Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1730

Teknoloji Girişimcileri TECHIN2B ile Arena’ya Çıkıyor

0

Teknoloji temelli girişimciliğin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen, teknoloji sahiplerini yatırımcılar ve uzmanlarla bir araya getirecek TECHIN2B TECH ARENA, 8-9 Eylül 2016 tarihlerinde İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.

İstanbul Kalkınma Ajansı mali destek programı kapsamında hayata geçen Fikri Mülkiyet Esaslı Teknoloji Transferi İşbirliği Platformu Projesi kapsamında düzenlenen etkinlik “Teknoloji Temelli Girişimcilik” odağında ilham verici konuşma serisi ile başlayacak.

TECHIN2B TECH ARENA’da 15 girişim yatırımcılarla buluşacak

Türkiye’nin en iyi merkezleri tarafından seçilmiş ve mentorluk alan 15 Teknoloji odaklı girişim TECHIN2B TECH ARENA’da yatırımcılar ile buluşarak sunum ve demo yapacak. Girişimciler iş modellerini, teknoloji geliştirme adımlarını ve ihtiyaçlarını sunarak teknoloji girişimlerini bir adım öteye taşıyamaya çalışacaklar.

Girişimciliğe dair ilham verici konuşmaların yer alacağı, teknoloji sunumlarının yapılacağı ve girişimcileri yatırımcılarla buluşturacak etkinliğe katılmak için tıklayabilirsiniz.

Açık İnovasyon Kampı Hacknbreak

0

Türkiye’nin ilk açık inovasyon kampı Hacknbreak 20-27 Ağustos tarihlerinde İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde gerçekleştirildi. Google, Egebirlik, Enerjisa, Temsa, Logo ve Feast’in destek verdiği etkinlikte girişimciler için teknoloji ve inovasyon odaklı eğitimlerle workshoplar düzenlendi.

Genç girişimcileri melek yatırımcılar, çekirdek merkezleri, hızlandırıcılar ve mentorlarla tanıştırarak iş geliştirmelerini hızlandıran Hacknbreak etkinliğinin ana teması açık inovasyon olarak belirlendi. 750 kişinin katıldığı, 70 mentor ve konuşmacının yer aldığı etkinlikte toplam 16 konferans ve 95 aktivite gerçekleştirildi.

Hacknbreak kuratörleri Zehra Doruk ve Murat Küçükgirgin’in faaliyet yürüttükleri Egnity şirketinin Ar-Ge merkezinin yer aldığı teknoparkta düzenlenen gelişim kampında Maker hareketi (kendin yap), crowdfunding (kitle kaynak finansman) modelleri, nesnelerin interneti (IoT), büyük veri, bulut bilişim ve yapay zeka entegrasyonuna yönelik çözümler ele alındı.

Türkiye’nin ilk açık inovasyon kampı HacknBreak’te üreten ve tasarlayan yaratıcı bir kitle bir araya geldi. Sosyal aktivitelerle desteklenen etkinlikte ters inovasyon yoluyla Ar-Ge, ürün geliştirme, işbirliği, IOT, web teknolojileri, UI, UX üzerine eğitim ve workshoplar düzenlendi.

hacknbreak-açık_inovasyon-ters_inovasyon-inovasyon-dijital_dönüşüm (3)

Ar-Ge için açık kaynak ve işbirliği

Bager Akbay’ın mentorluğunda “Eğitim Ortamları Tasarlama” başlıklı iki gün süren ideathonda, katılımcılar hem sosyal fayda hem ticari amacın bir arada olduğu üretim mekanları tasarlanmak için beyin fırtınası yaptı. Muharrem Taç’ın verdiği Raspberry Pi ve Arduino ile IOT Geliştirme seminerinde IoT çalışmaları için açık kaynak kodlu uygulamalar tanıtıldı. Genç girişimcileri iş geliştirmeye teşvik etmek üzere Çağın Teknolojilerinde Kullanıcı Deneyimi başlıklı bir eğitim veren Aras Bilgen de herkesin kullanıcı araştırması yapabileceğini vurguladı.

Google ve Ege İhracatçı Birlikleri’nin desteğiyle gerçekleşen HacknBreak’te pratik İngilizce eğitimleri, yaratıcı fikir çalışmaları, startup proje sunumları, windsurf, kitesurf, yüzme ve satranç etkinlikleri yer aldı. İş yeri, kadro ve ekosistem entegrasyonunda çevre birimlerinin önemine yönelik olarak, ODTÜ Tasarım Topluluğu ve şehir planlamacılarının katılımıyla Social Design Atölyesi gerçekleştirildi.

İnovasyon yapıyoruz ama farkında değiliz

Hacknbreak kampını Urla’daki IYTE kampüsünde gerçekleştirmek için sıkı bir çalışma yürüten Zehra Doruk ve Murat Küçükgirgin, girişimcileri desteklemeye yönelik organizasyonda şunları vurguladı: “Hacknbreak ile hedefimiz sektör, üniversite, yatırımcı ve girişimcileri açık inovasyon için buluşturmaktı; çünkü bugüne dek düzenlenen startup etkinliklerinin kurumsal firmalar ve sanayicilere yeterince hitap etmediğini gördük. Öyle ki inovasyon yapıyoruz, ama bunun farkında değiliz diyen büyük şirketler var.”

“Öte yandan girişimciler arasında kurumsal firmalar dijital dönüşümün önemini ve mantığını kavrayamıyorlar, bizi de teknoloji ile inovasyon yerine yalnızca satın alınacak bir işkolu olarak görüyorlar tarzında bir algının oluştuğunu fark ettik. Hatta yatırımcı varsa ben gelmem diyenlerin sayısı artmaya başlamıştı.”

Hacknbreak için İzmir en doğru yer

İzmir’in Ar-Ge ve inovasyon için gittikçe önem kazandığını belirten Zehra Doruk, İstanbul’dan İzmir’e tersine bir beyin göçü var dedi: “İzmir merkezli kurumsal firmaların iş ilanlarına her gün daha fazla İstanbullu başvuruyor. İzmir girişimcilerin de ilgisini çekiyor. Hacknbreak tam da bu noktada klasik girişimci-yatırımcı buluşmaları arasında fark yarattı.”

hacknbreak-açık_inovasyon-ters_inovasyon-inovasyon-dijital_dönüşüm (2)

Açık kaynaklı ters inovasyon önemli

Murat Küçükgirgin HacknBreak’ın temel hedefinin yerel Ar-Ge’yi teşvik ederek ülkenin gençlerinin gerçek iş modelleri, gerçek kaynaklar ve gerçek eğitimlerle önünü açmak olduğunu söyleyerek açık inovasyonun önemini vurguladı:

“Türkiye’nin açık inovasyon kavramını ekonomik gelişmenin bir parçası olarak acilen gündeme alması gerekiyor. Ülkemizde endüstriyel üretim yan sanayi ve tedarikçi evresini aşamadı. Oysa yurt dışına baktığımız zaman Samsung’un Ar-Ge kapasitesinin ve San Fransico cirosunun ülke ekonomisini aştığını görüyoruz. Bu darboğazı aşmanın yolunun açık inovasyon yapmak olduğunu düşünüyoruz.”

“Türkiye’de girişimciler Batıdan gelen pahalı teknolojiler ile Çin ve Hindistan’dan gelen ucuz çözümlerin arasında sıkışmış durumda (Çin malının kalitesi de hızla artıyor bu arada). Söz konusu açmazdan kurtulmanın tek yolu yerel çözüm ortaklarıyla ve yerel yatırımcılarla çalışmak. Ters inovasyon yöntemiyle kendi teknolojilerimizi geliştirmek. Yurt dışı ürün ve hizmetleri ters inovasyon ile analiz edip açık inovasyon yöntemiyle önce benzerlerini ve sonra da daha iyilerini ucuza üretmek. Bunun için açık kaynağa ve Türkçemizde imece usulü dediğimiz kitle kaynak çalışmaya odaklanmak.”

“İzmir İleri teknoloji Enstitüsü’nün (IYTE) Urla’daki kampüs ve teknoparkında düzenlediğimiz Hacknbreak Açık İnovasyon Kampı’nın özü bu ve önümüzdeki yıl katılımcı sayımızı artırarak daha çok girişimciye açılmak, özellikle de dijital yerliler ile liseli gençleri teknolojiye taşımak istiyoruz.”

İnovasyon Anadolu felsefesi

Hacknbreak kapanış gününde konuşan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü inovasyonun Eski Yunan uygarlığının temel felsefesi olduğunu belirtirken, İYTE Rektörü Mustafa Güden de Hacknbreak ile gelecekte Türkiye’deki tüm öğrencilere hitap etmek istediklerini söyledi.

Dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ve gelecek

Kapanış günü konuşmacılarından Vestel İcra Kurulu Üyesi ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu üyesi olan Cengiz Ultav sürdürülebilirlikte eğitimin, insan ilişkilerinin ve networkün önemine değinerek tüm süreçlerin yapay zekayla birleşeceğini söyledi.

Ufuk Batum’un “İnovasyon ve Teknoloji’de Türkiye’nin Durumu ve Gelecek Beklentileri” başlıklı konuşmasının ardından; Doğan Taşkent moderatörlüğünde Türkiye’nin ilk BT profesyonellerinden Tayfun Uğur, Zafer Babür, Ömer Çeliker, Adnan Kurt ve Ömer Erkmen ile ülkemizde inovasyonun gelişimi tartışıldı.

Üretim değil türetim zamanı

Enerjisa’dan Gül Erol gençlere Kuluçka Merkezi projesi hakkında çalışmaya başlayacakları sözünü verirken, Change.org kurucusu Uygar Özesmi de sosyal inovasyon ve türetim ekonomisini anlattı. ABC Danışmanlıktan Yekta Özözer teknoloji yoluyla inovasyona odaklanırken, Siemens genel müdür yardımcısı ve dijital çözümler direktörü Ali Rıza Ersoy Endüstri 4.0’ı analiz etti ve Techinside genel yayın yönetmeni Kozan Demircan altyapı girişimciliği, nesnelerin interneti ve paylaşım ekonomisi entegrasyonuna değindi.

Hülya Ululsoy (İZKA), Berna Şamıloğlu Acar-Lale Kof Karan (Acar Karan), Ümit Gökbayrak (Hürriyet), Barış Yesügey (Google), Mert Umut Özkaynak (TEMSA), Emre Özbek (Kovvan), Zeynep Zorlu (TRPE) ve Uzm. Dr. Kerem Dündar diğer Hacknbreak konuşmacıları arasında yer aldı.

2012’de 60 Milyon Dropbox Kullanıcı Şifresinin Çalındığı Anlaşıldı

0

Dropbox hesabınızı 2012 yılında veya öncesinde aldıysanız hemen şifrenizi değiştirin!

Dünyanın en büyük dosya yedekleme, paylaşım ve bulut depolama platformlarından olan Dropbox, bu haftanın başında 60 milyondan fazla kullanıcı hesabının şifrelerinin 2012 yılında çalındığının anlaşıldığını duyurdu.

2012 yılında bir çalışanın şifresinin çalınarak hesabına girilmesi ile birlikte, bulut deposunda bulunan kullanıcı e-posta listelerinin çalındığı duyurulmuştu. Firma o zamanlarda çalınan bilginin yalnızca e-posta adresleri olduğunu, kullanıcılara gelmesi olası spam e-postalar için peşinen özür dilediğini belirtmişti.

Kullanıcı şifrelerini hash olarak tuttuğu ve bu hash’lere salt denilen rastgele veri parçaları kattığı için şifrelerin kırılmasına imkansız gözüyle bakılıyordu. 2012 yılı öncesinde hash olarak standart prosedür olan SHA-1 kullanılıyordu. Ancak 2012 yılı içerisinde daha güvenli ve kırılması zor olan bcrypt’e de geçiyordu. Çalınan şifrelerin 32 milyon adedinin bcrypt ile şifrelenmiş olduğu belirtiliyordu. O sırada bilinen yöntemler ile kırılması mümkün görünmeyen şifreler için şirket endişelenmemişti.

Güncel açıklamalarına göre şu anda şirketin 500 milyon kullanıcı kaydı bulunuyor ancak bunların kaçının aktif kullanıcı olduğu açıklanmıyor. 2012 yılındaki bir röportajında Dropbox CEO’su Drew Houston 100 milyon civarında kullanıcıları olduğundan bahsediyordu. Bu da 2012 yılındaki olayda şirketin müşterilerinin 5’te 3’ünün e-postaları ve şifreleri çalındı.

Suçlu hem Dropbox hem LinkedIn

Peki, hackerlar daha ilk başta çalışanın şifresini nereden bulmuşlardı? LinkedIn’den. Dropbox çalışanı, şirketin kendisine sağladığı şifresinin aynısını LinkedIn’de de kullanmıştı. LinkedIn’in çok yakın bir tarihte hacking kurbanı olması sonucunda hackerlar basitçe şifreyi Dropbox hesabında da denemiş ve anında hesaba giriş yapmıştı.

Buradaki büyük sorun, hackerların elinde 2012 yılından beri hangi şifrenin SHA-1 veya bcrypt ile hash’lendiğinde nasıl bir veri elde ettikleri bilgisinin bulunması. Hala salt prosedürü ile şifrelere girilen rastgele veriler işleri zora soksa da, şifre kırma konusunda önemli bir kestirme yol elde ettikleri kesin. Ayrıca bu kestirme yolun devamını takip etmek için de ellerinde 4 yıl vardı.

2012 olayından sonra şirketin Güven ve Güvenlik Başkanı Patrick Heim, bir daha böyle bir olayın gerçekleşmemesi için çalışanların hepsine 1Password hizmetini kullanmalarını ve benzersiz şifreler üreterek aynı şifreyi internet üzerinde iki ayrı yerde kullanmamalarını özendirdiklerini söylüyor. Şirket aynı zamanda hem çalışanlarına hem de müşterilerine çift adımlı kimlik doğrulama seçeneği sunuyor.

Dropbox’ın finansal planları etkilenecek

Dropbox günümüze kadar 600 milyon dolar yatırım aldı ancak henüz ciddi bir karlılık oranı yakalayamadı. Geçtiğimiz Temmuz ayındaki bir röportajında 200 bin civarında ücretli kullanıcıları olduğunu açıklayan Drew Houston, bu rakama hem Dropbox Pro hem de Dropbox Business kullanıcılarının dahil olduğunu söyledi. Bulut şirketinin kurumsal müşterileri arasında Hewlett-Packard, News Corp. ve Expedia gibi şirketler bulunuyor.

Geçtiğimiz günlerde piyasa değerinin 10 milyar dolar olduğu tahmin edilen şirketin o zamanlardaki piyasa değeri ise 4 milyar dolar olarak ölçülüyordu. Ancak 2017 yılında borsaya açılmayı düşünen Dropbox’ın piyasa değeri, 60 milyon kullanıcısının e-posta adresleri ve şifrelerinin korsanların elinde olduğunu açıklaması doğal olarak piyasa değerini etkileyecektir. Bu etkinin en büyük sebebi ise e-postaların ve şifrelerin çalınmış olması değil, 2012 yılında vuku bulmuş bu talihsiz olayın en önemli detayı olan şifrelerin çalınmış olduğu gerçeğinin daha yeni açıklanıyor olması.

2025’te Robotlar 16 Trilyon Dolar Varlık Yönetimi Yapacak

Otomatize edilmenin ve robot danışmanlara bel bağlamanın yeni trend olduğu varlık yönetimi sektöründe orta yol bulunuyor. Robotlar tarafından desteklenen insan danışmanlar daha etkili sonuçlar verirken küresel finans sektöründe taşlar yine yerinden oynuyor.

Varlık yönetimi sektöründe son yıllarda birçok startup tarafından benimsenen ve bazı büyük varlık yönetimi danışmanlık firmaları tarafından da aktif olarak kullanılmaya başlanan ‘robot danışmanlar’ konsepti günümüzde şekil değiştirerek bir orta yol buluyor. Kişisel iletişim ile robot danışmanlığı hibrit bir şekilde birleştirerek daha “insansı” yatırım kararlarını tercih eden müşterileri de kapsayarak piyasaya orta vadede hakim olacağı düşünülen bu hibrit yöntemin henüz resmi bir adı bile konulmamış durumda.

MyPrivateBanking‘in son raporuna göre bu hibrit yaklaşım, varlık yönetimi sektöründe paradigmaların değişmesine sebep oluyor. Yapılan analizler sonucunda ulaşılan öngörülere göre bu hibrit sistemin yönettiği küresel varlık yönetimi piyasası 2020 yılında 3,7 trilyon dolara, 2025 yılında ise 16,3 trilyon dolara yükselecek. MyPrivateBanking, hibrit robot yönteminin hem insanlara hem de saf robotik sistemlere göre ölçülebilir şekilde daha iyi performans verdiği için, kaçınılmaz bir şekilde pazar payını artıracağını öngörüyor.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, öngörülen gelecekte tamamen robot sistemlerinin pazar payının yüzde 1,6 civarında olacağı tahmin ediliyor. Varlık yönetimi sektörünün büyük bir dönüşüm içerisinde olduğu şu günlerde hibrit robot çözümler piyasaya dinamizm katıyor. Özellikle içinde bulunduğumuz 2016 yılı sonuna doğru hibrit çözümlerini açıklayacağını duyuran bazı büyük piyasa oyuncularının tetiklemesi ile rakip firmalar da varlık yönetiminde hibrit çözümleri nasıl kullanabileceklerini araştırmaya başlayacaklar veya kendi çözümlerini tanıtacaklar.

Varlık yönetimi ve finans sektöründe paradigmalar değişiyor

Hibrit robot danışman inovasyonunun kaynakları, global finans endüstrisinin içinden bir çok farklı noktadan ortaya çıkıyor. Doğal olarak ilk öncelik, tamamen robot hizmet veren danışmanlık servis şirketleri. Ancak bunun yanında hızla sayıları artan, bazıları yalnızca varlık yönetimine odaklanmış, bazılarının ise daha geniş perspektifleri olan B2B teknoloji sağlayıcıları geliyor. Önümüzdeki 1 – 1,5 yıllık süreç içerisinde yeni teknolojinin etkilerini ve tam robot çalışan hizmet sağlayıcılar ile tam insan çalışan hizmet sağlayıcılarının yeni hibrit anlayışa ayak uydurmak için kurdukları işbirliklerini göreceğiz. Sonuç olarak ortaya çıkan hibrit varlık yönetimi çözümleri global finans endüstrisinin bir çok farklı noktasında kendini göstermeye başlayacak. Örneğin fon yönetimi, perakende bankacılığı ve BES gibi yarı varlık yönetimi hizmetleri hibrit robot çözümlerden en çok yarar görebilecek alanlar arasında gösteriliyor.

Robot ve insanı bir araya getiren hibrit çözüm aynı zamanda genel olarak varlık yönetimi ile birlikte tüm finans sektörünü de çalışan finansmanı, performansı ve müşteri memnuniyeti yönlerinden etkileyecek. Danışmanların daha etkin ve isabetli tavsiyeler vermesini sağlayacak yeni paradigma, danışmanların kişi başına ilgilenebilecekleri müşteri sayısını artıracak. Müşteri başına düşen iş yükü de azalacağı için aynı zamanda müştere kesilen faturalarda da zaman içinde azalma gözlenecek. Piyasa dinamiklerine göre bu durum daha çok müşteri çekecek ve varlık finansmanı sektörü yeni bir olgunluk seviyesine erişene kadar kendi kendisi içerisinde pozitif bir geri besleme döngüsüne girecek.

Kickstarter Akademisi Crowdfunding Eğitimi Vermeye Başlıyor

0

Kalabalıkların mikro finansman gücünden yararlanarak hizmet ve ürün fikirlerini gerçeğe dönüştürmekte büyük başarı sağlayan crowdfunding, aynı zamanda kalabalıklar arasında kaybolma tehlikesi de içeriyor. Kickstarter’ın başarılı girişimcileri, gerçek hayat deneyimlerini paylaşarak yeni startup’lara denenmiş ve işe yaradığı kanıtlanmış yöntemleri akademik bir formasyonda sunmaya başlıyor.

En ufak bir fikre bile finansman desteği sağlayabileceği Kickstarter platformu, crowdfunding’in (kitle kaynak finansman) birincil dayanak noktası olmayı sürdürüyor. Çok sayıda kişiden mikro finansmanlar sağlayarak bir ürünü veya hizmeti hayata geçirmeye giden en önemli yol olan crowdfunding serüvenine çıkan startuplar, aynı zamanda kalabalık içerisinde kaybolma tehlikesi içerisindeler. Günden güne Kickstarter üzerinde kendine finansman arayan proje fikirlerinin sayısı arttıkça, mor inek olmak da zorlaşıyor.

Kalabalığın içinde kendini belli edebilme, rakiplerden ayrışma gibi konular artık klasik pazarlamanın kapsamından çıkıp, crowdfunding ve growth hacking’in ilgilendiği başlıca konular haline geldi. Üniversitelerde her ne kadar ders olarak okutulmak için henüz piyasa erken bir aşamada olsa da, Kickstarter’da başarılı sonuçlar elde etmiş, dahası bu sonuçları nasıl elde ettiğinin de analizini yapabilmiş kişiler, finansmanı için internet kullanıcılarına yüzün dönen startuplara yol göstermek için kendi startuplarını kuruyorlar. Bunlardan şu anda en yenisi ve en gelecek vaat edeni, Avustralya Sydney menşeli The Innovators Club’ın kurduğu Kickstarter Academy.

Crowdfunding üzerine denenmiş ve kanıtlanmış yöntemler

Kickstarter Academy, crowdfunding’in temellerinden başlayarak genç girişimcileri elinden tutuyor ve projelerini oluşturup Kickstarter üzerinde mikro finansmancılara açana kadar da yanlarında oluyor. 10 hafta süren bir kurs boyunca her hafta farklı bir konuya eğilerek hem ürün ve hizmetin, hem de girişimcilerin olgunlaşması sağlanıyor. Ama tabi ki kurs, öncelikle girişimcilerin doğru analizler yaparak üzerine eğilmek istedikleri ve orijinal bir çözüm bulmak isteyecekleri bir sorunu ortaya çıkartmaları için yardımcı olarak başlıyor. Bu aşamalar kursun 2 haftalık süreci boyunca devam ediyor.

2,5 ayda sıfır noktasından pazarlama stratejisi olan ürünlere

Üçüncü hafta itibariyle, girişimcilerin üzerinde uzlaştıkları sorunların nasıl çözümleri olabileceği, bunların bir hizmet mi yoksa bir ürün mü olduğu, birden çok çözümlü sorunların hangi çözümlerinin üzerinde durulmaya değer olduğu tartışılıyor. Dördüncü hafta ise üzerinde uzlaşılan çözümlerin ilk prototipleri üretilmeye başlanıyor. Beşinci hafta prototiplerin gerçekten sorunu çözüp çözemediği, çözmesi için ne gerektiği veya neden çözebildiği üzerinde duruluyor. Daha sonraki haftalarda çalışan prototiplerin nasıl üretileceği, zaman kısıtlaması ve ürün tasarımı arasındaki ilişki, ürünün veya hizmetin nasıl tanıtılacağı, Kickstarter’da başarılı olmak için nasıl bir sayfa hazırlanması gerektiği, tanıtım videosu çekim teknikleri gibi dijital pazarlama konuları üzerinde duruluyor.

Kickstarter Academy’de girişimcilere yol gösteren kişilerin hepsi zamanında Kickstarter’da kendi kampanyalarını yürütüp büyük başarı elde etmiş kişiler. Örneğin 15 bin kişiden 360 bin dolar toplayarak ButterUp projesini hayata geçiren Sacha Pantschenko, veya yalnızca 2 saat içerisinde finansmanına ulaşan ve ihtiyaç duyduğu finansmanın yüzde 1500’ünü kazanan Plugsley takımı gibi.

Endüstriyel tasarımcı olan Pantschenko, “Yaparak öğrenmek kesinlikle takip edilmesi gereken yoldur. Kickstarter Academy’yi bitiren girişimciler burada öğrendiklerinin sonuçlarını hemen alabilecekleri gibi, gelecekteki her türlü girişimlerinde de kullanabilecekler” diyor. The Innovators Club Kreatif Direktörü Rich Brophy, “İnsnaların en çok ilgilendikleri konu ‘Fikrimi nasıl ürüne dönüştürebilirim’ oluyor. Biz, bu soruya doyurucu bir cevap verebilmek için bu akademiyi kurduk” açıklamasını yapıyor.

Akademi derslerine 5 Eylül’de başlıyor.

Türkiye’de Ar-Ge ve İnovasyona Dayalı İş Geliştirme Yüzde 16

KPMG Türkiye, Türkiye dahil 19 ülkeden 300 firmayla Ar-ge ve İnovasyon araştırması gerçekleştirdi. Avrupalı firmaların yüzde 37’si Ar-Ge ve inovasyon yoluyla İş Geliştirme yaparken bu oran Türkiye’de yüzde 16’da kalıyor.

Araştırma sonuçları, Ar-Ge ve inovasyonu yönetim süreçlerine katan ve çözüm ortaklarıyla birlikte İş Geliştirme yapan şirketlerin daha hızlı büyüdüğünü ve ticari hedeflerine daha kolay ulaştıklarını gösteriyor. Kurumsal inovasyona dayalı büyümedeki başarı faktörleri şöyle sıralanıyor:

• Uzun vadeli düşünme; Gelecekte bugünkünden daha rekabetçi olmak için teknoloji ve tüketim trendlerinin zamanında fark edilmesi ve gerekli yatırımların zamanında yapılması şart.
• Hizmet ve ürün portföyünün genişletilmesi ticari ve teknolojik riskleri azaltarak rekabet gücünü artırıyor.
• İşbirliğine dayalı İş Geliştirme Ar-Ge maliyetlerinin çözüm ortaklarıyla paylaşılmasını sağlıyor.
• Ticarileştirme sürecini titizlikle ele almak ve rakiplere yönelik giriş bariyerleri oluşturmak inovasyona dayalı katma değerli hizmetler yaratarak gelirleri artırmayı sağlıyor.

Türkiye’deki şirketler ürün ve hizmetlerde inovasyon yapmalı
KPMG Türkiye Yönetim Danışmanlığı Direktörü Saip Eren Yılmaz Türkiye’de Ar-Ge ve inovasyonu şöyle değerlendirdi: “Bu araştırma, yerli firmaların Ar-Ge ve inovasyon yönetimi stratejisi bakımından önemli eksikleri olduğunu gözler önüne serdi. İnovasyon artık tüm firmaların gündeminde. Ancak, inovasyon kabiliyetlerine yatırım yapan ve bu kabiliyetleri kurumsallaştıran firmaların oranı hem Türkiye’de hem de Avrupa genelinde bir hayli düşük”.

Her ölçekten firma inovasyon yapmalı

Türkiye’de inovasyonda en büyük sorunun planlama olduğunu ve proje takvimine uymak gerektiğini belirten Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

kpmg-arge-inovasyon-dijital_dönüşüm-kpmg_türkiye-1

“Özellikle büyük ölçekli şirketler yakaladıkları ölçek avantajı dolayısıyla Ar-Ge projelerinde kayda değer bir maliyet avantajı sağlarken, ürün geliştirme hızı bakımından küçük ölçekli şirketler karşısında zorluk yaşıyorlar. Pazar dinamikleri daha sık yeni ürün geliştirilmesini gerektiriyor ve ürün yaşam döngülerinin kısaldığını görüyoruz. Büyük ölçekli firmalar müşterinin yeni ürün ve hizmet taleplerine geç cevap verdiğinde, daha çevik olan küçük ölçekli firmalar pazarda oluşan arz açığını hızla dolduruyor”.

İş Geliştirme için ürün ve hizmet inovasyonu yetmez. Yeni dijital satış kanalları gerek

Firmaların ürün, iş modeli, organizasyon, süreçler gibi farklı alanda inovasyon yapabileceklerini belirten Yılmaz, daha önce fark edilmemiş yeni bir ihtiyaç keşfetmenin de inovasyon sayılacağını kaydetti.

“Araştırma sonuçlarına göre firmaların en çok odaklandıkları alan ürün inovasyonu olurken, en az ilgi gösterdikleri alan yeni satış kanalları ve gelir modellerinin geliştirilmesi. Araştırmamız, son 3 yıl içinde en hızlı büyümeyi kaydeden firmaların daha önce fark edilmemiş yeni bir ihtiyaç keşfetmeye odaklanan firmalar olduğunu gösterdi. Bu bağlamda çok kanallı pazarlama ve çapraz kanal entegrasyonu önemli inovasyon dalları arasında. Kısacası hızlı büyüme için standart inovasyon türlerinin dışına çıkmak gerekiyor”.

Dijital dönüşümle şirket kültürü değişmeli

Kurumsal dijital dönüşümün önemine değinen Yılmaz, her ölçekten girişim ve şirkette sürdürülebilir inovasyon kültürünün yaygınlaşması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Temel inovasyon yönetimi süreçlerini tam anlamıyla devreye almış olan firmaların geliştirdikleri ürünlerin ticari hedeflerine ulaşma oranının daha yüksek olduğunu ve bu firmaların gelirlerinde son 3 yıl içinde pazara sundukları ürünlerin daha büyük bir ağırlık taşıdığını görüyoruz. Diğer yandan inovasyon kabiliyetlerini sınırlayıcı faktörler arasında en sık rastlanılanı istenilen eğitim ve yetenek düzeyinde insan kaynaklarının bulunamaması olarak karşımıza çıkıyor. Özetle inovasyon için tecrübeli ve vizyoner düşünen yaratıcı uzman kadrolar gerekiyor”.

2020’de Dünyanın Yarısı Mobil Çalışacak

0

Tüm iletişim kanallarını tek bir ekrana sığdıran Unify, kurumsal ve bireysel çalışma şeklini yeniden tasarlıyor. Çalışanların ofis bağımsız gelen çağrılara ve iletilere ulaşabilmeleri, iş verimliliği açısından büyük fırsatlar yaratıyor. Her yerden iletişim imkânı sunan tümleşik iletişim çözümleri, zamandan tasarruf sağlamanın yanında seyahat masraflarını da azaltıyor.

Unify tarafından yapılan araştırmaya göre, 2016 itibariyle dünyadaki toplam çalışan sayısının yüzde 37,2’sini mobil çalışanlar oluşturuyor. 2020 yılında ise işgücünün yüzde 50’sinin esnek çalışma sistemine geçeceği öngörülüyor. Araştırmada, beş yıl içerisinde toplantıların yüzde 94’ünün internet ortamında yapılacağı tahmin ediliyor. Esnek ve mobil çalışma eğilimi dünya çapında giderek daha fazla varlığını hissettiriyor. İşletmeler, bu yeni çalışma sistemine ayak uydurmak için başta teknoloji ve insan kaynakları departmanları olmak üzere yatırım yapıyor.

HAFTALIK MESAİNIN YÜZDE 28’I E-POSTALARI KONTROL ETMEKLE GEÇIYOR

McKinsey Global Institute tarafından yapılan araştırmaya göre, bir çalışan haftalık çalışma saatinin yüzde 28’ini e-postalarını kontrol etmekle geçiriyor. The Radacati Group’un yaptığı başka bir araştırmaya göre ise çalışanlar, günde ortalama 121 adet e-posta gönderip alıyor. Gereksiz e-posta trafiği, verimliliği düşürdüğü kadar, ciddi ölçüde zaman israfına da neden oluyor.

İletişim yazılımları ve servisleri sunan Unify; iki yılı aşkın süreç sonunda milenyum kuşağının da içinde olan 1.000’den fazla kullanıcının geri beslemelerini dikkate alarak “Circuit” uygulamasını geliştirdi. Uygulama, e-posta kalabalığını ortadan kaldırıp iletişimi kolaylaştırıyor. Sosyal medya, iş uygulamaları, görüntü, yazışma ve sesli iletişimi içine alan Circuit, her kanaldaki bilgi ve veriyi bir araya getirerek tümleşik iletişimin tüm konforunu kullanıcılarına sunuyor.

KOBİ’LER IÇIN ÖZEL ÜRÜN VE ÇÖZÜMLER  

Yüksek rekabet koşulları ve hızın hayatımızın önemli bir parçası olduğu günümüzde, mobilite, uzaktan çalışma, sürekli bağlantıda olma ihtiyacı, kurumların ve çalışanların kaçınılmaz bir gerçeği. Bu ihtiyaçlara cevap verebilen, kolay mesajlaşma olanağı sunan, kullanıcı durum bilgisinin görülebildiği, tek bir tıkla masa üstü paylaşımın gerçekleşebildiği, anlık veya planlı video, sesli konferans olanağı sunan tümleşik iletişim uygulamalarına duyulan gereksinimin giderek artıyor.

Ürün odaklı yaklaşımlar yerine kullanıcı ve kurum ihtiyaçlarına odaklanan Unify, sadece büyük kurumların değil, günümüz rekabet şartlarında teknolojinin avantajlarına daha çok ihtiyaç duyan KOBİ’lere de özel ürün ve çözümler geliştiriyor. Bu sayede KOBİ’ler rekabetçi ve hızlı aksiyon alabilme yeteneklerini daha da geliştirebilecekleri tümleşik iletişim gibi teknolojilere, ilk yatırım maliyeti gerektirmeden kullandıkça öde gibi modeller ile sahip olabiliyorlar.

TEK EKRAN ÜZERİNDEN İŞLERINIZI PLANLAYIN, PAYLAŞIN VE YÖNETİN

Unify’ın 160 yılı aşkın yenilikçi yaklaşımı ve Ar-Ge gücü ile Fortune Global 500 listesindeki şirketlerin yaklaşık yüzde 75’ine tümleşik iletişim çözümleri sağladığına dikkat çeken Unify Türkiye Ülke Müdürü Erda Tütüncüoğlu, mobil çalışma eğilimine ilişkin şu bilgileri verdi:

“Artık mobil bir dünyada yaşıyoruz. Bu yeni dünyada daha şeffaf, insan odaklı, çalışanların hayatını kolaylaştıran, bireyleri daha üretken kılan ve zaman tasarrufu sağlayan çözümler tercih ediliyor. Unify olarak yaptığımız araştırmalar ile çözümlerimizi bu eğilime göre belirledik. Amerika ve Avrupa’dan sonra Circuit Türkiye’de hizmete sunulacak. Kullanıcılar bu uygulamayı istenilen işletim sisteminde ve cihazda sorunsuz şekilde kullanabiliyor. Bu uygulamada tüm mesajlar tek bir noktada birleşiyor. Ekip çalışanları, arkadaşlarının bulunduğu zaman dilimini görebiliyor, kullanıcının o anki ayarlarına göre uygun veya meşgul olup olmadığını anlayabiliyor.”

Fintech Istanbul Küresel Fintek Merkezleri Federasyonu’na Katıldı

0

Finansal teknolojileri ifade eden FinTek kavramı bankacılık ve finans sektöründe yükselen bir değer olmayı sürdürüyor. Pek çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülke kendi FinTek organizasyonları ile hem yerel hem de küresel arenada söz sahibi olmak, vizyon belirlemek için çalışmalar gerçekleştiriyor. Türkiye’de de bu yıl Şubat ayında kurulan Türkiye’nin ilk ve tek FinTek organizasyonu olan FinTech Istanbul yurtiçinde ve yurtdışında gerçekleştirdiği önemli faaliyetlerle Türkiye’yi finans teknolojileri alanında temsil ediyor.

FINTECH ISTANBUL DÜNYA FINTECH DEVLERI ARASINDAKI YERİNİ ALDI

FinTek alanında son dönemlerde yaşanan en önemli gelişme Küresel FinTek Merkezleri Federasyonu’nun (Global FinTech Hubs Federation – GFHF) faaliyete başlaması olmuştu. Küresel FinTek Merkezleri Federasyonu, dünya üzerindeki farklı ülke ve şehirlerde faaliyet gösteren 23 finans teknolojileri organizasyonunun, bir çatı altında toplanarak güçlerini küresel arenada birleştirmek için attığı somut bir adımı temsil ediyor. GFHF görevini, küresel FinTek ekosisteminin gelişimi için bir birlik oluşturmak, bilgi ve deneyimlerin paylaşımını sağlamak ve finans teknolojileri merkezleri arasında iş birliği için köprüler kurmak olarak tanımlıyor. FinTech Istanbul, Küresel FinTek Federasyonu’ndaki yerini alarak bu önemli oluşuma katkı sağlayacak.

TÜRK FINTECH GİRİŞİMLERİ DÜNYAYA AÇILMA İMKÂNI BULACAK

FinTech Istanbul kurucularından Prof. Dr. Selim Yazıcı atılan bu adımla ilgili olarak şu açıklamayı yapıyor: “Global FinTech Hubs Federation (GFHF), finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren oyuncuları bir araya getirmeyi amaçlıyor. İngiltere, Kanada, Çin, Almanya, İsviçre gibi finans teknolojileri alanında öncü olan 20’den fazla merkezin içinde bulunduğu inisiyatif, ülkeler arasındaki sınırların ötesine geçen ve gelişmekte olan merkezleri de içine alacak ve açık bir platform olarak faaliyet göstererek sinerji oluşturacak.”

“Gerçekleştirilecek konferans ve toplantılar yoluyla, gelişmiş ve gelişmekte olan merkezler arasında sağlanacak sinerji ve temel bilgi transferi, küresel anlamda finans teknolojileri pazarının da gelişmesinde faydalı olacak.”

“FinTech İstanbul’un misyonu içinde bulunan uluslararası ağlara erişim, bu katılım sayesinde en üst düzeyde gerçekleşmiş oldu. Daha önce Innovate Finance, Holland Fintech, FinTech Headquarter ve Swiss FinTech gibi merkezler ile gerçekleştirilen görüşmeler olumlu sonuçlar verirken, bu tarz küresel bir yapının içinde bulunmak ülkemizin FinTek ekosisteminin gelişmesi için de önem taşıyor. FinTech İstanbul’un gerçekleştirmiş olduğu bu işbirliği ile FinTek alanındaki girişimlerin uluslararası bilinirlikleri artacak.”

fintek-fintech_istanbul-soner_canko-fintech-finans

KATMA DEĞERLİ HİZMET İHRACI FIRSATI

FinTech Istanbul’un ana destekçisi olan Bankalararası Kart Merkezi’nin Genel Müdürü Dr. Soner Canko ise konu hakkında şunları söyledi:

“Sınır Tanımayan FinTekler için önemli bir adım atıldı. Küreselleşmenin giderek hızlandığı günümüzde girişimciliğin, özellikle teknoloji girişimciliğinin sınırları internetin sınırsızlığı gibi bir şekil aldı. Böyle bir ortamda Finansal Teknolojilerin ve bu konudaki inovasyonların da sınır ötesi kabul görmesi çok normal bir durum olarak kabul edilmeli. Durum böyleyken her ülkede kendi halinde çalışmalar yapan finans teknolojileri merkezlerinin bir araya gelmesi önemli bir adım oldu. Artık girişimci, yatırımcı, düzenleyici ve diğer tüm paydaşlar için güçlü bir bilgi paylaşım omurgası kurulmuş oldu. Türkiye’nin de içinde yer aldığı bu yeni inisiyatifin ülkemizdeki tüm FinTek paydaşları için önemli fırsatlar getireceğine ve bu konuda katma değerli bilgi ve hizmet ihraç etme fırsatları yaratacağına eminim.”

Sosyal Medyada Kariyer Geliştirmenin 3 Yolu

Sosyal medyanın sadece fenomenlerden oluştuğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Sosyal ağlarda kariyer ve mesleki becerilerinizi geliştirebilir, ortak bulup iş geliştirme yapabilirsiniz. Sosyal medya zaman kontrolü de gerektirdiğinden planlama becerilerinizi de pekiştiriyor. Nasıl mı? Hemen görelim.

1 NE ÖĞRENMEK İSTİYORSUNUZ?

Sosyal medyada kariyer geliştirmenin ilk yolu ilgi alanlarınızı belirlemek: İşinizle ilgili üç alan seçin. Ardından sosyal ağlarda önünüze düşen haberleri bu ilgi alanlarına yontarak takip edin. Hemen her şeyi okuyun, ama kendi açınızdan okuyun. Öyle ki süper bilgisayarlarla ilgili bir yazılımı bile dijital pazarlamada kullanabilirsiniz.

Yine de aşırı dağılmayı önlemek için kendinize birkaç kişi belirleyin. Onları mimleyin, kariyer, iş geliştirme ve müşteri hedefleriniz arasından seçin. Ardından Twitter ve Linkedin’deki paylaşımlarını takip edin. Hedeflediğiniz şirketlerin kurumsal hesaplarına da bakın.

Her zaman takip ettiğiniz birkaç sektör blogu ve LinkedIn tartışma grubu olsun. Ancak hamallık yapmayın! Bırakın bunların dışındaki haberler önünüze düşsün. Scoop.it ve Flipboard kullanın. Anahtar kelimeleri bu sosyal ağlara girerek önünüze düşen haberleri okuyun.

Pinterest’i unutmayın. Türkiye’de engellenmiş görünüyor. VPN ile girin, anahtar kelimelere göre ilgili infografik ve görselleri arayın. Unutmayın, bir resim 1000 kelime anlatır. Peki bir Youtube videosu? Youtube’da kariyer geliştirmek için harika bilgiler, taktikler ve uzmanlık videoları bulabilirsiniz.

2 ÖĞRENMEYE VAKİT AYIRIN

Düzenli çalışan ortalama bir insan, ara sıra çalışan yaratıcı ve zeki insanı kariyerde her zaman geçer. Üstelik damlaya damlaya göl olur. Peki nasıl olur? Günde 40 dakika kitap okusanız yılda 56 kitap eder. Demek ki günde 1 saatinizi sosyal ağlarda mesleki eğitim, paylaşım ve videoya ayırırsanız en pahalı üniversite ya da eğitim kurumunun veremeyeceği detayları yakalayabilirsiniz. Yeter ki gözünüz açık olsun.

En iyisi yolda kitap okuyun veya video izleyin. Vakit ayırmak zor mu? Pocket kullanın. Flipboard’da önünüze düşen içeriği akıllı telefonda paylaş düğmesi ile Pocket hesabınızla paylaşın. Böylece vaktiniz olunca okursunuz. Sadece düzenli yapın. Ne süreyi uzatın ne de kısaltın.

kariyer-sosyal_medya-sosyal_ağ-flipboard-pocket

3 KİMDEN ÖĞRENMELİYİM?

Herkesten öğrenebilirsiniz. Sosyal medya imece usulüyle çalışmayı ve yeni projeleriniz için kitle kaynak finansman bulmayı teşvik ediyor (crowdsourcing). Bu noktada sosyal medyada iki yönlü iletişim olduğuna dikkat etmeniz gerekiyor. Kariyer için bazı tweetlere cevap verebilir veya kendi yorumunuzla paylaşabilirsiniz. Ayrıca Linkedin tartışma gruplarında kendi sorularınızı sorabilir, kendi tartışmalarınızı başlatabilirsiniz.

İster yönetici olun ister yeni mezun girişimci; İngilizcenizi geliştirmek için Quora ve Reddit sitelerini takip edin, uygulamalarını mobil cihazınıza indirin ve direk sorular sorun. Vida nasıl sıkılır sorusundan beacon teknolojisi restoran müşteri yolculuğuna nasıl entegre edilir gibi birçok alanda soru sorabilir ve işin mutfağından en ilginç bilgilere ulaşabilirsiniz.

Sosyal ağlarda alçakgönüllü olun. Bilmediğiniz şeyi söylemeyin, kafadan atmayın, nazik ve kibar olun. Kişisel saldırılara yanıt vermeyin. Özellikle Reddit bu konuda sıkı bir eğitim verir. Bir ürün satmak için abartılı haber paylaşırsanız sıkı eleştiri alırsınız. Ancak, dürüst bir şekilde ürünümü pazarlamak istiyorum, nasıl yaparım diye sorarsanız şaşırtıcı bir uzmanlar kitlesinden bilgi edinebilirsiniz.

BONUS İPUÇLARI

Son olarak Instagram’ı da unutmayalım. Katıldığınız etkinlikler, toplantılar, istekli iş arkadaşlarınız ve müşterilerinizle fotoğraf çektirin. Gerekirse iş için öğle yemeklerini de görsele dahil edin. Bunları Instagram’da paylaşın. Faal olun ve faal olduğunuzu gösterin. Sosyal ağları müşteri bulmak ve iş geliştirmek için bir fırsat olarak kullanın. O sırada kariyerinizi de geliştirdiğinizi ve yeni çözüm ortakları bulduğunuzu göreceksiniz. Yanılmaktan ve yanlışınızın düzeltilmesinden çekinmeyin. Dürüstlük ve özgüven hayatta çok yol aldırır. Yeni kariyer girişiminizde başarılar dileriz.

Seyahat Deneyimini Kökten Değiştiren 7 Girişim

1

Yeni girişimlerin ilk aşamadaki en doğal ortamlarından biri, büyük çaplı üretim yerine kapsamlı altyapı yatırımı gerektirmeyen aracı hizmetlere yönelmek. Online seyahat planlama, rezervasyon ve konaklama sektörü de e-ticaretle bağlantılı olduğu için oldukça avantajlı.

Seyahat sektöründe Türkiye’de Momondo, Biletino ve Enuygun gibi girişimler öne çıkarken globalde kendini gösteren 7 girişimi aşağıda sizler için sıraladık.

1. HELLO SCOUT

Bu mobil uygulamayı kullanarak arkadaşlarınızı meşgul iş günlerinde seyahat tavsiyesi almak için rahatsız etmekten kurtuluyorsunuz.

Hello Scout mobil tavsiye hizmetinde ulaştığınız destek görevlisi gerçek bir seyahat uzmanı ve hem tatilde ne yapacağınız ve nereye gideceğiniz hakkında, hem de konaklama ve tur ücretleriyle ilgili değerli tavsiyeler veriyor. Sohbet ve tavsiye ücretsiz. Yer ayırtma içinse küçük bir bahşiş bırakıyorsunuz. Kişiselleştirilmiş çözümler ve katma değerli hizmetler seyahat sektöründe rekabet gücünü artırıyor.

İlgili yazı: Yeni girişimiyle konuşulan Sina Afra, DeFacto ailesine katıldı

2. GRAB

E-ticaret platformu Grab, American Airlines ile POS entegrasyonunda anlaştı ve yolcuların havalimanlarındaki restoranlar, perakendeciler ve diğer servis sağlayıcılardan online alışveriş etmesini sağlıyor.

Grab ile telefondan menülere bakıyor, yemek yerken uçağı kaçırmamak için kalkış saatini takip ediyor ve ön siparişlerinizi sıra beklemeden alıyorsunuz. Bu imkan rötarların etkili olduğu Türkiye’de büyük bir ihtiyaç. Özellikle de uçaklarda geçkin sandviçe 10 TL vermek istemeyenler için.

Türkiye’deki seyahat girişimlerinin, uçak biletleri gibi fiyat kırma barajına çarpan alanların yanı sıra, havalimanında beacon entegrasyonlu ve müşteri yolculuğu odaklı çözümlere de odaklandığı bu tür örnekleri sabırsızlıkla bekliyoruz.

3. TRIPIT

Tripit mobil uygulamasının işi araç kiralama ve otel rezervasyon e-posta iletilerini mobilde bulmak için dakikalarca vakit kaybetmenizi önlemek; çünkü seyahat için gereken uçak bileti PNR iletileri, konaklama bilgileri gibi tüm kritik detayları sizin için tek ekranda topluyor.

Üstelik yola çıkmadan önce bir de checklist derliyor ki kendinizi uçuşa hazırlanan pilot gibi hissederek aktif, dinamik ve heyecanlı olarak özgüvenle yola çıkın. Ayda 4,09 dolara gelen TripIt Pro ise reklamlardan kurtulmanın yanı sıra ücret iadesi bildirimlerini de toparlıyor.

İlgili yazı: Twitter Amplify Bireysel Video Yapımcılara Açılıyor

4. UNPACK

Türkçesi bavul açma veya hamallıktan kurtarma diyebileceğimiz bu pratik hizmet sık iş seyahati yapanları her seferinde çanta yapmaktan kurtarıyor.

unPack mobil uygulaması ihtiyacınız olan iç çamaşırı ve banyo malzemeleri gibi ağırlıkları sizin için varış oteline siparişle gönderiyor. Böylece Türkiye’deki erkekpaketi sitesinin gezici sürümü gibi hizmet alarak bavula her şeyi yüklemek zorunda kalmıyorsunuz.

5. BONAPPETOUR

Bu uygulama seyahatlerinde yöre lezzetlerini merak edenler için. İster Kenya’ya gidin ister New York Hoboken’a, BonAppetour size yöre yemekleri yapan restoranları gösteriyor. Öyle ki Barcelona’da makarna atölyesine katılabilir veya Nairobi’de mevsim seçkileriyle romantik bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.

İlgili yazı: Startupbootcamp İstanbul 2016 girişimleri belli oldu

6. ROOTSRATED

Bu mobil uygulama da çok okuyan değil, çok gezen bilir diyen modern Evliya Çelebiler için. Çantanızı sırtlayın ve doğada yürüyüşe çıkın, trekking yapın, dağa tırmanın, bisiklete binin ve doğal göletlerde yüzün. RootsRated dış mekan perakendecileri yöre rehberlerinden gelen gezi tavsiyelerini size ulaştırıyor.

Ayrıca balık tutma, tatlı suda kanoya binme, rafting, kayak gibi filtrelerle gittiğiniz ülkede ve şehirde arama yapabiliyorsunuz. Hatta trekking güzergahının köpekle gezmeye uygun olup olmadığını öğrenmeniz ve dostça koşuları maratonlardan ayırt etmeniz mümkün.

7. EATWITH

Yalnız dolaşanların yalnız yemek yemesi şart değil. Dünya çapında 150 şehirde 500 ev sahibiyle çalışan EatWith turistlerin gittikleri ülkenin vatandaşlarının evinde yemek yemesini sağlıyor. Bu anlamda turistleri evinizde ağırlamanızı sağlayan couchsurfing’in tersi gibi işliyor. Böylece siz de gerçek yabancı ev mutfağıyla tanışıyor ve paylaşım ekonomisine katkıda bulunuyorsunuz.

İşte kısa listemizin sonuna geldik ve sizlere seyahat girişimciliğinin dünyadaki en yenilikçi örneklerini sunduk. Techinside’da bu ve diğer alanlarda yenilikçi entegrasyon çözümleri sunan Türkiye’deki girişimcileri tanıtan haberlerimizi sürdüreceğiz.

Twitter Amplify Bireysel Video Yapımcılara Açılıyor

Twitter içerik pazarlamasını sosyal medyaya taşıyan video reklam programı Amplify’ı bireysel video yapımcılara açacağını duyurdu. Son olarak geçen sonbaharda çok sayıda yayıncıya açılan Amplify kişiselleştirilmiş pazarlamaya hız katacak şekilde bireysel yapımcıların da kullanımına sunuldu.

Twitter Amplify programına katılması onaylanan yapımcılar video yayınlamadan önce bir kutuyu işaretleyerek Twitter’da yayın öncesi reklam gösterebilecekler. Video geliri Twitter ile yapımcı arasında bölüştürülecek.

Bu da yapımcıların sadece belirli videolar veya tüm videoları için ön reklam yayınlamaya karar verebileceği anlamına geliyor. Yapımcıları kendine çekmek isteyen Twitter münhasırlık da talep etmiyor. Böylece Twitter’da yayınlanan video reklamları başka sosyal ağlarda veya sitelerde yayınlamak mümkün oluyor.

Twitter’dan Guy Snir konuyla ilgili açıklamasında “Yapımcı gelir programlarımız her ölçekten yapımcılara içerikten para kazanmanın farklı yollarını sunacak ve gelirlerini ölçeklemelerini sağlayacak” dedi.

İlgili yazı: Twitter satışa doğru mu gidiyor?

Twitter ve Niche işbirliği

Twitter bu bağlamda geçen yıl satın aldığı Niche’le birlikte yola devam edeceğini de duyurdu. Paydaşlarının gelir beklentilerini karşılamak için sosyal medya pazarlamasını ücretsiz içerik sosyal ağıyla birleştirmek isteyen Twitter, Niche ile birlikte çalışacak ve video reklamlardan da güç alan pazarlama kampanyaları için markaları sosyal medyadaki etkili kişilere bağlayacak.

Medya stüdyosu

Twitter aynı zamanda video yayınlamak ve görsel içerik geliştirmek için kullanıma sunduğu yeni Media Studio’yu duyurdu. Twitter Amplify kullanıcısı tüm yapımcılara hizmet veren Media Studio bütün videolar, gif dosyaları ve görselleri içeren birleşik medya kitaplığı özelliğini sunuyor. Aynı zamanda tweet zamanlama ve takım yönetimi için yazılım araçları sağlıyor.

Twitter’ın yeni atağı Twitter Anlar özelliğini destekleyerek native reklamların ve Periscope canlı yayınlarının videolarının tekrar çevrime sokulabileceği yepyeni bir tanıtım taktiğine imkan sağlıyor. Aynı zamanda teknoloji odaklı şirketlerin ve diğer markaların çok kanallı pazarlama stratejilerinde online ve offline etkinlikleri birleştirmesini kolaylaştırıyor.

İlgili yazı: Pokemon Go Twitter’ı geçmek üzere

CBS ve Bloomberg ortaklığı

Twitter Amplify video reklam duyurusunun zamanlaması da ilginç. Twitter yeni duyurusunu CBS News, Bloomberg ve Major League Basketball ile yaptığı anlaşmalarının hemen sonrasına denk getirdi. Twitter’ın mikro blog potansiyelini video reklamlarla birleştirmesi ve sistemin birlikte çalışması için düşündüğü Niche gibi diğer açılımlardan da söz etmesi yayıncıları heyecanlandırıyor.

Birleşik Ödeme, Turkcell Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile partner oldu

0

Akıllı ödeme teknolojilerinde yenilikçi çözümler sunmaya devam eden Birleşik Ödeme, Turkcell’in ödeme çözümleri alanında faaliyet gösteren şirketi Turkcell Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile mobil ödeme sözleşmesi imzaladı. Müşterilerine ve iş ortaklarına pratik ve hayatı kolaylaştıran teknolojiler sunmayı hedefleyen ve kaliteli hizmetten ödün vermeyen Birleşik Ödeme, Turkcell Ödeme Hizmetleri ile imzalamış olduğu sözleşme ile mobil ödeme kanalında da aktif rol oynuyor.
Turkcell Ödeme Hizmetleri’nin sunduğu Paycell mobil ödeme altyapısı ile birlikte sadece cep telefonu numarası ile kredi kartı veya nakit ihtiyacı olmadan kolaylıkla ödeme yapılabiliyor. Hızlı, kolay ve güvenilir bir ödeme biçimi olması ile mobil ödeme, benzersiz bir alışveriş deneyimi sunuyor.
Ödeme sistemlerindeki teknolojik gelişmeler ile beraber mobil ödemenin kullanıcı deneyimi açısından son derece önemli olduğunun altını çizen Birleşik Ödeme Ürün ve İş Geliştirme Direktörü Kutay Yalınkılınç: “Turkcell Ödeme Hizmetleri ile imzalamış olduğumuz mobil ödeme sözleşmesi sayesinde ödeme kanallarımıza bir yenisi eklemiş bulunuyoruz. Kullanıcılar cep telefonları üzerinden en iyi müşteri deneyimi ile kolay, hızlı ve güvenli bir şekilde ödeme yapabiliyor. Günlük hayatta sıkça zaman ayırmak durumunda olduğumuz fatura ödeme, harç ödeme ve diğer tüm mikro ödemeleri mobil ödeme ile hızlıca yapabiliyoruz. Birleşik Ödeme olarak, hayatı kolaylaştıran çözümler sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyor olacağız, tüketicilerin hem alışveriş alışkanlıklarını değiştirecek hem de hayatlarını kolaylaştıracak ilklere imza atmaya devam edeceğiz.”  dedi.

Telefona dokunmadan kaç saniye durabiliyoruz?

0

Diyelim ki bir dostunuz, iş arkadaşınız veya doctor randevusu için bekliyorsunuz. Sizce telefonunuza ne kadar süre sonra bakıyorsunuz? İki dakika? Üç dakika?

Dijital cihazlarla kurduğumuz arkadaşlıkları daha ayrıntılı incelemek için, bu deneyde katılımcılara 10 dakika sonra kendi fikirlerince ne kadar sürede ellerinin telefona gittiği soruldu. Çoğunun verdiği cevap iki veya üç dakika sonraydı. Halbuki süreler katılımcıların tahminlerinden çok daha kısaydı.

Kaspersky Lab adına Würzburg ve Nottingham-Trent Üniversiteleri tarafından yapılan deneyde katılımcılar bir bekleme odasında serbest bırakıldılar ve ellerinin telefonlarına gitmesi ortalama 44 saniyede gerçekleşti.

Erkekler bu sürenin yarısı kadar bile dayanamadı ve yalnızca ortalama 21 saniye bekleyebildi. Kadınlarsa ortalama 57 saniye sonra telefonlarını kontrol ettiler.

Çalışmanın bir başka sonucu ise telefonlarımızı daha fazla kullandığımızda daha çok stres altına giriyoruz olmamız.

Yine de ilginç bir şekilde, katılımcılara genel mutlulukları sorulduğunda telefonlarını çok veya az kullananlar arasında bir fark görülmedi. Yani akıllı telefon kullanımı sebebiyle oluşan stres genel mutluluk üzerinde önemli bir etkiye sahip değil.

10 dakikalık bekleme seansı boyunca katılımcılar telefonlarını ortalama olarak 5 dakika kullandı. Daha önce yapılan araştırmanın da gösterdiği gibi, mobil cihazları adeta beyinlerimizin bir uzantısı olarak gördüğümüzden onlara oldukça bağımlıyız.

İnternetten vergi ödeme rakamlarında son durum ne?

0

Ödeme sistemlerinin mobiliteye kayması ve bankaların sunmuş olduğu internetten ödeme hizmetlerinde güvenliğin üst seviyelere taşınması, kullanıcıları internetten alışverişe ve ödemeye yöneltti. BKM‘nin açıkladığı son verilere göre; internetten vergi ödeme işlemlerinde de artış söz konusu.

BKM, 2016 yılı Temmuz ayı verilerini açıkladı. Bu verilere göre kamu ve vergi ödemelerinin yarısı internetten yapıldı.

BKM (Bankalararası Kart Merkezi)’nin açıkladığı verilere göre; temmuz ayı sonunda Türkiye’de 57,8 milyon adet kredi kartı113,1 milyon adet banka kartı olmak üzere toplam 170,9 milyon adet kart kullanılıyor.

Temmuz ayında 48,5 milyar TL’lik kartlı ödeme gerçekleşti. Kartlı ödemeler geçen yılın aynı dönemine göre %5 arttı.

Banka kartları ve kredi kartları ile temmuz ayında toplam 48,5 milyar TL’lik ödeme yapıldı. Bu tutarın 44,1 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 4,4 milyar TL’sinde banka kartları kullanıldı.

Önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı banka kartı ile ödemelerde %31, kredi kartı ile ödemelerde ise %2 oldu.

1

Motorlu Taşıtlar Vergisi internetten taksitle ödendi

Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin (MTV) ikinci taksitlerinin ödendiği temmuz ayında, bu ödemeleri kapsayan “Kamu-Vergi Ödemeleri” sektöründe kredi kartlarıyla 2,1 milyar TL’lik ödeme yapıldı. 2,1 milyar TL’lik bu tutar; kamu ve vergi ödemelerinin kredi kartları ile yapılan ödemelerinin %5’ini oluşturduğunu, dolayısıyla kullanıcıların kredi kartlarını bütçelerini etkin yönetebilmek için vergi gibi zorunlu ödemelerde kullandığı bir ödeme aracı olarak konumlandırdığını gösteriyor.

2

Vergi ödemelerinin yarısı internetten yapıldı

İnternetten yapılan kartlı ödemeler incelendiğinde ise kamu ve vergi ödemelerinin %53’ünün internetten yapıldığı görülüyor. 1,1 milyar TL’lik ödeme tutarı ile “Kamu-Vergi Ödemeleri” sektörü, temmuz ayında internetten en fazla ödeme yapılan sektör oldu.

3

Kredi kartı ile yapılan vergi ödemelerinin %54’ünde taksit tercih edildi

Kredi kartları ile yapılan kamu ve vergi ödemelerinde ortalama tutar 409 TL olurken 2,1 milyar TL’lik ödemenin %54’ünde yani 1,1 milyar TL’lik bölümünde kart sahipleri taksit avantajından faydalandı.

4

Cvlogin ile bir ayda 20.000 CV hazırlandı!

0

Online CV hazırlama aracı cvlogin, iş arayanları CV hazırlamanın en kolay ve en pratik yolu ile tanıştırıyor. Cvlogin.com ile şık ve profesyonel CV’ler, internetten ücretsiz olarak sadece birkaç dakikada oluşturulup, PDF formatında indirilebiliyor veya CV’ye özel bir link ile şifreli veya açık olarak paylaşılabiliyor.

Hatta üşengeçler için Facebook veya Linkedin profillerinden CV için uygun bilgilerin otomatik aktarımı da var. Sadece 4 haftadır yayında olan sitede Türkiye’den ve dünyadan 20.000’den fazla İngilizce ve Türkçe CV oluşturuldu!

En doğru CV’yi hazırlamak sadece 5 dakika

Sadece birkaç dakikada internet üzerinden nitelikli, şık ve profesyonel iş hayatına uygun şekilde CV hazırlamak cvlogin ile artık mümkün.  CV hazırlarken yaşanan ve farklı programların kullanımından kaynaklı format uyumsuzlukları, uygun bir CV şablonu arama derdi, bilgi ve tecrübelerin hangi başlıklar altında toplanacağı gibi sorunlar cvlogin ile tarih oluyor.

Geniş CV örneği seçeneklerinden istediğinizi seçip, yerleşimleri istediğiniz gibi düzenleyip, kutuları doldurarak iş başvurunuz için en mükemmel CV’leri kolayca hazırlayabiliyorsunuz.

CV yazmaya son: Sosyal medyadan tek tıkla aktarım

Boşlukları doldurarak CV hazırlamaya dahi üşeniyorsanız, cvlogin ile bilgilerinizi yazmakla dahi uğraşmanıza gerek kalmıyor, isterseniz Facebook ve Linkedin hesaplarınızdan CV’niz için gereken bilgileri tek tıkla otomatik olarak aktarabiliyorsunuz. Word ve PDF formatındaki CV’lerin de cvlogin’e aktarılabilmesi için de çalışmalar yapılıyor.

CV’nizi ister PDF olarak indirin, ister özel link ile paylaşın

cvlogin ile hazırlanan CV’yi dilediğiniz gibi paylaşabiliyorsunuz. cvlogin ile hazırlanan CV’ler, iş başvurularında özel veya herkese açık link olarak paylaşılabildikleri gibi, PDF formatında indirilerek de kullanılabiliyor.  CV’nizi daha sonra düzenlemek isterseniz de kaydetmeniz yeterli oluyor.

  • Cvlogin tamamen ücretsiz
  • CV yazmanın bilinen tüm sıkıntılarına pratik bir çözüm
  • Şık ve profesyonel CV tasarım şablonları
  • CV için gerekli bilgilerin sosyal medya hesaplarından aktarım zaman kazandırıyor
  • Cvlogin ile hazırlanan CV’ler PDF olarak indirilebiliyor veya link ile paylaşılabiliyor
  • Cvlogin ile CV hazırlamak hem pratik, hem çok kolay

 

Intel Los Angeles’ta sanal gerçeklik laboratuvarı açıyor

0

Intel, dün duyurduğu sanal gerçeklik gözlüğü Project Alloy ile birlikte sanal gerçeklik teknolojisine hızlı bir giriş yapıyor.

ABD’li işlemci devinin sanal gerçeklik konusundaki tek çalışması Alloy gözlükleri olmayacak. Şirketin CEO’su Brian Krzanich’ın açıklamalarına göre işlemci devi, Los Angeles’ta tamamen sanal gerçeklik teknolojisine ve uygulamalarına adanmış özel bir laboratuvar açacak. Intel Tech Experience Labs ismini alacak olan laboratuvarda, eğitim, spor ve eğlence amaçlı uygulamalar üretilecek.

Sporcu eğitmek için Alloy

Şirket yeni laboratuvar hakkında henüz detaylı bilgi vermiş değil ancak bu merkezde geliştirilecek uygulamalar ve donanımlarla, sanal gerçeklik teknolojisinin farklı alanlarda kullanımı mümkün olacak. Örneğin, tenis eğitimi için artık dev bir kortu kiralamak zorunda olmadan, bir raket ve Alloy gözlükleriyle, evde tenis antrenmanı yapmak mümkün olacak. Tech Experience Labs’ın bu tür uygulamalar geliştirerek Alloy gözlüklerine çok geniş bir kullanım alanı yaratacağı düşünülüyor.

NASA Mars için 1 milyon dolarlık robot yarışması açtı

0

NASA, Mars’a göndermeyi planladığı astronot robotun geliştirilmesine yardımcı olacak projeleri değerlendirmek için 1 milyon dolarlık yarışmaya kayıtların başladığını duyurdu.

Robonaut 5 olarak da bilinen Valkyrie isimli humanoid robot, uzay ajansının derin uzay görevleri için geliştirdiği bir robot. Astronotların gitmesi gereken uzak bölgelere önceden giderek bölgeyi hazırlaması ve insanların gelmesi için her şeyin güvenli olduğuna emin olması için geliştirilen robot insan kullanımı için tasarlanmış arayüzleri kullanabildiği için derin uzaydaki güvenlik testlerinde çok yararlı olacağı düşünülüyor.

Simülasyonlarda yapılan testlere göre robotun Mars’taki sert kum fırtınalarına da dayanma kapasitesi bulunuyor. Simülasyonlardaki senaryolara göre robotun Mars dünya ile iletişim kuracak donanımı kurması, yaşam alanlarındaki oksijen kaçaklarını bulması ve bozuk elektronik donanımları tamir etmesi gerekiyor.

Robota bu görevleri başarıyla yaptırabilecek en kullanışlı yazılımları geliştirebilen ekibe 1 milyon dolar ödül verilecek. Yarışmaya şimdiden  MIT ve Northeastern Üniversitesi katıldılar. NASA iki ekibe de üzerinde çalışabilmeleri için birer Valkyrie robotu gönderdi.

Her zaman olduğu gibi pahalı uzay robotları, uzaydaki görevlerini başarıyla yerine getirdikten sonra bu teknolojilerin gündelik hayata da inmesi ve evlerde kullanıma girmesi kaçınılmaz görünüyor.

İş Adamlarına Özel Uçak: Pilatus PC-12

0

AMAC Aerospace Turkey’in satış ve bakım haklarını üstlendiği Pilatus PC-12 uçakları çok amaçlı kullanılabilirliği ve operasyonel esnekliği açısından avantaj sağlıyor.

Pilatus PC-12, kargo, hava taksi, VIP, ambulans, arama ve gözetleme gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor.
Patron uçağı Pilatus PC-12
Özellikle iş adamların tercihleri arasında yer alan Pilatus PC-12, çim ve toprak zemine iniş yapabilme özelliğine sahip. 4, 6 veya 8 kişilik konfigürasyonları olan Pilatus PC-12, yüksek performansının yanı sıra düşük uçuş maliyetiyle de tercih sebebi oluyor.

AMAC Aerospace Turkey -Pilatus PC-12 (2)

Pilatus PC-12 özellikleri
PC-12 uçaklar maksimum 9 kişi veya 1.209 kg yük taşıyor. Bin 200 beygir gücüne sahip olan Pilatus PC-12 uçaklar, her yere güvenli ve hızlı bir ulaşım sağlıyor.

Farklı alanlarda farklı konfigürasyonlarla kullanılabilen Pilatus PC-12 uçakları, 9 bin 144 metreye kadar havalanabiliyor. Uçağın kalkış yapması için ise 800 metre mesafe yetiyor.

VIP konfigürasyonlu bir PC-12’nin temel performans parametreleri:

Kalkış Mesafesi: 808 m

İniş Mesafesi: 558 m

Maksimum Tırmanma Hızı: 585 m/dk

Maksimum Seyir Hızı: 519 km/sa.

Maksimum Menzil: 2915 km

Maksimum Uçuş Yüksekliği: 9144 m

Seyahat edenlerin banka hesapları risk altında

0

Güvenlik çözümleri üreticisi Kaspersky’ın son araştırmasına göre, tatil için veya iş amacıyla seyahat edenler, çevrimiçi finansal saldırılara daha fazla maruz kalıyor.

Araştırmaya göre seyahat eden Türklerin %43’ü yurtdışında karşılaşabilecekleri en büyük üç tehditten biri olarak para kaybetmeyi görüyor. Kredi kart bilgilerinin çalınması da Türk kullanıcıların %35’i tarafından ilk üç büyük tehditten biri olarak görülüyor. Bu kaygılar sağlam bir zemine dayanıyor. Araştırma, aynı zamanda seyahat ederken para kaybedilmesi konusunda gerçek bir tehlike olduğunun altını çiziyor: Ankete katılan Türklerden %36’sı başlarından böyle bir kaybın geçtiğini ve %8’i de yabancı bir ülkedeyken kredi kartlarında siber suç kaynaklı sorun yaşadıklarını dile getiriyor.

Buna ragmen oranlar, konu cihazlara virus bulaşması veya çevrimiçi dolandırıcılığa geldiğinde azalıyor. Türklerin %19’u cihazlarına virus bulaşmasını, %25’i de çevrimiçi dolandırıcılığı yurtdışında seyahat ederkenki en büyük üç endişelerinden biri olarak gösteriyor.

Güvenliğe dikkat edilmiyor

Seyahat edenlerin siber suçlara maruz kalması sürpriz bir gelişme değil. Yolculuğa çıkan Türklerin %66’sı yurtdışındayken potansiyel olarak riskli ve siber suçlular tarafından belirlenip kullanılmaya müsait olan herkese açık kablosuz ağlara bağlanıyor. %61’i çevrimiçi banka işlemleri gerçekleştiriyor ve %58’i internette alışveriş yapıyor. Buralarda gereken uygun güvenlik çözümleri olmadığında bu davranış biçimi kullanıcıları gereksiz bir şekilde tehlikeye maruz bırakıyor ancak kullanıcıların yalnızca yarısı herkese açık kablosuz ağa bağlanırken güvenli bağlantı (VPN) kullanıyor. %9’u ise güvenlik için hiçbir şey yapmadığını dile getiriyor.

Cisco 14 bin kişiyi işten çıkaracak

0

Network sistemleri üreten Cisco’dan sızan bilgiler şirketin 14 bin kişiyi işten çıkarmaya hazırlandığını ortaya koydu.

Toplam iş gücünün %20’sine denk gelen 14 bin kişiyi tüm dünyadaki merkezlerinden çıkaracak olan Kaliforniya merkezli şirketin bu işlemleri önümüzdeki birkaç hafta içinde başlatması bekleniyor. İşten çıkarmaların şirketin dönüşüm politikasıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor. Network donanımları üreten şirket donanım odaklı yapıdan, yazılım servisleri odaklı bir şirkete dönüşmek istiyor.

Konu hakkında henüz bir açıklama yapmayan Cisco, işten çıkarma haberlerini yalanlamış da değil.