Fidye yazılımı robotlar için tehlike oluşturuyor

0

Fidye yazılımı, robotların çalışmasını engelleyerek kullanıcılar için tehlike oluşturuyor. Hackerlar tarafında robota eklenen fidye yazılımı gelecekteki en büyük sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

Fidye yazılımı ile üretim durduruluyor

Fidye yazılımları, bilgisayar ve akıllı telefon kullanıcıları için uzun zamandır var olan bir tehdit. Ancak bu güvenlik açığı artık robotlara da sıçrıyor. Bu tür saldırılar işletmelere büyük zararlar verme potansiyeline sahip.

Güvenlik şirketi IOActive’deki araştırmacılar, Softbank tarafından üretilen insansı NAO robotunu özel fidye yazılımlar ile nasıl devre dışı bıraktıklarını gösterdi. Aynı yazılımın Pepper robotunda nasıl çalışacağı gösterildi.

Robotlardaki güvenlik eksikliğiyle ilgili riskler, robotları istihdam eden işletmelerin için büyük bir risk oluşturuyor. Kötü niyetli Hackerlar, bu fidye yazılımlar aracılığıyla iş süreçlerini durdurarak fidye istiyor. İstekleri yerine getirilmediği sürece de üretim ve hizmeti durduruyor.

Yapay zeka nükleer silahlardan daha tehlikeli!

0

İnsanları Mars’a götürme çalışmaları yürüten Elon Musk, yapay zeka nükleer silahlardan daha tehlikeli açıklamasını yaptı. Elon Musk, yapay zeka geliştirme çalışmalarının denetim altına alınması gerektiğini vurguladı.

Elon Musk: Yapay zeka nükleer silahlardan daha tehlikeli

Yapay zeka alanında yapılan çalışmalara yönelik yorumlar, insanlık için tehlikeli ve yararlı olmak üzere iki farklı çatı altında toplanıyor. Günümüzün en önemli tekonoloji liderlerinden biri olan Elon Musk da son yaptığı açıklamayla bu tartışmalara bir yenisini ekledi. Musk, yapay zekanın nükleer silahlardan daha tehlikeli olduğunu söyledi. Ayrıca yapay zeka çalışmalarının denetim altında tutulması gerektiğini de vurguladı.

Elon Musk: “Bu, halk için çok ciddi tehlike düzeyi içeren bir durum. Bu yüzden iç görülü bir kamu kurumu olmalı ve herkesin yapay zekayı güvenli bir şekilde geliştirdiğini doğrulamak için denetlemesi gerekir. Bu son derece önemlidir” dedi.

Musk daha önce yapay zekanın III. Dünya Savaşı’nı başlatabileceğini de belirtmişti. SpaceX girişimiyle insanları uzaya göndermeyi amaçlayan Musk, başka bir Karanlık Çağın Dünya’ya çarpma olasılığına hazırlandığını söyledi.

AlphaGo ve AlphaGo Zero’yu örnek gösteren Musk, yapay zekanın herkesin bildiği gibi büyük bir teknoloji olduğunu ve gelişme oranının da üstel olduğunu vurguladı.

Google ve Apple yapay zeka satın almak için yarışıyor

0

Yapay zeka rekabeti hızla sertleşiyor. Yapay zeka uzmanlarını üniversitedeki görevlerinden çıkartıp bünyelerine katmak için kesenin ağzını açıp yarışan şirketler şimdi de yapay zeka start-up’larını satın almak için birbiriyle yarışıyor.

Beş kat artış

Yapay zeka konusunda faaliyet gösteren şirketlerin satın almalarında 2013’ten bu güne kadarki sayılar incelendiğinde rakamın beşe katlandığı göze çarpıyor.

2013 yılında sadece 22 yapay zeka şirketinin dev şirketler tarafından satın alındığı gözlenirken, 2017’de bu rakam 115 olarak gerçekleşti. diğer bir deyişle, yapay zeka konusunda deneyimi bulunan uzmanlar bir araya gelip start-up kurduklarında bu şirketi dev fiyatlarla Amazon, Microsoft, Apple, Alibaba veya Google gibi dev şirketlere satmaları neredeyse kesin görünüyor.

Satın almalar konusunda şimdilik önderlik 14 şirket ile Google’da bulunuyor ki Google aynı zamanda yapay zekanın merkezlerinden biri kabul edilen İngiltere’de kurulu DeepMind’ı da 500 milyon dolar karşılığında kendi bünyesine katarak bu konuda rakiplerine karşı avantajlı konumda bulunuyor.

Yarışta ikinci sırayı ise Apple alıyor. Apple 2013’ten bu yana 13 yapay zeka şirketini satın almış bulunuyor. Apple’ın satın almalar konusunda medyaya bilgi vermeyi sevmeyen bir şirket olduğu da biliniyor. Dolayısıyla bu satın almalar için ne kadar para ödediği şimdilik bilinmiyor.

IoT kimlik ve yönetimi gelirleri artıyor

IoT kimlik ve yönetimi gelirleri, IoT güvenliğini sağlama çalışmaları ile büyüme gösteriyor. IoT kimlik ve yönetimi konusunda özellikle 2022 yılında önemli gelişmeler yaşanacak.

IoT kimlik ve yönetimi gelirleri 21.5 milyar dolara ulaşacak

IoT kimlik ve yönetiminden elde edilen ABI Araştırma projeleri, IoT platform hizmetlerinin güvenlik, kriptografi, dijital sertifika yönetimi ve veri alışverişi hizmetleriyle birlikte büyüyeceğini gösteriyor. Elde edilen verilere göre 2022 yılına kadar 21.5 milyar dolarlık bir pazar payına ulaşılacağı belirtiliyor.

Danışmanlık firmasının “Kimlik ve Yönetim Hizmetleri” adlı raporunda ortaya koyduğu tahminlere göre, IDoT (Nesnelerin Kimliği) hizmetleri bu büyümede önemli bir paya sahip olacak. Başta sanayi, imalat ve otomotiv sektörleri olmak üzere önümüzdeki beş yıl boyunca güçlü bir büyüme yaşayacak.

Bazı endüstriler güvenlik açısından çok güncel olmasa da IoT pazarındaki satıcılar şifreleme ve cihaz sertifikası yönetiminde yatırım hamleleri yapıyorlar. Böylelikle güvenliğin sağlanması ile IoT’nin önündeki en büyük engel aşılmış olacak.

Bir BCC Araştırma raporu, küresel IoT ağ çözümleri pazarının değerinin, 2022 yılına kadar 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

Bulut bilişim raporu yayınladı

0

BSA tarafından yayınlanan bulut bilişim raporu oldukça ilgi çekici veriler sunuyor. Bulut bilişim raporunda İngiltere ilk 5’te yer almayı başarırken, Çin son sıralarda yer aldı.

Bulut bilişim önünde yasal problemler yer alıyor

The Software Alliance (BSA) ‘nın son raporuna göre, güçlü veri koruma yasaları ve siber güvenlik stratejisi ile İngiltere uluslararası bulut piyasasında yükseliyor. Rapora göre önde gelen 24 IT ülkesi listesinde İngiltere, Almanya, Japonya ve ABD’nin ardından dördüncü sırada bulunuyor.

Listenin sonunda Vietnam bulunuyor. Onu Endonezya, Çin, Rusya ve Hindistan takip ediyor.  Bu listede en çok göze çarpan konulardan biri de Çin’in son sıralarda yer alması. Bu durum, bulut bilişimin sadece teknoloji üretmekle yeterli olmadığı yasaları düzenlemek ve güncellemek gerektiğini gösteriyor.

Raporda 2012 yılından günümüze kadar olan değişim ele alındı. Elde edilen verilerde hükümetlerin “teknolojinin maliyet etkinliği ve geniş kapsamlı gücünü” de giderek artan bir şekilde kabul ettikleri görülüyor.

BSA başkanı ve CEO’su Victoria Espinel, “Bulut bilişim, daha önce sadece büyük kuruluşlar için mevcut teknolojiye erişebilmenizi sağlarken, daha fazla bağlantı ve yenilik için yolu açıyor” dedi.

Dropbox ve Salesforce ortaklık kurdu

Daha derin bir entegrasyon için Dropbox ve Salesforce yeni bir ortaklık kurduğunu açıkladı. Böylelikle Dropbox ve Salesforce iş birliğine bir yenisi daha eklendi.

Dropbox ve Salesforce entegrasyonu

Dropbox, 2018 Mart ayının başlarındaki halka arzından sonra yeni adımlar atmaya devam ediyor. Şirket, yeni entegrasyonlarla platformları birbirine bağlamak için Salesforce ile stratejik bir ortaklık olduğunu açıkladı.

Dropbox for Salesforce uygulaması 2014’ten bu yana Salesforce’ın AppExchange’ında mevcuttu. Ancak bu ortaklık çalışmayı daha ileriye taşıyor. İlk entegrasyonda Dropbox, Salesforce’un Ticaret Bulutu ve Pazarlama Bulutu ile birleştirilecek. Örneğin; bir perakende müşterisi, Salesforce Commerce Cloud’da çalışırken ürün resimleri veya reklam öğesi özetleri için bir Dropbox klasörü oluşturabilir. İkinci entegrasyonda ise Dropbox’ın verimlilik yazılımı paketi olan Quip ile entegre olacak.

Salesforce, Dropbox Enterprise’ı iş süreçlerinde kullanacak. Dropbox ise Salesforce Service Cloud’u, Marketing Cloud’u ve PRM’yi (Partner Relationship Management) kullanacak. Yani iki şirketin birbirlerinin ürünlerini kullandığı ve bu ürünlerin entegre olduğu bir ortaklık yürütülecek.

Dropbox satış gelirlerini 2017 yılında, önceki yıla göre yüzde 31 artış ile 1.1 milyar dolara çıkardı.

Aydınlatma sektörü için IoT raporu yayınlandı

Aydınlatma sektörü için IoT raporu Navigant Research tarafından yayınlandı. Aydınlatma sektörü için yeni bir dönemi başlatan IoT, ekonomik büyümede de önemli bir paya sahip.

Aydınlatma sektörü dijital dönüşüme uğruyor

Navigant Research’ün yeni bir raporuna göre, Philips Lighting, Acuity Brands, Eaton ve OSRAM aydınlatma sektöründeki Nesnelerin İnterneti (IoT) pazarında lider şirketler arasında yer alıyor. Raporda Cisco, Intel, Schneider Electric ve Siemens gibi büyük satıcıları dahil toplam 16 satıcı değerlendirmeye alındı.

Navigant Research raporunda, aydınlatmada nesnelerin interneti için toplam küresel pazarın bu yıl 808.2 milyon dolar olduğu belirtildi. 2027 yılına kadar bu sektörün 5.5 milyar dolar seviyesine çıkacağı vurgulandı.

Bir güç kaynağına bağlı olarak uzun yıllar verimlilik dışında pek bir değişime uğramayan aydınlatma ürünleri, IoT ile yeni bir döneme giriyor. Bu nedenle firmaların kendilerini güncellemesi gerekiyor.

Navigant araştırma analisti Krystal Maxwell: “Bu pazardaki yarışmacılar ve rakipler, çözüm önerilerini genişletmekten, satışları artırmaya, inovatif özellikler ve uygulamalarla kendilerini farklılaştırmaya kadar çeşitli yollarla geliştirilmelidir” dedi.

Waymo’nun otonom kamyonları mal taşımaya başlıyor

Otonom sürüş teknolojilerinde ilk devreye girecek olan alanın kamyonla mal taşımacılığı olduğu artık anlaşıldı.

Uber, geçen yıllarda satın aldığı OTTO şirketi ile otonom kamyonlar üretip dünyadaki kara taşımacılığını ele geçirmek için planlarını hızla ilerletirken Google da piyasayı Uber’e bırakmayacağının işaretlerini veriyor. Waymo’nun otonom kamyonları nihayet ortaya çıktı ve bu kamyonların önümüzdeki haftadan itibaren Atlanta’daki Google binalarının lojistik ihtiyaçlarını taşımaya başlayacağı duyuruldu.

Bir diğer deyişle, kamyonla taşımacılık yapan şirketlerin sahipleri ve şoförleri kabuslarına artık bir adım daha yaklaştılar.

Öte yandan yasal zorunluluklar nedeniyle kamyonların şoför mahalinde hem kamyon kullanma konusunda uzman hem de otonom sürüş teknolojisi konusunda özel eğitim almış şoförler bulunacak zira otoyollarda sürücüsüz araçların hareket etmesi hala yasak.

Ancak ABD’nin bu yasağı kaldıracak yasayı bu sene içinde çıkarmak için çalışma yaptığını biliyoruz. O gün geldiğinde içinde kimsenin olmadığı robot kamyon filoları ABD otoyollarında vızır vızır işlemeye başlayacak. 

Görsel cevap verebilen yapay zeka geliştirildi

0

Görsel cevap verebilme yeteneğine sahip yapay zeka ile inovatif bir çalışmaya imza atıldı. Görsel cevap yeteneği ile yeni yapay zeka, karşıdaki kişiye kanıt sunabiliyor.

Görsel cevap neden önemli?

Yapay zeka sistemleri, genel olarak sorulan soruları kendi algoritması içinde değerlendirerek cevap verme veya karşılaştığı görüntüleri yorumlama temelindedir. Cornell Üniversitesi’nde yapay zeka (AI) alanında çalışan bir ekip, sadece sorulara cevap vermekle kalmayıp aynı zamanda görsel bir açıklama da veren bir yapay zeka programı geliştirdi. Yapay zeka algoritması kendi algoritması ile multimodal açıklamalar geliştirmekte ve oluşturduğu görsel ile bir nevi kanıt sunmakta.

Görsel alanda yapılan yapay zeka çalışmaları genellikle görseli yorumlama üzerine kurulu olduğu için inovatif bir yaklaşım içeren bu çalışma oldukça önemli. Böylelikle unimodal modellerin getirdiği sınırlamalar aşılabiliyor. Yapay zeka, sorulan sorulara görüntülü cevap verebilmenin yanı sıra betimlenen bir etkinliğin de görüntüsünü sunabiliyor.

Daha önce yazıyla cevap verebilen ve yazıyla tanımlama yapabilen yapay zeka sistemleri geliştirilmişti.

WeChat kullanıcı sayısı ne kadar?

WeChat kullanıcı sayısı ile dikkat çeken sosyal platformlardan biri olmaya devam ediyor. WeChat kullanıcı dostu hizmeti sayesinde dış pazarda da başarı gösteriyor.

WeChat kullanıcı sayısı 1 milyara ulaştı

Tencent CEO’su Pony Ma’ya göre Çin’in en popüler mesajlaşma uygulaması WeChat, yüzde 12 artışla dünya çapında 1 milyar aylık aktif kullanıcı sayısına ulaştı. WeChat uygulamasındaki bu artışın, kullanıcıların hem kişisel hem de işletme hesabı oluşturabilmesinden kaynaklandığı belirtiliyor.

WeChat kullanıcıları için uygulama, dijital dünyanın merkezi gibi hizmet veriyor. Kullanıcılar arkadaşlarıyla iletişimde kalmanın yanı sıra mal ve hizmetlerden yararlanma, fatura ödeme, doktor randevusu alma gibi birçok işlemi uygulama üzerinden gerçekleştirebiliyor.

WeChat odaklı danışmanlık şirketi ChinaChannel Matthew Brennan’ın kurucusu, son kullanıcı büyümesinin çoğunun Güneydoğu Asya, Avrupa ve ABD’den geldiğini söyledi. Çin’deki tüm akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 83’ü WeChat kullanıyor. Bu nedenle iç pazarda doygunluğa ulaşan şirket, dış pazarda da büyüme göstermeyi hedefliyor.

WeChat kullanıcı

Akıllı yollar trafik güvenliğini sağlayacak

Norveç’te testleri yürütülen akıllı yollar, trafik güvenliğini sağlamak için özel olarak dizayn ediliyor. Akıllı yollar üzerinde kullanılan fiber optik kablolar güvenliği sağlayacak.

Akıllı yollar ve fiber optik kablolar

Norveç’te yol yüzeyinin kendi trafik verilerini kendisi sağlayacak şekilde düzenlenmesi hedefleniyor. Yolların kışın kar ve buzla kaplı olduğu bir pilot akıllı ulaşım sistemi projesinde fiber optik kablolar ile deneme yapılıyor. Bu kablolar sanılanın aksine veri taşımak yerine bir dinleme cihazı olarak kullanılıyor. Kamu Yolu İdaresi’nin (PRA) temel fikri, fiberdeki ışık sinyalinin geçen araçların titreşimleri ile hafifçe değişmesi üzerine kurulu.

Yazılım, bu değişiklikleri yol yüzeyinde araç aktivitesi olarak yorumlayabilir ve böylece kablo bir trafik sensörü olarak işlev görür. Fiberdeki ışık sinyali, geçen trafiğin hızına, ağırlığına ve yönüne göre değişir. Varyasyonlar gerçek zamanlıdır ve araştırmacılar arka plan gürültüsünden kurtularak, verileri temiz bir şekilde elde edebilir. Projenin odak noktası, sinyalleri yorumlamak için etkili algoritmalar geliştirmektir. Henüz prototip aşamasında olan projenin ne zaman hayata geçeceği henüz bilinmiyor.

Facebook, sektördeki video yöneticilerini topluyor

0

Facebook bir türlü istediği başarıyı yakalayamadığı video içeriği paylaşımı konusunda çareyi rakiplerinin yöneticilerini ayartmakta arıyor olabilir mi?

Silikon Vadisi’nden gelen haberlere göre Facebook, tüm video içeriklerinin global yönetimi için, BuzzFeed Studios’un başındaki ismi işe aldı.

Facebook’un video içeriklerinin yönetimini Matthew Henick’in kontrolüne bırakan sosyal medya devi böylece platformu daha fazla canlı video yayının yapıldığı bir yayın aracına dönüştürmeyi planlıyor.

Ayrıca Pinterest’in yöneticilerinden Mike Bidgoli de Facebook’un ABD’de sınırlı sayıda kitleye açık olan video ve canlı yayın platformu Facebook Watch’ın başına geldi.

Öyle görünüyor ki, Zuckerberg video konusunda Facebook’u lider bir platform yapmak için 2018 içinde önemli girişimlerde bulunacak.

Logo Yazılım, İnsan Kaynakları Yönetimi ve müşteri ilişkilerinde tamamlayıcı çözümler sunuyor

0

Logo Yazılım, kişisel bilgisayarlar için uygulama yazılımları geliştirmek üzere 1984 yılında kurulmuş bir şirket. Şirketin uygulama yazılımları çözüm kümesinde Kurumsal Kaynak Planlama çözümlerinin yanı sıra; Müşteri İlişkileri Yönetimi, İnsan Kaynakları Yönetimi, İş akış/Süreç Yönetimi, Tedarik Zinciri Yönetimi ve İş Analitiği Çözümleri olmak üzere çok sayıda tamamlayıcı çözüm bulunuyor.

Logo Yazılım hangi hizmetleri sunuyor?

Bu çözümleri geniş bir başlıkta şu şekilde sıralayabiliriz;

• Üretim, Perakende, Satış ve Dağıtım, Turizm, Gıda ve Konfeksiyon, Denizcilik, Makine ve Otomotiv Yedek Parçaları, Paketleme, Çimento-Cam-Çelik, Mobilya, Telekom ve Tekstil gibi dikey sektörlere hizmet veriyor.

• Merkezi Gebze’de bulunan Logo’da 590’ı Türkiye ofislerinde olmak üzere 1000’in üzerinde çalışan bulunuyor.

• Çalışanların yaklaşık yüzde 70’i Ar-Ge alanında yer alıyor.

• 2000 yılında halka açılan Logo, bilişim sektöründe halka açılan ilk şirket.

• Ekim 2016’da ağırlıkla uluslararası yatırımcılardan oluşan kurumsal nitelikli yatırımcılara yönelik bir halka arzla halka açıklık oranı %25,3’ten %61,3’e yükseldi.

• 2016 yılının Eylül ayında; 30,3 milyon Euro bedelle Romanya’nın en büyük yazılım firmalarından TotalSoft’un tamamını satın aldı.

• 2018 Ocak ayında TotalSoft, perakende ve teknoloji konularında uluslararası uzmanlığa sahip danışmanlık şirketi Architected Business Solutions’ı (ABS) satın alma amacıyla bir ön anlaşma imzaladı.

• 2016 yılında Hindistan pazarında faaliyet göstermek üzere GSF Software Labs LLC firmasıyla birlikte %66,6 oranıyla ana hissedarı olduğu Logo Infosoft Business Technology Private Limited unvanlı şirketi, kurdu.

Dünyanın en zengin insanları | Forbes 2018

Dünyanın en zengin insanları listesi Forbes tarafından yayınlandı. 2018 yılına ait dünyanın en zengin insanları listesinde teknoloji firması kurucuları dikkat çekiyor.

Dünyanın en zengin insanları

İsim – Servet – Yaş – Kaynak – Ülke

Jeff Bezos – 112 milyar dolar – 54 – Amazon – ABD

Bill Gates – 90 milyar dolar – 62 – Microsoft – ABD

Warren Buffett – 84 milyar dolar – 87 – Berkshire Hathaway – ABD

Bernard Arnault – 72 milyar dolar – 69 – LVMH – Fransa

Mark Zuckerberg – 71 milyar dolar – 33 – Facebook – ABD

Amancio Ortega – 70 milyar dolar – 81 – Zara – İspanya

Carlos Slim Helu – 61.7 milyar dolar – 78 – telecom – Meksika

Charles Koch – 60 milyar dolar – 82  – Koch Industries – ABD

David Koch – 60 milyar dolar – 77 – Koch Industries – ABD

Larry Ellison – 58.5 milyar dolar – 73 – software – ABD

Listede 1 sırada bulunan Jeff Bezos, Amazon ile birlikte gelirlerini katlamaya devam ediyor. Ayrıca Forbes listesinde 40 Türk bulunuyor. Bu 40 milyarderin servet artışı ise toplamda 20 milyar dolar oldu. Listenin tamamına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Elektrikli feribot filosu üretilecek

Elektrikli feribot filosu, Norveç’te üretime geçiyor. Elektrikli feribot filosu ile denizlerde temiz enerjili taşımacılık sağlanacak.

Elektrikli feribot için tarih verildi: 2020

Norveç’te önemli deniz taşımacılığı şirketlerinden biri olan Fjord1 için elektrikli feribotlar inşa edilecek. Üretilecek feribotlar 2020 yılında aktif olarak hizmete başlayacak. 75 adet gemiye sahip olan şirketin böyle bir atılımda bulunması diğer firmalar için de büyük bir önem teşkil ediyor.

Şirket ayrıca Danimarka ile İsveç arasında görev yapan Stena Jutlandica adındaki feribotunu da elektrikli hale getirecek. 1MWh batarya ile güçlendirilecek olan feribot, dünyanın en büyük deniz araçlarından biri olacak.

Norveç’te ilk tamamen elektrikle çalışan feribot 2015 yılında geliştirilmişti. Amper isimli feribotun, maliyetleri yüzde 80, karbon emisyonunu yüzde 95 oranında azalttığı bilgisi sonrasında Norveç, bu yöndeki yatırımlarına hız kazandırdı. Sıfır emisyon politikasının benimsenmesiyle deniz araçlarının limanlarda şarj edilmesi ve çevre dostu bir şekilde açık denizlerde yol alması hedefleniyor.

Yapay zeka mülakat yapıyor!

0

Yapay zeka mülakat aktif olarak kullanılmaya başlandı. Güney Koreli şirket Midas IT, iş başvurusu sonrası aday mülakatlarını yapay zeka ile yapıyor.

Yapay zeka mülakat: MIGHTY

MIGHTY adlı bir yapay zeka sistemi kullanan şirket, başvuru sürecini otomatikleştiriyor ve başvuran adaylar ile mülakat gerçekleştiriyor. Bir kamera ve mikrofon aracılığıyla görüşmeye bağlanan adaya, MIGHTY tarafından sorular yöneltiliyor. Yüzdeki 68 farklı kas hareketini inceleyen yapay zeka, adayı duygu ve ifadelerini okuyor. Sistem ayrıca ses tonu ve sözel kalıpları da analiz ediyor.

Nöroloji üzerine 450 farklı bilimsel makaleyi analiz eden MIGHTY, bu analizlerden faydalanarak mülakat durumu hakkında çıkarımlarda bulunuyor. Mülakat sonucunda aday hakkında en uygun departmanın hangisi olduğu hakkında bilgi verebiliyor. Standartları belirlemek için MIGHTY için 28 farklı firmadan 3082 çalışanın verilerinin incelendiği belirtiliyor.

Ayrıca mülakat sırasında adayın kullandığı kelimeleri toplayıp, analiz ederek sürpriz sorular yöneltebiliyor.

Yumuşak robotlar dokunmayı hissedecek

0

Yumuşak robotlar, uygulama alanlarında sağladığı esneklik ile hassas görevlerde önemli bir rol oynuyor. Yumuşak robotlar için geliştirilen yeni 3D baskı yöntemi bu alandaki çalışmaları kolaylaştıracak.

Yumuşak robotlar için 3D baskı

SEAS ve Wyss Enstitüsü araştırmacıları yumuşak robotlarda yaşanan katı sensör probleminin önüne geçecek yeni bir yöntem geliştirdi. Araştırmacıların geliştirdiği 3D olarak basılabilen iletken mürekkep, birden fazla malzemeyi, ürüne entegre bir şekilde ekliyor. Örnek bir uygulamada, yumuşak robotlarda ciddi bir soruna neden olan sensörler, iletken mürekkeple entegre edildi. Böylelikle, robotun yumuşak ucu, nesneye dokunduğunda ve deforme olduğunda iletken mürekkep iletimi sağlayarak sensöre sinyal gönderebiliyor.

Gönderilen sinyalin büyüklüğüne bağlı olarak yumuşak robot, çalışma aralığına uygun şekilde hareket edilmesini sağlayacak.

Yumuşak robotlarda, uçların özel malzemelerden yapılıyor olması ve insan çalışanların yerine veya iş birliği içinde kullanılması işlem güvenliği sağlıyor. Yüksek uyumlu malzemelerden yapılmış yumuşak robotla, invaziv cerrahi , dış iskelet takımları ve endüstriyel alanda kullanılmalarını sağlıyor. Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=khGqtnTH5Dw]

Honda elektrikli araç siparişlerine başlıyor

Honda elektrikli araç siparişlarine hızlı bir şekilde başlayarak dağıtım konusunda rakiplerinin önüne geçmeyi planlıyor. Honda elektrikli araç siparişleri için tarih verdi.

Honda elektrikli araç siparişi için tarih verildi: 2019

Honda geleceğin otomobillerine yönelik yaptığı çalışmalara hız veriyor. Farklı kullanıcı profilleri için hem kentsel sürüş sağlayan, hem de spor elektrikli otomobiller geliştiriyor. Daha önce elektrikli otomobil satışı için 2018 yılını veren şirket, 2025 yılında da 4. Seviye otonom araçlarını satışa çıkaracağını duyurmuştu. Yapılan son açıklamada Honda, Avrupa lansmanı ile küçücük retro elektrikli otomobilini 2019 yılında siparişe sunacağını duyurdu.

Elektrikli otomobiller ile sıfır emisyon politikasını benimseyen Honda, yeni model araçlar üzerinde de çalışmalarını yürütüyor. Önümüzdeki yılda siparişlerin alınmasıyla bu alanda çalışan Tesla gibi dev şirketlere gerçek anlamda rakip olunmuş olacak.

Ayrıca hükümetlerin de gelecek planlarında dizel ve benzinli otomobilleri yasaklamayı benimsemesi, otomobil üreticileri için elektrikli araç geliştirmeyi zorunlu kılıyor.

Kart Monitör Araştırması verileri önemli noktalara parmak basıyor!

0

Bankalar Arası Kart Merkezi tarafından bu yıl sekizincisi hazırlanan Kart Monitör Araştırması raporu dikkat çekici veriler ile gündeme geldi. Bu yıl Troy’un katkılarıyla hazırlanan raporda, ülkemizdeki kart alışkanlıklarına değinildi.

Özellikle kredi kartları, ülkemizdeki dijital dönüşümde köşe taşı rolünü oynuyorlar. Rapordaki verilere göre, 2015 yılında “Alışveriş yaparken en çok tercih ettiğiniz ödeme yöntemi nedir?” sorusuna yüzde 61 oranla kredi kartı yanıtı verilirken, 2017 yılında bu oranın yüzde 68’e yükseldiği göze çarpıyor. Kredi kartı tercihindeki bu yükseliş, nakit para kullanımının azalışıyla da paralellik gösteriyor. 2015’te alışveriş yaparken en çok tercih edilen ödeme yöntemi olarak nakiti görenlerin oranı yüzde 35 iken, 2017’de bu oran yüzde 27’ye düşmüş durumda.

Türkiye’de banka hesabı veya kredi kartı bulunmayan 20 milyondan fazla kişi bulunuyor. Bu 20 milyonu aşkın kişi içerisinde kredi kartı almayı düşünenlerin sayısı da inanılmaz oranda artım durumda. 2015’te hiç kartı olmayan ve kart almayı düşünenlerin oranı yüzde 11 iken, 2017’de bu oran yüzde 37’ye yükselmiş bulunuyor.

En dikkat çekici artık banka kartlarında yaşanırken, kredi kartları genellikle taksitli alışverişlerin değişmezi konumundalar. “Kredi kartı ile taksit kullanarak ödeme yapmayı tercih ediyorum” diyenlerin oranı 2015’te yüzde 6 iken, 2017’de bu oran yüzde 26’ya yükselmiş bulunuyor.

Kredi kartı edinmek isteyenlerin sayısında ciddi artış var!

dijital dönüşümün önemli bir kolu olan temassız ödeme teknolojilerinde de ciddi bir artık söz konusu. kartı elden çıkmadan, saniyeler içerisinde ödeme yapmamızı sağlayan “Temassız Ödeme” teknolojisinin kullanımı da giderek artıyor. Son iki yılda temassız kullanan kart sahiplerinin oranı yaklaşık 3 katına çıkarken temassız ödemeden memnun kalanların oranının da yüzde 64’ten yüzde 77’ye yükseldiği gözleniyor.

POS cihazları, e-ticaret siteleri ve cep telefonu uygulaması gibi ödeme yöntemi olarak kartları kullandığımız alanların sayısı, gelişen teknoloji ve değişen müşteri talepleriyle her geçen gün artıyor. Araştırma sonuçlarında ise bir ödeme aracı, hepsinin önünde yer alıyor: Mobil. 2015’te “Gelecekte ödemenizi hangi araçla yapmak istersiniz?” sorusuna “Cep telefonu” yanıtını verenlerin oranı yüzde 42 iken, 2017’de bu oranın yüzde 67’ye yükseldiği görülüyor.

Gelelim kredi kartlarının kullanım alanlarına. Kredi kartı sahiplerinin yüzde 32’si internetten giyim ve aksesuar ürünlerini satın alırken, bu kategorileri yüzde 14’le yemek siparişi, yüzde 10’la market, elektronik ve gıda, yüzde 8’le havayolu/seyahat harcamaları takip ediyor.

Kart Monitörü Araştırması hakkında konuşan BKM Genel Müdürü Dr. Soner Canko şunları söyledi:

“Ödeme teknolojileri, tüm dünyayı etkisi altına alan dijital dönüşüm çağına en hızlı uyum sağlayan sektörlerin başında geliyor. 2008’den bu yana yayınladığımız Kart Monitör Araştırması ilk günden bugüne incelendiğinde çok çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor. Ülkemizde her yıl ödemelerde nakit kullanım oranı düşerken başta kredi kartı olmak üzere yenilikçi ödeme yöntemlerinin kullanım oranı hızla artıyor. Bu sonuçlar bize gösteriyor ki; ödemelerin dijital dönüşümü ve bunun nihai sonucu olan ‘nakitsiz ödemeler toplumu’ birçok ülke için henüz hayalken, ülkemiz için artık sağlam bir ekosistemin desteklediği, ulaşılabilir ve somut bir hedef haline gelmiş durumda. Araştırmanın da ortaya koyduğu üzere, Türkiye’nin bu gelişmelerle yön verdiği ödeme sistemlerinin dijital dönüşüm süreci 2018’de de devam edecek ve Türkiye ödeme teknolojilerinde dünyaya ilham vermeyi sürdürecek.”