iPhone için MS Office uygulamalarına parmak güncellemesi!
Microsoft’un popüler MS Office uygulamalarının iOS versiyonlarında küçük farklılıklar bulunuyordu. iPad kullanıcıları Office uygulamalarını çalıştırırken stylus veya parmakla çizimler yapabiliyor, satıları tarayabiliyor, notlar alabiliyorlardı. Ancak iPhone kullanıcıları için bu özellik geçerli değildi.
Microsoft şimdi iPhone uygulamasına da çizim yeteneği kazandırdı. iPhone üzerinde Word, Excel ve Power Point çalıştıranlar artık parmakları ile çizim yapabilecekler, satırları tarayabilecekler, el yazısıyla not alabilecekler. Seçtikelri metinleri veya sayıları silmek ya da düzeltmek mümkün olacak.
Bu özellikler uygulamanın Windows Mobile ve iPad versiyonlarında bulunuyordu. Özellikle iPad Pro’nun stylus’u ile bu özellik sayesinde, Excel gibi mobil cihazlarda kullanımı zor bir uygulama büyük esneklik kazanmıştı. Şimdi iPhone kullanan profesyoneller de artık cep telefonları üzerinden ofis dosyaları üzerinde rahatça düzenlemeler yapabilecekler. Yeni güncelleme AppStore’da yayına girdi.
İnternetteki nefret suçu için özel polis ekibi
İngiltere, internette ırkçı ve nefret söylemleri yayanları tespit etmek için özel bir polis birimi oluşturdu. Aynı cinayet masası, hırsızlık masası, mali suçlar masası gibi, nefret suçu için de özel bir masa çalışmaya başladı.
Beş kişiden oluşan ekip iki yıl boyunca pilot uygulamalar yaptı. Birimin polis departmanına iki yıllık maliyeti ise 2 milyon dolar oldu.
Sosyal medya servisleri gözetim altında
Yeni ekibin görevi, Facebook ve Twitter da dahil olmak üzere internetteki nefret söylemlerini tespit etmek ve bunları oluşturanları ve yayanları yakalayıp yargı önüne çıkarmak. Yani artık eskiden olduğu gibi internette gerçek kimlikle veya sahte bir kimlikle, ırkçı söylemler dile getirip, insanları hedef göstermek kolay bir iş olmayacak. Uygulamanın yakında diğer AB ülkelerinin polis departmanlarına da yayılması bekleniyor.Microsoft elektronik dövme geliştirdi
Microsoft, ABD’nin en önemli bilimsel kurumlarından MIT, insan bedenine geçici dövme şeklinde işlenebilen ve çevredeki cihazlarla kablosuz olarak iletişim kurabilen yeni bir teknoloji geliştirdi.
DuoSkin ismi verilen yeni teknoloji sayesinde dövme yaptıran kişi, elektronik cihazları dövmeye dokunarak kontrol edebiliyor. Ancak teknoloji henüz çok yeni ve geliştirilmeye ihtiyacı var. Medyaya bir tanıtım hazırlayan bilim insanları, dövme üzerinden ekrandaki imleci kontrol edebildiklerini gösterdiler.
Uygulama, IoT cihazlarının ve televizyon, telefon, tablet, otomobil içi elektronik cihazların kontrolü gibi alanlarda bir devrim yaratabilecek.
Google yeni işletim sistemi hazılıyor
İşletim sistemi geliştirmek konusunda deneyimli olan Gogole, şimdi piyasadaki dengeleri değiştirebilecek yeni bir sistem üzerinde çalışıyor. Fuchsia isimli ve açık kaynak kodlu yeni işletim sisteminin dikkat çeken detayı ise, her şeyi çalıştırabilecek olması. IoT cihazlarından telefonlara ve tabletlere, hatta PC’lere kadar tüm cihazları çalıştırabilecek olan yeni işletim sistemi, Google’ın gelecek planları hakkında ipucu veriyor.
Google, Fuchsia’yı aslında sadece deneysel bir çalışma olarak tanımlasa da, “her şeyi çalıştıracak bir işletim sistemi nasıl olurdu?” konusunu merak eden şirketin gelecekte bu alanda adım atmasının zor olmayacağı tahmin ediliyor.
ARM tabanlı cihazları da 64bit Intel işlemci tabanlı PC’leri de çalıştırabilen, yüksek grafik işleme kapasitesine sahip olan işletim sistemi aynı zamanda Google’ın programlama dili, DART’ı kullanıyor.
Deneysel işletim sistemini denemek isteyenler için şirket yakında özel bir versiyon yayınlayacak. Özellikle Rosberry Pi cihazlarında çalışması için hazırlanan bu versiyon sayesinde, IoT cihazları yaratmak mümkün olacak.
İngiliz ordusu için böcek boyutunda dronelar
İngiltere, savaşa alanlarındaki teknolojik yarıştan geri kalmamak için, 1 milyar dolarlık Ar-GE yatırımı için karar aldı. İngiliz ordusu bu 1 milyar dolar ile böcek boyutunda drone’lar, lazer silahları ve sanal gerçeklik gözlükleri geliştirecek.
Ordu yatırım yapacağı ürünleri seçmek için, üniversitelerden ve özel sektörden teklif alacak. Daha sonra geliştirilmesine karar verilen uygun ürünler seçilecek ve 1 milyar dolar bu ürünlerin cepheye hazır hale getirilmesi için harcanacak.
Savunma Bakanı Michael Fallon, “bu yeni yatırımımızla hem İngiltere’yi güvende tutacak teknolojileri geliştireceğiz hem de toplumumuzun büyük beyinlerinin ortaya çıkmasına katkıda bulunacağız,” yorumunu yapıyor.
Özellikle böcek boyutundaki drone’lara bütün ülkeler büyük ilgi gösteriyor. Savaş alanlarında anlık ve çok hızlı istihbaratı çok ucuza sağlayabilen bu drone’lar aynı zamanda doğal afetlerde veya arama kurtarma operasyonlarında büyük avantaj sağlıyor.
Bankacılık işlemlerinde doğrulama artık böyle yapılacak
Son haftalarda Pokemon GO oyunu ve kullanıcılardan istediği uygulama izinleri çok sıklıkla konuşuluyor. Aslında benzer izinleri ve hatta daha fazlasını cep telefonlarına indirilen pek çok uygulama istiyor ve çoğu kullanıcı bu izinlerin içeriğini dahi okumadan, bilmeden kabul ediyor. Bu izinlerin verildiği uygulamalar cep telefonun kamerasına, SMS mesajlarına, mikrofonuna, lokasyon bilgilerine, rehberine, internetine ve veri deposuna erişebiliyor.
Bu nedenle bu uygulamalar kullanıcıya ait pek çok bilginin kullanma, kopyalama ve bu bilgileri farklı cihazlara gönderme riskini de beraberinde getiriyor. Bu noktada birçok bankanın online bankacılık güvenliğini sağlayan KOBIL, SMS mesajlarına ve internete ulaşma izni alan uygulamaların bankalardan gelen SMS şifrelerini kötü niyetli kullanıcı telefonlarına internet üzerinden iletebileceği uyarısında bulundu.
Geçtiğimiz günlerde ABD’nin Ulusal Teknoloji ve Standartlar Enstitüsü (NIST) tarafından yayınlanan yeni Dijital Kimlik Doğrulama Kılavuzu‘nda da çevrimiçi uygulamalarının kimlik doğrulama için SMS’i kullanmaması tavsiyesinde bulunmuştu.
SMS ile kimlik doğrulamaya alternatif güvenlik
Pokemon GO benzeri birçok oyun ve uygulamanın kullanıcıların telefonlarına erişmek için izinler istediğini ve bu izinlerin kimlik doğrulamada SMS şifrelerini kullanan bankacılık işlemlerinde çok ciddi bir risk yarattığını söyleyen KOBIL Türkiye Ülke Müdürü Ümit Yaşar Usta, sundukları mAST çözümünün bugün için SMS-şifrelere alternatif olarak %25 pazar payına ulaşabilmiş tek güvenlik çözümü olduğuna dikkat çekti. Merkezi Almanya’da bulunan Türk teknoloji şirketi KOBIL’in geliştirdiği mIDentity Application Security Technology (mAST) çözümü bugün sadece Türkiye’de 9 bankanın mobil bankacılık ve internet bankacılığı girişlerini, kullanıcı kimliklerini ve hesaptan para çıkışlarını korumak amaçlı kullanılıyor. 3 milyon üzerinde aktif kullanıcısı bulunan çözüm, Türkiye Bankalar Birliği’nin en son verilerine göre, Türkiye’de her dört mobil bankacılık kullanıcısından biri tarafından kullanılıyor. KOBIL’in mAST çözümünün mobil bankacılık uygulamasının aktif edildiği andan itibaren bankanın uygulamasını müşteri cihazı ile ilişkilendirdiğini ve bu uygulamanın başka cihazlara kopyalanmasını engellendiğini belirten Usta, “Kullanıcı mobil bankacılığa giriş yaparken bildiği unsur olarak (1. faktör) şifresini girmekte ve sahip olduğu unsur olarak aktivasyon yaptığı mobil cihazını (2. faktör) kullanması gerekmektedir. Farklı bir cihaz veya farklı bir şifre kullanılması durumunda giriş işlemi durdurulmaktadır. Dijital imza ile giriş yapan kullanıcının hesabından para çıkışlarını da aynı cihaz üzerinde imzalaması istenebilmektedir. Bu sayede sadece bankacılık giriş işlemi değil para transferleri de 2-faktör kimlik doğrulama ile korunmaktadır. Uygulamaya yapılabilecek saldırılar, müdahaleler ise merkezi sistem tarafından algılanmakta ve işlem otomatik olarak durdurulmaktadır.” dedi. Avrupa Birliği Otoritesi (European Banking Authority, EBA) ve Avrupa Birliği Ödeme Sistemleri Direktifi (Directive on Payment Services, PSD)’ne uygun şekilde geliştirilen KOBIL’in mAST 2-faktör güvenlik teknolojisi, benzer şekilde Alman Bankalar Birliği (Bundesverband deutscher Banken e.V. / Association of German Banks) ve Alman Bankalar Düzenleme ve Denetleme Kurumu (Federal Financial Supervisory Authority, BaFin) tarafından da tek cihaz üzerinde (cep telefonu ile) 2-faktör doğrulama sağlayabilen tek çözüm olarak kabul ediliyor.GM, Lyft aşkıyla yanıp tutuşuyor
ABD’li otomobil üreticisi GM, otomobil paylaşım sektöründe güç sahibi olmak için büyük çara sarf ediyor. Gelecekte alışılmış şekilde otomobil satamayacağını fark eden diğer otomobil üreticileri gibi o da araç paylaşım uygulamalarının peşinde koşuyor.
Daha önce kendi araç paylaşım servisini kuran ve Uber’in rakibi Sidecar’ı da satın alan GM şimdi ise diğer bir otomobil paylaşım servisi olan Lyft’in peşinde.
Servisi satın almak için teklif yaptığı ortaya çıkan GM’in teklifi ise karşılık görmemiş. Öte yandan GM halihazırda araç paylaşım uygulamasının ortakları arasında bulunuyor. Lyft’e 500 milyon dolar yatırmış olan GM içinse bu yeterli değil. Otomobil üreticisi, servisin tümünü satın almak istiyor. Ancak firmanın masaya nakit para koymasuna rağmen otomobil paylaşım servisinin ortakları hisselerini satmamakta kararlı. Uber’in en yakın rakibi olan Lyft’in kısa süre sonra büyük kar rakamları açıklayan bir servise dönüşmesi bekleniyor.
100 milyon Volkswagen’e hack şoku
Otomobiller, hacker’ların yeni hedefi haline geldi. Son model ABD ve Japon otomobillerinin hack’lenmesi olaylarından şimdi ilginç bir saldırı da Volkswagen için yaşandı.
1995 yılından itibaren üretilmiş 100 milyon Volkswagen aracın, hacker’lar tarafından çalıştırabildiği anlaşıldı. Ayrıca VW’nin alt markaları Audi, Seat ve Skoda da bu açık nedeniyle tehlikede. Hacker’ların bu saldırıyı gerçekleştirmesi içinse 50 dolarlık bir radyo ekipmanı yeterli oluyor.
Güvenlik uzmanları şimdilik iki ayrı olayda hackerların bu yöntemle park halindeki iki VW otomobilini çaldığını tespit ettiler. Ayrıca tespit edilemeyen başka vakaların da olduğu düşünülüyor.
Sorun, araçların anahtarsız giriş sistemlerinde yaşanan bir açıktan kaynaklanıyor. Hacker’lar, radyo sinyalleri ile anahtarsız giriş sistemini bozarak kapıları açıyor ve aracı çalıştırıp kaçırabiliyorlar.
VW grubuna bu sorun Kasım 2015 döneminde bildirilmiş ancak güvenlik uzmanları yaşanan sorunun, akademik düzeyde kriptoloji çözümlemesi gerektirdiğini ve VW’in sorunu çözmesinin kolay olmayabileceğini vurguluyorlar.
Uydudan internette fiyatlar düşüyor
Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), yaptığı açıklamada uydu terminallerinden alınmakta olan telsiz ruhsat ve kullanım ücretlerinin kaldırılması hakkındaki Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiğini duyurdu.
Genişbant uydu İnternet terminallerinden alınan ruhsat ve yıllık kullanım ücretleri, uydu İnternet hizmetinin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engellerden biriydi. İnternet erişimi için diğer alternatif hizmetlerden alınmayan ancak sadece uydu hizmeti için alınan söz konusu ücretlerin aylık ücretin %10’unu oluşturduğunu dile getiren TELKODER, bunun son yıllarda uydu İnternet abone sayısının artmamasının nedenleri arasında olduğunu belirtti. TELKODER yapılan değişiklik sayesinde, 10 bin abone ve 25 Milyon TL büyüklüğündeki uydudan genişbant İnternet erişimi pazarının, 1 yıl içerisinde 20 bin aboneye ve 50 Milyon TL’ye ulaşmasını beklediklerini, ilerleyen yıllarda da bu pazarda çok daha büyük artışlar olacağını öngörüldüklerini ifade etti.
Genişbant İnternet Hizmeti Tüm Vatandaşlarımıza Eşit ve Makul Şartlarda Sunulabilecek
TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, 2012 yılından beri bu konuyla ilgili Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve BTK nezdinde çok sıkı bir çalışma yürüttüklerini vurgulayarak, “TELKODER başarılı çalışmalarına bir yenisini ekledi. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın lehine olacak bir kararın ortaya çıkmış olmasından mutluluk duyuyoruz. Bu karar sayesinde, Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşüm sürecinde sunulan hizmetlerden herkes eşit olarak yararlanma fırsatı bulacak, İnternet kullanımı artacak ve yurt genelinde yaygınlaşacak, kablo ile erişimin mümkün olmadığı bölgelerde yüksek hızlı uydu İnternet bağlantısı çok kısa sürede kurularak makul ücretlerle son kullanıcılara sunulacak. Yüksek hızlarda ve ekonomik olarak sağlanan uydu İnternet, ADSL, fiber ve mobil İnternet gibi diğer internet hizmetlerini tamamlayıcı bir hizmet olacaktır. Vatandaşlarımıza ve ülkemize hayırlı olsun. Bu kararın alınmasını sağlayan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet Arslan’a ve BTK Başkanı Sayın Ömer Fatih Sayan’a teşekkür ediyoruz.” dedi.Skully projesi çöktü 2,5 milyon dolar uçtu
Indiegogo’nun en çok ses getiren projelerinden biri olan, arttırılmış gerçeklik kaskı Skully’nin geliştiricileri, projenin başarısızlığa uğradığını ve sonlandırıldığını duyuruldu. Bu duyuru ile birlikte, Indiegogo’dan toplanan 2,5 milyon dolar da buhar olarak uçtu. Bağışçılara geri ödemeye yapılmayacak. Geliştiriciler ürünü pazara sunmak için 200 bin dolara ihtiyaçları olduğunu vurgulamış ancak projeye 2,5 milyon dolar ön sipariş/bağış gelmişti.
2,5 milyon dolarla iki yıl sonra kayıplara karışan geliştiriciler yine de bu işten kurtulamayabilir. Projeyi yürüten şirketin çalışanları şimdi şirketin kurucularına dava açıyor. Şirketin kurucularının, Indiegogo’dan gelen 2,5 milyon doları kendi lüks yaşamları için harcadığını dile getiren çalışanların verdikleri örnekler çok çarpıcı.
Şirketin kurucularının, Indiegogo bağışlarından gelen 2,5 milyon dolarla, dört spor araba aldığı, birini çarpıp pert ettiktten sonra, aynısından bir tane daha aldıkları, ABD ve Uzak Doğu’daki striptiz kulüplerinde striptizcilere ve hayat kadınlarına on binlerce dolar harcadıkları, lüks evler aldıklarını ortaya koyan çalışanlar, bu etik dışı harcamaların delillerini de mahkemeye sundular.
Çalışanlar, şirketin kurucularını lüks ve eğlence dolu bir hayat sürmekten çalışmaya zaman ayırmamakla, ayrıca şirketin kaynaklarını kendi lüksleri için harcayarak kası geliştirmeye kaynak ayırmamakla suçlarken, bu sorumsuzluk nedeniyle çalışanların da kariyerlerinde önemli kayıplar yaşadıklarını vurguladılar.
Şimdi bakalım mahkeme bu dava hakkında ne karar verecek? Zira, Indiegogo ve Kickstarter gibi topluluk fonlama servislerindeki eski projeler, bağış yapanlara ürün teslim etme sözü vermiyordu. Bağışçıların, projenin başarısızlıkla sonuçlanabileceğini kabul ettikleri var sayılıyordu. Dolayısıyla, Skully geliştiricileri 2,5 milyon doları geri ödemek zorunda kalmadan hayatlarına devam edebilirler.
Google’a Rusya’dan 6.8 milyon dolar ceza
Rusya, Android sistemini rekabeti engelleyecek şekilde kapatan ve Rus şirketlerinin Android konusundaki taleplerine cevap vermeyen Google’ı, rekabeti engellediği ve tröst oluşturduğu gerekçesiyle 6.8 milyon dolar cezaya çarptırdı.
Yandex ve diğer bazı şirketlerin şikayetiyle başlatılan soruşturmaya göre Google, Google Play’e Hazır etiketiyle satılan cihazlarda Yandex ve diğer şirketlerin uygulamalarının ön yüklenmiş olarak hazır bulunmasına izin vermiyor.
Avrupa’da da durum kritik
6,8 milyon dolarlık ceza Google için büyük bir miktar değil ancak Google’ın Rusya’da rekabete aykırı hareket ettiğinin tespiti önemli. ABD’li internet devi, Avrupa’da da aynı nedenle zor günler yaşıyor. Avrupa mahkemelerinin de şimdi Rusya’daki mahkemeleri örnek alması halinde, şirket çok zor durumda kalacak.Yeni nesil saldırılar yılda 914 bin doları yutuyor
EMC Corporation, işletmelerin 2014 yılından bu yana geleneksel veri kayıplarındaki en önemli etkenleri azaltmayı başardığını ancak aynı yıldan itibaren veri kaybı yaşayan işletme sayısının yüzde 13 arttığını duyurdu.
Dünya çapındaki 2200 işletmenin katılımıyla gerçekleşen EMC Küresel Veri Koruma Endeksi 2016’ya göre, yeni veri kayıpları nedeniyle ortalama 914 bin dolarlık kayıp yaşanıyor.
Araştırmaya katılan işletmelerin yüzde 36’sı içeriden ya da dışarıdan yapılan saldırılara karşı güvenlik açığı olduğu için veri kaybına uğruyor. Ani veri kayıplarının önüne geçebilmek için kotuma altındaki verilere özellikle dikkat edilmesi gerekiyor. En iyi korunan sistemlerde dahi sızıntılar yaşandığı göz önüne alındığında şirket ağının dışında tutulan yedekleme çözümü ile en tehlikeli saldırılar sonrasında dahi hemen geri dönüş sağlanabiliyor.
Araştırmaya göre, her iki şirketten birinin buluttaki bir saldırıya karşı koruması bulunmuyor. Ayrıca bulut üzerinde silinme dolayısıyla oluşabilecek veri kaybına karşı da herhangi bir önlemleri bulunmuyor. Zira bulut sağlayıcının tüm güvenlik önlemlerini alacağı düşünülüyor. Ancak veri koruma stratejisi oluştururken bulut ekosistemini de şirket içerisindeki veriler gibi düşünerek kurgulamak gerekiyor. Hizmet olarak Yazılım (SaaS) çözümlerinde de EMC Spanning ile olduğu gibi belirli periyotlarda yedekleme yapılması gerekiyor.
Flash depolamanın etkisi
Araştırma sonucuna göre, şirketlerin yüzde 73’ü var olan veri güvenlik çözümlerinin Flash depolama sayesinde elde edilen daha hızlı performans ve yeni yeteneklerine yeterli korumayı sağlayabileceğine güvenmiyor. EMC Küresel Veri Koruma Endeksi 2016 araştırması katılımcılarının 5’te dördü (82%) veri koruma çözümlerinin geleceğin iş ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşünmüyor. Veri kaybına yol açan yeni nesil zorlukların şirketlere yılda ortalama 914 bin dolarlık zarar ettirdiği göz önüne alındığında, geleceğe hazır olmak için yapılacak yatırımların kısa sürede kendini finanse edeceği görülüyor.Oyun sektörü 2 milyar dolara koşuyor
Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET) 2023 yılında 150 milyar dolar hizmet ihracatı hedefine katkı sağlamak için sektörlerin yurtdışı tanıtım ve iş geliştirme faaliyetlerine desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda 17-21 Ağustos 2016 tarihleri arasında Almanya’nın Köln şehrinde gerçekleştirilecek dünyanın en büyük interaktif eğlence fuarı Gamescom’da, Türkiye’nin partner ülke olmasına katkı sağlayan TET, Türk oyun sektörünün geliştirilmesi ve tanınırlığının artırılmasını hedefliyor.
Ekonomi Bakanlığının büyük önem verdiği ve TET’in destek olduğu fuara Türkiye’den otuza yakın oyun geliştirici de katılım sağlıyor.
Her yıl %7 oranında büyüyen oyun sektörü ihracata teşvik edilmeli
Gamescom Fuarı’na Türkiye’nin partner ülke olarak katılımı değerlendiren TET Yönetim Kurulu Üyesi ve TET Yazılım-Bilişim İhracat Komisyonu Başkanı Selahattin ESİM, 2023 yılında 150 milyar dolar hizmet ihracat hedefine katkı sağlamak için sektörlerin yurtdışı tanıtım ve iş geliştirme faaliyetlerine desteğimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda her yıl 100’e yakın ülkeden 350 bin civarında kişinin ziyaret ettiği ve sektörün tüm önemli paydaşlarının bir araya geldiği Gamescom oyun sektörü açısından çok önemli bir platform olarak öne çıkıyor. Bugün oyun pazarı dünya genelinde 111 milyar dolar seviyelerine geldi ki bu rakamlar ile oyun sektörü, müzik ve sinema gibi iki önemli eğlence endüstrisini de geride bırakarak dev bir endüstri haline geldi. Türkiye’deki büyüme hızının dünya ile paralellik gösterdiğinin altını çizen Esim, “Ülkemizdeki oyun pazarı her yıl yaklaşık yüzde 7 oranında büyüyor ve önümüzdeki 4-5 yıllık süreçte ise sektörün 2 milyar dolarlık hacme kadar ulaşması bekleniyor. Bu nedenle dünyada hızla büyüyen bu sektörde önemli bir aktör olabilmek adına oyun sektörümüzün desteklenerek ihracata teşvik edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Hedeflere ulaşma anlamında TET olarak bu önemli organizasyonda Türkiye’nin bu yıl partner ülke olmasını çok önemsiyoruz ve burada yaratılan sinerjiyi Türkiye’deki sektör temsilcilerimizin dünya ile olan entegrasyonu açısından da çok değerli buluyoruz.” dedi.Facebook 360 derece videolara guide ekledi
Facebook’un kısa süre önce yayına aldığı 360 derece video özelliği büyük beğeni kazanmıştı. 360 derece kameralar yapabilen kameralarla hazırlanan bu videolarda, seyirci mouse yardımıyla bakış açısını değiştirip kameranın etrafındaki alanı dilediği açıdan seyredebiliyor. Ayrıca, sanal gerçeklik gözlükleriyle de uyumlu olan bu videolarda, sanal gerçeklik gözlüğü sahipleri, videoda istediği yöne bakabiliyor.
Ancak bu videoların önemli bir açığı bulunuyor. Videoyu hazırlayan kişi veya kurum, belli bir noktayı vurgulamak isterken, seyirciler o noktaya bakmak yerine, videoda başka bir açıya bakabiliyor ve vurgulanmak istenen noktayı kaçırabiliyorlar. Bu yüzden 360 derece videolar reklam verenler için çok cazip olamadı.
Facebook şimdi bu eksikliği gidermek için, 360 derece videolara guide özelliği getiriyor. Bu özellik sayesinde yayıncı videoyu Facebook’a yükledikten sonra vurgulamak istediği noktaları seçip işaretleyebilecek. Seyirci videonun akışı içinde o noktaya geldiğinde, görüş açısı içinde bir ok belirecek ve bakması gereken ilgi çekici noktayı görebilecek.
Özellik şimdilik test aşamasında bazı sayfalarda kullanılabiliyor. Önümüzdeki birkaç hafta içinde tüm sayfaların bu yeni özelliğe erişebilmesi bekleniyor.
Tesla’nın otopilotu yine çarptı
Elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın, otopilot özelliğinin ne kadar güvenli olduğu tartışmaları tüm hızıyla sürerken, Çin’de autopilot modunda ilerleyen bir Tesla otomobilinin yaptığı kaza gündeme oturdu.
Çin’de bir Tesla kullanıcısı aracını autopilot modunda sürerken, sıkışık trafikte harekete geçen otomobil, düşük hızdayken otoyolun yan cebinde park etmiş bir otomobile yandan sürtünerek geçti.
Kazada ufak bir maddi hasar oluştu ancak aynı hatanın yüksek hızda olması halinde ölümlü bir kazaya yol açabileceği dikkatlerden kaçmadı. Ayrıca şehir içinde, yayaların olduğu bir yolda ilerlerken Tesla aracının bir yayaya bu şekilde dokunması halinde yayanın ağır yaralanması da mümkün.
Kazaları önlemekte yeterli mi?
Tesla araçlarındaki autopilot uygulamasının yaptığı bu ufak hataların şimdi otonom sürüş teknolojilerinin yollara çıkmasına hazır olup olmadığı tartışmalarını alevlendirmesi bekleniyor. ABD Florida’da yine bir Tesla aracının otopilot sürüşünde yaptığı kazada araç son hızla bir tıra çarpmış ve Tesla’nın sürücüsü hayatını kaybetmişti.Google telekonferans drone’u planlıyor
Google’ın, drone’lar için yeni bir kullanım alanı üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. İnternet devinin yeni patentine göre, küçük bir ekran taşıyan drone ile telekonferans yapmak mümkün olacak. Telekonferans drone’ları sayesinde uzaktaki kişiler, bir toplantı odasındaki iş arkadaşları ile görüntülü görüşme yapabilecek.
Fikir aslında biraz, telepresence robotlarını andırıyor. Ancak bu kez ekranı taşıyan iki tekerlekli bir robot değil, dört pervaneli bir robot olacak. Öte yandan yüksek hızda dönen pervanelere sahip bir drone’u bir toplantı odasına sokmanın ne kadar güvenli ve mantıklı olacağı sorusu da tartışılmaya başlandı bile.
Ancak bu tür bir cihazın, yerden erişimin kolay olmadığı şantiyelerde, arazi koşullarında mühendislerin veya yöneticilerin sahadaki ekiplerle yüzyüze, hızlı toplantılar gerçekleştirmesi için yararlı olabilir.
Google şimdilik bu proje hakkında bir çalışma yapmıyor ancak şirketin iş geliştirme müdürleri, piyasada bu ürüne yönelik talep görmeleri halinde, patentini aldıkları ürünü geliştirme aşamasına koyabilirler.
Ancak bu tür bir cihazın, yerden erişimin kolay olmadığı şantiyelerde, arazi koşullarında mühendislerin veya yöneticilerin sahadaki ekiplerle yüzyüze, hızlı toplantılar gerçekleştirmesi için yararlı olabilir.
Google şimdilik bu proje hakkında bir çalışma yapmıyor ancak şirketin iş geliştirme müdürleri, piyasada bu ürüne yönelik talep görmeleri halinde, patentini aldıkları ürünü geliştirme aşamasına koyabilirler. Dassault Systèmes CST’yi Satın Alıyor
3DEXPERIENCE Şirketi Dassault Systèmes, elektromanyetik (EM) ve elektronik simülasyonda teknoloji lideri olan CST – Computer Simulation Technology AG’yi yaklaşık 220 milyon euro’ya satın almak için kesin anlaşma sağlandığını duyurdu.
Merkezi Almanya’nın Frankfurt şehrinin yakınlarında olan CST’nin satın alınmasıyla birlikte Dassault Systèmes, 3DEXPERIENCE platformundaki gerçekçi multifizik simülasyon için endüstriyel çözümünü tam spektrumlu EM simülasyonu ile tamamlayacak. CST’nin CST STUDIO SUITE yazılımı, yüksek teknoloji, ulaşım ve mobilite, uzay-havacılık ve savunma ve enerji sektörlerinden 2000’den fazla lider şirkette tasarımcılar ve mühendisler tarafından elektronik sistem tasarımı süreçlerinin her aşamasında her tür EM etkisini değerlendirmek için kullanılıyor. Müşterileri arasında Airbus Defence and Space, Bosch Group, Frauscher Sensor Technology ve Sirona bulunmaktadır. CST’nin 2015 kazancı yaklaşık 47 milyon euro’dur.
600 milyon dolar değerinde yeni pazar
CST’nin müşterileri için süreklilik sağlayan Dassault Systèmes, giderek büyüyen 600 milyon $ değerindeki EM simülasyon pazarına odaklanmak amacıyla CST’nin çözümlerini, yapısal mekanikleri, çoklu gövde sistemlerini, ısı aktarımını ve sıvıları simüle etmek için mevcut endüstriyel çözüm deneyimleri portföyüne entegre edecek. Bu, otonom arabalar, bağlantılı evler, tıbbi ekipman, giyilebilir elektronikler ve diğer akıllı nesnelerin çok ölçekli simülasyonu ve multifizikte yeni bir sektör standardı belirleyecek. Müşteriler, elektronik, anten, elektrikli cihazlar ve elektromekanik ürün işlevlerini tüm frekans ve uzunluk ölçeklerinde simüle eden yüksek duyarlıklı elektromanyetik davranış modellerini hızlı bir şekilde oluşturma ve analiz etmenin yanı sıra karmaşık elektronik sistem tasarımı için gerekli tasarım sentezleri ve simülasyon araçlarına erişim sağlayabilecekler. CST’nin bedeli nakit olarak ödenecek. Sürecin tamamlanması için Almanya ve Avusturya tekel engelleme onayları da dahil olmak üzere çeşitli koşulların sağlanması gerekecek. İşlem, Dassault Systèmes’in kazançlarına derhal eklenecek. Anlaşmanın 2016’nın 4. Çeyreğinde tamamlanması bekleniyor.Apple kampüsünde hırsız avı
Apple’ın Cupertino’daki kampüsünde rapor edilen 3 hırsız için polis tam anlamıyla insan avı başlattı. Hırsızlardan biri yakalanırken, ikisi kampüs içinde izlerini kaybettirince, bölgede güvenlik önlemleri alındı.
Olay birkaç saat önce yaşandı ve bölgede yaşayanlar sosyal medyada “her yerin polis kaynadığını” rapor etmeye başladılar.
ABD’de teknoloji devlerine karşı saldırılar endişe yaratıyor. Kısa süre önce de bir kişinin Google kampüsüne otoyoldan ateş açması sonucu büyük panik yaşanmıştı. Ayrıca bu kişinin Google kampüsüne girmeye çalıştığı ve otomobilinde otomatik silahlar bulunduğu tespit edilmişti.
ABD’li teknoloji şirketleri ayrıca, Çin, İran ve Rusya gibi doğu bloku devlerinin de hedefinde bulunuyor. Apple’daki “hırsızlık” olayının basit bir hırsızlık mı olduğu yoksa bu üç kişinin Apple’dan önemli bilgileri çalmak isteyen dış bağlantılı ajanlar mı olabileceği sorusu da soruluyor. Firmadan şimdilik bir açıklama gelmiş değil.
Öte yandan, bölgeden gelen görüntülerde, onlarca polis arabasının alarma geçmiş olduğunu görmek, bunun sıradan bir hırsızlık olayı olmayabileceği yorumlarına neden oluyor.
Intel’den yapay zeka hamlesi
Gün geçmiyor ki yeni bir yapay zeka şirketi, teknoloji devleri tarafından satın alınmasın! Bu yarışta yeni hamle Intel’den geldi. Şirket öğrenen makineler hakkında çalışmalar yapan Nervana’yı satın aldı. Engadget’ın haberine göre, Intel’in satın aldığı şirket, henüz start-up aşamasındaki yeni bir girişim.
Şirket, Nervana Engine adından, tamamen yapay zekaya odaklı bir donanım üzerinde çalışıyor ve ürünü 2017’de piyasaya sürmeyi planlıyordu. Nervana Engine ile AI yazılımlarını hızlandırmak mümkün olacak. Intel de bu yeni motoru, Xeon ve Xeon Phi işlemcilerine adapte edecek. Böylece Intel işlemcileri, AI projelerinde gözde işlemciler haline dönüşecek.
Benzer bir çalışmayı da Nvidia’nın yaptığı biliniyordu. Nvidia kendi işlemcilerini yapay zeka hızlandırmasında kullanmak üzere çalışma yürütüyordu ve özellikle akıllı otomobil pazarında işlemcilerinin tercih edilmesini umuyordu. Intel şimdi Nervana’yı satın alarak bu pazarı Nvidia’ya bırakmayacağını göstermiş oldu.
Apple da geçen hafta yeni kurulmuş bir yapay zeka şirketini satına aldığını duyurmuş ancak satın almanın detayları ve Apple’ın planları hakkında detay vermemişti.









