Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 611

iFixit ve Samsung işbirliği sona eriyor!

Her ne kadar Google, Motorola ve HMD ile benzer anlaşmalar iyi gidiyor olsa da iFixit CEO’su Wiens “Samsung geniş ölçekte onarımı mümkün kılmakla ilgilenmiyor gibi görünüyor.” dedi.

Samsung’un ayrılmasının aslında iFixit müşterilerini çok fazla etkilememesi gerektiğine inanıyor. iFixit, orijinal parçalar ve onaylı onarım kılavuzları konusunda Samsung’un ortağı olmak yerine Apple’ın iPhone’larında her zaman yaptığı gibi bu işi tek başına yapacak.

Wiens, teknik olarak kimin kimi terk ettiğini söylemezken, Samsung anlaşmasının neden yürümediğinin en büyük sebebinin fiyat olduğunu belirtiyor: Samsung’un parçaları o kadar pahalı fiyatlandırılıyor ki ve telefonları onarmak o kadar zor ki, müşteriler artık satın almıyor.

En önemlisi; Samsung, iFixit’e yalnızca telefon ekranının tamamına önceden yapıştırılmış piller gönderdi; bu da tüketicilerin sadece eskimiş bir pil takımını değiştirmek isteseler bile 160 doların üzerinde ödeme yapmasına neden oluyor. Wiens’e göre bu, Samsung’un diğer satıcılarla yapmadığı bir şey. Bu arada iFixit’in iPhone ve Pixel pillerinin maliyeti 50 dolardan fazla.

iFixit, Samsung anlaşmasının yerel tamirhanelere yardımcı olmasına da izin vermediğini söylüyor, çünkü sözleşme iFixit’in müşteri başına üç aylık bir dönemde yedi parçadan fazla satmasını yapay olarak sınırlıyordu. Wiens, “Çevresel açıdan fark yaratacak hacimlerde parça temin edemedik.” diyor.

Samsung, iFixit’in müşterilerinin e-posta adreslerini ve parça satın alma geçmişini paylaşmasını; satın almadan önce bir feragatname imzalamasını zorunlu kıldı. Wiens, “Bu bilgilere başka hiçbir ortaklık için ihtiyaç duymuyoruz ve müşteri bilgilerini başka hiçbir OEM ile paylaşmıyoruz.” diyor.

Son olarak, iFixit en yeni Samsung cihazları için resmi parça alamıyor; aslında 2022’deki Galaxy S22 serisi, iFixit’in yeni Samsung telefonları için orijinal parçaları eklediği son seferdi.

iFixit’in anlaşmaya giren kısıtlamalardan haberi yok muydu? Wiens, “Evet.” diyor ve bu, iFixit-Samsung anlaşmasının başarısız olduğu ilk sefer değil. Samsung’un bu sefer her şeyin farklı olacağına söz verip vermediğini söyleyemeyeceğini söylüyor.

Samsung ABD'

Şirket hâlâ Samsung parçalarını stoklamayı ve onarım kılavuzları yayınlamayı planlıyor ve hâlâ mevcut orijinal parça stokuna sahip. iFixit aslında sürecin sonunda daha fazla Samsung parçası satacağını düşünüyor. Ancak artık onarım kılavuzlarında doğrudan Samsung ile çalışmayacak ve sonuç olarak iFixit’in kılavuzları daha az ayrıntılı olabilir.

Wiens’e göre Samsung ve iFixit’in ortaklığı resmi olarak 17 Haziran’da sona eriyor ve kendisi, Samsung’un bu işlem tamamlandıktan sonra herhangi bir onarım hakkı yasasını ihlal edeceğine inanmadığını söylüyor. Örneğin Kaliforniya’da Samsung, yasanın 1 Temmuz 2024’te yürürlüğe girmesiyle birlikte, 1 Temmuz 2021’den sonra sattığı tüm cihazlar için yedi yıl boyunca yasal olarak onarım araçları, parçalar, yazılım ve belgeler sağlamak zorunda kalacak.

Wiens, “Onlar için belgeleri yayınlayan bizdik.” diyor, ancak Encompass’taki Samsung Otomatik Onarım Hizmetleri sayfasında, hepsi olmasa da bazı resmi onarım kılavuzlarının zaten bulunduğunu görebiliyorum. Bu kılavuzlardan bazıları ayrıca, garip bir şekilde Google Play’de veya Galaxy Store’da bulunmayan ve ABD’de yüklenmesi gereken bir Samsung Otomatik Onarım Asistanı uygulamasından da bahsediyor.

iFixit’in bugün yayınlayacağı “Samsung İşbirliğimizi Sona Erdiriyoruz” başlıklı blog yazısında şirket, Samsung’un “tamir ettiğini” veya başka herhangi bir kötü niyetli uyumluluk stratejisi izlediğini öne sürmekten kaçınıyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinde ilk adım!

0

İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Uygulamalı Bilimler Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nevra Üçler’in yürütücüsü olduğu Bilimsel Araştırma Projesi kapsamında, proje çıktılarının değerlendirme ve konu hakkında öğrenciler üzerinde farkındalık yaratmak amaçlı yapılan organizasyonda: İstanbul Gelişim Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü son sınıf öğrencisi İlayda Selvi Cila ve İrem Cidan konuşmacı olarak Toplumsal Cinsiyet Eşitliği temalı Baba Eli Değmiştir projesi hakkında farkındalık yaratmayı amaçlarken, Doç. Dr. Zeynep Burcu Şahin tarafından atölye çalışması hayata geçirilirken, Dr. Öğr. Üyesi Sinem Eyice Başev ve öğrencileri tarafından tema kapsamında tasarım sergisi yapıldı. Öğrenciler tarafından büyük ilgi gören, “Baba Eli Değmiştir” isimli projenin farkındalık seminer organizasyonu ise Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü son sınıf öğrencileri İrem Nur Yıldırım, Nisa Özge Arslan, Hatice Ebrar Koçak, İrem Cidan ve İlayda Selvi Cila tarafından gerçekleştirildi.

Projenin ilk adımı olarak İstanbul Gelişim Üniversitesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü kapsamında 96 kişinin katılmış olduğu anket sonuçlarından elde edilen veriler doğrultusunda: Eşitliğin ilk başlaması gereken yerin ev olduğuna yönelik bulguların çıkması ardından Baba Eli Değmiştir Projesi grup üyelerinin cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratılmak istediği ilk yer yine ev oldu. İşten yorgun gelen babalar mutfağa davet edildi birlikte kurabiyeler yapıldı ardından da mutfak birlikte toplanıldı. Bu anlar fotoğraflanarak https://babaelidegmistir.com/ websitesinde paylaşıldı. İstanbul Gelişim Üniversitesi kapsamında gerçekleşen 2. İletişim Festivali’nin Halkla İlişkiler Günü’nde Baba Eli Değmiştir projesi öğretim üyeleri ve öğrenciler ile ilk kez buluştu.

Proje Araştırma koordinatörü, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı, Doç. Dr. Emel Tozlu Öztay, “Baba Eli Değmiştir” sloganıyla harekete geçerken bu süreçte ekibe vermiş oldukları gerçek desteklerden dolayı İGÜ Mütevelli Heyet Başkanı Abdülkadir Gayretli, Rektör Prof. Dr. Bahri Şahin ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Öztürkcan’a ekibi ve kendi adına teşekkürlerini iletti. Katılımcılara ev içi eşit iş dağılımı konularında yeni bakış açıları kazandırmayı hedefleyen projenin gelecek nesillerin bilinçlenmesine önemli katkılar sağlayacağını umut ettiğini belirten Doç. Dr. Emel Tozlu Öztay tarafından Baba Eli Değmiştir projesi konuşmacıları İlayda Selvi Cila ve İrem Cidan’a plaketleri iletildi. Projenin organizasyon grubunda yer alan öğrencilerden İrem Nur Yıldırım ise proje kapsamındaki duygularını “Babam ile Hayatımdaki En Güzel Geçirdiğim Anlardan Biriydi” diyerek dile getirdi.

Oyun sektöründe işten çıkarmalar endişe verici boyutlara ulaştı

Video oyun endüstrisi zor günler yaşıyor. 2023 yılında 10.500 kişinin işten çıkarıldığı sektörde, 2024 yılı henüz yarılanmadan bu sayıya ulaşıldı. 2023 yılı teknoloji dünyası için “işten çıkarma yılı” olarak anılırken, video oyun endüstrisi de bu trendi takip etti. 2024’ün ilk beş ayında ise oyun sektöründe işten çıkarılanların sayısı 10.100’e ulaştı.

Büyük şirketlerde büyük işten çıkarmalar

2024 yılı, büyük şirketlerdeki işten çıkarmaların damgasını vurdu. Ocak ayında Microsoft, Activision Blizzard ve Xbox’tan 1.900 kişiyi işten çıkardı. Şirket, bu işten çıkarmaların sürdürülebilir bir maliyet yapısı oluşturmak için gerekli olduğunu belirtti. Aynı şekilde oyun motoru geliştiricisi Unity, yılın başlarında iş gücünün yüzde 25’ini, yani 1.800 kişiyi işten çıkardı. Rockstar Games’in ana şirketi Take-Two, geçtiğimiz ay maliyet azaltma gerekçesiyle iş gücünün yüzde 5’i olan yaklaşık 600 çalışanıyla yollarını ayırdı. İlginç bir şekilde Take-Two, bu hamlenin toplamda 200 milyon dolarlık bir maliyete yol açacağını, ancak yıllık 165 milyon dolardan fazla tasarruf sağlayacağını belirtti. Sektörün bir diğer devi Electronic Arts da iş gücünün yüzde 5’iyle vedalaştı.

İşten çıkarmalar devam edecek mi?

Son 18 ayda video oyun sektöründe 20.000’den fazla kişinin işini kaybettiği görülüyor. Bazı şirketler kaç kişinin işten çıkarıldığını açıklamadığı için bu rakamın daha yüksek olması muhtemel. Analistler, işten çıkarmaların ilerleyen dönemlerde yavaşlayacağını ancak tamamen durmayacağını öngörüyor.

İşten çıkarmalar gerçekten gerekli mi?

Baldur’s Gate 3 geliştiricisi Larian’ın yayıncılık direktörü Michael Douse, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada bu işten çıkarmaların gerekli olmadığını belirtti. Douse’a göre, şirketler iflas etme endişesi taşımıyor. Bu işten çıkarmaların asıl nedeni, şirketlerin hissedarlarını mutlu etmeye ve kârlarını sürekli artırmaya çalışmaları.

Video oyun endüstrisi, hem çalışanlar hem de şirketler için zorlu bir dönemden geçiyor. Sektördeki bu işten çıkarma dalgasının gelecekte nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

Microsoft, yeni yapay zeka hava durumu modelini devreye aldı!

Microsoft, yapay zeka alanındaki yeniliklerine bir yenisini ekledi ve küresel yağmur ve bulut tahminlerinde büyük bir adım attı. Şirket, hava durumu tahminlerini geliştirmek için yeni bir yapay zeka modelini kullanıma sundu. Bu yeni model, her iki dakikada bir kullanıcılara dört saatlik bir gelecek için 1 kilometre çözünürlükte yerel tahminler sunma kapasitesine sahip.

Microsoft yeni yapay zeka hava durumu modeli, SEVIR veri kümesi gibi kıyaslamalar üzerinde yapılan dahili testlerde sürekli olarak üst sıralarda yer aldı. Şirket, bu modelin diğer üretken yapay zeka modellerine kıyasla iki kat daha ileri tahminler sağladığını vurguluyor. Yeni model, sadece hava durumu radar verilerine dayanmıyor; coğrafi uydular gibi diğer veri kaynaklarını da kullanarak tahminlerin doğruluğunu artırıyor. Dünyanın pek çok yerinde hava radarı donanımı bulunmadığı için bu veri kombinasyonu büyük avantaj sağlıyor. Ancak, Microsoft radar verilerinin yağış bilgisi için uydulardan daha önemli olduğunu belirterek, eğitim sürecinde bu alandaki modelin eğitimine altı kat daha fazla ağırlık verdiklerini belirtiyor.

Yeni “Satellite + Radar nowcasting” modeli, uydu veri akışlarında beklenmedik kesintiler yaşandığında bile doğru tahminler sunmaya devam ediyor. Bu model, Start hava durumundan şirketin Hava Durumu uygulamasına tamamen entegre edilmiş durumda. Kullanıcılar, Windows 10, Windows 11, Microsoft Edge ve Bing gibi platformlarda hava durumu aracını kullanarak bu yeni modelin sağladığı tahminlerden yararlanabilirler.

Microsoft’un bu hamlesi, hava durumu tahminlerinin doğruluğunu ve kullanıcı deneyimini önemli ölçüde iyileştirmeyi amaçlıyor. Şirket, yapay zeka alanındaki inovasyonlarına devam ederken, kullanıcıların günlük hayatını kolaylaştıracak çözümler sunmaya da odaklanmış durumda.

ABD Rusya’nın uzaya gizli silah yerleştirdiğini iddia ediyor!

ABD’li yetkililer, Rusya’nın geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği fırlatma operasyonunda yörüngeye muhtemelen gizli bir uzay silahı yerleştirdiğini iddia ediyor. Bu iddialar, Rusya’nın Kosmos 2576 adlı yeni askeri uydusunu fırlatmasının ardından ortaya atıldı. ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçi Yardımcısı Robert Wood, Rusya’nın bu uydunun alçak dünya yörüngesine yerleştirildiğini belirtti ve bunun diğer uydulara saldırabilecek bir anti-uzay silahı olabileceğini öne sürdü.

uzaya gizli silah iddası Rusya’nın Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergei Ryabkov, ABD’nin iddialarını “yalan” olarak nitelendirdi ve Kosmos 2576’nın sadece faydalı bilgi toplamak amacıyla kullanıldığını savundu. Ancak uzmanlar, bu uydunun ABD Ulusal Keşif Ofisi (NRO) casus uydularıyla aynı yörüngede bulunduğunu ve ABD’nin gizli keşif platformuna düzenli olarak yaklaşabileceğini belirtiyor.

ABD Genelkurmay Başkanı Hava Kuvvetleri Generali Charles Brown, uzayın artık eskisine göre daha zorlu bir alan haline geldiğini vurgulayarak, uzaya yönelik tehditlere karşı savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Brown, “Uzay alanı bugün birkaç yıl öncesine göre çok daha zorlu bir alan” ifadelerini kullanarak, uzayın artık bir savaş alanı olarak da kabul edildiğini belirtti. Bu açıklamalar, uzaydaki askeri rekabetin arttığına ve uluslararası arenada yeni bir güç mücadelesinin yaşandığına işaret ediyor.

uzaya gizli silah, artık sadece bilimsel ve keşif amaçlı değil, aynı zamanda askeri amaçlar için de önemli bir platform haline gelmiş durumda. Uzayda stratejik avantaj elde etme çabaları, uluslararası ilişkilerde yeni bir boyut oluşturuyor ve bu durum, uzayda askeri rekabetin giderek artmasına ve uluslararası güvenlik dinamiklerinin değişmesine yol açıyor. Bu nedenle, uzayın askeri bir alan olarak nasıl yönetileceği konusunda uluslararası toplumun önünde ciddi bir tartışma ve belirsizlik süreci bulunuyor.

Nvidia yükselişi ne kadar sürecek?

GPU devi Nvidia, 2025 mali çeyreği için bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 262 gibi şaşırtıcı bir artışla 26 milyar dolar gelir bildirdi. Veri merkezi geliri bu rakamın 22,6 milyar dolarını oluşturuyor; bu da yıllık bazda yüzde 427 gibi daha da aydınlatıcı bir artış anlamına geliyor.

Şirket, finansal analistlerin ve Nvidia’nın beklentilerini aşan bu rakamların esas olarak Nvidia Hopper GPU hesaplama platformuna olan güçlü talepten kaynaklandığını söyledi. Genel geliri de sırasıyla arttı; bir önceki çeyreğe göre yüzde 18 arttı, bu da aynı şekilde bir yıl öncesine göre etkileyici bir artış gösterdi.

Gelecek çeyreğe baktığımızda Nvidia, H200 GPU’ların “şu anda üretimde olduğunu ve ikinci çeyrekte sevkiyatların yolda olduğunu” belirtirken, yeni nesil Blackwell GPU mimarisini temel alan ürünlerin de ikinci çeyrekte sevkiyata başlayacağını ve üçüncü çeyrekte artışa geçeceğini söyledi.

Belki de bunlara olan talebe bağlı olarak şirket, 2025 mali çeyreği için gelirin tekrar artarak 28 milyar dolara (artı-eksi yüzde iki) çıkacağını tahmin etti. Doğruysa bu, önceki çeyrek ile bu çeyrek arasında görülen yüzde 23’lük artıştan daha düşük olurdu, ancak Nvidia’nın yine beklentileri aşması düşünülemez değil.

Peki GPU ustası ne kadar süre beklentileri aşmaya ve her çeyrekte yıldan yıla şaşırtıcı büyüme göstermeye devam edebilir? CEO Jensen Huang, en azından kamuoyuna yaptığı açıklamalarda kesinlikle endişelenecek bir neden görmüyor.

En son sonuçları duyurmak için bir konferans görüşmesinde analistlere, “Tüm veri merkezlerinde GPU’lara olan talep inanılmaz. Her gün yarışıyoruz” dedi.

Huang, “Müşteriler, sistemleri teslim etmemiz ve mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde ayağa kaldırmamız için bize çok fazla baskı uyguluyor. Ve tabii ki, kendi bölgesel modellerini eğitmek isteyen tüm egemen yapay zekalardan bahsetmedim bile.” dedi.

“Her neyse, bence talep gerçekten çok yüksek ve arzımızı aşıyor.”

Tabii ki Nvidia’nın kârının bir nedeni de bu; hızlandırıcıları altın tozu gibi ve talebi karşılamaya yetecek kadar arz sağlayamamak fiyatları yükseltir.

Ancak yüksek fiyatlar rekabeti de beraberinde getiriyor ve şirket artık, aynı zamanda Nvidia’nın en büyük müşterileri olan hiper ölçekleyiciler ve bulut şirketleri tarafından geliştirilen şirket içi hızlandırıcılarla artan bir rekabetle karşı karşıya.

Örneğin Google, bulutunu milyonlarca özel yapım Tensör İşleme Birimi (TPU) ile donatıyor. Bunlar şu anda büyük ölçüde Google’ın hizmetlerini güçlendirmek için kullanılıyor ve Nvidia GPU’lar bulut müşterilerine sunuluyor, ancak bu durum değişebilir.

IDC’nin EMEA Kıdemli Araştırma Direktörü Andrew Buss, “Nvidia’nın büyümesi güçlü, ancak çoğunlukla yalnızca 6 müşteriden geliyor.” dedi.

“Bir yıl önce hiçbir müşteri gelirinin yüzde 10’undan fazlasını oluşturmuyordu, şimdi öyle ve bu Nvidia için bir risk.”

Buss, şu anda “panik odaklı bir inşa” döneminde olduğumuz hissinin de bulunduğunu, hiper ölçekleyicilerin ve şirketlerin yapay zeka abartısında geride kalmamak için çaresiz kaldıklarını; bu durumun daha da artacağını ekledi.

TechMarketView Baş Analisti Simon Baxter’a göre Nvidia, yazılım yığınında da rekabetle karşı karşıya.

Ek olarak, Nvidia’nın başarısının devam etmesi, yapay zekaya yapılan tüm bu yatırımların ileride karşılığını vereceği algısına bağlı; ancak bu fikirle ilgili giderek artan şüpheler var.

Nvidia

Wall Street Journal’a göre yatırım şirketi Sequoia Capital, yapay zeka endüstrisinin geçen yıl gelişmiş yapay zeka modellerini eğitmek için Nvidia çiplerine 50 milyar dolar harcadığını, ancak bugüne kadar bunun yalnızca 3 milyar dolar gelir elde ettiğini tahmin ediyor.

Financial Times ayrıca yakın zamanda şunları kaydetti: “Üretken yapay zekanın belirsiz bir şekilde benimsenmesi, onu desteklemek için gereken teknoloji altyapısına akıtılan parayla tam bir tezat oluşturuyor.”

Microsoft’un OpenAI ile elde ettiği başarı, müşterilerin teknolojiyi test etmesiyle Azure bulut platformuna da yüzde altı puanlık bir büyüme kattı. Bu muhtemelen yılda yaklaşık 3 milyar dolar ekstra gelir anlamına gelse de; bu, Redmond’un toplam gelirinin yüzde birinden biraz fazla.

Gerçekçi olmak gerekirse, Nvidia’nın çok daha uzun süre yüzde 262’lik gelir artışı sağlaması pek mümkün görünmüyor. Yıllık bazda bu artışlar, üretken yapay zeka dalgasının etkili olmaya başlamasından önceki geçen yılla kıyaslanıyor.

Ancak Huang, yatırımcıların Nvidia’nın ivmesini en azından şimdilik yavaş görüp görmeyeceği konusundaki endişelerini ortadan kaldırmak için harekete geçti.

Huang, “Bu çeyrekte Hopper’a olan talebin arttığını görüyoruz.” dedi. 

Yeni Kia EV3, ChatGPT imzalı yapay zeka ile geliyor!

Otomobil üreticisi, Kia EV3’ün OpenAI tarafından geliştirilen metin üreten yapay zeka sohbet robotu ChatGPT’yi temel alan yeni bir sesli asistana sahip olacağını söyledi.

EV3 ve yapay zeka asistanı ilk olarak Temmuz 2024’te Kore’de, ardından yılın ikinci yarısında Avrupa’da piyasaya çıkacak. Kia, Avrupa lansmanının ardından aracın satışlarını diğer bölgelere de genişletmeyi planlıyor.

Ancak bu saf bir OpenAI meselesi değil. Kia’nın sesli asistanın geliştirilmesinde de emeği var.

Kia’nın müşteri deneyimi tasarımı başkanı Pablo Martinez, AI asistanının arkasındaki büyük dil modelinin (LLM) ChatGPT olmasına rağmen otomobil üreticisi tarafından “büyük ölçüde değiştirildiğini” ve özelleştirildiğini açıkladı. Martinez, tanıtımdan önce bir medya brifinginde, bu değişikliklerin müşterilerin yeni Kia asistanı aracılığıyla gezi planlamalarına, aracı kontrol etmelerine ve müzik veya oyun da dahil olmak üzere eğlence bulmalarına olanak sağlamak için yapıldığını söyledi. 

Araçlardaki sesli asistanlar yeni değil. Ancak sürücülerin deneyimi “işe yaramaz” ile “Arabama neden çığlık atıyorum?” arasında değişiyor. BMW, Kia, Mercedes-Benz ve Volkswagen gibi otomobil üreticileri, üretken yapay zekanın sesli asistanları çok daha yetenekli hale getireceğini; onlara sürücülerle ve yolcularla doğal, sohbete dayalı bir şekilde etkileşim kurma yeteneği kazandıracağını savundu.

Geçen yıl, OpenAI büyük bir popülerlik kazandıkça araçlarda üretken yapay zekanın uygulanmasına dair konuşmalar arttı. Mercedes-Benz, Haziran 2023’te MBUX bilgi-eğlence sistemine konuşma yapabilen yapay zeka botunu ekledi. Ocak ayında, BMW ve Volkswagen bu teknolojiyi Las Vegas’taki CES teknoloji fuarında sergiledi.

Kia Assistant ilk kez Nisan ayında, bu yaz pazara sunulacak yeni gazla çalışan kompakt sedan K4’te görücüye çıktı. Kia EV3, şirketin portföyünde yeni yapay zeka tabanlı asistanı alan ilk tamamen elektrikli araç. 

Google, fiber optik kablo kullanarak Afrika’yı Avustralya’ya bağlayacak!

Bu haber, büyük bulut hiperskalerlerinin iş dünyasındaki dolarlar için rekabet ettiği bir dönemde geliyor ve Google, AWS ve Microsoft’un Azure’unun gerisinde kalmış durumda.

Google’ın duyurusu, arızalı deniz altı kablolarına atfedilen Afrika genelinde yaygın kesintilerin ardından geldi. Hizmetlerini hem tüketicilere hem de işletmelere sunmak için esnek bağlantıya güvenen bir şirket için Google, kendisini çözüm olarak konumlandırmak için açıkça bundan yararlanmaya çalışıyor.

“Umoja” olarak adlandırılan yeni kablo hattı Kenya’da başlıyor ve aralarında Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Ruanda, Uganda, Zambiya ve Zimbabve’nin de bulunduğu çeşitli ülkelerden geçiyor; ardından, kara yolculuğunu Güney Afrika’da tamamlıyor.

Google, rotanın karasal bölümünün aslında tamamlandığını doğruladı ve bu bölüm için Liquid Intelligent Technologies adlı bir şirketle çalıştığını söyledi. Kabloyu Hint Okyanusu üzerinden Avustralya’nın Perth kentine yönlendirme çalışmaları şu anda devam ediyor ve tamamlanması için onaylanmış bir zaman çizelgesi yok.

Google Cloud’un küresel ağ altyapısından sorumlu Başkan Yardımcısı Brian Quigley Perşembe günü bir blog yazısında, “Umoja, Afrika ülkelerinin birbirleriyle ve dünyanın geri kalanıyla daha güvenilir bir şekilde bağlantı kurmasını sağlayacak.” dedi. 

“Mevcut bağlantı rotalarından farklı yeni bir rota oluşturmak, tarihsel olarak yüksek etkili kesintiler yaşayan bir bölge için dayanıklı bir ağın sürdürülmesi açısından kritik önem taşıyor.”

fiber optik

Dünyanın denizlerine, okyanuslarına ve su yollarına uzanan yüzlerce kablo var; Big Tech (Amazon, Google, Meta ve Microsoft dahil) altyapıda giderek daha fazla pay sahibi olduğunu iddia ediyor. Bunun nedeni basit: Ne kadar çok kablo ve veri merkezi varsa, müşterilerine daha düşük gecikme süreli YouTube akışları veya bulut bilişim üzerine kurulu kuruluşlar için daha hızlı veri aktarımları gibi daha kaliteli hizmet sağlayabilirler.

Google’ın Umoja için planladığı rotaya şu anda en yakın deniz altı kablo rotası, SUB.CO’nun 2022’de işletmeye açılan ve Umman’ı Perth’e bağlayan Umman Avustralya Kablosu’dur. Google ayrıca Portekiz’i Nijerya ve Güney Afrika’ya bağlayan Equiano da dahil olmak üzere Afrika merkezli çeşitli kablolama projelerine de yatırım yaptı.

Bu yılın başlarında şirket, Güney Amerika’yı Asya-Pasifik’e bağlayan; Fransız Polinezyası üzerinden Şili’den Avustralya’ya uzanan ilk deniz altı kablolarından birini inşa etme planlarını da duyurdu.

Google, Umoja’nın tamamlanması için belirli bir zaman çerçevesi sunmasa da; bir sözcü, tipik bir denizaltı kablosu yapısının planlamadan operasyonel hale gelmesine kadar yaklaşık üç yıl sürdüğünü söyledi.

Dolayısıyla belki de bu kablonun 2026 civarında prime time’a hazır olmasını bekleyebiliriz.

Truecaller, kullanıcılar için AI destekli sesler oluşturacak!

Arayan Kimliği şirketi Truecaller, kullanıcıların aramaları yanıtlamak için seslerinin yapay zeka versiyonunu oluşturmasına olanak tanıyacak.

Truecaller, bazı kişilerin telefonlarının varsayılan sistemi yerine tercih ettiği spam çağrılarını tespit eden ve engelleyen bir uygulama. Artık hizmet, AI Asistanına erişimi olan kullanıcıların seslerini kaydetmesine de olanak tanıyacak. Şirket, kullanıcının sesinin yapay zeka versiyonunu oluşturmak için kaydedilen klipten öğrenecek olan Microsoft’un Azure Yapay Zeka Konuşması ile ortaklık kurdu.  

Truecaller Ürün Direktörü ve Genel Müdürü Raphael Mimoun, blog yazısında şunları söylüyor: “Bu çığır açan yetenek, yalnızca kullanıcılara bir aşinalık ve rahatlık dokunuşu katmakla kalmıyor, aynı zamanda yapay zekanın dijital asistanlarımızla etkileşim şeklimizi dönüştürmedeki gücünü de gösteriyor.” 

Truecaller’ın Yapay Zeka Asistanı, gelen aramaları görüntüler ve kullanıcılara neden aradıklarını bilmelerini sağlar. Müşteriler aramanın nedenini görebilir ve telefonu açarak ya da asistanın onlara cevap vermesini sağlayarak nasıl yanıt vereceklerini seçebilirler. Yalnızca belirli ülkelerde kullanılabilen Asistan, ilk olarak 2022’de Truecaller uygulamasında tanıtıldı.

Kullanıcılar her zaman kendilerini temsil edecek önceden belirlenmiş sayıda ses arasından seçim yapabiliyor ve şirket, kullanıcıların kendi seslerini kaydetmelerine izin vermenin hizmeti daha da kişiselleştirmek için bir adım olduğunu söylüyor. 

Build konferansı sırasında sergilenen Azure AI Konuşması, insanların sesleri kaydetmesine ve çoğaltmasına olanak tanıyan kişisel bir ses özelliği ekledi. Ancak Microsoft, bir blog yazısında kişisel sesin sınırlı olarak ve yalnızca sesli asistanlar gibi belirli kullanım durumları için mevcut olduğunu söylüyor. 

Microsoft, Azure AI Speech’in kişisel sesi tarafından oluşturulan seslere otomatik olarak filigran eklediğini söylüyor. Ayrıca, kullanıcıların kaydedilen kişilerin tam onayını almasını gerektiren ve kimliğe bürünmeyi yasaklayan bir davranış kuralları yayınladı.

Kişisel sesin, kendi sesli posta mesajınıza karşı ne kadar iyi performans göstereceğini zaman gösterecek.

Elektrikli araçların batarya hurdaları kayıpsız dönüştürülecek!

Şirketler, General Motors’un iki üretim tesisindeki hurdaları geri dönüştürmek için EV bataryası ve geri dönüşüm şirketi Redwood Materials ile birlikte çalıştığını duyurdu.

Tesla’nın kurucu ortağı ve eski baş teknoloji sorumlusu JB Straubel tarafından kurulan Redwood, GM’nin Warren, Ohio ve Spring Hill, Tennessee tesislerinden çıkan hurdanın tamamını işleyecek.

Özellikle, anlaşma Redwood ile LG Energy Solutio’ın ortağı olduğu batarya üretim girişimi olan Ultium Cells LLC arasında. LG Energy Solution, Audi, Mercedes-Benz ve GM için önemli bir lityum-iyon batarya tedarikçisi.

Redwood, bu anlaşmayla artık ABD’deki büyük EV pil üretim operasyonlarının “çoğu” ile geri dönüşüm ortaklıkları kurduğunu söylüyor.

Redwood’un işleyeceği hurda, lityum iyon pillerin ana bileşenleri olan katot ve anot malzemesini içerecek. Şirket, malzemeleri alıp bunları “yüksek kaliteli” pil malzemelerine dönüştürecek ve bu malzemeler daha sonra yeni EV pilleri yapmak üzere birçok ortağına geri satılacak.

Ultium Cells LLC halihazırda Redwood’un Nevada’daki ana tesisine geri dönüşüm ve işleme için malzeme gönderiyor. Ortak girişimin iki tesisinde yıllık 80 GWh pil hücresi üretmesi bekleniyor. Michigan’da bulunan üçüncü bir tesis şu anda yapım aşamasında.

Bluedot

Redwood’a göre en verimli pil hücresi üreticileri bile hâlâ ortalama yüzde 5-10 oranında hurda üretiyor. Bu, günlük kamyon dolusu malzemeye denk geliyor ve sonuçta yılda 10.000 tonun üzerinde bir miktara ulaşıyor; bunların tümü Redwood’un geri dönüşümcüleri tarafından geri dönüştürülebiliyor.

Redwood Materials, 2017 yılında Straubel tarafından kuruldu. Şirket, GM’nin pil üretim sürecindeki hurdaları ayırmanın yanı sıra Tesla, Ford, Toyota, Nissan, Specialized, Amazon, Lyft, Rad Power Bikes ve diğerlerinden EV pillerini de geri dönüştürüyor. Şirket ayrıca Güney Carolina’daki bir tesiste anot ve katot üretiyor.

Nissan Leaf ve Tesla Model S gibi birinci dalga elektrikli araçların pillerinin çoğu artık kullanım ömrünün sonuna yaklaşıyor ve geri dönüştürülmesi gerekiyor. Redwood, çeşitli ortaklarından pilleri aldıktan sonra nikel, kobalt ve bakır gibi ilgili elementleri ayıklayıp rafine ettiği bir kimyasal geri dönüşüm sürecine başlıyor.  

Redwood’a göre bu rafine malzemenin belirli bir yüzdesi daha sonra pil üretim sürecine yeniden entegre edilebiliyor; bu oran temel pil metallerinin ortalama yüzde 95’i.

Microsoft Copilot+ PC’lerde gizlilik sorunu!

İngiltere’nin veri gözlemcisi Bilgi Komiserliği Ofisi (ICO), Microsoft Copilot+ PC’ler tarafından uygulanan ve kullanıcının dizüstü bilgisayarının birkaç saniyede bir ekran görüntülerini yakalayan Geri Çağırma adı verilen özelliği mercek altına aldı.

Bu özellik, “Cihazınızda görüntülediğiniz içeriği bulmak için CopilotPC’lerde Geri Çağırma’yı kullanabilirsiniz. Geri Çağırma şu anda önizleme durumundadır; Bu aşamada müşteri geri bildirimlerini toplayacağız, kurumsal müşterilerin Geri Çağırma verilerini yönetmesi için daha fazla kontrol geliştireceğiz ve kullanıcıların genel deneyimini iyileştireceğiz” şeklinde duyurulmuştu.

Microsoft, Geri Çağırma özelliğinin şifrelenmiş anlık görüntüleri kullanıcının bilgisayarında yerel olarak depolayacağını ve bu özelliğin yalnızca yakında çıkacak Copilot+ PC’lerde uygulanacağını açıkladı. Microsoft’un anlık görüntülere erişimi olmayacağı belirtiliyor.

Potansiyel bir gizlilik kabusu

Gizlilik savunucuları bu özelliğin potansiyel suiistimallerinden korkuyor ve bunu potansiyel bir “gizlilik kabusu” olarak nitelendiriyor. Bilişim devi, kullanıcılar için riskleri küçümsemeye çalışarak, özelliğin tasarım gereği gizlilik ve güvenlik ile geliştirildiğini ve “isteğe bağlı bir deneyim” olduğunu belirtiyor ve Microsoft Edge’deki InPrivate web tarama oturumları gibi belirli içerik türlerinin anlık görüntülerini almadığını söylüyor.

Kullanıcılar Recall’ın hangi anlık görüntüleri toplayacağını yönetebilir, belirli uygulamaları veya web sitelerini hariç tutabilir. Ayrıca anlık görüntü toplamayı duraklatabilir, depolanan anlık görüntülerin bir kısmını veya tamamını temizleyebilir ya da tüm anlık görüntüleri cihazlarından silebilirler.

Peki bu verilere erişmek mümkün mü? Erişmenin tek yolu kullanıcının cihazına fiziksel erişim sağlamak, kilidini açmak ve oturum açmak.

Araştırma başlatıldı

Bir ICO sözcüsü BBC’ye yaptığı açıklamada, “Kullanıcı gizliliğini korumak için alınan önlemleri anlamak için Microsoft ile görüşmeler yapıyoruz” dedi. “Anlık görüntüler kullanıcıların şifrelerini ele geçirerek gizlilik ve güvenlikleri üzerinde ciddi bir etki yaratabilir.”

Mozilla’da gizlilik ekibini yöneten Jen Caltrider, “Kolluk kuvvetlerinin mahkeme kararları ve hatta Microsoft’un tüm bu içeriği yerel tutma ve hedefli reklamcılık veya yapay zekalarını eğitmek için kullanma ihtimali, rahatsız edici” diyor.

Yenilenmiş teknoloji ürünlerinde talep artıyor!

0

Teknolojinin hızla gelişmesi ve hayatımıza daha fazla entegre olmasıyla birlikte, yenilenmiş ikinci el teknolojik ürünlerin satışlarında da büyük bir artış yaşanıyor. 2024 yılının ilk çeyreğine ait verilere göre tüketiciler, yenilenmiş ikinci el ürünler arasında en çok telefon, akıllı saat, tablet ve kablosuz kulaklık tercih ediyor.

GoPlus & Arena Genel Müdür Yardımcısı Tolga İldaşer, bu durumu tüketicilerin daha uygun fiyatlı ürünlere yönelme isteğiyle açıklıyor. İldaşer, “Sıfır ürünlerin fiyatı giderek artmaya devam ediyor, bu da tüketicilerin yenilenmiş ikinci el ürüne yönelmesine neden oluyor” dedi.

Enflasyon, yüksek kur ve artan hammadde maliyetleri gibi etkenler, teknolojik ürünlerin fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Bu durum, tüketicileri daha uygun fiyatlı alternatifler aramaya yönlendiriyor ve 2024’ün ilk çeyreğinde yenilenmiş ikinci el ürün satışlarının artmasını sağlıyor. İldaşer, yılın geri kalanında da bu trendin devam etmesini ve satışların daha da artmasını beklediklerini ifade etti.

Yenilenmiş ikinci el ürünlerin hem tasarruf hem de sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken İldaşer, “Son 6-7 yıldır ne yazık ki teknolojik ürünlerin fiyatlarında büyük bir artış var. Bu nedenle tüketiciler sıfır ürün almakta zorlanıyor. Alabilse dahi bu fiyatları ödemek istemiyor ve yenilenmiş ikinci el ürünlere yöneliyor.

Bu sayede hem tasarruf ediyor hem de sürdürülebilir bir tüketime destek olarak çevre dostu bir kullanım sağlıyor. Özellikle gençler, bu trendin öncüleri arasında yer alıyor. Yıl sonuna kadar bu pazarın daha da büyüyeceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Galaxy Z Fold 6 Ultra’dan kötü haber

Samsung‘un merakla beklenen Galaxy Z Fold 6 Ultra modeli, dünya çapında satışa çıkmayabilir. Sızıntılara göre, bu model yalnızca belirli bir ülkede satışa sunulacak. Galaxy Z Fold serisinin yeni üyesinin, özellikle Güney Kore pazarına özel olabileceği belirtiliyor.

Samsung, 10 Temmuz‘da gerçekleştireceği bu yılın ikinci Galaxy Unpacked etkinliğinde birçok yeni ürün duyurmayı planlıyor. Etkinlikte tanıtılması beklenen ürünler arasında Galaxy Ring, Galaxy Watch 7 serisi ve Galaxy Z Flip 6, Fold 6 ve Fold 6 Ultra modelleri bulunuyor. Ancak, Galaxy Z Fold 6 Ultra‘nın küresel pazarda yer almayacağı ve yalnızca Güney Kore’de satışa sunulacağı iddia ediliyor.

Tanınmış sızıntı kaynağı Evan Blass, kısa süre önce yaptığı bir X (eski adıyla Twitter) gönderisinde Samsung‘un yakın gelecekte duyurmayı planladığı cihazlar hakkında bilgi verdi. Blass, bu cihazların arasında Galaxy Book 4 Edge, Galaxy Book 4 Edge Pro, Galaxy Buds 3, Galaxy Buds 3 Pro, Galaxy Ring, Galaxy Watch FE, Galaxy Watch 7 ve Galaxy Watch 7 Ultra modellerinin bulunduğunu belirtti. Ancak bu cihazların hepsinin bir sonraki Unpacked etkinliğinde tanıtılıp tanıtılmayacağı kesin değil.

Galaxy Z Fold 6 ultra

Blass’ın aktardığı bilgilere göre, Galaxy Z Fold 6 Ultra‘nın SF-F958N model numarası ile Güney Kore pazarına özel olacağı doğrulanmış durumda. Bu durum, telefonun yalnızca Kore’de satılacağına dair spekülasyonları güçlendiriyor.

Galaxy Z Fold 6 Ultra‘nın teknik özellikleri hakkında henüz kesin bilgi bulunmuyor. Ancak, yakın tarihteki sızıntılar cihazın 200 MP f/1.7 ana kamera, 12 MP f/2.2 ultra geniş kamera, 50 MP f/3.4 5x periskop telefoto kamera sensörü, 6.2 inç kapak ekranı ve IP52 sertifikası gibi özelliklere sahip olabileceğini işaret ediyor.

Samsung‘un yeni cihazlarının tam olarak hangi özelliklere sahip olacağı ve hangi pazarlarda satışa sunulacağı, 10 Temmuz‘daki Galaxy Unpacked etkinliğinde netleşecek. Ancak şu an için Galaxy Z Fold 6 Ultra‘nın Güney Kore’ye özel olacağı ihtimali, teknoloji meraklıları arasında hayal kırıklığı yaratmış durumda.

Apple müzik iOS 18 ile yenileniyor

Apple, iOS 18 ve macOS 15 güncellemeleriyle birlikte Apple Music uygulamasına yeni özellikler ekleyecek. WWDC 2024 etkinliğinde tanıtılacak olan iOS 18 sürümüyle Apple Music’in yenileneceği duyuruldu. İşte Apple Music’e gelecek bazı yenilikler:

Apple Music, halihazırda çapraz geçiş (crossfade) özelliği sunuyor. Ancak, iOS 18 ile birlikte bu özellik “Akıllı Şarkı Geçişi” adı altında daha gelişmiş bir sürümle karşımıza çıkacak. Standart şarkı geçişinde, çalan şarkının ses seviyesi sona yaklaşırken kademeli olarak azalıyor ve aynı anda yeni şarkının ses seviyesi yavaşça artıyor. Böylece iki şarkı arasında yumuşak bir geçiş sağlanıyor.

Yeni akıllı şarkı geçişleri, kullanıcıların crossfade efektinin süresini ayarlamasına olanak tanıyarak bu özelliği daha da ileriye taşıyor. Kullanıcılar, şarkı geçişlerini tercihlerine göre 1 ila 12 saniye arasında ayarlayabilecekler.

Apple Music uygulamasına eklenecek bir diğer yenilik ise Passthrough adı verilen özellik olacak. Bu özellik yalnızca desteklenen donanımlarda kullanılabilecek ve Dolby Atmos ile Uzamsal Ses ile ilişkili olacak gibi görünüyor. Passthrough hakkında detaylı bilgiler henüz açıklanmış değil.

Apple’ın ayrıca “Uzamsal Oyun” özelliği üzerinde çalıştığı da söyleniyor. Ancak, bu özelliğin ne olacağına dair henüz net bir bilgi bulunmuyor.

iOS 18, 10 Haziran Pazartesi günü başlayacak geliştiriciler konferansı WWDC 2024 etkinliğinde tanıtılacak. Bu güncelleme ile Apple Music’in kullanıcılarına daha zengin ve özelleştirilebilir bir müzik deneyimi sunması bekleniyor.

Dünya artık verinin etrafında dönüyor!

Dünya genelinde bankacılıktan perakendeye, e-ticaretten finansa kadar birçok farklı sektörde varlığını sürdüren, Türkiye’de de 27 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren inovatif analitik lideri SAS, veri, yapay zeka alanlarında değer üretmeye devam ediyor. Şirket, her yıl düzenlediği, Avrupa, Asya Pasifik ve Latin Amerika bölgelerini kapsayan, küresel anlamda en kapsamlı veri ve yapay zeka deneyimi etkinliği olan SAS Innovate on Tour etkinliğini Türkiye’de bu yıl ilk kez gerçekleştirdi. Dünyanın önde gelen veri ve yapay zeka çözümleri sağlayıcısı olarak, sektördeki en son gelişmeleri paylaşmayı sürdüren SAS, yenilikçi yazılım hizmetleriyle veriyi zekaya dönüştürmekte destek ve ilham vermeye devam ediyor.

QNB Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı, Temel Güzeloğlu’nun katılımı ile açılışı yapılan, SAS Innovate on Tour, İstanbul’da Çırağan Palace Kempinski’de gerçekleşti. Etkinlikte, veri ve yapay zeka alanındaki uzmanlar bir araya gelerek sektördeki son trendleri ve gelecek vizyonunu ele aldılar. Ayrıca etkinlikte “Geleceğe Yön Vermek: İnovasyon için Veri ve Yapay Zekanın Kritik Rolü” başlıklı panel, Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Başkanı Zehra Öney’in moderatörlüğünde DEWA Baş İnovasyon Sorumlusu Dr. Ali Rashed Bin Ghaith AlSuwaidi, Neova Sigorta, Yönetim Kurulu Üyesi & CEO’su Neslihan Neciboğlu, Hepsiburada Müşteri Deneyimi ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Grup Başkanı Esra Beyzadeoğlu ve SAS  Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Bölgesi Müşteri Danışmanlığı Direktörü Celal Kavuklu’nun katılımıyla gerçekleşti. Panelde konuşmacılar veri yönetişimi, analizi ve yapay zeka ile işlenmesinin şirketlerin ürün geliştirme, pazarlama ve operasyonlarında nasıl bir etki yarattığıyla ilgili analizlerini ve know-howlarını paylaştılar. Ayrıca, farklı ülkelerden katılan ve SAS çözümleriyle hedefledikleri başarıya ulaşan şirket temsilcileri de projelerine ilişkin paylaşımda bulundular.

Dünya verinin etrafında dönüyor

SAS Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Rasim Eğri, etkinliğe ilişkin olarak şunları kaydetti: “SAS Türkiye ekibi olarak, ülkemizde ilk kez düzenlenen SAS Innovate on Tour’un heyecan verici bir parçası olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. SAS Innovate on Tour, veri ve yapay zeka alanındaki en son gelişmeleri takip etme ve iş birliklerinin kurulmasına olana tanıyan bir etkinlik olarak SAS’ın sektördeki gücünü ve liderliğinin bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu yıl Türkiye, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinin temsil edildiği, sektör profesyonellerinin bir araya gelip bilgi ve deneyimlerini paylaşma şansı yakaladığı bu etkinliğe ev sahipliği yaparak sektörün sürdürülebilir bir şekilde büyümesi ve desteklenmesi için önemli bir platform sağladık. Artık dünyamız verinin etrafında dönüyor dersek abartmamış oluruz. Zira, veri çağında yapay zekanın da oyuna daha fazla dahil olmasıyla insanların, şirketlerin, ülkelerin geleceğini, anlamlandırılan veriler belirliyor. SAS’ın veri odaklı dünyada verinin gücünü ve etkisini iş dünyasına aktarma konusundaki kararlılığı, sektör ekosistemini güçlendirme hedefimize yönelik önemli bir taahhüdü yansıtıyor. Bu etkinlik, iş birlikleri ve bilgi paylaşımıyla sektörümüzün ilerlemesine katkı sağlayacak önemli bir adımı temsil ediyor”. 

SAS Fraud Management çözümümüz ile Azericard müşterileri için daha güvenilir koşullar sağlayacak ve Azerbaycan finansal ekosistemine katkıda bulunacak.
SAS Fraud Management çözümü ile Azericard müşterileri için daha güvenilir koşullar sağlayacak ve Azerbaycan finansal ekosistemine katkıda bulunacak

Rasim Eğri aynı zamanda etkinlikte duyurusu yapılan stratejik iş birliklerinden bahsetti. “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilk işlem merkezi Azericard ile olan iş birliğimiz çerçevesinde SAS Fraud Management çözümümüz ile Azericard müşterileri için daha güvenilir koşullar sağlayacak ve Azerbaycan finansal ekosistemine katkıda bulunacak. Neova Sigorta ile birlikte veriden değer üretme noktasında birlikte çıktığımız yolculukta Neova Sigorta tüm model süreçlerini SAS Viya ile tek bir platforma yönetecek. Aynı zamanda, Neova Sigorta, SAS Dinamik Aktüeryal Modellemeyi (SAS DAM) Türkiye’de uygulayan ilk şirket olacak.”

SAS Viya: GenAI Orkestrasyonu ve İnovasyon Yolunda Adımlar

Etkinlikte ayrıca yenilenen ve müşterilerin verimliliğini artırmak için üretken yapay zekayı kullanan SAS Viya’yla ilgili gelişmeler de paylaşıldı. Bunlardan biri Viya Copilot. Viya Copilot, geliştiriciler, veri bilimcileri ve uzmanlar için üretkenliği artırmak amacıyla tasarlanmış bir kişisel asistan olarak dikkat çekiyor. Bu yenilikçi araç, analitik, iş ve sektör görevlerini hızlandırmak için çeşitli fonksiyonlar sunuyor. Viya Copilot’un sunduğu özellikler arasında kod oluşturma, veri temizleme, veri keşfi, pazarlama planlaması, yolculuk tasarımı ve bilgi boşluğu analizi gibi işlevler bulunuyor. Diğer bir yenilik ve sentetik veri üreticisi olan SAS Data Maker ise sektöre özel GenAI asistanları sunmaya devam ediyor. Bu yeniliklerle birlikte SAS, müşterilere daha geniş bir GenAI çözüm yelpazesi sunarak yenilikçiliği destekliyor. SAS Data Maker hassas verileri riske atmadan kritik sorunların üstesinden gelinmesine yardımcı oluyor.

Türkiye’nin önemli markaları veri ile büyük işler başardı

Veri ve yapay zeka odağında önemli başarı hikayelerinin masaya yatırıldığı etkinlikte Türkiye’den dikkat çeken projelere de yer verildi.

Pegasus Hava Yolları Uzman İş Analisti Erkan Can Gürsoy yaptığı konuşmada; “Pegasus Hava Yolları olarak, müşteri memnuniyetini artırmak ve her bir yolcumuza özel bir deneyim sunmak için çalışıyoruz. SAS ile yaptığımız iş birliği, bu hedefe daha odaklı bir şekilde ilerlememizi sağlıyor. SAS Customer Intelligence 360 platformunu kullanarak, müşteri deneyimini kişiselleştiriyor ve her misafire özel teklifler sunuyoruz. Misafirlerimizin tercihlerini, beklentilerini ve seyahat nedenlerini derinlemesine analiz ederek, onlara yaşam boyu değeri artıran teklifler sunuyoruz. Bu süreçte, hiper kişiselleştirilmiş tekliflerin oluşturulması, mevcut sistemlere entegrasyon ve etkili iletişim kanallarıyla doğru kişilere ulaşma stratejilerini benimsiyoruz. Her bir yolcumuzun seyahat deneyimini unutulmaz kılmak için kararlı bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Etkinlik gündemi kapsamında görüşlerini ayrıca paylaşan İGA İstanbul Havalimanı Ticari İşler Genel Müdür Yardımcısı Server Aydın, İGA İstanbul Havalimanı’nın SAS Customer Intelligence 360 ve Partner Republic iş birliğiyle veri odaklı bir strateji benimseyerek müşteri deneyimini optimize etmeyi hedeflediklerini belirterek, “İGA İstanbul Havalimanı, 2023 yılında 101 farklı hava yolu tarafından kullanılarak 76 milyon yolcuya hizmet verdi. Bugün itibarıyla dünya genelinde 315 destinasyona uçuşlar gerçekleştiriyoruz. Bu başarılarla birlikte, kişiselleştirilmiş teklifler ve mobil uygulama üzerinden sağlanan kolaylıklarla müşteri memnuniyetini artırmayı ve seyahat deneyimini geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşımın sonucunda, İGA İstanbul Havalimanı sektörde öncü bir konum elde etmektedir. İGA İstanbul Havalimanı, SAS ve Partner Republic iş birliğiyle iletişim kanallarını modernleştirerek kişiselleştirilmiş ve zamanında iletişimi sağlıyor. SAS’ın otomasyonu verimliliği artırırken, basitleştirilmiş raporlama müşteri anlayışını derinleştiriyor. Ayrıca, SAS, mobil uygulama tekliflerini sorunsuz bir şekilde entegre ederek yolcu ihtiyaçlarını detaylı bir şekilde ele alıyor. Bu proaktif ve reaktif yaklaşımların bir araya gelmesiyle İGA İstanbul Havalimanı, yolcularına daha iyi hizmet sunmak için çalışmaktadır.” diyor.

JD Group Bilgi İşlem Müdürü Dietz Meiring şunları söyledi “SAS Innovate On Tour İstanbul, önemli ilişkiler ve güçlü ortaklıklar kurmak için çok değerli bir etkinlikti. Etkinlik, SAS’ın müşterilerinin en önemli sorunlarını çözerken, öncü veri ve yapay zeka yeteneklerine yönelik vizyonunu ve bunları hayata geçirme becerisini ortaya koydu.”

Nvidia duyurdu: her yıl yeni yapay zeka çipi!

Nvidia, son kazanç çağrısında rekor düzeyde gelir ve kâr elde ettiğini duyurdu. Firmanın CEO’su Jensen Huang, şirketin artık her yıl yeni yapay zeka çipleri çıkaracağını açıkladı. Nvidia, mali yılın ilk çeyreğinde 26,4 milyar dolar gelir ve 14,88 milyar dolar kâr elde ederek büyük bir başarıya imza attı. Bu dönemde şirketin gelirleri yıldan yıla yüzde 262, net gelirleri ise yüzde 690 arttı. Gelirlerinin büyük bir kısmı veri merkezlerinden, yani yapay zeka donanımlarından elde edildi.

CEO Jensen Huang, yaptığı açıklamada “Blackwell’den sonra başka bir çipin geleceğini duyurabilirim. Bir yıllık bir ritmimiz var” dedi. Bu açıklama, Nvidia’nın stratejisinde önemli bir değişikliğe işaret ediyor. Nvidia, bugüne kadar yaklaşık her iki yılda bir yeni bir mimari tasarlıyordu: 2020’de Ampere, 2022’de Hopper ve 2024’te Blackwell. Yeni plan doğrultusunda, artık her yıl yeni bir mimari piyasaya sürülecek.

Nvidia’nın bu mimarileri, hem veri merkezi ürünlerinde hem de oyun ve içerik oluşturuculara sağladığı GPU’larda kullanılacak. Örneğin, Hopper tabanlı H100 ve Ada Lovelace tabanlı RTX 4090 gibi. Bu yılın sonunda ise Blackwell tabanlı B200 ve RTX 5000 serisi piyasaya sürülecek. Daha önceki söylentilere göre, Nvidia’nın bir sonraki mimarisi Rubin, 2025’te R100 yapay zeka GPU’suyla gelecek. Huang’ın açıklamaları, bu iddiaları doğrular nitelikte.

Huang, yalnızca yapay zeka donanımlarında değil, Nvidia’nın ürettiği diğer tüm çiplerde de bir yıllık güncelleme döngüsüne geçileceğini belirtti. Bu hızlandırılmış tempo, firmanın teknoloji dünyasında daha rekabetçi ve yenilikçi kalmasını sağlayacak.

Gelecekteki talep ve geçiş süreci

Nvidia, H200 ve Blackwell donanımlarının müşterilerin mevcut sistemleriyle uyumlu olduğunu söylüyor. Bu, H100’den H200’e ve B100’e kolayca geçiş yapılabileceği anlamına geliyor. Ancak, Blackwell’e geçiş sırasında talebin bir süre daha arzı geçmesi bekleniyor. Önümüzdeki yıl, AI GPU’larına olan talebin normalleşmesi öngörülse de, kısa vadede yüksek talebin devam etmesi bekleniyor.

Nvidia’nın bu stratejik hamlesi, şirketin yapay zeka pazarındaki liderliğini pekiştirecek ve teknoloji dünyasında önemli bir etki yaratacak gibi görünüyor.

Google’ın yeni AI Overviews özelliği tartışma yarattı

Google, geçtiğimiz hafta düzenlediği etkinlikte, arama sonuçlarının yapay zeka tarafından oluşturulan özetlerini sunan yeni arama özelliği AI Overviews’i duyurdu. Search Generative Experience (SGE) olarak da bilinen bu özellik, ABD’deki kullanıcılara sunulmaya başlandı ve yakında tüm dünyaya yayılması planlanıyor. Ancak bu yeni özellik, bazı hatalı sonuçlar vermesi nedeniyle tartışma yarattı.

AI Overviews’in bir kullanıcının “peynirin pizzaya yapışmaması” araması üzerine “pizzaya yapıştırıcı sürmeyi” tavsiye etmesi büyük tepki topladı. Elbette pizzada yapıştırıcı kullanmak sağlıksız ve tehlikelidir, ancak AI Overviews’in bu tür hatalar yapması endişe verici. Bu durum, Google’ın arama motorunda milyarlarca insanın doğru bilgiye ulaşma beklentisine ters düşen yanlış bilgiler sunmasıyla ilgili kaygıları artırıyor.

Google'ın yeni AI Overviews

Google’ın yapay zeka modelleri, internetteki geniş veri yığınlarından beslenerek eğitiliyor. Bu bağlamda, AI Overviews’in yanıtlarının Reddit gibi platformlardan alınmış olması şaşırtıcı değil. Google’ın Reddit’i özgün ve doğru bilgi kaynağı olarak öne çıkarması göz önüne alındığında, yapay zekanın buradan alınan verilerle yanlış sonuçlar üretmesi ironik bir durum oluşturuyor.

Yapay zekaların bu tür hatalardan arındırılması imkansız değil, ancak zaman alacak bir süreç. Google, AI Overviews’i bu yılın başlarında ABD ve Birleşik Krallık’ta test etmeye başladı ve 2024’ün sonuna kadar daha geniş bir alanda kullanıma sunmayı planlıyor.

Diğer hatalı örnekler

AI Overviews’in hataları yalnızca pizza sorusuyla sınırlı değil. Örneğin, “NHL’de daha önce hiç köpek oynadı mı” sorusuna da yanlış bir şekilde “evet” cevabını veriyor. Google’a göre bu tür örnekler nadir gerçekleşse de, genel olarak AI Overviews’in yüksek kaliteli bilgi sağladığı belirtiliyor.

Google'ın yeni AI Overviews

Bu tür hatalar, yapay zekanın geliştirilmesi ve kullanıcı güvenliği açısından önemli bir ders niteliğinde. Google’ın AI Overviews özelliğinin gelişim sürecinde bu tür sorunların çözülmesi, kullanıcıların doğru bilgiye ulaşma konusunda daha fazla güven duymalarını sağlayacaktır.

SmartMessage’in Yeni Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Taner Çamoğlu Oldu

0

Taner Çamoğlu’nun SmartMessage’daki yeni rolü, şirketin pazarlama teknolojileri alanındaki liderliğini daha da pekiştirmesi ve müşterilere en üst düzeyde değer sunmaya devam etmesi için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Dijital pazarlama teknolojileri alanında çözümler sunan SmartMessage, üst düzey bir atama gerçekleştirdi. Taner Çamoğlu’nun Chief Sales Officer (CSO) olarak atanmasıyla yönetim kadrosunu daha da güçlendiren SmartMessage, büyüme hedeflerinde emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyor.

Taner Çamoğlu, kariyerine bankacılık sektöründe hazine bölümünde başlayarak, finansal alanda derin bir uzmanlık kazandı. Daha sonra, GSM sektörüne adım atan Çamoğlu, Avea’da (Türk Telekom) satış ve kurumsal pazarlama departmanında önemli roller üstlendi. Bu deneyimlerin yanı sıra, bazı uluslararası şirketlerde SaaS ve telekomünikasyon alanları özelinde üst düzey liderlik pozisyonlarında bulunarak geniş bir perspektif edindi.

SmartMessage’ın yeni CSO’su olarak göreve başlayan Çamoğlu, SaaS alanında satış verimliliğini artırmak ve müşteri deneyimini geliştirmek üzerine yoğunlaşacak. Çamoğlu’nun liderliğinde hayata geçirilecek projelerin ana hedefi SmartMessage’ın küresel genişlemesini hızlandırmak ve bulut tabanlı çözümlerini hedef sektörlerle bir araya getirmek olacak. Ayrıca, müşteri geri bildirimlerini dikkate alarak, kullanıcı deneyimini sürekli iyileştirmek ve müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak da Çamoğlu’nun ana hedefleri arasında yer alıyor.

SmartMessage Hakkında

SmartMessage, yazılım teknolojileri dünyasında özellikle pazarlama alanındaki uzmanlığıyla tüm dünyada 2000’i aşkın kuruma hizmet sunan global bir markadır. Kurumların kitleleriyle daha uzun soluklu ve verimli ilişkiler kurmalarını sağlamak üzere tüm kanallardaki dijital pazarlama aktivitelerini uyumlu ve yüksek performanslı bir şekilde çalıştıran omni-channel (çok kanallı) bir platform sunan şirket; pazarlama, dijital izin yönetimi, pazarlama otomasyonu ve bot tabanlı pazarlama gibi yetenekleri müşterileriyle buluşturur. SmartMessage bu kapsamda müşterilerinin hedef kitlelerine e-posta, SMS, MMS, WhatsApp, push bildirimleri, chatbot, beacon ve lokasyon bazlı servisler gibi kanallardan etkin bir şekilde ulaşmasını ve verimli pazarlama kampanyaları gerçekleştirmesini mümkün kılar. Dünya çapında ofisleri ve 100’ü aşkın çalışanıyla faaliyetlerini sürdüren SmartMessage, en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinin yer aldığı Deloitte Technology Fast Türkiye ile Avrupa-Ortadoğu-Afrika listelerine girmiştir. Avrupa’nın prestijli ödüllerinden European Business Awards’u ise 2 kez kazanan SmartMessage, 2019 yılında Ak Portföy, Endeavor Catalyst ve 212’den oluşan bir konsorsiyum tarafından yatırıma değer görülmüştür. SmartMessage, 2019’da Bilişim 500 tarafından “Yılın İş Uygulamaları Kategori Birinciliği” ile ödüllendirilmiştir. 2021’de  Finnovex Europe ödüllerinde “Müşteri Deneyimlerini Geliştirmede Mükemmellik” ödülünü kazanmıştır.  Şirket 2022 yılında ise Bilgisayar Yazılımı alanında Yılın Firmaları kategorisinde Bronze Stevie ödülünün de sahibi oldu.  Ayrıntılı bilgi için: https://www.smartmessage.com/tr/home/

Twitter’da (X) dev değişiklik beğeniler gizleniyor!

Elon Musk, sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter) üzerinde yaptığı yeniliklere bir yenisini daha ekledi. Artık kullanıcı profillerinde herkese açık beğeniler gösterilmeyecek. Bu değişiklik, kullanıcıların daha rahat ve özgür bir şekilde içerik beğenmelerini amaçlıyor.

Elon Musk, Twitter beğeniler için platformunda yapılan bu değişikliğin temel nedenini, herkese açık beğenilerin yanlış davranışları teşvik etmesi olarak açıkladı. Pek çok kullanıcının, trollerin misilleme yapmasından veya kamuoyundaki imajlarını koruma çabasıyla provokatif içerikleri beğenmekten çekindiği belirtildi. Yeni düzenleme ile kullanıcılar, beğenilerinin kimler tarafından görüleceği konusunda endişelenmeden paylaşımları beğenebilecekler.

Bu değişiklikle birlikte, kullanıcıların beğenilerini sadece kendileri görebilecek. Beğenilerin gizlenmesi, platformun “Sizin İçin” algoritmasının daha iyi çalışmasına da yardımcı olacak. Kullanıcılar ne kadar çok gönderiyi beğenirse, algoritma da o kadar kişiselleşmiş öneriler sunacak.

Premium abonelik özelliği

Şu anda, X Premium aboneleri profillerindeki Beğeniler sekmesini isteğe bağlı olarak gizleyebiliyordu. Ancak bu özellik, platformda toptan kaldırılacak ve herkese açık beğeniler tamamen gizlenecek. Kullanıcılar, kendi gönderilerinin kimler tarafından beğenildiğini ve toplam beğeni sayısını hâlâ görebilecekler.

Ne zaman uygulanacak?

Değişikliğin ne zaman hayata geçirileceği konusunda henüz net bir tarih verilmedi. Ancak, bu yeniliğin kısa süre içinde tüm kullanıcılara duyurulması bekleniyor.

Elon Musk’ın yönetimindeki X, kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve platformda daha rahat bir ortam sağlamak adına bu tür yenilikler yapmaya devam ediyor. Beğenilerin gizlenmesi de bu yönde atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Yatırım okuryazarlığına tam destek!

0

ForInvest, yatırım teknolojileri alanında 34 yıldır sürdürdüğü faaliyetleriyle Türkiye’de önemli bir konuma sahip. 150 bini aşkın aboneye ulaşan YouTube kanalıyla yatırım okuryazarlığını dijital alana taşıyan ForInvest, kısa sürede 7,5 milyonu aşkın izlenme sayısına ulaştı.

ForInvest CEO’su Serra Berkol, bu başarının altını çizerek, “Yatırımı herkes için erişilebilir, anlaşılabilir ve kolay kılma misyonumuzla yatırım okuryazarlığını yaygınlaştırma yolunda uzun yıllardır birçok projeye imza attık.” dedi. Berkol, ForInvest YouTube kanalında ekonomi ve finans dünyasının önde gelen isimleriyle her seviyeden yatırımcıya doğru bilgi ve analizin ulaştırıldığını belirtti.

ForInvest, yatırım okuryazarlığı alanında Türk Eğitim Vakfı (TEV) ile de önemli bir iş birliğine imza attı. Bu iş birliği kapsamında ilk etapta 100’e yakın üniversite öğrencisine yatırım okuryazarlığı konusunda eğitim verilecek. Berkol, gelecek yıllarda bu eğitim programlarının daha da geliştirileceğini ifade etti.

8,5 milyonu aşan yatırımcı sayısının Türkiye’de yatırıma olan ilginin arttığını gösterdiğini belirten Berkol, doğru ve sağlıklı bilgiye ulaşmanın önemine dikkat çekti. Berkol, “Finansal okuryazarlık spektrumunun en üst seviyesi olan “yatırım okuryazarlığı”, gitgide önem kazanıyor.

Kendi portföylerini takip eden yatırımcılar daha çok bilgiye ihtiyaç duyuyor. Yatırım dünyasının büyümesi ve sürdürülebilir olması ancak bu demokratikleşme, yatırım okuryazarlığın artması ve bireylerin donanımlı olmasıyla mümkün.” şeklinde konuştu.

Berkol, ForInvest’in uzun yıllardır Foreks Haber markasıyla ekonomi ve finans dünyasının nabzını tuttuğunu, YouTube kanalında ise canlı yayınlarla yatırımcılara ulaştıklarını belirtti. ForInvest’in yeni dönemde YouTube kanalını farklı programlarla zenginleştirerek bir üst seviyeye taşıdığını da sözlerine ekledi.

Serra Berkol, ForInvest olarak gençlerin yatırım okuryazarlığını artırmak için çeşitli üniversitelerde etkinlikler düzenlediklerini ve TEV ile başlattıkları eğitim programıyla gençlere yatırım okuryazarlığı konusunda yol göstermeyi hedeflediklerini söyledi.

Etkinliğe katılan Stratejist Tuğba Özay, ForInvest’in YouTube kanalının yüz binlerce kişi için bir yatırım okuryazarlığı okulu gibi olduğunu belirterek, “Çok kısa zamanda ulaşılan abone ve izlenme sayıları ile alınan geri dönüşler bu alanda nasıl bir ihtiyaç olduğunu da gözler önüne seriyor.” dedi. Özay, manipülasyona açık bir ülkede yaşadığımızı ve finansal okuryazarlığımızı artırmamız gerektiğini vurguladı.

Ekonomi Yazarı Barış Soydan ise finansal okuryazarlığın önemine dikkat çekerek, ForInvest’in veriye dayalı yatırımı ön plana çıkarmasının yatırımcılar açısından çok değerli olduğunu ifade etti.

Stratejist Perihan Tantuğ, ForInvest’in YouTube kanalıyla yaptığı çalışmaların yatırımcılar için yol gösterici olduğunu belirtti. Tantuğ, “Bilinçli yatırım yapmak sürdürülebilir bir yatırım şekli olurken, duyum ile yatırım yapmak tasarruf sahibine sürdürülebilir bir kazanç sağlamaz. Bu nedenle tasarruf sahibinin finans piyasasında kendisini geliştirmesi, geleceğini inşa ederken yapacağı en büyük yatırımlardan biri.” dedi.

Araştırma Danışmanlık Kurucusu Tuncay Turşucu, finansal okuryazarlığa sahip bireylerin daha bilinçli davrandığını ve veriye dayalı hareket ettiğini belirterek, ForInvest’in YouTube kanalının bu noktada önemli bir rol oynadığını söyledi.