Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1800

Kurumsal mobilite başarısı için zihniyet değişimi şart

0

Business+man+subway+benchBulut bilişim ve kurumsal mobilite alanında dünya lideri VMware, dünya çapında farklı sektörlerde faaliyet gösteren farklı büyüklükteki işletmelerin karar vericileri ve BT yöneticileriyle yaptığı Kurumsal Mobilite 2015 anketinin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

VMware’in her yıl düzenli olarak yürüttüğü anketin sonuçlarına göre, İşletmelerin yarısından fazlası (yüzde 55), güvenliği artırmak için mobiliteyi hayata geçirmeye çalışırken, yüzde 38’i işgücü verimliliğini, yüzde 29’u da son kullanıcı deneyimini artırmak için kurumsal mobil stratejileri oluşturmaya başlıyor.

Bütçe ve güvenlik endişeleri kurumsal mobiliteye engel

Teknolojik gelişmelerin tüm çeşitliliğiyle elimizin altında olduğu bir çağda çalışan verimliliğinin, işletme verimliliğinden daha çok öne çıktığını ortaya koyan rapor, aradaki bu uçuruma dikkat çekiyor. Rapora göre, anketi yanıtlayan EMEA bölgesindeki şirketlerin yalnızca yüzde 22’si temel iş süreçlerinden birini mobile taşımış durumda.

Kurumsal mobiliteye geçişteki bu düşük rakam, karar vericilerin endişelerine de ışık tutuyor. Rapora göre, çalışan düzeyinden çok, işletme düzeyinde kurumsal mobiliteye geçmeyi planlayan şirketlerin önündeki en büyük iki engel, yüzde 49’luk paylarla bütçe ve güvenlik.

ROI ortalaması yüzde 150

Rapor, aynı zamanda kurumsal mobilite stratejilerini başarıyla hayata geçirmiş işletmelerin elde ettiği operasyonel faydaları da ayrıntılı bir biçimde paylaşıyor: Mobil işgücü verimliliğinin artması (yüzde 45), iş süreçlerinin düzenlenmesi (yüzde 34) ve son kullanıcı destek maliyetlerinin azalması (yüzde 29).

Kurumsal mobiliteye yapılan yatırımların geri dönüşü (ROI) sadece bunlarla sınırlı değil. Rapora göre, anketi yanıtlayan EMEA şirketlerinin yatırım ortalaması yüzde 150. Yatırım sonunda elde edilen en önemli kazançlar ise; yüzde 34 ile son kullanıcı verimliliği ve yüzde 29 ile son kullanıcılara yanıt verme süresinin kısalması olarak sıralanıyor. Bu sonuçlara ek olarak, kurumsal mobilite yazılımı kullanan şirketlerde BT ve operasyonel süreçlerde çalışanların zamandan yüzde 27 oranında tasarruf ettiği görülüyor.

Risk alarak riskleri azaltmak

VMware Son Kullanıcı Teknolojileri Başkan Yardımcısı Alex White, “İşletmeler mobil uygulamaları hayata geçirdiklerinde, bu uygulamaları gelir artırıcı faaliyetlerle doğrudan bağlantılı hale getirdiklerinde ve güvenliği en üst seviyeye taşıdıklarında, piyasaya rekabetlerini de artırmak için en önemli adımlardan birini atmış olacaklar” dedi. Kurumsal mobiliteye yapılan yatırımların, iş üzerindeki olumlu etkileri artırmaya dönük tasarlanması halinde, yüksek ROI oranına erişileceğinin de altını çizen White, sözlerini şöyle sürdürdü: “BT yöneticilerinin mobil güvenlikle ilgili endişeleri gayet normal. Aynı zamanda mevcut altyapılarla ROI’yi artırma konusundaki sıkıntıları da anlaşılabilir nitelikte. Fakat bu endişeler kurumsal mobiliteyle kolaylıkla çözülebileceği gibi, operasyonel düzeyde de benzersiz avantajlar getirecek. ‘Önce mobil’ yaklaşımı gerçekten de iş ve ticaret anlayışını kökten değiştirecek ve risk alarak riskleri en aza indirgemeyi hepimize öğretecek.”

 

Şirket ve BT yöneticileri arasında işbirliği artmalı

BT departmanlarının üzerindeki baskı her geçen gün artarken, şirket yöneticilerinin de kurumsal mobiliteye geçiş konusunda istekli olmaları bekleniyor. Rapor, üst düzey şirket yönetici kadrolarının genel olarak işletme nezdinde kurumsal mobilite savunuculuğu yaptığını ortaya koyuyor.

Anketi yanıtlayan BT yöneticilerinin yüzde 38’i, çalıştıkları şirketlerde üst düzey yöneticilerin başarılı bir kurumsal mobilite stratejisi yürütmenin önemini her fırsatta dile getirdiğini belirtiyor. Buna rağmen şirket ve BT yöneticileri arasındaki entegrasyonda hala eksiklikler var. Çünkü hala şirketlerin neredeyse üçte biri (yüzde 29) kurumsal mobilite alanındaki başarılarını, BT sistemleriyle ilgili kullanıcı ve müşterilerden aldıkları şikayetlerle ölçüyor.

“Değişime açık olmak, temel bir hayatta kalma felsefesidir”

Alex White’a göre, “Bugün iş dünyasında ayakta kalmak isteyen işletmeler, güncelliklerini yitirmemek için gelişmekte olan teknolojileri takip etmeli ve kendi faaliyet alanlarına uyarlamalılar. Çünkü onlar yapmazsa, başka bir işletme mutlaka yapacak ve rekabette öne çıkacaktır.

Değişime açık olmak, artık yalnızca iş planının bir parçası değil, temel bir hayatta kalma felsefesidir.”

 

  • – EMEA’daki işletmelerin yüzde 85’i e-posta gibi temel iş verimliliği ürünlerini kullanıma sokmuş durumda.
  • –  Yüzde 71’i ve yüzde 60’ı sırasıyla mobil e-posta yönetimi araçlarını ve bulut tabanlı dosya paylaşımı yazılımlarını hayata geçirmek için aktif olarak çalışıyor.
  • – Kurumsal mobiliteyi başarıyla hayata geçirenlerin yarısından fazlası (yüzde 51) yeni gelir akışlarını çok daha kısa sürede online’a taşıdıklarını ifade ediyorlar.

Samsung Mobile’ın patronu değişti!

0

Samsung-JK-Shin-Dongjin-Koh-relevo-directiva-tecnodiario-noticias-tecnologiaTelefon pazarına yön veren önemli firmalar arasında yer alan Güney Koreliteknoloji üreticisi Samsung, mobil tarafında büyük bir değişikliğe gitti. Galaxy etkinliklerinin vazgeçilmez yüzü ve Samsung Mobile’ın başındaki isim JK Shin bugün itibariyle görevini Dongjin Koh’a devretti. 2011 yılından bu yana Samsung Mobile’ın tepe yönetiminde görev alan JK Shin’ın, Samsung’un telefon pazar payındaki beklediği ivmeyi yakalayamamasından dolayı görevinden alındığı düşünülüyor.

JK Shin bu değişikliğin ardından Samsung CEO yardımcılığı görevini devam ettirecek ve mobil tarafta uzun vadeli fikirleri ile firmaya katkı sağlamayı sürdürecek. Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge ile büyük bir çıkış yapan ancak bu çıkışı satışlara yansıtamayan Samsung, tüm faturayı JK Shin’a yıkmış gibi görünüyor.

Dongjin Koh yönetimine giren Samsung Mobile’ın önümüzdeki yıllarda daha inovatif telefon ve tabletler ile karşımıza çıkması bekleniyor. Tahminlere göre Dongjin Koh’un ilk işi tasarımsal açıdan yenilik yapmak daha sonra da arayüz geliştirmelerinde yenilikçi fikirlerini ortaya koyması bekleniyor. Bakalım Dongjin Koh yönetiminde üretilecek olan ve herkesin merakla beklediği Galaxy S7 nasıl olacak?

 

Kaynak: ShiftDelete.net

Yazılım sayesinde çocuklar suçtan kurtarılıyor

0
OLYMPUS DIGITAL CAMERA
OLYMPUS DIGITAL CAMERA

FMV Işık Üniversitesi Kurucu Rektörü, Mütevelli Heyeti Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sıddık YARMAN, İstanbul Üniversitesi Enformatik Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. İnci Zaim Gökbay, İstanbul Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve Enformatik Bölümü öğretim üyeleri; İstanbul Kalkınma Ajansı ve İstanbul Üniversitesi tarafından desteklenen bir projeye imza attı.

Hayata Bir Çocuk Bir Çocuğa Hayat projesi, etik izin çerçevesinde Adalet Bakanlığıizinleriyle, Fatih ve Gaziosmanpaşa pilot bölgelerinde ilçe kaymakamlıkları, ilçe milli eğitim müdürlükleri, emniyet müdürlükleri ve belediyelerinin iştirakçiliğinde gerçekleşti.

Sektörel ve dernek işbirlikçileri, Bahçeşehir Üniversitesi ve Işık Üniversitesiortaklığında; çocuklarda ve ergenlerde riskli davranışların öngörülmesi ve önlenmesine yönelik çalışmalar yapıldı.

Bu projede amaç; bireyleri suça iten riskli davranışların ve etkenlerin tespit edilerek bireyin suçun bir parçası olmasının önlenmesine yönelik bir matematiksel model tasarımı ve modele bağlı önleme çalışmalarının yapılmasıydı.

Fatih ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde yaşayan, ilköğretim ve lise düzeyinde olan ya da istihdam edilmemiş 8-29 yaş arası bin 500 çocuk, ergen ve genç; suça eğilimlileri ve önleyici tedbirler belirlenerek, terapi, sanatsal ve spor aktivitelerini içeren atölyeler, mesleki eğitim ve girişimcilikte kapasiteyi arttırma faaliyetleri ile topluma yeniden kazandırılarak ‘İstanbul’un Kazanılmış Girişimcileri’ne dönüştürülmeye başlandılar. Bu amaç doğrultusunda her biri farklı bir değişim ve gelişme sağlayacak sekiz atölye ve üç eğitim çeşidi tasarlandı.

ADALET BAKANLIĞINDAN ETİK İZNİ ALINDI

Hayata Bir Çocuk Bir Çocuğa Hayat projesinin yürütücüsü FMV Işık Üniversitesi Kurucu Rektörü, Mütevelli Heyeti Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sıddık YARMAN, öğrencisi olan Yrd. Doç. Dr. İnci Zaim Gökbay ile beraber 10 yıldır karar verme teknikleri üzerinde çalışıyor. Yrd. Doç. Dr. İnci Zaim Gökbay, izlediği bir belgeselden etkilenerek bir proje geliştiriyor ve Prof. Dr. Sıddık YARMAN’a, “Biz bu projeyi yapabilir miyiz?” diye soruyor.

Prof. Dr. Sıddık YARMAN, “Bizler mühendisiz, elbette yapabiliriz” diyor. Prof. YARMAN,Adalet Bakanlığı’ndan gerekli etik izinlerin alınması, İstanbul Kalkınma Ajansı’ndan gerekli desteğin alınması için görüşmelere başlıyor. Gerekli destekler alındıktan sonra proje hayata geçiyor.

240 SORU İLE ÖNCE CEZAEVİNDEKİ SUÇLULARIN ANALİZLERİ ÇIKARILDI

SONRA SUÇA EĞİLİMLİ ÇOCUKLARLA KARŞILAŞTIRILDI

Proje tasarlanırken biyolojik olarak sağlıklı olan bir bireyin aile, okul ortamı ve çevresel faktörlerin etkisi altında kalarak suça itilmesinin nedenleri ve analizi yapılarak bir model kuruldu. Maltepe Cezaevi ve Silivri Cezaevi’ne gidildi, 240 soru ile orada yasalarca suça karıştığı kesinleşen bireylerle analiz çalışmaları yapıldı. Bu çalışmaların aynısı, birebir görüşmelerle pilot bölge okullarında da yapıldı. Fatih ve Gaziosmanpaşa’da aynı çalışmalar yapılıp modele yüklediğinde Maltepe cezaevindeki kişilerle benzerlik gösteren çocuklar tespit edildi. Hatta bir tane yüzde 100 benzeyen çocuk bulundu. Suça eğilimli hatta çeşitli suçlar işlemiş bu çocuk, rehabilitasyonlara dâhil edilerek suça eğilimi önlendi.

“EN BÜYÜK MİRASIMIZ OLAN ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ÇALIŞIYORUZ

VE DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK BİR YAZILIM GELİŞTİRİYORUZ”

Hayata Bir Çocuk Bir Çocuğa Hayat projesinde hedef; pilot bölgelerde elde edilen başarılı çalışmayı tüm İstanbul’da uygulama fırsatı bulabilmek. Sonra Türkiye’de, sonra dünyada… Hayata Bir Çocuk Bir Çocuğa Hayat projesi yürütücüsü Prof. Dr. Sıddık YARMAN, “Biz bu işi yapan, bu konu hakkında araştırma yapan dünya çapında öncü bir ekip olmak istiyoruz” diyor ve ekliyor;

“En büyük mirasımız çocuklarımız. Gencecik evlatlarımızın suça karışmasını engellemeye çalışarak işe başladık. İstanbul’da özellikle suç oranı yüksek ilçelerde yaşayan, geleceğin girişimcileri çocukların ve gençlerin, çeşitli destek ve yol gösterme faaliyetlerinden faydalanabilmeleri için, suça eğilimlerinin önüne geçilmesi, tespit ve tedavi içerikli çalışmalar yapılması gerekmekteydi. Bu çalışmalar yapılınca çocukların suça eğilimlerinin azaldığını gururla, mutlulukla gördük. Şimdi sırada tüm Türkiye ve hatta dünya var. Dünyaya örnek olacak bir model, bir yazılım geliştiriyoruz. Çünkü bizler mühendisiz.

50 GENÇ İŞE YERLEŞTİRİLDİ

Hayata Bir Çocuk Bir Çocuğa Hayat projesinde; 250 kişi görev alıyor. 250 kişinin büyük çoğunluğunu üniversite 3’üncü ve 4’üncü sınıflarda okuyan gönüllü öğrencileroluşturuyor. Her atölye için en az iki sorumlu, projede danışmanlık yapan 30 kişilik bir ekip var. Her pazartesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden öğrenciler, okullarda birebir görüşmeler yapmak için pilot bölgelere dağıldılar. Haftanın her günü atölyeler ve psikoterapi çalışmaları yapıldı. 19 yaş üzerine meslek edindirme kursları düzenlendi. IT eğitimlerine destek olundu ve 50 genç işe yerleştirildi.

GELECEKLERİNE KÜREK ÇEKİP

YARIŞLARDA DERECE KAZANIYORLAR

Lise çağındaki (15-18 yaş grubu) öğrencilere kürek atölyesi düzenlendi. 20 öğrenci Türkiye Kürek Federasyonu yarışlarına katılmaya hak kazandı. İlk eleme yarışlarında kızlar takımı 2.lik alırken, tekli yarışlarda bir erkek öğrenci 4’üncü oldu.

İkinci eleme yarışlarında kızlar yine 2’nci olurken, kulüpler arası amatör yarışlarda bir erkek öğrenci tekli yarışta birinci oldu.

ÇOCUKLAR BU ATÖLYELERDE HAYATA KARIŞIYOR:

Peyzaj atölyesi

‘Tarih Dede’ atölyesi

Buz pisti atölyesi

Jonglörlük atölyesi

Kürek atölyesi

Graffiti atölyesi

Dalış atölyesi

Drama ve terapi atölyesi

Oracle Cloud Day 2015

0
2015-11-20 13.35.02 (1)
Soldan sağa: -Andrew Sutherland, Oracle Ürün Geliştirme Kıdemli Başkan Yardımcısı -Filiz Doğan, Oracle Türkiye Genel Müdürü ve Başkan Yardımcısı -Esra Ertürk, Oracle Türkiye ve Orta Asya Bölgesi Sistem Satış Direktörü -Marek Swierad, Oracle EECIS Bölgesi Sistem Satış Başkan Yardımcısı

TechInside’ın da sponsor olduğu Oracle Cloud Day 2105, İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Oracle Cloud Day 2015’te, Oracle tarafından sağlanan, pazardaki en kapsamlı bulut hizmetleriyle benzersiz avantajların tanıtıldı.

Oracle Cloud Day 2015’de, en iyi iş uygulamalarının hızlı ve kolayca yaygınlaştırılmasıyla yeni iş fırsatları için daha hızlı dönüş, pazar lideri güvenlik teknolojileri, veri merkezlerinde en üstün uygulama yöntemleri ve izole veri ile uyumluluk garantisi ve kurumunuzu sadeleştirmek için herkese açık bulut hizmetleri, yerinde uygulamalarla kolayca entegre etme konuları tartışıldı.

Oracle, etkinlik sırasında, işletmelere özel emsalsiz yeteneklerle genişleyen bulut portföyünü de tanıttı.

Oracle kuruluşların bulutta güvenilir, ölçeklenebilir ve güvenli veritabanı odaklı çözümler ve uygulamalar sunmalarını sağlayan geniş çaplı Oracle Bulut Platformu hizmetleri portföyünü daha da genişleten yeni Oracle Veritabanı Bulut özelliklerini Ekim ayında duyurmuştu. Etkinlik sırasında, bu yeni bulut servislerini yakından tanıma fırsatı yakaladık.

Oracle Bulut, 70 milyondan fazla kullanıcıyı ve her gün gerçekleştirilen 34 milyardan fazla işlemi destekleyerek gücünü sergilemeye devam etmektedir. Dünyanın çeşitli yerlerindeki 19 farklı veri merkezinde bulunan 50.000’den fazla cihazda çalışmakta ve 800 petabayttan fazla veriyi depolamaktadır.

Oracle Veritabanı Bulut özellikleri ise genişletilmiş yetenekleri ile büyük ilgi topladı.

Misyon açısından kritik önemdeki yeni özellikler arasında artık arıza halinde dahi kullanılabilirlik ve talebe göre ölçeklenebilirlik imkanı sunan kümeleme, felaket anında sıfır veri kaybıyla kurtarma ve Oracle Veritabanı Exadata Bulut Hizmeti yer almaktadır. Oracle ayrıca veritabanı yöneticilerinin ve geliştiricilerin herhangi bir maliyet ve risk üstlenmeksizin Oracle Veritabanı’nı Oracle Bulut’ta denemelerine imkan tanıyan, yeni ve ücretsiz bir veritabanı bulut hizmetini de duyurmaktadır.
“Oracle, veritabanı alanında elde ettiği kırk yıllık deneyimi ve liderliği bulut alanına taşıyarak müşterilerimizin en iyi veritabanı bulut çözümlerini kurmalarını ve daha fazla çeviklik ve daha düşük maliyetle bunları gerçekleştirmelerini sağlıyor,” diyor
OracleÜrün Geliştirme Kıdemli Başkan Yardımcısı Andrew Sutherland. “Bu yeni özelliklerle artık Oracle sektörün en kapsamlı veritabanı bulut hizmetleri setini sunarak geliştiricilerin, küçük işletmelerin, büyük işletmelerin bünyesindeki departmanların ve kurumsal BT departmanlarının ihtiyaçlarını benzersiz bir şekilde karşılamaktadır.”

Önemli duyurulardan bir diğeri de Oracle “SPARC M7” ile Alanında Çığır Açan İşlemci ve Sistem Tasarımı oldu. Devrim niteliğinde 32 çekirdek ve 256 thread SPARC M7 mikroişlemci üzerine inşa edilmiş tamamen yeni SPARC sistemlerin kullanıma sunuldu. Oracle, Yeni Nesil SPARC Sunucular ile gelişmiş müdahale koruması ve şifreleme için “Security in Silicon”; benzersiz veritabanı verimliliği sunan “SQL in Silicon” ile Büyük Veri, Kurumsal ve Bulut uygulamalarında Dünya Rekortmeni Performans sunuyor.

Oracle EECIS Bölgesi Sistem Satış Başkan Yardımcısı Marek Swierad,Oracle SPARC M7’nin” bellek koruma, şifreleme hızlandırma ve bellek içi veritabanı işlemlerindeki çok önemli geliştirmeler ile Oracle Bütünleşik Sistem ve Sunucu ailesinde uçtan uca güvenlik ve verimlilik sağlıyor”.

Aralarında Oracle SuperCluster M7 Bütünleşik Sistemi ve SPARC T7 ve M7 sunucularının da bulunduğu yeni nesil “SPARC M7” işlemci tabanlı sistemler, var olan altyapı ile sorunsuz şekilde entegre olabilecek biçimde tasarlanmış olup tamamen entegre sanallaştırma ve bulut yönetimini de içermektedirler. Var olan tüm ticari ve özel uygulamalar, güvenlik, verimlilik ve performans konusundaki önemli gelişmelerle birlikte “SPARC M7” sistemlerinde değiştirilmeden çalışacaktır. Ayrıca “SPARC M7”, “Security in Silicon” ve “SQL in Silicon” özelliklerinden faydalanan yeni yazılımlar oluşturmak için geliştiricilerin kullanabileceği, açık bir platformdur.

Yüksek teknolojide sınıf atlama zamanı!

0
Ankaref Genel Müdürü Erhan Binici
Ankaref Genel Müdürü Erhan Binici

Sektörün önde gelen isimlerine göre Türkiye orta yüksek teknolojili ürünlerin üretiminde sınıfı geçti, şimdi hedef yüksek teknolojili ürünlerde üst lige çıkmak. Yüksek teknoloji ürünlerinin 2015 Ekim ayında imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 16,2 olurken, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise yüzde 45,6 seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye’nin en hızlı büyüyen IoT (nesnelerin interneti) firması olan ve teknolojide ‘made in Turkey’ markasının gelişimi için birbirinden önemli projelere imza atan Ankaref’in Genel Müdürü Erhan Binici’ye göre açıklanan verileri iki şekilde okumak mümkün.

Yıllık yüzde 4,1 olan yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içindeki payının iyi irdelenmesi gerektiğine dikkati çeken Binici, “Bu oran maalesef bizim ülkemize yakışmıyor. Ekonomide var olan ‘orta gelir tuzağı’ teknolojide ‘orta yüksek teknoloji’ olarak karşımıza çıkıyor. Orta yüksek teknolojide yüzde 30 seviyelerini geçtik. Bu oranı daha yukarıya çıkarmaya çalışmaktansa yüksek teknoloji üretimine geçmek çok daha önemli” dedi.

“Teknolojinin ‘Şampiyonlar Ligine’ çıkmak lazım”
Seçim döneminin ardından önümüzdeki 4 yıllık sürecin her alanda olduğu gibi bilim, sanayi ve teknolojide de  çok önemli fırsatlar içerdiğinedeğinen Binici, şöyle devam etti:

“Bizim uzun süredir ısrarla vurguladığımız yaklaşımlar TÜİK’in verileriyle de onaylanmış oldu. Türkiye’nin bir an önce yüksek teknolojili ürünlerde uluslararası pazarda yer alması lazım. Bunun en temel yolu ‘made in Turkey’ algısının iyi yönetilmesi. İleri teknoloji içeren ‘Türk Malı’ ürünler üretmemiz ve bu ürünlere bağlı hizmet ihracatı gerçekleştirmemiz lazım. Özellikle kamuya bu anlamda büyük sorumluluklar düşüyor. Kendi ülkemizde hayata geçireceğimiz projeleri yurt dışı pazarına sunmamız daha kolay ve hızlı oluyor. Kamu garantili alım bu noktada çok önemli. Ayrıca yurtdışı pazara çıkışta kamunun desteği de önem arz ediyor. Türkiye’nin bundan sonraki dönemde teknolojinin Şampiyonlar Ligine çıkması lazım.”

Cep telefonu, evini yanmaktan kurtardı

0

yanginGüney Avustralya’da çalılık alanda çıkan bir yangın kontrolden çıkıp tüm bölgeyi kaplayan bir felakete dönüştü. Bölgedeki yüzlerce çiftlik ve yazlık ev yangın nedeniyle kül oldu. Ev sahiplerinin bölgeyi yazlık olarak kullanması nedeniyle çoğu evin boş olması, ev sahiplerinin önlem almasını da engelledi.

Ancak  Charles Darwin Üniversitesi’nde görevli Profesör Simon Maddocks, binlerce kilometre uzaktan, evini kurtarmayı başardı.

Bahçesindeki çimlerin ve çiçeklerin kurumaması için bahçe sulama sistemini akıllı telefonundaki bir uygulamaya bağlamış olan Profesör, yangının kendi evine yaklaştığını öğrenince, akıllı telefondan sulama sistemini tam kapasiteyle çalıştırdı. Evin bahçesi saatler boyunca şiddetli şekilde sulanınca, alevler bahçeye sıçramadan profesörün evinin çevresinden dolanıp uzaklaştı ve profesörün evi bölgede yanmayan tek ev olarak ayakta kalmayı başardı.

Böylece akıllı evlerin bu tür felaketlerde ne kadar güvenli olabileceği de ortaya çıktı.

Görsel keşif ve artırılmış gerçeklik hayatımızı değiştirecek

0

tbvTürkiye’nin bir bilgi toplumuna dönüşüm sürecine katkıda bulunan pek çok proje ve çalışmaya imza atan Türkiye Bilişim Vafkı, dünyayı değiştirecek şirketler listesinde 19. Sırada yer alan Blippar’ın kurucu ortağı ve CEO’su Ambarish Mitra’yı ağırladı.

Artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik, görsel keşif ve derin öğrenim gibi yeni teknolojiler üzerine odaklanan Ambarish Mitra , bu yöntemlerin iletişim ve pazarlama yöntemlerini ne yönde değiştirdiğinden söz ederken, görsel keşif ve artırılmış gerçekliğin köklü bir değişim sürecini başlattığını belirtti.

Son araştırmalara göre, 2020 yılında tahmini 100 Milyar Dolara ulaşacak olan artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik pazarına ilgi hızla artıyor. Blippar, Google, Facebook, Samsung gibi şirketlerin artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik alanında yaptığı yatırımlar hızla ve katlanarak artmakta.

Artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik gördüğümüz dünyaya ek bilgiler, referanslar ve multimedya sağlayabiliyor. Eğitimden, perakendeye birçok sektör sınırlarını aşıyor, zincirlerini kırıyor ve bütünleşmiş, duyulara hitap eden hikâyeler yaratıp kullanıcısını içine çekiyor.

Haritacılığın yeniden yükselişi…

0

image1Bilinen en yüksek dağ Mons, Mars’ın en yüksek zirvesidir. 27 km yüksekliğindeki bu volkanik dağ, 8.8 bin metre yüksekliğindeki Everest’in üç katıdır.
Akıllı haritacılık uygulamalarının uzay teknolojisi ile birleşmesi bize bu bilgiyi verdi. Günlük hayatımızda kullanacağımız bir bilgi değil ama akıllı haritacılık, günlük hayatımız için inanılmaz fırsatlar sunuyor.
Malum, Tesla ve Google sürücüsüz araçlarını artık rahatlıkla yollara koyabiliyorlar. Çünkü araçların beynine akıllı haritaları yüklemiş durumdalar.
Yine de, haritacılığın asıl şimdi başladığını söyleyebilirim.
Harita niye önemli?
Bugün dünyadaki yanlış haritalama veya yeni trafikteki kullanılır adıyla yanlış navigasyon bilgileri yüzünden 300 bin trafik kazası yaşandığı tahmin ediliyor.
Daha da komiği var. Önceki yıl 117 turist, yanlış haritalama yüzünden ıssız yerlerde kayboldular.
Yanlış haritalamayı daha ilkokuldan keşfetmişsinizdir… Afrika mı daha büyük, Kuzey Amerika mı? Meksika mı büyük, Alaska mı?
Geleneksel dört köşe haritalara bakarak Kuzey Amerika ve Alaska diyorsanız, yanlış bir karar vermiş olursunuz.
image2Haritadaki temel mantık şudur: Ufkun ötesinde ne var?
Ufuk ötesini gösterdiği için Piri Reis, öncü ve önemli biriydi. Şimdi torunları çok daha ileriye giderek, yeni ufuklar açmak istiyor. Nasıl mı?
Maalesef Mars’ın en yüksek dağı hakkında bir kanaatimiz oluştu ama hala yeryüzünün bilinmeyen o kadar çok sırları var ki?
Dijital dünyada harita yarışları sürüyor. Google ve Yandex 8 milyon kilometre yol haritalaması yaptı. Ve her yıl da 1 milyar dolar, harita ve navigasyon için yeni harcama yapıyor.
Hatırlarsanız, iki yıl önce Apple harita bölümünde köklü revizyon yapmıştı. Çünkü rakibi Google’a önemli saha kaptırmış oldu.
Google, harita uygulamasında başarılı olamasaydı, sürücüsüz araba işine giremeyeceği gibi, akıllı gözlük GoogleGlass projesine de başlamazdı.
Unutmayalım ki geleceğin en geniş reklam alanı, dijital haritalar olacak. Apple’ın canını sıkan noktaların başında da bu geliyor…
Madem bu kadar yatırım yapılıyor, keşfedilecek başka ne var?
Erbil’e gittiğimde, geniş bahçeli, ilginç binalar dikkatimi çekti. Haritada adları yoktu. Bilen fazla kişi yok. Ama Kuzey Irak’ın bu binalardan kontrol edildiği söylendi. Doğru olmasa bile gizemli binalar ve araziler…
Aslında böyle arazi ve binalar her ülkede bulunuyor. Hangi harita uygulamasına girerseniz girin, dünya üzerinde on binlerce görünmeyen, bilinmeyen bina ve arazi bulabilirsiniz.
Hatta uçuşa yasak bölgeler sebebiyle, çoğu kere uçaklar üzerinden direk uçuş yapamaz. En popüleri Amerika’daki 51. Bölge denilen yerdir.
Askeri alanlar, istihbarat merkezleri, önemli ARGE laboratuvarları, hükümet ve kraliyet binalarını bunlara ekleyebilirsiniz. Bazılarını adları ise farklı ve fake adlarla bilinir.
En fazla haritada gösterilmesi yasak olan alanın Amerika ile Fransa ülkeleri olduğu tahmin ediliyor.
Haritalamanın ne kadar önemli olduğunu, trafik kaza rakamları da gösteriyor.
Her yıl 50 milyon trafik kazası oluyor ve 1.3 milyon kişi yol kazalarında ölüyor ve bunun katları sayısınca da insan sakat kalıyor.
Bir de bunlara eklenen 100 milyarlarca dolar maddi hasar oluşuyor.
Bütün iş kazalarındaki ölümlerin yüzde 60’ı yollarda meydana geliyor. Yani bütün ölümlü dramların onda birine denk geliyor.
image3Eğer akıllı haritalama yapabilirsek ve bu bilgiyi interaktif şekilde araçlarla paylaşabilirsek bunları önlememiz mümkün olacak. Akıllı harita ve akıllı ekipmanlar birlikte kullanmak kaydıyla. Biri diğeri olmadan hayata geçmesi etkin sonuç doğurmaz.
Dünya yüzeyinin yüzde 70’i deniz ve okyanuslardan oluşuyor. Karaları yeterince bilmiyoruz ama asıl fırsatların olduğu alanın denizler olduğunu bilmemiz gerekiyor.
Okyanuslar üzerine bilebildiğimiz sadece güneş ışınlarının ulaşabildiği 60 katlı bina yüksekliğinde bir bölgedir. Bu da elmanın kabuğu kadar bir derinliği ifade ediyor.
11 bin metre derinliğinde çukurların olduğunu, binlerce metre derinliklerin olduğunu biliyoruz ama buradaki yaşam hakkında fazla bilgiye sahip olmadığımız gibi haritasını da çıkarabilmiş değiliz.
Ancak akıllı haritalama yapan deniz araçları yapabilirsek, okyanusları yeniden keşfetme fırsatı yakalayacağız.
Okyanus canlıları, deniz bitkileri, planktonik varlıklar gibi bilmediğimiz bir zenginliği su altı haritalarıyla öğrenme ve yeni imkanlara ulaşma yolunu açacağız.
Şimdiye kadar bütün coğrafya bilgilerimizi toplasak, en eski haritalardan akıllı haritalara kadar her bilgiyi toplasak bile yeryüzünün ancak yüzde 16’sının gerçek haritasının çıkarıldığını söyleyebiliriz.
Haritacıların bir diğer faaliyet alanı da mağaralar olmalıdır.
Dünyanın en büyük mağarasının Gürcistan’da olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’nin mağaraları da iddialıdır ama hiç biri için bir haritalama yapılmamıştır. Efsanelerle gezilip, konuşuluyor ama onları keşfetme konusunda daha yolun başındayız.
Haritacıların işi bununla da sınırlı kalmayacak. Rüzgarlar, dalgalar, bulutlar onları bekliyor.
Haritacıların yeni uğraş alanlarının yeni fırsatlar doğuracağının en güzel örneğini Başarsoft’un elektrikteki kayıp-kaçak tespitinde de görebiliriz.
Türkiye’de üretilen elektriğin yüzde 13’ünü iletim hatlarındaki kayıplar ve kaçak tüketim oluşturuyor.
Eğer kayıp ve kaçak düşürülebilirse, elektriğin maliyeti de düşecek. Başarsoft, akıllı elektrik şebekeleriyle iletilen ve nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar dağıtılan elektriği 6 kademede ölçümleyen bir yazılım geliştirdi.
Geliştirilen ölçümleme sistemi Türkiye’de kayıp-kaçak oranının yüzde 70’in üzerinde olduğu Dicle EDAŞ bölgesindeki pilot bölgede denendi. Şanlıurfa’da kaçak oranının yüzde 90 olduğu 500 aboneli pilot bölgede yazılım sonrasında bu oran yüzde 50’ye düştü.
İkinci aşamada 5 bin aboneyi kapsayacak şekilde genişletilen pilot proje daha sonra Türkiye genelinde kullanılabilir hale gelecek.
image4Başarsoft Genel Müdürü Alim Küçükpehlivan, 6 ay önce de akıllı elektrik sayaçlarının değişim ve yönetimini yapan Amerikan Apex firması ile işbirliği sözleşmesi imzaladıklarını söylüyor.
Bu işbirliğinin ardından Hindistan’ın elektrik dağıtım şirketinin, Başarsoft’un elektrikteki kayıp ve kaçağı önleyen, elektrik şebeke arızalarını ve arızanın koordinatlarını belirleyen yazılımı ilgisini çekti.
İngiliz su dağıtım şirketi Thames Water ile Fransız kablolu televizyon şirketi Canal+ da bu haritalama yazılımıyla ilgileniyor.
Piri Reis’in ruhu yeniden diriliyor da diyebiliriz. Yeter ki resmin tamamını görüp, yeni rüzgarlara yelken açabilelim.
Evet, haritacılık yeniden yükselişte. Etrafımızı tanımak için bu önemli. Dahası, dünyayı tanıdığınız ölçüde yönetebilirsiniz…

Optimizely’ye Türk çözüm ortağı

0

O_SA/B Testler ile Dönüşüm optimizasyonu alanında dünyanın en güçlü platformu Optimizely, Türkiye pazarında UX alanındaki çözüm ortağı olarak Sherpa’yı tercih etti. Optimizely, kişiselleştirilmiş pazarlama ve veriye dayalı inovatif çözümlerini, Türkiye’de Sherpa ’nın uzmanlığı ve UX deneyimleri ile birleştirdi.

A/B ve multivariate testleriyle kullanıcılara en doğru web deneyimini sunarak şirketlerin dönüşüm oranlarını artırmalarını amaçlayan Optimizely’nin en öne çıkan özelliği kullanım kolaylığı. Optimizely’nin A/B Testing aracı ile şirketler, web sitesi ya da mobil uygulamalarında daha iyi bir müşteri deneyimi sunmak için kullanıcıların tüm aksiyonlarını derinlemesine ölçümleyebiliyorlar.

Razorfish, Possible ve McCann Connected gibi dünya devlerinin de çözüm ortağı olduğu Optimizely’nin müşteri sayısı, bugün 7 bin firmaya ulaştı. En çok trafik alan ilk 10 bin web sitesinden yüzde 5’ine dokunan Optimizely, kurulduğundan bu yana 500 binin üzerine senaryoyu, toplamda 7 milyar defa müşterilerinin kullanıcılarına ulaştırdı. Sherpa , Optimizely iş ortaklığı ile Türkiye’deki e-ticaret ve perakende firmalarının da veriye dayalı UX analitik ile müşterilerini daha yakından tanımalarını ve web siteleri için doğru aksiyonlar almalarını sağlamayı amaçlıyor.

Dünya genelinde 30.000 Latex Yazıcı kuran HP, başarısını kutluyor!

0

Latex_310_1HP, Geniş Formatlı Baskı Dünya Pazarlama Direktörü Joan Perez Pericot, “30.000 adet Latex yazıcı, olağanüstü başarımızın bir kilometre taşıdır. HP Latex teknolojisinin çok işlevselliği,  müşterilerimizin duvar kaplama, perde baskıları, yer döşeme gibi iç mekân dekorasyonuna dair kar marjı yüksek uygulamalarda öncü bir rol oynamalarını, Solvent ve UV-teknolojisini  kullanmayı tercih etmeyen ve bu konuda hassas olan bir çok kurumsal firmaya da daha yüksek marjlarla  çözüm sunabilme alternatifi sağlıyor.

HP Latex yazıcılar yeni endüstri standardı kabul ediliyor ve malzeme sağlayıcıları bu eğilimi 72’den fazla malzeme tedarikçisi ve HP Latex yazıcılar için sertifika çıkaran 360’ı aşkın farklı malzeme ile destekliyor.

HP Latex portföyü

HP Latex 310, 330, 360 ve 370 yazıcıları, solventin giremediği iç mekanlara yüksek hız, yüksek kalite ve aynı gün teslimatla ulaşarak daha sağlıklı üretim ortamları kurmanın yanı sıra, müşterilerin yeni geniş formatlı uygulamalara başarılı bir şekilde geçiş yapmalarına yardımcı oluyor.

HP Latex 3100 ve 3500 yazıcılar, hizmet sağlayıcılarına kısa iş-dönüş süreleri içinde çeşitli uygulamaların zamanında teslim edilmesi için etkili ve yüksek hacimli üretim yolları sağlıyor. HP Latex 3500yazıcılar, yüksek hacimli standart iş akışları için tasarlandı. Bu da bu ürünü özel uygulama üretimi için ideal kılıyor ve üretkenliği artırdığı gibi üretim maliyetlerini de düşürüyor. HP Latex 3100 yazıcı ise farklı iç mekan ve dış mekan uygulamalarında yüksek görüntü kalitesi sağlıyor ve geniş tabela ve PSP (Baskı Hizmet Sağlayıcıları) görüntüleri için ideal bir çözüm olarak ön plana çıkıyor.

Microsoft’tan hacker’a ibretlik ceza

3

jakubÇek Cumhuriyeti’nde yaşayan Jakub F isimli hacker, uzun süre boyunca aralarında Microsoft’un yazılımlarının da bulunduğu sayısız telifli yazılımı, müzik ve sinema eserini kanunsuz olarak kopyalarak sattı ancak sonunda yakayı ele verdi ve mahkemeye çıkarıldı.

Microsoft, HBO Europe, Sony Music ve Twentieth Century Fox’u temsil eden avukatların karşısında hacker mahkemede 250 bin dolar cezaya çarptırıldı.

Ancak bu cezayı ödeme gücü olmayan Hacker’a, firmalar çok ilginç bir anlaşma şartı teklif ettiler.

Hacker’ın yasa dışı kopyalama ve korsanlığa karşı bilgilendirici bir video hazırlaması karşılığında firmalar cezayı tashil etmekten vazgeçecek ancak tek bir şartla: Videonun en az 200 bin kez izlenmesi gerekecek.

Jakub’un hazırladığı video ilk aşamada büyük ilgi görmedi ancak bu ilginç haber medyaya yayıldıktan sonra video bugün itibariyle 500 bin izlenme sayısına ulaşmış durumda ve rakam hızla artıyor.

Kısaca söylemek gerekirse, medya Jakub’ın hayatını kurtardı. Yoksa 250 bin doları ödemek için uzun yıllar boyunca hapis yatması gerekecekti ve hapisten çıktığında insanları istedikleri yere ışınlayan yeni nesil iPhone’lara alışması biraz zaman alacaktı.

Video ise şu:

GİB Açıkladı: “E-Fatura’da Kesinlikle Erteleme Yok”

0

DSC_8035ERP Komitesi ve Kurumsal Dönüşüm Platformu’nda ikinci kez bir araya gelen Özel Entegratörler toplantısında 30’dan fazla temsilci eFinans ev sahipliğinde bir araya geldi.

ERP komitesi ve Kurumsal Dönüşüm Platformu Koordinatörü M.Göker SARP ‘ın ERP Komitesi ve Özel Entegratörlerle birlikte organize edilen kurul toplantıları ve Kamu Spotu projesi hakkında verdiği bilgilerle başlayan toplantının ilk bölümünde, özel entegratör temsilcileri kamu spotu projesi, yıl sonundaki e-fatura geçişisi ve gündemdeki e-dönüşüm başlıkları hakkında bilgi alışverişinde bulundular ve gündemi birlikte yorumladılar.

İlk toplantıda olduğu gibi ikinci bölümde ise Geliri İdaresi Başkanlığından Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Başkanı Mutlu Akın ve Engin Uysal’ın da katılımıyla toplantının birinci bölümünde konuşulan ve toplantı moderatörü tarafından kendilerine iletilen konular hakkındaki yorumlarını ilettiler, planlarını paylaştılar ve kendilerine yöneltilen soruları birinci elden cevaplamaya özen gösterdiler.

“ GİB’in ERP Komitesi Özel Entegratörler toplanısında yaptığı açıklamalara göre; e-fatura’da kesinlikle erteleme olmayacak.

GİB Aralık’ın ilk haftası mükelleflere mektup ile bildirimde bulunarak yıl sonu geçmesi beklenen 30.000’e yakın firmaya konuyu tekrar hatırlatmış olacak ve başvuru sürecini hızlandırmaya çalışacak.

Bildiğiniz gibi e-fatura için son başvuru tarihi 31 Aralık (bu tarih dahil) ancak e-fatura başvurusu öncesinde tamamlanması gereken bir de Mali Mühür süreci var, son başvuru tarihi yaklaştıkça ve ertelenme olmayacağına dair bilgiler yaygınlaştıkça mükelleflerin başvuruları yığılmamaya başlayacak, ayrıca TÜBİTAK’in günlük Mali Mühür üretme kapasitesini de hesaba katarsak mükelleflerin başvurularını son başvuru tarihini beklemeden yapması gerekiyor.”

Özel entegratörler arasında iletişimin geliştirilmesi ve sektörel düzenlemeler için toplantılar devam ediyor olacak. Bir sonraki Özel Entegratörler kurul toplantısına VBT firması evsahipliği yapıyor olacak.

Facebook çalışanlarına 4 ay doğum izni

0

facebookFacebook’un CEO’su, birkaç gün önce, 2 aylık doğum iznine çıkacağını açıklayarak büyük şaşkınlık yaratmıştı. İş dünyasında oluşan bu şaşkınlığın nedenini, TechInside’da yayınladığımız bu analizde detaylıca incelemiştik.

Analizimizde de belirttiğimiz gibi, Zuckerberg farklı yönetim bakış açısını yeniden ortaya koyarak şimdi tüm çalışanların 4 ay doğum iznine çıkabileceğini açıkladı.

Mark Zuckerberg’ün babalık iznine ayrılacağını duyurmasının ardından Facebook, tüm tam zamanlı çalışanları için nerede yaşadıkları ve cinsiyetleri fark etmeksizin ücretli doğum iznini dört aya çıkardığını açıkladı. Anneler kadar babaların da yeni doğan bebekleriyle zaman geçirmeleri gerektiğine inanan Facebook’un bu yeni politikası 1 Ocak 2016 itibariyle uygulamaya alınacak.

Bu uygulamanın bebek evlat edinenler için de geçerli olacağını vurgulayan Facebook Global İnsan Kaynakları Başkanı Lori Goler konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Facebook olarak çalışanlarımızı ve onların önem verdikleri insanları desteklemeye odaklanıyoruz. Hayatlarının her evresinde onların yanında olmayı istiyoruz ve ücretli doğum izni bunun önemli bir parçası.”

Türkiye’de ise, kadınlar dört aylık doğum izni kullanabilirken babalar için annenin hastane sürecine yardımcı olabilmesi amacıyla sadece beş günlük izin hakkı bulunuyor.

Türk Telekom ve Amazon Web Services ortaklığı!

0

ttnet amazonTürk Telekom Grubu, Amazon Web Services altyapısı üzerinden Türkiye’deki işletmelere son teknoloji bulut çözümlerini sunacak. Türkiye’deki işletmelerin sanal sunucu gibi pek çok teknoloji ihtiyacı, Türk Telekom Grubu güvencesi ve Amazon Web Services altyapısıyla BuluTT Market üzerinden karşılanacak.

Bu önemli iş birliği, Türk Telekom Grubu Kurumsal İş Birimi CEO’su Mehmet Ali Akarca ve Amazon Web Services Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Teknoloji ve Çözüm Mimarisi Başkanı Attila Narin’in katıldığı bir basın toplantısıyla duyuruldu.

Türk Telekom Grubu, Amazon Web Services iş birliğiyle Türkiye’deki işletmelere son teknoloji bulut çözümlerini sunacağını duyurdu. Yapılan bu iş birliğiyle Türkiye’deki küçükten büyüğe tüm işletmeler, Amazon Web Services’in küresel altyapısı üzerinden sanal sunucu hizmeti alabiliyor.

Dünyada ve Türkiye’de şirketler, donanımdan, internet erişimine kadar çeşitli bilişim gereksinimleri için sanal sunucuya ihtiyaç duyuyorlar. Sanal sunucuları kiralayan şirketler, ilk yatırım maliyeti, bakım ve işletme giderleri gibi birçok maliyetten kurtuluyor. Bu nedenle birçok şirket sanal sunucu kiralama yöntemini tercih ediyor.

Türk Telekom Grubu şimdi de dünyanın bu alandaki lider şirketi Amazon Web Services altyapısı üzerinden sanal sunucu hizmeti sunmaya başlıyor.

Türk Telekom Grubu’nun Amazon Web Services altyapısı üzerinden sunduğu sanal sunucu hizmeti ile Türkiye’deki işletmeler; dünyanın en gelişmiş bulut altyapısından faydalanıyor, TL cinsinden saatlik ücretlerle kullanım imkânına sahip oluyor, bakım ve enerji maliyetlerini azaltıyorlar. Türkçe ve kullanıcı dostu ara yüz sayesinde sunucularını kolaylıkla yönetebilen işletmeler, ihtiyaca göre sunucu seçimi, siparişin ardından dakikalar içerisinde hızlı kurulum, yüksek güvenilirlikte ve yüksek hızlarla erişim imkânı elde ediyorlar. Sanal sunucu hizmetleri, Türk Telekom tarafından sunulan çağrı merkezi desteğiyle kullanılabiliyor.

Ayrıca Türk Telekom Grubu’nun sanal mağazası BuluTT Market üzerinden şirketlere sunucu hizmetinin yanı sıra, online dosya, veri depolama, e-posta çözümleri ve video konferans gibi ihtiyaç duydukları bir çok bulut çözümü de sunuluyor.

Akarca: İşletmeler, altyapı ve işletim giderlerinde yüzde 83’e varan tasarruf imkânı elde edecekler
Türk Telekom Grubu Kurumsal İş Birimi CEO’su Mehmet Ali Akarca, “Türk Telekom Grubu olarak, küçük esnaftan dev holdinglere kadar farklı ölçeklerdeki iş yerlerinin tüm iletişim ihtiyaçlarını tek noktadan karşılıyoruz. Ses, internet ve veri merkezi hizmetlerinden bulut bilişim çözümlerine kadar sunduğumuz 100’den fazla ürün ve servisimizle işletmelerin teknoloji ortağıyız. Müşterilerimizin ihtiyaçları ve beklentileri bizim için çok önemli. Amazon Web Services ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında Türkiye’deki iş yerlerinin teknoloji ihtiyaçlarına yönelik güvenilir, ölçeklenebilir, yüksek performanslı ve hesaplı çözümler sunacağız. Türkiye’deki işletmeler, BuluTT Market üzerinden sunduğumuz Amazon Web Services hizmetlerinden, kullandıkları kadar ödeme yaparak uygun koşullarda faydalanabilecekler. Sanal sunucu hizmeti, altyapı ve işletim giderlerinde yüzde 83’e varan tasarruf imkânı sağlayacak. Ayrıca işletmeler, bakım ve yönetim giderlerinde tasarruf sağlayacak; ihtiyaç duymaları halinde genişleyebilen bir bilgi sistemi altyapısına da sahip olacaklar. Hizmetlerimiz, KOBİ’lerin, büyük işletmelerin ve kamu kurumlarının operasyonlarını güçlendirmelerinin yanı sıra, hizmet kalitelerini ve çeşitliliğini artırmalarına da yardımcı olacak” dedi.

Akarca sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizi bölgesinde bir veri merkezi üssü olarak konumlamak için teknoloji yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Türkiye’deki işletmelerimizin global alanda rekabet edecek düzeye ulaşması için en ileri teknoloji hizmetlerine sahip olmalarının gerektiğine inanıyoruz. Amazon Web Services ile yaptığımız bu çalışmayı bu kapsamda şirketlerimize rekabet avantajı sağlayacak bir iş birliği olarak değerlendiriyoruz”.

Amazon Web Services Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Teknoloji ve Çözüm Mimarisi Başkanı Attila Narin de şu açıklamalarda bulundu: “Amazon Web Services’i 2006 yılında hayata geçirdiğimizde, Türkiye’deki kullanıcılar bu hizmeti ilk kullananlar arasındaydı. Bugüne kadar Amazon Web Services’i kullanan her ölçekteki şirkette çok büyük yenilikler gördük. BuluTT Market’le birlikte, çok daha fazla Türk şirketinin bulut teknolojisini kullanarak işlerini büyütmek ve başarılı olmak için gerekli olan güvenlik, ölçeklenebilirlik ve güvenilirlik hizmetlerini uygulayabileceklerini düşünüyoruz”.

Türk Telekom Grubu’nun Amazon Web Services altyapısı üzerinden sunduğu sanal sunucu hizmeti, BuluTT Market üzerinden, işletmelere fatura ile ödeme yapma imkanı tanıyor.

Volkswagen 3D akıllı gözlük kullanmaya başlıyor

0

google glassArtırılmış gerçeklik gözlükleri, Google’ın Glass gözlükleri ile yıllar önce gündemimize girmişti. Google Glass, sosyal hayatta büyük tepki çekince Google gözlük projesini sadece iş dünyasındaki profesyonellere yönelik olarak revize edeceğini belirtmişti. Gerçi, Microsoft’un Hololens sansasyonundan sonra Google Glass’ı tekrar sosyal alanlara uygun olarak düzenleme kararı alsa da, iş dünyası için revize edilen model de hala geçerliliğini sürüdürüyor.

Alman otomotiv devi Volkswagen de şimdi, fabrikasındaki işçilerin doğru lojistik verilere ulaşabilmesi için 3D akıllı gözlük kullanacağını duyurdu.

Fabrikadaki işçilerin 3 ay boyunca sürecek denemede 3D akıllı gözlükler kullanacağını vurgulayan Volkswagen, basın duyurusunda gözlüğün markası hakkında bilgi vermemiş olsa da basın bülteniyle yayınladığı görseldeki işçinin Google Glass’a benzeyen bir gözlük kullandığı da dikkatlerden kaçmadı.

İşçiler gözlükleri, fabrikadaki montaj işlemleri sırasında gerekli verilere pratik biçimde ulaşabilmek için kullanacak.

Ortam sanal zarar gerçek

0

bimsaÜniversite öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen Siber Güvenlik Farkındalığı Yarışması 2015’e, 48 üniversiteden 175 yarışmacı, toplamda 104 slogan, 75 poster, 8 kısafilm 7 el ilanından oluşan 194 eser katıldı. Türkiye dışında, Irak, Almanya, Hırvatistan, Pakistan ve Romanya’dan da takip edilen “Siber Güvenlik Farkındalığı Yarışması”ndaçalışmalar twitter’da #siberfarkindalik ve facebook’ta/guvenlikyarismasi adresinde takipçiler tarafından oylanarak değerlendirildi.

“GÜVENLİĞE YATIRIM YAPIYORUZ”

BimSA sponsorluğunda düzenlenen yarışmanın Seçici Kurulu’nda yer alan BimSA Genel Müdürü Tunç Taşman, “ABD Başkanı Barack Obama’nın başlattığı ve her yıl Ekim ayında gerçekleştirilen “Siber Güvenlik Ayı” etkinlikleri çerçevesinde Lostar’ın organizatörlüğünde düzenlediğimiz yarışmamızda kazananları tebrik ediyorum. Siber güvenlik farkındalığı için önemli bir çalışma gerçekleştirdik. BimSA olarak, güvenlik konusu faaliyet alanlarımızın ayrılmaz bir parçası. Bu konu üzerinde çok hassasiyetle duruyoruz, ve gerekli yatırımları yapıyoruz. ISO 27001 Bilgi Güvenliği sertifikamız ile yaptığımız çalışmaların güvenilirliğini belgeliyoruz.” dedi.

Slogan kategorisinde “#siberuzay/Ortam sanal, zarar gerçek” sloganıyla Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden Gürol Canbek 1.’inci, “#BirTık/Bir TIK’la her şey değişebilir”sloganıyla Gazi Üniversitesi’nden Salih Erdem Erol 2.’inci, #BeAvare/“Siber Güvenlik Vücutta Bağışıklık Sistemi Gibidir, Fakında ol” sloganıyla KTO Karatay Üniversitesi’nden Emin Naci Ülker 3.’üncü oldu.
El ilanı kategorisinde “Zor Değil” isimli çalışmasıyla Akdeniz Üniversitesi’nden Cem Ilgazlı 1.’inci,
#wecandoit isimli çalışmasıyla Ege Üniversitesi’nden Halil Altar 2’.inci, “İzinVermeyin” isimli çalışmasıyla Erzincan Üniversitesi Şükran Akdemir ise 3.’üncü oldu.
Poster kategorisinde ise, “klişeler2” isimli ortak çalışmalarıyla Anadolu Üniversitesi’nden Zübeyir Topal ve Kadir Has Üniversitesi’nden Oğuzcan Ünver 1.’ciliği, “AğaTakılma” konseptindeki posterleriyle Akdeniz Üniversitesi’nden Selim Burunkaya ve Ekremcan Arslan 2.’ciliği, “Siber Son” konseptindeki poster çalışmalarıyla Akdeniz Üniversitesi’nden Çağla Uysal ve Turgut Yılmaz 3.’cülüğü kazandılar.

sa Film, kategorisinde ise “Bilinmeyen Kişi” isimli filmiyle Akdeniz Üniversitesi’nden Pelin Özkaya 1.’inci, “Siber Son” isimli kısa filmleriyle Akdeniz Üniversitesi’nden Çağla Uysal ve Turgut Yılmaz Kısa “Neden Bilgi Güvenliği” isimli kısa filmiyle ODTÜ’den Gürol Canbek 3.’üncü oldu.

HP, dünyanın iş için üretilmiş ilk tabletini tanıttı

0

hp_elitex2HP, iş dünyasına yönelik tasarlanan tableti, HP Elite x2 1012’yi duyurdu. Profesyoneller için tasarlanmış çok yönlü bu ürün, tablet rahatlığı ve tam bir dizüstü bilgisayar verimliliğini bir arada sunuyor.

HP Kurumsal Bilgisayar Kategori Müdürü Uğur Varlıoğlu yaptığı açıklamada, ‘’Kullanıcıların sevebileceği şekilde sadelik ve şıklığa sahip; incelik, hafiflik ve güçlülüğü de barındırmak üzere tasarlanmış HP Elite x2 1012, BT departmanlarının üretkenlik ihtiyaçlarını dayanıklılık, hizmet kabiliyeti güvenlik ve yönetilebilirlikle birlikte sağlıyor.” dedi.

Tasarım ve performansta yeni bir seviye

HP Elite x2 1012, HP’nin estetiğe odaklanarak CNC alüminyumdan ile işlenmiş üst düzey bir tasarıma sahiptir. Sadece 8,1 mm kalınlığa ve 1 kg’dan daha az ağırlığa sahip olan tablet, 150 dereceye kadar çevrilebilir özelliği ile de dikkat çekiyor. Böylelikle kullanıcılar görüntüleme ve klavye kullanımı için ürünü dik bir konuma ayarlayabiliyor veya arkaya yatırarak ekranı kullanarak yazı yazabiliyor. HP Elite x21012, 12 inçlik diyagonal Full HD ekranı 3:2 görüntü oranı ile birlikte görüntüleri farklı ışık durumlarına göre otomatik olarak ayarlanabiliyor.

Performans, profesyoneller için son derece önemli olduğundan, Elite x2 1012 uzun şarj ömrüne ek olarak Windows 10 işletim sistemi ile geliyor. 6. nesil Intel Core MvPro işlemci ile enerji verimliliği ve SSD teknolojisi için optimize edilmiş bu tablet adeta sessiz çalışan fansız soğutma sistemi ile de öne çıkıyor. Elite x2 1012, Bang&Oufsen tarafından ayarlanmış premium sesler ve HP’nin Gürültü Azalma yazılımı sayesinde konferans aramalarında katılımcıların mükemmel kalite ve netlikte görüşme yapmalarını sağlar.

HP’nin Elite serisinin son üyesi olan Elite x2 1012, bir cihazın karşılaşabileceği en zorlu iş ortamlarının üstesinden gelecek şekilde MIL-STD testini geçecek şekilde tasarlandı. Tablette, Corning® Gorilla® Glass 4 ekran ile birlikte kullanılan çift katmanlı alüminyum kaplama güç ve ağırlık arasında  doğru dengeyi ortaya koyuyor.

Thunderbolt 3 ve USB-A bağlantı noktaları da bulunan Elite x2 1012, ticaret ile uğraşan kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik tasarlanmıştır. Cihaz, opsiyonel olarak 4G LTE modeme de sahiptir ve böylelikle her yerde, başka bir cihaza gerek kalmadan internete bağlanma kolaylığı sunar. Qualcomm Technologies’in endüstride lider teknolojisi üzerine inşa edilmiş Qualcomm Snapdragon X5 LTE modem, hızlı ve güvenilir bağlantı sağladığı gibi tüm 3G ve 4G ağları da destekliyor.

Elite x2 1012, hareket halindeki kullanıcıların rahatlıkla içerikler yaratabilmeleri için standart olarak App Launch ile birlikte HP Active Pen isimli özel kalemi ile birlikte gelir. Endüstrinin standardı olan WACOM teknolojisine dayanan kalem, ekranda yazarken veya çizerken çizgilerin kalınlığının kontrolü için basınç sensörleri ile entegre edilmiştir. Kalem aynı zamanda programlanabilir Bluetooth uygulama başlatma düğmesine de sahiptir. Böylece kullanıcılar OneNote’u veya bir diğer favori Windows uygulamasını hızlıca başlatabiliyor.

Son kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak ve eşsiz bir içerik yaratmalarını mümkün kılmak için Elite x2 1012, , isteğe bağlı olarak tam boy arkadan aydınlatmalı iki klavye seçeneği sunuyor. HP Advanced Keyboard, dokunmatik farede yer alan NFC sensörüne sahip olup oturum açma güvenliği için akıllı kart okuyucusuyla donatılmıştır. Advanced Keyboard bağlantısının kesilmesi durumunda Elite x2 1012, bilgi güvenliği için otomatik olarak kullanıcının oturumunu kapatıyor. HP Travel Keyboard ise kullanıcılara, sadece 395 gr fazladan ağırlığında ve 1.5mm inceliğinde bir klavye kullanım imkânı sunuyor.

Üretkenlikten ödün verilmemesi için Elite x2 1012, 3 adet opsiyonel kablolu ve kablosuz docking ünitesine de sahip. Elite x2 1012’deki Thunderbolt 3 portu ile kolay bir şekilde HP Elite USB-C  HP Elite USB-C Docking Station ile bağlantı kurularak çift 2k görüntü elde edilirken Elite Thunderbolt 65W Dock ile de çift 4k ekran imkanı elde edilebiliyor. Elite x2 1012, Advanced Wireless Docking Station ile de kablosuz hızlı bağlantıya imkan veren WiGig teknolojisini kullanarak ağ, ekran ve cihazlara bağlantıyı sağlıyor. Akıllı telefon ve aksesuarları şarj ederken USB-C portundan geçen güç, aygıtın tam 1 iş günü boyunca şarjlı kalmasını sağlıyor.

Sonunda BT’nin sevebileceği çok yönlü bir tablet

Kullanıcılarına daha büyük mobil üretkenlik sağlamak isteyen BT için güvenlik ve yönetilebilirlik en önemli endişelerdir. Bu ihtiyaçları karşılamak üzere, Elite x2 1012 HP Sure Start ile entegre edilmiş BIOS düzeyinde bir güvenlik, HP Touchpoint Manager ile kolay yönetilebilirlik ve opsiyonel Intel® Core™ M vPro™ işlemci ile desteklenmiştir.

Elite x2 1012,  dinamik korumalı HP Sure Start, HP Müşteri Güvenliği, TPM ve opsiyonel olan parmak izi okuyucusu veya akıllı kart okuyucusunu içeren yerleşik, güvenlik yetenekleriyle donatılmış bir şekilde geliyor. Bunların hepsi verileri ve kullanıcı kimliğini korumak için birlikte çalışır. Opsiyonel bir Intel Core M vPro işlemciyle, BT Elite x2 1012 tabletini kablolu ya da kablosuz ağlar üzerinden açıp yönetebiliyor.

Bugünün modern iş gücü, aygıtların mobil, dayanıklı ve güvenilir olmasını gerektiriyor. Tabletin destek çubuğu sadece 2 vidası kullanıcı tarafından çıkarılarak değiştirilebiliyor. Cihaz herhangi bir bakım gerektirdiğinde, sistemin arıza süresini düşürmek ve kullanıcıları üretken tutmak amacıyla kolayca servis için tasarlanmıştır. Eğer aygıt düşürüldüyse veya daha kapsamlı onarıma ihtiyacı varsa,  servis edilebilir bileşenler -batarya, LCD/dokunma modülü, depolama, sistem kartı, WLAN veWWAN modülleri gibi- kolayca çıkarılır, onarılır ve servis teknisyenleri tarafından değiştirilir. Bu da, BT’nin son kullanıcı üretkenliğini, zamanında ve daha az pahalı olan basitçe ekranı çıkarma ve iç bileşenleri değiştirmeye dayanan onarımları sayesinde sürdürmesine olanak sağlar.

Elite x2 1012’yi hali hazırda var olan altyapılara entegre etmek için HP, 180 ülkede ve 230.000 kanal iş ortağında çeşitli servisler ve 7/24 destek sağlıyor.  Buna cihazı küresel stok bulundurma biriminden satın alabilmek de dahil. Büyük müşteriler, ülkeye özel stok bulundurma birimleri ve parça numaraları hakkında endişelenmek yerine bir tek küresel stok bulundurma biriminden ürünü temin edebilmenin rahatlığına sahip oluyor. Ek olarak,  donanım ve servis parçalarına da her ülkede dünya çapında sipariş verilebilecek şekilde sahip olunabiliyor.

Amazon hacklendi mi?

0

amazonDünyanın önde gelen online alışveriş sitelerinden Amazon, kısmen de olsa hacklenmiş olabilir. Bu durumun neticesinde bazı Amazon müşterilerinin mail adresi ve şifrelerinin çalınmış olabileceği ifade ediliyor.

Amazon şifreniz çalınmış olabilir!
Ortaya çıkan bilgilere göre Amazon’un bazı kullanıcılara gönderdiği mailde bu kullanıcıların mail adresi ve şifrelerinin 3. kişilerin eline geçmiş olabileceği uyarısı yapılıyor.

Şirket, resmi olarak bir açıklama yapmasa da gönderilen mailde bazı kullanıcıların bilgilerinin hackerlar tarafından ele geçirilmiş olabileceği ve kötü niyetli olarak kullanılabileceği söyleniyor.

Yapılan uyarıda olağan dışı bir bilgi aktarımının gerçekleşmiş olabileceği ve müşterilerin mağdur olmaması için çaba gösterildiği açıklanıyor. Bunun yanında Amazon’un bu kullanıcılara yaptığı öneri ise şu an kullandıkları şifreleri değiştirmeleri yönünde.

Şu an kaç tane Amazon müşterisinin hesabının tehlikede olduğu ise bilinmiyor. Ülkemizde de bulunan Amazon müşterilerinin bir an önce hesap şifrelerini değiştirmeleri güvenlik açısından doğru bir hamle olacaktır.

 

Kaynak: ShiftDelete.Net

Piar İletişim, Artırılmış ve Sanal Gerçeklik Çözümleri sunuyor

0
Piar İletişim Kurucuları Selin ve Berke Oran
Piar İletişim Kurucuları Selin ve Berke Oran

Piar İletişim, müşterinin yeni medya ihtiyaçlarına cevap verecek yenilikçi çözümler sunma hedefiyle, merkezi İngiltere’de bulunan, ödüllü ve patent sahibi dijital çözümler sunan A.i.Solve şirketinin Artırılmış Gerçeklik (Augmented Reality) ve Sanal Gerçeklik (Virtual Reality) çözümlerini Türkiye’deki müşterilerine sağlayacak olmanın heyecanını yaşıyor. Piar İletişim’in sunacağı çözümler arasında gerçek zamanlı görselleme, sanal kıyafet giyme canlandırmaları, 3 boyutlu oyun simülasyonları ve interaktif artırılmış gerçeklik deneyimleri bulunuyor.

Piar İletişim, stratejik iletişim danışmanlığı, medya planlama, medya ilişkileri, içerik yönetimi, tasarım, etkinlik, video prodüksiyon ve kriz yönetimi, sosyal medya yönetimi, dijital iletişim ve tasarım alanlarında hizmet vermek üzere Mayıs 2014 yılında Selin Batı Oran ve Berke Oran tarafından kuruldu ve yönetiliyor. Şirket, dinamik ve yenilikçi karakteriyle Alcatel-Lucent Teletaş, Microsoft, Avon ve T-Systems gibi özellikle teknoloji ve life sytle odaklı şirketlere sunduğu etkili hizmetlerle öne çıkıyor.

Samsung, Tizen kartını oynuyor

0

tizenSamsung kısa süre önce Google ile kavga etmek pahasına, Tizen işletim sistemini devreye almaya karar vermişti. Beklenen kavganın da yöneticiler katında, Samsung ve Google’ın CEO’ları seviyesinde, yüksek sesle gerçekleştiği basına sızmıştı.

Bağrış çağrışlarla geçen kavgalara rağmen, Samsung Tizen projesinden vazgeçmedi ve şimdi gelen bir rapora göre Samsung 2016’de yüksek profilli bir Tizen telefonu piyasaysa sürecek.

Samsung’un asıl amacı, Tizen’i kısa süre içinde BlackBerry’inin ardından en çok kullanılan dördüncü işletim sistemine dönüştürmek. Sonrasında ise kademe kademe yükselerek piyasadaki büyük oyuncu olmayı hedefliyor.

Tizen’in hızlı gelişmesi için anahtar role sahip olan uygulamaların da hızla gelişmesi bekleniyor zira Samsung Tizen uygulama geliştiricilerine, 2016 sonuna kadar tüm uygulama gelirlerinin kendilerine kalacağı sözünü verdi. Yani Google, Apple, BB veya Windows gibi satışlardan komisyon almayacak. Bu da Tizen uygulamalarının çok karlı olacağı anlamına geliyor.