çeşitli veri setleri” üzerinde eğitildiğini ve toksisite ve önyargı için yerleşik hafifletmeler içerdiğini söylüyor. Ancak şirket, bu veri setlerinin tam olarak nereden geldiğini ve Titan Image Generator’ı eğitmek için kullandığı görüntülerin tüm yaratıcılarından izin alıp almadığını belirtmiyor. Amazon’dan yapılan açıklamada şu ibareler yer alıyor:

“Bir içerik oluşturucu olarak, İngilizce doğal dil komutlarını kullanarak görüntüleri hızlı bir şekilde oluşturmak ve iyileştirmek için artık Amazon Titan Image Generator’ı kullanabilirsiniz. Bu da reklam, e-ticaret, medya ve eğlence sektörlerindeki şirketlerin büyük hacimlerde ve düşük maliyetle stüdyo kalitesinde, gerçekçi görüntüler oluşturmasına yardımcı oluyor. Model, metin açıklamalarına dayalı olarak birden fazla görüntü seçeneği oluşturarak görüntü konseptleri üzerinde yinelemeyi kolaylaştırır. Model, birden fazla nesne içeren karmaşık istemleri anlayabilir ve ilgili görüntüler üretir. Kapsayıcı niteliklere ve sınırlı bozulmalara sahip gerçekçi görüntüler gibi daha doğru çıktılar oluşturmak için yüksek kaliteli, çeşitli veriler üzerinde eğitilmiştir.

Titan Image Generator’ın görüntü düzenleme özellikleri arasında, yerleşik bir segmentasyon modeli kullanarak bir metin istemi içeren bir görüntüyü otomatik olarak düzenleme yeteneği de yer alıyor. Model, bir görüntünün arka planını genişletmek veya değiştirmek için bir görüntü maskesi ve dış boyama ile boyamayı destekler. Ayrıca görüntü boyutlarını yapılandırabilir ve modelin oluşturmasını istediğiniz görüntü varyasyonlarının sayısını belirleyebilirsiniz.”

Amazon Titan Image Generator şimdilik sadece AWS müşterilerine sunuluyor

Sivasubramanian, Titan Image Generator ile oluşturulan görüntülerin varsayılan olarak “kurcalamaya dayanıklı” görünmez bir filigranla birlikte geleceğini ve bunun yapay zeka tarafından üretilen yanlış bilgilerin yayılmasını azaltmaya yönelik bir girişim olduğunu söylüyor.

Titan Image Generator şimdilik sadece AWS müşterileri için ön izleme sürümü olarak mevcut, bu nedenle yeni AI görüntü oluşturucuyu deneyebilmek için AWS müşterisi olmanız gerekiyor.

Protein haritalama tekniği kitlelere ulaşabilecek mi?

0

Herhangi bir yapısal biyologla konuşun, size yeni ve harika bir yöntemin kendi alanlarını nasıl ele geçirdiğini anlatacak. Kriyo-elektron mikroskobu (kriyo-EM), proteinleri hızla dondurarak ve onları elektronlarla bombardıman ederek, protein şekillerini atoma yakın çözünürlükle haritalandırabilir. İşlevlerine dair ipuçları sunabilir ve ilaç geliştiricilerin hedefleyebileceği tümsekleri ve vadileri ortaya çıkarabilir. Bu teknik, birden fazla konfigürasyonda kıvranan proteinleri yakalayabiliyor ve hatta kristalleşmeye inatla direnç gösterdikleri için geleneksel röntgen analizinin sınırları dışında kalan proteinleri bile yakalayabiliyor. Pek çok araştırmacı, kriyo-EM’in gelecek yıl çözülecek yeni protein yapılarının sayısında x-ışını kristalografisini geride bırakacağını bekliyor. Protein haritalama tekniği bu şekilde daha ulaşılabilir hale gelebilir.

Protein haritalama tekniği

Ancak tüm çekiciliğine rağmen kriyo-EM’in kusurları var. Dondurma işlemi titiz ve mikroskoplar pahalı diyebiliriz. Üst düzey makinelerin satın alınması 5 milyon dolardan fazlaya, kurulumu da aynı miktarda ve işletme ve bakımı yılda yüzbinlerce dolara mal olabiliyor. Pek çok ABD eyaleti ve ülkesinde tek bir kriyo-EM mikroskobu yok. Oklahoma Üniversitesi’nde yapısal biyolog olan ve şu anda bunlardan yoksun olan Rakhi Rajan, “Sahip olanlar ve olmayanlar şu anda böyle” diyor.

Tıbbi Araştırma Konseyi Moleküler Biyoloji Laboratuvarı’ndaki (LMB) araştırmacılar, alanı demokratikleştirmek için çalışıyorlar. Bugün, Ulusal Bilimler Akademisi Bildiriler Kitabı’nda Birleşik Krallık ekibi, ilk yapılarını çözen prototip bir kriyo-EM mikroskobunu bir araya getirmeyi anlatıyor. LMB fizikçisi Chris Russo’nun “Ferrari” yerine “ucuz küçük hatchback” olarak adlandırdığı makine, maliyetinin onda biri karşılığında üst düzey makinelerle rekabet edebiliyor. Russo, bir üreticinin ekibinin tasarımını ticarileştirmesini istiyor ve bu tasarımın üretilip 500.000 dolara satılabileceğine inanıyor. Chan Zuckerberg Görüntüleme Enstitüsü’nün kurucu teknik direktörü Bridget Carragher bunun, yeni işe alınan bir başlangıç ​​paketinin veya Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) veya Ulusal Bilim Vakfı tarafından sunulan düzenli ekipman hibelerinden birinin kapsamı dahilinde olduğunu söylüyor.

Yapay zekadaki (AI) son gelişmeler, yapısal biyoloji yapmanın daha da ucuz bir yolunu sunuyor gibi görünebilir. Yapay zeka algoritmaları, bir proteinin yapısını basit amino asit dizisinden doğru bir şekilde tahmin edebiliyor. Ancak Russo, yapay zekaların bilinen yapılar üzerinde eğitilmesinden dolayı tahminlerinin bazen olağandışı protein konfigürasyonları nedeniyle yanıldığını ve hala kriyo-EM’nin yerini alamayacağını söylüyor. NIH, mevcut üst düzey kriyo-EM mikroskoplarına erişimi artırmak için, araştırmacı olmayan araştırmacıların analiz için numune gönderebileceği üç ulusal merkez oluşturdu. Ancak hub ve jant teli sistemi sorunlarla birlikte geliyor. Rajan genellikle ulusal merkezlerden gelecek sonuçları beklemek için aylar harcıyor, ancak örneklerinin başarısız olduğunu öğreniyor. Rajan, proteinlerini dondurma konusunda giderek daha iyi olmasına rağmen, numunelerinin yüzde 10’undan azının iyi verilerle sonuçlandığını düşünüyor.

Yeşil yakıtlı ilk transatlantik uçuş yapıldı!

0

Havacılık tarihinde ilk kez, yalnızca alternatif “yeşil” yakıtlarla çalışan bir yolcu jeti asfalttan ayrıldı. Şu anda Londra’dan New York’a doğru yol alan Boeing 787 uçağı, tamamı atık yağlardan ve tarımsal yan ürünlerden yapılmış 60 ton itici gaz taşıyor.

Virgin Atlantic tarafından gerçekleştirilen ve 28 Kasım saat 11:30 UTC’de Londra Heathrow’dan ayrılan uçuş, endüstri karbondan arındırma çabasındayken sürdürülebilir havacılık yakıtlarının (SAF) potansiyelini göstermek için düzenlendi. New York’un JFK havaalanına saat 14:40 ET’de inmesi planlanan jet, herhangi bir ticari yolcu veya kargo taşımıyor ancak Virgin Atlantic’in kurucusu Sir Richard Branson, havayolunun genel müdürü Shai Weiss ve İngiltere’nin ulaştırma bakanı Mark Harper da oradaydı.

Yeşil yakıtlı ilk transatlantik uçuş

Gerçek anlamda sürdürülebilir uçuşa doğru bir basamak olarak görülen SAF’ler, yandıklarında hâlâ atmosfere karbon salıyor. Ancak “ömür boyu emisyonlarının” geleneksel jet yakıtlarından yaklaşık yüzde 70 daha düşük olduğu düşünülüyor. Birçok havayolu halihazırda normal yakıt ve SAF karışımını kullanıyor, ancak ikincisinin yüksek maliyeti, şu anda dünya çapında kullanılan havacılık yakıtının yalnızca yaklaşık yüzde 0,1’ini oluşturduğu anlamına geliyor.

Air BP ve Virent tarafından tedarik edilen, bugünkü Virgin Atlantic uçuşuna güç veren SAF’ın yüzde 88’i suyla işlenmiş esterler ve yağ asitlerinden (HEFA) ve yüzde 12’si mısır üretiminin atık ürünlerinden elde edilen sentetik aromatik kerosinden (SAK) oluşuyor. Uçuşun başlamasından önce konuşan Birleşik Krallık Ulaştırma Bakanı Mark Harper yaptığı açıklamada: ” Yüzde 100 sürdürülebilir havacılık yakıtıyla desteklenen bugünkü tarihi uçuş, hem ulaşımı nasıl karbondan arındırabileceğimizi hem de yolcuların istedikleri zaman ve yerde uçmaya devam etmelerini nasıl sağlayabileceğimizi gösteriyor” dedi. Virgin Atlantic CEO’su Shai Weiss, uçuşun “sürdürülebilir havacılık yakıtının, fosil türevli jet yakıtının yerine güvenli, anında ikame olarak kullanılabileceğini ve uzun mesafe havacılığı karbondan arındırmak için tek geçerli çözüm olduğunu kanıtladığını” ekledi.

Havacılık sektörü şu anda küresel karbon emisyonunun yüzde 2-3’ünü oluşturuyor ve 2050 yılına kadar net sıfır uçuş hedefi, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir hedef olarak görülüyor. Bu hedefe ulaşma stratejisinin bir parçası olarak Birleşik Krallık hükümeti, birçok çevre aktivisti bu yaklaşımı eleştirse de tüm havayollarının 2030 yılına kadar en az yüzde 10 SAF kullanmasını zorunlu kılmayı planlıyor. Örneğin Stay Grounded savunuculuk grubundan Magdalena Heuwieser bugünkü uçuşun yalnızca ” yeşil aklama, dikkat dağıtma” olduğunu söyledi.

Yapay zeka kıyafet geliştiriyor

0

Yapay zeka hakkındaki heyecan yayılmaya devam ediyor ve yapay zekanın hayatımızı kolaylaştırabileceği ve hatta daha üretken hale getirebileceği yeni yollar görüyoruz. Yapılan son deney, yapay zekanın yalnızca söz konusu giysinin tek bir görüntüsüne bakarak giysileri yeniden yaratabildiğini gösteriyor.

Bu ilgi çekici bir deney ve araştırmacıların söylediğine göre, kendisine gösterilen kıyafetleri yeniden yaratmada yüzde 95,7’lik bir başarı oranı gösterildi. Deney, Sewformer olarak bilinen iki aşamalı bir yapay zeka sistemini içeriyor. Araştırmacılar cihazı 1 milyon giysi görüntüsü üzerinde eğitti. Tüm bu eğitimler de işe yaramış gibi görünüyor. Çünkü sistem bir görüntüye tek bir bakış atabiliyor ve ardından çeşitli parçaların nerede bir araya geldiğini ve onu yeniden oluşturmak için hangi desenleri kullanması gerektiğini anlamak için esas olarak giysinin yapısını bozabiliyor. Bu, yapay zeka tarafından üretilen kıyafetleri, kendisinden önceki tüm deneylerden daha gerçekçi hale getirebilecek.

Yapay zeka kıyafet tasarımını ele geçirebilir mi?

Araştırmacılar, elbette, bu tür bir sistemin göreceği en önemli kullanımlardan birinin sanal gerçeklik veya metaevren aracılığıyla olacağını söylüyor. Bu, geliştiricilerin teknolojiyi giysilerin dijital versiyonlarını yeniden oluşturmak ve ardından dijital dünyaya yerleştirmek için kullanmalarına olanak tanıyacak. Bu, kullanıcıların meta veri ortamında gerçek dünyadaki kıyafetleri yeniden yaratmasına olanak tanıyacak ve geliştiricilerin ve giyim yaratıcılarının dijital dünyadaki ürünleri için ücret almalarına olanak tanıyacak. Elbette, yapay zeka yapımı giysiler için, bir şey giyen birinin fotoğrafını çekmek, sonra onu yeniden yaratmak ve yeni tasarımlar yapmak için onu geliştirmek gibi başka olasılıklar da var.

Araştırmacıların bu deneyi buradan itibaren tam olarak nereye götürmeyi planladıkları ya da Sewformer sisteminin hazır giyim endüstrisinde herhangi bir şekilde yaygın bir şekilde benimsenip benimsenmeyeceği belli değil. Yine de, uygun eğitim ve araçlar verildiğinde yapay zekanın neler yapabileceğini görmek gerçekten harika.

orunu çözmek için ilk önce, model eğitimi ve niceliksel değerlendirme için yaklaşık 1 milyon görüntüden ve gerçek dikiş desenlerinden oluşan SewFactory adlı çok yönlü bir veri kümesini sentezleniyor. SewFactory çok çeşitli insan pozlarını, vücut şekillerini ve dikiş desenlerini kapsar ve önerilen insan dokusu sentezi ağı sayesinde gerçekçi görünümlere sahip. . Ardından, dikiş deseni tahmin performansını önemli ölçüde artıran, Sewformer adı verilen iki seviyeli bir Transformer ağı uygulanıyor.

BKM 2023 Yılı Ekim Ayı Verilerini Açıkladı!

0

Bankalararası Kart Merkezi tarafından her ay düzenli olarak yayınlanan veriler, Türkiye’deki kredi kartı ve ön ödemeli kartların kullanımına ışık tutuyor. Yeni rapordan elde edilen verilere göre, Ekim ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 113,9 milyon, banka kartı sayısı 186,2 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 85,8 milyon adet oldu.

Kullanımda artış devam ediyor 

2022 yılının Ekim ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 18’lik, banka kartı adedinde yüzde 12’lik, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 25’lik artış yaşandı. Toplam kart sayısı ise 385,9 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artış gösterdi.

Ödenen tutarlar artıyor 

Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile ekim ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 122 artarak 836,4 milyar TL Oldu. Kartlı ödemelerin 683,6 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 137,3 milyar TL’sinde banka kartları, 15,5 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 129, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 89 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde 126 oldu.

Adetlerde de artış yaşanıyor 

Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile ekim ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 1,4 milyar adet Oldu. Kartlı ödemelerin 798,9 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 548,5 milyon adedinde banka kartları, 100,6 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 22 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde 36 oldu.

BKM 2023 Yılı Ekim Ayı Verilerini içeren raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz. 

Yenilikçi sağlık teknolojisine yatırım aranıyor!

Interrupt Biyomedikal ve Mühendislik A.Ş., Parkinson hastaları için geliştirdiği yenilikçi ürünü MoveMate ile sağlık teknolojisi alanında çığır açıyor. Şirket, Fonbulucu platformu üzerinden yürüttüğü kitle fonlama kampanyasında 7 Milyon TL’lik hedefine ulaşma yolunda önemli bir başarı elde etti: Şu ana kadar kampanya, %60.6 oranına denk gelen 4.2 Milyon TL topladı.

MoveMate, Parkinson hastalarının yürüme esnasında karşılaştıkları “Freezing of Gait” (Donma Fenomeni) sorununa yenilikçi bir çözüm getiriyor. Gerçek zamanlı sensör teknolojisi ve özelleştirilebilir işitsel destek ile hastaların günlük yaşamlarını kolaylaştıran MoveMate, bağımsızlık ve hareket özgürlüğü sunuyor.

Interrupt, kitle fonlama kampanyasını başarıyla tamamlamak ve MoveMate’i daha geniş bir pazara sunmak için yatırımcılarına katılım çağrısında bulunuyor. Kampanya, yatırımcılara sağlık teknolojisi sektöründe büyüme potansiyeli yüksek bir girişime çok uygun bir değerleme miktarı ile katılma fırsatı sunuyor. Bir sonraki yatırım turunda girişim alacağı medikal belge ve açılacağı Avrupa pazarı ile değerlemesini katlamayı hedefliyor.

Yatırımcılar ve destekçiler, Fonbulucu platformu üzerinden ilgili kampanyaya katkıda bulunabilir ve bu yenilikçi girişimin bir parçası olabilirler.

Gmail temizliği için geri sayım

0

Google’ın eski hesaplarınızı silmesini engellemek için son bir şansınız var. 2019 itibarıyla Google’ın dünya çapında yaklaşık 1.5 milyar aktif Gmail kullanıcısı vardı. Bu sayı muhtemelen o zamandan beri arttı. Her Google hesabı, Gmail’e ve diğer Google uygulamalarına ücretsiz erişimle birlikte geliyor. Bu da Gmail’i dünyadaki en popüler e-posta uygulamalarından biri haline getiriyor. Uygulamanın mobil sürümü yalnızca 10 milyar indirme sayısına ulaştı ve bu yalnızca Android için geçerli.

Google hesapları ücretsiz olduğundan istediğiniz kadar Gmail tanıtıcısına sahip olabiliyorsunuz. Birini iş için, birini özel hayatınız için kullanabilirsiniz. Ve sadece çevrimiçi alışveriş için bir tane alabilirsiniz. Ancak düzenli olarak kullanmadığınız Gmail hesaplarınızda düzenli olarak oturum açmazsanız, bunların silinmesi riskiyle karşı karşıya kalırsınız. Google, yeni politikayı mayıs ayında açıklayarak, iki yıldır kullanılmayan Gmail hesaplarının kalıcı olarak kaldırılacağını açıklamıştı. Bu ilk temizleme Aralık ayında başlayacak; dolayısıyla bu, Google’ın eski mülkle ilişkili dijital verileri yok etmesini engellemek için son şansınız.

Gmail temizliği başlamak üzere

Google, Mayıs ayında Gmail’in toplu silme işleminin, oluşturulan ve bir daha asla kullanılmayan hesaplar için başlayacağını söylemişti. Google, bu hesapları fiilen temizlemeden önce kullanıcıları bilgilendirecektir. Risk altındaki eski Gmail hesaplarınız varsa muhtemelen bu tür bildirimleri zaten alışmış olmalısınız. Google ayrıca politika güncellemesinin yalnızca kişisel Google hesaplarını ilgilendirdiğini söyledi. Okul veya iş yerinizin Gmail işlemleri yeni şartlardan etkilenmeyecektir. Ayrıca Google, içinde YouTube videoları bulunan hiçbir hesabı silmeyi planlamıyor.

Google bir Google hesabını sildiğinde, bu hesapta bulunabilecek tüm kişisel verilere erişiminizi kaybedersiniz. Yalnızca Gmail değil, Dokümanlar, Fotoğraflar ve Drive da var. Google’ın yıllar içindeki devasa büyümesi göz önüne alındığında, bu hamle mantıklı görünüyor. Bu, Google’ın eski Gmail hesaplarına bağlı olabilecek kaynakları serbest bırakmasına olanak tanıyor. Google ayrıca mayıs ayında Google’ın hesabınızı silmesini önlemek için yapmanız gerekenleri de açıklamıştı. Gmail’de veya diğer Google mülklerinde en az iki yılda bir oturum açmalısınız. Bu, Google’a halen etkin olduğunuzu bildiriyor. Google, Gmail tasfiyesi için genel bir “Aralık 2023” son tarihi dışında hiçbir zaman bir başlangıç ​​tarihi sunmadı. Ancak Google mülklerinizin her biri için yukarıdaki görevlerden birini gerçekleştirmeyi ertelemeseniz iyi olacak.

Instagram çocukları cinselleştiren markalar sunuyor iddiası

Instagram’ın takipçilere, çocukları cinselleştiren makaralar sunduğu bildirildi. X’in Yahudi karşıtı içerik içerdiği iddia edilen reklam tartışmasının ardından, içerik algoritması nedeniyle mercek altına alınma sırası artık Meta’da. The Wall Street Journal tarafından yürütülen bir araştırmaya göre, Instagram’ın Reels video hizmeti, yalnızca genç ve genç yaştaki bireyleri(yani genç jimnastikçileri ve amigo kızları) takip eden hesapları test etmek için “çocukların riskli görüntülerinin yanı sıra açıkça cinsel içerikli yetişkin videoları” da sunacak. Bu tür reklamların Meta platformlarında yasaklanması gerekiyordu.

Instagram çocukları cinselleştiren markalar mı sağlıyor?

Daha da kötüsü, bu tür müstehcen içeriklerin Disney, Walmart, Pizza Hut, Bumble, Match Group ve hatta The Wall Street Journal gibi önemli ABD markalarını temsil eden reklamlara da karıştırılmasıydı. Raporda, Kanada Çocuk Koruma Merkezi’nin de ayrı ayrı kendi testleriyle benzer sonuçlar elde ettiği belirtildi. Walmart ve Pizza Hut görünüşe göre yorum yapmaktan kaçınırken, Bumble, Match Group, Hims (erektil disfonksiyon ilaçları perakendecisi) ve Disney o zamandan beri ya reklamlarını Meta’dan çekti ya da firmaya bu sorunu çözmesi için baskı yaptı. X ile ilgili daha önce yaşanan tartışmalar göz önüne alındığında, reklamverenlerin reklamlarının yanında gösterilen içerik türü konusunda çok daha hassas oldukları görülüyor. Buna yanıt olarak Meta, müşterilerine araştırma yaptığını ve “bir şirketin reklamlarının kabul edilemez olarak nitelendirdiği içeriğin yanında ne sıklıkta göründüğünü belirlemek için marka güvenliği denetim hizmetlerine para ödeyeceğini” söyledi. Ancak firma, gelecekte önlem alınmasına ilişkin bir zaman çizelgesi veya ayrıntı sunma konusunda yetersiz kaldı.

Bu tür testlerin mutlaka gerçek kullanıcı deneyimini temsil etmediği söylenebilir (teknoloji şirketlerinin iddia ettiği gibi), Instagram’ın çocuklara yönelik cinsel içerikli içerikleri toplama eğilimi, şirket içinde bilinen bir sorundu. Mevcut ve önceki bilgilere göre Reels piyasaya sürülmeden önce bile bu durumlara rastlanıyordu.

Aynı grup kullanıcı, etkili bir çözümün, ilgili içeriği kullanıcılara iletmekten sorumlu algoritmaların yenilenmesi gerektiğini öne sürdü. Bununla birlikte, WSJ tarafından görülen dahili belgeler , trafik performansının sosyal medya devi için görünüşe göre daha önemli olması nedeniyle Meta’nın güvenlik ekibinin bu tür köklü değişiklikleri uygulamasını zorlaştırdığını ileri sürdü.

Yeşil dönüşümde kararlı olan AB’den Hidrojen Bankası açılımı

Fosil yakıtlara kıyasla daha temiz ancak teknolojisi daha maliyetli olan hidrojen, ilgi çekmeye devam ediyor. Türkiye’nin ilk elektrikli yerli otomobilini üreten Togg, kısa süre önce hidrojenle çalışan arabalar için çalışmalarına başlarken Koç Grubu şirketlerinden Otokar ise Avrupa’nın en büyük otobüs fuarı Busworld Europe’ta hidrojen yakıt hücreli otobüsü KENT Hidrojen’i dünya sahnesine taşımıştı. Şimdi ise AB’den hidrojen konusunda önemli bir adım geldi ve Hidrojen Bankası faaliyetlerine başladı.

Avrupa 2030 yılına kadar yılda 10 milyon ton yenilenebilir hidrojen üretmek istiyor. Şirketlerin hidrojene geçmelerini sağlamak için Brüksel, ödeme güçleri ile temiz gaz üreticilerinin uyguladığı yüksek fiyatlar arasındaki farkı karşılamak üzere bir sübvansiyon programı başlattı. Bu kapsamda AB’nin Hidrojen Bankası faaliyete başladı ve endüstriyel karbonsuzlaştırma için hayati önem taşıyan yakıta olan talebi canlandırmak için hidrojen üreticilerine 800 milyon euro teklif ediyor. AB’nin yeni Yeşil Anlaşma şefi Maroš Šefčovič, geçtiğimiz haftaki lansman sırasında “Bugünkü lansman, yenilenebilir hidrojen arz ve talebini birbirine bağlamakla ilgili” dedi.

AB’nin şu anda ton başına 80 euro olan karbon fiyatından elde edilen geliri kullanan “hidrojen bankası”, tedarikçilerle alıcıları eşleştirecek ve fiyat farkını yumuşatacak.Bu işlemin şeffaf bir şekilde yapılması, dışarıdan gözlemcilerin gelişmekte olan hidrojen ekonomisinin piyasa dinamiklerini anlamalarını sağlayacak. Günümüzde, ana tüketiciler ve rafineriler hidrojeni kendi kullanımları için yerinde üretme eğiliminde olduklarından çok az hidrojen ticareti yapılmakta.

Komisyon Üyesi, “Bu, Avrupa hidrojen piyasasını başlatmaya yardımcı olacak fiyat noktaları hakkında şeffaflık yaratmakla ilgili bir girişim ve önemli bir başlangıç noktası” dedi. Programa toplam 3 milyar euro tahsis edilirken duyurusu yapılan 800 milyon euroya ek 2.2 milyar euro ise önümüzdeki yılın başlarında kullanıma açılacak.

Açıklanan programda destek miktarı kilogram başına 4,5 euro ile sınırlandırılmış durumda ve on yılı kapsayan bir ödeme planında verilecek. Destek anlaşması karşılıklı olarak imzalandıktan sonra ise üretimin en geç beş yıl içinde başlaması gerekiyor. Bütçe göz önüne alındığında, programın tamamı toplamda en az 0,09 milyon ton hidrojen ya da yıllık 2030 hedefinin %0,9’unun üretilmesini kolaylaştırabilir.

Bu arada, Almanya’nın yerel hidrojen tedarik programı H2Global yaklaşık 5 milyar euro düzeyinde. Avrupa’nın hidrojen endüstrisi uzun zamandır bu iki programı birleştirmeyi ve diğer AB ülkelerinin de bankaya para yatırmasını umuyordu ve bu fikir Mayıs ayında Berlin yönetimi tarafından resmen onaylandı ancak henüz uygulamaya geçmedi.

Diğer yeşil teknolojiler için de daha fazla kaynak yaratılacak

Bu arada, ETS gelirlerinin 4 milyar euroluk kısmı da diğer karbonsuzlaştırma teknolojilerinin yaygınlaştırılması için kullanılacak ancak hidrojen bankasından faydalananlar bunun dışında tutulacak. Sera gazı emisyonlarını azaltma potansiyellerini kanıtlamaları, uygun maliyetli olmaları ve Avrupa’da yerleşik olmaları koşuluyla irili ufaklı projelerin maliyetlerinin %60’ı AB tarafından karşılanabilecek.

Amazon, AWS müşterileri için Thin Client cihazını tanıttı

0

Amazon, kurumsal kullanıcıların Amazon WorkSpaces gibi sanal masaüstü ortamlarına internet üzerinden erişmelerine olanak tanıyan 195 dolarlık yeni İnce İstemci (Thin Client) cihazlarını piyasaya sürdüğünü duyurdu. Piyasaya sunulan cihazlar ilk bakışta Fire TV Cube gibi görünebilir zira aslında kullanılan donanım ve ürün dış tasarımı birebir aynı.

Amazon, her ne kadar bir e-ticaret devi olarak ün salsa da aslında son dönemde bulut bilişim ve kurumsal müşterilerine yönelik Amazon Web Services ile öne çıkıyor. Öyle ki firmanın yaptığı son finansal çeyrek raporu açıklamasında da AWS, e-ticaret devi için en küçük satış geliri kalemi olsa da en karlı iş durumunda olduğunu göstermiş durumda. Hal böyle olunca, AWS müşterilerinden gelen talepler de firma için özel bir öneme sahip.

Amazon, kurumsal müşterilerinin AWS ve ilintili servislerde oturum açma işlemlerini çoğunlukla her biri 600 ila 1.200 dolara mal olan masaüstü ya da dizüstü bilgisayarlar üzerinden yapma eğiliminde olduklarını söylüyor. Kurumsal müşterilerden gelen daha hesaplı bir “Thin Client – İnce İstemci” talebini değerlendiren Amazon, son kullanıcı pazarına 2018 yılından beri sunduğu Fire TV Cube donanımını kurumsala özel olarak yeniden tasarlayarak pazardaki bir açığı da adreslemeyi hedeflemiş.  

Amazon’dan yapılan açıklamaya göre AWS ilk kez bir tüketici cihazını AWS müşterileri için harici bir donanım ürününe uyarladı. AWS’de Son Kullanıcı Bilgi İşlem Ürün Direktörü olan ve Amazon WorkSpaces Thin Client projesini yöneten Melissa Stein konuyla ilgili şu açıklamayı yapıyor: “Müşteriler bize özellikle çağrı merkezleri ya da ödeme işlemleri gibi yüksek cirolu ortamlarda daha düşük maliyetli bir cihaza ihtiyaç duyduklarını söylediler. Seçenekleri araştırdık ve Amazon Fire TV Cube için kullandığımız donanımın müşterilerin bulut tabanlı sanal masaüstlerine erişmek için ihtiyaç duydukları tüm kaynakları sağladığını gördük. Bu nedenle, bu cihaz için tamamen yeni bir yazılım yığını oluşturduk ve yeni bir donanım tasarlamamız ve oluşturmamız gerekmediğinden, bu tasarrufları müşterilere ek değer olarak aktarıyoruz.”

BT camiasında “ince istemci” genellikle bulut için optimize edilmiş basit bir donanım cihazı anlamına gelir. İşlem gücünü buluta aktaran ince istemciler, gelişmiş donanım özelliklerine sahip olmayan basit, düşük maliyetli cihazlar olarak tasarlanabiliyor. HP, Delli Lenovo ve Siemens gibi firmaların domine ettiği İnce İstemci pazarı tüm dünyada yaklaşık yıllık 1,7 milyar dolarlık bir pazar ve Amazon şimdi bu pazara kendi ürünüyle adım atıyor.  

Dışı Fire TV Cube, içi Amazon WorkSpace

Amazon WorkSpaces İnce İstemci’nin etrafında bir tur attığınızda Fire TV Cube ile arasında gözle görülür bir fark olmadığı dikkati çekiyor. Cihazın içi ise benzerliklerin bittiği yer zira Amazon WorkSpaces İnce İstemci, amaca yönelik olarak oluşturulmuş ürün yazılımına; buluttaki uygulamalara hızlı, basit ve güvenli erişime ihtiyaç duyan çalışanlar için tasarlanmış bir işletim sistemine ve BT’nin uzaktan yönetmesine olanak tanıyan bir ek yazılıma sahip.

Amazon WorkSpaces İnce İstemcileri cihaz başına 195 dolardan başlıyor ve Amazon’un işletmeler arası (B2B) pazarı Amazon Business aracılığıyla satılıyor. Şirketler önceden yapılandırılmış donanım sipariş edebilir ve çalışanların evlerine veya ofislerine hızlı bir şekilde gönderilmesini sağlayabiliyor.

Amazon’dan üst düzey güvenlik sözü

Amazon’a göre AWS’deki her şeyde olduğu gibi, Amazon WorkSpaces İnce İstemci cihazlarında da güvenlik oluşturmak “sıfırıncı işti”. AWS Bulutu tarafından desteklendiği için cihazın kendisi veri depolamıyor ve yalnızca bir BT yöneticisi tarafından merkezi olarak dağıtılan onaylı yazılımı çalıştırıyor. Bu sayede bir cihazın kaybolması ya da bir çalışanın şirketten ayrılıp cihazını elinde tutması durumunda ortaya çıkabilecek güvenlik açıkları azaltılmış oluyor ki projeyi yöneten Melissa Stein Stein bunun birçok AWS müşterisi için büyük bir sorun olduğunu belirtmekte. Amazon WorkSpaces Thin Client cihazları ile tüm veriler bulutta güvende kalıyor ve cihaz hiçbir yerel veri içermiyor.

Amazon WorkSpaces Thin Client ayrıca cihaz üzerinde donanım kimlik doğrulaması ve kalıcı masaüstleri (WorkSpaces), kalıcı olmayan uygulamalar (Amazon AppStream) ve kullanıcının buluttaki masaüstüne güvenli bir bağlantı oluşturan yalnızca tarayıcı üzerinden güvenli erişim (WorkSpaces Web) ile entegrasyon yoluyla donanım düzeyinde güvenlik de içeriyor.

Lenovo yeni yüksek performanslı iş istasyonlarını tanıttı!

5nm Zen 4 mimarisi üzerine kurulu, 96 çekirdeğe ve 192 iş parçacığına kadar destekleyen en yeni AMD Ryzen Threadripper PRO 7000 WX Serisi işlemcilerden güç alan Lenovo ThinkStation P8, yapı bilgi modellemesi (BIM) iş akışları, yazılım geliştirme projeleri veya ürün yaşam döngüsü yönetimi gibi yüksek yoğunluklu ortamlarda öne çıkıyor.

Aston Martin’den ilham alan çok yönlü bir kasada optimize edilmiş termal tasarıma sahip ThinkStation P8, Lenovo’nun efsanevi güvenilirliğini, müşteri deneyimini ve inovasyonunu AMD ve NVIDIA® tarafından geliştirilen yenilikçi işlem mimarisiyle birleştiriyor.  ThinkStation P8, sonuç odaklı iş akışı çevikliğine yoğunlaşan birden fazla segmentte yoğun iş yükleri için çıtayı yükseltiyor.

Lenovo ThinkStation P8
Lenovo ThinkStation P8

Lenovo İş İstasyonu ve İstemci Yapay Zeka İş Birimi Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Rob Herman ürüne dair şunları söyledi: “Lenovo olarak müşterilerimizin değişen ve çeşitli ihtiyaçlarına uyum sağlayabilecek yüksek kaliteli iş istasyonlarına ihtiyaç duyduğunun farkındayız. Bu yüzden AMD ve NVIDIA iş birliğiyle işlem gücü, esneklik ve işletme sınıfı özellikleri bir araya getiren bir iş istasyonu olan ThinkStation P8’i yarattık. Karmaşık simülasyonlar çalıştırmak, çarpıcı görseller oluşturmak veya çığır açıcı yapay zeka uygulamaları geliştirmek için benzersiz performans ve ölçeklenebilirlik sunmak için geliştirilen ThinkStation P8, bu ihtiyaçların hepsine yanıt verebilecek güçte. Lenovo’nun sahip olduğu sertifikaların yanı sıra güvenliği ve desteğiyle ThinkStation P8’in beklentilerin ötesine geçeceğine inancımız tam.”

Esnek ve çok yönlü sektör çözümleri

Mimarlık, mühendislik, medya ve eğlence, sağlık, eğitim ve araştırma gibi alanlardaki profesyoneller, güçlü ve güvenilir bir iş istasyonun iş başarısı için kritik öneme sahip olduğunu bilir. Yoğun veri kullanımı gerektiren iş akışlarından gerçek zamanlı grafik uygulamalarına ve yapay zeka modeli geliştirmeye kadar karmaşık ve zorlu görevlerin yönetilmesi, bu sektörlerde yürütülen çalışmaların doğal bir parçası olurken kullanıcılar; üretkenlik, yaratıcılık ve inovasyonun sınırlarını zorlamalarını sağlayan yüksek düzeyde yapılandırılabilir, son teknoloji ürünü iş istasyonu çözümlerinden yararlanır. Lenovo iş istasyonları, ayrıca yapay zeka için veri hazırlama, veri temizliği, veri görselleştirme, model seçimi, model puanlama, model eğitimi ve ince ayarların yapılması gibi, veri bilimcilerin iş akışının önemli bir bölümünü oluşturabilen görevler için ideal çözümler olarak öne çıkıyor.

ThinkStation P8 ise bunun gibi en zorlu iş yükleri için geliştirilmiş bir iş istasyonu. Aston Martin iş birliğiyle geliştirilen güçlü termal tasarım, kullanıcıların yüksek işlem gücüne sahip AMD CPU’ların ve NVIDIA RTX profesyonel ekran kartı seçeneklerinin sınırlarını daha hızlı ve daha uzun süre zorlamasını sağlayarak P8’i en karmaşık iş akışlarının üstesinden gelmek için ideal hale getiriyor.

Önde gelen 5nm “Zen 4” mimarisi üzerine kurulu, 96 çekirdeğe ve 192 iş parçacığına kadar destekleyen en yeni AMD Ryzen Threadripper PRO 7000 WX Serisi işlemcilerden güç alan Lenovo ThinkStation P8, yapı bilgi modellemesi (BIM) iş akışları, yazılım geliştirme projeleri veya ürün yaşam döngüsü yönetimi gibi yüksek yoğunluklu ortamlarda öne çıkıyor. Raf için optimize edilmiş yeni şık ve sağlam kasa, daha zorlu genişletme olanaklarını yönetmek için daha büyük Platinum güç kaynağı seçenekleri sunuyor. Örneğin, üç (3) kadar NVIDIA RTX 6000 Ada Nesli GPU’lara kadar destekleyen sistem, gerçek zamanlı ışın izleme veya video işleme, simülasyon veya bilgisayar destekli tasarım gibi grafik yoğunluklu uygulamalarda tamamlama süresini önemli ölçüde kısaltıyor. Bileşenlerin birleşik işlem gücü; dijital dünyalar, AR/VR içerik üretme ve gelişmiş yapay zeka modelleri geliştirme gibi, kullanıcıyı içine alan yeni dünyaların kapılarını açıyor.

AMD Ryzen Threadripper PRO WX Serisi İşlemciler ve NVIDIA RTX ekran kartlarına sahip ThinkStation P8, 2024 yılı 1. çeyrekten itibaren satışa sunulacak.

Dijital dönüşüm yolundaki AB’de Baltık ülkelerinden karşı hamle!

0

Almanya, Estonya, Letonya ve Litvanya, Avrupa Komisyonu’na AB dijital dönüşüm politikasında yeni bir reform önerisiyle gelmeye hazırlanıyor. Ortak girişimde Baltık ülkeleri Berlin’in AB üzerindeki nüfuzundan yaralanmak isterken Almanya ise dijitalleşme konusunda Baltık ülkelerinin uzmanlığından faydalanmayı umuyor.

Almanya Dijitalleşme Bakanı Volker Wissing 24 Kasım Cuma günü Mainz’da Litvanyalı, Estonyalı ve Letonyalı mevkidaşlarıyla bir araya gelerek AB dijital politikasında reform yapılmasına yönelik dokuz maddelik bir plan sundu.Komisyon’a sunulan teklif, önümüzdeki Haziran ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ardından başlayacak yasama döngüsü öncesinde dijital politikayı daha inovasyon dostu hale getirmeyi amaçlıyor.

“Yeni Avrupa Komisyonu’na sahip olduğumuzda, ona inovasyon dostu üye devletlerin taleplerinden oluşan bir katalog sunmalıyız” diyen Wissing, önümüzdeki dönemde dijital dönüşüm yolunda “çok fazla ilerleme kaydetmek için” buna ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi. Kamu sektörünün dijitalleşmesinde öncü bir ülke olarak kabul edilen Estonya’nın dijital bakanı Tiit Riisalo ise “Dijital gelişimi şimdi hep birlikte AB bağlamında da ilerletmeyi umuyoruz” dedi.

Reformun dokuz maddesipek çok çevreden eleştiri alan Brüksel’deki mevcut dijital dönüşüm planına karşı bir öneri olarak tasarlandı. Almanya Dijitalleşme Bakanı Wissing sözlerini şöyle sürdürdü: “Komisyon’a dijitalleşmenin yenilikçi ve inovasyon dostu bir şekilde nasıl işlemesi gerektiğini anlatmak zorundayız.”

Hazırlanan dokuz maddelik plan KOBİ’leri önceliklendiriyor

Dokuz maddelik plan, Avrupalı işletmeler ve tüketiciler için düşük yük getiren bir dijital ortam ve yeni kurulan işletmeler ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ’ler) aktif katılımı çağrısında bulunuyor.

İttifakın bir diğer amacı da Avrupa’nın veri ekonomisini teşvik etmek. Gruba göre, ‘dijital olarak dönüşmüş bir Avrupa’ hedefine ulaşmak için dünya standartlarında bir dijital altyapıya ihtiyaç var. Grup aynı zamanda etkili bir platform düzenlemesi, özellikle de sadece internet için değil aynı zamanda veri depolama ve iletimi için de güvenilir bir yaklaşım için baskı yapıyor.

Hazırlanan plan etkili dijital yönetişimin sağlanmasının yanı sıra AB’nin dijital uzmanlığının, finansmanının ve yenilikçilik potansiyelinin güçlendirilmesine odaklanılıyor. Siber güvenlik de ortak bir görev olarak belirleniyor.

Öte yandan Avrupa Birliği geçtiğimiz aylarda dijitalleşme yolunda atılan adımları değerlendiren son derece kapsamlı bir rapor yayınlamıştı. Dijital On Yılın Durumu hakkında yayınlanan ilk rapor, dijital açıdan daha egemen, dirençli ve rekabetçi bir AB’yi güçlendirmek için dijital dönüşüm gerçekleştirme yolunda kaydedilen ilerlemeye kapsamlı bir bakış sunuyor.

KOSGEB’den yeni destekler geliyor!

Girişimci İşadamları Vakfı (GİV) tarafından düzenlenen “Girişimci Buluşmaları”nda konuşan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, destek sayısının azaltılacağını, sektörel ve bölgesel yeni destekler açıklayacaklarını, yeni dönemde jenerik destekler ve özel destekler olacağını bildirdi.  

Girişimci İşadamları Vakfı (GİV) tarafından girişimcilerin bilgilendirilmesi, bilgi ve tecrübe paylaşımı için düzenlenen “Girişimci Buluşmaları”, 27 Kasım 2023 Pazartesi günü Bahariye Mevlevihanesi’nde Vakıf Merkezi’nde gerçekleştirildi. Girişimci Buluşmaları’na konuk olarak katılan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, KOSGEB’de yeni bir dönemin başladığını, KOSGEB’i yalınlaştıracak, basitleştirecek, basitleştirdikçe derinleştirecek ve dijitalleştirecek bir yapılanma üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, yeni dönemde KOSGEB’in nasıl yapılanacağını, Techinside’a anlattı:

KOSGEB’in tanımı değişecek

GİV Başkanı Mehmet Koç, GİV Yönetim Kurulu üyeleri ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile GİV üyelerinin yoğun katılım gerçekleştirdiği Girişimci Buluşmaları’nda konuşan KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, kurumun geçmiş uygulamalarından örnekler vererek şunları söyledi:

“1991 yılında kurulan KOSGEB, ilk başlarda imalatçıları destekliyordu. 2000’li yıllara kadar girişimciye destek yok. 2009’dan sonra girişimciye destek verilmeye başlanıyor. KOSGEB yılda 90 binin üzerinde kişiye eğitim veriyor. Online olduğu için sayı çok yüksek. KOSGEB’in bir yılda destek verdiği işletme sayısı 103 bin. Her alana ulaşabiliyoruz. KOSGEB her 10 yılda bir değişim geçirmiş. 36 destek programımız var, ancak 4-5 tanesi biliniyor. Bizim artık KOSGEB tanımını değiştirmemiz lazım. KOSGEB’i yalınlaştıracağız, basitleştireceğiz, basitleştirip derinleştireceğiz, nasıl daha iyi değerlendireceğimize bakacağız, dijitalleştireceğiz. Yani veriye dayalı bir yönetim olacak.”

Ar-Ge desteği isteyen TÜBİTAK’a gitmeli

KOSGEB’den, kurulduğu 1991 yılından buyana 1 milyonun üzerinde işletmenin yararlandığını, KOSGEB desteklerinden yararlanan her 100 işletmeden 41’nin faaliyetlerine 5 yıldan sonra da devam ettiğinin belirlendiğini anlatan Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Daha etkin nasıl destek verilebilir bunu değerlendiriyoruz. İlk yılı ödemesiz olmak üzere geri ödemeli desteklerimiz, enflasyon ortamında hibe gibi oluyor. KOSGEB olarak yanınızdayız diyoruz. Yeni dönemde daha çok yanınızda olacağız. Yeni dönemde Ar-Ge desteklerinden çekileceğiz. İnovasyonda kalacağız. Ar-Ge desteği isteyen TÜBİTAK’a gitsin.”

KOSGEB’in girişimciliği yaygınlaştırması gerektiğini, buna odaklandıklarını anlatan KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, “Girişimcilik ile ilgili tek kurum KOSGEB değil, ama en büyük desteği veren KOSGEB’dir. Artık veriye dayalı dijital KOSGEB göreceksiniz. Bundan sonra jenerik destekler olacak, özel destekler olacak” dedi.

Yeni KOSGEB desteklerini açıkladı

İbrahimcioğlu yeni dönem için planladıkları destekleri de şöyle saydı: “Teknolojiye yatırım desteği, kapasite geliştirme desteği, sürdürülebilirlik desteği, yenilenebilir enerji desteği, şirketlere dijitalleşme desteği, küresel alanda rekabet gücünü artıracak destekler olacak. Bu alanlar için 250 milyon dolarlık destek verilecek. Ayrıca model fabrika ve bölgesel desteklerimiz olacak. Her bölgeye ayrı sektörel destekler olacak. KOSGEB desteklerinin limitleri de değişecek.”

7 yılda 15 bin tekno girişim hedefi bulunduğuna işaret eden KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, “enerji maliyetini düşürme desteği olacak. Bunun için imalatçı olması gerekiyor. Çatı GES için yüzde 60’a kadar destek verilecek. Karbon emisyon değerini azaltmaya yönelik yatırımlara yüzde 70’ini karşılayacak kadar ve faizsiz destek olacak” diye konuştu.

GİV KOSGEB ile birlikte GSYO kurmak istiyor

Girişimci İşadamları Vakfı Başkanı Mehmet Koç
Girişimci İşadamları Vakfı Başkanı Mehmet Koç

Girişimci İşadamları Vakfı Başkanı Mehmet Koç da, Girişimci Buluşmaları’nın açılışında yaptığı konuşmada, GİV olarak KOSGEB ile birlikte Girişim Sermayesi Yatırım Fonu kurmayı düşündüklerini açıkladı.

Online platformlarla girişimcilik eğitimini tabana yayarak girişimcilik ekosistemini geliştirmek istediklerini söyleyen Mehmet Koç, şöyle konuştu: “Girişimci iseniz hükümetten önce KOSGEB’e bağlısınız demektir. Türkiye’nin kalkınmasını hedeflediysek; yönetim, hibe, destek, yönlendirme, devletin nasıl baktığı önemli. Ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde coğrafyamızda büyük oyuncu oldu. Türkiye artık masa kuran ülke oldu. Bu aşamada, Türkiye Yüzyılı’nda girişimcilere büyük iş düşüyor. KOSGEB’e çok iş düşüyor. GİV olarak 5 bin kişiye eğitim verdik. Bu kişilerden yaklaşık bini şirket kurdu. Girişimcilik eğitimini tabana yaymak gerekiyor. Belli başlı sektörlerde girişimcilik ekosistemini geliştirmek gerekiyor. Bölgemizde milyonlarca insan umudunu Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlamış durumda. Girişimcilere burada çok iş düşüyor.”

Epic vs Google: Fortnite mahkemesinde neler oluyor?

Epic, uygulama içi satın alma ücretleri konusundaki kavganın ardından 2020’de Android işletim sisteminin Google Play mağazasının yasa dışı bir tekel oluşturduğunu iddia ederek Google’a dava açtı. 

Google’ın üçüncü taraf uygulama mağazalarını, dışarıdan yüklenen uygulamaları ve Google dışı ödeme işlemcilerini kullanmayı kolaylaştırmasını isterken Google, taleplerinin Android’in güvenli bir kullanıcı deneyimi sunma ve Apple‘ın iOS‘uyla rekabet etme becerisine zarar vereceğini söylüyor. Peki duruşmada neler oluyor?

Epic’in ekonomisti eBay ve Amazon deneyimine güveniyor

Duruşma esnasında dijital ürünleri bir uygulama yerine web üzerinden satın almanın birçok adımını gösteren “Web Tarayıcı Ödeme Çözümleri Hizmetleri İkame Değildir” başlıklı açıklayıcı bir slayt incelemeye alındı.

Slayt internet şirketlerinin bu ödeme sürecindeki herhangi bir anlaşmazlığın ciddi düşüşlere yol açacağını “çok iyi” bildiğini ve bunu ilk elden gördüğünü söylüyor.

Epic, uygulama geliştiricilerin işleri hızlandırmak için uygulamalarındaki bağlantıları kullanıp kullanamayacağını sordu. Tadelis ise “Elbette.” şeklinde yanıtladı ancak Google buna izin vermiyor. Epic, Google’ın yönlendirmeyi önleme hükmünü ekrana getiriyor:

Kullanıcıları bir uygulamadan, bu akışların bir parçası olarak Google Play’in faturalandırma sistemi dışındaki bir ödeme yöntemine yönlendiren, hesap oluşturma veya kaydolma akışları da dahil olmak üzere uygulama içi kullanıcı arayüzlü akışlar.

Yönlendirme önleme, Epic’in Apple, BTW’ye karşı geçici bir zafer kazandığı tek yer.

Google antitröst davası

Epic’in ekonomisti, oldukça iyimser görünüyor

Epic’in avukatı, Google’ın yüzde 30 Play Faturalandırma ücretini talep etmediği varsayımsal bir dünyaya atıfta bulunarak “Eğer bağ koparsa tüketicilere yönelik fiyatların ne olmasını beklersiniz?” diye sordu.

Tadelis, “indirimli ücretlerden elde edilen tasarrufların doğal olarak kullanıcılara yansıyacağını” söylüyor. Bu biraz iyimser görünmüyor mu?

Yargıç Donato bunu hemen fark etti ve kendi sorusunu sormak için ifadeyi duraklattı: “Diyelim ki varsayımsal bir dünyada Google tüm ücretleri kaldırdı. Bir kullanıcının bir uygulama için ödediği fiyatta neden bir kullanıcının bundan herhangi bir fayda görmesini bekliyorsunuz?

Tadelis, bir gözleme dükkanı açarsa ve aniden süt ve yumurta fiyatları düşerse hemen daha fazla kar elde edeceğini, ancak fiyatı biraz düşürürse daha fazla ürün satıp daha geniş bir kar marjı elde edebileceğini öne sürdü.

Makroekonomik analiz, bunların bir kısmının tüketicilere en iyi şekilde aktarılacağını gösteriyor.” diye de ekledi. İzleyiciler, yargıçın memnun göründüğünü belirtti. Şimdilik süreç devam ediyor.

Banyonuzu Daha Ferah Göstermek için İpuçları!

0

Evdeki her odanın atmosferi, dekorasyonu ve düzeniyle önemli bir rol oynar. Ancak, özellikle kişisel bakımın ve rahatlamanın ön planda olduğu bir yer olan banyo, ferah ve davetkâr bir ortama sahip olmalıdır. Banyonuzu daha ferah göstermek için kullanabileceğiniz birkaç ipucu ve dekorasyon fikri bulunur. Siz de banyonuzu daha ferah gösterebilecek ipuçlarını inceleyerek dekoratif bir şıklık elde edebilirsiniz.

En İyi Banyolar İçin İpuçları

Aydınlatma Seçimi

Banyonuzdaki aydınlatma seçimi, mekânın genel atmosferini belirlemede kritik bir rol oynar. Doğal ışığın kullanımını en üst düzeye çıkarmak için, öncelikle perdelerinizi veya stor perdelerinizi açık renklerde tercih edebilirsiniz. Ayrıca gün ışığından yararlanmayı artırmak amacıyla pencere kenarlarına hafif perdeler eklemek, mekânda ferah bir görünüm yaratmada etkili olacaktır. Yumuşak ve doğal tonlardaki LED lambalar veya ayak lambaları da mekânın genel aydınlatmasını tamamlarken sıcak bir atmosfer oluşturabilir.

Banyonuzun renk paleti, mekânın genişlik hissini artırabilir. Beyaz, açık mavi, açık yeşil ve benzeri açık tonlar, duvarlar, fayanslar ve diğer yüzeyler için mükemmel seçimlerdir. Renkler, banyonuza hem ferah hem de temiz bir hava katar. Ayrıca, açık renkli dekoratif öğeler, mekânda hoş bir denge sağlayarak göz yorgunluğunu azaltır.

Ayna Etkisi

Aynalar banyonuzda genişlik hissi yaratmanın yanı sıra aydınlatma ve dekoratif bir öğe olarak da işlev görebilir. Büyük boy aynalar, banyonuzu genişletmekle kalmaz, aynı zamanda mekândaki ışığı yansıtarak daha parlak bir atmosfer oluşturur. Çerçevesiz veya ince çerçeveli aynalar, minimalist bir tasarım sunarak modern ve ferah bir görünüm sağlar. Aynalı banyo dolabı fiyatları da ekonomik seçenekler sunduğu için dekorasyonu en iyi şekilde tamamlayabilirsiniz.

Minimalist dekorasyon, banyonuzun daha düzenli ve ferah görünmesine katkı sağlar. Sade ve temiz çizgilere sahip mobilyalar, açık raflar ve az sayıda dekoratif öğe kullanmak, mekânda görsel bir hafiflik hissi oluşturur. Banyonuzun karmaşadan uzak, rahatlatıcı bir ortam sunmasına yardımcı olur.

Depolama Çözümleri

Akıllı depolama çözümleri, banyonuzdaki eşyaları düzenlemenin yanı sıra mekânın genel düzenini korumanıza yardımcı olur. Duvara monte edilebilen raflar, gömme dolaplar ve şeffaf depolama kutuları kullanarak, banyonuzdaki alanı en etkili şekilde değerlendirebilir ve daha geniş bir atmosfer yaratabilirsiniz.

Kapalı duş alanları, banyonuzun daha küçük ve sıkışık hissedilmesine neden olabilir. Bu nedenle, mümkünse açık duş alanları tercih edilmelidir. Cam duvarlar veya şeffaf perdeler, duş alanını belirginleştirirken mekânın genel görünümünü açık ve davetkâr hale getirir.

Doğal Malzemeler ve Fonksiyonel Mobilyalar

Ahşap, taş veya bambu gibi doğal malzemeler kullanarak banyonuza sıcaklık ve doğallık katabilirsiniz. Ahşap raf veya tezgahlar, banyonuza organik bir dokunuş ekleyerek sakin ve davetkâr bir atmosfer yaratır. Doğal malzemeler aynı zamanda banyonuzun genel estetiğini zenginleştirir ve ferah bir görünüm sunar.

Banyonuzdaki mobilyaları seçerken sadece şıklık değil aynı zamanda fonksiyonelliğe de odaklanmalısınız. Duvara monte edilebilen lavabo dolapları, havlu askıları ve hafif metal raflar, mekânın düzenini sağlamak ve banyo malzemelerini düzenli tutmak için idealdir.

Kişisel Dokunuşlar

Banyonuzu kişiselleştirmek, mekâna karakter katmak açısından önemlidir. Ancak, fazla detay ve aksesuar kullanmaktan kaçının. Az ama öz seçilmiş kişisel dokunuşlar, banyonuzun özgün ve sıcak bir atmosfere sahip olmasını sağlar. Bitki, mum veya özel tasarım sabun gibi detaylar, banyonuzu daha kişisel ve sıcak kılabilir.

Banyonuza canlılık ve ferahlık katmak için yeşil bitkiler kullanabilirsiniz. Bitkiler hem oksijen üretir hem de mekâna doğal bir dokunuş ekler. Saksıları veya raf düzenlemelerini seçerken minimalist ve şık tasarımlara odaklanarak banyonuzun genel estetiğini zenginleştirebilirsiniz.

Banyo Aksesuarları

Banyo halıları ve havlular, banyonuzdaki renk paletini tamamlarken aynı zamanda konfor ve sıcaklık sağlar. Yumuşak tonlardaki havlular ve uyumlu renkteki bir banyo halısı, banyonuza hoş bir atmosfer katar. Kaliteli malzemeler seçerek, mekânın genel estetiğini yükseltebilirsiniz.

Şık ve işlevsel banyo aksesuarları, banyonuzun düzenini ve estetiğini geliştirebilir. Örneğin, sabunluk, diş fırçalık, pamukluk gibi aksesuarları seçerken banyonuzun tarzına uygun ve kolayca temizlenebilen malzemeleri tercih edebilirsiniz. Duş alanında veya lavabo üstünde kullanılan camlar, banyonuza şeffaf bir hava katar. Mat camlar ise gizlilik sağlarken doğal ışığın içeri girmesine olanak tanır. Dilerseniz VitrA Online ürünleri sayesinde banyonuzu daha kişisel hale getirebilirsiniz.

iPhone 15’in pil ömrü nasıl uzatılır? Bunları uygulayın!

0

Akıllı telefonlarımıza 7/24 ihtiyaç duyuyoruz ve bazen onları uzun saatler boyunca şarj edemediğimiz ya da çabuk bittiği zamanlar oluyor. Bu nedenle akıllı telefonlarınızın pil ömrünü optimize edecek uygulamaları benimsemek bu noktada son derece önemli. iPhone 15’i yeni satın aldıysanız pil ömrünü sağlıklı tutmak için bazı önemli adımları takip etmelisiniz:

  1. Yazılımı Güncel Tutun
    iPhone 15’inizin yazılımını düzenli olarak güncellemek, enerji verimliliğini artırmanın basit ama etkili bir yolu. Apple sık sık gelişmiş enerji tasarrufu teknolojilerini içeren güncellemeler yayınlar. Güncellemeleri kontrol etmek için Ayarlar > Genel > Yazılım Güncelleme‘ye gidin.
iPhone 15 ve 15 Pro'nun USB-C bağlantı hızları açıklandı
  1. Sıcaklık Yönetimi
    Aşırı sıcaklıklar iPhone 15’in pil kapasitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Telefonunuzu 16°C ila 22°C arasındaki ortam sıcaklığında tutmaya çalışın. Pil kapasitesine kalıcı zarar verebileceği için cihazınızı 35°C’yi aşan sıcaklıklara maruz bırakmaktan kaçının. iPhone’unuzu uzun süre saklamak istiyorsanız sıcaklığın 32°C’nin altında serin olmasını sağlamaya çalışın.
  2. iPhone 15 Vakası ile ilgili hususlar
    Bazı durumlar Şarj sırasında ısıyı hapsederek pil kapasitesini etkileyebilir. Özellikle ısındığını fark ederseniz, Şarj sırasında cihazınızı bu tür durumlardan çıkarın.
  3. Optimum saklama koşulları
    Cihazınızı uzun bir süre saklamayı planlıyorsanız şarjının yaklaşık %50 olduğundan emin olun. Her iki aşırı durum da pil sağlığını etkileyebileceğinden, pili tamamen şarj edilmiş veya tamamen boşalmış halde saklamaktan kaçının. Altı aydan uzun süre depolayacaksanız her altı ayda bir %50 oranına kadar şarj edin.
  4. Ekran parlaklığı ve Wi-Fi kullanımı
    Ekran parlaklığını ayarlamak ve hücresel ağlar yerine Wi-Fi kullanmak pil ömrünü önemli ölçüde koruyabilir. Kontrol Merkezi’ni kullanarak ekranı karartın ve Ayarlar > Genel > Erişilebilirlik > Ekran Kolaylıkları bölümünde Otomatik Parlaklığı etkinleştirin. Verilere erişmek için iPhone’unuzu kullandığınızda, Wi-Fi bağlantısı hücresel ağdan daha az güç kullanır; dolayısıyla Wi-Fi her zaman açıktır. Wi- Fi’yi açmak için Ayarlar > Wi-Fi‘ye giderek bir Wi-Fi ağına erişin.
  5. Düşük Güç Modunu Etkinleştirin
    Pil düzeyiniz düştüğünde iPhone’unuzun pil ömrünü uzatmak için Düşük Güç Modunu etkinleştirin. Ayarlar > Pil seçeneğinden hızlıca erişin. Bu mod, ekran parlaklığını azaltır, performansı optimize eder ve gerekli olmayan özellikleri devre dışı bırakarak iPhone 15’inizin pil gücünden tasarruf sağlar.
  6. Pil kullanımını izleyin
    Uygulamanın pil tüketimi hakkında bilgi sahibi olun. Ayarlar > Pil‘de önemli miktarda güç kullanan uygulamaları tanımlayabilirsiniz. Ayrıca her uygulamanın pil ömrünü optimize etmek için iPhone 15’inizdeki arka plan etkinliğini, konum hizmetlerini ve anında bildirimleri de yönetebilirsiniz.

Bu uygulamaları rutininize dahil ederek Apple iPhone 15’in pil ömrünü uzatacak ve yalnızca tek şarjla daha uzun süre çalışmasını değil, aynı zamanda daha uzun bir genel kullanım ömrüne sahip olmasını da sağlayacaksınız