TeknoSA 2017 yılı için ikinci çeyrek raporunu açıkladı

0

TeknoSA, 2017 yılının ikinci çeyreğinde 842 milyon TL’lik ciroya ulaşırken, 8 milyon TL de kar elde etti. Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) ikinci çeyrek sonuçlarını açıklayan TeknoSA, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre aynı mağazalarda yüzde 14,3’lük büyüme sağlayarak 2017’deki sonuçların üzerine koymayı başardı.

Online tarafta da performansını artıran şirket, geçen yılın ikinci çeyreğine göre yüzde 25’e yakın büyüme kaydetti. TeknoSA, FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) rakamlarında da ilk çeyreğe göre 1 puanlık artış sağlayarak yüzde 4’den yüzde 5’e çıkardı.

İkinci çeyrek sonuçlarını Bülent Gürcan değerlendirdi

2017 yılı ikinci çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını değerlendiren TeknoSA Genel Müdürü Bülent Gürcan,

“Perakende sektörü için genelde durgun geçen ilk 3 ay içinde yükselen bir grafik, başarılı ve pozitif finansal sonuçlar açıklamıştık. İkinci çeyrek içerisinde özel günlerin yarattığı hareketlilik ve farklılaşan hizmetlerimizle aynı mağaza satışlarında hedeflediğimiz artışı yakaladık ve karlılığımızı katladık.

Öncülük ettiğimiz çoklu kanal modelinde derinleşmeye devam ediyoruz. İlk yarı toplam ciromuz 1 milyar 531 milyon TL olarak gerçekleşti. Karlılık ise 9 milyon TL’ye ulaştı. Hedefimiz, yılın diğer yarısında sektörün üzerinde büyüyerek pozitif değer yaratmayı sürdürmek” dedi.

Google o notu yazan çalışanı işten çıkardı!

2

Google bir süredir kadın-erkek eşitliği konusundaki tartışmalarla çalkalanıyor. Şirkette erkek egemen bir anlayışın hakim olduğunu savunan kadınlar daha fazla çalışanın ve yöneticinin kadın olması için gösteriler yaparken yazarı belirsiz şekilde yayınlanan bir not, şirketi daha da karıştırdı.

12 sayfalık notta, şirkette insanların yeteneklerine göre seçilerek işe alındığını, kadınların genel olarak teknolojiyle ve kodlamayala ilgilenmediği için bu alanda erkeklerin ağırlık kazandığını anlatan memo, kadın çalışanların daha da öfkelenmesine neden oldu.

Şirket içinde notu kimin yazdığı bilinse de notun yazarı anonim kalmayı tercih etmişti ancak Google yönetimi bugün o notu yazan James Damore isimli erkek mühendisi işten çıkardığını duyurdu. Öte yandan James Damore işten atılmasını gerektirecek bir suç işlemediğini, teknoloji dünyasında erkeklerin rolüne dair görüşlerini açıkladığını ve bu yüzden kovulmasının haksızlık olduğunu dile getirerek Google’ın bu hamlesine karşı yasal hakları konusunda araştırma yaptığını, büyük ihtimalle Google’a dava açacağını açıkladı.

Google, şirket içindeki kadın çalışanların öfkesini dindirmek için James Damore’i işten atmış gibi görünüyor ancak şimdi de erkek çalışanları rahatsız edip isyan etmelerine neden olabilir. Google yakın zamanda çok karışacak gibi görünüyor.

Blockchain gelecekte yaşantımızı nasıl değiştirebilir?

Son zamanlarda Blockchain’in ne olduğu ve nasıl çalıştığı ile ilgili yazılarla sıklıkla karşılaşmış olabilirsiniz. Bu yazıda, Blockchain’in ne olduğunu bildiğimizi düşünüp başka bir yerden yaklaşıyorum ve sizlere Blockchain ile neler yapılabileceği hakkında biraz bilgi vermek istiyorum.

Blockchain’in amacı nedir?

Önce kısaca blok zinciri ne işe yarar onu tekrar hatırlayalım:

Blockchain;kullanıcılarının anonim olduğu, verilerin tüm kullanıcıların bilgisayarında dağıtık bir biçimde saklandığı ve veri bloklarının birbirine bağlı olmasından ötürü, geçmişteki bir bilgiyi değiştirmenizin mümkün olmadığı bir veritabanıdır.

Verilerin merkezi bir veritabanında olmamasından ötürü, kaybolma riskinin olmadığı, değiştirilme şansının olmadığı avantajlar sağlar. Verilerin sahibi kullanıcıların anonim olmasından ötürü tanınmanızı, mal varlığınızın bilinmesini engeller.

Bugüne kadar neler yapıldı?

Aslında burada genel olarak blockchain adı ile bahsedeceklerimiz, üzerinde yazılım geliştirilebilen de bir ağ olan Ethereum ağı olacak. Ethereum, Solidity adında bir yazılım dili ile üzerinde uygulama geliştirmeye müsait bir platform.

Sayfadaki pikselleri satma uygulaması ile Ether vererek satın aldığınız piksel tarlasındaki alan sonsuza kadar sizin! Ya da Ethereum ağında bir kraliyet silsilesi oluşturup bir süreliğine tahta çıkabilirsiniz. Dünyaya bırakmak istediğiniz mesajınızı, Blockchain’e yazarak sonsuza kadar orada kalmasını sağlayabilirsiniz ya da sonsuza kadar saklamak istediğiniz, bir fotoğrafınız da olabilir.

Yukarıda bahsettiğim örnekler ve bunlar gibi birçoğu aslında geliştirilmiş ve çalıştırılması durdurulmuş uygulamalar. Uygulama geliştiricilerin blockchain konseptini daha iyi anlaması için hazırlanmış olabilir. Fakat karmaşık iş yapısı olmayan bu modeller bize blockchain’in nasıl değiştirilemez olduğunu kolayca gözlemleme fırsatı sunuyor. Örneğin, bir blok içerisine yazılan mesajınız, resminiz, kraliyet silsilesindeki yeriniz ya da ekranda satın aldığınız pikseller başka birisi tarafından silinemiyor, içerisine yazıldığı blok var oldukça yaşayacaklar.

Biraz daha işe yarar örnekler:

Alan adı tescil etmenin günümüzde bir çok farklı siteden yolu var. Fakat blockchain alan adı tescil etmenin ve sonsuza kadar yaşatmanın, daha sonra da başkasına kolayca transfer edebilmenin en iyi yolu değil mi? PeerName adlı uygulama bu konsept üzerinde çalışıyor. Ethereum karşılığı aldığınız alan adı (mehmetdavut.eth), Ethereum networküne yazılıyor ve artık bu sahipliği bir başkasının değiştirmesi mümkün olamıyor. Uygulama geliştiricileri, .eth ve .bit gibi uzantıların şu an ICANN tarafından desteklenmediğini ama gelecekte farklı tarayıcılar, farklı arabirimler ile bunların çalışacağına inandıklarını belirtmişler.

Müzik üreten sanatçıların telif hakları karşılığını alabilmesi için ortaya çıkan girişim UJO, dinleyicilerin satın aldıkları müzikleri Ethereum’a yazıyor. Böylece sanatçı, satın alınan ya da dinlenen müziği için blockchain’e yazılmış rakamları görüyor hatta arada bir aracı müzik şirketi olmadan ürettiklerini son kullanıcıya ulaştırıp para kazanabiliyor.

Ve benim en çok sevdiklerim ise evlilik kontratları. Ethereum cüzdanınızla, bir başka Ethereum cüzdanını işaret ederek evlendiğinizi tüm blockchain’e bildirebiliyorsunuz. Bununla ilgili çeşitli uygulamalar görmüştüm. EtherLovers da aşkınızı tüm Ethereum ağına ilan etmek için bir başka girişim.

Tabii bu uygulamaların da konsept olduğunu ve henüz tam anlamıyla çalışmadığını belirtelim.

Daha önceki yazımda ise Blockchain ile nasıl kitlesel fonlama yapılabileceğinden bahsetmiştim:

Peki biz Blockchain’le neler yapabiliriz?

Yukarıda bahsedilen örnekler hep Ethereum ağında olsa da başka Blok Zinciri altyapıları kullanarak da uygulamalar geliştirebiliriz, ayrıca Ethereum’u sadece bizim izin verdiğimiz bilgisayarlar bağlanacak şekilde de kullanabiliriz. Bu yüzden örnekler Ethereum’dan ama buradan sonrasını Blok Zinciri’nde neler yapabiliriz diye düşünmek gerekiyor.

Bir çok yapımız şu anda Blok Zinciri’ne geçebilecek seviyede olduğunu düşünüyorum. Örneğin, evlilik; iki kişi ile yapılan ve bir nikah memuru tarafından bir deftere işlenen bir bilgi. Bunu blockchain üzerinde düşünecek olursak iki vatandaş, devletin onlara tahsis ettiği Block Zinciri cüzdanları ile anlaşmalarını arada memur olmadan blockchain üzerinde yapabilirler. Böylece kişiler de evlenecekleri kişinin daha önce evli olup olmadığı, ne zaman boşandığı gibi bilgileri cüzdan adreslerini öğrendikten sonra görebilir olacaklar. Bu veritabanı isteyen herkesin bilgisayarında bulunabileceği için kopyalarının değişmesinin mümkün olmayacağını bildirelim.

Blockchain’e kolayca eklenebilecek bir başka kurum ise Tapu ve Kadastro olabilir. Sonuçta sahip olduğunuz arsa parseli adınıza hazırlanan bir belge ile size teslim ediliyor ve Tapu Kadastro’nun belgelerine yerleştiriliyor. Bu gayet basit bir şekilde ilgili parsel, sizin blockchain cüzdanınıza yazılarak da gerçekleştirilebilir. Böylece 80 milyon’a o parselin size ait olduğunu ve kimsenin siz istemedikçe bunu değiştiremeyeceğini bildirirsiniz.

Noterde yapılan işlemler de ileride Blok Zinciri ile çözülebilir. Örneğin bir araba satışı işleminde noter bir satış belgesi hazırlayıp bunu onaylıyor ve bu saatten sonra otomobil el değiştirmiş oluyor. Aynı şekilde bir devlet kurumu tarafından verilen cüzdanlara sahip iki kişi, satılacak arabanın plakasını blockchain’e yazarak, noterin bunu kazmasını (mine etmesini) bekleyebilir. Yani noter mühür ve imzalı onaylama işleminden bir madenci gibi yazılan bloğu onaylayıcı şekline dönüşebilir.

Oy verme işlemi, kullanıcının sahip olduğu bir cüzdan ile blockchain’e yazılarak, tekrar eden oyların önüne geçilebileceği gibi, oy sayımını da sağlıklı ve hızlı hale getirebilir. Ayrıca daha sık seçim yapılabilmesini ve daha fazla konuda insanlara danışabilmeyi, geçerli oy sayısının ve katılımın artmasını sağlayabilir.

Peki buna neden gerek var?

Öncelikle yapılan işlem hareketlerinin kaybolma, değiştirilme imkanı yok. Aradaki bilgi transferini daha hızlı bir şekilde yapmaya olanak sağlayabilir. İşlemlerin yapılma süresi hızlanacağı gibi, işlemi tamamlamak için bazı durumlarda onaylayıcı makamın küçülmesini ve dolayısı ile maliyetlerin düşmesini sağlayabilir. Blok Zinciri teknolojisi, maliyetleri düşürebilir ve işlem hızını arttırabilir.

Hacker’lar HBO’dan fidye istiyor

1

Televizyon tarihinin en çok merak edilen dizisi Game of Thrones’u yayınlayan HBO, dizinin final sezonunda hacker’ların eline düştü.

Kanalın sunucularına giren ve henüz yayınlanmamış bölümlerle senaryoları ele geçiren hacker’lar, final sezonunun dördüncü bölümünü de göz dağı vermek için internet üzerinden yayınladılar.

Aynı hacker’ların şimdi HBO’yu rehin aldığı ve kanal yöneticilerinden fidye istediği haberi ortaya çıktı. Dizinin diğer bölümlerini yayınlamamak için kanaldan ödeme yapmasını isteyen hacker’ların ne kadar para istediği basına açıklanmadı ancak hacker’ların Mr.Smith ismiyle HBO CEO’suna gönderdiği email içindeki şu yorum fidyenin boyutu hakkında bilgi verebilir: “HBO, Game of Thrones için 12 milyon dolar değerinde pazar araştırması ve sadece dizinin son sezonu için 7 milyon dolar reklam yaptı. Bize harcayacağınız parayı da bir tür reklam yatırımı olarak düşünebilirsiniz.”

HBO Hacker’lara para ödemeli mi?

Hacker’lar bu konuda haklı olabilirler mi? Çünkü dizinin hacker’ların eline geçtiği haberleri dünyanın tüm medya kuruluşlarında birinci haber olurken, dizi için ölçülmesi imkansız boyutlarda bir reklam da yapılmış oldu. Hacker’lar şimdi bu hizmetin karşılığını istiyorlar.

YouTube mobil mesaj özelliğini açtı

0

YouTube, kullanıcılarn birbirine video gönderebileceği, text ve sembollerle mesajlaşabileceği mobil mesajlaşma özelliğini kullanıma açtı.

Google aslında çok sayıda farklı mesajlaşma uygulamasına sahipken, bir de YouTube’un kendi mesajlaşma uygulamasını yaygınlaştırmaya çalışması eleştiri konusu oldu. Ancak YouTube, kullanıcıların birbirine mobil olarak video ve mesaj gönderebilmesini, Facebook ile artan rekabetinde çok önemli bir avatanj olarak görüyor.

Halihazırda YouTube mobil uygulamasını telefona kurmuş olan kullanıcılar böylece beğendikleri videoların linklerini arkadaşlarına gönderebilecekler ve arkadaşları da uygulama içinde linke basarak videoyu hızlıca çalıştırabilecek.

Google bu özelliği Ocak 2017’de Kanada’da teste başlamış ve o günden itibaren Kanadalı kullancıların YouTube videosu paylaşma oranı, diğer ülkelere göre çok belirgin şekilde yükselmişti. Dolayısıyla YouTube mobil mesajlaşma özelliği sayesinde YouTube’daki izlenme rakamlarının hızla artmasını bekliyor.

Akıllı Şehir Ödülleri düzenlenen etkinlikle sahiplerini buldu!

1

Akıllı Şehir Ödülleri için IDC tarafından düzenlenen törenle üçüncü kez sahiplerini buldu. Ödül törenine Yeni Zelanda ve Singapur ikişer ödülle damga vurdu. Asya Pasifik bölgesini kapsayan ödüllerde Çin, Güney Kore ve Hong Kong da ön plana çıkan ülkeler arasındaydı.

Akıllı Şehir Ödülleri’nde aslan payı Singapur’un oldu

Ödüller 14 farklı kategori üzerinden sahiplerini bulurken, 18 farklı proje bölgelerinde en iyi olmaya hak kazandı. Bu 14 kategori arasında, yönetim, arazi kullanımı, çevre yönetimi ve akıllı binalar ön plana çıkıyor.

IDC, geçtiğimiz yıl yapılan inovasyonların genel olarak insan odaklı yapı içerisinde olduğunu açıkladı. Söz konusu ülkelerin akıllı şehir projelerinde düşük bütçe-yüksek etki prensibini çok iyi uyguladığını da belirtti. Bütçelerin düşük tutulması ve masrafların en aza indirilmesi, ülke vatandaşlarının şehirler gelişirken, bunun etkisini kendi bütçeleri üzerinde çok fazla hissetmemesini sağladı.

Akıllı Şehir Ödülleri, prensip olarak bütçe yönetimini ön plana çıkartırken, inovasyonları çok konuşulan ama bütçe yönetiminde bu inovasyonları doğru bir şekilde yansıtamayan ülkeler ise IDC’den eli boş döndü.

Yenilenebilir enerjiye 264 milyar dolar yatırdık

0

Dünyanın fosil yakıtlardan kurtulma çabası hızla devam ediyor ve 2016 yılında devletlerin veya kurumların yenilebilir enerji yatırımları toplamda 264 milyar doları geçti.

REN21 tarafından yapılan araştırmaya göre yenilenebilir enerji konusunda şu anda açık ara önde olan sistem de güneş enerjisi sistemleri. 2016’da dünyadaki güneş enerjisi santrallerinin toplam gücü 303 Gigawatt’a ulaştı. 2015’te bu kapasite 228 Gigawatt idi. 2014’te ise 177 Gigawatt…

Yenilenebilir enerji sistemlerinin maliyetlerinin düşmesi de bu hızlı yükselişin bir diğer nedeni. Bu sayede güneşten ve rüzgardan enerji elde çok daha ucuza mal olurken aynı maliyet ile bir kömür santrali kurmak artık devletler ve kurumlar için mantıklı bir seçim olmaktan çıkıyor. 

ABD yeni kömür santrali kuracak mı?

Öte yandan ABD gibi dev ekonomiler hala klasik enerji kaynaklarının gücüne ihtiyaç duyuyorlar. ABD’nin Paris anlaşmasından çekilmesinin sebeplerinden biri de bu. Başkan Trump ABD endüstrisinin ihtiyaç duyduğu yüksek enerji kapasitesi için ucuz bir alternatif olan kömür santrallerini devreye sokabilmek için Paris İklim Antlaşması’ndan çekilmek zorunda. Ancak diğer yandan, ABD’nin antlaşmadan çekilebilmesi için minimum 4 senelik bir zaman dilimi gerekiyor ki, bu da 4 yıl sonraki seçimlerde başkanlık koltuğuna gelecek yeni ismin Paris Antlaşması’ndan çekilme kararını iptal edebileceği anlamına geliyor.

Hyperloop gerçek olmaya bir adım daha yaklaştı

0

Elon Musk’ın yeni nesil raylı ulaşım teknolojisi olarak geliştirdiği Hyperloop’ta önemli bir gelişme yaşandı.

Nevada’da test aşamasında olan ilk Hyperloop sisteminde, saatte 310 km hıza ulaşıldı. Basınçlı bir tüpün içinde hareket eden kapsül mantığına dayanan Hyperloop’ta hız yükseldikçe kapsülün ve tüpün dayanıklılığı bir sorun teşkil etmeye başlıyor.

Ancak Hyperloop’u uçak veya trene alternatif olarak hayata geçirebilmek için çok yüksek hızlara ulaşması gerekiyor, aksi halde şehirler arasında basınçlı tüplerden raylı sistemler kurmanın ekonomik bir anlamı kalmıyor.

Nevada’daki test mekanizması, görece kısa kaldığı için çok yüksek hızları bu platformda test etmek mümkün olmuyor. Hyperloop teknolojisini geliştiren şirket Hyperloop One, test platformunu uzatmadan önce mevcut platformda 400 km/s hıza çıkmayı planlıyor. Test platformunun genişletilmesinden sonra ise saatte 700-800 km’lik hızlar test edilebilecek. Bu da, Hyperloop trenlerinin uçaklar kadar hızlı gidebileceği anlamına gelecek.

Hyperloop One şirketinin yaptığı deneme sürüşüne dair görüntülerin paylaşıldığı videoyu aşağıda izleyebilirsiniz:

Reklam bütçeleri fenomenlere saçılıyor!

0

Reklam ve dijital pazarlama için, fenomenlerin varlığı büyük önem taşıyor. Sosyal medyanın da gücünü arkasına alan fenomenler, bir başka deyişle Influencer kitlesi, pazarlama bütçelerinden önemli paylar elde ediyor.

Reklam bütçelerinde fenomenlerin payı artıyor

Rakuten Marketing tarafından ortaya sunulan son verilere göre, sosyal medyanın gücünü arkasına alan fenomenler için önemli bütçeler konuşuluyor. Bir başka deyişle para saçılıyor denilebilir. Özellikle milyon takipçi barajını aşmış fenomenler ve ünlüler, üst düzey markaların reklam ve dijital pazarlam radarlarında merkez noktalarda yer almakta.

Facebook çalışanları şirkete büyük para kazandırıyor

Ortaya çıkan bilgilere göre, önemli düzeydeki markalar tek bir sosyal medya paylaşımı için 75 bin Sterlin gibi çok büyük rakamları feda edebiliyor. Devasa takipçili hesaplara sahip fenomenler için konuşulan rakamlar ise tek bir paylaşım karşılığında, 160 bin Sterlin seviyelerini aşmakta. 

reklam-1

Pazarlama ekipleri, YouTube’a kıyasla Facebook’taki paylaşımlar için daha fazla ödeme yapıyor. Youtuberlar için markalarının söyleminin geçtiği videolara 67 bin Sterlin gibi büyük rakamlar verirken, Facebook cephesinde %12 daha fazla bütçe ayrımı söz konusu.

Aralarında Instagram ve Twitter’ın da yer aldığı 5 büyük sosyal medya ağı arasında yer alan Snapchat uygulaması da, dijital pazarlamacıların ilgi odağı. Markaların, Snapchat fenomenlerine attıkları her Snap için 53 bin Sterlin civarında bütçe ayıracağı tahmin ediliyor.

Peki ya az ünlüler?

Micro-influencer olarak tanımlanan, bir başka deyişle daha az kitleye direkt ulaşabilen fenomen ve fenomen adayları ise genelde 10 bin civarında takipçiye sahip olan profiller olarak tanımlanıyor. Bu sayıda takipçiye sahip olan kişi veya hesaplar için ise ortala 1500 Sterlin civarında ödemelerin gerçekleştiği belirtiliyor.  Bu rakam Facebook için geçerli iken, benzer profildeki fenomenlere YouTube üzerinden yapacakları çalışmalar için ödenen miktar 3000 Sterlin civarında. YouTube’da, unboxing, inceleme ve mini tanıtımlar bu tip çalışma kapsamında yer almakta.

Pazarlama uzmanlarının bu tip bütçelendirmedeki yorumları ise oldukça ilginç. Araştırmada yer alan pazarlamacıların %54’lük dilimi, takipçi sayısının direkt önemli olduğunu düşünüyor. Erişim, etkileşim, paylaşım gibi konular son derece önemli. %20 oranında bir kesim ise pazarlam stratejilerinin fenomenlerin dolaylı yoldan etki ettiği satışlarının temelinde olması gerektiğine inanıyor. 

Sizler fenomenlerin paylaşımlarından etkilenip satın alma kararı veriyor musunuz?

Zyxel Aurora ev güvenlik kamerası satışa çıkıyor

0

Zyxel Aurora; iç mekan kullanımına özel, renkli gece görüş özellikli, uzaktan izleme ve çift yönlü ses desteği sunan bir ev güvenlik kamerası.

Full HD ve tam renkli gece görüş özelliği ile uzaktan canlı izleme ve gerçek zamanlı mobil uyarı özellikleri sayesinde Aurora kullanıcıları, evde bulunmadıkları zamanlarda da gönül rahatlığı ile evlerini Aurora’ya emanet edebilecekler. Sony görüntü sensörüne sahip olan Aurora, düşük ışıklı ortamlarda da renkleri algılıyor.

Zyxel Aurora özellikleri

Küçük çocuklarları veya evcil hayvanları kontrol etmek isteyen ya da evin giriş noktasına güvenlik kamerası yerleştirmek isteyen kullanıcılar için geliştirilen ürün,   1080p Full HD çözünürlük sunuyor. Ayrıca üründe yer alan çift yönlü ses özelliği, kameranın çevresindeki sesleri de kullanıcılara aktarıyor.

Aurora kamerayı yönetmek için mobil uygulama yeterli. Aurora mobil uygulamasıyla kullanıcılar üç adımda kamerayı yönetebiliyor, videoları izleyebiliyor veya kaydedebiliyorsunuz.

Dijital imza için ihracat kapıları açılıyor

0

E-imza bütün sektörlerde kolaylıkla işlem yapılmasını ve tasarruf elde edilmesini sağlıyor. Hızlı işlem yapabilme kabiliyetine erişen kurumlar, ülke ekonomisine daha çok katkı sunmanın yanında maliyetten de avantaj elde ediyor.

Ekonomi Bakanlığı tarafından hazırlanan “İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kapsamında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan Yapılan Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği” sayesinde ihracata destek ödemeleri başvurularında e-imza ayrıcalığından yararlanılacak.

İhracat işlemleri e-imza ile hızlanacak

Yayımlanan yeni yönetmelikle, ihracat yapan firmalar tarafından destek ödemesine ilişkin belgelerin elektronik ortamda e-imza uygulaması ile gönderilebiliyor. Böylece, orijinal evrakların başvuru yapılan kurum ve kuruluşlara ibrazına gerek kalmıyor.

Ayrıca belgelerin eksiksiz bir şekilde muhafaza yükümlülüğü destek başvurusunda bulunulmasından itibaren 10 yıl boyunca firma yetkililerine ait olacak.

Yeni uygulamayla işlemlerin daha hızlı ve kolay bir şekilde yapılacağını belirten E-GÜVEN Genel Müdürü Can Orhun,

“İhracata destek ödemeleri ihracatçılar açısından büyük öneme sahip. Yeni yönetmelik sayesinde ihracat yapan işletmeler, kırtasiye, yol, kargo masraflarını ve bürokratik işlemlerden kaynaklanan zaman kayıplarını geride bırakıyor. Ticari işlemlerin geçerliliğini ve inkâr edilemezliğini sağlayan e-imza, ihracata destek başvuruları alanında büyük kolaylık sağlayacak.” dedi.

Bitcoin, Türkiye’de geçerli olabilir mi? (VİDEO)

0

Blockchain teknolojisi ve bununla beraber Bitcoin hatta Ethereum gibi altcoinler son yıllarda oldukça popüler. Git gide kullanım alanı yaygınlaşan ve değeri yükselen Bitcoin, birçok kişinin ilgi odağı hâline gelmiş durumda. Peki, Bitcoin Türkiye’de geçerli olabilir mi?

Bitcoin ve ülkemizdeki bankacılık altyapısı

Yapı Kredi Genel Müdür yardımcısı Cahit Erdoğan‘a hem Bitcoin’i hem de ülkemizdeki bankacılık altyapısının bu olguya nasıl baktığını sorduk. Dilerseniz sözü uzatmayalım ve sizi videomuz ile baş başa bırakalım

Robot çalışan KLARA işe başlıyor

0

Audi, gelecek stratejisinde önemli bir yer tutan “akıllı fabrika” hedefine bir adım daha yaklaştı. Markanın Almanya Ingolstadt’ta bulunan üretim merkezinde, insanlar ile yan yana çalışan KLARA adlı bir robot, görevine başlıyor.

Audi’nin robot çalışanı KLARA adını “Robot destekli yapışkan uygulaması” anlamına Almanca ifadenin kısaltmasından alıyor. Yeni robot, Audi RS 5 Coupe’nin üretim bandında, karbon fiberle güçlendirilmiş polimerden (CFPR) üretilen tavanların takılma aşamasında görev yapacak.

İnsan robot işbirliği

İnsan-robot işbirliği (HRC) adı verilen üretim modelinde KLARA, arada bir koruyucu bariyer olmadan mesai arkadaşıyla sorunsuz bir şekilde yan yana çalışabiliyor. Üretim durağında bulunan bir çalışan CFPR tavanı döner bir tabla üzerine yerleştiriyor. Sonrasında KLARA’ya bir düğmeye basarak “haber veriyor”. Haberi alan KLARA da, 5 metreden uzun bir hat boyunca yapışkanı kusursuz bir biçimde tavana uyguluyor. Robot, tavanın hazır olduğunu bildirince de, çalışan tavanı otomobilin üzerine takıyor.

Audi RS 5 Coupe’de opsiyonel olarak bulunan CFPR tavan, benzer tavanlardan daha büyük. Bu nedenle yapışkanın bir insan tarafından, KLARA kadar istikrarlı ve hassas bir şekilde uygulanması mümkün değil.

İnsan ile temasta kendisini kapatıyor

Audi için bu tür insan-robot işbirliği örneklerinde temel öncelik, çalışan güvenliği. Kontrol daima bir çalışanın elinde, yapışkan uygulaması çalışan müdahalesiyle başlatılıyor ve istendiği zaman anında durdurulabiliyor. Üzerindeki sensörler aracılığı ile algılayan robot çalışan, kendisine bir insan temas ettiğinde bu durumu algılayıp, hemen kapanııyor. KLARA’nın üzerindeki aydınlatmalı halka tehlikeye karşı görsel bir uyarı niteliği de taşıyor ve aksaklık halinde kırmızı yanıyor.

Audi’nin geçen aylarda düzenlediği ve önümüzdeki yıllarda markanın Dijital Premium Marka olma stratejilerinin paylaşıldığı Audi Summit’in de konu başlıklarından biri olan Akıllı Fabrika’lar, gelecekte Audi Fabrikaları’nda bütün üretim adımlarının dijital olarak yeniden senkronize edilmesini öngörüyor. Bu kapsamda devreye alınması planlanan modüler üretim süreçleri, yapay zeka ve insan-robot işbirliği otomobil üretimini kaynaklar açısından daha esnek ve daha kolay hale getiriyor.

Amazon mobil drone istasyonları kuracak

Drone teknolojisi, e-ticaret devi Amazon için çok kritik bir silah. Rakiplerine karşı üstünlük sağlamak için, aynı gün içinde, hatta bir saat içinde sipariş verilen ürünü müşterinin kapısın ulaştırmak isteyen Amazon, bunun için de drone’ları kullanmak istiyor. Otonom drone teknolojileri geliştirmek için ABD ve İngiltere’de yüksek bütçeli ar-ge çalışmaları yapan Amazon kısa süre önce, şehirlerin merkez noktalarına yerleştirilecek kubbe şeklindeki drone depolarının patentini almıştı. Böylece tüm şehir drone’ların menzili içinde olacak ve müşterilere siparişleri hızlıca ulaştırılabilecek.

Ancak farklı senaryolar için, farklı drone çözümleri de gerekebiliyor. Amazon şimdi de trenlere, gemilere ve hatta tırlara drone istasyonları yerleştirmeyi mümkün kılacak bir teknoloji üzerinde çalışıyor.

Plana göre, belli bir bölgede belli ürünlere yoğun talep bulunduğuna dair istatistik oluştuğunda, bu bölgeye dev bir drone istasyonu kurmak ve pahalı bir amazon deposu inşa etmek yerine, trenlere, gemilere veya tırlara yüklenecek konteynerler bu bölgelere yönlendirerek mal talebini karşılamak mümkün olacak. Ayrıca bu konteynerlerin içinde küçük drone istasyonları bulunacak ve dronelar malları hareket halindeyken bile yükleyip sipariş veren müşteriye ulaştırabilecek.

Bu hareketli istasyonlarda ayrıca drone tamiratları için yedek parçalar da bulunacak ve hatta bu tür hareketli istasyonlar, düzenli olarak ülke içinde dolaşarak, bir tür mobil drone tamir/bakım istasyonu olarak işlev görecek ve uğradıkları şehirlerde bakım zamanı gelmiş droneların bakımını yaparak sistemin düzenli işlemesine katkı sağlayacak. böylece her şehirde, her depoda pahallı bir drone tamir atölyesi ve yüksek ücretle çalışan drone mühendisleri çalıştırmak zorunluluğu da ortadan kalkacak.

Tesla Model S menzil rekoru kırdı

0

Elektrikli otomobiller konusundaki en büyük endişe olan, otomobilin tek şarjla gidebildiği mesafe, yani menzil konusu kısa süre sonra gündemden düşebilir.

Tesla’nın elektrikli otomobil konusunda devrim olarak tanıttığı ve üretip müşterilerine ulaştırmaya başladığı Model 3 bir yandan gündemi meşgul ederken, otomobil üreticisinin lüks segmentteki diğer bir modeli, Model S, şimdi korkuların üstünü silecek bir menzil rekoru kırdı.

İtalya’daki Tesla Model S kullanıcıları, aracın tek şarjla ne kadar gidebileceğini merak ederek yaptıkları testte, 1078 km menzile ulaştıklarını duyurdular. Bu mesafe, çoğu benzinli otomobilin bile tek depo menzille ulaşabileceği menzilin iki katına yakın. 

Tesla’nın CEO’su Elon Musk da bu haberi Twitter’dan doğrulayıp testi yapanları kutlayarak, Model S’in tek şarjla 1000 km menzil sınırını geçen ilk elektrikli otomobil olduğunu duyurdu.

1000 km rekorundan önce elektrikli otomobillerin menzil rekoru yine bir Model S ie yapılan 900 km’lik yolculuğa aitti.

Facebook her çalışanından 188 bin dolar kazandı

0

Çeyrek dönem finansal raporlarını açıklayan teknoloji şirketlerinde, dikkat çeken rakamlar da ön plana çıkmaya devam ediyor.

Sosyal medya devi Facebook’un, tüm diğer teknoloji şirketlerine oranla, çalışan başına en çok gelir sağlayan şirket olduğu ortaya çıktı.

20,658 çalışanı olan Facebook’un bu hesapla, çalışan başına 188,498 dolar gelir elde ettiği anlaşıldı. Bu kazanç oranı ise Alphabet’in çalışan başına kazanç oranının 4 katı anlamına geliyor. Alphabet’in son çeyrekteki, çalışan başına kazanç oranı 46,610 dolar olarak dikkat çekiyor.

Öte yandan Facebook’un çalışan başına kazancının hızla yükseldiği gözden kaçmıyor. İkinci çeyrekte şirketin çalışan başına kazancı 157,503 dolar olarak gerçekleşmişti.

Çalışan başına kazanç bakımından Facebook’a en çok yaklaşan şirket ise Microsoft. Yazılım devinin her çalışanı üçüncü çeyrekte şirkete 52,400 dolar kazandırmış bulunuyor.

Uber’in kurucusu imaj danışmanlığı firması ile anlaştı

0

Kısa süre öncesine kadar yılda 10 milyar dolarlık gelir beklentisi ile dünyanın en değerli şirketleri arasına girmek üzereyken birkaç ay içinde yaşadığı skandallarla sarsılan Uber, özellikle de kurucusu Travis Kalanick’in başını yedi.

Önce Trump’a verdiği destek nedeniyle topa tutulan Travis Kalanick, Trump tepkisi ile uygulamanın kullanıcı kaybetmeye başlamasıyla bu kez hissedarların hedefine girdi. Hemen ardından şirket içindeki cinsel taciz şikayetlerine duyarsız kaldığı için suçlanmaya başlayan Kalanick tüm bu skandallar üzerine görevinden el çektirildi.

Şimdi bir yandan şirkete yeni CEO arayan Kalanick’in bir yandan da bir zamanlar Steve Jobs’ın yaptığı gibi, şirketinin başına geri dönemeye hazırlandığını dile getirdiği de biliniyor. Ancak Kalanick bu hedefine ulaşmak için oturup beklemek yerine, aktif olarak harekete geçmişe benziyor.

Medya önündeki imajının çok zedelendiğinin farkında olan Kalanick, imajını düzeltmesi için bu konuda uzman bir halkla ilişkiler/danışmanlık şirketi ile anlaşma imzaladı.

Fazla tanınmayan ve butik projelerde çalıştığı bilinen Teneo isimli şirketi Kalanick’e kimin tavsiye ettiği bilinmiyor ancak önce ailesini kaybeden, ardından Uber şoförleri ile tartışırken asabileşen, gece kulüplerinden iki kadın ile beraber ayrıldığı fotoğraflanan, üstüne de Uber’deki cinsel taciz soruşturmalarında ağır darbe alan Kalanick’in tüm bu yorgun imajın altından sıyrılıp yeniden güçlü, karizmatik, şirketi üzerinde kontrol sahibi olan bir patron imajı yaratması gerekiyor.

Clinton’lar ile bağlantı

Ancak bu gelişmedeki ilginç detay, Trump’a desteği ile tanınan Kalanick’in tuttuğu imaj danışmanlığı şirketinin kurucusu… Şirketi kuran kişinin, Demokrat partiden başkan ve başkan adayı olan Clinton ailesi ile güçlü bağlantıları olduğu biliniyor ve dolayısıyla Kalanick’in Trump’a destek verdiği için cezalandırıldığını düşünerek yeniden demokratlara yaklaşma girişiminde bulunduğu tahmin ediliyor. Bakalım Kalanick yeniden medya manşetlerindeki karizmatik patron imajına geri kavuşabilecek mi?

Türkiye’de girişimcilik yeterince destekleniyor mu?

0

Türkiye’de girişimcilik ne durumda? Girişimcilere ne kadar destek veriliyor? Bulunduğumuz bölgeye göre, ülkemizde girişimciler için yapılan harcamalar yüksek mi?

Girişimcilik ekosisteminde son durum

Bu soruların yanıtını, StartupsWatch Kurucu Ortağı İhsan Elgin’den alıyoruz. Sektörde sürekli konuşulan rakamları ve çalışmaları araştıran ve bu konuda sektörün sözcüsü olan StartsupWatch’a göre 2016 yılında yaklaşık 134 adet erken seviye girişimine yatırım yapıldı.

Bu da girişimcilik ekosisteminin yükselişinin devam ettiğini gösteriyor. 2017 yılında bulunduğumuz coğrafyada İsrail’in ardından startup çalışmalarına en çok destek verilen 2. ülke olduk. Ülkemizde girişimcilere destek verildiğini belirtmek gerekiyor ancak çok büyük hacimli kurumların ve şirketlerinde de yatırımcı olarak, girişimlere destek vermesi, bu ekosistemin gelişmesini sağlayacaktır. 

ICO: Girişimciler için yeni yatırım aracı

İhsan Elgin tarafından da açıklanan verilere göre startup çalışmaları için yapılan yatırımlar, 2016 yılındaki stresli döneme rağmen 2015 yılına göre yükselmeye devam etti. 

Linkedin, Tinder modeli uygulama geliştiriyor

0

Çöpçatan uygulaması Tinder’in, evet ve hayır seçenekleri üzerine kurulu basit seçim mantığı mobil uygulama geliştiriciler arasında büyük popülerlik kazandı. Çok sayıda uygulama Tinder benzeri çalışma mantığı ile farklı görevler üstleniyorlar. Evcil hayvan bulmak, ayakkabı satın almak, yemek yiyecek restoran seçmek gibi sayısız işlem için Tinder’da olduğu gibi, evet ve hayır seçenekleri ile çalışan uygulamalar büyük ilgi görüyor.

Popüler kariyer sosyal ağı LinkedIn de bu trendin dışında kalamayacağını anlamış olacak ki, farklı konularda eğitmen arayan kullanıcıları için Tinder benzeri bir eğitmen seçim uygulaması geliştirdi.

Eğitim almak isteyenler, o konuda eğitim veren profesyonelleri seçmek için karşılarına gelen seçenekleri evet veya hayır diyerek belirleyebilecekler.

Microsoft geçen yıl 23 milyar dolar ödeyerek rekor fiyatlamayla satın aldığı LinkedIn’i şimdi daha fazla “sosyal ağ” görünümüne kavuşturmak için çalışıyor bu yeni eğitmen seçim uygulamasının önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak benzer “light” uygulamaların başlangıcı olduğu düşünülüyor.