24 Solutions Türkiye pazarına girdi

0

Dijitalleşen dünyada hem kurumların hem de tüketicilerin, e-ticaret, bankacılık ve FinTech alanlarında veri-bilgi güvenliğinin en yüksek seviyede sağlanması önem taşıyor. Sürekli artan siber tehditler, özellikle online dünyada kredi ve banka kartı ile yapılan ödeme işlemlerinde güvenlik açısından global standartlara uygun çözümlere olan ihtiyacı da beraberinde getiriyor.

Üyeleri arasında Visa, Master Card, American Express, Discover ve JCB’nin yer aldığı PCI-SSC tarafından belirlenen ve ödeme sistemleri alanında dünyadaki en yüksek güvenlik standardı olan PCI-DSS sertifikasyonu bu alanda büyük önem taşıyor.

PCI-DSS alanında hem danışmanlık hem de denetim ve sertifikasyon hizmetini birlikte sunan 24 Solutions, şirketleşme sürecini tamamlayıp İstanbul’da açtığı ofisle Türkiye pazarına girdiğini duyurdu.

Online ödemede güvenlik artıyor

24 Solutions Türkiye Ülke Direktörü Emrah Elmas’ın ev sahipliğinde ve Türkiye Cumhuriyeti İsveç Başkonsolosu Therese Hydén katılımlarıyla gerçekleştirilen toplantıda konuşan 24 Solutions CEO’su Daniel Werner, dijital dünyada nakitsiz topluma geçiş ve nakitsiz toplumlarda ödeme güvenliğinin sağlanması konusunda önemli veriler paylaştı.

Dünyada dijital ödeme yaygınlaşıyor

Daniel Werner, 2016 yılında açıklanan son raporlara bakıldığında 2015’te 426,3 milyar işlem gerçekleştiğine dikkat çekti. Nakit kullanma oranının banka kartları, alternatif ödeme sistemleriyle düştüğünü ifade eden Werner, en büyük araç olan kredi kartlarının yüzde 11,8’lik pay ile dünyada en çok tercih edilen dijital ödeme yöntemi olduğunu söyledi.

İsveç’te nakit parayla yapılan ödemelerin, tüm alışverişlerin sadece yüzde 2’sini oluşturduğuna ve yüzde 98’inin dijital ödeme yöntemleriyle yapıldığını belirten Werner, “İsveç’in hedefi kağıt ve madeni paradan tamamen kurtularak dünyanın ilk yüzde 100 nakitsiz toplumu olmak” dedi.

24 Solutions Türkiye Ülke Direktörü Emrah Elmas ise yaptığı konuşmada 176 milyon adete ulaşan kart sayısıyla Türkiye’nin Avrupa liginde ilk sıraya yerleştiğine dikkat çekerek, kartlı ödemelerin hane halkı harcamaları içindeki payı son 5-6 yılda yüzde 40’a çıktığını belirtti. 

2016 yılında 306 milyonu aşkın online alışveriş işleminin yapıldığı hatırlatan Emrah Elmas, “Türkiye’de e-ticaret pazarı 24,7 milyar TL’lik bir büyüklüğe sahip. 24 Solutions’ın PCI-DSS standartlarında güvenlik sunan tüm şirket ve kurumlar, tüketicilerin tercihlerinde her zaman ön sıralarda olacaktır” şeklinde konuştu.

24 Solutions’ın çalışmalarını yakından takip etmek ve bilgi almak için tıklayınız.

 

UberPITCH, girişim fikrini ve yatırımcıyı buluşturuyor!

0

Türkiye’deki girişimlere destek vermek isteyen Uber, 22 Mart’ta UberPITCH aracını İstanbul sokaklarında dolaştıracak.

Uber, Girişim fikrini paylaşmak isteyen gönüllülerle yatırımcıları 15 dakikalık bir yolculuğa çıkarıyor. Fikir aşamasından, ürün aşamasına kadar tüm girişimlere açık olan UberPITCH’e son başvuru tarihi 18 Mart.

Birbirinden güzel hediyeler girişim fikirlerinin

22 Mart‘ta İstanbul sokaklarında dolaşacak her bir UberPITCH aracının içindeki yatırımcı, adaylar arasından en iyisini belirleyecek ve kazanan tüm girişimler 1000 TL’lik Uber kredisi, girişim seviyesine bağlı olarak 6 aylık İTÜ Çekirdek Ön Kuluçka veya İTÜ Magnet İleri Aşama Girişimcilik Merkezi’ne giriş hakkı gibi  birbirinden güzel hediyelerle ödüllendirilecek.

Girişim fikrini yatırımcılarla buluşturma fırsatı verecek olan UberPITCH, Türkiye’nin önemli yatırımcıları Arda Kutsal, Arif Akdağ, Cem Soysal, Dilek Dayındarlı, Fırat İşbecer, Nevzat Aydın ve Yomi Kastro‘nun içinde bulunacağı araca kayıt olmak için tıklayın.

Amazon, Echo kayıtlarını mahkemeye sundu

0

Amazon’un, 7/24 evin içini dinleyen yapay zekalı ev asistanı Echo, bir cinayet soruşturmasında delil oluyor.

ABD’de işlenen bir cinayet sonrasında evde Echo aygıtı bulunduğunu fark eden polis, Amazon’dan ilgili cihazın sunucularda saklanan kayıtlarını istemişti. Ancak, evde konuşulan sesleri kaydeden Echo cihazına dair kayıtları polise vermeyi reddeden Amazon, mahkeme kararıyla beraber, kayıtları soruşturmayı yürüten polis ekibine devretti.

Polis şimdi kayıtların içinde cinayeti çözebilecek bir ipucu bulup bulamayacağını kontrol edecek.

Amazon Echo cihazı evdeki sesleri 7/24 dinliyor ancak Amazon’a göre, sesleri Amazon, Echo veya Alexa kelimelerin duyduktan hemen sonra kaydetmeye başlıyor. Bu kayıt, kullanıcıların alışveriş emirlerinin ileride kontrolü amacıyla saklamak için kullanıyor.

Cinayet gecesi komşular evden müzik sesi duyduklarını söyledikleri için polis, ev sahibinin Echo’ya komut vererek müzik açtığını ve bu sırada Amazon’un evdeki sesleri kaydetmiş olabileceğini düşünüyor.

Facebook BBC’yi çocuk tacizcisi olarak polise şikayet etti

Facebook ve BBC, hiç beklenmeyen bir olayla çok büyük bir kavganın eşiğine geldi.

BBC’nin çocuk tacizine karşı yürüttüğü bir soruşturmanın ardından elde ettiği görüntüler, Facebook’un polise başvurmasıyla sonuçlandı.

Yayın kuruluşu, Facebook’ta yayınlanan uygunsuz fotoğrafların nasıl tespit edildiğine dair bir araştırma yürütürken, çocukların taciz edildiği çok sayıda görüntüye ulaştı ve bunların Facebook tarafından tespit edilemediğini belirledi.

BBC’de araştırmayı yöneten gazeteci Facebook yöneticileri ile yaptığı röportaj serisi sırasında, ilgili görüntülerden bahsetti ve bunların Facebook görüntü tespit teknolojisi tarafından belirlenemediğini hatırlattı. Bunun üzerine Facebook yöneticileri BBC’den ilgili görüntüleri talep etti.

Facebook’un konu hakkında araştırma yapacağını düşünen BBC’deki gazeteciler, Facebook üzerinden aldıkları fotoğrafları ve ilgili detayları bir email ile Facebook yönetimine aktardı. 

Çocuk tacizcisi olarak BBC

Bunun üzerinde Facebook, “çocukları taciz eden fotoğrafları yaydığı” suçlamasıyla BBC’yi polise şikayet etti, zira yasalara göre bu fotoğrafların paylaşılması, gönderilmesi, yayılması da yasak.  

Facebook şimdi, “neden böyle bir şikayette bulunduklarına” dair sorulara ilgili yasa maddesini referans gösteriyor: “Bu tür fotoğrafların gönderildiği kişiler durumu polise rapor etmek zorundadır.”

Dolayısıyla, Facebook BBC’yi çocuk tacizi fotoğrafları gönderdiği gerekçesiyle polise şikayet ederek, yayın kuruluşunu çocuk tacizi fotoğrafları yayan bir kurum konumuna düşürmüş oldu.

BBC, polise verdiği açıklamada, ilgili fotoğrafların sosyal medyadaki çocuk tacizleri konusunda yaptıkları röportaj için Facebook İngiltere yöneticisi Simon Milner ile yaptıkları röportaj sırasında, Simon Milner tarafından, Facebook’un soruşturma yürütebilmesi için istendiğini belirtti. Savcıların BBC hakkında dava açmaya gerek görmediğinin de altı çiziliyor ancak Facebook’un bu davranışı tüm dünyada çok garip karşılanmış durumda. Medya dünyası şimdi Facebook yöneticisi  Simon Milner’ı acemice davranıp panik yapmakla suçluyor. Simon Milner’ın, Facebook’un avukatları ile durumu değerlendirip, yasadaki ilgili uyarıdan haberdar olduğunda, başının belaya girmemesi için, yasayı ezbere yorumlamış olabileceği dile getiriliyor. Medya, Facebook’un BBC’yi şikayet etmek yerine, polis ve savcıyla beraber işbirliği yaparak, bu fotoğrafları Facebook’a yükleyen asıl kişileri bulmak için hareket geçmesi gerektiğini düşünüyor.

Facebook ise gerekli bilgileri polise ilettiğini ve ilgili fotoğrafları sosyal medyadan kaldırdığını vurguluyor. İngiltere’deki bu skandal büyüyecek olursa, Facebook yönetiminin Simon Milner’ı görevden alması da gündeme gelebilir.

 

Robotlar hangi meslekleri işsiz bırakacak?

0

Robot teknolojisi hayatımıza hızla giriyor. Biz farkında olmadan çoğu internet servisi yapay zekanın kontrolüne girdi bile. Ancak robotların ilerleyişi, daha hızlı ve isabetli yayın yapan web siteleri ile sınırlı kalmayacak. Önümüzdeki yıllarda, çok sayıda insanın işlerini robotlar yüzünden kaybetmesi bekleniyor. Sadece ABD’de 20 milyon kişinin önümüzdeki 20 sene içinde işlerini robotlar kaptırması bekleniyor. Bu rakam o kadar büyük ki, Microsoft’un kurucusu Bill Gates, insanların işlerini alan robotların vergi ve sigorta ödememesi halinde, vergi ve sigorta sisteminin ağır hasar alabileceğinin altını çizmek durumunda kaldı. Peki en yüksek risk grubunda hangi meslekler yer alıyor?

1- Fabrika işçileri

Fabrikaların robotlaşması yeni değil. Makineleşme geliştikçe fabrikalardaki insan sayısı giderek azaldı ve yapay zekanın yükselişi ile fabrikalarda işçilere daha az ihtiyaç duyulacak. Bu da daha hızlı ve daha hatasız üretim yapabilmek anlamına gelecek. 

Google, mail şifreleme sistemini açık kaynak topluluğuna devretti

0

Google’ın, Gmail’de kullandığı uçtan uca şifreleme sistemi, artık açık kaynak kodlu bir proje olarak hayatına devam edecek. 

E-mail’leri şifrelemenin çok zor bir iş olduğunun altını çizen Google, bu projenin Google çatısı altında çok yavaş ilerleme kaydediyor olmasından şikayetçiydi.

Sonunda kendi yazılımcılarının projenin sağlıklı ilerlemesi için yeterince hızlı olamayacağına karar veren Google, e-mail’lerin uçtan uca şifrelenmesini sağlayan E2EMail projesini açık kaynak gruplarına devretti.

Chrome kullanıcılarına niyet, kime kısmet?

Google bu projeye bir sene kadar önce başlamış ve Chrome kullanıcılarının birbirine, kimse tarafından okunamayacak e-postalar göndermesini amaçlamıştı. Ancak şirket istediği sonuca bir türlü ulaşamadı.

Projenin artık açık kaynak kullanımına açılmasıyla, kodlar artık Google’ın malı olmaktan çıkacağı için, proje için geliştirilen şifreleme yönteminin farklı uygulamalarda da kendini göstermesi bekleniyor.

Sosyal medya insanları ‘asosyal’ mı yapıyor?

Sosyal medyanın çoğu zaman insan psikolojisine zarar verdiğine dair şikayet ve tespitleri duymaya alışkınız.

Şimdi ise Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan sosyal medya araştırması, bu tespitlerin doğru olduğunu söylüyor. Araştırmayı yöneten Profesör Brian Primack’a göre, sosyal medya kullanımı arttıkça insanların sosyalleşmesi azalıyor.

19-32 yaş arasındaki 2000 birey arasında yapılan araştırmaya göre, sosyal medyada günde iki saatten fazla zaman geçirmek, bireylerin kendini sosyal dünyadan izole etme ihtimalini iki kat arttırıyor. Bir diğer deyişe, fazla sosyal medya kullanımı bireylerin “asosyal” karakter geliştirmesiyle sonuçlanabiliyor.

Hangisi hangisini tetikliyor?

Araştırmada katılımcıların, Instagram, Twitter ve Tumblr etkinlikleri incelendi. Millenial kuşağının en çok kullandığı sosyal mecralar olan bu üç servisten toplanan verilerle şekillen araştırma sonuçlarını yorumlayan Pitsburgh Üniversitesi pediatri bölümünden Elizabeth Miller’a göre, hangi etkinin birbirini tetiklediğini tespit etmek de kolay değil.  İnsanlar sosyal olarak izole olmaya eğimli bir karaktere sahip oldukları için mi sosyal medyaya daha fazla zaman ayırıyorlar yoksa sosyal medyaya daha fazla zaman ayırdıkları için mi izole bir karakter geliştiriyorlar, bu net değil. Bu amaçla farklı araştırmaların tasarlanması da gündemde.

Ancak, sosyal medyanın kullanımı ile sosyal olarak izole bir karakter geliştirme arasında yüksek bir korelasyon olduğu tespit edilmiş durumda.

IBM Quantum bilgisayarı ticarileştirmeye hazırlanıyor

0

Quantum bilgisayar kavramı ortaya atıldığından beri onun üzerinde çalışan önemli teknoloji şirketlerinden biri olan IBM, bugün Quantum bilgisayar araştırmaları için yeni bir birim kurduğunu duyurdu.

IBM Q adı verilen birimin asli görevi ise, Quantum bilgisayarları yakın gelecekte ticarileştirecek uygulamalar geliştirmek. IBM Q sayesinde, Quantum bilgisayarlar alanında yaşanan bilimsel gelişmeleri, pazara ürün olarak sunmak çok daha hızlanacak.

IBM geçen yıl da, Quantum Experience isimli bir uygulamasını tanıtmıştı. Bu uygulama sayesinde araştırmacılar, IBM’in Quantum bilgisayarları üzerinde deneyler gerçekleştirebiliyor. Geçen bir yıl içinde 40 bin kullanıcının Quantum bilgisayarlar üzerinde 275 bin deney gerçekleştirdiğini de açıklayan IBM, çok yakın gelecekte bu bilgisayarların laboratuvarlardan çıkarak, ticari ürünler olarak kurumların sunucu merkezlerine yerleşeceğinin altını çiziyor.

IBM’in şu anda elinde bulunan Quantum bilgisayarlar için belirlediği işlem gücü “5 qubit” ile tanımlanıyor. Qubit kavramı dünya için henüz çok yeni. Karşılaştırma yapmak gerekirse, standart bir laptop 25 qubit gücüne denk geliyor. 

IBM çalışmaların sonunda, 50 qubit gücünde Quantum bilgisayarlar üretmeyi planlıyor. Ancak Qubit kavramı, kalsik bilgisayarlarla doğru orantılı şekilde ölçülemiyor. Bir laptop 25 qubit gücüne denk gelirken, dünyanın en büyük süper bilgisayarının Quantum bilgisayar çalışmalarındaki karşılığı 40-45 qubit değere denk geliyor. IBM’in hedeflediği 50 qubit gücündeki Quantum bilgisayarın ise klasik silikon tabanlı bilgisayarlarda karşılığı yok. Yıllar içinde bu değer ikiye katlandığında ise bugün hayal dahi edilemeyen işlem güçlerine ulaşılması bekleniyor.

Elektrikli otomobil alana 2 bin dolar

0

ABD’de, New York şehri, 1 Nisan’dan itibaren şehirde elektrikli otomobil satın alan vatandaşlarına 2 bin dolar ödeyeceğini açıkladı.

Pratik olarak, New York’ta elektrikli otomobillerin fiyatında 2 bin dolarlık indirim anlamına gelen bu uygulamayla, şehir yönetimi benzin/dizel motorlu araçların oranını düşürerek, şehir halkını elektrikli otomobil kullanmaya yönlendirmek istiyor.

ABD’de Chevy Bolt, Tesla Model 3 ve Toyota’nın hibrid motorlu araçları şu anda en çok satılan elektrikli otomobiller arasında yer alıyor. New York’taki devlet  teşviki ile bu araçların daha fazla tercih edileceği düşünülüyor zira özellikle Chevy Bolt ve Model 3, 30 bin dolar seviyesindeki fiyatları ile çok uygun fiyatlı elektrikli araçlar olarak zaten ilgi toplarken, fiyatındaki 2 bin dolarlık indirimle daha da fazla tercih edilmeleri bekleniyor.

Yapay zeka intiharları 2 sene önceden tahmin edebiliyor

0

Yapay zekanın sağlık alanında kullanılması ilginç bir sonucu ortaya çıkardı. Klinik hastalar üzerinde yapılan bir araştırmada, psikolojik testlere cevap veren hastalardan ileride intihara teşebbüs edenler, iki sene öncesinden yapay zeka tarafından tespit edilebildi.

Bu çalışma, kişinin intihara meyli yaklaştıkça, yapay zekanın daha da isabetli tahmin yapabildiğini gösterdi ve kısa süre sonra intihar edecek hastaları %80-90 olasılıkla tespit edebilmek mümkün oldu.

Yapay zeka sayesinde ölümler azalacak

Florida Devlet Üniversitesi’den araştırmacı Jessica Ribeiro’nun çalışmasına göre, yapay zeka zaman içinde, insanların farklı davranış biçimleri hakkında kendini eğiterek, ileride intihar girişiminde bulunup bulunmayacağına dair analizler yapabiliyor.

Tennesie’deki 2 milyon hastanın kayıtlarını inceleyerek kendini eğiten yapay zeka bu sayede psikologlara ve psikyatrlara riskli hastalar hakkında uyarıda bulunabiliyor.

Sadece ABD’de her yıl 45 bin kişinin intihar ederek hayatını yitirmesi, bu araştmaları dahada önemli kılıyor. Sağlık görevlilerinin, intihara meyilli kişileri yapay zeka sayesinde kolayca tespit edebilmesi halinde, bu bireylere daha özenli tıbbi yardım ulaştırmak mümkün olacak ve ülkede intihar nedeniyle ölümlerin azalacağı tahmin ediliyor.

Facebook sahte haberleri işaretlemeye başladı

Facebook, ABD başkanlık seçimleri sırasında başına bela olan ve tüm dünyadan “çözüm bulması” için baskı gördüğü sahte haberlere karşı ilk adımını attık.

Sosyal medya servisinde artık sahte olduğu tespit edilen haberlerin üzerinde “disputes” (itiraz edilmiş) uyarısı bulunacak. 

Profesyonel gazeteciler görev başında

Facebook, sahte haberleri tespit etmesi için, bağımsız bir gazetecilik vakfı olan Poynter ile anlaşma imzalamıştı. Poynter’in belirlediği prensipler koduna uygun olmayan haberler şüpheli metinler olarak işaretlenecek ve şikayet edilen sahte haberler de yine Poynter editörleri tarafından incelenerek sahte olup olmadığına karar verilecek.

Bu mekanizma içinde Facebook sahte haberlerin işaretlenmesine de artık başlamış oluyor. Bundan sonra Facebook’ta, Poynter editörleri tarafından sahte olduğu tespit edilmiş içeriklerin üzerinde “disputed” ifadesi yer alacak. Elbette bu mekanizma şimdilik Türkçe haberler için geçerli değil ancak yakın gelecekte Türk editörlerin de göreve başlaması sürpriz olmayacaktır.

Günde kaç saatimizi telefonda geçiriyoruz?

0

Telefon ekranları, insanların zamanını harcadığı önemli bir mecraya dönüştü. Öyle ki, artık telefonla geçirilen zaman, televizyon izlemek için harcanan zamanla yarışmaya başladı.

ABD’de araştırma firması Flurry’nin, ABD vatandaşları arasında yaptığı araştırmaya göre, kullanıcıların telefon ekranı karşısında bir günde geçirdiği zaman 5 saate ulaşmış durumda.

Bu değerin, yıldan yıla %69 oranında artması da ayrıca dikkat çeken bir değer. Yani önümüzdeki yıl insanların mobil cihazlar önünde geçireceği zamanın, günde 8-9 saate ulaşması bekleniyor ki, bu da uyku dışında yaşanan zamanın yarısı anlamına geliyor.

Öte yandan, kullanıcıların mobil tarayıcıları kullanma oranının düştüğü de gözleniyor. 2013’ün ilk çeyreğinde kullanıcıların %20’si mobil tarayıcıları kullanırken 2015’in son çeyreğinde bu oran %9’a düştü. Bir yıl sonra, 2016’nın dördüncü çeyreğinde ise aynı oran %8 olarak tespit edildi. Dolayısıyla, mobil cihazların internette sörf yerine mobil uygulamaları çalıştırmak için daha fazla kullanıldığı anlaşılıyor.

Bu uygulamaların içinde YouTube, Snapchat, Facebook, Messenger, WhatsApp, Instagram ve oyunlar gibi uygulamalar yer alıyor.

Airbus, drone’lar ile uçurulacak otomobil tasarlıyor

0

Uçan otomobil konusuna büyük yatırım yapmaya hazırlanan Airbus, hangi konsepti hayata geçireceğini belirlemek için büyük çaba sarf ediyor.

İnsan taşıyan ilk drone Dubai kullanıma girmişken, Airbus da bu yeni trendde öncü olarak piyasanın büyük oyuncusu olmak istiyor.

Firmanın daha önce tasarladığı, kendi pervaneleri ile uçan drone/otomobil konseptinden sonra şimdi de drone’lar tarafından uçurulan otomobil konsepti ortaya çıktı.

Yeni konsepte göre, 5 metrelik özel bir drone ile uyumlu olarak tasarlanan bu yeni otomobiller trafik sıkıştığında Airbus’un drone servisinden bir drone çağırabilecek ve gelen büyük drone aracı trafiğin içinden kaldırıp gideceği yere bırakacak. Bu servis, toplantısına geciken iş adamları tarafından, şehir içinde hızlı transfer için de kullanılabilecek. 

Airbus, tasarım aşamasındaki bu konsept için henüz yorum yapmıyor.

Lazer silahlı savaş uçakları seneye teste başlıyor

0

ABD, üzerinde lazer silahı bulunan savaş uçaklarını önümüzdeki yıl test etmeye başlayacağını açıkladı.

Laze teknolojisinin bir silah olarak kullanılması insanlık açısından rahatsız edici bir durum. Ancak internet dahil pek çok teknolojinin, askeri amaçlar için geliştirildiğini düşünecek olursak, ordunun lazer silahlarını kullanmaya başlamasıyla, lazer teknolojisinin sivil amaçlar için de kullanımının devreye girmesi hızlanabilecek.

Askeri amaçlarla geliştirilen güçlü lazerlerin fabrikasyon sürecine girmesinin ardından bu teknolojinin madencilik, inşaat, otomotiv, makine endüstrisi, yapı/mobilya gibi sektörler için de erişilebilir olacağı tahmin ediliyor. 

ABD ordusu lazer silahları üzerinde uzun zamandır çalışma yapıyor ancak bu silahların kullanımının çok maliyetli olması nedeniyle teknoloji pratik kullanıma erişemiyordu. ABD ordusu ilk aşamada bir C-130 uçağını efektif bir lazer silahı ile donatmayı hedefliyor.

Ordu, 2014 yılında düşük güçlü bir lazer ile yine C-130 uçağından yaptığı testte, yerdeki bir kamyonun motorunda bir delik açarak aracı durdurmayı başarmıştı. Yeni geliştirilen güçlü lazerlerin daha etkili olacağı ve teknolojinin askeri kullanımın ardından endüstride kullanılmak üzere modifiye edileceği düşünülüyor.

Uber’in yasalardan kaçmak için gizli yazılımı mı var?

ABD’de New York Times’a sızdırılan bir Uber raporu, son dönemde ismi sansasyonlarla anılan şirketin, resmi görevlilerden kaçmak için özel bir yazılım kullandığını ortaya koydu.

Eski Uber çalışanlarının sızdırdığı söylenen bilgiye göre Uber, her kullanıcısını sosyal medyada ve internette takip eden ve analiz eden bir yazılıma sahip. Bu yapay zekalı yazılım, ilgili kullanıcının hesabında devlet adına çalıştığı şüphesi doğuran bilgiler bulduğunda kişiyi Greyball listesine atıyor.

Vergi müfettişlerine araç yok

Bu listedeki, vergi müfettişi, trafik polisi, belediye görevlisi gibi görevlerde bulunduğu şüphesi bulunan kişilere hiçbir şekilde bir Uber aracı gönderilmiyor. Söz konusu kişiler uygulamanın haritasına baktığında tüm araçları meşgul olarak görüyor veya çevrede hiç araç göremiyor. Böylece hiçbir Uber aracına ulaşamıyorlar. Dolayısıyla Uber araçlarına ceza yazamıyorlar veya onları yakalayıp sorguya alamıyorlar. 

Uber, dünyanın pek çok büyük şehrinde, yasa dışı /korsan taksi servisi olarak kabul edildiği için uzun zamandır şehir yöneticileri veya trafik polisleri ile köşe kapmaca oynayarak faliyet gösteriyordu.

Devlet görevlileri, 2014 öncesinde Uber sürücülerini müşteri gibi çağırıp ardından araçlarını kilitliyor ve şoförlere ceza yazıyorlardı. Ayıca bazı Avrupa ülkelerinde de taksici birlikleri, müşteriymiş gibi çağırdıkları Uber şoförlerini dövmeye kalkışmışlardı.

Türkiye’de ise Uber araçları daha çok Mercedes Vito araçlarını kullandıkları için, havalimanı kapısı gibi noktalarda bu araçlar polis tarafından durdurulup zabıt tutuluyordu.

Uber, Greyball yazılımını henüz inkar etmiş değil. Ancak bu haberlerin şirketi kamu otoriteleri ile karşı karşıya getireceği tahmin ediliyor.

Amazon uzaya mı gidiyor?

0

ABD’li genç girişimci Elon Musk’ın kurduğu, uzay gemisi üreten SpaceX’in başarısı ve önümüzdeki yıllarda Ay’a insan göndereceğini açıklamasının ardından şimdi de bir diğer girişimci, Amazon’un kurucusu Jeff Bezos gözünü Ay’a dikti.

Blue Origin isimli bir uzay turizmi şirketi kuran Jeff Bezos, Blue Origin ile henüz aksiyona geçmemiş olsa da Ay’a insan taşımak istediğini ve bunun üzerine plan yaptıklarını açıkladı.

İlk iş Ay’da su çıkarmak

Başkan Trump’a ve NASA yönetimine yedi sayfalık bir mektup gönderen Jeff Bezos, bilim insanlarının buz bulunduğunu tespit ettikleri Ay’ın güney yarım küresine insan indirmek ve araştırma üssü kurmak için gerekli planları yaptıklarını anlatarak, bu konuda NASA ile ortak çalışmak istediklerinin altını çizdi.

Bir yandan da uzaya turist gönderip geri getirmek için planlar hazırlayan Jeff Bezos, Amazon’dan kazandığı milyar dolarları, kendi uzay şirketini güçlendirmek ve Elon Musk ile yarışmak için kullanacağa benziyor.

ABD, robot kargocuları yasallaştırıyor

Drone kargo servislerinin hava trafiği gibi karmaşık ve yüksek riskli bir sorunun üstesinden gelmesi beklenirken, kara yolları üzerinden kargo teslimatı yapacak olan robotlar için işler çok daha hızlı ilerliyor.

ABD’de Virginia eyaleti, şehir sokaklarını kullanarak kargo teslimatı yapacak kara robotlarının kullanımını yasallaştırdı. Şehir yönetiminin onay verdiği robotların ilk örneği, geçtiğimiz günlerde test sürüşlerine başlamıştı.

Kaldırımlarda kargo robotları ortaya çıkacak

Starship Technologies’in geliştirdiği kargo robotu, gövdesindeki bölmeye konulan yemek siparişini, belirtilen adrese götürüp teslim edebiliyor ve yeniden restorana geri dönebiliyor. Robot, şehir kaldırımlarında ilerlerken insanlara ve engelle çarpmayıp, trafik ışıklarında da yayalar için yeşil yanmasını bekliyor.

Bu robotun ilk test videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.

Uber’den Kaliforniya için U dönüşü

Kalifoniya’da şehir yönetiminden izin almadan otonom otomobil testlerine başlayan ve bu durum ortaya çıkınca şehir yönetiminin uyarılarını da göz ardı edip testlere devam eden ve sonunda federal hükumetten uyarı alan Uber, testlerine Arizona’da devam ederken, U dönüşü yaptı.

Bir iki ay öncesine kadar Kaliforniya’da test yapmak için izin almak zorunda olmadığını açıklayıp şehir yönetimiyle kavga eden Uber, şimdi test sürüşleri için Kaliforniya yönetiminden izin almak için başvuruda bulundu. Uber, izinler için otomobil başına 150 dolarlık ücret ödeyecek.

Şirket henüz resmen izin başvurusu yapmış değil ancak şehirde şimdiden 2 Uber test aracı görüldüğü de medyaya yansıdı. Öyle görünüyor ki, son dönemde işleri kötü giden ve müşterilerini kaybeden Uber, Kaliforniya sokaklarında, üzerinde Uber yazan lüks otonom araçlarla dolaşmanın yeniden müşteri kazanmak için doğru bir reklam/pazarlama yöntemi olduğunu düşünüyor.

TechInside 31. sayısını online olarak okuyabilirsiniz

0


Aylık olarak, teknoloji dünyasının nabzını tutan, teknoloji dünyasındaki profesyonellerin ilgiyle takip ettiği TechInside’ın Mart 2017 sayısı yayınlandı.

Dergimizin 31. sayısında, dosya konusu olarak, kurumlar için giderek daha büyük bir tehdit halini alan güvenlik açıklarına dair 2017’de yaşanabilecek riskleri ele aldık. Güvenlik kurumlarının, 2017 için beklediği riskleri mercek altına aldığımız dosya konumuzda, daha önce hiç gündeme gelmeyen drone riskleri gibi tehlikeler de yakından incelendi.


Dergimiz ayrıca, sosyal medyada varlık gösteren şirketlere yönelik sosyal medya stratejileri gibi ilgi çekici konuları da ele alıyor. 

Dergimiz, Mart ayı boyunca teknoloji dünyasında yaşanan önemli haberlere ve gelişmelere dair yorum ve analizlerin de yer aldığı güçlü içeriği ile, web sayfamız üzerinden, PDF formatında ücretsiz olarak okunabilir.

TechInside’ın 31. sayısına bu link üzerinden ulaşabilir ve okuyabilirsiniz.