Platin Bilişim, web sitesi yenilendi

0
Platin Bilişim Pazarlama Yönetmeni Çiçek Doğan
Platin Bilişim Pazarlama Yönetmeni Çiçek Doğan
İnternet ve mobil teknolojilerin gelişimi ve tüm dünyada hızla benimsenmeye başlamasıyla birlikte, üretilen dijital veri miktarları da büyük oranda artmış durumda. Üstelik bu verilerin pek çoğu, kurumlar tarafından big data analizlerinde kullanılarak şirketlerin daha rekabetçi olmalarında işe yarıyor. Ancak bu verilerin korunması, arşivlenmesi, güvenliğinin sağlanması son derece önemli bir uğraş. 2001 yılından beri bu konularda şirketlere profesyonel ürün ve çözümler Platin Bilişim, son dönemde gerçekleştirdiği başarılı projeler ile adından sıkça söz ettirmeyi başardı. Şirket, son olarak kurumsal web sitesini de yenileyerek müşterilerine ve potansiyel iş ortaklarına daha sade, şık ve yenilikçi bir yüz ile servis sunmaya başladı. Konuyla ilgili bilgi veren Platin Bilişim Pazarlama Yönetmeni Çiçek Doğan, “Platin Bilişim olarak “Veri Koruma”, “Arşivleme”, “İş Sürekliliği”, “IT Altyapı yönetimi”, “Güvenlik” ve “Profesyonel Hizmetler” konularında 2001 yılından beri odaklı bir biçimde faaliyet gösteriyoruz. Son dönemde ardı ardına pek çok başarılı projeye imza attık ve iş hacmimiz muazzam bir artış gösterdi. Buna paralel olarak, web sitemizi yenilemek ve daha şık bir site ile müşterilerimizi ve iş ortaklarımızı karşılama ihtiyacı hissettik. Bu konuda titiz bir araştırma yaptıktan sonra tasarım konusunda, 47. Siyad Ödül Töreninde web tasarım ödülü alan Mingus ile çalışmayı uygun bulduk. Yenilenen ve güncellenen web sitemize yeni iş ortaklıklarımız, kariyer sayfamız ve en önemlisi medya bölümümüz eklendi. Yaptığımız tüm medya çalışmalarını yansıttığımız bu bölüm ile site daha dinamik bir yapıya kavuştu. Ayrıca web in yöntemi ile sitemize case açma ve talep iletme özelliği geldi. Yenilenen web yüzümüz ile sunduğumuz başarılı hizmetlerin artarak devam edeceğini umut ediyoruz,”  diyor. Veritas, IBM, Symantec, Hitachi gibi dev isimlerle iş ortaklıkları bulunan Platin Bilişim, IT Altyapıları konusunda yüksek standartlara sahip firmaların ürünleri ile sorunsuz, uzun vadeli ve güvenilir çözümler üreterek ön plana çıkıyor. Yeniliklere açık ve dinamik yapısı ile hizmet veren Platin Bilişim, yenilenen web sitesi ile de oldukça iddialı.

Vodafone veri merkezine uluslararası onay

0
GorselDijital bağlantılı Türkiye hedefiyle teknoloji yatırımlarını aralıksız sürdüren Vodafone, kurumsal müşterilerinin bilgi işlem ve iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere sunduğu veri merkezi hizmetlerinde önemli bir başarıya imza attı. 2013 yılında İstanbul Esenyurt’ta kurulan ve bulut teknolojileri ve dijital hizmetler alanında Türkiye’nin en büyük teknoloji merkezi olan Vodafone Türkiye Bulut Teknolojileri Üssü, dünyanın önde gelen veri merkezleri araştırma kuruluşlarından Uptime Institute tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, veri merkezlerinin uygulama, yönetim ve tasarım performansını belirleyen ve tüm dünyada geçerliliği olan TIER 3 Sertifikası’nı almaya hak kazandı. Bu sertifikayla birlikte Vodafone Türkiye’nin sunduğu veri merkezi hizmetlerinin güvenilirliği ve kalitesi uluslararası düzeyde bir kez daha tescillenmiş oldu. Yüzde 99,982 oranında kullanılabilirlik ile kesintisiz hizmet Veri merkezi sektöründe verinin kullanılabilirlik oranı farklı seviyelerle ifade ediliyor. Seviye yükseldikçe verinin kullanılabilirliği de artıyor. Bu kapsamda, sıfır hataya yakın çalışma koşulları ile birlikte yüzde 99,982 oranında kullanılabilirlik ve 72 saatlik kesintiye karşı dayanıklılık sağlayan, tam yedekli, yüksek teknoloji özelliklerine sahip veri merkezleri, TIER 3 seviyesine erişmiş sayılıyor. TIER 3 sertifikası alabilmek için, yedek elektrik şebekesi, yedek enerji ve soğutma sistemleri ve yedek hizmet sağlayıcılarına sahip olmak gerekiyor. Vodafone Türkiye Bulut Teknolojileri Üssü de soğutma sistemi dahil yedekli altyapı kapasitesi, yedekli bilgi işlem sistemleri ve çalışır durumdayken bile bakımı yapılabilen güvenilir teknoloji merkezi ile TIER 3 seviyesi için gerekli tüm kriterleri karşılıyor. Kurumsal müşteri hizmetlerinde bir dünya lideri olan Vodafone Grubu’nun teknoloji alanındaki bilgi birikimini Türkiye’ye taşıyarak ülkemizin uluslararası bir bilişim merkezi olma vizyonuna katkıda bulunmayı hedeflediklerini belirten Vodafone Türkiye Şebeke ve Teknolojiden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Vekili Ara Yıldızlı, şunları söyledi: “Kurumsal müşterilerimize komple iletişim hizmetleri sunma stratejimiz doğrultusunda 2013 yılında kurduğumuz Vodafone Türkiye Bulut Teknolojileri Üssü, teknoloji yatırımlarımızın önemli bir halkasını oluşturuyor. Dünyanın en ileri teknolojileriyle donattığımız bu merkezde, kurumların rekabet gücünü artıracak yeni nesil bilgi işlem ve iletişim hizmetleri sunuyoruz. Türkiye’nin en büyük veri merkezi olarak konumlandırdığımız merkezimiz, yalnızca ülkemizde değil, uluslararası düzeyde tüm Vodafone kurumsal abonelerine hizmet sunmak hedefiyle faaliyet gösteriyor. Vodafone’un dünya çapında 6 inovasyon merkezinden biri olan merkezimizin veri merkezleri standardizasyonu konusunda uluslararası düzeyde geçerli bir belge olan TIER 3 Sertifikası’nı almasından mutluluk duyuyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğine liderlik etme vizyonumuz doğrultusunda, ükemizde faaliyet gösteren kurumların daha rekabetçi, verimli, yenilikçi olmasını sağlamak üzere teknoloji alanındaki yatırımlarımızı artırarak sürdüreceğiz.” 2 yıl önce 80 milyon TL’lik yatırımla kuruldu Vodafone Türkiye’nin 2 yıl önce 80 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirdiği Vodafone Türkiye Bulut Teknolojileri Üssü, 9 bin metrekarelik kapalı alanıyla Türkiye’nin en büyük veri merkezi olma özelliğini taşıyor. İstanbul Esenyurt’ta bulunan merkezde, kurumlara, veri stoklama, altyapı destek hizmetleri, bulut temelli uygulama servisleri, yönetilebilir güvenlik hizmetleri, sanal sunucu/uygulama barındırma hizmetleri dahil bilgi işlem ve iletişim altyapısı ile ilgili tüm ihtiyaçları karşılayacak kapsamlı hizmetler sunuluyor. Merkez ayrıca, bilgi işlem tabanlı servislerin takip ve operasyon ana merkezi olarak, Vodafone’un Tuzla ve İzmir’deki veri merkezleri ile yedekli çalışarak iş sürekliliği ve kesintisiz hizmet sunulmasını sağlıyor. Türkiye’de ilk kez uygulanan “bina içinde bina” yapısıyla dikkat çeken merkez, sıcak hava kapsama uygulaması ile yüzde 15, soğutma altyapısı ile de yüzde 30 enerji tasarrufu sağlarken, 20 bin ev tipi konutu besleyecek kapasitede enerji altyapısı barındırıyor. Türkiye’de ilk defa “Green IT, Energy-Efficient Data Center” sertifikasını da alan merkez, çevreye duyarlı yapısı ve temiz enerji sunması ile öne çıkıyor.

Video işindeki 10 büyük yanlış!

0
interacly-video-recordingÇok sayıda firma artık ürünlerini ve hizmetlerini web videoları ile tanıtmayı tercih ediyor. Bu yeni pazarlama aracı, potansiyel müşterilerin bir ürünü incelemek ve satın alma kararını almak için bir mağazaya gidip ürünü uzun uzun inceleme gereğini de ortadan kaldırıyor. Çoğu müşteri, satın alma kararını, ürün/hizmet hakkındaki videoyu seyrettiği anda alıyor, sonrasında ise ya online sipariş veriyor ya da ilk fırsatta en yakın mağazaya giderek ürünü satın alıyor. Ancak firmalar ürünlerini/hizmetlerini video ile tanıtırken büyük hatalar yapabiliyorlar ve müşteriyi daha videoyu seyretmeye başladığı sırada kaybedebiliyorlar. Üstelik aynı müşteri, videosunu beğenmediği ürünü tekrar inceleme altına almıyor ve hayati derecede ihtiyacı olmadığı sürece o ürünü satın almayı düşünmüyor. Dolayısıyla bir ürün/hizmet hakkında video hazırlarken, yapılmaması gereken hataları bilmek önem kazanıyor. İşte, ürün/hizmet videolarında olmaması gerekenler: 1- Videonun temiz/belirgin bir amacının olmaması Videoları hazırlarken, videonun amacını önceden kesin şekilde belirlemek ve o amacın dışına çıkmadan anlatımda bulunmak önem kazanıyor. Aksi halde izleyiciler, “amacı belli olmayan amatör bir video” karşısında dakikalarını harcadıklarını düşünüp rahatsız olabiliyorlar. Örneğin, eğer bir ürün tanıtımı yapıyorsanız, ürünün bir veya birden çok faydasını gösterme amacına yoğunlaşabilirsiniz. Bu amacı da videonun isminde, tanıtım metninde açıkça belirtmeniz işinizi kolaylaştıracaktır. 2- İletişim bilgilerinin olmaması Ürün veya hizmet tanıtımı yaptığınız videoyu izleyen seyircinin amacı bu ürünü veya hizmeti satın almak olacaktır. Ancak, videonuzu beğenip satın alma kararı veren müşterinin size ulaşmak için kolayca bir telefon numarası, web adresi, e-mail adresi bulamaması, ilgisini kaybetmesine neden olacaktır. Videonun bir köşesinde sürekli duracak şekilde, şirketinizin web sayfasının adresini yazmanız, müşterinizin satın alma kararı verdiği anda size ulaşmasını kolaylaştıracaktır. 3- Çok fazla teknik detaya girmek Videonuzu izleyen seyircilerinizin, sizden teknik eğitim almak isteyen öğrenciler değil, ürününüzü satın alıp almamaya karar vermek isteyen potansiyel müşterileriniz olduğunu unutmayın. Ürün/hizmet hakkında çok fazla teknik detaya girdiğinizde, seyirciler anlamadıkları bu detaylar nedeniyle sıkılacak ve videodan kopacaktır. Sonrasında ise daha sürükleyici videolar hazırlayan rakip şirketin ürünlerini satın alacaklarına emin olabilirsiniz. 4- Çok fazla ürünü aynı anda tanıtmaya çalışmak Firmanızın çok sayıda ürünü olabilir. Hepsini aynı videoda anlatmaya çalışmak, seyircileri kaçırmak için en garantili yöntemdir. Bir müşterinin tüm ürünlerinizi satın almayacağını, sadece işine yarayacak bir modeli seçmek isteyeceğini unutmayın. Her ürün için ayrı video hazırlamanız, seyircilerin daha kolay seçim yapmasını sağlayacaktır. 5- Göstermek yerine konuşmak Ürünün bir özelliğini tanıtmak isterken, bunu kamera karşısında göstermek yerine sadece anlatarak geçiştirmek, videonun etkileyiciliğini azaltacak önemli bir yanlıştır. Örneğin, parmak iziyle açılan bir telefon tanıttığınızı düşünelim. Cihazın parmak izi sensörüne parmağınızı okutup açıldığını canlı canlı göstermek yerine, buraya da parmağınızı okuttuğunuzda telefon açılıyor,” diye geçiştirmek büyük bir hata olacaktır. 6- Çok uzun videolar yapmak İnsanların uzun videolar seyretmek için patlamış mısır ve kola alıp dev sinema salonlarına girmek gibi özel ritüelleri olduğunu unutmayın. Kimse sizin saatlerce uzunluktaki ürün/hizmet tanıtım videonuzu seyretmek için gönüllü olmayacaktır. İşi kısa, öz ve etkili tutmaya çalışın. 7- Pazarlama kanalı dili kullanmak TV’deki pazarlama kanallarını biliyorsunuz. Bu kanallardaki çığırtkan sunucuların, ürün videolarında kullandıkları “şunu alana, bir tane de yanında şunu bedava veriyoruz, yetmedi, bir tane de bundan, ayrıca, bir tane de bundan bizim hediyemiz…” türevi ifadeleri videolarınızda kullanmaktan kaçınmaya çalışmalısınız zira 70’li 80’li yıllarda ABD’deki televizyon izleyicilerini kandırmak için kullanılan bu pazarlama yöntemi artık eskidi. Bugünün tüketicisi, samimi bir dil ve dürüst satıcılar görmek istiyor. Ürününüze ve faydalarına odaklanın, ucuz pazarlama kanalları dilinden uzak durmaya çalışın. 8- Düşük çözünürlük/kötü ses Eğer videonuzun çözünürlüğü kötü, ses kaydı rahatsız ediciyse, izleyen seyirci “basit bir video bile çekmeyi başaramayan bir şirketin kimbilir ürettiği ürün/hizmet ne kadar rezalettir?” diye düşünmeden edemeyecektir. Eğer bu işi profesyonel seviyeye taşımak istiyorsanız, doğru kamerayı ve mikrofonu almak, doğru video editleme uzmanlarıyla çalışmak, profesyonel kalitede bir video üretmek zorundasınız. Yoksa hiç girişmeyin… 9- Cep telefonundan izlenemeyen bir video yapmak Baştan kaybettiniz! 10- Sosyal medya stratejisinin olmaması Videonuzu çektiniz, YouTube’a yüklediniz. Süper. Peki onu kim gelip seyredecek? Dünyadaki 7 milyar insanın, “X şirketi kendi ürünlerini tanıtacak video hazırlasın da seyredelim, cebimizdeki paraları şirketin hesabına akıtalım,” diye beklediğini mi düşünüyorsunuz? Onu seyredecek potansiyel müşterilerinize ulaşmak için doğru bir sosyal medya tanıtım stratejisi ve online reklam/tanıtım kampanyası hazırlamalısınız.

Veri merkerzinde BT ve tesis yönetimi birleşiyor

0
GorselBir veri merkezini tasarruflu bir şekilde yönetebilmek için BT ve tesis yönetimi arasındaki boşluğu kapatmak kritik bir önem taşıyor. Operasyon için gereken tüm varlıkların görselleştirilmesi ve yönetilmesi, veri merkezlerine enerji talebini optimize etme ve operasyonel şeffaflık sağlama imkânı sunuyor. Siemens Bina Teknolojileri, DCIM (Datacenter Infrastructure Management – Veri Merkezi Altyapı Yönetimi) çözümü olan Datacenter Clarity LC, enerji yönetimi, bina yönetimi, yangın güvenliği, bina izleme, veri depolama sistemleri, anahtarlar, yönelticiler, sunucular ve raflar gibi bugüne kadar ayrı olarak yönetilen bir dizi altsistemden gelen bilgileri bir araya getiriyor. Altyapı ve BT bileşenlerine ait performans verisini gerçek zamanlı ve 3D göstermesi ise veri merkezi operatörlerinin kayıt tutması ve kapsamlı raporlar oluşturmasını sağlıyor. Bu çözüm açık mimarisiyle BT ve tesis yönetimi uygulamalarında 850’nin üzerinde protokolü destekliyor. 2.2 versiyonunda bulunan yeni HTML 5 tabanlı internet arayüzü özelliği sayesinde Datacenter Clarity LC’ye tüm internet sunucularından erişim sağlanırken kullanıcılar, dashboardlarıyla zaman ve mekândan bağımsız olarak çalışabiliyor. Aynı zamanda internet arayüzü sayesinde platform daha sezgisel yönetilebiliyor. Datacenter Clarity LC ve BT servis yönetimi (ITSM) çözümleri arasındaki entegrasyon da geliştirildi. Bu sayede artık varlıkları mantıksal olarak gruplamak ve varlıklara özellikler eklemek ayrıca otomatik varlık envanteri oluşturmak da mümkün oluyor. Bununla birlikte, alarm yönetiminin de geliştirilmesiyle altsistemlerden gelen kritik alarmlar Clarity LC içinde görüntülenip yönetilebiliyor.

Ek vergi zammı yerli üretimi mi vuracak?

0
photo2 Ekonomi Bakanı’nın açıkladığı ithal elektronik cihazlar ek vergi “müjdesi”nin yankıları sürüyor. Türkiye’de üretilen teknoloji ürünlerini koruma amacını taşıyan karar gerçekten de bu amaca ulaşabilecek mi? Cep telefonlarına ve elektronik cihazlara yönelik sunduğu sigorta ve hizmet paketleriyle sektörde bir ilki gerçekleştiren Cepkask A.Ş firması Genel Müdürü Tayfun Gülgeç ek vergilerle ilgili şöyle konuştu: “ Yerli üretimi teşvik etmek ülkemiz için kaçınılmaz bir gereklilik. Hükümetimizin bu yöndeki çabaları ve katkıları takdirle karşılanmalı. Bir şekilde bizim de içeride üretip, Güney Kore örneğinde olduğu gibi küresel markalar yaratmamız lazım. Bu konuda herkesin elinden gelen katkıyı vermesi gerekir. Ancak bu uygulamalar, teknolojiyi ve küresel uyumluluğu sağlayabilecek bir altyapınız yoksa yerli üretime bir katkı sağlamayabilir. Bugün Türkiye’de anakart ve ekran üretimi yapılmıyor. Yerli üretim %70 oranında ithalata bağlı yürütülüyor. Henüz Türkiye yerli üretimde kendi kendine yetecek bir durumda değil.” Pazar Küçülmez! Yapılan vergi zamlarının pazarı küçültmeyeceği görüşünü savunan Tayfun Gülgeç; genellikle tüketicinin tüketim alışkanlıkları ve tercihlerinin yapılan zamlarla değişmediğini belirterek şöyle konuştu: Türkiye de son model ve pahalı bir cep telefonuna veya elektronik cihaza sahip olmak maalesef bir statü göstergesi olarak kabul edilmekte. Bu anlayış tüketimi belli bir seviyenin altına düşürmemektedir. Kredi Kartına Taksit Yasağı Tüketimi İstenen Ölçüde Frenlemedi. Örneğin 2013 de 14 milyon küsur cep telefonu satılırken 2014 yılında taksit yasağına rağmen 11 milyon küsur cep telefonu satıldı. Görüldü ki taksit yasağına rağmen Türk halkı tüketim alışkanlığından vazgeçmedi. Hatta taksit yasağı satış kanalları tarafından banka kredisi ve senetli satışlar ile operatörlerin kontratlı satışları ile bir şekilde aşıldı. Kredi Kartına getirilen taksit yasağı sadece küçük esnaf dediğimiz bağımsız bireysel mağazaların satışlarının gerilemesinde etkili oldu.”

Büyük Veri havacılığın kalbine yerleşiyor

0
CathayPacific2Büyük Veri, pek çok sektörü etkilediği gibi havacılık sektörünü de olumlu etkiliyor. Hong Kong merkezli Cathay Pacific tarafından başlatılan ve Büyük Veri analizini temel alan bir proje, şirkete ciddi kazanımlar sağladı. Özellikle yakıt tüketimi alanında elde edilen faydaların yüzde 40’lara ulaşması teknolojinin doğru kullanımının ne kadar etkili olduğunun önemli bir göstergesi olma niteliği taşıyor. Cathay Pacific CIO’su Joe Locandro, MIT Sloan Management Review‘e verdiği röportajda yaptıkları çalışmanın uzun soluklu olduğuna dikkat çekiyor. Yaklaşık dört yıl süren bir dönemi kapsayan çalışmalarda, şirketin pek çok süreci Büyük Veri temelinde ele alınmış. Locandro, süreçlerin üç temel başlık altında ele alındığını belirtiyor: Operasyonel verimlilik, performans geliştirme ve inovasyon. Bu kapsamda şirketin portföyünde bulunan uçakların motor performansı uçuş süreleri ve mesafeye göre tek tek ele alınmış. Bu analiz sayesinde yakıt tüketiminde yüzde 40’lara varan tasarrufun yolu açılmış. Locandro, Büyük Veri analizinin operasyonel verimlilikteki faydasının ise çalışanlar özelinde ortaya çıktığına dikkat çekiyor. 15 bin kadar çalışanları bulunduğunu söyleyen Cathay Pacific CIO’su, çalışanların uçuş dağılımları, çalışma aralıkları gibi konuların bu analizlerle optimum seviyeye taşındığını belirtiyor. Yolcular hangi koltuğu seçiyor, hangi yemekleri seviyor? Locandro, Büyük Veri analizinin bir diğer etkisinin ise müşteri memnuniyetinde ortaya çıktığını belirtiyor. Her bir yolcunun ne sıklıkla, hangi güzergahlarda seyahat ettiği analiz edilirken, bu yolculuklarında ne tür filmleri izlemeyi tercih ettikleri, yemek alışkanlıkları gibi ince detaylar dahi analize dahil edilmiş. Bu analizler sayesinde müşterilerine yemek, koltuk seçimi ve diğer servislerde çeşitli avantajlar sunabildiklerini belirten Locandro, elde ettikleri getirinin müşteri deneyiminde dünyanın en iyi havayolu şirketi seçilmeleriyle sonuçlandığının altını çizmeyi ihmal etmiyor. Locandro’nun verdiği bilgilere göre şirket yılda 30 milyon yolcu taşıyor. Büyük Veri analizi için yapılan çalışmalar ve analiz edilen yolcu verisi ise 3-4 yıl için 100 milyonu geçiyor. Joe Locandro, bu sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesi ve geliştirilmesi için BT departmanında bir inovasyon birimi kurduklarını da sözlerine ekliyor. Bu birim, şirketin arka plandaki bagaj etiketleme sisteminde yenilikçi çözümler geliştirilmesi gibi servislerle hem çalışan hem de müşteri memnuniyetini daha da artırmak için çaba gösteriyor.

Büyük veri için 3 milyar dolarlık yatırım

0
IBM Analitik, Kıdemli Başkan Yardımcısı Bob Picciano
IBM Analitik, Kıdemli Başkan Yardımcısı Bob Picciano
IBM, dört yıl içinde yeni bir Nesnelerin İnterneti (Internet of Things; IoT) birimi kurmak üzere 3 milyar dolar değerinde yatırım yapacağını açıkladı. Yatırımla birlikte Nesnelerin İnterneti platformu, IBM müşteri ve ekosistem ortaklarının çözümler oluşturmalarına yardımcı olacak ve bulut tabanlı bir açık platform oluşturulmuş olacak. IBM, çeşitli kaynaklardan gelen verileri güvenli bir şekilde bir araya getiren ve analiz eden kurumsal Nesnelerin İnterneti uygulamalarında liderliğini sürdürüyor. “Akıllı Dünya ve Akıllı Şehirler” stratejilerindeki çalışmaları, Nesnelerin İnterneti uygulamalarına dayanıyordu. Su yönetiminden perakendeye, müşteri sadakatinin optimizasyonundan trafik sıkışıklığının azaltılmasına kadar pek çok sorunun çözümüne destek oluyordu. IBM, bu yeni iş birimi ile birlikte sektöre özgü yeni bulut veri hizmetleri ve geliştirici araçlarıyla, müşterilerin ve çözüm ortaklarının şimdiye kadar görülmemiş bir şekilde birçok farklı türden verinin bir arada analiz edilmesini sağlamayı amaçlıyor. IBM bu sayede hem Nesnelerin İnterneti kaynağı hem de geleneksel kaynaktan gelen verilerin bütünleştirmesine yardımcı olacak. Bu kaynaklar, üreticilere Nesnelerin İnterneti için daha iyi optimize edilmiş, bağlantılı yeni nesil cihazlar tasarlama ve üretme yeteneği sağlayacak. Diğer taraftan sektörlerdeki iş liderlerinin karar alma sürecinde farkındalığını artırmak amacıyla kurumsal verilerle Nesnelerin İnterneti verilerini daha iyi birleştiren sistemler oluşturmasına yardımcı olacak açık bir platform oluşturulmuş olacak. IBM Analitik, Kıdemli Başkan Yardımcısı Bob Picciano, konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “Dünyayla ilgili bilgi birikimimiz, bağlantılı her sensör ve cihazla birlikte büyüyor. Yine de daha iyi bir sonuca ulaşabileceğimizin farkında olduğumuz zamanlarda bile her zaman bunlardan yeteri kadar yararlanamıyoruz. IBM olarak müşterilerimiz ve çözüm ortaklarımızın, ‘Nesnelerin İnterneti’ verilerini açık bir platform temeline dayalı çözümler oluşturmak için uygulamasını sağlayacağız. Bu alanda inovasyon önemli. IBM olarak bunu zengin ve kapsamlı bir fırsat olarak görüyoruz. Bizim için ciddi bir yatırım alanı” dedi.

Türkiye İş Analizi Araştırması hazırlanıyor

0
business-analysisTürkiye’nin iş analizi alanındaki ilk sektörel araştırması olan “Türkiye İş Analizi Raporu”; Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri, iş analizi liderleri ve yöneticileri,  iş ve sistem analistleri, ürün yönetimi yapan iş birimleri, proje yöneticileri ve farklı görev tanımlarındaki BT uzmanlarının katkılarıyla gerçekleştiriliyor. İş Analizi alanındaki kullandığı uluslararası metodolojiler ve tekniklerle Türkiye’ye yöne veren, eğitim ve danışmanlık şirketi BA-WORKS tarafından düzenlenen BAistanbul konferansında bu önemli araştırma raporunun sonuçları açıklanacak, aynı zamanda basılı olarak konferans günü tüm katılımcılar ile paylaşılacak. BA-Works, Türkiye İş Analizi araştırmasına katkıda bulunan katılımcılara, BAistanbul Uluslararası İş Analizi Konferansı kayıtlarında erken başvuru tarihi üzerinden ilave yüzde 10 indirim imkânı da sunuyor. Raporda sektöre dair en kritik soruların yanıtları aranıyor Bankacılık, sigorta, e-ticaret, üretim, bilişim, sağlık, FMCG gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere için iş birimlerinin ihtiyaçlarını daha hızlı ve beklenen kalite düzeyinde karşılayabilmek gibi pek çok konuda farklı bakış açıları sağlayacak raporda; Bilişim ve İş ortaklığı düzeyi nedir?
  • Mevcut sistemlerin geliştirilmesi dışında şirketler hangi teknolojiler ve iş çözümlerine yatırım yapmaktalar?
  • Şirketlerde, zamanında, yenilikçi ve yüksek kaliteli ürünler sunmak için neler yapılabilir?
  • BT ve iş birimlerinin birlikte çalışmasını en iyi şekilde sağlamak için iş analizi takımlarından beklentiniz nedir?
gibi, sektöre dair en kritik sorulara yanıt aranıyor. Araştırmanın yayınlanacağı etkinlik bilgilerine buradan ulaşmak mümkün.

Anadolu Bilişim’de yeni genel müdür

0
Anadolu Bilişim Hizmetleri Genel Müdürü Yakup Kadri Ünal
Anadolu Bilişim Hizmetleri Genel Müdürü Yakup Kadri Ünal
Anadolu Bilişim’de genel müdürlük görevi için yeni atama duyurusu yapıldı. 2012 Nisan ayından beri şirket bünyesinde görev alan ve 2014 Mart ayından beri Teknoloji Çözümleri ve Hizmetleri Direktörlüğü’nü sürdüren Yakup Kadri Ünal, Anadolu Bilişim Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü olarak atandı. Yakup Kadri Ünal, görevi İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmakta olan Bülent Gönç’ten devraldı. 1971 yılında Ankara’da doğan Yakup Kadri Ünal, 1989 yılında Kadıköy Anadolu Lisesi’ni bitirdikten sonra lisans eğitimini 1995 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde tamamladı. 2002 yılında Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Yüksek Lisans Programı’ndan mezun olan Ünal; Pamukbank, Tanı İletişim ve Koç.Net’te çalıştıktan sonra 2012 Nisan ayında Anadolu Bilişim’de Veri Merkezi Hizmetleri Müdürü olarak göreve başladı. 2014 Mart ayı itibarıyla Teknoloji Çözümleri ve Hizmetleri Direktörü olarak Anadolu Bilişim’de görevini sürdüren Yakup Kadri Ünal 1 Temmuz’da şirketin Genel Müdürü oldu. İngilizce bilen Ünal, evli ve iki çocuk babası.

KOBİ’ler birinci sınıf bir korumaya sahip

0
Son dönemde, küçük işletmeler, sistemlerinde gitgide daha değerli veriler barındırmalarına rağmen siber güvenliğe yeterince özen göstermedikleri için sıklıkla siber suçluların kurbanı oluyorlar. Kaspersky Lab ve B2B International tarafından gerçekleştirilen 2014 Global Kurumsal BT Güvenlik Riskleri araştırmasına göre, çalışanlarının kurumsal ağ üzerinde kişisel cihazlarını kullanmasına izin veren şirketlerin oranı 2014’te yüzde 62’ye yükseldi. Aynı zamanda, işletmeler müşterilerinin kişisel bilgilerinin (yüzde 25), ödeme gereksinimlerinin (yüzde 13) ve ticari sırlarının (yüzde 12) en öncelikli bilgi güvenliği ihtiyaçları arasında olduğunun farkında olmalarına rağmen, ücretsiz kötü amaçlı yazılımdan koruma  ürünlerine bel bağlıyorlar. Araştırmaya katılanlar, makul bir fiyat etiketine sahip, güçlü ama basit ve kullanımı kolay bir güvenlik çözümü arzuladıklarını belirtiyorlar. Kaspersky Small Office Security, kurumsal teknolojiler ile donatılmış olmasına rağmen, çok küçük işletmelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere özel olarak tasarlandı. Ödüllü kötü amaçlı yazılımdan koruma özelliğini, bu segmentin talep ettiği kolay kullanım biçiminde çevrimiçindeki işlemlerin korunması, bulut yönetimi, yedekleme ve şifre yönetiminin gücü ile bir araya getiriyor.
Kaspersky Lab Türkiye Ülke Müdürü Sertan Selçuk
Kaspersky Lab Türkiye Ülke Müdürü Sertan Selçuk
Kaspersky Lab Türkiye Ülke Müdürü Sertan Selçuk şunları söyledi: “Her ne kadar küçük bir işletmeyi yönetmek heyecan verici ve keyifli bir deneyim olsa da, küçük olmanız siber suçluların dikkatini daha az çekeceğiniz anlamına gelmiyor. İşletmelerin siber güvenliklerini sağlamaya daha fazla özen göstermesi son derece önemli ve Kaspersky Small Office Security yazılımı da bunu kolaylaştırdı. Bu kurulumu, ayarlaması ve bakımı kolay çözüm sayesinde, işletme sahipleri en iyi bildikleri işi yapmaya, yani şirketlerinin başarısını sağlamaya odaklanabiliyorlar.

Sony kurumsala merhaba dedi

0
Damien Weissenburger
Damien Weissenburger
Sony, departmanlarını müşteri ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilecek şekilde yönlendirmek için aldığı stratejik kararın bir parçası olarak, video güvenlik ürünlerini de içinde barındıran yeni bir Kurumsal ve Eğitime Yönelik Çözümler iş kolu oluşturmakta olduğunu duyurdu. Kurumsal ve Eğitime Yönelik Çözümler; Medya Çözümleri, Sağlık Çözümleri ve Sinema Salonu Çözümleri ile birlikte Sony’deki dört çözüm grubundan biri. Bu yeni adım, Sony’nin iş segmentleri arasında sinerji oluşturarak kurulumcuların, entegratörlerin ve son kullanıcıların şirketin ürün ve çözüm portföylerine daha kolay erişmesini sağlamak üzere atıldı. Sony, video güvenlik çözümlerini Kurumsal ve Eğitime Yönelik Çözümler iş koluna dahil ederek sunduğu çözüm yelpazesini genişletiyor ve ürünlerini bugünkü kurumsal müşterilerin ihtiyaçlarına daha uygun hale getiriyor. Kurumsal ve Eğitime Yönelik Çözümler İş Kolu, ilk olarak Sunum ve İletişim, Video Güvenlik, Görselleştirme ve Simülasyonun yanı sıra Bilgi Ekranı ürün ve çözümlerine odaklanacak.  Bu yeniden yapılandırma, Sony’nin Avrupa genelinde geliştirilmiş kullanıcı deneyimi ve gelişmiş sistem entegrasyonu sunması için profesyonel ürün yelpazesinde daha fazla devamlılık sağlayacak. Bu yeni iş segmentinin başarılı olması için Damien Weissenburger, Kurumsal ve Eğitime Yönelik Çözümler Bölüm Başkanı görevine getirildi. Son 5 yıldır Sony’nin Sunum ve İletişimler iş kolunu yöneten Weissenburger, şirketin video güvenlik teklifini modernleştirmede ve tüm Avrupa’da son kullanıcı iş geliştirme yöneticilerinden oluşan bir ekibi yönetmede şirkete son derece faydalı olacak. Weissenburger, konuyla ilgili şöyle dile getirdi: “Sony olarak, kendimizi müşterilerimize uçtan uca en kaliteli çözümleri sunmaya adadık. Entegre çözümler arayan kullanıcıların sayısı her geçen gün artıyor. Biz de müşterilerimizin ihtiyaçlarını dikkate alıyor ve onları memnun etmek için aktif olarak çalışıyoruz. Pazarlarımız arasındaki sinerjinin artışını ve bu artışın ortaklarımıza getireceği avantajları sabırsızlıkla bekliyoruz.”

Evden çalışmak için iş mi arıyorsunuz?

3
sandbox-in-home-office-1 (1)IT sektörü, evden çalışmaya en uygun alanlardan biri. Yazılımcılar, geliştiriciler, tasarımcılar, içerik üreticileri evlerinin konforundan ayrılmadan, sabah ve akşamları ağır trafik sorunuyla savaşmadan işlerini diledikleri yerden yürütebiliyorlar. Mobil cihazlarınız ve internet bağlantınız yeterli olduğu sürecek, dünyanın her köşesi sizin için ofis olabilir. Bu avantaj, serbest çalışan veya ek iş arayan IT profesyonellerine yeni kapılar da açabiliyor. Dünyada pek çok işveren, değişik projeler için sürekli yeni çalışanlar arıyor ve bu projeler evden çalışmaya izin veriyor. Üstelik, işvereninizle aynı şehirde hatta aynı ülkede yaşamanız da gerekmiyor. Tek ihtiyacınız olan, işverenle anlaşmanızı sağlayacak ortak bir dil ve onları nerede bulacağınızı bilmek. Bu noktada devreye freelancer IT çalışanları arayan işverenlerle IT uzmanlarını buluşturan web siteleri giriyor. Bu sitelerde açtığınız hesaplarda kendinize bir özgeçmiş hazırlayıp gelen teklifleri değerlendirebildiğiniz gibi, açılan projeleri ve iş ilanlarını değerlendirip başvuruda da bulunabiliyorsunuz. Böylece evinizde çalışmak için yeni iş imkanlarına kavuşabiliyor veya boş zamanlarınızı dolara çevirmek için gereken projelere ulaşabiliyorsunuz. Dünyanın her yerinden değişik IT projelerini ve IT uzmanlarını buluşturan popüler web sitelerinden bazılarını aşağıda listeledik. 1- WFH.io Özellikle teknoloji alanında çalışanların evlerinden yapabilecekleri işlerin yoğun olarak paylaşıldığı WFH, freelancer yazılımcıların, geliştiricilerin çok sık kullandığı ve sürekli iş alabildikleri bir platform. İş aramalarınızı,  customer support, design, DevOps, software development ve system administration gibi alanlara göre filtreleyebilirsiniz. Yazılım konusunda uzman olmasanız bile , eğer yabancı diliniz yeterliyse, dünyanın başka bir ucundaki şirketin, müşteri temsilcisi olarak, müşterilerden gelen şikayet mektuplarını okuyup çözüm bulunması için şirketin gerekli departmanlarına forward edebilir ve müşteri ile şirket arasında köprü olabilirsiniz. Özellikle, web hosting firmalarının bu alanda çok sayıda çalışana ihtiyaç duyduğunu hatırlatalım. 2- Flex Jobs 1.3 milyon üyesi olan Flex Jobs, ABD’nin en popüler “esnek” iş arama platformlarından biri. Yine ağırlıklı olarak teknoloji ve telekomünikasyon sektöründen işlerin listelendiği sitede dünyanın her yerinden işler bulmanız mümkün. Ancak sitenin ücretli abonelik sistemiyle çalıştığını da vurgulamak gerekiyor. Aylık 15 dolar, yıllık ise 50 dolar üyelik ücreti isteyen siteye freelancer’lar büyük ilgi gösteriyor. 3- Virtual Vocations İlgilendiğiniz her sektörde, uzaktan çalışma yönetmiyle iş bulabileceğiniz site, ücretsiz üyelik imkanı sunduğu gibi, daha gelişmiş arama kriterleri ve iş bulmayı kolaylaştıran bazı özel site yetenekleri için ücretli abonelik istiyor. Aylık ücret 7 dolardan başlıyor. 4- We Work Remotely Metin yazarı, içerik üreticisi, yazılımcı, yazılım projelerinin farklı aşamalarında görev yapacak değişik uzmanlar, müşteri temsilcisi, tasarımcı ve benzer pozisyonlar için uzaktan çalışmaya uygun iş imkanlarını listeleyen sitenin amacı ve misyonu zaten isminden de belli oluyor. 5- Authentic Jobs Büyük firmalarda, yeteneklerinize uygun iş imkanlarını listeleyen site sayesinde, belki siz de bir Apple, Microsoft, Google çalışanı olabilirsiniz. Üstelik evden çalışma fırsatı bulabileceğiniz gibi, kimbilir, belki de bavulunuzu toplayıp Silikon Vadisi’ne taşınacak bir fırsat yakalarsınız. Ama Silikon Vadisi’ndekilerin, çalışma koşullarının sizden iyi olduğunu düşünmeyin. O kıskandığınız Facebook, Twitter, Google ofislerinde çalışanlar, “bizi 24 saat ofis içinde tutup daha çok çalıştırıp sömürmek ve evimize, ailemiz gitmeden tüm hayatımızı şirkete adamamız için buraya video oyun konsolları, bilardo masaları, kafeler/pizzacılar koyuyorlar ama bunlar aslında bizi köleleştiriyor,” diyerek isyan ediyorlar. Yani karar vermeden önce iyi düşünün…

Veri merkezleri doğal felaketlerle sarsılıyor

0
Istanbul_One_Day_ShotZenium Technology Partners tarafından İngiltere, Almanya ve Türkiye’de gerçekleştirilen bağımsız araştırma, bugün her iki işletmeden birinin doğal felaketlere karşı dayanıksız veri merkezleri işletmeye devam ettiğini gözler önüne serdi. “Büyüme, Risk ve Bulut Yönetimi” başlıklı araştırmaya katılanların yüzde 45’i veri merkezlerinin su baskınlarına, yüzde 43’ü depreme karşı dayanıklı olduğunu; yüzde 60’ı ise veri merkezlerinin fiziksel ve çevresel risklerden uzak bölgelerde inşa edildiğini itiraf ediyor. Buna rağmen doğal felaketlere hazırlıksız olma durumu, veri merkezi sektörü açısından en önemli sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Araştırmaya göre, her 2 şirketten 1’i geçtiğimiz 10 yıl içinde deprem veya başka bir doğal felaket yüzünden veri merkezi operasyonlarında aksaklık yaşadığını ifade ediyor. 3 ülkede katılımcılar ortalama 10 yıllık süre zarfında bu tür 5 vaka yaşadıklarını dile getiriyor. Bu da veri merkezlerinde her 2 yılda bir doğal felaketlerle ilgili bir sorun yaşandığını gösteriyor. Araştırmaya göre Türkiye yüzde 65’lik oranla 3 ülke arasında bu sorunu en fazla yaşayan ülke. Doğal felaketler sonrasında veri merkezi operasyonunda aksaklık yaşadığını söyleyen şirketlerin neredeyse tamamı (yüzde 91), maliyeti 2 milyon lirayı bulabilen bu ekstra giderleri bilançosundan karşılamak zorunda kalıyor. Üstelik CIO, başkan yardımcısı ve direktör seviyesindeki her 3 katılımcıdan 1’i (yüzde 34), bu ekstra maliyetin tam olarak ne kadar olduğunu bilmediğini itiraf ediyor. Araştırmanın öne çıkan bir diğer noktası da, veri merkezi operasyonunu dış kaynak kullanımı ile yürüten şirketlerin, seçim yaparken lokasyon ve bina dayanıklılığı konusunda yeterince titiz davranmadıkları. ‘Yetersiz’ ve ‘uzman olmayan’ çözüm ortağı seçimi yapan şirketler, veri merkezi işini kendi içinde halleden şirketlere göre iki kat daha fazla doğal felaket kaynaklı aksaklık yaşadığını belirtiyor. Veri merkezi işini kendi içinde halleden şirketlerin son 10 yılda doğal felaket kaynaklı yaşadığı sıkıntılar yüzde 25 oranında iken, veri merkezini ‘yanlış’ üçüncü partilerle yürüten şirketlerde bu oran artarak yüzde 58’e çıkıyor. Bu da veri merkezi için dışkaynak kullanımında ‘doğru’ operatör seçiminin önemini bir kez daha ortaya çıkarıyor. Araştırmaya katılanlar arasında veri merkezi operasyonlarının bir kısmını halihazırda dış kaynaktan temin eden şirket yöneticilerinin yüzde 64’ü, veri merkezi operasyonunu kendi içinde yöneten şirket yöneticilerinin de yüzde 36’sı, doğal felaketlere karşı riski azaltmak için daha fazla dış kaynağa yönelmeyi planladığını belirtiyor. Türkiye, yüzde 64 oranla, bu konuda en ön sırada yer alıyor. Risk azaltmak için dış kaynak kullanımına yönelmeyi düşünen şirket yöneticilerinin yüzde 88’i, verilerini her koşulda ulusal sınırlar içinde tutmanın önemine inanıyor. Bu noktada da Türk yöneticiler yüzde 87 oranla ilk sırada yer alıyor. Bu şekilde düşünen yöneticilerin oranı İngiltere’de yüzde 86, Almanya’da ise yüzde 75 olarak görülüyor. Zenium Technology Partners Türkiye Ülke Müdürü Aslıhan Güreşcier, “Araştırma sonuçları, dış kaynaklı veri merkezi operatörü seçiminde şirketlerin yeterince dikkatli karar almadığını gösteriyor. Veri merkezi işinde doğal felaketler gündemin en önemli maddesi. Ancak şirketlerin veri merkezi iş ortaklarını seçerken ölçeklenebilirlik, bağlanabilirlik ve maliyet gibi kriterlere odaklandığını ama veri merkezinin lokasyonu konusunda yeterince dikkatli davranmadığını görüyoruz. Günümüzün 7/24 iş ortamlarında son derece kritik hizmetler sunan veri merkezlerinde operasyondan kaynaklanan aksaklıklar, şirketler için yıkıcı sonuçlara ve ciddi bir ekstra maliyetlere sebep olabiliyor. Araştırma doğal felaketlere karşı dayanıklı, sağlam ve esnek veri merkezi binalarına yönelik artan talebin, yerel bir veri merkezi operatörü ile çalışma tercihini artıracağını işaret ediyor. Katılımcıların yüzde 83’ü, Avrupa Birliği (AB) Veri Koruma Direktifi kapsamında yerel sağlayıcılardan daha fazla veri merkezi alanı kiralamak zorunda kalacaklarına inanıyor. Bu noktada doğru veri merkezi seçimi için uzun vadede en önemli kriterin “lokasyon” olduğunun altını çizmek gerekiyor” diye konuştu.

2050 yılını ve sonrasını dünyaya bir Türk anlatacak

0
Halil Aksu
Halil Aksu
GelecekHane’nin kurucusu ve Baş Fütüristi Halil Aksu, 24-26 Temmuz tarihleri arasında ABD’nin San Francisco şehrinde gerçekleşecek 2015 Dünya Fütüristler Kongresi’ne konuşmacı olarak katılacak. Türkiye’ye getirdiği Maker Hareketi ve son dönemdeki başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken GelecekHane’nin kurucusu Halil Aksu, Dünya Fütüristler Kongresi’ne (World Future Society Conference) Türkiye’den davet edilen tek fütürist oldu. Halil Aksu, kongrede yapacağı konuşmada GelecekHane’nin en önemli çalışma alanlarından olan nesnelerin interneti, büyük veri, robotlar, insansız araçlar ve yapay zeka konularına değinerek öngördüğü dijital gelecek vizyonunu paylaşacak. Akıllı şehirlerin, akıllı mağazaların, akıllı bankaların, akıllı okulların ve akıllı hastanelerin giderek yaygınlaşacağını düşünen Aksu, konuşmasında 2050 yılına ve ötesine yönelik paylaşımlarıyla katılımcılara ilham verecek ve yeni ufuklar açacak. Gelecek hakkında araştırma yapan, düşünen ve potansiyel gelecek senaryolarını ortaya koyan kişilerin oluşturduğu ilk birlik olan Dünya Fütüristler Birliği, 1996 yılından bugüne düzenlediği Dünya Fütüristler Kongresi ile tüm dünyadaki başarılı fütüristleri bir araya getiriyor. 2015 Dünya Fütüristler Kongresi’ne bu yıl Türkiye’den davet edilen tek konuşmacı Halil Aksu oldu.

5G teknolojisinde Türk bilim insanlarının başarısı

0
TolgaDincTolga Dinç ve Samet Zihir’in geliştirdiği bu devreler, günümüzdeki en yüksek mobil iletişim standardı 4G/LTE nin bir sonraki adımı olan 5G teknolojisinin çalışma frekansı olacağı tahmin edilen 60GHz’de çalışıyor. Bu yüksek frekans 5G standardı ile HD kalitesindeki videoları bir saniye içinde cep telefonumuza indirebileceğiz. Ayrıca bu teknoloji ile günümüzde kullanılan çok yüksek maliyete sahip sistemler çok daha ucuz ve yüksek performanslı sistemler ile değiştirilebilecek. Sabancı Üniversitesi Elekronik Mühendisliği mezunu araştırmacılar üzerinde çalıştıkları projeleri ile Amerika’da bu alandaki dünyanın en prestijli bilimsel konferansları olan ve Mikrodalga ve Radyo Frekansı (RF) ve milimetrik dalga entegre devreler alanındaki gelişmelerin duyurulduğu (IEEE International Microwave Symposium (IMS) /IEEE Radio Frequency Integrated Circuits (RFIC)) Radyo Frekansı Entegre Devreler Sempozyum’larında üstün başarı ödüllerini de kazandı. 5G teknolojisinde çığır açan çalışma Benzer frekans ve alanda birçok araştırma yapılmakta ve her grup veya kuruluş elde ettiği en yüksek değerleri duyurmaktadır. Samet Zihir bu alanda ulaşılabilecek en fonksiyonellikte/yoğunlukta ve en yüksek güce sahip devreyi tasarladı. Bu çalışma ile silikon teknolojisiyle tasarlanabilecek sistem büyüklüğünün ve kompleksitesinin ulaşabileceği boyutlar tüm dünyaya gösterilmiş oldu. Tolga Dinç ise dünyanın aynı frekansta aynı anda veri alıp gönderebilen ilk çipini tasarladı. Kablosuz iletişim ders kitapları aynı anda aynı frekansta veri göndermenin imkansız olduğunu yazar. Son bir kaç yıldaki araştırmalar her ne kadar bunun mümkün olduğunu gösterse de şu ana kadar bunu başarabilen bir çip 3G/4G/LTE frekanslarında bile tasarlanamamıştı.

Yeni nesil mobil iletişim teknolojilerine yerli damgası

0
Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu ve Aselsan Genel Müdürü Dr. Faik Eken
Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu ve Aselsan Genel Müdürü Dr. Faik Eken
Turkcell ve Aselsan, 5G alanında atılacak adımlara öncülük etmek üzere elektronik teknolojileri alanında güç birliği yapıyor. Turkcell ve Aselsan arasında imzalanan çerçeve metin doğrultusunda, iki marka uzun vadeli bir işbirliği yürütmek ve geleceğin mobil teknolojilerini geliştirmek için ortak çalışma konusunda anlaşmaya vardı. Metni imzalamak üzere bir araya gelen Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu ve Aselsan Genel Müdürü Dr. Faik Eken, ortaya koyulacak çalışmaların ülke çıkarları adına büyük önem taşıdığını vurguladılar. Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu: “Türkiye 5G’de merkez üs olacak” “Ülkemizin her köşesinde en hızlı ve en kolay şekilde iletişim sağlamak ve teknolojiyi kullanarak hizmet sunmak en büyük hedefimiz. Bugüne kadar yaptığımız yatırımlarla sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en güçlü 3G altyapısını kurduk ve 3G hızını 3 kat artırarak bugün dünyada sunulan en yüksek 3G hızı olan 63,3 Mbps’i hem altyapı tarafında hem de Turkcell Turbo T50 ile akıllı telefon tarafında destekleyen ilk ve tek operatör olduk. 4G için yaptığımız testlerle bu teknoloji ile ilgili hazırlıklarımızı tamamlarken, 5G hazırlıkları kapsamında da yönetim kurulunda yer aldığımız NGMN (Next Generation Mobile Networks) çatısı altında Türkiye’yi temsil eden tek operatörüz. Bu alandaki gelişmeleri yakından takip ediyor, bu konuda dünya standartlarının oluşmasına yön veriyoruz. Öncülüğümüzü ve yeni nesil mobil iletişim teknolojilerini Türkiye ile tanıştırma konusundaki liderliğimizi 5G’de de sürdürmek Turkcell için olmazsa olmaz nitelikte. Bu nedenle, hizmete yönelik teknoloji ve inovasyon geliştirme idealine bizim kadar bağlı Aselsan’la işbirliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İmzaladığımız çerçeve metin ile uzun soluklu bir çalışmanın ilk adımını atmış olduk. Birlikte hedeflerimizi gerçekleştirerek Türkiye’nin 5G’de merkez üs olmasını sağlayabileceğimize tüm kalbimizle inanıyoruz.” Aselsan Genel Müdürü Dr. Faik Eken: “Haberleşmede 40 yıllık markayız” “Aselsan, 1975 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haberleşme ihtiyaçlarını milli ve özgün olarak karşılamak için kuruldu. Haberleşme ile başlayan yolculuğumuz geçen 40 yıl içerisinde Türkiye’nin dışa bağımlılığını en aza indirecek şekilde savunma elektroniğinin her alanına yayıldı. Aselsan’dan transfer edilen teknoloji ile Kazakistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya ve Pakistan’da üretim yapan fabrikalar bulunuyor. Askeri teknolojilerde elde ettiğimiz teknoloji ve bilgi birikimini öncelikle 4G konusunda ULAK projesi ile hayata geçiren Aselsan, bu birikimini 5G gibi kritik teknolojik alanlarda da değerlendirerek, ülkemizin teknolojik altyapı ihtiyaçlarının milli olarak karşılanmasını hedeflemektedir. TASMUS ve JEMUS gibi yurt sathına yayılan geniş bir stratejik/taktik ağı kurmuş olan Aselsan, 5G’nin hazırlık, tasarım, üretim ve kurulumunda da en yetkin ortak olacaktır.”

IT profesyonellerinin tatilde olmazsa olmazları

0
businessman2Tatil döneminde veya iş seyahatleri sırasında, IT profesyonellerinin her an online olabilmesi, web sitelerine, şirket sistemlerine müdahale edebilmesi büyük önem taşıyor. İşte bu aşamada, yolculuk sırasında yanında bulundurması gereken önemli aksesuarlar devreye giriyor. Yolculukların, sorunsuz ve keyifli geçebilmesi için, IT profesyonellerinin işini kolaylaştıracak şu küçük aksesuarları bir araya getirdik, bavulunuzu hazırlarken bu listeye de bir göz atmanızda yarar var. 1- Şarj yeteneği olan laptop çantası bag Laptoplar ve diğer mobil cihazlar/tabletler, IT profesyonellerinn vazgeçilmez yardımcıları, ancak ne yazık ki hızla eneri tükettiklerini unutmamak gerekiyor. Bu cihazları taşımak için alacağınız çantanın mümkünse güneş enerjisi ile şarj yeteneğinin olması önemli. Ya da en azından, içinde özel şarj pilleri olan ve yolculuk sırasında şarjı biten cihazlara ekstra enerji sağlayabilen çantaların da büyük yardımı olacaktır.   2- Akıllı kalem LivescribeNot aldığınız her detayın, dijital olarak kayıt altına alındığını bilmek, ofise döndüğünüzde o notları daha kolay incelemenizi sağlayacaktır. Bir akıllı kalem, deftere/kağıda yazdığını her detayı dijital olarak hafızasına alacak ve tabletinize veya bilgisayarınıza aktaracaktır.     3- Mobil Wi-Fi hotspot Sell_HUAWEI_Mobile_WiFi_E560Veri hattınızdaki 3G bağlantıyı, tüm cihazlarınıza dağıtabilmek için mobil hotspot cihazına ihtiyacınız olacak. Akıllı telefonunuzu da kablosuz bir modem gibi kullanmanız mümkün elbette ancak özellikle yurt dışında telefonunuz işe yaramayacaktır çünkü Türkiye’deki opertatörünüze bağlı telefon hattınızdan internet kullanmaya ve mobil cihazlarınıza dağıtmaya kalktığınızda çok ağır telefon faturalarıyla karşılaşabilirsiniz. Bunun yerine, gittiğiniz ülkede turistler için satılan geçici/ön ödemeli veri hatlarından alıp mobil wifi hotspot cihazınıza yüklediğinzde, hem telefonunuz, hem tabletiniz, hem laptopunuz hatta ailenizdeki diğer bireyler için de ekonomik ve hızlı internet bağlantısı sağlamış olursunuz. 4- Kablo çantası CO00001_rbn.a_grandeFarklı ve çok sayıdaki kablolarınızı küçük bir organizer içinde taşımak hayatınızı çok kolaylalştıracaktır. Şarj kabloları, USB uzatıcılar, network kabloları gibi tüm seçenekleri, yolculuk telaşı içinde çantanızın farklı gözlerini uzun uzun karıştırarak aramak yerine, doğrudan minik bir el çantasından çıkarıp kullanmak hem zamanınızı hem de sinirlerinizi kurtaracaktır. Üstelik havalimanında, uçuşa az bir zaman kala tabletinizi şarj etmek isterken değerli dakikalarınızı çantalarınızın içinde kablo aramakla harcamamış olacaksınız ve o dakikalar boyunca tabletiniz/telefonunuz şarja bağlı olarak pilini doldurmaya devam edecek. Sinirleriniz de yıpranmayacak. Tüm bunlar için, basit, hafif ve ekonomik bir kablo çantası yeterli olacaktır.

Benim Cici Gazetem…

0
Halep-1794
Halep – Yıl: 1794 Müslüman ve Hıristiyanlardan kurulu bir müzik grubu. Tef,tambur, ney, kemençe ve nekkâre çalan müzisyenler.
Bu röportajda kültürel mirasın pasif bir şekilde kabul edilmesinin / ne de olsa geçmişte olup bitmiş bir tarihi zaten değiştirme şansımız yoktur / yetersiz olduğunu ve kültürün korunması bağlamında muhafazakârlığın, aslında kültürel mirasın dönüşümü ve yeniden üretimiyle mümkün olduğunu, geçmişte üretilen kültür mirasının ancak bu şekilde, toplumsal açıdan da yaşamaya / varolmaya devam edebileceğini belirtmiş. (*) Haber nereden geliyor? Yukarıdaki cümleden bağımsız olarak; günümüzde nasıl etkileşim kurduğumuz ve bilgiye, güncel duruma,  özellikle de haberlere nasıl ulaştığımız, kendi içinde yepyeni katmanlar yarattı. Fakat daha ilginç olabilecek olan, zihnimizde yarattığımız ve algıladığımız dünyayı vareden parametrelerin tümünü etkileyen en önemli süreç, teknolojik araçlara nasıl ulaştığımız veya ulaşıp ulaşamadığımız haline gelmiş durumda… O kadar içindeyiz ki yazınca artık ilginç değilmiş gibi gelmeye başladı, neredeyse: “Elbette balıklar suda yüzer ve kuşlar tabii uçuyor” doğallığına indirgenmiş bir durum bu. İstanbul’da yaşayanlardan kurgularsak, örneğin çok yüksek ses çıkaran ve kaynağı belirsiz bir gürültü duysak, ilk iş gazete sitelerine bakmak mı olacak, yoksa sosyal medyaya mı? Tabii ki herkesin aynı şeyleri yaptığını ya da ne yaptıklarını bildiğimi söyleyemem, ama ben hemen, sosyal medya hesaplarıma bakıyorum ve çoğunlukla sonuçtan çok memnunum. Geçtiğimiz günlerde çeşitli kentlerde yaşanan “şehir selleri” ile ilgili özellikle videoların ve ilk elden durumu apaçık ortaya koyan fotoğrafların büyük çoğunluğunu, gazeteler ve diğer profesyonel medya sitelerinden önce hepimiz görmedik mi ve hatta bir gün sonra gazetelerde, bir şekilde önceden sosyal medyada izlediğimiz “user content”lerin “güncel” haber olarak sunulduğunu görmedik mi? Tabii ki bu olaylar ve haberler arasındaki eş zamansızlık artarak sürecek ve giderek medya araçları kişiselleşmeye devam edecek gibi görünüyor, en son Periscop örneğinde izlediğimiz gibi…
Güncel Haberin tarihi
Güncel Haberin tarihi
Gazetelerin kimlikleri Muhtemelen gençler pek bilmez ama, eskiden gazeteler de kişiseldi, hangi gazeteyi alıp okuduğunuz size bir kimlik kazandırırdı, Tercüman okuyan ayrı Cumhuriyet okuyan bir farklı kimlik kümesindeydiler… Günümüzde hergün neredeyse bütün gazeteleri okuyoruz. En azından bu olanağa çoğunlukla sahibiz. Bu gelişmeyle ortaya çıkan evet; bence bir kişinin neredeyse bütün gazeteleri okuması ve ya bu fırsatı olması önemli bir gelişmedir ve henüz benim tanımlandığına tanık olmadığım bu yeni durumun anlamı ne olabilir? Çoğumuz için “haber”e erişim, sosyal medya araçları ve siteler üzerinden gerçekleşen bir sürece dönüşmeye başladı ve böylece artık, “hepimizin gazetesi internet” olmuş oluyor… Örneğin güncel sorunlarımız olan: “Şehir selleri” ve “kuraklık” gibi konularda, sansasyonel bir karşılığı yoksa, gerçekten “içerik değeri ve bilgi” taşıyan bir yazıyı, ana akım medyadaki herhangi bir mecrada bulabilmemiz mümkün müdür? Yazı dünyayı yeniden değiştiriyor Yazının; bulunuşundan binlerce yıl sonra, sıradan insanın hayatında gerçekten bir yer edinmeye başlamasını sağlayan “örgün eğitim” ülkemizde, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile başlamıştı ve bugün artık, okur yazarlık oranı oldukça yüksek, ülkemizde de dünya genelinde de… İnternetin, içinden çıktığı dünyayı yeniden kurgulayan ve değiştiren doğasının bilincine varmakla ilgili aşamaları hıza geçerek, yepyeni ve neredeyse sınırlanamaz kaynakları geliştirebilmek zorlu bir yolun başındayız… Yeni alışkanlıklar ediniyor ve yeni yollar geliştiriyoruz durmaksızın. İnsanlık, tarih boyunca her zaman kritik eşiklerde varolabildi, ancak ilk kez öncelikli ve tek gerçek tehlike olarak kendi varlığını tehdit eder noktasına ulaştı. Küresel Ekonomi mi dediniz?
Henri Matisse - Mavi Pencere - 1913
Henri Matisse – Mavi Pencere – 1913
Bir kaç gün önce çoğumuzun gözüne ilişmiş bir haber olarak şu cümleye dikkat çekmek istiyorum: “Dünya genelindeki çatışmaların maliyetinin geçen yıl (2014 yılı) 14,3 trilyon dolara ulaştığı,  bir başka deyişle küresel ekonominin yüzde 13’üne mal olduğu hesaplandı.” Görünen o ki: 3. Dünya Savaşı çıkacağından korkmak için çok geç kalmış gibi görünüyoruz, 4. Savaş nasıl önlenebilir ona bakmak, belki de en gerçekçi gelecek planı olabilir.Yukarıdaki paragrafı yazdıktan sonra, gelecek için iyimser olmanın giderek zorlaştığı bir gezegende yaşamanın insan algısını nasıl ters yüz ettiğini derinden hissettim ve yazıyı bitirecek son sözleri bulmakta zorlanıyorum. Bu yüzden, ustalardan yardım alarak bitirmek dışında bir çare yok gibi görünüyor: Bir kilo mavi yarim kilo maviden daha mavidir. Henri Matisse (*) (Kaynak: Jacques Derrida ve Elisabeth Rudinesco, For What Tomorrow: A Dialogue, çev. Jefff Fort (Stanford, California: Stanford University Press, 2004), s. 1-19. / Aktaran: Elif Sezer: BAŞKA BİR TÜRK MUSİKİSİ TARİHİ MÜMKÜN OLABİLİR MİYDİ?: ZİYA GÖKALP VE RAUF YEKTA’NIN FİKİRLERİ ÜZERİNE KARŞILAŞTIRMALI BİR OKUMA)

TÜBİSAD da ek vergiden şikayetçi

0
TUBISAD_logoEkonomi bakanı Nihat Zeybekci’nin 2 Temmuz 2015 tarihinde yapmış olduğu önümüzdeki bir ay içinde cep telefonu ve tablet bilgisayar gibi ürünlere ek vergi geleceğine ilişkin açıklaması Bilişim Sanayicileri Derneği TÜBİSAD tarafından değerlendirildi. Dernek konuyla ilgili şu açıklamyı basınla paylaştı: “Ülkemizin bilişim ve iletişim teknolojileri sektörünün gelişmesinin önündeki en büyük engellerden birinin, sektörde uygulanan ağır vergi yükü olduğu açıktır. Özellikle bilgisayar ve iletişim donanım ekipmanlarına uygulanması düşünülen ek vergi yükünün, bilişim ürünlerinin genel olarak fiyatını yükselteceği; dolayısıyla kullanım ve erişim oranlarını ciddi bir şekilde düşüreceği bir gerçektir. Bu durumun da gerek ekonomik gerekse de bilgi toplumuna dönüşüm hedefleri bakımından gelişimin önünde önemli bir engel oluşturacağı açıktır. Bilişim sektörünün gelişmesi, yalnızca bilişim sektörüne değil tüm ülke ekonomisinin gelişmesine önemli ölçüde etki etmektedir. TÜBİSAD olarak yaptığımız kapsamlı çalışmalarda, Bilgi ve İletişim sektörünün GSMH icindeki payının artmasının, ülke ekonomisinin büyümesine yaklaşık 1.6’lık bir çarpan etkisi ile fayda sağladığı bir gerçektir. Bilişim teknolojilerinin üretimi ve kullanımı 1990’lardan itibaren yaygınlaşarak ülkelerin büyüme oranlarına önemli katkılar yapmaya başlamıştır. Gelişmekte olan ülkelerde bu etki gelişmiş ülkelere kıyasla daha yüksektir. Söz konusu etki göz önüne alındığında ülkemizin ekonomik büyümesinin hızlanabilmesi için bilişim sektörü üzerindeki olası ek vergi yükünün kesinlikle uygulanmaması ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektörünün ekonominin tüm diğer alt sektörleri için bir kaldıraç gücü oluşturan stratejik bir sektör olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır. TÜBİSAD Bilişim sektöründe, özellikle yazılım ve katma değerli bilişim ürünleri üretiminde yerli üretimin önemine inanmakta ve bunu her platformda desteklemektedir. TÜBİSAD bu ek vergilendirmeye dayalı koruyucu tedbirlerin ve politikaların terk edilmesi ve bunun yerine sektörün gelişmesini sağlayacak önlemlerin alınması için tüm ilgili aktörlere çağrı yapmaktadır. Bu kapsamda TÜBİSAD bilişim sektörü üzerindeki vergilerin artırılarak değil, özellikle yerli üretime ve ihracata yönelik desteklerin ve teşviklerin arttırılarak sektörün büyümesinin sağlanması ve bu yolla gelişen sektörün yeni iş alanları ve potansiyeller yaratarak vergi gelirlerini arttıracağı inancını taşımaktadır.”