Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 664

Amazon girişimlere ücretsiz kredi veriyor!

Amazon Web Services (AWS), girişimlere yönelik ücretsiz kredi programını genişlettiğini açıkladı. Amazon’un bulut kredileri artık Anthropic, Meta, Mistral AI ve Cohere gibi diğer sağlayıcılardan modellerin kullanımını da kapsıyor.

AWS bu hamle ile şirketin yapay zeka platformu Bedrock’un pazar payını artırmayı hedefliyor. AWS’de başkan yardımcısı ve küresel girişimler başkanı olan Howard Wright, “Bu, girişimlerin ilk durak olarak AWS‘yi seçmeye devam etmeleri karşılığında girişim ekosistemine verdiğimiz bir başka hediye” dedi.

Bu hamlenin Amazon’un Anthropic’e yaptığı büyük yatırımın ardından gelmesi de ilgi çekici. Amazon’un toplam yatırımı 4 milyar dolara ulaşmıştı. 

Amazon Web Services geçtiğimiz on yılda girişimlere 6 milyar doların üzerinde kredi sundu. Dahası, Amazon, Ocak ayında başlatılan en son kohort için Y Combinator ile işbirliği içinde 500.000 dolarlık kredi sunacağını açıklamıştı. Bu krediler, yapay zeka modellerinde ve Amazon’un servislerinde kullanılabilir durumda.

Diğer büyük bulut sağlayıcılar da bu alanda ücretsiz kredi vermeye devam ediyor. Microsoft Azure, OpenAI modeli için kullanılabilecek krediler sunarken, Google’ın bulut kredisi Vertex AI’da 130’dan fazla model için kullanılabiliyor.

Demiryolu güvenliği için yeni teknolojiler

0

Çinli bilim isanları, yüksek hızlı demiryolu güvenliğini artırmak için sensör geliştirdi. Çinli bilim insanları, trenin tekerleklerinin her dönüşünün tam bir resmini çizmek için yüksek hassasiyetli bir teknoloji kullanmayı önerdi

Demiryolu güvenliği için uyulması gerekenler

 Başlangıçta hipersonik füze geliştirmeyle ilgilenen Çin’den bir araştırmacı ekibi, ülkenin yüksek hızlı demiryolu ağının güvenliğini artırabilecek mekanik bir sensör geliştirdi. South China Morning Post’ta yayınlanan bir makaleye göre bilim insanları, trenin tekerleklerinin her dönüşünün tam bir resmini çizmek için yüksek hassasiyetli bir teknoloji kullanmayı önerdi.

Makaleye göre mevcut teknoloji, trenlerin tekerleklerine takılan ve hem raydaki hem de tekerleğin kendisindeki deformasyonları takip eden küçük sensörlere dayanıyor. Bu, trenlerin güvenliğini sağlamak ve olası raydan çıkma olasılığını azaltmak açısından son derece önemli.

Tsinghua Üniversitesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Okulu’ndaki katı mekaniği enstitüsünden Feng Xue liderliğindeki bilim adamları, yalnızca çeşitli izole noktalardan bilgi parçalarını yakaladığı için mevcut teknolojinin yeterli olmadığını belirtti. Kendilerine göre zorlu koşullar için daha uygun olan yeni teknolojinin kullanılmasını önerdi. Feng’e göre bu, resmin tamamının sunulmasına yardımcı olacak.

Araştırmacılar, kağıt inceliğinde ve trenin tekerleklerinin iç ve dış duvarlarıyla mükemmel şekilde hizalanan, halka şeklinde büyük bir sensör geliştirdiler. SCMP raporuna göre Feng ve ekibinin araştırması Ocak ayında Scientia Sinica Technologica dergisinde yayınlandı. Bilim insanları, bu sensörün yalnızca daha önce gözden kaçan tekerlek deformasyonlarını ölçmekle kalmayıp aynı zamanda mühendislerin paletlerdeki en küçük kusurları eşi benzeri görülmemiş bir hassasiyetle tespit etmelerine yardımcı olabileceğini söylüyor.

Çin , yüksek hızlı demiryolu ağını yönetmek için zaten yapay zekaya geçti. Bu 45.000 kilometrelik yüksek hızlı demiryolu ağı dünyanın en büyüğüdür ve Pekin’deki bir yapay zeka sistemi tarafından kontrol edilmekte.Projede yer alan mühendislere göre bu sistemin doğruluk oranı yüzde 89 civarında.

Onlara göre yapay zeka sistemi ülke genelinde büyük miktarda veriyi gerçek zamanlı olarak işliyor. Ayrıca anormal durumlarda bakımdan sorumlu ekipleri 40 dakika içerisinde uyarabiliyor. 

Galaxy Z Fold 6 Ultra yolda!

0

Samsung’un amiral gemisi katlanabilir telefon serisi samsung Galaxy Z‘nin yeni üyesi olan Galaxy Z Fold 6 Ultra, yakında piyasaya sürülecek gibi görünüyor. Ancak, bu ultra premium modelin sınırlı bir pazara hitap edebileceği konuşuluyor.

Temmuz veya Ağustos aylarında resmiyet kazanması beklenen Galaxy Z Fold 6 ve Galaxy Z Flip 6 modellerinin yanı sıra, Samsung’un Galaxy Z Fold 6 Ultra ve Galaxy Z Fold 6 FE gibi iki yeni model üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.

Yeni sızıntılara göre, Galaxy Z Fold 6 Ultra‘nın model numarası “SM-F958N” olacak. Samsung’un genellikle ultra varyantları için 8 numaralı model numaralarını kullandığı göz önüne alındığında, bu sızıntının doğruluğu artıyor.

Ancak, Galaxy Z Fold 6 Ultra‘nın yalnızca belirli pazarlarda satışa sunulabileceği bildiriliyor. Şu anda tespit edilen model numarasının Güney Kore‘ye ait olduğu belirtiliyor, bu da Avrupa ve ABD gibi bölgelere erişemeyebileceği anlamına geliyor.

Özelliklerine gelince, Z Fold 6 Ultra hakkında henüz net bir bilgi bulunmuyor. Ancak, yakın tarihli sızıntılar, cihazın 200MP ana kamera, 12MP ultra geniş açı kamerası, 50MP 5x periskop telefoto kamerası sensörü, 6,2 inçlik kapak ekranı ve IP52 sertifikası gibi özelliklere sahip olabileceğini öne sürüyor.

Galaxy Z Fold 6 Ultra ile ilgili kesin bilgilerin henüz olmamasıyla birlikte, Samsung’un Temmuz ayında gerçekleştireceği Unpacked etkinliğinde resmi olarak duyurulması bekleniyor. Bu nedenle, lansmana kadar biraz daha beklememiz gerekecek.

Galaxy Z Fold 6 Ultra‘nın piyasaya sürülmesiyle birlikte, Samsung’un katlanabilir telefon teknolojisi alanındaki liderliğini pekiştirmesi ve kullanıcılara benzersiz bir deneyim sunması bekleniyor.

Comodif, 7 milyon dolar değerleme ile yatırım aldı

Araçlardan toplanan verileri analiz ederek, bu bilgileri araç geliştiricilere sunan şirket, Arz Portföy’den 7 milyon dolarlık bir değerleme ile yatırım aldığını duyurdu. Ancak yatırımın finansal ayrıntıları kamuoyu ile paylaşılmadı.

Comodif, IoT teknolojilerine odaklanarak, araç filolarının izlenmesi ve yönetilmesini sağlayan MobiHub platformunu geliştirdi. 2022 yılında İstanbul’da kurulan bu yenilikçi girişim, araç kullanıcılarına araçlarına uzaktan erişim, hız ve mesafe limitleri belirleme, anlık kaza bildirimleri alma, konum takibi, elektrikli araçlarda batarya durumlarını öğrenme ve sürüş performansını analiz etme gibi bir dizi gelişmiş özellik sunuyor.

Comodif, Arz Portföy’den 7 milyon dolarlık bir değerleme ile yatırım aldı

MobiHub platformu, büyük veri analizi yoluyla araç üreticilerine derinlemesine bilgiler sağlayarak, ürün geliştirme süreçlerinin hızlanmasına ve iyileştirilmesine yardımcı oluyor. Şirketin son ürünü olan DeliHub ise, son nokta teslimat sektöründe, farklı sıcaklık koşullarına sahip ürünlerin taşınması sırasında, kuryelerin güvenliğini artırmayı ve taşıma koşullarını iyileştirmeyi hedefliyor. Bu platform, taşınan ürünlerin sıcaklık, hız ve sarsıntı gibi parametrelerini izleyerek, bunları analiz edip raporlama imkanı sunuyor.

Comodif CEO’su Erol Kaynak, alınan yatırımın şirketin bağlantılı mobilite alanındaki yenilikçi projelerini hızlandıracağını belirterek, bu teknolojinin gelecekte şehirlerin, toplumların ve günlük yaşamın dönüşümünde önemli bir rol oynayacağını vurguladı. Arz Portföy Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Murat Onuk ise, bağlantılı mobilite sektöründeki teknolojik yeniliklerin ve sürdürülebilir çözümlerin, hızlı bir dönüşüm sürecinin habercisi olduğunu belirtti. Onuk, Arz Portföy olarak, sektöre yön verecek ve yüksek potansiyeli olan girişimlere yatırım yapmayı önceliklendirdiklerini ve Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine katkı sağlamaya devam edeceklerini ifade etti.

ABD Microsoft Copilot’u yasakladı!

ABD Kongresi, yapay zeka teknolojilerinin kullanımına dair önemli bir karar alarak, Microsoft’un geliştirdiği Copilot adlı yapay zeka sistemini resmen yasakladı. Bu karar, ABD Meclisi’nin Baş İdari Görevlisi Catherine Szpindor’un liderliğinde, Kongre ofislerindeki yapay zeka kullanımının güvenlik endişeleriyle yakından ilişkilendirilerek alındı.

Catherine Szpindor, Kongre ofislerindeki kullanıcıları, Microsoft’a ait Copilot adlı yapay zeka tabanlı sohbet robotunu artık kullanmamaları konusunda resmi bir bildiriyle uyardı. Bu yasaklama kararının, Kongre’ye ait hassas verilerin izinsiz bulut hizmetlerine sızma riskini azaltma amacını taşıdığı belirtiliyor. Buna ek olarak, Copilot’un Kongre’nin sahip olduğu veya personeline verilen tüm Windows cihazlarında engellenmesi kararlaştırıldı.

Microsoft yetkilileri, kamu kullanıcılarının artan güvenlik gereksinimlerine dikkat çekerek, federal hükümetin güvenlik ve uyumluluk standartlarını karşılayan yapay zeka araçlarının geliştirilmesi konusundaki taahhütlerini yenilediler. Bu bağlamda, Microsoft’un, hassas verilerin işlenmesi için daha uygun ve güvenli bir ortam sağlayacak yeni nesil yapay zeka araçları üzerinde çalıştığı belirtiliyor.

Geçtiğimiz yıl, Microsoft’un sunduğu Azure OpenAI hizmeti ve Microsoft 365’in Copilot asistanının yeni sürümü gibi kamu kullanımına yönelik araç ve hizmetlerin duyurulması, teknoloji endüstrisinde büyük yankı uyandırmıştı. Bu yeni hizmetlerin, kamu kurumlarının ve çalışanlarının veri güvenliğini ve uyumluluğunu sağlamak adına önemli bir adım olduğu ifade ediliyor.

Ayrıca, geçtiğimiz yıl yapılan bir başka önemli kararla Kongre genelinde OpenAI’ın ChatGPT aracının kullanımı yasaklanmış, ancak ilerleyen dönemlerde ChatGPT Plus’ın kullanımına onay verilmişti. Bu tür yapay zeka araçlarının, güvenlik ve uyumluluk standartlarının dikkate alınmasıyla, gelecekteki teknolojik gelişmelere katkı sağlaması bekleniyor.

GE Aerospace bağımsız bir şirket olarak faaliyetine başladı!

0

New York Menkul Kıymetler Borsası’nda “GE” kodu altında işlem görmeye başlayan GE Aerospace, uçuşun geleceğini şekillendirmeye odaklanacak.

2 Nisan 2024 tarihinde, GE Aerospace ve GE Vernova, NYSE’de açılış zilini birlikte çalacak, bu da şirketin bağımsız bir yolculuğa resmi olarak başladığının simgesi olacak. GE Aerospace Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su H. Lawrence Culp Jr., GE’nin yıllar süren dönüşümünün başarıyla tamamlanmasını temsil eden bu tarihi adımdan duyduğu gururu dile getirdi.

GE Aerospace, hizmetler, itki gücü ve sistemler alanında küresel bir lider olarak pozisyonunu güçlendirirken, bir asırlık öğrenme ve inovasyon mirasını ileriye taşıma hedefiyle hareket edecek. Şirket, FLIGHT DECK isimli yalın işletme modeli üzerine kurulu bir yapıda müşterilerinin, çalışanlarının ve hissedarlarının hizmetine tam potansiyelini sunmayı hedefliyor.

Dünya çapında 44.000 ticari motor ve 26.000 askeri ve savunma motoruna sahip olan GE Aerospace, 2023 yılında 32 milyar dolarlık tespit edilmiş gelir elde etti. 2024 hedeflerini teyit eden ve 2028 yılında 10 milyar dolar işletme kârı elde etmeyi hedefleyen şirket, aynı zamanda büyüme ve inovasyona yatırım yapmayı ve hissedarlara önemli bir kısmını iade etmeyi planlıyor.

Bu gelişme, GE’nin son birkaç yılda işletmesini önemli ölçüde güçlendiren adımlar attığını ve yalın yönetim yaklaşımıyla müşteri hizmetlerinde sürekli iyileştirmeler aradığını gösteriyor. GE adi hisse senedi sahipleri, her dört GE adi hisse senedi için bir GE Vernova adi hisse senedi almaya hak kazandı.

GE Aerospace, hukuki ve finansal danışmanlık için bir dizi prestijli firmayla çalıştı ve 2024 yılının ilk çeyreğine ait kazançlarını 23 Nisan 2024 tarihinde açıklayacak.

Bu dönüm noktası, GE’nin yıllar süren finansal ve operasyonel dönüşümünün bir göstergesi olarak karşılanıyor ve GE Aerospace’in global havacılık sektöründe önemli bir oyuncu olarak yoluna devam edeceği bekleniyor.

Samsung 3D DRAM ile bellek kapasitelerini uçuracak!

Samsung, Memcon 2024’te duyurduğu yeni 3D DRAMSamsung teknolojileriyle pazarı şaşırtmayı hedefliyor. 3D DRAM, kapasiteleri artırarak ve boyutları küçülterek elektronik cihazların performansını daha da iyileştirmeyi amaçlıyor.

Teknolojik ilerlemelerle birlikte, cihazların boyutları küçüldükçe donanım parçalarının ve fabrikasyon mimarisinin de geliştirilmesi gerekiyor. Bu noktada, DRAM pazarında sürmekte olan rekabet, hem kapasite hem de ayak izi açısından yeni teknolojilere yol açıyor. Samsung, Memcon 2024 kapsamında sunduğu 3D DRAM teknolojisi ile bu rekabete yeni bir boyut kazandırıyor.

Samsung’un sunduğu yeni 3D DRAM teknolojileri arasında, Dikey Kanal Transistörleri ve İstiflenmiş DRAM ön plana çıkıyor. Dikey Kanal Transistörleri, transistör tasarımında temel bir değişiklik yaparak alanı azaltmayı hedefliyor. Bu teknoloji sayesinde transistörlerin kapladığı alan önemli ölçüde azaltılarak daha kompakt cihazlar üretilebilir hale geliyor. Ancak, bu yeni teknik baskı aşamasında daha fazla hassasiyet gerektirebilir.

İstiflenmiş DRAM ise, geleneksel 2D DRAM’den farklı olarak tek bir çip üzerinde birden fazla dikey bellek hücresine olanak tanıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, tek çip kapasitesini 100 GB’ın üzerine çıkarabilme potansiyeline sahip, ki bu mevcut sınırlamalara kıyasla önemli bir gelişme niteliği taşıyor.

Samsung’un bu yenilikçi adımları, hem kapasite hem de ölçeklenebilirlik alanlarında büyük bir atılımı beraberinde getiriyor. Bu gelişmelerin, 3D DRAM pazarının 2028’e kadar 100 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmasına katkı sağlaması bekleniyor. Ayrıca, Samsung’un Silikon Vadisi’nde kuracağı özel 3D DRAM araştırma laboratuvarıyla, en iyi yetenekleri çekmeyi ve araştırma-geliştirme çabalarını hızlandırmayı planladığı da belirtiliyor.

Ancak, Samsung’un bu alandaki çabalarıyla sınırlı değil. Şirket, kurumsal pazarlar için MUF Teknolojisi üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Bu adımların, gelecekte daha güçlü ve kompakt elektronik cihazların geliştirilmesine önemli bir katkı sağlayabileceği öngörülüyor.

EdrawMax yapay zeka destekli görseller sağlıyor!

EdrawMax, bireylerin ve ekiplerin fikirleri iletme, proje planlama ve gerçekleri hediye etme biçiminde devrim yaratan, etkili, hepsi bir arada diyagram oluşturma ve görselleştirme yazılım. Kapsamlı bir EdrawMax yazılım özelliği paketi ve sezgisel bir kişisel arayüz ile EdrawMax, müşterilerin akış şemaları ve zihin haritalarından kat planları ve tel çerçevelere kadar çarpıcı görseller oluşturmasına olanak tanıyor. Ancak EdrawMax’ı kesinlikle bir kenara bırakan şey, performansı ve üretkenliği yeni boyutlara taşıyan son teknoloji ürünü yapay zeka nesli.

EdrawMax yapay zeka

EdrawMax’ın yenilikçiliğinin merkezinde, diyagram oluşturma keyfini yeniden tanımlayan yapay zeka yetenekleri yatıyor. EdrawMax AI, karmaşık yükümlülükleri basitleştirmek, süreçleri otomatikleştirmek ve akıllı yönergeler sağlamak için yapay zekanın gücünden yararlanıyor. Bu üstün çağ, müşterilere olağanüstü hız ve doğrulukla uzman düzeyinde diyagramlar oluşturma, iş akışlarını kolaylaştırma ve verimliliği en üst düzeye çıkarma yetkisi veriyor.

EdrawMax AI’nin öne çıkan işlevlerinden biri, elle çizilmiş çizimleri anlama ve bunları gösterişli, vektör esaslı diyagramlara dönüştürme kapasitesi. Kullanıcılar hiç şüphesiz fikirlerini bir tuval üzerine çizebilir ve EdrawMax AI, bu çizimleri akıllı bir şekilde yorumlayıp yeniden işleyerek özelleştirilebilir şekiller, bağlayıcılar ve biçimlendirme seçenekleriyle harika diyagramlar halinde yeniden işleyecek.

EdrawMax’ın AI becerileri, yenilikçiliğinin ön saflarında yer alıyor ve diyagram oluşturma deneyiminde devrim yaratıyor. EdrawMax, yapay zekanın gücünden yararlanarak karmaşık görevleri basitleştirir, yöntemleri otomatikleştirir ve akıllıca ipuçları sunarak kullanıcıların olağanüstü hız ve doğrulukla çarpıcı diyagramlar oluşturmasına olanak tanıyor. EdrawMax AI, günlük yaşamınızda, işinizde ve çalışmalarınızda daha üretken olmanıza yardımcı olabilecek güçlü bir araç. Kolaylık sağladığı konular ise şu şekilde:

  • İş verimliliği
  • Çalışma verimliliği
  • Günlük yaşam verimliliği

EdrawMax, AI destekli bir diyagram oluşturma çözümünden çok daha fazlası. Çok çeşitli ihtiyaçları karşılayan, tamamen görünür bir sözlü değişim araç seti. Kullanıcılar, derinlemesine bir şablon ve amblem kitaplığıyla işletme, mühendislik, sağlık hizmetleri, eğitim ve daha fazlası dahil olmak üzere herhangi bir kuruluş veya alan için görseller oluşturabiliyor.

Xiaomi’den yeni elektrikli araç müjdesi: Yıl sonunda SUV geliyor!

Çin merkezli teknoloji devi Xiaomi‘nin otomobil pazarındaki etkisi, geçtiğimiz günlerde tanıtılan ilk elektrikli otomobili SU7 ile iyice hissedildi. Ancak şirket, heyecan verici bir haberle daha gündeme geldi. Xiaomi‘nin ikinci elektrikli aracı SUV tipinde olacak ve bu yılın sonunda tanıtılabilir.

SUV‘lerin gün geçtikçe popülerlik kazandığı bir dönemde, Xiaomi‘nin bu tercihi şaşırtıcı gelmemekte. Ancak asıl ilginç olan, şirketin ikinci aracını bu kadar kısa sürede tanıtabileceği iddiası. Otomotiv endüstrisine yeni adım atan bir şirket için, SU7‘nin tanıtımının ardından bu hızlı hareket bir miktar dikkat gerektiriyor gibi görünüyor. Ancak Xiaomi‘nin dinamik yapısı göz önüne alındığında, bu yılın sonunda yeni bir otomobil tanıtması pek de şaşırtıcı olmayabilir.

Elektrikli araçlar söz konusu olduğunda, özellikle Çinli markalar arasında rekabet giderek artıyor. Nio, Li Auto ve XPeng gibi markaların SUV modelleriyle tanınması, Xiaomi‘nin de benzer bir strateji izlemesine şaşırmamak gerekiyor. Ancak şirketin başlangıçta bir sedan modeliyle piyasaya giriş yapması, sektörde farklılık yaratma arzusunu da gösteriyor olabilir.

Xiaomi SU7, sunduğu özelliklerle dikkat çekiyor. Başlangıç fiyatı 29.900 dolar olan SU7, 73,6 kWh, 94,3 kWh ve 101 kWh olmak üzere üç farklı batarya seçeneği sunuyor. Bu da sırasıyla 700 km, 830 km ve 800 km gibi etkileyici menzil değerlerine işaret ediyor. Arkadan çekişli baz modelde 220 kW (295 hp) gücünde bir motor bulunurken, çift motorlu AWD modeli 495 kW (663 hp) güç ile sıfırdan 100 km/s hıza sadece 2,78 saniyede ulaşabiliyor.

Xiaomi‘nin ikinci elektrikli aracının tanıtımı heyecanla beklenirken, şirketin otomobil endüstrisindeki yerini daha da sağlamlaştıracağı kesin görünüyor.

Türk mühendisler, 1 MW kurulu güce ulaşan kompakt HES geliştirdi!

Türk mühendisler mini ölçekli hidroelektrik santrallerin (HES) potansiyelini artırarak, yerli ve milli enerji üretimine katkıda bulunacak önemli bir gelişme sağladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın desteği ile Türkiye Elektromekanik Sanayi A.Ş. veya bilinen adıyla kısaca TEMSAN mühendisleri tarafından geliştirilen HİDROTEM, 1 MW kurulu güce ulaşabilen kompakt bir mini HES.

Bu yenilikçi proje özellikle belediyeler, içme suyu arıtma tesisleri, su deposu giriş-çıkışları ve soğutma suyu kullanılan tesisler gibi alanlarda kullanılmak üzere tasarlandı. HİDROTEM’in en büyük avantajlarından biri de herhangi bir inşaat çalışması gerektirmeden kolayca kurulabilmesi.

Bu özelliği projenin maliyetini ve uygulama süresini önemli ölçüde azaltıyor. Ayrıca, taşınabilir ve kompakt yapısı sayesinde gerektiğinde kolayca başka bir yere nakledilebilir. TEMSAN Tasarım Merkezi tarafından geliştirilen bu sistem mobil cihazlarla uzaktan kontrol edilebilir bir yapıya sahip olup minimum 0,5 kW’dan başlayarak 1 MW’a kadar kurulu güç sağlayabiliyor. Bu da yaklaşık 200 evin elektrik ihtiyacını karşılayabileceği anlamına geliyor.

Bu proje Bursa’nın Kestel ilçesine bağlı Babasultan köyünde yapılan başarılı testlerin ardından, Trabzon Arsin Belediyesi ve Zonguldak Belediyeler Birliği tarafından beğenildi ve sipariş edildi. Arsin Belediyesi 265 kW, Zonguldak Belediyeler Birliği ise 213 kW’lık HİDROTEM sipariş etti. Trabzon’daki sistem yılın ilk çeyreğinde devreye alınacak. Zonguldak’taki sistem ise enerji üretim aşamasına geçmiş durumda.

Bu gelişme, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki potansiyelini maksimize etmeyi amaçlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Ar-Ge çalışmalarıyla da uyumlu. TEMSAN’ın hidroelektrik santral uygulamalarına yönelik yenilikçi çözümleri, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir dünya için önemli bir adım olarak görülüyor. Ayrıca, HİDROTEM’in geliştirilmesinde yapay zeka odaklı çalışmalar da yürütülüyor, bu sayede sistem, su rezerv kontrolü ve en verimli çalışma noktası gibi alanlarda optimizasyon sağlayacak.

Bu başarılı proje ülkemizin hidroelektrik enerji üretim kapasitesini artırırken aynı zamanda yerli ve milli teknoloji kullanımını teşvik ederek enerji alanında dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Elektrik Elektronik Mühendisi Batuhan Şenlen’e göre Türkiye’de HİDROTEM’in kullanılabileceği potansiyel 1000 MW’ı aşıyor. Bu da ülkenin enerji üretim kapasitesine önemli bir katkı sağlayabilir.

Mini LED TV devrimi: 2024’te OLED’i geçiyor!

Pazar araştırma şirketi Luotu Technology‘nin son raporuna göre, 2024 yılı, Mini LED TV satışlarının ilk kez OLED TV’leri geçebileceği bir döneme işaret ediyor. Bu tahmin, televizyon endüstrisinde önemli bir değişimi işaret ediyor ve tüketicilerin tercihlerindeki evrimi yansıtıyor.

Luotu Technology‘nin verilerine göre, 2024 yılında Mini LED TV sevkiyatları 6,8 milyon adede ulaşacak. Bu rakam, Mini LED teknolojisinin hızla yaygınlaşması ve tüketicilerin daha fazla ilgi göstermesiyle gerçekleşiyor. Özellikle, 2023 yılında yaşanan %24,7’lik yıllık artış, Mini LED TV’lerin pazardaki gücünü gösteriyor. Diğer yandan, aynı dönemde OLED TV sevkiyatlarında %20,6’lık bir azalma yaşandı ve 6,4 milyon adetlik bir sevkiyat gerçekleşti. Bu azalış, OLED teknolojisinin Mini LED’in yükselişi karşısında rekabet etmekte zorlandığını gösteriyor.

Gelecek projeksiyonlarına göre, Mini LED televizyonlarının satışlarında katlanarak artış beklenirken, OLED TV satışlarında ise artışın daha sınırlı kalması öngörülüyor. 2028 yılına gelindiğinde, Mini LED TV’lerin satış rakamının OLED TV’lerin üç katına ulaşması bekleniyor. Bu durum, Mini LED teknolojisinin giderek daha fazla tercih edilmesiyle birlikte televizyon pazarındaki dengelerin değiştiğini gösteriyor.

Şu anda Mini LED TV pazarı, önde gelen markalar Samsung, TCL ve Hisense tarafından domine edilirken, OLED TV pazarında ise LG, Samsung ve Sony öne çıkıyor. Araştırma şirketi Elec‘e göre, Samsung’un hem Mini LED hem de OLED teknolojilerine katkıda bulunması, TV sevkiyatlarının gelecekteki pazar payının şekillenmesinde önemli bir rol oynayacak.

Bu veriler, TV teknolojileri arasındaki rekabetin sürekli değiştiğini ve tüketicilerin tercihlerinin evrim geçirdiğini gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda Mini LED TV’lerin daha fazla talep görmesi beklenirken, bu durum pazar dinamiklerini önemli ölçüde etkileyebilir. Tüketicilerin daha incelemeye ve karşılaştırmaya yönelik bir tutum sergilediği bir dönemde, TV üreticileri bu değişen taleplere cevap verebilmek için sürekli olarak yenilik yapmaya ve geliştirmeye devam edeceklerdir.

UPT teknoloji ve Ar-Ge gücünü artırıyor!

Türkiye’nin ilk yerli, global para transferi ve ödeme platformu UPT, teknolojik altyapısını güçlendirmek ve para transferi sektöründe dünya çapında sesini duyurmak için IT çalışmalarına Dijitalpark Teknokent Ataşehir yerleşkesinde devam edecek.

Dünya genelinde 176 ülkede, 400 bin işlem noktasında hizmet veren UPT, teknoloji ve Ar-Ge gücünü artırmak için IT departmanını Dijitalpark Teknokent Ataşehir yerleşkesine taşıdı. Kendi geliştirdiği UPTION Avrupa ve UPTION Global gibi uluslararası projelerde maliyet avantajı yakalamak, Ar-Ge nitelikli projelerine fonlama ve üniversite desteği sağlamak amacıyla atılan bu adım çerçevesinde UPT’nin performans geliştirmeleri ve teknolojik alt yapı iyileştirmelerinin hızlandırılması planlanıyor. 

Sistem ölçeklenebilirliği ve süreklilik yüzde 100’e ulaşacak

UPT CTO’su Tolga Kilimci
UPT CTO’su Tolga Kilimci

UPT CTO’su Tolga Kilimci, konuyla ilgili şunları söyledi: “UPT olarak teknolojik geliştirmelerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Burada temel motivasyonumuz teknolojide takipçi değil, öncü konumda olmak. Bu anlamda Teknokent’e geçişimizle birlikte ekibin yetkinliğinin ve kalitesinin artırılması, sistem sürekliliğinin yüzde 100’e yaklaştırılması, proje üretim verimliliği ve çıktı kapasitemizi arttırmak gibi temel hedeflerimiz var. Ayrıca sistem performans iyileştirmeleri, Veri Ambarı ve İş Zekası ekibimizi büyütmek gibi planlarımız da var. Böylece ürettiğimiz verinin görselleştirilmesi ve makine öğrenmesi alanlarına daha fazla yatırım yaparak mevcut iş zekamızı daha ileriye taşıyacağız.”   

Gelişen teknolojik altyapısı ile dünyaya açılıyor

UPT özellikle mobil uygulaması UPTION özelinde yeni geliştirmeler ile müşteri memnuniyetini artırırken küresel çapta iş yapma yeteneklerini geliştirmeyi planlıyor. Tolga Kilimci, “Şu anda mevcut uygulamalarımızı modüler “microservice” mimariler ile modernize ediyor, uygulama geliştirmeyi hızlandırmak adına çalışmalar yapıyoruz. Böylece hem güncel teknoloji üzerindeki tecrübemizi artırıyor hem de global projelerimiz için hazırlık yapıyoruz.  Ayrıca UPTION tarafında Türkiye’de ürün gamımızı genişletecek projelerimize devam ederken, UPTION’ı tüm dünyaya duyurmak için globale odaklanıyoruz” dedi.

Dünya nüfusunun yüzde 95’ine, uygun maliyetlerle para transferi imkân sağlayan UPTION, uluslararası para transferinde yaygın olarak kullanılan ve yüksek maliyetlerle çalışan SWIFT sisteminin yerine kendi geliştirdiği teknoloji ile düşük maliyetli, hızlı ve güvenilir para transfer işlemlerini gerçekleştiriyor. UPT ayrıca mobil uygulaması UPTION ile kullanıcıların yurt içi ve yurt dışı hesaba, karta, isme ve dijital cüzdanlara para gönderim işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Teknolojisini her geçen gün yenileyen UPT, kendi bünyesinde geliştirdiği teknolojilerle “fintech as a service” olarak yurt dışındaki ödeme kuruluşlarının uluslararası para transferi altyapılarını da sağlıyor. 

FAST para gönderme limiti değişti

0

Türkiye’nin finansal teknoloji alanındaki önemli gelişmelerden biri olan Fonların Anlık ve Sürekli Transferi (FAST) sistemi ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), kısa bir süre önce yaptığı açıklamayla FAST işlem tutar limitlerinin yükseltildiğini duyurdu. İşte yeni FAST para gönderme limiti!

FAST işlem tutar limiti 100 bin TL’ye yükseltildi

TCMB’nin yeni kararına göre, 4 Nisan’dan itibaren FAST sistemi üzerinden yapılacak ödemelerde üst limit değişecek. Buna göre tek seferde 100 bin TL’ye kadar para gönderimi yapılabilecek. Bu limit daha önceki karara göre 50 bin TL’ye kadar uygulanıyordu.

FAST işlem tutar limiti 100 bin TL'ye yükseltildi
FAST işlem tutar limiti 100 bin TL’ye yükseltildi

Ayrıca FAST-TR Karekod sistemi üzerinden gerçekleştirilecek ödemeler için limit 250 bin TL olacak. Bu şekilde istediğiniz kuruma 7/24 250 bin TL’ye varan FAST ödemeleri gönderebileceksiniz.

Bilmeyenler için FAST sistemi, ödeme talimatının onaylanmasından itibaren saniyeler içerisinde alıcı hesabına para geçmesini sağlayan anlık ödeme sistemi. Havale veya EFT’ye göre daha hızlı olmasıyla internet bankacılığının popüler ödeme yöntemlerinden biri haline geldi.

İşte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yapılan açıklama:

”2023 yılı aralık ayında planlanıp FAST katılımcılarına duyurulduğu üzere; kullanıcıların FAST sistemine gösterdikleri ilgi ve ödemeler ekosisteminin dinamik gereksinimleri göz önünde bulundurularak, 4 Nisan 2024 tarihi itibarıyla FAST işlem tutar limitleri para transferlerinde 50.000 TL’den 100.000 TL’ye, FAST-TR karekod kullanılarak gerçekleştirilecek dinamik doğrulamalı işyeri ödemelerinde ise 100.000 TL’den 250.000 TL’ye yükseltilecektir.”

Kredi çekerken dikkatli olun!

Nakit ihtiyacı olanlar, ihtiyaç kredilerine yönelmeye devam ediyor. Artan faiz oranlarıyla birlikte kredi çekerken dikkat edilmesi gerekenler de daha önemli bir hale geldi. Karşılaştırma sitesi encazip.com, kredi çekerken dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili bilgi verirken uzak durulması gereken hataları sıraladı.

Karşılaştırma yapmadan kredi çekmeyin: 

Kredi çekmeden önce bankaların kredi tekliflerini karşılaştırın. Çünkü her banka farklı faiz oranları ve vade süreleri belirliyor. Faiz oranları kişiden kişiye değişebilir, kredi notunuza göre bir başkasına önerilen kredi faiz oranı size çıkmayabilir ya da size daha uygun bir faiz oranı çıkabilir. Bu nedenle bankaları karşılaştırarak size en uygun faiz oranını araştırın.

Bankaların kampanyalarını takip edin: 

Daha önce müşterisi olunmamış bankalardan kredi alan tüketiciler, yeni müşteriler için uygulanan düşük faizli kredi ve sıfır faizli nakit avans kullanabilirler. Bu nedenle bankaların kampanyalarını takip etmekte yarar var.

Kredi notunuzu öğrenin: 

Kredi notu kredi çekerken çok önemli bir detay. Kredi notunuz iyiyse daha düşük faiz oranlarıyla kredi çekmeniz mümkün olabilir. Bu nedenle kredi notunuzu yüksek tutmak için finansal ödemelerinize, kredi kartı ekstresi ve mevcutta kullandığınız kredi varsa onların son ödeme tarihlerine dikkat edin. 

Sigorta yaptırın: 

Bankalar hayat sigortası yaptıran kredi kullanıcılarına daha düşük oranda faiz seçenekleri sunabiliyor. Kredi ödeme sürecinde bir vefat durumu halinde bankaya borcunuzun kalmaması için bankanın önerdiği kurumdan sigorta yaptırabilirsiniz. Bu durum hem vefatınız halinde borçlu kalma ihtimalinizi ortadan kaldırır hem de hayat sigortası ile verilen kredinin faiz oranı daha düşüktür. Özellikle kredi tutarı yüksekse sigortalı faiz oranı uzun vadede daha karlı olacaktır. 

İhtiyacınız kadar krediye başvurun: 

Bankalar size ihtiyacınızdan yüksek tutarlarda kredi fırsatı sunabilir. Ancak borcunuzu vaktinde ve zorlanmadan ödeyebilmek için ihtiyacınız tutarında kredi çekin. Ayrıca ödeyemediğiniz kredi borçları kredi notunun düşmesine neden olabilir ve bu bir başka kredi çekiminde sizi zorlayabilir.

Vade sayılarını kısa tutun: 

Bankalar ödeme kolaylığı için farklı vade seçeneği sunuyor. Ancak vade süresi ne kadar uzarsa geri ödemesi de o kadar artıyor. Bu nedenle gelire göre iyi bir ödeme planı oluşturup vadeyi kısa tutmakta yarar var.

İnternet adresine dikkat edin: 

Kredi başvurunuzu dijital kanallardan yaparken bankanın kendi internet sitesine doğru bilgileri girdiğinizden emin olun. Dolandırıcılar bankaların sitelerini taklit edebilirler, sitenin güvenli olduğundan emin olmadan bilgilerinizi paylaşmayın. Bankanın web adresinin yazılı olduğu yerin sol yanında kilit işaretinin olmasına dikkat edin. Bu işaret, internet sitesinin güvenli bir site olduğu anlamına gelir. 

İyi tanımadığınız kişilere kefil olmayın:

 Birine kefil olacaksanız bu, güvendiğiniz ve borcu zamanında ödeyeceğine inandığınız biri olmalı. Borçlarının geri ödemesini zamanında ve düzenli olarak yapacak güvenilir kişilere kefil olunması kredi notunu yükseltir. Aksi bir durum sizi hem zor durumda bırakabilir hem de kredi notunuzun düşmesine neden olabilir. 

Şifre ve bilgilerinizi paylaşmayın: 

Dijital bankacılık ile bankaya gitmeden istediğiniz zaman istediğiniz yerde kredi başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Ancak dijital bankacılıkta dolandırıcılara da dikkat etmek gerekiyor. Dijital bankacılıkta şifrenizi ve bilgilerinizi sizi telefonla arayarak bilgi isteyen kimseyle paylaşmamalısınız. 

Birkaç farklı bankadan kredi kullanın: 

İhtiyaç duyduğunuz krediyi tek bir bankadan çekmek yerine birkaç farklı bankadan farklı krediler kullanarak daha düşük faiz ödeyebilirsiniz. Böylece kredi tutarını düşük tutarak çok daha düşük maliyetli kredi kullanabilirsiniz. 

Tesla’da sert düşüş: Yatırımcılar endişeli!

Tesla, son çeyrekte %29’luk bir değer kaybı yaşayarak, Çinli rakiplerin artan baskısı ve üretim sorunlarıyla boğuşuyor. CNBC’nin aktardığına göre, 2024’ün ilk çeyreğinde Tesla hisseleri hızlı bir düşüş yaşadı ve bu durum, şirketin 2010’daki halka arzından bu yana en büyük düşüş olarak kayıtlara geçti.

Tesla’nın hisse değerindeki düşüşün arkasındaki nedenler oldukça karmaşık ve çeşitli faktörlerden kaynaklanıyor. Öncelikle, elektrikli araç pazarındaki liderliğinin sürdürülebilirliği konusundaki endişeler, yatırımcıların dikkatini çekiyor ve şirketin geleceği hakkında belirsizlik oluşturuyor. Ayrıca, Çinli rakiplerin hızlı büyümesi ve atakları da Tesla’yı zor durumda bırakıyor. Özellikle BYD’nin dünya elektrikli araç üretim lideri olması ve Xiaomi’nin yeni elektrikli aracının büyük ilgi görmesi, Tesla’nın önünde ciddi bir rekabetin olduğunu gösteriyor.

Ayrıca, Tesla’nın son dönemde yaşadığı üretim sorunları da hisse değerindeki düşüşte etkili oldu. Özellikle Ocak ayındaki Kızıldeniz’deki saldırılar ve Mart ayındaki Berlin fabrikasındaki üretim durması, Tesla’nın üretim kapasitesini olumsuz etkiledi ve yatırımcıların endişelerini artırdı. Tüm bunlara ek olarak, Tesla’nın mevcut model yelpazesinin eskimesi ve beklenen ilgiyi görmeyen Cybertruck gibi ürünlerin performansı da hisse değerindeki düşüşte rol oynadı.

Tesla’nın hisse değerindeki son düşüş, bir dizi faktörün birleşimiyle gerçekleşti ve şirketin önünde ciddi zorluklar bulunuyor. Ancak, Tesla’nın bu zorlukları aşması ve yatırımcıların güvenini yeniden kazanması için birçok stratejik seçeneği bulunuyor. Önümüzdeki dönemde Tesla’nın nasıl bir yol izleyeceğini ve bu zorlukları nasıl aşacağını yakından takip edeceğiz.

Evolv tarayıcı yapay zeka ile metrolarda güvenliği sağlayacak!

0

New York City’nin yoğun yaşamının ortasında yenilikçi bir proje hayata geçirilecek. Belediye Başkanı Eric Adams, silahları tanımlamak için metro turnikelerinde yapay zeka destekli cihazlar kullanma planlarını kamuoyuna açıkladı. Bu duyuru, Brooklyn metro istasyonunda yakın zamanda yaşanan ve bir adamın silahıyla yaralanmasıyla sonuçlanan bir tartışmanın ardından geldi.

Evolv tarayıcı  ile yeni özellikler

Şehir, ülke genelinde çok sayıda yerde kullanılan silah tespit sistemleriyle tanınan Massachusetts merkezli bir şirket olan Evolv ile işbirliği yaparak metro güvenliğini artırmayı planlıyor. Ancak Evolv’un teknolojisi eleştirildi; iki hükümet soruşturması ve bir hissedar davası, doğruluğu konusunda endişelere yol açtı. New York Şehri Polis Departmanının yeni teknolojileri uygulamaya koymadan ve gözetleme için kullandığı teknolojiyi açıklamadan önce etki ve kullanım açıklamaları yayınlamasını zorunlu kılan POST Yasası uyarınca pilot program doksan gün içinde başlayacak. Adams’a göre şehir, 90 günlük bekleme süresi boyunca ek satıcıları inceleyecek.

Adams: “Bu şehrin teknolojiden sorumlu bir belediye başkanı var. Teknolojinizi bize getirin” dedi. Adams, planlanan tarayıcı yerleşimlerinin yerleri veya sayısı hakkında bilgi vermedi. Şu anda Lincoln Center, Citi Field ve Metropolitan Sanat Müzesi Evolv tarayıcılarını kullanıyor. Adams, 2022’de metrodaki silahlı saldırıya yanıt olarak geçici olarak Belediye Binası’nın dışına bir Evolv tarayıcı kurdu. 

Benzer şekilde, acil servisteki bir saldırının ardından Bronx’taki bir hastane Evolv teknolojisine pilotluk yaptı. Okul güvenliğini artırmak için ülke çapındaki bazı okul bölgeleri Evolv tarayıcılarını uygulamaya koydu. Ancak raporlar, tarayıcıların şemsiyeleri silah zannettikleri ancak tüfek namlularına benzeyen değiştirilmiş çelik ve alüminyum boruları gözden kaçırdıkları vakaların olduğunu gösteriyor.

Her ne kadar metal dedektörlerine benzeseler de Evolv’un tarayıcıları yapay zeka destekli. Üreticiye göre tarayıcılar “gizli silahları tespit etmek için güvenli, ultra düşük frekanslı, elektromanyetik alanlar ve gelişmiş sensörler” kullanıyor. Ancak raporlar, tekniğin pratikte o kadar etkili olmadığını gösteriyor. Raporlara göre Evolv’un tarayıcıları, şemsiyelerin ateşli silah olduğunu tespit etti ancak silah namlusuna benzeyecek şekilde dilimlenmiş çelik ve alüminyum boruları tespit edemedi. 

Raporlara göre, Evolv’un cihazları beslenme kutularını patlayıcı veya çocukların çantalarındaki eksik bıçaklarla karıştırdı ve okul bölgelerinde öfkeye yol açtı.

Drone otoyolu bu yaz faaliyete başlayacak!

Her ne kadar kulağa doğrudan bir bilim kurgu filmi ya da kitabından çıkmış gibi gelse de İngiltere bu yaz bir insansız hava aracı otoyolunu tamamlamak üzere. Altitude Angel tarafından yaratılan dünyanın ilk insansız hava yolu otoyolu, hava yoluyla lojistik lojistiğini yeni boyutlara taşıyacak ve ülke çapında hızlı teslimatı mümkün kılacak.

Drone otoyolu için geri sayım

Coventry ve Milton Keynes’i birbirine bağlayan 265 kilometrelik Skyway ağı, insan pilotlara ihtiyaç duymadan etkili ve otonom drone taşımacılığını sağlayacak. Ancak Drone Wars’tan Chris Cole gibi eleştirmenler, olası mahremiyet ihlalleri ve yakındaki kasabalara yönelik güvenlik riskleri konusundaki endişelerini dile getirdi.

Altitude Angel’ın altyapısını otuz “Ok Kulesi” oluşturuyor. Dronların görsel görüş hattının ötesinde uçmasına olanak tanıyan yer tabanlı komuta merkezleri olarak hizmet veriyor. Başlangıçta önerilen birkaç ek rota, yeterli altyapının elde edilmesindeki zorluklar nedeniyle iptal edildi. Otoyolun Sivil Havacılık Otoritesi’nden (CAA) onay aldığını varsayarsak Altitude Angel, daha hızlı tıbbi teslimatlar da dahil olmak üzere birçok avantaja sahip olacağını iddia ediyor. Cole ve diğer eleştirmenler yine de projenin kamu güvenliğine yönelik tehditler ve mahremiyetin kötüye kullanılması gibi olumsuz etkileri olabileceğini iddia ediyor.

Çarpışmalarla, gürültü kirliliğiyle ve izlemeyle ilgili belirsizlikler, drone süper otoyollarının getirdiği karmaşık sorunları vurguluyor. Altitude Angel’ı eleştirenler, şirket sabit kanatlı insansız hava araçlarının düşük gürültülü üretimini ve kısıtlı hava sahası kullanımını vurgulasa bile bunun özel haklar ve kamu güvenliği üzerindeki olası etkilerinden endişe duyuyor.

Altitude Angel, navigasyon için yer kulelerinin kullanılmasının mahremiyet sorunlarını en aza indirdiğini iddia ediyor. Ancak diğerleri bu gözetleme kapasitelerinin olası kötüye kullanılmasına karşı uyarıda bulunuyor. Ayrıca karayollarında kameraların yasaklanmayacağı ifade edilmiyor. Otoyolun iddia edilen kullanım durumlarından biri, ekolojik ve inşaat projeleri için uzaktan araştırma niteliğinde. CAA gibi düzenleyici kuruluşlar, halkın gelişen drone teknolojisine olan güvenini korumak ve emniyet ve emniyeti sağlamak için hayati öneme sahip. Altitude Angel, uzun vadede, uçuş yolundaki herkesin yasal mahremiyet hakkına sahip olmasına rağmen, karşılaşabilecekleri her türlü sorunla mücadele edeceklerini vurguluyor.

Adaptif gözlükler geliyor!

0

Yeni adaptif gözlükler bir kaydırmayla güneş gözlüğünden okuma gözlüğüne geçebiliyor. Günümüz dünyasında moda ve teknolojinin birleşimi, çeşitli ihtiyaçları karşılayan yaratıcı çözümler ortaya çıkardı. Bunun bir örneği, yaşa bağlı görme sorunlarıyla mücadele eden müşterilere benzersiz rahatlık ve tarz sunan 32°N Muir Adaptif Güneş Gözlükleri.

Adaptif gözlükler ile okuma ve güneşe karşı koruma bir arada

Deep Optics, okuma gözlüklerini ve güneş gözlüklerini tek bir cihazda birleştiren bir cihaz icat etti: 32°N model Muir güneş gözlükleri. Perakende satış fiyatı 849 dolar olan bu güneş gözlükleri, çerçevedeki tek bir kaydırma hareketiyle öğeleri kolayca büyütecek şekilde değişen sıvı kristal merceklere sahip. Bu da sizi farklı gözlük taşıma zahmetinden kurtarıyor.

Muir güneş gözlükleri çizilmeye karşı dayanıklı kaplama, polarize lensler ve UV koruması gibi özelliklere sahiptir. Kullanım ve kurulumla ilgili ayrıntılı talimatlar içeren bir uygulama sayesinde bunların kurulumu kolay. En önemli yenilik, tüm mercek boyunca uzak görüşlü görüş için netliği korurken küçük bir okuma büyütme bandı üreten sıvı kristal merceklerdir. Kullanıcılar, başlangıçta bazı ayarlamalar gerektirse de basit hareketlerle okuma modu ile güneş gözlüğü modu arasında geçiş yapabiliyor.

Okuma ve güneş gözlüğü modları arasında geçiş yaparken hafif bir gecikme oluyor ancak genel olarak bu, hiç yapmamaktan daha kullanışlı. Ayrıca odak mesafesini ayarlamak kullanıcının deneyimini genişletiyor ve çeşitli okuma ayarlarına uyum sağlıyor. Fiyat bazı tüketicileri rahatsız etse de yaşlı insanlar için günlük yaşamın ne kadar daha iyi olduğu yatırımın haklılığını gösteriyor. Potansiyel müşterilerin, bu güneş gözlüklerinin 30 günlük para iade garantisiyle gelmesi nedeniyle yaşamı değiştiren etkilerine kişisel olarak tanık olmaları isteniyor.

ChatGPT 4 ücretsiz oluyor!

0

Hayatta hiçbir şey bedava değildir derler. Evet, tahmin ettiğiniz gibi, OpenAI ChatGPT’yi ücretsiz kullanıma açıyor, ancak bunun karşılığında sizden bir şey alacak. En değerli varlığınızı, yani verilerinizi. Bedava ChatGPT kullanıcıların girdiği tüm bilgiler sohbet robotunun eğitiminde kullanılacak. Bir de elbette, biraz kırpılmış bir ChatGPT deneyimi yaşatacak. Resim oluşturma, sohbetleri kaydetme, tekrar kullanma gibi kolaylıklar olmayacak. 

OpenAI, bugünden itibaren https://chat.openai.com/ adresinden sohbet robotuna giren “bazı kullanıcılardan” bir kullanıcı hesabı oluşturmalarını istememeye başlayacak. Elbette eğer bir ChatGPT hesabınız varsa, isterseniz hala giriş yapabilirsiniz. Ancak giriş yapmasanız bile, ChatGPT tarafından seçilmiş şanslı bölgelerden birindeyseniz, giriş yapan kullanıcılarla aynı modeli kullanarak ChatGPT ile doğrudan sohbete başlayacaksınız.

Giriş yapmadan kullananlar isterlerse sohbetlerinin eğitim için kullanılmasını devre dışı bırakma seçeneğine sahip. Ama bu sağ alt köşedeki küçük soru işaretinin altına saklanmış durumda, haberiniz olsun. 

Bedava ChatGPT daha kısıtlayıcı

Daha da önemlisi, ChatGPT’nin bu ekstra ücretsiz versiyonu “biraz daha kısıtlayıcı içerik politikalarına” sahip olacak. Bu ne anlama geliyor? Açıklama şöyle, ama çok da anlamlı değil:

Giriş yapmadan yapılan deneyim, zararlı içerik üretmeyi reddetmek gibi modelin zaten içine yerleştirilmiş olan mevcut güvenlik azaltma önlemlerinden faydalanacak. Bu mevcut önlemlere ek olarak, çıkış yapılmış deneyim için uygun olmayabilecek diğer içerik türlerini ele almak üzere özel olarak tasarlanmış ek güvenlik önlemleri de uyguluyoruz.

GPT-3.5’in yeteneklerinin ve tamamladığımız risk değerlendirmelerinin bilgimiz doğrultusunda, çıkış yapılmış bir hizmetin uygunsuz şekillerde kullanılabileceği potansiyel yollarını değerlendirdik.

Bu açıklamada, somut bilgiye benzeyen herhangi bir şey bulunmuyor. Ayrıca, ultra ücretsiz ChatGPT’ye ilk erişim hakkı kazanacak alanlar veya gruplar net değil, ancak bugün başlıyor. Bu yüzden şanslı olanlardan biri olup olmadığınızı öğrenmek için düzenli olarak kontrol etmenizi öneriyoruz.

Güneş ışığı ile yeşil yakıt olan metanol elde edilebilecek!

Araştırmacılar, CO2’yi verimli bir şekilde metanole dönüştürmek için bakır ve nanokristal karbon nitrür kullanarak güneş ışığıyla çalışan bir süreç geliştirerek sürdürülebilir yakıt üretimi ve CO2 azaltımı yolunda önemli bir adım attılar. Yeni yeşil yakıtlar yaratmanın yolunu açan bu keşifle, ışıkla aktive olan bir malzeme üzerinde biriken tek bakır atomlarına güneş ışığı tutarak CO2’i metanole dönüşüyor.

Nottingham Üniversitesi Kimya Fakültesi, Birmingham Üniversitesi, Queensland Üniversitesi ve Ulm Üniversitesi’nden araştırmacılardan oluşan uluslararası bir ekip, nanokristal karbon nitrür üzerine tutturulmuş bakırdan oluşan bir malzeme tasarladı. Bakır atomları, güneş ışınlarının etkisi altında CO2’den metanol üretiminde önemli bir adım olan elektronların karbon nitrürden CO2’ye geçmesini sağlayan nanokristal yapı içinde konumlandırılıyor. Araştırma, Royal Society of Chemistry’nin Sustainable Energy & Fuels dergisinde yayımlandı.

Fotokataliz işleminde ışık, elektronları uyaran yarı iletken bir malzemenin üzerine tutularak elektronların malzeme boyunca ilerleyerek CO2 ve su ile tepkimeye girmesi ve böylece yeşil bir yakıt olan metanol de dahil olmak üzere çeşitli faydalı ürünlerin elde edilmesi sağlanıyor. Son zamanlarda kaydedilen ilerlemeye rağmen, bu süreç verimlilik ve seçicilik eksikliğinden muzdarip.

Karbondioksit küresel ısınmaya en büyük katkıyı yapan maddedir. CO2’yi faydalı ürünlere dönüştürmek mümkün olsa da, geleneksel termal yöntemler fosil yakıtlardan elde edilen hidrojene dayanmaktadır. Sürdürülebilir güneş enerjisinden ve her yerde bulunan suyun bolluğundan yararlanarak foto- ve elektro-katalize dayalı alternatif yöntemler geliştirmek bu yüzden oldukça önemli.

Geliştirilmiş Kataliz için Nano Ölçekli Kontrol

Nottingham Üniversitesi Kimya Fakültesi’nde araştırma görevlisi olan ve araştırma ekibine liderlik eden Dr. Madasamy Thangamuthu, geliştirdikleri teknikle ilgili şunları söyledi: “Fotokatalizde kullanılan çok çeşitli farklı malzemeler var. Fotokatalizörün ışığı emmesi ve yük taşıyıcılarını yüksek verimlilikle ayırması önemlidir. Bizim yaklaşımımızda malzemeyi nano ölçekte kontrol ediyoruz. Işıkla etkin etkileşimin yanı sıra yeterli yük ayrımına olanak tanıyan kristal nano ölçekli alanlara sahip yeni bir karbon nitrür formu geliştirdik.”

Araştırmacılar, karbon nitrürü gerekli kristallik derecesine kadar ısıtarak bu malzemenin fotokataliz için işlevsel özelliklerini en üst düzeye çıkaran bir süreç tasarladılar. Magnetron püskürtme kullanarak, çözücüsüz bir işlemle atomik bakır biriktirdiler ve yarı iletken ile metal atomları arasında yakın temas sağladılar.

Şaşırtıcı Verimlilik Artışları

Nottingham Üniversitesi Kimya Fakültesi’nde deneysel çalışmaları yürüten doktora öğrencisi Tara LeMercier şunları söyledi: “Işık tarafından üretilen akımı ölçtük ve bunu katalizörün kalitesini değerlendirmek için bir kriter olarak kullandık. Bakır olmadan bile, yeni karbon nitrür formu geleneksel karbon nitrürden 44 kat daha aktif. Ancak, bizi şaşırtan bir şekilde, 1 g karbon nitrür başına sadece 1 mg bakır ilavesi bu etkinliği dört katına çıkardı. En önemlisi de seçicilik, bir başka sera gazı olan metandan değerli bir yeşil yakıt olan metanole dönüşüm.”

Nottingham Üniversitesi Kimya Fakültesi’nden Profesör Andrei Khlobystov “Karbondioksit valorizasyonu, Birleşik Krallık’ın net sıfır hedefine ulaşmasında anahtar rol oynamaktadır. Bu önemli reaksiyon için katalizör malzemelerimizin sürdürülebilirliğini sağlamak hayati önem taşımaktadır. Yeni katalizörün en büyük avantajı, gezegenimizde bol miktarda bulunan karbon, nitrojen ve bakır gibi sürdürülebilir elementlerden oluşmasıdır” diyor.