İnovar ARGE savunma sanayinde umut vadediyor

0

Yola aydınlık ekipmanları tasarlayarak çıkan bir mühendislik firması olan İnovar ARGE bugün yabancı ülkelerden getirilen savunma teknolojilerinin yerelleştirilmesinde önemli bir rol oynuyor. 

Henüz çok genç olan şirketin kısa süre sonra Türkiye’nin savunma sanayinde söz sahibi dev bir organizasyona dönüşmesi işten bile değil. İnovar ARGE’den Kerem Topçu bize şirket hakkında bilgi verirken, yürüttükleri projeler ve hedefleri hakkında da konuşma fırsatı bulduk.

Artırılmış gerçeklikte bir Türk geliştirici: Elmas Teknoloji

0

Artırılmış gerçeklik teknolojisi, dünya çapında hızla yayılıyor ve Microsoft’un Hololens’i gibi ürünler piyasaya çıktığında bu teknolojinin gündelik hayatın akışını değiştirmesi, yeni bir çağ açması bekleniyor.

Bu alanda uygulama geliştiren bir Türk şirketi olan Elmas Teknoloji’nin Genel Koordinatörü Mehmet Cahit Elmas ile Elmas Teknoloji’nin öyküsünü konuştuk ve geliştirdikleri uygulamalar hakkında bilgi aldık.

GitLab, Gitter’ı satın aldı

0

Açık kaynak kodu geliştiricileri için önemli kodlama araçları ve yardımcı hizmetler sunan GitLab, yine geliştiricilerin yoğun olarak kullandığı mesajlaşma yazılımı Gitter’i satın aldığını duyurdu.

Gitter, uygulama geliştiricileri arasında giderek daha fazla tercih edilir bir konuma yükseliyordu ve mesaj penceresinde kod paylaşmaya, üzerinde tartışmaya izin veren yapısıyla GitLab’a büyük bir rakip olarak konumlanmaya başlamıştı.

GitLap şimdi Gitter’i, farklı projelerdeki ekipler için Slack benzeri işlevleri olan bir mesajlaşma uygulaması olarak yeniden lanse edecek ve kendi abonelerine sunacak. Gitter’in kodları da açık kaynak formatında olduğu için, uygulama geliştirciler bu yazılımı kendi yazılımlarına ekleyebilecek veya çeşitli projelerde, Slack benzeri bir yapı kurmak için kullanabilecekler.

Satın almanın fiyat detayı ise açıklanmış değil. 

 

WhatsApp’ta büyük açık

WhatsApp’ta yeni fark edilen bir açığın, yüzlerce milyon kullanıcıyı hacker’lara karşı savunmasız bıraktığı anlaşıldı.

Uygulamanın web versiyonunu etkileyen açık, teknik bilgisi olan bir hacker’ın, bir kullanıcının hesabını tek bir mesajla ele geçirebilmesine imkan tanıyor.

Kullanıcının web uygulaması üzerinden gelen bir mesajı açıp içindeki dosyaya tıklaması, hacker’ın kullanıcıya ait tüm yazışmaları izleyebilmesini, dosyalarını görebilmesi, bilgisayarına erişebilmesini sağlıyor.

Güvenlik firması Check Point’in tespit ettiği açık şu anda yamanmış durumda. Güvenlik şirketi bu açık nedeniyle hacker’ların eline düşmüş olabilecek bazı kullanıcıların, özel fotoğraflarının veya önemli dosyalarının hacker’ların eline geçmiş olabileceğini ve fidye talebi almış olabileceklerini hatırlatıyor ancak şimdilik kendilerine ulaşan bir vaka olmadığının altını çiziyor.

Şirketler DDoS için rakiplerini suçluyor…

0

Kaspersky Lab’ın 2016 BT Riskleri araştırması, bir DDoS saldırısının ardında yatan sebebin, politik komplo veya bir şirkete karşı duyulan şahsi nefret yerine, en yüksek ihtimalle endüstriyel sabotaj olarak görüldüğünü ortaya çıkardı. Saldırı kurbanlarının sadece beşte biri (%20) yabancı hükümetleri ve gizli servis organizasyonlarını suçlarken, yine neredeyse aynı oranda kişi ise (%21) kızgın eski çalışanlardan şüpheleniyor.

Şirketlerin büyüklüklerine göre bu konuda aldıkları tavırlarına bakıldığında, küçük sayılabilecek şirketlerin bir DDoS saldırısı sonrasında rakiplerinden şüphelenme ihtimallerinin daha yüksek olduğu görülüyor. KOBİ’lerin neredeyse yarısı (%48) böyle düşünürken, büyük kurumsal şirketlerde ise bu oran %36’da kalıyor. Buna karşı, büyük şirketlerin temsilcileri suçu daha çok eski çalışanlarına veya yabancı hükümetlere atma eğiliminde oluyor.

Kaspersky Lab DDoS Protection Ürün Başkanı Kirill İlganaev, konuyla ilgili olarak şöyle diyor: “Şirketler BT sistemlerinin ve özel verilerinin dört bir yandan kuşatıldığını düşünüyor, bu çok açık. DDoS saldırıları bu denli sıklaşmışken ve etkileri bu kadar sertken, bir çoğu bunun arkasında işlerini sabote edip müşterilerini çalmak isteyen rakiplerinin olduğunu düşünüyor. Böyle sinsice taktiklerin sayısı artarken şirketlerin de gerekli adımları atıp korunmaları ve saldırılara karşı nüfuz edilemez hale gelmeleri gerekiyor.”

Samsung’tan yeni TV serisi

0

Samsung Electronics, Paris’teki Louvre Müzesi’nde düzenlenen global TV lansman etkinliğinde, premium QLED TV serisi ve The Frame hakkında tüm ayrıntıları duyurdu.

Samsung Electronics Türkiye Tüketici Elektroniği Satış ve Pazarlama Direktörü Mert Gürsoy,“ Yeni QLED TV kategorisi, hayatınızı güzelleştiren tasarım yenilikleriyle ve televizyon izleme keyfini en üst seviyeye taşıyan akıllı özellikleriyle, oyunu baştan yazıyor. QLED TV, yeni ve ileri Quantum Dot teknolojisi sayesinde renk hacmini yüzde 100 yeniden üreten dünyanın ilk televizyonu” dedi.

Q Picture : Yeni nesil görüntüleme sistemi

Yeni tanıtılan QLED TV quantum noktası teknolojisini, ışık verimliliği, stabilite ve daha geniş bir renk yelpazesindeki ilerlemelerle, yeni metal quantum noktaları sayesinde QLED TV, bakış açısı, renk hacmi, parlaklık ve kontrast gibi görüntü kalitesinin bütün önemli yönlerine çözüm getiriyor.

Q Smart ile yeni nesil ev eğlence sistemi

Geliştirilen Samsung One Uzaktan Kumanda artık daha fazla cihazı destekliyor ve daha fazla Smart TV özelliği için ses kontrolü imkanı sunuyor. Kullanıcılar, Android veya iOS mobil cihazlarda bulunan en yeni Smart View Uygulamasıyla eşleştirildiğinde, kişiselleştirilmiş Smart Hub’larının keyfini diledikleri gibi çıkarabiliyorlar.

Q Style evdeki tablo

Samsung, mekanın estetik özellikleri veya düzenlemesi fark etmeksizin her eve uyabilecek yeni tasarım öğeleri sunuyor. Tamamen yeni Görünmez Bağlantı (Invisible Connection) kablosu zarif, tek kablo sistemiyle kablo dağınıklığının ortadan kaldırılmasına yardımcı oluyor.

Yeni nesil QLEDlerin fiyat bilgisi verilmezken, ülkemizde ne zaman piyasaya çıkacağı belirsizliğini koruyor. 

FBI gazetecileri hack’leyecek

0

ABD’de ifade özgürlüğü kapsamında devam eden bir davada mahkeme FBI’ın gazetecileri gizlice izleyebileceği ve dijital sistemlerini hack’leyebileceği yönünde görüş bildirerek büyük bir tartışma başlattı.

Hakimin kararının basın özgürlüğü yasalarına aykırı olduğunu savunanlar karara itiraz ederken, söz konusu kararın FBI, CIA veya NSA gibi ABD’li güvenlik organizasyonlarının, gazetecileri rahatça dinlemesinin önünü açması bekleniyor. 

Yargıca göre, FBI medya mensuplarını dinlemek için kullandığı hack yöntemlerini açıklamak zorunda değil ve terörizm soruşturmalarında bunları rahatça kullanabilir.

Söz konusu dava Associated Press haber ajansında çalışan gazeteci ve editörlere ait 20 telefon hattına dair görüşme kayıtlarının Adalet Bakanlığı tarafından gizlice ele geçirilmesi sonucunda açılmıştı. Adalet Bakanlığı ise FBI’ın 2013’te Yemen’de yaşanan terör saldırı hakkında ipuçları aradığını dile getirerek kendni savunmuştu. Dava ilerlediğinde Adalet Bakanlığı’nın FOX ve Washington Post editörlerinin telefonlarını da dinlediği ortaya çıkmıştı. Ancak bu dinlemeler mahkeme kararıyla değil, FBI’ın hack yetenekleri ile yapıldığı için büyük tepki toplamıştı.

Facebook Town Hall özelliğini açtı

Sosyal medya devi Facebook, kullanıcıların yerel ve ulusal siyasetçilere daha kolay ulaşabilmesi için Town Hall isimli yeni bir özelliğini devreye aldı.

Mobil Facebook uygulamasında ortaya çıkan Town Hall özelliği ile kullanıcılar yaşadıkları bölgedeki belediye yöneticilerine veya ülke siyasetçilerine kolayca ulaşabilecek. Bu sayede, ismi daha çok bilinen belediye başkanından öte, isimleri daha az bilinen belediye yöneticileri ve memurlar da vatandaşlar için erişilebilir olacak.

Özelliği kullanmak isteyen yerel ve ulusal yönetimler, Facebook’ta kendileri için sayfalar açarken nerenin yöneticisi olduğunu bildirecekler ve o bölgeye dair yönetim sayfasında yer alacaklar. Elbette sahte beyanlar, şikayetlerle ortaya çıkacak. 

Kullanıcılar Town Hall’daki yöneticilere mesaj atabilecek veya “göreve çağırmak” gibi etkinlikler düzenleyebilecekler.

Bu yeni özellik, Zuckerberg’ün Facebook’u politikanın merkez üssü haline getirme hedefinin ilk adımı olarak yorumlandı. Tüm bu çalışmaların sonunda Zuckerberg’ü bir gün ABD başkanı olarak görmek artık kimseyi şaşırtmayacak.

KOBİ’lerin ana odağı: Dijitalleşme

0

Xerox’un; 1021 küçük ve orta ölçekli işletmelerle ile yaptığı araştırma, KOBİ’lerin dijitalleşmeye bakışlarını yansıtıyor.

Xerox’un, bağımsız araştırma şirketi Coleman Parks’a yaptırdığı KOBİ araştırması, KOBİ’lerin dijitalleşme ihtiyaçlarını ve teknolojiye bakışlarını ortaya koyuyor.

Araştırma sonuçları, KOBİ’lerin ilk önceliğinin büyüme olduğunu gösteriyor. İkinci öncelik iş süreçlerini ve doküman iş akışını iyileştirerek verimliliği artırmak. Bu iki önceliği ise başta ofis cihazları giderleri olmak üzere ofis masraflarını azaltma ihtiyacı takip ediyor.

KOBİ’ler için dijitalleşme bir büyüme kaldıracı

Araştırmanın sonuç raporunda, KOBİ’ler ile ilgili aşağıdaki sonuç ve yorumlar göze çarpıyor:

KOBİ’lerin yüzde 80’i faturalama, finansal raporlama ve yasal işlemleri için kağıt kullanmak istemiyor.

KOBİ’lerin neredeyse yarısı (%46) kağıt bazlı iş süreçlerinin büyük bir zaman kaybına yol açtığını belirtiyor.

10 KOBİ’den 6’sı bu zaman kaybının yıl sonu kazancını olumsuz etkilediğini belirtiyor.

5 KOBİ’den sadece 1’i piyasada bulunan kağıtsız çözümlerden haberdar.

Xerox Türkiye Teknoloji ve Pazarlama Direktörü Kaan Yünezer, “Dijitalleşmenin fırsat ve üretkenlik açısından sağladığı faydanın farkına her işletme varabilmiş değil. Her geçen gün her ölçekten işletme için dijitalleşme bir tercih olmaktan çok bir zorunluluk haline geliyor” diyerek kobiler için dijitalleşmenin ne kadar önemli olduğuna vurgu yaptı.

Mercedes-Benz Türk’ten 50 girişime destek

0

1967 yılında Otomarsan ismiyle İstanbul’da kurulan, Mercedes-Benz Türk, 50. kuruluş yılında 50 startup’a destek veriyor. Başvurular 14 Mart itibarıyla başlıyor!

Mercedes-Benz Türk yenilikçi, sürdürülebilir ve yaratıcı fikirleri destekleyerek topluma katkıda bulunmak amacıyla 50. Yılda 50 Startup projesini başlatıyor.

Yaşama Dair VakfıImpact Hub İstanbul ve Startupboothcamp İstanbul işbirliği ile yapılan yarışma için başvuru tarihi 14 Mart 2017 itibariyle başlıyor.

Teknolojiyle bağı olan, pazar değeri olan, fikir aşamasını geçmiş, iş planı çalışması yapmış ve prototip aşamasına gelmiş veya prototip üretmiş startup’lar başvuru yapılabilecek.

Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Süer Sülün “Mercedes-Benz Türk olarak 50 yıldır yenilikçi çözümlerle yalnızca kendi işimize değil, Türkiye’nin geleceğine ve potansiyeline yatırım yapıyoruz” dedi.

Toplam ödül 500.000 TL

İki aşamalı seçim sürecinde proje jürisi, ödüle layık görülen 50 startup’ı seçecek. Birinci aşamada jüri tarafından seçilerek ön elemeyi geçen 100 startup, bir günlük eğitim kampında buluşacak. Burada mentorlar eşliğinde pazarlama, iş planı oluşturma eğitimleri alarak, nihai iş planı sunumlarını hazırlayacaklar.

17-03/14/mercedes-16-9.jpg

Startuplar konusunda öncü Ahmet Can Şit ve Timur Sırt jüride yer alıyor. Ayrıca jüride Yaşama Dair VakıfStartupboothcamp İstanbul ve Impact Hub İstanbul bulunuyor. 100 startup arasından ikinci aşama seçimle ödüllendirilecek 50 startup’ı belirleyecek. Seçilen 50 startup’a toplamda 500.000 TL’lik para ödülü verilecek.

Buradan yarışmaya katılabilirsiniz.

Qualcomm Centriq 2400 için Microsoft ile işbirliği

0

Açık İşlem Projesi Zirvesi 2017‘de, Qualcomm 10 nanometre Qualcomm Centriq 2400 platformu üzerinden sunduğu yeni nesil bulut servislerini hızlandırmak için Microsoft ile işbirliğine gittiğini duyurdu.

Qualcomm Centriq 2400 sunucu çözümlerinin güç verdiği Microsoft Azure bulut platformu üzerinde çalışan, OCP’de sunuculara özel, gelişmiş 10 nanometre Qualcomm Centriq 2400 platformunu tanıttı.

Qualcomm Centriq 2400 Açık İşlem Anakart sunucu özellikleri, Microsoft’un Olimpos Projesi‘nin son versiyonu üzerine inşa edildi. Qualcomm Centriq 2400 işlemcisinin güç verdiği Windows Server ilk herkese açık demosunu da gerçekleştirdi.

Qualcomm Centriq 2400 Açık İşlem Anakartı QDT’nin en son duyurduğu 10nm, 48-çekirdekli sunucu işlemcisi ile bir araya gelerek hafıza, ağ ve çevre birimleri için geliştirilmiş arayüzlerle OCP topluluğunun en yaygın bulut işlem iş yükleri için ARM tabanlı sunuculara erişmesini ve geliştirmeler yapmasını sağlıyor. 

QDT, Açık İşlem Projesi Vakfı’nın altın üyesi

Bu ekosistemi destekleyen bir işaret olarak QDT ayrıca Açık İşlem Projesi Vakfı‘nın altın üyesi olduğunu da duyurdu. QDT, pazarın hazır olması ve yazılımlar için aralarında Red Hat, Canonical, Mellanox gibi şirketlerin de olduğu önde gelen şirketlerle çalışmaya devam ediyor. 

17-03/14/qualcomm-centriq-2400-2.jpg

Standart 1U sunucu sistemine uyan bu kart, veri merkezi iş yüklerinde yoğun işlemler için tasarımlar geliştirmesi için esneklik sunuyor. İşlem hızlandırıcıları, multi-host NIC‘ler ve NVMe gibi gelişmiş depolama teknolojileriyle birlikte çalışarak özel iş yükleri için performansı optimize ediyor.

Qualcomm Datacenter Technologies Ürün Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ram Peddibhotla “Microsoft ile yaptığımız işbirliği ve OCP topluluğuna yaptığımız katkı, Qualcomm Centriq 2400 gibi inovasyonların yapılmasını ve veri merkezlerinde hızla kullanılmasını mümkün hale getiriyor.” dedi.

Microsoft Azure Mühendisi Dr. Leendert van Doorn “Microsoft’un iç kullanımı için Windows Server ve Qualcomm Centriq 2400 Açık İşlem Anakartı sunucu şartları konusunda yaptığımız ortak çalışma, Microsoft’un Olimpos Projesi ile de uyumlu olup QDT-tabanlı sunucu platformları üzerinde bulut servislerimizi sunma yönünde atılmış önemli bir adımdır.” 

The Qualcomm Centriq 2400 Açık İşlem Anakartı, 8 – 9 Mart‘ta Kaliforniya’nın Santa Clara şehrindeki OCP ABD Zirvesi’nde bulunan Microsoft‘un A4 standında ve Mellanox‘un C-23 standında sergilenecek.

Apple Çin’i kaybediyor

0

Apple dünyanın en değerli ve yaygın markası olabilir ancak araştırmalara göre dünyanın en önemli pazarı kabul edilen Çin’de hızla pazar kaybetmeye başladı.

Araştırma şirketi UBS’in çalışmasına göre, ABD’li dev marka artık Çin’de eskisi kadar kabul görmüyor.

UBS’ten Steven Milunovich’in raporuna göre, Apple’ın Çin’deki pazar payı geçen dört yılda 17 puan birden düşerek %19’a indi.

Çinliler iOS’u neden terk ediyor?

Apple da 2017 ilk çeyreğinde, Çin’deki satışlarının, 2016 ilk çeyreğine göre %12 oranında düşmesini bekliyor. Bu trendde önemli olan faktörün, yüksek kaliteli donanımlara sahip Android telefonların fiyatının giderek ucuzlaması ve iPhone’ların yerini doldurması olduğu düşünülüyor. Kullanım kolaylığı da kazanan Android telefonlar artık giderek daha fazla şekilde, iPhone’lara tercih ediliyor.

Çin’de Apple’ın en büyük rakipleri olan Oppo, Huawei ve Vivo şu anda Çin’deki pazarın %45’ine sahip durumda. Google’ın Android’i sürekli güncelleyerek daha kullanışlı ve pratik bir işletim sistemine dönüştürmesi de, iOS cihazlarının Çin’de kaybetmeye başlamasının bir nedeni olarak görülüyor. Bir diğer deyişle, daha önceleri daha pratik ve kolay kullanım sunan iOS cihazları ile daha zor kullanıldığı düşünülen Android cihazları arasındaki bu görüş farkı ortadan kalkıyor.

Volvo’nun ilk elektrikli modeli 2019’da geliyor

0

Elektrikli otomobillere geçiş süreci, VW’nin dizel araçlarındaki sahte yazılım skandalından sonra daha da hızlandı. Avrupa’daki devletlerin benzin ve dizel motorlara sahip sıfır otomobillerin yasaklanması için 2025’li yılları son tarih olarak göstermesi, otomobil üreticilerin sadece elektrikle çalışan modeller geliştirmeye başlamasına neden oldu.

Bir süredir XC90 modeli için hibrit motorlu araçlar üreten Volvo da, sadece elektrik motoruyla çalışacak ilk aracını 2019 yılında piyasaya süreceğini açıkladı.

400 km menzil

400 km menzile sahip olacak yeni elektrikli Volvo’nun satış fiyatı ise 35 bin dolarla 40 bin dolar arasında bulunacak.

Volvo yeni aracın özellikleri hakkında detay vermedi. Mevcut modellerinden birini elektrikli olarak mı üreteceği yoksa yeni bir model mi ortaya çıkaracağı bilinmiyor ancak Volvo’nun, ilk defa üreteceği elektrikli model için önemli bir tanıtım çalışması yapması bekleniyor.

38 Android cihazı fabrikadan malware ile çıkıyor

0

SophosLabs’ın yaptığı bir araştırma, ilginç bir sonucu ortaya çıkardı. Buna göre, Çin’de üretilen 38 farklı Android modeline fabrikada malware yükleniyor ve bu şekilde kullanıcılara sunuluyor.

SophosLabs’a göre, bazı büyük telekom operatörlerinin markaları adı altında üretilen bu telefonlardan altısında ROM’a yüklenmiş, kurtulmanın mümkün olmadığı malware uygulamaları yer alıyor.

Kullanıcılara reklam göstermek için

Yüklenen uygulamaların çoğu kullanıcıların bilgilerini çalan ve onlara istenmeyen reklamlar gösteren zararlı yazılımlar olarak sıralanıyor.

SophosLabs, hangi Android modellerine zararlı yüklenmiş olduğunu açıklamadı ancak zararlıların GSM şirketleri tarafından kullanıcılara verilen indirimli/özel kampanyalı telefonlara yüklü olması, operatörlerin bu telefonları reklam göstermek amacıyla kullanacağı şüphesini ortaya çıkarıyor.

Otonom sürüşte şok: Intel Mobileye’ı satın alıyor!

Geçtiğimiz yıllar boyunca, her fırsatta, her konferansta akıllı otomobillerin geleceğin en önemli bilişim platformu olacağının altını defalarca çizen Intel, otonom sürüş teknolojisi konusunda en önemli ürün ve hizmetleri sağlayan Mobileye şirketini satın almak üzer anlaştığını duyurdu.

Toplam 15 milyar dolarlık bir alışveriş olacak satın alma işleminin ardından Intel, otonom otomobil teknolojisinin en büyük oyuncusu haline gelecek. Şirket böylece 80’li ve 90’lı yıllarda PC pazarına sağladığı işlemcilerle dünya deviyken, mobil devrimi kaçırarak yaptığı hatayı tekrarlamamayı ve otonom otomobil devriminde en baştan önlem alarak piyasadaki en güçlü oyuncu olmayı hedefliyor.

Mobileye, Tesla’dan Google’a, Volkswagen veya Mercedes’ten Toyota’ya kadar çok sayıda otomobil ve teknoloji şirketine, otonom sürüş teknolojileri sağlıyor. Yüzbinlerce Tesla otomobili kadar, piyasada halihazırda test edilen otonom otomobillerin büyük çoğunluğu da Mobileye’ın otonom sürüş sensörleriyle hareket edebiliyor. 

Dolayısıyla, üzerine lisanslanmış bu teknolojilerle Mobileye’ın Intel’e geçmesi, artık otonom sürüş teknolojisine sahip otomobil üretmek isteyen her firmanın Intel’in kapısını çalacağı anlamına geliyor.

Mobileye’ın şu anda borsadaki değeri 10.5 milyar dolar. Intel’in ise şirketi satın almak konusundaki tutkusunun, Mobileye’a değerinden yaklaşık %50 daha fazla bedel ödediğini gösteriyor.

Intel Türkiye Genel Müdürü Yalım Eriştiren oldu

0

Teknoloji lideri Intel’in Türkiye operasyonunda yaklaşık 10 yıldır çeşitli pozisyonlarda görev alan ve son olarak Intel Türkiye Kurumsal ve Bireysel Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevini yürüten Yalım Eriştiren, Intel Türkiye Genel Müdürü olarak atandı

Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektöründe 20 yıllık deneyime sahip olan ve yaklaşık 10 yıldır Intel’de çalışan Yalım Eriştiren, son 4 yıldır İş Geliştirme ve Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görevini yürütüyordu. Eriştiren, bu görevi kapsamında, telekomünikasyon, küçük ölçekli işletmeler, finansal hizmetler sektörü, perakende, kamu, eğitim gibi dikey sektörlerde ve bulut, veri merkezi, büyük veri ve nesnelerin interneti gibi yeni gelişen teknoloji alanlarında önemli sonuçlar sağlanmasında etkili rol aldı. Eriştiren, İş Geliştirme ve Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevi süresince Intel global organizasyonu nezdinde birçok başarılı çalışmaya imza atti.

20 yıllık iş hayatında kurumsal pazarlara ürün ve çözüm sağlayan çok uluslu teknoloji şirketlerinde çeşitli pozisyonlarda görev alan ve yönetim sorumlulukları üstlenen Eriştiren, 1 Şubat 2017 itibariyle Intel Türkiye Genel Müdürü olarak atandı.

Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Yalım Eriştiren, “Intel, geliştirdiği teknolojilerle tüm dünyada dijital dönüşüme öncülük ediyor; bu değişimin bir parçası olarak kendi stratejisini ve organizasyon yapısını da yeniliyor. Intel’in PC şirketinden, milyonlarca akıllı ve bağlantılı cihazı destekleyen bulut bilişim, veri merkezi, ve nesnelerin interneti şirketine dönüşüm yolculuğuna Türkiye’de liderlik etmekten memnuniyet duyacağım. Intel Türkiye ekibi, Intel içinde her zaman gerek başarıları gerekse entegre çalışma disiplini ile örnek gösterilen bir ekip olmuştur. Bu durum gerçekleştireceğimiz başarılı çalışmalarla önümüzdeki dönemde de devam edecek” dedi.

Evli ve iki cocuk babasi olan Eristiren, lisans ve lisansüstü eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bölümünde, executive MBA derecesini ise Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamladı.

Viber, kendini imha eden sohbetlere başladı

800 milyon kullanıcısı ile WhatsApp’tan sonra dünyanın en önemli sohbet uygulamalarından biri olan Viber, şimdi kendini imha eden sohbetlerle dünyanın gündeminde.

Daha çok Uzak Doğu ve Avrupa bölgelelerinde aktif olan Viber’de kullanıcıların sohbetleri artık kendini imha edebilecek. Kendini imha eden mesajların üzerinde bir imha zaman sayacı yer alırken, kullanıcının ekran görüntüsü almaya çalışması halinde alarm vermesi, mesajların kopyalanması veya forward edilmesine karşı koruma ve uçtan uca şifreleme özelliği da bulunuyor.

Peki ya fotoğraf makinesi?

Böylece, Viber kullanıcıları, özel sohbetlerinin dışarıya sızdırılması konusunda kendilerini daha fazla güven içinde hissedebilecekler. Ancak yine de tüm önlemlere rağmen, ekranın fotoğrafının çekilmesine karşı henüz bir önlem almak mümkün değil. 

Viber’in yeni mesaj özelliği, önümüzdeki hafta Android ve iOS kullanıcılarının hizmetine sunulacak.

Hangouts, Slack ile rekabete hazırlanıyor

Google, uzun yıllardır işlettiği anında mesajlaşma yazılımı Hangouts için yeni planlar hazırlıyor. Gogole’ın Allo’yu yayına almasından sonra, mesajlaşma uygulaması olarak atıl kalan Hangouts’un kurumsal alana odaklanması bekleniyordu.

Google şimdi, Hangouts Chat isimli yeni bir uygulamasını duyurdu. Popüler kurumsal sohbet uygulaması Slack’e rakip olarak konumlandırılacak olan Hangouts Chat, Slack’te olduğu gibi, grup tartışmalarına, proje gruplandırmalarına, özel mesajlara, dosya ve link paylaşımlarına, alarm özelliklerine sahip olacak. 

GSuite kullanıcılarına açılacak olan yeni Hangouts Chat, aynı zamanda Hangouts Meet ile beraber çalışacak. Bu arada, eski, standart Hangouts uygulamasına ne olacağına dair Google açıklama yapmadı, ancak Allo’dan sonra Hangouts’un kişisel bir sohbet yazılımı olarak ortada görünmesini kimse beklemiyor.

Uber’in yöneticisi görevinden ayrıldı

Uber’in üç ay önce satın aldığı yapay zeka start-up’ı Geometric Intelligence’ın direktörü Gary Marcus, görevinden ayrıldığını duyurdu.

Uber’in otonom sürüş teknolojileri için ihtiyaç duyduğu yapay zeka rutinlerini geliştiren Geometric Intelligence, 2015 yılında kurulan bir şirket. Kısa sürede önemli ürünler geliştiren şirket Uber’in dikkatini çekmiş ve Kasım 2016’da Uber tarafından satın alınmıştı.

Şirketin kurucusu ve şu anda Uber içindeki yöneticisi olan Gary Marcus, görevinden ayrılmasının ardından, şirkette “yapay zeka danışmanı” olarak görev yapacağını duyurdu.

Marcus’la beraber Uber’e geçen 14 diğer çalışan ise Uber’de çalışmaya devam edecek. Marcus’un neden ayrılma kararı aldığıyla ilgili net bilgi yok ancak Uber içinde bir süredir devam eden yönetim krizlerinin Marcus’un bu kararı almasında etkili olduğu düşünülüyor.