Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1589

Lenovo Veri Merkezi Grubu ilk 3’e girmek istiyor

0

Lenovo yeni oluşturulan ve önemli bir büyüme hedefi koyduğu Data Center (Veri Merkezi) Grubu’na dair gelişmeleri ve hedeflerini düzenlenen basın buluşmasında paylaştı.

Toplantıda konuşan Lenovo Türkiye DCG (Data Center Group) Ülke Müdürü Burç San, Lenovo’nun dönüşümü kapsamında Üç Dalga Stratejisi ile ilerleyişlerini sürdürdüklerini ifade etti. San, şöyle konuştu: ”İlk dalgada, kişisel bilgisayar alanında ölçek, kârlılık ve inovasyon bakımından liderliğimizi sürdürmeye odaklıyız. İkinci dalga olarak mobil ve veri merkezi iş kollarımızı büyüme motorlarına dönüştürmeye odaklandık.

Eşzamanlı olarak, yeni teknolojilerin olanak sağladığı fırsatları değerlendirmek için üçüncü dalga olan “Cihaz + Bulut” ve “Altyapı + Bulut” alanlarına odaklanıyoruz. Bu stratejimiz kapsamında, Lenovo içinde yeni bir yapılanmaya gidildi ve Lenovo Data Center Group (DCG) oluşturuldu. Veri merkezi portföyümüz şu anda sunucuları, depolamayı, birleşik ve hiper-birleşik sistemleri, ağ sistemlerini, hyperscale teknolojisini, yazılımları ve hizmetleri kapsıyor.”

Lenovo DCG olarak, müşteri odaklı bir veri merkezi şirketi olduklarını anlatan San, Lenovo’nun müşteri memnuniyeti ve güvenilirlik alanlarında zirvede olduklarını söyledi.

Müşteri memnuniyeti ve güvenilirliği konusundaki iddialı duruşlarını sürdürmek istediklerini belirten San, “Lenovo Veri Merkezi Grubu’nda, yalnızca çalışma süresini desteklemekle kalmayıp ek maliyet olarak sonuçlanmayan ürünleri de sunmayı sağlamak için çalışıyoruz. ITIC’nin dünya çapında 750‘den fazla şirketin BT yöneticileriyle yaptığı bir ankete dayanan son raporu, Lenovo sunucularının tüm ana akım x86 sunucu tekliflerinde en az plansız kesinti gösterdiğini ortaya çıkardı. Üstelik, ankete katılanların yüzde 99‘u ezici bir çoğunlukla hizmet ve ürün kalitesine mükemmel dedi. Lenovo ayrıca, Ocak 2015’ten bu yana 8. kez üst üste TBR araştırmasında müşteri memnuniyetinde birinci sırada yer alıyor. Rapor, Lenovo’nun güvenilirlik, performans ve verimlilik konusundaki müşteri beklentilerini karşılama sonucunda en üst düzeyde marka sadakatine sahip olduğunu gösteriyor.” dedi.

İşler beklenildiğinden çok daha iyi gidiyor

Veri merkezi tarafında işlerin beklediklerinden ve hedeflediklerinden de iyi gittiğini belirten Burç San, bu segmentte gelir ve karlılığın sağlıklı bir şekilde arttığına dikkat çekti. Son açıklanan finansal sonuçlara göre senenin son takvim yılı çeyreğinde 1.2 milyar dolarlık gelir elde eden Lenovo DCG, Türkiye’nin de içinde olduğu Avrupa bölgesinde art arda üçüncü çeyrekte de gelir artışı elde etmeyi başardı. Özellikle de yazılım tanımlı altyapı ve hyperscale segmentlerinde 3 kat büyüme rakamlarına ulaştı. Lenovo, geçtiğimiz yıl yeni ThinkSystem ve ThinkAgile çözümleri dahil olmak üzere tarihinin en kapsamlı veri merkezi portföyünü pazara sunmuştu. Lenovo’nun yeni amiral gemisi olan ThinkSystem ve ThinkAgile çözümleri, müşterilerin sürekli artan altyapı ihtiyaçlarını ve insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük zorlukları çözmek için performans, güvenilirlik, esneklik ve güvenlik sağlıyor.

Burç San, Lenovo DCG’nin önümüzdeki dönemde de odaklandığı alanlara yatırım yapmaya, karlı büyümeye devam edeceğini açıkladı. San, “Öncelikle amacımız, dünyanın ilk 3 en büyük veri merkezi sağlayan üreticisinden biri olmak. Diğer yandan müşteri memnuniyeti ve güvenilirliği konusundaki liderliğimizi sürdürmek istiyoruz. Ve 2020 yılı itibariyle dünyanın en hızlı büyüyen ve en büyük Super Computing şirketi olmayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Veri merkezi pazarıyla da ilgili bilgiler aktaran San, pazarın yazılım tanımlı veri merkezlerine doğru kayan bir eğilim içinde olduğuna dikkat çekti.

”Başarılı her BT yapısının arkasında esnek ve geleceğe yönelik bir veri merkezi bulunmalı. Böyle bir veri merkezi olmadan dijital yarışta geride kalırsınız” diyen San verilere ilişkin yeni mevzuatın günümüz şirketleri üzerindeki baskıyı artırması nedeniyle, verilerinizi nerede barındıracağınızı ve işleyeceğinizi belirleyip seçmenin hayati önemine vurgu yaptı.

Lenovo DCG’nin geleceğe yatırım ve inovasyon kalemlerinin başında gelen konu ise Yapay Zeka. San, bu konuda da şunları söyledi: “Yeni açtığımız küresel yapay zeka inovasyon merkezlerimiz ve kapsamlı ürün ve hizmet portföyümüzle kritik yapay zeka sistemlerini hayata geçirmekte kararlıyız. Lenovo’nun Veri Merkezi Grubu, Nisan 2017 tarihi itibariyle önümüzdeki 4 sene içerisinde yapay zeka AR-GE çalışmalarına ve girişimlerine 1,2 milyar ABD doları tutarında yatırım yapacak. Şu an yapay zekanın en önemli ticari ya da insani sorunların çözülmesine yardımcı olması için üç yeni yapay zeka inovasyon merkezini işletiyoruz. Diğer yandan IoT da bizim için kritik bir konu.

Lenovo olarak, telekomünikasyon ve IoT altyapısını desteklemek üzere müşteri odaklı ve çığır açan yazılım tanımlı çözümler sunmaya yönelik genişleme planımızı da duyurduk. Lenovo olarak yeni kurulan IoT bölümünde, müşterilerin geleneksel uç noktalarını akıllı ve bağlı cihazlara dönüştürmesini sağlıyor ve daha çok üretkenlik ve verimlilik sunmak için bu uç noktaları analitik motorlara dönüştürüyoruz.”

Kredi kartı kullanımında büyük artış!

0

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) 2018 yılı şubat ayı verilerini açıkladı. BKM’nin verilerine göre, şubat ayı sonunda Türkiye’de 62,9 milyon adet kredi kartı ve 133,7 milyon adet banka kartı kullanılıyor. Şubat 2017 ile kıyaslandığında kredi kartı sayısında yüzde 7‘lik, banka kartı sayısında ise yüzde 12‘lik artış görülüyor.

Kartlı ödemeler geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18 arttı

BKM verilerine göre, banka kartları ve kredi kartları ile şubat ayında toplam 55,3 milyar TL’lik ödeme yapıldı. Bu tutarın 49 milyar TL’si kredi kartları ile ödenirken, 6,3 milyar TL‘sinde banka kartları kullanıldı. Büyüme oranları özelinde incelendiğinde ise banka kartı ile ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 40 olurken, kredi kartı ile ödemelerde ise bu oran yüzde 16 olarak gerçekleşti.

İnternetten kartlı ödeme tutarının toplam içindeki payı yüzde 15’i geçti

BKM verilerine göre, şubat ayında 8,5 milyar TL tutarında internetten kartlı ödeme gerçekleştiği görülüyor. Buna göre önceki yılın aynı dönemine kıyasla internetten kartlı ödemeler yüzde 37 arttı. Toplam kartlı ödemeler içindeki internetten ödeme payı ise geçen yılın aynı döneminde yüzde 13,2 olarak açıklanırken, 2018 yılı şubat ayında ise yüzde 15,3 olarak gerçekleşti.

Bilinçlenen kart kullanıcılarıyla beraber dijital dönüşüm hızla devam ediyor

Öte yandan kartların 31 Ocak 2018 itibariyle internetten alışverişlerde kullanılabilmesi için kart hamillerine getirilen onay şartı online ödemeleri etkilemedi. Bu yeni dönemde şubat ayında gerçekleşen internetten kartlı ödemeler ayrıntılı olarak incelendiğinde kart kullanımında daha da bilinçlenen kullanıcıların, bankaların sağladığı onay mekanizmalarıyla kolaylıkla kartlarına onay vererek alışverişlerini başarılı şekilde gerçekleştirdikleri görülüyor.

Son 4 aya ait internetten kartlı ödeme adedi incelendiğinde, günlük ortalama ödeme adedinin şubat ayında 1,1 milyon adet ile diğer aylara paralel seyretmesi, işlemlerin başarılı şekilde gerçekleştiğinin önemli bir göstergesi olarak göze çarpıyor.

Yapılan bilgilendirme ve bilinçlendirme kampanyalarıyla beraber internetten ödemeler sağlıklı bir şekilde artışını sürdürürken, dijital dönüşüm de hızla devam ediyor.

Dünyanın ilk Blockchain anıtı Slovenya’da yapıldı

Slovenya’da bir dağ kenti olan Kranj, yeni teknolojilerin simgesi olarak bir Blockchain anıtı inşa etti. Kent, bu anıt ile, ülkenin dijitalleşmeye ve yenilikçi teknolojiye olan bakış açısında farkındalık yaratmak istiyor.

Blockchain anıtı, iki sokağı birbirine bağlıyor

Anıt, merkezi olmayan bağlantıları simgelemek üzere iki sokağı birbirine bağlayan bir kavşak üzerine yerleştirildi. Anıtın logosu, Bitcoin logosuna benzer iki dikey çizgi ile çapraz şekilde yerleştirilmiş B harfi içeriyor.

Blockchain anıtı görenleri büyülüyor
Blockchain anıtı görenleri büyülüyor

Kranj tabanlı yazılım şirketi “3fs” ve kripto para borsası olan “Bitstamp”, Selman Corovic ve KRARH Society tarafından tasarlanan anıtın sponsorları oldular.

Anıt, ayrıca birçok turist tarafından da ilgiyle takip ediliyor.

    
    

Blockchain teknolojisi birçok şeyi değiştirecek

Bitcoin gibi kripto para birimlerinin altında yatan Blockchain teknolojisi, gelecekte iş dünyasında devrim yaratacak gibi duruyor. Finansal kurumlar, Blokchain’in doğrulama özelliklerine ve işlem maliyetlerini önemli ölçüde azaltma potansiyeline ciddi anlamda ilgi gösteriyor.

Gıda dağıtım robotu ticarileşecek

0

Gıda dağıtım robotu, aldığı siparişi restoran dışındaki müşteriye hızlı ve sorunsuz bir şekilde ulaştıracak. Woowa Brothers tarafından geliştirilen gıda dağıtım robotu, üç aşamalı olarak piyasaya sürülecek.

Gıda dağıtım robotu 5 yıl sonra ticarileşecek

Güney Koreli bir gıda teknolojisi firması olan Woowa Brothers, gıda dağıtım sektörüne yeni bir soluk getirecek proje üzerinde çalışıyor. Gıda dağıtımı için tasarlanan robotun, müşterilere hızlı ve sorunsuz teslimat yapması planlanıyor.

Deli isimli robot, 2017 Temmuz ayından bu yana Kore Üniversitesi’nde bir ekiple geliştirildi. Robot, Mayıs ayı başlarında Cheonan kentindeki bir yiyecek dükkanında sergilenecek. Prototip aşamasındaki projenin üç aşaması olması bekleniyor.

İlk olarak restoran içinde müşterilere yiyecek siparişlerini dağıtan Deli robot geliştirilecek. İkinci aşamada apartlar gibi hem iç hem dış mekanlarda dağıtım gerçekleştirilecek. Üçüncü aşamada ise robotun restorandan aldığı yemeği kaldırım ve yolları kullanarak müşteriye ulaştırması planlanıyor. Böylelikle kötü hava koşullarında bile sorunsuz teslimat gerçekleştirilebilecek.

Robotun 5 yıl içinde ticarileşmesi hedefleniyor. 2017 yıl Ekim ayında, Güney Kore arama devi Naver, Woowa Brothers’a yaklaşık 30 milyon dolar yatırım yaptı.

Reuters yapay zeka ile çalışacak

0

Reuters yapay zeka ile çalışarak bu alanda çalışma yürüten ile medya şirketlerinden biri olacak. Reuters yapay zeka ile veri analizlerine hızlı bir şekilde ulaşacak.

Reuters yapay zeka ile verilere ulaşacak

Reuters, dijital dönüşüme ayak uydurabilmek için Lynx Insight isimli bir yapay zeka aracı üzerinde çalışıyor. Dijital veri bilimci olarak nitelendirebileceğimiz Insight, geçmiş ve geleceği bir arada değerlendirebiliyor. Örneğin; Walmart hisseleri hakkında bir haberin yapılacağı senaryoyu ele alalım. Yapay zeka Reuters tarafından geçmişte yapılan Walmart hisseleri hakkında haberleri inceliyor ve analiz ediyor. Daha sonra şu anki hisse değerini de ele alarak ilgili editöre haber fikri veriyor.

Şu anda onlarca editör tarafından denemeleri devam eden yapay zeka, demo sürümünde. Geliştirme çalışmalarının ardından editörlerin en önemli yardımcısı olabilir.

Ancak metin yazan yapay zeka, gelecekte editörlük mesleğinin sonunu getirebilir. MIT’li araştırmacılar, geçtiğimiz yıl korku hikayesi yazabilen bir yapay zeka geliştirmişti. Yapay zeka işleyiş olarak karşı taraftan aldığı anahtar kelimeler ile korku hikayesi yazabiliyor.

Dijital dönüşüm iş hayatını nasıl etkileyecek?

0

Dijital dönüşüm son 15 yıldır hayatımızı etkisi altına almış durumda. Artık internet, insanların en çok vakit geçirdiği yerlerden birisi haline geldi. Değişim ve dönüşüm çok hızlı olurken, insanların bu değişime ayak uydurmaları ise beklenenden kolay oldu. Dijital dönüşüm ile fikirlerimiz, alışkanlıklarımız, çalışma biçimlerimiz, iş hayatımız tamamıyla değişti.

Günümüzde sosyal hayattaki dönüşümün yanında işveren-işçi dinamiği da artık farklı bir boyutta. Şirketler dijital dönüşümün bilincine varmaya başladı ve konuyla ilgili çalışmalara ve yatırımlara önem ve ağırlık vermeye başladı.

Doğru dijital dönüşüm nasıl olmalı?

Peki şirketler için doğru dijital dönüşüm nasıl olmalı? Son zamanlarda en çok gündemde olan konu ile karşı karşıyayız. En baştan başlamak gerekirse, iş hayatında tam bir dijital dönüşüm yaşanabilmesi için şirketlerin bu duruma hazırlıklı olmaları gerekiyor. Dijital dönüşüm yalnızca teknolojik değişimlerin gerekliliğini ifade etmez. Her alanda yenilikçi davranabilme ve düşünebilme yeteneği de ister. Dijital dönüşüme ayak uydurmak isteyen şirketler öncelikle teknolojik altyapılarını oluşturmalı ve belirlenen dijital stratejiler ile kararlılıkla ilerlemeliler. Eşzamanlı teknoloji takibi ile daha fazla verim alabilmek de mümkün. Geleceğin iş hayatına ayak uydurmanın temeli bu aslında.

Teknolojiyle beraber dijitalleşme aslında dijital iş hayatını ve dijital çalışanı da yarattı. Dijital dönüşüm ile çalışan profili de farklılıklar gösteriyor ve gösterecek. Birçok teknolojik yeniliğin yardımı ile aynı anda birden fazla işe odaklanıp hızlıca sonuç alan kişiler iş dünyasında çoğalacak. Dijital dönüşüm sürecinde başarılı biri olabilmek için teknolojiye adaptasyon sorunu yaşamayan, yenilikleri yakından takip eden ve popüler iş yazılımlarını kullanabilen kişiler kendilerini gösterebilecek.

Dijital dönüşüm tercih değil, zorunluluk olacak

Dijital dönüşüm sosyal ve kişisel hayatımızı etkilediği gibi iş hayatını da büyük oranda etkileyecek. Bu dönüşümden küçüklü, büyüklü tüm sektörler etkilenecek. Özellikle ülkemizde işletmelerin yüzde 99.77’sini oluşturan KOBİ’leri etkisi altına alacak olan bu değişim, KOBİ’lerin tercihi değil zorunluluğu olacak. Gelişen dünyada bu değişime herkes ayak uyduracak ve bu değişimin gerisinde kalmak şirketler için olumsuz sonuçlar doğurmakta gecikmeyecek. Bu bağlamda şirketler, geleceğin getirdiği yenilikleri takip ederek, dijital dönüşüme uygun stratejiler belirleyerek ve dijital altyapılar daha sağlıklı hale getirerek büyüyebilecek.

Geleneksel işyeri kavramı ve çalışma yöntemleri değişecek

Bulunduğumuz zaman bizlere geleceğin çalışma hayatı ile ilgili birçok ipucu sunuyor. Dijitalleşmenin ve teknolojinin bizlere kattığı yenilikler, kolaylıklar, uygulamalar ve daha birçok şey beraberinde değişimi de getiriyor. Geleneksel işyeri kavramı ve çalışma yöntemleri son dönemlerde yeniden şekillenmeye, değişmeye başladı. Günümüzde ve gelecekte bu değişime ayak uyduran kişiler başarıya ulaşabilecek. Bu yolda değişimleri ve trendleri takip etmek çok önemli. Tüm dünyanın kullandığı bir iş uygulamasını veya programını reddederseniz bu işinizde sizi gerilere atacak. Bu yüzden her an takipte kalmak çok önemli. Çünkü bizleri; paylaşımlı ofislere geçildiği, online toplantıların yapıldığı, ofis ve iş hayatını kolaylaştıran yazılımların arttığı, belirli konularda eğitim vermek üzere online eğitim paketlerinin olduğu, daha hızlı, dinamik, canlı ve üretken bir gelecek ve çalışma hayatı bekliyor.

Murat Erdör

Trump Qualcomm satışını neden veto etti?

0

ABD Başkanı Trump, başkanların sahip olduğu ve çok nadir kullandığı bir yetkiyle ABD’li mikro işlemci devi Qualcomm’un yabancı rakibi Broadcomm’a satışına izin vermediğini açıklamıştı.

Ulusal güvenlik meselesine dönüştü

Broadcom’u “düşmanca hareket edebilecek” bir şirket olarak tanımlayan Trump, “Broadcom’un ulusal güvenliğimize tehdit oluşturma kapasitesi hakkında yeterli delile sahibim,” açıklamasıyla Qualcomm’un Broadcom’a satışını durdurduğunu duyurmuştu.

Broadcom’un 117 milyar dolarlık teklifine evet cevabı veren Qualcomm konu hakkında yorum yapmazken, Trump’ın kararı almasındaki asıl gerekçe Beyaz Saray’dan medyaya sızdı.

Trump yönetiminden gelen bilgilere göre Başkan Qualcomm’un elindeki 5G teknolojilerinin çok kritik olduğunu düşünüyor ve dünyaya karşı 5G ile elde edecekleri avantajları başka bir ülkeye kaptırmak istemiyor. Ayrıca bu kritik 5G teknolojilerinin Broadcom’un yaptığı astronomik ve rekor teklifte de başrolü oynadığı düşünülüyor.

AMD güvenlik kusurlarını araştırıyor

0

AMD güvenlik konusunda tartışmalara neden oldu. Bir siber güvenlik kurumu AMD işlemcilerinin güvenlik açığı olduğunu bildirdi. AMD, iddia edilen güvenlik kusurları hakkında hızlı bir şekilde araştırma yapmaya başladı.

AMD güvenlik açığı içeriyor mu?

Geçen yıl kurulan Tel Aviv merkezli siber güvenlik kurumu olan CTS Labs tarafından tespit edilen bulgular hakkında yayın yaptı. CTS Labs, AMD işlemcilerin güvenlik açığının bulunduğunu iddiasında bulundu. Bu açıklamanın üzerinden 24 saat geçmeden bulguların gerçek olup olmadığı üzerine araştırma başlattı.

Yayınlanan bir video, AMD’nin Ryzen ve EPYC işlemcilerinden hassas verileri koruyamadığı öne sürülen Ryzenfall, Master Key, Fallout ve Chimera markalarını içeriyor. Ancak video dahilinde verilen güvenlik kusuru bilgileri net bir şekilde belirtilmemiş durumda.

Araştırmanın yayınlanmasından saatler sonra, güvenlik araştırmacısı Dan Guido, hataların gerçek olduğunu doğruladı.

Ancak iddia edilen bu güvenlik açığının bildirilmesi konusunda önemli bir karmaşa yaşanmış durumda. Standart yollarda, eğer bir güvenlik açığı varsa bu şirkete bildirilmekte ve 90 günlük süre içerisinde sorunu çözmesi istenmektedir. Ancak CTS Labs bunu direkt yayınlayarak AMD tarafından eleştirilere maruz kaldı.

AMD yapacağı güvenlik araştırmaları sonucunda güvenlik açığının olup olmadığı konusunda net bir açıklamada bulunmak zorunda. Sonucun ne olacağı, eğer varsa bu güvenlik açığının ne boyutta olduğu konuları ise büyük bir merak oluşturmuş durumda.

Huawei’den depolama sorununa yeni çözüm

OceanStor Dorado 18000 V3, geleneksel depolama ürünleriyle karşılaştırıldığında, performansından ödün vermeden veri tekilleştirmeyi ve sıkıştırmayı destekliyor. Ürün, müşterilerin yatırımları azaltmasına ve daha yüksek yatırım getirisi (ROI) elde edilmesine yardımcı olurken, veri azaltım oranını garanti ederek 10 kat yüksek performans sunuyor. OceanStor Dorado 18000 V3, maliyetlerin azaltılmasını ve yüzde 75’e varan oranlarda tasarruf elde edilmesini sağlıyor.

Daha iyi hizmet için yenilikçi çözümler

IoT, bulut, AI ve diğer yeni geliştirilmiş teknolojilerin fırsatlar ve zorluklar beraberinde getirdiğini belirten Huawei’in IT Ürün Hattı Başkan Yardımcısı Joy Huang, “Telco servis sağlayıcılar daha iyi hizmet deneyimi sağlamak istiyor ve bu nedenle veri yönetimi giderek çok daha önemli hale geliyor. Üst segment akıllı AFA OceanStor Dorado 18000 V3, telco servis sağlayıcı firmalarda kritik önem taşıyan hizmetlere göre tasarlandı ve ışık hızında çok güçlü bir veri deneyimi sağlıyor. Huawei Storage, daima sınırların ötesine geçerek, tümüyle flash, tümüyle bulut ve tümüyle akıllı veri depolama çağının öncüsü olmaya kararlıdır.” dedi.

OceanStor Dorado 18000 V3 avantajları

OceanStor Dorado 18000 V3, işletmelerin aşırı yüklü, kritik önem taşıyan hizmet sistemleri için tasarlandı. Yeni ürün, flash tabanlı bir işletim sistemi sayesinde flash depolama potansiyelinin tamamından yararlanabiliyor. Huawei patentli flash yonga setleri ve FlashLink algoritması, Dorado 18000 V3’ün 0,5 milisaniye sabit gecikme ile maksimum 7 milyon IOPS sunmasını sağlıyor. Yeni model, önceki nesillerle karşılaştırıldığında iki kat daha fazla performans sağlıyor ve tümüyle flash depolama pazarında üstünlüğü ele geçiriyor. OceanStor Dorado 18000 V3, ısı dağılım imkanını 500 kat arttırıyor ve SSD’lerin süresini yüzde 20 uzatmak için SSD’lerde grafen dağılım teknolojisi (GDT) ve dinamik ısı dengeleme algoritmasını kullanan en son Flash-Ice teknolojisinden yararlanıyor. Işık hızında ve çok sağlam olan OceanStor Dorado 18000 V3, çevrimiçi gerçek zamanlı faturalandırma, CRM ve ERP gibi Telco servis sağlayıcılar temel hizmet sistemlerini taşımak için büyük kolaylık sunuyor.

Veri deneyimi artıyor

Huawei Storage, kurum içinde ve dışında sağlıklı bir veri deneyimi sağlamayı taahhüt ediyor. Hizmet Olarak Depolama (STaaS) çözümü, müşterilerin uygulamalarının esnek bir şekilde kurulumuna olanak tanıyarak verilerin kurum içi ve dışında serbestçe hareket etmesini ve bir bütün olarak yönetilmesini destekliyor. Huawei, müşterilerinin buluta daha fazla hizmet taşımalarına yardımcı olmak için hem kamu hem de özel bulut seçenekleri sunan dünyanın tek kurumsal sınıfı depolama sağlayıcısı olarak, Dedicated Enterprise Storage Service (DESS) sağlamak amacıyla bulut yeteneklerini ve kurumsal depolama teknolojilerini birleştiriyor. Böylelikle, hayati öneme sahip hizmetlerin herhangi bir değişikliğe gerek duyulmadan buluta taşınmasını sağlayan ilk kuruluş olmayı amaçlıyor. Bu, kurum içinde ve dışında sağlıklı bir depolama performansı ve güvenilirlik sağlıyor.

BSH 2017 mali verilerini açıkladı

Dünya çapında faaliyet gösteren BSH Hausgeräte GmbH 2017 mali yılında satışlarını 13,8 milyar Euro’ya yükseltti. Global ev aletleri pazarı geçen yıl ortalama yüzde 2 kâr elde ederken, BSH’nin satış geliri bir önceki yıla göre yüzde 5,8 arttı. BSH aynı zamanda dünya genelinde sermaye yatırımı harcamalarının yanı sıra sürdürülebilir büyüme hedefiyle araştırma ve geliştirme harcamalarını da arttırmış oldu.

BSH Yönetim Kurulu Başkanı Karsten Ottenberg, “Bir yandan BSH’nin kültürel ve dijital dönüşümü için çaba gösterirken, uzun vadeli büyüme hedeflerimize ulaşma yolunda ilerliyoruz.” dedi. Şirket, 2025 yılına kadar Grup satış gelirini 20 milyar Euro’ya yükseltmeyi planlıyor. BSH’nin marka portföyü ise tüm dünyada 14 farklı ev aletleri markasından oluşuyor.

“İnsanların yaşama, yemek pişirme ve ev işi yapma şekli değişiyor. Tüm dünyada tüketicilerin ilk tercihi olmayı sürdürmek istiyoruz. Bu nedenle insanlara heyecan verici yeni fırsatlar sunmayı amaçlıyoruz. İşte bu yüzden BSH sadece mükemmel ev aletleri değil, aynı zamanda gitgide daha geniş bir dijital portföy sunan bir Donanım+ şirketine dönüşme hedefinin peşinden gitmeyi sürdürüyor” diyen Ottenberg açıklamasına şöyle devam etti: “Bu nedenle, örneğin geçen yıl Berlin merkezli start-up girişimi Kitchen Stories’in hisselerinin yüzde 65’ini satın aldık. Tariflerini dijital ekosistemimiz Home Connect’e kademeli olarak aktardığımız bu global yemek platformu, tüketicilerimize bağlantılı bir mutfak ortamında yemek pişirme konusunda her yönüyle yeni deneyimler sunmamızı sağlıyor.” Kitchen Stories, halihazırda 150 ülkede insanlar tarafından kullanılıyor.

Tüm bölgeler ve markalar rekor yıla katkıda bulundu

Önceki yıllarda olduğu gibi BSH, 2017 mali yılında da geleceğe yaptığı yatırımlara devam etti. Yatırımlar ve araştırma-geliştirmeye ayrılan harcamalarla da şirket bazında artmış durumda. Geçen yıl ikisi Polonya’da ve biri Çin’de olmak üzere 3 yeni fabrika faaliyete başladı. Tüm global BSH Grubu için ve sektör genelinde Endüstri 4.0 adına örnek teşkil eden Giengen, Almanya, ev aletleri sektöründe dünyanın en güncel ve tamamen bağlantılı üretim tesislerinden birinde faaliyetlerini hayata geçirdi. BSH 2017’deki yatırımlarını tüketicilere hem çevrimiçi hem de çevrimdışı olarak kusursuz bir marka ve hizmet deneyimi sunacak şekilde de güçlendirdi. Örneğin; BSH hem Viyana, Şanghay ve Şikago gibi metropollerde hem de Cape Town, Marakeş ve Mumbai gibi özellikle gelişmekte olan büyüyen pazarlarda çok sayıda marka mağazası ve showroom açtı. Ayrıca şirket, sosyal ağları sıkça kullanan tüketicilerin ev aletlerini çevrimiçi olarak kişiselleştirmelerini ve yapılandırmalarını sağlayan hizmetleri test ediyor.

Akıllı kameralar güvenlik açığı ile gündemde!

0

Akıllı kameralar, kullanım rahatlığı ve sağladığı anlık ilgi nedeniyle kullanıcılar tarafından çok sık tercih ediliyor. Ancak akıllı kameralar güvenlik riskleri nedeniyle aslında önemli bir problemi de doğuruyor.

Akıllı kameralar güvenlik zafiyeti içeriyor

Güney Koreli firma Hanwha Techwin tarafından üretilen bazı kameralardaki bazı kusurlar, akıllı kameralardaki güvenlik açığını bir kez daha gündeme getirdi. Araştırmacılar, siber saldırganların bir IoT kameranın kontrolünü ele geçirebildiklerini ve bu sayede kullanıcılar üzerinde daha fazla casusluk yapabildiklerini keşfettiler. Saldırganlar, canlı video ve seslere erişebilmelerini ve uzaktan ağa erişebilmelerini sağladı.

Kaspersky Lab ile yürütülen araştırmada, tek bir güvenlik açığı ile 2000 tane kameraya IP adresi üzerinden erişim sağlandı. Daha derin bir saldırıyla bu açığın çok daha büyük seviyede olabileceği belirtiliyor.

Güvenlik açıklarının çoğu bulut tabanlı altyapısından kaynaklanıyor. Bir cihaza doğrudan bağlanmak yerine, kamera kablosuz bir erişim noktası üzerinden kablosuz yönlendirici ile bağlanıyor. Dolayısıyla yönlendiriciye yapılacak olası bir saldırı, tüm güvenlik sistemini tehlikeye atabiliyor.

VPN programları güvenlik açığı içeriyor

1

VPN programları, internet kısıtlaması durumunda kullanıcılar için büyük bir yarar sağlıyor. Ancak yapılan bir araştırmada, VPN programları ile saldırganların kullanıcı bilgilerini öğrenebildiği güvenlik açıkları tespit edildi.

VPN programları güvenli mi?

Temel olarak bir VPN’in (sana özel ağ) görevi, kullanıcının arama verilerini ve kullanıcı kimliğini gizlemek, başka kullanıcıların onu bulmasını zorlaştırmaktır. Özellikle internet kısıtlaması uygulanan ülkelerde kullanıcılar, VPN ile kullanımı yasaklanan internet sitelerine giriş yapabilmektedir. Ancak bu tip durumlarda kurtarıcı gibi görünen VPN, sanıldığı kadar güvenli olmayabilir.

Yayınlanan yeni bir raporda üç popüler VPN hizmetinin (Hotspot Shield, Zenmate ve PureVPN) güvenlik açığı olduğu belirtildi. Güvenlik hataları nedeniyle kullanıcıların IP adreslerinin sızdırılabildiği ve kullanıcının yerinin tespit edilebildiği öğrenildi.

Bir diğer hata ise saldırganların kullanıcıyı istediği şekilde yönlendirebilmesi üzerine oldu. Bir saldırgan, kullanıcıyı kötü amaçlı parametreler içeren bir bağlantıya tıklamak için kandırabilir ve tüm trafik saldırganın sunucusuna gider.

Hotspot Shield’i oluşturan AnchorFree, hataları düzeltdi ve mobil ve masaüstü uygulamalarının hatalardan etkilenmediğini belirtti. Ayrıca PureVPN sözcüsü, bir e-posta ile şirketin bir hafta önce hataları düzelttiğini söyledi.

Grab fintech platformunu başlattı

Grab fintech platformu ile Asya’daki en yenilikçi şirketlerden biri olma yolunda hızla ilerliyor. Grab fintech platformu, Asya ekonomisine yenilikler getiriyor.

Grab fintech platformu neler sunuyor?

Grab, yeni hizmeti ile mobil ve peer-to-peer ödemelerini de içerecek şekilde portföyünü genişletiyor. Yeni planlama ile bu hizmetine sigorta ve mikro finans çalışmalarını da ekledi.

Yeni finansal hizmetler, krediler ve sigorta işlemleri için Grab Credit Saison ve Chubb ile ortaklıklarıyla yürütülecek.

Tüketici kredisi girişimi, Grab ekosistemindeki fintech platformu olan Grab Financial lansmanının bir parçası olarak açıklandı. Grab’ın tüm tekliflerini kapsayan, Grab Financial teklifleri: ödeme hizmetleri, hediyeler ve sadakat hizmetleri, finansal hizmetler ve acente hizmetleri dahil birçok yeniliği içeriyor.

Dünya Bankası’na göre banka hesap detayları, gelir ve harcama alışkanlıkları ya da mevcut borç gibi geleneksel veri noktalarını analiz ederek bankaların kredi ve risk derecelendirmelerini zorlaştıran bir durum var. Güneydoğu Asya’daki yetişkinlerin sadece yüzde 27’sinin bir banka hesabının olması bu alandaki girişimlerin önünü tıkıyor. Ancak Grab, yeni çözümleriyle bu çalışmalara hareketlilik kazandıracak gibi.

Kasa olmadan alışveriş artık mümkün!

0

Türkiye’yi dijital cüzdan teknolojisiyle tanıştıran BKM Express, alışveriş deneyimini daha rahat, kolay ve zevkli hale getirecek yenilikçi projelere karşımıza çıkmaya devam ediyor.

BKM Express, Kanyon AVM ve D&R işbirliğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında 31 Mart’a kadar Kanyon AVM’ye gelen BKM Express üyeleri, Kanyon Cam Oda’daki D&R’da kasasız alışveriş yapıyor, her 30 TL’lik alışverişlerinde de 10 TL indirim fırsatından yararlanıyor. BKM Express’in çözüm ortağı KPay ile geliştirdiği altyapı sayesinde BKM Express kullanıcıları, Cam Oda’da D&R ürünleri arasından istediklerini seçip kasa ve kasiyere ihtiyaç duymadan kolayca ödeme yapıyor.

Kasa olmadan alışveriş yapmak artık hayal değil

Dünyada da henüz deneme aşamasında olan kasasız alışveriş deneyiminin yaşatıldığı Cam Oda, bu teknolojiyi merak edenler tarafından yoğun ilgi görüyor. Kasasız ödeme sayesinde alışveriş tamamen dijitalleşirken kasa kuyruğunu da tarihe karıştıran bu çözüm ile BKM Express kullanıcıları, diledikleri ürünü POS cihazlarından kendileri okutup mağazadan çıkıyorlar.

Kasasız ödeme nasıl yapılıyor?

• BKM Express kullanıcıları önce seçtikleri ürünün barkodunu KPay POS cihazına okutuyor,
• Ardından POS cihazı ekranında oluşan QR kodunu cep telefonlarındaki BKM Express uygulaması ile okutarak ödemelerini kolay bir şekilde tamamlıyorlar.

Yeni projeleri ile ilgili değerlendirmede bulunan BKM Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Serkan Yazıcıoğlu, “Dünyada da henüz deneme aşamasında olan kasasız alışverişi, Türkiye’de ilk defa gerçekleştirmekten dolayı çok mutluyuz. Global markaların da ilham alacağı çözümler tasarlıyoruz ve bu teknolojilere öncülük etmeyi çok önemsiyoruz. E-ticaret sayesinde artık çok alıştığımız ödeme kolaylıklarının, fiziksel dünyada da mobil cüzdanlarla tecrübe edilebildiğini herkese anlatmak istiyoruz. Mağaza içi mobil ödeme teknolojisini BKM Express kullanıcılarıyla buluşturacağımız projelerimiz devam edecek’’ dedi.

Terminatör, petrol endüstrisini dava ediyor

Arnold Schwarzenegger, gençliğinde Conan ve Terminatör filmlerindeki rolleriyle adından çok söz ettirdi, ardından da Kalifoniya valisi olarak görev yaparken halktan büyük destek topladı ama şimdi öyle bir şey yapmak üzere ki, tarihe adını çok farklı şekilde yazdırabilir.

Kasten yaptılar

Eski aktör ve vali Schwarzenegger, petrol şirketlerini savaşlar ve çevre kirliliği ile kasıtlı/bilinçli olarak dünyada insanların ölümüne sebebiyet verdikleri için dava ediyor.

Schwarzenegger’ın iddiasına göre, petrol şirketleri ile sigara şirketleri arasında fark yok ve devletin her türlü pterol ürününün kullanımında halkı bilinçlendirecek uyarıları yapması gerekiyor. Schwarzenegger ayrıca petrol şirketlerinin savaşlara ve ölümlere kasıtlı olarak sebebiyet verdiğini savunuyor.

Eski aktör ayrıca 1959 yılında yapılan araştırmalarla petrol endüstrisinin dünyada küresel ısınmaya neden olacağının bilindiğini, petrol şirketlerinin ve devlet yöneticilerinin bunu bildiğini, buna rağmen temiz enerji kaynaklarının geliştirilmesini kasten baltaladıklarını da dile getiriyor.

Dava sonucunda petrol şirketlerine herhangi bir cezanın ya da yaptırımın çıkması çok “olası” görülmese de Schwarzenegger’ın bu dava sayesinde temiz enerji tartışmasını dünya gündemine taşıyarak petrol ekonomisine çok ağır darbe vurması bekleniyor.

Makine öğrenimi ve nesnelerin interneti

Makine öğrenimi ve nesnelerin interneti dijitalleşme sürecinin en önemli iki adımı. Forbes’e göre, 2016 ve 2020 yılları arasında küresel IoT pazarı 157 milyar dolardan 457 milyar dolara çıkacak. Bu alanda yapılan yatırımlarda üretim, lojistik ve nakliye gibi önde gelen endüstriler en büyük katkıyı alacak.

Teknoloji araştırma şirketi Gartner ise işletmelerin yüzde 65’inden fazlasının 2020 yılına kadar IoT ürünlerini benimseyeceğini tahmin ediyor. IoT alanında yaşanan gelişmeler, veri odaklı diğer teknolojileri de etkiliyor. Veri miktarı ne kadar büyük olursa, algoritmanın karar verme yetenekleri o kadar doğru olur. Bu nedenle makine öğrenimi ve nesnelerin interneti şirketlerin ve süreçlerin dijitalleşmesinde kritik bir öneme sahip.

Makine öğrenimi ve Nesnelerin İnterneti birlikteliği

Aşağıda, makine öğreniminin iş optimizasyonlarını sağlamak için IoT ile birlikte çalışan üç farklı senaryo bulunmaktadır:

♦ İzleme: Azure makine öğrenimi, zaman serilerindeki anormallikleri tespit etmek için IoT cihazları tarafından gönderilen veri beslemelerinde kullanılabilir. Trendler, pozitif ve negatif değişimler, canlı akış makine öğrenimi ile takip edilebilir ve anormallikler tespit edilebilir.

♦ Tahmine dayalı bakım: Tahmine dayalı bakım, bir kuruluşun maliyetlerini doğrudan etkiler. Makine öğrenimi algoritmalarının bir cihazın arıza yapma olasılığını öngörme yeteneği, bir ekipmanın ömrü ve arıza nedenlerini hesaba katarak, işletmenin bakım süresini önemli ölçüde azaltır. İşletme maliyetini optimize etmesini sağlar.

♦ Telemetri: Taşımacılık ve lojistik endüstrileri için benimsenmesi istenen bir teknoloji haline getirmektedir.

Popüler bulut sağlayıcıları arasında Microsoft, tam teşekküllü bir IoT ve makine öğrenimi çözümü sunan ilk şirket oldu. Sunulan teknolojilerin listesi ise şekilde:

♦ AzureIoTHub

♦ AzureIoTsuit

♦ AzureIoTEdge

♦ AzureEventHub

♦ Azure Stream analytics

♦ Azure Machine learning

♦ Microsoft cognitive services

Supporting Technologies

Azure Event Hub

Azure Service bus topics

Azure event grid

Güney Kore’den kritik 5G teknolojisi

0

Güney Kore’nin teknoloji araştırma enstitüsü, Electronics and Telecommunications Research Institute (ETRI) 5G teknolojisi konusunda önemli bir gelişmeye imza attık.

Hangi ağ daha müsait?

Kurumun mühendisleri, kullanıcıların trafik yoğunluğuna göre otomatik olarak 5G üzerinden Wi-Fi bağlantıya yönlendirecek bir ağ teknolojisi geliştirdi.

Mevcut teknolojide 4G/3G kullanıcılarının bağlantı kopmaksızın ve gecikmeler/duraksamalar yaşamadan veri hattından Wi-Fi bağlantıya geçmesi mümkün olmuyor.

Devlet destekli araştırma kurumu ETRI’nin teknolojisi ise kullanıcının erişebildiği tüm ağları analiz ederek en müsait ve hızlı konumda olanı ya da seçilen kullanım durumuna göre tercih edilen mevcut ağlara kesinti olmaksızın anlık geçiş yapabiliyor. 

5G ile beraber kullanılması için bu teknolojinin çok sayıda telefon üreticisi tarafından satın alınması ve piyasaya çıkacak 5G’ye hazır cihazlarda bu teknolojinin de olması bekleniyor. Diğer bir deyişle, dünyada satılan her telefondan Güney Kore’ye küçük bir telif bedeli akmaya başlayacak.

Otomasyon dönemi için eğitim şart

Avustralya’da otomasyon dönemi için herhangi bir eğitim planını yapılmamış olması tepkilere neden oluyor. Senato soruşturmasında otomasyon dönemi için Avustralya’nın durumu ele alındı.

Otomasyon dönemi ve eğitim

Atlassian başkanı Mike Cannon-Brookes, Avustralya hükümetinin vatandaşlarını otomasyon konusunda eğitme sürece oldukça kötü bir sonuçla karşılaşacaklarını belirtti. Cannon, sonucun sadece işçiler için değil, aynı zamanda milletin geleceğini de etkileyeceğini söyledi.

Konuşmada üç konuya özellikle vurgu yapıldı. Bunların başında otomasyon eğitiminin kaçınılmaz olduğu bulunuyor. İkinci olarak ise işinden edilen işçiler için alternatif istihdamın sağlanması gerektiği ve geçiş sürecinde gelir desteğinde bulunulması gerektiği oldu. Üçüncü olarak ise teknoloje odaklı yeni standartların geliştirilmesi gerekliliğine vurgu yapıldı.

Cannon-Brookes: “Birincil teknoloji üreticisi veya onun bir tüketicisi mi olmak istiyoruz? Avustralya dünyanın GSYİH’sinin yüzde 1’ini üretiyor. Göreceli zenginliğimizi ve yaşam kalitemizi sürdürmek için dünya teknolojisinin yüzde 1’ini üretmeliyiz” dedi.

Cannon-Brookes, genel olarak otomasyon odaklı planlama yapılmadığı takdirde ülkenin zor durumda kalacağını belirtti.

Trump, Qualcomm satışını veto etti

0

Singapurlu işlemci devi Broadcom’un, ABD’li işlemci devi Qualcomm’u satın almak için aylardır devam eden cazip teklifler silsilesi nihayet 117 milyar dolarlık dev teklifle Qualcomm hissedarlarını tatmin etmeyi başarmıştı ancak satışın önüne ABD Başkanı’nın engeli çıktı.

Trump olaya el attı

Başkan Trump, ABD başkanlarının bugüne kadar çok az kullanılan özel yetkisini kullanarak, ABD’li Qualcomm’un “düşman” şirket kabul edilen Broadcom’a satışını yasakladığını açıkladı.

Broadcom ise düşman ülke şirketi konumuna sokulmalarının adil olmadığını ve satışı engellemenin ticaret serbestliğine uygun olmadığını bildiren bir açıklama yapmak zorunda kaldı.

Trump’ın ABD şirketlerini koruyan ve ABD sermayesinin ya da varlıklarının yabancı ülkelere geçişini engelleyen tutumu, son dönemlerde dünyada ticaret savaşları kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştu.

Özerk hava taksisi Cora’nın özellikleri açıklandı

0

Özerk hava taksisi Cora, geliştirme çalışmalarının ardından göreve hazır hale geliyor. Google’ın kurucularından (şu an Alphabet CEO’su) Larry Page özerk hava taksisi için teknik özellikleri açıkladı. Page’in Kitty Hawk şirketi tarafından geliştirilen Cora, bireysel kullanıcılar için hızlı, kolay ve konforlu bir ulaşım sağlayacak. Cora’nın ulaşım hizmetlerinin önemli bir parçası olması hedefleniyor.

Özerk hava taksisi: Cora

Güç: tamamen elektrikli

Kapasite: İki yolcu

Rakım: Zeminden 500 ft ile 3000 ft arasında çalışır

Kanat açıklığı: Yaklaşık 11 metre

Dikey kalkış ve iniş: Cora, bir helikopter gibi dikey olarak iniş ve iniş yapabilmesini sağlayan 12 bağımsız kaldırma rotoruyla çalışır. Bu nedenle, Cora’nın bir piste ihtiyacı yoktur.

Menzil: 100 kilometre

Hız: Saatte yaklaşık 180 kilometre

Hava taksisi sektöründe çalışan şirketlerin sayısı artış gösteriyor. Cora hava taksisinin önünde EHang ve Uber Elevate gibi dev rakipler bulunuyor.