Şimdi de John Carmack ZeniMax’a dava açtı

0

Facebook, Oculus Rift ve ZeniMax arasındaki hukuk savaşı genişleyerek devam ediyor.

Oculus Rift’in kendi teknolojisi olduğunu ve John Carmack’ın teknolojiyi çalarak Oculus şirketini kurduğunu iddia eden ZeniMax kısa süre önce Facebook’a dava açmış ve hatta Zuckeberg bu davada şahit olarak dinlenmişti zira Zuckerberg hırsızlıkla suçlanan Oculus şirketini iki yıl önce satın almıştı. ZeniMax ise Facebook’u bu satın almayı gerçekleştirmemesi konusunda uyardığının altını çiziyor.

Şimdi ise, Facebook’ta Oculus’un CTO’su olarak görev yapan John Carmack, ZeniMax’a dava açtı. Carmack’ın iddiasına göre, efsanevi Doom oyununu geliştiren Carmack’ın ID Software şirketini satın alan ZeniMax’ın bu anlaşmadan doğan 22,5 milyon dolarlık geliri kendisine ödemedi. Dolayısıyla Carmack da şimdi bu parayı cezasıyla beraber geri istiyor.

Öte yandan, John Carmack’ı hırsızlıkla suçlayan ve dellilleri yok ettiğini dile getiren ZeniMax, Carmack’ın şirkete 6 milyar dolar zarar verdiğini savunuyor ve 22,5 milyon ödemek yerine, Carmack’tan 6 milyar dolar istiyor.

Oculus Rift gözlükleri üzerinden devam eden bu hukuk savaşı büyüyerek ve karmaşıklaşarak devam edecek gibi görünüyor.

HARMAN artık Samsung’un

0

Güney Kore’nin elektronik devi Samsung, kısa süre önce duyurduğu HARMAN’ı satın alma işlemlerinin tamamlandığını ve şirketin artık Samsung’a katıldığını duyurdu.

Samsung’un yayınladığı basın açıklamasına göre, hisse başına 112 dolarlık anlaşmayla toplam 8 milyar dolara gerçekleşen satın alma sonrasında, ABD’li HARMAN’ın tüm ürün, hizmet ve varlıkları Samsung’a geçmiş durumda.

Yüksek kaliteli ses sistemleri ile tanınan HARMAN’ın aynı zamanda akıllı otomobil teknolojileri alanında da önemli çalışmaları bulunuyor. 13 Mart’tan itibaren HARMAN’ın hisse senetleri piyasadan çekilecek ve firma New York borsası listesinden çıkarılacak. 

HARMAN, kendi markası ve şirket varlıkları ile ayrı bir şirket olarak çalışmaya devam edecek.

 

Twitter’da 48 milyon bot hesap var

Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, Twitter’daki kullanıcı hesaplarının %9 ile %15’inin, aslında insan olmadığı ve yazılımlar tarafından kontrol edilen bot hesaplar olduğunu ortaya koydu.

Twitter’ın açıklamalarına göre, aylık aktif kullanıcı sayısı 319 milyonken, araştırma sonuçlarına göreyse bunların yaklaşık 30-48 milyon adedi, bot hesaplardan oluşuyor.

Botlar ne yapıyor?

Bu botların, diğer tweetleri beğenmek, rt etmek, başka kullanıcılara DM göndermek gibi yetenekleri de bulunuyor.

Twitter ise tüm botların sahtekarlık yapmak amacını taşımadığını, bazılarının şirketler adına cevap yazan, şirket uzmanlarını uyaran özel botlar olduğunu, kimisinin doğal afetler konusunda uyarılar yayınlandığını ve diğer kullanıcılara hizmet etmek için var olduğunu hatırlattılar.

Öte yandan, 2016’daki ABD seçimleri hakkında sosyal medya odaklı yapılan bir araştırmada, politikacıların mesajlarına gönderilen cevapların, tepkilerin çoğunun, botlar tarafından oluşturulan sahte mesajlar olduğu vurgulanmıştı. Bu şekilde, bir politikacının kamuoyundaki görüntüsünün olumlu veya olumsuz etkilenmesi için, bot hesaplar kullanılmıştı.

 

Elon Musk Avustralya’nın elektrik krizini çözebilecek mi?

0

Tesla’nın kurucusu ve CEO’su Elon Musk, Avustralya’da aylardır süren ve çözüm bulunamayan enerji krizini çözmeye talip oldu.

SolarCity’nin kurucularından ve aynı zamanda Elon Musk’ın kuzeni olan Lyndon Rive, Avustralya gazetelerine verdiği, “ülkeye pil parkı kurarak, enerjinin kullanılmadığı zamanda depolanmasını sağlayabiliriz, Elon Musk da bu konuda istekli ve 100 gün içinde bu parkı kurabileceğimize inanıyor,” demecinden sonra Avustralyalı milyarder bir iş adamı Twitter’dan Elon Musk’a ulaşarak, “bu teklifinizde ne kadar ciddisiniz?” sorusunu yöneltti.

Musk bu tweet’e, “100 gün içinde 100 MWH’lık pil parkını kurarız, yetişmezse para almayacağız,” iddiasında bulundu. Bunun üzerine iş adamı, parkın maliyeti olan 25 milyon doları ve gerekli politik kararları hazırlamak üzere çalışacağını belirtti.

Avustralya’da, iki kömür santrali beklenmedik şekilde kapandıktan sonra elektrik fiyatları fahiş düzeye ulaştı. Ayrıca belirli saatlerde elektrik üretimi talebe yetişemediği için sürekli elektrik kesintileri yaşanmaya başladı. Musk, kuracağı pil parkı ile talebin düşük olduğu saatlerde artan elektriği pillere dolduracak ve talebin fazla olduğu saatlerde bu depolanmış elektriği kullandırtacak.

Ford, 3D yazıcıda parça üretmeye başladı

0

Amerikalı otomotiv üreticisi Ford, fabrikalarında 3D yazıcılar ile otomobil parçaları üretmeye başladığını duyurdu.

Düşük hacimli parçaları, uygun fiyata ve pratik şekilde üretebilmek için 3D yazıcı teknolojilerini etkin biçimde kullanacağını açıklayan Ford, böylece müşterilerin özel isteklerini veya üst modellerde kullanılan ve az sayıda üretilen kimi aksesuar parçalarını fabrikalarda yüksek maliyetli kalıplar oluşturmadan, 3D yazıcılarla kolayca üretebilecek. Ayrıca, piyasada kullanımı azalan, az sayıda kalan eski model otomobillerin ihtiyaç duyduğu yedek parçaları az sayıda veya anlık sipariş üzerine üretmek için de 3D yazıcılar kullanılabilecek.

İhtiyacı olan 3D yazıcıları geliştirebilmek için Stratasys Ltds. ile işbirliği yapan Ford, firmanın Infinite Build 3D isimli yazıcısını ilk aşamada üretim için kullanacak. İhtiyacı olan materyali kendi başına yükleyebilme yeteneğine sahip olan yazıcı böylece başında bir çalışan durmasına gerek duymaksızın, haftalar boyunca çalışıp, ihtiyaç duyulan miktarda parçayı üretebiliyor. Adındaki “infinite” ifadesini de bu özelliğinden alıyor.

Ford bu yeni üretim opsiyonunu tanıtmak için bir de video yayınladı, aşağıda izleyebilirsiniz:

Arçelik Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarına devam ediyor

Çayırova Kampüsü’nde hayata geçirdiği Garage, Atölye 4.0 ve TECH PRO Akademi’yi tanıtan Arçelik A.Ş.’nin Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Öztürk, “Atölye 4.0 ile de üretimdeki geleceğin teknolojilerini birebir deneyimleme imkanı sağlıyoruz. TECH PRO Akademi ise, şirketin dijital yetkinliklerini artıracak yetenek setleri oluşturmak için tasarlandı” dedi.

Hedef 20 bin fikir, 200 prototip

Hedeflerinin Garage’da bir yıl içerisinde 20 bin fikri değerlendirip, 200 prototip ile geleceğin ürünlerini şimdiden tasarlayıp üretmek olduğunu belirten Öztürk, “Ayrıca Garage içinde şirket içi ve dışından konuşmacıların katılımıyla Garage Talks etkinlikleri düzenliyoruz. Böylece çalışanlarımızın farklı görüşleri duyması ve yeni fikir geliştirmede çeşitlilik sağlanmasının yolunu da açıyoruz” şeklinde açıklamada bulundu. 

Dijitalleşme ile birlikte gelen yeni ürünlerin ve hizmet modellerinin beyaz eşya sektörümüzde de fırsat oluşturmaya devam ediyor. Gelişen teknolojiyle birlikte çok daha fazla cihazın internete bağlanması öngörülerin en başında geliyor. Bugün 20 milyar cihaz internete bağlıyken 2020’de rakamın 50 milyara ulaşması bekleniyor.

Online alışveriş alışkanlıkları gibi değişen ihtiyaçlarından yola çıkarak hazırlanacak ürünlerin, insanların hayatını kolaylaştıracağını belirtti. Öztürk, “Belki 20 yıl sonra, evimizde bize yardımcı olacak robotlar, sürücüsüz otomobiller, genetikte yaşanacak mucizelerle ilgili gelişmeler hayatımızı bugünden çok farklı bir noktaya taşıyacak” dedi. 

TECH PRO Akademi’de Koç Üniversitesi’yle iş birliği

Çalışanların dijital dönüşümün getirdiği yeni teknolojilere adaptasyonu ve dijital okur yazarlık seviyesinin artırılabilmesi için, TECH PRO Akademi’yi kurduklarını açıkladı. Öztürk, “Akademinin bazı modülleri Koç Üniversitesi işbirliği ile yürütülüyor. Uzun soluklu bir programa sahip olan Akademide, geleceğin dünyasının yetkinlik ihtiyaç analizleri yapılıyor. Tüm bu çalışmalarımızla, bugünün hayallerini, geleceğin mühendisleriyle yarınlara taşımayı amaçlıyoruz” dedi.

Ve Facebook Messenger da Snapchat’i taklide başladı

Sosyal medya servisi Facebook, geçen yıl Instagram için, Snapchat’i taklit ederek “hikayeler” özelliğini yayına aldıktan sonra şimdi aynı şeyi Messenger için de yapıyor.

Sohbet ve mesajlaşma uygulaması Facebook Messenger, aynı Snapchat ve Instagram’da olduğu gibi, bir gün içinde silinecek şekilde hikayeler yayınlama özelliğini devreye aldı.

Messenger Day ismi verilen özellikle kullanıcılar, 24 saat içinde silinecek özel fotoğraflar veya videolar yayınlayabilecekler. Bu yayınlara farklı efektleri eklemek ve görüntüleri daha cazip hale getirmek mümkün.

Halihazırda 1 milyara yakın kullanıcısı olan Messenger’ın bu hamlesi ile kullanıcıların Snapchat’e olan ihtiyacının veya merakının azalması bekleniyor. Facebook böylece çok ciddi bir rakip olarak gördüğü Snapchat’in yeni kullanıcılar kazanmasını zorlaştırırken, mevcut kullanıcılarının bir kısmını da kendine çekmeyi umut ediyor.

20 milyar doların üzerinde borsa değerlendirmesiyle halka arz edilen ancak bugüne kadar kara geçememiş olan Snapchat, şimdi benzer özelliklerle onunla rekabet edecek olan Messenger karşısında, zor zamanlar yaşayabilir ve potansiyel reklamverenlerini Messenger’a kaptırabilir.

CEO’lar sağlığına yatırım yapıyor

0

İş adamları, yöneticiler  artık sağlıklarna daha çok yatırım yapmayı tercih ediyor. Devamlı değişen ve dinamik dış dünya, özellikle  yoğun çalışan iş adamları ve üst düzey yöneticiler  üzerinde yorucu bir etkiye sahiptir. Çevresel kirleticiler, sağlıksız alışkanlıklar ve yaşam tarzı, bedenlerimizi ve zihinlerimizi bu çevre koşullarına uyum sağlamak için sürekli mücadele etmeye zorlar. Sonuç olarak vücutlarımız, dışarı atılması gereken toksinleri biriktirir ve bu görevin performansının etkinliğine sağlıklı olmak denir. Sonuç olarak, sağlıklı olmak gelecek yıllarda da sağlığımızı korumak ve performansımızı artırmak demektir.

Chenot felsefesine göre, yaşam boyu sağlıklı ve formda olmak her yaşta mümkün. Chenot Palace Sağlık Oteli’nde, ileri teşhis yöntemleri ve son teknoloji ürünü ekipmanların yanında, güçlü Chenot metodu (geleneksel Çin tıbbı ilkelerini ve en son tıbbi yöntemleri birleştirir), uzmanlaşmış tıp profesyonellerinin her bir misafire özel, kişiselleştirilmiş sağlık yaşamı geliştiren programlar sunmalarını sağlar. 

Chenot Group, Bilim Direktörü olan Dr. George Gaitanos’a göre, “Vücut enerjisini beslediği sürece 60 yaşındaki bir insan bile 30 yaşındaymış gibi hissedebilir ve davranabilir.” Burada, Chenot Palace’ın Tıbbi Departmanı’nda, Avrupalı tıbbi ekip, her misafire genel bir check-up yapmakta, mevcut sağlık durumlarını ve potansiyellerini ölçümlemektedir. Yenilikçi İnsan Performansı Bölümü, insan vücudunun yetenek ve kapasitesinin hayal edebildiğimizden çok daha fazla olduğunu göstermektedir. Chenot Palace Sağlıklı Yaşam Oteli’nin en eşsiz ve etkili terapisi -110 derecede tüm vücuda uygulanan “cryotherapy”dir. Soğuğun insan vücudu üzerindeki sihirli etkisi uzun zamandır bilinmektedir. Yüzyıllar öncesinde bile, insanlar, ateşin düşürülmesi, iltihapların tedavisi, gençleşme, hastalıkları önleme ve yenilenme amaçlı olarak, buz banyosu yaptırılmış ve karın içinde yatırılmıştır. O zamanlarda, soğuğun insan vücudu üzerindeki etkisinin bilimsel olarak açıklanması çok zor olmasına rağmen, donma terapisinin gözle görülen sonuçları insanların bunu tekrar tekrar uygulamalarına neden olmuştu. Günümüzde, soğuk terapisi, tam anlamıyla bir bilimsel teori ve tıp uygulaması haline dönüşmüş ve “cryotherapy” olarak adlandırılmıştır. Chenot Palace Gabala’da, bir tıp doktoru tarafından tavsiye edildiği taktirde, tüm vücut maksimum 3 dakika boyunca, soğuk odada -110 derece soğuğa maruz bırakılmaktadır. Bu etkili uygulama, kronik iltihaplı hastalıkların azalmasına yönelik olduğu kadar, canlandıran, performans artıran, ağrı kesen, cildi tamir eden ve parlatan, uyku düzeninin iyileştiren özellikleri de sahiptir. Bu kısacık terapi çok uzun süreli bir etkiye sahiptir.

Anti-yerçekimi koşu bandı adı verilen bir başka sofistike ekipman, kişinin vücut ağırlığını azaltarak kişiyi rahatlatan bir sağlıklı yaşam ve rehabilitasyon aracı olarak işlev görür. Yaralanma riskini azaltırken daha ağrısız egzersiz yapma ve daha fazla metabolik uyarılma elde etmeyi sağlar. Zayıflama programları, düşmeye karşı korumalı bir ortamda güçlendirme ve kondisyon kazandırma, beyin uyarımı, düşük seviyeli bir yaralanma veya ameliyat sonrası fizik tedavi için kullanılır.

Chenot Palace, konukların doğanın kucağında hem zihinlerini hem de bedenlerini doyasıya şımartabilecekleri benzersiz bir sağlıklı yaşam otelidir. Lüks konaklama, nefes kesici bir doğa, Nohur Nehri’nin sunduğu panoramik manzaralar, orman ve dağlar, zengin bitki örtüsü ve Gabala Bölgesi’nin tertemiz havasının mükemmel bir bileşimi olan Chenot Palace Sağlıklı Yaşam Oteli, uzun vadede sağlıklarını korumak ve performanslarını artırmak isteyenler için mükemmel bir seçimdir. Sağlık, fiziksel ve zihinsel canlanma ve yaşam kalitesini artırma için ideal bir yatırımdır.

Tesla Hawaii’de 1,6 milyon galon petrol tasarrufu sağlayacak

Elon Musk’un elektrikli otomobil üreten firması Tesla, Hawaii’de kurduğu güneş enerjisi tarlası ile Hawaii’nin akşamları enerji üretimi için ihtiyaç duyduğu petrolü devreden çıkararak, yılda 1,6 milyon galon petrol tasarrufu sağlayacak.

Hawaii’ye bağlı Kauai adasında neredeyse her evin çatısında güneş enerjisi paneli bulunuyor ve ada halkı gündüz vakti parlayan güneş sayesinde tüm elektrik ihtiyacını güneşten sağlıyor. Ancak akşam olduğunda ada halkı elektrik ihtiyacı için petrol tüketiyor. Adaya şileplerle sürekli petrol taşınmasına neden olan bu ihtiyaç ada halkının bütçesini de zorluyor. 

Tesla, yine Elon Musk’ın kurduğu, güneş enerjisi ile elektrik sağlayan SolarCity şirketini bünyesine kattıktan sonra, Kauai’deki petro tüketimi sorununa el atarak, 13 MW’lık bir güneş enerjisi tarlası kurdu. Ayrıca bu tarlanın yanına 52 MWh kapasiteli bir enerji deposu kurdu. Böylece, gün boyunca elde edilen enerji bu depoda saklanarak gece enerji ihtiyacı doğan şehre elektrik veriliyor. Şehir halkı bu sistem sayesinde, petrolden çok daha ucuza elektrik sağlarken, cennet köşesi kadar güzel olan adada petrol kullanımında dolayı artan hava kirliliğinin de önüne geçilmiş olacak. 

Tesla’nın bu proje nedeniyle hazırladığı videoyu aşağıda izleyebilirsiniz:

reCAPTCHA görünmez oluyor

0

Web sitelerini botların saldırılarından koruyan ve kullanıcıların daha rahat bir web deneyimi yaşamasını sağlayan, Google’ın reCAPTCHA sistemi artık görünmez olacak. 

Google konu hakkında yaptığı açıklamada reCAPTCHA kutusunun kullanıcıları rahatsız etmeyecek şekilde görünmez olacağını, Google’ın insan veya robot ayrımını yapay zeka ile yapacağını vurgularken, görünmez reCAPTCHA’nın nasıl çalışacağı ve insanla robotu nasıl ayırt edeceği konusunda detay vermedi.

reCAPTCHA servisi, web sitelerine login olurken kimlik doğrulaması yapmayı kolaylaştırmak isteyen Google tarafından 2009 yılında satın alınmıştı. Google o dönemden beri, farklı formatlarda sorgularla reCAPTCHA sistemini güçlendirdi. Web sitesi yöneticileri bu sistemi basit bir modül ile Login sayfalarına ekleyebiliyorlar ve böylece sitelere saldırıp milyonlarca Spam mesaj gönderen botlardan kolayca kurtulabiliyorlar.

 

Netflix abonelerinin sayısı DVR cihazlarının sayısını geçti

0

ABD, televizyon/video izleme konusunda ilginç bir dönüm noktasına ulaştı. 

Netflix gibi abonelik temelli online servislerin büyük rağbet gördüğü ABD’de Netflix abonelerinin sayısı ilk defa ülkedeki DVR kullanıcılarının sayısını geçti

Böylece insanların evde film seyretmek için DVD satın almak yerine, Netflix gibi servislere abone olmayı tercih ettiği yeni dönemin başladığını kabul etmek mümkün.

Araştırmaya göre, ABD şu anda evinde Netflix bulunan yetişkinlerin oranı %54’e ulaştı. Evinde DVR cihazı bulunan yetişkinleri oranı ise %53. 2011 yılında ise DVR sahiplerinin oranı %44 iken Netflix abonelinin aranı %28 seviyesinde bulunuyordu. 

Müşterisini gözünden tanıyan bankanın sırları

Gelişen teknoloji ile beraber büyük kurumsal şirketler de dijital dönüşümleri ile gündeme geliyorlar. Nesnelerin İnterneti çağında bankalar da dijital çözümleri müşterilerine sunuyorlar. Dijital dönüşüme ayak uyduran kurumlardan biri olan Yapı Kredi, dönüşümlerinin sırlarını bizlerle paylaştı.

İsterseniz sözü daha fazla uzatmadan sizleri, Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan ile yaptığımız keyifli röportaj ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.

1 saatte buluşturan uygulama geri döndü!

0

İki genç girişimci tarafından Türkiye’de geliştirilen ve 1 saat içinde buluşturan uygulama olarak tanınarak büyük ilgi gören anonim arkadaşlık uygulaması OneHour, yenilendi.

SuperChat özelliği dikkat çekiyor

iOS ve Android platformlarında kullanılabilen uygulamaya eklenen bir başka yeni özellik ise SuperChat. Biriyle eşleşmeyi beklemek istemiyorsanız SuperChat özelliğini kullanarak hemen yazışmaya başlayabiliyorsunuz. Uygulama her 12 saatte bir 2 adet SuperChat kullanmanıza izin veriyor. SuperChat kullanarak aynı zamanda mevcut sohbetinizi de 1 saat daha uzatabiliyorsunuz.

Uygulamada artık eklenen selfie kullanıcının kalıcı profili oluyor ve tekrar tekrar selfie eklemeye gerek kalmıyor. Selfie oluştururken, ister telefonunuzdan bir fotoğraf seçiyorsunuz, isterseniz kısa bir video çekip üzerine filtre ekleyebiliyorsunuz.

Kullanıcıların birbirini beğenerek eşleşmesinin ardından sadece 1 saat konuşmalarına izin vererek tavlama stresi ile eğlenceyi bir arada sunan OneHour uygulaması, başta video-selfie ve telefondan fotoğraf ekleme özelliği olmak üzere tamamen yenilenerek uygulama marketlerindeki yerini aldı.

Uygulamayı iOS cihazınıza indirmek için tıklayın.

Uygulamayı Android cihazına indirmek için tıklayın.

Hollanda’da Smombie’ler için özel trafik ışıkları

0

2014 yılında ABD’de yapılan bir araştırmada ülkedeki trafik kazalarının %26’sının, telefon kullanımı nedeniyle oluştuğu ortaya çıkmıştı.

Kamu yöneticileri, telefon kullanımının yarattığı dikkat dağınıklığı nedeniyle yaşanabilecek kazaları engellemek için, zekice çözümler üretmek zorunda kalıyorlar. 

Zombi değil Smombie

Uluslararası terminolojide, telefonda mesajlaşarak yürüyen insanlara zombi (zombie) kavramından yola çıkarak, “smombie” (smart phone zombie ) ismi veriliyor.

ABD’de, kalabalık caddelerde bir yandan yürürken kimseye çarpmadan telefonla yazışmak isteyenler, özel görevliler tutarak, onların arkasından ilerliyorlar. Güney Kore gibi ülkelerde, bazı kaldırımlarda, aynı bisiklet yolu gibi, mesajlaşma yolu yer alıyor. Gidiş ve geliş olarak iki ayrı kulvara ayrılan bu yollarda smombie’ler önlerindeki insanlara veya engellere çarpmadan yürüme imkanı bulabiliyorlar.

Şimdi, benzer bir çözüm Hollanda’da ortaya çıktı. Hollanda da bir belediye, elinden telefonu düşürmeyen ve bu sırada dikkatini toplayamayan insanlar için trafik ışıklarını, kaldırımlara, ayak seviyesine yerleştirmeye başladı. Böylece karşıdan karşıya geçmek için ışıkların önünde duran telefon bağımlıları, dikkat dağınıklığı ile aniden yola fırlama riskinden kurtuluyorlar. Kaldırım üzerindeki ışığın rengine göre, başını yukarı kaldırıp ışığa bakmadan, karşıya geçebiliyorlar.

Daha önce de Almanya da bir kasabanın, smombie’ler için kaldırımlara trafik ışığı yerleştirdiği biliniyordu.

 

Teknoloji firmaları CIA ile işbirliği mi yaptı?

0

CIA’in, dünyanın en önemli teknoloji firmalarının ürün ve hizmetlerini hack’leyerek, bu firmaların müşterilerini dinlediğini iddia eden WikiLeaks belgeleri tüm dünyada yankı uyandırdı.

Microsoft, Google, Apple, Samsung, Oracle gibi dev firmaların neredeyse tüm müşterilerinin cihazlarına ve hatta evlerine gizlice erişebilen CIA’in, bu sayede ortam dinlemesi yapabildiği, gizli yazışmaları okuyabildiği ortaya çıkmıştı.

Sızdırılan raporlarda adı geçen firmalar ise konuya büyük tepki gösterdiler. Daha önce Edward Snowden’in ortaya çıkardığı Prism skandalı sırasında CIA ile gönüllü olarak işbirliği yaptıkları ortaya çıkan ve kullanıcı güveni konusunda büyük yara alan firmaların ismi bu kez yeniden CIA ile anılınca, kamuoyunda da büyük şüphe oluştu.

Raporda adı geçen firmalardan Apple daha ilk anda, ilgili WikiLeaks belgelerinde bahsi geçen açıkları not edip kapatmaya başladıklarını, bazılarını ise daha önceden kapatmış olduklarını açıkladı.

Hata mı yoksa işbirliği mi?

Ardından Google ve Microsoft da, gerekli yamaları yayınlayarak CIA’in ürünlerini kullanmasına izin vermeyeceklerini bildirdi. Samsung da, akıllı televizyonlarına uzaktan erişen CIA’i engellemek için bir firmware üzerinde çalıştığının altını çizdi.

Cisco ise bu skandalda firmaların suçlanamayacağını, bunun Prism’den farklı olduğunu ve CIA’in, tamamen kendi inisiyatifi ile ürünlerini inceleyip açıklarını bularak, arka kapıları kullandığını vurguladı.

Ancak kamuoyunda firmalara karşı büyük şüphe bulunuyor. Daha önce istihbarat birimlerine gönüllü ve gizli olarak sunucularını açan firmaların, bu kez de, CIA’in işine gelen bazı açıkları kasten yaratmış olabileceği, böylece işbirliği görüntüsü içinde olmadan, CIA için yeniden arka kapı açmış olabilecekleri kuşkusu bulunuyor. Zira, Prism skandalı döneminde ABD başkanı Obama basın karşısına çıkarak, “Evet, yabancı ülke vatandaşlarını teknoloji şirketlerinin ürünleri üzerinden dinliyoruz ve bu bizim güvenliğimiz için çok önemli bir istihbarat çalışması. Bunu kesmeyeceğiz ve yapmaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullanmıştı. Dolayısıyla, ABD hükumetinin ve istihbarat birimlerinin, Prism skandalından sonra, teknoloji şirketlerinin peşini bırakmadıkları, onlarla birlikte bu yeni “çözümü” yaratmış olmaları şüphesi herkesin aklını kurcalıyor.

ZTE’ye ABD’de 900 milyon dolar ceza

0

Çinli telefon ve donanım üreticisi ZTE, ABD’de beş yıldır devam eden soruşturmanın sonunda, suçlu olduğunu kabul ederek anlaşma yoluna gitmeyi tercih etti ve davayı 900 milyon dolarlık cezayla kapattı.

ABD’nin, İran’a uyguladığı ticari ambargoyu deldiği iddiasıyla açılan davada ABD yönetiminin iddiasına göre, ZTE ABD’den ithal ettiği donanım parçalarını kendi telefonlarında kullandıktan sonra bu telefonları İran’a ihraç ediyordu. 

ZTE, iddiaları reddetse de 5 yıldır devam eden davanın sonunda suçlu çıkacağını ve ağır ceza ödemek zorunda kalacağını fark edince, ABD yönetimiyle 900 milyon dolarlık ceza ödeme konusunda anlaşmaya vardı. Firm ayrıca Kuzey Kore’ye de 283 ayrı gönderi yaparak bu ülkeye uygulanan ambargoyu delmekle de suçlanıyordu.

ZTE, telefon ve mobil cihaz üretimi için ihtiyaç duyduğu donanımların %30’unu ABD’den satın alıyor. Ancak yüksek teknoloji ürünü bu ithal malların, ABD’nin yasakladığı ülkelere satışı yasak. 

ZTE aynı suçları tekrar işlerse, ABD’ye ithalat yaparken yararlandığı vergi avantajını yedi yıl için kaybedecek. Bu da şirketin telefonlarının rakiplerine oranla daha pahalı olması anlamına gelecek.

 

 

Snap hisseleri hızlı düşüyor

Geçtiğimiz hafta halka arz edilen ve 20 milyar doların üzerinde değerlendirmeyle hisseleri 17 dolara ulaşan Snap, halka arzın ardından yaşadığı güçlü yükselişin ardından şimdiyse hızlı düşüyor.

Pazartesi ve Salı, borsada toplam %12 oranında değer kaybeden şirketin hisse senetleri 21 dolar seviyesine indi. Yine de halka arz sırasında oluşan 17 doların üstünde olan hisse senedi fiyatının, daha fazla düşmeye devam etmesi halinde, yatırımcıların zarar endişesiyle büyük satışlar yapabileceğinden endişe ediliyor.

Snapchat, çok sevilen bir uygulama olmasına rağmen, henüz hiç kar edememiş olması nedeniyle, riskli bir yatırım kabul ediliyor. Uygulama para kazanamaması durumunda, Twitter örneğinde olduğu gibi, çok kullanılan, çok sevilen ancak para kazanamadığı için yatırımcıların ilgisini kaybettiği “ölü bir şirket” olarak kalabilir.

Öte yandan, halka yeni arz edilmiş bir şirketin hisse değerlerinin çok hızlı düşüp yükselmesi çok alışıldık bir durum. Aynı sorun Facebook’un ve Twitter’ın halka arzında da yaşanmıştı. Dolayısıyla yatırımcılar Snap için henüz büyük endişeler taşımıyorlar ancak diyatın 17 doların altına inmesi ve uzun süre o seviyede kalması, alarm çanlarının çalmasına neden olacak.

Google, büyük veri servisi Kaggle’ı satın mı aldı?

0

Google ve Kaggle’dan sızan bilgiler, yapay zeka, öğrenen makineler ve büyük veri alanında yarım milyondan fazla uzmanın üye olduğu ve çok önemli çalışmalara ev sahipliği yapan Kaggle platformunun Google’a geçtiğini söylüyor.

Google ve Kaggle konu hakkında yorum yapmazken, Kaggle’ın önümüzdeki haftalarda düzenleyeceği geleneksel yıllık toplantılarının Google mekanlarında gerçekleşeceğinin açıklanması iddiaları güçlendiriyor.

Kaggle’ın rakipleri arasında DrivenData, TopCoder ve HackerRank topluluklar da yer alıyor ancak Kaggle bunların arasında en popüler platform olarak yükseliyor. Özellikle yapay zeka ve öğrenen makine teknolojisi uzmanlarının, çeşitli yarışmalar düzenledikleri platform, çok ilginç projelerin ve uygulamaların çıkış noktası olarak biliniyor.

CIA, tüm cihazları dinliyormuş

0

Teknoloji dünyası Prism benzeri bir skandal ile sarsıldı. Wikileak’in ele geçirdiği bilgilere göre, CIA, teknoloji şirketlerinin haberdar olmadığı açıklar üzerinden, dünyadaki herkesi hack’leyip dinleyebilme imkanına sahip. 

Edward Snowden’in NSA’dan çaldığı belgelerle ortaya çıkardığı Prism skandalından çok daha büyük bir skandal olduğu vurgulanan olaya göre, Wikileaks’in Vault 7 takma ismini verdiği, CIA’den sızdırılan 8700 belgede, istihbarat örgütünün dünyadaki neredeyse tüm elektronik cihazlara sızabildiği ve istediği insanın evini, işyerini, ortamını dinleyebildiği, fotoğraflar çekebildiği anlaşılıyor.

Belgelere göre, iOS, Android, Windows, Linux cihazlarına kolayca sızabilen CIA, ayrıca Weeping Angel (Ağlayan Melek) adı verilen bu sistemle Samsung gibi dev üreticilerin televizyonlarındaki kamera ve mikrofonlara da erişebiliyor. 

Asıl vurucu iddia ise, CIA’nin sızmak istediği kişinin bilgisayarındaki Windows sistemine uygun yamalar yayınlatması ve böylece ilgili kişinin bilgisayarında arka kapı yaratarak sisteme sızabilmesi. 

ABD’de kimi medya kurumları belgelerin ne kadar doğru olduğunu tespit etmenin zor olduğunun altını çizerken, CIA veya ABD yönetimi henüz Vault 7 belgelerini yalanlamadı. Ayrıca belgeleri inceleyen eski CIA ve NSA ajanı Edward Snowden de sosyal medyadan, belgeleri gerçek belgelere benzettiğini vurguladı.

Şimdi tüm dünya bu yeni skandal hakkındaki tartışmalara hazırlanıyor. Eğer skandal gerçek çıkarsa, Prism sonrasında Rusya’nın yaptığı gibi, tüm ülkelerin ABD teknoloji ürünlerini kullanmayı bırakması dahi gündeme gelebilir.