“Dijital yalnızlık” konulu kısa film yarışması sonuçlandı

0

Bu sene toplam 490 film ile rekor başvuru alan yarışmada 13 eser finale kaldı

Sabancı Vakfı’nın “Kısa Film Uzun Etki” sloganıyla bu sene dördüncüsünü düzenlediği Kısa Film Yarışması’nın kazananları belli oldu. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen yarışmayı “Parti” isimli filmiyle Efe Can Yıldız kazandı. “Dijital Yalnızlık” temasıyla düzenlenen yarışmanın ödül töreni Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ve Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan’ın ev sahipliğinde gerçekleşti.

490 kısa film başvurdu

Bu sene toplam 490 film ile rekor başvuru alan yarışmada 13 eser finale kaldı. Ödül almaya hak kazananlar; yönetmen-senarist Mahmut Fazıl Coşkun, oyuncu Hazar Ergüçlü, dünyaca ünlü Filistinli çağdaş yönetmen Najwa Najjar, Makedonya’dan ünlü yapımcı ve oyuncu Labina Mitevska ve İtalya’dan Venedik Film Festivali programcısı Teresa Cavina’dan oluşan jürinin değerlendirmesiyle belirlendi.

Birincilik ödülü “Parti” filmiyle Efe Can Yıldız’ın oldu

“Parti” filmiyle birinci olan Efe Can Yıldız’a ödülünü Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı takdim ederken “Nasıl Bilirdiniz?” filmiyle ikinci olan Ayşenur Erdoğan Gökçe’ye ödülünü Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan ve “Dijital Pizza” filmiyle üçüncü olan Veysel Aslan’a ödülünü yarışmanın Kanaat Önderi Ludovic Bource verdi. Mansiyon ödülüne layık görülen “Girdap” filminin yönetmeni Cüneyt Işık ödülünü Sanat Yönetmeni Zeynep Atakan’dan aldı.

Kazanan filmi aşağıda seyredebilirsiniz:

E-ticaret sektörünü geleceğe taşıyacak 10 gösterge

Turkish Cargo ve Turkishtime’ın iş birliği ile düzenlenen ‘’Ortak Akıl Toplantıları’nın üçüncüsü e-ticaret sektörünün temsilcilerini aynı masa etrafında topladı

Turkish Cargo iş birliğiyle Turkishtime’ın düzenlemeye devam ettiği “Ortak Akıl Toplantıları”,  e-ticaret sektörünün temsilcilerini buluşturdu. Yekta Özözer’in moderatörlüğünde düzenlenen e-Ticaret Sektörü Ortak Akıl Toplantısı’na sektörün oyuncuları bir araya gelerek sektörün gündemini oluşturan kritik konuları tüm yönleri ile konuştular. 

e-Ticaret sektörünü geleceğe taşıyacak 10 parametre

Toplantıda, e-ticareti canlandıracak, e-ihracatı artıracak, sektörü dünyaya entegre edecek bir tablonun oluşabilmesi için sektör temsilcilerinin katılımıyla aşağıdaki 10 parametrede görüş birliğine varıldı

1-e-İhracat Müdürlüğü’nün kurulması: Yapısı gereği bir çok bakanlıkla temas halinde olan e-ihracat alanında her geçen gün e-İhracat Müdürlüğü’nün kurulmasına duyulan ihtiyaç artıyor. Keza kime neyi nasıl soracağını bilemeyen firmalar, bu karmaşık yapı içerisinde yaşadığı sorunlarda hükümet kanadında muhatap bulmakta zorluk yaşıyor. Bu nedenledir ki, e-ticaret dairesi varken bir de e-ihracat dairesinin bulunmasının kendileri için faydalı olacağını savunan firmalar, dairenin kurulması ile aynı zaman kendilerine teşvik verilmesini de konuşabileceklerini söylüyor.

2-KOBİ’lerin de e-ihracata dahil edilmesi: Küçük ölçekli firmaların da e-ihracata dahil edilerek sistemin daha geniş bir alana yayılması sağlanabilir. Bu noktada, KOBİ’lerin işin içine yanlış bir şekilde çekildiği yönünde tedirginlik duyan sektör temsilcileri, söz konusu firmaların bu sistem içerisine doğru bir şekilde entegre edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

3-Lojistiğe verilen destek taleplerinin devreye girmesi: Yurt dışındaki gönderilerinde ciddi maliyetlerle karşı karşıya kalan e-ihracat firmaları, Çin örneğinde olduğu gibi lojistik harcamalarında devletin desteğine gereksinim duyuyor. Turkish Cargo gibi milli bayrak taşıyıcısı bir hava yolu markası ile beraber çalışma yapılarak e-ihracattaki lojistik maliyetlerin asgari seviyeye çekilmesi, mikro ihracattaki potansiyeli performansa dönüştürmek için bir gereklilik. Lojistik maliyeti anlamında kalem kalem nelerin sübvanse edilebileceğine dair bir yapıya gidilmesi de öneriler arasında yer alıyor.

4-Doğru ölçümlenmeye dair bir metodun geliştirilmesi: Sektörde her ETGB’nin (Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) e-ihracat anlamına gelmediği ifade edilirken, bu durumdan kaynaklı olarak yanlış hesapların yapıldığı belirtiliyor. Temsilciler şimdi ve ilerleyen yıllarda e-ihracata dair süreçlerin daha iyi savunulabilmesi için ellerinde bir takım verilerin olması gerektiğini söylüyor. Bu nedenle doğru ölçümlenmenin yapılabilmesi için bir metoda ihtiyaç duyulduğunu ve bu standardı şimdiden oluşturmanın önemli olduğu ifade ediliyor.

5-Lojistik merkezlerinin kurulması: 127 ülkeye hizmet sağlayan Turkish Cargo ile beraber sektörün önde gelen bazı firmalarının da görüşleri alınarak devlet desteği ile e-ticarete yönelik hem yurt içinde hem de yurt dışında lojistik merkezlerinin kurulması bekleniyor. Örneğin hedef pazar Almanya ise Almanya’ya gidilip 50 bin metrekarelik bir yer tutularak ihracat ofisleri yerine lojistik merkezleri oluşturulabilir.

6- e-ihracat iadelerindeki vergilerin regüle edilmesi: Lokal e-ticaretteki firmaların hem marj yapılarını koruyup hayatlarına devam edebilmesi hem de e-ihracat tarafında daha kuvvetli rekabet edebilmeleri için vergi tarafında devletin desteğine ihtiyaç duyuluyor. e-ihracat yoluyla yapılan gönderilerin tekrar iade edilmesi halinde ilgili firma; yüzde 20 oranlarında KDV, yüzde 18 ve değişen oranlarda da tekrar ÖTV ödemek zorunda kalıyor. Özellikle tekstil sektörü için ciddi bir sorun teşkil eden bu durumun yeniden düzenlenmesinin firmalar için maliyet anlamında ciddi bir yükü ortadan kaldıracağı düşünülüyor. Firmalar aynı zamanda çifte vergilendirme konusunun da çözüme ulaşması noktasında çağrıda bulunuyor.

7-Perakende Yasası, e-ihracata gölge düşürüyor: Temsilciler, sektörün üzerinde Perakende Yasası gibi adeta bir giyotinin var olduğunu belirtiyor. Bu konuda da kurulacak denetim mekanizmaları ile sektörün regüle etmesine kadar gidecek risklerin söz konusu olduğuna dikkat çekiliyor. Bu noktada Perakende Yasası tarafında da yine hem e-ihracatın hem de e-ticaret sektörünün görüşlerinin ciddiye alınmasının sektörün geleceği için faydalı olacağına inanılıyor.

8-e-ihracatı artırmaya yönelik teşvik modellerinin devreye girmesi: Teşvik olmadan e-ihracatın büyümesinin pek de mümkün olmadığı belirtiliyor. Bu noktada e-ihracat gibi ciddi bir potansiyele sahip olan bir alanın verilecek teşviklerle önünün açılması gerekiyor. Türkiye gibi dört saatlik uçuş mesafesinde dünya nüfusunun yarısına yakın bir coğrafyaya hitap etme şansı olan bir ülkenin coğrafi özelliğinden doğan bu gücünün doğru teşvik hamleleri ile doğru yöne çekilmesi gerekiyor.

9-Mevzuatın basitleştirilmesi: e-ihracata dair mevzuatların mümkün olduğu kadar yurt dışına uyumlu hale getirilerek, işlemlerin orada nasıl yürütüleceğine dair düzenlenmesi gerekiyor. Hali hazırda Türkiye’deki mevzuatların yurt dışına uyumlu olmadığı ve ilerleyen yıllarda bu durumun e-ihracat alanında faaliyet gösteren firmaları ciddi sıkıntılara sürükleyeceği belirtiliyor. Burada da hükümetin ETGB konusunda olduğu gibi e-ihracatçıların da biraz daha yönünü çizmesi bekleniyor.

10- e-ihracat yapan platformların bölgesel ve global platformlara dönüştürülmesi: Türkiye’de e-ihracat alanında sahnede olan oyuncuların bünyelerindeki farklı markalardan aldıkları gücü, bölgesel ve global ölçekte en iyi şekilde değerlendirmesi için çalışma gruplarının kurulmasına duyulan ihtiyaç giderek artıyor.

İngilizler Türkiye’de ne yapıyor? (Birleşik Krallık Teknoloji Konferansı)

Türk ve İngiliz teknoloji sektörlerinin lider isimlerinin ağırlandığı Birleşik Krallık Teknoloji Konferansı gerçekleştirildi. Biz de bu konferansa katıldık ve konferansı ziyaret eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile bir röportaj yaptık. 

Türkiye’ye beyin göçü

Birleşik Krallık tarafından düzenlenen etkinlikte mikrofonumuzu Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a uzattık. Hem girişimleri hem İngiltere Türkiye ilişkisini hem de Türkiye’deki beyin göçünü sorduk.

Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizleri bu röportaj ile baş başa bırakalım. İyi seyirler…

Whyndham Grand İstanbul Levent Otel‘de gerçekleştirilen olan konferansın ana konuları şu şekilde oldu:

Finansal Teknoloji, Dijital Sağlık, Bilim ve İnovasyon, Üretimde Dijitalleşme, Akıllı Şehirler.

Etkinlikte ayrıca birçok girişim teknolojilerini ve yaptıklarını sergiledi.

Krediden tasarruf ettiren uygulama: Kredya

Türkiye’de ve dünyada her yıl binlerce kişi farklı ihtiyaçları nedeniyle kredi kullanıyor. Kimi zaman konut, kimi zaman taşıt, kimi zaman ise ihtiyaç kredi çeken tüketiciler için günün sonunda en önemli olan nokta tasarruf etmek. Bu fikirden yola çıkan Kredya da kullanıcıların her yıl milyarlarca lira tasarruf etmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Bireysel kredi yönetim platformu olan Kredya, hem iOS hem de Android kullanıcıları tarafından kullanılabiliyor. 

Bireysel kredi yönetim platformu Kredya

Ayda 2.5 milyondan fazla kredi aramasının yapıldığı platform, şimdiye kadar 250 binden fazla kullanıcı tarafından indirilmiş durumda. Money 2020’ye davet edilen Kredya, bünyesinde 540 milyon TL kredi hacmini barındırıyor. 

Kredya kredi hesaplama araçları ve başvuruları ile mevcut kredilerin takibi ve güncel faiz indirimlerine göre kredilerin yeniden yapılandırması ve taşınması gibi konularda kullanıcılarına hizmet veriyor.

Kredya’nın ilk versiyonunu 2015’te kendi kredilerini yönetebilmek için geliştiren Kredya CEO’su Murat Çetinkaya: “Platformumuzdaki verilere dayanarak 2020’nin önceki yıllarda göreceli yüksek oranlarla kullanılmış kredilerin sıkça yapılandırılacağı veya başka bankalara taşınacağı bir sene olacağını düşünüyorum. Kredya olarak bu konuda kullanıcılarımıza mevcut kredilerinden ne kadar tasarruf edebileceklerini kolayca hesaplayacağı araçlar sunuyoruz.” dedi.

Çetinkaya açıklamasında 2018 yılında zirvelere ulaşan konut, ihtiyaç ve taşıt kredileri oranlarının 2019 yılında yaşadığı düşüşe de değindi. Bu düşüşün 2020 yılının ilk ayında da devam ettiğini söyleyen Çetinkaya, “Özellikle Merkez Bankası faiz indirimleri ve kamu bankalarının kredi oranlarını düşürmeleri özel bankaların da indirim yapmasına neden oldu. Bu trendin 2020 ortalarına kadar devam edeceğini daha sonra ise bir süre yatay bir seyirde kalacağını tahmin ediyoruz.” dedi.

WhatsApp 2 milyar kullanıcıya ulaştı

0

2014’te 500 milyon kullanıcısı olan uygulama, 6 yılda kullanıcı sayısını dörde katlamayı başardı

 Mesajlaşma uygulaması WhatsApp’in aylık aktif kullanıcı sayısının 2 milyara ulaştığı açıklandı. Facebook’un sahibi olduğu WhatsApp’a ilişkin açıklama geçtiğimiz hafta paylaşıldı. Facebook’un WhatsApp ile ilgili yaptığı duyuruda dikkat çeken bir nokta, güvenliğe yönelik vurgu idi. WhatsApp, güçlü şifrelemeyi “modern yaşamda bir gereklilik” olarak nitelendirdi.  Açıklamada, platformdaki mesajların yalnızca kullanıcının telefonunda tutulduğu aktarıldı ve “Aradaki hiç kimse mesajlarınızı okuyamaz veya çağrılarınızı dinleyemez, buna biz de dahil” şeklinde bir ifadeye yer verildi. 

WhatsApp 5. yılında 19 milyar dolara satıldı

2009’da Jan Koum ve Brian Acton’ın kurduğu WhatsApp, 2014’te Facebook tarafından 19 milyar dolara satın alınmıştı. O dönemde 500 milyon kullanıcıya sahip olan WhatsApp, Şubat 2016’da 1 milyar kullanıcıya erişmişti. Uygulama 1,5 milyar kullanıcıya ise Ocak 2018’de ulaşmıştı.  Bu arada, Jan Koum, Mayıs 2018’de WhatsApp’teki CEO’luk görevini bıraktığını not edelim. 

Uber telefon aramasıyla da taksi yollayacak

0

Araç paylaşım servisi Uber, pazar payını artırmak için şimdi akıllı telefon kulanmayan düşük bütçeli veya ileri yaşlı kesimleri de hedef alıyor.

Yaşlılara da hayata karışma imkanı 

Uber’in Arizona’da testine başladığı yeni sisteme göre, bir Uber aracı çağırmak için artık akıllı telefon üzerinde uygulama çalıştırmak gerekmeyecek. 

Yolculuk yapmak isteyen müşteriler, klasik telefonlar üzerinde, arama yaparak da bulundukları noktaya bir Uber aracı yönlendirebilecekler.

Uber bu işlem için bir çağrı merkezi çalıştıracak ve çağrı merkezindeki operatörler, ilgili “abone”nin çağrısını alınca bir aracı aboneye yönlendirecekler. Yolculuk bittikten sonra ise yolculuğun faturası telefona SMS olarak gönderilecek.

 

Ericsson 5G hız rekoru kırdı

0

Ericsson, 5G alanında öncü çalışmalar yapmaya devam ediyor. Ericsson 5G hız rekoru kırarak, bu alanda ismini bir kez daha günde getirdi.

Ericsson 5G hız rekoru

İsveç merkezli Telekom devi Ericsson, 5G sektöründe dünyanın önde gelen firmaları arasında yer alıyor. 5G’nin yayılması için yoğun çalışmalar gösteren Ericsson, bu kez 5G’de hız rekoru kırdı.

Ericsson, 4.3 Gbps ile 5G testlerinde en yüksek hıza ulaşmayı başardı. Böylelikle Huawei’yeait olan 2.92 Gbps’lik hız rekoru geçilmiş oldu.

Ericsson’un bu hız için Snapdragon X55 5G Modem-RF sistemini kullandığı belirtiliyor. Ericsson’un ulaştığı bu hız limitiyle, 1 saatlik UHD çözünürlüklü veya 4K bir içeriğin 14 saniye gibi çok kısa bir sürede indirilebileceği belirtiliyor.

Ericsson’dan Per Narvinger, şirketlerinin 5G üzerinden en iyi kapasite ve veri hızlarını sğalamak için çalıştıklarını söylüyor. Narvinger, bu alanda test ettikleri 8CC çözümlerinin aynı zamanda yeni iş fırsatları doğuracağını da belirtiyor.

Ericsson yaptığı çalışmalarla, 5G alanında adından daha sık söz ettirecek gibi görünüyor.

Hobbi uygulaması indirilmeye sunuldu

0

Facebook tarafından geliştirilen Pinterest benzeri Hobbi uygulaması indirilmeye sunuldu. Hobbi uygulaması ile kullanıcılar fotoğraf koleksiyonu oluşturabilecek.

Hobbi uygulaması kullanıma sunuldu

3 milyara yakın aylık aktif kullanıcısı bulunan Facebook, farklı alanlara yönelik uygulamalar geliştirmeye devam ediyor. Facebook’un bu yöndeki son uygulaması ise Hobbi oldu.

Fotoğraf koleksiyonu uygulamalarına yönelik geliştirme çalışmaları yürüten Facebook, Pinterest’e benzer bir uygulamayı kullanıma sundu. Hobbi ile kullanıcılar, istedikleri alanda fotoğraflar yükleyebiliyor ve fotoğraf koleksiyonları oluşturabiliyor. Ayrıca videolar da hazırlayıp, bunu arkadaşlarıyla paylaşabiliyorlar.

Uygulamanın Pinterest’ten farklılık gösterdiği en önemli konu ise fotoğraf panelleri oluşturma ve arkadaşlarla paylaşma özelliğinin bulunmaması. Bu da Hobbi’yi daha kişisel bir platform haline getiriyor.

Şu an için yalnızca iOS platformundan indirilebilen Hobbi, henüz küresel olarak yayınlanmadı. Deneme uygulaması olarak görülen Hobbi’nin başarı gösterip göstermeyeceği ise şimdiden merak ediliyor.

Hyundai elektrikli spor otomobil tanıtacak

Hyundai elektrikli spor otomobil modeliyle, elektrikli araç piyasasına yeni bir soluk getirecek. Prophecy isimli bu model, 3 Mart’ta tanıtılacak.

Hyundai elektrikli spor otomobil: Prophecy

Elektrikli otomobil piyasasındaki önemli oyunculardan biri olmayı hedefleyen Hyundai, bu yöndeki çalışmalarına devam ediyor. Hyundai, son olarak Prophecy isimli yeni model elektrikli spor otomobilini 3 Mart’ta tanıtacak.

Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıtılacak olan Prophecy, duygusal sportiflik felsefesini yansıtacak. Dört kapılı sedan otomobil, spor araç konseptinde olacak. Son derece agresif bir tasarımın kullanılmaya çalışıldığı otomobilde, dikey şekilde stop lambaları yer alacak.

Tasarımla ilgili ön bilgilerin bu şekilde olduğu otomobilin, detaylı özellikleri fuardaki tanıtımla birlikte ortaya çıkacak.

Ayrıca aracın seri üretim olup olmayacağı da henüz bilinmiyor. Elektrikli araç platformu da oluşturmak isteyen Hyundai, bunun için Canoo isimli görüşmelerini sürdürüyor.

JEDI ihalesi için yürütme durduruldu!

ABD’de Savunma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen JEDI ihalesi için yürütmeyi durdurma kararı verildi. JEDI ihalesinde ABD hükümeti ile Amazon karşı karşıya geldi.

JEDI ihalesi tartışmaları sürüyor

ABD’de Savunma Bakanlığı tarafından JEDI ihalesi başlatılmıştı. Bu ihaleyle ilgili Amazon tarafından ortaya atılan iddialar sonrasında mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Amazon tarafından yapılan açıklamada, JEDI ihalesine direkt olarak Trump’ın dahil olduğu ve Amazon’u ihalede saf dışı bıraktığı iddia edilmişti. 10 milyar dolarlık bulut teknolojisi ihalesini kazanan ise Microsoft olmuştu.

Amazon, ihalede haksız yere devre dışı bırakıldığını iddia ederek bu konuyu mahkemeye taşımıştı. Mahkeme, yaptığı incelemeler sonrasında yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Yürütmeyi durdurma kararıyla birlikte, bu ihale için yeniden incelemeler gerçekleştirilecek. Yapılacak incelemeler sonrasında, ihale sonucunun iptaline karar verilip verilmeyeceği ise şimdiden merak ediliyor.

Amazon mahkeme heyetinden, Özellikle Savunma Bakanlığı sözcüsü Dana Deasy’nin yeniden dinlenmesini istedi.

Saniyeler içinde çıktı alan 3D yazıcı geliştirildi

0

Polytechnique araştırmacıları, saniyeler içinde çıktı alan 3D yazıcı geliştirdi. Bu 3D yazıcı, baskı süresiyle rakiplerinin çok önünde görünüyor.

Saniyeler içinde çıktı alan 3D yazıcı

Ecole Polytechnique Federale de Lausanne Üniversitesi araştırmacıları, geleneksel 3D yazıcıların çok daha ötesinde bir yazıcı geliştirdi. Geliştirilen bu yeni yazıcı, saniyeler içinde baskı yapması sayesinde rakiplerinin çok daha ötesinde bulunuyor.

Bu 3D yazıcıda ışığa duyarlı reçine, birçok farklı açıdan ışığa maruz kalıyor. Böylelikle katman katman  baskı yapmak yerine, ışık sayesinde saniyeler içinde baskı işlemi gerçekleştirilebiliyor. Yazıcıda bulunan algoritma, ışığın hangi bölgelerden daha yoğun bir şekilde gelmesi gerektiğini ayarlıyor.

Geliştirilen yeni yöntemi ise Readily3D’nin pazarlayacağı belirtiliyor. Readily3D’nin CTO’su Paul Delrot, bu sürecin tamamen ışık odaklı bir şekilde ilerlediğini söylüyor.

Bu yöntemle şu anda 2 cm’lik nesnelerin bastırabildiği belirtiliyor. Araştırmacılar geliştirme çalışmalarının devam ettiğini ve 15 cm büyüklükte nesnelerin bastırabileceğini söylüyor. Bu yöntemin ticari hale gelip gelmeyeceğini ilerleyen günlerde göreceğiz.

LG rulo ekran patenti aldı

LG rulo ekran patenti alarak, geleceğe dönük yeni bir yatırım yaptı. LG, yeni patentiyle katlanabilir ekran patentini bir adım öteye taşıyacak.

LG rulo ekran çalışmalarına devam diyor

Telefon sektöründe yaşadığı düşüşe rağmen LG, ekran sektöründe yükselişine devam ediyor. Standart ekranların yanı sıra, katlanabilir ve rulo ekranlar ile LG geleceğe yatırım yapıyor.

LG’nin rulo ekran çalışmaları için yeni bir patent aldığı daha ortaya çıktı. BU rulo ekran katlanabilir ekranlardan farklı olarak, rulo gibi yuvarlanarak şekil değiştirebiliyor. Böylelikle kullanıcı ihtiyacına göre ekranını boyutlandırabiliyor veya şeklini değiştirebiliyor. Ekran üzerindeki kameranın ise sol üst parçada yer aldığı görülüyor.

Patentte, ekranın ne kadar açıldığını tespit eden bir sensörün, ekrandaki görüntü boyutlandırmasının ona göre yapılmasını sağlayacağı görülüyor..

Bu rulo ekranın, patentte görüldüğü kadarıyla akıllı telefonlarda kullanılmak üzere tasarlandığı görülüyor. Patenti alınan bu ekranın üretilip üretilmeyeceği ise henüz bilinmiyor. LG’nin, katlanabilir ve rulo ekran sektörüne yönelik tasarımları, ekran sektöründe liderliğine devam edeceğini gösteriyor.

BlackBerry Digital Workplace platformunu tanıttı

0

BlackBerry, Digital Workplace isimli bulut platformuyla yeni bir adım attı. Digital Workplace platformu, çevrimiçi ve çevrimdışı çalışma imkanı sunuyor.

Digital Workplace platformu tanıtıldı

Klavyeli telefon trendinin olduğu dönemde BlackBerry, telefon sektöründe büyük bir yükseliş yaşamıştı. Ancak Android işletim sisteminin ve dokunmatik telefonların kullanımının artması ve BlackBerry’nin bu dönüşüme ayak uyduramamasıyla, BlackBerry farklı alanlara yönelmeye başladı.

2018 yılında stratejik bir ortaklık kuran BlackBerry, bilişim alanında faaliyet gösteren Awingu ile anlaşmıştı. Telefon sektöründe güvenlik odaklı ilerleyen BlackBerry, bunu faaliyet gösterdiği diğer alanlarda da sürdürüyor.

Bu amaçla geliştirme çalışmaları devam eden çevrimiçi ve çevrimdışı çalışma platformu, Digital Workplace tanıtıldı. Bulut sektörüne yönelik önemli bir girişim olan Digital Workplace, VPN veya VDI’a olan ihtiyacı da ortadan kaldırıyor.

Digital Workplace ile kullanıcılar, herhangi bir yerde ve herhangi bir bilgisayarla çalışabiliyorlar. Digital Workplace’in, Cylance’ın yapay zeka güvenlik yazılımını da içerdiği belirtiliyor.

Digital Workplace’in, özellikle kurumsal firmalar tarafından talep göreceği tahmin ediliyor.

ABD ile Huawei arasında gerginlik!

0

Google ile Huawei arasında başlayan gerginlik büyüyerek devam ediyor. ABD ile Huawei arasında, bu kez iki yeni suçlamayla yeni bir gündem oluştu.

ABD ile Huawei gerginliği

2019 yılında damga vuran Google ile Huawei arasındaki gerginlik, Çin ile ABD arasında teknoloji savaşlarına dönüşmüştü. Yaşanan ticari savaşla ilgili ortaya yeni iddialar atılıyor ve gerginlik büyümeye devam ediyor..

ABD Adalet Bakanlığı, Huawei ile ilgili yeni iddialarda bulundu. Huawei’nin, ABD’nin ticari sırlarını çaldığına yönelik iki yeni suçlama yöneltildi.

Huawei ve Huawei’nin ABD merkezli iki iştirakinin, ABD’nin ticari sırlarını çaldığı, şantaj ve komplo kurduğu iddia edildi. Bu şirketlerin İran ve Kuzey Kore’den proje ürettiği belirtildi. Ancak Huawei tarafından konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Ortaya çıkan yeni iddialar, ABD ile Çin arasındaki ticari savaşın uzun bir süre daha devam edeceğini gösteriyor.

Sony robot köpek Aibo’yu geliştiriyor

0

Sony robot köpek ile insanların en iyi dostu olmayı hedefliyor. Aibo’nun beklenen satış sayısına ulaşamaması Sony’i yeniden harekete geçirdi.

Sony robot köpek için çalışıyor

Telefon sektöründe yaşadığı düşüşün ardından Sony, daha yenilikçi alanlara giriş yapmak istiyor. Bu alanlar arasında akıllı teknolojiler ve robotlar da yer alıyor.

Daha önce Aibo isimli bir robot köpek geliştiren Sony,  bu robotta beklediği satış gelirine ulaşmamıştı. Türkiye satış fiyatı 17 bin TL olan robot köpek, çeşitli hareketler yapması ve kullanıcılarla iletişime geçmesi yönüyle dikkat çekiyordu. Hatta robot köpek, futbol bile oynayabiliyordu.

Sony, satış konusunda beklediği performansı gösteremese de robot köpek için geliştirme çalışmalarına devam edecek. Sony’inin Aibo için yeni geliştirmeler yapacağı ve robotun yeni sürümüyle satışa çıkacağı konuşuluyor.

Aibo’nun yapay zeka ile daha akıllı hale getirileceği, evler ve ofislerde eğlence amaçlı kullanılabileceği belirtiliyor. Ancak robotun yeni sürümünün ne zaman ve ne kadarlık fiyattan satışa çıkacağına yönelik henüz bir bilgi paylaşılmadı.

Hindistan sosyal medya yasası ile gündemde

0

Özellikle Asya ülkeleri, sosyal medya platformlarına uyguladıkları yaptırımlarla son günlerde sık sık gündeme geliyor. Bu kez Hindistan sosyal medya yasası ile dikkat çekti.

Hindistan sosyal medya yasası ile gizliliği ihlal ediyor

Günümüzde kullanıcıların internet ortamında en çok önem verdikleri iki kavram gizlilik ve güvenlik. Ancak ülkeler, yeni yasalar ve düzenlemelerle bu iki kavramı yok sayabiliyor.

Yeni bir sosyal medya yasasının üzerinde çalışan Hindistan, yeni uygulamaları ile dikkat çekti. Bu yasayla birlikte Hindistan’da Facebook, Twitter ve TikTok gibi platformların ofislerinin bulunması zorunlu hale geliyor. Ayrıca yasayla birlikte, Hindistan hükümeti sosyal medya platformlarından kullanıcılarla ilgili bilgi istediklerinde, platformlar bu bilgileri paylaşmak zorunda olacak.

Ay sonunda yürürlüğe girmesi beklenen yasayla, 400 milyon kişinin gizliliği tehlikeye girmiş olacak.

İlgili paylaşımların izini sürmek için 72 saat içerisinde Hindistan bilgilerin kaynağı ile ilgili veri talep edecek. Ayrıca istenilen veriler, ilgili sosyal medya platformlarında 180 gün boyunca tutulacak. Bu uygulamanın, 5 milyondan fazla kullanıcısı olan platformlar tarafında uygulanacağı belirtiliyor.

Tesla elektrikli SUV’larını geri çağırdı

0

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, 2016 Ekim’inden önce üretilmiş Model X SUV araçlarını geri çağırdı.

Tuz yüzünden hızlı çürüme meydana geliyor

Yapılan tespitlere göre, tuz dökülen yollarda sıçrayan tuzlar, bu araçların alt tabanında ve direksiyon aksamında ciddi yıpranmaya ve hasara neden oluyor.

Tesla araçlardaki sorunları ücretsiz olarak giderdikten sonra sahiplerine geri döndürecek.

Rekabet Kurumu’ndan Google Türkiye’ye ceza

0

Cezanın gerekçesi alışveriş pazarındaki rakiplerin faaliyetlerini zorlaştırmak olarak açıklandı

Rekabet Kurumu (RK), Google Türkiye’ye 98 milyon 354 bin TL ceza verildiğini açıkladı. RK’dan yapılan açıklamaya göre, cezanın gerekçesi Google’ın alışveriş pazarındaki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak olarak bildirildi. 

Bununla birlikte, RK, Google’a ihlali sonlandırmak ve pazardaki etkin rekabetin tesis edilmesini temin etmek için şu yükümlülükleri getirdi:

a. Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 3 (üç) aylık süre içerisinde yerine getirilmek ve Kuruma tevsik edilmek üzere;

-Genel arama sonuç sayfasında rakip alışveriş karşılaştırma hizmetlerininkendi ilgili hizmetlerinden daha az avantajlı olmayacakları koşulları sağlaması,

-Mobil mecraya uyumlu olacak şekilde, diğer mecralarda da Shopping Unit’e ait başlığın tıklanma özelliğini kaldırması,

-Shopping Unit’in başlığında ve etiketlenmesinde bu alanın reklam olduğuna ilişkin belirsizliği makul şekilde gidermesi,

-Google’da yapılan aramalarda ürün adı ile birlikte açıkça alışveriş
karşılaştırma hizmeti sunan rakiplerinin marka veya site adına yer
verilmesi durumunda Shopping Unit’in öncelikli olarak
konumlandırılmasına son vermesi,


b. İlk uyum tedbirinin uygulanmaya başlamasından itibaren beş yıllık süre
boyunca ve yılda bir periyodik olarak Kuruma rapor sunması

Google, gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin ardından 60 gün içinde itiraz hakkı bulunuyor. 

 

Teknasyon’dan Otsimo’ya 1,2 milyon TL’lik yatırım

0

Teknasyon, özel çocuklar için mobil terapi çözümleri geliştiren Otsimo’ya yatırım yaptı

Kullanıcılarının hayatında etki yaratan uygulamalara yatırım yapmayı amaçlayan Teknasyon Yazılım, bu bağlamda Otsimo’ya da etki ve ölçeklendirme odaklı bir yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırım turunda Teknasyon’la birlikte Otsimo’ya tekrar yatırım yapan GBA, Growth Circuit ve Ünlü Yatırım’ın da yatırımlarıyla Otsimo bu turu 2 milyon TL ile kapattı. 

Otsimo 2019 şubat ayında Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı ve Turkcell ile beraber özel eğitim okullarında hizmet vermeye başlamıştı. Türkiye’de bu anlaşma sayesinde 50 binden fazla özel çocuğa ücretsiz özel eğitim ulaştıran Otsimo, aynı zamanda okullarda da müfredatın bir parçası olarak öğretmenlerin, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencileri daha etkili bir şekilde takip etmesine olanak sağlıyor.

Hedefimiz milyonlarca aileye ulaşmak

Gerçekleştirdikleri yatırımı değerlendiren Teknasyon Yazılım’ın Kurucu Ortağı Burak Sağlık, “Teknasyon olarak Otsimo’nun amacı ve bu güne kadar geldikleri nokta bizi çok etkiledi. Gerçekten ihtiyacı olan insanlara dokunan ve bunu globale taşıyabilmiş bir uygulama.  188 ülkede 100 binden fazla aileye ulaşabilmiş olması Otsimo’nun global potansiyelinin de bir göstergesi. Hedefimiz milyonlarca aileye ulaşmak. Bundan sonraki süreçte de özellikle globale açılma potansiyeli olan startuplara yatırımlarımızı ve desteğimizi devam ettirmeyi planlıyoruz.” dedi.

Özel eğitimi erişilebilir kılmak istiyoruz

Otsimo’nun kurucu ortağı Hasan Zafer Elcik ise Teknasyon ile olan bu birliktelik için “Otizmli çocuklara eğitim ulaştırma hayalimizde yanımızda olan bütün yatırımcılarımıza teşekkür ediyorum. Bu yatırım turuyla beraber Türkiye’de ulaştığımız başarıyı tüm dünyaya yaymayı hedefliyoruz. Özel eğitimi erişilebilir kılmak ve çok daha fazla çocuğun hayatını değiştirmek adına bizim için çok önemli ve büyük bir adım.” ifadelerini kullandı.