Amazon’da son tarihi geçmiş ürünler mi satılıyor?

3PM isimli bir araştırma firması, Amazon’da son tarihi geçmiş ürünler satıldığını iddia etti. Amazon, sözcüsü, duruma hemen müdahale ettiklerini ve ürünler kaldırdıklarını açıkladı.

Yüzde 40 oranında Amazon’da son tarihi geçmiş ürün var

E-ticaret sektöründeki şirketlerin yaşadığı en büyük problemlerin başında, kendi izledikleri satış politikasını sisteme dahil olan satıcılara net olarak aktaramamak yer alıyor. Dünyanın en büyük e-ticaret şirketlerinden Amazon da bu şirketler arasında bulunuyor.

3PM isimli bir araştırma şirketi, Amazon’daki satıcıların sattığı gıda ürünlerine yönelik bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçlarına göre satıcıların en az yüzde 40’ı, son kullanma tarihi geçmiş ürünler satıyor. Ayrıca ürünlerin nereden geldiği konusunda da şüphe olduğu belirtildi.

Amazon sözcüsü yaptığı açıklamada, tarihi geçmiş ürünleri satıştan kaldırdıklarını ve bu ürünlerin tespiti için yapay zeka – insan iş birliği odaklı yeni çözümler geliştirdiklerini duyurdu.

Netflix orijinal içerikler için borç alacak

Netflix orijinal içerikler için borçlanmaya karar verdi. Bu borçlanma ile Netflix orijinal içeriklerini daha kaliteli bir hale getirmeyi hedefliyor.

Netflix orijinal içerikler için 2 milyar dolar borç alacak

Netflix, yayın platformu anlamında çok başarılı bir platform olsa da kendi ürettiği orijinal içeriklerde bu başarıyı yakalayabildiğini pek de söyleyemeyiz. Kendi orijinal içeriklerini daha kaliteli hale getirmek isteyen Netflix, yeni bir planlamaya gidiyor.

Bu planlama kapsamında Netflix, 2 milyar dolar borç alarak orijinal içeriklerine ve diğer projelerine yatırım yapacak. Aynı dönemin geçen yılında 12 milyar dolar borcu olan şirket, bu ek ödeme ile borcunu artırmış olacak. Ancak uzun vadede yeni yatırımın Netflix’in gücünü artırabileceği belirtiliyor.

Ayrıca Apple ve Disney gibi şirketlerin de bu sektöre giriş yapması nedeniyle, 2020 yılında yayıncılık sektöründeki rekabette artış bekleniyor.

Y kuşağının yüzde 75’i şirketleri kurumsal, sosyal ve çevre sorumluluklarıyla değerlendiriyor

0

Esnek çalışmanın yükselişi, iş yapış şekillerini de değiştiriyor. Bu değişim sadece kârlılık üzerinde değil firmaların yetenekli bireyleri cezbetme ve elde tutma kapasiteleri üzerinde de etkili oluyor

Emlak şirketi JLL’nin raporuna göre, kurumsal yapıların neredeyse üçte biri 2030 yılında esnek çalışma yerlerine dönüşecek ve bunun sadece faaliyet maliyetleri açısından değil, bir sonraki nesilden yetenekli insanları firmaya çekmek ve elde tutmak açısından da sonuçları olacak.

Yetenekli kişilerin edinilmesi ve ‘esnek jenerasyon’

Bir işte başarılı olma her zaman bir adım önde olmakla ilgili oldu; ancak rekabet durmaksızın devam ettiği için, önde gelen şirketleri rakiplerden ayıran şey çalışan kalitesi olmuştur. JLL’nin EMEA Kurumsal Araştırma Biriminin Başkanı Tom Carroll, iş alanının yetenekli bireyleri cezbetmek için de büyük bir faktör olduğuna inanıyor.

Carroll şunları söylüyor: “Esnek ofis alanları belirli yetenekteki insanları, özellikle de genç insanları cezbediyor. Bu insanlar ofis ortamının bir yandan daha az geleneksel olmasını, diğer yandan da dijital ve ürün inovasyonu anlamındaki ihtiyaçları karşılamasını istiyor”. Bu görüş, 80 ülkede 15 binden fazla iş insanının fikrini bir araya getiren IWG Global işyeri araştırması‘nın rakamlarıyla da destekleniyor. Grup çatısı altında Regus’u da bulunduran IWG’nin araştırmasına göre bir çalışan, iki işverenden teklifler aldığında, yüzde 80 gibi yüksek bir oranda, esnek çalışma imkânı sunmayanı reddediyor.

Raporun önsözünde IWG’nin Kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı Mark Dixon şunları söylüyor: “Dünya genelindeki işletmelerin yüzde 62’sinde esnek iş yeri politikası uygulanması hiç de şaşırtıcı değil. Pek çok sektörde patronlar artık olağan bir çalışma gününün nasıl olması gerektiğini dikte etmemekte. ‘Esnek nesil’ olarak bilinen bu kesim artık dediğini yaptırıyor”.

Yeşile dönüş ve kurumsal sorumluluk

İşletmeler artan şekilde kurumsal ve sosyal sorumlulukları ve çevre üzerindeki etkileriyle değerlendiriliyor. Cone Communications tarafından yürütülen bir araştırmaya göre, Y kuşağının yüzde 75’i “sorumlu” bir şirket olarak gördükleri bir şirkette çalışmak için ücretlerinde kesinti olmasını kabul ediyor. Bir şirketin çevre üzerindeki olumsuz etkisini asgari düzeye indirirken, personelinin iş yaşam dengesinin iyileştirmeye yardımcı olmasının bir yolu da esnek çalışma ortamlarından geçiyor.

Örneğin, personelin gitmesi gereken tek bir merkezi lokasyon yerine, esnek çalışma; firmaların yetenekli personellerinin yaşadıkları yerlere daha yakın olan daha küçük, uydu ofisler kurmalarına imkan vermekte. Yani şirketler, yetenekli kişinin kendisine gelmesini beklemek yerine, onun yakınına gidiyor.

Grup çatısı altında Regus’u da bulunduran IWG araştırmasına göre, işe gitme stresinin, “özellikle trafikte veya kalabalık toplu ulaşımda uzun zamanlar harcanmasını gerektiren durumlarda” azaltılması, hem işletmelere hem de çalışanlara yarıyor. Çalışanlar işlerine zamanında ve zinde bir şekilde gittiği için bundan kazançlı çıkan taraf yine işletme oluyor. Rapora göre, işletmelerin yüzde 75’i işe gidiş yolculuklarının süresini azaltmak için esnek çalışma koşullarını hayata geçiriyor.

Porsche ve Boeing şehir içi hava ulaşımı pazarı için ortaklık kuruyor

0

Bu ortaklık, yeni şehir içi hava ulaşımı ekosisteminin geliştirilmesine yönelik çabalara katkı sağlayacak

Porsche ve Boeing, şehir içi hava ulaşımı pazarını keşfetmek ve şehir içi trafiğini hava sahasına genişletmekiçin bir anlaşma imzaladı. İki şirket, bu ortaklıkla, pazar güçlerini artıracak ve kişisel şehir içi hava araçlarının geleceğini incelemeye ilişkin çalışmalarını kuvvetlendirecek.

Anlaşmaya ilişkin bir değerlendirme yapan, Porsche Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Detlev von Platen, “Porsche, spor otomobil üretimine dayalı faaliyet alanını genişleterek şehir içi hava ulaşımı için önde gelen bir marka olmayı hedefliyor. Bu, uzun vadede, ulaşımın üçüncü boyutuna geçmek anlamına gelebilir. Alanlarında önde gelen bu iki küresel şirketin güçlerini, geleceğin potansiyel ana pazar segmentlerinden birine yön vermek için birleştiriyoruz.” dedi.

İki şirket anlaşma için uluslararası ekip kuracak

İki şirket, ortaklığın bir parçası olarak, kapsamında premium araçların kullanım durumu ve pazar potansiyeli analizi de olan şehir içi hava ulaşımının çeşitli yönlerini ele almak üzere uluslararası bir ekip kuracak.

Ayrıca, Boeing, Porsche ve Boeing’in yan kuruluşu Aurora Flight Sciences ile birlikte dikey iniş kalkış yapabilen tamamen elektrikli hava aracı için bir konsept geliştiriyor. Bu üç şirketin yanı sıra Porsche’un yan kuruluşları Porsche Mühendislik Hizmetleri GmbH ve Studio F.A. Porsche mühendisleri, aracın prototipini tamamlayıp testlerini gerçekleştirecek.

Pilotlu ve otonom hava araçlarının birlikte güvenle var olabileceği yeni nesil ulaşım ekosisteminin temellerini atan Boeing NeXt’in Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Steve Nordlund ise  “Bu işbirliği, güvenli ve verimli yeni bir ulaşım ekosistemi geliştirmeye dönük çabalarımıza katkıda bulunmasının yanı sıra premium şehir içi hava araçlarının geliştirilmesi için önde gelen bir otomobil markasıyla beraber araştırma yapma fırsatı sunacak. Porsche ve Boeing, şehir içi hava ulaşımını tüm dünyada özendirmek için hassas cihaz mühendisliğini, tarz ve inovasyonu bir araya getirecek,” açıklamasında bulundu.

Şehir içi hava ulaşımı pazarının 2025’ten sonra hızlanacağı öngörülüyor 

2018 yılında Porsche Consulting tarafından yapılan araştırma, şehir içi hava ulaşımı pazarının 2025 yılı sonrasında ivme kazanacağını öngörüyor. Araştırma ayrıca, şehir içi hava ulaşımı çözümlerinin, mevcut geleneksel kara ulaşımı araçlarına kıyasla daha az maliyet ve daha fazla esnekliğin yanı sıra daha hızlı ve verimli bir şekilde yolcu taşımacılığı yapabileceğini belirtiyor. 

BTK, sektörün ikinci çeyrek verilerini açıkladı

0

Elektronik haberleşme sektörünün ikinci çeyrek karnesi belli oldu

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) 2019 ikinci çeyrek dönemine ait elektronik haberleşme sektörü verilerini yayımladı. BTK’nın paylaştığı verilerden yaptığımız derlemeyi aşağıda bulabilirsiniz:

-Sektörde faaliyet gösteren operatörlerin 2019 yılının ikinci çeyreğinde net satış gelirleri toplamı yaklaşık 16,2 milyar TL oldu. 

-Bu dönemde sabit telefon abone sayısı yaklaşık 11,5 milyon,
mobil abone sayısı ise yaklaşık 81.6 milyon oldu. Mobil
penetrasyon oranı yüzde 99,5 olurken, makineler arası iletişim
(M2M) abone sayısı ve 0-9 yaş aralığındaki nüfusu çıkarıldığında, mobil penetrasyon oranı yüzde 113,7 seviyesinde görülüyor. 2019 yılı
ikinci çeyreğinde, 476 dakikalık ortalama aylık mobil kullanım
süresi ile Türkiye, önceki dönemde olduğu gibi incelenebilen
Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı. Bu dönemde
yaklaşık 2,9 milyon abone numarasını taşıdı ve bugüne
kadar taşınan numara sayısı toplamda yaklaşık 128,8 milyon
oldu.

Eve kadar fiber abonesi yüzde 47 arttı

-Genişbant verilerine bakıldığında, 13,8 milyonu sabit abone,
61,5 milyonu mobil abone olmak üzere toplam yaklaşık 75,3
milyon genişbant internet abone sayısına ulaşıldı. İnternet
abone sayısı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,9 arttı. En yüksek artış yüzde 46,6’lık bir oranla Eve Kadar Fiber
abone sayısında, ardından yüzde 14,4’lük bir oranla da Kablo
İnternet abone sayısında gerçekleşti. Sabit genişbant
abonelerinin aylık ortalama data kullanımı 114,5 GB oldu.

4.5G’de aylık veri kullanımı 7,3 GB oldu

-4.5G  abone sayısı, 2019 yılı Haziran ayı sonunda 73,4
milyonu geçti. Ancak bazı vatandaşların cihazı veya
SIM kartının 4.5G hizmetine uyumlu olmaması nedeni ile aktif olarak bu hizmeti kullanabilenlerin sayısı ise yaklaşık 43,6
milyon olarak gerçekleşti. Mobil genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımı 5,6 GB düzeyinde iken,
cihazı ve SIM kartı 4.5G hizmetine uygun olan 4.5G abonelerinin veri kullanımı ise aylık 7,3 GB oldu.
-Fiber altyapı açısından ise bir önceki yılın aynı döneminde
338 bin 68 km olan fiber uzunluğu, 2019 yılı ikinci çeyreğinde
364 bin 549 km’ye ulaşmış ve yüzde 8 oranında bir artış gerçekleşti. 

Drone ile kayıp çocuk bulundu

0

ABD’de, drone ile kayıp çocuk bulundu. Bu kayıp vakasında fotoğrafçının drone’u, 600 kişilik arama kurtarma ekibinden daha etkili bir çalışma gerçekleştirdi.

Drone ile kayıp vakası çözüldü

ABD’nin Minnesota eyaletinde, bir çocuğun kaybolması haberlerinin ardından 600 kişilik arama kurtarma ekibi 10 saat boyunca çalıştı. Bu durum karşısında yardımcı olmak isteyen bir fotoğrafçı ise drone’u ile arama kurtarma çalışmalarına katıldı.

Isı takip özelliğine sahip drone sayesinde kayıp çocuk, evinden yaklaşık 1.5 km mesafedeki bir mısır tarlasında bulundu. Yanında köpeği ile bulunan Ethan’ın sağlık durumunun ise gayet iyi olduğu belirtildi.

Böylelikle bir fotoğraf drone’unun bile arama kurtarma vakalarında ne kadar etkili bir sonuç verdiği görüldü. Fotoğrafçı Fines ise konuyla ilgili olarak, böyle bir duruma kayıtsız kalamayacağını ve hemen harekete geçtiğini belirtti.

Teslimat drone’u kullanılmaya başlandı

0

ABD’de Wing isimli bir şirket, teslimat drone’u kullanmaya başladı. İki şirketle yapılan anlaşma kapsamında, ürünler müşterilere drone’la ulaştırılacak.

Teslimat drone’u hizmete başladı

Google’ın sahibi olan Alphabet, Wing isimli teslimat şirketiyle lojistik alanında da birçok yeniliği getirmeye hazırlanıyor. Daha önce prototip proje olarak drone ile teslimatlar yapan Wing, bunu artık iş süreçlerine entegre ediyor.

Wing’in, FedEx ve Walgreens şirketleriyle yaptığı anlaşmayla, bu şirketlerin ürünleri Wnig tarafından drone’lar kullanılarak teslim edilecek. Yani bir müşteri Walgreens’ten bir parfüm satın aldığında, bu parfüm kendisine drone ile ulaştırılacak. Üstelik bunun yaygınlaşması için teslimatlarda herhangi bir ek ücret de alınmayacak.

Christiansburg kentinde başlatan teslimatlarda, müşterilere teslimat süresi için de garanti veriliyor.

Daha önce Avustralya ve Finlandiya’da yapılan teslimat testlerinin ardından, drone’lar ABD’de iş süreçlerinde kullanılmaya başlanıyor.

Yapay deri teknolojik cihazda kullanıldı

0

Bristol Üniversitesi tarafından geliştirilen yapay deri teknolojik cihazlarda kullanıldı. Bu yapay derinin, dokunmatik ekran teknolojisini geliştireceği belirtiliyor.

Yapay deri teknolojik cihazlarda yeni bir dönem başlatabilir

Günümüzde akıllı cihazlar konusunda önemli bir aşama geçilmiş olsa da dokunmatik ekran teknolojisinin halen aynı seviyelerde olduğunu söyleyebiliriz. Bristol ve Paris’te bulunan araştırmacılar, dokunmatik teknolojisini bir adım öteye taşıyacak bir çalışmaya imza attılar.

İnsandaki deri katmanını taklit eden bu çalışmada, yapay deri üretildi. Daha sonra akıllı telefon ve bilgisayar touchpad’i gibi yerlere eklenen bu yapay derinin, kullanıcı hissiyatını ve konforunu artırdığı belirtiliyor.

Araştırmada, silikon bir yapı olan bu yapay deride bulunan elektrotların, teknolojik cihazlarda kullanılmasını sağladığını belirtiyor. Araştırmacıların sıradaki hedefinde ise yapay deriyi daha gerçekçi hale getirmek yer alıyor.

Görselleri 3 boyutlu yapan yapay zeka geliştirildi

0

MIT araştırmacıları, bir ve iki boyutlu görselleri 3 boyutlu yapan yapay zeka geliştirdi. Bu yapay zeka ile videolarda netlik artırılabilecek.

2 boyutlu görselleri 3 boyutlu yapan yapay zeka

Temel olarak kullanılan tüm görsel veriler, üç boyut alanına ek olarak zaman boyutuyla dört boyuta sahip. Ancak bazı videolarda görüntülerden kaynaklı netlik sorunları yaşanabiliyor.

MIT araştırmacıları, geliştirdikleri yeni sinir ağı ile videoyu iki türlü karşılaştırıyor. Karşılaştırmalardan birinde uzun pozlama, diğerinde ise orijinal yüksek boyut bulunuyor. Daha sonra videolar karşılaştırılarak, bulanık görüntüler yeniden yaratılabiliyor.

Yapılan testlerde, yürüyen bir kişinin 24 karesi yeniden yaratılabildi. Araştırmacılar 3 boyutlu görüntü oluşturma çalışmasının, özellikle tıbbi görüntüler netleştirmede kullanılabileceğini belirtiyor.

Robotlar için kavrama algoritması geliştirildi!

0

MIT araştırmacıları, robotlar için kavrama algoritması geliştirdi. Bu algoritmayla, robotların kavraması önemli ölçüde iyileştirildi.

Algoritma ile robotlar için kavrama artırıldı

Nesneleri tutarken kavrama şekli insanlar için her ne kadar pratik olsa da bunu robotlara entegre etmek oldukça uzun ve zorlu bir süreç. Bunun için çeşitli algoritmalar bulunsa da robotların kavramasında henüz pek ileriye gidilmiş değil.

MIT araştırmacıları, robotların kavrama işlemini en iyi şekilde yapabilmesi yeni bir algoritma geliştirdi. Kavranacak nesnenin fiziksel yapısını göz önünde bulundurup, daha sonra kavrama şeklini ayarlayan bu algoritmanın, diğer algoritmalara kıyasla en iyi kavrama şeklini verdiği belirtiliyor.

Böylelikle robotlar, nesneleri kavramak için en iyi noktayı belirleyip, daha sonra kavrama işlemini yapabilecek. Geliştiriciler, bu robotlar sayesinde 500 saniyelik bir kavrama işleminin 1 saniyeye düşeceğini belirtiyor.

Yeni kavrama algoritmasıyla özellikle üretim bantlarındaki süreç çok hızlı bir hale gelebilir.

Xiaomi yapay zeka uzmanı transfer edecek

0

Xiaomi yapay  zeka uzmanı transfer ederek, sesli asistanını geliştirmeye hazırlanıyor. Sesli asistanın daha iyi hale getirilerek, kullanıcı deneyiminin artması hedefleniyor.

Xiaomi yapay zeka uzmanı Povey’i transfer edecek

Çin merkezli teknoloji devi Xiaomi, son yıllarda yapay zekaya ağırlık vererek sesli asistanlarını geliştirmeye çalışıyor. Ortaya çıkan son iddialara göre Xiaomi, dünyaca ünlü yapay zeka uzmanı Daniel Povey’i transfer etmeye hazırlanıyor.

Bu transferle Xiaomi, yapay zeka destekli sesli asistanı XiaoAI’ı geliştirmeyi planlıyor. Bu yılın başlarında kullanıma sunulan ve 100 milyon cihazda aktif olan XiaoAI, şu anda yalnızca Çin’deki telefonlarda kullanılabiliyor.

Povey de Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda bu yılın sonunda Çin’e gidebileceğini ve Xiaomi ile birlikte çalışabileceğini duyurdu. Xiaomi, bu transferle birlikte XiaoAI’ı küresel bir marka haline getirebilir.

John Hopkins Üniversitesi’nde doçent olan Povey’in üniversitedeki iş hayatı skandallarla doluydu. Daha önce bir öğrenci protestosu sırasında kapatılan üniversite binasına kesici aletle girmeye çalışan Povey, üniversitedeki işinden kovulmuştu. Kovulduktan sonra ise Facebook tarafından işe alınmıştı.

Solucan robot geliştirildi

0

ABD ve Çin’deki araştırmacıların ortaklığıyla solucan robot geliştirildi. Solucan robot tasarımında, sinaptik transistörler kullanılarak elastik yetenek kazandırıldı.

Elastik solucan robot tasarımı

Araştırmacılar, sibernetik sistemlerle doğadan ilham alarak yeni bir robot tasarımı yaptı. Solucanların hareket mekanizmasını taklit eden bu tasarımda, sinaptiktransistörler kullanıldı.

Nöronlarla benzer şekilde çalışan bu transistörler, solucanın gerilme ve sıkışma hareketlerine yüzde 50 oranında uyum sağlayabilir. Bu da solucan robota elastik bir hareket mekanizması kazandırıyor.

Robotun bu alanda önemli bir adım olduğu ve gelecekte yapay protezlerin geliştirilmesinde kullanılabileceği belirtiliyor. Böylelikle protezlerde yaşanan elastiklik sorunu önemli ölçüde çözülebilir.

Microsoft CEO’su ek ödeme aldı!

Microsoft CEO’su Satya Nadella, yıllık bazdaki performansında gösterdiği başarıyla ek ödeme aldı. Bu ödemeyle, Nadella’nın maaşı geçen yıla göre yüzde 66 arttı.

Microsoft CEO’su için 42.9milyndoalr ek ödeme

Büyük teknoloji şirketleri, yıllık bazda ekonomik anlamda yakaladıkları başarı sonrasında ek ödeme almaya hak kazanıyor. Microsoft, bunu en çok uygulayan şirketler arasında yer alıyor.

Yıllık maaşı 2.3 milyon dolar olan Microsoft’un CEO’su Nadella, geçtiğimiz yıl ek ödemelerle birlikte toplamda 25,8 milyon dolar maaş almıştı. Bu yıl da Microsoft’un ekonomik anlamda başarıyı yakalamasıyla Nadella, ek olarak 42,9 milyon dolarlık ek ödeme almaya hak kazandı. Böylelikle Nadella, yıllık bazda maaşını geçen yıla kıyasla yüzde 66 artırdı.

Nadella’nın 2014’te 84 milyon dolarlık pirim alması ise tüm teknoloji sektöründe büyük ses getirmişti.

Apple’ın CEO’su Tim Cook’un ise 2918 yılında 3 milyon dolar olan yıllık bazdaki maaşına 15,7 milyon dolarlık ek ödeme almıştı.

Lonca’dan mezun olan girişimci ekip sayısı 40’a ulaştı

0

Lonca Girişimcilik Merkezi’nde dördüncü dönem eğitimleri tamamlandı

Kuveyt Türk tarafından 2017’de kurulan Lonca Girişimcilik Merkezi, dördüncü dönem mezunlarını verdi. 15 Ekim’de Workinton Levent 199’da düzenlenen Lonca Demoday etkinliğine, Kuveyt Türk Bankacılık Servis Grubundan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İrfan Yılmaz, Kuveyt Türk Operasyon Grup Müdürü ve Lonca Yönetim Komitesi Üyesi Dr. Selman Ortaköy, Workinton CEO’su Cihan Seyithanoğlu, mezun girişimciler, Kuveyt Türk’ün iş ortakları ve davetliler katıldı.

Lonca geleceğimiz adına yapılan çok önemli bir yatırım

Lonca Girişimcilik Merkezi’nden 4 dönemde 40 girişimciyi mezun etmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Dr. Selman Ortaköy, “Bankamızın sürekli eğitim ve gelişim ilkesi doğrultusunda hayata geçirdiğimiz Lonca Girişimcilik Merkezi, yalnızca iki yıl içerisinde ülkemizin en etkin kuluçka merkezi ve girişim hızlandırma programları arasına girdi. İlk 4 dönem için aldığımız bin 500’ün üzerinde başvuru ise ülkemizden ne denli parlak fikirler çıktığını göstermesi açısından çok önemlidir. Biz bu başvurular arasından 40’ını belirleyerek eğitim, mentorluk, 40 bin TL’ye kadar hibe, çalışma ortamı, Ar-Ge gibi destekler sunduk. Lonca’nın ikinci dönem mezunlarından Akaunting’e, iştirakimiz olan KT Portföy Yönetim Şirketi aracılığıyla bu yılın Temmuz ayında yatırım gerçekleştirdik.” dedi.

Lonca Girişimcilik Merkezi’nin dördüncü döneminden mezun olan 11 girişimci ekip ve faaliyet alanları ise şu şekilde sıralanıyor:

  • Planticket: Güncel yapı planlarını tüm çalışanların erişimine kolayca sunan, yapı işlerini ve şantiye çalışanlarını etkin yönetmeye yarayan, verimlilik, performans değerlendirmesi, raporlama ve iletişim gibi çözümler sunan inşaat ve yapı yönetim aracı. www.planticket.app
  • Ekipman.co: Eğitim, etkinlik veya eğlence amaçlı organizasyonlarda ihtiyaç duyulan ses sistemi, projeksiyon ve çekim ekipmanlarını satın almak yerine online kiralayarak kullanmanıza imkan sunan bir girişim. www.ekipman.co
  • Kidoole: Kreş, anaokulu ve kurs/etkinlik merkezleri ile velileri buluşturan online pazar yeri. Saatlik kreş bakımı ve kurs/etkinlik satın alınabilir, okul kaydı yaptırabilir. www.kidoole.com
  • FilameX: 3 boyutlu yazıcıların sarf malzemeleri olan filamentleri atık plastiklerden geri dönüştürerek ürettirmeyi hedefleyen bir girişim. www.3dfilamex.com
  • Frise: Kullanıcılarının envanterine göre yemek tarifleri öneren akıllı bir mobil uygulama. www.friseapp.com
  • Kube: Farklı lokasyonlardaki otel ve hazır ofislerde çalışmayı, toplantılar gerçekleştirmeyi, abonelik ve kontör altyapısı sayesinde hiçbir operasyon ile uğraşmadan sağlayan uygulama. www.kubecompany.com
  • Pollective: Markalar ile tüketicileri doğrudan bir araya getiren dijital araştırma platformu. www.pollective.com.tr
  • Predy: Yayıncı, ajans ve çok markalı şirketler için sosyal medya analizi, tahmini ve optimizasyon önerileri veren bir platform. Özellikle yayıncıların sosyal medya reklamlarının en yüksek ROI değerlerine ulaşması için reklam önerileri vererek deneme-yanılma yaklaşımına alternatif sağlıyor. www.getpredy.com
  • Sopyo: İnternet üzerinde çok kanallı satış yapan veya yapmak isteyen KOBİ’lerin e-ticaret operasyonlarını tek bir noktadan yönetmelerini sağlayan SAAS çözümü. www.sopyo.com
  • StuffApp: Elektronik eşyaların her an her yerden, iyi fiyat avantajıyla korunmasını sağlayan bir mobil uygulama platformu. www.stuffapp.net
  • Yeşil Diyafon: Ev, iş yeri, kampüs gibi temel yaşam alanlarında oluşan atıkların ilk aşamadan tasniflendirilerek değere dönüştürülmesini ve bu sürecin tüm zahmetlerden arındırılarak dönüşüm bilincinin davranış biçimi haline getirilmesini sağlayan bir geri dönüşüm süreç yönetimi. www.yesildiyafon.com

Güvenlik trendleri

Her yıl İrlanda’nın Dublin şehrinde düzenlenen Digital Summit etkinliği ile yeni teknoloji trendlerinin bir projeksiyonu çıkarılıyor. Bu yıl biz de Microsoft Türkiye’nin davetlisi olarak Digital Summit 2019 etkinliğine katıldık ve olan biteni yerinde izledik.

Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizleri video ile baş başa bırakalım. İyi seyirler…

Digital Summit 2019 etkinliği ile geleceğin güvenliği

Birçok teknoloji devinin merkezi İrlanda’nın Dublin şehrinde buluyor. Bu yüzden bu şehir için teknolojinin kalbinin attığı yer diyebiliriz. 

Microsoft’un etkinlikten bir gün önce düzenlediği basın toplantısında konuşan Siber Güvenlik Stratejileri Direktörü Sian John, tüketicilerin değişen alışkanlıkları ile birlikte güvenlik trendlerinin de değiştiğine değindi. Kullanıcıların dijital kimlik tanımlarının değiştiğini söyleyen John, ayrıca kişilerin ulaşmaları gereken verilere erişim parametrelerinde de değişim yaşandığının altını çizdi. Burada yapay zekanın ve makine öğrenmesinin popülerliğinin artması da son derece önemli.

Güvenlik trendlerinin paylaşıldığı toplantıda, zayıf şifrelerin hala yaygın olduğuna da değinildi.

Güvenlik konusunda yaşanan değişime kaynak ayıran şirketlerin başında gelen Microsoft, kurumların hayatını devam ettirirken pazarda yaşanan değişime önce işlerin sonra da IT altyapılarının adapte edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu dönüşümün ilk aşaması geçildikten sonra sıra güvenliğe geliyor. Sonrasında ise konu yeniden işlerin dönüşümüne doğru devam ediyor.

Yeni teknolojiler kurumların ve bireylerin işini kolaylaştırıyor gibi görünüyor. Ancak, arka planda beraberinde getirdiği risklere de dikkat etmek lazım. Bu aşamada güvenlik uzmanlarının geliştirdiği güvenlik çözümlerini yakından takip etmek son derece önemli. 

Microsoft Dijital Diplomasi Takım Direktörü Jan Neutze de basın toplantısı kapsamında sahneye çıkan isimlerden oldu. Neutze ise toplantıda, güvenlik teknolojilerinin demokrasiye nasıl destek olduğunu anlattı. Burada siyasi oluşumların seçim kampanyalarını yönetirken, bilgilerin dışarıya sızmamasının oldukça önemli olduğunun altı çizildi. Ayrıca, seçim sırasında kullanılan oyların doğrulanması ile ilgili çalışmaların da yapıldığı söylendi.

Microsoft tarafından düzenlenen basın toplantısından bir gün sonra Dijital Summit 2019 kapılarını açtı. Etkinliğin açılış konuşmasını İrlanda Başbakanı Taoiseach Leo Varadkar yaptı. Varadkar da tıpkı Microsoft cephesinden yapılan açıklamalar gibi çevrim içi güvenliği sağlanmanın son derece önemli olduğuna ve önlemler alınması gerektiğine dikkat çekti. 

Hükümetin siber suçlarla ilgili birimlerinin güçlendirildiğini söyleyen Varadkar, Çevrimiçi Güvenlik Komiseri için önemli planların olduğunun altını çizdi. 

Zirveye katılan delegelere hitaben konuşan Varadkar, “Dijitalleşmenin insanlara hizmet etmesi ve refahını engellememesi için yaratıcılık, hayal gücü ve cesaretin gerekli olduğunun altını çizdi.

Turkcell’in 10 dolar sermayeli şirketi

0

30 bağlı ortaklığı bulunan Turkcell’in bu şirketlerinden biri 10 dolarlık sermayesiyle dikkat çekiyor

Turkcell’in arama motoru Yaani’nin sermayesinin 10 dolar olduğu ortaya çıktı.  Turkcell’in Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) 15 Ekim’de paylaştığı “Şirket Genel Bilgi Formu” başlıklı belgede, Yaani’nin sermayesinin 10 dolar olduğu görülüyor.  

Yaani’nin şirket merkezi Hollanda’da

KAP’taki bilgide şirket unvanının  “Yaani Digital B.V” olduğu görülüyor. Yani, arama motorunun kurulduğu yer olarak Hollanda karşımıza çıkıyor. Hollanda Ticaret Odası’nın kayıtlarına göre, Yaani’nin adresi Gustav Mahlerplein 2 / Amsterdam. 1 Şubat 2019’da kurulan ve 5 Şubat’ta şirket başvurusu yapılan Yaani B.V’nin yönetim kuruluna getirilen ilk isimler şöyle: Patrick Charles Condo,  Matthew Gyles Jones, Wolfgang IJsbrand Out ve Richard Jacobus Lambertus. 4 Nisan’daki bildirimde ise şirketin sermayesinin 10 dolar olduğu bilgisi veriliyor. 16 Mayıs tarihli bildirimde de Patrick Charles Condo,  Matthew Gyles Jones, Wolfgang IJsbrand Out ve Richard Jacobus Lambertus’un görevlerinden ayrıldığı dile getiriliyor. Aynı tarihte Lifecell Ventures Coöperatief U.A ve Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ’nin şirket yönetiminden sorumlu olarak belirlendiği kayıtlara giriyor.

30 şirket var

KAP’taki verilere baktığımızda Turkcell’e “bağlı ortaklık” düzeyinde 30 şirket bulunduğunu görüyoruz. Bu şirketlerin kapsamı telekomünikasyon kulesi işletmekten mobil ödemeye kadar değişiyor. Ekim 2017’de duyurulan arama motoru Yaani, Turkcell’den verilen bilgiye göre 9 milyon indirmeye ulaşmış durumda.

INFLOW Global Summit, yarın influencer’ları buluşturuyor

0

INFLOW Global Summit&Awards’19,  yerli ve yabancı influencer’ları, yarın ajanslar ve markalarla buluşturmaya hazırlanıyor

INFLOW Global Summit&Awards’19, yarın influencer pazarlaması alanındaki fikir liderleri ve sektör profesyonellerini buluşturuyor. Marka ve influencer görüşmelerinin de yer alacağı etkinlikte alanında uzman kişiler tarafından paneller de gerçekleştirilecek.

ABD, Rusya, Almanya, Hindistan, İsveç, Danimarka, İtalya, İspanya’nın da aralarında bulunduğu 25  ülkeden 80’den fazla influencer katılacağı etkinlikte, 100’ü aşkın yerli influencer da yer alacak. 

INFLOW Kurucu Ortağı Afşın Avcı, Twitch Yaratıcı Pazarlama Uzmanı Ryan Lee, Facebook Dikey Strateji Lideri Irmak Emekdaş ve Kişisel Marka Uzmanı Leonard Kim’in de aralarında bulunduğu kendi alanında profesyonel isimler, 22 Ekim’de gerçekleşecek konferanslarda katılımcılara sektördeki gelişmelerden ve kendi deneyimlerinden bahsedecek.

Markalarla influencer’ların buluşma noktası

INFLOW, Brand to Influencer (B2I) sistemi ile sektörünün önde gelen markalarını ve dünyaca ünlü influencerlarla bir araya getirecek. Markalar, influencerlara stratejilerini, bakış açılarını anlatma fırsatı bulacak, influencer’lar ise markalar için yaratabilecekleri içerik fikirlerinden bahsedecek.

Geçtiğimiz yıl dünyanın dört bir yanından gelen güzellik, bakım, moda gibi konularda yüksek takipçili 100’e yakın yabancı ve çok sayıda yerli influencer, İstanbul’da ağırlandı. Influencer pazarlaması alanındaki fikir liderleri, sektör profesyonelleri, yerli ve yabancı influencer’ları buluşturan zirve boyunca Instagram, Facebook, Twitter ve YouTube kanallarında toplam bin 184 paylaşım yapıldı. 13 milyon dolar medya değerine sahip paylaşımlarla, dünya çapında yaklaşık 500 milyon kişiye erişim sağlamış oldu.

Hopi Genel Müdürü görevinden ayrıldı

0

Yaklaşık 5 yıldır görevde olan Onur Erbay görevinden ayrıldı

Hopi Genel Müdürü Onur Erbay görevinden ayrıldı. Onur Erbay, Ocak 2015’ten bu yana mobil sadakat uygulamasının genel müdürlüğünü üstleniyordu. Boğaziçi Üniversitesi’nde Mühendislik ve Teknoloji Yönetimi alanında yüksek lisans derecesine sahip olan Erbay’ın Wharton Business School’dan da işletme yüksek lisans derecesi bulunuyor. Erbay, ODTÜ Makine Mühendisliği Bölümü’den 2000 yılında mezun oldu. 

Yeni genel müdür: Neslihan Uçar Çadırcı

Hopi’nin yeni genel müdürü ise Neslihan Uçar Çadırcı oldu. Çadırcı, İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü’nden mezun oldu ve 15 yılı aşkın süre boyunca Turkcell’de  iş ortaklığı yönetimi, dijital pazarlama, ürün yönetimi, kurumsal satış ve mobil pazarlama bölümlerinde görev aldı. 

Nisan 2015’te hayata geçen Hopi, ilk iki haftasında bir milyon defa indirilerek dikkat çekmişti. Uygulama, 4. yılında toplam 7 milyon üyeye ulaştı. 

[Güncelleme] 31 Temmuz’da Boyner Holding’ten ayrılan Onur Erbay, bizimle şu an 100 milyon dolar büyüklüğünde bir girişim sermayesi fonu üzerinde çalıştığını paylaştı. Erbay’ın verdiği bilgiye göre, fon Doğu Avrupa’ya yatırım yapacak. 

Hopi’nin Nisan 2015’teki tanıtım döneminde yayımladığı reklamı özellikle müziğiyle ilgi çekmişti. Bu reklamı aşağıda görebilirsiniz:

Zuckerberg ifade özgürlüğü hakkında konuştu

0

Mark Zuckerberg ifade özgürlüğü konusuna verdikleri önemi belirten bir konuşma yaptı. Zuckerberg, insanların açıkça her şeyi konuşabilmeleri gerektiğini vurguladı.

Zuckerberg ifade özgürlüğü için çağrıda bulundu

Facebook’un geliştiricisi Mark Zuckerberg, ABD’nin Georgetown Üniversitesi’nde bir etkinliğe konuşmacı olarak katıldı. Yaptığı konuşmada Zuckerberg, Facebook’un ve kendisinin ifade özgürlüğüne verdiği önemi vurguladı.

İnsanların özgürce konuşmaları için çağrıda bulunan Zuckerberg, insanların teknoloji şirketlerinin doğru dediği şeylerin direkt olarak doğru kabul edildiği bir dünyada yaşamak istemeyeceklerini söyledi.

DeepFake ile sahte paylaşımlar konusunda da önlem aldıklarını söyleyen Zuckerberg, 2020 yılı ABD başkanlık seçimleri hakkında da konuştu. Yeni stratejilerini duyuracaklarını söyleyen Zuckerberg, yaklaşan ABD seçimleri için yeni bir politika izleyeceklerini söyledi.