GDO’lu gıdalar artık evlerde ve tarlalarda kolayca tespit edilecek

0

GDO analizi ve kimlik belirleme gibi DNA bazlı birçok testin ev ortamında yapılmasına olanak sağlayan cep boyutunda bir biyosensör geliştirildi

Projenin çıkış noktasının GDO tespiti olduğunu söyleyen Sabancı Üniversitesi yüksek lisans öğrencileri Doğukan Kaygusuz, Sümeyra Vural ve Öğretim Üyesi Meltem Elitaş, sistemi kurduktan sonra cihazın hemen hemen her örnekte kolayca DNA tespitini yapabildiğini aktardı. Laboratuvar ortamında en az 160 dakika süren DNA tanısı, Sabancı Üniversitesi’nde geliştirilen biyosensörün kullanımı ile 30 dakikaya iniyor. Cihazı geliştiren ekip konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu uygulama GDO tespitinin yanı sıra kan hastalıkları, enfeksiyon, kimlik belirleme gibi DNA tanısı gerektiren çalışmalarda kullanılabilir. Bu sensör bebeğine verdiği mama da GDO olup olmadığını anlamak isteyen bir anneden, bakteriyel enfeksiyon tanısı yapmak isteyen bir hemşireye kadar farklı katman ve bilgi birikimine sahip kişi ve kurumlar tarafından kullanılabilecek. Önümüzdeki dönemde geliştirdiğimiz biyosensör cihazımız ile bir AB projesinde yer almayı planlıyoruz.”

Patent başvurusu yapıldı

Soya ve mısır ürünlerinde GDO tespitinde başarılı sonuçlar elde edilen biyosensör için patent başvurusu yapıldı. Patent araştırması sırasında yapılan çalışmaya göre biyosensörün Türkiye’de benzerinin olmadığı, dünyada ise en düşük maliyet ve kolay kullanılabilirliği olan biyosensörlerden biri olduğu tespit edildi. Ürün prototipinin, uluslararası üretim normlarında son haline getirilerek en kısa vadede satışa sunulması hedefleniyor.

TÜBİTAK tarafından desteklenen projenin ekibinde Sabancı Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Programı Yüksek Lisans Öğrencisi Doğukan Kaygusuz, Moleküler Biyoloji, Genetik ve Biyomühendislik Yüksek Lisans Öğrencisi Sümeyra Vural ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Meltem Elitaş’ın yanı sıra Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Araştırmacısı Stuart Lucas ile Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Ali Özhan Aytekin yer alıyor.

Mobil operatör hisselerinin 6 aylık performansı

0

Mobil operatör hisselerine yatırım yapanlar bu yılın ilk yarısında kazançlı çıktı

Sermaye piyasalarında yılın ilk yarısı geride bıraktık. Biz de bu dönem içerisinde Turkcell ve Türk Telekom hisselerinin nasıl bir performans gösterdiğini mercek altına almak istedik. İlk sırada Turkcell hisselerini ele alıyoruz. Bloomberght.com verilerine göre, Turkcell’in hisse fiyatı 2 Ocak’ta 11,79 TL idi. Şirketin 2 Temmuz’daki kapanış fiyatı 13,22 TL olurken, altı aylık getirisi yüzde 12 oldu. Bununla birlikte Turkcell hissesi 11 Şubat’ta 15,11 TL’lik fiyatla altı ayda en yüksek değerine ulaştı. Şirketin hissesi 10 Mayıs’ta 11,2 TL ile en düşük seviyeden işlem gördü. Turkcell’in bir yıllık performansı ise şu şekilde: Şirketin hisseleri 5 Temmuz 2018’de 11,82 TL seviyesindeydi.  Yani, bir yılda yatırımcılar yüzde 11,8 gelir elde etti. Turkcell hisseleri Temmuz 2000’den bu yana o zamanki adı İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) ve New York Borsası’nda (NYSE) işlem görüyor. 

Türk Telekom hisseleri altı ayda yüzde 40 kazandırdı

Türk Telekom hisselerindeki altı aylık tablo şu şekilde: Bloomberht.com verileri, şirket hisselerinin 2 Ocak’ta 3,77 TL fiyata sahip olduğunu ortaya koyuyor. Şirketin 2 Temmuz’daki hisse değeri 5,26 TL iken altı aylık kazanç yüzde 39,5 seviyesinde gerçekleşti. Türk Telekom hisseleri 19 Mart’ta 5,46 TL ile zirve fiyatına erişirken, 22 Mayıs’ta ise 3,96 TL ile en düşük fiyattan işlem gördü. Türk Telekom’un bir yıllık hisse performansı değerlendiriğimizde, 9 Temmuz 2018’de 5,5 TL’lik bir fiyatın söz konusu olduğu görülüyor. Bu durumda, 5 Temmuz’da 5,28 TL fiyata sahip olan Türk Telekom hisseleri yatırımcılara bir yılda yatırımcılarına yüzde 4 zarar ettirdi. Türk Telekom hisseleri Mayıs 2008’den bu yana Borsa İstanbul’da işlem görüyor. 

NOT: Haberdeki veriler yatırım tavsiyesi kapsamında değerlendirilmemelidir. Yatırım kararı için yatırım danışmanınızla görüşünüz.

Virgin Orbit uçaktan roket fırlatma testlerine başladı

0

Virgin Havayolları’nın alt kuruluşlarından, uzaya uydu fırlatmak için kurulan Virgin Orbit, ilk testlerine başladı.

Kanada takılı uydu

Uçak kanadı üzerinde atmosferin üst kısımlarına kadar taşınıp o yükseklikte kanattan serbest bırakılacak roketlerle uyduları yörüngeye yerleştirecek olan Virgin Orbit, uçuş denemelerine başladı.

Şirket henüz roketleri fırlatmadı ancak modifiye edilmiş bir Boeing 747’ye yerleştirilmiş 70 feet uzunluğundaki LauncherOne roketini başarıyla 30 bin feet’e çıkarıp indirdi.

 

Türk girişimler ikinci çeyrekte 3,4 milyon dolar yatırım aldı

0

Yılında ilk yarısında 24 girişime melek ve girişim sermaye şirketlerinden yatırım geldi

Girişim analizi platformu Startups.watch tarafından yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de 2019’in ikinci çeyreğinde girişimler 12 yatırım turunda toplam 3,4 milyon dolar yatırım aldı. 2019 yılında ilk altı aya bakıldığında ise 24 girişim melek ve girişim sermayelerinden yatırım almayı başardı.

Startups.watch 2019 ikinci çeyrek sonuçlarını dün Workinton evsahipliğinde yapılan etkinlikte açıkladı. Compay, Kassa, Klonbiyotek, Kolay IK, Lifemote, Minoto, Paym.es, Playz, Price&me, Sertifier, Sopsy, Thread in Motion tohum ve sonrası yatırım alan girişimler olarak açıklandı.

Yatırım anlamında son 27 ayın en kötü çeyreği olduğu açıklanan etkinlikte Startups.watch Kurucusu Serkan Ünsal “2019 ekme dönemi değil hasat dönemi oldu, yatırımlarda dibe vurduk ama İyzico, Foriba ve Paraşüt’ün satın alınması tüm ekosistem adına süper gelişmeler” ifadesini kullandı. 

Yatırımlardaki düşüşün ana sebebi olarak ise yeni fonların henüz kurulamamış olması ve eski fonların da ikinci fonlarını kurma çalışmalarının devam etmesi gösterildi.

Kurumların yatırım ilgisi devam etti

Girişim sermayesi yatırım fonlarının yaygınlaşması ile kurumlar yatırımlarda daha aktif rol almaya  geçtiğimiz çeyrekte de devam etti. Finberg’in Compay yatırımı, Maxis’in Kolay IK yatırımı, QNB Finansbank’ın Kassa yatırımı en dikkat çeken kurumsal yatırımlar oldu.  

Türkiye Avrupada ve Orta Doğuda düşüşte

Türkiye son 3 yıldır ilk defa hem Avrupa’da hem Orta Doğu’da melek ve girişim sermayesi yatırımları anlamında bir alt lige düştü. Avrupa’da 33 ülke arasında 26. sırada yer alırken,  Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da 10 ülke arasında 7. sırada yer aldı.

Yurt dışı merkezli Türk girişimleri yatırım almaya devam etti

Yurt dışındaki Türk girişimcilerin kurduğu girişimler geçtiğimiz çeyrekte melek ve girişim sermayelerinden yaklaşık olarak 90 milyon dolar yatırım aldı. Blok-Z, Carbon Health, Firefly, Hazelcast, MenaPay, Naturansa, Pieligence, Wordego yurt dışı merkezli olup geçen çeyrek yatırım alan girişimler oldu.  

Şirket satın almaları tavan yaptı

Foriba, İyzico, Lala, Panaroma ve Paraşüt satışları, ODC Business Solutions’ın ikincil işlemi en dikkat çekici işlemler oldu. Bu satın almalar hem Revo Capital ve 212 gibi girişim sermayelerinin yeni fonlarını kurma, büyütme açısından başarı hikâyesi oldu.

Türkiye kadın girişimcilikte ortalamaların üzerinde

Etkinlikte kadın girişimcilikle ilgili rakamlar da paylaşıldı ve Türkiye’nin girişim ekosistemleri karşılaştırıldığında yüzde 14 ile Avrupa ortalamasının (yüzde 13) üstünde olduğu aktarıldı.

Yılın ikinci yarısı hareketli geçecek

Etkinlikte görüşlerini paylaşan Revo Capital Yönetici Ortağı Cenk Bayrakdar 2019 ikinci yarısının hareketli geçeceğini, portföylerindeki birçok girişimin büyük yatırımlar alacağını ve hatta yine satın almalar olabileceğini ifade etti. 

 

Sabancı Vakfı kısa film yarışmasının bu yılki konusu: Dijital yalnızlık

0

Yarışma bu yıl dördüncü kez hayata geçiyor

Sabancı Vakfı’nın düzenlediği kısa film yarışmasının bu yılki “dijital yalnızlık” olarak belirlendi. Bu yıl dördüncü kez hayata geçen yarışmada son vuruş tarihi 22 Kasım olarak açıklandı.

Toplumsal konularda farkındalık yaratmak amaçlanıyor

Sabancı Vakfı Kısa Film Platformu’nun gerçekleştirdiği kısa film yarışması toplumsal gelişmenin bireylerin potansiyelinin ortaya çıkartılması ve ilham veren hikâyelerin toplumla paylaşılmasıyla mümkün olacağı anlayışıyla yola çıkıyor. Yarışmanın hedefi; sinemanın yaratıcı bakış açısından ve etki gücünden yararlanarak toplumsal konularda farkındalık yaratmak olarak paylaşılıyor. İlk yılında “Mülteci Kadınlar”, ikinci yılında “Çocuk İşçiler” ve üçüncü yılında “Ayrımcılık” temalarıyla düzenlenen yarışmanın bu yılki teması dijital yalnızlık olarak belirlendi.

Finalistler 24 Aralık’ta açıklanıyor

Yarışmaya katılacak filmlerin en fazla beş dakikalık uzunlukta olması gerekiyor. İlk üçe giren filmlere sırasıyla 20, 15 ve 10 bin TL  ödül verilecek yarışmada finale kalanlar 24 Aralık’ta paylaşılacak. Yarışmayla ilgili ayrıntılı bilgi için şu adrese bakabilirsiniz.

Görsel:Gülizar” kısa filminden bir ekran görüntüsü. (Film, Sabancı Vakfı 3. Kısa Film Yarışmasında birincilik ödülünü kazanmıştı. Yönetmen: Yahya Ozan Çalışkan)

Uber, şoförlerini üniversiteye gönderecek

0

Uber, ABD’de yüksek performans gösteren şoförleri için yeni bir kampanya başlattı. Uber Pro adını alan programa göre, yüksek performans gösteren şoförlerin kendileri veya aile bireylerinden biri, ücretsiz olarak üniversiteye gidebilecek. Eğitim masraflarını ise Uber karşılayacak.

Puan topla, üniversitede harca

Uber Pro programına dahil olan şoförler ayrıca yakıt satın alırken yüksek indirimler almak veya araç tamirat masraflrının bir kısmını geri almak gibi imkanlara da kavuşacaklar.

Öte yandan şoförlere ve ailelere sunulan üniversite imkanı sadece Arizona Üniversitesi’ndeki online sınıfları kapsayacak. Yani, “açık öğretim” programlarında eğitim söz konusu olacak.

Söz konusu indirimleri veya üniversite eğitimini almak isteyen şoförlerin ise performanslarını, aldıkları puanlarla yükseltmeleri ve yeterince puan toplamaları gerekecek.

Spotify 1.6 milyar dolar telif cezası ödeyecek

0

Ünlü müzik uygulaması Spotify, telif konusunda son derece dikkatli olsa da, geçtiğimiz yıl telif hakları Wixen Music’e ait binlerce şarkının telif hakkı anlaşması olmaksızın uygulamada yer aldığı ortaya çıkmıştı.

Ağır ceza gibi tazminat

Spotify’a ağır bir tazminat davası açan Wixen Music şimdi zaferine yaklaşmış görünüyor. Popüler uygulama ile 1.6 milyar dolarlık tazminat konusunda anlaşan müzik şirketi, bu kadarla da kalmayacak, Spotify ile yapacağı yeni telif sözleşmesinden de gelir elde etmeye devam edecek.

Spotify 2018 başında da başka bir telif haklı ihlali nedeniyle 112.5 milyon dolar ceza ödemek zorunda kalmıştı.

Mercedes-Benz Türk StartUP 2019’un kazananları açıklandı

0

Mercedes-Benz Türk’ün bu yıl üçüncüsünü düzenlediği startup yarışmasının kazananları belli oldu. Şirketin 50’inci yılını kutladığı 2017 yılından bugüne kadar yapılmaya devam eden Mercedes-Benz Türk StartUP 2019 yarışması kapsamında ödüller sahibini buldu.

Mercedes-Benz Türk StartUP 2019 kazananları açıklandı

Üç aşamada yapılan eleme süreci sonunda 43 ilden 600’den fazla girişimci değerlendirildi. 150 bin TL’lik ödül havuzunun bulunduğu yarışmada ödüller “Teknoloji”, “Sosyal Fayda” ve “Jüri Özel Ödülü” kategorilerinde kazananların oldu. Ödülü kazanan startup’ların Ankara, İzmir ve Yalova şehirlerinden çıktığı açıklandı.

İlk 60’a kalan girişimlere bir günlük eğitim kampı verildi. Ardından jüri değerlendirmesiyle ilk 10’a giren startup’lara “StartUP Boost” adı verilen özel bir gelişim programı ve Mercedes-Benz ile özel Almanya seyahati hediye edildi.

İlk 10’a kalan girişimler içinden de üç kategoride ödüller sahibini buldu. İlk 3 startup’a 50’şer bin TL para ödülü verildi.

Sosyal Fayda Ödülü’nü kazanan KompoRize isimli girişimin kurucusu Mustafa Kuyumcu oldu. Önemli bir atık sorununa çözüm getiren KompoRize, çay üretimi esnasında yılda 60 bin ton olmak üzere açığa çıkan ve normalde yakılarak veya çürütülerek bertaraf edilen, çevreye zarar veren çay liflerini çeşitli plastiklerin içerisine katıyor.

Teknoloji Ödülü’nü kaznaan ise Safetech’in kurucusu Fatma Ertürk oldu. Safetech, enerjiden ulaşıma birçok sektörde kullanılan endüstriyel kontrol sistemlerinin teknolojik afetlere karşı korunmasını sağlıyor.

Jüri Özel Ödülü’nün sahibi ise Tolkido’nun kurucusu Can Yıldız oldu. Tolkido, otizmli çocuklar için teknoloji üreterek eğitim süreçlerine anne ve babaları eşit katılıma teşvik ediyor. Bu girişim otizmli çocukların dil ve konuşma eğitimlerinde kullanılan görsel eğitim kartlarını, aile ve öğretmen tarafından kişiselleştirilebilir ve seslendirilebilir hale getiren bir eğitim materyali üretiyor.

Ödül töreninde konuşma yapan Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün; “2017 yılından bu yana sirketimiz içinde Yenilikçi Fikir İnkübasyon Merkezi oluşturduk. Şirketimizde startup ruhunu, yenilikçi düşünceyi, kooperatif bilinci getirmeyi hedefliyoruz. Bu öncü hareketle tüm Daimler ülkeleri arasında bu merkezi kuran 5 ülkeden biri olduk. Bunu aşağıdan yukarıya ve gönüllülük esasına dayalı olarak yapan ilk ülke Türkiye oldu” dedi.

MNG Kargo elektrikli bisikletlerle dağıtım yaparak doğayı koruyor

0

Filosunda 200 elektrikli bisiklet bulunan MNG Kargo, dağıtımlarını çevreyi koruyarak yapıyor

Karbon salınımını azaltmak artık birçok şirketin gündeminde. Doğaya saygılı olmak ve gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmak için atılacak bazı adımlar var. MNG Kargo da bu kapsamda karbon salınımını azaltmak adına elektrikli bisikletlerle dağıtım yapıyor. Türkiye’nin pek çok ilindeki 100’den fazla şubesinde kullanılan 200 elektrikli bisikletle doğayı koruyarak dağıtım yapan MNG Kargo, yakın zamanda yeni alımlar yaparak elektrikli bisiklet sayısını artırmayı planlıyor.

2017’den bu yana elektrikli bisiklet kullanıyor

2017 yılından beri kargo dağıtımında kullanılan elektrikli bisikletler sayesinde daha az karbon salınımı yapılmasını sağlayan MNG Kargo, bu bisikletlerle özellikle araç trafiğinden olumsuz etkilenen ve yaya dağıtımının zorlu olduğu noktalarda hizmet veriyor. Ayrıca elektrikli bisikletler, İstanbul adaları gibi fiziksel koşulları dağıtım bakımından zorlu olan ve araç trafiğine kapalı alanlarda bulunan müşterilere kesintisiz hizmet sağlanmasında da yardımcı oluyor.

Elektrikli araç sayısını artırmayı planlıyor

Elektrikli bisiklet kullanımı ile emisyon salınımını minimize ederek çevreye duyarlı ve dağıtım verimini yüzde 25’ler seviyesinde artıracak şekilde teslimat yapıldığını belirten MNG Kargo Ticari Faaliyetlerden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Özgün Şahin, elektrikli araçların karbon salınımı konusunda doğaya çok büyük katkıları olduğunu söylüyor: “Elektrikli bisikletlerimiz sayesinde karbon salınımını en aza indiriyoruz. 2017 yılında doğayı korumak adına attığımız bu projeyi büyütmek ve önümüzdeki yıllarda filomuzdaki elektrikli araç sayısını artırmayı planlıyoruz.”

Cumhurbaşkanlığı: Kurumsal olmayan hesaplardan kurumsal iletişim yapmayın

0

Genelgeyle kamu kurum ve kuruluşlarının bilgi ve iletişim güvenliğinde uyması gerekenler açıklanyor

Cumhurbaşkanlığı kurumsal olmayan kişisel e-posta adreslerinden kurumsal iletişim yapılmamasını istedi. Ayrıca kurumsal e-postalar kişisel amaçlarla (özel iletişim, kişisel sosyal medya hesapları vb.) kullanılmayacak.

Cumhurbaşkanlığı Bilgi ve İletişim Tedbirleri Genelgesi yayımlandı. 6 Temmuz tarihli Resmî Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan genelgede, kamu kurum ve kuruluşlarında veri güvenliğinin sağlanması amacıyla alınması gereken tedbirler aktarılıyor.

21 maddelik  genelgeden dikkat çeken maddeleri paylaşıyoruz:

– Nüfus, sağlık ve iletişim kayıt bilgileri ile genetik ve biyometrik veriler gibi kritik bilgi ve veriler yurtiçinde güvenli bir şekilde depolanacak.

– Kamu kurum ve kuruluşlarına ait veriler, kurumların kendi özel sistemleri veya kurum kontrolündeki yerli hizmet sağlayıcılar hariç bulut depolama hizmetlerinde saklanmayacak.

-Mevzuatta kodlu veya kriptolu haberleşmeye yetkilendirilmiş kurumlar tarafından geliştirilen yerli mobil uygulamalar hariç olmak üzere, mobil uygulamalar üzerinden, gizlilik dereceli veri paylaşımı ve haberleşme yapılmayacak.

– Sosyal medya ve haberleşme uygulamalarına ait yerli uygulamaların kullanımı tercih edilecek.

– Kişisel olarak kullanılanlar da dâhil olmak üzere kaynağından emin olunmayan taşınabilir cihazlar kurum sistemlerine bağlanmayacak.

-Endüstriyel kontrol sistemlerinin internete kapalı konumda tutulması sağlanacak, söz konusu sistemlerin internete açık olmasının zorunlu olduğu durumlarda ise gerekli güvenlik önlemleri alınacak.

-Kurumsal olmayan şahsî e-posta adreslerinden kurumsal iletişim yapılmayacak, kurumsal e-postalar şahsî amaçlarla kullanılmayacak.

-Haberleşme hizmeti sağlamak üzere yetkilendirilmiş işletmeciler Türkiye’de internet değişim noktası kurmakla yükümlü. Yurtiçinde değiştirilmesi gereken yurtiçi iletişim trafiğinin yurtdışına çıkarılmamasına yönelik tedbirler alınacak.

– İşletmeciler tarafından, kritik kurumların bulunduğu bölgelerdeki veriler, radyolink ve benzeri yöntemlerle taşınmayacak, fiber optik kablolar üzerinden taşınacak.

 

[Rapor] Türkiye’de Sosyal Girişimlerin Durumu

0

Rapor, Türkiye’deki sosyal girişimlerin mevcut ölçeğine, kapsamına ve gelecek potansiyeline ışık tutuyor

British Council’ın 2009 yılında başlattığı ve 31 ülkede yürütülen Küresel Sosyal Girişim Programı kapsamında yayımlanan ‘Türkiye’de Sosyal Girişimlerin Durumu’ araştırma raporu, sosyal girişimlerin mevcut ölçeğine, kapsamına ve gelecek potansiyeline ışık tutuyor. British Council ve İstasyonTEDÜ’nün (TED Üniversitesi Sosyal İnovasyon Merkezi) liderliğinde, TED Üniversitesi, Ashoka Türkiye, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu, Mikado Danışmanlık ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden oluşan bir konsorsiyum tarafından Ekim 2018’den bu yana yürütülen araştırmanın raporu, geçtiğimiz hafta Ankara’da TED Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir etkinlikle paylaşıldı. Rapor, sosyal girişimlerin mevcut ölçeği, kapsamı ve gelecek potansiyeline ilişkin bulgularıyla, toplumun genelinde sosyal girişimler ile ilgili farkındalık yaratmayı, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı potansiyellerini belirlemeyi ve bu alanın gelişmesi yönünde neler yapılabileceğine ilişkin önerileri ortaya koymayı amaçlıyor.

Alanın en kapsamlı araştırması

Literatür taraması, danışma toplantıları, online anket, 12 şehirde 37 ayrı sosyal girişimle yapılan görüşmeler, üç şehirde 12 odak grup çalışması ve iki yuvarlak masa toplantısı sonucu ortaya çıkan ‘Türkiye’de Sosyal Girişimlerin Durumu’ araştırma raporu, sosyal girişim alanının gelişmesi önündeki engelleri ortaya koyarken, aynı zamanda fırsatlara da ışık tutuyor ve alanın gelişmesine ilişkin somut öneriler sunuyor. 

Sosyal girişimlerin liderlerinin yüzde 55’i kadın

Araştırma raporuna göre sosyal girişimler; sosyal ya da çevresel etki yaratmayı öncelikli amaç edinen, gelirinin yarısından fazlasını ticari faaliyetten elde eden ve gelir fazlası ya da kârının çoğunu ana amaçları için kullanan kuruluşlar olarak tanımlanıyor.

Bu tanım çerçevesinde, Türkiye’de yaklaşık 9 bin sosyal girişim olduğuna dikkat çekilen raporda, Türkiye’deki sosyal girişimlerin, başta eğitim olmak üzere farklı alanlarda çalıştıkları görülüyor. Raporda öne çıkan bulgulara dikkat çeken TED Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslıhan Salih, “Türkiye’de sosyal girişimlerin güncel durumunu incelediğimiz rapor, sosyal girişimlerin Türkiye’de İstanbul, Ankara ve İzmir gibi üç büyük şehirde yoğunlaştığını gösteriyor. Aynı zamanda, sosyal girişimlerin yüzde 47,28’inin 35 yaş altında kişiler tarafından kurulduğu, yüzde 55’inin kadın liderler tarafından yönetildiği ve yüzde 83,6’sının yüksek derecede eğitimli olduğu dikkat çekiyor. Kadınların bu alanda daha ağırlıklı olmasına rağmen, dış finansman ve finans kaynaklarına erişimlerinin erkeklerden daha düşük olduğu da önemli bulgular arasında yer alıyor. Karşılaşılan başlıca zorluklar arasında ise olumsuz ekonomik iklim, yüksek vergiler, kuruluş maliyetleri ve finansmana erişim öncelikli olarak görülüyor” dedi.

Rapordaki önemli bulgularından bir diğeri de Türkiye’deki sosyal girişimlerin yasal statülerinin, girişimlerin ihtiyaçlarına göre farklılaştığı yönünde. Türkiye’deki sosyal girişimler; kooperatif, limited şirket, şahıs şirketi, anonim şirket, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri gibi farklı yasal statüleri kullanıyor. Sosyal girişim kavramının görünürlüğünün ve farkındalığının Türkiye çapında henüz yeterli düzeyde olmadığını ortaya koyan rapor, sosyal girişimlerin daha elverişli ortamla birlikte gelişeceğini de müjdeliyor.

Türkiye’den iyi örnekler ve alandaki farklı paydaşların çalışmaları sunuluyor

Türkiye’den on sosyal girişim örneğini, iyi uygulamalar kapsamında paylaşan araştırma raporu; sosyal girişimlerle ilgili politika düzeyindeki çalışmaları, sosyal girişim alanında çalışan üniversiteleri, Türkiye’deki mevcut yatırım ve finans fırsatlarını, kuluçka merkezi, hızlandırma programı, ortak çalışma alanı ve destek mekanizmalarını ortaya koyarken, sosyal girişimlerin istihdama olan katkısına ve kullandıkları finansman yöntemlerine de değiniyor.

Alanın gelişmesi için somut önerilerin de sunulduğu raporda, sosyal girişimlerin görünürlüğünün ve alanla ilgili farkındalığın artırılması, sosyal girişimlerle ilgili politikalarda kapsayıcı ve esnek yaklaşımların sunulması, finansa erişim önündeki engellerin kaldırılması, sosyal etki yönetimi ve ölçümü üzerine kapasite geliştirme ihtiyacı, kadın sosyal girişimcilere yönelik özel teşvik ve fırsatlar, eğitim sisteminde sosyal girişimcilik konusuna odaklanılması, destek programlarının artırılması ve bu alanla ilgili disiplinler arası araştırmaların artırılması gibi öneriler ortaya konuyor.

Türkiye’de sosyal girişimler her geçen gün artıyor

2016 yılında Thomson Reuteurs Vakfı tarafından Küresel Sosyal Girişimcilik Ağı ile iş birliği içerisinde uzmanlar düzeyinde yapılan bir araştırmada, Türkiye sosyal girişimcilere uygun ortam sağlama açısından sonuncu (44 ülke içinde 44.) olarak yer aldı. Bununla birlikte, araştırma kapsamında; devlet desteği, nitelikli personelin ilgisini çekme, kamuoyunun farkındalığı, gelir elde etme, girişimi geliştirme ve yatırıma erişim kriterleri değerlendirilerek elde edilen sonuçlar, çeşitli sorunlar olmasına rağmen alanın gelişimi için büyük imkânlar olduğunu da gösteriyordu. 2016 yılından bu yana, Türkiye’deki sosyal girişim ekosistemi gelişmeye devam ediyor. Önde gelen üniversiteler, teknoloji kuluçkaları, sivil toplum kuruluşları, uluslararası aktörler ve politika yapıcılar, Türkiye’de daha işlevsel bir sosyal girişim ekosistemi kurulması için büyük potansiyel barındırıyor ve bu alana yönelik ilgi artmaya devam ediyor.

Yapay zeka cilt kanserini teşhis ediyor

0

Yapay zeka uygulamalarının insan hayatında önemli farklar yarattığı uygulamalara bir örnek de sağlık alanında geldi.

Bir dostunu cilt kanseri nedeniyle kaybeden yazılımcı Mike Borozdin, bir başka geliştirici ile beraber, cilt kanserini erken aşamada teşhis edebilen bir yapay zeka uygulaması yarattı.

Fotoğrafı yükle teşhisi yap

Uygulama daha önce cilt kanseri olarak teşhis edilmiş lekeleri analiz eden bir yapay zeka rutini kullanıyor. Bu görsellerle kendini eğiten yapay zeka artık kullanıcıların fotoğrafını çekip yüklediği cilt lekelerinin cilt kanseri olabilme riskini analiz ediyor.

Uygulama şimdilik yayınlanmış değil. Geliştiriciler hem daha isabetli tahminler oluşturmak için yapay zekayı eğitmeye devam ediyorlar, hem de uygulamanın ABD’de kullanılabilmesi için FDA’dan onay almaya çalışıyorlar.

Ancak benzer uygulamaların, özellikle göz sorunlarını teşhis etmek için İngiltere’de hastanalerde kullanıldığı biliniyor. Doktorlar bu yapay zekalı uygulamalar sayesinde göz sorunlarını teşhis etmede ve hastanelerdeki iş yükünü azaltmakta büyük hız kazandıklarını vurguluyorlar.

Reddit o kanalı yasakladı

0

Sırp saldırganların Yeni Zelanda’da camilere saldırıp Müslümanları öldürmesinin ardından, popüler tartışma servisi Reddit, insanların ölüm görüntülerinin yayınladığı r/watchpeopledie ve r/Gore kanallarını kaldırdığını açıkladı.

Nereye kadar haber alma özgürlüğü?

Daha önce, savaş alanlarından, aktif çatışma bölgelerinden, askeri kameralardan çekilmiş görüntülerin, “basın özgürlüğü / haber alma özgürlüğü” kapsamında yer aldığı kanallarda, Yeni Zelanda’daki katliam görüntülerinin de yayınlaması Reddit için son nokta oldu.

Sosyal medya servisinin yöneticileri, burada yayınlanan görüntülerin ırkçı kitlelerin propaganda hizmetine dönüşmesi ve insanları vahşete yönlendirmesi sebebiyle bu kanalları kapatıklarını açıkladılar.

14 bin liralık iPhone XS Max’in ekranını değiştirmek 2 bin 200 lira

0

Çeşitli iPhone modellerinin ekran ve pil değişim fiyatlarını derledik

Mevcut fiyatı 13 bin 999 TL olan bir iPhone XS Max 512 GB aldığınızı ve cihazın ekranının kırıldığını düşünelim. Apple’ın sitesindeki verilere baktığımızda, bu modelin ekranını değiştirmenin kullanıcılara maliyetinin  2 bin 190 TL olduğunu görüyoruz. Sitede “diğer hasarlar” başlığı altında bu modele ait tamir giderinin 5 bin 799 TL olduğu aktarılıyor. En ucuz ekran değişimi fiyatları ise 869 TL ile iPhone SE, iPhone 5s ve iPhone 5c’de karşımıza çıkıyor. Apple ayrıca ekran değişim fiyatlarının şu koşullarda geçerli olduğunu belirtiyor:

-Kazara oluşan hasar veya yanlış kullanım nedeniyle ekranınızı değiştirmeniz gerekirse. Kazara oluşan hasar, Apple garantisi kapsamında değilse. 

-Ekranınız çalışmıyorsa ve iPhone’unuz Apple garantisi veya tüketiciyi koruma yasaları kapsamında değilse.

ABD’de daha ucuz

Sitede bu fiyatları diğer ülkelerle karşılaştırma seçeneği de mevcut. Örneğin, ABD’de XS Max’in ekranını değiştirmek 329 dolar. Yani, 3 Temmuz tarihli TCMB ABD Doları alış kuruna göre, bin 849 TL’ye modelin ekranı değiştirilebiliyor. En ucuz ekran değişimi ise iPhone SE, iPhone 5s ve iPhone 5c ‘de söz konusu. 129 dolara bu modellerin ekranı değişiyor. Bunun TL  karşılığı ise 725 TL.

En ucuz pil değişimi 319 TL

Akıllı telefonların ekran değişimi dışında pil de değişim gerektiren parçalar arasında yer alıyor. Apple; Phone X, iPhone XS, iPhone XS Max ve  iPhone XR modelleri için pilleri 449 TL’ye değiştiriyor. Şu modeller  (iPhone SE, iPhone 6, iPhone 6 Plus, iPhone 6s, iPhone 6s Plus, iPhone 7, iPhone 7 Plus, iPhone 8, iPhone 8 Plus ve diğer tüm uygun modeler) için ise pil değişim bedeli ise 319 TL olarak belirlenmiş. ABD’deki fiyatlar ise Phone X, iPhone XS, iPhone XS Max ve  iPhone XR için 69 dolar (388 TL) ve diğer modelleri için de 49 dolar (275 TL) seviyesinde bulunuyor.

 

 

 

EnCazip.com: Elektrik tedarikçinizi değiştirerek yüzde 20 tasarruf sağlayabilirsiniz

0

Elektrik tarifeleri karşılaştırma ve tedarikçi değiştirme sitesi EnCazip.com, kazanılan yeni hakları derledi

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) 2018 yılında elektrik piyasasında tüketicilere yönelik faaliyetleri düzenleyen Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ni güncelledi. Diğer mevzuat değişiklikleri ile birlikte 2019 yılında elektrik piyasası neredeyse baştan sona değişti. Elektrik tarifeleri karşılaştırma ve tedarikçi değiştirme sitesi EnCazip.com, bu değişiklikleri anlattı.

20 milyon kişi tasarruf edebilecek

EPDK tarafından alınan kararla 2019 yılı için serbest tüketici limiti düşürüldü ve 68 TL ve üstü fatura ödeyen herkese tedarikçi değiştirme hakkı verildi. Türkiye’de de bu miktar üzeri fatura ödeyen yaklaşık 20 milyon kişi bulunuyor. Yani, bu güncellemeyle 20 milyondan fazla kişi kendilerine en uygun elektrik tedarikçisini seçerek tasarruf edebilecek.

Birkaç tıkla tedarikçi değiştirme imkânı

Mevzuat güncellemeleriyle artık internetten ya da çağrı merkezinden tedarikçi değişikliği yapılabiliyor. Daha önceden ıslak imzalı olarak alınması zorunlu tutulan form kaldırıldı. Yüksek maliyetli ve zorlu bir süreç olan tüketicilerden ıslak imza alma zorunluluğunun kalkmasıyla birçok problem de çözüldü. Tüketiciden ıslak imza almanın maliyeti, değişim yapan tüketici başına 120 Liraya kadar ulaşıyordu. Bu işlemin online yapılabilmesiyle evrak takibi sebebiyle ortaya çıkan maliyetler de son bulmuş oldu. İndirime ek olarak bu maliyetin de tüketicilere tasarruf olarak yansıması bekleniyor.

Sözleşmeler cayma bedeli olmadan feshedilebilir

Yönetmeliğe göre belirli süreli sözleşmeler en fazla üç yıllık kurulabilirken, tüketiciler belirsiz süreli sözleşmeleri herhangi bir cayma bedeli ödemeksizin diledikleri zaman feshedebilir. Ayrıca sözleşmelerin bitim tarihine yakın bir tarihte tüketicilerin yeniden onayı alınmadan kendiliğinden yenilenemez veya tedarikçiler tarafından otomatik uzatılamaz.

Tedarikçi değiştirerek zamlardan etkilenmeyebilirsiniz

EPDK, 1 Temmuz’dan itibaren elektrik tarifelerinde vergi ve fonlar dahil yüzde 15 artış  yapılacağını açıklamıştı. Fakat tüketicilerin tasarruf etmesini kolaylaştıracak yenilemeler sayesinde kullanıcılar artık çok kolay bir şekilde tedarikçi değiştirebilecek ve tedarikçiler arasındaki rekabetin açılmasıyla birlikte bir elektrik faturasında yüzde 20 tasarruf etme şansını elde edecek.

5G teknolojisinde yerli projeler tanıtıldı

0

Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi kapsamında geliştirilen yeni ürünlerin lansmanı, Vodafone Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu’nun da katıldığı programda, yerli ve milli teknolojilerle geliştirilen “5G Çekirdek Şebeke” ve “NFVI Sanallaştırma Platformu” tanıtıldı. Etkinlikte, Türkiye’de ilk defa Görev Kritik Bas Konuş Sistemi senaryoları da hayata geçirildi.

Türkiye’de ilkler arasında!

Halihazırda, ABD, Çin, Güney Kore, İsveç, Finlandiya ve Japonya gibi ülkelerce geliştirme çalışmaları devam eden 5G haberleşme teknolojilerine yönelik, Türkiye’de de 2017 yılında önemli adımlar atıldı ve bu adımlar meyvelerini vermeye başladı.

Türkiye’nin dijital geleceği için kritik önemde olan Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi’nin yeni ürünleri ortaya çıkmaya başladı. TÜBİTAK-TEYDEB desteği ile Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) tarafından geliştirilen ürünlerin lansmanı oldukça ilgi çekiciydi.

Toplantının açılış konuşmasını BTK Başkan Yardımcısı Gazali Çiçek, Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Mallik Rao yaptı. Toplantıya OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) Yönetim Kurulu Başkanı Veli Murat Çelik, TEYDEB Başkanı Mehmet Aslan’ın yanı sıra Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı (CTO) Yusuf Kıraç, Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin de katıldı. “NFVI Sanallaştırma Platformu”nun tanıtıldığı etkinlikte ayrıca ‘5G Çekirdek Şebeke’ ye bağlı olarak çalışan “IMS” şebeke üzerinden diğer lisanslı mobil ve sabit şebekelere doğru güvenli çağrı ve MCPTT (Mission Critical Push to Talk/Görev Kritik Bas Konuş Sistemi) senaryoları Türkiye’de ilk defa gerçekleştirildi.

Programda, 5G haberleşme iletimini sağlayacak ‘5G Anahtarlayıcılar’ ve ürünlerin yönetimi ile izlenmesini sağlayacak ‘5G Element Yönetim Sistemi’nin yeni versiyonları da tanıtıldı.

Bugüne kadar neler gerçekleşti?

UUYM5G projesine 16 firmanın yanında, 3 mobil işletmeci, üniversiteler ve akademisyenler de dahil oldu. Her yıl mobil işletmeciler tarafından 4.5G teknolojisine ilişkin yaklaşık 1,5 milyar TL’lik donanım ve yazılım yatırımı yapıldığı ve 5G teknolojisinde de benzer yatırım trendinin süreceği dikkate alındığında, UUYM5G Projesi sonucunda ortaya çıkacak yerli ve milli ürünler ile Türkiye ekonomisine milyarlarca TL’lik katkı sağlanması hedefleniyor.

Avrupa, 737 Max için yazılım güncellemesi istiyor

0

ABD’nin dev uçak üreticisi Boeing’in, en son modellerinden olan ve biri düşen, diğerlerinde de ağır sorunlar tespit edilen 737 Max modeli, ABD sivil havacılık yönetimi kadar Avrupa’lı havacılık otoritelerini de rahatsız ediyor.

Otopilot kilitlendiği için düşüyordu

Şu anda tüm uçuşları durdurulan 737 Max’lara yeniden uçuş izni verilmesi için uçağın otomatik pilot yazılımında güncelleme isteyen Avrupalılar, bu olmadan uçağın hava sahasına girmesine izin vermeyeceklerinin de altını çiziyor.

Avrupa ve ABD Boeing’ten daha önce 5 farklı güvenlik güncellemesi yapmasını istemişti. Bunların ise yaklaşık 3 ay sürmesi bekleniyordu. Şimdi yapılacak otopilot güncellemesiyle, 737 Max’ların yerde bekleme süresinin aylarca daha uzayacağı tahmin ediliyor.

Amazon uydu fırlatma izni istedi

0

E-ticaret devi Amazon, şimdi de uydu fırlatmaya hazırlanıyor. Üstelik bir uydu da değil, tam 3236 uydu fırlatacak. 

İnternet servis sağlayacısı olacak

Bu mini uydular Amazon’un internet servisi vermesini sağlayacak Project Kuiper’in parçası olacak. On milyonlarca insanın yaşadığı şehirleri kapsama alanına alacak olan uydular sayesinde Amazon internet alt yapısı sağlamaya başlayacak.

Ancak bu proje, Elon Musk’ın uydu internet projesi gibi tüm dünyayı kapsayan bir proje değil. Amazon tüm dünyaya internet sağlamak yerine, para kazanabileceği bölgeleri hedefliyor.

Örneğin kapsama alanı tüm ABD’yi kapsayacak ama ABD’nin kutup bölgesindeki eyaleti Alaska’yı kapsamayacak. 

Şirketler çalışanları için özel Alexa uygulamaları yapacak

0

Amazon, yapay zeka servisi Alexa’nın kullanım alanını genişletecek yeni bir pazar buldu: İş dünyası.

Şirket içinde çalışacak yapay zeka

Dev şirket şimdi iş dünyasındaki diğer şirketlerin, çalışanlarına yönelik lokal internal Alexa uygulamaları geliştirmeleri için yeni bir hizmet veriyor. Alexa for Business hizmeti ile şirketler, sadece kendi çalışanlarına yönelik, özel yapay zeka uygulamaları geliştirip dijital cihazlarına adapte edebilecekler.

Üstelik bu uygulamalar, herhangi bir kodlama bilgisi gerekmeden, onlarca farklı yeteneği seçip oluşturacak algoritmalar üzerinden çalıştırabilecek. Örneğin, laptop’unu şirket ağına bağlamak isteyen bir çalışan, ofisteki Echo cihazına “bu katın WiFi şifresi nedir?” diye sorabilecek ve cevabını da hemen alacak. Fakat bu uygulama şirket dışındaki cihazlarda çalışmayacak.

Amazon şimdilik Alexa for Business hizmeti için şirket çalışanlarına 50 farklı yetenek sunuyor ancak hizmet yaygınlaştıkça ve ofiste Alexa uyumlu cihazların sayısı arttıkça, yetenek sayısının da artacağı tahmin ediliyor.