Porsche, İsviçreli teknoloji şirketi WayRay’e yatırım yaptı

0

Geleceğin teknolojisine yatırım yapmaya devam Porsche, son olarak baş üstü göstergesi geliştiren İsviçre merkezli teknoloji şirketi WayRay’e yatırım yaptı.

Porsche, WayRay’e yatırım yaptı. Holografik artırılmış gerçeklikten yararlanan baş üstü göstergesi teknolojileri geliştiren ve üreten Zürih merkezli genç teknoloji şirketi, sanal nesnelerin sürüş deneyimine kusursuz bir şekilde entegrasyonu üzerine çalışıyor. Porsche, WayRay’in C Serisi fonlama sürecine stratejik ana yatırımcı rolüyle katıldı. Bu süreçte WayRay’in topladığı fonun değeri 80 milyon doları (69 milyon euro) buldu.

WayRay’de pay sahibi olan şirketler arasında Porsche’nin yanı sıra Hyundai Motor, JVCKENWOOD, çeşitli yatırım fonları ve Alibaba Grubu da yer aldı. “Startup Autobahn” inovasyon platformu kapsamında gerçekleştirilen WayRay-Porsche işbirliği, geleceğin teknolojilerini geliştirmek ve bunların otomotiv endüstrisindeki kullanım alanlarını genişletmek amacıyla aktif bir şekilde yönlendirilecek.

250’den fazla çalışanı bulunuyor

Porsche İcra Kurulu Başkan Vekili ve Finans ve BT İcra Kurulu Üyesi Lutz Meschke, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Üyeleri havacılık, donanım ve yazılım geliştirme alanında tecrübeli olan WayRay ekibi, bu sayede benzersiz bir teknik altyapıya sahip. WayRay’in yenilikçi fikir ve ürünlerini muazzam bir potansiyele sahip olduğu ortada. Biz de WayRay ile güçlerimizi birleştirerek, gelecekte müşterilerimize, Porsche’den beklediklerinden daha fazlasını sunabileceğimizi biliyoruz. Bu stratejik yatırıma girişme sebebimiz de bu” değerlendirmesinde bulundu.

Şu anda 250’i aşkın çalışanı bulunan İsviçre kökenli WayRay’in genel merkezi de Zürih’te bulunuyor. Bunun haricinde Rusya, Çin ve ABD’de ofisi bulunan WayRay, ayrıca 2019 yılında Almanya’da bir üretim tesisi açmayı planlıyor. Piyasadaki mevcut baş üstü gösterge sistemlerinin aksine, WayRay’in geliştirdiği projeksiyon sistemi çok daha ufak ve bu sayede iç mekan tasarımından bağımsız olarak tüm otomobillere entegre edilebiliyor. Bugün hem sürücüler hem de yolculara yönelik olarak kullanım testlerine tabi tutulan teknoloji, otomatik sürüşe dair yeni konseptler yaratma potansiyeli taşıyor. Porsche’nin sunduğu dijital hizmetlerin kapsamını sürekli olarak geliştirme hedefi göz önüne alındığında, WayRay’in geliştirdiği teknoloji aynı zamanda bu özelliklerin ön camda sanal olarak görüntülenmesine imkan tanıyacak.

WayRay’in kurucusu ve CEO Vitaly Ponomarev, şunları kaydetti: “Bir derin teknoloji şirketi olarak, bizi holografik Artırılmış Gerçeklik görüntüleme sistemleri ve yeni arayüzlerin çok ötesine taşıyacak temel nitelikte inovasyonlar yaratmaya çalışıyoruz. Porsche gibi otomobil üreticileri ve güçlü birer yatırımcı olarak şirketlerle birlikte yürüttüğümüz projelerimizin sayısının giderek artması, şirketimizin büyümesine giden yolu açtığı gibi, daha karmaşık inovasyonlar geliştirme konusunda kendimize daha fazla güvenmemizi sağlıyor.”

Blockchain Konferansı yapılacak

Malta’da Blockchain Summit ile dünyanın en kapsamlı Blockchain Konferansı yapılacak. Blockchain Konferansı’nda, alanında uzman kişilerle yenilikçi teknolojiler konuşulacak.

Blockchain Konferansı neden önemli?

Malta, blockchain ve kripto para sektörüne yönelik yaptığı yatırımlar ve teşvikler ile Blockchain adası olarak tanınmaya başladı. Malta son olarak 1-2 Kasım tarihlerinde Blockchain Summit etkinliğine ev sahipliği yapacak. Etkinliğe 100’den fazla konuşmacı, 5000’den fazla delege ve yatırımcılar katılım gösterecek.

Sektörün önde gelen isimleriyle bugünün değerlendirilmesi yapılacak ve sektörün geleceğine yönelik bilgiler verilecek.

Blockchain Summit, Malta başbakanı Joseph Muscat’ın katılımı ile başlayacak. Etkinliğe kripto para sektörünün en önemli isimlerinden John McAfee ve Scott Stornetta da katılacak. Hackathon yarışmasının da düzenleneceği etkinlikte 50 bin Euro değerinde ödül verilecek.

Facebook’un veri sızıntılarına karşı anlacak önlem nedir?

0

Facebook’un bilgisayar ağlarına yapılan saldırı sonucu 50 milyon Facebook kullanıcısının bilgilerinin ele geçirilmesi, bugünün haber akışında büyük yer buldu. Şirketin geçtiğimiz hafta başına fark ettiği söz konusu saldırı, saldırganların Facebook’a ait özelliklerden birinin koduna müdahale ederek kullanıcı hesaplarını ele geçirmesi yoluyla gerçekleşti.

Facebook güvenlik açığı milyonlarca kullanıcıyı etkiledi

Bu konuyla ilgili olarak, Sophos Araştırma Birimi Yöneticisi Chester Wisniewski şu değerlendirmede bulundu:

“Facebook kadar büyük ve karmaşık bir yapıda bazı sistem hatalarının yer alması kaçınılmazdır. Söz konusu geçiş izni onaylarının çalınması önemli bir sorun olmakla birlikte, kullanıcıların gizliliği açısından daha önce karşılaştığımız diğer saldırılar veya Cambridge Analytica kadar büyük risk oluşturmuyor.

Diğer tüm sosyal medya platformlarında olduğu gibi, Facebook’ta da kullanıcılar kendilerine ait bilgilerin ve paylaşımların herkes tarafından görülebileceği varsayımıyla hareket etmelidir. Bu bir ele geçirme girişimiyle olabileceği gibi, bizzat sosyal medya kullanıcısının kazayla veya farkında olmadan yapacağı kontrolsüz paylaşımlar yoluyla da gerçekleşebilir. Bu nedenle önemli ve hassas bilgilerinizi bu gibi platformlarda asla paylaşmamalısınız.

Şu an önlem almak için tek yapmanız gereken Log Out (Çıkış Yap) seçeneğiyle Facebook hesabınızdan çıkış yaparak yeniden girmekten ibarettir. Bu konuda daha derin endişeleriniz varsa, yaşanan bu olayı Facebook ve diğer sosyal medya platformlarındaki hesaplarınızın gizliliğe dair ayarlarını etraflıca gözden geçirmek için bir fırsat olarak görebilirsiniz.”

Türk Telekom ve Turkcell dünya devlerini ağırlayacak

0

Telekomünikasyon sektörünün iki büyük şirketi, sektörün önemli organizasyonlarından birine ikinci kez ev sahipliği yapacak. Teknoloji alanında yaptığı yatırımlarla ve stratejik konumu itibariyle bölgenin merkezi haline gelen Türkiye, 1–3 Ekim 2018 tarihlerinde telekomünikasyon sektörünün devlerini ağırlayacak. Turkcell ve Türk Telekom öncülüğünde gerçekleşecek etkinlik, Türkiye’yi dünya telekomünikasyon sektörünün ilgi odağı haline getirecek.

Altyapı konularında hâlihazırda birçok iş birliği yürüten Türk Telekom ve Turkcell, uluslararası arenada da Türkiye’ye değer katmaya devam ediyor. Türk Telekom International ve Turkcell Superonline’ın ‘Uluslararası Operatörler Müşteri Etkinliği’nde, “Türkiye’yi bölgenin veri üssü ve iletişim merkezi yapma” stratejisi çerçevesinde önemli mesajlar verilecek. Zirveye Çin’den Almanya’ya Hindistan’dan Rusya’ya 40’ın üzerinde ülkeden 120 şirket ve 300 ziyaretçi bekleniyor.

Yerli ve milli yazılımlar dijital dönüşümün merkezi olacak

Türkiye’nin iki telekom devinin dünyanın önde gelen telekomünikasyon şirketlerini ülkemizde ağırlamasının büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizen, etkinliğin ev sahiplerinden Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Murat Erkan, “Turkcell olarak yerli ve milli yazılımlarımızla dünyanın ilk dijital operatörüyüz. Türkiye’de ürettiğimiz değeri, dünyaya yaymak konusunda önemli adımlar atıyoruz.

Türkiye’nin faydasına olacak her türlü konuda destek vermeye özen gösteriyoruz. Bu etkinlikte de dünyada teknolojiye yön veren şirketleri, Türk Telekom ile ikinci kez birlikte ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye, yüksek hızda internet kapasitesiyle dünyanın sayılı ülkelerinden biri konumunda. Ülkemiz internette sadece bölgenin değil, dünyanın da merkezi olma potansiyeline sahip. Bu etkinlik ile bu potansiyele dikkat çekmeyi amaçlıyoruz.

Türk Telekom International ve Turkcell Superonline gibi Türkiye’nin iki büyük değerinin bu ortak amaçla iş birliği yapmasının ülkemiz için çok değerli ve son derece güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Bu vesileyle Türk Telekom’a da ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

Mehmet Toros: “Türkiye’yi bölgenin veri üssü ve iletişim köprüsü yapmak temel amacımız”

Türk Telekom International Genel Müdürü Mehmet Toros, dünyanın en büyük telekom oyuncularının Türkiye’de bir araya geldiği bir etkinliğin ev sahibi olmaktan dolayı memnuniyetini dile getirdi. Toros, şunları söyledi:

“Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekom olarak çalışmalarımızı, Türkiye’yi kıtalararası bir iletişim köprüsü haline getirme stratejisi doğrultusunda sürdürüyoruz. Yurtiçinde ve yurtdışında gerçekleştirdiğimiz yatırımlarımızla, altyapımızı ve ürün portföyümüzü sürekli geliştirmeye odaklanıyoruz.

Türkiye’nin stratejik konumunun da avantajıyla, Türk Telekom International olarak 15 ülkede sürdürdüğümüz faaliyetlerimizle üç kıtada büyümeye devam ediyoruz. Devletimizin 2023 hedefleri doğrultusunda Türkiye’yi geleceğe bağlamaya yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. 40 ülkeden 120 şirketin katılacağı bu etkinliği ülkemizde gerçekleştirmek için Turkcell ile el ele verdik. Bu iş birliğini, sektörümüz adına çok değerli buluyoruz. Katkılarından dolayı Turkcell’e teşekkür ediyorum.”

Bağlantılı araçlar için ortaklık kuruldu

Volkswagen ve Microsoft, bağlantılı araçlar için yeni bir ortaklık kurdu. İki şirket, Volkswagen marka araçları birbirine bağlayacak.

Bağlantılı araçlar için teknoloji ortaklığı

Nesnelerin İnterneti (IoT) alanında yaşanan gelişmeler, otomotiv üreticilerini etkiliyor. Özellikle birbirleriyle haberleşebilen ve bağlantı kurabilen araçlar, trafik güvenliği için kilit rol oynuyor. Bunun için VW ve Microsoft teknoloji ortaklığına gitti.

VW 2020 yılından başlayarak, 5 milyondan fazla VW marka aracı IoT birbirine bağlayacak.

VW’nin yönetim kurulu, Volkswagen Automotive Cloud’u (Volkswagen Otomotiv Bulutu) oluşturmak için iki şirket arasındaki anlaşmayı onayladı. Volkswagen Automotive Cloud, Microsoft’un Azure kurumsal sınıf bulut platformuna ve Azure IoT Edge’e dayalı olacak.

İki yıl önce BMW, Azure tabanlı BMW Open Mobility Cloud (Açık Mobilite Bulutu) üzerinde çalışan ve sürüş koşullarını (örneğin hava durumu, trafik vb.) 29 ülkedeki otomobillere sunan BMW Connected uygulamasını duyurmuştu.

Yapay zeka silah tespiti yapabiliyor

0

Geliştirilen yeni bir sistem ile yapay zeka silah tespiti yapabiliyor. Üzerinde silah bulunduran kişi güvenlik birimlerine bildiriliyor ve müdahale için zamandan kazanılabiliyor.

Yapay zeka silah tespiti yaparak güvenliği sağlıyor

Athena Security tarafından geliştirilen yeni bir yapay zeka sistemi, kamu alanlarında güvenliği sağlamak için tasarlandı. Yapay zeka, güvenlik kameralarının çektiği görüntüleri anlık olarak inceleyebiliyor. Daha sonra eğer bir kişinin üzerinde silah tespit ederse, o görüntüyü buluta yüklüyor. Tüm görüntüler yerine güvenlik hassasiyeti içeren görüntünün yüklenmesi ile depolama alanı gereksiz yere kullanılmamış oluyor.

Ayrıca silah bulunan kişi güvenlik görevlilerine bildiriliyor ve gerekli önlemler alınıyor.

Yapay zeka sisteminin doğruluğunu test eden araştırmacılar, silah tespitinde yüzde 99 oranında başarı sağladıklarını belirtiyor.

Yapay zeka tam bir koruma sağlamıyor olsa da güvenlik görevlilerinin daha hızlı müdahale etmesini sağlayarak, olası kötü senaryolarda zaman avantajı sağlayabilir.

Kullanıma hazır olan teknolojinin, okullar ve hastaneler gibi kamu alanlarına entegre edilmesi bekleniyor. Aşağıdaki video ile sistemin nasıl çalıştığını görebilirsiniz.

Ethereum rekor kıracak mı?

Kripto para sektöründe araştırma görevlisi olarak çalışan Tom Lee, Ethereum rekor kıracak yorumunu yaptı.  Tom Lee, rekor için 2019 yılı sonunu işaret etti.

2019 sonunda Ethereum rekor kıracak

Kripto para sektörünün en önemli isimlerinden biri olan Fundberg’te araştırma görevlisi Tom Lee, Ethereum hakkında gündem yaratacak açıklamalarda bulundu. Şu anda 225 dolar seviyelerinde olan Ethereum’un 2019 yılı sonunda rekor kıracağını söyledi. Tom Lee, 2019 yılı sonunda Ethereum’un 1,900 dolar ile tarihinin en yüksek seviyesine ulaşacağını belirtti.

Daha önce 2018 Ocak ayında 1,349 dolar seviyesini gören Ethereum, bu değer ile rekor kırmıştı. Ancak kripto para piyasasında yaşanan düşüş ile 225 dolar seviyelerine kadar gerilemişti.

Bitcoin hakkında da konuşan Lee, yıl sonunda Bitcoin’in 22000-25000 dolar seviyelerine ulaşacağını söyledi.

Ancak uzmanların kripto para birimleri hakkında bu şekilde çok fazla ve farklı yönlerde yorum yapıldığını da unutmamak gerekiyor.

Elon Musk borsada manipülasyon mu yapıyor?

0

ABD’nin Sermaya Piyasaları Kurulu SEC, Elon Musk hakkında, Tesla hisseleri üzerinde manipülasyon yaptığı suçlamasıyla dava açtı.

Musk neyin peşinde?

Geçtiğimiz aylarda Tesla’nın hisselerini borsa’dan geri alacağını ve parayı da bulduğunu açıklayan Tesla, ardından da Tesla hisseleri hakkında kendince değerler yayınlamaya başladı. Üstelik bu sırada esrar içtiğine dair imalarda bulundu ve yetinmedi, Kaliforniya’da bir Youtube yayınına çıkıp canlı yayında esrar içtiğini gösterdi. Bu hareketleri ise Tesla yatırımcıları arasında paniğe neden olarak hisselerin çok ağır değer kaybetmesine neden oldu.

Hisseler değer kaybettikten sonra ise hisseleri geri satın alma planından vazgeçtiğini açıklayan Musk hakkında, borsada manipülasyon yarattığı iddiaları ortaya atılmıştı. SEC şimdi bu iddia ile mahkemeye giderek Musk’ın ceza alması için uğraşacak.

Öte yandan içeriden sızan bilgiler SEC’in Musk ile anlaşmak üzere olduğunu, ortalama bir ceza ödemesi halinde SEC’in davadan vazgeçmeyi planladığı söyleniyor. Ancak SEC, Musk’ın 2 yıl boyunca Tesla’daki görevinden ayrılmasını şart koştuğu için Musk’ın anlaşmayı kabul etmediği ve olayın mahkemeye gittiği vurgulanıyor.

Dijital dönüşüm yoluna girmeyen şirketlerin geleceği risk altında!

0

Dell Technologies Dijital Dönüşüm Endeksi’ne göre, Türkiye’deki her 10 işletmeden 9’u önümüzdeki 5 yıl içerisinde değişen müşteri taleplerini karşılamakta zorlanacak. Yalnızca yüzde 4’ü dijital dönüşümü tam anlamıyla şirket içerisinde yaygınlaştırmış durumda. Dijital dönüşüm yolunda girmeyen şirketleri riskli bir gelecek bekliyor!

Dijital dönüşüm yoluna girmeyen şirketlerin geleceği risk altında!

Türkiye’nin de dahil olduğu 42 ülkede 4 bin 600 işletme üzerinde gerçekleştirilen Dell Technologies Dijital Dönüşüm Endeksi (Dell Technologies Digital Transformation Index) sonuçları Dell Technologies Forum 2018’de açıklandı. Intel’in katkılarıyla, orta ve büyük ölçekli şirketlerin dijital dönüşüm süreçlerini, beklenti ve endişelerini açıklayan endekse göre, Türkiye’deki işletmeler arasında kendisini Dijital Lider olarak tanımlayanların oranı yalnızca yüzde 4. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde değişen müşteri ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanacaklarını ifade eden yöneticilerin yüzde 26’sı işletmelerinin geride kalmasından endişe ediyor. Araştırmada işletmeler 5 ayrı sınıfta yer aldı.

İnternet yokken savunmasız hale geliyoruz!

Dijital Liderler olarak tanımlanan sınıf yüzde 100 oranla dijital dönüşüm sürecini tamamlamış durumda. Bu şirketlerin oranı ise sadece yüzde 4 seviyesinde. Dijitale Adapte Olanlar olarak sınıflandırılan şirketlerin oranı ise yüzde 31 seviyesinde. Yüzde 37 orana sahip olan Dijitali Değerlendirenler kategorisi ise bu süreci yakından takip ediyor ve gelecek planlarına dahil etmiş durumdalar.

Dijitali Takip Edenler kategorisinde, yüzde 25 oranında şirket yer alıyor. Geleceğe dair planlama yapan bu grubun, güncel yatırımları ise henüz başlangıç aşamasında. Son grup ise risk bölgesinin tam merkezinde. Dijitalde Ağır Kalanlar olarak isimlendirilen şirketler, yüzde 3 gibi küçük bir dilimde yer alıyor.

Türkiye’deki dijital dönüşüm eğrisine bakıldığında, önemli bir farkındalık oluştuğunun ancak henüz hayata geçirmekte geride kaldığımızı görüyoruz. Liderlerin yalnızca yüzde 4’üdijital dönüşümün yapılan işin DNA’sında yer aldığını ve işletmelerini dijital lider olarak tanımlıyor. Bununla birlikte işletmelerin yüzde 28’i ya dijital dönüşüm konusunda oldukça yavaş hareket ediyor ya da hiçbir dijitalleşme planları bulunmuyor.

Sevindirici gelişme ise Türkiye’deki üst düzey işletmelerin yaklaşık 3’te 1’inin olgunlaşmış bir dijital dönüşüm planı bulunuyor ve yatırımlarını, inovasyon çalışmalarını bu doğrultuda sürdürerek “dijitale adapte olan” sınıfında yer alıyorlar.

Dijital dönüşümün önündeki engeller

Araştırmaya göre, işletmelerin yüzde 92’si dijital dönüşümde büyük engellerle karşı karşıya. Dijital dönüşümün önündeki 5 önemli bariyer ise şu şekilde sıralanıyor:

1. Veri mahremiyeti ve siber güvenlik endişeleri (%45)

2. Bütçe ve kaynak eksikliği (%40)

3. Üst düzey destek ve sponsorluk (%29)

4. Regülasyonlar ya da yasal değişiklikler (%27)

5. Henüz olgunlaşmamız dijital kültür: şirket boyunca ortak çalışma ve iş birliği eksikliği (%27)

Bu engeller dijital dönüşüm için harcanan çabaların sonuçsuz kalmasına ya da yavaşlamasına sebep oluyor. İşletmelerdeki yöneticilerin yüzde 82’si dijital dönüşümün tüm şirkete yayılması gerektiğini düşünüyorlar. Yalnızca yüzde 27’si, 5 yıl içerisinde bu dönüşümden başarıyla çıkabileceğini düşünüyor.

Dell EMC Türkiye Ülke Müdürü Sinan Dumlu, “İşletmelerle konuşmamızın üzerinden çok geçmemesine rağmen, bu araştırmada gördük ki her şey hızla değişiyor. Bir sonraki dijital döneme girdik ve nasıl yaşadığımıza, iş yapış modellerimize ve işimize doğrudan katkısına tanık olduk. Görünen o ki zaman çok önemli ve parlak bir geleceğe adım atılması için hemen şimdi dönüşümü başlatmak gerekiyor” dedi.

Önümüzdeki 3 yılda yapılacak yatırımlar belirlendi

İnovasyonda ya da çözümlerde zirvede yer alan iş liderlerinin önümüzdeki 3 yılda yatırımda bulunacakları alanlar ise şu şekilde sıralanıyor:

  • Siber güvenlik (%70)
  • Çoklu bulut ortamı (%51)
  • Bilişim odaklı yatırımlar (%59)
  • Nesneletin interneti (%52)
  • Bilişsel sistemler (%52)

Apple sigorta şirketleriyle ortaklık kuruyor

0

Apple sigorta şirketleri ile ortaklık kurarak, Apple Watch ürünlerini bir saat olmanın çok daha ötesine taşıyor. Apple Watch, kullanıcıların sağlık verilerinin takip edilmesini sağlıyor.

Apple sigorta şirketi Cardiogram ile ortaklık kurdu

Apple Watch, spor aktivitelerini takip etme ve her 5 dakikada bir kalp atış hızınızı doğru ölçme gibi özellikleriyle adeta bir sağlık takip cihazına dönüştü. Bunu bir adım öteye taşıyan Apple, sigorta şirketleriyle ortaklık kuruyor.

Apple Watch üzerinden alınan sağlık verilerinin sigorta şirketlerine aktarılması ve olası olumsuzluklarda poliçe vb ödemelerin bu verilere göre düzenlenmesi hedefleniyor.

Apple Watch için Cardiogram ile geçtiğimiz günlerde ortaklık kurulmuştu. İlerleyen zamanlarda ortaklık kurulan şirket sayısının artması hedefleniyor.

Apple Watch ile sigorta hizmetinden şu anda yurt dışında yararlanılabiliyor.

Porsche blockchain yatırımı yapacak

Yapılan bir açıklamasında göre Porsche blockchain ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren startuplara yatırımını artıracak. Bunun için ayrılan bütçe ise 176 milyon dolar.

Porsche blockchain ile yeni trendlere uyum sağlayacak

Alman otomobil devi Porsche AG, yeni teknolojiler ile yeni trendlere uyum sağlamak için yatırımlarına yeni bir yön verme kararı aldı. Şirket, blockchain ve yapay zeka alanındaki startuplara yatırım için 176 milyon dolar bütçe ayırdı.

Ayrıca sanal ve artırılmış gerçeklik farklı alanlardaki startuplar da şirketin odak noktasında yer alacak.

Porsche AG başkan yardımcısı Lutz Meschke, bu yatırımlar ile iş modellerini köklü bir biçimde değiştirmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Yani bu yatırımlar ile Porsche AG’nin dijital bir şirket olmak istediğini söyleyebiliriz.

Julian Assange, Wikileaks’teki görevinden ayrıldı

0

Wikileaks’ın yayınladığı ABD istihbarat belgeleri dünyada büyük sarsıntı yaratmış, ABD ise bu belgeleri yayınlayan Wikileaks’ın kurucusu Julian Assange’ı en çok arananlar listesine eklemişti.

CIA ajanlarının kumpası

İngiltere’ye kaçan Julian Assange ise burada, daha sonra CIA ajanı oldukları anlaşılan iki kadın tarafından cinsel saldırı suçlamasına maruz kalmış ve İngiliz mahkemeleri Assange için yaklama kararı çıkarmışken Assange Londra’daki Ekvator büyük elçiliğine sığınmıştı.

7 yıldır Ekvator büyükelçiliğinde sığınmacı konumunda olan Assange ilk başta elçilik binasında konfor içinde yaşarken, Ekvator’da iktidar değişip ABD yanlısı bir hükumet başa geldiğinden beri Assange’ın hayatı hiç kolay geçmiyor. Yeni hükumet Assange’ı resmen kovamıyor ancak binadan ayrılması için internet bağlantısını keserek dış dünya ile bağlatısını engelledi.

Uzun süredir internet erişimi olmayan Assange ise bugün artık Wikileaks’ın Yazı İşleri Müdürlüğü görevinden ayrıldığını açıkladı.

Wikileaks’ın yeni yazı işleri müdürü ise İzlandalı gazeteci Kristinn Hrafnsson olacak.

Microsoft, Skype Klasik desteğini sonlandırıyor

0

Microsoft, Skype’ın klasik versiyonu olarak bilinen Skype 7’nin desteğini sonlandıracağını açıkladı.

Kasım ayında bitiyor

İlk olarak 1 Kasım’da masa üstü uygulamaya verilen destek kesilecek, ardından 15 Kasım’da mobil uygulamanın desteği kesilecek.

Desteğin kesilmesi uygulamanın çalışmasına engel olmayacak ancak işletim sistemleri güncellendiğinde uygulama için güncelleme gelmeyecek veya güvenlik açıkları yamanmayacak. 

Dolayısıyla Microsoft, Skype 7 kullanıcılarına, mümkün olan en kısa zamanda Skype 8’e geçmelerini tavsiye ediyor.

Türkiye rüzgar enerjisi rekoru kırdı

0

Türkiye rüzgar enerjisi rekoru kırarak günlük üretiminin yüzde 16,8’ini rüzgarla karşıladı. Türkiye’de rüzgar enerjisi yatırımları tüm hızıyla devam ediyor.

Türkiye rüzgar enerjisi rekoru %16,8

Türkiye 26 Eylül tarihinde rüzgar enerjisi kullanımında yeni bir rekor kırdı. Rüzgardan elektrik üretimi, günlük üretimin yüzde 16,8’ine ulaştı. bu da toplamda 130 bin 770 MWh üretime denk geldi.

Son yıllarda rüzgar enerjisinin yıllık bazdaki üretim payı ise yüzde 6-7 seviyelerinde bulunuyor.

Ülkemizde rüzgar enerjisi üretiminde en büyük pay, Soma’da yer alan Soma Rüzgar Enerjisi Santrali. 240 MW’lık Soma Rüzgar Santrali’ni 200 MW kapasite ile Afyon Dinar Rüzgar Santrali takip ediyor.

Ülkemizde rüzgar enerjisi santralleri karada sınırlı kalmayarak, offshore açık deniz rüzgar santralleri de kurulacak. 23 Ekim tarihinde 200 MW kapasiteli offshore için ihale yapılacak.

Uçan araba Milenya ilk uçuşunu tamamladı

Uçan araba Milenya halka açık ilk test uçuşunu başarıyla tamamladı. Uçan araba Milenya, 10 dakika havada kalmayı başardı.

Uçan araba Milenya satışa çıkacak

Filipinli girşimci Kyxz Mendiola, 6 yıllık bir çalışmayla uçan spor araba Koncepto Milenya’yı geliştirdi. Milenya için halka açık ilk test uçuşu geçtiğimiz günlerde başarıyla tamamlandı.

100 kg’a kadar yolcu taşıyabilen 16 pervaneli uçan araba, lityum iyon bataryalardan gücünü alıyor. Yapılan test uçuşunda Milenya, 6.1 metre yükseklikte 60 km/s hızla hareket edebildi. Aracın ilk uçuşu 10 dakika sürdü.

Milenya’yı diğer araçlardan farklı kılan ise kullanımının çok kolay olması. Tek tuş ile havalanabilen araç, bir joyistik ile kontrol edilebiliyor. Aracın Avustralya, Avrupa ve Hong Kong’da satışa sunulması hedefleniyor. Aşağıdaki video ile aracın ilk uçuşunu izleyebilirsiniz.

Apple’a saldıran hacker hapisten kurtuldu

0

Apple’ın sunucularına giren ve uzun süre veri çalan hacker Avustralya’da tutuklandıktan sonra son duruşması bugün yapıldı.

Sempatik bulununca ceza almadı

Suçu işlediği dönemde yaşı 16’dan küçük olduğu için hapis cezası almaktan kurtulan Avustralyalı genç hacker, aynı zamanda Apple’a hayran olduğunu ve şirketi inceleme merakı nedeniyle sunucuları kırdığını açıklamış ve elde ettiği verileri kötü amaçla kullanmadığını belirtmişti.

Bilgisayarında 1 TB boyutunda Apple şirketine ait ticari sır kapsamında veri bulunan genç hacker, çocuk mahkemesindeki duruşumasının sonunda suçlu bulunmasına rağmen hapis yatmadan bir devlet kurumunda “staj” görmesine karar verildi.

Mahkemeye göre, bu ceza sayesinde 17 yaşındaki gencin sorumluluk sahibi olması ve yeteneklerin yararlı yönde kullanmayı öğrenmesi mümkün olacak. 

Öte yandan gencin Apple’dan çaldığı verilerin endüstriyel casusluk için kullanılması durumunda milyar dolar değerinde olabileceğinin altı çiziliyor. Kısaca söylemek gerekirse, Avustralyalı gence Apple da, mahkeme de hayatının en büyük “kıyağını” geçmiş gibi görünüyor.

 

BT liderleri genişleyen kurumsal ağların güvenliğinden endişeli

0

Haziran 2018’de Oracle, temel iş ve ağ trendlerine ve dijital dünyada rekabet etmelerine ve ön plana çıkmalarına yardımcı olacak çözümlere yönelik bakış açılarını öğrenmek amacıyla dünyanın dört bir yanındaki 277 BT, telekom ve ağ konularında karar verici olan kişiler arasında bir anket düzenledi.

Ankete katılanların yüzde 66’sı, en az 11 farklı noktada faaliyet gösteren ve yönetilen operasyonlarının da yüzde 62’si birden çok ülkede bulunan şirketleri temsil ediyordu.

Araştırmada, yazılım tanımlı geniş alan ağları (SD-WAN), kurumsal ağların evrimini şekillendiren kritik teknolojilerden biri olarak yer aldı. Ancak Kuzey Amerika, yazılım tanımlı ağların (SDN) kurulumunda diğer bölgelere kıyasla daha geride (yüzde 50’ye karşı yüzde 65-78).

“Günümüz dijital ekonomisinde işletmeler, gittikçe artan operasyonel karmaşıklıklar, yükselen müşteri beklentileri ve güvenlik ihlalleri ve aşırı iletişim yükü şeklinde ortaya çıkan öngörülemez büyüklükte bir kaos ile karşı karşıya olduklarından bugüne kadar hiç görülmemiş bir seviyede bir ağ kapsamına ihtiyaç duyuyorlar” diyor Oracle İletişim, Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdür Doug Suriano.

Daha Büyük Kurumsal Ağlar, Daha Büyük Sorunlar

Güvenlik süregelen bir zorluk olmaya devam ediyor: Özellikle mobil kullanımın daha popüler olduğu Asya ve Latin Amerika’da olmak üzere katılımcıların yüzde 91’i, güvenliği en önemli üç zorluk arasında gösteriyor. Buna ilaveten katılımcıların üçte birinden fazlası, kurumsal ağlarını planlama, kurma ve yönetme konusunda güvenliği en önemli zorluk olarak görüyor. Mobil cihazlar genişlemeye ve ağ sınırlarını yeniden tanımlamaya devam ettikçe güvenli de zihinlerdeki en önemli konu olmaya devam edecek.

Gelişen teknoloji olası bir çözüm olarak görülüyor: Katılımcıların yüzde 76’sı, tüm ağları üzerindeki görünürlük ve denetimi arttırmak için yeni çözümlere ihtiyaç duyulduğunu kabul ediyor. Yüzde 69’u ise ağ güvenliği kullanım senaryolarında biyometriği kullanacağını ifade ederken yüzde 57’si ise yapay zekayı (AI) tercih ediyor. Birbirini destekleyen şekilde olmak kaydıyla yapay zeka ve makine öğrenimi de hizmet kalitesinin ve maliyet verimliliğinin desteklenmesinde anahtar teknolojiler olarak gösterilirken (her biri yüzde 30), blockchain ise katılımcıların yüzde 27’si tarafından ağ denetimini geliştirmek için en iyi teknoloji olarak belirtiliyor.

Kanal yaygınlaşması daha fazla karmaşıklık getiriyor: Katılımcıların yüzde 76’sı, kurumsal ağlarının kapsama alanının ve eriştiği noktaların genişlemekte olduğunu belirtiyor. Ağ kullanıcılarının kullanabilecekleri kanal sayısı daha fazla ve bu da zaman yönetiminin ve verimliliğin gittikçe daha da zorlu bir hal alacağı anlamına geliyor. Ses ve e-posta iletişim kanalları arasında hakim bir konumda olsa da video, sohbet ve diğer uygulama içi iletişim kanallarının popülerliği her geçen gün daha fazla artıyor. Bu da ağın nasıl kurulup yönetilmesi gerektiğini ve ağın sınırlarını nelerin tanımladığını etkiliyor.

Liderler dolandırıcılığa odaklanmış durumda: Katılımcıların en az yüzde 83’ü, hemen hemen her tür ağ ve telekom dolandırıcılığını ciddi bir sorun olarak belirtirken yarısından fazlası ise kimlik sahtekarlığını, gerçek zamanlı iletişimle ilgili birincil sorun olarak görüyor. Bu nedenle, günümüzde var olan ve özellikle ağ karmaşıklığı arttıkça sürekli olarak gelişmekte olan tehlikeler için çözümler üretilmeli ve geliştirilmeli.

Gelişen kurumsal ağlar için SD-WAN kritik önemde: Katılımcıların büyük bir çoğunluğu (yüzde 71), SD-WAN’ın kurumsal ağlarının gelişimi için önemli olduğunu kabul ederken 101 veya daha fazla noktada faaliyet gösteren küresel şirketleri temsil eden katılımcılar ise bu fikri daha büyük bir oranda (yüzde 88) onaylıyor. SD-WAN’ı düşünen büyük ve küresel şirketler için kurulum elverişliliği ve kolaylığı en önemli etkenken (yüzde 48), bunu güvenilirlik (yüzde 36) ve trafikle ilgili esneklik (yüzde 34) takip ediyor.

Bilişim Grubu, Gelecek 5.0 için toplandı!

Bilişimciler ve Bilişim Grubu tarafından 22 Eylül 2018’de SETA İstanbul Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Bilişimciler Gelecek 5.0 Zirvesi” bilişim sektörünün önemli isimlerini ve paydaşlarını bir araya getirdi.

Gelecek 5.0 ana temasıyla düzenlenen Bilişimciler Gelecek 5.0 Zirvesi’nde “Yapay Zeka’nın Kullanılabilir Uygulamaları”, “Endüstri 4.0 ve Sonrası”, “Bulut Bilişim ve Güvenlik”, “Nesnelerin İnterneti, Blok Zinciri ile Dönüşecek Endüstriler, Robotik ve Otonom Araçlar, Savunma Sanayisi için Bilişim” gibi önemli konular konuşmacı konuklar tarafından masaya yatırıldı.

Bilişim Sektörünün önemli paydaşlarını ve isimlerini bir araya getiren zirvenin açılış konuşmalarını Bilişimciler Başkanı Şenol Vatansever, xplace Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü İhsan Alper Türkay, İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güner Gürsoy ve Habertürk TV & Habertürk Teknoloji Editörü-Sunucusu & Fintechtime Haber Müdürü Cem Sünbül yaptı.

Gelecek 5.0 Türkiye’nin markası ve çıkış yolu olabilir

Bilişimciler Başkanı Şenol Vatansever yaptığı açılış konuşmasında; değişen global ekonomi şartlarda avantaj kazanmak isteyen ülkelerin belli akımlar ortaya koyarak, bu akımları markalaştırarak sahiplendiklerini ve birer çıkış yolu haline getirdiklerini söyledi. Almanya’nın Endüstri 4.0, Japonya’nın Toplum 5.0 gibi kavramlar üzerinden yeni ekonomi modelleri inşa ettiklerini söyleyen Vatansever, bu zirve ile yeni ama başarılı bir şekilde organize olan Bilişimciler olarak Gelecek 5.0 akımını ülkemizin gündemine sunduklarını söyledi.

Bilişim Grubu ve Bilişimciler oluşumlarına öncülük ve başkanlık yapan Şenol Vatansever açılış konuşmasında şunları söyledi:

“Bilişimciler çok genç ve aksiyoner bir oluşum, 1 Haziran tarihi itibari ile bundan sadece üç buçuk ay öncesinde kurduğumuz geniş tabanlı bir düşünce topluluğu. Bilişimciler; CIO’lar ve bilgi teknolojileri yöneticileri, sektörümüzün üretici-distribütör-iş ortağı bacağında yer alan şirket sahipleri ve çalışanları, akademisyenler ve medya mensuplarından oluşmakta. Tüm bilişim sektörünü kapsıyor durumdayız, bu sebeple de adını Bilişimciler koyduk.

Bilişim Grubu’nu Kasım 2017’de kurmuştuk.Bilişim Grubu sadece CIO’lar ve bilgi teknolojileri yöneticilerinden oluşan bir gruptu. Bu profilin genişletilerek farklı bakış açılarının katılması ile farklı sinerjilerin de oluşacağını düşündüğümüzden Bilişimciler’i kurmaya karar verdik. Ve ne kadar doğru bir iş yaptığımızı şu an buradaki atmosferden de çok iyi anlıyoruz. Bilişim Grubu tarafında 300 civarında üyemiz var. Bilişimciler tarafında 3 ay gibi kısa bir sürede 500’ün üzerinde üyeye çıkmış durumdayız, 600’lere yaklaştık. 2019 yılı içerinde 5000 üyeye ulaşarak Türkiye’nin en büyük bilişim STK’sı haline gelmeyi hedefliyoruz.

Zirve içeriklerimizi Okan Üniversitesi, üyelerimiz ve sektörden davet ettiğimiz profesyonellerle gerçekleştiriyoruz. Özellikle bu salonu bize tahsis ettiği için SETA’ya ve Sayın Genel Müdürü Abdulkadir Çay’a çok teşekkür ederiz. Bilişim sektörüne de önemli bir destek vermiş oldu. SETA siyaset, ekonomi, toplum araştırmaları tarafında Türkiye’nin en önemli kurumlarından birisi. Bilişim tarafında iş birliklerimizi arttıracağımız çalışmalara imza atacağımızı düşünüyorum. Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED), Bilişim Medyası Derneği (BMD) gibi sektörümüzün çok önemli STK’ları da Zirvemize destek veriyor. Televizyon tarafında Habertürk’ten Cem Sünbül de bugün konuşmacı olarak aramızda. Sadece tek taraftan bakarak ya da herkes kendi tarafında bilişimle ilgili mücadele ederek sonuç üretme noktasında ağır kalabiliyoruz. Biz sektördeki bütün paydaşlarımıza bu anlamda kucak açmak ve onlarla istişare etmek, onların tecrübelerinden yararlanmak istiyoruz. Ancak bu şekilde daha etkili olabiliriz.

Zirvemizin ana teması Gelecek 5.0. Peki Gelecek 5.0 nedir? Şimdi daha Endüstri 4.0’ı tam olarak içselleştirememişken Gelecek 5.0 nereden çıktı? Endüstri 4.0 Almanya ile anılan, Toplum 5.0 Japonya ile anılan bir yaklaşım. Biz de Türkiye ile anılmasını istediğimiz, markalaşmasını istediğimiz “Gelecek 5.0” yaklaşımını ortaya koyuyoruz. Tabi ki bunun alt bileşenleri olan yapay zeka, robotlar, blockchain, siber güvenlik gibi konuların bir kısmı zirvemiz kapsamında da teknolojik anlamda konuşacağımız konular.

Gelecek 5.0 yüksek teknoloji, mutlu insan ve dünya barışı temelli bir yaklaşım. Özellikle Türkiye savunma sanayi anlamında, askeri teknolojilerde önemli çalışmalar yapıyor. İşte şu an devam eden TEKNOFEST sebebiyle bazı arkadaşlarımızda orada, önemli çalışmalar yapıyor. Bu çalışmalarla beraber biz daha farklı bir hava estirebiliriz. Türkiye’de yerli ve milli teknolojileri savunuyoruz. Yerli ve milli firmaları öncelikle bizim desteklememiz gerekiyor. Çünkü Türkiye’nin daha fazla üretir noktaya gelmesi lazım.

Yaşadığımız temel problemlerin tamamında aslında üretim noktasında geliştirilmesi gereken kısımlardan kaynaklanıyor. Bizim tarım da hayvancılık da yapmamız lazım, sanayi de yapmamız lazım, yüksek teknoloji de üretmemiz lazım. Türkiye’nin 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefi var, şu an 160 milyar dolar seviyesindeyiz. Demek ki bir şeyleri artık farklı yapmamız lazım. 500 milyar dolara ulaşmak istiyorsak, bizim yüksek teknolojiyi ön plana getirmemiz gerekiyor. Bunun için de hem girişimcilik tarafında üniversite öğrencilerinin sürecin içine dahil edilmesi, daha aktif olarak desteklerden faydalanması noktasında üniversite iş birlikleri, STK iş birlikleri ve tabi ki devlet kurumlarıyla iş birlikleri gerekiyor. Şu an aramızda olan bakanlık temsilcilerimizle de aynı konuyu istişare ettik. Daha icraatçı şekilde sonuç alacak tarzda bizim bu çalışmaları yapmamız gerekiyor. Bu sebeple de buradaki Gelecek 5.0 markasıyla beraber bunları toparlayıp, devletle de bu anlamda istişarelerimizi yaparak önemli yol haritaları ortaya koymayı düşünüyoruz.

Bizim şöyle bir alışkanlığımız var, devlet neden yapmıyor diyoruz. Devlet değil biz bireyler olarak, vatandaş olarak çocuklarımıza yarın yüksek teknoloji üreten bir ülke bırakmak istiyorsak elimizi taşın altına koyacağız. Zaten buradaki insanlar bu düşüncede olan insanlardan oluşuyor ki, Cumartesi günü böyle yoğun bir kalabalıkla beraber bu etkinliği gerçekleştiriyoruz. 40 civarında şehirde 80-90 civarı il ve ilçe temsilcilerimiz var. 36 kişilik Merkez Yönetim Kurulumuz var. 30 kişilik İstanbul İl Yönetim Kurulumuz var. Öncelikli olarak da Ankara ve Bursa tarafında oldukça yoğun üyemiz olduğu için oralarda da il yönetimi açmayı hedefliyoruz. Diğer temsilcilerimizin olduğu illerde de üniversite ve lokal STK iş birlikleri ile yapmayı hedeflediğimiz tüm Türkiye’yi kapsamayı hedeflediğimiz eğitim projelerimiz var.”

Play Store’da madencilik yapan 25 uygulama var

Play Store, madencilik yapan uygulamalara yönelik yasak uygulamaya başlatmıştı. Ancak son araştırmalara göre Play Store’da madencilik yapan 25 uygulama halen yer alıyor.

Play Store’da madencilik yapan uygulamaların listesi

Cryptojacking olarak bilinen ve kullanıcının isteği ve bilgisi dışında donanımlarını kullanan birçok uygulama mevcut. Bu uygulamalar, kullanıcının cihazının donanım gücünden yararlanarak madencilik yapılmasını sağlıyor. Geçtiğimiz aylarda Play Store bu madencilik uygulamalarını tespit ederek sileceğini duyurmuştu. Ancak bu durum pek da başarıyla sonuçlanmış gibi görünmüyor.

Araştırma grubu Sophoslabs, 120 binden fazla indirmeye sahip olan 25 uygulamada cryptojacking yapıldığını tespit etti.

Bu 25 uygulama ise şu şekilde: HDS Vendors, Mobeleader, Palkar, Dizi Fragmanları, Helper for Knight Game, Game Viet 2048, Trance Droid, A Paintbox For Kids, Afterlife: RPG Clicker CCG, Dominoes Games, Info Guru Pendidikan, Lighton, Tapbugs ve Gadgetium

Listede dikkat çeken Dizi Fragmanları uygulaması ise bir Türk Girişimci olan Oguzhan Kıvrak tarafından geliştirilmiş.