SAP Geliştirme Merkezi yeni Deneyim Merkezi ile büyüyor

0

SAP, Teknopark İstanbul’da yer alan SAP Geliştirme Merkezi’ni yeni nesil teknolojileri canlı olarak sunduğu bir deneyim merkezi ile büyütüyor

SAP Türkiye’nin, İstanbul Teknopark’ta 2013 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren SAP Geliştirme Merkezi içinde hayata geçirdiği SAP Deneyim Merkezi’nde Sanal Gerçeklik, Öğrenen Makineler, Yapay Zekâ ve Blockchain gibi yenilikçi teknolojiler kullanarak oluşturulmuş örnek senaryolar yer alıyor. SAP’nin iş ortaklarından Detaysoft, Innova, MBIS’in desteğiyle hayata geçirilen merkez, Türkiye’deki ve bölgedeki SAP ekosistemini bir araya getirerek, inovatif fikirler geliştirmek için de benzersiz bir deneyim üssü görevini üstlenecek.

Müşteri deneyimleriyle geliştirilen projeler

Yeni deneyim merkezi ile  SAP ekosisteminin Türkiye için daha fazla değer üreteceğini vurgulayan SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur CandanSAP Deneyim Merkezi’nde SAP’nin dünyada 437 binden fazla müşterisinden aldığı ilham ve tecrübeyle geliştirdiği projeler ve ideal senaryolar yer alıyor. Bu merkez ile dijital dönüşüm süreçlerinde yol arkadaşlığı yaptığımız akıllı işletmelerin işlerini daha iyi yapmak için yeni nesil teknolojileri nasıl birbirine entegre ettiklerini ziyaretçilerimizin gözünde canlandırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Merkezde sekiz senaryo yer alıyor

Bir tasarım odaklı düşünce (design thinking) odası da bulunan SAP Deneyim Merkezi’nde yer alan 8  canlı senaryo ve demo şu şekilde: Blockchain for Supply Chain (Tedarik Zinciri için Blokzincir), Cozmo the Robot (Depo Yönetimi Robotu), Future of Work – HR Digital Experience (Geleceğin İş Gücü – İK Dijital Deneyimi), Charly Chatbot (Charly Rehber Sohbet), Intelligent Enterprise (Akıllı İşletmeler), Intelligent Entertainment Park (Akıllı Eğlence Parkı), Smart Kicker (Futbolun Analitiği), Enterprise with İOS (İOS ile İşletmeler).

 

Siber saldırganların yeni hedefi: Operasyonel teknolojiler

0

Fortinet 2019 Operasyonel Teknoloji Güvenlik Trendleri Raporu yayımlandı

Siber güvenlik şirketi Fortinet, operasyonel teknoloji (OT) ağlarına yönelik güvenlik trendlerini incelediği Fortinet 2019 Operasyonel Teknoloji Güvenlik Trendleri Raporunu yayımladı. Rapor, merkezi kontrol ve veri toplama sistemleri (SCADA) ile endüstriyel kontrol sistemlerinin (ICS) siber güvenlik durumunu tespit etmek için milyonlarca Fortinet cihazından toplanan verileri analiz ediyor. Bu analize göre, OT sistemlerine yapılan saldırılar, yamalanmamış yazılımlarla çalışan eski cihazları hedef alıyor. Ayrıca, artık BT ağlarında etkili olmayan eski saldırı yöntemlerine dayalı BT tabanlı saldırılar da OT sistemlerini her geçen gün daha fazla hedef alıyor. Öte yandan, tüm siber güvenlik sektörü, belirli bir amaca göre tasarlanmış, SCADA ve ICS sistemlerini hedef alan OT saldırılarında ciddi bir artış olduğunu gözlemliyor. Raporda, bu saldırıların OT ağlarının en zayıf bölümlerini hedef aldığı ve saldırganların standart protokollerin olmayışının yarattığı karmaşıklıktan faydalandıkları öne çıkan bulgular arasında yer alıyor. Ayrıca, her tür dikey pazar ve bölgede görülen önemli saldırılardan anlaşıldığı üzere, tehdit aktörleri sektör ya da coğrafya ayrımı yapmıyor.

Rapordan öne çıkan bulgular

  • 2018’de neredeyse her ICS/SCADA sağlayıcısında istismarlar hem sayıca hem de yaygınlık açısından arttı.
  • Saldırganlar OT sistemlerini hedef almak için düzenli olarak BT tehditlerinde geri-dönüşüme gidiyorlar.
  • 2018’de saptanan tekil tehditlerin yüzde 85’i OPC Classic, BACnet ve Modbus protokollerinin çalıştığı cihazları hedef aldı.
  • BACnet saldırıları Ocak-Nisan 2018 arasında arttı; bu saldırılar Mirai botneti ile örtüşüyor.
  • Moxa 313 zafiyeti, özellikle Japonya’da yoğun bir şekilde yaşanıyor.

BT-tabanlı saldırılar OT sistemlerini giderek daha çok hedefliyor 

Fortinet’in 2019 Operasyonel Teknoloji Güvenlik Trendleri Raporu, siber suçluların OT sistemlerine saldırmak için BT-tabanlı eski tehditleri kullanabileceğini ortaya koyuyor. Saldırıların çoğu, yamalanmamış uygulamalar ve işletim sistemleri gibi eski teknolojileri hedefliyor. Bunun yanı sıra, siber suçlular çok çeşitli OT protokollerini hedef alarak cihazlara saldırmayı amaçlıyor. BT sistemlerinin uzun yıllardır TCP/IP protokolü üzerinde standartlaşmış olmasına karşın, OT sistemleri, büyük çoğunluğu işleve, sektöre ve coğrafi konuma özgü olan geniş bir yelpazede farklı protokoller kullanıyor. Bu durum, ortamlarını korumak isteyen güvenlik yöneticilerinin birbirinden çok uzakta sistemler oluşturmasını gerektirerek çeşitli güçlüklere neden oluyor. Böylece, sağlayıcı çözümleri ve ürünlerinin karmaşıklığı sorunu da ortaya çıkıyor. Geleneksel BT tabanlı zararlı yazılım saldırılarıyla da, bu yapısal sorunlar, pek çok OT ortamında dijital dönüşüm çabaları nedeniyle istenmeyen güvenlik hijyeni uygulamaları sonucuyla daha da karmaşık bir hal alabiliyor.

Özel tasarlanmış OT saldırıları yükselişte 

Özellikle ICS ve SCADA sistemlerini hedef alan zararlı yazılımlar 10 yılı aşkın süredir geliştiriliyor. Örnekler çok fazla olmasa da, giderek bir hedef haline gelen emniyet sistemleriyle birlikte, OT sistemleri için özel olarak tasarlanmış saldırıların artmaya başladığı görülüyor.

Son on yılda öne çıkan OT tabanlı saldırılar arasında Stuxnet, Havex, Industroyer ve yakın zamanda dahil olan Triton/Trisis yer alıyor. Özellikle, Triton/Trisis’in, pek çok açıdan OT sistemlerine gerçekleştirilen ilk siber-fiziksel saldırı olması sebebiyle pek çok uzmanı alarma geçirdiği biliniyor. Zararlı yazılımın emniyet sistemlerini hedef aldığı düşünüldüğünde, makinelere zarar vermesi ve insan hayatını tehdit etmesi gibi çok daha kötü bir olay yaşanabilir.

Siber suçlular hem eski hem de yeni ağlar ve teknolojilerde bulunan zafiyetleri ve korunmayan sistemleri istismar etmeye devam ederek geliştirdikleri her yeni tehditten maksimum fayda sağlayabiliyor. Dijital dönüşüm çabalarına bağlı olarak BT entegrasyonu ve yakınsaması bu durumu daha da ciddileştiriyor. Bu yeni durumla mücadele etmenin yolu ise, çözümü sadeleştiren, organizasyondaki BT ve OT uzmanlarının birlikte çalıştığı kapsamlı bir stratejik yaklaşım benimsemekten ve onu uygulamaktan geçiyor.

Teknoloji, kültür ve vizyonun, iş verimliliğini artırmak için iş birlikteliği

0

Türkiye’nin de içinde bulunduğu 23 ülkede yapılan araştırma sonuçları, yedi etkenin değişimi yönlendirmekte gerekli olduğunu vurguluyor

Oracle ve WHU – Otto Beisheim İşletme Fakültesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, doğru teknolojinin yedi temel etken ile birlikte uygulamaya konulması halinde işletme verimliliğinin üçte iki oranında arttığını gösteriyor. Bu araştırmaya göre birçok kuruluş doğru teknolojilere yatırım yapıyor ancak gereken kültür, beceri ve davranışlara sahip olmamaları nedeniyle de bu yatırımlarından tam anlamıyla faydalanamıyor. Çalışma ayrıca teknolojinin bu belirlenen yedi etken olmadan hayata geçirilmesi halinde işletme verimliliğinin sadece beşte bir oranında arttığını da ortaya koyuyor. 

Bu yedi temel etken şunlar. veri odaklı karar verme, esneklik ve değişimi benimseme, girişimcilik kültürü, ortak dijital vizyon, kritik düşünme ve sorgulama, öğrenim kültürü ve açık iletişim ve işbirliği.

Yapılan bu yeni araştırmada 850 İK Yöneticisinin yanı sıra 5 bin 600 çalışana da dijital çağda rekabetçi bir avantaj elde etmek için kuruluşların neler yaptığı soruldu. Alınan cevaplar, işletme verimliliğine erişmenin, değişime ayak uydurabilecek çevik bir kuruluş haline gelme açısından kritik olduğunu ortaya koyarken işletmelerin yüzde 42’si, işletme verimliliğine erişildiğinde kuruluşun performansında genel bir artış görüldüğünü belirtiyor.

Çalışanların yüzde 25’i işlerini makinelere kaptırmaktan korkuyor

Araştırma, dünyanın dört bir yanındaki işletme liderlerinin üçte birinin halihazırda yetenekleri cezbedecek veya bu yetenekler için rekabet edecek bir şekilde çalışmadıkları kanaatinde olduğunu gösterdi. Bu oran, Hindistan, Brezilya ve Çin gibi ülkelerdeki işletme liderlerinde ise yarıya kadar çıkmaktadır. Öte yandan dünyanın dört bir yanındaki çalışanların dörtte biri, işlerini makinelere kaptırmaktan endişe duyuyor.

Araştırma, Ağustos 2018’de en az 250 tam zamanlı çalışana sahip işletmelerde ve dünyanın dört bir tarafındaki 23 farklı ülkeden katılımcılarla yürütüldü. 

MediaMarkt Startup Challenge için projeler sahneye çıkıyor

MediaMarkt Startup Challenge projesi kapsamında kısa listeye kalan projeler 25 Haziran Salı günü jüri karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Kazanan girişimin Avrupa yolcusu olacağı yarışmada, tüm projeler hünerlerini sergileyecek.

MediaMarkt Startup Challenge kazananı Münih yolcusu

25 Haziran Salı günü Tekfen Tower’da düzenlenecek olan sunumlarda, projeler hünerlerini sergileyecek. Türkiye’deki girişimcileri bir araya getiren yarışmada girişimcilerden ilk üçe kalmaya hak kazananlardan birinci olan Münih’e gidecek. Retailtech Hub Programı’na katılacak olan birinci girişim aynı zamanda Silikon Vadisi’nin en aktif yatırımcıları arasında olan Plug and Play’in girişimci ağına dahil olacak.

İkinci ve üçüncü olan projeler ise MediaMarkt ve Tekzen’in Türkiye’deki mağazalarında pilot uygulama yapabilecek. İkinci olan proje Kategori Mağazacılığı Derneği’ne çözümlerini sunma hakkı elde edecek.

25 Haziran günü projelerin yarışacağı etkinliğin ardından kazanan üç projenin sahibi 1 Ekim günü İstanbul’da gerçekleşecek Perakende Teknolojileri Konferansı’nda çözümünü tanıtabilecek.

Türk sanayisinin dijital dönüşümüne destek veren TÜSİAD SD2 programına başvurular başlıyor

0

Türkiye’de alanında lider 18 teknoloji kullanıcısı şirket, teknoloji tedarikçilerinin çözüm önerilerini bekliyor

TÜSİAD SD2 Türkiye’de “Sanayide Dijital Dönüşüm” teması ile oluşturulan ve teknoloji kullanıcıları ile teknoloji tedarikçilerini bir araya getiren ilk kapsamlı program olma niteliğini 2.yılında da taşımaya devam ediyor.

Program, dijital dönüşümde arayışı olan, farklı sektörlerde faaliyet gösteren teknoloji kullanıcısı şirketlere doğru çözüm ortağını bulma imkânı sunuyor. Teknolojik ürün ve hizmet geliştiren tedarikçi firmalar da bu programla çözümlerini sunarak, müşteri doğrulaması yapabilecekleri bir platforma ulaşıyor.

2018 döneminde 13 teknoloji kullanıcısı ile yüzlerce başvuru arasından eşleşen tedarikçiler, birebir çalışma dönemini tamamlayarak ticarileşme aşamasına geldi. Birlikte oluşturdukları proje dosyası ile işletmelere sağladıkları değer irdelendi. Seçkin üyelerden oluşan jüri, projelerin en fazla başarı sağladıkları kategorileri belirledi. Başarı hikayeleri töreninde bu kategorilere göre plaketler sahiplerini buldu.

26 Temmuz’a kadar başvurulabiliyor

TÜSİAD SD2 programı sayesinde 2018 döneminde teknoloji kullanıcısı şirketler arayışlarına bir çözüm ortağı bulurken, teknoloji tedarikçisi firmalar programda yer alan tüm teknoloji kullanıcısı şirketlerle tanışma imkanını buldu.

2019 dönemi çağrıları bu hafta itibarıyla başvurulara açıldı. TÜSİAD SD2 Programı kapsamında çağrı açan Assan Hanil, Bayer, Brisa, Çimsa, Ditaş, Ekoten, Enerjisa, Ford Otosan, Kastamonu Entegre, Kordsa, Migros, Nobel İlaç, Norm Civata, Organik Kimya, Securitas, Tab Gıda, Tofaş, Umur’dan oluşan 18 teknoloji kullanıcısı, teknoloji tedarikçilerinin çözüm önerilerini bekliyor.

Çalışan prototipi olan, mikro, küçük ve orta ölçekli tüm teknoloji tedarikçileri 26 Temmuz’da kadar programa başvurabilir.

Telefonunuzu açarken bu 20 PIN kodunu kullanmayın

1

ESET, en çok kullanılan 20 PIN numarasına dikkat çekti ve “bunları kullanıyorsanız hemen değiştirin” çağrısı yaptı

ESET, çeşitli araştırmalardan yola çıkarak kısa süre önce dünyada milyonlarca kişinin benzer parolaları kullandığı konusunda uyarıda bulunmuştu. ESET bu kez de, bilgi güvenliği eğitimi üzerine uzmanlaşmış ABD merkezli Sans Enstitüsü’nün araştırmasına dikkat çekti. Araştırma, telefonun kilidini açmak üzere girilen PIN numaralarının çoğunun aynı olduğunu söylüyor. Buna göre en çok tercih edilen 20 telefon PIN kodu şöyle sıralanıyor:

0000

1004

1010

1111

1122

1212

1234

1313

2000

2001

2222

4444

3333

4321

5555

6666

6969

7777

8888

9999

Yüzde 26 bu numaraları tercih ediyor

Şaşırtıcı bir şekilde, bu kodlar denenerek test edilen tüm telefonların yüzde 26’sının kilidinin açıldığı görüldü. Bu da gösteriyor ki, telefon çalınır ya da kaybolursa, suçlular cihazın sahibi hakkında hiçbir şey bilmeseler bile, birkaç denemede telefona erişebilirler. ESET İngiltere’den Güvenlik Uzmanı Jake Moore, “Bu PIN’leri kullanıyorsanız, hemen değiştirin” tavsiyesinde bulundu.

Anlam ifade eden tarihler kullanmayın

Jake Moore, bir başka yöntem olarak kişilerin PIN kodlarını hatırlamak için, onlara herhangi bir anlam ifade eden sayılar kullandıklarını söyledi. Moore, “Telefonlarda 4 rakamdan oluşan kodlar kullanıldığında, kişiler çoğunlukla bir yıl belirten kodlar kullanıyorlar. 6 rakamlı kod gerekli olduğunda da genellikle kolay hatırlanabilen bir tarih kullanıyorlar. Ne yazık ki bu durum, bir siber suçlunun telefonunuzun kilidini açmak için olası kodları denemesine olanak tanıyor” dedi.

Nasıl güvende kalabiliriz?

Jake Moore, şu önerilerde bulundu: “En iyi önlem, telefonunuzun kilidini açmak adına sizin için anlam taşımayan bir rakam dizisi kullanmaktır. Kod oluştururken, hareketlerinizi kimin izliyor olabileceğine dikkat etmeniz gerektiğini de belirtmekte fayda var. Toplu taşıma araçlarında insanların sık sık PIN kodlarını, şifreleri girdiğini hatta telefonda, arkasındaki üç haneli CVV numarası da dahil olmak üzere tüm kredi kartı bilgilerini bağırarak paylaştığını gördüm.”

Cihazınızı yedekleyin

Moore, “Son olarak, cihazınızı yedekledikten sonra, iOS için ‘iPhone’umu Bul’ ve Android’de ‘Cihazımı Bul’ seçeneğini açarak daha fazla güvenlik katmanı eklemelisiniz; bu da çalınırsa telefonunuzu uzaktan silmenize olanak tanır. Bu cihazı bir daha asla göremeyebilirsiniz, en azından suçlular cihazınıza giremez ve kişisel verilerinize ve bilgilerinize bakamaz” diye konuştu.

Hacettepe Üniversitesi’ne yeni bölüm: Yapay Zekâ Mühendisliği

0

Bölüm bu yıl öğrenci almaya başlıyor

Hacettepe Üniversitesi, Yapay Zekâ Mühendisliği Bölümü açacağını söyledi. 2019-2020 yılında öğrenci almaya başlayacak olan bölüm için üniversite tarafından Twitter hesabından açıklama yapıldı. Açıklamaya göre, programa 30 öğrenci kabul edilecek.

İlk bilgisayar mühendisliği bölümünü açan üniversitelerden birisi

Bölüm, bu anlamda Türkiye’de kendi alanında açılan ilk bölüm olacak. Bununla birlikte, üniversitenin paylaştığı bilgi, 42 yıl önce ODTÜ ile birlikte Türkiye’nin ilk Bilgisayar Mühendisliği bölümünü yönünde.

Bölümde okutulacak dersler

Hacettepe Üniversitesi, açıklamasında Yapay Zekâ Mühendisliği bölümünde okutulacak dersleri de aktardı. Buna göre, Programlamaya Giriş’ten Yapay Zekânın Prensipleri’ne, Bilgisayarlar ve Etik’ten seçmeli derslere değişen dersler bulunuyor. Seçmeli dersler arasındaysa Görüntü İşlemenin Temelleri, Doğal Dil İşleme Uygulamaları, Robotiğe Giriş, Veri Madenciliği Laboratuvarı ve Biyoinformatiğe Giriş gibi başlıklar yer alıyor.

Apple, Çin’e karşı vergiler konusunda ABD’yi uyardı

0

Dünyanın en değerli şirketi konumunda bulunan ve kasasında dev bir nakit birkimi olan Apple, Trump’ın Çin’e karşı koyduğu ve daha da yükseltmeyi planladığı gümrük vergilerine karşı ABD yönetimini uyardı.

Bu üretimler nerede yapılacak?

Çin’e koyulacak ek vergilerin bu ülkede üretim yapan ABD şirketlerinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü kısıtladığını ve rakip şirketlerin ABD şirketlerine karşı avantaj kazanarak pazarı ele geçireceğini savunan Apple, Çin’e yeni gümrük vergilerinin konulmamasını savunuyor.

Apple, ABD yönetiminin Çin’e karşı aldığı kararlardan etkilenmemek için bazı taşeronlarından Apple için yaptıkları üretimleri Çin dışına kaydırmalarını istemişti ancak hala iPhone gibi popüler cihazlarının büyük bölümü Çin’deki fabrikalarda üretiliyor.

YouTube yorumları ayrı pencereye taşıyacak

0

Google’ın popüler video paylaşım platformu YouTube şimdi videolarla yorumları ayrı pencerelerde göstermek üzere hazırlık yapıyor.

Yorumları neden saklayacak?

Mobil uygulama üzerinde yorumları ayrı pencereye taşımayı planlayan YouTube yeni düzenlemenin testlerine de başladı.

Bu değişikliğin sebebi YouTube videoların gelen yorumları kontrol etmenin çok zor olması ve bu yorumlar arasında pedefolik mesajların veya kullanıcıları rahatsız eden saldırıların tespit edilmesi… Pek çok kullanıcı bu mesajlarla karşılaşmaktan büyük rahatsızlık duyuyor.

YouTube şimdi videolardaki “yorumlarla” ilgilenmeyenler için yorum sayfasını ayrı bir pencereye taşıyacak. Yorum yapmak isteyenler ise bu yorum penceresini bilinçli olarak basıp açmak durumunda olacak.

BKM’den Rekabet Kurumu açıklaması

0

BKM Express hizmetinin durdurulmasına ilişkin açıklama geldi

Rekabet Kurumu’nun (RK) sitesinde yayımlanan kararla BKM Express’in faaliyetlerine 60 gün için durdurulmasına karar verildi. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) BKM Express’in kapatılmasına ilişkin bir açıklama paylaştı. BKM, açıklamasında RK’nın kararında gerekçeleri henüz aktarılmadığına dikkat çekti ve BKM Express ile verdikleri bütün hizmetlerin kesintisiz ve tam olarak sunulmaya devam edildiğini belirtti.

BKM’den gelen açıklamanın tamamı şu şekilde:

Ülkemize değer katmak üzere yedi yıl önce sektörün önde gelen e-ticaret siteleri ve kart çıkaran kuruluşları ile birlikte geliştirilen Türkiye’nin Dijital Cüzdanı BKM Express, dünyada örnek gösterilen güvenli, hızlı ve kolay ödeme çözümleri sunmaktadır. Ülkemizdeki e-ticaret sektörünün güvenli bir şekilde büyümesi hedeflenerek başlatılan çalışma ve yatırımlar neticesinde bugün tüm perakende sektöründe uluslararası örneklerden daha üstün bir dijital cüzdan haline gelmiştir.

Bütün bu çalışmalar ülkemiz menfaatleri gözetilerek yasa ve düzenlemelere tümüyle uyumlu bir şekilde yürütülmekte, düzenleyici kurumlarla her zaman tam bir uyum içinde faaliyet gösterilmektedir.

Rekabet Kurulu’nun BKM Express hizmetinin sonlandırılması yönündeki kararının gerekçeleri henüz kamuoyuna açıklanmamıştır.

Açıklanacak gerekçeli kararda belirtilecek esaslarla uyumlu bir şekilde; teknolojisi, markası ve yatırımı ile tamamıyla yerli ve milli kaynaklarla geliştirilen Türkiye’nin Dijital Cüzdanı BKM Express’in ülke hedefleri doğrultusunda ödeme altyapımızın bağımsızlığı için hizmet vermeye devam etmesini amaçlamaktayız.

BKM Express ile verdiğimiz tüm hizmetler kesintisiz ve tam olarak sunulmaya devam edilmektedir. Kullanıcılarımızı, üyelerimizi, iş yerlerimizi ve tüm kamuoyunu gelişmelerden haberdar etmeye devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Apple eski MacBook Pro’ları geri çağırıyor

0

İş dünyasında yoğun olarak kullanılan Apple MacBook Pro’lar aşırı ısınma nedeniyle yangın tehlikesi yaratıyor olabilir mi?

Yangın riski yaratıyor

Apple şimdi, 15 inç boyutundaki eski dizüstülerin aşırı ısınma sebebiyle pillerin alev alabileceği riskini kabul etti ve bu cihazlara müdahale edebilmek için teknik servislere getirilmesini istiyor.

Sorunun sadece 2015 yılında üretilen 15 inçlik MacBook Pro’larda yaşandığını belirten Apple, 2015 ve 2017 yılları arasında satılan bu modellerin geri çağırıyor.

Apple, bu cihazların sahipleri için geri çağırma prosedürünü anlatan bir de web sayfası hazırladı.

Tesla Autopilot ismiyle kullanıcıları yanıltıyor

0

Tesla, otonom sürüş teknolojilerini otomobillerinde Autopilot ismiyle hizmete sokuyor. Ancak bu özellik henüz otomobilin tam anlamıyla otonom çalışmasına yeterli seviyede değil.

Sürüş asistanı olması gerekirken

Sürücülere “destek olması” için tasarlanan Autopilot özelliğinin, ismi nedeniyle sürücülerin algısında otomobili tam anlamıyla tek başına yönetebilecek bir yapay zeka olduğuna yönelik yanılgı oluşturduğu ortaya çıktı.

ABD’de Insurance Institute for Highway Safety isimli bir araştırma kuruluşunun yaptığı araştırmaya göre, 2000 sürücüden %48’inin Tesla otomobillerini kullanırken elini direksiyon çekerek otomobilin otonom olarak sürüşe devam etmesinin güvenli olduğunu düşündüğü ortaya çıktı.

Nissan kullanıcılarında ise bu oran %34. Tesla kullanıcılarının bu kadar büyük oranda otomobillerinin otonon yeteneklerine güvenmesinin ise “autopilot” isminin verdiği güvenden kaynaklandığı düşünülüyor. Anak Tesla’nın otonom sürüş teknolojileri, Waymo ve diğer otonom sürüş geliştiren şirketlerin teknolojilerinin gerisinde yer alıyor ve o şirketler bile henüz otomobillerini sürücüsüz olarak yollara çıkarmaya cesaret edemiyorlar.

Türkiye yapay zeka konusunda nerede? (Röportaj)

1

Hem ülkemizde hem de dünyada yapay zeka üzerine yapılan çalışmalar devam ediyor. Microsoft ve EY (Ernst & Young) yayınladığı yeni rapor, Türkiye yapay zeka konusunda nerede? sorusunu yanıtladı. Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’ndeki şirketlerin yapay zekâ kullanımını değerlendiren raporun sonuçlarını öğrenmek için biz de TechInside olarak düzenlenen basın toplantısına katıldı. Bu toplantıda mikrofonumuzu Microsoft Türkiye Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı’ya uzattık.

Kundakçı, TechInside okurları ve izleyicileri için raporu anlattı. Ayrıca, yapay zeka alanında yapılan yeniliklere değindi. Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizi videomuzla baş başa bırakalım. İyi seyirler…

Türkiye yapay zeka konusunda çalışmaları sürdürüyor

Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde yapay zekânın nerede, neden ve nasıl kullanıldığını, şirketlerinin yapay zekâ stratejilerini, yapay zekânın şirketlere ve ülkelere sunduğu katkıları ortaya koyan raporun sonuçları düzenlenen basın toplantısıyla basın mensuplarına duyuruldu.

Raporun sonuçlarına baktığımızda yapay zeka olgunluğu bakımından Türkiye’nin lider ülke olduğu görülüyor. Ülkemizdeki şirketlerin yüzde 80’lik kısmında yapay zeka stratejisi üst düzey yönetim tarafından ele alınıyor. Ayrıca, şirketlerin yüzde 25’lik kısmı ise yapay zekayı stratejik dijital öncelikleri arasında görüyor. Yüzde 60’ı ise ana faaliyetlerinde yapay zekanın önemli olduğunu kabul ediyor. Türkiye’deki şirketlerin yüzde 15’i ise yapay zekâ olgunluğu açısından kendilerini gelişmiş olarak değerlendiriyor.

Bu oranlara baktığımızda Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde ankete katılan diğer ülkelerden daha yüksek.

Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde bu anlayışı benimseyen şirketlerin oranları yüzde 43 iken Türkiye’de bu oran yüzde 55 seviyesinde.

Raporda şirketlerin yapay zeka olgunluklarını sekiz yetenek çerçevesinde ele alındığını hatırlatalım. Bunlar, İleri Analitik, Veri Yönetimi, Yapay Zekâ Liderliği, Açık Kültür, Yeni Teknolojiler, Çevik Geliştirme, Üçüncü Taraflarla İş Birliği ve Duygusal Zekâ olarak sıralanıyor.

Rapora katılan şirketlere de bakmak gerekirse listede, Tüpraş, Opet, THY, Arçelik, Allianz Türkiye, Setur, Jolly Tour, Migros, CarrefourSA, Teknosa, TEB, Vakıf Emeklilik, Yapı Kredi Bankası ve BKM gibi şirketlerin olduğunu görüyoruz.

NASA’nın astronotlu uçuşları gecikecek

0

Uzay mekiklerini emekliye ayırdığından beri ABD topraklarından uzaya astronot gönderemeyen NASA bu ihtiyacını Rus uzay gemilerini kiralayarak gideriyordu.

Uzay gemileri hazır ama…

Ancak bu sorunu çözmek için uzun yıllardır SpaceX ve Boeing ile uzay gemisi geliştiren NASA, bu iki şirketin astronot taşıyacak uzay gemilerine onay vermesine rağmen uçuşların gecikeceğinin sinyallerini de vermeye başladı.

İki şirketin de geliştirdikleri uzay gemisinde, NASA’nın istediği standartların bazılarını henüz yerine getirememiş olması nedeniyle uçuşların ertelenmesi bekleniyor. NASA’nın tahminlerine göre ilk uçuşlar Eylül 2020’den önce gerçekleşemeyecek.

InStory teknolojisi ile e-ticaret satışlarını yüzde 50 artırma fırsatı

0

InStory uygulaması, mobil web sitesi sahibi şirketlere e-ticarette yüzde 50’lere varan oranda satışlarını artırma fırsatı sağlıyor

Dijital hizmet ajansı Digital Exchange, uluslararası teknoloji şirketi Insider’ın Türkiye’de çözüm ortağı oldu. Bu işbirliği kapsamında Digital Exchange, Instagram’ın ‘Hikaye’ uygulamasından ilham alınarak Insider tarafından geliştirilen InStory ürününü Türkiye pazarında müşterilerinin kullanımına sundu.

Instory uygulaması, mobil internet sitesi sahibi şirketlere e-ticarette yüzde 50’lere varan oranda satışlarını artırma fırsatı sağlıyor. E-ticarettin kalbi olan mobil sitelere kolayca entegre edilebilen InStory ürünü, müşterilerine ulaşmak isteyen 20’den fazla sektöre markalarını pazarlamada yeni bir kanal açıyor.

Insider Ticari Kanallar ve Mobil Platform Direktörü Ali Can Kamiloğlu, InStory ürününün sıfırdan üretilen bir teknoloji olduğunu belirtti. Türkiye’deki çözüm ortakları Digital Exchange’in uzmanlıklarına Insider ürünleriyle yeni yetenekler kazandırmaktan son derece memnuniyet duyduklarını söyleyen Kamiloğlu, “Digital Exchange ve Insider’in güçlerini birleştirmesiyle markaların dijital alanda stratejik ve operasyonel ihtiyaçlarını 360 derece karşılamış oluyoruz” dedi.

Mobil internet sitesi üzerinden yeni satış kanalı

Insider işbirliği ile mobil internet üzerinden şirketlere yeni bir dijital pazarlama kanalı daha sunduklarını belirten Digital Exchange CEO’su Emrah Pamuk, “InStory, Instagramın ‘Hikaye’ uygulamasından ilham alınarak geliştirilen bir teknoloji. Instagram’ın ‘Hikaye’ uygulamasında ne yapılıyorsa, tüm bu uygulamaların daha fazlasını InStory ile şirketlerin mobil internet sitelerinde gerçekleştiriyoruz” dedi.

HP yeni 3D Baskı ve Dijital Üretim Merkezini açtı

0

HP, 15 bin metrekare   büyüklüğündeki yeni 3D Baskı ve Dijital Üretim merkeziyle sektörlere 4. Endüstri Devrimi için gereken  Ar-Ge ve mühendisliği sunuyor

HP, Barselona’daki yeni 3D Baskı ve Dijital Üretim Merkezi’nin kapılarını açtı. Merkez aynı zamanda 4.Endüstri Devrimi’ne güç veren yeni nesil teknolojiler alanında  gelişmiş araştırma ve geliştirme tesisi olarak öne çıkıyor. Yeni merkez, dünyadaki tasarlama ve üretim modellerini dönüştürmek üzere 15 metrekarelik yeni merkezinde bir araya getiriyor.
 Barselona kampusundaki tesiste HP, endüstriyel 3D baskı portföyünü geliştirilmeyi hedefliyor. Merkez aynı zamanda kendi sektörlerinde devrim etkisi yaratan dijital üretim teknolojileriyle HP‘nin müşterileri ve iş ortaklarıyla beraber çalışabileceği büyük bir alan sunuyor.
 Uçtan uca çözüm sunuluyor

HP mühendislik ve Ar-Ge grupları, müşteriler ve iş ortakları arasındaki aktif işbirliği için özel olarak tasarlanan yeni tesis, esnek ve interaktif düzenin yanı sıra HP‘nin en yeni plastik ve metal 3D üretim sistemlerini buluşturuyor. Böylece merkezde müşteriler için ürünler daha hızlı ve çevik bir şekilde üretilirken, uçtan uca çözümler sunuluyor. BASF, GKN Metallurgy, Siemens ve Volkswagen gibi firmaların yanı sıra otomotiv, endüstriyel, sağlık ve tüketici ürünleri sektöründeki diğer firmalar da merkezde gerçekleşecek yeni 3D baskı ve dijital üretim inovasyonlarında işbirliklerini sürdürmeye devam edecek.

Çevre duyarlılığı dikkat çekiyor
 
3D Baskı ve Dijital Üretim Merkezi tasarımı aynı zamanda 110kW güç sağlayan fotovoltaik panelleriyle, sulama ve hijyenik kullanım için yağmur suyunu yeniden kullanan yapısıyla, HVAC ve doğal ışık optimizasyonuyla ve LEED (Enerji ve Çevresel Tasarımda Liderlik, Leadership in Energy and Environmental Design) Sertifikası’na sahip olması için kullanılan çevre dostu inşaat malzemeleriyle HP‘nin çevreye olan duyarlılığını bir kere daha gözler önüne seriyor. 2025’e kadar tüm küresel işlemlerinde yüzde 60 yenilenebilir enerji kullanımını hedefleyen HP, zaman içinde bu oranı yüzde 100’e çıkarmak için çalışıyor.
 

Okul tatilini siber güvenlikli hale dönüştürmenin 10 yolu

0

Huzurlu bir yaz tatili için anne, baba ve çocuklar için dijital güvenlik önlemleri haberimizde

ESET; tüm anne, baba ve öğrencilere seslenerek, huzurlu bir yaz tatili için siber güvenliği elden bırakmamaya çağırıyor. ESET Türkiye Teknik Müdürü Erkan Tuğral, dikkat edilmesi gereken konuları 10 başlık altında topladı.

  • Ödevler ve ders notları kaybolmasın, verilerinizi yedekleyin! Verilerinizi mutlaka yedekleyin ve güvenli bir ortamda saklayın. Böylece bilgisayar veya tabletinizde yer alan ödevler, yazılar ve notlar, cihazınız bozulduğu veya kaybolduğu zaman da ulaşılabilir halde olur.
  • Çocuklarınızı internette gizliliğin önemi hakkında bilgilendirin! Pek çok çocuk veya genç, Facebook gibi sosyal medya mecralarını ebeveynlerinden daha iyi bilir. Ancak neyi paylaşmaması gerektiğini bilmiyor olabilirler. Bu nedenle çocuklarınızı; telefon numarası, ev adresi ya da parolalar gibi özel ve kişisel bilgileri paylaşmaması gerektiği konusunda uyarın.
  • Online oyun oynayın ama oyuna gelmeyin! Siber suçlular, dijital oyunlar yoluyla zararlı yazılım bulaştırmayı severler. Bundan korumanın yolu ancak güncel ve lisanslı bir antivirüs veya internet güvenliği yazılımıyla olabilir. Antivirüs yazılımı ayrıca, dijital dünyaya her gün salınan 350 bini aşkın yeni zararlı yazılıma karşı da kalkan görevi görür.
  • USB aygıtları virüse karşı kontrol edin! Filmlerin kaydedildiği ve belgelerin paylaşıldığı taşınabilir bellekler, ne yazık kı virüslerin bulaşmasına neden olan en yaygın taşıyıcı durumundalar. Tatilde de çok kullanılacakları için güncel bir virüs tarayıcı ile taratmak faydalı olur.
  • Sistem yamalarını ihmal etmeyin! Eğer sisteminizi güncel tutmuyorsanız, pek çok tehlikeye de açık hedef olduğunuzu bilmelisiniz. Windows, Adobe Reader, Flash, iTunes ve benzeri uygulamaların güncellemelerini yakından takip etmeli ve bunları güncel tutmalısınız. Bu işlem online güvenliğiniz için temel teşkil eder.
  • Bedava şeyler güzel ama tehlikeli olabilir! İnternette ‘kazandınız‘, ‘bedava‘, ‘ücretsiz‘, ‘100 kişi arasından size çıktı‘ gibi sizi tıklamaya teşvik eden web siteleri ve pencerelere temkinli yaklaşın. Siber suçlular, hem arama motorlarında hem de Facebook gibi sosyal medya kanallarında, kullanıcıların ilgisini bu şekilde çekmeyi iyi biliyor. Bu tür linklerden korunmak için her gördüğünüz linke doğrudan tıklamak yerine öncelikle bu linkin gerçekliğini sorgulayın ve ilgili kişi veya kuruluştan geldiğine emin olun.
  • İnternette paylaşılan bilgilerin kaybolmadığını hatırlayın, hatırlatın! Bir fotoğrafı sildiğinizde hatta tüm hesabınızı kapattığınızda tüm verinizi otomatik olarak sildiğinizi zannetmeyin. Resimler veya kişisel bilgiler çoktan başka birinin bilgisayarına kaydedilmiş olabilir. Çocuklar ve aileleri, hangi resim ve bilgilerin internete koyulacağını iki defa düşünmelidirler.
  • Güncel güvenlik yazılımı kullanın! Global ölçekte her gün milyonlarca zararlı yazılım sanal alemde dolaşarak önce kişisel bilgilerinize oradan da finansal kaynaklarınıza ulaşmaya çalışıyor. Profesyonel dijital önlem almadan bunlarla başa çıkmak artık mümkün değil.
  • Ebeveyn kontrolü yazılımları ile sınırları çizin! Aile koruma ya da ebeveyn kontrolü yazılımları, yaşa göre belirlenebilen koruma filtreleri kullanabiliyor ve uygun olmayan web siteleri ile uygulamalara erişimi engelleyebiliyor. 
  • Akıllı telefonunuza bilgisayar muamelesi yapın! Çocuklarınıza aldığınız ya da kullanması için verdiğiniz cep telefonlarında sadece oyun oynanmadığını göz önüne alın. Bilgisayarlar ya da mobil cihazlar için aldığınız önlemleri akıllı telefonlar için de almayı ihmal etmeyin.

ÇEVKO’dan geri dönüşümle ekonomiye 35 milyarlık katkı

0

Bakanlık, kamu kuruluşları, yerel yönetimler ve STK’ların katılımıyla oluşan “atık ekonomisi”ne ilgi  artıyor

Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO) Genel Sekreteri Mete İmer, “Geri dönüşüm çalışmalarımızın Türk ekonomisine katkısı yaklaşık 35 milyar lira düzeyinde. ÇEVKO’nun, 2018 yılında geri dönüştürdüğü ambalaj atığı ise 650 bin 750 tona ulaştı ve çalışmalarımız ülke ekonomisine 3,6 milyar lira değerinde katkı yaptı.” dedi. 

Geri dönüşümde görünüm

Türkiye’de, cam, plastik, metal, kağıt-karton, kompozit ve ahşap ambalaj atıklarını işleyen toplama-ayırma ve geri dönüşüm tesislerinin sayısının bini geçtiğini dile getiren Mete İmer, şu açıklamayı yaptı: “Geçen yıl 650 bin tonu geçen ambalaj atıklarının geri dönüşümüyle 1 milyon ailenin 1 yıllık elektrik tüketimine eş değer, 2 bin 730 gigavatsaat elektrik tasarrufu sağlandı. Bin 440 olimpik yüzme havuzu hacmine eşit, 3 milyon 600 bin metreküp düzenli atık depolama sahasından tasarruf edildi. 17 bin uçağın dünyanın çevresini 1 kez dönmesi halinde yapacağı emisyon miktarına denk 331 bin ton karbondioksite eş değer sera gazı salımı engellendi. 100 hektar orman arazisine eş değer, 4 milyon 850 bin ağaç kesilmekten kurtuldu. 43 bin ailenin yıllık su tüketimine eş değer 7,5 milyar litre su tasarrufu sağlandı. 3 milyon otomobilin deposunu doldurabilecek, 134 milyon litre petrol tasarrufu elde edildi.”

E-Devlet uygulamasına yeni isim

0

10 yılı aşkın süredir kullanımda olan uygulamanın adı değişiyor

E-devlet sisteminin adı değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç’un yaptığı açıklamaya göre, uygulamanın yeni adı Dijital Türkiye olarak değiştirilecek. Taha Koç, yakın zamanda Dijital Türkiye olarak isimlendirilecek olan servisin, yeni adı ile yeni servisleri de kullanıcılar ile buluşturacağını söyledi. “Dünyada e-devlet gelişmişlik endeksinde hızla yukarılara doğru gidiyoruz. Bu endekste ilk 20’ye girme hedefimiz var. Bunun için düşüncemiz, öncelikle verdiğimiz hizmet sayısını ve kalitesini artırmak, bu hizmetleri herkese yayabilmek” diyen Koç, kullanıcı dostu arayüzler hazırlayarak insanların çok daha rahat Djital Türkiye’yi kullanmasını sağlayacaklarını ifade etti.

42 milyondan fazla kullanıcısı var

2008’de açılan Turkiye.gov.tr’de bugün itibarıyla 42 milyonu aşan  kayıtlı kullanıcı bulunuyor. Kullanıcılar 601 kuruma ait 4 bin 804 hizmete platform üzerinden erişebiliyor. Ayrıca 2 bin 238 hizmet de mobilden yapılabiliyor.