Sony Walkman 40 yaşında

0

Sony’nin ilk olarak 1 Temmuz 1979’da müzikseverlerin beğenisine sunduğu  Walkman 40. yaşını geride bıraktı

Gençlerin müzikle kurdukları bağın güçlenmesinde rol oynayan Walkman, aradan geçen 40 yıl boyunca yüksek kalitede müziği geliştirerek bugüne ulaştı. #Walkman40 etiketiyle yeni yaşını kutlayan ikonik marka sosyal medyada pek çok nostaljik paylaşımla gündeme geldi.

Walkman’in 40 yıllık tarihindeki bazı kilometre taşları şöyle:

  • 1979 / TPS-L2 Kişisel müzik dinleme cihazı Walkman’in ilk modeli TPS-L2 piyasaya sürüldü. Şirket içinden ve dışından gelen “kayıt etme özelliği olmadan bu ürünün satmayacağı” yönündeki eleştirilere karşın büyük bir başarı yakalayarak, tüm dünyada yeni bir yaşam tarzının popüler hale gelmesini sağladı.
  • 1981 / WM-2 İlk Walkman’lere göre çok daha hafif olan WM-2’de sıra dışı bir geliştirme süreci izlendi. Mühendisler, önceden tasarım özellikleri belirlenen bu yeni Walkman’i üretmek için çalıştılar. Tasarım ve ses kalitesini öne çıkaran Walkman II büyük popülarite kazandı.
  • 1983 / WM-20 Yaklaşık olarak bir kaset boyutunda olacak şekilde geliştirilen WM-20, Walkman’i çanta ya da cepte kolaylıkla taşınabilecek modern bir ihtiyaç haline getirdi.
  • 1984 / D-50 Dünyanın ilk taşınabilir CD player’ı, yaklaşık üst üste dört CD büyüklüğünde ve 590 gram ağırlığındaydı. Oldukça uygun bir fiyatla satışa sunulan D-50, CD satışlarının hızla yayılmasına katkıda bulundu.
  • 1992 / MZ-1 Dünyanın ilk MD Walkman’i mini-disk kaydedicisi MZ-1’de kayıt, çalma, sayısal tuş takımı, atlamayı önleme teknolojisi gibi çok sayıda özellik bulunuyordu.
  • 1999 / NW-MS7 Memory Stick Walkman NW-MS7, Magic Gate telif hakkı koruma teknolojisini destekliyordu.
  • 2001 / MZ-N1 PC’den Walkman’e yüksek hızla müzik verilerinin transferi için NetMD standardını destekleyen ilk ürün olan MZ-N1, şarj edilebilir bataryasıyla standart modda 28 saatlik çalma süresine sahipti.
  • 2003 / MW-MS70D 256 MB flash belleğe sahip NW-MS70D, 11 CD kapasitesinde müzik depolama imkanıyla network Walkman’de yeni bir tarzın başlatıcısı oldu.
  • 2004 / NW-HD1 20 GB dahili belleğe sahip network Walkman NW-HD1, 30 saatlik kesintisiz müzik çalma kapasitesi, G Sensor ve değerli verilerin şoklardan kaynaklı kaybolmasına karşı bir tampon içeriyordu.
  • 2005 / NW-A3000 Her kullanıcının farklı zevklerine uyum sağlayan Walkman A serisinin bu üyesi insanlar ve müzik arasında daha derin bağlar kurdu.
  • 2009 / NW-X1060 Walkman X serisi, rakipsiz taşınabilir ses ve görüyor.
  • 2017 / NW-ZX300 ZX Serisi’nin en yeni üyesi NW-ZX300, dengeli çıkışla birinci sınıf ses kalitesi sağlarken uzun pil ömrü, ince ve hafif tasarımıyla her yerde kullanım için ideal özellikte. Her yerde en sevilen şarkıları dinlemek için mükemmel bir yol arkadaşı olan ZX300, yüksek kaliteli ses için kurşunsuz lehim topları ile yeni lehimlenen S-Master HX dijital amplifikatörü sayesinde Yüksek Çözünürlüklü Ses sunuyor. Hem 11.2MHz DSD native playback hem de 384kHz/32bit PCM playback özelliği sayesinde, şarkılar tam da sanatçının duyulmasını istediği şekilde müzikseverlere ulaşıyor. ZX300, aynı zamanda daha düşük parazit ve daha net ses için tamamen ayrı sol ve sağ kanalları ile dengeli standart bağlantı sunuyor. Tamamen müziğe adanmış dokunmatik ara yüze sahip ZX300’de müziğin sesini tek bir tıklama ile değiştirmek mümkün. İnce ve hafif tasarıma sahip cihaz, 30 saatlik şaşırtıcı pil ömrü ile dahili 64GB belleğin yanı sıra harici bellek için desteği de içinde bulunduruyor.

Walkman’in 40 yıllık yolculuğuna ilişkin video şöyle:

 

 

https://www.youtube.com/watch?v=YH2T94XWqck&feature=youtu.be

Vodafone’un geri dönüştürdüğü e-atıklar, Mardinli çocuklara kodlama sınıfı oldu

0

Karbon ayak izini küçültme hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Vodafone Türkiye, çevreyi korumaya yönelik projelerine bir yenisini daha ekledi

2025 yılına kadar operasyonlarından kaynaklı çevresel etkiyi yarıya indirmeyi hedefleyen Vodafone, Türkiye’de de elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik eden  bir projeye imza attı. Vodafone Türkiye çalışanlarının topladığı 360 kiloyu aşkın e-atık, lisanslı geri dönüşüm firması Akademi Çevre tarafından geri dönüştürüldü. Elde edilen gelirle Mardin Sakarya Aycan Çaltekin İlkokulu’nda 10 bilgisayarlı bir kodlama sınıfı kuruldu. Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat işbirliği ile yürütülen “Yarını Kodlayanlar” projesi kapsamında hayata geçirilen kodlama sınıfında, Mardin ve çevresindeki tüm çocuklar kodlama eğitimi alabilecek. Proje kapsamında ayrıca, sürdürülebilirlik, çevre ve geri dönüşüm ile ilgili çocuklara farkındalık ve bilinç kazandırmak amacıyla okul kütüphanesine kitap da bağışlandı.

Mardin Sakarya Aycan Çaltekin İlkokulu’nda düzenlenen açılış törenine Mardin İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı ve Mardin Artuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Şehmus Sümer de katıldı.

 Hasan Süel: “E-atıkların geri dönüşümünü teşvik etmeyi ve farkındalık yaratmayı hedefliyoruz”

 Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: “Elektronik atıklar, çoğunluğu zehirli olan zararlı maddeler içeriyor ve doğru şekilde yok edilmediğinde, insan ve çevre sağlığına ciddi zararlar veriyor. Dünyadaki atıkların sadece yüzde 1’ini elektronik atıklar oluşturmasına rağmen, topraktaki tehlikeli madde kirliliğinin yüzde 70’ine elektronik atıklar sebep oluyor. Bir teknoloji şirketi olarak, çevreye karşı sorumluluk taşıdığımıza inanıyor ve çevresel etkimizi en aza indirmek için çalışıyoruz. Bu doğrultuda, çalışanlarımızı da dahil ederek elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik etmeyi ve bu konuda farkındalık yaratmayı hedeflediğimiz bir proje gerçekleştirdik. Ofislerimizde topladığımız elektronik atığın geri dönüşümünden elde edilen gelirle Mardin Sakarya Aycan Çaltekin İlkokulu’nda 10 bilgisayarlı bir kodlama sınıfı kurduk. Aynı zamanda, çocuklarımıza sürdürülebilirlik, çevre ve geri dönüşüm ile ilgili farkındalık ve bilinç kazandırmak amacıyla okul kütüphanesine kitap bağışladık.”

BTK’dan açık kaynak dijital içerik üretme projesi

0

BTK projeyle dijital okuryazarlık konusunda zengin içerik üretmek, içerik kalitesini ve niteliğini artırmak istiyor

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) “Dijital Okur-Yazarlık Kitap Bölümü Yazarlığı veya Kitap Editörlüğü” ile ilgili proje çağrısında bulundu. BTK açık kaynak felsefesinin ve yaklaşımlarının hızla yaygınlaşmaya başladığı dünyamızda, bu yaklaşımın ülkemizde de gelişmesine ve yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla açık kaynak dijital içerik üretme projesi başlattı. BTK, açık kaynak yaklaşımının benimsenmesine katkı sağlamak, dijital okuryazarlık konusunda zengin içerik üretmek, içerik kalitesini ve niteliğini artırmak ve literatüre katkı sağlamak amacıyla bu proje hayata geçirildi. Projenin ilk çağrısı ise “Dijital Okuryazarlık Kitap Bölümü Yazma” olarak belirlendi.

Başvurular 2 Ağustos’ta sona eriyor

BTK’nın projesi, internetin ve teknolojinin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımına yönelik pozitif içerik geliştirilmesi için başlatıldı. Çağrının öncelikli hedefi; ülkemizdeki uzman ve akademisyenlerin bilgi birikimi ve deneyimlerini BTK’nın sunduğu açık kaynak platform desteğiyle Türkiye’ye açmaları, bireysel farkındalığın artmasına ve özellikle de öğrenme kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlaması olarak aktarıldı. Katkı sunabilecek yazarların, hazırlayabilecekleri kitap bölümü alternatifleri için ana başlık, alt başlıklar ile birlikte ilgili kitap bölümünün kazanımlarını özetleyici bilgileri 2 Ağustos’a kadar acikkaynak.gim.org.tr adresinden sisteme girmeleri ve onay almaları gerekiyor. Editör adayları da aynı şekilde başvuru yapacak.

Proje çağrısı ile ilgili ayrıntılı bilgiye şu adresten ulaşabilirsiniz. 

Asya ve Avrupa arasındaki köprü: DE-CIX İstanbul

0

Çağımızda her şey dijitalleşiyor ve sürekli olarak birbirine bağlanıyor. Yeni nesil internetin ana amacı, herhangi bir katılımcı ve tüm katılımcılar arasında ya da veri merkezleri arasında talep edilen bant genişliğini anında mümkün kılmak olacak.  Bunun üstesinden gelmenin yolu ise yeni yaklaşımlar eklemekten geçiyor. Bu amaca hizmet edenlerin arasında İnternet Değişim Operatörü DE-CIX de yer alıyor.

 

DE-CIX İstanbul en iddialı pazarlardan biri

DE-CIX hem internetin kalitesini geliştirmek hem de bilgiye erişimi artırmak için çalışıyor. Bir zamanlar sanayileşen dünya için elektrik nasıl önemli bir koşulsa, bugünün ve yarının dijital dünyasında da şirketler için global veri akışına erişim o derece büyük bir öncelik haline gelmiş durumda.

Kuzey Amerika, Avrupa, Orta Doğu ve Hindistan olmak üzere 4 kıtada toplam 18 lokasyonda faaliyet gösteren DE-CIX’in en iddialı pazarlarından biri de İstanbul. DE-CIX İstanbul bugün, 10GE portlarda kaydettiği yüzde 30’luk büyüme, en yoğun zamanda 100 Gbit’e yükselen veri trafiği ve 327 Gbit bağlı kapasitesi ile Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan bir köprü konumunda.

Ülkemiz genelinde 25 veri merkezine erişim sağlayan DE-CIX İstanbul, global ve lokal olarak toplamda 30 kuruma hizmet ve teknolojilerini sunuyor.

DE-CIX’in sunduğu bulut bağlantı çözümü DE-CIX platformuna dahil olan ağların “tek bir bağlantıyla” birden fazla bulut sağlayıcısına erişim sağlayabildikleri kapsamlı bir hizmetten oluşuyor. Hal böyle olunca DE-CIX’in bulut hizmetlerine olan talep de her geçen gün artıyor. Ancak İstanbul’un bir farkı var: DE-CIX İstanbul, Almanya’dan sonra DE-CIX’in bulut bağlantı çözümü DirectCLOUD’un satışını gerçekleştiren ilk lokasyon.

DirectCLOUD nedir?

Kurum altyapısı ile Bulut Hizmet Sağlayıcılar (CSPs) arasındaki bağlantıdır. Bu bağlantı, kurumların İnternet Servis Sağlayıcısı (ISPs) veya Veri Merkezleri’nden (DCs) DE-CIX platformuna taşınan bir VLAN aracılığı ile sağlanır, DE-CIX bu VLAN’ı buluta uzatır.

Konuyla ilgili açıklama yapan DE-CIX Türkiye Bölge Direktörü Bülent Şen, DirectCLOUD hizmetinin öne çıkan özelliğini şöyle vurguluyor: “DirectCLOUD sayesinde, platformumuza bağlı olan bir kurum, Amazon Web Services, Microsoft Azure, Google Cloud, IBM Cloud ve artık Alibaba Cloud gibi Bulut Hizmet Sağlayıcılarına (CSPs) tek bir bağlantı üzerinden bağlanabiliyor. Biz DE-CIX olarak sunduğumuz bulut çözümünde bu bağlantıyı sağlıyoruz ve bunu sağlarken de tek bir bağlantıyla, farklı VLAN’lar üzerinden müşterilerimizi çoklu bir ekosistemin parçası haline getiriyoruz”.

DirectCLOUD’un sağladığı avantajlar:

Veri transfer maliyetlerinde tasarruf sağlar
İş-kritik uygulamaları uluslararası Bulut Hizmet Sağlayıcılarına bağlar
Bant genişliği dar boğazlarını ve gecikme problemlerini önler
Hibrit çoklu bulut bağlantı opsiyonu sayesinde satıcıya olan bağımlılığı ortadan kaldırır
Farklı alanlar ve bölgelerdeki bulutlarla bağlantı sayesinde farklı lokasyonlar arasında büyük veri değişimini mümkün kılar
Gerekirse sadece Almanya’da bulunan bulutlara/ veri merkezlerine bağlantı sunabileceği gibi dünya genelinde farklı destinasyonlara da bağlantı sağlar
Net ve açıkça tanımlanmış Hizmet Seviyesi Anlaşmaları (SLAs) sunar
Müşteri – DE-CIX – Bulut Hizmet Sağlayıcısı arasındaki özel bağlantı ile DDoS gibi saldırılara karşı koruma sağlar

DE-CIX DirectCloud hizmeti hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Apple, “affiliate” komisyonunu düşürüyor

0

iPhone ve iOS ile birlikte uygulama ekonomisinin hayat bulmasını sağlayan Apple, her yıl milyarlarca dolar kazanç sağladığı App Store’da iş ortaklarıyla arasındaki fiyatlandırmada önemli bir değişikliğe gidiyor.

Apple’ın duyurusuna göre, kullanıcıları App Store’dan ürün satın almaya yönlendiren web sitelerine ödediği komisyon %7’den %2,5’a düşüyor.

%64 daha az kazanacaklar

Affiliate komisyonlarını %64  oranında düşüren Apple, Affiliate programına dahil olan web sitelerine gönderdiği e-mail’lerde bu yeni uygulamasının 1 Mayıs’tan itibaren geçerli olacağını da duyurdu.

Apple’ın kararı ile kazançlarında bir anda %64 oranında düşüş yaşayacak olan iş ortağı web sitelerinin yöneticileri ise bu emrivaki duruma büyük tepki gösterdiler. App Store’a yönlendirdikleri kullanıcıların satın aldıkları ürünlerden gelen komisyonla geçinen çok sayıda web sitesi, bu amaçla App Store ürünleri için önemli içerikler oluşturarak Apple’ın uygulamalardan büyük kazançlar elde etmesine katkıda bulunuyorlar. Ancak Apple’ın yeni fiyat uygulamasıyla pek çok sitenin kapanacağı, kalanların da daha az içerik üreteceği düşünülüyor.

Bununla birlikte Apple’ın uygulama geliştiricilere ödedii %70’likkomisyonda bir değişiklik söz konusu olmayacak. Yeni komisyon oranlarının uygulama fiyatlarına yansıması da beklenmiyor.

Yüz milyonlarca Facebook şifresi açığa çıktı

0

Dev sosyal medya servisi Facebook’un yüz milyonlarca kullanıcısının şifrelerinin, şirketin 20 bin çalışanı tarafından görülebildiği ortaya çıktı.

20 bin çalışan istediği an ulaşabilir

Açığı ortaya çıkaran güvenlik uzmanı Brian Krebs, şirket içinden çalışanların erişebildiği veri dosyalarında saklanan şifrelerin, şifrelenmemiş metin dosyalarında saklandığını ve bu alan 20 bin Facebook kullanıcısının erişiminin olduğu vurgulandı.

Facebook ise yaptığı açıklamada, bu sorunun artık giderildiğini ve metin dosyalarının ortak erişim alanlarından kaldırıldığı dile getirildi. Ancak yine de daha önce dosyaların kopyaların almış olabilecek kötü niyetli Facebook çalışanları, şifresini değiştirmeden kullanmaya devam eden kullanıcıların hesaplarına erişebilecek. Dolayısıyla, Krebs, Facebook şifrelerinin değiştirilmesinin doğru olacağını da hatırlatıyor.

Üniversite adayı öğrenciler için dijital mentörlük

0

Uygulama sayesinde adaylar, dijital mentörlerle iletişime geçip, kendisi için en doğru seçimi yapmasını sağlayacak bilgilere erişebiliyor

PeerBie, Türkiye’deki üniversite öğrencileri ve mezunların kullanımına sunduğu “PeerBie Üniversitem”i aday öğrenciler için bir platforma dönüştürüyor. Uygulama, sahip olduğu özel ağ üzerinden, aday öğrenciler için sahip olmak istedikleri tüm bilgileri, o üniversitede okuyan deneyimli öğrencilerden birebir öğrenmelerini sağlıyor. PeerBie Üniversite temsilcilerinden oluşan “mentör öğrenci” sistemi ile aday öğrencilere tercih etmeyi düşündükleri üniversiteler hakkında kesintisiz iletişim deneyimi sunuyor.

Uygulamanın özellikleri neler?

Uygulama, üniversitenin sosyal imkânlarından staj olanaklarına, yemekhanenin durumundan öğretim görevlilerinin derslerine kadar bir çok bilgiye anında erişilmesini sağlıyor. Bunu “aday öğrenciler”e özel ağ ile üniversite tercih döneminde sosyal faydaya dönüştürmek isteyen PeerBie Üniversitem’in “aday öğrenciler” platformunun diğer özellikleri şöyle:

  • Uygulama öğrencilerin “yurt, yemekhane, ders notları, öğretim görevlileri, ders başlıkları” gibi tüm segmentlerde konuşma başlıkları açılmasına izin veriyor. Örneğin “öğrenci yurtları” özelliği ile üniversite yakınındaki yurtlar bulunabiliyor, geçmişte veya hala o yurtta yaşayan öğrencilerin deneyimleri öğrenilebiliyor.
  • Öğrenciler “etkinlik” yapma özelliği sayesinde, tercih için düşündükleri üniversitelerin “tercih ve tanıtım” günlerini yakından takip edebiliyor.

Google’da geçen hafta ne aradık?

0

Arama motoru geçen haftanın en çok arananlarını paylaştı

Google, geçen haftanın arama eğilimlerini açıkladı. Arama motorunun duyurduğu verilere göre, Türkiye’nin 24 Haziran – 1 Temmuz arasındaki arama trendleri aşağıdaki gibi belirlendi:

Türkiye G20 Zirvesi

Suriye, İdlib son dakika

LGS Tercih Kılavuzu 2019

Yeni askerlik sistemi

Libya

DGS 2019

İŞKUR öğrenci, Sosyal Çalışma Programı

Gazi Koşusu

Kurban Bayramı ne zaman?

Ezgi Eyüboğlu, Kaan Yıldırım

Nagehan Alçı

Kazım Koyuncu

Selin Ciğerci

Canan Kaftancıoğlu

Ben Fero

Hayri Baraçlı

Mia Khalifa

İmamoğlu mal varlığı

Yeni kabine, yeni kabine değişikliği

İkitelli

Feyza Gündüz

Osman Öcalan

Feyza Aktan, Özcan Deniz

Mevlüt Demiryay

Ahmet Davutoğlu

YKS sonuçları ne zaman açıklanır?

Ebru Şahin

Daron Acemoğlu

Naci Ağbal

Ankara depremi

 

Google arama trendlerinin insanların ilgisini en çok çeken ve belli bir dönem içerisinde yapılan aramalarda popülerliği belirgin şekilde artış gösteren konuları öne çıkardığını not edelim. 

Türk Telekom Pilot’un yeni dönem girişimleri belli oldu

0

Türk Telekom’un erken aşama girişimleri desteklemek için hayata geçirdiği Pilot’un yedinci dönem girişimleri belli oldu. Yeni dönemine seçilen 9 ekibe 125’er bin TL nakit desteğinin yanı sıra Türk Telekom ile işbirliği yapabilecek

Türk Telekom’un, Türkiye’de girişimciliği desteklemek ve yenilikçi fikirleri katma değer sağlayacak işlere dönüştürmek amacıyla 2013 yılında hayata geçirdiği Pilot girişim hızlandırma programının yedinci dönem girişimleri belli oldu. Farklı alanlarda uygulama geliştiren teknoloji odaklı 9 ekibe, toplamda 1,1 milyon TL nakit desteği ile birlikte, Türk Telekom ile iş birliği yapma fırsatı sunulacak.

Yeni dönem girişimleri şöyle:

B2Metric AI – Şirketlere yönelik yapay zekâ tabanlı aktif öğrenen platform

B2Metric AI, şirketlerin karmaşık problemleri yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı çözebilmelerini sağlayan bulut ve on premise (yerinde) tabanlı yazılım çözümüdür. B2Metric AI özellikle finans, sigortacılık ve perakende sektörlerindeki firmaların, yapay zekâ teknolojileri ile veri toplama, veri temizleme, veri işleme gibi analitik süreçlerini büyük ham satış, müşteri ve resim verilerini anlamlandırır; optimize eder ve gelecek tahminlemelerini yaparak şirket karlılıklarını arttırmalarını sağlar.

  Blok-Z – Blockchain tabanlı enerji ticareti platformu

Blok-Z, enerji piyasalarındaki tüm paydaşları bir araya getirerek uçtan uca enerji ticareti gerçekleştirebilmelerini sağlayan blockchain tabanlı web platformudur. Blok-Z ile aynı şebekede bulunan üreticiler, tedarikçiler ve tüketiciler serbest bir piyasada, çok daha düşük miktarlarda kayıp / kaçak ve iletim / dağıtım bedelleri ödeyerek birbirleri ile hiç bir aracı olmadan enerji ticareti yapabilirler.

Efilli – Yapay zekâ tabanlı sadakat yönetimi çözümü

Efilli, internet sitesi ziyaretçilerinin davranışlarını profilleyerek firmaların yapay zekâ tabanlı sadakat yönetimi yapmasını sağlayan çözümdür. Efilli ile firmalar, web sitelerinin ve e-ticaret sitelerinin ziyaretçilerinin davranışlarını takip ederek, ölçerek ve değerlendirerek profilleyebilir; elde ettiği kullanıcı verilerinden kişiye özel anlık ve süreli teklifler sunabilir.

GameSight – Mobil oyun geliştiriciler için analitik çözüm

GameSight, mobil oyun kullanıcılarının davranışlarını veri odaklı modellerle analiz ederek geliştiricilerin efor sarf etmeden doğru aksiyonlara yönlendirilmesini sağlayan analitik bir araçtır. GameSight ile oyuncuların segmentine göre oyunda kalma süreleri ve gelecekteki davranışları makine öğrenme algoritmaları ile hesaplanır. Bu sayede kullanıcı özelinde reklam gösterimi ve oyun içi satış teklifleri / kampanyalar ilgili kullanıcılara sunulur.

Monday Hero – Tasarım üzerinden mobil yazılım oluşturma platformu

Monday Hero, sketch tasarımların otomatik olarak iOS ve Android native koda çevrilmesi sağlayan platformdur. Yazılımcılar, Monday Hero platformuna yüklenen tasarımlar üzerinde bir kaç tanım yaparak otomatik oluşturulan arayüz (UI) kodlarını projelerine aktarabilir, yazılım süreçlerini tamamlayabilirler.

Pabbler – Kitlesel gönderi platformu

Pabbler, e-ticaret sitelerinin yurt dışına göndermek ya da iade almak istedikleri ürünlerin teslimatını gezginlerin valizlerindeki boşlukları kiralayarak gerçekleştiren bir lojistik platformudur. Pabbler ile e-ticaret siteleri kısa teslimat sürelerinde ürünlerini teslim edebilir, gezginler de beraberlerinde götürdükleri ürünler üzerinden para kazanabilirler.

Piple – Yapay zekâ destekli personel yönetim aracı

Piple, perakende, hizmet, konaklama, restoran ve sağlık sektörü personellerinin verimliliğinin arttırılmasını ve personel yönetiminin yapay zekâ ile optimize edilmesini sağlayan bulut tabanlı personel yönetim aracıdır. Piple ile firmalar vardiya yönetimi, izin yönetimi, görev yönetimi, performans yönetimi, prim ve hedef takibi, işe giriş ve çıkış takibi yapabilir.

Robomotion – Bulut tabanlı yazılım robotları çözümü

Robomotion, tekrarlanan süreçlerin yarı yada tam zamanlı olarak otomasyonunun yapılmasını sağlayan bulut tabanlı yazılım robotları çözümüdür. Yazılım robotları, bireysel ve kurumsal bilgisayar kullanıcılarının tekrar tekrar yaptığı, hataya açık işleri onların yerine yaparak kullanıcıların daha verimli çalışmalarını ve katma değeri yüksek işlere odaklanmalarını sağlar.

Shopi – Yeni nesil mağazacılığın mobil platformu

Shopi, perakende sektöründe faaliyet gösteren firmaların mağaza içi verimliliğini arttırmak için geliştirilmiş bulut tabanlı çözümdür. Satış Operasyonları, Çalışan Verimliliği, Mağaza Operasyonları olmak üzere üç ana kategoride verimliliği artırıcı çözümler sunan Shopi ile perakendeciler müşterilerinin mağaza içi tüm süreçlerini dijitalleştirerek müşterilerine kişiselleştirilmiş hizmetler sunabilir; satış danışmanlarının performansını takip edebilir ve tüm perakende kanallarını kesintisiz bir şekilde merkezileştirerek siparişin verildiği mağaza ya da cihazdan bağımsız kanallar arası siparişlerini yönetebilir.

 

Vergi Denetim Kurulu’na sosyal medya fenomenleriyle ilgili ihbar yağdı

0

VDK ihbarlara kayıtsız kalmadı ve dilekçeleri incelemeye aldı

Sosyal medya fenomenlerinin bir bölümü kazandıkları paranın yanı sıra lüks yaşantılarıyla da dikkatleri çekiyor. Tabii, bu durum Vergi Denetim Kurulu’nun da (VDK) radarına girmiş durumda. Ayrıca  vergi alanında çalışmalar yapan bazı kişiler de VDK’ya bu konuya ihbar yağdırıyor. Bu ihbarları göz önüne alan VDK da kendilerine gelen ihbar dilekçelerini incelemeye aldı.

Ödedikleri vergiler yüzde 1’i geçmiyor

Bu ihbar dilekçelerine sosyal medya fenomenlerinin ödediği vergilerin yüzde 1’i geçmediği tespiti dilekçelere yansıdı. Bu ihbarların yeni dönem için önemli kriter olarak kabul edilen, ‘Daha çok kazanandan daha çok vergi alınmalı’ prensibi kapsamında değerlendirilmesi kararı alındı. İncelemeler sonucunda, ‘vergi kaçırma mı’, yoksa ‘vergiden kaçınma mı’ olduğu belirlenerek süreç değerlendirilecek.

Meslek gruplarının vergi süreçleri incelenecek

Gelen bilgilere göre, bu ihbarlar kapsamında yalnızca doktor, avukat, sanatçı ve sosyal medya fenomenleri değil, platformlar ile ilgili de ayrıntılı bir inceleme yürütülecek. Meslek gruplarının vergi süreçleri incelenecek, başta sosyal medya platformları olmak üzere tüm bu alanlarla ilgili kapsamlı adımlar atılacak.

Tesla uygulaması tamir sürecini gösterecek

0

Elon Musk’un elektrikli otomobil üreten şirketi Tesla, müşterileri için önemli bir hizmeti uygulamaya koyuyor.

Servisi telefonla taciz etmeye son

Tesla otomobil sahipleri artık araçlarını servise verdiklerinde, aracın durumunu ve tamiratın bitiş sürecini, mobil Tesla uygulaması üzerinden takip edebilecekler.

Uygulamada, tamiratın hangi aşamada olduğu, eğer duraksama varsa, neden beklendiği, yedek parçaların temin süresi vs gibi detaylarla zenginleştirilecek açıklamalar, aracın tamir sürecini net şekilde kullanıcıya yansıtacak. 

Böylece Tesla sahipleri araçlarının ne zaman müsait olacağını daha rahat görüp programlarını ona göre düzenleyebilecekler.

Elektrikli otomobiller yapay ses çıkaracak

0

Son derece sessiz çalışan elektrikli otomobiller şehir içindeki motor gürültüsünün neden olduğu ses kirliliğini yok edebilir ancak ortaya başka bir sorun çıkıyor.

Yayalar fark edemiyor

Sessiz hareket eden bu otomobiller trafikte diğer otomobilin sesini duyamayan diğer şoförler ve yayalar hatta bisiklet ve motosikletliler için önemli bir risk oluşturmaya başladı.

Arkasından bir otomobilin yaklaştığını hissetmeyen yayaların otomobillerin önüne atlaması nedeniyle yaşanan kazalara bir son vermek isteyen Avrupa Birliği otomobillerde Acoustic Vehicle Alert System, yani AVAS adı verilen bir yapay ses siteminin bulunmasını zorunlu kılacak.

Bu yapay ses sistemi, araç belli bir hızın altında giderken, yani şehir içi yollardayken, şehir için gürültü kirliliği yapmayan ama yayalar için yapay bir motor sesi çıkararak, yayaların aracı duymalarını sağlıyor.

Waymo eski Anki çalışanlarını işe alıyor

0

Google’ın otonom sürüş teknolojileri geliştiren alt şirketi Waymo, otonom tırların sürüş testleri için aradığı test şoförlerini buldu.

Oyuncak robottan kamyona

Kısa süre öncesine kadar internette büyük ilgi gören ancak satış başarısı yakalayamayan yapay zekalı oyuncak robot Anki’nin eski geliştiricileri artık Waymo kamyonlarını sürecek.

Finansal çıkmaza girince kapanan Anki’nin çalışanlarının yapay zeka konusundaki geniş bilgisi, onları otonom kamyonların testinde ihtiyaç duyulan yapay zeka kontrolü ve değerlendirmesi konusunda ideal test sürücüleri yapıyor.

Bu nedenle, 13 eski Anki mühendisi artık Waymo’da çalışacak ve uzun yollarda kamyon sürecekler. 

Amadeus: Sadece bilet almayı değil bütün yolculuğu dijitalleştirmek istiyoruz

0

Seyahat yazılımları firması Amadeus, Türkiye’deki etkinliğinde müşteri ve iş ortaklarını bir araya getirerek son durumu değerlendirdi

Küresel seyahat endüstrisi için yazılım üreten Amadeus, 18-20 Haziran’da İstanbul’da Airline Executive Summit isimli bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte  Amadeus, havayolu müşterileri ve endüstri iş ortaklarını sektörlerindeki güncellelemeleri paylaşmaları için bir araya getirdi. Şirket de kendi çalışmalarını aktarma fırsatı buldu.

Airline Executive Summit’i Türkiye’de ilk defa düzenlediklerini söyleyen Amadeus Ortadoğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Maher Koubaa, bunun ilk sebebi olarak Türkiye’de 25. yıllarını kutlamaları olarak gösteriyor. Maher Koubaa ikinci sebep olarak ise İstanbul Havalimanı’nın açılışınının kendilerini heyecanlandırmasından dolayı burada olduklarını ifade ediyor. Son gerekçe de İstanbul’un bu tür etkinlikler için ideal bir destinasyon olması ve Koubaa, “Müşterilerimize İstanbul’dan daha iyi ulaşabileceğimizi düşündük” diyor. “Ayrıca 2013 yılında burada Hitit Yazılım’ın müşteri sadakati bölümünü satın aldık ve buradaki varlığımızı güçlendirdik. O zaman Hitit Yazılım 40-45 kişi civarındaydı, şu an 250’ye kişiye ulaştık ve bunun önemli kısmı bir Ar-Ge’de çalışıyor” ifadesini kullanan Koubaa, Türkiye’de olmaktan dolayı memnuniyetlerini bildiriyor ve Türkiye’de büyümeye devam edeceklerini sözlerine ekliyor. Son olarak da ortaklık ekosistemi söz konusu. “Yani, endüstrideki iş ortaklarımızla neler yaptığımızı görüyoruz. Biz burada havayolu platformu oluşturmayı hedefliyoruz” diyen Koubaa; çevik, basit ve açık olarak havayollarına nasıl daha kişiselleştirilmiş hizmet sunabileceklerini göstermeye çalıştıklarını dile getiriyor.

Hava yolculuğunun tamamını dijitalleştirmek istiyoruz

Amadeus Ortadoğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Maher Koubaa ile görüşmemizde etkinliğin ayrıntıları hakkında da görüştük. Maher Koubaa’nın verdiği bilgiye göre, etkinlik üç temaya yoğunlaştı. Bunlarda ilki, “perakendeci olarak havayolları.” Koubaa bunu, “Havayolu müşterileri Amazon veya Netflix’te gördüğü deneyimi havayollarında da görmek istiyor. Burada da havayollarının nasıl bir perakendedeciye dönüşeceğini anlamaya çalışıyoruz” diyerek açıklıyor. Yolcu deneyimi de konferansın diğer bir teması idi. Kouba, “Dijitali iyi kullanan tüketicilerin havayollarının kendilerine daha kişiselleştirilmiş deneyimler sunmasının nasıl mümkün olabileceğini görmek istediğini anlamaya çalışıyoruz. Burada sadece bilet almayı değil bütün yolculuğu nasıl dijital hale getirebileceğimizi tartışıyoruz” ifadeleriyle duruma açıklık getiriyor. Son olarak da ortaklık ekosistemi söz konusu. “Yani, endüstrideki iş ortaklarımızla neler yaptığımızı görüyoruz. Biz burada havayolu platformu oluşturmayı hedefliyoruz” diyen Koubaa; çevik, basit ve açık olarak havayollarına nasıl daha kişiselleştirilmiş hizmet sunabileceklerini göstermeye çalıştıklarını dile getiriyor.

Amadeus’un start-up’lara sunduğu destekler

Maher Koubaa ile Amadeus’un start-up’lara verdiği destekler üzerinde de durduk. Koubaa öncelikle Amadeus Ventures adında bir şirketleri olduğunu ve bu şirketle start-up’lara doğrudan yatırım yaptıklarını aktarıyor. İkinci olarak, start-up’lara doğrudan yapmayıp rehberlik sunduklarını belirten Koubaa, son olarak da yazılımcılar için platformları olduğunu söylüyor: “Burada API’lerimizi bütün yazılımcılara açtık ve yazılımcılar bu platform üzerinde uygulama ve çözümler geliştirebiliyor.”

Garanti BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’nın 2019 dönemi yeniliklerle başladı

0

Türkiye’de bir finans kurumu tarafından yürütülen ilk sosyal girişimcilik programı olan Garanti BBVA Momentum’un, 2019’daki yeni dönemi 27 Haziran’da başladı

Bir ay önce paylaştığımız haberde Garanti BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’na katılacak girişimcilerin belli olduğunu yazmıştık. Dün düzenlenen törenle programın yeni dönemi başladı.

Sürdürülebilir bir iş modeli ile toplumsal konulara çözümler üreten, faaliyet alanlarında yüksek sosyal etki yaratmak isteyen sosyal girişimcilere katkı sağlamayı amaçlayan Garanti BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı, iki yılda 15’in üzerinde sosyal girişimciye destek oldu. Program, bu yılki döneminde ise 10 sosyal girişimciye daha destek verecek. IE Business School’dan Program Yöneticisi Angel Vilchez katıldığı açılış etkinliğinde programa katılmaya hak kazanmış sosyal girişimciler konunun tüm detaylarıyla ilgili bilgilendirildiler. Etkinlikte ayrıca KUSIF Yönetici Direktörü Dr. Gonca Ongan’ın katılımıyla gerçekleşen oturumda girişimcilere sosyal etki stratejisinin ayrıntıları anlatıldı.

İlk 3 sosyal girişimciye ödül

Tutumlu Anne, Mumo Wrap, Es Kariyer, Batır Gıda, Pulsec, Nemflora, Maide Mutfak, Sertifier, Twin Science&Robotics, Puduhepa ve Kız Kardeşleri adlı 10 sosyal girişim; Impact Hub Istanbul iş birliği ile yürütülen, işlerinin büyüme planlarını oluşturmalarına katkı sağlayacak online ve sınıf içi eğitimler, stratejik mentorluk desteği ve girişimciler, müşteriler ve yatırımcılardan oluşan networking faaliyetlerini içeren bir programa dahil olacaklar.

Garanti BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’nın yeni dönemdeki en büyük yeniliklerinden biri ise programı başarıyla tamamlayan ilk üç girişimciye nakit para ödülü verilecek. Bu kapsamda birinci 40 bin TL, ikinci 30 bin TL ve üçüncü de 20 bin TL tutarındaki ödülün sahibi olacak.

Sanofi PharmUp, girişimcilik programı ile sağlık endüstrisinde yenilikçi fikirleri hayata geçirecek

0

Kuluçka merkezi PharmUp, 5 yenilikçi projeye 3 aylık girişim hızlandırma programı sunacak

Sanofi Türkiye tarafından kurulan kuluçka merkezi Pharmup, yeni nesil fikirlerin gelişimine destek olmak üzere girişimcilik programı başlattı. Türkiye sağlık endüstrisinin gelişimine katkı sağlayacak fikirlerin ve girişimcilik alanlarında ilklerin yaratılması için hayata geçirilen Sanofi PharmUp, bu programla ülkeye katma değer sunmaya devam ediyor. 

Programa katılmak için sağlık alanında fark yaratacak fikir ve proje sahipleri 19 Haziran – 12 Temmuz arasında başvuruda bulunabilecek. Projeler Hastalık Farkındalığı ve Bilinçlendirme, Hastalık ve Tedavi Yöntemleri, Sağlık Sistemine Yönelik Çözümler ve Sağlık Teknolojilerinde Yenilikler olmak üzere dört ana başlıkta değerlendirilecek.  

Beş projeye üç aylık hızlandırma programına girecek

Sanofi Pharmup programı süresince girişimcilere Workinton iş birliği ile projelerini geliştirmek için en uygun çalışma ortamını ve networkü sunarken, uzman mentor takımı ve danışmanlarla en verimli kuluçka sürecini de sağlayacak.

Uzman mentor takımı ve danışmanlarıyla sağlık alanında gelişime yön verecek girişimleri destekleyen Sanofi Pharmup, seçilen beş projeyi üç  aylık girişim hızlandırma programına dahil edecek. 24 Ekim’de düzenlenecek Demo Günü ile seçilen bir girişim, Sanofi Türkiye sponsorluğunda, dünyaca ünlü bir girişimcilik etkinliğine katılım hakkı kazanacak.

 

 

Akıllı oyuncaklar yaratıcılığı besliyor

0

Akıllı oyuncaklar, fiziksel oyuncakların anlamlı bir amaç doğrultusunda yapılandırılmış ve teknolojik olarak geliştirilmiş biçimi olarak öne çıkıyor

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nuri Kara, teknolojik bileşenlerin klasik oyuncaklarda sadece ilgi çekiciliğini artırmak için kullanıldığını, akıllı oyuncakların ise çocuklara bilişsel görevleri gerçekleştirebilecekleri teknolojiyle zenginleştirilmiş bir ortam sunduğunu belirtiyor. Dr. Öğretim Üyesi Kara, akıllı oyuncakların çocuklarda yaratıcılığı geliştirdiğini vurguluyor.

Teknolojik yenilikler hayatın her alanında olduğu gibi oyun ve oyuncak sektöründe de kendini hissettiriyor. Klasik oyuncakların yerini artık akıllı oyuncaklar alıyor. Hal böyle olunca çocuklar üstünde büyük bir etkisi olan oyuncaklar, gelişim süreçlerini de doğrudan etkiliyor. Akıllı oyuncakların kullanıldığı ortamlarda bulunan çocuklar, yalnızca fiziksel etkileşime girmiyor; yeni nesil oyuncaklar sayesinde hem fiziksel hem de sanal gerçekliği bir arada deneyimleme fırsatı yakalıyor. Karışık gerçeklik olarak adlandırılan ve her iki gerçekliği bir arada bulunduran ortamlardaki çocuklar, katılımda aktifleşiyor ve oyuncakları ihtiyaçlarına göre manipüle ederek kendi kendine öğrenir hale geliyor. Örneğin akıllı hikâye anlatma oyuncaklarını deneyimleyen çocuklar, pelüş oyuncakları manipüle ederek değiştirdikleri sanal içerik sayesinde kendi hikâyelerini yaratma yoluna gidiyor. Çocuklar bu sayede yaratıcılığı, yansıtıcı düşünme ve hayal etme güdülerini geliştirme imkânı yakalıyor.

Amaca yönelik motivasyon

Akıllı oyuncaklar, çocukların belli bir amaca ulaşmak için ihtiyaç duyduğu motivasyonu da sağlıyor. Buna ek olarak akılda tutma ve düşünme becerilerini geliştirdiği için, bilişsel birer materyal olarak görülüyor. Akıllı oyuncakların çocukların gelişimine dahil olmasını kolaylaştıran etmenlerin başında ise çocukların teknolojik materyallere olan ilgisi geliyor. Bir diğer önemli etmen ise; bu oyuncakların çocukları düşünme, yaratıcılık, hayal etme vb. becerilerini teknolojik ortamla entegre etmede benzersiz bir role sahip olması olarak öne çıkıyor. Hikâye anlatımı, matematiksel düşünme, kavram öğrenme aktiviteleri, akıllı oyuncaklarla uygulanabilecek bilişsel aktivitelere en güzel örnekler olarak dikkat çekiyor.

Fantastik oyun içsel duyuları artırıyor

Teknoloji odaklı, yapılandırılmış ve anlamlı bir örüntüye sahip olan akıllı oyuncaklar, fantastik oyun aktivitelerine de zemin hazırlıyor. Fantastik oyunlar, çocukların içsel duygularını ve hislerini herhangi bir kısıtlama olmaksızın yansıtmalarına olanak sağlayan otantik bir aktivite olarak öne çıkıyor. Bu otantik ortam hem fiziksel gerçekliğin hem de sanal gerçekliğin bir arada bulunduğu karışık gerçeklik ortamını sunuyor. Bu sayede çocuklar hem fiziksel gerçekliğe bağlı kalmıyor hem de sanal gerçekliğin bileşenlerinden faydalanıyor.

Akıllı oyuncaklar, çocuklar ve sistem arasında karşılıklı etkileşim yaratabilen teknolojilerle donatıldıkları için sahip oldukları etkileşimli yapı itibariyle çocukların karışık gerçeklik ortamında aktif olarak yer almalarını sağlıyor.

[Son dakika] Apple’da önemli ayrılık: Jony Ive şirketten ayrılıyor

0

“Apple’ı Apple yapan tasarımcı” olarak bilinen Jony Ive ayrılıyor

Apple Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Sir Jony Ive, Apple’dan ayrılacağını açıkladı. Apple’ın internet sitesinde yayımlanan habere göre, Jony Ive bu yıl sonunda şirketteki görevini bırakıyor.

Açıklamada, Ive’ın gelecekle ilgili planları aktarılıyor ve kendi firmasını kuracağı ifade ediliyor. Ive bu şirkette kendi projeleriyle ilgilenecek ve Apple da en büyük müşterileri arasında olacak. Öte yandan, Ive’ın kuracağı şirketin adı henüz bilinmiyor.

Ive: Apple’ı ayağı kaldıran tasarımcı

Jony Ive’ın Apple’dan ayrılmasına ilişkin bir değerlendirme yapan Apple CEO’su Tim Cook, “Jony Ive tasarım dünyasında önemli bir isim ve kendisi Apple’ın ayağı kalkmasındaki rolünü görmezden gelemeyiz. iMac’ten iPhone’a ve oradan da Apple Park ‘a uzanan dönemde çalışmalarını görüyoruz” dedi. Tim Cook, Apple olarak Ive’ın yeteneğinden faydalanmaya devam edeceklerini  sözlerine ekledi.

Ive’ın ayrılmasıyla Apple’ın organizasyon şeması da değişti. Yeni görev dağılımında Endüstriyel Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Evans Hankey ve İnsan Makine Arayüzü Bölümü Başkan Yardımcısı Alan Dye, bundan sonra Operasyondan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jeff Williams’a bağlı çalışacak. Ive da Apple’dan ayrılmasına dair bir açıklama yaptı ve şunları söyledi: “Neredeyse 30 yıl ve sayısız projeden sonra, Apple’da eşi olmayan bir tasarım ekibi, süreci ve kültürü oluşturmak için yaptığımız uzun süren çalışmalardan dolayı gurur duyuyorum. Bugün bu ekip Apple’ın tarihinin herhangi bir noktasında olduğundan daha güçlü, daha canlı ve daha yetenekli.”

Ive 5 binden fazla patentin sahibi

Sir Jony Ive 1996’dan bu yana Apple’ın tasarım ekibini yönetiyordu. 27 Şubat 1967 Londra doğumlu olan Ive, Newcastle Polytechnic’te Sanat ve Tasarım Bölümü’den mezun oldu. Apple’ın sitesindeki bilgiye göre, Ive’ın 5 binden fazla patenti bulunuyor. Ive’ın Apple’daki tasarımları arasında 1998’de firmanın ayağa kalkmasını sağlayan iMac’ten iPhone’a, iPod’dan Apple Store’lara değişen ürün ve çözümler yer alıyor. Ive’ın  2012’de “Sir” unvanına layık görüldüğünü not edelim.

[Güncelleme]  Yukarıda Jony Ive’ın kuracağı firmanın adının belli olmadığını yazmıştık. Farklı kaynaklarda gördüğümüz haberlere göre, Ive’ın kuracağı firmanın adı belli oldu: LoveFrom. Jony Ive, şirkette önemli tasarımcılardan Marc Newson ile çalışacak. Newson 1963’te Avustralya’da doğdu ve Apple, Louis Vuitton, Montblanc, Hermès, Nike, Hennessy, Dom Pérignon, Jaeger-LeCoultre ve Beretta gibi şirketlerle çalıştı. 

Michelin, Avrupa’nın en büyük telematik sağlayıcılarından Masternaut’u satın aldı

0

Avrupa’nın en büyük telematik sağlayacılarından Masternaut ile Michelin, gelişen filo pazarına destek sağlayacak

İki hafta önce yayımladığımız haberde Bridgestone’un telematik sağlayıcısı TomTom Telematics’in satın aldığını yazmıştık. Bu alandaki yeni bir satın alma haberi de diğer bir otomobil lastiği üreticisi Michelin’den geldi ve şirket, İngiliz telematik tedarikçisi Masternaut’u bünyesine kattı.

Ağırlıklı olarak Fransa ve Birleşik Krallık’ta faaliyet gösteren Masternaut, son teknolojiyle donatılmış teknik bir platform sunuyor. Araç filo yönetimi ve takibini optimize edecek bütünleşik telematik çözümleriyle öne çıkan Masternaut’un yönetiminde çoğunluğu hafif ticari araçlardan oluşan 220 binin üzerinde sözleşmeli araç bulunuyor.

 Michelin Fleet Solutions için yeni bir adım

Konuya ilişkin açıklamada bulunan Michelin CEO’su  Florent Menegaux, “Michelin’in telematik alanındaki uzmanlığını sağlamlaştırmasıyla müşteri mobilitesini optimize edebilme ve değişen piyasanın ihtiyaçlarına yanıt verebilme olanağı yakalıyoruz. Masternaut, özellikle Avrupa genelinde ve hafif ticari araç filoları açısından olmak üzere, Hizmetler ve Çözümler alanımızı genişletme yolundaki yeni bir adımı temsil ediyor” diye konuştu.

Masternaut, Avrupa’ya açılabilecek

Bu satın almayla birlikte, Michelin’in hafif ticari araçlara yönelik faaliyetlerinin ilerleyişini hızlandıracak ve gelişen filo pazarına destek sağlayacak. Bu satın almayla birlikte Masternaut, Michelin’in coğrafi kapsamından faydalanarak Avrupa’nın tamamında faaliyet gösterebilecek. Aynı zamanda, müşterilere en iyi çözümleri sunmak, ürün performansını iyileştirmek ve araç arızalarını önleyen bakım gibi veri bilimi uygulamalarını geliştirmek üzere elde edilecek veri miktarını artırması hedefleniyor.

Michelin’in satın alma için ödediği miktar açıklanmadı.