Beklenen asit yağmuru öncesi hava kalitesini ölçen mobil uygulamalara dikkat

0

Zararlı gazların atmosfere salınması sonucu ortaya çıkan asit yağmurlarının insan sağlığı üzerine de etkileri bulunuyor. Hava kirliliğine de neden olan asit yağmurları hava kalitesiyle de ilgili. Haberimizde hava kalitesini ölçen mobil uygulamaları bir araya getirdik

Bilindiği gibi İstanbul’da bu Perşembe ve Pazar günleri arasında asit yağmuru bekleniyor. Asit yağmurunu kısaca şöyle açıklamak mümkün: Asit yağmuru, asidik kimyasalların yağmur, kar, sis, çiy veya kuru parçacıklar halinde yeryüzüne düşmesine deniyor.

Hava kirliliği sonunda ortaya çıkan asit yağmuru için mobil uygulamalara bakıp yaşadığımız şehrin hava kalitesini kontrol edebiliriz. Haberimizde bu mobil uygulamalardan bazılarını bir araya getirdik.

Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı (App Store ve Google Play)

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayımladığı Ulusa Hava Kalitesi İzleme Ağı uygulaması Türkiye genelinde hava kalitesi verilerinin görüntülenmesi, konumunuza en yakın olan ölçüm istasyonunun ölçüm değerlerinin öğrenilmesi, güncel hava kalitesine göre aktivite önerilerinin görüntülenmesi ve ölçüm istasyonu ile ilgili hem fotoğraf hem de konum bazlı bildirim gönderebilmesi gibi özelliklere sahip. Uygulamayı konum servislerini açarak ücretsiz şekilde kullanmak mümkün.

Hava Kalite İzleme (App Store ve Google Play)

Elluga Medya’nın yayımladığı Hava Kalite İzleme uygulamasıyla bulunduğunuz bölgenin hava kalitesi online olarak takip edebilirsiniz. Uygulamayla hava durumunu da görüntülemek mümkün.

Check Air Quality (App Store ve Google Play)

Le Anh Tuan’ın yayımladığı Check Air Quality ile  dış mekândaki duman ve kirliliği kontrol etmek için her yerde size yakın hava kalitesi bilgilerini görüntüleyebiliyorsunuz. Uygulamanın aralarında Türkçe’nin de bulunduğu 13 dili desteklediğini not edelim.

Yukarıdaki uygulamalar dışında Air Quality by Plume Labs, Hava Kalitesini Kontrol Edin, BreezoMeter, Air Quality: Real Time AQI ve Global Air Quality gibi birçok uygulama bulmak mümkün. Bununla birlikte, hava kalitesi endeksinde yer alan verileri de paylaşalım:

İyi (0-50)

Hava kalitesi memnun edici ve hava kirliliği az riskli veya hiç risk teşkil etmiyor.

 Orta (51-100)

Hava kalitesi uygun fakat alışılmadık şekilde hava kirliliğine hassas olan çok az sayıdaki insanlar için bazı kirleticiler açısından orta düzeyde sağlık endişesi oluşabilir.

 Hassas (101-150)

Hassas gruplar için sağlık etkileri oluşabilir. Genel olarak kamunun etkilenmesi olası değildir.

 Sağlıksız (151-200)

Herkes sağlık etkileri yaşamaya başlayabilir, hassas gruplar için ciddi sağlık etkileri söz konusu olabilir.

 Kötü (201-250)

Sağlık açısından acil durum oluşturabilir. Nüfusun tamamının etkilenme olasılığı yüksektir.

 Tehlikeli (251-300)

Sağlık alarmı: Herkes daha ciddi sağlık etkileri ile karşılaşabilir. (Not: Bu değerler ibb.gov.tr adresinden alınmıştır)

Netaş, Türkiye’de hastane öncesi sağlık sistemini ASOS ile dijitalleştiriyor

0

Netaş, Acil Sağlık Otomasyon Sistemleri Projesi  Türkiye’nin hastane öncesi sağlık sistemini dijitale taşıyor

Netaş, Türkiye’nin sağlık sisteminde dijital bir yeni dönem başlatacak Acil Sağlık Otomasyon Sistemleri Projesi (ASOS) projesine imza attı.   Netaş’ın hayata geçirdiği ASOS Projesi; Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatı, İl Sağlık Müdürlükleri, 112 Komuta Kontrol Merkezleri, 112 İstasyonları ve sağlık tesisleri arasındaki veri bütünlüğü, koordinasyon ve iletişimi sağlayan ilk  proje olma özelliği taşıyor.

Hedef; ambulansı en kısa sürede vakaya ulaştırmak

Türkiye genelinde 5 bin 443 adet aktif ambulans bulunuyor. Hedef, Sağlık Bakanlığı’na bağlı bu ambulansların, ilk bulgular ve bulunulan lokasyona göre hastayı, en yakın ve boş yatak bulunan doğru hastane ve doğru servise en kısa sürede ulaştırması. ASOS sayesinde ambulans ile hastaneye ulaştırıldıktan sonra da hastaların takibi yapılıyor, ilk müdahalenin yeterli olup olmadığı incelenerek bir eksiklik görülürse personele eğitim verilebiliyor.

Mutlu: “Hayat kurtaran dijital dönüşüm projeleri önceliğimiz”

Teknolojinin insan hayatındaki kritik önemine dikkat çeken Netaş Ar-Ge Genel Müdürü Bülent Kemal Mutlu, “Proje ile amacımız teknoloji sayesinde çok daha fazla insanın hayatının kurtulmasına destek olmak. Avrupa Birliği’nde sağlık sektörünün geleceğini kurgulayan Health 5G konsorsiyumunun da kurucularından biri olarak, sağlık sektöründeki derin bilgi birikimimizle hayata geçirdiğimiz ASOS yakın coğrafyalardaki ülkeler için de model oluşturacak” dedi.

ASOS nasıl işliyor?

Ambulansların hastaya ulaşım sürelerinin kısalması için ambulansların uygunluk durumu ambulans ekibi tarafından tablet bilgisayarlar üzerinden anlık olarak belirleniyor. Uygun olan ambulans görevlendirildikten sonra ambulans ekibinde bulunan tablette otomatik navigasyon açılıyor ve ambulans en uygun konuma yönlendiriliyor. Hasta ön tanısı konulduktan sonra, o ön tanıya bakabilecek hastaneler Ulusal Sağlık Sistemi(E-Nabız) üzerinden ASOS’a iletilen bilgiler kullanılarak sorgulanıyor. Bu kapsamda hastanelerdeki boş ve dolu yataklar belirleniyor, o anda hastanedeki nöbetçi doktor bilgisi sistemden kontrol ediliyor ve irtibat kuruluyor. Ayrıca sistemi iyileştirmek üzere ASOS sayesinde istatistiki veriler üzerinden en çok ihbar gelen bölgeler çıkartılıyor. Bu veriler doğrultusunda ekiplerin konumları yeniden düzenleniyor. Gerektiği takdirde yeni istasyon önerisinde bulunuluyor.

Ayrıca; ASOS’ta geliştirilmiş olan OYS (Olay Yönetim Sistemi) Modülü, SAKOM’a (Sağlık Acil Koordinasyon Merkezi) ulaşan Kriz Koordinasyon Müdahalesi gerektiren kitlesel olaylardan etkilenen hastaların; olaydan etkilendiği andan; hangi hastane ve klinikte tedavi gördüğüne, hatta taburcu süreçlerine kadar, canlı olarak takip edilebilmesine imkan sağlıyor.

Android o spam uyarıları sonlandırıyor

0

Google, Android işletim sisteminde kullanıcıları artık terörize etmeye başlayan sistem mesajlarının sayısını azaltmak için düğmeye bastı.

Uyarıdan geçilmeyen telefonlar

Google’ın yeni planına göre, Android uygulamalarında yapılan güncellemelerden sonra “güncelleme işlemi bitti” uyarıları artık kaldırılıyor.

Aslında bu uyarıların ortadan kalktığı Aralık ayından beri rapor ediliyordu. Google henüz resmi bir duyuru yapmış olmasa da spam mesajları devreden çıakarmış olduğu ve yavaşa yavaş tüm telefonların güncellenmeye başladığı görülüyor. 

Türkiye’nin toplu taşıma karnesi yayınlandı

0

2019 yılını geride bıraktık. 2020 yılının başlamasıyla birlikte 2019’a dair raporlar da ortaya çıkmaya başladı. Son olarak Moovit, 2019 Global Toplu Taşıma Raporu’nu paylaştı 25 ülkedeki 99 şehirde yapılan araştırma, insanların şehirlerinde nasıl seyahat ettiğini ve global ulaşım trendlerinin büyüleyici resmini ortaya çıkarıyor. Türkiye toplu taşıma raporunda kaçıncı sırada? 

Türkiye toplu taşıma karnesini aldı

Türkiye için İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, AdanaMersin ve Antalya büyükşehir bölgeleri analiz edildi. Rapordaki başlıklar şunlardan oluşuyor; ortalama günlük seyahat süresi, araç bekleme süresi, yürüme mesafesi, aktarma sayısı, toplam yolculuk mesafesi ve daha fazla toplu taşıma kullanımını teşvik edebilecek öneriler. Rapor ayrıca, kullanıcıların nasıl ve ne sıklıkta bisiklet ve scooter gibi mikromobilite seçeneklerini kullandığını veya kullanmadığını nedenleri ile içeriyor.

Yayınlanan raporda öne çıkan başlıklar şu şekilde sıralandı:

Tüm dünyada incelenen 99 şehir içinde, yolda geçirilen zamanın en yüksek olduğu şehir 72 dakika ile İstanbul, İstanbul’u 69 dakika ile Mexico City ve 67 dakika ile Rio de Janeiro izliyor.

Türkiye’de yolculuklar sırasında yürüme mesafesine baktığımızda ise, en çok yürüyen şehir ortalama her yolculukta 965 metre ile Ankara, en az mesafe yürüyen şehir ise 661 metre ile Bursa.

En fazla durakta bekleyenler Antalya’dayken – yolcuların yaklaşık yüzde24’ü 20 dakikadan fazla durakta bekliyor; en kısa bekleme süresi ise İstanbul’da – yolcuların yüzde 18’i 5 dakikadan daha az araç bekliyor.

İstanbul’da yolculukların yüzde 24’ü 3 veya daha fazla aktarma içeriyor. Bu oran, Paris’te yüzde 35, NYC’de yüzde 18, İzmir’de yüzde 17 ve Ankara’da yüzde 10.

Raporda kullanıcılara, toplu taşımayı daha sık kullanmak için nelerin onları teşvik edebileceği soruldu. Yanıtlar şu şekilde;

Duraklarda daha kısa bekleme süreleri,
Doğru ve güvenilir varış saatleri
Daha düşük fiyatlar oldu.

Bu yanıtlar dünyadaki kullanıcılar tarafından verildi. Türkiye’de ise biraz daha farklı. Ülkemizdeki kullanıcıların yanıtları şöyle oldu:

Araçların daha az kalabalık olması,
Yolculuk süresinin daha kısa olması
Duraklarda daha kısa bekleme süreleri oldu.

İstanbul’da daha düşük fiyat beklentisi ilk 3’te yer almazken, toplu taşıma kullanımı ile ilgili en büyük sorun araçların kalabalık olması gibi gözüküyor. Tüm Türkiye’de scooter, bisiklet gibi paylaşımlı mikromobilite seçeneklerinin kullanımının en sık nedeni “yürümekten daha hızlı” olması iken, kullanılmamasının en önemli sebebi ise “şehrimde yeterli bisiklet yolu olmaması” oldu.

Sigorta sektörü güç birleştirdi! Girişimler desteklenecek

Sigorta sektörünün önemli kurumuları ile İTÜ ARI Teknokent, güçlerini birleştirdi. Bu güç birliği kapsamında ortaya çıkan İTÜ Çekirdek Insurtech Programı ile girişimler desteklenecek. Başarılı olan girişimleri 1 milyon TL’lik ödül bekliyor.

Sigorta sektörü girişimlere destek olacak

İTÜ ARI Teknokent’in öncülüğünde gerçekleştirilen iş birliği girişimlerin hayallerine ulaşmasına yardımcı olacak. Güçlerini birleştiren Agito, Aksigorta, Allianz, AvivaSA, Eureko Sigorta, Güneş Sigorta, HDI Sigorta, Sigorta Cini ve Vakıf Emeklilik, İTÜ ARI Teknokent ile birlikte İTÜ Çekirdek InsurTech Programı’nı hayata geçirdi.

Program kapsamında girişimlere birçok destek sağlanacak. Ayrıca girişimlerin sektöre erişiminin de yolu açılacak. En önemli noktalardan biri ise başarılı olan girişimlere 1 milyon TL ödül cansuyu verilecek olması. 

Düzenlenen basın toplantısı ile programın detayları ve iş birliğinin manifestosu açıklandı. 

İşte o manifesto:

Sigorta sektörü olarak hayatın her alanına dokunan yeni teknolojileri süreçlerimize dâhil etmeliyiz. IoT, mobilite, blockchain, yapay zeka ve robotik süreç otomasyonu gibi pek çok teknolojinin sigorta sektörüne entegre hale gelmesi gerekiyor.

Biz; sektörümüzü daha ileri götürmek için elimizi taşın altına koyarak inovasyonu ve erken aşama girişimcileri desteklemek üzere yola çıktık.

İTÜ Çekirdek InsurTech Programı’nda hayatın her alanına dokunan teknoloji girişimcilerine çağrı açarak, mentorluk ve eğitim verecek, toplantılar ve seminerler düzenleyecek, sektörle girişimcileri bir araya getireceğiz.

Bu kapsamda sigorta sektörünün ihtiyaçlarına dair farkındalık yaratılması, yeni InsurTech çözümlerinin oluşması, bu çözümlerin kazanan iş modeline dönüşmesi, yeni iş birlikleri ile sektörün gelişmesi, ülkeye katma değer sağlanması ve global başarı hikayelerinin çıkmasını hedefliyoruz.

Agito, Aksigorta, Allianz, AvivaSA, Eureko Sigorta, Güneş Sigorta, HDI Sigorta, Sigorta Cini ve Vakıf Emeklilik olarak sektörümüzü ileriye taşıyacak girişimleri, girişimcilik kuluçka merkezleri sıralamasında dünyada ilk 5’te yer alan İTÜ Çekirdek’e davet ediyor ve tüm gücümüzle destekleyeceğimize söz veriyoruz.

Bu vesileyle ülkemizdeki farklı sektörlerdeki bizler gibi kendi alanlarının başarılı olan kurumlara da bu dayanışmayla örnek olmayı hedefliyoruz.

Düzenlenen toplantıda açılış konuşmasını yapan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca şunları söyledi: 

“Ülkemizin bu değerli kurumları, üniversitelerin girişimcilik kuluçka merkezleri arasında dünyada ilk 5’te yer alan İTÜ Çekirdek Erken Aşama Kuluçka Merkezi’nde başlatılan InsurTech Programı ile girişimcilere destek olarak, kendi sektörlerinin geleceğine yön verecek. Böylelikle İTÜ Çekirdek, sigorta sektörünün de inovasyon merkezi olacak”

Turkcell’in yapay zekası TOGG ile MWC 2020’de

0

Turkcell Yapay Zeka İlkeleri’ni düzenlediği bir basın toplantısı ile açıkladı. Biz de TechInside olarak bu toplantıya katıldık ve Turkcell’in yapay zekası ile ilgili bilgileri Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Barbaros Yiş’ten aldık.  Aynı zamanda yerli otomobilin ilk adresi olacak MWC 2020 ile ilgili ilk bilgileri de Yiş’ten dinledik.

Turkcell’in yapay zekası TOOG ile sahneye çıkacak

Turkcell, 2020’lerden itibaren yapay zeka çalışmalarında uyacağı 7 ilkeyi açıkladı. 

Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizleri röportajımızla baş başa bırakalım. İyi seyirler…

Turkcell Yapay Zeka İlkeleri

Türkiye, önümüzdeki 10 yıl boyunca teknoloji alanında çok konuşulacak ve ülkelerin küresel liderlik iddiasını etkileyecek kavramlardan yapay zekada bir dönüm noktasına şahitlik etti. 7 maddelik Turkcell Yapay Zeka İlkeleri ile iş süreçlerinde de kullandığı ve geliştireceği teknolojilerin etik ve sorumlu şekilde kullanılacağına dair taahhütlerini açıkladı. Türkiye’de ilk kez atılan bu adım, dijital operatör Turkcell’i global dev şirketler arasında da öncülerden biri yaptı.

İşte Turkcell’in web sitesinde yayınladığı o ilkeler:

Çevre ve İnsan Odaklıyız

Yapay zeka çözümlerimizi insan onuruna, temel hak ve özgürlüklere saygılı olarak, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkı sağlayarak ve daha yaşanabilir bir dünya oluşturmak amacıyla geliştiririz.

Profesyonel Olarak Sorumluyuz

Yapay zeka çözümlerimizin sosyal refaha ve kamu yararına katkısını gözetiriz. Geliştirilen teknolojiden kimin sorumlu olacağını ortaya koyarız. İnsan kontrolünde ve denetiminde olmasına ve ilgili tarafların geri bildirimlerine açık olmasına özen gösteririz.

Veri Gizliliğini Gözetiriz

Kişisel verilerin korunması için gerekli tedbirleri alırız. Kişisel verilerin işlenmesi konusunda Turkcell Gizlilik Politikası’na uyarız.

Şeffafız

Ölçütlerimizin, süreçlerimizin ve teknolojilerimizin doğurabileceği sonuçların öngörülebilir, açıklanabilir olmasını hedefleriz.

Güvenliği Esas Alırız

Yapay zeka çözümlerimizin kötüye kullanımını önlemeyi amaçlar, güvenlik testlerine tabi tutarak olası riskleri tespit etmeyi ön planda tutarız.

Adil Davranırız

Ayrımcılık yapmayız; eşitlik ilkesi çerçevesinde kapsayıcı şekilde hareket ederiz.

Daha İyi Bir Gelecek için Paylaşır ve İş Birliği Yaparız

Yapay Zeka teknolojileri ile ilgili tecrübelerimizi daha iyi bir gelecek için paylaşır, iş birlikleri için heyecan duyarız.

Getir, Silikon Vadisi’nden yatırım aldı

Market alışverişini kolay hale getiren Getir, Silikon Vadisi’nden yatırım aldı. Sir Michael Moritz liderliğindeki bir grup yatırımcı Getir’e 38 milyon dolarlık yatırım yaptı. 

Bir sonraki hedef B Serisi yatırımı alarak, 100 milyon dolarlık fon oluşturmak.

Getir, 38 milyon dolarlık yatırım ile gündemde

Türkiye’den çıkan bir fikir olan Getir, Silikon Vadisi’nden yatırım alarak yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarda da payını büyütme hedefini kuvvetlendirmiş oldu. 

Şimdilik yurt dışında kullanımda olmayan uygulama, İstanbul ile birlikte Ankara, Bursa, İzmir ve Kocaeli’nde faaliyette. Yurt dışında ise ilk adres Londra olacak. Sonrasında Londra’yı Paris takip edecek. Sao Paolo ve Mexico City de diğer şehirler arasında yer alıyor. 

Yatırım ekibinin başındaki isim Moritz, Getir’i bir Türk lokumu olarak değerlendirdi. Market ve yemek teslimatındaki karmaşık sorunların çözüldüğüne değindi. Bu arada Moritz, 38 milyon dolarlık yatırımın 25 milyon dolarını tek başına kendi serveti ile yaptı. Sonrasında ise Brezilya ve Türkiye’den bazı yatırımcılar 13 milyon dolarlık ek fon sağladı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Getir’in Kurucusu Nazım Salur da bu yatırımın yeni pazarlara açılma konusunda destek olacağını belirtti.

Fintech 100’de iki Türk şirketi

0

Dünyanın yenilikçi Fintech firmalarını kapsayan 2019 Fintech 100 raporu yayımlandı

KPMG’nin yatırım şirketi H2 Ventures ile birlikte hazırladığı ‘Fintech 100’ listesinin altıncısı yayımlandı. ‘Lider 50’ ve ‘Gelişen 50’ kategorileri için 29 ülkeden şirketlerin seçildiği listeye bu yıl Asya-Pasifik şirketleri damgasını vurdu. Listeye son üç yıldır hakim olan Çin, ilk 10’da üç şirketle yer aldı. ‘Lider 50’ bölümünde Çinli Ant Financial liderliğini bu yıl da korurken, listeye geçen yıl üçüncü sıradan giren Singapur şirketi Grab, bu yıl ikinciliğe yükseldi. Çinli JD Digits üçüncü, Endonezya merkezli GoJek dördüncü, Hindistan’dan Paytm ise beşinci sırada yer aldı. ABD ve İngiltere de ilk 10’a ikişer şirketle girdi.

Türk girişimler umut veriyor

Listenin ‘Gelişen 50’ bölümünde Türkiye’den Papara ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Türk girişimi MenaPay yer aldı. 

Rapora ilişkin bir değerlendirme yapan KPMG Türkiye Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Bölüm Başkanı ve Şirket Ortağı Sinem Cantürk, “Bu yıl Asya-Pasifik merkezli şirketlerin ağırlığı görülüyor. Akıllı para, bu bölgeye odaklanan fintech’lere hızla akıyor. Listede Avustralya ve Yeni Zelanda’nın da içinde bulunduğu Asya-Pasifik bölgesinden 42, Birleşik Krallık ve Avrupa-Ortadoğu-Afrika’dan 36, Amerika’dan 22 şirket yer aldı. Şirketlerin risk sermayesinden aldığı yatırımlar bu yıl da önemli bir artış gösterdi. Girişimler, risk sermayesinden 2019 yılında 18 milyar doların, toplamda ise 70 milyar doların üzerinde fon topladı. Bu rakam geçen yıla göre yüzde 36’lık bir artışa denk geliyor. Ayrıca Fintech 100’deki 32 şirket, son 12 ayda en az 100’er milyon dolarlık yatırım aldı. İlk 10 girişimin son 12 ayda aldığı ortalama yatırım ise 1.25 milyar doların üzerinde. Bugün itibariyle Fintech 100 girişimleri dünya genelinde 2,5 milyar insana hizmet veriyor” dedi.

Fintech 100 listesinden öne çıkan notlar şöyle:

  • 2018’de olduğu gibi bu yılki listede, ödemeler alanındaki girişimlerin hakim olduğu görüldü. Bunu varlık yönetimi şirketleri (20), sigorta şirketleri (17) ve kredi şirketleri (15) takip etti.
  • Hindistan bu yıl bir fintech gücü olarak ortaya çıktı. Hindistan ilk 10’da iki, toplamda yedi şirketle listede yer aldı.
  • Listede bu yıl ödemeler ve kredi alanındaki girişimlerin sayısında bir düşüş var. Varlık/Porföy yönetimi, sigorta ve çok hizmetli platformların sayısı ise artışa geçti.
  • Listede 27 ödeme, 19 varlık yönetimi şirketi, 17 sigorta şirketi, 15 kredi şirketi, 9 dijital/neo banka, 13 de “çok amaçlı” girişim (müşterilere çok çeşitli finansal hizmetler sunan platform özellikli fintech girişimleri) bulunuyor.

Liste sıralamasında şirketlerin faaliyet gösterdikleri sektör, sermaye büyüklükleri, aldıkları yatırım seviyeleri, coğrafi konumları, sektör çeşitlilikleri, istihdam durumu ve ürün, hizmet, iş modeli konusundaki yenilikçi kimliği derecelendiren ‘x’ faktörü göz önünde bulunduruldu.

Toyota Avrupa’da araç kiralayacak

0

Japon otomotiv devi Toyota, yeni Kinto servisi ile araç üreticisi rolünden, mobil servis şirketine doğru evriliyor.

Uber’e rakip olacak

Kinto uygulamasıyla Avrupa’da araç satın almak isteyenler için Lease imkanı, veya yolcular için araç paylaşma veya kiralama hizmetleri verecek.

Toyota, Kinto sayesinde, araç satın alma alışkanlığının değişeceği ve büyük kitlelerin araç kiralamayı tercih edeceği dönemde gelirlerini garnti altına almayı umuyor. 

Türkler Las Vegas’ta

CES 2020 kapsamında Las Vegas’a gittik ve en yeni teknolojilere yakından baktık. Burada yeni teknolojiler dışında dikkatimiz çeken bir nokta daha oldu; Türk girişimciler. Türklerin Las Vegas’ta neler yaptığına bu videoda yakından bakıyoruz. 

Türk girişimciler Las Vegas’ta ne yapıyor?

Las Vegas’ta mikrofonlarımızı Türklere uzattık ve orada neler yaptıklarını kendilerinden dinledik.

Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizleri video ile baş başa bırakalım. İyi seyirler…  

Girişimler için Las Vegas

Girişim dünyasının merkezi San Francisco gibi görünse de Las Vegas da girişimciler için önemli fırsatlara sahip. Videomuzdaki girişimcilerin de anlattığı gibi Silikon Vadisi, doğru girişim ve doğru aşama kısmında girişimcilere geri dönüş sağlıyor. Las Vegas’ta durum biraz daha farklı. Bunların başında Nevada eyaletinin vergi almaması geliyor. Ayrıca Las Vegas‘ta giderlerin düşük olması da önemli bir faktör. Bu özellikle iyi bir yatırım alana kadar girişimcinin hayatını kolaylaştırıyor. Vegas’ta daha düşük maliyetlerle Amerika pazarına erişim sağlanıyor. Ayrıca kişilerle bağlantı kurmak da Las Vegas’ta biraz daha kolay. Silikon Vadisi’nde ya da Kaliforniya’nın diğer bölgelerinde daha fazla sermaye olsa bile beklenen aşamaya gelene kadar ilk müşterileri bulmak Las Vegas’ta bulmak çok daha kolay.

Netflix’e 24 Oscar adaylığı

0

Bu seneki Oscar adaylıklarında bir ilk yaşandı ve bir internet yayın platformu diğer Hollywood stüdyolarına geride bırakarak en fazla adaylığa sahip oldu

 9 Şubat’ta dağıtılacak Oscar ödüllerinde Netflix’in 24 dalda aday olduğu açıklandı. Bu yıl 92. kez  dağıtılacak ödüllerde Netflix’in en fazla adaylığa layık görüldüğü yapımları The Irishman, The Two Popes ve Marriage Story oldu.

The Irishman’in aday olduğu kategoriler şöyle:

En İyi Film,

En İyi Yönetmen (Martin Scorsese),

En İyi Uyarlama Senaryo (Steven Zailian),

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Al Pacino)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Joe Pesci)

En İyi Görsel Efekti

En İyi Görüntü Yönetmenliği

En İyi Prodüksiyon Tasarımı

En İyi Kurgu

En İyi Kostüm Tasarımı

Marriage Story’nin aday olduğu kategoriler şu şekilde belirlendi:

En İyi Erkek Oyuncu

En İyi Film Müziği

En İyi Film

En İyi Özgün Senaryo

En İyi Kadın Oyuncu

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

The Two Popes’un aday olduğu kategoriler şöyle:

En İyi Erkek Oyuncu

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

En İyi Uyarlama Senaryo

Yukarıda sıraladığımız toplam 19 adaylığa yayın platformunun belgesel kategorisinde 3 ve animasyon kategorisinde 2 adaylığını eklediğimizde toplam 24 adaylığa ulaşıyoruz. Bu rakamları göz önünde bulundurduğumuzda Netflix’in diğer bütün stüdyoları geride bırakıp en çok adaylığa ulaştığı sonucuna varılıyor. Zira, Netflix’i 22 adaylıkla Disney yer alıyor. Diğer stüdyolar ve aday sayıları ise şu şekilde: Sony (20), Warner Bros (12), Universal (11) ve Neon (8). Yabancı kaynaklar bir internet yayın platformunun Oscar adaylığı konusunda diğer stüdyoları ilk defa geride bıraktığını belirtiyor.

Bu sene en çok adaylığa layık görülen bulunan filmler ise şu şekilde sıralandı:

– Joker (11)

– Once Upon a Time In Hollywood (10)

– The Irishman (10)

– 1917 (10)

– Parasite (6)

– Marriage Story (6)

– Little Women (6)

– Bombshell (3)

 

E-ticaret fiyat optimizasyonu girişimi Prisync’e 1,1 milyon dolar yatırım

0

Yılın ilk yatırım haberi Prisync’ten geldi ve girişim 1,1 milyon dolarlık yatırıma imza attı

 E-ticaret sitelerine rakip fiyat takip hizmeti sunan Prisync, 1,1 milyon dolar yatırım aldığını açıkladı. Prisync yatırımı Collective Spark’ın lider yatırımcı olduğu ve Alman yatırım fonu ESOR Investments’ın da katıldığı yatırımcılardan aldığını duyurdu.

Çözümleri 50’den fazla ülkede kullanılıyor

 Prisync, firma ölçeği ya da sektör gözetmeksizin, tüm dünyadan e-ticaret firmalarına otomatik rakip fiyat takip, analiz ve otomatik fiyat optimizasyonu hizmeti sağlıyor. Hali hazırda 50’den fazla ülkeden 100’lerce firmaya bu alanda hizmet veren girişim, aldığı 1,1 milyon dolarlık yatırımla birlikte Prisync ürününün gelişimini ve küresel pazardaki büyümesini daha da hızlandırmayı hedefliyor. 

Küresel e-ticaret KOBİ’leri fiyat takibine kaynak ayırmıyor

Ekibin aktardığı bilgilere göre gün geçtikçe büyüyen küresel e-ticaret pazarındaki milyonlarca firmanın oldukça sınırlı bir yüzdesi fiyat otomasyon teknolojilerinden faydalanıyor. Prisync’in ana müşteri kitlesini oluşturan küresel e-ticaret KOBİ’lerinin oldukça büyük çoğunluğu fiyat takip ve analizine ya hiç kaynak ayırmıyor, ya da tamamen manuel yöntemlerle ilerliyor. Ekip Prisync’in küresel büyümesi anlamında bu potansiyelin büyüklüğünü vurguluyor.

 

 

E-ticarette güven damgası dönemi başladı

Bakan Pekcan, e-ticarette güven ortamının tesis edilmesi için güven damgası sistemini oluşturduklarını söyledi

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, bakanlıkta gerçekleştirilen “Elektronik Ticarette Güven Damgası Tanıtım Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, dijitalleşmeye yeni projelerle devam ettiklerini belirtti ve ticarette karşılıklı güveninin önemini anlattı.

E-ticarette güven unsuru önemli

Alıcı ve satıcının birbirini karşılıklı olarak görmediği e-ticaret ortamında güven unsurunun ön plana çıktığına dikkati çeken Pekcan, yapılan araştırmaların da bunu ortaya koyduğunu söyledi. Pekcan, Türkiye’de yaklaşık 75 milyon kişinin geniş bantlı internet sistemine ulaşım sağladığını ancak e-ticaretin kullanım oranının yüzde 5,3’te kaldığını ifade etti.  Gelişmiş ülkelerde bu oranın yüzde 11 seviyelerinde bulunduğunu söyleyen Pekcan, Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin, tüketicilerin yüzde 45’inin ödemede sistemlerine duyulan güvensizlik ve gizlilik konusunda, yüzde 27’sinin ise satış, iade ve şikayetlerinin değerlendirilmesi konusunda karşılaşabileceği sorunları dikkate alarak e-ticarete yanaşmadığını gösterdiğine işaret etti.  

Güven damgasını TOBB tedarik edecek

TOBB’u güven damgası sağlayıcı olarak yetkilendirdiklerini dile getiren Pekcan, sisteme elektronik ticaret yapan bütün firmaların gönüllülük esasına göre başvurabileceklerini ifade etti. Pekcan, ilgili yasal düzenlemedeki kriterleri sağladığı tespit edilen e-ticaret sitelerine güven damgası tahsis edileceğini belirterek, şöyle konuştu: “Tüketicinin korunması, kişisel veriler ve ödeme sistemleri konusunda ilgili mevzuatlara uygun davranacak bu siteler denetlenecek ve belli aralıklarla yapılacak sızma testleri sayesinde de güvenlik açıkları varsa tespit edilecek. Burada alıcıların sipariş hakkında bilgi alabilmesi, talep ve şikayetlerinin etkin bir şekilde yönetilmesi sağlanacak. Elektronik ticarete konu malın stok bilgisi, içeriği, malzemesi, ölçüleri, kargo ve takip sistemi hakkında da bilgi alınabilecek. Ayrıca GDS tarafından oluşturulacak çevrim içi şikayet sistemi ile e-ticarette ortaya çıkan uyuşmazlıklar da çok daha hızlı bir şekilde çözülebilecek”

Güven damgası alan 12 şirket

Bakanlıkta düzenlenen törenle e-ticarette güven damgası alan 12 şirket şu şekilde belirlendi:

ePttAVM

Farmasi

Gittigidiyor.com

Pegasus Havayolları

Sahibinden.com

Modanisa

Sigortam.net

Beko ve Arçelik

Migros Sanal Market

Sarar

Sefamerve

 

Facebook Deepfake video planını açıkladı

0

Facebook Deepfake video ile mücadelede yeni stratejisini açıkladı. Facebook, bu videoları engelleyerek, kullanıcıların yanlış bilgi edinmesini önleyecek.

Facebook Deepfake video ile mücadele ediyor

Deepfake videolar, son yıllarda sosyal medya platformlarını oldukça zor durumda bırakıyor. Hemen emen gerçekçi bir izlenim veren bu videolar, kullanıcıları yanlış bilgilendirebiliyor.

Facebook Küresel Politika Yönetimi Başkan Yardımcısı Monika Bickert, Facebook’un deepfake videolarla nasıl mücadele edeceğini açıkladı. Bickert, paradi veya mizah amacıyla yapılmış videolar için herhangi bir yaptırım uygulamayacaklarını söyledi. Ancak nefret söylemi içeren, seçmenlerde baskı oluşturan videoların, deepfake olup olmadıklarına bakılmaksızın platformdan kaldırılacağını söyledi. Bunun için 40’tan fazla dilde, 50’den fazla üçüncü parti doğrulayıcı ile çalıştıklarını söyledi.

ABD seçimlerine kısa bir süre kala alınan bu kararla, seçmenlerin kararını etkileyebilecek deepfake videoların engellenmesi hedefleniyor. Bickert ayrıca, sosyal medya çalışanları için deepfake videoların belirlenmesine yönelik online eğitimler de verdiklerini söylüyor.

Play Store Joker içerikli uygulamaları sildi

0

Google Play Store Joker içerikli yaklaşık 1700 uygulamanın silindiğini duyurdu. Play Store’un bu silme kararıyla, kullanıcı güvenliğini hedeflediği belirtiliyor.

Play Store Joker için harekete geçti

2017’de ortaya çıkan Joker isimli kötü amaçlı yazılım, SMS sahtekarlığı yaparak kullanıcıların kişisel bilgilerine erişiyordu. Böylelikle fatura dolandırıcılığı bile yapılarak, kullanıcıların güvenliği tehlike altına giriyordu.

Google tarafından yayınlanan bir blog yazısında, Joker’in her türlü gizlenme tekniğini kullandığı belirtildi. Yapılan araştırmalar sonucunda, indirme sayısı 450 binden fazla olan 24 uygulama da dahil olmak üzere, toplamda 1700 uygulamanın mağazadan kaldırıldığı duyuruldu.

Joker içeren uygulama mevcut telefonunda yüklü olan kullanıcılar da artık bu uygulamalara giriş yapmakta sorun yaşıyor. Google’ın, Play Store’da yaptığı bu temizlik çalışmasıyla kullanıcılarını güvenceye almayı hedeflediğini söyleyebiliriz.

Elektrikli Aston Martin iptal edildi

Merakla beklenen Elektrikli Aston Martin, daha üretimine başlanmadan iptal edildi. Şirket yetkililerinden ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama gelmedi.

Sürpriz karar: Elektrikli Aston Martin iptal edildi

Spor otomobil sektörünün dev ismi Aston Martin, günümüz trendine uyum sağlayarak elektrikli araç geliştirme planlarını hayata geçirmek için adım atmıştı. Aston Martin Rapid E model elektrikli aracıyla, kullanıcıların karşısına çıkmaya hazırlanıyordu.

[bkz url=https://www.techinside.com/v-kanatli-drone-tanitildi/

2019 sonlarında üretimine başlanması hedeflenen Rapid E modeliyle ilgili, İngiliz kaynaklardan üretimin iptal edildiğine yönelik iddialar geldi. İlk etapta 150 adet üretilerek satışa sunulması beklenen bu modelin, şirketin gelecekte tasarlayacağı elektrikli araçlar için model olarak kullanılacağı belirtildi. St. Athans’taki tesislerde üretimine başlanması beklenen Rapid E hakkında, Aston Martin cephesinden de henüz resmi bir açıklama gelmedi.

Ancak Aston Martin’in üretim tarihinde yaşadığı gecikme, bu iddiaların doğru olma ihtimalini güçlü hale getiriyor. Spor otomobil sektörünün dev isminin, iddialarda da belirtildiği gibi elektrikli otomobil piyasasından çekilmemesi, yeni modellerle kullanıcıların karşısına çıkması bekleniyor.

Tesla araçlar konuşmaya başlıyor!

0

Elon Musk’ın verdiği yeni kararla, Tesla araçlar konuşmaya başlıyor. Bu araçlar, sürücülerle birebir iletişime geçerek etkileşimli bir deneyim sunacak.

Tesla araçlar konuşmaya başlayacak

Elektrikli otomobil sektörünün dev ismi Tesla, bu alandaki çalışmalarını sürdürürken, otonom sürüş teknolojilerini de iyileştirmeye çalışıyor. Tesla, hem otonom sürüş hem de araç içi bilgi eğlence sistemlerini daha iyi hale getirmeyi istiyor.

Tesla’nın bu alandaki son yeniliği ise ‘konuşan araçlar’ oldu. Araçlarına Kara Şimşek dizisindeki KITT’e benzer özellikler kazandırmak isteyen Tesla, araçların sürücülerle iletişime geçmesini istiyor. Araçların hem araç içindeki yolcular hem de yayalarla iletişime geçmesini isteyen Tesla, bu alandaki çalışmalarını hızlandırdı.

Elon Musk tarafından paylaşılan bir videoda, Tesla Model 3’ün yayaya gel seni gezdireyim tarzında bir cümle kullandığı görülüyor. Tesla Model 3’e, araç dışındaki kişilerle iletişimi sağlamak için bir hoparlör ızgarası eklendiği görülüyor.

Tesla’nın bu yeni özelliğiyle araç içi bilgi eğlence sistemlerini araç dışına da taşımak istediğini söyleyebiliriz.

Katlanabilir drone PowerEgg X tanıtıldı

0

Katlanabilir drone tasarımları, genellikle küçük yer kaplamaya odaklı geliştirilmekteydi. Ancak katlanabilir drone PowerEgg X, küçük bir video kamerasına dönüşebiliyor.

Katlanabilir drone PowerEgg X özellikleri

Drone sektöründe yaşanan büyümeyle, ticari drone modelleri artık tek fonksiyonlu olmaktan çıkıyor. Katlanabilir özellikteki dronelarla, kullanıcılar farklı ihtiyaçlarını da karşılayabiliyor.

Tanıtılan yeni PowerEgg X isimli drone, tam da bu durumu destekler nitelikte. Katlanabilen drone PowerEgg X, katlandıktan sonra küçük bir video kamera cihazına dönüşebiliyor ve kullanıcının farklı ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Böylelikle 4K 60fps video kayıtları alınabiliyor.

Su geçirmez özellikteki drone ile şelalelerde bile çekim yapılabiliyor. Ayrıca drone üzerinde bulunan nesne tanıma ve engellerden kaçınma gibi sensörler sayesinde droneun uçuş güvenliği de sağlanıyor.

Tam dolu şarj ile 30 dakika hava kalabilen PowerEgg X’in satış fiyatı ise 899 dolar olarak duyuruldu. Tamamen su geçirmez muhafaza kılıflı modelin satış fiyatı ise 1249 dolar.

Yapay zeka ayakkabı numarası ölçüyor

0

CES 2020’de tanıtılan Perfitt R isimli cihaz, ayakkabı numaranızın doğru bir şekilde ölçülmesini sağlıyor. Yapay zeka ayakkabı numaranızı ölçtükten sonra, uygun tüm ayakkabılar listeleniyor.

Yapay zeka ayakkabı numarası ölçümünde kullanıldı

Teknoloji, günlük hayattaki birçok süreci çok kolay hale getirmiş olsa da şimdiye dek ayakkabı alışverişlerine yönelik inovatif bir sistem geliştirilmemişti. Perfitt R isimli cihaz, tüm bu süreci kolay hale getirmek için tasarlandı.

CES 2020’de tanıtılan Perfitt R, bir kalıp ve iki kameradan oluşuyor. Bu sayede cihaz, kullanıcının ayak numarasını milimetrik olarak ölçebiliyor. Daha sonra ilgili mağazadaki ayakkabı stoklarını tarayarak, kullanıcının ayağına uygun olan ayakkabıların listelenmesini sağlıyor. Böylelikle kullanıcı, ayakkabı seçiminde denemeler yaparak vakit kaybetmiyor ve kendisi için en uygun numarayı direkt olarak bulabiliyor.

Şu anda Perfitt R’nin, Güney Kore’de 5 mağazada aktif olarak kullanılmaya başlandığı belirtiliyor. Önümüzdeki günlerde ise Perfitt R ile online ayakkabı alışverişinin de mümkün olacağı belirtiliyor.