Yapay zeka depresyonu tespit ediyor

0

ABD’nin önemli teknoloji enstitüsü MIT’teki araştırmacılar, insanların sesinden depresyon seviyesini tespit edebilen bir yapay zeka geliştirdiler.

Hastalık teşhisleri hız kazanıyor

Normal bir teşhis sürecinde doktorlar hastalara, hayat şartları, modları, düşünceleri, sorunları hakkında sorular sorarak depresyon ve benzeri sorunları teşhis edebilirken, MIT’ın geliştirdiği yapay zeka için bu sorulara cevap vermek gerekmiyor.

Yeni yapay zeka, ilgili kişinin sadece normal konuşma düzenini inceleyerek, depresyon sorunu yaşayıp yaşamadığını tespit edebiliyor. Teşhis yapılan kişinin herhangi bir konu hakkında konuşması yeterli oluyor.

Çin, LinkedIn’de casus arıyor

0

ABD güvenlik kurumları, Çin’in LinkedIn’i,  ABD ve Avrupa içinde hizmet verecek casusları bulmak ve işe almak için kullandığını duyurdu.

Oltaya gelecek avı arıyorlar

ABD istihbaratına göre, Çin sahte iş ilanları ile üst düzey kamu veya özel sektör çalışanlarının dikkatini çekerek onlarla iletişim kuruyor ve ardından çeşitli görüşmeler ile diyalog kuruyor, uygun olduğunu düşündüğü kişilere, Çin’e bilgi aktarmaları için cazip teklifler yapıyor.

Üstelik sadece ABD istihbaratı değil, Almanya ve İngiltere istihbaratı da aynı konuda uyarılarda bulunuyor.

Huawei, yapay zekalı akıllı hoparlörünü tanıttı

0

HUAWEI Tüketici Elektroniği İş Grubu, IFA 2018 kapsamında, 4G Router ve Amazon Alexa destekli akıllı hoparlör özelliklerini tek donanımda toplayan HUAWEI AI Cube ürününü tanıttı.

Hem Router hem akıllı hoparlör

Bu ürünle akıllı hoparlör pazarına yeni bir soluk getiren HUAWEI, aynı cihaz üzerinden kullanıcılara internete kolayca erişim imkânı da sağlıyor. Ek olarak, akıllı cihazlarını yine AI Cube ile kontrol edebilen kullanıcılar, kompakt tasarımıyla öne çıkan bu cihazla, son derece kaliteli bir müzik deneyimi de yaşayabilecekler.

4G LTE üzerinde Wi-Fi desteği de sunan HUAWEI AI Cube, daha bağlantı akıllı ev konseptleri için de akılcı bir örnek niteliğinde. Router kurulum süreci son derece kolay olan AI Cube’le internet dağıtımı yapmak için tek ihtiyacınız, bir 4G SIM kart. LTE 6 kategorisinde 300Mbps’ye varan veri indirme hızı ile HUAWEI AI Cube tüm evin internet gereksinimini karşılıyor. HUAWEI AI Cube 802.11ac Wi-Fi uyumluluğu sayesinde çift band üzerinde 2.4GHz ve 5GHz kanallarında çalışarak, LAN üzerinde 1.200Mbps’ye kadar veri transferi de gerçekleştirebiliyor.

HUAWEI AI Cube Alexa ile de son derece uyumlu çalışıyor. Kullanıcılar cihazın bu özelliği sayesinde, 45.000’den fazla Alexa komutu ile 2.000’e yakın markaya ait 12.000’den fazla Alexa uyumlu akıllı ev ürününü kontrol edebiliyor. Ayrıca son derece geniş bir yelpazede birçok Amazon servisi ve içeriği de HUAWEI AI Cube kullanıcılarını bekliyor.

HUAWEI AI Cube, ses performansı açısından da son derece iddialı bir ürün. 400ml ses kavitasyonu ve alüminyum diyafram yapısı, bu yapay zekalı hoparlörün, üstün bas sesler eşliğinde son derece yüksek kalitede, üst düzey bir ses performansına imza atmasını sağlıyor. Bu kaliteyi destekleyen bir diğer önemli etkense, HUAWEİ tarafından geliştirilen bir ses çözümü olan HUAWEI Histen. Bu entegrasyon ile AI CUBE, sanal bas performansı, doğrusal ekolayzır, akıllı ses kontrolü, uzaktan ses tanıma özellikleri ile bu segmentte daha da zenginleşiyor.

Dark Tequila banka hesap verilerini çalıyor

0

Dark Tequila kod adlı gelişmiş bir siber operasyon, son beş yıldır Meksika başta olmak üzere Latin Amerika’da kullanıcıları hedef alıyor. Banka kimlik bilgilerini, kişisel ve kurumsal verileri çalan yazılım, kurbanın bilgisayarı internete bağlı değilken bile hareket edebiliyor. Kaspersky Lab araştırmacılarına göre zararlı kod, bulaştığı USB cihazları ve hedef odaklı kimlik avı saldırılarıyla yayılıyor ve tespit edilmekten kaçınabiliyor. Dark Tequila’nın ardındaki tehdit grubunun İspanyolca konuşan ve Latin Amerika kökenli kişilerden oluştuğuna inanılıyor.

Finansal dolandırıcılık operasyonu

Dark Tequila zararlı yazılımı ve onu destekleyen altyapı, finansal dolandırıcılık faaliyetlerinde görülmeye alışık olmadığı derecede gelişmiş. Tehdit temel olarak finansal bilgileri çalmaya odaklanıyor. Ancak, bir bilgisayara girdikten sonra popüler websiteleri de dahil diğer sitelere giriş bilgilerini alıyor, iş ve kişisel e-posta adreslerini, alan adı kayıtlarını, dosya depolama hesaplarını ve daha fazlasını da satmak veya gelecekteki faaliyetlerinde kullanmak için topluyor. Zimbra e-posta müşterileri ve Bitbucket, Amazon, GoDaddy, Network Solutions, Dropbox, RackSpace gibi websiteleri bunlara örnek verilebilir.

Çok katmanlı bir yapıya sahip olan zararlı yazılım, bulaştığı USB cihazları ve hedef odaklı kimlik avı saldırıları üzerinden kullanıcılara dağıtılıyor. Zararlı yazılım bilgisayara girdikten sonra, talimat almak için kendi komut sunucusuyla bağlantı kuruyor. Yazılımın taşıdığı yük ancak belirli teknik ağ koşulları sağlandığında kurbana ulaşıyor. Zararlı yazılım; kurulu bir güvenlik çözümü, ağ izleme faaliyeti veya sanal elek gibi bir analiz ortamında çalıştığına dair işaret tespit ettiğinde bulaşma sürecini durdurup kendini sistemden siliyor.

Bunların hiçbirinin olmadığı durumda ise zararlı yazılım yerel bulaşma sürecini etkinleştiriyor ve otomatik çalışmak için, çıkarılabilir bir sürücünün içine çalıştırılabilir bir dosya kopyalıyor. Böylece zararlı yazılım, kurbanın ağında ağ bağlantısı olmadan da hareket edebiliyor. Hedef odaklı kimlik avı saldırısı yoluyla yalnızca tek bir makine de etkilense bu durum geçerli oluyor. Zararlı yazılımın bulaştığı bilgisayara bir USB takıldığında, o cihaz da otomatik olarak etkileniyor ve zararlı yazılımı başka bir hedefe bulaştırmaya hazır hale geliyor.

Zararlı parçada, giriş bilgileri ve diğer kişisel verileri toplamak için basılan tuşları kaydetme ve pencere izleme gibi gerekli tüm modüller bulunuyor. Komut sunucusundan talimat gönderildiğinde diğer modüller de çözülüp aktif hale geliyor. Çalınan tüm veriler sunucuya şifreli bir şekilde yükleniyor.

Dark Tequila en az 2013’ten bu yana Meksika’da ve bu ülkeyle bağlı yerlerde faaliyet gösteriyor. Kaspersky Lab’in analizlerine göre kodda bulunan İspanyolca kelimeler ve yerel bilgiler, operasyonun arkasındaki tehdit grubunun Latin Amerika’dan olduğunu gösteriyor.

LG, yapay zekalı, giyilebilir robot tanıttı

0

Önümüzdeki 10 yılda hizmet robotlarının önde gelen üreticisi olmaya odaklanan LG Electronics (LG), ilk “insan merkezli” giyilebilir robotunu IFA 2018’de ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Rehber Robot, Temizlik Robotu ve Hizmet Robotu gibi daha önce tanıtımı gerçekleştirilen robotların aksine LG CLOi SuitBot, hava alanlarındaki dinlenme alanlarında ve otel lobilerinde kendi kendine dolaşmıyor. Onun yaptığı, daha fazla hareketlilik ve alt bacak kuvveti için kullanıcının bacaklarını güçlendirmek ve desteklemek.

LG CLOi SuitBot 

LG, 2017’de günlük hayatta insan vücudunun limitlerini artıracak robotlar geliştiren bir girişime yatırım yaptı. LG CLOi SuitBot, giyilebilir robotların hayat kalitesini nasıl daha iyi hale getirebileceği üzerinde çalışan SG ROBOTICS ile yapılan işbirliği sayesinde tasarlandı. Rahat bir şekilde giyenin üstüne oturması ve doğal hareket eden eklemleri sayesinde CLOi SuitBot, yürürken, ayakta dururken ya da çalışırken belden aşağısının çok daha rahat ve doğal hareket etmesini sağlıyor. Sandalet şeklindeki ayakkabıları ve otomatik ayarlanma özelliği de kullananın rahatlıkla giyip çıkarmasını sağlarken LG CLOi SuitBot’u diğer pek çok dış iskeletten ayırıyor.

Ayrıca LG CLOi SuitBot diğer LG hizmet robotlarına (ilk kez CES 2018’de duyurulan) da bağlanabiliyor ve böylece üretim, lojistik ve dağıtım gibi sektörlerin ihtiyaç duyduğu bilgi ve aletleri sağlayacak akıllı bir çalışma ağının parçası olabiliyor. LG CLOi hizmet robotları LG’nin ticari sektörlere yönelik AI girişiminin bir parçası olarak geliştirildi. AI teknolojisi LG CLOi SuitBot’un, kullanıcının ve ortamın verilerini toplayıp analiz ederek öğrenmesini ve ona göre değişmesini sağlarken hareketleri ölçüp analiz ederek en uygun hareket ve maksimum güç verimliliği için gerekli duruş önerisinde de bulunuyor.

LG Ev Aletleri ve İklimlendirme Çözümleri Bölümü Başkanı Song Dae-hyun, LG CLOi SuitBot’un gündelik hayata gerçek anlamda uygun olan ve yenilik getiren hizmet robotları geliştirme konusunda verdikleri sözlerin sonucu olduğunu söylüyor. “Bu, kullananların hayatlarını kolaylaştırmak ve robotik girişimimizi yeni nesil büyüme robotu haline getirmemizi sağlayacak yeni fırsatlar oluşturmak için tasarlandı. LG LG CLOi SuitBot devrim yaratan AI ürün yelpazemizin sadece bir örneği.”

Hashtag kullanımında Twitter’dan markalara altın kurallar

0

Twitter hashtagin 11’inci doğum günü geride kalırken hedef kitlelerine etkili şekilde ulaşmak isteyen markalara hashtag kullanımı ile ilgili 5 ipucu veriyor.

Hashtag sembolünün internet kullanıcılarını birleştirmek için ne denli etkileyici bir rol oynayacağını kimse tahmin edemezdi herhalde. 11 sene önce ilk olarak Twitter’da kullanılan hashtag, kullanıcıların dünyada olup bitenlerden haberdar olup gündemde neler konuşulduğunu keşfetmelerini sağlıyor. Ve her gün ortalama 125 milyon hashtag paylaşılıyor.

Hashtag markaların pazarlama hedeflerini yerine getirip, mesajlarını geniş bir kitleye iletmelerini sağlayan bir araca dönüştü.

Fakat markalar tweetlerinde nasıl hashtag kullanmalı veya belirli kampanyalar için nasıl kendi hashtaglerini yaratmalı? Bu 5 basit kuralı takip ederek kullandığınız hashtaglerin etkili olmasını sağlayabilirsiniz.

#Uzunluk

İdeal bir hashtag kaç harften oluşur? Cevap: 7. Geçen sene Avustralya’da paylaşılan en popüler 500 hashtag ortalama 7 karakterden oluşuyordu.

İşin temel kuralı çok uzatmadan mesajı iletmek. Unutmayın ki net bir hashtag daha çok tercih edilecektir. Akılda kalan tek kelimelik bir slogan veya markanızı hemen çağrıştıran bir akronim gündemde çok daha hızlı yayılacaktır. Kısa isimli markalar hashtaglere kendi isimlerini sığdırabilir, mesela #NABMiniLegends. Fakat marka sloganınızın bir hashtag olarak başarılı olmasını beklemeyin. Kampanya mesajınızı tek kelimeye sığdırmanız mümkün değilse hashtagi en fazla 3 kelimede tutmaya çalışın. 3 kelimeden fazla içeren hashtaglerin akılda kalması daha güç oluyor.

#BüyükVeyaKüçük?

Hashtagler küçük veya büyük harften mi oluşmalı? Hashtag birden fazla kelime içeriyor veya kısmi bir akronim ise, büyük harf kullanmak diğer kullanıcıların tweetinizin içerdiği unsurları anlamaları için önemlidir. Bir hashtagin anlamını kaybedip, içeriğinden başka bir mesaj çıkarılması kadar kötü bir durum yoktur. Bunu engellemek için büyük harfler kullanabilirsiniz.

Bunun dışında hiçbir zaman sadece büyük harfler kullanmayın çünkü hedef kitleniz kendilerine bağırıldığını düşünebilir.

#KaçTane?

#Her #kelime #için #hashtag #kullanan Twitter kullanıcılarına hepimiz şahit olduk. Fakat gereğinden fazla hashtag içeren tweetler yansıtmak istediğiniz mesajın etkisini seyreltir. En iyi yöntem sadece bir veya gerektiğinde en fazla üç, hashtag kullanmaktır. Kullandığınız hashtaglerin iletmek istediğiniz mesaj ile ilgili olmaları da çok önemli bir faktör. Mesela, markanız büyük bir eyleme veya etkinliğe dahil olursa o zaman ilgili hashtagleri kullanmanız yerinde olur. Markanızla ilgili olduklarına ve o hashtagleri kullanma yetkiniz olduğundan emin olun. Müşterileriniz sadece sosyal medyada ilgi aradığınızı düşünürlerse size olan güvenleri azalabilir.

#Komedi

Yarattığınız veya kullanmak istediğiniz hashtagin komik bulunacağından eminseniz, o zaman komedi hedef kitlenizin sizinle angaje olması için çok iyi bir yöntem. Fakat seçtiğiniz espri yanlış anlaşılabilecek veya kafa karıştırıcı olarak algılanabilecek ise dikkat edin. Paylaşımdan önce bir sürü farklı kitlelerden insana gösterip herkesin komik bulup anlayacağı bir hashtag olacağından emin olabilirsiniz.

#Açıklık

Kampanyanız gizemli bir hazine avı değilse her zaman müşterilerinize kullandığınız hashtagin ne anlama geldiğini açıklayın ve onlara da kullanmaları için teşvik edin. Vereceğiniz bir hediye olsun veya hashtagi kullandıklarında basit bir retweet olsun, karşılıklı yararlı bir ilişkiye hedef kitleniz daha çok ilgi gösterir.

Büyük web siteleri güvenli parola desteği vermiyor

0

Plymouth Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, internetin önde gelen şirketleri, kullanıcıları parola oluştururken veya değiştirirken daha güvenli seçimler yapmaları doğrultusunda uyarmakta yetersiz kalıyor. 

İngiltere merkezli üniversitede Bilgi Teknolojileri Profesörü Steven Furnell, yakın zamanda Google, Facebook, Wikipedia, Reddit, Yahoo, Amazon, Twitter, Instagram, Microsoft Live ve Netflix platformlarındaki parola uygulamalarıyla ilgili bir çalışma yürüttü. 2007, 2011 ve 2014 yıllarında gerçekleştirilen aynı araştırmanın devamı diyebileceğimiz bu çalışmanın sonucu, “Assessing website password practices – over a decade of progress?“ adlı makalede özetlendi.

Peki sonuçlar neler?

Araştırmayı mercek altına alan ESET Güvenlik Araştırmacısı Tomas Foltyn’in tespitlerine göre kısaca, dünyanın en büyük online servislerinden bazıları ‘hâla’ kullanıcıların ‘parola (password)’ kelimesini kullanmasına izin verirken, diğerleri ise tek karakterli parolalar ve kişinin soyadı ya da kimlik bilgilerini içeren basit kelimeler kullanılmasına müsaade ediyorlar. Diğer bir deyişle, belirli bir ölçekte mütevazı gelişmeler olsa da, araştırmaya göre büyük resim aradan geçen yıllara rağmen henüz değişmemiş görünüyor.


Kötü parolalar en yaygın güvenlik hatası

Tomas Foltyn’e göre, “Buna rağmen siber saldırı tehditleri ve gizlilik ihlallerindeki artış ile birlikte, sayısız insan, skandal parolalar seçerek en yaygın güvenlik hatalarından birini yapmaya devam ediyor.”

Olumlu bir not olarak, parola olarak ‘parola (password)’ kelimesini kullanmanıza izin veren popüler İngilizce sitelerinin sayısı geçtiğimiz yıllar içinde düşüş gösterdi. Ayrıca iki aşamalı kimlik doğrulamayı (2FA) destekleyerek parolanızın üzerine ekstra bir güvenlik katmanı ekleyebilmenizi sağlayan servislerin sayısı, 2011’den 2018’e dek yaklaşık üç kat artış gösterdi.

İncelemeye alınan 10 online servis arasında Google, Microsoft Live ve Yahoo kullanıcıları daha güçlü bir parola belirlemeleri yönünde en iyi yönlendirmeyi yapan web siteleri olarak öne çıktı. Bu gerçek, araştırmanın 2014 ve 2018 sürümlerinde de korunmaktadır.

Amazon hem şimdi hem de 4 yıl öncesinde bu konuda en kötü performansa sahipken, Reddit ve Wikipedia da çalışmanın son sürümüyle ona katıldılar.


Parolanızı tekrar gözden geçirin

Şimdi, en büyük web sitelerinden bazılarının açık ve kapsamlı rehberliğinin yokluğunda, kötü parolalar ve bunların tekrar kullanımından doğan tehlikelerden korunmak için kullandığınız parolaları tekrar gözden geçirin.

Öngörülebilir ve kolay tahmin edilebilir ya da önceki sızıntılarda ele geçirilmiş parolaların kullanmayın. Ayrıca aynı parolayı da başka başka hesaplarda hiç kullanmayın.

Çok fonksiyonlu bot’lar giderek daha da yaygınlaşıyor

0

Kaspersky Lab araştırmacıları, 2018’in ilk yarısındaki botnet faaliyetlerine ilişkin bir rapor yayınladı. Raporda, 150 zararlı yazılım ailesi ve bunların 60.000 adet botnet ile dünya geneline yayılan modları analiz edildi. Araştırmada ortaya çıkan en dikkat çekici bulgu, belirli amaçlar yerine hemen her görevi yerine getirebilmeleri için tasarlanan çok fonksiyonlu zararlı yazılımlara talebin tüm dünyada artması oldu.

Yeni bot teknolojisi

Suçlular zararlı yazılımları yaymak, DDoS ve spam saldırıları düzenlemek için botnet’lerden yani yasa dışı faaliyetlerde kullanılmak üzere ele geçirilen cihazlardan yararlanıyor. Araştırmacılar gelecek saldırıları önlemek veya yeni bir tür bankacılık Truva Atı yakalamak için Kaspersky Lab’in Botnet Takip teknolojisini kullanarak botnet faaliyetlerini sürekli takip izliyor.Ele geçirilmiş bir cihaz gibi davranan teknoloji, zararlı yazılımları yaymak için botnet kullanan tehdit gruplarından gelen komutları yakalıyor. Bu da kullanıcıların çok değerli zararlı örnekler ve istatistikler elde etmesini sağlıyor.

Yapılan son araştırmanın sonuçlarına göre, 2018’in ilk yarısında botnet’ler ile dağıtılan tek amaçlı zararlı yazılımların oranı 2017’nin ikinci yarısına kıyasla önemli ölçüde azaldı. Örneğin, 2017’nin 2. yarısında Kaspersky Lab tarafından izlenen botnet’lerin dağıttığı tüm tekil zararlı dosyaların %22,46’sı bankacılıkla ilgili Truva Atlarıyıdı. 2018’in ilk yarısında ise bankacılıkla ilgili zararlı yazılımların oranı 9,21 puan azalarak, Botnet Takip servisinin gördüğü tüm zararlı dosyaların %13,25’ine geriledi.

Botnet’ler ile dağıtılan bir diğer tek amaçlı zararlı yazılım olan spam bot’ları da 2017’nin 2. yarısında %18,93 orana sahipken, 2018’in 1. yarısında %12,23’e düştü. Bir diğer tek amaçlı zararlı yazılım olan DDoS bot’larının oranı ise 2018’in 1. yarısında %1,99 oldu. Bu yazılımların 2017’nin 2. yarısındaki oranı %2,66’ydı.

En göze çarpan artış ise çok yönlü bir yapıya sahip olan Uzaktan Erişim Araçları (Remote Access Tools – RAT) grubunda yaşandı. Bu zararlı yazılımlar, bulaştıkları bilgisayardan yararlanmak için neredeyse sınırsız olanak sunuyor. 2017’nin 1. yarısından bu yana, botnet’lerle dağıtılan zararlı yazılımlar arasında RAT dosyalarının oranı yaklaşık iki katına çıktı. 2017’nin ilk yarısında %6,55 olan oran son dönemde %12,22’ye ulaştı. En yaygın RAT’lar arasında Njrat, DarkComet ve Nanocore ilk sıraları aldı. Bu üç arka kapı, basit yapıları nedeniyle amatör tehdit grupları tarafından bile değiştirilebiliyor. Bu da zararlı yazılımın belirli bir bölgede dağıtılmaya uygun hale getirilebilmesini sağlıyor.

Çeşitli amaçlar için kullanılan Truva Atları, RAT’lar kadar ilerleme kaydetmese de diğer tek amaçlı zararlı yazılımların aksine, daha yüksek oranda tespit edildi. 2017’nin 2. yarısında %32,89 olan tespit edilen dosya oranı 2018’in ilk yarısında %34,25’e yükseldi. Aynı arka kapılar gibi, bir Truva Atı ailesi de birden fazla komut ve kontrol (C&C) sunucusu tarafından değiştirilip kontrol edilebiliyor. Her bir sunucu, siber casusluk veya kimlik bilgisi çalma gibi farklı amaçlar güdebiliyor.

Botnet ağları arasında büyük ölçüde büyüme kaydeden tek amaçlı zararlı program türü ise yalnızca madenciler oldu. Kayıtlı dosya sayıları diğer popüler çok fonksiyonlu zararlı yazılımlarla kıyaslanamayacak şekilde az olsa da madencilerin oranı iki kat arttı. Bu durum, uzmanlarımızın daha önceden fark ettiği zararlı madencilik patlaması trendine de uyuyor.

Cihazlarının bir botnet’in parçası olması riskini azaltmak için kullanıcılara şunlar tavsiye ediliyor:

  • Bilgisayarınızdaki yazılımların en son bulunan hatalara ilişkin güvenlik güncellemelerini çıkar çıkmaz yükleyin.
  • Güncellenmeyen cihazlar siber suçlular tarafından ele geçirilip bir botnet’e dönüştürülebilir.
  • Korsan yazılım veya başka yasa dışı içerikler indirmeyin. Bunlar genellikle zararlı bot’ları yaymak için kullanılır.

BKM 2018 yılı Kurban Bayramı verilerini açıkladı

0

Kullanıcıların vakit kaybetmeden ve güvenli biçimde ödeme yapmasını sağlayan kartlar, Kurban Bayramı’nda da hayatımızı kolaylaştırmayı sürdürdü. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, 20-24 Ağustos tarihlerine denk gelen Kurban Bayramı ve arife gününde kartlarla 6,1 milyar TL tutarında ödeme yapıldı. Bu değer, 2017 yılının Kurban Bayramı’na göre kartlı ödemelerde yüzde 23 oranında büyüme olduğunu gösteriyor.

Kartlı ödemelerin yarısı market, akaryakıt ve giyimde gerçekleşti

Sektörel bazda incelendiğinde ise ödemelerin 2,9 milyar TL’si yani yüzde 47’si market, akaryakıt istasyonları ve giyim sektöründe gerçekleşti. En fazla harcama yapılan market sektörü toplam kartlı ödemelerin yüzde 20’sini oluştururken; akaryakıt istasyonları yüzde 17’sini, giyim sektörü ise yüzde 10’unu oluşturdu. Toplam kartlı ödemelerin neredeyse yarısı bu 3 sektörde gerçekleşirken; yemek sektörü kartlı ödemelerin yüzde 8’ini, konaklama sektörü ise yüzde 5’ini oluşturarak en fazla harcama yapılan sektörler arasında yer aldı.

Geçen yıla kıyasla en fazla artış seyahat acentelerinde

Kurban Bayramı’nda yapılan kartlı ödemeler 2017 yılı Kurban Bayramı’nda yapılan kartlı ödemelerle karşılaştırdığında, bu yıl Kurban Bayramı’nda 9 günlük tatil olmasının da etkisiyle beraber en fazla artışın yüzde 50 ile seyahat acenteleri sektöründe gerçekleştiği görülüyor. Seyahat acenteleri sektörünü yüzde 44 artışla akaryakıt istasyonları ve yüzde 34 artışla hava yolları sektörleri takip ederken; yüzde 32 artışla çeşitli gıda sektörü ve yüzde 30 artışla yemek sektörü geçen yıla göre en fazla artış gösteren diğer sektörler arasında yer aldı.

Arife gününde yaklaşık 2,4 milyar TL’lik kartlı ödeme yapılırken, bu tutar Kurban Bayramı’nda toplam 5 günde yapılan ödemelerin yaklaşık olarak yarısını oluşturdu. Pazartesi günü en fazla kartlı işlemin gerçekleştiği saat aralığı 15.00-16.00 olurken en fazla işlemin yapıldığı dakika ise 15.43 oldu.

2018 yılı Kurban Bayramı’nda geçen yıla göre yurt dışı harcamalar azalırken tatilde yurt içi tercih edildi

Kurban Bayramı’nda yaklaşık 6,1 milyar TL tutarında yapılan kartlı ödemelerin yurt içi ve yurt dışı dağılımı incelendiğinde; bu tutarın 268 milyon TL’sinin yurt dışında, 5 milyar 852 milyon TL’sinin ise yurt içinde yapıldığı görülüyor. Geçen yıl Kurban Bayramı’nda yapılan kartlı ödemelerin ise 288 milyon TL’si yurt dışında, 4 milyar 661 milyon TL’si ise yurt içinde gerçekleşmişti. Geçen yıl Kurban Bayramı döneminde yüzde 6 olan yurt dışı kartlı ödeme payının bu yıl yüzde 4’e gerilemesi ve yurt dışı kartlı ödeme tutarının geçen yıla göre azalması, tatil döneminde yurt içinin tercih edildiğinin en büyük göstergesi olarak göze çarpıyor.

Coiny Pro ile kripto para işlemleri hızlanıyor

Kripto paralara ilgi her geçen gün artıyor ve her gün daha çok kullanıcı kripto paralara yatırım yapmak istiyor. Türkiye’de kripto paralarla yapılan işlem hacmi günlük birkaç milyon dolar gibi önemli bir seviyede ve bu miktar her geçen gün artma potansiyeline sahip. Kripto para alıp satmak için dünyada iki tip uygulama var: Borsalar ve cüzdanlar.

Borsalar geleneksel yatırım araçlarında olduğu gibi al sat yapmak isteyen kullanıcıların bir tahtaya al sat emirleri girdiği ve bu emirlerden eşleşenlerin gerçekleştiği platformlar. Binance, Kraken, Coinbase Pro, Huobi, dünyada ilk akla gelen borsalar. Mevcut borsaların bazı öne çıkan problemleri, kullanım zorluğu, yeterli sayıda kripto para seçeneğinin olmaması veya görselleştirme, limitli emirler gibi geleneksel borsaların sahip olduğu araçlara sahip olmaması.

Coiny Pro sayesinde saniyeler içinde alım ve satım yapabiliyorsunuz

Cüzdanlar ise kripto para alıp satmanın daha basit yolu. Kullanıcılar emir defteri yerine sabit bir fiyattan anında kripto para alıp satabilirler. Bu açıdan bir bankanın mobil uygulamasından dolar alıp satmaya benzetilebilir. Coinbase, Lykke dünyada ilk akla gelen cüzdanlar. Mevcut cüzdanlar ise kripto paralarla yeni tanışan kullanıcıların kullanabileceği kadar kolay, kullanışlı değil.

Coiny Pro, Coiny tarafından geliştirilen kripto varlık borsasıdır. Coiny Pro’ya Coiny hesabınızla giriş yapıp, hesabınızı doğruladıktan sonra hemen ticaret yapmaya başlayabilirsiniz. Şimdiden BTC, ETH, LTC, XRP ile işlem yapabileceğiniz Coiny Pro’ya her geçen gün yeni kripto paralar ve pariteler de eklenecek. Standart al sat emirleri dışında kullanıcıyı koruyacak önlemler ve modern grafiklerle daha gelişmiş bir şekilde kripto varlık ticareti yapabilirsiniz. Coiny Pro’ya buradan ulaşabilir ve hemen kripto varlık ticaretine başlayabilirsiniz.

Kripto varlık cüzdanı Coiny ile kripto para satın alma ve satma işlemi saniyeler içerisinde gerçekleşir. AL ve SAT butonlarına bastıktan sonra sadece satın almak ya da satmak istediğiniz tutarı girmeniz yeterlidir. Coiny ile aynı zamanda kredi kartı ile de kripto para alabilirsiniz. Coiny ile bir arkadaşınıza rahatça kripto para gönderebilirsiniz veya işlem yaptığınız başka uygulamalardaki kripto paralarınızı Coiny cüzdanınıza gönderip güvenle saklayabilirsiniz. Şimdiden BTC, ETH, LTC, XRP ile pek çok kripto para ile işlem yapabileceğiniz Coiny Pro’ya her geçen gün yeni kripto paralar da eklenecek. Coiny uygulamasını iOS telefonunuza buradan, Android cihazınıza ise bu adresten indirebilirsiniz.

Twitter yeni takipten çıkarma özelliğini test ediyor

0

Ünlü mikro blog servisi Twitter, kullanıcıların arasındaki çatışmalar ve dijital tehditleşmeler nedeniyle büyük sıkıntılar yaşıyordu.

Twitter’da yok yok

Spam yapan kullanıcılar veya başka kullanıcılara hakaretler/iftiralar yönelten troll hesaplar nedeniyle şikayet yağmuruna uğrayan ve eleştirilerden başını alamayan Twitter şimdi sorunu hafifletecek yeni bir özelliği test etmeye başladı.

Kullanıcılara takip etmek isteyebilecekleri yeni hesapları öneren Twitter, aynı şekilde rahatsızlık duyup da yorumlarını okuduğunda sinirlendikleri, tepki gösterdikleri hesapları takip etmeyi bırakmaları için “takipten çıkarma” tavsiyeleri yapacak.

Böylece takip listesi “hafifleyen” ve görmek istemedikleri hesapları kazayla okuyup sinirlenecek kullanıcılar için çok daha rahat ve sakin bir Twitter deneyimi mümkün olacak zira Twitter’a göre çoğu kullanıcı, onları sinirlendiren bir tweet’i gördüklerinde, o anda öfke içinde sakince takibi bırakmak yerine, kavgaya tutuşmayı tercih ediyor ve ardından da sinirlenip kontrolden çıktıkları için Twitter’dan soğuyabiliyorlar.

 

Vadiden Hikayeler #1: DO Venture Partners

0

TechInside’ın Silikon Vadisi’nde gerçekleştirdiği yeni röportaj dizisi Vadiden Hikayeler, DO Venture Partners ile başlıyor.

Türk girişimcilerin Silikon Vadisi’ndeki deneyimlerini mercek altına alacağımız bu röportaj dizisi sayesinde, yeni girişimcilere çok önemli bir deneyim aktarımı gerçekleştirirken, ülkemiz sermayesini, iş ve beyin gücünü dünyadaki rakiplerine karşı hazırlayacak start-up’ların öykülerini de kayıt altına alıyoruz.

Dünyadaki teknolojinin merkezi Silikon Vadisi

Serimizin ilk röportajında, DO Venture Partners’ın kurucusu Duygu ÖKTEM CLARK, Silikon Vadisi’ndeki Start-up’ını nasıl kurduğunu, hedeflerini, çalışma düzenini, Vadi’deki sert rekabette karşılaştıkları engelleri, yatırım toplama sürecindeki aşamaları ve zorlukları anlatıyor.

Duygu ÖKTEM CLARK bu aşamada Türk girişimcilere, çok değerli bir uyarıda bulunuyor ve çok sık yapılan, ardından da pişman olunan bir hatayı hatırlatıyor: Yatırım bulmak için acele etmeyin ve mümkün olduğu sürece Start-up’ınızı öz kaynaklarınızla büyütmeye çalışın. Böylece hem iş sürecinin başında düzeninizi oturturken yatırımcı baskısından kurtulup daha özgür hareket etme kabiliyetine sahip olacaksınız, hem de şirketiniz değerlenirken elinizde daha fazla hisseniz bulunacak, daha fazla kazanç elde edeceksiniz.

DO Venture Partners’in son derece değerli deneyimlerini TechInside okurlarına aktardığımız röportajımızı aşağıda izleyebilirsiniz. TechInside’ın YouTube kanalına ve e-mail listesine abone olarak, hem serimizdeki yeni röportajlar yayınlandığında onlara kolayca ulaşabilir hem de teknoloji sektöründeki önemli haberlere ve gelişmelere ilk siz erişme şansını yakalayabilirsiniz.

 

 

Blockchain derslerinin sayısı artıyor

0

Üniversitelerde verilen blockchain dersleri artış gösteriyor. İki şirketin ortaklaşa yürüttüğü araştırmada, üniversitelerin blockchain dersleri incelendi.

Öğrencileri bLockchain dersleri alma oranı yüzde 42

Dünyanın en büyük kripto para borsalarından biri olan Coinbase ile araştırma şirketi Qriously oldukça ilginç bir çalışmaya imza attı. Üniversitelerde blockchain ve kripto para dersi verilme oranını konu alan çalışmada, dünyanın en iyi ilk 50 üniversitesi incelendi.

Yürütülen çalışmaya göre, bu 50 üniversitenin yüzde 42’sinde blockchain ve kripto para konusunda en az bir ders veriliyor. Blockchain ve kripto para dersi alan öğrenci oranının ise yüzde 10 olduğu belirtiliyor.

Üstelik bu dersi alan öğrencilerin bölümleri çok farklılık gösteriyor. Bilgisayar bilimlerinden, antropolojiye kadar farklı bölümlerden öğrenciler bu dersleri görüyor. Ayrıca ankete katılan öğrencilerin yüzde 26’sı blockchain ve kripto paralar ile ilgili ücretli ders alabileceklerini belirtiyor.

Duke Üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümünden Prof. Dr. Campbell Harvey, blockchain dersi almış hukuk fakültesi öğrencisinin iş başvurusu bile yapmasına gerek olmadığını söylüyor.

Tesla kablosuz şarj cihazı satışa çıktı

0

Tesla kablosuz şarj cihazı piyasaya çıktı. Şirketin, müşterilerin günlük ihtiyaçlarına karşılık verdiği ürünlerine bir yenisi daha eklendi

Tesla kablosuz şarj cihazı özellikleri

Elektrikli otomobilleri ile bilinen Tesla, bu sektördeki tecrübesiyle batarya teknolojileri konusunda önemli bir birikime sahip. Şirket, bu birikimiyle bireysel kullanıcılara hitap eden ürünler geliştirerek, müşterilerinin farklı ihtiyaçlarına da cevap veriyor. Son olarak tanıtılan kablosuz şarj cihazı ile bu ürünlere bir yenisi daha eklendi.

Şirketin daha önce duyurduğu PowerWall ile benzer bir tasarıma sahip olan ürün, 6000 mAh kapasiteye sahip. Bir adet USB Type-A ve bir adet USB Type-C girişi olan cihaz, 22 Wh gücünde.

5V/2A’lik girişi olan cihaz, sade tasarımının yanı sıra, temel şarj ihtiyacını karşılayabiliyor.

Ancak ürünün fiyatının diğer ürünlere kıyasla biraz pahalı olduğunu söyleyebiliriz. Kablosuz şarj cihazları genel olarak 40 dolar civarı fiyat etiketine sahipken, Tesla’nın ürünü 60 dolardan satışa çıktı.

Tarımda blockchain kullanılıyor

0

Alipay ve Ant Financial tarımda blockchain kullanmaya başladıklarını duyurdu. Tarımda blockchain kullanımıyla ürün takibinin daha kolay ve güvenli hedefleniyor.

Tarımda blockchain ile ürün takibi

400 milyon kullanıcıya hitap eden teknoloji şirketi Alipay’ın liderliğinde yeni bir blockchain projesi başlatıldı. Çin’in Wuchang bölgesinde başlatılan projeyle üretilen pirinçlerin takip edilmesi hedefleniyor. Böylelikle Çin’de ve dünyada meşhur olan Wuchang pirincinin taklitlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Alipay tarafından yayınlanan duyuruda, pirinçlerin teslimat süresinin kısaltılacağına vurgu yapıldı. Wuchang pirincinin teslimat süresi 3-7 gün sürerken, blockchain ile bu 2 gün hatta daha kısa bir sürede gerçekleştirilebilecek.

Çin hükümeti kripto para piyasasına karşı oldukça sert bir tutum takınarak yasaklar uyguluyor. Ancak blockchain teknolojisini gerek özel gerekse kamu kuruluşlarında kullanmak için girişimlerde bulunuyor.

Yandex otonom araç testlerine başladı

0

Yandex otonom araç testlerine Rusya’da başladı. Yandex otonom araç testleri ile gönüllü yolcular, bu araçlarla ücretsiz ulaşım sağlayabilecekler.

Yandex otonom araç testlerini halka açık yapıyor

Otonom araç sektöründe lider şirketlerden biri olmayı hedefleyen Yandex, önemli bir adım attı. Rusya’nın Innopolis şehrinde iki otonom araç ile başlayan testler, halka açık bir şekilde yapılıyor. Bu testlerde üniversite, stadyum, konutlar gibi belirli yerlere ücretsiz ulaşım hizmeti veriliyor.

Sürüş testlerinde emniyet mühendisi, ön yolcu koltuğunda oturacak. Testlere katılmayı kabul eden 100 gönüllü yolcu ise gitmek istedikleri yerlere bu araç ile ücretsiz gidebilecekler.

Geçtiğimiz yıl Prius model otonom aracının prototipini duyuran Yandex, bu alanda çalışmalarına devam edecek. Şu an için sürüş güvenliğine odaklanan Yandex, testlerin yanı sıra yeni model otonom araçlar da geliştirecek. Şirketin gelecek hedefleri arasında emniyet mühendisi olmadan ulaşım hizmeti vermek yer alıyor. Aşağıdaki video ile Yandex’in otonom araç çalışmasını görebilirsiniz.

Radore’den CIO’lara özel yaz dönemi için 5 öneri

Yaz döneminde iş yoğunluğunun nispeten azalması BT departmanlarının işlerini toparlamaları için fırsat yaratıyor. Yıl boyunca tüm sistemi çalışabilir halde tutmak üzere mesai harcayan CIO’lar ve BT uzmanlarının daha verimli bir yıl geçirmek için yaz ayları bitmeden yapması gerekenleri Radore Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol önemli açıklamalarda bulundu.

Donanım ve yazılımda yeni bir sayfa açın

İşletmede verimini yitirmiş donanım ve yazılımların ayıklanması için yaz dönemini değerlendirmek mümkün. Miadı dolmuş ağ anahtarları, güncelliğini yitirmiş güvenlik duvarları, eski bilgisayarlar ve diğer bağlantılı varlıkları elden geçirin. Gerçekçi olup, varlıkları konsolide etme zamanı.

Standartlarınızı gözden geçirin

Kesintisiz hizmet verebilen bir BT departmanı için kablolama altyapısından sanallaştırılmış ortamlarına kadar verilen hizmetin standartlarını belirleyin ve otomasyona doğru adım atın. Yaz döneminde artan zaman, sürekli insan müdahalesi gerektirmeyen sistemlere geçiş için çok iyi bir fırsat.

Sistem yedeklerinizi kontrol edin

Olası bir zor durum karşısında kesintisiz hizmete devam edebilmek için felaket kurtarma planınızı yeniden gözden geçirin. Bununla birlikte düzenli bir yedekleme sistemi için gelenekselden yeni nesil sistemlere geçiş süreçlerinizi planlayın ve uygulayın. Bu dönemde felaket kurtarma stratejileri üzerine testler yapabilirsiniz.

Eğitimler düzenleyin

Günümüzde yaşanan en büyük sorunlar ve güvenlik açıkları kullanıcı hatalarından kaynaklanıyor. Bunun önüne geçmenin yolu ise güncellenen tehditler karşısında bilinçlendirici eğitimlerden geçiyor. Ayrıca BT ekibinin de kendisini yenilemesi için kendi içinizde ufak seanslar düzenleyebilirsiniz. Bazen dışarıdan gelen bir eğitimci bazense farklı disiplinlerde çalışan BT uzmanları farklı bakış açıları sunabilir.

Trendlerle vizyonunuzu tazeleyin

Birçok işletme yeni nesil trendlere ayak uydurarak yeni nesil iş modellerine adapte olmaya çalışıyor. Bu sayede artan rekabette BT yatırımı ile öne çıkabileceğini öngören şirketlerin en önemli yol göstericileri CIO’lar oluyor. Yaz dönemi ise dijital dönüşüm, büyük veri, bulut bilişim, otomasyon, yapay zekâ gibi önemli trendlere nasıl uyum sağlanacağının değerlendirilmesi ve stratejilerin oluşturulması için fırsat yaratıyor.

Müşterilerine yüzde 99,99 oranında uptime garantisi sunan Radore’nin CIO’lar ve BT ekiplerinin işlerini nasıl daha kolay hale getirdiğini öğrenmek için bu adresi kullanabilirsiniz.

Veri sızıntılarından en çok sağlık sektörü zarar görüyor

0

Ponemon Institute tarafından gerçekleştirilen Veri Sızıntısı Maliyeti Araştırması, sağlık sektörünün sekizinci kez veri sızıntılarından en çok etkilenen sektör olduğunu açığa çıkarıyor.

Araştırmaya göre ele geçirilen bir hassas verinin şirketlere maliyeti bu yıl %4,8 oranında artışla ortalama 148 dolara ulaşmışken, bu rakam sağlık sektöründe 408 doları buluyor. Bitdefender Antivirüs, siber güvenliği önemsemedikleri takdirde sağlık sektöründeki şirketlerin büyük tehlike altında olduklarını belirtirken, hasta kayıtlarını ele geçiren siber saldırganların ciddi zararlar verdiğini vurguluyor.

Veri Sızıntısı Ortalama 265 Gün Sonra Fark Ediliyor

Sağlık sektörünü saldırı hedefi haline getirerek hasta kayıtlarını ele geçiren hackerler, bu kişisel verilerle medikal cihaz ya da ilaç almak adına sahte kimlik oluşturuyor, sigorta şirketlerinden taleplerde bulunuyor, banka hesaplarına ulaşarak maddi zarara yol açıyor ya da derin internette satışa çıkarıyor. Ponemon Institute’nin araştırması, veri sızıntılarından kaynaklanan en yüksek müşteri kayıp oranının sağlık sektörüne ait olduğunu gözler önüne seriyor. Konu sağlık olduğu için oldukça yüksek beklentilere sahip olan müşterilerin de etkisiyle, her 50 milyon çalınmış kayıt ortalama 118 milyon dolar iş kaybı oluşturuyor. Üstelik sorunu fark edip kontrol altına almak küçük kapsamlı veri sızıntılarında ortalama 265 gün, büyük veri sızıntılarında ise 365 gün sürüyor. IBM’nin hazırladığı bir başka araştırmaya göre ise Amerikalıların %75’i, hackerler için kolay hedef olabileceğini düşündükleri şirketlerle çalışmayacağını belirtiyor.

Şirketler Hem Kendilerini Hem Hastalarını Riske Atıyor

Bir an önce güçlü bir güvenlik programı oluşturup uygulamayan şirketlerin kendilerini ve hastalarını tehlikeye attığını belirten Bitdefender Antivirüs’e göre, şirket çalışanlarının güncel siber tehditler ve bu tehditlere karşı güvenlik kuralları ile ilgili eğitilmesi gerekiyor.

Ayrıca kimin, hangi hasta kaydına ne zaman eriştiğini denetleyerek sadece yetki verilen çalışanların bu özel bilgilere ulaşabildiğinden emin olunması konusunda şirketleri uyaran Bitdefender Antivirüs, kontrolü kolaylaştırmak için elektronik sağlık kaydı uygulamaları gibi yazılımlarından faydalanılabileceğini hatırlatıyor. Şifrelendikleri takdirde, verilere erişilse bile hasar oluşturulamayacağını paylaşan Bitdefender Antivirüs, şirketin özel ihtiyaçları ile çalışma şekline uygun bir şifreleme metodunun uygulanmasını ve verilerin bulut tabanlı yedeklemesinin yapılmasını öneriyor.

Düzenli Olarak Güncellenmeyen Medikal Cihazlar Sorun Yaratıyor

Şirketlerde kullanılan cihazların, kullanıcıların güvenliğini sağlayacak güncel yazılımlarla kullanılması gerektiğini hatırlatan Bitdefender Antivirüs, verileri koruyacak yeni jenerasyon bir güvenlik duvarına ya da kötü niyetli yazılımları tespit eden diğer teknolojilere yatırım yapmanın da güvenliği destekleyeceğini belirtiyor.

Bilgisayar, tablet ve mobil cihazlar gibi ilk akla gelenler dışında, tıbbi cihazların da güvenlik açısından sorun yaratmayacağına dikkat edilmesi gerekiyor. Güvenlik zafiyeti içermemesi için medikal cihaz güncellemelerinin düzenli olarak yapılması gerektiğini belirten Bitdefender Antivirüs, MRI cihazı gibi uzun zamandır güncellenmeyen bir işletim sistemine sahip olabilecek cihazlardaki güvenlik açıklarının diğer sistemlere de yayılmasıyla büyük problemlerin ortaya çıkacağının altını çiziyor.

Klavye üzerindeki ısı izlerinden parola çalınabilir

0

Siber tehditleri inceleyen bir grup akademisyen ‘Thermanator‘ adını verdikleri yeni bir saldırı yöntemi keşfetti. Buna göre, bilgisayar klavyesinde yazdığınız giriş bilgileriniz veya parolanız vücut ısınız kullanılarak çalınabilir. Küresel anitivirüs yazılım kuruluşu ESET, henüz sadece akademik araştırma düzeyindeki bu sıra dışı saldırı yöntemini mercek altına aldı.

ESET Güvenlik Araştırmacısı Tomas Foltyn’in derlediği bilgilere göre Kaliforniya Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, 30 kullanıcının dört farklı klavyede hem güçlü hem zayıf 10 farklı parola girmesini sağladılar. Ardından bir termal görüntüleme kamerası kullanarak henüz basılmış tuşlarda kalan ısı izlerini taradılar.

İkinci aşamada ise ‘düşmanlar‘ olarak hareket edecek bu alanda uzman olmayan sekiz kişinin katılımıyla, termal görüntüleme verilerinden hareketle basılan tuşları sırasıyla bulmaları istendi ve bu işlem eksiksiz bir şekilde gerçekleştirildi. Özetle bu kişiler, kamera tarafından ilk tuşa basıldıktan sonraki 30 saniye içerisinde basılan tüm tuşları sırasıyla başarılı bir şekilde tespit ettiler.

Bir dakika sonra da ısı tespit edilebiliyor

Bulgularını “Thermanator: Thermal Residue-Based Post Factum Attacks On Keyboard Password Entry” adlı makalede açıklayan araştırmacılar, kısmi tuş basımlarını ilk tuşa basıldıktan bir dakika sonra elde edebilmenin mümkün olduğunu ortaya koydular. Böylece bulmacanın elde edilen parçaları kolayca parola kırma saldırıları için kullanılabilir.

Bu arada “Thermanator” araştırması, tek parmakla yazı yazan kişilerin her tuşta bıraktığı büyük ısı kalıntısı göz önünde bulundurularak, bu saldırıya karşı özellikle duyarlı olduklarını da ortaya koydu. On parmakla yazı yazanlar, parmaklarını klavye üzerinde daha çok dinlendirdikleri için daha büyük termal iz bırakmaktadırlar ve bu anlamda daha güvendedirler.

Saldırı olabilmesi için kurban hemen yerinden kalkmalı

Saldırının işleyebilmesi için bir dizi koşulun yerine getirilmesi gerekmektedir.Özellikle, kurbanın hassas bilgilerini tuşladıktan kısa bir sonra sistemden uzaklaşması gerekmekte ve kameranın klavyeyi açık bir görüş açısıyla görüntüleyebilmesi gerekmektedir.

Panzehirler: Termal gürültü ve fare kullanımı

Akademisyenler, verinin ele geçirilmesini imkansız ya da çok zor kılacak bir dizi risk azaltıcı yöntem de öneriyor. Bunlar arasında, kişinin hassas bilgilerini girdikten sonra ellerini klavyeye sürmesi ya da rastgele şeyler tuşlayarak klavye üzerindeki kalıntılarda bir tür ‘termal gürültü‘ yaratması geliyor. Diğer panzehirler ise fare (mouse) kullanılarak ekran üzerindeki klavyeden parola karakterlerinin seçilmesi gibi yöntemler içeriyor.