ABD, çip teknolojisi çalan profesörü tutukladı

0

ABD ile Çin arasındaki teknoloji savaşı hızla devam ederken, ABD önemli bir teknoloji merkezi olan UCLA universitesi’nde çalışan Çinli bir profesörü casusluk suçlamasıyla tutukladı.

Füze güdüm sisteminin işlemci tasarımını çaldı

UCLA’da görev yapan profesör Yi-Chi Shih, ABD ordusu için geliştirilen gizli bir roket işlemcisinin sırlarını çaldığı ve Çin’e teslim ettiği suçlamasıyla tutuklanarak hapse mahkum edildi.

Profesörün hayatını didik didik ederek casusluğun boyutlarını araştıran FBI, bu sırada vergi kaçakçılığı, zimmete geçirme gibi suçları da tespit ederek, bu suçlardan da ceza almasını sağladı.

Profesörün yeni nesil askeri füzelere ait güdüm sistemlerini çalarak Çin devleti adına çalıştığı düşünülen Chengdu GaStone Technology Company’e sattığı tespit edilmişti. Şirket ABD’nin “ticaret yapılması yasak olan” ambargolu şirketler listesinde yer alıyor.

İlk otonom uçak kendi başına iniş yaptı

Otonom sürüş teknolojileri, şimdi uçaklar için hayati önemde bir alana el attı. Otonom iniş ve kalkış.

Uçak kazalarının en fazla yaşandığı an, pilotaj hataları nedeniyle iniş kalkış anları oluyor.

Sinyalsiz otonom iniş

Aslında çoğu ticari uçak, havalimanlarındaki otomatik iniş yardımı sinyallerini kullanarak, piste pilot desteği olmadan inebiliyor. Ancak havalimanı olmadığında veya havalimanında bu sinyal desteği olmadığında, uçakların kendi başına inme yetenekleri bulunmuyor. 

Şimdi ilk defa bir uçak, herhangi bir havalimanı sinyali kullanmadan, tamamen yapay zeka ve otonom sürüş teknolojileri yardımıyla, pilot desteği almadan kendi kendine yere inmeyi başardı.

Almanya’daki Technische Universität München üniversitesinde hazırlanan prototip uçağın başarısı, yakın tarihte havacılık sektörünün çok daha güvenli olmasını sağlayacak. Bu elbette pilota ihtiyaç duymayan otonom ticari uçakların da hayata geçmesi açısından önemli bir gelişme.

ABD, Facebook’un işleyişini soruşturuyor

0

Facebook’un kullanıcı verilerini, yasalara aykırı şekilde işlediğine dair şüpheler bitmiyor. ABD’de pek çok eyalet, Facebook’un işleyişini eyalet yasaları kapsamında inceleme altına aldı.

6 eyalette soruşturma

Soruşturma açan eyaletler arasında, Connecticut, Illinois, Massachusetts, New York, New Jersey ve Kuzey Kaliforniya da yer alıyor. Eyaletlerdeki başsavcıların yürüttüğü soruşturmaların asıl olarak Cambridge Analytica skandalı sonrasında açıldığı da vurgulanıyor.

Savcıların, kullanıcı verilerin sağlıklı şekilde korunduğu ve üzerlerinde kullanıcılardan gizli işlem yapılıp yapılmadığı konularını soruşturduğunun altı çiziliyor.

 

Hacker’lar Asus güncelleme sunucularına sızdı

0

2018 boyunca, Asus için çok kara bir dönem yaşanmış. Dev PC ve Telefon üreticisi firmanın müşterilerine sürekli güncellemeler gönderen sunucularının hacker’ların eline geçtiği anlaşıldı.

Kimse farkına varmamış

Yaklaşık 6 ay boyunca fark edilmeden Asus sunucularında faaliyet gösteren hacker’ların yarım milyondan fazla PC’ye gönderilen firmware veya işletim sistemi güncellemelerine kötü amaçlı yazılımlar saklamayı başardığı ortaya çıktı.

Asus bu saldırıya ShadowHammer ismini verdi ve geçen senenin sonlarında durumu fark edip saldırıyı durdurdu. Ayrıca saldırıya neden olan açıkları da kapamayı başardı.

Şirket ayrıca, yeni güncellemelerle kötü amaçlı yazılımları da müşterilerinin bilgisayarlarından sildi ancak şimdilik saldırıya uğramış ve verileri çalınmış veya mağdur olmuş kullanıcılar durumun farkında değilller ve Asus’un mağdur olanların tazminat talebini nasıl çözeceği merak ediliyor.

Öte yandan saldırıda asıl mağdur olanın sadece 600 kişilik bir grup olduğu hatırlatılıyor.

KasperSky’a göre, yazılımı kullanan herkes potansiyel kurban haline gelse de ShadowHammer’ın arkasındaki gruplar daha önceden haklarında bilgi sahibi oldukları birkaç yüz kullanıcıya odaklandı. Kaspersky Lab araştırmacıları her arka kapı kodunda, MAC adreslerinden oluşan tablolar bulunduğunu keşfetti. Bir bilgisayarı ağa bağlamak için kullanılan ağ adaptörleri bu MAC adresleriyle ayırt ediliyor. Arka kapı çalışmaya başlayınca MAC adresini bu tabloyla doğruluyor. MAC adresi listedekilerden biriyle eşleştiğinde zararlı kodun diğer aşaması indiriliyor. Eşleşme olmadığında ise sisteme sızan yazılım ağda hiçbir etkinlik göstermiyor, bu sayede uzun süre tespit edilmeden kalabiliyor. Güvenlik uzmanları toplamda 600’den fazla MAC adresi belirlemeyi başardı. Bunlara birbirinden farklı kabuk kodlarına sahip 230 benzersiz arka kapı örneğiyle saldırı düzenlendi.

Zararlı yazılımı çalıştırırken kod veya veri sızıntısını önlemek için kullanılan modüler yaklaşım ve alınan ekstra önlemler, bu gelişmiş saldırının arkasındaki isimlerin belirli hedefleri hassas bir şekilde vururken tespit edilmemeye büyük önem verdiğini gösteriyor. Derinlemesine teknik analizlerde grubun üst düzey saldırganlardan oluştuğu ve çok gelişmiş araçlara sahip olduğu görüldü.

WhatsApp her ay 2 milyon hesap siliyor

1

Facebook’un sahte haberlerle savaş politikasına, sosyal medya devinin kardeş servisleri de katılıyor. 

Sahte haber her yerde

Zuckerberg’ün sahibi olduğu WhatsApp da Facebook’un sahte haberle savaş politikasında önemli bir rol oynuyor. WhatsApp’tan yapılan açıklamaya göre, popüler iletişim uygulaması, sahte haberleri yaydığı tespit edilen hesapları silmekten geri durmuyor ve her ay bu nedenle 2 milyon hesap siliniyor.

Bu rakam aynı zamanda, sahte haber yaymanın ne kadar yaygın bir iş haline dönüştüğünü ve dünyanın her yerinde, kötü niyetli insanların sosyal medyayı haber manipülasyonu yapmak için yoğun olarak kullandığını gösteriyor.

WhatsApp’a göre, sahte haber göndermek için kurulan bot hesapların belirgin özelliği, kullanıcılara hiç beklemeden, yazma süresi geçirmeden, arka arkaya yoğun mesajlar gönderebilmesi… Uygulama bu tür hesapları tespit ettiğinde analiz ederek bot olup olmadığını tespit ediyor ve gerekli önlemleri alıyor.

Samsung’un kazancı ağır düşecek

0

Samsung, ikinci çeyrek finansal raporunu açıklamadan önce yatırımcılarını panik yapmamaları konusunda uyarmak zorunda kaldı.

Gelirleri hızla düştü

Güney Koreli firmanın açıklamasına göre firmanın kazançları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 56 oranında düştü. Bu büyük bir kayıp.

Şirkete göre, Apple sözünü verdiği dijital ekran siparişlerinin minimum seviyesini yerine getiremediği için şirket kazancı olduğundan çok daha düşük görünüyor.

 

 

Apple, şirket merkezine Hyperloop döşetecek

0

Elon Musk’ın yeni nesil toplu taşıma sistemi Hyperloop, çok önemli bir prestij projesine imza atabilir.

Dünyanın en zengin ve değerli şirketi olan Apple, Cupertino’ya inşaa ettiği dev şirket merkezi “Space Ship” için, San Jose ve Cupertino arasına Hyperloop hattı kurulması için Hyperloop ile görüşmeye başladı.

Bu hat inşa edilecek olursa, San Jose’deki Apple çalışanlarının Cupertino’ya yolculuk süreleri 5 dakikaya düşecek. 

Dev teknoloji şirketinin yeni şirket merkezinde 12 bin çalışanı bulunuyor ve bu 12 bin kişi her gün çevre şehirlerden küçük bir kasaba olan Cupertino’ya gelip geri dönmek zorunda olduğu için ulaşım konusunda büyük şikayetler yaşanıyor.

VW ve Ford elektrikli otomobil işbirliği yapacak

0

Alman otomotiv devi Volkswagen’in, elektrikli otomobil platformunu Ford’a da kullandıracağı yönündeki söylentiler medyada yer kaplamaya başladı.

Aynı elektrikli platformu kullanacaklar

Şirketler bu konuda resmi açıklamalar yapmasalar da şirket içindeki kaynaklara dayandırılan haberlerde, iki firmanın bir sözleşme metni üzerinde anlaştıkları ve ortaklıklarını kısa süre sonra açıklayacakları vurgulanıyor.

Buna göre, VW geliştirdiği elektrikli otomobil platformu MEB’i Ford’un da kullanımına açacak. Ford ise bu platform üzerine kendi tasarımını geliştirerek, kendi otomobillerini üretecek. 

Anlaşmanın 11 Temmuz’da medyaya duyurulacağı da şirketlerden sızan bilgiler arasında yer alıyor.

MoviePass servisi iflas mı ediyor?

0

ABD’de önemli bir kullanıcı kitlesine sahip olan sinema abonelik servisi MoviePass, mobil uygulamasını bakıma aldığını ve servisi belirsiz bir süre için durdurduğunu açıkladı.

Rakibi de iflas etmişti

bahar aylarında iflas eden rakipleri Sinemia’dan sonra MoviePass’ın da iflas bayrağı çekmek üzere olduğuna dair dedikodukların yayılması üzere şirket CEO’su, bunun zorunlu bir bakım olduğunu, mobil uygulamanın artık ihtiyaç duydukları özellikleri sağlamadığını yazarak, iflas etmediklerini duyurdu.

Ancak yine de sinema abonelik servislerindeki bu sorunların ortaya çıkması, Netflix benzeri onilne servislere yoğunlaşan ilgiden sonra sinema salonlarının izleyici bulamamasının bir işareti olarak kabul ediliyor.

Yelkenli uzay gemisi yörüngeye oturdu

0

Geçtiğimiz hafta SpaceX’in Falcon Heavy uzay gemisiyle yörüngeye fırlatılan yelkenli uzay gemisi LightSail 2, dünyaya sinyal göndermeye başladı.

Motor yerine yelken

Klasik motorlu uzay gemilerinin aksine, üzerinde yakıtlı bir motor bulundurmayan LightSail 2, dev güneş yelkenleri sayesinde, güneş ışınlarındaki photonların itmesiyle hareket eden çok hafif bir yapıya sahip.

Denizde yelkenli teknelerin, rüzgarın itiş gücünü kullanması gibi, photonların itiş gücüyle hareket eden LightSail 2 eğer yörüngede başarıyla dönmeye devam ederse, motorsuz olarak güneş yelkenleriyle sağlıklı şekilde kontrol edilebilen ilk uzay gemisi olacak.

Bu da yakın gelecekte üzerinde motor bulunmayan ve çok daha uzun ömürlü yelkenli uyduların geliştirilmesi ya da güneş sisteminin uzak köşelerine yelken teknolojisiyle hareket edecek uzay gemileri üretebilmemiz anlamına gelecek. 

Çin, otomobiller için Hyperloop teknolojisi geliştiriyor

0

Elon Musk’ın basınçlı tüp içinde hareket eden kapsüllerden oluşan yeni nesil “tren” teknolojisi hyperloop, sadece toplu taşıma için kullanılmayabilir.

1 milyar dolar

Çin, aynı teknolojinin otomobiller için de uygulanabilmesi için 1 milyar dolarlık Ar-Ge bütçesi ayırdığını duyurdu.

Hyperloop One şirketinden ayrılan mühendislerin kurduğu ve otomobilleri manyetik tüpler içinde şehir içi ve şehirler arası mesafelerde taşımayı hedefleyen Arrivo şirketiyle ortaklık kuran Çin destekli GTA tarafından sağlanacak 1 milyar dolar sayesinde, Arrivo’nun “otomobil hyperloop”unun, dünya çapında yaygınlaşması bekleniyor.

 

Waymo Avrupa’ya açılma planları yapıyor

Google’ın otonom sürüş teknolojileri geliştiren şirketi Waymo, Arupa’da otonom taksi hizmeti vermek için kapıları çalmaya başladı.

Taksicilik bitiyor mu?

Waymo, aslında henüz ABD’de bile gerçek anlamda sürücüsüz taksi servisini hizmete sokmuş değil. Ancak ABD yönetiminin yakında sürücüsüz otomobillere izin vereceği beklentisi ile Waymo’nun Fiat/Chrysler’a on binlerce yeni sürücüsüz otomobil siparişi verdiğini biliyoruz.

Waymo bu sırada, Avrupa’da da hizmetini devreye almak için çalışmalara başladı. Şirket Avrupa’da Waymo ismini kullanmadan, farklı bir isimle, otonom taksi hizmetleri vermek istiyor.

Alphabet’in CEO’suna göre ABD’de otonom taksi hizmeti vermeye başlayacak ve hemen ardından da hizmeti Avrupa’ya genişletecek. Bakalım Google’dan pek de haz etmeyen Avrupa Birliği Waymo’nun bu planlarına nasıl cevap verecek?

Newton-Katip Çelebi Fonu’ndan Türkiye ve İngiltere arasında teknolojik işbirliği çağrısı

0

Ağustos başına kadar projelerin kabul edileceği açık çağrılara, British Council’ın internet sayfası üzerinden başvuru yapılabiliyor

Newton-Katip Çelebi Fonu, Türkiye ve Birleşik Krallık’taki bilim ve teknoloji alanında akademik iş birliklerini desteklemek üzere hayata geçirildi. İki ülkedeki bilimsel araştırma ve inovasyon kapasitesini bir araya getirerek Türkiye’deki ekonomik kalkınma ve toplumsal refaha katkı sağlamayı hedefleyen fon, Türkiye’deki sorunlara ortak çözümler geliştirilmesini amaçlıyor. İkili programlar ile iki ülke arasında var olan ilişkilerin geliştirilmesini, güçlü ve sürdürülebilir ilişkilerin kurulmasını destekliyor.

Kapasite gelişimi ve bilimsel araştırma projeleri için iki farklı çağrı

Newton-Katip Çelebi Fonu kapsamında açık çağrısı süren programlardan ilki olan Institutional Links programı, ortak yürütülen bilimsel araştırmalar yoluyla bireysel araştırmacı bağlantılarının ötesinde, sürdürülebilir araştırma ortaklıklarının kurulmasını amaçlıyor. 2014 yılından bu yana süregelen fonun Türkiye’deki araştırmacılar tarafından en çok tanınan programı olan Institutional Links, ‘2551 TÜBİTAK ve British Council İkili İş birliği Programı’ kapsamında iki kurum tarafından ortaklaşa yürütülüyor.

Açık çağrısı devam eden diğer program, Research Environment Links ise Türkiye’deki kurumların, Birleşik Krallık’taki ortaklarıyla beraber çalışarak Türkiye’deki kurumsal bilgi ve insan kaynağı kapasitesini daha öteye taşımalarını ve iyi örneklerin karşılıklı paylaşımı yoluyla kurumsal becerilerin arttırılmasını hedefliyor. Araştırmacıların, kurumları tarafından doğrudan desteklenebildiği bu çağrı kapsamında, tematik sınırlamalar olmaksızın tüm araştırma alanlarına destek sağlanabiliyor.

Açık çağrı başvuruları, Ağustos ayına kadar devam ediyor

 Her iki programın da Ağustos’un ilk haftasına kadar devam edecek açık çağrılarına sunulacak başvuruların en önemli kriterlerinin başında, projelerin hem Türkiye hem de Birleşik Krallık’tan birer ana iş ortağını içermek zorunda olması geliyor. Institutional Links programı kapsamında bilgi ve iletişim teknolojileri, robotik sistem teknolojileri, otomasyon sistemleri, makine tasarım ve imalatı, enerji, otomotiv, madencilik ve sağlık gibi iş birliği araştırma alanlarındaki başvurular öncelikli kabul edilirken, Research Environment Links programı için herhangi bir alan kısıtlaması bulunmuyor. Her iki program için açık çağrılara, şu adresten başvurulabiliyor. 

Continental ve Vodafone güç birleştirdi

0

Continental ve Vodafone iş birliğinin ilk meyvelerini kamuoyuyla paylaştı. İki şirket savunmasız kişilerin trafikteki can güvenliğini koruyacak yeni teknolojilerini duyurdu. Geçen yıl duyurulan iş birliği sonucunda trafikte can kaybının azaltılması hedefleniyor.

Continentel ve Vodafone iş birliği

Otomobillerdeki güvenlik ve destek sistemleri araç içindekilerin hayatını korumaya odaklanıyor. Ancak, bisikletliler ve yayalar hala korumasız. 2017 yılına ait Alman Federal İstatistik Bürosu verilerine göre, trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin dörtte biri bisikletliler ve yayalardan oluşuyor. 

Continental ve Vodafone arasında iş birliğinin neredeyse temelinde 5G teknolojisi yer alıyor. 10 gigabite kadar bant genişliği sunan 5G, anlık video yayınına olanak sağlıyor. C-V2X mobil iletişim teknolojisi, araçlar, altyapı ve trafikte savunmasız kişiler arasındaki doğrudan ve ağ tabanlı iletişimi bir araya getirerek, bağlı ve akıllı mobilitenin tüm potansiyelinden faydalanıyor.

Dijital kalkan güveni sayesinde trafiğe çıkan bisikletli ve yayalar akıllı telefon; otomobiller ise özel bir V2X modül ile bir iletişim modülüne sahip oluyor. Böylece herkes mobil ağ üzerinden birbiriyle konumunu ve seyir yönünü paylaşabiliyor. Bu sayede birbirinin önüne çıkma tehlikesi azalıyor.

Araçlara yerleştirilen kameralar ve ağ tarafındaki yapay zeka Mobile Edge Computing, yayaların ve bisikletlilerin davranışlarını tanıyor. Bu sayede araç, savunmasız kişileri korumaya alıyor diyebiliriz. Mobile Edge Computing (mobil sınır bilişim) ayrıca, aracın ve üst seviye veri merkezlerinin hesaplama yükünü de hafifletiyor.

İş birliğinin bir diğer meyvesi ise sollama yapacak araçların güvenliğini sağlıyor. Kırsal yollarda sollama yapmadan önce arkadaki araçları karşıdan gelen trafiğe karşı uyarmak için öndeki araçlardan birinin kamera görüntülerini kullanıyor.

Trafik sıkışıklığı uyarı sistemi ise sıkışık trafiğin sonuna yaklaşan araçları, oraya ulaşmadan çok daha önce engellerden haberdar ediyor.

[Rapor] Hilton: 2119 yılında oteller nasıl olacak?

0

Uluslararası otel zinciri 100 yıl sonrasının otellerine dair görüşlerini paylaşıyor

Hilton yıldönümünü kutlarken önümüzdeki 100 yılda seyahat ve konaklama sektörünün trendlerini bildiriyor. Sürdürülebilirlik, yenilik, tasarım, insan ilişkileri ve beslenme alanlarından uzman görüş ile desteklenen bir raporda yer alan bulgular teknolojideki gelişmenin ve iklim değişikliğinin gelecekte otelcilik sektörünü nasıl etkileyeceğini ortaya koyuyor.

İşte geleceğin otelinden öne çıkan özellikler

Kişiselleştirme kraldır: Anında kimlik değiştiren lobiler, deri altı çipleri…

  • Teknoloji misafirlerin tüm anlık gereksinimlerine cevap vermek üzere her mekanın dönüşmesine olacak sağlayacak. Lobi her konuğa mükemmel ve kişisel bir ağırlama sunmak amacıyla sakin bir spa’dan hareketli bir bara kadar herhangi bir mekâna dönüşebilecek.
  • Deri altına yerleştirilecek mikro çiplerle ısıdan aydınlatmaya, eğlenceden ve diğer her türlü ayrıntıya kadar çevremizdeki her düzeneği istediğimiz anda istediğimiz yerde kablosuz şekilde kontrol etmemizi sağlayacak.

Menü sürprizleri: Deniz yosunu keki, böcekli bolonez, plankton turtası

  • Diyetlerimiz daha fazla bitki bazlı yemek tarifleri ve bazı şaşırtıcı protein kaynaklarını içerecek: Beetle bolognese (böcekli bolonez), Plankton pies (plankton turtası) ve seaweed green velvet cake (deniz yosunu keki) menünün belli başlı öğelerini oluşturacak.
  • 3D-yazıcıdan çıkan akşam yemekleri ve oda servisi benzersiz bir kişiselleştirilmiş deneyim sunacak.
  • Her konuk için şeflere biyometrik veriler sağlanacak, tercihlere ve beslenme gereksinimlerine göre yemekler otomatik olarak hazırlanacak.

Fütüristik fitness: Havuzda sanal bir deniz kaplumbağası, dijital Everest’e tırmanış

  • Havuzda sanal bir deniz kaplumbağası ile birlikte yüzün veya Everest Dağının dijital yamacına tırmanmayı deneyin: Yapacağınız bu rutin egzersiz size özgü olacak.
  • Ayrıca, antrenmanlardan elde edilen enerji otelin beslenmesinde kullanılacak ve dolaşım sistemine hiçbir etkisi olmayacak. Hatta konuklar ulaşılan antrenman hedeflerine bağlı olarak ödüller kazanacaklar.
  • İzlenebilir antrenmanlar ve hologramlı kişisel antrenörlerinizle spora kaldığınız yerden devam edeceksiniz. Teknolojisiz zamanlar arayışı içinde olduğumuz için çevrim dışı olmak yeni bir lüks olacak.

Sürdürülebilir her şey: Okyanustaki plastik atıklardan inşa edilen oteller

  • Gelecek yüzyılda sadece özünde sorumluluk sahibi olan sektörler hayatta kalacak.
  • Sürdürülebilirlik, okyanustan toplanan plastiklerle inşa edilmiş otellerden, her tür hava koşuluna dayanıklı kubbelere pek çok farklı uygulamayla otelcilikteki tasarım anlayışını değiştirecek.
  • Oteller topluluklar için birer “ortak akıl alanı” olarak konumlanacak; yerel kaynakları yöneten, topluma yönelik böcek çiftlikleri ve suda bitki yetiştirilen dikey bahçeler gibi alanlara katkıda bulunan bir belediye binası gibi hareket edecekler…

İnsanî dokunuş

  • Yapay zekânın hâkim olduğu bir dünyada insan teması ve kişisel dokunuş  hiç olmadığı kadar kritik bir öneme sahip olacak.
  • Teknoloji, otel görevlilerinin konukların birbirleriyle temas kurması ve unutulmaz anlar yaşamalarına odaklanabilecekleri gerekli ve önemli olan zamanı yaratacak.

Raporla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hilton EMEA Başkanı Simon Vincent 2119’un oteliyle ilgili olarak şunları söyledi: “Hilton 1919 yılındaki kuruluşundan itibaren havalandırma ve odalarda televizyon gibi endüstrideki ilkleri devreye sokarak dünya konaklama sektörüne öncülük yaptı. Geçen yıl çevrede yarattığı etkiyi azaltmak amacıyla bilimsel esaslı hedefleri oluşturan ilk konaklama şirketi oldu. İkinci yüzyılımıza da yenilik taahhüdümüzü, çalışanlarımızın gücünü ve teknolojiyi konukların taleplerine cevap vermeye yönlendirerek giriyoruz. Araştırmamız konaklama sektörü için heyecanlandırıcı bir gelecek çiziyor, teknoloji merkezli bir dünyada artan insan etkileşiminin önemini vurguluyor.”

PayU’dan bir satın alma daha

0

Yakın zamanda iyzico satın almasıyla gündeme gelen PayU bu kez de faaliyet alanını Güneydoğu Asya’ya doğru genişletecek bir satın alma gerçekleştirdi. PayU’nun, online ödeme çözümü Red Dot Payment’ın (RDP) çoğunluk hissesini satın aldığı açıklandı. Şirket, son üç yılda fintech ve birleşme/ satın alımlar için 700 milyon dolardan daha fazla yatırım yapmış oldu.

PayU’dan 65 milyon dolarlık satın alma

Ülkemizde PayU’nun iyzico’yu 165 milyon dolar karşılığında satın alması, girişimler için umut verici bir adım olarak değerlendirildi. Aradan geçen sürenin ardından PayU, 65 milyon dolar karşılığında RDP’inn çoğunluk hissesini satın aldığını açıkladı. Bu satın almanın ardından hissedarların önemli bir kısmı ayrıldı. Kurucunun ise şirkette hisse sahibi olmaya devam edeceği duyuruldu.

Singapur’un önemli şirketlerinden biri olan RDP, online perakende, konaklama, hayır işleri ve yemek teslimatı gibi çok hızlı bir şekilde büyüyen alanlara da odaklanıyor.

Google ve Temasek tarafından yapılan araştırmaya göre, dünyanın en hızlı büyüyen dijital ödeme pazarlarından biri olan Güneydoğu Asya’daki toplam harcama hacminin 2025 yılına kadar üç kat artarak 240 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Küresel satıcılar için büyük bir potansiyel olan bölgenin en büyük altı ülkesinde 350 milyon internet kullanıcısı bulunuyor.

PayU, bu anlaşmayla RDP platformlarını PayU Hub’a entegre ederek küresel satıcılara kazandıracak teklifler sunuyor.

PayCore, MPTS Turkey’i satın aldı

0

Şirket bu hamleyle Türkiye’nin ve bölgenin en büyük gücü olmayı hedefliyor

Türkiye’de ve dünyada bankalara, finans kuruluşlarına, ödeme servis sağlayıcılarına, telekom operatörlerine 2001 yılından bu yana ödeme teknolojileri konusunda  çözümler sunan PayCore, MPTS Turkey’i satın aldı. MPTS Turkey, 2018 yılının Aralık ayında yapılan şirket satış sözleşmesinin ardından Rekabet Kurumu ve Merkez Bankası onaylarının tamamlanmasıyla 18 Haziran itibarı ile resmen PayCore bünyesine geçti. Geçmişte Provus markası ile 12 ülkede faaliyet gösteren MPTS Turkey, artık faaliyetlerine PayCore Holding çatısı altında PayCore markasıyla devam edecek. Satın alma miktarına ilişkin bilgi verilmedi.

Bu satın alma ile mevcut processing işini büyüten ve güçlendiren PayCore, processing sektöründe bölgenin öncü kurumlarından biri konumuna geldi. (Processing; “bankalar, devlet kurumları, telekom operatörleri ve perakendeciler gibi geniş kapsamlı bir müşteri tabanına POS yönetimi, kredi ve banka kartı yönetimi, ATM yönetimi, otomatik geçiş, ücret toplama, toplu taşıma kart entegrasyonu vb alanlarda verilen operasyonel hizmet” anlamına geliyor.) 

PayCore CEO’su Güney: “Processing alanında Türkiye ve bölgenin en büyük gücü haline gelmeyi hedefliyoruz”

 PayCore CEO’su Turgut Güney satın alma ile ilgili, “MPTS Turkey’i satın almamız, yalnızca processing dünyası için heyecanlı bir gelişme olmadı, aynı zamanda global büyüme vizyonumuzun da bir parçasına hizmet etti. Bu hamle, mevcut processing şirketimiz ile birlikte processing sektöründe Türkiye’nin ve bölgenin en büyük gücü olma hedefimize yönelik bir sıçrama etkisi yarattı” dedi.

Devir ile birlikte PayCore mevcutta sahip olduğu Dış Hizmet Sağlayıcı Lisanslarına ek olarak Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistem İşleticisi faaliyet iznini kapsayan Merkez Bankası Takas ve Mutabakat Lisansına da sahip oldu.

Cardtek, Mart ayında unvanında değişikliğe gitmiş ve PayCore adını almıştı. MPTS Turkey ise Mastercard Payment Transaction Services‘ın kısaltılmış hali.  

Bilişimde Türkiye’ye değer katanlar açıklandı

0

Türkiye’nin gelişimine önemli katkılar sağlayan bilişim sektörünün ilk 500 şirketi açıklandı

Türkiye’de bilişim alanındaki tek kapsamlı araştırma olan İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması sonuçlandı. Bu yıl 20.’si gerçekleşen ve her yıl olduğu gibi bu yıl da birçok yeniliği barındıran araştırma sonuçlarına göre başarılı şirketler 4 Temmuz Perşembe günü İstanbul Grand Pera – Emek Sahnesi’nde düzenlenen törenle ödüllerini aldılar. Sektörün her alanından önemli isimleri ve kurumları buluşturan “İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2018” ödül töreninin açılış konuşmalarını Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurul Üyesi Dr. Hakan Yurdakul, ICANN Bölge Müdürü Baher Esmat, Asis Elektronik Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Hakan Özyürek, KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca ve BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe gerçekleştirdi.

İlk 500 Bilişim Şirketi’nin toplam geliri bir önceki yıla göre yüzde 12 arttı

M2S Araştırma ve Pazarlama A.Ş. Genel Müdürü Özlem Unan, 2018 yılında Bilişim 500 sıralamasında yer alan şirketlerin toplam gelirlerini 2017 yılına göre Türk Lirası bazında yüzde 12 oranında arttırdığını belirtti. Unan’ın verdiği bilgilere göre bu yıl en yüksek büyümenin yüzde 317 olduğu sıralamada yüzde 100’ün üzerinden büyüyen şirket sayısı ise 28 oldu.

Törende bilişim sektörüne 35 yıl ve üzerinde emek veren Tuğrul Tekbulut, Hayguyi Antikacıoğlu, Faruk Eczacıbaşı, Osman Helvacı, Melek Bar Elmas, Rahmi Aktepe ve Bekir Erdoğan’a “35 Yıl Emek” ödülleri BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe tarafından takdim edildi.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da BThaber Gazetesi üç özel ödül hazırladı. “En İnovatif BT Platform” ödülü Clonera adına Evren Ballı’ya, “Asırlık Teknoloji Şirketi” ödülü NCR adına Işıl Hasdemir’e ve “Yükselen BT Yıldızı” ödülü Secure Future adına Cem Kotanoğlu’na BThaber Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi tarafından teslim edildi.

Değişen ve gelişen kategori yapısıyla her şirketin kendi kulvarında yarıştığı, özel ödüllerle beraber toplam 98 ödülün sahiplerini bulduğu törende; 9 Dağıtıcı, 19 Sistem Entegratörü ve İş Ortağı, 10 Hizmet Sağlayıcı, 8 Uluslararası Üreticinin Türkiye Temsilcisi, 14 Türkiye Merkezli Üretici, 15 PLUS, 4 Ana Kategori ve 9 da Türkiye Ekonomisine Katkı Özel ödülleri verildi.

“Türkiye Ekonomisine Katkı Özel Ödülleri” kategori başlığı altında “Ar-Ge Yatırımı” kategorisinde Logo Yazılım, “Yapay Zekâ” kategorisinde Emfa Yazılım, “Türkiye Merkezli Üretici IoT ve M2M” kategorisinde Arvento ödüle layık görüldü. “Donanım İhracatı” kategorisinde Corning Optik İletişim, “Hizmet İhracatı” kategorisinde NETAŞ, “Yazılım İhracatı” kategorisinde de Ekin Teknoloji ödül aldı. “Türkiye Merkezli Üretici Donanım” kategorisinde Karel Elektronik, “Türkiye Merkezli Üretici Hizmet” kategorisinde STM Savunma Teknolojileri ve “Türkiye Merkezli Üretici Yazılım” kategorisinde de Intertech ödül alan diğer firmalar oldular.

 

Dünyanın en pahalı şehirleri belli oldu

0

209 şehir arasında Hong Kong birinci olurken, İstanbul 154. sırada yer alıyor

Dünyanın en pahalı şehrinin Hong Kong olduğu açıklandı.  İnsan kaynakları danışmanlığı şirketi Mercer’ın araştırmasına göre, dünyanın en pahalı şehri Hong Kong olurken, en ucuz şehrin de Tunus olduğu belirlendi.

100 puana sahip New York’un referans alındığı Mercer Yaşam Maliyeti Araştırması’nda veri toplama evresinde dünyadaki ekonomik ve politik dalgalanmalar, döviz kurlarındaki hareketlilik, enflasyon ve konaklama ücretlerindeki değişiklikler de dikkate alınıyor.

İstanbul 154. sırada yer alıyor

Yurtdışındaki çalışanlara ödenecek ücretler konusunda hükümetler ve çokuluslu şirketlere rehberlik eden ‘Mercer Yaşam Maliyeti Araştırması’, 5 kıtada 209 şehirde gerçekleştirildi. Mercer Yaşam Maliyeti Araştırması, özellikle küresel çapta iş yapan şirketlerin mobil iş gücünü yönetme stratejilerini belirleme aşamasında en önemli referanslarından biri olarak görülüyor ve her şehirde, konut, ulaşım, gıda, kıyafet, ev eşyaları ve eğlence gibi 200’den fazla unsurun karşılaştırmalı maliyetini ölçüyor.

Her şehirde konut, ulaşım, yiyecek, giyim, ev eşyası ve eğlence dahil olmak üzere 200’den fazla kalemin karşılaştırmalı maliyetlerinin ölçüldüğü araştırma sonuçlarına göre, 2019 yılının en pahalı şehri Hong Kong, yaşam maliyeti en düşük şehir ise Tunus oldu. Hong Kong’un ardından Tokyo, Singapur, Seul ve Zürih en pahalı şehirler; Tunus’un ardından Taşkent ve Karaçi ise en ucuz şehirler olarak sıralandı. Bu sonuçlarla beraber en pahalı 10 şehirden 8’ini oluşturan Asya şehirleri, yurt dışında çalışanlar için dünyanın en pahalı şehirleri unvanını sürdürdü. Geçtiğimiz yıl aynı araştırmada 163’inci sırada yer alan İstanbul ise, bu yıl listede 154’üncü sıraya yerleşti.

İlk 10’da sadece bir Avrupalı bulunuyor

Yaşam Maliyeti Araştırması’nın 2019 sonuçlarına göre, sadece bir Avrupa şehri en pahalı şehirler arasında ilk 10 sırada yer aldı. 5’inci sırada yer alan Zürih Avrupa’daki en pahalı şehir unvanını korurken, onu 12’inci sıradaki Bern takip etti. Doğu ve Orta Avrupa şehirleri arasında iki sıra gerileyen Cenevre 13’üncü, yirmi altı sıra gerileyen Moskova 27’inci, on dört sıra gerileyen Prag 97’inci ve on dokuz sıra gerileyen Varşova 173’üncü sırada yer aldı.

Avrupa şehirlerinin çoğundaki orta düzey fiyat artışlarına karşın, Avrupa’nın para birimlerinin ABD doları karşısında zayıflamasıyla Avrupa şehirleri listede geriledi. Yakın zamandaki güvenlik sorunları ve ekonomik gelecek hakkındaki endişeler de bölgeyi etkileyen faktörler arasında yer aldı.

Batı Avrupa şehirlerinden on iki sıra gerileyen Milano 45’inci, on üç sıra gerileyen Paris 47’inci, on dört sıra gerileyen Oslo 61’inci ve on sekiz sıra gerileyen Madrid ise 82’inci sırada yer aldı. Almanya’nın şehirlerinden Berlin 81, Dusseldorf 92 ve Stuttgart 126’ıncı sırada kendisine yer buldu. Hafif düşüş gösteren Birleşik Krallık şehirlerinden dört sıra gerileyen Londra 23’üncü, yedi sıra gerilen Birmingham 135’inci ve altı sıra gerileyen Belfast 158’inci oldu.Öte yandan Ortadoğu’nun en pahalı şehri Tel Aviv olarak karşımıza çıktı.

 

Sıralama

Şehir

Ülke

2018

2019

1

1

HONG KONG

Çin

2

2

TOKYO

Japonya

4

3

SİNGAPUR

Singapur

5

4

SEUL

Güney Kore

3

5

ZÜRİH

İsviçre

7

6

ŞANGHAY

Çin

43

7

AŞKABAT

Türkmenistan

9

8

PEKİN

Çin

13

9

NEW YORK

Amerika Birleşik Devletleri

12

10

SHENZHEN

Çin