Chicago ve Minneapolis’te 5G servisi başlıyor

0

ABD Başkanı Trump, GSM şirketlerine 5G bağlantıyı 2018 içinde ABD’de hizmete almaları için emir vermişti ancak başkanın isteğini gerçekleştirmek mümkün olmadı. 

Kilit tarih 2019

Yine de GSM şirketleri 5G’yi 2020 öncesinde, göstermelik de olsa, hizmete almak için büyük çaba sarf ediyor. Şimdi AT&T’nin 2019 içinde Chicago ve Minneapolis’te 5G hizmetlerini başlatmak için hazırlık yaptığı duyumları ortaya çıktı.

Bu iki şehir aslında ABD’nin en büyük ve en zengin şehirleri değil ama ABD’li GSM şirketlerinin 5G konusunda yarışmak için hazırlık yaptığı 5 büyük şehre Chicago ve Minneapolis de eklendiğinde, ABD’deki 5G abonelerinin sayısının milyonlara ulaşması bekleniyor. Kapsama alanının ise on milyonlarca kişinin yaşadığı alanları içerecek olması önemli bir gelişme.

Tesla son çeyrekte 95 bin otomobil sattı

0

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, 2019 yılına iyi başlamasa da, ikinci çeyrekte otomobil satışlarını 95 bin adete yükseltti.

Üretim kapasitesi yükseldi

Geçtiğimiz yıl ciddi üretim problemleri yaşayan ve bu nedenle şirketin batacağına dair söylentilere konu olan Tesla, nihayet çok güçlü bir üretim kapasitesine sahip olduğunu kanıtlayabildi ve bahar ayları boyunca rekor seviyede üretim yaparak, 95200 adet otomobili sahiplerine ulaştırdı.

Şirket bir yıl önce aynı dönemde sadece 53 bin adet otomobil üretebilmişti.

ABD, Facebook’tan Libra’yı durdurmasını istedi

0

Facebook’un kripto para macerasında beklenen oldu.

Uzun süredir kripto para geliştirmeye çalıştığı bilinen Facebook, kısa süre önce Libra ismini verdiği kripto para birimini medyaya tanıtmıştı. Ancak ABD yöneticileri bu yeni gelişmeden pek memnun olmadı.

Dünyanın parasını Facebook mu basacak?

ABD merkez bankasının para basma gücünün elinden alınması anlamına gelebilecek alternatif alışveriş yöntemi olarak değrlendirilen Libra konusunda endişeli olan ABD yönetimi, senato alt kurullarında yaptığı değerlendirme sonucunda Facebook’a Libra çalışmalarını durdurması konusunda çağrı yapılması kararını aldı.

Buna göre, Libra’nın ABD ve dünya ekonomisine olası etkileri iyice araştırılmadan ve ABD ekonomisine katkıları somuşturulmadan Libra’nın kullanılmasının sakıncalı olduğu vurgulandı.

ABD yönetimi, Facebook’un 2 milyar kullanıcıya sahip olması nedeniyle Libra’nın dünyadaki en yaygın kullanılan para birimi olarak, Dolar’ın yerini alabileceğine dair endişe taşıyor. Bu endişeler ise senatodaki Libra tartışmalarında yüksek sesle dile getiriliyor. 

Bosch Türkiye’nin cirosu 19 milyar TL’yi aştı

0

Bosch Türkiye 2018 finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket bu yıl 1 milyar TL yatırım yapacak

Bosch, Türkiye’deki cirosunu 2018 yılında yüzde 25’lik artışla 19,2 milyar TL’ye yükseltti. Şirket, konsolide satışlarda 2018 mali yılını yaklaşık 6,5 milyar TL ile kapattı ve böylece bir önceki yılın satışlarına göre yüzde 13’lük sağlıklı bir büyüme kaydetti.

Bosch’un geçen yılki ihracat rakamı 12,13 milyar TL’ye ulaşırken, şirket, Türkiye genel ihracat hacmine yaptığı yüzde 1,5’lik katkıyla lider ihracatçılar arasındaki yerini korudu. Türkiye’de yaklaşık 17 bin çalışanı bulunan Bosch, geçtiğimiz yıl 1 milyar TL’nin üzerinde yatırım yaptı. Yatırımlar, şirketin üretim faaliyetlerinin geliştirilmesine odaklandı. Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Steven Young, “İlk çeyrekteki gelişmemize dayanarak, zorlu ekonomik ortama rağmen 2018 yılındaki satışları geçmeyi hedefliyoruz” dedi.

Geleceğin mobilitesi için Tasarım Merkezi faaliyete geçirildi

Bosch’un İstanbul’daki genel merkezinde, geçtiğimiz yılın sonunda bir Tasarım Merkezi kuruldu. Merkez, yakıt enjeksiyonu, fonksiyonel emniyet gibi araç alt sistemlerinin kalibrasyonu ve uygulanması konusunda dünya genelinde önde gelen otomobil markalarına destek sağlıyor. Türkiye’deki ekip, binek otomobillerden ağır ticari araçlara kadar farklı araç sınıfları için global ölçekte başarılı bir çalışma yürütüyor. Merkez 14 mühendis ile kuruldu ve 2020 yılına kadar bu sayının 40’a çıkması hedefleniyor. Steven Young, “Tasarım Merkezimiz, Bosch Türkiye’nin genç yetenekler için bir cazibe merkezine olmasına da katkıda bulunuyor” derken, merkezin hızlı büyümesine dikkat çekti.

Bosch, Türk sanayisi için Endüstri 4.0 projeleri sağlıyor

Endüstri 4.0 çözümleri, üretimi ve lojistiği çok daha basit, verimli ve esnek hale getiriyor. Dünya genelinde kendisine ait 270 fabrikada Endüstri 4.0 ile ilgili öncü projeler yürüten Bosch Grubu, bu alandaki uzmanlığını Türkiye’deki diğer şirketlerle de paylaşıyor. Steven Young, “Bosch, Endüstri 4.0’a geçiş sürecinde hem önde gelen bir kullanıcı hem de önde gelen bir sağlayıcı olarak, Türkiye’de bu konuda itici güç olmaya hazır. Endüstri 4.0 ekibimiz, bu dönüşüm sürecinin bir parçası olmak isteyen diğer şirketler için son derece saygın bir destekçidir” dedi. Bosch, 2016 yılından beri hem danışmanlık hem de uygulama hizmetleri sunarak otomotiv, tekstil, beyaz eşya ve çelik sanayisi gibi çeşitli sektörlerden şirketlerin dijital projelerini destekliyor.

Bosch iş sektörlerinde olumlu gelişmeler

Hidrolik uygulamalara yönelik ağır ekipmanlarda kullanılan yeni nesil pompa ve motorun üretimi, Bursa’daki Bosch Rexroth fabrikasında başladı. Bosch Rexroth, eski ürün serisini önümüzdeki beş yıl içerisinde bu yeni nesil ile tamamen değiştirmeyi planlıyor. Bursa geliştirme ekibi, projenin kapsamı dahilinde özel versiyonlar tasarlıyor.

Dünyanın en büyük bağımsız atölye zinciri olan Bosch Car Service, artık İstanbul Havalimanı’nda hizmet veriyor. Binsat Grup tarafından işletilecek olan Bosch Car Service, İstanbul Havalimanı’nda araç sahiplerine otomotiv servis sektöründeki en benzersiz müşteri deneyimini sunuyor. Sürücüler, uçuşlarından önce araçlarını Bosch Car Service’ye bırakıyor ve geri döndüklerinde ise bakımı yapılmış olarak araçlarını alıyor. Müşterilere vale hizmeti de sunuluyor.

Ulaşım, Sanayi ve Sağlık sektörlerine odaklanan Bosch Bina Çözümleri, tüm güvenlik gereksinimlerini karşılayan entegre ürün portföyü ile müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor. Adana, Bursa, Konya, Manisa ve Kayseri’deki Entegre Sağlık Kampüslerinde video gözetim sistemleri, kartlı geçiş ve kontrol sistemleri, yangın algılama sistemleri ve acil anons sistemleri başta olmak üzere Bosch güvenlik çözümlerini kullanıyor.

Genç yeteneklere gelecek konusunda destek

Bosch, Endüstri 4.0 dönüşüm süreci için gerekli olan bilgi ve uzmanlığı artırmak üzere liseler ve üniversiteler ile iş birliği yapıyor. Bosch, lise öğrencilerinin kendi geliştirdikleri robotlarla yarıştıkları global First Robotics yarışmasına katılacak bazı okullara destek sağlıyor. Ayrıca şirket, lise ve üniversite öğrencilerinden ve ayrıca şirketlerden gelen başvuruları kabul eden Mini Otonom Araç Yarışmasını (OpenZeka MARC) da destekliyor. Bu etkinlikte, sensörler ve yapay zeka algoritmaları kullanılarak geliştirilen otonom araçlar birbirleriyle yarışıyor. Ayrıca Bosch, Formula Student, Shell Eco Marathon ve TÜBİTAK Elektrikli Araç Yarışları gibi projeleri desteklemek için üniversitelerle iş birliği yapıyor. Şirket, sektörde vasıflı teknik personel ihtiyacını karşılamaya katkıda bulunmak üzere Borsa İstanbul Başakşehir Mesleki ve Yakacık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi gibi mesleki liselerini de destekliyor.

 

 

Great Place to Work Avrupa’nın en iyi 25 şirketini açıkladı

0

Great Place to Work Enstitüsü, Avrupa’nın En İyi İşverenleri araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya 19 ülkeden 2 binden fazla şirket katıldı

Great Place to Work Enstitüsü, Avrupa’nın en iyi çok uluslu işverenlerini açıkladı. En az 3 ülkede faaliyet gösteren, minimum 1.000 çalışanı genel merkezinden farklı bir ülkede çalışan şirketlerin dahil edildiği araştırmada; güvenilirlik, saygı, hakkaniyet, gurur ve takım ruhundan oluşan boyutlar analiz edildi.  

Birinci Salesforce, ikinci The Adecco Group, üçüncü Workday oldu

Listenin ilk sırasında 4 bin 947 çalışanı bulunan Salesforce yer aldı. İkinci sırada 19 bin 521 çalışan sayısıyla The Adecco Group gelirken, üçüncü sıraya bin 570 çalışana sahip Workday yerleşti. AbbVie dördüncü, Cisco beşinci, Mars altıncı oldu. Admiral Group’un yedinci olduğu listede, American Express sekizinci, Sas Institute dokuzuncu, Hilton ise onuncu oldu.

Bilgi teknolojileri ve finansal hizmetler sektörleri ön planda

  1. sıradaki Volkswagen Financial Services AG’yi, Cadance Design Systems Inc ve EY takip etti. Stryker’ın 14. olduğu listede, SC Johnson kendine 15. sırada, Kantar ise 16. sırada yer buldu. Amgen Inc 17. olarak listeye girmeye hak kazanırken, DHL Express 18., SAP SE 19., W. L. Gore & Associates 20. olarak listeye girdi. Infenion Technologies AG’nin 21. sırada olduğu Avrupa’nın en iyi çok uluslu şirketleri listesinde, Bristol-Myers Squibb 22.,Indeed 23., Hilti 24. ve Cofidis ise 25. oldu.

Türkiye’nin en iyi 2 işvereni listede

Geçtiğimiz Mayıs ayında açıklanan Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesinde yer alan Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında 250-500 çalışan sayısı kategorisinin birincisi olan AbbVie, 2.000 üzeri çalışan sayısı kategorisinin ikincisi Hilton Avrupa’nın en iyi çok uluslu şirketleri arasına girmeyi başardı.

Takım ruhu %84 ile ön planda

 Avrupa bölgesinde faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin analizlerinde en yüksek Great Place to Work boyutu, yüzde 84 ile takım ruhu oldu. Bu boyutu yüzde 82 ile gurur izledi. Çalışanların yüzde 79’u ise yöneticilerin kendilerine güvendiğini, yine aynı oranda da saygı duyduklarını ifade ettiler. Araştırma doğrultusunda çalışanların yüzde 78’i ise iş yerlerinde kendilerine adil davranıldığını, yeteneklerinin yöneticiler tarafından hakkaniyet doğrultusunda değerlendirildiğini düşünüyor. 

 

Netflix, Türkiye’de iki PR ajansıyla çalışacak

0

İnternet yayıncılık devi ülkemizdeki iletişim çalışmalarını iki PR ajansına emanet etti

 Netflix ülkemizdeki halkla ilişkiler faaliyetleri için iki ayrı PR ajansıyla çalışma kararı aldı. Daha önce eski adıyla Leo PR, yeni adıyla MSL Group ile çalışan Netflix Türkiye’nin yeni ajansları Communication Partner ve  Golin İstanbul oldu.

Kurumsal iletişim ve orijinal diziler için iki ayrı ajans

Communication Partner, Netflix’in ülkemizdeki marka ve kurumsal iletişim çalışmalarını üstlenecek. Bağımsız ajanslar ağı aracılığı ile İstanbul’un yanı sıra sekiz ilde daha hizmet sunan Communication Partner’ın portföyünde 22 marka bulunuyor.

Golin İstanbul ise Netflix’in orijinal içeriklerinin iletişim çalışmalarını yürütecek. Ajans, “Netflix Originals” başlığı altında üretilen küresel ve Türk orijinal prodüksiyonların tanıtımı için iletişim danışmanlığı hizmeti verecek.

Farklı markaların da iki ajansı var

Öte yandan, markaların birden fazla reklam veya PR ajansı ile çalışması son dönemde artmaya başlayan bir yöntem oldu. Örneğin, Vodafone Türkiye ve Garanti BBVA sponsorluk, STK ve kurumsal iletişim gibi segmentleri için farklı PR ajanslarıyla çalışan iki farklı marka olarak akla geliyor.

Netflix’in 2019 1Ç itibarıyla 148,8 milyon abonesi bulunuyor.

Fujitsu Türkiye yeni iş modelini paylaştı

0

 

Fujitsu Türkiye yeni dönemde hayata geçireceği iş modelini düzenlediği bir basın etkinliğinde duyurdu. Katılımcılara Fujitsu’nun ülkemizdeki yeni iş modeli detaylarıyla anlatıldı. Etkinliğe Fujitsu Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Meltem Yeğen ve Fujitsu Türkiye Satış Öncesi Destek ve Kanal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emin Çalıklı ev sahipliği yaptı.

Fujitsu Türkiye ‘Yaza merhaba’ dedi

Fujitsu aslında EMEIA (Avrupa, Orta Doğu, Hindistan ve Afrika) bölgesindeki pazarlar için hazırladığı dönüşüm projesini geçen mayıs ayında duyurmuştu. Düzenlenen buluşmada bu modelin ayrıntıları konuklara aktarıldı, keyifli bir ortamda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Şirket belirtelen pazarlardaki pazarlardaki operasyonel performansını, kârlılığını ve rekabetçiliğini artırmak amacıyla hizmet odaklı bir şirkete dönüşümünü bu etkinlikle birlikte resmen başlatmış oldu.

Düzenlenen ‘Yaza merhaba’ etkinliğinde konuşan Fujitsu Türkiye Satış Öncesi Destek ve Kanal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emin Çalıklı konuşmasında; “Fujitsu kaynaklarını sürdürülebilir rekabetçi ortam yaratmak üzere kullanmaya karar verdi. Bu amaçla Fujitsu, Türkiye’deki kurulu kanal ortakları ağını güçlendirecek ve müşterilerine ürün ve ürünle ilgili hizmetler portföyünü sunmaya devam edecektir. Yani bizler kanal iş modeli ile Türkiye’deki varlığımızı sürdüreceğiz” dedi.

Lyft, felakete müdahele politikasını değiştirdi

0

Araç paylaşım platformu Lyft, faliyet gösterdiği bölgelerde yaşanabilecek felaket senaryolarına müdahale politikasını revize etti.

Ücret alınmadan taşınacak

Buna göre, deprem, yangın, terör olayları gibi durumlarda, bölgedeki insanların ücretsiz olarak taşınması ve taşıdıkları kişilerin sağlık durumları/lokasyonları hakkında internette bilgi vermek gibi aksiyonlar alacak olan Lyft şoförleri de bu yeni politikaya uygun davranacak.

Lyft ayrıca, felaketten sonra barınacak yer sorunu yaşayan yolcularını, bölgedeki Airbnb uygulamasında deklare edilen Open Homes lokasyonlarına da ulaştıracak.

Honda yeni elektrikli prototipini tanıttı

0

Japon otomotiv devi Honda, şehir içinde yoğun kullanımı yeni kompakt elektrikli otomobil prototipini tanıttı.

Honda e

“Honda e” ismini taşıyan prototip küçük boyutlarına rağmen işlevsel özellikleriyle dikkat çekti.

35.5 kWh Lithium-ion pille gelecek olan otomobilin, dış aynaları yerine de iki küçük kamera kullanılmış. Araç tek şarjla 200 km yol gidebiliyor. Rakiplerine oranla yarı yarıya düşük olan bu menzil rakamı Honda için bir problem teşkil etmiyor zira firmanın düşük maliyetli bir elektrikli otomobil üretmek için pil kapasitesinden kıstığı ve aracın yoğun olarak şehir içi kullanım için üretildiği vurgulanıyor.

Araç sahiplerinin seyrek olarak şehir dışında uzun mesafeler katetmek istemesi halinde, 200 km’de bir mola verip şarj yapması gerekecek. Araç yarım saatlik şarjla 160 km daha gidebilecek kadar şarj oluyor.

 

Kimlikler kredi kartı yerine ödemelerde kullanılabilecek

0

E-kimlikleri doğrulayan cihazlar ve e-imza ile vatandaş, kimlik kartlarıyla alışveriş, para transferi ve kredi kullanımına kadar pek çok işlemi banka ya da kredi kartına ihtiyaç duymadan gerçekleştirebilecek

Yeni kimlik duyurusuyla birlikte milyonlarca kişi başvurularını tamamladı ve bugüne dek 40 milyon vatandaş çipli kimliklerin sahibi oldu. Kurumlar da elektronik kimlik doğrulama sistemine geçmeye hazırlanıyor.  Mobil kart erişim cihazı biOnay’ın Kurucu Ortağı Ümit Yaşar Usta, bankaların uzaktan kimlik doğrulama yapabildiği her noktada kimliklerin para transferi veya kredi işlemleri için de kullanılabileceğini belirtti.

 Bankaların yeni müşteri kazanabilmesinin önünü açabilecek yasal bir çözüm

Orta vadede her vatandaşın cebinde olan kimlik kartlarının diğer tüm kartların yerini alacağını söyleyen Usta, “Bankalar müşterileri olmayan vatandaşlara dahi uzaktan kimlik doğrulanabilen her noktada para transferi veya kredi kullanımı gibi uygulamalar sunabilir. E-kimlik ve e-imza kullanımıyla artık yasal süreçlerle uyumlu olarak uzaktan müşteri edinebilmek mümkün. Müşteriler, alışveriş esnasında herhangi bir bankanın sunduğu avantajlı ödeme koşulları içeren bir kredi teklifi varsa kimlik doğrulama ve anlık e-imza kullanımı sayesinde kredi çekebilecek. Kimlikle ödeme sistemi, bankaların yeni müşteri kazanabilmesinin önünü açan güvenli ve yasal bir çözüm. Yani her üye iş yeri, bankaların bir şubesi gibi olacak. Şu anda anında kredi başvurusu gibi çözümler için bankalar üye iş yerlerinde bir görevli bulunduruyor; kâğıt, ıslak imza, kurye, arşiv gibi masrafların yüksek olduğu manuel bir operasyon yürütüyor. Kimlikle ödeme sistemi sayesinde kart komisyonları, kart dağıtım ve operasyon masrafları, yurtdışına ödenen paralar tarih olabilir” dedi.

Parmak izi sayesinde ödemeler daha güvenli hale gelecek

80 milyonun kimlik kartı olacağı için kimlikle ödeme sisteminin vatandaşın finansal özgürlüğüne de katkı sağlayacağını belirten Usta, “Kimlik kartının yetkili kurum tarafından verilip verilmediğini, kişiye ait olup olmadığını tespit eden biOnay cihazları yeni çipli kartlarda yer alan parmak izi, dijital fotoğraf, PIN ve dijital sertifika unsurlarını kullanarak 3-faktör kimlik doğrulama gerçekleştirebiliyor. Ayrıca kimlik doğrulamayı yapan görevlinin de kimliği eş zamanlı olarak kontrol ediliyor. Bu durumda herhangi bir POS cihazında PIN girerek yaptığımız kartlı ödeme işleminden çok daha güvenli bir ödeme işlemi gerçekleşmiş oluyor” ifadesini kullandı.

Usta, “Kartınızın şifresini bilen ve kartınızı ele geçiren kişiler sizin adınıza işlem yapabilir” uyarısında bulunan Usta, “Ancak e-Kimlik kartında parmak izi doğrulama işlemi için kart sahibinin mutlaka ödeme noktasında olması gerekir” diyerek açıklamasına devam etti.

e-Kimlik kartlarıyla millî ödeme sistemleri kurgulanabilir

Öte yandan, Türkiye’de bugün kredi veya banka kartı olmak üzere kullanımda olan 210 milyon adet kart olduğunu ifade eden Usta, “e-Kimlik kartlarıyla milli ödeme sistemleri kurgulanabilir. Böylece hem yabancı ödeme altyapıları nedeniyle yaşanan yurtdışı bağımlılığı azaltılır hem de her banka kendi kartını dağıtmak zorunda kalmaz. Ayrıca insanların ceplerinde birden fazla banka kartı taşıdığı dönem de geride kalır” diye konuştu.  

SAP Türkiye’de kamu ilişkileri direktörlüğü görevine atama

0

Dr. Onur Yıldırım SAP’nin Türkiye’deki kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile ilişkilerinden; kamu politikası ve regülasyonlar ile ilgili çalışmalarından sorumlu olacak

SAP Türkiye’nin Kamu İlişkileri Direktörlüğü görevine Dr. Onur Yıldırım getirildi. SAP EMEA’nın Dijital Kamu yapılanması içerisinde göreve başlayan Yıldırım yeni görevinde, SAP’nin Türkiye’de kamu politikası ve regülasyonlar ile ilgili çalışmalarından; kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile ilişkilerinden sorumlu olacak. SAP’ye katılmadan önce son olarak McKinsey & Company’nin Türkiye Kamu ve Sosyal Sektör İş Geliştirme Lideri olarak görev yapan Yıldırım, kamuda kariyerine 2005 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda  başladı. Daha sonra Philip Morris Sabancı’da Kurumsal İlişkiler Müdürü ve Intel Corporation’da Kurumsal ve Kamu İlişkileri Direktörü olarak görev yaptı.

Onur Yıldırım’ın Harvard Üniversitesi’nde 2008-2010 yılları arasında tamamladığı Kamu Yönetimi / Uluslararası Ekonomik Kalkınma master derecesi öncesinde, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’den İnşaat Mühendisliği lisans, Hacettepe Ünivesitesi’nden İşletme Yönetimi alanında yüksek lisans ve Ankara Ünivesitesi’nden İşletme Bölümü’nde doktora dereceleri bulunuyor.

[Araştırma] Türkiye, siber güvenlikte kırılmanın eşiğinde

0

VMware’in yeni araştırması, Türk şirketlerinin, dijital çağda geleneksel ve eski araçlarla gelişmiş siber tehditlerle nasıl mücadele etmeye çalıştığını ortaya koyuyor

Kurumsal yazılım şirketi VMware’in Forbes Insight işbirliğiyle düzenlediği yeni araştırmaya göre, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’daki iş liderlerinin yalnızca yüzde 25’i şirketlerindeki mevcut siber güvenlik uygulamalarına güveniyor. EMEA bölgesinde faaliyet gösteren 650 kurumun katıldığı araştırma, Avrupa Birliği verilerinin 2013’ten bu yana siber suçların ekonomik etkisinin beş kat arttığını göstermesine rağmen, kurumlarda en yeni siber tehditlerle mücadelede gecikmeli ve yetersiz uygulamaların geçerliliğine yönelik endişe verici eğilime ışık tutuyor.

Araştırma kapsamında, Türkiye’deki iş liderlerinin ve BT güvenlik uzmanlarının yaklaşık yüzde 73’ü, kurumlarındaki güvenlik çözümlerinin eski olduğunu düşünürken, yüzde 70’i potansiyel güvenlik sorunları için geçtiğimiz yıl içerisinde yeni güvenlik araçları satın aldıklarını söylüyor. Katılımcıların yüzde 67’si ise saldırıların tespit edilmesi ve tanımlanması için daha fazla harcama yapmayı planladıklarını, yüzde 17’si kurumları genelinde 26 ve üzeri güvenlik ürününün kurulu olduğunu ifade ediyor.

Siber saldırılara gerçek zamanlı cevap gerekiyor

İşletmelerin güvenlik yatırımlarını artırmaya devam etmesine rağmen, Türkiye’den araştırmaya katılan BT güvenliği uzmanlarının yüzde 43’ü, bir siber güvenlik sorununun çözümünün neredeyse bir hafta sürebileceğini söylüyor. Gerçek zamanlı bilgi işlem çağında, her gün bir milyondan fazla yeni kullanıcının internete girmesi  ve uygulamalar aracılığıyla saniye başına düşen iş hacmi göz önünde bulundurulduğunda, bu gecikmeli cevap süresi büyük bir sorun yaratıyor.

Öte yandan işletmelerin siber güvenlik krizlerini atlatmak için harcama yapma rutinine sıkışıp kalmış olması endişe verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan işletmelerin yüzde 77’si önümüzdeki üç yıl içinde yeni siber güvenlik ürünlerinin satın alımını ya da kurulumunu artırmayı planladıklarını beyan ediyor.

Bu mevcut güvenlik yaklaşımı, siber hijyen söz konusu olduğunda şirketlerin güven kaybı yaşamalarına neden oldu. Türkiye’den katılımcı olan şirketlerin yalnızca yüzde 30’u bulut kurulumlarının güvenlik düzeyine güvendiklerini, yüzde 17’si de güvenlik endişelerini gidermek için insan kaynağının hazır olduğu konusunda kendilerine güvendiklerini belirtiyor.

Siber güvenlikte ilerleme için işbirliği şart

Araştırma bulguları, iş liderleri ve güvenlik ekiplerinin siber güvenlikte ilerleme ve iş birliği yaklaşımı arasında bir uçurum olduğunu gösteriyor. BT ekiplerinin yalnızca yüzde 27’si iş liderlerinin siber güvenlik konusunda iş birliğine açık olduğunu düşünüyor. Öte yandan, BT güvenlik uzmanlarının yüzde 16’sına karşılık üst düzey yöneticilerin yüzde 27’lik kısmı siber güvenlik sorunlarının çözümünde iş birliği anlamında önemli bir katkıda bulunduğunu söylüyor.

 

Sahte baskı ürünleri 3 milyar dolarlık zarara yol açıyor

0

 

HP ve Harris Interactive yaptıkları araştırmayla sahte baskı ürünleri ile ilgili eğilimi gözler önüne serdi. Satıcı ekosisteminin gün geçtikçe büyümesi, konuyla ilgili farkındalığın az olması ve alıcıların orijinal ürün alıp almadığından emin olamaması sahte baskı ürünlerinin çoğalmasına neden oluyor.

Sahte ürünler ekonomiye yılda 3 milyar dolar zarar veriyor

Yapılan araştırmayla, sahte baskı ürünleri satın alma riskinin önceki yıllara göre çok daha yüksek oranda olduğu gözler önüne serildi. Sahte baskı ürünlerinin küresel ekonomiye yılda 3 milyar dolar değerinde zarar verdiği belirtiliyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan HP Sahtecilik Karşıtı Programı Küresel Direktörü Glenn Jones, sahte baskı ürünlerindeki riskin giderek arttığına değindi. Jones sözlerine “Kullanıcı tarafından bakıldığında ise sahte ürünler baskı hatalarının artmasına ve çıktı alınan sayfadan verim alınamamasına, kartuşun akmasına, yazıcıda mürekkep ve toner kaynaklı tıkanmalara ve donanım garantisinin iptal olmasına sebep oluyor” diyerek devam etti.

Son dört yılda güvenilir bir tedarikçiyle çalışan şirket sayısında yüzde 30’luk bir azalma yaşandığı açıklandı. Ayrıca, baskı malzemesi seçiminde kalite yerine ürün tedariğinde hızı seçen şirketlerin sayısı da yüzde 27 oranında arttı. Daha az güvenilir tedarikçilerden oluşan geniş ağ, KOBİ’lerin satın aldıkları kartuşların orijinalliğinden tam olarak emin olamamasına neden oluyor.

Sahte ürünlere karşı üreticiler de harekete geçmiş durumda. HP, geçen beş yılda tüm Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinde yaklaşık 12 milyondan fazla sahte ürün ve bileşenin yerel merciler tarafından ele geçirilmesinde etkili rol oynadığını açıkladı. HP, aynı zamanda müşterileri için satıcı stoklarına ve şüpheli teslimatlara yönelik 4.500’den fazla inceleme gerçekleştirdi.

Otonom araçlar esmer insanları tespitte sorun yaşıyor!

Otonom araçlar esmer tenli insanları tespit ederken sorun yaşıyor. Bu durum, sürüş güvenliğinin tehlikeye girmesine neden oluyor.

Otonom araçlar esmer tenli insanlarda verimli çalışmıyor

Otonom araçlardaki nesne tanıma teknolojisinin, aslında yüz tanıma teknolojisiyle benzer bir çalışmaya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu iki teknolojinin de ortak sorunu, esmer tenli insanları tanımada sorun yaşaması. Georgia Tech Üniversitesi tarafından yapılan son çalışmalar da otonom araçların esmer tenli insanları tespit etmede yaşadığı sorunu ortaya koyuyor. Fitzpatrick ölçeğinin kullanıldığı çalışmaya göre, otonom araçlar esmer tenli insanları tespit etmede yüzde 5 oranında daha az başarılı. Bu oran her ne kadar küçük bir fark olsa da trafik güvenliğini düşündüğümüz oldukça hayati bir öneme sahip. Yayınlanan araştırma raporunda, geliştirme çalışmaları için daha büyük veri setlerinin kullanılması ve daha fazla veri analizinin yapılması gerektiği belirtildi.

BSH Grubu’na yeni CEO: Uwe Raschke

0

2013 yılından beri CEO olarak görev yaptığı BSH Grubu’ndan ayrılan Dr. Karsten Ottenberg’in görevini Uwe Raschke devraldı

Uwe Raschke, BSH Grubu’nun yeni CEO’su olarak atandı. Uwe Raschke bu görevi, BSH eski CEO’su Dr. Karsten Ottenberg’den devraldı. BSH Ev Aletleri ve Bosch Grubu’nu şekilde birleştirdikten sonra kendi isteğiyle şirketten 30 Haziran itibarıyla kişisel nedenlerle ayrılan Ottenberg, 2013 yılından bu yana BSH Grubu CEO’su olarak görev yapmaktaydı.

Uwe Raschke yönetim kurulundaki görevine devam edecek

Uwe Raschke, BSH Yönetim Kurulu Başkanı olarak atanmasından sonra da Robert Bosch GmbH Yönetim Kurulu üyesi olarak kalmaya devam edecek. Bu görevi ile Raschke, BSH’nin yanı sıra Robert Bosch Power Tools GmbH’yı da içeren Bosch Ticaret Sektörü Tüketici Malları’ndan sorumlu olacak. Bunlara ek olarak Raschke, grubun Avrupa ve Afrika’daki faaliyetlerinin koordinasyonunu da yürütecek.

CFO Johannes Närger emekliye ayrıldı

Ayrıca, Haziran sonu itibarıyla BSH Grubu CFO’su Johannes Närger emekliliğe ayrıldı. Närger, 2009 yılından bu yana BSH Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktaydı. Johannes Närger’in görevini devralacak kişi açıklanana kadar görevi, BSH Grubu CMO’su Matthias Ginthum geçici olarak üstlenecek.

Seat, otomobillerinin tasarımında süperbilgisayar kullanıyor

0

SEAT, otomobillerini geliştirmek için MareNostrum 4 isimli İspanya’daki en güçlü ve Avrupa’daki ise yedinci en güçlü bilgisayarı kullanıyor

Seat mühendisleri Barselona’daki Supercomputing Center’de (BSC) bulunan süper bilgisayar MareNostrum 4’ü kullanarak otomobillerinin aerodinamiğinin artırılması, hava sürtünme katsayısının düşürülmesini sağlıyor. Bu, daha düşük tüketim, daha düşük karbon emisyonları ve daha iyi performans ile daha güvenli ve daha verimli araçlar tasarlanmasını sağlıyor. Analizin ana alanları arasında otomobillerin ön ve arka uç, şasi, lastik ve tekerlek de bulunuyor.

Bilgisayarın ağırlığı 78 ton

Katalonya Politeknik Üniversitesi Kuzey Kampüsü’nde bulunan İspanya’nın en güçlü ve Avrupa’nın yedinci en güçlü süperbilgisayarı, 6 bin 912 mikroçip, 165 bin 888 işlemciye sahip 13,7 petaflops ve 40 bin kişisel bilgisayar gücündeki bilgisayarın ağırlığı ise 78 ton.

MareNostrum 4 ile daha fazla parametre eklemek mümkün

Seat Gelişim ve Aerodinamik Bölümü Mühendisi Maria Garcia-Navas, otomobillerin aerodinamiğini hesaplarken rüzgar tüneli ile çalışmanın maliyetli olduğunu, kil modellerin bu tünellerinde bozulduğunu belirterek, “MareNostrum 4 süperbilgisayarın hesaplama gücü, daha fazla parametre eklememize ve tekerlekler hareket ederken jantların içinde havanın nasıl olduğunu görmemize de olanak sağlıyor. Fikir, simülasyon ve gerçeklik arasındaki boşluğu giderek daraltıyor” dedi.

Yeni bir Çinli akıllı telefon markası Türkiye’ye giriyor: Tecno

0

Çinli marka yakında telefon ve aksesuvarlarıyla yakında tüketicilerle buluşuyor

Çinli akıllı telefon telefon markası olan Tecno’nun Türk pazarına gireceği açıklandı. Sabah Gazetesi’nde yayımlanan habere göre,  Tecno, Transsion Holding çatısı altında gösteriyor. İbrahim Acar imzalı haberde firmanın Türkiye’de cep telefonu fabrikası kurma kararı aldığı ve bunun için beş yılda üç milyar dolarlık yatırım yapmayı planladığı bildirildi.  

Üç akıllı telefon markası var

Transsion Holding’in internet sitesini incelediğmizde şirketin ağırlıklı olarak gelişmekte olan pazarlarda faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Sitede verilen bilgiye göre, şirket 2018’de toplam 124 milyon akıllı telefon sattı. Tecno, itel ve Infinix adlı üç mobil telefon markası bulunan Transsion Holding’in 70’den fazla ülkede satış ağı bulunuyor. African Business isimli yayındaki veri, bu üç markanın Afrika’nın En Sevilen 100 Markası arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Öte yandan, Transsion Holding’in Çin’de iki (Shenzen ve Şangay) ve Nijerya ile Kenya’da da birer Ar-Ge merkezi bulunuyor. Şirketin toplam Ar-Ge çalışanı sayısı ise bin 500. Bununla birlikte şirketin Çin, Etyopya, Hindistan ve Bangladeş’te fabrikaları bulunuyor.

Türkiye’ye iki markayla giriyor

Transsion Holding, Türkiye’deki faaliyetlerini Digigen adlı bir şirketle yürütecek. Gazetedeki haberde Digigen CEO’luğunu Celalettin Ünal üstleniyor. Ünal’ın açıklamasında Tecno cep telefonlarının Türkiye’de üretilmesinden sonra yerelleşmeye önem verileceği belirtiliyor. Digigen’in internet sitesinde şirketin Transsion Holding’in iki markasıya Türkiye’ye gireceğini öğreniyoruz: Tecno ve Oraimo. Phantom, Spark 3 Pro ve Camon isimli üç akıllı telefonla pazara girecek olan Transsion, bir de giriş seviyesi (tuşlu – T 484 M) modelini tüketiciye sunacak. Oraimo ise akıllı bileklik, batarya, hafıza kartı ve şarj cihazı gibi aksesuvarlarla kullanıcının karşısına çıkacak.

Kale, teknolojik kilit çözümlerini duyurdu

0

Kale Endüstri Holding, ilk konsept mağazasının açılışını geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdi. Yönetimi ofisini de Vadistanbul’a taşıyan şirket, mağaza açılışında Kale Kilit, Kale Alarm, Kale Çelik Kapı, Kale Çelik Kasa, Kale Yangın Kapısı ve Kale Kapı Pencere Sistemleri’nden oluşan entegre güvenlik ürünlerini de sergiledi. Teknolojiye odaklanan şirket, dönüşüm sürecini de başlattı.

Yeni ürün ve teknolojilerin sergilendiği 450 metrekarelik mağazada ziyaretçiler, bu ürünleri deneyimleme fırsatı da buluyor. 150 milyon TL’lik yatırımla yönetim ofisini taşıyan Kale, 500 milyon TL’lik yatırımla birlikte dönüşüm sürecini başlattığını açıkladı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Kale Kilit Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Sinan Yorgancıgil, amaçlarının hırsızı kapıda durdurmak olduğunu söyledi. Yorgancıgil “asıl ki cep telefonlarımızı yeni teknoloji ile sık sık güncelliyoruz; güvenliğimizin en önemli araçları olan kilit, silindir ve çelik kapılarımızı da güvenlik seviyesi daha yüksek yeni teknoloji ürünlerle güncellememiz gerekiyor” dedi.

Tanıtılan “Kale Alarmlı Silindir” kırıldığı anda 100 dBa ses ile çevreyi uyarıyor. Böylece hırsızların girişimi önceden önleniyor. Kale Alarmlı Silindir, alarm sistemi olmayan evlerde bağımsız olarak kullanılabilecek bir ürün. Türkiye’de standart silindir kullanılan her kapı ve kilit ile uyumlu. Yani anahtarcıdan ya da yapı marketlerden alarak, kolayca var olan silindir ile değiştirilebilir.

Kale Alarm ile birlikte çalışan Ekstra Defans hakkında da bilgiler bu toplantıda paylaşıldı. Bağlantı kurarak alarmla entegre çalışan Ekstra Defans, hırsız kilidi kırmayı başardığı anda bunu algılıyor ve 110 dBa ses seviyesindeki kendi alarmını devreye sokuyor. Ekstra Defans’ın öne çıkan bir diğer özelliği ise anahtarın silindirde 10 saniye ve daha uzun unutulması durumunda, silindir 100 dBA ses seviyesinde öterek kullanıcıyı uyarıyor olması.

Son olarak, Akıllı Kilit’e de bakacak olursak, bu sistem anahtar kullanmadan yalnızca yüz tanıma ile kapının açılmasını sağlıyor. Sistem, mobil aplikasyon, uzaktan kumanda, kartlı ya da parolalı giriş ile göz ve parmak izi okuyucularla uyumlu şekilde çalışabiliyor.

Tapu.com’dan Aracılar Kulübü

0

Aracılar Kulübü sayesinde emlakçılar, uygun fiyatlı kurumsal portföylerin satışına aracılık ederek gelir elde edebilecek

Tapu.com’un tek yetkili satış hakkına sahip olduğu gayrimenkulleri kendi alıcılarıyla buluşturacak olan emlak danışmanları, gerçekleşen tapu devirleri sonrasında Tapu.com tarafından alınan hizmet bedelinin yarısını almaya hak kazanacak.

Para almadan para kazandıran platform

Tapu.com Kurucu ortağı Emre Erşahin, “Aracılar Kulübü ile ülkemizde ilk defa emlakçılardan para almadan onlara para kazandıracak bir kazanç sistemi geliştirdik. Aracılar Kulübü üyelerinin hızlı başlangıcı sayesinde gerçekleşen satışlarımızın tapu devirleri tamamlandı ve ödemeleri yapmaya başladık.  Platformumuzda mevcutta sayısı her gün artan paylaşıma açık yaklaşık 1.000 tapu ve paylaşılmaya hazır 8 milyon TL gelir imkanı var. Aracılar Kulübü’ne 44 ilden kısa sürede 350 üye katıldı, önümüzdeki dönemde yurt çapında da 1.000 aktif üyeye ulaşmayı hedefliyoruz” diyor.

Kurulduğu günden bu yana geliştirmiş olduğu platform ve teknoloji sayesinde kurumsal satıcıların ekspertiz raporlu gayrimenkullerini hızla alıcı bularak nakde çevrilmesini sağlayan Tapu.com tarafından geliştirilen “Aracılar Kulübü” platformuyla emlak danışmanları kurumsal  portföylere hızla alıcı bularak gelir elde edebilecek.

Tapu.com, hizmet bedelini paylaşacak

Emlakçılar, platform aracılığıyla Aracılar Kulübü’ne üye olduktan sonra paylaşıma açık olan tapuları görebilecekler. Yeni tapular paylaşıma çıktıkça kısa mesaj ile haberdar etme  özelliğine de sahip olan platforma ücretsiz üye olmak için şimdilik fatura kesebilmek yeterli. İlerleyen zamanlarda üyelik için taşınmaz ticareti yetki belgesi de aranacak.

Emlak ofislerinin ‘Aracılar Kulübü’nde paylaşıma açık tapulardan birine alıcı bulduğunda tek yapmaları gereken ise tapunun sayfasındaki kod gönderme alanına müşterilerinin ad-soyad ve telefonunu yazarak ona, hizmet bedeli üzerinden indirim sağlayacak bir kod göndermek. Teklif onaylanıp müşterin tapu devrini gerçekleştirdiğinde ise aracı Tapu.com tarafından satış esnasında alınan hizmet bedelinin yarısını almaya hak kazanmış olacak.