Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1406

Artırılmış gerçeklik ile böcek ve örümcek korkusuyla baş etmek mümkün

0

Toplumda çok sık görülen fobiler arasında yer alan böcek ve örümcek korkusu, yeni nesil teknolojiler sayesinde giderilebiliyor

Artırılmış gerçeklik uygulaması ile böcek ya da örümcek fobisi olan kişiler, korkularıyla baş etmeyi öğrenebiliyor. Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, bu tür korkuların tedavisinde geleneksel içgörüye dayalı psikoterapilerden ziyade davranışsal müdahalelerin yer aldığı terapilerin etkili olduğunu söyledi. NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, teknolojinin artık terapilerde de kullanılabildiğini ve etkili sonuçlar alındığını belirtti.

Korkulan nesne terapi odasına taşınıyor

Teknolojinin sürekli ilerlediğini, yeni yazılımlar sayesinde terapilerin etkinliğini artıran uygulamaların ortaya çıktığını kaydeden Çiğdem Demirsoy, “Bu yöntemleri, temeli bilişsel davranışçı terapiler arasında yer alan maruz kalma uygulamalarında kullanıyoruz. Rahatsız eden uyarana kişiyi maruz bırakma amacıyla korktuğu nesneyi terapi odasına taşımış oluyoruz. Şu anda elimizdeki sistemde örümcek ve böcek fobisi üzerinde çalışmamızı sağlayacak mevcut yazılım var. Kişi terapi odasında üç boyutlu olarak böceği görebiliyor, elinin üzerinde böcek ya da örümcek yürüyormuş gibi algılayabiliyor” dedi.

Gözlük yerine telefon kullanılıyor

Artırılmış gerçeklik uygulamasının, sanal gerçeklik uygulamalarının bir türü olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Sanal gerçeklik uygulamalarında bir gözlük yardımıyla kişinin bazı durumları yaşantılamasını ve deneyimlemesini sağlıyorduk. Artırılmış gerçeklik uygulamalarında kişiye bir gözlük takmıyoruz. Bu uygulamada cep telefonu kullanılıyor. Cep telefonuna yüklenen bir yazılım sayesinde kişinin o anda bulunduğu ortamda üç boyutlu olarak görsel uyarılma sağlanıyor. Kişiyi rahatsız eden böcek ya da örümcek gerçekten elinin ya da kolunun üzerinde varmış gibi algılaması sağlanıyor. Telefonun kamerasının yakaladığı alana baktığında kişi, telefondaki yazılım sayesinde o görsel alanda üç boyutlu olarak böcekler ortaya çıkıyor” dedi.

KVKK’dan avukat, sigortacı, finans ve emlak danışmanlarına uyarı

0

Uyarı vatandaşların kimlik ve iletişim bilgileri gibi kişisel verilerinin sorgulanmasına imkân tanıyan yazılımlar kullanılması nedeniyle yapıldı

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) avukatlar/hukuk büroları ile finans, gayrimenkul danışmanlık ve sigorta gibi kuruluşları uyardı. KVKK’nın sitesinde yayımlanan kararda, uyarının vatandaşların kimlik ve iletişim bilgileri gibi kişisel verilerinin sorgulanmasına imkân tanıyan yazılım/program/uygulamaların kullanılması nedeniyle yapıldığı belirtiliyor. KVKK bu konuda kendilerine vatandaşlardan ihbarlar geldiğini açıklamada aktarıyor.

Savcılıklara başvurulacak

KVKK yaptığı değerlendirmede bu durumun 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun veri sorumlularının veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini düzenleyen 12. maddesi hükümlerine aykırılık oluşturduğunu ifade ediyor. KVKK, karara aykırı davrananlar hakkında adlî soruşturma için savcılıklara başvurulacağına dikkat çekiyor.

Bir milyon TL’ye varan cezalar söz konusu

Bazı hukuk bürolarının alacak takiplerini hızlandırmak ve tebligat sorununu aşmak, bazı finans ve sigorta şirketlerinin kredi ve sigortacılık ürünlerinin satışını artırmak, bazı emlak şirketlerinin ise gayrimenkul sahiplerine ulaşmak için bu tip programlar kullanıldığı biliniyordu. Öte yandan, kararı ihlal edenlerin 25 bin TL – 1 milyon TL arasında cezalandırılacağını da not edelim.

AKUT’un Güvendeyim uygulaması

0

Güvendeyim uygulamasının en önemli özelliği internet olmadan da çalışabilmesi

AKUT Arama Kurtarma Derneği ile birlikte Genel Bilgi Teknolojileri şirketi tarafından geliştirilen “Güvendeyim” uygulaması, Google Play ve Apple App Store üzerinden yayında.

Güvendeyim, doğal afet durumlarında konum bilgilerinizin, kısa mesaj yoluyla, daha önceden belirlediğiniz kişilere gönderilerek, güvende olduğunuzun bildirilmesine yardım eden bir mobil uygulama. Aynı zamanda, deprem, sel ve yangın konularındaki bazı temel bilgilere, yine uygulamanın menüsü üzerinden ulaşabiliyorsunuz.

Tek bir butona basarak konum paylaşılıyor

Uygulama internetsiz çalışıyor. Aramanın mümkün olmadığı, internetin çalışmadığı, SMS’lerin devreye girdiği doğal afet durumlarında, tek bir butona basılması, konumunuzun paylaşılması için yeterli oluyor. Uygulamanın ayarlar bölümünden, acil durumlarda haber iletilmesini istediğiniz, en fazla 5 kişinin telefon numarasını ekleyebiliyorsunuz. Daha sağlıklı çalışabilmesi adına aynı şehirde yaşamayan en az bir yakınınızın numarasının uygulamaya eklenmesi öneriliyor.

Standart SMS tarifesinden ücretlendiriliyor

Standart SMS tarifesi üzerinden operatör tarafından ücretlendirilen uygulama, GPS servisi üzerinden konumun alınması, telefonun marka modeli ile bulunulan ortam gibi değişkenlere göre farklı sürelerde işlem gerçekleştirebiliyor.

Uygulamayı Google Play için şuradan, App Store için şuradan indirmek mümkün. 

IBM, SkillsBuild Programı ile Türkiye’de kalifiye iş gücüne katkı sağlayacak

0

IBM’in yeni programı, iş hayatına katılmak isteyenlerin ihtiyaç duydukları teknik ve profesyonel becerileri geliştirmelerine yardımcı olacak

IBM, çeşitli nedenlerden dolayı kariyerine ara verip işe dönmek ya da sektör ve meslek değiştirmek isteyenlerin iş gücüne başarıyla katılmalarına yardımcı olmak için geliştirilen SkillsBuild’i Türkiye’de hayata geçirdi. Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) ve YenidenBiz iş birliğiyle geliştirilen program, iş gücüne dahil olmak ve rekabetçi “yeni yakalı” işlerde çalışmak isteyenleri desteklemeyi amaçlıyor. Akredite dijital eğitim içeriği, kişiye özel koçluk ve pratik öğrenme deneyimi sunan SkillsBuild Programı, katılımcıları sahip oldukları donanıma ek olarak hedefe yönelik becerilerle donatmayı hedefliyor.

IBM İş Değerleri Enstitüsü’nün (IBV) araştırmasınagöre, yapay zeka ve akıllı otomasyon nedeniyle dünyanın en büyük 12 ekonomisindeki yaklaşık 120 milyon çalışanın, gelecek üç yıl içinde yeniden eğitilmesi ya da yeni beceriler edinmesi gerekiyor. IBM SkillsBuild, özellikle dezavantajlı kesimden gelen iş arayanların rekabetçi işler için gerekli olan teknik ve profesyonel beceriler geliştirmelerine katkı sağlayacak.

SkillsBuild’de üç kariyer programı var

SkillsBuild, şu anda iş arayanlar için web geliştiricisi becerileri, müşteri hizmetleri temsilcisi becerileri ve dijital temel beceriler de dahil olmak üzere üç kariyer programı sunuyor. Eğitim programları, siber güvenlik, analitik ve diğer popüler becerilerle yeni teknolojileri kapsayacak şekilde genişletilecek. İş arayanlar, teknik ve profesyonel becerilerini geliştirirken bulut, yapay zeka, veri bilimi ve blockchain gibi teknolojilere ilişkin temel bilgiler de edinecek. SkillsBuild platformunda eğitimler, kişisel yetenek değerlendirmesiyle başlıyor. Öğrenciler, profesyonel beceriler de dahil olmak üzere belirli işler için role dayalı eğitimler alıyor. Eğitim programlarını tamamlayan katılımcılara dijital yetkinlik belgesi veya rozet veriliyor. Katılımcılar, IBM’den gönüllülerle veya SkillsBuild’in diğer iş ortaklarıyla birlikte, kişisel koçluk ve deneyimsel öğrenme aracılığıyla pratik bir öğrenme deneyimini de elde ediyorlar.

BKM, çalınan kredi kartı bilgileri ile ilgili açıklama yaptı

455 bin Türk’ün kredi kartı bilgilerinin çalındığı haberi gündeme bomba gibi düştü. Yaşanan bu olayın ortaya çıkmasının ardından ilk açıklama Bankalararası Kart Merkezi cephesinden geldi.

Türkiye’deki kredi kartı ve banka kullanıcılarını ilgilendiren habere göre çalınan kredi kartı bilgileri Joker’s Stash isimli en büyük kart mağazası olduğu iddia edilen platformda satıldı.

BKM’den çalınan kredi kart bilgileri ile ilgili açıklama

Çalınan kart bilgilerinin bir internet sitesinin e-ticaret platformu üzerinden sızdırıldığı iddia edildi. İddiaya göre, sızıntı 28 Ekim – 27 Kasım tarihleri arasında kademeli olarak gerçekleştirildi.

Konuyla ilgili açıklama yapan BKM, haberlerin titizlikle takip edildiğinin altını çizdi.

İşte yapılan açıklama:

“Basına yansıyan, Türkiye’de bazı kredi kartı bilgilerinin çalındığına ilişkin haberler, düzenleyici otoriteler, kart çıkaran kuruluşlar ve ilgili tüm paydaşlarca titizlikle takip edilmektedir.

Banka kartı ve kredi kartları kanun ve yönetmeliklerine göre ülkemizde tüm ödeme kartları, kullanıcıları dolandırıcılık risklerine karşı güncel uluslararası standartlarla korunmaktadır.

Türkiye’de faaliyet gösteren tüm kart çıkaran kuruluşlar, güvenlik hizmetleri ve sahtekarlıkla mücadele eden çözümleriyle kart bilgilerini sıkı bir biçimde korumaya her daim özen göstermektedir. Bu kapsamda, zaman zaman bazı internet sitelerinden çalındığı iddia edilen kartlara ilişkin işlemler, kart çıkaran kuruluşlar tarafından yakından takip edilerek gerekli önlemler alınmaktadır.

Tüm kullanıcılar kart güvenliğiyle ilgili her türlü güncel bilgiye www.bilgiguvende.com adresinden her zaman ulaşabilmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği’nden kredi kartları verilerinin çalınmasına dair açıklama

0

ETİD’den Black Friday döneminde kredi kartı verilerinin çalınıp çalınmadığına dair açıklama geldi

Bilindiği gibi Kasım ayının son haftasında yoğun bir e-ticaret dönemi yaşandı. Basına yansıyan haberlerde bu yoğun dönemde 450 binden fazla kredi kartı verisinin çalındığına dair iddialar yer aldı.

Sosyal medyadaki asılsız paylaşımlara dikkat

İşte, Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) bu iddialara ilişkin bir açıklama yayımladı. ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Ekmekçi, sektör meclisinde yapılan değerlendirmelerde, kişisel verilerin korunmasıyla ilgili herhangi bir güvenlik ihlali tespit edilmediği, kredi kartı bilgilerinin uluslararası standartlara göre saklandığını söyledi. Ekmekçi, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de yoğun olarak geçen kampanya dönemlerinde sosyal medya ortamında zaman zaman asılsız paylaşımlar olabildiğini, sektör olarak müşterilerin güvenliği ve yüksek hizmet seviyesinin her daim sağlanmasıyla için çalışmalara özenle devam ettiklerini belirtti.

ETİD’in 70’e yakın üyesi bulunuyor ve ülkemizdeki e-ticaret sektörünün önemli bir bölümünü temsil ediyor. Öte yandan, “Black Friday” olarak da bilinen bu dönemde Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) verilerine göre, 29 Kasım’da 4,7 milyar TL ödeme yapıldı ve bu ödemelerin 1,4 milyar TL’si internet üzerinden gerçekleştirildi. 

Studio Billion, Tarvenn’den 4,2 milyon TL değerleme ile devam yatırımı aldı

0

 Mobil oyun şirketi Studio Billion, Tarvenn Ventures’dan ikinci yatırımını aldı

Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) bünyesinde yer alan girişimlerden biri olan ve 2018 yılının Aralık ayında Tarvenn’den tohum yatırım alan mobil oyun stüdyosu Studio Billion, değerlemesini 3 kat artırarak Tarvenn’den 4,2 milyon TL değerleme ile devam yatırımı aldı. 

Hyper Casual oyun kategorisinde ses getirmeye odaklandılar

Studio Billion, 2000’lerin efsane çizgi filmi Beyblade’den uyarladıkları ilk oyunları Spin Warriors İstanbul ile başta ABD, Hindistan ve Japonya olmak üzere birçok ülkede 1 milyondan fazla indirmeye ulaşmayı başardı. Devamında yayımladıkları Kelime Avcıları oyunu ile bulmaca ve kelime kategorilerinde uzun süre en popüler oyunlar listesinde yer alan mobil oyun şirketi, odak noktasını hyper casual oyunlara yöneltti. Kısa sürede geliştirdikleri Skate!, OctoJump, Egg Farmer ve Tank.io isimli 4 hyper casual oyun ile dünyanın en büyük 10’dan fazla oyun yayıncı stüdyosu ile iş birliği yapmayı başardı. Studio Billion, geliştirmiş olduğu oyunlarını yayıncı stüdyolar ile ABD pazarında test ederken, Jump Punch ve Bouncy Soccer isimli 2 hyper casual oyun daha yayımlamaya hazırlanıyor.

Hedef bir mobil oyun fabrikası haline gelmek

Üç genç girişimci tarafından İstanbul’da kurulan Studio Billion, ilk yatırımını geçtiğimiz yıl Tarvenn Ventures’dan almıştı. Geliştirdikleri oyunlar ile dünyanın çeşitli ülkelerinden milyonlarca oyuncuya ulaşmayı başaran şirket, Tarvenn’den aldığı devam yatırımı ile ekibini daha da büyüterek oyun portföyünü genişletmeyi ve uluslararası alandaki başarılarını daha yukarıya taşımayı hedefliyor. Güçlü ekibi ile ayda en az 3 mobil oyun geliştirerek 2020 yılının sonunda portföyünde 40’tan fazla oyun bulunan bir mobil oyun fabrikası haline gelmeyi amaçlıyor.

Bankalar için siber ve jeopolitik risklerin yönetimi önem kazanıyor

0

Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi EY’nin bu yıl 10.’sunu gerçekleştirdiği Global Bankacılık Risk Yönetimi Araştırması açıklandı

Danışmanlık ve denetim şirketlerinden EY (Ernst & Young), 43 ülkeden 115 bankanın üst düzey risk yönetimi uzmanıyla yapılan anket ile oluşturan ‘Global Bankacılık Risk Yönetimi Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) işbirliğiyle bu yıl onuncusu hazırlanan araştırma, bankaların risk yönetimi gündemlerini ve gelecek planlarını mercek altına alıyor. Haziran-Eylül 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre; bankalar için önümüzdeki 10 yıllık dönemde siber güvenlik, jeopolitik gelişmeler ve iklim değişikliği kaynaklı finans dışı risklerin yönetimi önem kazanacak.

Bankaların yönetmesi gereken 10 risk

Araştırmada; bankaların risk yönetimini gelecek 10 yılda bugüne kıyasla güçleştireceği öngörülen 10 ana potansiyel risk faktörü şöyle sıralanıyor:

  • Küresel ekonomide durağanlık ihtimali
  • Sürekli büyüyen bir ekosistem içerisinde faaliyet gösterilmesi
  • Kişisel verilerin korunmasıyla tüketici güveninin sürdürülmesi
  • Bankalara yönelik ve sistem genelinde siber saldırılarla mücadele edilmesi
  • Bulut bilişim teknolojisine geçiş sürecinin başarıyla yürütülmesi
  • Veri analizinin tüm işkolları genelinde kontrollü şekilde sistematizasyonu
  • Dünya geneline kesintisiz hizmet sağlanması
  • Jeopolitik gelişmelerin etkilerine hızlı uyum sağlanması
  • İklim değişikliğinin bankalar ve toplum üzerindeki etkilerine yönelik çalışmalar gerçekleştirilmesi
  • Tüketicilerin kişiselleştirilmiş ve yaşam boyu hizmet taleplerinin karşılanması

Bankalar bilanço risklerinin yönetiminde ilerleme kaydetti

Geçen 10 yıllık dönemin ilk yarısında bankaların ana hedefinin sermaye ve likidite odaklı olarak finansal risklerin yönetilmesi olduğunun belirtildiği araştırmada; yönetişim ve düzenleme modellerinin gelişmesiyle birlikte bankaların kriz öncesi döneme göre daha sağlıklı hale geldikleri ve bu sayede bilançoları risklerini azaltmada başarılı oldukları ifade ediliyor. Araştırmada; geçen 10 yıllık dönemin ikinci yarısında ise siber güvenlik, veri, yürütme ve kültür gibi finans dışı risklerin önem kazandığına vurgu yapılıyor.

Siber saldırı ve kişisel verilerin gizliliği öne çıkan riskler arasında

Araştırma sonuçlarına göre; her beş bankadan dördü bankacılık sektöründe geniş çaplı bir siber saldırının gelecek 5 yıl içerisinde gerçekleşme ihtimalinin olduğuna inanıyor. Üçte biri ise bu ihtimalin yüksek olduğunu düşünüyor. Araştırmaya katılan bankaların yaklaşık dörtte biri (yüzde 23), kişisel veri gizliliğini gelecek 12 ay için önemli riskler arasında görürken, yarısından fazlası ise (yüzde 53) kişisel veri gizliliğine ilişkin risklerin gelecek 5 yılda artacağını öngörüyor.

ABD-Çin ilişkileri jeopolitik risk oluşturuyor

Bankaların yüzde 64’ü jeopolitik riskleri gelecek 5 yıl için önemli riskler arasında gösterirken, yüzde 47’si siber saldırılar ve ABD-Çin ilişkilerinin gelecek 10 yıllık dönemde bankaları en çok etkileyecek jeopolitik riskleri oluşturacağını öngörüyor.

İklim değişikliğine yönelik politikalar hazırlanıyor

Araştırma sonuçları bankaların yüzde 79’unun iklim değişikliğini risk yönetimi yaklaşımlarına dâhil ettiğini, yüzde 41’inin ise iklim değişikliğine yönelik hâlihazırda politikalar oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte bankaların yüzde 52’si iklim değişikliğini gelecek 5 yılda öne çıkacak riskler arasında görüyor. 2018’de söz konusu oran yüzde 37 seviyesindeydi.

 

Nesneler ‘Turkcell IoT Platform’ ile konuşacak

Turkcell IoT Platform ile şirketlerin, altyapı yatırım maliyeti olmadan cihaz ve makineleri bulut aracılığıyla uzaktan yönetebilmelerine imkân tanıyor

Turkcell, şirketlerin ihtiyaçlarına yönelik servisi ‘Turkcell IoT Platform’ ile cihaz ve makineleri bulut aracılığıyla uzaktan yönetebilmelerine imkân tanıyor. Software AG’nin Cumulocity ürünlerinin sunulduğu Turkcell IoT Platform, bağlantılı varlıkları şirketlerin faydası için izliyor, yönetiyor ve üretilen verileri ileri analitik yetenekleri ile harekete dönüştürüyor. Aynı zamanda servis olarak (IoT as a Service) sunulan platform, altyapı yatırımı yapmadan bulut üzerinden yönetilebilirken ‘kullandığın kadar öde’ modeli ile de şirketlere kolaylık sunuyor. Turkcell veri merkezlerinin gücüyle de desteklenen Turkcell IoT Platform, verilerin yurt içinde kalmasını sağlayarak güvenlik konusunda  hizmet sunuyor.

Şirketler IoT Platform’da kendi çözümlerini Turkcell gücüyle geliştirebilecek

Kurumsal şirketlerin yanı sıra uygulama geliştiricilerin de kullanımına açık olan Turkcell IoT Platform, bu alanda ihtiyaç duyulabilecek tüm araçları bünyesinde barındırıyor. Bununla birlikte platformda yer alan şirketler, kendi çözümlerini Turkcell gücüyle geliştirerek nesnelerin interneti ekosisteminin kullanımına sunacak. Böylece birbirinden farklı deneyimler ve Turkcell Büyük Verisi ile zenginleşecek olan platform, bu alandaki en kapsamlı çözümlerini bünyesinde barındıracak. Turkcell IoT Platform’u tercih eden kurumsal müşteriler ise iş verimliliğini artırırken küresel rekabette de bir adım öne geçecek.

Turkcell IoT Platform fiziksel ve dijital dünyayı tek altyapıda birleştiriyor

Küresel iş uygulamaları çözümleriyle de entegre çalışan Turkcell IoT Platform; milyonlarca cihazı, sensörü ve makineyi anında bağlayarak verilerin bulut üzerinden dijital ortama aktarılmasını sağlıyor. Böylece tek altyapı üzerinden fiziksel ve dijital dünyanın yönetimi mümkün oluyor. Aynı zamanda arıza, yazılım, yapılandırma, alarm ve performans yönetimi olmak üzere tüm cihaz yaşam döngüsü yönetimi özelliklerini bir arada bulunduran platform, 6 ay ücretsiz deneyimlenebiliyor. 

Görsel: Ceyhun Özata / Turkcell Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, Philippe La Fornara / Software AG EMEA Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı 

 

 

Bill Gates’ten 2020 için 5 kitap önerisi

0

Bill Gates geleneksel hale getirdiği yeni yıl için kitap önerilerini paylaştı

Microsoft’un kurucusu Bill Gates, 2020 yılı beş kitap önerisini açıkladı. Bill Gates’in blog’unda paylaştığı öneriler şöyle:

An American Marriage (Tayari Jones)

Tayari Jones’un romanı adlî bir hata sonucu biten bir evliliği konu alıyor. Romanın ABD adalet sistemini eleştirdiği de belirtiliyor. Romanı aslında  Bill Gates’in kızı Phoebe Gates babasına önermiş ve Gates de kitabı 2020 için takipçileriyle paylaşıyor. Kitabın Türkçesinin bulunmadığını not edelim.

 These Truths  (Jill Lepore)

Jill Lepore, Harvard’da ders veren  bir tarihçi. Lepore 800 sayfalık bu kitabında ABD’nin tarihini anlatıyor. Gates kitapla ilgili olarak, ABD tarihi hakkında bugüne kadar okuduğu en dürüst ve cesur eser olduğunu söylüyor. Kitabın Türkçesi bulunmuyor.

Growth (Vaclav Smil)

Vaclav Smil, Bill Gates’in sevdiği yazarlar arasında yer alıyor ve Gates’in daha önce de Smil’in kitaplarını önerdiği biliniyor. Smil’in kitabı mikro-organizmalardan galaksilere kadar büyüyen ve büyüme potansiyeli her şeyi ele alıyor. Gates, Smil’in yazdığı her şeyle hemfikir olmasa da, Smil’in yeni kitaplarını heyecanla bekleyeceğini sözlerine ekliyor. Kitabın Türkçesi bulunmuyor.

Prepared (Diane Tavenner)

Diane Tavenner bir eğitimci ve geliştirdiği okul modeliyle çocukları gerçek dünya deneyimleriyle geleceğe hazırlamayı hedefliyor. Bill Gates, Tavenner’in geliştirdiği modeli ilginç buluyor ve okulların çocukları sadece geleceğe değil hayata da hazırlaması gerektiğini ifade ediyor. Kitabın Türkçesi bulunmuyor.

Why We Sleep (Matthew Walker)

Matthew Walker, UC Berkeley Uyku Merkezi Direktörü aslında. Walker, kitabında insanın az uyumasının karar verme, yaratıcılık, hafıza, öğrenme, kalp ve beyin sağlığını nasıl etkilediğini nasıl etkilediğini ele alıyor. Kitabı okuyan Gates, Walker’ın kendisinin uyku düzenini değiştirmesi konusunda ikna ettiğini söylüyor. Kitap, “Niçin Uyuruz? Yeni Uyku ve Rüya Bilimi” adıyla Türkçe olarak yayımlandı. Sevinç Seyla Tezcan’ın Türkçe’ye kazandırdığı kitap, Pegasus Yayınları tarafından yayımlandı.

General Motors 3D baskı ile büyüyor

0

General Motors 3D baskı kullanarak elektrik araç üretimini daha verimli hale getirmeyi planlıyor. General Motors 3D baskı ile daha hafif parçalar üretebilecek.

General Motors 3D baskı parçalar kullanıyor

3D baskı üretim süreçlerini hızlandırmanın yanı sıra daha hafif parçaların üretilmesini mümkün kılıyor. Menzil konusunun oldukça kritik bir parametre olduğu elektrikli araçlar, bu nedenle 3D baskı teknolojisi için büyük bir potansiyele sahip. General Motors, tasarım yazılımı şirketi Autodesk Inc ile birlikte 2023 yılına kadar 20 yeni elektrikli akü ve yakıt pili geliştirme planını açıkladı.

GM ve Autodesk’in araçlar için kullandı 3D baskı teknolojinin bir örneği paslanmaz çelik koltuk braketi oldu. Standart üretim yöntemlerinde birden fazla tedarikçiye ihtiyaç duyulan braket üretiminde 8 aşama bulunuyordu. Ancak 3D baskı ile bu tek parça olarak üretilebiliyor. Ayrıdca üretilen braketin yüzde 40 daha hafif ve yüzde 20 daha güçlü olduğu belirtiliyor.

3D baskı bu alanda daha dayanıklı araçlar geliştirilmesini sağlamanın yanı sıra yakıt verimliliği de sağlıyor. Araçların daha hafif olması aynı yakıt ile daha fazla yol gidilebilmesini sağlıyor.

GM, rakibi Ford ve General Electric gibi diğer üreticiler gibi yıllarca prototip oluşturmak için 3D baskı kullanıyor. Ancak teknolojinin somut anlaşma için artık hazır olduğunu söylüyor. GM, sadece beş yıl içinde on binlerce parçayı 3D baskı ile üretmeyi hedefliyor.

Sanofi Girişimcilik Programı’nı kazananlar açıklandı

0

Programda kazanan Aksense, Jüri Özel Ödülü ise HiDNA’nın oldu

Hatırlayacağınız gibi Sanofi Türkiye’nin yaklaşık 5 ay önce hayata geçirdiği girişimcilik programı PharmUp’ı haberleştirmiştik. Bu programın ilk kazananları belli oldu. Haziran ayında hayata geçirilen ve sağlık dikeyinde çalışan ölçeklenebilir, geliştirilebilir ve sürdürülebilir fikirlerin hayat bulduğu bir girişimcilik proje yarışması olan PharmUp’a ilk yılında 70 girişimci başvuru yaptı. Başvuru yapan girişimciler ‘Hastalık Farkındalığı ve Bilinçlendirme’, ‘Hastalık ve Tedavi Yönetimi’, ‘Sağlık Sistemine Yönelik Çözümler’ ve ‘Sağlık Teknolojilerinde Yenilikler’ olmak üzere 4 ana başlıkta değerlendirildi. Jüri üyeleri arasında TÜSEB Genel Sekreteri Prof. Dr. Hasan Türkez, Sanofi Türkiye Ülke Başkanı Cem Öztürk, CNN Türk Para Dedektifi ve A’dan Z’ye programlarının sunucusu Cem Seymen, Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Başkanı Zehra Öney, Sanofi Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Pınar Kaya gibi isimler yer aldı.

PharmUp jüri üyeleri tarafından seçilen 5 girişim, mentorluk ve eğitim programlarına katıldı. 3 aylık hızlandırma dönemini kapsayan PharmUp’ta sağlık alanında, fikir aşamasını geçmiş, araştırılmış veya prototipini üretmiş girişimler ihtiyaçlarına uygun olarak belirlenen programlarda desteklendi. 5 aylık bir sürecin ardından 27 Kasım akşamı Sanofi ve Workinton ev sahipliğinde Workinton Levent 199’da gerçekleştirilen Demo Day’de projelerini jüri üyelerine sunma fırsatı bulan 5 girişimin kazananı Aksense oldu. Kazanan girişimle birlikte jüri üyelerinin etkilendikleri bir diğer girişime ise Jüri Özel Ödülü verildi. Jüri Özel Ödülü’ne ise HiDNA layık görüldü.

Kazanan girişim Aksense’in ürünü dünyada bir ilk olma özelliği ile öne çıkıyor

Girişimcilik Programı ‘PharmUp’ın kazananı Aksense, hastane enfeksiyonlarının erken evrede ve hızlı tanısı için hasta başı enfeksiyon tanı cihazı geliştiren ve bu tanıyı beş dakikanın altında bir sürede koyabilme özelliği ile dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor.

Jüri Özel Ödülü’nü HiDNA kazandı

Kazanan girişim Aksense ile birlikte jüri üyelerini etkileyen bir diğer girişim ise HiDNA oldu. Bu sebeple jüri tarafından HiDNA projesini geliştiren Cihan Taştan’a Jüri Özel Ödülü verilmesine karar verildi. Girişim, dijital verilerin DNA’da şifrelenmesi, arşivlenmesi ve pratik geri okunmasına yönelik platform teknolojisi geliştiriyor.

Finale kalan diğer girişimler şu şekilde sıralandı;

Albert Health: Kronik hastaların ilaçlarını zamanında ve doğru dozda almasına yardımcı olan yapay zekâ tabanlı sesli sağlık asistanı.

Pepapp: Kadınların adet ve yumurtlama dönemlerini takip eden, bu dönemlerinde eğlenceli ve bilgilendirici tavsiyeleri ile günlerini güzelleştiren Türkiye’nin ilk dijital kadın asistanı.

Respo Gadgets: Toplumda çok yaygın şekilde görünen, hafif ve orta düzey uyku apnesi sendromunun ve horlamanın tedavisinde kullanılabilecek Dormio adında, sessiz, taşınabilir ve konforlu bir ağız içi aparey geliştiriyor. 

Almanya’ya son senelerde göç edenler Türkiye’deki dijital bankacılık hizmetlerini özlüyor

0

Yeni nesil Türk göçmenlerle  gerçekleştirilen araştırmada katılımcıların finansal işlemlerdeki tercih ve alışkanlıkları değerlendirildi

Para transferi şirketlerinden biri olan TransferGo, yeni bir araştırma gerçekleştirdi. Almanya’ya son 5 sene içinde yerleşmiş yeni nesil Türk göçmenlerle yüz yüze görüşerek gerçekleştirilen araştırmada katılımcıların finansal işlemlerdeki tercih ve alışkanlıklarıyla ilgili önemli bilgiler elde edildi.

Son 5 sene içinde Türkiye’den Almanya’ya gelen “yeni göçmenler” daha önce göç edenlere kıyasla daha çok İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerden göç ediyor ve Almanya’daki şehir yaşamına uyum sağlıyor. Yeni göçmenler, eskilere oranla daha yüksek eğitim düzeyine sahipler ve iyi derecede İngilizce biliyor.. Facebook ve WhatsApp gibi platformlarda gruplar oluşturuyor, bilgi ve deneyimlerini paylaşıyorlar. Yeni göçmenler Türkiye’yi sıklıkla ziyaret edip aileleri ve arkadaşlarıyla iletişim halinde kalırken, tatil ve alışveriş gibi kişisel harcamalarından da vazgeçmiyorlar.

Türkiye’deki bankacılık kadar hızlısı ve dijitali hiçbir yerde yok

Almanya’da okula gitmek, kira ödemek ya da ödeme almak için geleneksel bankalarda hesap açmak zorunda kalan yeni göçmenler, Türkiye’deki dijital bankacılık hizmetlerini özlediklerini dile getirirken, Almanya’daki finans sisteminin Türkiye’ye göre çok daha masraflı, yavaş ve kullanışsız olmasından da şikâyet ediyor.

Almanya’daki bankaların hizmetlerinden memnun olmayan katılımcılar uçak bileti, fatura ödemeleri, günlük harcamalar gibi birçok işlemde halen Türkiye’den edindikleri kredi kartlarını kullanmaya devam ediyorlar. Bunun bir nedeni de Almanya’da çokça kullanılan ve debit kart hizmeti veren EC-kartlarla online alışverişlerde zaman zaman sıkıntı yaşanması. Türkiye’de kartla ödemeye çok alışkın olan yeni göçmenler Almanya’da da bu alışkanlıklarını devam ettiriyorlar, üzerlerinde çok fazla nakit taşımıyorlar.

Maaşlarını alır almaz yakınlarına destek olmak ya da ödemelerini yapmak için Türkiye’deki hesaplarına para gönderen yeni göçmenler de daha önce gelen göçmenler gibi Türkiye’ye Euro olarak para transferi yapmayı en az TL transfer etmek kadar önemli buluyorlar.

Para transferi hizmeti seçerken: Fiyat, güven, Türkçe destek

Para transferi hizmeti almadan önce internet üzerinde farklı seçenekleri araştırıyorlar veya arkadaşlarının önerilerini değerlendiriyorlar. Servis sağlayıcısını seçerken sadece ucuz olmasını yeterli bulmayan katılımcılar güvenliğe çok önem veriyorlar. Döviz kuru da bir transfer yapmadan önce ilk kontrol etmek istedikleri şeyler arasında bulunuyor.

 

Al-sat işini kolaylaştırdılar: Oto360

sahibinden.com yeni hizmetini duyurdu. Otomobil alım-satım işlerini kolaylaştıracak olan Oto360, düzenlenen bir etkinlikte tanıtıldı. Biz de bu etkinliğe katıldık ve hizmeti sahibinden.com Ürün ve Deneyimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bora Biçer‘den dinledik.

Al-sat işi Oto360 ile kolaylaşıyor

sahibinden.com Oto360 ile otomobil alım-satım sürecinde ihtiyaç duyulan servislere tek bir platform üzerinden erişim imkanı sunuyor.

Dilerseniz sizleri röportaj ile baş başa bırakalım. İyi seyirler…

Oto360 nasıl kullanılır?

Kullanıcılar; araç değerlemeden ekspertize, hasar sorgulamadan kredi tekliflerine, trafik sigortası ve kasko tekliflerinden araç alım-satım rehberine ve sıfır araçlarla ilgili bilgilere Oto360 platformu üzerinden kolay bir şekilde ulaşabiliyor.

Hem internet sitesi hem de sahibinden.com mobil uygulaması üzerinden erişilebilir olan hizmet, için 360 Servisler menüsüne tıklamak yeterli.

Kullanıcılar Hasar Sorgulama servisiyle ilgilendikleri aracın plaka numarasını girerek hasar bilgilerine hızlıca ulaşabilir,

Araç Değerleme servisiyle almak veya satmak istedikleri aracın özelliklerini girerek, aracın tahmini piyasa değerini kolayca öğrenebilirler.

Oto Ekspertiz servisi aracılığı ile ise profesyonel iş ortaklar tarafından sunulan kapsamlı ekspertiz paketlerini uygun fiyatlara satın alabiliyorlar.

Sigorta Teklifleri servisiyle uygun fiyatlı Trafik Sigortası ve Kasko tekliflerini listeleyebiliyor ve online olarak satın alabiliyorlar.

Kullanıcılar aynı zamanda Kredi Teklifleri servisi ile ihtiyaç veya taşıt kredisi oranlarını tek bir sayfada karşılaştırarak, kredi başvurusunu kolaylıkla yapabilme imkanına sahipler.

Sıfır Araç Dünyası ile marka-model, bütçe ve kasa tipine göre detaylı arama yaparak Türkiye’de yetkili bayi satışı bulunan sıfır araçları da incelemek mümkün.

Araç Alım/Satım Rehberi’nde ise süreçte dikkat edilmesi gereken tüm bilgiler tek bir sayfada kullanıcılara aktarılarak, Kullanıcıların kafasındaki soru işaretlerine yanıt bulması hedefleniyor.

5G için tek fiber tek kule şirketi mi geliyor?

0

5G ihalesi öncesi hazırlıklar başladı. Hazırlıklar arasında tek fiber tek kule şirketinin de kurulması gündemde

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) 5G için hazırlık yaptığı biliniyor. Bu hazırlıklar arasında fiber altyapı ve haberleşme kulelerine yapılacak yatırımlar da yer alıyor. Haberturk yazarı Güntay Şimşek yazısında fiber ve kule yatırımlarını ele alıyor. Güntay Şimşek’e göre, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve BTK 5G öncesinde tek fiber ve tek kule şirketini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Haberleşme Bakanlığı ve BTK’da yaptığı yaptığı araştırmaya dayandırıyor.  Buradaki amaç, sektördeki dağınıklığa ve çok sesliliğe son vermek.

Operatörlerin altyapıya bakmadan hizmet rekabetine odaklanmalı

Güntay Şimşek, bu şirketin muhtemel yapısına da değiniyor ve iki ihtimalin bulunduğunu ifade ediyor. Bu şirketlerden ilki üç operatörün iştirakiyle hayata geçerken, diğer şirkette kamunun kontrolünde bir yapıdan bahsediliyor. Haberleşme kuleleri için de düzenleyici kurum ve kamu tarafından kurulacak bir şirketle bu kulelerin tek elden yönetilmesi planlanıyor. Buradaki hedef ise operatörlerin altyapı yatırımlarıyla uğraşmamaları ve hizmet rekabetine odaklanmaları.

Şimşek yazısında 5G’nin önümüzde yıl Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerde deneneceği bilgisine de yer veriyor. İlk aşamada hastane ve stadyum gibi nüfusun yoğun olduğu noktalarda 5G denenecek. Nitekim biz de 10 Nisan’da yayımladığımız haberde, Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın’dan da benzer bir bilgiyi almıştık.

Mercedes ve BMW 2024’de otonom hareket edecek

0

Almanya’nın iki dev otomobil üreticisi, otonom sürüş teknolojileri konusunda önemli bir hedef belirlediler.

2024 hedefi

Level 4 otonom sürüş teknolojileri konusunda ortak hareket etmeye karar veren iki üretici, 2024 yılında araçların otobonda sürücüsüz olarak hareket edebilmesini hedefliyorlar.

Aynı şekilde bu araçlar kendi kendine güvenli şekilde park edecek ve yine güvenli şekilde otonom sürüş asistanına sahip olacak.

Daimler’in şu anda 1200’e yakın otonom sürüş uzmanı bulunuyor. BMW ile bu uzmanların çalışmalarını paylaşacak olan Mercedes, Level 4 teknolojilerini beraber geliştirmiş olacaklar.

BMW ise Level 3 otonom sürüş teknolojilerine sahip araçlarını 2021 yılında piyasaya sürecek.

 

Amazon Pentagon yenilgisi için Trump’ı suçluyor

0

Amazon, Pentagon’un açtığı 10 milyar dolarlık bulut servisi ihalesini kaybetmesinin peşini bırakmıyor. 

İhaleyi Microsfot’un kazanmasının ardından Pentagon içinden sızan haberler, Trump’ın ihaleye şahsen müdahale ettiğini dile getirmişti.

Trump Amazon’a ihale verdirtmeyecek

Seçim döneminde Jeff Bezos ile ağız dalaşı yaşayan Trump, Başkan seçildiğinde Amazon’a bedel ödeteceğini açıkça ifade etmişti.

Pentagon ihalesinde finale kalan Amazon ve Microsoft arasında Microsoft’un seçilmesi için Trump’ın müdahale ettiğini artık Amazon yetkilileri de açıkça dile getiriyorlar.

Pentagon yetkilileri, Amazon, Microsoft, IBM ve Oracle arasında geçen ihale yarışında kararın Pentagon uzmanlarınca detaylıca inceleme sonunda verildiğini açıklıyor olsa da, tüm dünya Trump’ın Bezos’tan intikam aldığını kabul etmiş durumda. 

Ancak Amazon şimdi meseleyi mahkemeye götürüyor ve dava dilekçesinde, Başkan’ın Pentagon yöneticilerine, “Amazon’u sallayın,” ifadesini kullandığı iddia ediliyor.

İnsan zekası bu kez yapay zekayı yendi

0

Go ve Dota 2 oyunlarında yapay zekaya karşı ağır yenilgiler alan insan zekası bu kez yapay zekayı yenmeyi başardı.

10 milyar makaleye karşı insan beyni

IBM’in geliştirdiği Miss Debater isimli yapay zeka uygulamasıyla, bilgi yarışması yapan Harish Natarajan, sorulan sorulara daha hızlı ve daha doğru cevaplar vererek, yapay zekayı yenmeyi başardı.

IBM’in Think Conference buluşmasında düzenlenen yarışmaya katılan dünya şampiyonu Harish Natarajan, 10 milyar gazete sayfasını ve akademik yayını tarayarak sorulara cevap arayan yapay zekayı yenerek, insan zekasının bazı noktalarda yapay zekadan daha efektif olduğunu da ispatlamış bulundu.

ABD’li dev teknoloji şirketi yapay zeka yazılımıyla 1996 yılında dünya satranç şampiyonu Rus Garry Kasparov’u yenmişti ancak Rusya daha sonra IBM’in kendi reklamı uğruna bu müsabakada hile yaptığını öne sürerek ABD’yi suçlamıştı.

Android’e hızlı dosya paylaşım özelliği geliyor

0

iOS kullanıcılarının sahip olduğu AirDrop özelliği, iPhone kullanıcılarının birbirleri arasında hızla dosya ve fotoğraf paylaşması için pratik bir çözüm sunuyor.

Wi-Fi veya Bluetooth

Google şimdi Android kullanıcılarının da bu yeteneğe kavuşabilmesi için yeni bir özellik üzerinde çalışıyor. Buna göre, Wi-Fi veya Bluetooth üzerinden kullanıcılar Fast Share isimli yeni uygulamayla yakında bulunan diğer kullanıcılara internet üzerinden geçiş yapmadan dosya gönderebilecekler.

Aslında Android’in yeni versiyonunda bu yeteneğe sahip AndroidBeam isimli bir uygulama bulunuyor ancak sadece NFC teknolojisini kullanan Android Beam, NFC özelliği bulunmayan cihazlarda çalışmayacak. Dolayısıyla Fast Share’in daha popüler olacağı tahmin ediliyor.

Avusturya, Apple ve Google’a ağır vergi uygulayacak

0

Avrupa Birliği’nin Apple, Google, Amazon gibi ABD’nin dev teknoloji şirketlerinin Avrupa’da faliyet gösterip Avrupa’ya vergi ödememesi nedeniyle bu şirketlere verdiği cezalarla, ABD şirketlerini Avrupa’da vergi ödemeye zorlamaya çalışıyor ancak AB’nin ağır bürokrasisi bu sürecin uzun yıllara yayılmasına neden oluyor.

Ya öde, ya git

Avusturya ise artık AB’nin yönetim organlarının alacağı kararları veya belirleyeceği uygulamaları beklemek istemiyor. Ülke, Avusturya’da faaliyet gösteren dev ABD teknoloji şirketlerinin Avusturya’ya vergi ödemesi için yasal önlemler almaya karar verdi.

Avusturya Şansölyesi Sebastian Kurz’un yaptığı açıklamaya göre, yeni yasanın temel iskeletini Ocak ayında duyuracaklar. 2019 yılında gerekli çalışmalar yapıldıktan sonra bu şirketlerin 2020 yılında vergi ödemeye mecbur bırakılacağının altını çizdi.

Vergisini ödememek için türlü yöntemler geliştirecek teknoloji şirketlerinin ise ağır cezalar yiyeceğini tahmin etmek zor değil, zira artık kimse dünyadaki bütün parayı hortumlayarak kasalarına indirerek, dünya devletlerinden daha büyük nakit birikimine ve bütçelere sahip olan bu dev şirketlerin vergi ödememek için icat ettikleri numaralara göz yummak istemiyor.