Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1654

Endüstri 4.0 devrimi Türkiye’de nasıl olacak?

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen CEO Club Endüstri 4.0 Zirvesi’nde, önemli katılımcılarla birlikte ülkemizin mevcut durumu ve geleceği değerlendirildi.

TechInside olarak yerinden izlediğimiz zirvede çok önemli konular ele alındı.

Endüstri 4.0 devrimi ülkemiz için ne ifade ediyor?

Ülkemiz için birçok fırsat anlamına gelen Endüstri 4.o için Silver Spring Network EMEA GM Burak Aydın ve Cisco Türkiye Genel Müdürü Cenk Kıvılcım ile keyifli bir röportaj yaptık.

Dilerseniz sözü uzatmayalım ve sizi videomuz ile baş başa bırakalım.

WannaCry kahramanı, FBI tarafından tutuklandı!

0

Bu yıl başında ortaya çıkan ve tüm dünyada ciddi zararlara yol açan WannaCry saldırısını durduran Marcus Hutchins, FBI tarafından tutuklandı.

Las Vegas, DEF CON hack konferansından İngiltere’ye dönmek üzere olan Hutchins, havalanında FBI süprizi ile karşılaştı.

‘WannaCry kahramanı’ Hutcins neden tutuklandı?

WannaCry saldırısı sonrası kahraman ilan edilen Hutchingsin yapılan açıklamaya göre geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen Kronos banka trojan olayında parmağı var.

Tutuklanma sonrası Nevada’daki federal bekletme noktasına transfer edilen 22 yaşındaki adam, şu anda Las Vegas’ta yer alan FBI ofisinde tutuluyor.

Bu arada İngiliz yetkililerin de bu olaydan haberdar olduğu ve Las Vegas’taki FBI yetkilileri ile “dirsek temasında” oldukları açıklandı.

Bakalım ABD mahkemelerinde yargılanacak Marcus Hutchings için nasıl bir karar çıkacak.

Hacker’lar sadece Game of Thrones’u çalmamış!

0

Ünlü televizyon kanalı şu sıralar tarihinin en zor dönemlerini yaşıyor olabilir. Kısa süre önce  HBO sunucularına sızan hacker’ların kanalın ünlü dizisi Game of Thrones’un yayınlanmamış bölümlerini çaldıkları anlaşılmıştı.

HBO şu anda dizinin internete düşen yayınlanmamış bölümlerine dair linkleri arama motorlarından sildirmeye çalışırken şirketin çalışanlarına dair tüm kişisel verilerin de hacker’ların eline geçtiği anlaşıldı.

HBO şimdi bu çalınan dökümanları ve dizi bölümlerini internetten kaldırmak için bir dijital güvenlik firması ile çalışmaya başladı. IP Echelon isimli firma, telif hakları belgeleri ile mahkemelere ve Google ofislerine kamp kurmuş şekilde, ortaya çıkan linkleri sildirmek için büyük uğraş veriyor.

Öte yandan Hacker’lar HBO’yu tehdit eder gibi, kanalın önemli bir yöneticisinin kişisel verilerini de internette yayınladılar. Yöneticinin hangi gazetelere abone olduğu, hangi bankalarla çalıştığı, kredi kartları, adresleri, maaşı, ikramiyeleri, e-mail yazışmaları tamamen internete döküldü.

Hacker ayrıca, şirketin personel dairesinde kullanılan bir yazılımın ekran görüntüsünü ve bu ekran görüntüsü içinde çok sayıda çalışanın adını da yayınladılar. Bu da hacker’ların şirketteki tüm çalışanların tüm verilerine sahip olduklarının ispatı oldu.

Tüm bu veriler gösteriyor ki HBO, Sony Entertainment’tan sonra hacker’ların kurbanı olan yeni TV/sinema/eğlence şirketi oldu ve bu saldırıdan onlarca milyon dolar zarar etmeden kurtulamayacak gibi görünüyor.

Müşteriye telefon açtı, 82 milyon dolar ceza yedi

0

ABD’de bir sigorta şirketi, “darısı bizimkilerin başına” dedirtecek türden bir ceza ile karşılaşınca, medyanın gündemine oturdu.

Telefon üzerinden sigorta poliçesi pazarlayan bir telemarketing şirketi Best Insurance Contracts, kendi numarasının görünmesini engelleyecek bir teknik hileyle milyonlarca müşterisine telefon açtı. Bu sırada aramalarla ilgilenen çok sayıda müşteriye de sigorta poliçesi satarak milyonlarca dolar kazanç sağladığı belirlendi. ABD’nin teknoloji/bilişim alanındaki regülatör kurumu olan FCC’nin yasaklamasına rağmen, sahte/görünmeyen numara ile arama yapan şirketin hesaba katmadığı detay ise şikayetçi olan kullanıcılar oldu.

Çok sayıda kişi, bu kimliksiz, otomatik, pazarlama amaçlı robot telefon aramalarını FCC’ye şikayet edince, konuyu araştıran FCC müfettişleri şirkete 82 milyon dolarlık ceza kesti ve bir daha benzer denemelere kalkışacak şirketlerin de önünü kesmiş oldu.

Aralık 2016’da soruşturmasına başlayan FCC yaptıkları her izinsiz arama için şirketin 1000 dolar ceza ödemesine karar verdi. Bu da tam anlamıyla 82 milyon 106 bin dolarlık bir ceza anlamına geliyor. Ancak bu ceza, 82,106 aramaya karşılık geliyor. Bu rakam ise FCC’nin şimdiye dek inceleyip izinsiz arama olduğunu tespit ettiği aramaları içeriyor. Oysa şirketin toplam 21,5 milyon telefon araması yaptığı biliniyor. FCC’nin tüm aramalar için aynı cezayı vermesi halinde 21,5 milyar dolarlık bir ceza ortaya çıkıyor. Bu cezayı kimsenin ödemeye gücü yetmeyeceğinden, FCC’nin soruşturmayı şimdilik sonlandırdığı anlaşılıyor. Fakat şirket yönetiminin gerekli mesajı aldığı ve 21,5 milyar dolar ceza ödememek için, sahte numara ile aramalara son vereceği umuluyor.

Tesla’nın Model 3’ü geri mi tepti?

0

Tesla’nın giriş seviyesi olarak tanıttığı yeni elektrikli otomobili Model 3, müşteriler arasında hayal kırıklığı yaratmış olabilir mi?

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın patronu Elon Musk’ın yeni çeyrek finansal sonuçları hakkında yaptığı konuşma sırasında açıkladığı rakamlara göre, Model 3’e sahip olmak için para ödeyip ön sipariş veren 518 bin kişiden 63 bini siparişini geri çekti.

Böylece toplam 455 bin ön siparişi kalan Model 3’ün ilk üretiminden çıkan 600 adedi ise Tesla çalışanlarına teslim edildi. Musk, önümüzdeki aylarda üretim kapasitesinin aylık 20 bine çıkacağını vurgularken, tüm siparişlerin teslim edilmesinin 2019’a kadar uzayacağının da altını çizdi.

Musk ayrıca, bu uzun bekleme süresine rağmen Model 3’ün hala ön sipariş aldığını da hatırlattı. Üretime başladıklarından beri günde 1800 yeni sipariş aldıklarını anımsatan Musk, bunu bir restorana girip, 1,5-2 saat bekleeyceklerini bile bile yemek siparişi vermeye benzetti. Ancak Model 3’ün bezersiz ve devrimsel bir otomobil olması nedeniyle insanların ilgisini çektiğini de vurguladı.

Tesla 3 hakkındaki ilk kullanıcı testleri de genel olarak olumlu sonuçlar verirken, araç çok sadece iç tasarımıyla minimalist tasarımları sevenlerin beğenisini topluyor.

Modern kahramanlar ortaya çıkıyor!

0

Kısa bir süre önce uygulama marketlerinde yerini alan Givin, kullanılmayan eşyalarınızı satarak, sivil toplum kuruluşlarına destek olmanızı sağlıyor. Alışverişin en iyi hali sloganı ile yola çıkan uygulama, alışverişlerinize bambaşka bir bakış açısı veriyor.

Givin uygulaması nasıl çalışıyor?

Aslında Givin’i kullanmak ile diğer ikinci el alım-satım uygulamalarını kullanmanız arasında teknik olarak bir fark bulunmuyor. Givin’de de kullanmadığınız eşyalarınızı satışa çıkarıyor ve alıcılardan teklifleri bekliyorsunuz. Asıl fark ise ödeme noktasında ortaya çıkıyor. Satın alınan ürünün geliri sivil toplum kuruluşlarına bağışlanırken, elinizdeki kullanmadığınız eşyaları en iyi şekilde değerlendirmiş oluyorsunuz.

Elbette Givin bu kadar basit bir uygulama değil. İsterseniz Givin hakkında detaylı bilgiyi, platformun kurucusu Başak Süer‘den dinleyelim. İyi seyirler.

Telekomünikasyon sektörünün 2016 karnesi bize neler anlatıyor?

0

TELKODER, 2016 yılına dair sektörel değerlendirmeleri, sorunları ve çözüm önerilerini bir araya getirdiği 2016 Yılı Sektör Düzenlemelerine Yönelik Değerlendirmeler raporunu yayımladı. Telekomünikasyon sektörünün dolar bazında büyümediğinin, sektörün 2016 yılında zarar etmeye başladığının vurgulandığı raporda, sektör üzerindeki mali yükün giderek arttığı belirtiliyor.

Rapora göre, 2016 yılı sonu itibariyle 21,4 milyar dolar olması gereken sektör gelirlerinin 6,36 milyar dolar gibi yüksek bir oranının vergiler ve cezalar kapsamında sektörden doğrudan çıktığına ve sektör büyüklüğünün 15,06 milyar dolar olarak belirlendiğine dikkat çekiliyor.

GSM operatörleri yatırımlarında zorluk yaşıyorlar

Raporda, büyük operatörler ile alternatif işletmeciler arasında eşit rekabet koşullarının oluşmaması ile yüksek vergiler ve cezalar sebebiyle; alternatif işletmecilerle birlikte Turkcell, Vodafone, Türk Telekom gibi büyük işletmecilerin de yatırım ve karlılık açısından zorluklar yaşadığı ifade ediliyor. Sektördeki toplam karlılığının 2016 yılında eksiye düşmesinin ciddiye alınması gereken bir durum olduğu ve mevcut politikaların sorgulanması ve rekabet odaklı bakış açısının güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Alternatif işletmecilerin gelirlerinin 3,68 milyar TL civarında olduğu belirtilirken, 2002 yılında başlayan serbestleşme hareketinden 2016 sonuna gelindiğinde, geçen 14 senenin neticesinde alternatif işletmecilerin toplam sektör gelirleri içerisindeki payının sadece %12’lerde kaldığına vurgu yapılıyor. Alternatif işletmecilerin önünün açılarak rekabetin artırılmaması halinde telekomünikasyon sektörünün büyümesinin mümkün olmadığı dile getiriliyor. Sektörün büyümesi ve karlılıkların yeniden artabilmesi için tüm dünyada da kabul gördüğü şekilde “etkin rekabetin” stratejik bir amaç haline getirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Ülkemizde yaşanan yasadışı faaliyetlerin ve siber tehditlerin tüm dünyada olduğu gibi artış göstermesi, milli güvenlik ve kamu düzeni konusunda yeni tedbirlerin hayata geçirilmesi ihtiyacını ortaya çıkardı. Söz konusu tedbir ve düzenlemelerin odak noktasının elektronik haberleşme sektörünün oluşturduğu belirtilen raporda, özellikle 2016 yılında sektörde oldukça önemli ve kapsamlı düzenlemelerin hayata geçirildiği vurgulandı. Bu yükümlülükler ile gerek hukuki risklerin gerekse de maliyet yükünün işletmecilerin üzerine bırakıldığının altı çizilirken, özellikle küçük ölçekli işletmeciler için ciddi bir yük getiren bu yükümlülüklerin devlet tarafından desteklenmesi gerektiği belirtildi.

AKN’nin kaldırılması büyük önem taşıyor

BTK tarafından sektörde tüketici haklarının korunmasına yönelik tedbirlerin arttırılması için alınan Adil Kullanım Noktası (AKN) hızlarının yeniden belirlenmesi ve 2018 yılında da kaldırılmasını öngören düzenlemeye de değinildi. Sektörde hizmet sunan işletmecilere altından kalkması çok güç mali ve operasyonel yükümlülükler getiren bu düzenlemenin tüketici haklarının korunması ve hizmet kalitesi açısından olumlu bir yaklaşım olduğu ifade edilirken, düzenlemelerin uzun vadede tüketiciye olumsuz fiyat, kampanya ve şartlar olarak yansıyacağı unutulmamalıdır denildi.

Sabit ses trafiğindeki %18,58 oranındaki düşüşle birlikte sabit telefon abone sayısındaki düşüş eğiliminin 2016 yılında da devam ettiği görülüyor. Buna göre 2010’da 16 milyon olan sabit telefon abonesi sayısı 2015’te 11,49 milyon kişiyken, 2016 sonunda daha da azalarak 11,08 milyona düştü.

Mobil internet kullanım oranlarına bakıldığında, 1 Nisan 2016’dan itibaren sunulmaya başlanan 4,5G hizmetine yönelik abone sayısının 2016 sonunda 51 Milyona ulaşması dikkat çekiyor. 3G abone sayısının çok büyük bir kısmının 4,5G aboneliğine geçtiği ve mobil internet kullanım miktarının son bir yıl içerisinde %103 arttığı görülüyor.

4,5G ile trafiğin ciddi ölçüde artması yeni yatırımları daha da ivedi hale getiriyor. Orta vadede ve özellikle 5G’ye geçiş ile ortaya çıkacak olan büyük kapasitenin taşınabilmesi için yaygın fiber şebekelerin gerekliliğine işaret eden TELKODER, ülkemizdeki fiber uzunlukları ve yaygınlık oranları dikkate alındığında, henüz yeterli altyapı olmadığı için ülkemizdeki fiber altyapının dünya ortalamalarına getirilmesi için çalışmalara hız verilmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Bu kapsamda mevcut fiber altyapı uzunluğunun en az 6 katına çıkarılması gerekiyor.

Hazırlanan rapor hakkında değerlendirmede bulunan TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, “Türkiye’de elektronik haberleşme sektörü dolar bazında son yıllarda maalesef büyümüyor ve sektör gelirleri de aynı şekilde artmıyor. Sektörün en büyükleri olan Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un kârlılıklarına bakıldığında, gelirler hedeflendiği ölçüde artmıyor ve sektör toplamda zarar ediyor. Alternatif işletmecilere ise hak ettikleri destek tam olarak verilmiyor ve sürdürülebilir rekabette önleri tıkanıyor. Özetle, telekomünikasyon sektörü tüm bu olumsuzluklar kapsamında yakın gelecekte önemli sorunlar yaşayabilir.” dedi.

Xiaomi, giyilebilir teknoloji satışlarında ilk kez lider!

0

Son yıllarda gerek akıllı telefon alanında gerekse diğer teknoloji kategorilerinde büyük bir ivme yakalayan Xiaomi, tarihinde ilk kez global giyilebilir cihaz satışında Fitbit‘i geçerek lider oldu.

Xiaomi yükselişini sürdürüyor

Bir süredir akıllı telefon üreticileri arasında ilk 5 sırada yer alan şirket, yayınlanan yeni rapora göre global giyilebilir teknoloji satışlarında ilk kez birinci sırada yer aldı. 

Xiaomi tarafından 2017 yılının ikinci çeyreğinde 3.7 milyon cihaz satışı yapılırken, ikinci sırada 3.4 milyon ile Fitbit, üçüncü sırada ise 2.8 milyon cihaz ile Apple geliyor. Pazar paylarına baktığımızda Xiaomi %17, Fitbit %15 ve Apple ise %13 olarak pay almış durumdalar. 

Geçtiğimiz yılın aynı çeyreğinde FitBit‘in cihaz satışı 5.7 milyon ve pazar payı ise %28.5 idi. Bu da, geçen bir yıllık süreçte şirketin satış noktasında ciddi kan kaybettiğini gösteriyor. Öte yandan hem satışlarını hem de pazar payını arttırarak ilk sıraya yerleşen Xiaomi’nin, globalleşme tarafındaki çalışmaların meyvesini yiyor diyebiliriz. Ayrıca bu değişim sadece giyilebilir teknoloji alanında değil, akıllı telefon tarafında da %70’e varan artışla kendini gösteriyor.

Microsoft’un önceliği yapay zeka

0

Microsoft, yeni dönem finansal raporlarını açıklarken, yapay zekanın artık birincil önceliği olduğunun da altını çizdi. Daha önce mobil ve bulut odaklı bir politika izleyen şirket, bu iki önceliğin yerine artık resmen yapay zekayı yerleştirmiş bulunuyor.

Geçen yıl yapılan politika açıklamasında mobil ve bulut odaklı bir çalışma yapacaklarını vurgulayan Microsoft bu yıl yatırımcılarına yaptıkları açıklamada, önceliklerinin akıllı bulut ve yapay zeka olarak değiştiğini belirtti.

Microsoft için bu önemli bir değişim anlamına geliyor zira 2014’te şirketin başına gelen yeni CEO Satya Nadella neredeyse her konuşmasında şirketin “mobile-first, cloud-first” politikasına atıfta bulunurken, yapay zeka alanındaki hızlı gelişime artık karşı koyamayacağını o da kabul etmiş görünüyor. Dolayısıyla bundan sonra Nadella’ın konuşmalarında AI-first ifadesini daha çok duyacağız.

Öte yandan Microsoft’un bulutu geri plana atması da beklenmiyor zira bulut servisleri şirketin en büyük gelir kaynakları arasına yükselmiş durumda. Ancak yazılım devinin bulutu yapay zeka servisleriyle birleştirerek akıllı bulut hizmetleri sunacağı düşünülüyor. Bunların arasında, Echo’ya rakip olacak akıllı asistan Cortana’nın da olması bekleniyor.

Huawei Apple’ın tahtını elinden alıyor

0

Çin’li elektronik üreticisi Huawei’nin artan telefon üretimi şirketi dünyanın ikinci büyük telefon üreticisi konumuna getirmek üzere. Böylece Apple’a ait olan ikinciliğin Huawei’ye geçme ihtimali yükselmiş bulunuyor.

Dünyanın en büyük telefon üreticisi, 2017 içinde 79 milyon telefon cihazı ile Samsung. İkinci ise iPhone’un üreticisi Apple. 2017’de toplam 41 milyon adet iPhone üreten Apple ayrıca telefonlarında büyük kar marjları kullandığı için, karlılık bakımından da birinci sırada bulunuyor. 

Öte yandan Çin’li elektronik üreticisi Huawei, son çeyrekte satışlarındaki %20 artış ile 38 milyon telefon cihazı üreterek, Apple’ın rakamlarına yaklaştı. Eğer sene sonuna kadar bu performansını devam ettirirse, Apple’ı geçmesi kaçınılmaz görünüyor. Bu da Apple’ın üçüncülüğe düşmesi anlamına geliyor.

Öte yandan, Çin’in diğer büyük telefon üreticilerinden Oppo ve Xiaomi de son çeyrekte telefon satışlarındaki %44 ve %52 artışla Huawei’yi izliyorlar. 

Facebook yavaş web sitelerini gözden çıkardı

0

Popüler sosyal medya servisi Facebook, kullanıcıların Haber Kaynağı sayfasında gösterilecek linkleri seçerken, hızlı yüklenen web sitelerine öncelik vereceğini açıkladı.

Böylece yavaş web sitelerinin Facebook üzerindeki paylaşımları kullanıcılara daha az gösterilecek. Bu yeni uygulama ile beraber, açılması için 3 saniyeden fazla süren web sayfalarının, Haber Kaynağı’nın yüklenmesini de yavaşlatmasının önüne geçilmiş olacak.

Facebook’un araştırmasına göre, kullanıcıların %40’ı bir web sayfasının açılması için 3 saniyeye kadar beklemeyi göze alabiliyorlar. Sonrasında ise rahatsız oluyorlar ve yükleme daha da uzun sürerse, sayfayı kapatabiliyorlar.

Facebook, Haber Kaynağı sayfasında gösterilecek linkleri seçerken hem web sitesinin hem de kullancının inetrnet bağlantısının hızını ölçecek ve sayfanın ne kadar sürede yüklenebileceğini önceden hesaplayarak yüklenmesi 3 saniyeden uzun sürebilecek linkleri Haber Kaynağı’nın alt sıralarına yerleştirecek.

Netaş’ın yeni ortağı ZTE oldu

0

Bilişim çözüm ve sistemleri üreticisi olan ZTE, 2017’de Netaş’ın, One Equity Partners’ın yönettiği bir portföy şirketi olan OEP Turkey Tech B.V.’nin portföyünde bulunan yüzde 48.04 hissesini, bağlı şirketi ZTE Cooperatief U.A. kanalıyla satın aldı.

Bilişim alanında dünyanın patent liderlerinden biri olan ZTE, Türk mühendislerine, Türkiye’nin teknoloji geliştirme yeteneğine ve Netaş’ın 2009’dan bu yana şirket değerini tam 9 kat artıran yüksek performansına yatırım yaptı. Ülkemize böylesine bir değer katmış olmanın gururunu yaşıyoruz.

Netaş’ın yeni ortağı ZTE oldu

Türkiye’nin BT alanında en gelişmiş ArGe kapasitesine sahip olan Netaş, bugüne kadar sektöre yön veren pek çok inovasyona imza attı. Son 10 yılda 7 kez Türkiye’nin “Yazılım İhracatı Şampiyonu” olan Netaş’ın 200’den fazla uluslararası operatör için geliştirdiği yazılım çözümlerinin küresel arenadaki büyümesini, ZTE birlikteliğiyle artıracağız.

Netaş’ın Türkiye’nin bir numaralı sistem entegratörü olması, teknoloji yetkinliğini uluslararası pazarlara taşıması ve neticesinde yakalamış olduğu büyüme performansının, bu yatırım ile birlikte daha da ileriye taşınacağına inanıyoruz. Netaş’ın yüksek kaliteli insan kaynağı, kurumsal kültürü, çevik yapısı ve değişime uyum gösterme yeteneği ise ZTE ile beraber ileride imza atacağımız küresel projelere önemli katkılar sağlayacaktır.

Türkiye’nin BT alanında en gelişmiş ArGe kapasitesine sahip olan Netaş, bugüne kadar sektöre yön veren pek çok inovasyona imza attı. Son 10 yılda 7 kez Türkiye’nin “Yazılım İhracatı Şampiyonu” olan Netaş’ın 200’den fazla uluslararası operatör için geliştirdiği yazılım çözümlerinin küresel arenadaki büyümesini, ZTE birlikteliğiyle artıracağız.

Amazon yeni iş kolları için yeni ekipler kuruyor

0

Dünyanın en büyük şirketi olma yolunda hızla ilerleyen Amazon’un yeni işe alım ilanları, şirketin hızlı büyümeye hazırlandığını ortaya koyuyor.

Bulut servisleri konusunda Microsoft ve Google ile ağır rekabet içinde olan Amazon, Microsoft’un neredeyse başka her şeyi bırakıp bulut servislerine odaklanması üzerine, kendi bulut ekibini de güçlendirme kararı aldı ve farklı bulut servisleri geliştirecek yeni bir ekip kurmak için işe alımlara başladı.

San Diego’da kurulacak dir diğer ekip ise e-ticaret işinde, Amazon’un dünya çapındaki depolarında saklanan malların daha efektif kullanımı ve yönetimi için özel bir yazılım üretecek. Böylece Amazon daha az depolama maliyeti ile daha fazla sirkülasyon ve kazanç elde edebilecek bir model kurabilecek. Supply Chain Optimization isimli bu proje hayata geçtiğinde Amazon önemli bir masraf kaleminden tasarruf sağlamış olacak.

Amazon ayrıca, otonom robot geliştirmek üzere mühendisler aradığını da duyurdu. Şirket aslında şimdiden depolarında, otonom robotlarla mal taşınması görevlerini yürütüyor ve bu iş için 2012 yılında Kiva Systems isimli bir robot şirketini 775 milyon dolar ödeyerek satın almıştı.

Toplamda 382 bin çalışanı olan Amazon, sadece 2017 Q2 döneminde 30 bin yeni çalışanı işe aldı. 

Mercedes uçan taksiye yatırım yaptı

0

İnsan taşıyacak 4 pervaneli drone formundaki ilk uçan taksiler geçtiğimiz aylarda Dubai’de hizmete girmişti. Bir otelin terasındaki bahçede yer alan restorana müşterileri drone’lar ile taşımaya izin veren Dubai yönetimi bu uygulamayı şehir içinde uçan taksi uygulaması olarak genişletmeyi de istiyordu.

Benzer bir teknoloji geliştiren Alman drone taksi üreticisi Volocopter, Almanya’nın dev otomobil üreticisi Daimler’den yatırım alarak, bu alanda umut vadeden şirketler arasındaki yerini sağlamlaştırdı.

Daimler’den toplam 30 milyon dolarlık yatırım alan Volocopter elektrikli motorları ile dikey olarak kalkıp inebilen drone taksileri sayesinde, büyük şehirlerdeki ulaşımı kolaylaştırmayı hedefliyor. Volocopterler şimdilik bir pilot kontrolünde uçuyor olsalar da üretici drone’ları otonom hale getirmek istiyor.

Firma ayrıca sene sonunda Dubai’de düzenlenecek bir fuarda insan taşıyan taksi drone’larını sergileyecek ve artık Mercedes destekli bir firma olarak Dubai yönetimi ile anlaşma sağlamaya çalışacak. Dubai yönetiminin de bu konuda dünyada ilk olmak isteği düşünülürse, 2018’e girdiğimizde Dubai’de şehrin bir ucundan diğerine insan taşıyan otonom drone’larla karşılaşabiliriz.

Oxford Üniversitesi fintech eğitimlerine başlıyor

0

Fintech alanındaki hızlı gelişim, finans profesyonellerinin de kendilerini fintech’e adapte edebilmelerini gerekli kılıyor.

İngiltere’nin köklü üniversitesi Oxford şimdi finans profesyonellerinin katılabileceği bir Fintech eğitimi hazırladığını duyurdu. Yakın gelecekte sektörün çok daha fazla fintech uygulaması ile sarılacağının altını çizen Oxford yöneticileri, finans sektöründeki profesyonellerin fintech’i anlamadan başarıya ulaşmalarının mümkün olmayacağını da hatırlattılar.

Öte yandan, kendi fintech şirketlerini kurmak isteyen girişimciler de Oxford’un eğitimlerinden yararlanabilecek. Üniversite bu eğitim programını, kısa süre önce 2U tarafından 103 milyon dolara satın alınan eğitim teknolojileri şirketi GetSmarter ile beraber yönetecek.

Snap Inc, Çinli drone üreticisini satın alabilir

0

Snapchat uygulamasının şirketi Snap Inc. gelen dedikodulara göre Çinli drone üreticisi Zero Zero Robotics firmasını satın almak için kolları sıvadı. Eğer bu dedikodular doğruysa, bu satın alımla birlikte drone firmasının takip yazılımı, Snapchat’te takip eden filtreler için kullanılabilir!

Şu anda 500 dolar fiyat etiketiyle karbon fiber kamera drone’u “Hover Camera Passport” moddelini satan Zero Zero şirketi, bu modelde yüz tanıma teknolojisi kullanıyor ve drone kullanıcısını otomatik olarak takip edebiliyor. Ayrıca sözünü ettiğimiz şirketin Apple mağazalarına özel olarak bazı pahalı modelleri sattığını da belirtelim.

Snap şirketinin drone merakı

Snap şirketinin bir drone firmasıyla adı ilk kez anılmıyor. Şirket bu yıl başında kamera ve drone’ları birleştiren Crtl Me Robotics şirketini satın almıştı. Ancak tabii ki bu şirket donanımı direkt olarak üretmediği için durum biraz farklı.

Bakalım Zero Zero Robotics için ortaya çıkan dedikodular doğru çıkacak mı. Şimdilik her iki şirketten de bu dedikodularla ilgili bir yorum gelmedi.

Ve Bitcoin ikiye bölündü

0

Bitcoin’in kurucusuna yıllar önce yapılan ama ciddiye alınmayan uyarılar, ünlü dijital para birimini sonunda bölünmeye zorladı.

Bitcoin artık yoluna Bitcoin Cash (BCC) ve Bitcoin Klasik (BTC) olarak devam edecek. Henüz resmen duyurusu yapılmayan bölünme, Bitcoin madencileri tarafından sosyal medyada duyurulmaya başlandı. Şimdi madenciler, ilk Bitcoin Cash bloğunun üretilmesini bekliyorlar.

Neredeyse 10 yaşında olan Bitcoin’in, tüm madenciler tarafından indirilmesi zorunlu olan blok değeri 150 GB’ın üzerine çıkmıştı. Her yapılan Bitcoin işlemi bu bloğa ekleniyor ve sürekli güncellenmesi gerekiyordu. Bu büyük dosya boyutu içinde transfer işlemlerinin tamamlanması içinde 10-20 dakikalık gecikmeler yaşanmaya başlanmıştı ve eğer bölünme gerçekleşmeseydi, yakın gelecekte Bitcoin ile alışveriş yapmak veya para trasnferi yapmak, saatlerce beklemelere yol açacak onay sürecini gerektirecekti.

Bitcoin şimdi Segwit2x ismi verilen teknolojiyle 1 Megabayt olan blok boyutunu 2 Megabayte’a çıkarmış olacak. Bitcoin ekosistemi tarafından tavsiye edilen geçiş sürecine göreyse, tüm Bitcoin sahipleri ise sahip oldukları Bitcoinleri dijital cüzdanlarına aktardıklarında, bu Bitcoin’ler Bitcoin Cash ile değiştirilecek. Kağıt cüzdanlarda Bitcoin saklayanlar ise bir kayıp yaşamayacaklar. Fakat bu yöntemin tercih edilip edilmeyeceği henüz kesin değil. Ancak yine de sosyal medyada ayrılmanın duyurulması nedeniyle yaşanan ilk panikle, Bitcoin’in piyasa değerinde %6’lık bir düşüş gözlendi.

Yeni Bitcoin Cash biriminin nasıl kullanılacağına ve nasıl değişim yapılacağına dair daha detaylı açıklamaların, önümzüdeki saatlerde yapılması bekleniyor.

ICO: Girişimler için yeni bir yatırım toplama aracı

0

Finansal teknoloji dünyasında son günlerde, başarı ve başarısızlıklarıyla karşımıza çokça çıkan ve gün geçtikçe daha popüler hale gelen yeni bir kitlesel fonlama yöntemi var: ICO.

Aslında internet üzerinde kitlesel fonlama pek de yeni bir konsept değil. En iyi ve eski yöntemlerden birisi, hepimizin bildiği üzere proje fikrimize Kickstarter üzerinden kaynak yaratmaya çalışmak. ICO‘ları diğer kitlesel fonlama araçlarından ayrı bir yere koymamızın sebebi, Blockchain teknolojisini kullanılarak yapılıyor olması.

Bugüne kadar Ethereum üzerinde yapılan ICO’ların en büyüğünde toplanan tutar: 275 milyon $

ICO ne demek?

Hemen merakınızı giderelim, ICO‘nun açılımı Initial Coin Offering yani Türkçesi ile Başlangıç Parası Arzı denebilir. Bu ismi ona layık görenlerin esinlendiği konsept ise herkesin reklamlar vasıtası ile en az bir kere duyduğunu tahmin ettiğim Halka Arz yani İngilizcesi ile IPO (Initial Public Offering).

ICO’yu daha iyi anlayabilmek üzere, finansal konulara yabancı olanlar için önce halka arz konseptinden bahsetmek istiyorum. Bir şirketin hisselerinin halka arzı demek, şirket yönetiminde olmayan yatırımcıların da bu şirkete ait değerli kağıtları satın alabilmesi ve ticaretini yapabilmesi anlamına geliyor. Şirket bu sayede kasasına yeni sermaye eklemiş oluyor. Yatırımcıya ileride yeni faaliyetleri doğrultusunda değerleneceğini vaadettiği şirket değerli kağıtlarını satıyor ve karşılığında para alıyor.

Internetin yeni değer vaadi: Elektronik Para (Token)

Halka açılmayı planlayan şirketlerin yatırımcılara sunduğu değer hisse senedi oluyor demiştik. ICO girişimlerinin değer vaadi ise Elektronik Para oluyor. Bunlar Ethereum, Bitcoin gibi dijital ve anonim bir cüzdan içerisinde saklanabilen dijital değerler. Projesine kitlesel fonlama yöntemi ile yatırım toplamak isteyen gruplar, Ethereum Blockchain Ağı üzerinde çalışan ERC-20 standartlarına uygun bir para birimi yaratıyorlar. Bunlara da genellikle Token ya da Coin ismi veriliyor. ERC-20 standartları ile oluşturulan bu para biriminin bir adı, sembolü, ondalık miktarı (kuruş hanesi), toplam üretilen para miktarı gibi kuralları belirleniyor. Örneğin biz bu para birimimizin adına TechInsideCoin diyelim ve Ethereum ağındaki toplam miktarının 100.000 adet olacağını ilan edelim.

Ethereum da Eylül 2014’te tamamlanan ICO’suyla yaklaşık 18 milyon $ toplayarak geliştirilmeye başlanıyor.

Kendi elektronik parasını üreten girişim artık para biriminin ilk arzında yatırımcısına yeni bir teklifle gidiyor. Bu tabii girişimin yaptığı işe göre değişebiliyor. Örneğin üretilen bu yeni para birimi ile bir e-ticaret sitesinden alışveriş yaptırılacaksa, teklif şu şekilde olabilir: ürünümüz piyasaya sunulduğunda 1 $ = 1000 Token olacaktır. Fakat ICO süresince 1 $ = 1200 Token olacaktır, yani her bir Dolar karşılığında %20 daha fazlasına sahip olacaksınız gibi.

Elektronik parası ve fonlama teklifi hazır olan firma için artık ICO kurallarını kodlamak kalıyor. Bu kodlar arasına ICO teklifinin başlangıç ve bitiş tarihleri, ICO sırasında satılacak Coin miktarı ve satın alınan Coin’ler için nasıl bir teklif olduğu (%20 daha fazlası gibi) kodlanıyor. Tabii yapılabilecekler bunlarla kısıtlı değil fakat kolayca aktarabilmek için temel etkilerinden bahsettim. Örneğin, yukarıda tanımladığım 100.000 adet üretilecek olan TechInsideCoin için ICO teklifimiz şöyle olsun; 50.000 TechInsideCoin‘in 1 Ether karşılığında 150 TechInsideCoin olarak 1-15 Ağustos arasında dağıtılacağını kodlamış olalım. Bu teklif (ICO) bittiğinde ise kullanıcıların, 1 Ether karşılığında 100 TechInsideCoin alabileceğini belirtelim. Ekstradan, eğer 15 Ağustos günü 100 Ether toplanmazsa gönderilen Ether’lerin kullanıcılara geri verileceğini, 333 Ether toplanması durumunda da fonlamanın hedeflerine ulaşacağını kodlamış olalım.

Kickstarter’da en çok fonlanan proje 20 milyon $ ile Pebble akıllı saat.
– Kaynak: Kickstarter

Tüm yatırımlar kayıt altında

ICO’ları internetin diğer kitlesel fonlama araçlarından farklı kılan en önemli etken, şüphesiz Blockchain teknolojisi ile çalışıyor olması. Yapılan tüm yatırım hareketleri herkese açık bir şekilde fakat kullanıcı anonim tutularak Ethereum Blockchain veritabanına yazılıyor. Gönderilen Ether karşılığında alınan Coin’ler ise kullanıcının cüzdan adresine yollanıyor. Yani fonlama kuralları içerisinde yaptığınız yatırımın elektronik para karşılığı anında dijital cüzdanınızda görülebiliyor.

Bu bir yatırım aracı olarak ICO’ları diğer internet kitlesel fonlama (crowdfunding) araçlarına göre daha güvenilir bir sistem haline getiriyor. Kitlesel fonlama sitelerinin merkezi bir veritabanları varken, Blockchain’in dağıtık veritabanı yapısı, yaptığınız yatırımların değiştirilmesini imkansız hale getiriyor.

Yeni bir girişim fonlama aracı: CryptoCurrency

Son günlerde yurtdışındaki bir çok fikir aşamasındaki girişimin, yatırım aramak yerine, ihtiyaçları olan kurulum sermayesini Ethereum üzerinde yapılan ICO’lar vasıtasıyla tamamlamaya çalıştığını takip ediyoruz. Bunların bazıları gerçekten yüksek fiyatlar topyalabiliyorken, bazı fonlamalar ise çok basit nedenlerle hackleniyorlar. Bir sonraki yazımızda da dijital paralarla yapılan kitlesel fonlamaların nasıl hacklendiğinden bahsedeceğim. Henüz ülkemizde fikir aşamasındaki projesi için böyle bir deneme yapan girişim ile karşılaşmadım. Belki yurtiçinde hala kripto paraların kullanımının yaygınlaşmamasından kaynaklanıyordur. Ama global hedefli projeler için gayet uygun ve son günlerin popüler bir yatırım toplama aracı olduğunu belirtelim.

Facebook, Siri’nin rakibi Ozlo’yu satın aldı

Facebook, yapay zekalı bir dijital asistan olan Ozlo’yu satın aldı. Bu satın almayla beraber, rakiplerinin karşısında yapay zekalı asistan eksiği bulunan Facebook’un kendi asistanını geliştireceği beklentisi de ağırlık kazandı.

Amazon’un Alexa servisi üzerinden akıllı ev asistanı Echo’yu sunması, Google’ın Home ürünü ve Microsoft’un da benzer bir hizmet için Cortana’yı hazırlıyor olması, Facebook’un geride kalmasına neden olmuştu. Ayrıca Apple’ın da Siri’yi Amazon Echo’ya rakip olacak şekilde cilaladığı biliniyor.

Ozlo ise yapay zeka yardımıyla kullanıcılara satın alma danışmanlığı yapan, sorulara cevap veren, yakındaki restoranların listesini tutan, hava durumu hakkında bilgi sunan bir asistan olarak iOS ve Android kullanıcılarının hizmetinde çalışıyordu. 10 kişilik bir şirketin ürünü olan Ozlo’nun Facebook’a geçmesiyle beraber, Zuckerberg’in Ozlo’yu gelişmiş bir yapay zeka asistanı olarak rakiplerinin önüne koyacağı düşünülüyor. Facebook’tan sızan bilgilere göre de, sosyal medya devinin ilk aşamada Ozlo’yu Messenger’a entegre etmeyi planladığı anlaşılıyor.

Öte yandan, Ozlo ekibi Facebook ekibine yabancı da değil. Ozlo’yu kuran ve şu anda şirketin CEO’su olan Charles Jolley, Facebook’un eski ürün müdürlerinden biri ve 2014’te Ozlo’yu kurmak için Facebook’tab ayrılmıştı. Şimdi ise ekibi ile birlikte Facebook’a dönecek.

Satın almanın fiyat boyutu hakkında ise henüz bir bilgi bulunmuyor.

HBO hacklendi, Game of Thrones bilgileri açığa çıktı!

0

Sony ve Netflix‘in ardından bir başka büyük içerik ağı HBO da hacklendi! Olay, kimliği bilinmeyen bir kişinin gazetecilere “Tüm insanlığa merhaba! Siber alanın en iyi sızıntısı gerçekleşiyor” Oh, adını söylemeyi unuttum. HBO ve Game of Thrones!!!” ortaya çıktı.

HBO verileri internette yayınlandı

Hacker’lar tarafından çalışanan 1,5 TB’lık veri, internette yayınlanmış durumda. Tabii ki bu veriler arasında HBO’nun göz bebeği Game of Thrones dizisinin henüz yayınlanmamış bölümleriyle birlikte farklı bilgileri de yer alıyor.

Şirketin CEO‘su Richard Plepler, yaşanan hack olayını doğrularken tam olarak hangi bilgilerin hack’lendiği konusunda bir açıklama yapmadı. CEO, gönderdiği e-maille çalışanlarına “siber kaza” hakkında bilgilendirme yaptı.

Tabii ki tahmin edebileceğiniz üzere şirket hem bu içeriklerin yayınlandığı web sitelerini engellemek hem de hacker’ları bulmak adına yasal süreci başlatmış durumda.