Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1577

Çin’in ilk özel roketi uzaya çıktı

0

ABD’de, NASA’yı uzaya taşıma görevini alan Elon Musk’ın uzay gemisi şirketi SpaceX gibi şimdi de Çinliler kendi özel uzay gemisi şirketlerini kurdular ve ilk gemiyi uzaya göndermeye hazırlanıyorlar.

OneSpace

Çin’in OneSpace şirketinin ürettiği ilk roket olen OS-X, Çin havacılık şirketleri için dünya yörüngesinden veri toplamak amacıyla uzaya fırlatıldı.

Başarılı şekilde uzaya ulaşan geminin ilk müşterisi Çin’in devlet kurumu olan Aviation Industry Corporation… 

Şirketin CEO’su Shu Chang’ın medyaya yaptığı açıklamadı, kendilerini Elon Musk’ın SpaceX şirketine benzetmesi de dikkat çekti.

Dünya devi banka kripto para çıkarıyor!

Dünyanın en büyük beşinci bankası olan MUFG kendi kripto parasını çıkarıyor. İlk etapta deneme amaçlı üretilecek olan MUFG Coin, günlük işlemleri de dijitalleştirecek.

MUFG Coin gündelik işlemlerde kullanılabilecek

Mitsubishi UFJ Financial Group, 2016 yılından bu yana kripto para alanında araştırma çalışmaları yürütüyordu. Şirket, 2019 yılında çıkartacağı kendi kripto parası ile Japonya’nın ilk kripto para çıkartan bankası olacak. Deneme aşamasında olacak bu çalışmada, ilk olarak 100 bin hesap yer alacak. Daha sonrasında ise hesap sayısının birçok kullanıcıyı kapsaması hedefleniyor.

MUFG, diğer kripto paralardan farklı olarak günlük işlemlerde de kullanılacak. MUFG’nin Coin sahipleri, alışverişlerinde, lokanta harcamalarında bile bu parayı kullanabilecek. Ayrıca müşteriler, yatırımlarını otomatik olarak değiştirebilecek.

Yerel haber kaynaklarına göre 1 MUFG Coin’in, 1 Japon Yeni değerinde olacak. Yani yaklaşık olarak 0,00908 ABD Doları’na denk olacak.

Dünya devi bankanın kripto para piyasasına girecek olmasının, Japonya için diğer kripto para girişimlerinin de önünü açacağı tahmin ediliyor.

Elektronik sigaralar kişisel verileri toplayacak!

Kişisel verilerin güvenliğinin önemli bir sorun olduğu günümüzde, elektronik sigaralar da bu tartışmaların arasına giriyor. Yeni bir iddiaya göre dünya devi tütün şirketi, elektronik sigaralar ile kişisel verileri toplayacak.

Elektronik sigaralar pazarlama amacıyla veri toplayacak

Bilimsel bir temele dayanmıyor olsa da standart tütün kullanımından daha az zararlı olduğu algısı nedeniyle elektronik sigara kullanımında artış yaşanıyor. 160 ülkede satış yapan uluslararası bir tütün şirketi olan Philip Morris International, elektronik sigara konusunda büyük bir iddia ile gündeme geldi. İddiaya göre şirket, IQOS adı verilen yeni bir sigara içme cihazı için yasal onay almaya hazırlanıyor. IQOS, sigara üreticilerinin kişisel sigara kullanım verilerinin toplanmasını sağlayacak.

Düzenleyiciler tarafından izin verildiği takdirde girişim, kullanıcının sigara içme alışkanlığı hakkında topladığı verileri pazarlama amacıyla kullanabilecek. 2012-2016 aralığında Philip Morris’de çalışan Shiro Masaoka, bu verilerin günde ortalama puf ve ortalama tüketim miktarını içereceğini belirtti.

Philip Morris, bu açıklamayı yalanlasa da Masaoka iddiasında haklı gibi görünüyor.

Tersine mühendislik alanında uzmanlaşmış bir Kanada firması, iQOS’un cihazda yapılan değişikliklerle birlikte, iki mikro kontrol çipi ile donatıldığını söylüyor. Bu çiplerin, Philip Morris’e verileri iletilebilecek kullanım bilgilerinin depolanmasını sağladığı belirtiliyor.

Vodafone Türkiye mali yıl sonuçlarını açıkladı!

0

Vodafone Türkiye, 2017 yılının Nisan ayından 2018 yılının Mart ayına kadar geçen süreci kapsayan mali yıl sonuçlarını açıkladı! Açıklanan sonuçlara göre, Vodafone’nun Türkiye operasyonunda dikkat çeken gelişmeler var!

Vodafone Türkiye mali yıl sonuçlarını açıkladı!

Vodafone Türkiye, 2017-18 mali yılı organik servis gelirlerini, geçen yıla göre %14,1 (son çeyrekte ise %14,3) artırarak 9,2 milyar TL’ye çıkardı. Böylece şirket son 8 yıldır kesintisiz olarak çift haneli istikrarlı büyümesine devam etti.

Şirketin Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr’ı (FAVÖK) %22,6 artış ile yaklaşık 2,8 milyar TL’ye ulaşırken bu dönemde Operasyonel Serbest Nakit Akışı ise 1,4 milyar TL olarak gerçekleşti.

 Türkiye’nin uçtan uca dijitalleşmesi hedefiyle çalışmalarını yürüten Vodafone, 31 Mart 2018 sonu itibariyle son bir yılda 1,3 milyar TL yatırım yaptı.

4.5G abone sayısında ciddi bir yükseliş var

Vodafone Türkiye’nin mobil abone sayısı ise 2017-18 mali yıl sonu itibariyle 23,3 milyona ulaştı. 2017-18 mali yılında toplam 521 bin net abone artışı sağlayan şirketin 4.5G abone sayısı da yıl sonu itibariyle 13 milyona ulaştı. Türkiye’nin 81 ilinde 13 bini aşkın 4.5G iletişim noktası ile hizmet veren Vodafone Türkiye böylece 4.5G’de en geniş kapsamaya sahip operatör olmayı sürdürdü.

Şirketin, faturalı abone sayısı ise yaklaşık 1,3 milyon artış ile 12,1 milyona çıkarken, şirketin toplam bazının %51,8’ini faturalı aboneler oluşturdu.

Sabit genişbant hizmetlerinde 135 bin net abone artışı

Vodafone Türkiye’nin sabit genişbantta önemli bir artış söz konusu. Mali yılda 135 bin net abone artışı sağlayan şirketin sabit genişbant abone sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre %24 artarak 697 bine ulaştı. Şirketin sabit hizmetlerden elde ettiği servis gelirleri ise mali yılda %29,4 arttı.

Akıllı telefon penetrasyonu %74,7

Vodafone, abonelerinin veri kullanımı, 2017-18 mali yılında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık 2 kat artarak 726 petabyte’a yükseldi. Şirketin akıllı telefon penetrasyonu bu mali yılın sonunda %74,7’ye ulaştı.

Kurumsal segment servis gelirlerinde %12,6 büyüme

Türkiye’de işletmelerin dijital haritasını çıkarmak ve ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla çalışan Vodafone, kurumsal alanda da istikrarlı büyümesini sürdürdü. Vodafone Türkiye kurumsal servis gelirlerini 2017-18 mali yılında bir önceki yıla göre %12,6 artırdı.

Google ve NetApp güçlerini birleştirdi!

0

NetApp, Google Cloud Platform için üretilen NetApp Cloud Volumes’un yanı sıra ilave yeni ürün ve çözümlerini tanıttı. Yönetici bilgilendirme merkezinin açılışında duyurduğu ürünler arasında müşteriler için analitik ve yapay zekâ kapasiteleri sunan bulut bağlantılı flash ve artan veri saklama uyumluluğu için obje tabanlı depolama yazılımı yer alıyor.

NetApp Cloud Volumes sadece bulut üzerinde çalışan ve Google Cloud Platform (GCP) ile entegre bir dosya depolama hizmeti sunmasıyla dikkat çekiyor. Bu sürüm, NetApp’ın, Google Cloud’ın uygulama geliştirme, analitik ve öğrenen makinelerdeki liderliği ile bir araya getiren bir ortaklığın ilk adımı olarak göze çarpıyor. Ayrıca NetApp, yapay zeka (AI) ve işlem-yoğun uygulamalara güç sağlaması için yüksek performanslı, bulut bağlantılı bir flash sisteminin yanı sıra veri saklama uyumluluğu için üstün bulut mimarili altyapıyı güvence altına alan inovatif yeni yazılımını da tanıttı. 

Google ve NetApp’in ortak çözümü bulut veri hizmetleri portföyünü güçlendiriyor

NetApp CEO’su George Kurian konuyla ilgili “Gün geçtikçe daha çok sayıda şirket, veri ve bulut teknolojisinden faydalanarak işlerini hızlandırmanın yeni yollarını arıyor. Hibrit bulut veri hizmetlerinin lideri olan NetApp, yeni teknolojileri hızla hizmete alarak müşterilerinin yeni pazar fırsatları yaratmalarına yardımcı oluyor. Esnek bilişim ve güçlü analitik motorları için veri performansı lideri flash ile verileri ve dünyanın öncü bulutlarının kolayca entegre edilebilmesini yalnızca NetApp başarıyor” dedi.

NetApp ve Google’ın güçlerini birleştirmesi ne anlama geliyor?

● Google Cloud Platform için üretilen NetApp Cloud Volumes tamamen yönetilen, sadece bulut üzerinde çalışan bir dosya depolama hizmeti olup geliştiricilerin kaynaklara daha hızlı erişmesini ve yönetimin basitleşmesini sağlıyor.

● NetApp’ın otomatikleştirilmiş eşzamanlamaları, NetApp SnapshotTM kopyaları ve seri klonların serbest hareket eden verileri desteklemesi, yazılım geliştiricilerin çalışma alanı yaratma ve döngü oluşturma işlemlerinin hızlandırılmasını sağlıyor.

● Bu hizmet dosya hizmetleri, analitikler, veritabanı, felaket kurtarma ve DevOps’un da yer aldığı tüm iş yüklerinin geçişi için uygun. Müşteriler artık, verileri şirketin kendi alanı ve bulut arasında hareket ettirmek için daha kolay bir seçeneğe sahip.

Google Cloud CEO’su Diane Greene, “Şirketler kendilerine özgü zorunluluklar nedeniyle buluta varan farklı yollarda ilerliyor. Yolculuğun basitleşmesi için çalışan Google Cloud ve NetApp, bu yolculuğun bir noktasında müşteriler ile buluşarak inovasyonlarının hızlanmasını sağlıyor. Gelişmiş yönetim özelliklerine sahip yüksek performanslı bir depolama hizmeti olan Google Cloud Platform için üretilen NetApp Cloud Volumes, müşterilerimize bulutta kendi hızlarında ilerleme özgürlüğünü tanıyor” dedi.

Müşteriler, Google Cloud Platform için üretilen NetApp Cloud Volumes’un özel bir ön gösterimi için sayfasına buradan kayıt olabiliyorsunuz. Genel ön gösterim ise bu yılın ilerleyen günlerinde gerçekleşecek.

Bu hizmetle beraber bulut bağlantılı flash performansı geliştiriyor, zekayı ekliyor ve korumayı artırıyor.

● Yapay zekâ ve işlem-yoğun uygulamalara dünyanın en hızlı kurumsal all flash array’ı ile güç sağlanabiliyor. Yeni AFF A800, sektör öncüsü kurumsal seviyede verimlilik, güvenlik ve NetApp ONTAP 9.4® yazılımından güç alan esneklik sunarken uygulamanın ana cihazı ve veri depolaması arasında 200 milisaniyeden az gecikme süresine sahip ilk uçtan uca NVMe kurumsal platformu olarak dikkat çekiyor.

● Müşteriler, seçkin ONTAP-temelli sistemler için bir yazılım güncellemesiyle SAN’ı Fiber-üzeri-NVMe kanalına yükseltebiliyor. Sektörün ilk 30 TB SSD desteği ile şirketler, depolama ayak izini azaltırken verileri titizlikle düzenleme özelliği sayesinde Genel Veri Koruma Mevzuatı’nın (GDPR) gizlilik gereklilikleriyle daha uyumlu oluyor.

● Yeni akıllı bulut hizmetleri toplam sahip olma maliyetini daha da azaltıyor. NetApp FabricPool’un kullanılmayan veriyi birincil depolamadan otomatik olarak ayırıp Amazon Web Service (AWS) ve Azure’a gönderme özelliği kapasite maliyetlerini azaltıyor. NetApp Active IQ teknolojisi ise geleceğin performans ihtiyaçlarını tahmin eden ve işlemleri optimize etmek için korunmayan verileri saptayan yeni bulut temelli analitikleri sunuyor.

StorageGRID finansal ve kişisel veri saklama uyumluluğu için genel ve özel bulut boyunca tek bir entegre kaynak olarak üstün yeni nesil, bulut mimarili bir altyapı sunuyor.

● Dağıtık kurumlar için bir numaralı veri yönetim çözümü olan NetApp StorageGRID teknolojisi, artık kritik finansal ve kişisel verilerin müdahaleye karşı korunmasını otomatik hale getiriyor.

Veri analitiğine daha da fazla odaklanan StorageGRID’in müşterileri; telefon kayıtları, dijitalleştirilmiş anlaşmalar ve e-posta arşivleri gibi saklayıp yönetirken, bunu tüm müşteri verilerinin yerel, federal ve uluslararası veri uyumluluk mevzuatlarına uygun olduğuna güvenerek yapabiliyor.

iyzico, iyziLink hizmeti ile ihracatı arttırıyor!

iyzico, geçtiğimiz aylarda dileyen herkesin internetten, sosyal medya platformlarından ticaret yapabilmesini sağlayan iyziLink’i tanıtmıştı. iyziLink, her yerden kolayca online ödeme alabilmenin önünü açan bir çözüm. iyziLink kullananlar, kolayca oluşturdukları ürün linklerini sosyal medya, pazar yerleri veya kısa mesajlar ile paylaşarak dijital ticaret yapabiliyor. Böylece web sitesine ya da teknik bir geliştirmeye ihtiyacınız kalmıyor.

iyzico, iyziLink ile satışların büyük kısmı yurt dışından yapıldı!

iyziLink’i kullanan satıcıların satışlarının yüzde 47’si yurt dışına yapıldı. Yurt dışına en çok satış yapılan ülkeler ABD, Almanya ve Fransa oldu. Bölge olarak bakıldığında, iyziLink üzerinden satılan ürünlerin yüzde 76’sının Avrupa ülkelerine gönderildiği görüldü.

Türkiye’de ise satışların yüzde 84’ü İstanbul dışındaki diğer illere yapıldı. Satıcıların büyük oranda İstanbul’da bulunan 31-45 yaş aralığındaki kişiler olduğu görüldü. İstanbul’dan sonra Bursa, İzmir ve Ankara geldi.

Mobil’de Euro ve Pound’la, Web’te Dolar’la satış yapıldı

E-ticarette alışveriş platformu olarak daha çok masaüstü bilgisayarlar tercih edilirken, iyziLink alışverişleri kullanıcılara sunulan kolaylık sebebiyle daha çok mobilden yapıldı. Yurt dışına satışlarda Euro ve Pound’da en çok mobil, Dolar’da ise en çok web tercih edildi. iyziLink ile en çok takı, motor sporları ve kişisel koruyucu ekipman satışı gerçekleşti.

iyziLink ile tamamen güvenli bir platformda Euro, Dolar, Sterlin ve Riyal başta olmak üzere 15 farklı para birimi ile dünyanın her yerinden farklı ödeme kabul edilebiliyor. Tüm bankaların kredi kartlarıyla çalışılabildiği gibi, müşteriler taksit imkânına da sahip olabiliyor. İptal, iade, harcama itirazları gibi konularda profesyonel ekip tarafından destek veriliyor.

KOBİ’lerin tahsilat problemlerine çözüm niteliği de taşıyan iyziLink ürünüyle firmalar anında ödeme alabiliyor. Bununla beraber bireysel satıcıların el yapımı ürünlerin satıldığı en büyük global pazaryerinden biri olan Etsy ile entegrasyonu sayesinde, site üzerinden satışa sunulan ürünler için iyziLink ile ödeme alınabiliyor.

DE-CIX ile dijital dünya birbirine bağlanıyor!

Kurumların içinde bulundukları sektörleri dijitalleşme ekseninde yeniden tanımlamaları ile birlikte, global ekonomide tamamen yeni bir çağın zirvesindeyiz. Dijital dönüşüm tek aşamalı değil, aksine iş modellerini ve iş süreçlerini her geçen gün daha fazla açıdan kuşatan bitmeyen bir devinim. 

Dijitali odak noktası olarak belirleyen kurumlar zaman geçtikçe daha da dijitalleşecek ve bu nedenle önümüzdeki 5 sene içinde pazara sunacakları hizmetler için birbirine bağlı olma konusunda yeni bir prosedüre ihtiyaç duyuyorlar. DE-CIX ise şirketlerin değişen ihtiyaçlarına kolaylıkla cevap verebiliyor ve onların yapay zeka, IoT ve 5G alanlarındaki değişimlerini hızlandırıyor.

DE-CIX verdiği hizmetle şu soruyu soruyor: İnternet nasıl değişecek ve nasıl değişmeli?

Fortune 500’de yer alan şirketlerin vizyonları genellikle duygusal ve renkli. Ama artan bir oranla bu şirketler dijital de olmak istiyorlar. Her şeyin birbiriyle bağlı olması gerekiyor ve yapay zeka günlük hayatlarımızı kökten değiştirmeye hazır durumda. Bu büyük değişimi DE-CIX Türkiye Bölge Direktörü Bülent Şen ile konuştuk. İyi seyirler!

İnovasyonun temel yeterlilikler arasında olması artık çok da yeterli değil: Otomotiv sektöründe, bağlı ve otonom multimedya araçlar bizi A noktasından B noktasına götürecek. Gelecekte, internet ve geniş kapsamlı bir BT anlayışı olmadan hiçbir şey çalışmayacak. İnsanlık tarafından geliştirilen en büyük sistem olan internet özelinde, kullanım alanlarının yaygınlaşması, çok daha kısa gelişim alanlarının oluşması ve inovasyonun artması anlamına geliyor.

Her şeyin birbirine bağlı olmasıyla, tüm sektörlerden büyük şirketler ve ayrıca küçük ve orta ölçekli işletmeler için internet kullanımı ters yüz olacak. Düşünsenize, sadece birkaç yıl önce, internete bağlanmanın başlıca nedeni başkalarıyla iletişim kurmaktı.

Gelecekte internet, artan bir oranla yeni hizmetler sunmak için kullanılacak. Şirketler müşterileri ile doğrudan iletişimde olmak istiyor. Belirleyici olacak olan ise şirketlerin kendilerini pazarda nasıl konumlayacakları ve internet dünyasındaki gelişmelerle ilgili nasıl bir anlayış inşa edecekleri.

Diğer taraftan, DE-CIX Frankfurt, 100 GE portlardaki yüzde 38 artış ve bağlı olan kapasitedeki yüzde 23 büyüme ile toplam bağlı kapasitede 27.70 Tbit gibi şaşırtıcı bir noktaya ulaşarak global İnternet Değişim dünyasının “amiral gemisi” pozisyonunu devam ettirdi ve daha da güçlendirdi. Bir İnternet Değişim Noktasında yaşanan en yoğun trafik (peak traffic) oranındaki dünya rekoru 2017 yılında 3 kez kırıldı ve yıl sonunda 6+ Tbit/s trafik yoğunluğuna ulaşıldı. Hali hazırda yüksek olan müşteri sayısını da yıl boyunca %7 büyüten DE-CIX Frankfurt, sadece bu değişim noktasında neredeyse 800 müşteriye ulaştı. Hamburg, Münih ve Düsseldorf gibi Almanya’da bulunan diğer DE-CIX İnternet Değişim Noktalarındaki konsolide büyüme ise yıl boyunca yaklaşık yüzde 20 dolaylarında oldu.

DE-CIX İstanbul kapasitesini 4 kat büyüttü!

DE-CIX İstanbul, 10 GE portlarını 3’e katlayarak ve bununla bağlantılı olarak bağlı olan kapasitesini de 4 katı büyüterek, 2017 boyunca güçlü bir büyüme kaydetti. Müşteri bazında yüzde 38 oranında büyüme yaşandı ve yılın başlarında 6 Gbps civarında seyreden en yoğun trafik akışı Aralık 2017’de 45 Gbps’a ulaştı.

2017 yıl sonunda, UAE-IX DE-CIX’in güçlü Apollon teknolojisi platformuna yükseltildi ve 100 GE portları için hazır hale getirildi. İnternet Değişim Noktası, 2017 yılında müşteri bazında yüzde 19 büyüme kaydetti ve yılı bağlı 10 GE portlarını 3’e katlayarak tamamladı. En yoğun trafik yıl boyunca istikrarlı bir şekilde arttı ve 2016’da 65 Gbps olan en yoğun trafik, 2017’de 80 Gbps oldu. İşte DE-CIX bu verilerle 2018’e adımını attı.

Noterlerde SMS Bilgilendirme Hizmeti başlıyor

0

Noterler, işlem güvenliğini sağlamak için bilişim alt yapısı ile donatılıyor ve vatandaşlardan habersiz olarak yapılacak işlemleri önlemek amacıyla SMS Bilgilendirme Hizmeti’ni devreye alıyor.

SMS ile uyarı dönemi başlıyor

Sahte düzenlenmiş kimlikler nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla hayata geçirilen önlem paketi sayesinde, vatandaşlar kendilerinin ismiyle noterde yapılan işlemler hakkında SMS ile uyarı alacak.

E-devlet sistemi üzerinde kayıtlı telefon numarası üzerinden gönderilecek SMS sayesinde, vatandaşlar sahte kimlik mağduru olmaktan kurtulacak.

Türkiye Noterler Birliği Başkanı Yunus Tutar yeni SMS hizmetini, “Noterde Sizden Habersiz İşlem Yapan Biri Mi Var” konulu bir toplantıyla 15 Mayıs günü medyaya duyuracak. Konu hakkında detayları TechInside üzerinden takip edebilirsiniz.

Facebook kripto para geliştiriyor

Kendi platformu üzerinde kripto para reklamlarını yasaklayan Facebook’un kendi kripto para birimini geliştirdiği ortaya çıktı.

Facebook yoğun ticari bir platforma dönüşecek

Facebook’un planlarına göre, kullanıcılar sosyal medya platformu üzerinde mal ve hizmet alışverişi yaparken Facebook’un dijital para birimini kullanabilecekler. Böylece kim ne aldı, ne sattı, ne ödedi her şeyi görmek ve üç kağıtlara karşı önlem almak mümkün olacak. Yani daha güvenli alışveriş söz konusu olacak.

Facebook Messenger’ın yöneticisi David Marcus’un açıklamalarıyla ortaya çıkan bu kripto para çabası, Facebook’un yeni teknolojiyi özellikle Messenger üzerinde aktive etmek istediğine dair ipuçlarını da veriyor.

Drive.ai otonom sürüş hizmetini genişletiyor

0

Drive.ai otonom sürüş hizmetini yeni araçlarla genişletmeyi planlıyor. Texas, Drive.ai otonom sürüş ağına katılan yeni bölgelerden biri oldu.

Drive.ai otonom hizmetine 1000 yeni araç ekliyor

Otonom sürüş testlerine yabancı olmayan Texas eyaleti, artık bu hizmeti kullanan şehirler listesine katılıyor. Bir yapay zeka statup’ı olan Drive.ai, bu yılın Temmuz ayında devletin ilk otonom sürüş hizmetini, bir pilot program ile başlatıyor. Geniş çapta olmayacak olan bu hizmet için Hall Group ile de işbirliği yapıldı. Böylelikle Hall Park ofisleri ile The Star arasında, işçilerin yemek ve alışverişe çıkma durumlarında minibüsler yerine bu otonom araçlar kullanılacak.

Altı aylık bir deneme sürecinde bu araçlarda bir sürücü de görev alacak. Ancak bu sürücü Drive.ai şirketine bağlı olacak ve Hall Group tarafından bunun için bir ücret ödenmeyecek. Sürücüler olası bir ani durumda direksiyon kontrolünü alarak, kaza riskini indirecek. Bu altı aylık dönem sonunda araçlar tamamen otonom bir şekilde çalışmaya devam edecek.

Otonom araç testleri beraberinde birçok tartışmayı da getiriyor. Arizona şehrinde yaşanan ölümlü kaza ve Waymo aracın geçtiğimiz günlerde karıştığı trafik kazası, bu araçların güvenliği konusunda tartışmaları artırdı.

ABD, ZTE’yi batırdı

0

Çin’in önemli elektronik üreticisi ZTE, iflas ettiğini ve kapanacağını duyurdu.

Casusluk suçlaması

ABD hükumetinin bazı Çin’li elektronik üreticilerinin ürünlerinin casusluk amacıyla kullanıldığını açıklaması ve ABD kamu kurumlarında kullanılmasını yasaklamasına yönelik kararından sonra en büyük ihracat pazarı olan ABD’de çok ağır yara olan ZTE, faaliyetlerini artık sürdüremeyeceğini açıkladı ve kapanacağını duyurdu.

ZTE’nin ABD’de aldığı darbenin ardından tüm dünyada prestij kaybına uğraması da yaşanan gelişmede önemli oldu. Firma, halihazırda online mağazasını da kapatarak satışlarını resmen durdurdu. 

Öte yandan firma henüz pes etmiş de değil, kasasında hala yeterli nakdinin olduğunu ve bir süre daha ABD hükumetiyle görüşerek pazarlık yapacağını olumlu sonuç alınırsa piyasaya geri dönebileceğinin de altını çizdi. Ancak Trump yönetimi ZTE cihazlarının ABD kamu kurumlarını ve ordu birimlerini dinlediğini, elde ettiği verileri Çin istihbaratına verdiği konusunda kararlı.

Akıllı otobüs ağı geliştiriliyor

Norveç, akıllı otobüs ağı ile şehirlerinde akıllı ulaşım hizmeti başlatmayı hedefliyor. Akıllı otobüs ağı ile verimlilik sağlanacak ve geleceğin akıllı şehri için veri altyapısı oluşturulacak.

Akıllı otobüs şehri: Oslo

Oslo’nun toplu taşıma şirketi Ruter, otobüslerin birbirleriyle ve ana merkezle haberleştiği bir sistem üzerinde çalışıyor. Kurulacak yeni IT altyapısı ile daha verimli ve esnek bir yolcu taşımacılığı yapılabilecek. Bunun yanı sıra şirket, kurulacak yeni akıllı şehirler için veri altyapısının oluşturulması hedefleniyor. Bu veriler, akıllı şehirlerde ihtiyaç duyulacak olan planlama, karar verme ve yeni hizmetlere adım atma için kullanılacak.

Akıllı otobüsler için geliştirilecek altyapıda, yedi adet özel sistem bulunacak. Bunlar arasında; biletleme, yolcu bilgilendirme, kontrol merkezine pozisyon bildirme ve otobüs operatörlerine teknik bakım verileri sağlama gibi özellikler yer alıyor.

Şirket, şu anda 400 adet otobüs ile bu ağı test ediyor. Hizmete  ne zaman başlayacağı konusunda ise henüz net bir bilgi bulunmuyor. Ancak Oslo, kısa bir süre sonra dijital ulaşım ağına sahip olacak gibi görünüyor.

Fortinet ve IBM işbirliğine gitti

0

Fortinet bugün yeni IBM X-Force Tehdit Yönetim Hizmetleri için IBM ile gerçekleştirdiği işbirliğini duyurdu. IBM Güvenlik X-Force Tehdit Yönetim Hizmetleri ile çalışmak, iki firmayla da çalışan müşteriler için tehdit öngörüsü, saldırı tespiti ve saldırı önleme özelliklerinin yanı sıra, kurumların tüm saldırı yüzeylerini kapsayacak şekilde tasarlanmış kapsamlı ve entegre bir savunma stratejisi sunmayı amaçlıyor.

Fortinet Türkiye Sistem Mühendisliği Bölge Direktörü Melih Kırkgöz konu hakkında görüşlerini bildirirken, “Uzun süreli bir ilişkiye sahip olan Fortinet ve IBM’in bugün yaptığı duyuru, iki firmayla da çalışan müşterilerimizin korunması için yeni ve önemli bir dönüm noktasıdır. Fortinet Security Fabric, dijital saldırı yüzeyi boyunca geniş görünürlük, entegre gelişmiş tehdit tespiti ve günümüzün dijital kurumlarının ihtiyaç duyduğu otomatikleştirilmiş tepkiler sunuyor. IBM X-Force Tehdit Yönetim ekosisteminin birçok üyesi halihazırda Fabric-Ready iş ortağı olduğu için Security Fabric mimarimiz IBM’in yeni tehdit yönetim hizmetleri için mükemmel bir tamamlayıcı oluyor” diyor.

IBM X-Force Tehdit Yönetim Hizmetleri, Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (NIST) Siber Güvenlik Çerçevesi’nin ilkelerinin etrafında geliştirilerek tüm tehdit yönetim yaşam döngüsü boyunca entegre ve programlı bir yaklaşım ile oluşturuldu.

IBM Güvenlik, 2017’den beri Fortinet Fabric-Ready iş ortağı. Bu son ortaklık, şirket içinde ve çoklu bulut ortamlarında günümüzün çok yönlü siber tehditlerine karşı gelişmiş güvenlik ve destek sunarak müşterilerine iyileştirilmiş değer sağlamak için Fortinet’in güvenlik korumalarıyla IBM’in güvenlik uzmanlığını birleştiriyor.

Fortinet Security Fabric avantajına sahip olmak, iki firmayla da çalışan müşterilere geniş görünürlük ve entegre tehdit istihbaratı sunarken günümüzün dijital kurumlarında ihtiyaçlarını karşılıyor. Bunlara ek olarak Security Fabric’in entegre tehdit istihbarat hizmetleri de bir kuruluş genelinde görülen tehditlerden yola çıkarak kaynakların en iyi yönlendirileceği noktalar konusunda kurumlara yardımcı oluyor.

Dijital kurumlarda güvenlik dönüşümünü bugünden başlatmak

Dijital ekonominin talepleri kurumları her açıdan etkiliyor. Bu evrilen piyasada rekabet edebilmek için kendilerini yenileyen kuruluşların aynı zamanda her gün gittikçe büyüyen saldırı yüzeyini hedef almak üzere tasarlanan siber güvenlik tehditlerine karşı koruyabilecek güvenlik dönüşümünü gerçekleştirmesi gerekiyor.

Etkili bir güvenlik dönüşüm stratejisi için geleneksel olarak yalıtılmış güvenlik araçlarının arasında ortak çalışan bir sistem entegrasyonu gerekiyor. Bunların arasında gerçek zamanlı tehdit istihbaratının otomatikleştirilmiş paylaşımı, güvenlik ilkelerinin merkezileştirilmiş uyumu, tutarlı ve koordine politika uygulaması ve çoklu bulut ortamlarının da dahil olduğu ağ boyunca yanal hareket eden trafiğin derin görünürlüğü için hem fiziksel hem de sanal ortamlarda akıllı veri ve cihaz segmentasyonu da yer alıyor.

NetApp ve Garanti Teknoloji, güçlerini birleştiriyor!

NetApp ve Garanti Teknoloji, geçtiğimiz günlerde yaptıkları ortak basın etkinliği ile başlamış oldukları iş ortaklığının duyurusunu gerçekleştirdi!

NetApp ve Garanti Teknoloji, güçlerini birleştiriyor!

TechInside olarak yerinde takip ettiğimiz basın etkinliği sonrasında NetApp Türkiye Genel Müdürü Behçet Yumrukçallı ie yaptığımız röportaj ile bu iş birliği hakkında detayları birinci ağızdan öğrendik.

Hemen sonrasında ise Garanti Teknoloji Veri ve Depolama Yönetimi Birim Müdürü Tuna Barış Özken ile bu anlaşmanın Garanti için ne ifade ettiğini ve çalışmalardaki son durumu değerlendirdik.

Bu iş ortaklığı, özellikle veri yönetimi, güvenliği ve veri işlemesi gibi konularda büyük önem taşıyor. Büyük Veri (Big Data) dediğimiz verilerinin her geçen gün değerini katladığı bu dönemde, verilerin hızlı okunabilmesi ve anlamlandırılabilmesi son derece önemli bir husus.

İşte bu konuda, hem yazılımsal hem de donanımsal olarak yapılan iş ortaklığı sayesinde, veri yönetimi konusunda son derece önemli gelişmeler sağlanacak.

Drone test programı başlıyor

Drone test programı 10 şehirde başlıyor. Drone test programı ile bu teknolojinin şehirlerde kullanımının önü açılacak. Ayrıca drone endüstrisi, yeni istihdam alanı olmasıyla da dikkat çekiyor.

Drone test programı için 10 şehir seçildi

Federal Havacılık İdaresi (FAA), ABD’de drone testleri için Alphabet, FedEve Intel dahil birtakım teknoloji şirketlerinin yardımıyla çalışmalarını sürdürüyor. FAA, bu drone’lar için başlatacağı test programına ev sahipliği yapacak ABD’deki 10 bölgeyi duyurdu. San Diego, Reno, Nevada gibi şehirlerin bulunduğu planlamada, testlerin iki yıl boyunca yürütüleceği belirtiliyor.

Bu testlerde, drone’lar ile özellikle ticarettin yapılması, sağlık hizmetlerinin ulaştırılması gibi görevlerin yapılması hedefleniyor. Ayrıca drone pilotları arasında veri bağlantısı kurularak, güvenlik ve güvenilirlik sağlanacak.

İki yıllık bu test sürecinde verilerin analiz edilerek, daha geniş çaplı bir kullanımda neler yapılması gerektiği planlanacak.

DOT ve FAA, drone endüstrisinin 100.000 kişiye istihdam sağlayacağı belirtiyor. ABD’ye potansiyel ekonomik faydasının, on yıldan kısa bir sürede 82 milyar dolara kadar çıkabileceği iddia ediliyor.

Uber uçan taksi tanıtımını yaptı

0

Ulaşım devi Uber, uçan taksi tanıtımı ile büyük ses getirdi. Uçan taksi, yakın gelecekte şehirlerde göreve başlayacak potansiyele sahip.

Uçan taksi ile akıllı ulaşım

Uçan taksi çalışmaları için NASA ile ortaklık kuran Uber, bu alandaki çalışmalarında oldukça iddialı. Los Angeles’de düzenlenen ikinci Elevate konferansında tanıtılan araç, ilk modele kıyasla daha fazla pervaneye sahip. Yeni tasarıma sahip olan prototipin 2020 yılında uçuş testlerinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Saatte 240 km hıza ulaşabilen hava taksisi, 160 km menzile sahip. Ayrıca 15 desibel daha az ses çıkaran bu araç, şehir kullanımı için daha optimize edilmiş durumda.

2020 yılında başlayacak olan testler başarılı bir şekilde tamamlanırsa, hava taksisi 2023 yılında göreve başlayacak.

Bina çatılarından kalkış yapabilecek ve çatılara tekrar iniş yapabilecek bu araç ile şehirlerde hava taşımacılığı sağlanmış olacak. Uber tarafından yayınlanan tanıtım videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

Facebook blockchain eğitimi planlıyor

Facebook blockchain reklamlarına karşı dursa da bu alana yönelik yeni bir planlama yapıyor. Facebook blockchain eğitimleri ile dijital geleceğe yatırım yapacak.

Yeni strateji: Facebook blockchain eğitimi

Eskiden Messenger’ın başındaki isim olan David Marcus, Facebook için blockchain araştırmaları yürütecek bir ekip kurdu. Messenger için yaptığı 4 yıllık çalışmanın ardından Marcus, sosyal medya devi için araştırmalar yürütecek. Eğitim sonrasında yürütülecek çalışmanın ise detayları henüz bilinmiyor. Ayrıca eğitim ekibinde Instagram tarafında çalışan birkaç uzman çalışanın olduğu da belirtiliyor.

Bu planlama birçok açıdan büyük bir öneme sahip. PayPal’ın da eski başkanı olan Marcus, dijital ödeme konusunda önemli bir tecrübeye sahip. Ayrıca Facebook gibi dünya devi bir şirketin de kripto para piyasasına yönelik çalışma yapacak olması, bu piyasanın güvenilirliğini artırıyor. Marcus ayrıca kripto para borsası olan Coinbase’in başında yer alıyor.

Marcus’un ayrılması ile Messenger’ın başına şu anki Ürün Müdürü Stan Chudnovsky geçecek.

Akıllı asansör ile dijital taşıma

0

Akıllı asansör, iş merkezi, hastane, site gibi yapılarda akıllı bir hizmet sunacak. Akıllı asansör ile toplanan veriler analiz edilerek, teknik servislere bilgilendirme yapılacak.

Akıllı asansör veri toplayacak

Otis tarafından piyasaya sürülen Otis One, insan taşıma sistemlerine önemli bir yenilik getiriyor.  Otis One, taşıma platformlarını izleme, önleyici bakımda bulunma ve hizmet sunma gibi görevleri yerine getirecek. Yeni platformlar ile asansörler birbirleri ile bağlantılı hale gelecek. topladıkları verileri ana merkez olan teknik servis ile paylaşacaklar. Bu verilerin analiz edilmesi ile asansör için tahmini bakım takvimi oluşturulabilecek. Böylelikle uzaktan izleme, makine öğrenimi, bulut bilişim gibi birçok farklı teknoloji entegre şekilde kullanılacak.

Akıllı asansörlerin, işletmeler için maliyet avantajı sağlaması hedefleniyor. Bu sayede işletmeler, ne zaman bakım yaptırmaları gerektiğini net bir şekilde öğrenebilecek. Ayrıca ön bakımlar ile büyük arızların oluşmasının önüne de geçebilecek.

Otis, bu hizmetini asansörlerle sınırlamak istemiyor. Şirketin bir sonraki hedefinde yürüyen merdivenler, hareketli yürüyüş yolları gibi diğer araçlar var.

Tink ile öğrenciler geleceğin mesleklerini öğreniyor

0

Dijitalleşen dünyada yaşam tarzları gibi iş yapış şekilleri de değişiyor. Artık kodlama, 3D, yapay zeka, sanal gerçeklik gibi kavramlar hayatımızın her alanına yayılmış durumda. Dijital okuryazarlık her geçen gün daha fazla önem kazanırken, Türkiye’de girişimcilik ekosistemi de durdurulamaz bir hızla büyüyor. Türkiye’nin ilk teknoloji koleji Tink, böyle bir değişim ve dönüşümün içinde eğitim sisteminde farklı bir modele imza atmayı amaçlıyor.

Teknoloji ve İnsan Kolejleri (Tink), uygulamalı müfredatı ile lise eğitiminin yanı sıra Eylül 2018 tarihinden itibaren ortaokul eğitimi de verecek. Henüz ortaokul çağındaki öğrencilerin Endüstri 4.0’a hazırlanarak ileride geleceğin mesleklerinde uzmanlaşmaları ve teknolojiye yön verecek girişimlere imza atmaları amaçlanacak.

Tink’in alanında uzman öğretmenleri, Tink yaklaşımı çerçevesinde, öğrencilerin yaratıcı ve sorgulayıcı düşünmelerini, takım çalışmasını ve yaşam becerilerini geliştiriyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerini odağa alırken inovasyon ve girişimcilik için fen, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematiği içeren branşlararası İngilizce dersler veriliyor. Ayrıca İngilizce dil dersleri anadili İngilizce olan öğretmenler tarafından veriliyor. Tink, kişiselleştirilmiş eğitim ile yetkinliklere ve önceliklere uygun programlar hazırlayarak öğrencilerin daha büyük hedefler belirlemelerine yardımcı oluyor.

Tink’te öğrenciler geleceğin mesleklerini de öğreniyor

Tink Kurucusu ve CEO’su Zeynep Dereli, erken yaşta benimsenen yetkinliklerin çocukların geleceklerini şekillendirdiğini belirterek şunları söyledi:

“Günümüzde ülkelerin sermayesi para değil insan kaynağıdır ve bugün eğitim sisteminde bütün dünya dijital devrime nasıl ayak uyduracağını konuşuyor. Bizim de eğitimciler olarak değişen dünyaya ayak uydurmamız, küreselleşme, mesleki çok yönlü bakış, girişimcilik ve teknoloji gibi alanlardaki çeşitli yetkinlikleri çocuklarımıza erken yaşlarda aktarmamız gerekiyor. Biz Tink olarak bu konuda üzerimize düşeni yapmak için çalışıyoruz ve ikinci senemize adım atarken orta okulumuzu da açarak ailemizi büyütüyoruz.”

Bilgisayarı sadece oyun oynamak için değil, erken yaşlardan itibaren bir üretim aracı olarak kullanan çocuklar yetiştirmemiz gerektiğini belirten Zeynep Dereli şu noktalara dikkat çekti: “Çocuklarımız artık teknolojiyle iç içe büyüyor. Ancak doğru yönlendirilmeleri ve teknolojiye bilinçli bir şekilde yaklaşmaları son derece önemli. Bu nedenle teknoloji alanındaki doğal yeteneklerini etkinlikler ve oyunlar ile kendi gelişimleri için kullanan ortaokul öğrencileri yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Google, Intel, iyzico, Zorlu gibi birçok iş ortağımızla birlikte hareket ederek geniş kapsamlı programlar oluşturuyoruz. Düzenli çalışma alışkanlığı kazanmış, çeşitli projeler aracılığıyla ekip çalışması yetkinliklerini geliştirilmiş bireyler olarak onları yarınlara hazırlıyoruz.”

Tink okulları hakkında daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Alfa Kuşağı geliyor

1

Günümüzde nesiller X, Y ve Z kuşağı olarak sınıflandırılıyor. Her bir kuşak kendi içerisinde ayrı özelliklere sahip. Merak edilen sorulardan biri ise, Z kuşağının ardından hangi kuşağın geleceği…  Peki, bizleri hangi yeni kuşak bekliyor?

Kurallara uyumlu, aidiyet duygusu güçlü, otoriteye saygılı, sadık, çalışkanlığa önem veren bir kuşak olarak tanımlanan X kuşağının ardından, özgür ve dahil edildiğini hissetmek isteyen, çok yönlü, kolay anlaşılır ve daha şeffaf yaklaşımlarıyla öne çıkan Y kuşağının, ardından ise günümüzde ekonomileri etkilemeye başlayan, internet ve mobil teknolojileri kullanmayı seven, internet aracığıyla sosyalleşmeyi tercih eden Z kuşağının geldi. Bu kuşaklardan sonra tüm kuşaklardan bazı özellikler taşıyacak olmalarına rağmen, birçok yönüyle tamamen farklılaşacak “Alfa Kuşağı” sosyal yaşamı ve ekonomiyi dönüştürecek.

Alfa Kuşağı ilk olarak fütürist, demografi uzmanı ve TEDx sözcüsü Mark McCrindle ve ekibinin Z kuşağından sonra hangi kuşak gelecek sorusuna cevap aramalarıyla ortaya çıktı. McCrindle ve ekibi, Avustralya’da ulusal bir anket uygulayarak katılımcıların potansiyel isimleri kendilerinin düşünmelerini istemişti. Bu anket sonucunda “Alfa” adı ortaya çıktı.

Nesiller 6’ıncı kez kategorize ediliyor

Alfa kuşağı ile birlikte nesiller toplamda 6’ıncı kez kategorize ediliyor. İlk olarak 1925 ve 1945 yılları arasında doğanları ifade eden ‘Sessiz Kuşak’ ismiyle anılan kuşak; uyumlu, kanaatkâr, çalışkan, tutkulu ve otoriteye saygılı özelliklerle ön plana çıkıyordu. Ardından ‘Baby Boomer’ diğer adıyla bebek patlaması kuşağı ise 1946 ve 1964 yılları arasında doğanları kapsıyordu. Kuralcı, çalışkan, başarı odaklı, amaç odaklı, sadık, otoriteye saygılı, uyumlu, kanaatkâr ve ben odaklı özellikler gösteren bebek patlaması kuşağı, teknolojik gelişmelerin yeni yeni gelişmeye başladığı bir dönemi kapsadığından, bu kuşak teknolojik gelişmelere ayak uyduramamıştı.

Daha sonra gelen X kuşağı ise 1965 ile 1979 yılları arasında doğanları kapsıyordu. X kuşağı ise şüpheci, iş odaklı, rekabetçi, duyarlı, otoriteye saygılı, mücadeleci, kanaatkâr ve sabırsız özellikler gösteriyordu. Ayrıca bu kuşak teknolojik gelişmelere mecbur kaldığı için bu gelişmeler karşısında uyum sağlama eğiliminde bulunuyordu. 1980 ve 2000 yılları arasında doğanları ifade eden Y kuşağı; sorgulayıcı, girişimci, tatminsiz, otoriteye karşı saldırgan, özgüvenli, gerçekçi ve şeffaf özellikler taşıyordu. Teknoloji Y kuşağı için hayattaki birçok unsur için temel araç ve bir simgeyi betimliyordu. Z kuşağı ise 2000 yılından sonra doğanları kapsıyor. Ekonomiyi ve sosyal yaşamı da etkilemeyi başaran Z kuşağı; teknolojiyi amaç olarak kullanan ve seven, internet aracılığıyla sosyalleşen ve mobil teknolojilerle haşir neşir olan kişilerden oluşuyor.

Teknoloji hayatlarının merkezinde olacak

2013 ile 2030 yılları arasında doğanlardan oluşacak bu kuşak en teknoloji odaklı jenerasyon olacak. Alfa’lar diğer nesillerden daha genç yaşlarda teknolojiyle etkileşime girecekler. Bilgiye erişme gücü açısından diğer kuşaklara göre daha şanslı olan bu kuşak, sahip oldukları ve hayatlarına entegre ettikleri tüm teknolojileri kişiselleştirebilme yeteneğine de sahip olacak. Diğer nesillere göre daha az konuşacaklar, etraflarındaki diğer bireylerle sohbetleri oldukça kısıtlı olacak ve gerekmedikçe fiziksel buluşmalardan kaçınacaklar.

En girişimci nesil

Alfa jenerasyonu, diğer kuşaklara göre daha uzun süre eğitim alacak, işgücüne diğer kuşaklara göre daha geç katılacak ve daha geç çocuk sahibi olacak. Çevrimiçi öğrenme yoluyla günümüzdekinden farklı bir eğitim alacaklar. Hayatın daha erken dönemlerinde bilgiye ve kaynaklara ulaşabileceklerinden, Alfa jenerasyonu en girişimci nesil olacak.

Robotlar ve sanal gerçeklik merkezlerinde olacak

Alfa kuşağı, anne babalarının harcama davranışlarını en keskin etkileyecek kuşak olacak. Ebeveynler her alfa çocuk için teknolojiye yılda ortalama 500 dolar harcayacak. Sanal gerçeklik hayatlarının parçası olacak, çevrimiçi alışveriş yapacaklar ve önceki nesillere göre daha az insanla temas etmek öncelikleri olacak. Robot arkadaşlarla ya da yardımcılarla oynamak, ders çalışmak, sohbet etmek, vakit geçirmek hayatlarının bir parçası olacak.

Murat ERDÖR