Pentagon Çin’e karşı dev bir yapay zeka filosu kuruyor!

ABD Savunma Bakanlığı, gelecekteki tehditlere karşı önlem almak ve çeşitli düşmanlardan gelebilecek riskleri ele almak amacıyla devasa bir yapay zeka filosu oluşturma yolunda önemli adımlar atmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal’ın Çarşamba günkü haberine göre, Pentagon, yapay zeka ile güçlendirilmiş geniş bir teknoloji, insansız hava araçları ve otonom sistemler ağı kurmayı planlıyor.

Savunma Bakan Yardımcısı Kathleen Hicks, Defense News tarafından düzenlenen bir konferansta bu plan hakkında daha fazla ayrıntı verdi. Hicks, Pentagon’un bu girişiminin temel amacının, “küçük, akıllı ve ekonomik” olması amaçlanan binlerce hava, kara ve deniz tabanlı yapay zeka sistemi üretmek olduğunu ifade etti. Bu sistemin, gelecekteki tehditlere karşı daha etkili bir savunma sağlamak için tasarlandığı vurgulandı.

The Journal’ın haberine göre, ABD Donanması da bu teknoloji yolculuğunda önemli bir role sahip olacak. İran’ın Orta Doğu’daki askeri faaliyetlerini izlemek için kullanılan insansız hava araçları ve sensörlerden oluşan ağı, Task Force 59 tarafından sergilenen yeteneklerin daha da geliştirilmesi için kullanılabilir.

Hicks konuşmasında, geleceğin savunma sistemlerini tanımlayarak, “Güneşten ve diğer neredeyse sınırsız kaynaklardan enerji sağlayabilen, bol miktarda sensörle donatılmış, yeni ve güvenilir bilgi kaynakları sunabilen, yüzen ve kendinden tahrikli [otonom] sistemlerin dağıtılmış kapsüllerini neredeyse gerçek zamanlı olarak hayal edin” dedi.

Pentagon’un bu planı, ABD’nin savunma kapasitesini artırmayı, güvenliği sağlamayı ve gelecekteki tehditlere karşı daha iyi hazırlıklı olmayı amaçlayan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu girişim, teknoloji ve savunma alanında gelecekteki dönüşümleri gösteren önemli bir örnek olarak öne çıkıyor.

eFootball 2024 başladı!

0

eFootball 2024 oyunculara merhaba derken her türlü yetenek ve deneyime sahip kullanıcının keyif alabileceği bir dizi güncelleme ve eklemeyi de beraberinde getiriyor.

KONAMI, Manchester United FC, FC Bayern München, Internazionale Milano, AC Milan, Arsenal FC ve FC Barcelona gibi futbolun en ikonik takımlarından bazılarını içeren partner kulüp listesini koruyor. Ayrıca şirketin yakın zamanda uzun süreli iş birliğini yenilediği kulüplerden olan FC Barcelona da listede yer alan önemli isimlerden.

Dünya futbolunun en büyük transfer haberlerinin bazılarına sahne olan bu takımlar ve çok daha fazlası, oyun içindeki formalarını, stadyumlarını ve kadrolarını yeni futbol sezonuyla örtüşecek şekilde güncelleyecek.

Ayrıca, “eFootball™”, oyunseverlerin Allianz Arena, Spotify Camp Nou, San Siro ve Stadio Olimpico gibi efsanevi stadyumlarda top koşturabilecekleri tek futbol oyunu olmaya devam ediyor.

Yeni oynanış mekanikleri

“eFootball™ 2024”, oynanışa yapılan bir dizi güncelleme içermekte. Mevcut kullanıcılardan gelen geri bildirimlere dayanarak, KONAMI, “eFootball™”ün sunduğu sürükleyiciliği ve gerçekçiliği daha da artırmak adına oyuna bir dizi değişiklik getirdi.

Oyundaki başlıca değişimler, top sürme ve savunma etrafında odaklanıyor. İyileştirilmiş kontrol tepkileri, kullanıcıların profesyonel futbolun üst seviyelerinde alınan anlık kararları taklit etmelerine olanak tanırken topu daha yakından kontrol etmelerine ve yoğun durumlarda bile top sürmelerine olanak tanımakta.

Bireysel yeteneklerin doğruluğunun artırılması, kullanıcıların takımlarını ve taktik modellerini üstün bir seviyede koordine etmelerini ve sanal sahada daha fazla gol pozisyonu yaratmalarını destekliyor.

Takım Oluşturma için “Güçlendiriciler”

‘Booster’lar, “eFootball™” a yeni eklenen bir özellik olup kullanıcılara favori oyuncularının özelliklerini daha da artırma yeteneği sağlar. ‘Booster’lar, oyuncuların normal parametrelerin ötesinde performans göstermelerine (99 üst sınır) olanak tanır, bu da kullanıcıların ‘Rüya Takım’larında yer alan çeşitli oyuncuların bireysel yeteneklerini ve özelliklerini arttırabilmelerine olanak tanır.
Oyunda oyuncu özel, tüm takımı etkileyen ve belirli kriterleri karşılayan oyuncuları seçerek ortaya çıkan türler de dahil olmak üzere çeşitli türlerde booster’lar bulabileceksiniz.
Bu özellik, kullanıcıların takımlarını daha fazla özgürlük, çeşitlilik ve keyifle oluşturmalarını sağlayacak.

Lionel Messi, Global Elçiliğine devam ediyor

KONAMI, Lionel Messi ile olan iş birliğinin devam ettiğini duyurmaktan da gurur duyuyor. Arjantin efsanesi, dünya genelinde “eFootball™” özelinde birçok ticari ve oyun içi kampanyanın yüzü olmaya devam ederken aynı zamanda oyunun kapak yıldızı olmayı da sürdürüyor.

Messi ayrıca PlayStation®5, PlayStation®4, Xbox Series X|S, Xbox One ve Windows platformlarında satın alınabilen yeni ‘eFootball™ 2024: Leo Messi Edition’ın yanı sıra mobil ve Steam® için ‘Premium Elçi Paketi: Leo Messi’ye de adını vermekte.

Bu sürümde, kullanıcılar sadece “eFootball™”ı indirmekle kalmayacaklar, aynı zamanda yeni ‘booster’ özelliği ile donatılmış özel bir Messi Epik kartı, önceki takım arkadaşlarından oluşan 10’arlı bir vurgu oyuncu seti, 11 adet 4.000 EXP seti ve 300 eFootball™ Coins içeren bir dizi özel içerik de alacaklar.

eFootball 2024 Resmi Fragmanı:


İsrail’den fiber optik bağlantı hamlesi!

İsrail başbakanı Asya ve Arap Yarımadası’ndaki ülkeleri İsrail ve Kıbrıs üzerinden Avrupa’ya bağlayan fiber optik kablo gibi altyapı projeleri inşa etme fikrini ortaya attı.

Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail ve Kıbrıs üzerinden Asya’yı Avrupa’ya bağlayacak böyle bir altyapı “koridorunun” mümkün olabileceğinden “oldukça emin” olduğunu söyledi. İsrail’in bölgedeki diğer ülkelerle ilişkilerini normalleştirmesi durumunda bu tür projelerin gerçekleşebileceğini söyledi. 2020 yılında ABD’nin aracılık ettiği Abraham Anlaşmaları, İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasındaki ilişkileri normalleştirdi ve Biden yönetimi, İsrail ile Suudi Arabistan arasında resmi bağlar kurmaya çalışıyor.

Fiber optikte yeni proje fikri

Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ile görüşmesinin ardından Netanyahu: “Bir örnek ve en belirgin olanı fiber optik bağlantıdır. Bu en kısa, en güvenli, en ekonomik yol” dedi. İsrail liderinin konuşması, hem İsrail hem de Kıbrıs’ın ekonomik bölgelerinde önemli doğal gaz yataklarının keşfedilmesinin ardından enerji konusunda artan işbirliğinin bir parçası olarak Kıbrıs ve Yunanistan ile önerilen enerji bağlantılarının bir uzantısı.

Netanyahu, kendisi ve Christodoulides’in, İsrail’i Kıbrıs ve Yunanistan’a bağlayan Avrasya Ara Bağlantısı olarak bilinen ve hem İsrail hem de Kıbrıs için bir enerji tedarik yedeği görevi görmeyi amaçlayan 2.000 megavatlık deniz altı elektrik kablosu planlarını hayata geçirmek istediklerini yineledi. Netanyahu: “Gücün daha ideal şekilde kullanılmasına olanak tanıyan veya kendi ülkenizde bir başarısızlık olduğunda size güç verebilecek diğer güç kaynaklarına bağlanmak istiyorsunuz. Bu, ciddi olarak tartıştığımız bir konu ve başarmayı umuyoruz” dedi.

Bir diğer enerji bağlantısı, Kıbrıs’ın hem İsrail hem de Kıbrıs’tan gelen açık deniz doğal gazını, elektrik jeneratörleri için yakıt olarak kullanılacak veya potansiyel olarak gemiyle ihraç edilmek üzere sıvılaştırılacağı Doğu Akdeniz ada ülkesine taşıyacak bir boru hattı inşa etme önerisini içeriyor. Christodoulides, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı dikkate alındığında Avrupa’nın enerji çeşitlendirmesi ihtiyacı göz önüne alındığında, Kıbrıs ve İsrail’in gaz boru hatları ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) işleme tesisleri de dahil olmak üzere projeler aracılığıyla Doğu Akdeniz havzasını Avrupa’ya bağlayan “güvenilir bir enerji koridoru” geliştirmek istediklerini söyledi.

Netanyahu, hükümetinin, komşu ülkelerdeki yangınları söndürmeye yardımcı olmak için uçak ve diğer teknolojilerin gönderilebileceği Kıbrıs’ta bölgesel bir yangınla mücadele merkezi oluşturma yönündeki Avrupa kararını tamamen desteklediğini söyledi.

Paribu Ventures 19 girişime yatırım yaptı

Türkiye’nin alanında öncü teknoloji şirketi ve lider kripto varlık işlem platformu Paribu’nun blokzincir tabanlı ağırlıklı olmak üzere, internet girişimlerine yatırım yapmak için kurduğu Paribu Ventures, ilk yılında 19 yatırım turunda toplam 6.5 milyon doların üzerinde yatırım gerçekleştirdi. 

Türkiye’nin en aktif, dünyanın ise web3 alanındaki aktif yatırım fonları arasında bulunan Paribu Ventures’ın fon büyüklüğü 30 milyon dolar büyüklüğündeydi. Portfolyosunun yarısını da blokzincir tabanlı oyun stüdyoları ve oyun alanında altyapı geliştiren şirketler oluşturuyor. En çok yatırım yaptığı alanlar arasında; web3 oyunları, merkeziyetsiz finans, geleneksel iş modellerini web3’e taşıyan ürünler ve yaratıcı ekonomisi yer alıyor.

Paribu Ventures, global bir portfolyo oluşturdu

Paribu Ventures, 19 girişime yatırım yaptı 

Global bir girişim sermayesi (Venture Capital) fonu olarak konumlanan Paribu Ventures’ın ortalama işlem büyüklüğü 350 bin dolar civarında. Erken aşama girişimlere yatırım yapan Paribu Ventures’ın portfolyosundaki 7 şirket, tamamen Türkiye dışındaki kurucu ortakların girişimlerinden oluşuyor. Token, hisse ve bu iki yapının birlikte kurgulandığı yatırım turlarına dahil olan Paribu Ventures, bugüne kadar ağırlıklı olarak geleneksel şekilde hisse dağıtımı yapılan turlara yatırım yaptı. 

Paribu Ventures Direktörü Utku Dördüncü, kuruldukları günden bu yana yaptıkları yatırımlarla ilgili şu ifadelerde bulundu: “İlk yılımızda oldukça güçlü bir portfolyo oluşturduk. Web3 dünyasında çok sayıda teknolojik yenilik yaşansa da son kullanıcının gerçek problemini çözen ve ölçeklenmiş çözümler bulmak hala güç. En başından beri geliştirici odaklı, yatırımlarına uzun vadeli bakan ve Paribu’nun sahip olduğu teknolojik gücü portfolyo şirketlerine aktarma hedefinde bir yapı kurguladık. Bir yandan da blokzincir teknolojisinin adaptasyonunda hâlâ yolun başında olduğumuzun farkında olarak yatırımlarımızı yapıyoruz.” 

Web3 bakış açımızı genişlettik

Dördüncü, bu yıl itibarıyla web3’le yakından ilgili olan fintech gibi, web2’deki iş modellerini taşıyan, yenilikçi ve adaptasyonu hızlandıran alanlara da bakmaya başladıklarını belirtti. Ayrıca; “Pazar değişimiyle beraber biz de web3 bakışımızı genişlettik. Oyunlar dışında merkeziyetsiz finans, adaptasyon projeleri, fintech ve yaratıcı ekonomisi gibi alanlar da odaklarımız arasında yer alıyor” şeklinde açıklamada bulundu.

Çin iPhone kullanımını yasakladı

Çin, teknolojik bağımlılığı azaltma ve siber güvenliği artırma çabalarının bir parçası olarak, devlet memurlarına iPhone kullanımını yasakladı. Ülke, bu hamlesiyle yabancı teknolojiye bağımlılığı azaltma yolunda önemli bir adım atmış oldu. Ancak bu karar, özellikle Apple gibi yabancı teknoloji devlerinin Çin pazarında nasıl etkileneceği konusunda tartışmalara neden oldu.

Apple, Çin’deki lüks akıllı telefon pazarında önemli bir oyuncu olarak görülüyor ve Çin, Apple’ın toplam gelirinin yaklaşık %19′unu oluşturuyor. Ancak yeni yasağın ne kadar geniş kapsamlı olduğu hala belirsizliğini koruyor. Çin, zaten uzun bir süredir bazı devlet kurumlarındaki yetkililerin iş amaçlı iPhone kullanmalarını sınırlıyor, ancak yeni kararın bu kısıtlamaları daha da genişlettiği bildiriliyor.

Çin Hükümeti’nin bu adımının, ABD ile Çin arasındaki gergin ilişkileri yansıttığına dikkat çekiliyor. ABD, Huawei gibi Çin şirketlerine ve Çin’e ait olan TikTok’u kullanan devlet yetkililerine benzer yasaklar uyguluyor. Her iki ülke de veri güvenliği konusunda son derece hassas olduğu için ilişkiler daha da geriliyor.

Çin, ayrıca kamu kurumlarını ve iktisadi teşebbüsleri, yabancı teknolojiyi yerli ürünlerle değiştirmeye teşvik ediyor. Bu değişim, bilgisayarlar, işletim sistemleri ve yazılımlar gibi birçok alanda yerli ürünlerin kullanılmasını içeriyor.

Yeni iPhone yasağı, hem Çin’de hem de uluslararası arenada teknoloji sektöründe önemli tartışmalara yol açtı. Çin’deki yabancı teknoloji şirketleri için belirsiz bir döneme girilirken, bu kararın uzun vadeli etkileri henüz netlik kazanmış değil. Bu gelişme, teknoloji sektörünün hızla değişen dinamiklerini bir kez daha gözler önüne seriyor ve gelecekteki ticaret ve güvenlik politikalarını şekillendirmeye devam edecek gibi görünüyor.

Apple yapay zeka eğitimi için milyonlarca dolar harcıyor!

0

The Information’ın yeni bir raporuna göre Apple, yapay zekaya günde milyonlarca dolar yatırım yapıyor. Şirketin birkaç ekipte birden fazla AI modeli üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Apple’ın yapay zeka eğitimi için ‘günde milyonlarca dolar’ harcadığı bildiriliyor.

The Information’ın raporuna göre Apple’ın konuşma yapay zekası üzerinde çalışan birimine “Temel Modeller” adı veriliyor. Birkaç eski Google mühendisi de dahil olmak üzere “16 civarında” üyesi var. Apple’ın Yapay Zeka Başkanı John Giannandrea tarafından yönetiliyor ve 2018’de Siri’nin iyileştirilmesine yardımcı olmak için işe alındı. Giannandrea’nın “yapay zeka dil modelleri tarafından desteklenen sohbet robotlarının potansiyel kullanışlılığı konusunda meslektaşlarına şüphelerini dile getirdiği” bildirildi.

Apple yapay zeka eğitimi çalışmalarını artırıyor

The Information’a göre Apple’daki ek ekipler de yapay zeka üzerinde çalışıyor. Bir Görsel Zeka birimi bir görüntü oluşturma modeli geliştiriyor ve başka bir grup “metnin yanı sıra görüntüleri veya videoları tanıyabilen ve üretebilen çok modlu yapay zeka”yı araştırıyor.

Bu modeller çeşitli amaçlara hizmet edebilir. “AppleCare kullanan müşterilerle etkileşime girecek” bir chatbot üzerinde çalışılıyor; bir diğeri ise Siri ile çok adımlı görevleri otomatikleştirmeyi kolaylaştıracak.

Geliştirmede yer alanlar The Information’a, şirket içinde Ajax GPT olarak bilinen Apple’ın en gelişmiş LLM’sinin “200 milyardan fazla parametre” üzerinde eğitildiğini ve ChatGPT’nin ilk versiyonunun temeli olan OpenAI’nin GPT-3.5’inden daha güçlü olduğunu söylüyor. Bloomberg’in önceki raporuna göre bu model başlangıçta şirket içi kullanım için oluşturulmuştu ve şirket içinde oldukça kapalı durumda kalıyor.

Şirketin hedeflerinden biri, iPhone müşterilerinin birden fazla adım içeren görevleri otomatikleştirmek için basit sesli komutları kullanmalarına olanak tanıyan özellikler geliştirmek. Örneğin teknoloji, birinin telefonundaki Siri sesli asistanına, çektiği son beş fotoğrafı kullanarak bir GIF oluşturmasını ve bunu bir arkadaşına mesaj olarak göndermesini söylemesine olanak tanıyabilir. Günümüzde bir iPhone kullanıcısının bireysel eylemleri manuel olarak programlaması gerekiyor.

Bu hamleler, Apple’ın yapay zeka başkanı John Giannandrea’nın, geniş dil modelleri olarak bilinen konuşmaya dayalı yapay zeka geliştirmek için bir ekibin kurulmasına izin vermesinden dört yıl sonra, teknoloji yazılım endüstrisinin odak noktası haline gelmeden önce geldi. Bu hareket, dil modellerinde bir patlamayı katalize eden bir sohbet robotu olan ChatGPT’nin geçen sonbaharda piyasaya sürülmesinin ardından artık ileri görüşlü görünüyor.

Borusan Lojistik’in eTA Platformu güncellendi

Borusan Lojistik tarafından hayata geçirilen ve Türkiye genelinde yük sahipleri ile kamyon ve tır sürücülerini bir araya getiren eTA (Elektronik Taşımacılık Ağı) platformu, sipariş verme kokpiti ile birlikte güncellendi. Yeni web sitesi arayüzü sayesinde kullanıcılar, siparişlerle ilgili detay ve bilgilere daha hızlı ulaşabiliyor.

Kullanıcı Dostu ve Hızlı Arayüz

Yenilenen arayüzü ile eTA platformu, müşterilere hızlı araç tedariki sağlarken, aynı zamanda tır ve kamyon sahiplerine de mobil uygulaması üzerinden kolaylıkla yük bulma imkanı tanıyor. Sipariş verme işlemleri için gerekli temel bilgiler alındıktan sonra, platform hızlıca uygun araç tedarik ediyor. Yük bilgileri, sipariş tarihleri ve ücretler gibi detaylar hızlıca raporlanabiliyor.

Anlık İhtiyaçlar İçin Çözüm

Borusan Lojistik, eTA platformunu geliştirmeye devam ederek, yurt içinde müşterilerin anlık araç ihtiyaçları ve operasyon performans takipleri için yeni çözümler sunuyor. Kurumsal müşterilerin farklı ihtiyaçları için özel çözümler geliştirilip sisteme entegre ediliyor.

Borusan güvencesi

Borusan Lojistik’in sağladığı Borusan güvencesi ile yüklerin taşınması, operasyonların hızlandırılması ve rekabetçi fiyatlar sağlanıyor. Platform, aylık 40.000 seferlik iş hacmi ve 81 ilden 81 ile hizmet vererek yoluna devam ediyor. Müşteri deneyimini iyileştirmeyi amaçlayan platform, şikayet ve öneriler için de dashboard aracılığı ile ulaşılabilecek bir kanal sunuyor. Bu güncellemeler, Borusan Lojistik’in müşterilerine daha hızlı ve etkin lojistik çözümleri sunma konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Kişiye özel havalimanı hizmeti!

Macaristan’ın Budapeşte şehrinde ve Türkiye’de toplamda 20 havalimanında sunulan Çelebi Platinum, birinci sınıf hizmet ve konfor sağlayarak yolculara daha keyifli bir seyahat deneyimi sunmayı amaçlıyor. 3 kıta, 5 ülke ve 40’tan fazla istasyonda hizmetlerini sürdüren Çelebi Havacılık, müşterilerinin global servis ihtiyaçlarını daha fazla noktada karşılayabilmek üzere operasyonlarını genişletmeye devam ediyor. 

Şirket, 15 yıl önce başlattığı Çelebi Platinum ile bugün, Türkiye’de hizmet verdiği tüm istasyonlarda ve Budapeşte Havalimanı’nda yolculara kendilerini daha rahat ve ayrıcalıklı hissetmelerini sağlayan bir dizi premium hizmet sunuyor. Temel hizmetleri arasında karşılama ve uğurlama, apron, transit yolcu ve VIP transfer, bagaj taşıma, araç temini ve öncelikli check-in yer alan Çelebi Platinum, Rize Havalimanı’nda misafirlerinin hem havada hem yerde gereksinimlerini karşılayarak onlara sorunsuz ve konforlu bir seyahat deneyimi yaşatıyor.

Çelebi Havacılık kişiye özel ayrıcalıklar sağlıyor

Çelebi Havacılık

Kişiye özel ayrıcalıklar sağlayan Çelebi Platinum hizmeti, yolcuların seyahatlerini eşsiz kılmak için özel eğitim alan personeller tarafından sunuluyor. Porter (bagaj taşıma) hizmeti, havalimanı tesislerinin her noktasında destek ve yardım sunma özelliğiyle Çelebi Havacılık’ın yer hizmetleri alanındaki uzmanlığını öne çıkarıyor. Çelebi Platinum’un, helikopter ve özel jet kiralamadan otel ve restoran rezervasyonuna, 7/24 müşteri desteğinden lounge (dinlenme salonu) hizmetlerine yolcu ihtiyaçlarını anında karşılayan çözümleri, Çelebi Havacılık’ın her alanda ayrıcalık sunma konusundaki kararlılığını yansıtıyor.

Çelebi Hava Servisi Genel Müdürü Osman Yılmaz
Çelebi Hava Servisi Genel Müdürü Osman Yılmaz

Çelebi Hava Servisi Genel Müdürü Osman Yılmaz, “Rize Havalimanı’nda Çelebi Platinum hizmetini sunmaktan heyecan duyuyoruz. Amacımız, üst düzey kişiselleştirilmiş hizmet sağlayarak seyahat deneyimini yeniden tanımlamak. Her misafirimizin sorunsuz ve keyifli bir yolculuğu hak ettiğine inanıyoruz ve Çelebi Platinum hizmetimiz bunu sağlamak için tasarlandı” dedi.

Temmuz ayında Rize Havalimanı’nda misafirlere sunulmaya başlayan Çelebi Platinum, hizmet verdiği havalimanlarında seyahat standartlarını yükseltmeye devam ediyor. Çelebi Platinum hizmetinden seyahat acenteleri ve otel müşterilerinin yanı sıra uçuş sınıfı gözetilmeksizin tüm yolcular yararlanabiliyor.

Polisler de yapay zekadan destek almaya başlıyor!

0

Pek çok sektörde yapay zekaya olan ilgi artıyor ve kurumlar yapay zeka kullanımını artırırken kolluk kuvvetleri de bir istisna değil.

Kolluk kuvvetleriyle birlikte yapay zekanın uygulanması, polis memurları da dahil olmak üzere herkesin kanunların üstünde olmasını zorlaştıran polis teşkilatında önemli değişiklikler anlamına geliyor. Ülkenin her yerinde polis vücut kameraları her gün binlerce saatlik görüntü kaydediyor. Ancak tüm bu görüntüler görülmüyor; Truleo’nun kurucu ortağı ve CEO’su Anthony Tassone bunu değiştirmeyi umuyor.

Yapay zeka ile güvenlik artıyor

Trump’ın Georgia seçim davasındaki savcılar duruşmanın 4 ay süreceğini tahmin ediyor. Tassone: “Çoğu kişi polis vücut kamerası videolarının yüzde 1’inden daha azının incelendiğini öğrenince şaşıracak. Dolayısıyla Truleo ile bir departmandaki videonun yüzde 100’ünü tarayıp analiz edebiliyoruz” dedi. Truleo’nun yazılımı yapay zekayı kullanarak işi saniyeler içinde yapabiliyor. Tassone, kısa kadrolu departmanlar için onu değerli, “sanal görevli” olarak adlandırıyor.

Bodycam verileri aynı zamanda eğitime de yardımcı olabilir veya iyi polislik uygulamalarının kötüye ağır bastığını göstermek için kullanılabilir. Kaliforniya yargıcı, çocukların zamirleri değiştirmesi durumunda ebeveynlere bilgi verilmesini zorunlu kılan bölge politikasını durdurdu. Şef Art Acevedo: “Neredeyse bir kişiyi ilk suçun başlangıcından itibaren siber yoluyla takip edebiliyoruz ve bu çok büyük olacak” dedi. Yapay zeka destekli başka bir araç olan Hexagon, bir suçun bildirildiği anda dedektifleri uyarabiliyor.

Hexagon Küresel Kamu Güvenliğinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Bill Campbell: “Yapay zeka aracılığıyla ilgili dedektifi bilgilendiriyor, böylece olay yerine gidip suçu çözebiliyor, delilleri alıp failin izini sürebiliyorlar” dedi. Kolluk kuvvetleri de yapay zeka destekli kameralara daha fazla güveniyor.

Kuzey Carolina’da otoyol devriyeleri, emniyet kemeri takmayan veya ellerinde telefon olan ticari kamyonculara ceza kesmek için teknolojiyi kullanıyor. Otobüs şeritlerine yasadışı bir şekilde park eden sürücüleri hedef almak ve alıntı yapmak için daha fazla şehir otobüsü de yapay zeka alıyor.

Gelecekte daha fazla polis vücut kamerası 5G ve gerçek zamanlı teknolojiyi kullanarak yapay zekanın anında daha hedefe yönelik bir müdahaleyi tetiklemesine olanak tanıyabilir. Bazı şehirlerde polis sendikaları, vücut kameralarının çalıştırılmasıyla bağlantılı ek görevler için daha yüksek ücret veya yıllık maaş talep etmeyi kazandı veya talep etmeye devam ediyor.

Otomobillerdeki güvenlik açıkları tespit edene 1 milyon dolar! 

Trend Micro’nun 2024 yılının Ocak ayında Tokyo’da düzenleyeceği Pwn2Own Automotive yarışmasının ana sponsorunun Tesla olduğunu açıkladı.

Pwn2Own Automotive yarışması 24 – 26 Ocak 2024 tarihleri arasında Tokyo’da düzenlenecek Automotive World konferansında gerçekleştirilecek. Etkinlik hakkında ayrıntılı bilgiler buradan alınabilir.

Pwn2Own’un Trend Micro’nun Zero Day Initiative (ZDI) girişiminin en önemli parçalarından biri olduğunu ifade eden Trend Micro Tehdit Araştırmalarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Brian Gorenc, “Pwn2Own, uzun yıllardır endüstriyel ve gelişmekte olan teknolojilerdeki yeni güvenlik açıklarını keşfetmemize büyük katkıda bulunuyor. Otomotiv sektörüne yönelik siber güvenlik çalışmalarımızı daha da genişletmekten ve Tesla’yı etkinliğin ana sponsoru olarak görmekten büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Yalnızca bağlantılı araçlara odaklanan ilk yarışma 

ZDI ve Trend Micro’nun otomotiv güvenliği konusunda uzmanlaşmış yan kuruluşu VicOne tarafından ortaklaşa düzenlenen Pwn2Own Automotive etkinliği, yalnızca bağlantılı araçlara odaklanan ilk yarışma olarak öne çıkıyor. VicOne’ın araç ekosistemindeki köklü güvenlik anlayışı ile ZDI’ın bu zorlukları doğrudan ele alan platformunun işbirliği, otomobil siber güvenliği ve tehdit araştırması arasında bir sinerji oluşturuyor.

Etkinlik, otomotiv ekosisteminde daha fazla güvenlik araştırmasını teşvik etmeyi, üreticileri topluluğa katılmaya özendirmeyi ve modern araçların çoklu, karmaşık alt bileşenleri konusunda farkındalığı artırmayı amaçlıyor.

Tesla daha önce de Trend Micro ve Pwn2Own ile çalışmış ve otomobil üreticisinin elektrikli araçların (EV) karmaşıklığı konusundaki bilgi birikimi Pwn2Own Vancouver’ın büyük bir başarı elde etmesine yardımcı olmuştu. Etkinliğin bir diğer sponsoru olan ChargePoint ise Pwn2Own’ın bu yeni kategorisinde teknik rehberliğin yanı sıra yarışma için donanım desteği de sağlayacak.

ZDI, yalnızca geçtiğimiz yıl 1.706 güvenlik açığı tespit etti ve yayınladı. 2023 yılında ise şu ana kadar 1.000’in üzerinde benzersiz sıfırıncı gün güvenlik açığı tespit etti ve yayınladı. Tespit edilen güvenlik açıkları arasında Trend Micro’nun hızlı bir şekilde düzeltmek ve sorumlu bir şekilde kamuoyuna açıklamak için üreticilerle birlikte çalıştığı MOVEit’teki bir güvenlik açığı da yer aldı.

Trend Micro müşterileri, ZDI aracılığıyla toplanan değerli veriler ve içgörülerle oluşturulan 70’in üzerinde günlük olarak yayınlanan güvenlik güncellemesinden yararlanıyor. Bu üst düzey istihbarat, Trend Micro’nun potansiyel tehditlerden bir adım önde olmasını sağlıyor.

Ocak ayında düzenlenecek etkinlikte yarışmaya katılanlar bir milyon doların üzerinde nakit para ve Tesla otomobiller dahil olmak üzere çeşitli ödüller kazanma fırsatı elde edecek. Etkinlikte yer alacak dört kategori ise şöyle:

• Tesla: İlk olarak Pwn2Own Vancouver 2019’da yer alan bu kategoride yarışmacılar 200.000 dolara varan nakit ödüller ve otomobil kazanmak için yarışacaklar. Yarışmacıların ödül kazanabilmeleri için Tesla Model 3/Y (Ryzen tabanlı) veya Tesla Model S/X (Ryzen tabanlı) ile eşdeğer benchtop biriminde bir giriş kaydetmeleri gerekiyor.

• Araç İçi Bilgi-Eğlence Sistemi (IVI): Telefonlarımızla bağlantı kuran bu sistemler Navigasyon, araç içi internet ve Wi-Fi’nin yanı sıra CAN veri yolu üzerinden diğer araç sistemlerine bağlantı sağladıklarından bilgisayar korsanları için popüler bir hedef haline geliyor. Yarışmada hedef alınacak üç IVI cihazı bulunacak.

• Elektrikli Araç Şarj Cihazları: Elektrikli araç şarj cihazları şu ana kadar bilgisayar korsanları tarafından fazla ilgi görmemiş olsa da mobil uygulamalar, Bluetooth Düşük Enerji (BLE) bağlantıları ve OCPP protokolü gibi saldırı yüzeyleri, tehdit aktörlerinin bir elektrikli araca zarar vermesine olanak tanıyabilir. Yarışmada hedef alınacak altı elektrikli araç şarj cihazı modeli bulunuyor. 

• İşletim Sistemleri: Katılımcılar Automotive Grade Linux, Blackberry QNX ve Android Automotive OS’taki güvenlik açıklarından faydalanmak için yarışacaklar.

2007 yılından bu yana 30 milyon doların üzerinde ödeme yapan Trend Micro Zero Day Initiative’in önemli bir parçası olan Pwn2Own, araştırmacıları bir dizi teknolojik üründe güvenlik açıkları bulmaya teşvik ediyor.

Apple ve Arm anlaştı!

Apple, İngiliz çip tasarım şirketi Arm ile geleceğe dönük önemli bir anlaşmaya imza attı. Reuters’in haberine göre, bu yeni anlaşma, teknoloji devi Apple’ın Arm ile işbirliğini 2040 yılına kadar uzattı. Arm’ın halka arz süreci sırasında ortaya çıktı ve Arm, bu anlaşmayı “Apple ile uzun süredir devam eden işbirliği ilişkimizi ve Apple’ın Arm mimarisine erişimini sürdürerek Apple ile 2040’ın ötesine uzanan yeni bir uzun vadeli anlaşma imzaladık” şeklinde açıkladı.

Apple’ın Arm ile olan işbirliği, teknoloji dünyasında uzun süreli ve başarılı bir ilişkinin örneği. Apple, Arm’ın donanımını lisanslayarak iPhone 14 gibi ürünlerinde ve MacBook Pro gibi cihazlarında A15 ve M2 gibi özel silikon işlemcilerini kullanıyor. Bu sayede, Apple ürünleri daha yüksek performans ve özelleştirilmiş çip tasarımları ile öne çıkıyor.

Halka arz belgesinde yer alan bilgilere göre, Apple, Arm hisselerini satın alma konusunda ilgi gösteren şirketler arasında yer alıyor. AMD, Google, Intel, Nvidia, Samsung ve TSMC gibi önemli oyuncuların da Arm hisselerine yönelik ilgi gösterdikleri biliniyor. Özellikle dünyanın en büyük sözleşmeli çip üreticisi olan TSMC, Arm’ın hisselerine yatırım yapma kararını bu hafta açıklamayı planlıyor. Bu hamle, çip üreticilerinin Arm’ın yönetiminde etkin bir rol oynamayı hedeflediklerini gösteriyor.

Arm’ın sahibi olan SoftBank, önceki planlarını gözden geçirerek Arm’ı Nvidia’ya satma düşüncesini değiştirmişti. Nvidia’nın bu satın alma işlemi Federal Ticaret Komisyonu (FTC) tarafından engellendiğinde, Arm’ın halka arzı gündeme gelmişti.

Apple ve Arm arasındaki işbirliği, çip sektörünün en köklü ilişkilerinden birini temsil ediyor. Apple, Arm tabanlı çip teknolojilerini kullanmaya başlamadan önce, 1990 yılında kurulan Arm ile işbirliği yaparak çip sektöründe öncü adımlar atmıştı. Arm, dünya genelinde 500’den fazla şirkete çip tasarımı lisansı veriyor ve Arm mimarisi dünya genelindeki akıllı telefonların yüzde 95’inde kullanılıyor. Bu yeni anlaşma, teknoloji dünyasında büyük bir yankı uyandırabilir ve gelecekteki çip teknolojileri konusunda heyecan verici gelişmelere kapı aralayabilir.

Müşteri temsilcileri yapay zeka ile “her dilden” konuşacak

0

Mplus, müşteri deneyimi ve operasyonel verimlilikte fark yaratan yapay zeka destekli ürünü, Buzzeasy ile bulut ve bot teknolojilerini en iyi şekilde entegre ederek dünya çapında bu yönde bir çözüm sunabilen ilk şirket oldu. Buzzeasy; çağrı merkezi çalışanları için yabancı dil sorununu ortadan kaldırırken, eğitim modülü sayesinde çalışanlara farklı senaryolar üzerinden daha etkili bir eğitim sunabiliyor. Bununla birlikte müşteri temsilcilerine görüşmeler esnasında öneri cevaplar sunarak görüşmelerin sürelerini kısaltıyor ve verimliliğini artırıyor. 

Yazılımındaki API’lar (Uygulama Programlama Arabirimleri) sayesinde bütün sistemlere kolaylıkla entegre olabilen, Microsoft Sertifikalı Bulut Çagrı Merkezi Çözümü Buzzeasy, kullanıcılarının ihtiyacına yönelik hızlı ve kaliteli çözümler sunuyor. Mplus’ın tamamen kendi geliştirdiği ve yapay zeka entegrasyonlarıyla gelecek standartlarını belirmeye hazırlanan ürünü Buzzeasy; şirketler ile müşteri temsilcilerine görüşmeler esnasında öneri cevaplar sunarak görüşme verimliliğini artırırken, müşteri temsilcilerini farklı senaryolara karşı hazırlıyor. Farklı dillerde yazılı kanallardan gelen soruları anlık olarak çevirebilen teknoloji; dil bariyerinin ortadan kalkmasına ve dünyanın her yerine hizmet verilebilmesine de olanak tanıyor.

Yapay zeka temelli öneri cevaplar çağrı sürelerini kısaltıyor 

Yeni nesil teknolojilerin izinden giderek çağrı merkezi sektörünün dönüşümüne liderlik ettiklerini belirten Mplus Türkiye Satış & Pazarlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, Ogan Atasagun, “Teknoloji şirketimiz Geomant’taki uzman ekiplerimiz tarafından geliştirilen yapay zeka destekli yeni ürünümüzle çağrı merkezlerini yalnızca müşterilerle konuşma yapılan statik alan algısından kurtarıp sorunsuz ve gelişmiş müşteri deneyimi sunabildiğimiz dinamik bir alana dönüştürüyoruz. Şirketlere hiçbir maliyet yaratmayan Buzzeasy ile çağrı merkezlerinin standartlarını yükseltiyoruz. Eşsiz bir müşteri deneyimi için yapay zeka temelli öneri cevaplar sunarak müşteri temsilcilerimizin tüm operasyonel süreçlerini kolaylaştırıyor, görüşme verimliliğini artırıyoruz” dedi. 

Hizmet ihracatının önündeki dil bariyerini ortadan kaldırıyoruz

Yazılı kanallar üzerinden çeviri yaparak bir çok farklı dilde hizmet verme imkanı sunan Buzzeasy’nin Türkiye’den dünyaya hizmet sunmayı kolaylaştıracağının da altını çizen Atasagun, “Müşterinin başka bir dilde ilettiği soruyu anında çevirip, müşteri temsilcimizin önüne kendi dilinde getirebileceğiz. Yine aynı şekilde müşteri temsilcisinin başka bir dilde cevapladığı soruyu, müşterilere kendi dilinde iletebileceğiz” diye konuştu. Farklı dillerde yazılı kanallardan gelen soruları istenilen dile anlık çevirerek hizmet ihracatında dil bariyerini ortadan kaldıracaklarına dikkat çeken Atasagun; bu gelişme ile çağrı merkezlerinin sınır ötesi yolculuğunu hızlandırdıklarını de sözlerine ekledi. 

Eğitim modülü sayesinde farklı senaryolar üzerinden daha hızlı eğitim sunuluyor

Atasagun, Buzzeasy’nin müşteri temsilcileri ve şirketlere sunduğu fırsatları şöyle aktardı: “Yapay zeka yazılımımız sayesinde müşteri temsilcileri artık daha hızlı öğrenip, farklı senaryolara karşı kendilerini daha iyi hazırlama imkanı yakalıyor. Buzzeasy’nin eğitim modülü ile daha hızlı ve özelleştirilmiş eğitimler sunarak müşteri temsilcilerini olası senaryolara karşı hazırlıyoruz. Müşterilerin sorularına uygun olası çözüm önerilerini hazırlayıp müşteri deneyimini artırıyoruz.”

İşyeri izleme yazılımı startup’ı 12 milyon dolar topladı

Voxel AI, iş yeri güvenliğini artırmak amacıyla bilgisayar görüşünü ve yapay zekayı güvenlik kameralarına entegre eden teknolojisi için 12 milyon dolar topladı. Bu fonla birlikte 202’den bu yana alınan toplam fon miktarı 30 milyon dolara ulaştı.

En son finansman turu, üretici Rite-Hite tarafından, geri dönen yatırımcılar Eclipse Ventures, World Innovation Lab ve MTech’in katılımıyla gerçekleştirildi ve San Francisco merkezli girişimin toplam finansmanı 30 milyon dolara ulaştı. Şirket, fonların pazar erişimini ve ticari faaliyetlerini genişletmek için kullanılacağını söyledi. İşyeri izleme yazılımı Voxel, personel ve işyeri güvenliğini sağlayacak.

Voxel AI için ilgi artıyor

Voxel’in yazılımı, gerçek zamanlı işyeri gözetimi sağlamak için bir şirketin mevcut güvenlik kamera ağını kullanarak endüstriyel bir tesis çevresindeki potansiyel tehlikeleri belirlemek için yapay zekayı kullanıyor. Sistem, engellenen çıkışlar ve potansiyel çarpışmaların yanı sıra sızıntılar gibi çevresel ve operasyonel tehlikeleri tespit edecek şekilde eğitildi. Ayrıca takılma tehlikesi oluşturabilecek yanlış yerleştirilmiş öğeleri de tespit edebiliyor.

Sistem aynı zamanda çalışanların, örneğin yanlış konumda bir nesneyi almaları gibi zararlı olabilecek faaliyetlerini de tespit edebiliyor. Yazılımın bu unsuru Stanford’un biyomekanik laboratuvarındaki araştırmalar kullanılarak eğitildi. Bir sorun tespit edildiğinde, sorunun çözümü için personele bir uyarı gönderiliyor. İşyeri izleme yazılımı olası riskleri tespit ederek uyarı sağlayacak.

Voxel, sisteminin kamu hizmetleri, imalat ve enerji gibi yüksek riskli sektörlerde özel uygulamalara sahip olduğunu söylüyor. Mevcut müşteriler arasında Michael’s, Dollar Tree, Clorox, PPG Industries ve Office Depot bulunuyor.

. Platform, çalışanların güvenliğini sağlarken şirketlerin genel sorumluluk, işçi tazminatı ve mülk hak taleplerinden kaynaklanan genel giderleri azaltmalarına da yardımcı oluyor. ​​Yazılımı depolama, imalat, perakende, nakliye, inşaat ve petrol ve gaz alanlarındaki operasyonlara yönelik çözüm sunuyor. CEO Alex Senemar, CTO Anurag Kanungo, Harishma Dayanidhi ve Troy Carlson liderliğindeki Voxel, güvenlik kameralarının potansiyel iş yeri tehlikelerini, yüksek riskli faaliyetleri ve operasyonel verimsizlikleri otomatik olarak tespit etmesini sağlıyor. Voxel’in hedef müşterileri arasında depolama, perakende, imalat ve enerji gibi yüksek riskli sektörlerde faaliyet gösteren Fortune 500 şirketleri yer alıyor.

Aşağıdaki video ile şirketin yazılımı hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

Epson yeni bölgesel operasyonunu açıkladı!

0

Epson, yeni bölgesel operasyonunu kurduğunu açıkladı. Global teknoloji devi Epson, yeni operasyonuyla Afrika, Kafkasya, Orta Asya, Orta Doğu, Moldova, Ukrayna ve Türkiye gibi kilit pazarlarda büyümesini hızlandıracak.

Seiko Epson Corporation, Afrika, Kafkasya, Orta Asya, Orta Doğu, Moldova, Türkiye ve Ukrayna gibi kilit pazarlarda genişlemeyi hızlandırmak için yeni bir satış şirketi olan Epson Middle East FZCO’yu (EME) kurdu. Epson EME’nin merkezi ise Birleşik Arap Emirlikleri’nde Dubai ofisi oldu. 

Yeni kurulan EME satış şirketi, önümüzdeki 5 yıl içinde gelirini artırmak için iddialı bir hedef belirledik. Bu hedefe baskı, tarama ve görsel ekran çözümleri gibi temel alanlardaki varlığını genişleterek ulaşmayı planlıyor. Neil Colquhoun, şirkette geçirdiği on yılı aşkın sürenin ardından EME Başkanı olarak atandı. 

Neil Colquhoun / Epson EME Başkanı

Colquhoun, yeni operasyonla ilgili şöyle konuştu: “Epson EME’yi kurmak, Dubai merkezli ofisimizdeki operasyonları merkezileştirirken Afrika’dan Orta Doğu’ya ve Orta Asya’ya kadar tüm önemli pazarlarda yatırım yapmaya ve varlığımızı büyütmeye devam edeceğimize dair bölgedeki müşterilerimize ve ortaklarımıza olan bağlılığımızı göstermektedir. Bu yatırım bize bu dinamik, hızlı büyüyen pazarlardaki müşterilerin değişen ihtiyaçlarını temel alanlarımız olan baskı, tarama ve görsel ekran çözümlerimizle karşılama çevikliği ve yeteneği kazandıracak.”

Colquhoun, ürün portföyünün işletmelere ve tüketicilere sürdürülebilir teknoloji çözümlerine geçiş yapma fırsatı sunduğunu vurguladı.

Epson, 2022 mali yılı için Orta Doğu ve Türkiye’de %40’ın üzerinde, Afrika’da neredeyse üçte bir oranında ve Orta Asya, Kafkaslar ve Ukrayna’da yaklaşık %10 oranında satışlarını artırdı. Şirket, çeşitli iş sektörlerinde dijitalleştirilmiş iş akışları için artan tarama ve otomasyon ihtiyaçları gibi Epson teknoloji çözümlerine büyük bir talep olacağını öngörüyor. KİK, Afrika ve Orta Asya’da gerçekleşen dünya standartlarındaki profesyonel spor ve eğlence etkinliklerinin devam eden genişlemesi de projeksiyon teknolojilerine ve sürükleyici perakende deneyimlerine daha fazla talep getiriyor.

En büyük ofislerden biri Türkiye’ye

Halihazırda 250’den fazla çalışanı bulunan firma, EME kuruluşunun Nisan 2024’te faaliyete geçmesiyle birlikte yeni işe alımlarda %45’lik bir artış öngörüyor. İşe alım süreci millileştirme, çeşitlilik ve kapsayıcılığa odaklanacak ve kadınlar halihazırda işgücünün %40’ını oluşturuyor. En büyük Epson ofisleri BAE, Güney Afrika ve Türkiye’de olacak ve Suudi Arabistan Krallığı, Fas, Kenya, Nijerya, İsrail, Kazakistan ve Ukrayna’daki operasyonlarla tamamlanacak. Ayrıca Epson’un bölgedeki bayi ve distribütör ağını genişletme ve geliştirme planları da var.

Google android için yeni logo ve uygulama güncellemelerini duyurdu

Google, Android işletim sistemi için heyecan verici gelişmeleri duyurarak, kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi sürdürüyor. Şirket, yeni Android logosunu tanıtırken aynı zamanda bir dizi uygulama ve hizmet güncellemesini tek bir güncelleme paketi içinde sunuyor.

Android logosu artık daha modern ve çarpıcı bir tasarıma sahip. Yeni logo, Google’ın kendi logosuna daha yakın bir yazı karakterini benimserken, “Android” yazısı artık büyük bir “A” ile yazılıyor. Google marka yöneticisi Jason Fournier, bu değişikliği, “Google’ın logosunu daha yakından yansıtıyor ve ikisi arasında denge yaratıyor” şeklinde açıkladı. Ayrıca, Android logosu artık daha 3 boyutlu bir görünüm kazanmış durumda.

Bu güncelleme paketi, Android kullanıcılarına çeşitli faydalar sunuyor. At a Glance Google Assistant widget’ı tasarım açısından yenileniyor ve kullanıcılara etkinlikler, seyahatler ve yerel hava durumu gibi daha fazla yararlı bilgi sunuyor. Ayrıca, Wallet uygulamasına eklenen fotoğraf içe aktarma özelliği, barkodlu ve QR kodlu geçiş kartlarını kullanıcılar için daha erişilebilir hale getiriyor.

Görsel erişilebilirlik konusunda da geliştirmeler mevcut. Lookout adlı görsel erişilebilirlik uygulaması, sahneleri daha akıllı bir şekilde tanımlayabilir ve kullanıcılara daha fazla bilgi sunarak görme zorluğu yaşayan veya göremeyen kişiler için daha iyi bir deneyim sunar.

Android Auto kullanıcıları için de iyi haberler var. Zoom ve Webex aramalarına katılma desteği, mobil iletişimi daha da kolaylaştırıyor.

Google, bu güncellemelerin yanı sıra sonbaharda düzenleyeceği donanım lansman etkinliğinde Pixel 8 ailesini tanıtacak. Ayrıca, yakın gelecekte tam bir Android 14 sürümünü bekleyebiliriz.

Android kullanıcıları, bu yeniliklerle daha işlevsel ve güncel bir deneyim yaşayacak gibi görünüyor. Google’ın Android platformunda yaptığı bu gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz.

Siyah şapkalı hacker ne demek?

Küresel hacker topluluğu inanılmaz derecede çeşitli. Bazı bilgisayar korsanları, güvenlik açıklarını tespit ediyor ve savunma yeteneklerini geliştiriyor. Bunun için bilgisayar sistemlerini ihlal ediyor. Diğerleri ise bunu suç kazancı veya siber saldırı operasyonlarının bir parçası için yapıyor. Farklı şapka renkleri farklı bilgisayar korsanı türlerini belirtiyor.

Birçoğu bilgisayar korsanlığını bir tür yasa dışı faaliyetle ilişkilendiriyor. Ancak bazı bilgisayar korsanları dijital bağışıklık sistemini geliştirme amacıyla siber güvenlik uzmanlığı yapıyor. Bu penetrasyon testçileri beyaz şapkalı hackerlar olarak biliniyor. Kötü meslektaşları ise siyah şapkalı olarak biliniyor. Siyah şapkalı hacker grubu, aslında güvenlikçilerin dikkat etmesi gereken bir hacker grubu.

Siyah şapkalı bilgisayar korsanları, kötü niyetli şekilde sistemlere sızmak için kimlik avı, kötü amaçlı yazılım veya diğer saldırı türlerini kullanıyor. Amaçları finansaldan siyasi çıkarlara kadar değişebiliyor. Bu hackerlar kanunun diğer tarafında yer alıyor. Hukuki sonuçlarının ne kadar ciddi olduğunu bildikleri için isimlerini gizli tutmak için ellerinden geleni yapıyor. Çoğu yüksek vasıflı ve hizmetlerini genellikle en yüksek teklif iletene çalışıyor. Bu kötü adamlar bağımsız olarak veya grup halinde çalışıyor. “Gündelik işler” yapabiliyor ve her yaşta, ırkta veya cinsiyette olabiliyor.

Saldırı çeşitleri

Aşağıda siyah şapka korsanlığı ekosistemindeki en yaygın saldırı türlerinden bazıları yer alıyor.

  • Kimlik avı: Siyah şapkalı korsanlar sahte sayfalar oluşturuyor. Kurbanın etkileşimde bulunduğu meşru şirket veya kurumlarmış gibi davranan e-postalar gönderiyor. Mesajlar genellikle alıcıları, bilgisayar korsanlarının oturum açma bilgilerini ve hassas ayrıntıları çaldığı kötü amaçlı bir bağlantıya tıklamaları için kandırmak üzere tasarlanıyor.
  • Oltalama saldırısı: Bilgisayar korsanları reklam alanı satın alabiliyor. Tıklandığında cihazınızı etkileyen kötü amaçlı bir bağlantı yerleştirebiliyor. Kurbanlar bir reklama tıkladıklarını düşünürken farkında olmadan bir virüs indiriyor.
  • Fidye Yazılımı: Bilgisayar korsanlarının yüklediği fidye yazılımı, kurbanın dosyalarına ve sistemine erişimi sürekli olarak engelliyor. Bilgisayar korsanı, verilerin engelini kaldırma karşılığında fidye talep ediyor. Bu hack’i gerçekleştirirken yakalanırlarsa siyah şapkalılar 20 yıl hapisle karşı karşıya kalabiliyor.
  • Keylogger: Keylogger’lar her tuş vuruşunu kaydeden yazılım parçaları. Bir kurbanın yazdığı her şey, hassas bilgileri de dahil olmak üzere bilgisayar korsanına aktarılıyor.
  • Sahte WAP: Bu yöntem, bir kablosuz erişim noktasının veya WAP’ın kimliğini taklit ederek yazılımın kullanılmasını içeriyor. Kurban sahte WAP’a bağlandığında, bilgisayar korsanı verilerine erişebiliyor.

Bilgi güvenliği nasıl sağlanır?

Küçük işletmelerin çoğu kişisel bilgileri saklıyor ve işlerini elektronik cihazlar üzerinden yürütüyor. Bilgileri güvende ve meraklı gözlerden uzak tutmanız, itibarınız ve işinizin günlük işleyişi açısından hayati öneme sahip. Zayıf güvenlik sizi ve diğerlerini savunmasız bırakabilir. Siber saldırılar her büyüklükteki işletmeyi etkileyebilir. Bilgi güvenliği için uygulayabileceğiniz çok basit yöntemler var. Böylelikle bilgi güvenliği nasıl sağlanır sorusuna cevap vereceğiz.

Bilgi güvenliği için temel yöntemler

Verilerinizi yedekleme

Verilerinizi düzenli olarak yedeklemelisiniz. Harici bir depolama aygıtı kullanıyorsanız, onu ana iş yerinizden başka bir yerde saklayabilirsiniz. Şifreleme yapmalısınız ve mümkünse kilitlemelisiniz. Bu şekilde, bir izinsiz giriş, yangın veya su baskını durumunda tüm verilerinizi kaybetme riskini en aza indirirsiniz.

Güçlü şifreler ve çok faktörlü kimlik doğrulama kullanmalısınız

Kişisel bilgilerin saklandığı cihaz veya hesaplarda güçlü şifreler kullandığınızdan emin olun. Tahmin edilmesi zor olmalı. Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), üç rastgele kelimenin kullanılmasını öneriyor.

Şüpheli e-postalara karşı dikkatli olun

Siz ve personelinizin şüpheli e-postaları nasıl tespit edeceğinizi bilmeniz gerekiyor. Kötü dilbilgisi, acilen harekete geçmenizi talep etme ve ödeme talepleri gibi işaretlere dikkat etmelisiniz. Yeni teknolojiler, e-posta saldırılarının daha karmaşık hale geldiği anlamına geliyor. Kimlik avı e-postası tanıdığınız bir kaynaktan geliyormuş gibi görünebilir. Emin değilseniz gönderenle konuşun.

Anti-virüs programı kullanın

Sizin ve çalışanlarınızın evde veya uzakta çalışırken kullandıkları cihazların güvenli olduğundan emin olmalısınız. Böylelikle anti-virüs yazılımı, cihazınızın kimlik avı saldırısı yoluyla kötü amaçlı yazılımlara karşı korunmasına yardımcı olabiliyor.

Cihazınız gözetimsiz olduğunda koruyun

Başka birisinin bilgisayarınıza erişmesini önlemek için geçici olarak masanızdan uzakta olduğunuzda ekranınızı kilitleyin. Cihazınızı daha uzun süre bırakmanız gerekirse, onu gözden uzak, güvenli bir yere koyun.

Wi-Fi bağlantınızın güvenli olduğundan emin olun

Herkese açık Wi-Fi veya güvenli olmayan bir bağlantı kullanmayın. Bu durumda kişisel verilerinizi riske atabilirsiniz. İnternete bağlanırken her zaman güvenli bir bağlantı kullandığınızdan emin olmalısınız. Bu nedenle genel bir ağ kullanıyorsanız güvenli bir Sanal Özel Ağ (VPN) kullanmayı düşünün.

Ekranınızı paylaşırken dikkatli olun

Ekranınızı sanal bir toplantıda paylaşmadan önce açık sekmeler veya belgeler de dahil cihazınızı kontrol etmelisiniz. Bu işlemi yapmadan önce ihtiyacınız olmayan her şeyi kapatmalı. Bildirimlerinizin ve pop-up uyarılarınızın kapalı olduğundan emin olmalısınız.

Eski BT ekipmanlarını ve kayıtlarını güvenli bir şekilde atın

Bilgisayarlarda, dizüstü bilgisayarlarda, akıllı telefonlarda veya diğer cihazlarda imha etmeden önce hiçbir kişisel verinin kalmadığından emin olmalısınız. Silme yazılımı kullanmayı düşünebilirsiniz. Bunun için bir uzman danışmanlık da alabilirsiniz.

Instagram gizlilik ayarları

Instagram profiliniz muhtemelen benim hakkımda diğer sosyal ağ sayfalarından daha fazla kişisel ayrıntı ortaya koyuyor. Instagram’da gizliliğinizi koruyabilmek, profilinizi “özel” olarak ayarlama aslında çok basit işlemleri içeriyor. Ancak bundan çok daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. uygulayabileceğiniz bir dizi başka koruma da vardır. Hesabınızı herkese açık tutabilir, ancak biraz daha korumalı hale getirebilirsiniz. Ayrıca özel profil anahtarını çevirmenin size sağladığından daha katı korumalar ekleyebilirsiniz.

Instagram gizlilik ayarları ile yapabilecekleriniz

Hesabınızı gizli olarak ayarlayın

Hesabınızı özel olarak ayarlamak, profilinizi kilitleme işi için yapabileceğiniz en basit şey. Bu, siz onaylamadığınız sürece fotoğraflarınızı veya hikayelerinizi artık kimsenin göremeyeceği anlamına geliyor.

Instagram’ın ayarlar menüsüne gidin. Profil sayfanızda sağ üst köşedeki hamburger düğmesinin arkasında gizli. Bu, çeşitli seçeneklerin bulunduğu bir yan menü açacak. Ayarlarınıza en altta görünen dişli çarktan erişebilirsiniz.

  • “Gizlilik” > “Hesap Gizliliği”ne gidin ve “Özel Hesap” ayarını etkinleştirin.
  • Hikayelerinizi koruyun
  • Instagram, hikayelerinizi kimlerin göreceğini sınırlayabilirsiniz.
  • “Ayarlar” > “Gizlilik” > “Hikaye”ye gidin .
  • “Hikayeyi Gizle”yi seçin. Takipçilerinizin bir listesini açacak. Erişimi kesmek için adlarının yanındaki daireye dokunun.

İnsanların feed’inizi görmesini engelleyin

Akışınıza gönderilen fotoğrafların ve videoların korunması söz konusu olduğunda, hikayelerden çok ya hep ya hiç senaryosu söz konusudur. Gizli kalmak istemiyorsanız yine de bireysel kullanıcıları engelleyebilirsiniz:

  • Birini engellemek için önce onun hesabına gitmelisiniz. Profil sayfalarında sağ üst köşedeki üç noktalı menüye dokunun.
  • “Engelle”ye tıklayın

Kendinizi daha az görünür kılın

Kendinizi bulmayı biraz zorlaştırmak için yapabileceğiniz birkaç şey var. Öncelikle kişilerinizi Instagram’a göndermeyi bırakabilirsiniz. Kaydolurken arkadaşlarınızı bulmanıza yardımcı olmak için başlangıçta kişilerinize Instagram erişimi vermiş olabilirsiniz. Ancak bu, Instagram’ın telefon rehberinizde kimlerin olduğunu bildiği anlamına geliyor. Kapatmak için:

  • “Ayarlar” > “Hesap” > “Kişi Senkronizasyonu”na gidin
  • “Kişileri Bağla” seçeneğini devre dışı bırakın
  • Ayrıca hesap önerileri seçeneğini kapatarak da önlem alabilirsiniz.
  • Instagram’ın web sitesinde oturum açın ve profilinize gidin.
  • “Profili Düzenle” düğmesini seçin.
  • En son seçenek olan “Benzer Hesap Önerileri”nin işaretini kaldırın.

Gönderilerinizi ve hikayelerinizi kaydetmeyin

Instagram’a yayınladığınız fotoğraf ve videoları, özellikle de kaybolan hikayelerinizi aslında kaydetmek istemeyebilirsiniz. Bunu durdurmak için yapabileceğiniz birkaç şey var.

  • “Ayarlar” > “Gizlilik” > “Hikaye”ye gidin
  • İki ayarı kapatın. Bunlardan ilki, hikayelerinizi telefonunuza kaydeden “Film Rulosuna Kaydet” (iOS’ta) veya “Galeriye Kaydet”tir (Android’de). İkincisi “Arşiv’e Kaydet” ve bunu kapatmak, Instagram’ın hikayeleriniz kaybolduktan sonra görüntüleyebilmeniz için hikayelerinize takılı kalmasını engelliyor.
  • “Ayarlar” > “Hesap” > “Orijinal Gönderiler”e gidin
  • Üç seçeneği de devre dışı bırakın (Orijinal Gönderileri Kaydet, Gönderilen Fotoğrafları Kaydet ve Gönderilen Videoları Kaydet)

Xiaomi Watch S3’ün özellikleri ortaya çıktı!

0

Çinli teknoloji devi Xiaomi’nin merakla beklenen akıllı saat modeli, Xiaomi Watch S3, göz kamaştırıcı özellikleriyle ufukta görünüyor. Amiral gemisi saat, daha büyük bir pil kapasitesi ve 4G desteği gibi özelliklerle gelecek. İşte Watch S3 hakkında bilmeniz gerekenler.

Xiaomi Watch S2, Aralık 2022’de 150 eurodan başlayan fiyatlarla piyasaya sürüldü. Bu şık akıllı saat, 1.43 inç AMOLED ekranıyla yüksek çözünürlük sunarken, 500mAh pil kapasitesi, dayanıklı paslanmaz çelik gövde tasarımı, kalp atış hızı takibi, uyku izleme, kan basıncı ve kandaki oksijen seviyesi ölçümü gibi zengin özellikleriyle dikkat çekti.

Yeni sızıntılara göre, Xiaomi Watch S3, s2 ile kıyaslandığında daha büyük bir 520mAh pil kapasitesine sahip olacak. Ayrıca, cihazın ekranı dinamik yenileme hızı sunarak pil tüketimini azaltacak, böylece kullanıcılarına daha uzun bir kullanım süresi sunacak. Ek olarak, Watch S3, 4G bağlantısı ve yerel sesli arama desteği gibi özelliklerle gelecek. Akıllı saatin diğer teknik detayları, ekran çözünürlüğü ve fiyatı hakkında henüz resmi bilgi verilmedi.

Xiaomi Watch S3’ün tanıtımıyla ilgili daha fazla ayrıntıya ulaşmak için beklememiz gerekebilir. Ancak sızıntı kaynakları, Xiaomi Watch S3’ün tanıtımının yıl sonunda düzenlenecek Xiaomi 14 serisi lansmanıyla eş zamanlı olarak gerçekleşebileceğine işaret ediyor. Bu da demek oluyor ki, yeni nesil telefonlar ve akıllı saatler, Aralık ayında Snapdragon 8 Gen 3 platformuyla birlikte tanıtılacak. Dolayısıyla Xiaomi tutkunları için heyecan verici bir dönem başlıyor.

Xiaomi’nin Watch S3 ile ilgili resmi duyurularını ve teknik detaylarını öğrenmek için sabırsızlanıyoruz. Bu bekleyiş süreci, Xiaomi’nin teknolojik yeniliklerle dolu dünyasında nelerin olacağını keşfetmek için heyecanlı bir fırsat sunuyor. Watch S3’ün ne gibi sürprizlerle geleceğini görmek için bizi takip etmeye devam edin.