Seyahat Deneyimini Kökten Değiştiren 7 Girişim
Yeni girişimlerin ilk aşamadaki en doğal ortamlarından biri, büyük çaplı üretim yerine kapsamlı altyapı yatırımı gerektirmeyen aracı hizmetlere yönelmek. Online seyahat planlama, rezervasyon ve konaklama sektörü de e-ticaretle bağlantılı olduğu için oldukça avantajlı.
Seyahat sektöründe Türkiye’de Momondo, Biletino ve Enuygun gibi girişimler öne çıkarken globalde kendini gösteren 7 girişimi aşağıda sizler için sıraladık.
1. HELLO SCOUT
Bu mobil uygulamayı kullanarak arkadaşlarınızı meşgul iş günlerinde seyahat tavsiyesi almak için rahatsız etmekten kurtuluyorsunuz.
Hello Scout mobil tavsiye hizmetinde ulaştığınız destek görevlisi gerçek bir seyahat uzmanı ve hem tatilde ne yapacağınız ve nereye gideceğiniz hakkında, hem de konaklama ve tur ücretleriyle ilgili değerli tavsiyeler veriyor. Sohbet ve tavsiye ücretsiz. Yer ayırtma içinse küçük bir bahşiş bırakıyorsunuz. Kişiselleştirilmiş çözümler ve katma değerli hizmetler seyahat sektöründe rekabet gücünü artırıyor.
İlgili yazı: Yeni girişimiyle konuşulan Sina Afra, DeFacto ailesine katıldı
2. GRAB
E-ticaret platformu Grab, American Airlines ile POS entegrasyonunda anlaştı ve yolcuların havalimanlarındaki restoranlar, perakendeciler ve diğer servis sağlayıcılardan online alışveriş etmesini sağlıyor.
Grab ile telefondan menülere bakıyor, yemek yerken uçağı kaçırmamak için kalkış saatini takip ediyor ve ön siparişlerinizi sıra beklemeden alıyorsunuz. Bu imkan rötarların etkili olduğu Türkiye’de büyük bir ihtiyaç. Özellikle de uçaklarda geçkin sandviçe 10 TL vermek istemeyenler için.
Türkiye’deki seyahat girişimlerinin, uçak biletleri gibi fiyat kırma barajına çarpan alanların yanı sıra, havalimanında beacon entegrasyonlu ve müşteri yolculuğu odaklı çözümlere de odaklandığı bu tür örnekleri sabırsızlıkla bekliyoruz.
3. TRIPIT
Tripit mobil uygulamasının işi araç kiralama ve otel rezervasyon e-posta iletilerini mobilde bulmak için dakikalarca vakit kaybetmenizi önlemek; çünkü seyahat için gereken uçak bileti PNR iletileri, konaklama bilgileri gibi tüm kritik detayları sizin için tek ekranda topluyor.
Üstelik yola çıkmadan önce bir de checklist derliyor ki kendinizi uçuşa hazırlanan pilot gibi hissederek aktif, dinamik ve heyecanlı olarak özgüvenle yola çıkın. Ayda 4,09 dolara gelen TripIt Pro ise reklamlardan kurtulmanın yanı sıra ücret iadesi bildirimlerini de toparlıyor.
İlgili yazı: Twitter Amplify Bireysel Video Yapımcılara Açılıyor
4. UNPACK
Türkçesi bavul açma veya hamallıktan kurtarma diyebileceğimiz bu pratik hizmet sık iş seyahati yapanları her seferinde çanta yapmaktan kurtarıyor.
unPack mobil uygulaması ihtiyacınız olan iç çamaşırı ve banyo malzemeleri gibi ağırlıkları sizin için varış oteline siparişle gönderiyor. Böylece Türkiye’deki erkekpaketi sitesinin gezici sürümü gibi hizmet alarak bavula her şeyi yüklemek zorunda kalmıyorsunuz.
5. BONAPPETOUR
Bu uygulama seyahatlerinde yöre lezzetlerini merak edenler için. İster Kenya’ya gidin ister New York Hoboken’a, BonAppetour size yöre yemekleri yapan restoranları gösteriyor. Öyle ki Barcelona’da makarna atölyesine katılabilir veya Nairobi’de mevsim seçkileriyle romantik bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.
İlgili yazı: Startupbootcamp İstanbul 2016 girişimleri belli oldu
6. ROOTSRATED
Bu mobil uygulama da çok okuyan değil, çok gezen bilir diyen modern Evliya Çelebiler için. Çantanızı sırtlayın ve doğada yürüyüşe çıkın, trekking yapın, dağa tırmanın, bisiklete binin ve doğal göletlerde yüzün. RootsRated dış mekan perakendecileri yöre rehberlerinden gelen gezi tavsiyelerini size ulaştırıyor.
Ayrıca balık tutma, tatlı suda kanoya binme, rafting, kayak gibi filtrelerle gittiğiniz ülkede ve şehirde arama yapabiliyorsunuz. Hatta trekking güzergahının köpekle gezmeye uygun olup olmadığını öğrenmeniz ve dostça koşuları maratonlardan ayırt etmeniz mümkün.
7. EATWITH
Yalnız dolaşanların yalnız yemek yemesi şart değil. Dünya çapında 150 şehirde 500 ev sahibiyle çalışan EatWith turistlerin gittikleri ülkenin vatandaşlarının evinde yemek yemesini sağlıyor. Bu anlamda turistleri evinizde ağırlamanızı sağlayan couchsurfing’in tersi gibi işliyor. Böylece siz de gerçek yabancı ev mutfağıyla tanışıyor ve paylaşım ekonomisine katkıda bulunuyorsunuz.
İşte kısa listemizin sonuna geldik ve sizlere seyahat girişimciliğinin dünyadaki en yenilikçi örneklerini sunduk. Techinside’da bu ve diğer alanlarda yenilikçi entegrasyon çözümleri sunan Türkiye’deki girişimcileri tanıtan haberlerimizi sürdüreceğiz.
Twitter Amplify Bireysel Video Yapımcılara Açılıyor
Twitter içerik pazarlamasını sosyal medyaya taşıyan video reklam programı Amplify’ı bireysel video yapımcılara açacağını duyurdu. Son olarak geçen sonbaharda çok sayıda yayıncıya açılan Amplify kişiselleştirilmiş pazarlamaya hız katacak şekilde bireysel yapımcıların da kullanımına sunuldu.
Twitter Amplify programına katılması onaylanan yapımcılar video yayınlamadan önce bir kutuyu işaretleyerek Twitter’da yayın öncesi reklam gösterebilecekler. Video geliri Twitter ile yapımcı arasında bölüştürülecek.
Bu da yapımcıların sadece belirli videolar veya tüm videoları için ön reklam yayınlamaya karar verebileceği anlamına geliyor. Yapımcıları kendine çekmek isteyen Twitter münhasırlık da talep etmiyor. Böylece Twitter’da yayınlanan video reklamları başka sosyal ağlarda veya sitelerde yayınlamak mümkün oluyor.
Twitter’dan Guy Snir konuyla ilgili açıklamasında “Yapımcı gelir programlarımız her ölçekten yapımcılara içerikten para kazanmanın farklı yollarını sunacak ve gelirlerini ölçeklemelerini sağlayacak” dedi.
İlgili yazı: Twitter satışa doğru mu gidiyor?
Twitter ve Niche işbirliği
Twitter bu bağlamda geçen yıl satın aldığı Niche’le birlikte yola devam edeceğini de duyurdu. Paydaşlarının gelir beklentilerini karşılamak için sosyal medya pazarlamasını ücretsiz içerik sosyal ağıyla birleştirmek isteyen Twitter, Niche ile birlikte çalışacak ve video reklamlardan da güç alan pazarlama kampanyaları için markaları sosyal medyadaki etkili kişilere bağlayacak.
Medya stüdyosu
Twitter aynı zamanda video yayınlamak ve görsel içerik geliştirmek için kullanıma sunduğu yeni Media Studio’yu duyurdu. Twitter Amplify kullanıcısı tüm yapımcılara hizmet veren Media Studio bütün videolar, gif dosyaları ve görselleri içeren birleşik medya kitaplığı özelliğini sunuyor. Aynı zamanda tweet zamanlama ve takım yönetimi için yazılım araçları sağlıyor.
Twitter’ın yeni atağı Twitter Anlar özelliğini destekleyerek native reklamların ve Periscope canlı yayınlarının videolarının tekrar çevrime sokulabileceği yepyeni bir tanıtım taktiğine imkan sağlıyor. Aynı zamanda teknoloji odaklı şirketlerin ve diğer markaların çok kanallı pazarlama stratejilerinde online ve offline etkinlikleri birleştirmesini kolaylaştırıyor.
İlgili yazı: Pokemon Go Twitter’ı geçmek üzere
CBS ve Bloomberg ortaklığı
Twitter Amplify video reklam duyurusunun zamanlaması da ilginç. Twitter yeni duyurusunu CBS News, Bloomberg ve Major League Basketball ile yaptığı anlaşmalarının hemen sonrasına denk getirdi. Twitter’ın mikro blog potansiyelini video reklamlarla birleştirmesi ve sistemin birlikte çalışması için düşündüğü Niche gibi diğer açılımlardan da söz etmesi yayıncıları heyecanlandırıyor.
Birleşik Ödeme, Turkcell Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile partner oldu
Akıllı ödeme teknolojilerinde yenilikçi çözümler sunmaya devam eden Birleşik Ödeme, Turkcell’in ödeme çözümleri alanında faaliyet gösteren şirketi Turkcell Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile mobil ödeme sözleşmesi imzaladı. Müşterilerine ve iş ortaklarına pratik ve hayatı kolaylaştıran teknolojiler sunmayı hedefleyen ve kaliteli hizmetten ödün vermeyen Birleşik Ödeme, Turkcell Ödeme Hizmetleri ile imzalamış olduğu sözleşme ile mobil ödeme kanalında da aktif rol oynuyor.
Turkcell Ödeme Hizmetleri’nin sunduğu Paycell mobil ödeme altyapısı ile birlikte sadece cep telefonu numarası ile kredi kartı veya nakit ihtiyacı olmadan kolaylıkla ödeme yapılabiliyor. Hızlı, kolay ve güvenilir bir ödeme biçimi olması ile mobil ödeme, benzersiz bir alışveriş deneyimi sunuyor.
Ödeme sistemlerindeki teknolojik gelişmeler ile beraber mobil ödemenin kullanıcı deneyimi açısından son derece önemli olduğunun altını çizen Birleşik Ödeme Ürün ve İş Geliştirme Direktörü Kutay Yalınkılınç: “Turkcell Ödeme Hizmetleri ile imzalamış olduğumuz mobil ödeme sözleşmesi sayesinde ödeme kanallarımıza bir yenisi eklemiş bulunuyoruz. Kullanıcılar cep telefonları üzerinden en iyi müşteri deneyimi ile kolay, hızlı ve güvenli bir şekilde ödeme yapabiliyor. Günlük hayatta sıkça zaman ayırmak durumunda olduğumuz fatura ödeme, harç ödeme ve diğer tüm mikro ödemeleri mobil ödeme ile hızlıca yapabiliyoruz. Birleşik Ödeme olarak, hayatı kolaylaştıran çözümler sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyor olacağız, tüketicilerin hem alışveriş alışkanlıklarını değiştirecek hem de hayatlarını kolaylaştıracak ilklere imza atmaya devam edeceğiz.” dedi.
Telefona dokunmadan kaç saniye durabiliyoruz?
Diyelim ki bir dostunuz, iş arkadaşınız veya doctor randevusu için bekliyorsunuz. Sizce telefonunuza ne kadar süre sonra bakıyorsunuz? İki dakika? Üç dakika?
Dijital cihazlarla kurduğumuz arkadaşlıkları daha ayrıntılı incelemek için, bu deneyde katılımcılara 10 dakika sonra kendi fikirlerince ne kadar sürede ellerinin telefona gittiği soruldu. Çoğunun verdiği cevap iki veya üç dakika sonraydı. Halbuki süreler katılımcıların tahminlerinden çok daha kısaydı.
Kaspersky Lab adına Würzburg ve Nottingham-Trent Üniversiteleri tarafından yapılan deneyde katılımcılar bir bekleme odasında serbest bırakıldılar ve ellerinin telefonlarına gitmesi ortalama 44 saniyede gerçekleşti.
Erkekler bu sürenin yarısı kadar bile dayanamadı ve yalnızca ortalama 21 saniye bekleyebildi. Kadınlarsa ortalama 57 saniye sonra telefonlarını kontrol ettiler.
Çalışmanın bir başka sonucu ise telefonlarımızı daha fazla kullandığımızda daha çok stres altına giriyoruz olmamız.
Yine de ilginç bir şekilde, katılımcılara genel mutlulukları sorulduğunda telefonlarını çok veya az kullananlar arasında bir fark görülmedi. Yani akıllı telefon kullanımı sebebiyle oluşan stres genel mutluluk üzerinde önemli bir etkiye sahip değil.
10 dakikalık bekleme seansı boyunca katılımcılar telefonlarını ortalama olarak 5 dakika kullandı. Daha önce yapılan araştırmanın da gösterdiği gibi, mobil cihazları adeta beyinlerimizin bir uzantısı olarak gördüğümüzden onlara oldukça bağımlıyız.
İnternetten vergi ödeme rakamlarında son durum ne?
Ödeme sistemlerinin mobiliteye kayması ve bankaların sunmuş olduğu internetten ödeme hizmetlerinde güvenliğin üst seviyelere taşınması, kullanıcıları internetten alışverişe ve ödemeye yöneltti. BKM‘nin açıkladığı son verilere göre; internetten vergi ödeme işlemlerinde de artış söz konusu.
BKM, 2016 yılı Temmuz ayı verilerini açıkladı. Bu verilere göre kamu ve vergi ödemelerinin yarısı internetten yapıldı.
BKM (Bankalararası Kart Merkezi)’nin açıkladığı verilere göre; temmuz ayı sonunda Türkiye’de 57,8 milyon adet kredi kartı, 113,1 milyon adet banka kartı olmak üzere toplam 170,9 milyon adet kart kullanılıyor.
Temmuz ayında 48,5 milyar TL’lik kartlı ödeme gerçekleşti. Kartlı ödemeler geçen yılın aynı dönemine göre %5 arttı.
Banka kartları ve kredi kartları ile temmuz ayında toplam 48,5 milyar TL’lik ödeme yapıldı. Bu tutarın 44,1 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 4,4 milyar TL’sinde banka kartları kullanıldı.
Önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı banka kartı ile ödemelerde %31, kredi kartı ile ödemelerde ise %2 oldu.
Motorlu Taşıtlar Vergisi internetten taksitle ödendi
Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin (MTV) ikinci taksitlerinin ödendiği temmuz ayında, bu ödemeleri kapsayan “Kamu-Vergi Ödemeleri” sektöründe kredi kartlarıyla 2,1 milyar TL’lik ödeme yapıldı. 2,1 milyar TL’lik bu tutar; kamu ve vergi ödemelerinin kredi kartları ile yapılan ödemelerinin %5’ini oluşturduğunu, dolayısıyla kullanıcıların kredi kartlarını bütçelerini etkin yönetebilmek için vergi gibi zorunlu ödemelerde kullandığı bir ödeme aracı olarak konumlandırdığını gösteriyor.
Vergi ödemelerinin yarısı internetten yapıldı
İnternetten yapılan kartlı ödemeler incelendiğinde ise kamu ve vergi ödemelerinin %53’ünün internetten yapıldığı görülüyor. 1,1 milyar TL’lik ödeme tutarı ile “Kamu-Vergi Ödemeleri” sektörü, temmuz ayında internetten en fazla ödeme yapılan sektör oldu.
Kredi kartı ile yapılan vergi ödemelerinin %54’ünde taksit tercih edildi
Kredi kartları ile yapılan kamu ve vergi ödemelerinde ortalama tutar 409 TL olurken 2,1 milyar TL’lik ödemenin %54’ünde yani 1,1 milyar TL’lik bölümünde kart sahipleri taksit avantajından faydalandı.
Cvlogin ile bir ayda 20.000 CV hazırlandı!
Online CV hazırlama aracı cvlogin, iş arayanları CV hazırlamanın en kolay ve en pratik yolu ile tanıştırıyor. Cvlogin.com ile şık ve profesyonel CV’ler, internetten ücretsiz olarak sadece birkaç dakikada oluşturulup, PDF formatında indirilebiliyor veya CV’ye özel bir link ile şifreli veya açık olarak paylaşılabiliyor.
Hatta üşengeçler için Facebook veya Linkedin profillerinden CV için uygun bilgilerin otomatik aktarımı da var. Sadece 4 haftadır yayında olan sitede Türkiye’den ve dünyadan 20.000’den fazla İngilizce ve Türkçe CV oluşturuldu!
En doğru CV’yi hazırlamak sadece 5 dakika
Sadece birkaç dakikada internet üzerinden nitelikli, şık ve profesyonel iş hayatına uygun şekilde CV hazırlamak cvlogin ile artık mümkün. CV hazırlarken yaşanan ve farklı programların kullanımından kaynaklı format uyumsuzlukları, uygun bir CV şablonu arama derdi, bilgi ve tecrübelerin hangi başlıklar altında toplanacağı gibi sorunlar cvlogin ile tarih oluyor.
Geniş CV örneği seçeneklerinden istediğinizi seçip, yerleşimleri istediğiniz gibi düzenleyip, kutuları doldurarak iş başvurunuz için en mükemmel CV’leri kolayca hazırlayabiliyorsunuz.
CV yazmaya son: Sosyal medyadan tek tıkla aktarım
Boşlukları doldurarak CV hazırlamaya dahi üşeniyorsanız, cvlogin ile bilgilerinizi yazmakla dahi uğraşmanıza gerek kalmıyor, isterseniz Facebook ve Linkedin hesaplarınızdan CV’niz için gereken bilgileri tek tıkla otomatik olarak aktarabiliyorsunuz. Word ve PDF formatındaki CV’lerin de cvlogin’e aktarılabilmesi için de çalışmalar yapılıyor.
CV’nizi ister PDF olarak indirin, ister özel link ile paylaşın
cvlogin ile hazırlanan CV’yi dilediğiniz gibi paylaşabiliyorsunuz. cvlogin ile hazırlanan CV’ler, iş başvurularında özel veya herkese açık link olarak paylaşılabildikleri gibi, PDF formatında indirilerek de kullanılabiliyor. CV’nizi daha sonra düzenlemek isterseniz de kaydetmeniz yeterli oluyor.
- Cvlogin tamamen ücretsiz
- CV yazmanın bilinen tüm sıkıntılarına pratik bir çözüm
- Şık ve profesyonel CV tasarım şablonları
- CV için gerekli bilgilerin sosyal medya hesaplarından aktarım zaman kazandırıyor
- Cvlogin ile hazırlanan CV’ler PDF olarak indirilebiliyor veya link ile paylaşılabiliyor
- Cvlogin ile CV hazırlamak hem pratik, hem çok kolay
Intel Los Angeles’ta sanal gerçeklik laboratuvarı açıyor
Intel, dün duyurduğu sanal gerçeklik gözlüğü Project Alloy ile birlikte sanal gerçeklik teknolojisine hızlı bir giriş yapıyor.
ABD’li işlemci devinin sanal gerçeklik konusundaki tek çalışması Alloy gözlükleri olmayacak. Şirketin CEO’su Brian Krzanich’ın açıklamalarına göre işlemci devi, Los Angeles’ta tamamen sanal gerçeklik teknolojisine ve uygulamalarına adanmış özel bir laboratuvar açacak. Intel Tech Experience Labs ismini alacak olan laboratuvarda, eğitim, spor ve eğlence amaçlı uygulamalar üretilecek.
Sporcu eğitmek için Alloy
Şirket yeni laboratuvar hakkında henüz detaylı bilgi vermiş değil ancak bu merkezde geliştirilecek uygulamalar ve donanımlarla, sanal gerçeklik teknolojisinin farklı alanlarda kullanımı mümkün olacak. Örneğin, tenis eğitimi için artık dev bir kortu kiralamak zorunda olmadan, bir raket ve Alloy gözlükleriyle, evde tenis antrenmanı yapmak mümkün olacak. Tech Experience Labs’ın bu tür uygulamalar geliştirerek Alloy gözlüklerine çok geniş bir kullanım alanı yaratacağı düşünülüyor.NASA Mars için 1 milyon dolarlık robot yarışması açtı
NASA, Mars’a göndermeyi planladığı astronot robotun geliştirilmesine yardımcı olacak projeleri değerlendirmek için 1 milyon dolarlık yarışmaya kayıtların başladığını duyurdu.
Robonaut 5 olarak da bilinen Valkyrie isimli humanoid robot, uzay ajansının derin uzay görevleri için geliştirdiği bir robot. Astronotların gitmesi gereken uzak bölgelere önceden giderek bölgeyi hazırlaması ve insanların gelmesi için her şeyin güvenli olduğuna emin olması için geliştirilen robot insan kullanımı için tasarlanmış arayüzleri kullanabildiği için derin uzaydaki güvenlik testlerinde çok yararlı olacağı düşünülüyor.
Simülasyonlarda yapılan testlere göre robotun Mars’taki sert kum fırtınalarına da dayanma kapasitesi bulunuyor. Simülasyonlardaki senaryolara göre robotun Mars dünya ile iletişim kuracak donanımı kurması, yaşam alanlarındaki oksijen kaçaklarını bulması ve bozuk elektronik donanımları tamir etmesi gerekiyor.
Robota bu görevleri başarıyla yaptırabilecek en kullanışlı yazılımları geliştirebilen ekibe 1 milyon dolar ödül verilecek. Yarışmaya şimdiden MIT ve Northeastern Üniversitesi katıldılar. NASA iki ekibe de üzerinde çalışabilmeleri için birer Valkyrie robotu gönderdi.
Her zaman olduğu gibi pahalı uzay robotları, uzaydaki görevlerini başarıyla yerine getirdikten sonra bu teknolojilerin gündelik hayata da inmesi ve evlerde kullanıma girmesi kaçınılmaz görünüyor.
İş Adamlarına Özel Uçak: Pilatus PC-12
AMAC Aerospace Turkey’in satış ve bakım haklarını üstlendiği Pilatus PC-12 uçakları çok amaçlı kullanılabilirliği ve operasyonel esnekliği açısından avantaj sağlıyor.
Pilatus PC-12, kargo, hava taksi, VIP, ambulans, arama ve gözetleme gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor.
Patron uçağı Pilatus PC-12
Özellikle iş adamların tercihleri arasında yer alan Pilatus PC-12, çim ve toprak zemine iniş yapabilme özelliğine sahip. 4, 6 veya 8 kişilik konfigürasyonları olan Pilatus PC-12, yüksek performansının yanı sıra düşük uçuş maliyetiyle de tercih sebebi oluyor.
Pilatus PC-12 özellikleri
PC-12 uçaklar maksimum 9 kişi veya 1.209 kg yük taşıyor. Bin 200 beygir gücüne sahip olan Pilatus PC-12 uçaklar, her yere güvenli ve hızlı bir ulaşım sağlıyor.
Farklı alanlarda farklı konfigürasyonlarla kullanılabilen Pilatus PC-12 uçakları, 9 bin 144 metreye kadar havalanabiliyor. Uçağın kalkış yapması için ise 800 metre mesafe yetiyor.
VIP konfigürasyonlu bir PC-12’nin temel performans parametreleri:
Kalkış Mesafesi: 808 m
İniş Mesafesi: 558 m
Maksimum Tırmanma Hızı: 585 m/dk
Maksimum Seyir Hızı: 519 km/sa.
Maksimum Menzil: 2915 km
Maksimum Uçuş Yüksekliği: 9144 m
Pilatus PC-12 özellikleri
PC-12 uçaklar maksimum 9 kişi veya 1.209 kg yük taşıyor. Bin 200 beygir gücüne sahip olan Pilatus PC-12 uçaklar, her yere güvenli ve hızlı bir ulaşım sağlıyor.
Farklı alanlarda farklı konfigürasyonlarla kullanılabilen Pilatus PC-12 uçakları, 9 bin 144 metreye kadar havalanabiliyor. Uçağın kalkış yapması için ise 800 metre mesafe yetiyor.
VIP konfigürasyonlu bir PC-12’nin temel performans parametreleri:
Kalkış Mesafesi: 808 m
İniş Mesafesi: 558 m
Maksimum Tırmanma Hızı: 585 m/dk
Maksimum Seyir Hızı: 519 km/sa.
Maksimum Menzil: 2915 km
Maksimum Uçuş Yüksekliği: 9144 m Seyahat edenlerin banka hesapları risk altında
Güvenlik çözümleri üreticisi Kaspersky’ın son araştırmasına göre, tatil için veya iş amacıyla seyahat edenler, çevrimiçi finansal saldırılara daha fazla maruz kalıyor.
Araştırmaya göre seyahat eden Türklerin %43’ü yurtdışında karşılaşabilecekleri en büyük üç tehditten biri olarak para kaybetmeyi görüyor. Kredi kart bilgilerinin çalınması da Türk kullanıcıların %35’i tarafından ilk üç büyük tehditten biri olarak görülüyor. Bu kaygılar sağlam bir zemine dayanıyor. Araştırma, aynı zamanda seyahat ederken para kaybedilmesi konusunda gerçek bir tehlike olduğunun altını çiziyor: Ankete katılan Türklerden %36’sı başlarından böyle bir kaybın geçtiğini ve %8’i de yabancı bir ülkedeyken kredi kartlarında siber suç kaynaklı sorun yaşadıklarını dile getiriyor.
Buna ragmen oranlar, konu cihazlara virus bulaşması veya çevrimiçi dolandırıcılığa geldiğinde azalıyor. Türklerin %19’u cihazlarına virus bulaşmasını, %25’i de çevrimiçi dolandırıcılığı yurtdışında seyahat ederkenki en büyük üç endişelerinden biri olarak gösteriyor.
Güvenliğe dikkat edilmiyor
Seyahat edenlerin siber suçlara maruz kalması sürpriz bir gelişme değil. Yolculuğa çıkan Türklerin %66’sı yurtdışındayken potansiyel olarak riskli ve siber suçlular tarafından belirlenip kullanılmaya müsait olan herkese açık kablosuz ağlara bağlanıyor. %61’i çevrimiçi banka işlemleri gerçekleştiriyor ve %58’i internette alışveriş yapıyor. Buralarda gereken uygun güvenlik çözümleri olmadığında bu davranış biçimi kullanıcıları gereksiz bir şekilde tehlikeye maruz bırakıyor ancak kullanıcıların yalnızca yarısı herkese açık kablosuz ağa bağlanırken güvenli bağlantı (VPN) kullanıyor. %9’u ise güvenlik için hiçbir şey yapmadığını dile getiriyor.Cisco 14 bin kişiyi işten çıkaracak
Network sistemleri üreten Cisco’dan sızan bilgiler şirketin 14 bin kişiyi işten çıkarmaya hazırlandığını ortaya koydu.
Toplam iş gücünün %20’sine denk gelen 14 bin kişiyi tüm dünyadaki merkezlerinden çıkaracak olan Kaliforniya merkezli şirketin bu işlemleri önümüzdeki birkaç hafta içinde başlatması bekleniyor. İşten çıkarmaların şirketin dönüşüm politikasıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor. Network donanımları üreten şirket donanım odaklı yapıdan, yazılım servisleri odaklı bir şirkete dönüşmek istiyor.
Konu hakkında henüz bir açıklama yapmayan Cisco, işten çıkarma haberlerini yalanlamış da değil.
Ford 5 yıl içinde otonom araç üretecek
ABD’li otomobil üreticisi Ford, kendi otonom otomobillerini 2021 yılında yollara çıkarmayı planlıyor. Üstelik bu araçlar, Uber benzeri özel bir araç paylaşım servisi ile gelecek. Yani, aracı satın alanlar kullanmadıkları zamanlarda aracın kendi kendine gidip müşteri taşımasını ve para kazanmasını sağlayabilecek. Aracı satın alamayanlar ise uygulamayı kullanarak evinin önüne kadar otonom otomobil çağırıp dilediği yere yine otonom olarak gidebilecek. Bu senaryo aynı zamanda, otonom otomobil üretemeyen otomobil markaları için bir kabus, zira insanların otomobil sahibi olma isteği hızla azalacak ve otomobil ihtiyaçlarını otonom araç kiralayarak giderecekler.
Ford’un CEO’su, 2021’den sonra da sürücü gerektiren otomobilleri satmaya devam edeceklerinin altını çizerken Ford’un artık bir otomobil şirketi değil, “ulaştırma” şirketi olacağını da vurguladı.
Ford bu hedefine ulaşmak için tam otonom sürüş teknolojilerini geliştirmek için çabasını yoğunlaştıracak. Firma, sürüş yardım sistemlerine daha fazla yatırım yapmayıp tüm kaynaklarını tam otonom teknolojilere yatıracak. Ayrıca otonom sürüş teknolojisini test edecek araç filosundaki otomobil sayısını 2016’nın sonuna kadar 30’a çıkaracak. Ayrıca Silikon Vadisi’nde otonom teknolojiler üzerinde çalışan araştırmacılarının sayısını da 130’dan 260’a çıkaracak.
Intel’den VR sürprizi: Project Alloy
Intel sanal gerçeklik pazarına iddialı bir ürünle giriş yaptı ve rakiplerin ürünlerinden bir adım daha ileri giden, tam bağımsız bir sanal gerçeklik gözlüğü duyurdu. Project Alloy ismi verilen sanal gerçeklik gözlüğü çalışmak için telefona veya PC’ye bağlanmayı gerektirmiyor.
Tamamen kablosuz olarak çalışabilen sanal gerçeklik gözlüğünün kendi işlemcisi ve pili bulunuyor. İçinde bulunduğu odayı da 3D olarak analiz edebilen gözlük aynı zamanda kullanıcının elini ve parmak hareketlerini de yine üzerindeki derinlik sensörleri vasıtasıyla tanıyor. Böylece örneğin, kullanıcı tetik çekme hareketi yaptığında, sanal gerçeklik dünyasında elinde tuttuğu silahın tetiğini çekebiliyor.
Cihaz Intel’in birleştirilmiş gerçeklik teknolojisini kullanıyor. Intel, birleştirilmiş gerçeklik ile hem arttırılmış gerçeklik hem de sanal gerçekliği bir arada kullanıyor. Ürünün ilginç yanı Microsoft’un Hololens’inin üzerine kurulduğu Windows Holographic sistemini kullanıyor olması.
Intel’in planlarına göre, Project Alloy, açık kaynak sistemli bir donanım olacak ve dileyen üretici Alloy’u alıp, kendi modifikasyonları ile Windows Holographic platformu üzerinde kendi sanal gerçeklik gözlüğünü geliştirebilecek. Böylece Android telefonlarında olduğu gibi, farklı üreticilerin değişik özelliklere sahip gözlüklerini piyasada görebileceğiz.
Pizzacıyı hackledi, CIA peşine düştü!
ABD bugünlerde çok ilginç bir hacking davasını tartışıyor. Bir Rus hacker’ın, 2014’te pizza dükkanlarını hedef alan hacking saldırısı sonrasında CIA tarafından film gibi bir operasyonla tutuklanması ve mahkemeye çıkarılması, Megaupload’ın kurucusunun tutuklanması kadar ilginç ve sıradışı bulunuyor.
2011 yılında ABD’deki çok sayıda irili ufaklı Pizza restoranının sunucularını hack’leyerek müşteriler adına kayıtlı kredi kartlarından 175 milyon dolar çalan hacker çetesinin başında Roman Seleznev ismli Rus hacker’ın olduğu tespit edilmişti. Ancak FBI’ın söz konusu hacker’ı yakalaması kolay görünmüyordu çünkü Seleznev bir Rus milletvekilinin oğluydu ve sıkı korunuyordu.
ABD’de savcılığın azılı bir suç örgütünün lideri ve Master Hacker olarak tanımladığı Sleznev’i yakalamak için bu kez devreye CIA girdi ve sıkı bir hazırlık aşamasından sonra ABD’ye ayak basmaktan özellikle kaçınan Sleznev’i Maldivler’deki bir hava limanına yapılan operasyonla tam anlamıyla “paketleyerek” ABD’ye kaçırdılar.
2014’de tutuklanan Sleznev o günden beri yasadışı olarak kaçırıldığı ve tutuklamanın hükümsüz olduğu yönünde itirazlarla mahkemeye başvuruyor ama sonuç alamıyor. Rusya da olay karşısına sessiz kalmıyor. Rusya Dış işleri bakanı Lavrov, Sleznev’in tutuklanma biçimini insan kaçırma olarak kabul ettiklerini ve ABD’yi bu konuda uyardıklarının altını çiziyor. Ama hiçbir girişim Sleznev’in hapisten salınmasını sağlamıyor. Ruslar, milletvekilinin oğlunun ABD tarafından esir ya da rehin alınmış olduğunu, hacking olayının ise bir kılıf olduğunu düşünüyorlar.
Dava uzadıkça uzuyor
Bu sırada Selznev’in davası da görüşülmeye başlandı ve son duruşmada Mad Pizza, ZPizza, Village Pizza ve Casa Mia gibi pizza restoranlarının sahiplerini tanık olarak dinledi. İlginç bir ifadede pizza dükkanı sahiplerinden biri, 2011’deki saldırı sonrasında dükkanın bilişim sistemini yeni baştan düzenlemek ve yeni donanımlarla, güvenlik uygulamaları satın almak için 10 bin dolar ödemek zorunda kaldığının altıı çizdi. Sleznev’in avukatı ise hack olayının müvekkilinin yaptığına dair kanıt olmadığını ve davanın ABD’nin bir komplosu olduğunu ileri sürerek Selznev’in serbest bırakılmasını istiyor. Fakat bu örnek gösteriyor ki, ABD kendince şüpheli bulduğu herkesi dünyanın her yerinden CIA vasıtasıyla kaçırabiliyor.Olimpiyat Oyunları hacker’ların hedefinde
2016 Rio Olimpiyatları büyük kitlelerin ilgisini çekiyor, hackerlar da bu ilgiye dahil oluyorlar. Siber saldırganlar klasik ama şimdilik işe yarayan hilebaz planlar sayesinde bu etkinlikte bulunan ve dijital olarak etkin olan milyonlarca kullanıcının hem keyifli zamanlarını hem de mali durumlarını mahvediyor. Bitdefender ise hackerların tuzak yöntemlerini ve buna karşı alınabilecek önlemleri sıraladı.
Olimpiyat Temalı Facebook Sayfaları
Güvenlik araştırmalarına göre, potansiyel kötü amaçlı yazılıma sahip içerikler sosyal medya ağlarında 1300’den fazla dolandırıcı hesap ile %60’lık bir artış gösterdi. Hackerlar, bu hesaplar yoluyla kullanıcılara sahte biletler satarak ya da yasa dışı etkinlik akışları sunarak kimlik bilgilerini çalmaya çalışıyor.Sahte Wi-Fi Erişim Noktaları
Brezilya ve çevresinde bir çok şüpheli Wi-Fi ağına rastlandı. Barlarda, kahve dükkanlarında ve hatta Rio Galeao Havaalanı’nda. Haberlere göre, olimpiyatların uluslararası merkezi, kullanıcıların trafiklerini ve hassas verilerini açığa çıkaran, SSL şifrelerini çözebilen Wi-Fi ağlarına ev sahipliği yapıyor.Dolandırıcı Mobil Uygulamalar
Hackerlar mobil uygulamaları kontrol edebilen ve kullanıcıların bilgilerini çalan kötü amaçlı yazılımlar içeren uygulamalar bile oluşturdu. Araştırmacıların uyarılana göre olimpiyat içeriklerine sahip riskli ve kötü amaçlı 4000’den fazla Android uygulamasına ve 500’den fazla IOS uygulamasına rastlandı. Buna benzer bir uygulama, oyunlardaki yenilikleri güncelleyeceğini sunarken aslında gerçekte insanların sosyal aktivitelerini gizlice gözetliyor, diğer bağlantı içindeki aygıtların bilgilerini okuyor ve onları üçüncü şahıslara yolluyor.Çökmüş Web Siteler
Ünlü olimpiyatçılar da hedefte. Michael Phelps’in sitesi Rio de Janeiro’da 4×100 metrede rekor kırarak 19. kez altın madalya kazandıktan sadece saatler sonrasında hackerlar tarafından ele geçirildi. Bu DDoS atağını üstlenen Yeni Dünya hackerlar grubu böylece ünlülerin sitelerinin nasıl bir güvenlik zafiyeti içinde olduğunu göstermek istediklerini açıkladı.Klonlanan Kredi Kartları
Geçtiğimiz hafta Kuzey Carolina gazetesi için çalışan bir muhabir, Brezilya’daki bir hediye dükkanından alışveriş yaptıktan hemen sonra kredi kartı bilgilerinin çalındığını belirtti. İki McClatchy muhabiri de kartlarının iniş yapmalarından kısa bir süre sonra hacklenip klonlandığını bildirdiler. Rio’da çalışan İngiliz belgesel film yapımcısı Leila Lak, kartının birkaç kez hacklendiğini söyledi. Bir telefon röportajında konuşan Lak: “Benim kartım birkaç kez klonlandı ve Londra’daki bankam bunun Brezilya’da sık olduğunu ve bunu beklediklerini söyledi.” diyerek konuşmasına bundan üç hafta önce de kartının hacklendiğini ekledi. Brezilya Dış İşleri Bakanlığı Diplomatik Güvenlik Bürosu internet sitelerinde de hacklenmenin ülkelerinde ciddi bir sorun olduğu konusunda uyarıda bulundu. Bölümün Yurtdışı Güvenlik Danışma Konseyi, Brezilya’nın dünya çapında en yüksek siber suç ortalamasına sahip olduğunu bildirdi: “Brezilyalı siber suçlular yeni yasalar ve resmi online kötü amaçlı yazılımları durdurma çabalarına rağmen yüzsüz bir şekilde büyüyor ve milyarlarca dolar çalıyorlar. Rio’daki restoranlarda, barlarda ve halka açık alanlarda kredi kartı klonlama cihazları ve radyo frekansı durdurma kullanımı çok yaygın.”Google Duo kullanıma açıldı
Google’ın Skype’a rakip olarak konumlandırdığı video görüşme uygulaması Duo, bugün kullanıma açıldı. iOS ve Android versiyonları yayına giren Duo ile kullanıcılar, Google hesapları ve Google altyapısı üzerinden hızlı ve pratik şekilde video görüşme yapabilecekler.
Mobil deneyimi basitleştirmek üzerine odaklanmış bir uygulama olan Duo aynı anda sadece iki kişinin görüşmesine imkan veriyor. Yani çoklu video konferans mümkün değil. Aynı zamanda uygulamada “arayüz” adına da fazla bir seçenek bulunmuyor. Çok basit, çok hızlı, çok pratik şekilde çalışması hedeflenmiş olan Duo ile aramak istediğiniz kontak kişinin üzerine basıyor ve görüşmeyi başlatabiliyorsunuz.
Her telefonda çalışacak
Uygulamanın çalışmak için yüksek seviye telefonlar, yüksek RAM miktarı gibi detaylar istememesi de önemli bir özelliği. Google, yeni uygulaması sayesinde, video görüşmelerini iletişimin standardı haline dönüştürmeyi planlıyor ve umuyor. Duo’nun bir özelliği de her türlü network üzerinde çalışabilmesi. 4,5G ve 3G ağlarda HD kalitesinde görüntü aktarabilen uygulamanın 2G ağlarda ise çok düşük çözünürlükle bile olsa sorunsuz çalışabilmesi dikkat çekiyor.Snapchat 100 milyon dolara yeni şirket satın alıyor
Snapchat henüz yeni bir şirket sayılır ama şimdiden küçük startup’ları satın almaya başladı. Bu da uygulamanın ne kadar hızlı büyüdüğünü gösteriyor.
Snapchat’in patronu Evan Spiegel şimdi, Vurb isminde bir uygulamayı satın almak üzere. 100 milyon dolarlık anlaşma gerçekleşirse, araştırma ve keşif odaklı uygulama Vurb, Facebook’a karşı Snapchat’in saflarına katılmış olacak.
Vurb’un çalışma mantığı biraz değişik. İnternetteki farklı servisleri araştıran ve bunlarla bağlantı kuran Vurb, böylece arama yapan kişinin tüm ihtiyaçlarına tek seferde cevap veriyor. Örneğin, şehirde suşi yemek için güzel bir restoran arayan kişi Vurb’a bunu yazdığında bölgedeki suşi restoranlarını Yelp’ten bulup çıkarta uygulama aynı zamanda Uber’den bu restorana gitmek için bir link de veriyor, böylece kullanıcı ayrıca Uber’e girip araç çağırmak için ekstra uğraş vermiyor. Üstelik, hava durumu servisine bağlanan Vurb, gün içinde bölgedeki hava durumu hakkında da bilgi veriyor. Böylece evden çıkarken nasıl giyinmeniz gerektiğini de görebiliyorsunuz.
Spiegel’in bu uygulamayla ne yapacağı şimdilik net değil ama uygulamayı kendi sosyal medya servisine kattığında kullanıcıların birbirine fotoğraf ve videolar göndermenin yanında, artık rahatça arama yapabilecekleri de anlaşılıyor.
Intagram’dan şirketlere ulaşma dönemi başlıyor
Instagram yeni yayına alacağı özelliği ile artık kullanıcıların hizmet aldıkları şirketlere ulaşımı çok daha kolay olacak. Fotoğraf paylaşım uygulamasının planına göre, şirketlerin Instagram hesabındaki profil resimlerine tıklayanlar, şirkete e-posta atabilecek veya doğrudan mesaj gönderebilecek. Böylece şirketlerin web sayfasında iletişim butonunu aramaktan kurtulacaklar. Ayrıca şirketin sosyal medya yöneticileri bu mesajları kolayca görüp cevap verebilecekler.
Böylece müşteriler, iletişim kurmak istedikleri şirketlere daha kolay ulaşmış olacak. Yerel bir restoranda akşam yemeği yemek isteyen Instagram kullanıcısı, restoranın kaça kadar açık olduğunu öğrenebilecek, yerel mağazadan alışveriş yaparken kredi kartını mağazada unutan bir diğer müşteri mağazaya hızla ulaşıp kartının durumunu sorabilecek.
Hatta bazı küçük marketlerin, restoranların, büfelerin Instagram üzerindeki bu iletişim kanalından, tanıdıkları müşterilere paket servisi yapabilmeleri mümkün olacak. Dolayısıyla Instagram kısa sürede özellikle küçük ölçekli işletmeler için müşteriyle iletişimin merkezi haline gelebilir.
Ayşegül İldeniz Intel’den ayrıldı
Dünyada Türkiye’yi başarıyla temsil eden ve Türkiye’nin yetiştirdiği en başarılı kadın yöneticiler arasında yer alan Ayşegül İldeniz, Intel’de başarıyla sürdürdüğü Yeni Teknolojiler Bölümü Dünya Başkan Yardımcısı görevinden ayrılarak kariyerine Silver Spring Networks’de COO olarak devam etme kararı aldı. 25 milyon kullanıcısı ile Amerikan pazarının yarısını elinde bulunduran Silver Spring Networks, aralarında Şikago, Paris, Kopenhag, Singapur gibi dünyanın önde gelen metropellerinin de bulundugu şehirleri sunduğu farklı çözümlerle akıllı şehir statüsüne dönüştüren şirket olarak biliniyor.
Silver Spring Networks’den yapılan açıklamada Ayşegül İldeniz’in Global Operasyonlar Başkanı (COO) rolüne atanmasıyla Silver Spring’in akıllı şehir pazarlarındaki yeni hedefinin lider konumunu farklı coğrafyalara doğru genişletmek ve büyümesini hızlandırmak olduğu duyuruldu. Silver Spring’deki yönetim kademesinde CEO’dan sonra ikinci kişi olarak görev yapacak olan İldeniz şirketin Küresel Satış, Pazarlama ve Ürün Yönetimi departmanlarından sorumlu olacak.









