Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1582

Mercedes-Benz Türk startup yarışması için son başvurular!

0

Mercedes-Benz Türk’ün destekleriyle düzenlenen Mercedes-Benz Türk Startup yarışmasının finali için geri sayım başladı.  Startup yarışmasına katılmak için son tarih 25 Nisan! Mercedes-Benz Türk AR-GE Direktörü Mustafa Üstertuna ile bu yarışmanın detaylarını konuştuk!

2017’de düzenlediği yarışmada 50 Startup’ı ödüllendirerek 500.000 TL‘yi hibe olarak dağıtan Mercedes-Benz Türk’ün, bu yıl düzenlediği yeni yarışmayada finale doğru adım adım yaklaşılıyor.

Mercedes-Benz Türk StartUP yarışması için geri sayım!

Mercedes-Benz Türk, 2018 yılında startup’lara verdiği desteği sürdürerek Mercedes-Benz Türk Startup yarışmasını duyurdu. Sürdürülebilir Şehirler ve Yaşam Alanları temasına odaklanan yarışma ile yenilikçi, sürdürülebilir ve yaratıcı fikirleri destekleyerek topluma ve çevreye fayda sağlayan, pozitif sosyal etkisi olan, hayatı kolaylaştıran çözümler üreten startup’ları ödüllendirecek.

Kimler katılabiliyor?

Startup’ınız Sürdürülebilir Şehirler ve Yaşam Alanları temasına uygun mu?
Startup’ınız;
•    Yaşadığınız şehri daha “çevreci”, daha “güvenli”, daha “verimli” hale getirmeye katkı sağlıyorsa,
•    Bireylerin (çocuk, kadın, yaşlı, engelli, öğrenci, genç…gibi) şehrin olanaklarından faydalanmasını kolaylaştırıyorsa,
•    Şehrin topluluklarının şehirle olan bağını güçlendiriyorsa,
•    Şehrin altyapı sistemlerini iyileştiriyorsa,
•    Şehrin kaynaklarını (su, kamu kaynakları, yeşil alanlar) çoğaltıyor ve daha verimli kullanılmasını sağlıyorsa,
•    Yaşadığınız şehre yeni kaynaklar (şehir içinde tarım bahçeleri, enerji üretimi, lojistiğin iyileştirilmesi) katıyorsa “Sürdürülebilir Şehirler ve Yaşam Alanları” temasına uygundur.

Proje çerçevesinde düzenlenen yarışmaya engelliler, kadınlar, yaşlılar, çocuklar, yoksullar gibi hassas grupların şehre ve hizmetlere erişiminden, şehir hayatının daha temiz ve sağlıklı olmasına, sürdürülebilir kentlerden herkes için erişilebilir beslenme, barınma ve ulaşım imkanlarına kadar pek çok konuda faaliyet gösteren startuplar katılabiliyor.

Ödül ne kadar?

Mercedes-Benz Türk Startup projesi 9 aylık bir sürece yayılıyor ve yarışmaya başvuran startup’lar değerlendirme adımları sırasında atölye çalışmaları, özel eğitim kampı, sektör buluşmaları gibi farklı araçlarla destekleniyorlar. Böylelikle, Mercedes-Benz Türk, hem kendi birikimini hem de proje ortaklığını yapan uzman kuruluşların birikimlerini adaylara aktararak startup’ların güçlenmesine destek veriyor.
3 farklı kategoride en iyi 3 Startup’a toplamda 150.000 TL’lik büyük ödül verilecek.

İlk 10’a kalanlara ödül var

3 farklı kategoride en iyi 3 Startup’a toplamda 150.000 TL’lik büyük ödül verilecek

Mercedes-Benz Türk Startup yarışmasında bu yıl ilk 10’a kalan Startup’lara Impact Hub Istanbul tarafından tasarlanan “StartUP Boost” adlı özel bir gelişim programı ve Mercedes-Benz ile özel Almanya seyahati hediye edilecek. İlk 10 içinden “teknoloji”, “sosyal fayda” ve “tema” olmak üzere 3 farklı kategoride belirlenecek 3 Startup’a ise 50’şer bin TL para ödülü verilecek.

Başvuru tarihi ne zaman?

Mercedes-Benz Türk StartUP yarışması için son başvuru tarihi 25 Nisan 2018 olarak belirlendi. Mercedes-Benz Türk StartUP yarışmasına buradan başvurabilirsiniz.

Mercedes-Benz Türk StartUP yarışması

Startup’ın konusu ne?

Eğer Startup’ınız;

Yaşadığınız şehri daha “çevreci”, daha “güvenli”, daha “verimli” hale getirmeye katkı sağlıyorsa,
Bireylerin (çocuk, kadın, yaşlı, engelli, öğrenci, genç…gibi) şehrin olanaklarından faydalanmasını kolaylaştırıyorsa,

Şehrin topluluklarının şehirle olan bağını güçlendiriyorsa,

Şehrin altyapı sistemlerini iyileştiriyorsa,

Şehrin kaynaklarını (su, kamu kaynakları, yeşil alanlar) çoğaltıyor ve daha verimli kullanılmasını sağlıyorsa,

Yaşadığınız şehre yeni kaynaklar (şehir içinde tarım bahçeleri, enerji üretimi, lojistiğin iyileştirilmesi) katıyorsa “Sürdürülebilir Şehirler ve Yaşam Alanları” temasına uygundur

Derin Uzay Kapsülü 3D baskılı olacak

0

NASA’nın Derin Uzay Kapsülü tasarımı için 3D yazıcıların kullanılacağı ortaya çıktı. Derin Uzay Kapsülü, 100’den fazla 3D baskı parça kullanılacak.

Derin Uzay Kapsülü için 3D baskı

3D baskı konusunda lider kuruluşlardan olan Stratasys ve PADT, uzay kapsülü için ortak bir çalışma ekibi kurdu. Bu ekip, astronotları Mars ve Ay’a gönderecek olan, NASA’nın Orion kapsülünün yapımında çalışacak. 3D baskı parçalarla kompakt bir uzay aracı yapılarak, daha hafif ve daha dayanıklı uzay aracı haline getirilebilecek.

Bu çalışma, uzay araçlarında 3D baskı kullanılması konusunda ilk değil. Daha önce RoketLab benzer bir çalışmaya imza atmıştı. Uzay aracı gibi kompleks ve oldukça maliyetli yapılarda 3D baskı kullanılması zaman ve maliyet konusunda önemli bir tasarruf sağlıyor.

3D baskılı evler, arabalar derken 3D baskılı uzay araçlarının geliştirilmesi, baskı teknolojisinin geleceği nasıl inşa edeceğini gösteriyor.

Ayrıca şekil hafızalı malzemeler ve akıllı malzemelerin kullanımı da yakın gelecekte 3D baskının yerini 4D baskıya bırakacağını gösteriyor.

IBM, hafıza içi bilgisayar ile yapay zekayı destekleyecek

0

IBM, çok daha hızlı işlem yapacak yeni bir bilgisayar formu yarattığını duyurdu ve bu yeni form sayesinde, yapay zeka gibi çok hızlı ve ağır işlem gücü gerektiren uygulamalarda devrim yaşanacağını iddia etti.

In-Memory Computing

IBM’in “in-memory computing” olarak tanımladığı, hafıza içi bilgisayar formunda, işlemler CPU’dan çok daha hızlı olan RAM’ler içinde yapılıyor, veriler bu ortamda depolanıyor, bilgisayar işlemleri teorik olarak CPU’dan RAM’e aktarılıyor.

IBM bu hamlesiyle, yapay zeka için ihtiyaç duyulan yükse ve hızlı işlem gücünü, büyük donanım yatırımları yapmadan mecvut sistemlerin hafıza modülleri içinde çözebilmeyi vadediyor.

Bu da IBM’i yapay zeka sistemleri konusunda rakipleri Google ve Microsoft’a göre avantajlı bir konuma yükseltiyor zira iki firma yapay zeka çözümleri sunarken pahalı donanım hızlandırıcıları satarak müşterilerine hizmet veriyorlar.

 

Hidrojen yakıtlı kamyon sıfır emisyonla çalışacak

Yeni tasarlanan ilk yüzde 100 hidrojen yakıtlı kamyon, sıfır emisyon ile nakliye yapılmasını sağlayacak. Sıfır emisyonlu, hidrojen yakıtlı kamyon için geliştiriciler özel bir motor tasarlıyor.

Hidrojen yakıtlı kamyon ile sıfır emisyon

ULEMCo ve Innovate UK ekipleri, dünyanın ilk tamamen hidrojen yakıtlı kamyonunu geliştiriyor. Geliştiriciler, bu proje için Volvo’nun popüler FH16 kamyonunu kullanıyor. Kamyonun tamamen hidrojen yakıtlı hale getirileceği bu çalışmada, ağır yüklerin ve sevkiyatların sıfır emisyon ile yapılması planlanıyor. Üreticilerine göre bu özel hidrojen aracı, bir Mega Düşük Emisyon (MLE) kamyonu olarak diğerlerinden farklıdır.

Günümüzdeki hidrojen yakıtlı otomobillerin tamamen çevre dostu ve sıfır emisyonlu olduğunu söylemek çok zor. Çünkü bu otomobillerde kullanılan hidrokarbonlar, hava kalitesini bozma eğilimi gösteriyor. Ancak geliştiricilere göre MLE kamyonunda kullanılan daha geleneksel motor modeli emisyon konusunda çevreci bir yaklaşım sunuyor.

ULEMCO’nun dizel motordan hidrojen yakıtlı bir motora geçişi, ilk dönüşümü değil. Şirket, daha önce gemi filoları için benzer bir çalışma yapmıştı.

Araç içi yakıt ödeme sistemi başlıyor

0

Chevrolet, ara içi yakıt ödeme sistemi için beklenen startı verdi. Dünyanın ilk gömülü araç içi yakıt ödeme sistemi Chevrolet ve Shell iş birliği ile yapıldı.

Gömülü araç içi yakıt ödeme sistemi

Chevrolet ve Shell sürücülere dijital ödeme deneyimi sunmak için bir araya geldi. Geliştirilen yeni sistem ile Chevrolet kullanıcıları, arabalarını terk etmeden yakıtlarını kredi kartı veya mobil cihaz kullanarak ödeyebilecekler. Ödeme sistemi, aracın dokunmatik ekranından erişilen Chevrolet Marketplace uygulaması üzerinden çalışıyor. Sürücü, araç içi ekranda taliatları takip ederek, arabanın benzin deposunu açabilecek.

Marketplace uygulaması da kullanıcıya dijital bir deneyim sağlayacak. Dolum sonrasında, Marketplace’ta belirtilen ödeme sisteminden yakıt ödemesi kesiliyor. Uygulama ayrıca kullanıcının yemek siparişi vermesine, akşam yemeği rezervasyonu yapmasına, park veya otel bulmasına, araçların dokunmatik ekranı aracılığıyla Shell marka markalı istasyonları bulmaya ve ödeme yapmasına izin veren ilk araç servisidir.

in-dash yakıt sistemi şu anda sadece Chevrolet araçlar için kullanılabilir. 2018 yılı sonunda 4 milyondan fazla araç, in-dash yakıtı seçeneğine sahip olacak.

Intel akıllı gözlük projesini iptal etti

0

Intel akıllı gözlük projesini iptal etme kararı aldı. Yeni nesil akıllı camlar için planlanan Intel akıllı gözlük projesi Vaunt’un iptal edilmesi, akıllı gözlük pazarında kötü gidiş olduğunu gösterir nitelikte.

Intel akıllı gözlük projesi: Intel Vaunt

Intel, 2013 yılında kurulan Yeni Cihazlar Grubu (NDG) ile yeni nesil teknolojilere yönelik çalışmalar yürütmekteydi. Bu grup bünyesindeki bir projesi olan Vaunt akıllı gözlük ile de Google Glass’a rakip olmayı hedefliyordu.  Sadece birkaç ay önce tanıtılan Vanut akıllı gözlükler, holografik görüntüler oluşturmak için bir retinanın içi lazerle çalışmaktaydı. Standart gözlüklerle benzer tasarıma sahip olduğu için şık olmanın yanı sıra, teknoloji odaklı bir deneyim sunmaktaydı.

Ancak Yeni Cihazlar Grubu’nu (NDG) kapatma kararının alınması ile Vanut projesi de iptal edildi. Intel’in bu kararı almasının arkasındaki ana neden ise akıllı gözlükler için henüz yeterli kullanıcı talebinin gelmiyor olması.

Ayrıca NGD’nin kapatılması Intel’in gelecek planlarında da önemli bir değişime neden oluyor. Bu grup bünyesinde yürütülen birçok inovasyon projesi iptal edildi. Ayrıca yüzlerce çalışanın işten çıkarılması da söz konusu. Intel ‘bazı işten çıkarmaların’ yapılacağını da duyurdu.

Qualcomm 1500 kişiyi işten çıkarıyor

0

ABD’li işlemci devi Qualcomm, Kaliforniya’daki tesislerinden 1500 kişiyi çıkaracağını açıkladı.

1 milyar dolarlık tasarruf

Maliyetleri düşürmek için çalışan kesintisine gitmek zorunda olduğunu açıklayan şirket Ocak ayında yatırımcılara verdiği 1 milyar dolarlık tasarruf sözü doğrultusunda bu kararı aldığının altını çizdi.

Şirketin dünya çapında 38 bin çalışanı bulunuyor. Kısa süre önce Broadcom’un şirketi rekor fiyatla satın alması üzerinde anlaşma sağlanmışken ABD Başkanı Trump’ın, Başkan’a verilen özel ve eski bir yetkiyi kullanarak şirketin satışını durdurması, Qualcomm yatırımcılarının tatlı kar hesaplarını bozmuştu.

YouTube reklam işini yine beceremedi

0

YouTube geçtiğimiz yıl dev reklam firmalarının milyarlarca dolar bütçeli reklamlarını geri çekmesiyle büyük şok yaşamıştı.

Aşırı videolar

Reklamlarının şiddet içeren aşırı görüşlü videolardan görünmesinden rahatsız olan dev firmalar bu kararı almak zorunda kalmıştı. YouTube ise sorunu çözmek için 10 bin yeni editör işe alıp tüm yüklenen videoları tek tek izleyip reklam göstermeye uygun olup olmayacağını tespit etme ve dev firmaların reklamlarının aşırı görüşlü videolarda görünmeyeceği sözü vermişti.

Ancak yeni bir inceleme, durumun YouTube’un istediği gibi olmadığını ortaya koyuyor. YouTube üzerinde yapılan bir araştırmada özellikle Nazi görüşünü savunan videoların hala yüzlerce dev firmanın reklamlarını aldığını, hatta bazı ABD  kamu kuruluşlarının reklamlarının bile bu videolarda görülebildiğini ortaya koydu.

Öyle görünüyor ki, YouTube’ın hangi reklamın sakıncalı ve aşırı görüşlü olduğunu tespit edecek 10 bin editörü seçerken yeterince ince eleyemediği ve editörlerin kendi kişisel görüşleriyle uyuşan videolara reklam onayı verdiği anlaşılıyor.

YouTube reklam sorununu yine çözememiş gibi görünüyor.

Uçakta ayakta yolculuk etmeye hazır mısınız?

0

Alınan yeni koltuk patentleri ile uçakta ayakta yolculuk etmek çok yakın zamanda gerçek olabilir. The Skyrider 2.0 koltuklar uçakta ayakta yolculuk edilerek, yeni bir ekonomi sınıfının oluşmasını sağlayacak.

The Skyrider 2.0 ile uçakta ayakta yolculuk

İtalyan bir koltuk üreticisi, yolcuların uçakta ayakta gidebileceği bir koltuk tasarımını tanıttı. The Skyrider 2.0 olarak duyurulan bu koltuklar ile yolcular, neredeyse dik bir şekilde yolculuk edecek. Bu koltuk tasarımındaki temel amaç ise uçağa daha fazla koltuk koyarak, daha fazla yolcu taşıyabilmek. Yolcu kapasitesindeki artış ile havayolu şirketleri sefer başına daha fazla gelir elde edebilecek.

Koltukların özellikle yakın mesafeli yurtiçi seyahatler için kullanılabileceği belirtiliyor. Ekonomi sınıfı olarak geçecek olan bu koltuklar, daha ucuz olmaları nedeniyle, kısa mesafede yolcuların memnun kalmasını da sağlayabilir.

Elbette bu koltukların direkt olarak kullanılması şu an için mümkün değil. Öncelikle gerekli güvenlik ve dayanıklılık testlerinin geçilmesi gerekiyor. Sonrasında ise müşteri memnuniyetinin sağlanabilip, sağlaamayacağı konusunda havayolu şirketlerinin pazar araştırması yapması gerekiyor.

Mobilya montaj robotu geliştirildi

0

Singapur’daki araştırmacılar mobilya montaj robotu geliştirdi. Mobilya montaj robotu, IKEA mobilyalarını montaj edebiliyor. Montaj süresi ise sadece 20 dakika 19 saniye.

Mobilya montaj robotu: IKEA

Nanyang Technological University’den bir ekip, robotların yakın gelecekte mobilya montajında görev alacağını gösteren bir çalışmada bulundu. Geliştirilen robot ile IKEA’nın 25 dolar masif-çam Stefan sandalyesinin kurulumu sıfırdan yapıldı. Çalışmada robotlar öncelikle çevre algılaması yaparak parçaları seçiyor. Daha sonra parçalarınk kullanılma sırasına karar veriyor. Son olarak ise iki robot iş birliği içinde parçaları hareket etttirerek montajı gerçekleştiriyor.

Robotlar için oldukça karmaşık olan bu süreç 20 dakika 19 saniye sürede tamamlanabildi.

Mobilya sektörü de istihdam konusunda robotların istilası altında kalmış durumda. Mobilyaların üretiminde kullanılan makineler ve robotlar üretimin otomatikleşmesini sağlıyor. Şimdi de robotların montajda kullanılabiliyor olması üretimden, tüketicinin kullanımına kadar her şeyin otomasyona emanet edilmesi anlamına geliyor.

Etik yapay zeka çağrısı yapıldı

0

Uluslararası House of Lords, etik yapay zeka kullanımına yönelik bir açıklama yaptı. Etik yapay zeka açıklamasında 5 maddeye vurgu yapılarak, bu konuda birlik sağlanması gerektiği belirtildi.

Etik yapay zeka çalışmaları

Yapay zeka çalışmaları genellikle iki konuda tartışmalara neden oluyor. Bunlardan birincisi; yapay zeka hayatımızı kolaylaştıracak ve kurtarıcımız olacak. İkincisi ise; üçüncü dünya savaşında yapay zeka silahlar kullanılarak dünyayı yaşanılamaz bir yer haline getirecek. Bu iki tartışmalar sürerken yapay zeka çalışmalarında etik konusuna yönelik önemli adımlar atılıyor. Yapay zekanın etik bir şekilde kullanımına yönelik Uluslararası House of Lords’tan bir çağrı yayınlandı. Çağrıda özellikle 5 maddeye vurgu yapıldı. Bunlar:

Yapay zeka sadece insanlığın ortak yararı için geliştirilecektir.

Yapay zeka adil olma ve anlaşılabilirlik prensipleri üzerine çalışacaktır.

Yapay zeka hiçbir şekilde birey, aile ve toplulukların veri haklarını ihlal etmek için kullanılmayacaktır.

Yapay zeka tüm vatandaşların yapay zekanın yanı sıra kendi zihinsel, duygusal ve ekonomik gelişimlerini sağlamak amacıyla eğitim alma hakları olmalıdır.

Yapay zekanın insanlara zarar verme, yok etme ya da kandırma gibi güçleri olmamalıdır.

Intel yeni güvenlik teknolojilerini tanıttı!

0

Günümüzün siber güvenlik ortamı sürekli yeni tehditlerle değişiyor. Intel, uzun süredir silikon teknolojilerden, istemci cihazlara ve buluta kadar her alanda güvenliğe yönelik inovasyonu teşvik ediyor. Intel, geçen yıl sektör liderleriyle yaptığı ortaklıklarla geleceğin güvenlik temelli iş yüklerinin ortaya konmasına yardımcı olmuş ve IoT cihazları için Intel Secure Device Onboard’u da pazara sunmuştu.

Intel, bu sene ise bir adım daha atarak iki yeni teknolojiyi daha tanıtıyor, bunlar ekosistemin yeni tehditleri tespit etmesine yardımcı olacak bir dizi silikon seviyesinde özellik olan Intel Threat Detection Technology ve Intel işlemcilerdeki dahili güvenlik özelliklerini standart hale getiren bir çerçeve olan Intel Security Essentials. Ayrıca siber güvenlik becerilerinin geliştirilmesine yönelik olarak Intel, Purdue Üniversitesi ile akademik işbirliğinin kapsamını genişlettiğini de ilan etti.

Intel Threat Detection Technology hangi alanlarda kullanılacak?

Intel Threat Detection Technology, şirketlerin üst düzey siber tehditleri ve istismar noktalarını tespit etmelerine yardımcı olmak amacıyla silikon seviyesinde telemetri ve işlevselliklerden faydalanıyor. İlk yeni özellik Hızlandırılmış Bellek Tarama özelliği. Mevcut tarama teknolojileri sistem belleği tabanlı siber saldırıları tespit ederken işlemci performansında azalmaya neden olmakta. Hızlandırılmış Bellek Tarama ile tarama işlemi Intel’in entegre grafik işlemcisi tarafından yapılıyor, daha fazla tarama mümkün olurken performans ve güç tüketimi üzerindeki etki de azalıyor. Intel test sistemleri üzerinde yapılan ilk değerlendirmeler işlemci kullanımının yüzde 20‘den yüzde 2‘ye kadar düştüğünü göstermekte.

SES, Yıllık uydu gözlem raporunu açıkladı!

SES, IPSOS araştırma şirketi ile birlikte, “Yıllık Uydu Gözlem Raporu“nu açıkladı ve basın toplantısında duyurdu. Açıklanan 2017 yılı verilerine göre, Türkiye’deki 21.8 milyon hane bulunuyor. Bunun yüzde 87’si uydu, yüzde 8’i kablolu TV, yüzde 3’ü IPTV ve yüzde 2 karasal yayın üzerinden televizyon izliyor. Bu veriler, Avrupa ülkelerine göre, Türkiye’nin biraz geride kaldığı söylenebilir. Ek olarak Avrupa’da SES,167 Milyon eve de hizmet sağladığı, raporların arasında da yer alıyor. Ayrıca bu araştırma, 1994 yılından bu yana yapılmakta ve bu yıl ilk kez Türkiye’de yer aldı.  Bu raporlar Avrupa’daki TV pazarının gelişimlerini, SES Avrupa’daki erişimlerini ve hem de para karşılığı izlenilen TV  ölçümleri de içinde barındırıyor.

Yıllık uydu gözlem raporu ve detayları

SES bu yıl ilk kez Türkiye’de bulunan 22 milyon TV hanesi değerlendirmeye aldı.  Çünkü ülkemizi değerlendirmeye alarak, araştırmanın daha da geliştirilmesi ve daha fazla veriye ulaşılması hedefleniyor. Bu sebeple, Türkiye’nin de yer aldığı Avrupa pazarında; 2017 yılında 276,1 milyon hanenin yüzde 39’u uydu, yüzde 24’ü karasal yüzde 24’ü kablolu TV ve yüzde 13’ü IPTV üzerinden yayın aldığı saptandı. 

SES yıllık uygu gözlem raporu

Bu detaylara bakarsak, ülkemizde ağırlıklı olarak uydu yayıncılığı tercih ediliyor. Bu sebeple, televizyon izleyicilerinin yüzde 87’si doğrudan uydu aracılığıyla yayınla buluşuyor. Bu verilerden yola çıkarak, Türkiye’de insanlar yaklaşık olarak, üçte biri HD yayın kalitesinden faydalanıyor.

Ayrıca uydu alıcıları, klasik televizyonların tamamlayıcısı olarak da tanımlanıyor. Son olarak Türk dizileri, dünya genelinde de popüler hale geldiği, diğer ayrıntılar arasında yer alıyor.

Dünyanın en büyük 3D baskı heykeli

0

Dünyanın en büyük 3D baskı heykeli James Burton tarafından yapıldı. Guinness Rekorlar’a girmeyi başaran dünyanın en büyük 3D baskı heykeli 3.62 metre uzunluğunda.

James Burton’ın Portsmouth Üniversitesi ile işbirliği kurarak yaptığı 3D baskı insan heykeli için 50 kg yazıcı filamenti kullanıldı. Heykeli 3D basma işlemi yaklaşık olarak 500 saat sürdü. heykelin bazı parçaları, sonradan birbirlerine yapıştırılarak elde edildi. Burton’ın yaklaşık 2 katı büyüklüğünde olan heykel, 3.62 metre uzunluğunda.

Aşağıdaki video ile 3D baskı heykelin ayrıntılarını görebilirsiniz. Heykeli basmak için öncelikle CAD programı üzerinden modelleme yapılıyor. Daha sonra 3D yazıcı kullanılarak filamentler aracılığıyla katman katman baskı gerçekleştiriliyor.

3.62 metrelik dünyanın en büyük 3D baskı heykeli

Ancak büyük baskıları gerçekleştirebilmek standart 3D yazıcılar ile mümkün olmuyor. Bunun için özel, büyük boyutlu 3D yazıcılar kullanılıyor. Küçük yazıcılarla yapılan bu tip işlemlerde parça parça baskı gerçekleştirilerek daha sonra birleştirme yapılıyor.

Alipay kimlik kartı programı başlattı

0

Alipay kimlik kartı programının bir pilot projesini 3 şehir aktif hale getir. Alipay kimlik kartı programı ile dijitalleşme sürecinin hızlanmasına katkı sağlayacak.

Alipay kimlik kartı programı ile dijitalleşme

Alipay, kullanıcılarının Zhangzhou, Hangzhou ve Fuzhou’da kullanabilecekleri bir uygulama aracılığıyla elektronik kimlik kartı almaları için bir pilot program başlattı. Çin hükümeti tarafından onaylanan bu uygulama ile kullanıcılar yüz tanıma kimlik doğrulamasından sonra Kamu Güvenliği Bakanlığı tarafından onaylanmış bir kimlik kartı alabilecek. Kullanıcılar bu kartı, fiziksel kimlik kartlarının yerine kullanabilecekler.

Kimlik kartı, doğrulama için taranabilecek iki boyutlu bir koda sahip olacak ve belirli yönetim hizmetleri, otel check-inleri ve bilet alımlarında kullanılabilecek. Resmi olarak başlatılan bu program kapsamında yaklaşık 4 milyon kişinin elektronik kimlik kartı kullanmaya geçmesi planlanıyor.

Alipay, kimlik kartının sadece parmak izi veya yüz tanıma sonrasında kullanılabildiğini ve yüz tanıma oranının yüzde 99.99’luk bir doğruluk ile çalıştığını söyledi.

3D baskılı ayakkabı üretildi!

0

Nike, 3D baskılı ayakkabı geliştirdi. 3D baskılı ayakkabı, standart koşu ayakkabılarından daha hafif ve daha rahat yapıya sahip. Ayrıca koşu ayakkabılarında çok önemli bir özellik olan sürtünme direnci minimum seviyede.

3D baskılı ayakkabı 22 Nisan’da kullanılacak

Nike, yüksek performanslı kouş ayakkabıları üretmek için 3D yazıcılardan faydalanıyor. Şirket, son olarak performans ayakkabısı için ilk 3D baskılı tekstil ürünü Flyprint’i tanıttı. Ayakkabının üretiminde TPU filamentleri eritildi ve tabakalar halinde uygulama yapıldı. Ayakkabının geometrisi konfor ve sağlamlık için tasarımcılar ve mühendisler tarafından belirlendi. Sonuçta koşucular için özelleştirilebilen yüksek performanslı ayakkabılar elde edildi.

Flyprint’in önceki tasarımlara göre çok daha hafif olduğu ve kumaş yapısı sayesinde rahat bir şekilde hava alabildiği iddia ediliyor. 3D baskı sayesinde, geleneksel kumaşlarda yaşanan sürtünme direnci minimuma iniyor.

İlk uygulama olan Zoom Vaporfly Elite Flyprint2in yaklaşık 100 gram ağırlıkta olduğu belirtiliyor. Ayakkabılar ilk olarak 22 Nisan tarihli Londra maratonunda kullanılacak. Ancak tüketiciler için ne zaman satışa sunulacağı henüz bilinmiyor.

Kripto para birimi değişimleri araştırılıyor

0

Newyork’ta başsavcılık tarafından kripto para birimi değişimleri araştırma altına aldı. Kripto para birimi değişimleri hakkında toplanan bilgiler, yatırımcılara yardımcı olabilir.

Kripto para birimi değişimleri için inceleme

Kripto paralar, herhangi bir ülke veya banka etkisi altında olmadığı çok fazla dalgalanma gösteriyor. Yatırımcısını bir günde zengin edebildiği gibi, bir günde her şeyini elinden alabiliyor. Üstelik kripto paraların illegal olaylarda ödeme sistemi olarak kullanıldığı gerekçesiyle bazı hükümetlerin yasaklama girişimi de ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Ancak Newyork’ta bir başsavcı olan Eric T. Schneiderman, dijitalleşmenin önündeki bu bulanıklığı kaldırabilecek bir araştırma yapıyor.

Schneiderman, her şirketin kendi işini nasıl yönettiğine dair özel açıklama talep eden 13 sanal para birimine mektup gönderdi. Ayrıca bu para ticaritinin nasıl yapıldığı hakkında da bilgi verilecek.

Schneiderman: “Hırsızlık, ani işlem kesintileri, potansiyel piyasa manipülasyonu ve fon çekilmesindeki zorluklarla ilgili raporlarda, talep edilen bilgileri mümkün olduğu kadar açık bir şekilde elde etmek gerekli” dedi.

Bu araştırmanın kripto para ticaretini detaylandıracağı ve yatırımcılar için soru işaretlerini kaldıracağı tahmin ediliyor.

Facebook, küçük işletmelerle bir araya geldi!

0

Bu yılki Global Girişimcilik Kongresi’nde Facebook ve sektör paydaşları, kadınların liderlik ettiği girişimciliğin ve küçük işletmelerin ekonomik büyüme ve yeni istihdam alanları yaratma üzerindeki önemini tartışmak üzere bir araya geldi. Facebook’un küçük işletmelerin büyümesine yardımcı olmak için nasıl kullanılabileceği ve platformdan küçük işletmelerin görüşlerini barındıran küresel, dijital bir kaynak olarak nasıl yararlanılabileceği de masaya yatırıldı.

“Kadınların Sahip Olduğu Küçük İşletmelerin Yaşadıkları Zorluklar: Ölçek, Destek & Finansal Erişim” panelinde Facebook Kamu Politikaları Araştırma Yöneticisi Laura McGorman ve Dünya Bankası Özel Sektör Kalkınma Uzmanı Josh Wimpey, Facebook, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ve Dünya Bankası işbirliğinde dünya çapında Facebook’taki çevrimiçi KOBİ’lerin görüş ve sorunları hakkında aylık veri sağlamak adına yapılan Future of Business (İş Dünyasının Geleceği) anketinin en güncel küresel verilerini ele aldı.

Türk kadınları “tutku duydukları alanları keşfetmek” için iş kuruyorlar

Panel, raporun finansmana ulaşmada yaşanılan zorluklar başta olmak üzere kadınların sahip olduğu küçük işletmelerle ilgili ortaya koyduğu sonuçlara odaklandı. Bu yılki raporun bulguları, dünyanın dört bir yanındaki girişimcilerin işletmelerini finanse etme biçimleri arasında önemli farklar olduğunu gözler önüne seriyor. Dünyadaki neredeyse her ülkede ve bölgede, kadınlar erkeklerden daha az banka kredisi kullanıyor ve işletmelerini kurarken kişisel birikimlerine ya da eşlerinden aldıkları yardıma güveniyorlar. Bir şirketin yaşı, büyüklüğü ve faaliyetleri banka kredisi alma oranlarındaki farklılığı anlamada başvurulabilecek önemli faktörler olsa da cinsiyet, özellikle cinsiyet ayrımlarının daha geniş olduğu daha küçük işletmelerde, önemli ve olumsuz bir rol oynuyor.

Raporun küresel bulgularının yanı sıra İş Dünyasının Geleceği anketi, önemli yerel iç görüler de ortaya koyuyor. Örneğin Türkiye’de ankete katılan kadınların sahip olduğu küçük işletmelerin, erkeklerin sahip olduklarına oranla daha az çalışana sahip, daha genç şirketler olması dikkat çekiyor. Bunun sonucunda ise küçük işletme sahibi kadınları etkileyen kişisel ve yapısal faktörleri anlamak, kadınların ve erkeklerin sahip olduğu işletmelerin büyüme oranları arasındaki uçurumu kapatmak için atılacak adımlarda kilit bir rol oynuyor.

Türkiye’deki kadınların girişimciliğe soyunmalarının arkasındaki itici gücü inceleyen İş Dünyasının Geleceği araştırması, küçük işletme sahibi kadınların farklı nedenlerle kendi işlerini kurmaya karar verdiklerini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan Türkiye’deki küçük işletme sahibi kadınlar, para kazanma ya da piyasa talebinden ziyade, tutkularını keşfetme ve yaratıcı olma arzusuyla işlerini kurduklarını söylüyor. Türkiye’de, iş-yaşam dengesi kurmayı ve bir ana gelir kaynağına sahip olmayı isteyen küçük işletme sahibi kadınların sayısı da oldukça yüksek.

Küresel bulgulara paralel olarak raporun Türkiye bulguları, işletmelerini kuran ve yöneten kadınların, işletmelerini erkeklere göre daha farklı kaynaklardan finanse ettiklerini ortaya koyuyor. Türkiye’de işletme sahibi kadınlar daha çok kişisel birikimlerine, ya da eşlerinin, ailelerinin veya arkadaşlarının birikimlerine bağımlı kalıyor. İşletmelerinin finansmanı için risk sermayesine güvenen kadınların oranı ise oldukça düşük bir seyir izliyor.

Araştırma kapsamında faaliyetlerine devam etmek istemelerinin nedenleri sorulan Türkiye’deki kadın işletme sahipleri, başkalarına iş olanakları yaratmak ya da karlılıktan çok, kişisel tatmin ve kendi işine sahip olmanın getirdiği esnekliği en önemli sebepler olarak sıralıyorlar.

Araştırmanın sonuçları, kadınların sahip olduğu işletmeleri tek kişilik işletmeler olmanın ötesine taşımayı amaçlayan eğitim programlarının, kadınların ve erkeklerin sahip olduğu işletmeler arasındaki uçurumu kapatmak için ihtiyaç duyulan çözümün bir parçası olabileceğini, ve bu durumun yerel ekonomiler üzerinde önemli etkiler yapabileceğini ortaya koyuyor.

Nitekim Facebook, parlak iş fikirlerine sahip kadınları desteklediği ve onlara, fikirlerini hayata geçirmek için ihtiyaç duydukları bilgi, beceri ve araçları sunmayı amaçladığı #SheMeansBusiness projesini, geçtiğimiz yıl Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) işbirliğinde Türkiye’de de hayata geçirdi.

Startup Turkey Challenge 2018 kazananları belli oldu!

0

Dünya genelinde 500 katılımcı, 150’den fazla yatırımcı ve 100’ü aşkın girişimcinin katılımı ile İstanbul’da gerçekleştirilen 10. Startup Turkey Konferansı‘nda ‘Startup Turkey Challenge 2018’de finale kalan 37 girişim arasından kazanan 3 girişim belli oldu. Üçüncülük ödülünü Amerika’dan Vivoo alırken, ikincilik ödülünü Tanzanya’dan Somaapp, birinci ise Ürdün’den Smart Data Logger oldu.

Etohum tarafından bu sene onuncusu düzenlenen Startup Turkey etkinliğinde; Wamda Group Başkanı Fadi Ghandour, Yazar Alex Salkever, risk sermayesi şirketi 1776 Kurucusu Evan Burfield, Out of Box Unit’ten Yousef Hamidaddin ve Startup Rising yazarı Christopher Schroeder‘den oluşan jüri önünde yarı finale kalan 9 girişimci sunumlarını yaptı.

Girişimciler, sunumların ardından jürinin girişimleri ile ilgili sorularını da yanıtladı. Endonezya, Estonya, Hindistan, Ürdün, Tanzanya, Sri Lanka, Amerika ve Mısır’dan yarı finale kalan 9 girişimin sunumun tamamlanması ardından değerlendirmede bulunan jüri Smart Data Jogger – Ürdün, Somaapp – Tanzanya ve Vivoo – Amerika girişimlerini en iyi girişimler olacak seçti.

Startup Turkey Challenge 2018’de kimler başarıya ulaştı?

Üçüncülük ödülünü kazanan Startup Turkey’e Amerika’dan katılan Vivoo, kişinin kendisine dair genel sağlık parametrelerini takip edebileceği ve kişiselleştirilmiş tavsiyelerle yaşam kalitesini arttırmasına yarayan bir uygulama hizmet veriyor.

İkincilik ödülünü kazanan bir burs eşleştirme uygulaması olan Somaapp ise Startup Turkey Demo Day’e Tanzanya’dan katıldı.

Birincilik ödülünü ise soğuk zincir için çözüm oluşturan IOT girişimi Smart Data Jogger Ürdün’den katılarak aldı.

Startup Turkey Challenge 2018 ile ilgili açıklamada bulunan Etohum Kurucusu Burak Büyükdemir şunları söyledi: “Bu yıl onuncusunu gerçekleştirdiğimiz Startup Turkey 2018’de yine dünyanın farklı yerlerinden girişimcileri ağırladık. Türkiye’yi girişimcilik merkezi yapma yolunda attığımız adımlar her geçen gün devam edecek. Değerli jüri üyelerimiz ve ITÜ Arı Teknokent Ana Sponsorluğu ile gerçekleştirdiğimiz Startup Turkey Challenge 2018‘in kazanını olan üç girişimin yanında diğer tüm girişimleri de tebrik ediyoruz” dedi.

Huawei, SingleRAN Pro’yu piyasaya sundu

5G’ye geçiş yaklaşırken, mobil geniş bant (MBB) sektörü büyük değişimler geçiriyor. MBB trafiğinin devreye sokulması sektör için olumlu bir iş döngüsü yaratırken, yeni büyüme evreleri için operatörlere elverişli iş modelleri üretmelerini sağlıyor. Nesnelerin internetinin (IoT) yükselişi, yüz milyarlarca yeni bağlantı yaratıyor. Öte yandan, MBB ağı ile desteklenen araçların interneti (VRV) ve VR/AR gibi sektörler yapısal değişimler yaşarken, büyüme ve yeni hizmetler için sonsuz fırsatlar sunuyor.

Deneyim inovasyonla bir araya geliyor

Huawei’in 2007 yılında büyük ölçekli 4G kurulumunun ilk aşamalarında SingleRAN çözümünü sunduklarını belirten Huawei Kablosuz Çözümler Pazarlama Müdürü Peter Zhou, “Hepsi bir arada yaklaşımı, multi-RAT ağ kurulumunda mükemmel bir çözümdür ve aynı zamanda operatörlerin CAPEX’ini önemli ölçüde azaltmasına yardımcı olur. SingleRAN Pro’nun piyasaya çıkışı, son on yılda yüzlerce kurulumunun getirdiği geniş deneyimin sürekli inovasyonla bir araya gelmesinin bir sonucudur. Huawei, 5G çağının gelecekteki zorluklarını göğüslemek ve fırsatlarına kavuşmak için küresel operatörler ve sektör ortaklarıyla birlikte çalışma arzusundadır.” dedi.

Hepsi bir arada 5G

Tümleşik donanım platformu, 2G, 3G ve 4G ile uyumlu iken 5G hedef ağların hızlı ve verimli kurulumunu destekliyor. Operatörler 5G geldiğinde mevcut yatırımlarının boşa gitmeyeceğinden emin oluyor. 5G hepsi bir arada, SingleRAN’ın çoklu-RAT ana bandını ve RF donanımı kaynak paylaşım özelliğini yeni bir seviyeye çıkarıyor. En son iyileştirme, kaynak verimliliğini en üst düzeye çıkarırken, operatörlerin yatırımlarının geleceğe dönük olmasını sağlıyor. SingleRAN çoklu-RAT’e sahipken, bu yeni çözümde çok bantlı, çok kanallı bir anten ve RF ünitesi bulunuyor.

Operatörlerin çoklu hizmetlerini destekleyen çevik ağ mimarisi

Mobil bulut mimarisi, üç alanı kapsıyor. Bunlardan ilki, ağ mimarisini bulutlaştırma süreci. Operatörler, dağıtık baz istasyonu dağıtımı (DRAN), merkezi baz istasyonu dağıtımı (CRAN) ve CU-DU ayrık dağıtımı için aynı yazılım setini kullanabiliyor. İkinci olarak, spektrum kaynakları buluta dahil ediliyor. CloudAIR, isteğe bağlı hızlı spektrum tahsisi (frekans tahsisi) özelliğine sahip. Bu, en yeni teknolojilerin devreye sokulmasını hızlandırıyor ve spektral verimliliği artırıyor. Üçüncü olarak, hava arayüzü olanakları bulutlaştırılıyor.

Ağ dilimleme, geniş bir hizmet yelpazesine uygun özel arayüzler ve ağlara olanak sağlıyor. Mobil bulut, verimli kaynak kullanımına, isteğe bağlı baz istasyonu kurulumuna ve hızlı hizmet sunumuna imkan veriyor. Bu üç özellik, operatörlerin ağlarında birçok farklı dikey sektörden artan sayıda farklı hizmeti barındırmasına ve müşterilerin yatırım getirisini (ROI) maksimuma çıkarmasına olanak sağlıyor.

Akıllı kablosuz ağ sistemi

5G dönemi, operatörlere benzeri görülmemiş işletme ve bakım zorlukları getiriyor. Ağ kaynak yönetimi, çoklu RAT’ların ve çeşitli hizmetlerin bir arada bulunması nedeniyle her zamankinden daha karmaşıklaşıyor. Gelişmekte olan dikey sanayi hizmetleri için farklılaştırılmış hizmet kalitesi (QoS) güvencesi, operatörlerin üstesinden gelmesi gereken bir başka önemli sorun olarak ortaya çıkıyor. SingleRAN Pro, AI tabanlı ağ optimizasyonu, AI tabanlı otomatik işletme ve bakım ve AI tabanlı ağ imkanlarının etkinleştirmesini barındıran akıllı kablosuz ağlar sunuyor. Bu çözüm, ağın işletme ve bakımını basitleştirir ve akıllı işletme ve bakımın geliştirilmesini teşvik ediyor. Ayrıca ağların gizli potansiyelini açığa çıkartırken, performansta yeni atılımlarına olanak tanıyor. Çözüm, birçok yeni olanak sağlarken, insan yeteneklerinin ötesine geçen sorunlar için otomatik çözümler sunuyor.