Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1750

Yemeksepeti’nin gelecek planları? Zırrr…

0

YemeksepetiTakvimler 2000’li yılların ilk yarısını gösteriyor. İstanbul’da sıcak bir gün. Byte dergisi için İbrahim Özdemir’le birlikte röportaj peşindeyiz. Etiler tarafındaki küçük bir villada, dönemin yeni girişimlerinden Yemeksepeti’nin yerini bulmuş, duvarları tablolarla bezenmiş daracık bir merdivenden üst kata çıkmıştık. Gidiş amacımız, Türkiye’nin internetteki bu yeni girişiminin neler yaptığını ve hedeflerini öğrenmek.

Röportaj öncesi dergide ekip olarak Yemeksepeti’nin varlığından ne kadar mutlu olduğumuzdan, siparişleri hep aynı isimden – Berkin Bozdoğan – verdiğimiz için “en çok sipariş veren isimler” sıralamasında ne durumda olduğumuzu konuşuyoruz. Ardından sıra röportaj sorularında…

– Yemeksepeti’nin kuruluş hikayesini (zırrrr); kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

– Peki tüketicilerin tepkisi nasıl? İnsanlar online ticarete çok sıcak bakmıyorken size olan ilgileri (zırrrr); size olan ilgileri nasıl?

– İlerisi için planlarınız (zırrrr); planlarınız neler? İstanbul dışında (zırrrr); İstanbul dışında öncelikle hangi şehirlerde hizmet vermeye başlayacaksınız?

En sonunda dayanamayıp, kapı zilini andıran bu sesin nedenini soruyoruz. Sanki Yemeksepeti’nden verilen her sipariş önce şirketin merkezine getiriliyor da ondan sonra sipariş verenlere iletiliyormuşcasına kapı çalıyormuş gibi geliyor.

Aydın ve Ödemiş bu sesi şöyle açıklamıştı: “Bu, bizim hızlı hizmet verebilmek adına uyguladığımız bir sistem. Yemeksepeti.com’a gelen her siparişte bu ses çalıyor. Biz de böylece yeni siparişleri görebiliyor, hızlıca ilgili restorana ve gerekirse müşteriye dönüş yapabiliyoruz.

O gün, Yemeksepeti ofisinde kaldığımız yaklaşık 1 saat içinde pek çok kez bu “kapı zilini andıran” sesi duyduk. Tam sayıyı hatırlayamıyorum ama her 3-4 dakikada duyuyorduk. Aydın ve Ödemiş, bu yöntemi daha önce ilk açıldığı dönemlerde Amazon.com’un kullandığını, ancak sipariş sayısının hızla artması sonucu vazgeçtiklerini söylüyor.

Yemeksepeti aradan geçen yıllarda hızla büyüdü, birkaç kez adres de değiştirdi. 2014 sonlarında şu anki ofislerine gittiğimde eski küçük villadaki halleri geldi aklıma. Otomatik açılır kapıdan girer girmez küçük holün tavanında belki 1000’den fazla “restoran magneti“nin tavana yapıştırıldığını görmüştüm. Evet, artık zil sesi yok ama Yemeksepeti, 2001’de başladığı yolculuğuna aradan geçen yaklaşık 15 yılın ardından Delivery Hero’yla devam etme kararı aldı.

Haberin yayılmasıyla birlikte çeşitli yorumlarla karşılaştım. 589 milyon dolarlık değeri az bulanlar, zaten sayıları düşük olan başarılı yerli internet girişimlerinden birinin daha yabancılara satılmasını eleştirenler, bunu gerçek bir başarı olarak görenler ve dahası.

Konuya nasıl yaklaşırsanız yaklaşın, günümüz ekonomisinde sanal dünyayı temel alan girişimlerin önünde üç yol var. Birincisi; benzer iş alanında bulunan farklı ülkelerdeki şirketleri satın almak. Geçen yıl Türkiye’ye bu şekilde olmasa da diğer ülkelerde bunu yaparak giren BlaBlaCar gibi. İkincisi organik büyümek. Global marka olma yolunda hedeflediği ülkelerde kendi organizasyonunu kurarak büyümeye çalışmak. Yemeksepeti, en zor olan bu yolu seçmişti. Üçüncüsü ise, belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra iş dünyasında “exit” olarak tanımlanan çıkışı gerçekleştirerek o alandan tamamen çıkmak ya da şirketinin hisselerini devretmek.

Yemeksepeti, ikinci yolu izlerken üçüncüsü ile devam etme kararı aldı. Daha önce benzer süreçleri Gittigidiyor’un eBay tarafından satın alınmasında ya da Sina Afra’nın Markafoni hisselerini satmasında görmüştük.

Yemeksepeti, bir süre daha “neden kendi olarak büyümeye devam etmedi?” eleştirisi alacaktır. Ama bu eleştiriler ekonomik ve ulusal bakış açısından çok, iş dünyasına bir markanın müşterilerini kendisine bağlamayı öğrettiği için olacak…

Cisco’da yeni CEO belli oldu

0

CiscoCisco’da CEO görevine kimin geleceği belli oldu. Yapılan resmi açıklamaya göre bu yeni isim Chuck Robbins. 1997’de Cisco’ya katılan Robbins, zaman içinde bölge müdürlüğü, ABD Kanal Satış Direktörü, Cisco ABD Başkan Yardımcısı gibi görevlerde bulunmuştu. Aralık 2012’de şirketin global organizasyonunda Kıdemli Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Robbins, mevcut CEO John Chambers’la birlikte şirketteki en deneyimli isimlerden biri.

Yapılan resmi açıklamaya göre Robbins 26 Temmuz 2015 itibariyle CEO’luk görevini devralacak. Şirketin efsanevi isimleri arasında gösterilen ve pek çok yayın ve organizasyon tarafından dünyanın en başarılı CEO’ları arasında gösterilen John Chambers ise Yönetim Kurulu Başkanı olarak şirkette görev almayı sürdürecek.

Fortinet ilk çeyrekte 212 milyon dolar gelir elde etti

0
Fortinet Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ken Xie
Fortinet Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ken Xie

2015 mali yılının ilk çeyreğine ait rakamları kamuoyuna duyuran Fortinet, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 26’lık bir büyüme oranıyla şirket cirosunu artırmayı başardı. Yılın ilk çeyreğinde 212 milyon dolarlık bir ciroya erişen halka açık şirket, son zamanlarda geliştirdiği yatırım stratejisi sayesinde siber güvenlik ve saldırı önleme pazarında önemli bir büyüme yakalamış oldu.

Fortinet Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ken Xie, “Fortinet’in ilk çeyrekte elde ettiği çarpıcı sonuçlar, güvenlik pazarında önemli başarılara imza attığımızın önemli bir göstergesi. Özellikle de bu yılın ilk çeyreğinde müşteri portföyümüze kattığımız 8 bin yeni müşteri, Fortinet’in sektörde ciddi bir rekabet avantajı oluşturduğunun ve ölçeğini her geçen gün büyüttüğünün en somut kanıtlarından biri. Entegre ve uçtan uça ağ güvenlik çözümlerimiz ile küresel pazardaki payımızı artırırken, müşterilerimize en iyi şekilde hizmet sunmaya devam edecek ve piyasada yarattığımız bu ivmeyi sürdüreceğiz” dedi.

TP-LINK’ten 4G destekli yeni ürün

0

TPLINK_M7350Kablosuz ağ pazarının önde gelen markası TP-LINK, Türkiye’de bu yıl sonuna kadar hizmete girmesi planlanan 4G’yi destekleyen yeni ürününü duyurdu. M7350 model cihaz, aynı anda 15 cihaza birden 4G’li interneti paylaştırmayı sağlayabiliyor. Ürün, güçlü pili sayesinde ise 10 saate kadar çalışabiliyor.

İçine takılan 4G destekli SIM kart ile çift kanallı bir kablosuz ağ oluşturan M7350, 150 Mbps indirme, 50 Mbps yükleme hızlarına ulaşabiliyor. Aynı anda 15 kullanıcıya 4G kablosuz paylaşım sağlayan ürün, cep tipi tasarımı ile her yere rahatça taşınabiliyor. 2500 mAh gücündeki pili sayesinde 10 saate kadar elektrik desteği olmadan çalışabilen M7350, başta seyahatler olmak üzere mobil yaşayanlar için iyi bir yol arkadaşı niteliğinde.

TP-LINK M7350, 4G desteğinin yanı sıra kullanımı kolaylaştıran ve zenginleştiren birçok özelliği barındırıyor. Yenilikçi TFT ekranı sayesinde bağlantı ve cihaz gücüne ilişkin bilgiler rahatlıkla takip edilebiliyor. Cihaz üzerindeki ekranda bağlantı tipi (4G, 3G vb), sinyal kuvveti, mesajlar, pil ömrü gibi bilgiler yer alıyor ve kullanıcılar tarafından kolayca görülebiliyor.

M7350’yi diğer hotspot ürünlerinden ayıran özellik ise mikro SD kart yuvasının bulunması. Cihaza 32GB’a kadar mikro SD kart takılabiliyor. Bu sayede SD karttaki dosyalar (fotoğraf, müzik, video, vb) WiFi ağındaki diğer cihazlarla kolayca paylaşılabiliyor. Üstelik bu paylaşım 4G hızında yapılabiliyor.

EMC World’e The Beast damgası

0
EMC, XtremIO Teknoloji Danışmanı Miroslav Klivansky
EMC, XtremIO Teknoloji Danışmanı Miroslav Klivansky

EMC World 2015, Las Vegas’ta gerçekleştiriliyor ve şirketin yeni ürün ve çözümleri birer birer sahne alıyor. Etkinliğin açılış gününe imza atan ürün ise The Beast yani canavar olarak adlandırılan ve Flash dünyasını kasıp kavuracağı iddia edilen XtremeIO’nun yeni 4.0 sürümü oldu.

Ürün hakkında sohbet etme olanağı bulduğumuz EMC, XtremIO Teknoloji Danışmanı Miroslav Klivansky, yeni sürümün KOBİ’lerin geleceğe hazırlıkları için temel adım olacağını kaydetti. Pazar lideri olan ürüne yeni birçok özellik geldiğinin altını çizen Klivansky, konu hakkında şunları söyledi:
“Öncelikle mevcut kullanıcılarımıza ücretsiz yükseltme yapabileceklerinn müjdesini vermek isterim. Yeni sürümle güçlendirilmiş veri koruma, daha büyük ve daha hızlı kümeleme yapma olanağı, uygulama otomasyonu, daha ölçeklenebilir ve daha güçlü bir arayüz sunuyoruz. XtremIO, sadece 18 ay önce çıktığı yolculukta hızla yükseldi ve bugün pazarın en iyi markası olarak IDC ve Gartner gibi şirketlerin raporlarında birinci sıradaki yerini aldı.”

Yemeksepeti 589 milyon dolara satıldı

1

yemeksepeti_deliveryheroTürkiye’nin en büyük internet sitelerinden Yemeksepeti, dünyanın en büyük online yemek sipariş platformu Delivery Hero tarafından satın alındı. Delivery Hero, 589 milyon dolar toplam değerleme üzerinden Yemeksepeti hisselerinin tamamını bünyesine kattı. Bu satın alma aynı zamanda global online yemek siparişi sektöründeki en büyük işlem olma özelliğini de taşıyor. CEO Nevzat Aydın, Yemeksepeti’ndeki mevcut görevine devam etmekle birlikte, Delivery Hero’nun yönetiminde de aktif rol üstlenerek, global anlamda şirketin büyümesine katkıda bulunacak.

Operasyonlarının bulunduğu 28 ülkenin birçoğunda pazar lideri konumundaki Delivery Hero, 589 milyon dolar toplam değerleme üzerinden Türkiye’nin online yemek sipariş devi Yemeksepeti’nin hisselerinin tamamını bünyesine kattı.

Yemeksepeti satın alımı ile, aktif olduğu ülke sayısını 32’ye çıkaran Berlin merkezli Delivery Hero, 100.000’den fazla partner restoran üzerinden, aylık yaklaşık 10 milyon siparişe aracılık edecek.

2001’de henüz üniversiteden yeni mezun olan Nevzat Aydın, Melih Ödemiş, Gökhan Akan ve Cem Nufusi tarafından kurulan Yemeksepeti, bugün Türkiye dahil 8 ülkede hizmet veriyor.

Yemeksepeti CEO’su Nevzat Aydın, Türkiye tarihinin bu en büyük internet yatırımıyla ilgili: “2001 yılında 4 kişiyle hayata geçirdiğimiz Yemeksepeti, bugün 400 kişilik bir ekiple 7 gün 24 saat, milyonlarca insanın hayatını kolaylaştırıyor. İnsanlara “Yemeksepeti yokken ne yapıyorduk?” dedirten bir iş modeli kurabilmek oldukça gurur verici. 15 yıllık geçmişimizde yerli ve global birçok farklı yatırımcı tarafından teklifler aldık, fakat hep doğru zamanı ve doğru partneri bekledik. Global hedefleri, iş yapış tarzı ve kurumsal kültürü bizimle bu denli örtüşen bir iş ortağı ile yolumuza devam edecek olmak bizi çok heyecanlandırıyor. Şimdi artık 15 senelik deneyim, teknik bilgi ve bize has inovatif iş yaklaşımımızı, Delivery Hero ile birlikte daha geniş coğrafyalara yayma zamanı” dedi.

“Yemeksepeti, iş modelinin başarısını Türkiye ve bölgede kanıtladı”

Delivery Hero CEO’su Niklas Östberg ise, “Delivery Hero olarak bu sektördeki birçok şirketi derinlemesine analiz ediyoruz. Şimdiye kadar Yemeksepeti’nin gösterdiği performans kriterlerine yaklaşabilen bir örnekle daha karşılaşmadık. 15. yılında bile etkileyici büyüme oranlarını tutarlı bir şekilde gerçekleştirmesi, bize yaptığımız işte motivasyon ve ilham verdi. Nevzat ve ekibi, bu iş modelinin gelişmekte olan pazarlarda ne kadar başarılı olabileceğini Türkiye’de ve bölgede kanıtladı. İnovatif iş anlayışı ve dinamizmi ile Yemeksepeti’nin performansı bundan sonra da, Delivery Hero’nun mevcut ve hedef pazarları için en iyi rol model olacak. Yemeksepeti gerçekten çok sıra dışı bir şirket ve Delivery Hero ailesine katıldıkları için büyük heyecan duyuyorum.” yorumunu yaptı.

Gelecek giyilebilir teknolojilerde

0

Giyilebilir teknolojiler konusunda Ar-Ge çalışmalarıyla geleceğe yatırım yapan Quadro’nun genel müdürü Serkan Yazıcı, gelecekte her bireyin mutlaka bir adet internete bağlı aksesuvarı olacağını kaydetti. Giyilebilir teknolojilerin gelişim hızının PC, tablet ve akıllı cihazlardan çok daha hızlı olduğunu kaydeden Gezici ile gerçekleştirdiğimiz bu keyifli sohbet, videomuzda izleyebilirsiniz.

EMC World 2015 başladı

0

emc-world-2015-heroSon yıllarda EMC World etkinliklerinin teması olarak Redifine’ı kullanan EMC, bu yıl bir değişilik yaparak mottosunu Redifine.Next olarak belirledi. Şirket, bundan sonraki yol haritasında iş ortaklarıyla daha yoğun bir yolculuğua girişmeyi hedefliyor. Katılımcı sayısı artan ve her geçen yıl daha da büyüyen EMC World’e bu sene ise 99 farklı ülkeden 10 binin üzerinde katılımcı gelmesi bekleniyor.

Birçok yeni ürün ve teknolojinin tanıtılacağı EMC World ile ilgili haberlerimizi www.techinside.com ve TechInside dergimizin 15 Mayıs’ta yayınlanacak dokuzuncu sayısında okuyabilirsiniz.

Oyunlaştırılan işler motivasyonu artırıyor

0

oyunlastirma-gamificationDünyanın önde gelen teknoloji ve iş süreç yönetimi şirketlerinden Xerox’un araştırma şirketi Buck Consultants iş analistleri, iş dünyasında giderek yaygınlaşan Oyunlaştırma (Gamification) uygulama ve yaklaşımlarının, çalışan tutum ve davranışlarını yönlendirdiğini söylüyor.

Xerox Buck Consultans iş analistlerinden Kenneth Pflug ve Jose M.Jara’nın “Oyunlaştırma” uygulamalarını analiz ettikleri “İş yeri eğlenceleri ve oyunları çalışanları motive ediyor” başlıklı araştırma raporunda dikkat çeken açıklamalar şu şekilde sıralanıyor:

Çalışan sadakati yüzde 48 artıyor

Xerox iş analistleri, oyunlaştırma uygulamalarının çalışanlara yönelik öğrenme, beceri geliştirme, işe alışma, iş verimi artırma gibi konularda şirketlere büyük fayda sağladığını belirtiyor. Aberdeen Group araştırma şirketine göre şirketler, oyunlaştırma uygulamaları ile çalışan bağlılığını yüzde 48’lere kadar artırabiliyor ve iş süreçlerini yüzde 36 oranında hızlandırıyor. Oyunlaştırma tekniğinin birkaç yıllık geçmişi olmasına rağmen tekniği kullanan şirketlerin çoğu amaçlarına ulaştıklarını vurguluyor.

Sonuç değil süreç önemli

Xerox iş analistlerine göre başarılı bir oyunlaştırma uygulamasının odak noktası, çalışanların zaten yapmak istedikleri işleri başarmalarına yardım etmek olmalı. Aynı zamanda çalışanlara farklı aktivite seçenekleri sunmalı ve hangisini seçecekleri konusunda özgür bırakmalı. Xerox iş analistleri bir oyunlaştırma uygulamasının uzun süreli çalıştırılmasına gerek olmadığının da altını çiziyor. Esas amaç yeni bir çalışma alışkanlığı yaratmak ve hedeflere ulaşmayı sağlamak olmalı. Amaca ulaşınca oyun sonlandırılmalı, bir sonraki amaca veya hedefe kadar oyun uygulamasına ara verilmeli. Oyunlaştırmada iyi sonuçlara değil, iyi sonuçlara yol açacak davranışlara ve süreçlere ödül verilmeli. Bunları yaparken, herkesin motivasyonunu sağlayacak sihirli bir formülün olmadığını da akıldan çıkarmamak gerekiyor.

Günümüzde şirketler iş hedeflerine ulaşabilmek amacıyla çalışan motivasyonunu artırmaya büyük önem veriyor. Bu amaçla iş yerlerinde, oyun ve sohbet odalarına, spor alanlarına yer veren işletme sayısı her geçen dönem dönem artıyor. Ödül, ceza ve rekabet gibi oyun unsurlarının iş hayatına uyarlanması olarak tanımlanabilecek bu yeni yaklaşım, şirketlerin yeni motivasyon araçlarından biri haline geliyor.

Günlük hayatta da oyunlaştırma kullanılıyor

Oyunlaştırma uygulamaları iş hayatında olduğu kadar günlük hayatta da kendine kullanım alanı buluyor. 2013 yılında Moskova metrosunda yapılan bir uygulama ile oturma-kalkma anlamına gelen “squat” hareketini 30 kez yapan yolcular ücretsiz bilet alma hakkına sahip oldu. Oldukça rağbet gören uygulama sayesinde insanların spor yapma alışkanlığı edinmelerine yardımcı olundu; ayrıca belediye ile vatandaşlar arasında sıcak ilişkiler geliştirilmiş oldu.

Kurgu ve tasarım zayıflığı başarısızlık getirebilir

Xerox iş analistlerine göre “oyunlaştırma” uygulamaları genelde olumlu sonuçlar sağlasa da iyi tasarlanmadığı takdirde beklenen sonuçlar alınamayabiliyor. Hatta dünyanın lider bilgi teknolojileri araştırma şirketi Gartner, oyunlaştırma sistemlerinin yüzde 80’inin tasarımlarının zayıflığı nedeniyle başarısız olacağını öngörüyor. Gartner’in dikkat çektiği tasarım unsuru, oyunlaştırma sisteminin her iş yerine veya topluluğa özgü olarak kurgulanmasının önemini ortaya koyuyor. Her şirketin kendine has iş yapış şekli ve çalışanları olduğundan her iş yeri için ayrı bir oyunlaştırma modeli uygulamak gerekiyor. Aynı zamanda ödül ve başarı sıraları gibi sadece dışsal motivasyon unsurlarının öne çıkarılması, işin en iyi şekilde yapılmasını sağlayan içsel motivasyonun kaybına yol açabilir.

Oyunlaştırma içsel motivasyonu sağlamalı

İş yerlerinde uygulanan oyunlaştırma uygulamalarında bugüne kadar “sonuç” anlayışıyla çalışıldı. Bu anlayışa göre rüşvet olarak nitelendirilen para ödülüyle zor veya talep görmeyen işler yaptırılıyor; başarısız olunan işler için ise birtakım cezalar uygulanıyordu. Çoğu şirket tarafından kabul gören ve günümüzde uygulamada olan sisteme Carnegie Mellon Üniversitesi’nden Profesör Jesse Schell ise karşı çıkıyor: “Birine bir şeyi yapması için rüşvet verirseniz o şeyden her zaman nefret eder. Sebep oldukça basit. Para, başarı rozetleri, sıralamalar, puanlar, hediyeler ve diğer ödüller dışşal motivasyonlardır. Eğer oyunlaştırılmış sistemin odak noktası bu ödülleri toplamak olursa er ya da geç çalışanlar sadece ödüllere odaklanacak, içsel dürtülerini kaybedeceklerdir. Sonucunda da işi yapmaya başladıkları andaki motivasyonlarını kaybedeceklerdir. Dış kaynaklı motivasyonlar sadece oyuncunun ilgisini çekmeye hizmet eder. Oyunlaştırılmış sistemin esas amacı oyuncunun içsel motivasyonunu bulmasına yardımcı olmak olmalıdır” diyor.

İş yerlerinde de benzer durumlardan bahsedilebilir. Her pazartesi sabahı yapılması gereken bir iş için, örneğin hazırlanacak bir rapor için, çalışanın içsel motivasyonunu sağlayacak uyarıcılar vermek yerine yalnızca ödül gibi dışsal motivasyon unsurlarının kullanılması, bir süre sonra çalışanın raporu düzgün bir şekilde yapmak için değil sadece ödül kazanmak için hazırlamasına yol açacaktır.

Peki bu durum, dışsal motivasyonlara dayalı oyunlaştırma uygulamalarının işlemeyeceği anlamına mı geliyor? Xerox iş analistlerine göre ne tür motivasyon yapılacağına, olaya ve konuya göre karar vermek en doğru yaklaşım. Çünkü dışsal motivasyonun tek başına öne çıktığı durumlar da olabiliyor. Örneğin koli hazırlamak, paket yapmak gibi sürekli tekrarlanan ve monotonluk içeren işlerin dışsal motivasyon araçları ile ödüllendirilmesi gerekiyor. Herhangi bir yardım kuruluşuna destek olmak için yapılmıyorsa, bu tür işlerde içsel motivasyonu sürekli hakim kılmak mümkün olamayabiliyor.

2018’de 5 milyar dolarlık oyunlaştırma pazarı

Oyunlaştırma sistemlerinin iş yerlerindeki kullanımının birkaç yıl içinde çok daha yaygınlaşacağı öngörülüyor. Gartner Research’e göre 2014’te 1400’den fazla küresel şirket oyunlaştırma sistemlerini iş yerlerinde uygulamaya başladı. Oyunlaştırma pazarının 2013’teki büyüklüğünün yaklaşık 400 milyon dolar olduğu ve 2018’e kadar 5 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Hitachi Data Systems Türkiye’de yeni isimler

0

HitachiDataSystemsVeri depolama, bulut, büyük veri ve sosyal inovasyon alanında dünyanın önde gelen şirketleri arasında yer alan Hitachi Data Systems’ın Türkiye ekibine yeni isimler katıldı.

Kanal ve İş Ortakları Müdürü Bahadır Öztürk olurken, Finans Sektörü Satış Yöneticiliği görevine ise Başak Güldoğan getirildi.

Bahadır Öztürk kimdir?

20 yılı aşkın süredir bilişim sektöründe farklı görevler üstlenen Bahadır Öztürk, Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği eğitiminin ardından Anadolu Üniversitesi’nde İşletme Bölümü’nde eğitim aldı. Profesyonel iş hayatına 1993 yılında CAC Bilgisayar’da başlayan Öztürk, ARMADA, Arkas Holding ve CA Technologies gibi bilişim sektörünün dünya devi olan firmalarda üst düzey görevler üstlendi. 2011 yılından itibaren EMC Türkiye’de Kıdemli Müşteri Yöneticisi olarak görev yapan Bahadır Öztürk, Nisan ayı itibarıyla Hitachi Data System Türkiye’nin Kanal ve İş Ortakları Müdürlüğü görevini üstlenecek.

Başak Güldoğan kimdir?

Bilkent Üniversitesi’nde aldığı ekonomi eğitiminin ardından, profesyonel iş hayatına HP Kurumsal Ürünler Satış ekibinde başlayan Başak Güldoğan, uzun yıllar boyunca HP’de farklı sorumluluklar üstlendi. Son olarak iki yıl boyunca HP Veri Depolama Ürün Grubu Finans Sektöründen Sorumlu Satış Yöneticisi olarak görev yapan Güldoğan, Nisan ayı itibarıyla Hitachi Data Systems Türkiye Finans Sektörü Satış Yöneticisi olarak görevine başladı.

Drone’lar bu kez tarih öncesini araştıracak

0

dinozorBugüne kadar koli taşımaktan güvenlik önlemleri almaya, hatta bir nevi korkuluk görevi üstlenerek kuşları bölgeden uzaklaştırma ve kaçak avcılığı önleme gibi çok sayıda amaç için kullanılan insansız hava araçları, bu kez tarih öncesini araştıracak.

Bu araçların yeni görevi, 130 milyon yıl öncesinden kalma dinozor fosillerini araştırmak. Batı Avustralya’daki bilim insanlarının kullanacağı araçlar, alıştığımız yöntemlerden biraz daha farklı bir yol izleyecek.

Dinozor fosili olabilecek yerlerin üzerinde süzülecek olan bu araçlar, bölgenin üç boyutlu haritasını çıkartarak kazı yapılabilecek potansiyel bölgeleri belirleyecek. Yaklaşık 200 kilometre uzunluğunda bir bölgeyi tarayacak olan araçları kullanma fikri, Avustralya’daki Queensland Üniversitesi öğretim görevlilerinden çıkmış. Ekibin başındaki profesör Steve Salisbury, bu yöntemle daha kısa sürede daha başarılı sonuçlar elde etmeyi umduklarını söylüyor. Araştırmanın, 2016 sonunda tamamlanması hedefleniyor.

İnternet 2023’te çökebilir uyarısı yapıldı

9

dijital dünya

İngiliz biliminsanları, internetin 2023’te ‘çökebileceğine’ dair uyarıda bulundu. Bu uyarının arkasında ise veri iletimini sağlayan mevcut altyapının yetersiz kalabileceği var.

Uyarıyı yapan isim Birmingham Üniversitesi’nden Prof. Andrew Ellis, önümüzdeki sekiz yıl içinde bu kritik noktaya ulaşılabileceğini belirtiyor. Yaptıkları laboratuvar testlerinin, iletişimi sağlayan kabloların 2023’te fiziksel sınırlarına ulaşacağını tespit ettiklerini söyleyen Prof. Ellis, şimdiden bunun önüne geçilmesini sağlayacak çözümler geliştirilmesi gerektiğini söylüyor.

Prof. Ellis, kritik tarihin bu kadar yakın olmasında veri miktarındaki artışın yanı sıra internet için gereken enerji miktarının da önemli olduğunu kaydediyor. Halen İngiltere’deki enerji tüketiminin yüzde 16’sının internet için harcandığını söyleyen Ellis, bu miktarın her dört yılda bir iki katına çıktığının altını çiziyor.

İngiltere, özellikle optik veri iletimi üzerine önemli çalışmalara imza atıyor. Bu çalışmaların bir kısmını Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz Galler Photonics Basın Turu sonrası özetlemiştik.

İngiltere’nin buradaki bir başka önemi, dünya haritasında internetin kavşak noktalarından biri olması. Burada yaşanacak bir tıkanma, doğrudan tüm dünyadaki internet erişimini etkileyebilir.

Autodesk popüler yazılımlarını yeniledi

0

Autodesk_2016Eğlence içeriği üreten kreatif iş alanlarının kullandığı içerikler çeşitlenerek artıyor ve ekip çalışanları bulut ve mobil teknolojiler sayesinde işlerini farklı lokasyonlardan tamamlayabiliyor. Günümüzün bu yeni iş anlayışına yönelik uçtan uca çözümler sunan Autodesk, medya ve eğlence alanındaki yazılımlarının yeni sürümleriyle sanatçıların çeşitli projelerde birbirleriyle her zamankinden daha uyumlu ve etkin şekilde çalışmalarını sağlıyor. Esnekliği artıran yeni Maya, 3ds Max ve Flame Premium ürünleri, proje bazlı çalışan genç sanatçıların çalışmalarındaki aksaklıkları daha kolayca çözmelerini ve kaliteden ödün vermeksizin yaratıcılıklarına odaklanabilmelerini amaçlıyor.

Autodesk’in 2016 3D animasyon yazılım portföyünde yer alan Maya ve 3ds Max ürünleri gerçekleştirilen iyileştirmelerle her zamankinden çok daha güçlü hale geldi. Her iki yazılım da performansı artırmaya, ortak çalışmaya ve gelişmiş yaratıcılık için günlük faaliyetleri sadeleştirmeye yönelik yeni özelliklerle donatıldı.

Yenilenen yazılımlardan Maya, artırılmış animasyon performansı, sanatçı dostu çalışma ortamı ve Biforst’a kazandırılan yeni özelliklerle dikkat çekerken; 3ds Max 2016 ise daha verimli ortak çalışma araçları ile yeni Max Creation grafiği ile XRef düzeltmeleri ve yeni sezgisel tasarım çalışma ortamı ile geliyor.

Autodesk ayrıca Flame ürün ailesi için de çeşitli güncellemeler gerçekleştirdi. Yenilikler arasında görünüm geliştirme araçları, bağlantılı iş akışları ve interaktif performans bulunuyor.

Toplantı odalarının yeni yardımcısı

0

Yealink_CP860İş dünyasında yaygın kullanım alanı bulan telekonferans çözümlerinde seçenekler de artmaya devam ediyor. Dünyanın önde gelen IP telefon üreticilerinden Yealink’in ilk telekonferans çözümü CP860, Türkiye’de Bircom tarafından satışa sunuldu.

Özellikle küçük ve orta ölçekli toplantı odalarında gerçekleştirilen telekonferans görüşmeleri için tasarlanan CP860, sahip olduğu niteliklerle şirketlerin önemli yardımcılarından biri olmaya aday.

Elmas biçimli köşeli tasarıma sahip olan Yealink CP860’ın Optima HD ses ve akustik yankı engelleme özellikleri sayesinde konuşma kalitesi üst seviyeye taşınıyor. Üç adet dahili mikrofon, üç metrelik dairesel alanda ses yakalayabilirken, opsiyonel olarak sunulan kablolu harici mikrofonla bu alan daha da genişletilebiliyor.

Yealink CP860’ın bir diğer dikkat çeken özelliği ise görüşmeleri kaydedebilmesi. İstenen telekonferans görüşmeleri USB portuna takılan harici diske kaydedilebilirken, PC’nin yanı sıra Skype ve Lync gibi softphone bağlantılar sayesinde yer ve cihaz bağımsız bir şekilde tümleşik iletişimin avantajlarından yararlanılabiliyor.

Citrix bulut bilişim standartlarına katkıda bulunuyor

0

CitrixCitrix, bulut çözümlerinin büyümesi için paylaşımlı kaynaklar temin ederek geliştiriciler, kullanıcılar ve tüm ekosisteme destek sağlayan OpenStack Foundation‘ın Kurumsal Sponsoru olduğunu duyurdu. Kuruluşa katkıda bulunan diğer şirketlere katılan Citrix, standart tabanlı bulut platformları arasında birlikte çalışma kabiliyetini arttırmaya ve özel, herkese açık ve hibrit bulut çözümlerinde seçim imkanı ve esneklik yönünde artmakta olan talebi karşılamaya odaklandıklarını ifade etti.

Citrix’in NetScaler ve XenServer çözümleri, dünyadaki en büyük bulut altyapı sağlayıcılardan bazılarında temel altyapı olarak kullanılıyor ve bu duyuru ile Citrix bulutlarını OpenStack üzerinde kurmayı tercih eden müşterilere bu ürünlerin gücünü sunuyor.

Uygulama, mobilite, ağ ve bulut bilişim çözümlerinde lider olan Citrix’in sektörde standartların belirlenmesine destek olma ve açık kaynaklı bulut projelerinin daha hızlı benimsenmesini sağlama konularında uzun bir geçmişi var. OpenStack projesinin ilk günlerinde, Citrix aktif olarak OpenStack kod tabanına ve topluluğuna katkıda bulundu. İşbirliği kapsamında Citrix Kurumsal Sponsor olarak kapsamlı teknoloji ve mimari etkinlikleri gerçekleştirecek, bulut altyapısı ve ağ çözümlerini öncü OpenStack dağıtımları ile entegre edecek.

Citrix, diğer sektör standartlaştırma çalışmalarını ve Apache Software Foundation ve Linux Foundation gibi açık kaynaklı girişimleri desteklemeye devam ediyor ve Apache CloudStack ve CloudPlatform gibi bulut altyapısı platformlarına yatırım yapmaya devam edecek.

OpenStack Foundation, dünya çapında 155 ülkede 22 binden fazla kişiye hizmet veriyor ve herkese açık ve özel bulutların büyümesi için paylaşımlı kaynaklar temin ederek geliştiriciler, kullanıcılar ve tüm ekosisteme destek sağlıyor. Citrix, OpensStack sponsorluğu ile başarısı kanıtlanmış bir organizasyon ve temel kapsamında işbirliği, inovasyon ve standartlaştırma konusunda ortak bir hedefi olan teknoloji şirketleri arasına katıldı.

Akıllı saat kullanıcıları ne istiyor?

0

applewatchACCENT Marketing Services tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, mevcut akıllı saatler müşteri kitlesinin isteklerini karşılamıyor. Hatta internet kullanıcılarının çeyreği akıllı saatleri heyecan uyandırıcı bulurken, yüzde 44’ü ise fitness bileklikleri ya da spor temalı ürünleri tercih ediyor.

Apple’ın akıllı saati Apple Watch ise tüm bu özellikleri bünyesinde barındırsa da, alıcı kitlesinin uzun süreçte ürüne cevabı ne olacak, bilinmiyor. Araştırmaya katılan internet kullanıcılarının üçte biri cihazlarının sosyal medyaya daha hızlı erişebilmesini ve “cool” gözükmesini istediğini dile getirmiş. Apple Watch hakkında yanıt veren katılımcıların sadece yüzde 19’u saati almayı planladığını dile getirmiş.

Müşterileri uzaklaştıran etken ise iPhone ile entegre çalışma zorunluluğu olan bir saatin varlığı. Araştırma katılımcılarının yüzde 63’ü mobil işletim sistemi fark etmeksizin, saatlerin herhangi bir markanın telefonu ile daimi olarak uyumlu olmasını talep ediyor. Yüzde 22 bağımsız cihazlardan bahsederken, yüzde 15 ise sadece aynı markanın sistemi ile uyumlu olsun diyor.

Sosyal ağlardan para göndermek kolaylaşıyor

0

money-paraVisa Europe, kişiden kişiye ödemeler hizmetinin kapsamını dünya geneline genişleterek, kullanıcılara sunmaya başlıyor. Böylece, Türkiye’nin de dahil olduğu Avrupa bölgesindeki Visa kart sahipleri, Visa Direct sayesinde dünya üzerinde 2 milyarı aşkın Visa kartına sadece bir cep telefonu numarasıyla hızlı, güvenli ve kolay para transferi yapma imkanına sahip olacak. Bu yıl içinde hayata geçecek yenilikle Visa Direct hizmeti, 20 dilde ve farklı para birimlerinde para transferini mümkün kılacak. Böylece para göndermek her zamankinden daha hızlı ve kolay bir hale gelecek.

Avrupa’da bazı ülkelerde 2013 yılında hizmete sunulan ve 200 binden fazla kullanıcısı bulunan Visa Direct hizmeti ile bugüne kadar toplam 43 milyon Euro’ya ulaşan 600 bin para transferi işlemi gerçekleştirildi.

LinkedIn ile kişiye özel ödeme

Bununla birlikte, Visa Europe’un, merkezi Singapur’da bulunan fastacash firmasıyla gerçekleştirdiği işbirliği sonucunda, Visa Direct ile Facebook, Twitter, WhatsApp ve Linkedin gibi sosyal ağlar üzerinden de kişiden kişiye ödemeler güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilecek.

Bankalar, fastacash’in kullandığı teknolojiyi Visa Direct ile birleştirerek herhangi bir Visa kartına para transferini mümkün kılan hizmetleri müşterilerine sunabilecek. Visa kart sahipleri ise fastacash’in yüksek güvenlikli, “fastalink” teknolojisi sayesinde tercih ettikleri sosyal ağlar ya da mesajlaşma platformları üzerinden para transferleri yapabilecekler.

Tüketicilerin mobil yaşamları ve sevdikleri sosyal ağlar ile entegre olabilen ödeme hizmetleri talep ettiğine dikkat çeken Visa Europe’tan Sue Onians “Dünya her geçen gün küçülür ve insanlar arasındaki etkileşim daha da hızlanırken, ödemelerin de bu yönde tasarlanması gerekiyor. Tüketiciler, arkadaşlarına ve ailelerine coğrafi sınırları aşarak herhangi bir kısıtlama olmadan kolay ve güvenli bir şekilde para göndermek istiyor. Visa Europe’un Visa Direct hizmeti bu isteği karşılarken, fastacash ile olan işbirliğimiz ise sosyal ağlar aracılığı ile para transferini çok daha kolay hale getirecek” dedi.

Beynin sırları GPS ile çözülecek

1

lider-fikir-beyin-adamNature Methods tarafından yayımlanan ve Hebrew University ile Harvard University’nin ortak çalışmasını detaylandıran makale, bilim insanlarının Neuronal Positioning System (NPS) araştırmasının verilerini içeriyor. Neuronal Positioning System (NPS) araştırması ile beynin devresel çalışma ilkesi, aynen GPS mantığı ile çözülmeye çalışılıyor.

Neredeyse yüzyıldır nörolojistler tarafından beynin nöron yapısını çözmek için gerçekleştirilen çalışmalar böylece önemli bir aşamaya gelmiş olacak ve hep merak edilen beynin çalışma mantığı da çok daha detaylı bir şekilde gün yüzüne çıkabilecek. Beyin sinir sistemi, hem bilgiyi işliyor hem de gerekli reflekslerin yerine getirilmesini sağlıyor. Bu süreçte sinir sistemi hücreleri (nöronlar) birlikte çalışıyor. Nöronlar diğer nöronlara mesaj yolluyor ve cilt ile kaslar gibi dokuların işlemesini sağlıyor. Bu aşamayı da ağ yapısı olarak görebileceğimiz aksonlar gerçekleştiriyor.

Günümüze kadar denenen ve kusurlu olarak çalışan haritalandırma teknikleri ise çalışmayla birlikte hatasız bir forma bürünebilecek. Bilim insanları bu çalışmada akson çatısının nöronları nasıl etkilediği ortaya çıkartmayı hedefliyor. Aynı anda birden çok aksonu tek bir düzlemde inceleyerek, hangi nöronların hangi kısımlarda aktif olarak görev aldığı tespit edilecek.

Tüm nöronların izini hücre yapısından akson uçlarına kadar takip etmek yerine, sadece hücre yapısını hedef alınacak ve aynı zamanda akson dallarındaki aktiviteler takip edilecek. Neticede ise birden fazla enjeksiyon belli bölgelere uygulanarak hedef dokular belli renklere bulanacak. Bu sayede de her türlü hareket detaylıca incelenebilecek.

Apple HealthKit, 80 bin hastanın hizmetinde

0

apple_mobilApple’ın iPhone 6 ve iPhone 6 Plus ile öne çıkarttığı sağlık takip yazılımı HealhKit, Los Angeles Cedars-Sina adlı sağlık merkezinde aktif olarak kullanılmaya başlandı. HealthKit toplamda 80 binin üzerindeki hastanın sağlık verileri ile entegre edildi ve böylece doktorların her türlü klinik ve medikal kararını daha doğru verebilmesinin önü açıldı.

Apple Watch ile önemi daha iyi anlaşılan HealthKit, şirket CEO’su Tim Cook’a göre çok sayıda uygulama ile ortak çalışabildiği için çok daha verimli bir hizmeti olası kılıyor, sağlık çalışanlarının bilgi erişimi hastanın sağlık durumu hakkında en ufak detaya kadar ulaşmasını sağlıyor.

Toplamda 900’ün üzerinde sağlık, medikal ve fitness uygulaması HealthKit ile entegre olarak çalışıyor ve başka sağlık merkezleri de bu sistemi kullanmak için bekliyor.

Cedars-Sina’da ise doktorlar online olarak hastalarının her türlü medikal verisine istediği an ulaşabiliyor.

Netaş hedef büyüttü

0
Netaş CFO'su Ali Çalışkan
Netaş CFO’su Ali Çalışkan

Bölgesel sistem entegratörü olarak büyüme stratejisi doğrultusunda yoluna devam eden Netaş, yılın ilk çeyreğinde satış gelirleri içerisinde ihracatın payını  %13’ten %19 düzeyine çıkardı. Faiz Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr Marjı (FAVÖK), geçen yılın aynı dönemine göre %37 artarak 3 milyon TL’ye ulaştı. Netaş’ın 2015 yılı ilk çeyrekteki brüt karı ise geçen yıla göre %12 artarak 13 milyon TL oldu. Şirketin net dönem karı geçen yılın aynı dönemine göre %175 artarak 5 Milyon TL olarak gerçekleşti.

Netaş’ın 2015’in ilk çeyreğinde aldığı siparişlerin toplamı bir önceki yıla göre %16 artış göstererek 367milyon TL olurken, 31 Mart 2015 tarihi itibarıyla kayıtlı siparişler toplamı geçen yılın aynı dönemine göre TL bazında %37 artarak 724 milyon TL’ye ulaştı.

Netaş’ın geleceğini garanti altına alacak projeler gerçekleştirmeye ve bölgesel sistem entegratörü olma yolundaki çalışmalara başarıyla devam ettiklerini belirten Netaş CFO’su İlker Çalışkan “Global arenada gerçekleştirdiğimiz projelerle Türkiye’nin teknoloji alanındaki bölgesel hedeflerine katkı sağlıyoruz. Bunun en büyük kanıtlarından biri, 2015 yılının ilk çeyreğinde satış gelirlerimizin %19’unun yurtdışından gelmesi oldu. 2015 yılındaki finansal hedeflerimizin arasında 130 bps artış olarak belirlemiş olduğumuz FAVÖK marj artışını yıldan yıla 150 bps ve dolar bazında %7 olan satış gelirlerimizdeki büyüme hedefimizi %15 olarak revize ettik. Ayrıca işletme faaliyetlerimizle nakit yaratmayı hedefliyoruz. Kontrollü büyümeyle kârlılığı artırmak üzere çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”