Avrupa’da en çok çalışılmak istenen şirket NetApp

0
10-is ortaklikNetApp, Great Place to Work Enstitüsü’nün yayınladığı Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni listesinin, “En İyi Çokuluslu İşvereni” kategorisinde birinci sıraya yerleşti. 25 şirketin yer aldığı Avrupa’nın  “En İyi Çokuluslu İşyeri” listesi, firmaların en az üç Avrupa ülkesindeki çalışanları tarafından seçiliyor. Avusturya, Fransa, Almanya, Hollanda, İsviçre ve İngiltere’deki NetApp çalışanları şirketlerinin bu yıl listenin ilk sırasına yerleşmesini sağladı. Listenin üst sıralarında yer alan şirketler ülkeler genelinde oluşturdukları istikrarlı, yüksek-güven ve destekleyici temeller üzerine kurulu işyeri kültürü ile ön plana çıktı. Great Place to Work, şirketlerin çalışanlarına yönelik yaptığı gizli anketlerden elde ettiği sonuçlara dayanarak en iyi işyerlerini belirliyor. Ankette çalışanlara yöneltilen sorularda yönetime duyulan güven, tanınırlık, profesyonel gelişim ve çalışanlar arasındaki işbirliği ve uyum konularına odaklanılıyor. Ankette çalışanlar ayrıca; iş-yaşam dengesi, stratejilerin uygulanması, genel ortam, değerler ve yönetim tarzları konularında da yorumlarını aktarabiliyor. NetApp Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgelerinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Manfred Reitner konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Great Place to Work’in bu yılki Avrupa listesinde birinci olmaktan onur duyuyoruz. Bu birincilik NetApp’ın eşsiz şirket kültürünün ve çalışanları ile yönetim kadrosu arasındaki güvene dayalı işbirliğinin de bir teyidi. Çalışanlarımıza bağlılıklarından ve sadakatlerinden ötürü teşekkür ediyorum. Bu ödül şirketimiz için bir gurur kaynağı olduğu gibi NetApp’ın Avrupa’daki çalışanlarının çekirdek değerler etrafında birleştiğinin de göstergesi. Bu değerler içerisinde güven, doğruluk, liderlik, yalınlık, uyumluluk, takım çalışması, sinerji ve olağan dışı başarılara ulaşmak adına yapılması gerekenden daha fazlasını yapmak bulunuyor” dedi. NetApp Avrupa, Orta Doğu ve Afrika İnsan Kaynakları Müdürü Frank Abbenhuijs ise ödül ile ilgili yorumunda, “Bu yılki sonuçlar, dünya genelinde her geçen gün daha da önem kazanan takım çalışmasının yer aldığı eşsiz kültürümüzü sürdürebildiğimizin kanıtıdır. Çalışanlarımızın bu harika onayı, şirket kültürünü sürekli geliştirmeye çalışan NetApp’a yardımcı olan bu anketten aldığımız en değerli geribildirimlerden birisi. Birbirine böylesine bağlı çalışanlardan oluşan bu gruba liderlik ediyor olmaktan büyük mutluluk duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Alcatel-Lucent Teletaş, birinci çeyrek verilerini açıkladı

0
Alcatel-Lucent Teletaş, geçen yılın aynı dönemine göre siparişlerini yüzde 50’nin üzerinde artırdı ve net satışlarını 53,3 milyon liradan 62,5 milyon liraya çıkardı. İstanbul, Ankara ve Bakü’de bulunan ofisleri ile Türkiye ve Azerbaycan’da bölgesel telekom ve stratejik endüstriler pazarlarına hizmet veren Alcatel-Lucent Teletaş’ın 2015 yılına ait 1’inci çeyrek sonuçlarında net dönem kârı (622.486) lira olarak açıklanırken geçen yılın aynı döneminde  53,3 milyon lira olan ait net satışlar yüzde 17’lik artışla 62,5 milyon lira olarak kaydedildi.
Alcatel-Lucent Teletaş Yönetim Kurulu Başkanı Önder Sönmez
Alcatel-Lucent Teletaş Yönetim Kurulu Başkanı Önder Sönmez
Alcatel-Lucent Teletaş Yönetim Kurulu Başkanı Önder Sönmez, çeyrek sonuçlarıyla ilgili “Sahip olduğumuz ileri teknoloji ürün ve kapsamlı uzmanlık hizmetlerimizle, Türkiye ve Azerbaycan pazarındaki müşterilerimizin iş gereksinimlerini en etkin, en hızlı ve en verimli çözümlerle karşılayarak onlara daha yüksek değer katmayı hedefliyoruz. Hedeflerimiz doğrultusunda güçlü büyümemizi bu çeyrekte de sergiledik. Petrol fiyatlarının yarı yarıya düştüğü, EUR/USD paritesinin dip yapmaya devam ettiği bir ortamda aldığımız siparişlerimizi geçen yıla göre yüzde 50’den daha yüksek oranda artırdık, net satışlarımız da yüzde 17 oranında arttı. Hem telekom hem de dikey pazarlarda geçen yıl başlattığımız iş ortakları ile çalışma planımızı 2015 yılında da arttırarak devam ettirmeyi hedefliyoruz” dedi. Alcatel Lucent Teletaş’ın parçası olduğu Alcatel Lucent Grubu da 2015 yılı 1. Çeyrek sonuçlarını açıkladı.
  • Grup gelirleri, gelecek nesil ürünlerden gelen yüzde 25’lik güçlü büyümeyle, geçen yıla göre yüzde 12 arttı. Sabit döviz kurunda grup gelirleri, yönetimsel servisler hariç, sabit parametrede yüzde 2 düşerken gelecek nesil ürün gelirleri yüzde 9 artış gösterdi.
  • Brüt kâr oranı geçen yıla göre 230 baz puan artarak yüzde 34,6’ya yükseldi.
  • Ayarlanmış faaliyet geliri iki katını aşarak 82 milyona çıktı. Böylece, 2014’ün ilk çeyreğinde 140 baz puan olan faaliyet kârı, 2015 ilk çeyreğinde yüzde 2,5 oranında yükseldi.
  • 2014’ün ilk çeyreğinde 66 milyon avro olan serbest nakit akışı 2015’in ilk çeyreğindeki 332 milyon Euro olarak büyük bir artış gösterdi.
Alcatel-Lucent’ın 2015 birinci çeyrek sonuçları, Kuzey Amerika’daki eskiye nazaran daha yumuşak olan harcama ortamına rağmen, gelecek nesil gelirlerinde güçlü büyümeye, kârda ve serbest nakit akışında devam eden gelişmeye işaret ediyor. Gelecek nesil ürünleri gelirinde büyük artış Alcatel-Lucent’ın grup gelirleri, gelecek nesil ürünlerde yüzde 25’e varan güçlü büyümeyle, yönetimsel servisler hariç, sabit parametrede, geçen yıla göre yüzde 12 oranında arttı. Grup gelirleri, sabit kurda, yönetimsel servisler hariç, sabit parametrede yüzde 2’lik düşüş kaydederken gelecek nesil ürün gelirleri yüzde 9 yükseldi. Farklı iş kollarında sağlanan karlılık ve Erişim segmentindeki yazılım satışlarının beklenenden fazla bir oranda gerçekleşmesi nedeniyle, bu çeyrekteki brüt kâr, geçen yıla göre 230 baz puan artarak toplam gelirlerin yüzde 34,6’sını oluşturdu. Alcatel-Lucent’ın özellikle IP Routing ve IP Transport’taki çeşitlendirme stratejisini hızlandırmak için bu çeyrekte, yeni pazarlamada ve Ar-Ge girişimlerinde sabit gider tasarrufuna yeniden yatırım yapıldı. 2015 yılı için sabit gider tasarrufu konusunda belirlenen 950 milyon avro hedefi yeniden teyit edildi.

HP o bilgisayardan vazgeçti!

0
maxresdefaultHP yeni bir karar ile birlikte, büyük oranlı veri işleme görevi görecek bellek temelli bilgisayar teknolojisi Machine’i şimdilik erteliyor. Geçtiğimiz yıl hayata geçen Machine, DRAM kadar hızlı şekilde veri depolayan “memristor” adlı çipini kullanmayı planlıyordu. Şirket 2013 yılında halen hazır olmayan Hynix ile birlikte memristor teknolojisini de tanıtmayı düşünmüştü. HP fikrinden “tamamen” vazgeçmek yerine, RAM ve phase change memory (VRAM türü) için yeni bir yol tercih etme kararı aldı. HP’nin planı sayesinde Machine, devasa veri sunucu merkezlerini, buzdolabı boyutlarındaki teknolojiyle değiştirmeyi planlamıştı. Çekirdekler, photonic devreler ve birleşik hafıza sayesinde işleyecek sistem, enerji olmadan veri saklayabilen memristor’lere büyük bir ağırlık yüklüyordu. Şirketin uzmanları başka bir teknolojinin bu işi başaramayacağı kanaatine vardı, marka şimdilerde DRAM tabanlı, bellek üzerinden işleyen Linux bilgisayar çözümüne karar verdi. DRAM üzerinden çalışacak bir Machine her ne kadar akılcı gözükmese de, profesyoneller günümüz bilgisayarlarına oranla yine de muazzam bir sıçrayışın olacağını söylüyorlar. Böylece geliştiriciler RAM tabanlı prototipe yönlenecek, phase change memory destekli versiyon daha sonra sunulacak. Kısa bir süre önce müşteri ve iş bölümlerini ayrı birer yapı haline getiren HP, milyarlarca dolar yatırdığı Machine teknolojisi için bir hayli ümitli. Çalışmanın eninde sonunda akıllı telefon boyutlarına indirgeneceğini bildiren şirket uzmanları, harici sunucular olmadan da iş görebilen Google Now benzeri yapay zeka çözümleri getireceklerini söylüyorlar.

Dijital rüzgar santralleri geliyor

0
GE_Dijital+ruzgar+santraliGE (General Electric), dünya standartlarındaki rüzgar türbinlerini, rüzgar endüstrisine yönelik dijital altyapıyla eşleştiren dinamik, bağlantılı ve uyarlanabilir Dijital Rüzgar Santrali teknolojisini duyurdu. Bu teknoloji, bir rüzgar santralinin enerji üretimini yüzde 20’ye kadar artırıyor ve rüzgar endüstrisi için yaklaşık 50 milyar dolarlık bir değer üretilmesine olanak tanıyor. Dijital Rüzgar Santrali, yenilenebilir enerjide uzun süredir duyulan daha fazla esneklik ihtiyacını karşılamak için endüstriyel internet olarak adlandırılan etkileşimli dijital teknolojiyi kullanıyor. Bu teknoloji, yenilenebilir enerjinin mevcut enerji şebekesine daha etkin bir şekilde entegre olmasına yardımcı oluyor. GE Power & Water Başkan ve CEO’su Steve Bolze, “GE sahaları dahil her işletme ve her endüstri daha akıllı dijital teknolojiler tarafından dönüştürülmekte ve en büyük fırsat enerji alanında. Önemli olan bu yeni dijital dönüşümden en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğinizi bilmek. Endüstri liderlerini, geride kalanlardan ayıracak olan da budur” dedi. GE, dünyanın ilk Dijital Rüzgar Santrali girişimi ile rüzgar enerjisi endüstrisinin dönüşümüne liderlik ediyor. Bu yeni rüzgar ekosistemi, üretimi artırmak, maliyetleri azaltmak ve rüzgar santralinin işletme verimliliğini kullanım ömrü boyunca yükseltmek için dünya standartlarında bir türbini, dijital bir altyapıyla eşleştiriyor. Dijital Rüzgar Santrali ekosisteminin çalışma sistemi Dijital Rüzgar Santrali ekosistemi, önce türbinlerin üretimiyle başlıyor. Gelecek nesil akıllı rüzgar türbinleriyle, GE’nin yeni modelleri, en yüksek verimlilikte enerji üretebilmek için bir rüzgar santralindeki her bir türbin tabanı yerleşiminde, çevre koşullarına bağlı olarak, 20 adede kadar farklı türbin konfigürasyonu inşa etmek için bir dijital ikiz modelleme sistemi kullanıyor. Ayrıca, her türbin, gerçek zamanlı olarak türbin işleyişini analiz edebilen ve çalışma verimliliklerini artırmak için ayarlamalar yapabilen gelişmiş ağlara bağlı şekilde çalışıyor. Türbinler inşa edildikten sonra, üzerlerindeki sensörlerin bağlantıları kuruluyor. Operatörlerin türbinlerden, santrallerden hatta bütün endüstri filosundan gelen verilerle performans izlemelerine olanak sağlayan GE’nin Predix yazılımıyla, bu sensörlerden toplanan veriler gerçek zamanlı olarak analiz ediliyor. Veriler, performansı etkileyebilecek sıcaklık, türbin hizasızlıkları veya titreşimler hakkında bilgi sağlıyor. Öğrenen sistem sorunları öngörebiliyor Daha fazla veri toplandıkça, maksimum performansı sürdürmek ve türbin yaşlandıkça ortaya çıkan tipik bakım sorunlarından kaçınmak olanaklı hale geliyor. Böylece daha yüksek öngörüye sahip ve gelecekte ortaya çıkabilecek değişikliklerden etkilenmeyen rüzgar santrallerine dönüşen sistem zaman içinde gerçekten öğreniyor. Önleyici bakımın sadece gerektiğinde yapıldığından emin olmak için bakım programlarını ihtiyaca göre düzenleyerek bakım maliyetlerini de azaltıyor. Temiz enerjinin lider şirketi Invenergy’nin Başkanı ve CEO’su Michael Polsky, “GE’nin yaşam boyu işletim üzerine odaklı olması, bizim kendi rüzgar türbinlerimizi işletme şeklimizle uyum içindedir. Kendi filomuzda daha da uzun vadeli değerler açığa çıkarmak için GE’nin Dijital Rüzgar Santraliyle birlikte çalışmayı büyük bir heyecan ile bekliyoruz” dedi. Dijital Rüzgar Santrali, GE’nin 18 ay önce açıklanan Wind PowerUp teknolojisine dayanıyor. Şu anda 4 bin ünitede kurulu olan bu teknoloji, türbin verimliliğini yüzde 5’e kadar artırmış durumda ki bu da her türbin için karlılıkta yüzde 20’ye varan bir iyileşme anlamına geliyor.Tipik bir 100 megawatt rüzgar santralinin ömrü olan 20 yıl içinde bu teknoloji, geliri 100 milyon dolar civarında artırabilir. Steve Bolze, “Aksiyona geçmek için gerekli tecrübe olmaksızın, büyük veri anlamını yitiriyor. Bizim endüstri için vizyonumuz, yarının sonuçlarını öngörebilmek için bugünün verilerini ve bilgisini kullanmaktır. Endüstriyel internetin gücünden faydalanarak, rüzgar türbinlerinin bugüne göre daha iyi öğrendiği, adapte olduğu ve performans gösterdiği bir dünya yaratabiliriz” dedi.

Autodesk Türkiye’de yeni isim

0
Autodesk Türkiye Ülke Lideri Murat Tüzüm
Autodesk Türkiye Ülke Lideri Murat Tüzüm
Autodesk, teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Murat Tüzüm’ü Autodesk Türkiye’nin yeni Ülke Lideri olarak atadı. Autodesk Türkiye Ülke Lideri Murat Tüzüm; şirkete aktif satış, marka yönetimi ve kanal yönetimi konularındaki uzmanlığı ile değer katacak, şirketin iş modelinin dönüşüm sürecini koordine edecek. Tüzüm, Autodesk bünyesine katılmadan önce beş yıl boyunca DS SolidWorks Corp.’ta Türkiye ve Yunanistan Bölge Satış Yöneticisi olarak görev yaptı. Şirketin Türkiye operasyonunun kurulma sürecini yönetti. Tüzüm daha önce de Adobe’nin Türkiye Distribütörü Medyasoft Bilgi Sistemleri’nde eğitim sektöründen sorumlu satış müdürlüğü ve IBM Türk yazılım grubunda Lotus satış müdürlüğünün de bulunduğu çeşitli pozisyonlarda görev aldı. Kocaeli Üniversitesi Fizik bölümü mezunu olan Murat Tüzüm, aynı zamanda Işık Üniversitesi’nde Executive MBA diploması sahibidir. Autodesk Orta Doğu ve Türkiye Başkanı Louay Dahmash, atama ile ilgili olarak, “Türkiye, Autodesk için en önemli ve büyüyen pazarlardan biri. Murat Tüzüm, Türkiye 3B yazılım pazarındaki uzun yıllara dayanan deneyim ve bilgi birikimi ile yerel ekibimizde önemli bir rol üstlenecek. Bu yeni dönem için oldukça heyecanlıyız” diye konuştu.

Twitter CEO’su istifa etti!

0
dickTwitter uzun zamandır kendine bir çıkış yolu arıyordu. Görüntüsünü ve bazı işlevlerini Facebook’a benzetmeye çalışan sosyal medya servisi bu sayede daha fazla kullanıcının ilgisini çekmeyi ve elbette daha fazla reklamverenin dikkatini çekmeyi umuyordu. Tweet’lerin üzerine doğrudan satışa imkan veren satın al düğmesi de eklemek üzere, gelirlerini arttırmak üzere çok sayıda girişimde bulunan Twitter yine de yatırımcılarını memnun etmeyi başaramadı. Yatırımcıların yoğun baskısı nedeniyle bunalan şirketin CEO’su Dick Costolo ise istifa ederek 1 Temmuz’da görevinden ayrılma kararı aldığını açıkladı. Twitter’ın yeni CEO’su şimdilik sosyal medya servisinin kurucularından Jack Dorsey olacak gibi görünüyor ancak ilerleyen zamanda Dorsey de yerini bir başka isme bırakabilir.

Robotlar yarıştı öğrenciler kazandı

0
robotİstanbul Aydın Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 1-3 Haziran tarihleri arasında VI. Robot Yarışması düzenledi. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki lise, meslek lisesi ve üniversitelerden toplam 170 öğrencinin katılım sağladığı yarışmada farklı özellikler taşıyan 143 robot; serbest, mini sumo, sumo ve çizgi izleyen kategorilerde yarıştı. 4 farklı kategoride dereceye giren öğrencilere İstanbul Aydın Üniversitesi’ni tercih etmeleri halinde başarı bursu sağlanacak. Sonucu belli olan yarışmada Dereceye Giren Öğrenciler ise şöyle; Mini Sumo Kategorisi: 1’inci Ödülü; Huzeyfe Furkan Ergül, Berkay Metin Batu, Ömer Özden, Furkan Yayla, Furkan Özcan (Zeus adlı robotla, Bahçelievler Cumhuriyet Anadolu Lisesi) 2’inci Ödülü; Batuhan Kurt, Yunus Emre Kulaksızoğlu, Hasan Nezir, Yaren İpek, Buse Havutlu (Bal adlı robotla, Otakçılar Anadolu İmam Hatip Lisesi) 3’üncü Ödülü; Furkan Özcan, Samet Can Bilge, Berat Kaysal, Ebubekir Kolay, Faruk Akduman (Devrim adlı robotla, SABANCI Meslek Teknik Anadolu Lisesi) Sumo Kategorisi: 1’inci; Ödülü Emre Tarhana, Kaan Eroğlu, Samet Mumcu, Mesut Yılmaz, Yusuf Emre Kulaksızoğlu (Helon adlı robotla, Marmara Üniversitesi) 2’inci Ödülü; Doğukan Cemil Özeren, Serdar Doğan (Senju adlı robotla, Marmara Üniversitesi) Çizgi İzleyen Kategorisi: 1’inci Ödülü; Kadir Yavuz, Ahmet Serhat Aykılıç, Aydın Sarıdere, Cengizhan Dersmek, Göktuğ Akkuş (Pendik Lisesi) 2’inci Ödülü; Melik Şeker, Musa Baskın (Pendik Lisesi) Serbest Kategorisi: 1’inci Ödülü; Mehdi Bashiri Ghotourlar (Engelli Diş Fırçası Robotu ile İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi) 2’inci Ödülü; Koray Yıldız, Fatih Bozkurt, Aydın Bilgin, Burak Yapıcı (Robotic Hand ile İstanbul Aydın Üniversitesi Mühendislik Fakültesi) 3’üncü Ödülü; Ömer Özden, Samet Can Bilge, Furkan Özcan (Followcam robotu ile Sabancı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi )

Nesnelerin interneti konusunda yeni ortaklık

0
Internet-of-Things1CommVault,  Cisco Çözüm Ortaklığı Programında artık Tercih Edilen Çözüm Ortağı olduğunu açıkladı.  Herşeyin İnterneti (IoE) insanları, süreçleri, verileri bir araya getirerek ağ bağlantılarının ilgililiğini daha iyi düzeye çıkarmaya devam ediyor. Cisco Çözüm Ortaklığı Programının bir üyesi olarak CommVault, IoE içinde değer kazanmak için ağın kapasitesini, performansını ve yönetimini daha iyi hale getirecek çözümleri hızla üretme ve konuşlandırma gücüne sahip. CommVault riskleri azaltan, verimliliği artıran ve yeni iş modellerini yetkinleştiren veri koruma ve yönetim çözümleri tasarlıyor. CommVault’un en son ortaklığı, bulut hizmeti sağlayıcılarının ve işletmelerin Hizmet Olarak Yedeklemenin (Backup-as-a-Service – BaaS) referans mimarisi olan Cisco Doğrulanmış Tasarımına (Cisco Validated Design- CVD) erişimi mümkün kılıyor. Kamuya açık/barındırılan (hosted), melez ve özel bulut ortamları için ortak geliştirilen ve test edilen BaaS mimarisi, organizasyonların pazara çıkarma süresini hızlandırmalarını ve hızla evrilen rekabetçi piyasada yeni iş fırsatları kovalamalarını sağlıyor. Logicalis veri merkezi çözümleri Başkan Yardımcısı Bob Hankins,“Yedekleme ve kurtarma, müşterilerimizin bulutun avantajlarından yararlanmaları adına kritik öneme sahip  ve bu çözümlerin ilgili pazarlarda sektör lideri Cisco ve CommVault tarafından ortaklaşa test edilmesi ve doğrulanması bulut ve yönetilen hizmet portföyümüzü daha da güçlendiriyor” diyor. Hankins, dünyanın önde gelen Cisco entegrasyon kuruluşlarından birisi ve uzun soluklu Cisco Gold Ortağı olarak, Cisco’nun teknoloji ortaklık ekosistemininin sunduğu yeni tekliflerle ciddi şekilde ilgilendiklerini sözlerine ekliyor. Cisco Çözüm Ortağı Programında Tercih Edilen Çözüm Ortağı olarak seçilmiş olmaktan heyecan duyduklarını dile getiren CommVault Dünya İttifakları Başkan Yardımcısı Brian Allison, “Cisco ve CommVault, ortaklarımızla beraber farklılaştırılmış çözümler hazırlayacak ve BaaS başta olmak üzere müşterilerimize inandırıcı iş kazanımları sunacak. Cisco’nun Birleştirilmiş Bilgisayar Sistemleri altyapısına ve CommVault BaaS CVD’ye ait sertifikasyonumuz, veri koruma ve bilgi yönetimi çözümlerimizin  müşterilerimiz ve ortaklarımızın bizden ve Cisco’dan beklediği kalitede test edilerek çalıştığını doğrulayan güçlü bir gösterge” diyor.

Eğitimde akıllı kürsü dönemi başlıyor

0
AkilliKursu_Foto2Mobit Bilişim Çözüm Mimarı Murat Demirci “Üniversiteler, okullar, özel eğitim kurumlarında öğretmen masası olarak kullanılan kürsüler çağ atlayacak. Masa ya da eski tip kürsü yerine kurulan Akıllı Kürsü ile öğretmenler artık yanlarında ders notu, bilgisayar, öğrenci yoklama notlarını taşımak zorunda kalmayacak. Öğrenciler sahip olduğu akıllı kartlar ile yoklamalarını kürsü üzerindeki kart okuyucudan yapacak. ”dedi. Demirci “ Akıllı Kürsü, üzerine yerleştirilen dokunmatik özellikli endüstriyel PC, kart okuyucu ve haberleşme portları olan entegre bir üründür. Eğitmene verilen özel kartlar okutularak açılır. Eğitmen, kürsünün içine yerleştirilmiş bilgisayardaki ders anlatımını, projeksiyonla tahtaya yansıtabilir. Gerekirse tablet üzerinden eklemeler yaparak, ders sonunda öğrencilere ders notu olarak gönderebilir.” şeklinde konuştu. Mobit Bilişim tarafından geliştirilen ve bazı üniversitelerde kullanılmaya başlanan akıllı kürsü ile eğitimcilerin bilgisayar ya da tableti derse gelirken yanlarında taşımasına gerek kalmıyor. Kilitlenebilen ve şifre ile korunan bu kürsüde, eğitimci müfredat bilgilerini hazır yüklenmiş olarak buluyor. Bu bilgilerin üzerine ekranı kullanarak notlar yazabilen eğitimci, notları projeksiyon aracılığıyla ders anında tahtaya da yansıtabiliyor. Bir eğitim kurumundaki yüzlerce sınıfı tek bir noktadan yönetme imkanı veren Akıllı Kürsü’ye entegre harici mikrofon ve ses sistemi girişiyle ders sunumları daha interaktif, keyifli ve verimli hale geliyor. Akıllı Kürsü, eğitimcilerle öğrenciler arasındaki teknolojik nesil farkını kapatmayı hedefliyor.

Apple Pay Avrupa’da!

0
Apple pay Visa Europe Mobil Hizmetler İcra Direktörü Jeremy Nicholds, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Avrupa’da milyonlarca Visa kart sahibi tarafından her gün kullanılan temassız ödemeler, Apple Pay hızı ve kolaylığı ile eşik atlayacak ve mobil ödemeler tüketicilerin günlük hayatının bir parçası olacak. İnsanlar evlerinden ayrıldıklarında eğer yanlarına tek bir şey alıyorsa o da cep telefonları oluyor. Biz de Visa olarak, Apple ve birçok bankayla yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda bundan böyle tüketicilerin Apple Pay ile çok daha kolay, hızlı ve güvenli bir şekilde ödeme yapabilmelerini sağlayacağız”.
Apple Pay’e katılımlarını duyuran bankalar arasında Bank of Scotland, Coutts, First Direct, Halifax, HSBC, Lloyds, M&S Bank, MBNA, Nationwide, NatWest, Royal Bank of Scotland, Santander, TSB ve Ulster Bank yer alıyor.
Apple Pay, Visa temassız ödemelerin kabul edildiği her noktada kullanılabilecek. Bugün Avrupa genelinde 2,6 milyonun üzerinde Visa temassız terminali bulunuyor. Sadece İngiltere’de; Tesco, Marks & Spencer ve Boots gibi perakendecilerin yanı sıra, binlerce mağaza ve restoran ile Londra ulaşım ağı Transport for London da dahil olmak üzere 250 bin satış noktasında 400 binin üzerinde Visa temassız terminali var. Güvenlik ve mahremiyet Apple Pay’in işleyişinin temel yapı taşlarını oluşturuyor. Apple Pay’e eklenen, Visa banka veya kredi kartı bilgileri cihazda saklanmıyor. Gerçek kart bilgileri yerine, kişiye özel şifreli bir rakam güvenli bir şekilde cihaza kaydedilerek ödeme işleminde kullanılıyor. Apple Pay ile gerçekleşen her işlem, CHIP & PIN ve temassız ödemelerde kullanılan Visa şifreleme teknolojisi ile doğrulanıyor.
Apple Pay ile ödeme işlemi yapan Visa kart sahipleri, onaylanmamış işlemlerdeki yükümlülükler ve uluslararası kabul gibi Visa kredi ve banka kartlarını kullanan tüketicilerin sahip olduğu aynı hak ve avantajlara sahip olacak.
Apple Pay ile kullanıcılar, Visa kartlarıyla gerek yüz yüze, gerek uygulama içi alışverişlerde ödemelerini hızlı ve sorunsuz bir şekilde yapabilecek. iPhone 6, İphone 6 Plus ve Apple Watch cihazlarından temassız mobil ödeme yapılabilecek. Uygulama içi alşverişlerde ise Apple Pay, iPhone 6, iPhone 6 Plus, iPad Air 2 ve iPad mini 3 ile uyumlu çalışacak. Daha fazla bilgi için http://www.apple.com/apple-pay/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

11 milyon cihaz tek noktadan yönetilecek

0
Scientists in accelerator control room --- Image by © Monty Rakusen/cultura/Corbis İspanya’nın önde gelen enerji şirketi Iberdrola, 2019 yılına kadar alçak gerilim ağına takılacak olan yaklaşık 11 milyon akıllı ölçüm cihazı ve gelişmiş izleme cihazlarından her gün alınacak verileri yönetmesi ve kontrol etmesine olanak tanıyacak teknoloji platformunun tasarımı ve uygulaması için, enerji yönetimi ve otomasyon çözümlerinde global bir lider olan Schneider Electric’i tercih etti. Schneider Electric’in Titanium teknolojisini temel alan platform, alçak gerilim ağındaki akıllı ölçüm cihazları ve gelişmiş denetim altyapısından gelen bilgileri toplayan tek bir merkezi çözüme entegre edilerek; Iberdrola’ya, ağın verimli bir şekilde yönetilebilmesi için gerekli bilgilere anında ve güvenilir erişim olanağı sağlayacak. Tüm saha cihazları için merkezi bir haberleşme sistemi kurulacak Bu uzak yönetim sistemi, gelişmiş denetim cihazları ve akıllı ölçüm cihazlarını içeren alçak gerilim altyapısından bilgi toplayan tüm saha cihazları için merkezi bir haberleşme sistemi olacak. Platform, güvenli haberleşme proseslerinde kullanılan güvenlik anahtarlarının yönetimi de dahil olmak üzere, yönetilecek büyük miktarda bilgiyi dikkate alarak toplama süreçlerinde yüksek performans sağlayacak. Platform aynı zamanda, uzaktan yönetimin uygun bir şekilde gerçekleşmesi ve sürekli olarak geliştirilmesi için gerekli işlevlerin yanı sıra ölçüm işlemleri, varlık yönetimi ve daha birçok işlemi sağlamak için gerekli özellikleri içerecek. Bu nedenle platform, saha cihazlarının uzaktan yapılandırılmasına, olayların kısa sürede algılanmasına, izlenmesine ve ilgili raporların hazırlanmasına imkan verecek.

Bilkent Cyberpark’ta kuluçkadan çıkanlar

0
mezuniyet1Her yıl 60 kuluçka firmasına destek veren ve bugüne kadar 200’ün üzerinde kuluçka firmasına ev sahipliği yapmış Bilkent Cyberpark, Kuluçka Merkezi Mezunlarına madalya ve sertifikaları takdim etti. Ayrıca tüm mezunlara IBM Bulut Sistemi’nden ücretsiz yararlanma imkânı sunuldu. 5 Haziran Cuma akşamı gerçekleştirilen ve Genel Müdür Canan Çakmakcı’nın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik, Cyberpark’ta doğan bir başarı hikâyesinin kahramanı SeoZeo ile devam etti. 2012’de kurulan SeoZeo’nun kurucu ortaklarından Burak Pehlivan’ın konuşmasında bugünlere nasıl geldiklerini, hangi süreçlerden geçtiklerini ve Cyberprak’ın kendilerini olan katkılarından bahsederek dinleyicilere girişimcilik alanında birinci ağızdan oldukça faydalı bilgiler sundu. ‘Türkiye’yi uyandıran adam’ Özgür Aksuna’nın katılımıyla renklenen Tören’de katılımcılar ile ikna, iletişim, etkili konuşma ve markalaşma üzerine bir söyleşi gerçekleştirildi. Hem özel hem de iş hayatına yönelik çıkarımlar yapılabilecek sunum yapan Özgür Aksuna, arada dinleyicilerle yaptığı doğaçlama showlarla ilgiyi ve etkiyi bir an olsun düşürmedi. Büyük çoğunluğu girişimciler ve kuluçka mezunlarından oluşan etkinlik, kuluçka merkezinde şirketlerinin kuruluşunu takip eden ve hayatta kalma zorlukları nedeniyle literatürde “ölüm vadisi” olarak nitelendirilen dönemi başarıyla tamamlayarak, olgun firma statüsüne geçen tüm mezunlara madalya ve sertifika takdimiyle devam etti. Kuluçka firmaları arasından 2014 ve 2015 yıllarında yerli ve yabancı yarışmalarda derece alan girişimciler ise kendileri için özel olarak tasarlanan Bilkent Cyberpark Kuluçka Gurur Tablosu’nda brövelerini asarak başarılarını ölümsüz hale getirdiler. Cyberpark Firmalarından KV331’in proje ürünü Audio SynthMaster ve “Gerçek Dorman” Performansı eşliğindeki müzik eşliğinde devam eden törende, katılımcılar diğer konuklarla tanışma ve sohbet etme imkânı buldu. Gecenin finalinde oldukça verimli bir etkinliğe ev sahipliği yapan Bilkent Cyberpark bir sonraki mezuniyet töreni için gün saymaya başladı. Kuluçka Firmaları 0-2 yaşları arasında olan Ar-Ge fikirlerini hayata geçirme aşamasında, başlangıç sermayesi, networklere erişim, yatırımcılarla bir araya gelme, mentorluk, medya ve iletişim konularında desteğe ihtiyacı olan start-up firmalarıdır.

Beklenen yeni telefonlar Türkiye’de

0
Lumia_640xlMicrosoft’un yeni akıllı telefonları Lumia 640 ve Lumia 640 XL e-ticaret siteleri ve tüketici elektroniği mağazalarında satışa sunuldu.  Microsoft Lumia 640 Türkiye’de KDV dahil 699 TL satış fiyatıyla tüketicilere ulaşacak. Lumia 640 XL’in tavsiye edilen satış fiyatı ise KDV dahil 899 TL olacak. Lumia ailesinin son üyesi olan cihazlar, Office deneyimi,  OneDrive depolama, hızlı 4G bağlantısıyla artan verimlilik ve kişisel kullanım avantajlarını sunuyor. Lumia 640 ve Lumia 640 XL, bu yıl içinde yayınlanacak olan Windows 10 güncellemesiyle de uyumlu olacak.
  • Lumia 640 ve Lumia 640 XL’in 1GB dahili belleği ve dört çekirdekli Qualcomm Snapdragon işlemcisiyle önemli belgelerinize hızlıca ulaşabilir, en sevdiğiniz web sitelerini ve uygulamaları sorunsuz açabilirsiniz.
  • Tüm fotoğrafları ve videoları Lumia 640’ın 5 inç , Lumia 640 XL’in ise 5.7 inç HD ekranında net olarak görüntüleyebilirsiniz.
  • Lumia 640 için 2500 mAh, Lumia 640 XL için 3000 mAh uzun ömürlü pili sayesinde tüm gün bitmeyen şarjdan ve yaklaşık 24 saat konuşma süresinden yararlanabilirsiniz.
  • Lumia 640’ın 8 MP, Lumia 640 XL’in 13 MP kamera, LED flaş, 5MP ön kamera ve Lumia Camera uygulamasıyla düşük aydınlatmalı ortamlarda bile ayrıntılara odaklanan fotoğraflar çekebilirsiniz.
  • Telefonlar içerisinde yer alan Glance Screen uygulamasıyla sürekli olarak olan biteni takip edebilirsiniz.
  • Düzenli Windows güncellemeleriyle en iyi cihaz özelliklerinden ve bu yıl içinde yayınlanacak olan Windows 10 servislerinin tümünden yararlanabilirsiniz.

Mürekkebi iki yıl dayanan yazıcı

0
Epson L365-görsel-1Epson’un yeni yazıcı modeli L365; iki yıl boyunca kullanılabilecek mürekkeple gelen; hızlı ve uygun maliyetli renkli baskı, kopyalama ve tarama sağlayan, entegre mürekkep tankına sahip çok işlevli bir Wi-Fi yazıcı. Dakikada ortalama 10 sayfa baskı hızı Küçük ofis ve ev kullanıcıları için ideal bir model olan L365, dakikada 9,2 sayfalık² ISO baskı hızı ile yüksek kaliteli ve istikrarlı sonuçları hızlı bir şekilde elde etmeye olanak tanıyor. Epson’un geliştirdiği ‘orijinal mürekkep tankı’ sistemiyle minimum maliyetle maksimum sayıda baskı imkanı sağlayan L365, Epson Connect³ teknolojisiyle WiFi bağlanabilirlik özelliğine dayanarak dünyanın her yerinden akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlar üzerinden baskıyı kolaylaştırıyor. L365’in çoklu kopyalama işlevi ile bir sayfayı tek seferde 20 adede kadar basmak mümkün. 1200 dpi çözünürlükte tarama işlevini de bünyesinde bulunduran çok işlevli modelle fotoğraf ve belgeleri yüksek kalitede taramak mümkün. Epson öneriyor: Kartuşlarla vedalaşın Epson’un geliştirdiği ‘orijinal mürekkep tankı’ sistemi ile kartuşları hayatınızdan çıkarabilirsiniz. Cyan, macenta, sarı renklerinden 3, siyahtan 3 olmak üzere toplam 6 adet mürekkep şişesiyle gelen L365’in ilk alım kapasitesiyle siyah-beyaz baskıda 12.000 ve renklide 6.500 sayfa basmak⁴ mümkün. TEMEL ÖZELLİKLER: Ultra düşük maliyetli baskı, kopyalama ve tarama: Dahili ultra yüksek kapasiteli mürekkep tankı İki yıl yetecek mürekkep: 12,000 sayfa siyah-beyaz ve 6,500 sayfa renkli baskı İçiniz rahat olsun: Epson’un iki yıllık garantisi kapsamındadır Kullanıcı dostu: Basit ve sorunsuz kurulum ve bakım Tavsiye edilen perakende satış fiyatı:  259 dolar+KDV.

Şirketler dijital yöneticiyi keşfetti

0
CDOÇok değil, 20 yıl kadar önce büyük şirketlerdeki unvan ve görev tanımları belliydi. Bir genel, yanına finans, satış ve yapıyorsa üretimden sorumlu isimleri toplar ve şirketin geleceğine yön verirdi. Ancak işler artık üst yönetimler için bu kadar kolay değil. CxO ya da “C-level” olarak tanımlanan ve sayıları neredeyse 50’yi bulan bu ünvanlar yönetim organizasyonlarında ciddi değişimleri beraberinde getiriyor. CEO haricinde CIO, CFO ve CMO en bilinenleri. Bu ünvanlardan bahsedeceğimiz CDO ise -harflerin artık yetmemesi nedeniyle- iki farklı şapkayla karşımıza çıkıyor: Chief Digital Officer ve Chief Data Officer. İlki, şirketin dijitali tanımlayan operasyonlarının yönetiminde rol üstlenirken, ikincisi, özellikle Büyük Veri sonrası ortaya çıkan yüksek miktardaki verinin derlenmesi ve analizi noktasında şirketin diğer kademelerine destek oluyor. Bu unvana sahip olanların sayısındaki artış, “CDO Summit” ve “Chief Digital Officer Global Forum” gibi unvansal organizasyonların da gerçekleşmesine neden oluyor. CDO Club tarafından yapılan bir araştırma, dijitali ifade eden CDO’ların sayısının, 2015 sonuna kadar iki kat artış göstereceğine dikkat çekiyor. Araştırmaya göre CDO ünvanlı yönetici sayısı 2005 yılında tüm dünyada yalnızca “3” iken, 2010’da 50 kişi barajını geçmiş. Bu tarihten sonra hızlı bir artışın yaşandığı göstergeye göre 2013’te 488 ile 2012’ye göre yüzde 100’den fazla artış gösteren CDO sayısı, 2014 sonunda 1000 kişiye ulaşmış. CDO Club, her yıl katlanarak büyüyen CDO sayısının 2015’te de benzer bir ivme göstereceğini tahmin ediyor. Buna göre tüm dünyadaki Chief Digital Officer ünvanlı yönetici sayısı 2 bine çıkacak. CDO’ların farklı departmanlar arasında bir köprü rolü üstlenmesi şirket içindeki yükselişlerini de kolaylaştırıyor. Çalıştıkları şirkette CEO kademesine yükselen CxO’lar arasında CDO’ların sayısındaki artış dikkat çekiyor. Kuzey Amerika’da CDO hareketliliği Aynı araştırmaya göre, 2013 sonunda 488 CDO’nun yüzde 88’i Kuzey Amerika’daki şirketlerde görev yapıyordu. Bu oran, 2014’te yüzde 68’e gerilemiş durumda çünkü Avrupa merkezli şirketler de dijital yöneticiyi keşfetti. Avrupa’nın oranı aynı dönemde yüzde 7’den yüzde 23’e çıkarak global CDO dağılımını biraz olsun dengelemiş görünüyor. CDO’lar en çok hangi sektörde görev yapıyor? CDO Club, araştırmada CDO ünvanına sahip yöneticilerin sektörel dağılımına da yer veriyor. 2014 sonu verilerine göre CDO’ların yüzde 36’sı reklamcılık sektöründe çalışıyor, bu sektörü yüzde 18 ile medya, yüzde 13 ile yayıncılık ve yüzde 10 ile sivil toplum kuruluşları takip ediyor. Beklenenin aksine pazarlama ve finans yüzde 10’un altında kalıyor. İş dünyasının CDO’lara gösterdiği ilgi bir süre daha katlanarak artmaya devam edeceğe benziyor. Zira Gartner’ın 2015’te 10 stratejik teknoloji trendinde de kendine yer bulan “dijital müdürler”, Accenture tarafından da CMO ve CIO’lar arasındaki kopukluğu giderecek isimler olarak telaffuz ediliyor.

Türk uçağını yazılım hatası düşürmüş!

1
Türkiye’nin Airbus’tan satın aldığı A400M modellerinin Mayıs ayındaki teslimatı öncesindeki son testlerinde bir uçak yere çakılmış ve uçaktaki dört mürettebat hayatını kaybetmişti. Büyük askeri birlikleri ve ağır yükleri taşıması için tasarlanmış A400M’ler dünyada da yaygın olarak kullanılıyor ve bu kaza sonrasında tüm ülkeler, ellerindeki A400M’lerin uçuşlarını durdurdular. Kaza hakkındaki ilk incelemelerde sorunun motorları kontrol eden yazılımdaki bir hatadan kaynaklanabileceği vurgulanmıştı. Şimdi, müfettiş raporları da gösteriyor ki, kazanın nedeni yazılım hatası. Motorların gerekli güç ayarlamalarını yapan yazılımdaki bir hata, uçağın havada kalması için gerekli gücü aniden kesince, pilotların kurtulmak için hiçbir şansı kalmamış. Pilotlar motorların kontrolünü almak için müdahalede bulunsalar da başarılı olamamışlar. Şimdi havacılık dünyası, uçakları tamamen yazılımlara teslim etmenin ne kadar güvenli olduğu sorusunu tartışmaya başladı. Uçakların üretildiği İspanya’da ise Savunma Bakanlığı, uçak motorlarını devre dışı bırakan yazılım hatasının teknik detayları hakkında bilgi verilmesini yasakladığı için basına çok kısıtlı bilgi ulaşmış bulunuyor.  

Havayolu müşterileri Twitter’dan takip edecek

0
uae-68460Birleşik Arap Emirlikleri’nin ulusal havayolu şirketi Etihad Airways, Etihad Guest sadakat programının Gold ve Platinium üyelerine özel Twitter hesabı açtı. Etihad Airways, sadece ayrıcalıklı üyelerine özel “@EtihadPremium” Twitter hesabı ile havayolu şirketleri arasında bir ilke imza attı. Üyeler, kişiye özel hizmet sunan Etihad Premium hesabı üzerinden, özel teklif ve haber içeriklerine erişilebilecek, geçmiş millerini doğrulayacak ve beş dakikalık cevaplama süresi ile 24 saat boyunca istedikleri bilgiyi alabilecekler. Böylece kullanıcılar, en sık kullandıkları sosyal medya uygulaması üzerinden hayati öneme sahip hava ulaşım hizmetindeki sorunları hızlıca çözebilecekler, telefonla çağrı merkezine ulaşmak ve dert anlatmak problemiyle uğraşmayacak. Bu, özel hizmetten yararlanmak isteyen Etihad Guest sadakat programının Gold ve Platinium üyelerinin, üyelik bilgilerini [email protected] adresine mail atmaları yeterli olacak. Şirket, üyelerini hızlıca takibe alarak onlardan gelecek uyarı ve talepleri anında değerlendirmeye alacak.

Yemeksepeti’nin yeni Müşteri Deneyimi Direktörü Onur Bilgi oldu

0
Yemeksepeti_Musteri+Deneyimi+Direktoru_Onur_BilgiYemeksepeti’nin yeni Müşteri Deneyimi Direktörü Onur Bilgi oldu. Bilgi Kadıköy Anadolu Lisesi’nden mezuniyetinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü dereceyle tamamladı. 18 yıllık kariyeri süresince sırasıyla TSKB, Global Soft, ABN Amro ve Turkcell’de çeşitli görevler aldı. Proje Yöneticisi olarak girdiği Turkcell’de geçirdiği 12 yıl boyunca önce Proje Yönetim Departmanı’nın başına getirildi. Sonrasında ise Dijital Kanallar Üretim Müdürü olarak görev yaptı. Farklı ekiplerin koordinasyonu, teknoloji programlarının hayata geçirilmesi ve yüksek bütçeli projelerin yönetimi alanındaki tecrübesi ile Onur Bilgi, Yemeksepeti’nin büyümesinde önemli görevler alacak. Yemeksepeti ekibinin yarısı ona emanet Onur Bilgi Yemeksepeti’nde kullanıcıların sorunları için online çözümlerin kurgulandığı Operasyon Departmanı, müşteri ve restoran şikayetleri ile taleplerinden sorumlu Backoffice ile Menü & İçerik departmanlarını yönetecek. Bu görevleriyle birlikte Yemeksepeti’nde 156 kişinin yönetiminden sorumlu olacak olan Onur Bilgi’ye Yemeksepeti ekibinin yarısı emanet edilmiş oldu.

Yapı Kredi, bilişim sektörüyle buluştu

0
GORSEL+2Yine Yapı Kredi Bankacılık Üssü’nde gerçekleştirilen etkinlik, bilişim dünyasından uzmanları bir araya getirirken teknoloji dünyasında yaşanan son gelişmeler, farklı oturumlarda gerçekleştirilen sunumlarla masaya yatırıldı. 21 firma, 21 oturum, 1000’i aşkın katılımcı IT’s My Life Yapı Kredi Bilişim Teknolojileri Buluşması”nda bu sene özellikle son yıllarda öne çıkan Bilişim Teknolojileri konuları “Nesnelerin İnterneti ve Dijitalleşme”, “Veri Yönetişimi ve Büyük Veri” ve “Güvenlik ve Altyapı Teknolojileri” tartışıldı. Etkinliğe katılan 21 bilişim firmasından uzmanlar yaptıkları sunumlarla geleceği şekillendirmesi beklenen bu konu başlıkları üzerine son güncel bilgileri ve beklentilerini paylaştı. Toplamda 21 oturum düzenlenirken 1000’i aşkın katılımcı etkinliğe katıldı. Tüm sektörlerde olduğu gibi bankacılık alanında da sadece vizyoner firmaların rekabet avantajına sahip olabileceğini belirten Yapı Kredi Bilişim Teknolojileri ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Cahit Erdoğan, “IT’s My Life Yapı Kredi Bilişim Teknolojileri Buluşması”nın tüm Yapı Kredi çalışanlarına gerçekçi gelecek senaryoları sunarak büyük katkı sağladığını belirtti. Erdoğan; “Yeni teknolojiler hayatımıza girdikleri andan itibaren bir parçamız oluyor. İnsanlar, hayatlarını kolaylaştıran her teknolojiyi en iyi şekilde kullanma ihtiyacı hissediyor. Bu da tüm kurumları sürekli olarak inovasyona zorluyor. 5 senedir düzenlediğimiz bu etkinlik ile Bilişim teknolojileri uzmanlarını konuk ediyor, gelecekle ilgili öngörülerini dinliyoruz. Bu toplantılar yeni bakış açıları kazanmamıza olanak tanıyor, her buluşma sonrası tüm çalışanlarımız yeni bilgilerle kendilerini güncelleme fırsatı yakalıyor. Önümüzdeki senelerde de bu etkinliğimizi devam ettirecek, bankacılık için stratejik öneme sahip bilişim teknolojileri alanında çalışanlarımızı bilgilendirmeye devam edeceğiz” dedi. IT’s My Life Bilişim Teknolojileri Buluşması’nın artık gelenekselleştiğini ve çalışanları merakla beklediği bir etkinliğe dönüştüğünü belirten Yapı Kredi Bilişim Teknolojileri Yönetimi Başkanı (CIO) Cengiz Arslan, “Çalışanlarımızın hızla gelişen teknoloji dünyasına daha yakın bir mercekten bakmalarını sağlamak için düzenlenen etkinliğimiz her yıl olduğu gibi bu yıl da yeniden teknoloji liderlerini bir araya getirdi. Müşteri memnuniyeti ve başarılı operasyon yapıları için değişen iş ve teknoloji dünyasına uyum sağlamak zorundayız. Bu bağlamda dijital kanalların gittikçe daha önemli olacağını düşünüyoruz. Artık herkes cebinde bir bilgisayar taşıyor. Dolayısıyla mobilite çok önemli hale geldi. İnsanlar bankacılık işlemlerini çok hızlı yapabilmek istiyorlar. Dijitalleşmeyle birlikte güvenlik konuları da daha fazla önem kazanmaya başladı. Diğer yandan dijitalleşme ile birlikte sahip olduğumuz veri miktarı da geometrik olarak artıyor. Müşteri ihtiyaçlarını daha iyi analiz edebilmek için büyük veriyi işleyebilecek teknolojiler de hızla gelişiyor. Yakın gelecekte büyük veriden yararlanabilen firmaların rekabette farklılaşacağını düşünüyoruz. Bu öngörü ile oluşturduğumuz ana başlıklarımızın arasında yer alan dijitalleşme, nesnelerin interneti ve büyük veri konularının yanısıra güvenlik ve alt yapı teknolojileri konularında da iş ortaklarımızın yeniliklerini, gelecek planlarını çalışanlarımıza ulaştıracağız“ dedi.