Hacettepe Üniversitesi, Yapay Zekâ Mühendisliği Bölümü açacağını söyledi. 2019-2020 yılında öğrenci almaya başlayacak olan bölüm için üniversite tarafından Twitter hesabından açıklama yapıldı. Açıklamaya göre, programa 30 öğrenci kabul edilecek.
İlk bilgisayar mühendisliği bölümünü açan üniversitelerden birisi
Bölüm, bu anlamda Türkiye’de kendi alanında açılan ilk bölüm olacak. Bununla birlikte, üniversitenin paylaştığı bilgi, 42 yıl önce ODTÜ ile birlikte Türkiye’nin ilk Bilgisayar Mühendisliği bölümünü yönünde.
Bölümde okutulacak dersler
Hacettepe Üniversitesi, açıklamasında Yapay Zekâ Mühendisliği bölümünde okutulacak dersleri de aktardı. Buna göre, Programlamaya Giriş’ten Yapay Zekânın Prensipleri’ne, Bilgisayarlar ve Etik’ten seçmeli derslere değişen dersler bulunuyor. Seçmeli dersler arasındaysa Görüntü İşlemenin Temelleri, Doğal Dil İşleme Uygulamaları, Robotiğe Giriş, Veri Madenciliği Laboratuvarı ve Biyoinformatiğe Giriş gibi başlıklar yer alıyor.
Dünyanın en değerli şirketi konumunda bulunan ve kasasında dev bir nakit birkimi olan Apple, Trump’ın Çin’e karşı koyduğu ve daha da yükseltmeyi planladığı gümrük vergilerine karşı ABD yönetimini uyardı.
Bu üretimler nerede yapılacak?
Çin’e koyulacak ek vergilerin bu ülkede üretim yapan ABD şirketlerinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü kısıtladığını ve rakip şirketlerin ABD şirketlerine karşı avantaj kazanarak pazarı ele geçireceğini savunan Apple, Çin’e yeni gümrük vergilerinin konulmamasını savunuyor.
Apple, ABD yönetiminin Çin’e karşı aldığı kararlardan etkilenmemek için bazı taşeronlarından Apple için yaptıkları üretimleri Çin dışına kaydırmalarını istemişti ancak hala iPhone gibi popüler cihazlarının büyük bölümü Çin’deki fabrikalarda üretiliyor.
Google’ın popüler video paylaşım platformu YouTube şimdi videolarla yorumları ayrı pencerelerde göstermek üzere hazırlık yapıyor.
Yorumları neden saklayacak?
Mobil uygulama üzerinde yorumları ayrı pencereye taşımayı planlayan YouTube yeni düzenlemenin testlerine de başladı.
Bu değişikliğin sebebi YouTube videoların gelen yorumları kontrol etmenin çok zor olması ve bu yorumlar arasında pedefolik mesajların veya kullanıcıları rahatsız eden saldırıların tespit edilmesi… Pek çok kullanıcı bu mesajlarla karşılaşmaktan büyük rahatsızlık duyuyor.
YouTube şimdi videolardaki “yorumlarla” ilgilenmeyenler için yorum sayfasını ayrı bir pencereye taşıyacak. Yorum yapmak isteyenler ise bu yorum penceresini bilinçli olarak basıp açmak durumunda olacak.
BKM Express hizmetinin durdurulmasına ilişkin açıklama geldi
Rekabet Kurumu’nun (RK) sitesinde yayımlanan kararla BKM Express’in faaliyetlerine 60 gün için durdurulmasına karar verildi. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) BKM Express’in kapatılmasına ilişkin bir açıklama paylaştı. BKM, açıklamasında RK’nın kararında gerekçeleri henüz aktarılmadığına dikkat çekti ve BKM Express ile verdikleri bütün hizmetlerin kesintisiz ve tam olarak sunulmaya devam edildiğini belirtti.
BKM’den gelen açıklamanın tamamı şu şekilde:
Ülkemize değer katmak üzere yedi yıl önce sektörün önde gelen e-ticaret siteleri ve kart çıkaran kuruluşları ile birlikte geliştirilen Türkiye’nin Dijital Cüzdanı BKM Express, dünyada örnek gösterilen güvenli, hızlı ve kolay ödeme çözümleri sunmaktadır. Ülkemizdeki e-ticaret sektörünün güvenli bir şekilde büyümesi hedeflenerek başlatılan çalışma ve yatırımlar neticesinde bugün tüm perakende sektöründe uluslararası örneklerden daha üstün bir dijital cüzdan haline gelmiştir.
Bütün bu çalışmalar ülkemiz menfaatleri gözetilerek yasa ve düzenlemelere tümüyle uyumlu bir şekilde yürütülmekte, düzenleyici kurumlarla her zaman tam bir uyum içinde faaliyet gösterilmektedir.
Açıklanacak gerekçeli kararda belirtilecek esaslarla uyumlu bir şekilde; teknolojisi, markası ve yatırımı ile tamamıyla yerli ve milli kaynaklarla geliştirilen Türkiye’nin Dijital Cüzdanı BKM Express’in ülke hedefleri doğrultusunda ödeme altyapımızın bağımsızlığı için hizmet vermeye devam etmesini amaçlamaktayız.
BKM Express ile verdiğimiz tüm hizmetler kesintisiz ve tam olarak sunulmaya devam edilmektedir. Kullanıcılarımızı, üyelerimizi, iş yerlerimizi ve tüm kamuoyunu gelişmelerden haberdar etmeye devam edeceğiz.
İş dünyasında yoğun olarak kullanılan Apple MacBook Pro’lar aşırı ısınma nedeniyle yangın tehlikesi yaratıyor olabilir mi?
Yangın riski yaratıyor
Apple şimdi, 15 inç boyutundaki eski dizüstülerin aşırı ısınma sebebiyle pillerin alev alabileceği riskini kabul etti ve bu cihazlara müdahale edebilmek için teknik servislere getirilmesini istiyor.
Sorunun sadece 2015 yılında üretilen 15 inçlik MacBook Pro’larda yaşandığını belirten Apple, 2015 ve 2017 yılları arasında satılan bu modellerin geri çağırıyor.
Tesla, otonom sürüş teknolojilerini otomobillerinde Autopilot ismiyle hizmete sokuyor. Ancak bu özellik henüz otomobilin tam anlamıyla otonom çalışmasına yeterli seviyede değil.
Sürüş asistanı olması gerekirken
Sürücülere “destek olması” için tasarlanan Autopilot özelliğinin, ismi nedeniyle sürücülerin algısında otomobili tam anlamıyla tek başına yönetebilecek bir yapay zeka olduğuna yönelik yanılgı oluşturduğu ortaya çıktı.
ABD’de Insurance Institute for Highway Safety isimli bir araştırma kuruluşunun yaptığı araştırmaya göre, 2000 sürücüden %48’inin Tesla otomobillerini kullanırken elini direksiyon çekerek otomobilin otonom olarak sürüşe devam etmesinin güvenli olduğunu düşündüğü ortaya çıktı.
Nissan kullanıcılarında ise bu oran %34. Tesla kullanıcılarının bu kadar büyük oranda otomobillerinin otonon yeteneklerine güvenmesinin ise “autopilot” isminin verdiği güvenden kaynaklandığı düşünülüyor. Anak Tesla’nın otonom sürüş teknolojileri, Waymo ve diğer otonom sürüş geliştiren şirketlerin teknolojilerinin gerisinde yer alıyor ve o şirketler bile henüz otomobillerini sürücüsüz olarak yollara çıkarmaya cesaret edemiyorlar.
Hem ülkemizde hem de dünyada yapay zeka üzerine yapılan çalışmalar devam ediyor. Microsoft ve EY (Ernst & Young) yayınladığı yeni rapor, Türkiye yapay zeka konusunda nerede? sorusunu yanıtladı. Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’ndeki şirketlerin yapay zekâ kullanımını değerlendiren raporun sonuçlarını öğrenmek için biz de TechInside olarak düzenlenen basın toplantısına katıldı. Bu toplantıda mikrofonumuzu Microsoft Türkiye Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı’ya uzattık.
Kundakçı, TechInside okurları ve izleyicileri için raporu anlattı. Ayrıca, yapay zeka alanında yapılan yeniliklere değindi. Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizi videomuzla baş başa bırakalım. İyi seyirler…
Türkiye yapay zeka konusunda çalışmaları sürdürüyor
Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde yapay zekânın nerede, neden ve nasıl kullanıldığını, şirketlerinin yapay zekâ stratejilerini, yapay zekânın şirketlere ve ülkelere sunduğu katkıları ortaya koyan raporun sonuçları düzenlenen basın toplantısıyla basın mensuplarına duyuruldu.
Raporun sonuçlarına baktığımızda yapay zeka olgunluğu bakımından Türkiye’nin lider ülke olduğu görülüyor. Ülkemizdeki şirketlerin yüzde 80’lik kısmında yapay zeka stratejisi üst düzey yönetim tarafından ele alınıyor. Ayrıca, şirketlerin yüzde 25’lik kısmı ise yapay zekayı stratejik dijital öncelikleri arasında görüyor. Yüzde 60’ı ise ana faaliyetlerinde yapay zekanın önemli olduğunu kabul ediyor. Türkiye’deki şirketlerin yüzde 15’i ise yapay zekâ olgunluğu açısından kendilerini gelişmiş olarak değerlendiriyor.
Bu oranlara baktığımızda Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde ankete katılan diğer ülkelerden daha yüksek.
Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde bu anlayışı benimseyen şirketlerin oranları yüzde 43 iken Türkiye’de bu oran yüzde 55 seviyesinde.
Raporda şirketlerin yapay zeka olgunluklarını sekiz yetenek çerçevesinde ele alındığını hatırlatalım. Bunlar, İleri Analitik, Veri Yönetimi, Yapay Zekâ Liderliği, Açık Kültür, Yeni Teknolojiler, Çevik Geliştirme, Üçüncü Taraflarla İş Birliği ve Duygusal Zekâ olarak sıralanıyor.
Rapora katılan şirketlere de bakmak gerekirse listede, Tüpraş, Opet, THY, Arçelik, Allianz Türkiye, Setur, Jolly Tour, Migros, CarrefourSA, Teknosa, TEB, Vakıf Emeklilik, Yapı Kredi Bankası ve BKM gibi şirketlerin olduğunu görüyoruz.
Uzay mekiklerini emekliye ayırdığından beri ABD topraklarından uzaya astronot gönderemeyen NASA bu ihtiyacını Rus uzay gemilerini kiralayarak gideriyordu.
Uzay gemileri hazır ama…
Ancak bu sorunu çözmek için uzun yıllardır SpaceX ve Boeing ile uzay gemisi geliştiren NASA, bu iki şirketin astronot taşıyacak uzay gemilerine onay vermesine rağmen uçuşların gecikeceğinin sinyallerini de vermeye başladı.
İki şirketin de geliştirdikleri uzay gemisinde, NASA’nın istediği standartların bazılarını henüz yerine getirememiş olması nedeniyle uçuşların ertelenmesi bekleniyor. NASA’nın tahminlerine göre ilk uçuşlar Eylül 2020’den önce gerçekleşemeyecek.
InStory uygulaması, mobil web sitesi sahibi şirketlere e-ticarette yüzde 50’lere varan oranda satışlarını artırma fırsatı sağlıyor
Dijital hizmet ajansı Digital Exchange, uluslararası teknoloji şirketi Insider’ın Türkiye’de çözüm ortağı oldu. Bu işbirliği kapsamında Digital Exchange, Instagram’ın ‘Hikaye’ uygulamasından ilham alınarak Insider tarafından geliştirilen InStory ürününü Türkiye pazarında müşterilerinin kullanımına sundu.
Instory uygulaması, mobil internet sitesi sahibi şirketlere e-ticarette yüzde 50’lere varan oranda satışlarını artırma fırsatı sağlıyor. E-ticarettin kalbi olan mobil sitelere kolayca entegre edilebilen InStory ürünü, müşterilerine ulaşmak isteyen 20’den fazla sektöre markalarını pazarlamada yeni bir kanal açıyor.
Insider Ticari Kanallar ve Mobil Platform Direktörü Ali Can Kamiloğlu, InStory ürününün sıfırdan üretilen bir teknoloji olduğunu belirtti. Türkiye’deki çözüm ortakları Digital Exchange’in uzmanlıklarına Insider ürünleriyle yeni yetenekler kazandırmaktan son derece memnuniyet duyduklarını söyleyen Kamiloğlu, “Digital Exchange ve Insider’in güçlerini birleştirmesiyle markaların dijital alanda stratejik ve operasyonel ihtiyaçlarını 360 derece karşılamış oluyoruz” dedi.
Mobil internet sitesi üzerinden yeni satış kanalı
Insider işbirliği ile mobil internet üzerinden şirketlere yeni bir dijital pazarlama kanalı daha sunduklarını belirten Digital Exchange CEO’su Emrah Pamuk, “InStory, Instagramın ‘Hikaye’ uygulamasından ilham alınarak geliştirilen bir teknoloji. Instagram’ın ‘Hikaye’ uygulamasında ne yapılıyorsa, tüm bu uygulamaların daha fazlasını InStory ile şirketlerin mobil internet sitelerinde gerçekleştiriyoruz” dedi.
HP, 15 bin metrekare büyüklüğündeki yeni 3D Baskı ve Dijital Üretim merkeziyle sektörlere 4. Endüstri Devrimi için gereken Ar-Ge ve mühendisliği sunuyor
HP, Barselona’daki yeni 3D Baskı ve Dijital Üretim Merkezi’nin kapılarını açtı. Merkez aynı zamanda 4.Endüstri Devrimi’ne güç veren yeni nesil teknolojiler alanında gelişmiş araştırma ve geliştirme tesisi olarak öne çıkıyor. Yeni merkez, dünyadaki tasarlama ve üretim modellerini dönüştürmek üzere 15 metrekarelik yeni merkezinde bir araya getiriyor. Barselona kampusundaki tesiste HP, endüstriyel 3D baskı portföyünü geliştirilmeyi hedefliyor. Merkez aynı zamanda kendi sektörlerinde devrim etkisi yaratan dijital üretim teknolojileriyle HP‘nin müşterileri ve iş ortaklarıyla beraber çalışabileceği büyük bir alan sunuyor. Uçtan uca çözüm sunuluyor
HP mühendislik ve Ar-Ge grupları, müşteriler ve iş ortakları arasındaki aktif işbirliği için özel olarak tasarlanan yeni tesis, esnek ve interaktif düzenin yanı sıra HP‘nin en yeni plastik ve metal 3D üretim sistemlerini buluşturuyor. Böylece merkezde müşteriler için ürünler daha hızlı ve çevik bir şekilde üretilirken, uçtan uca çözümler sunuluyor. BASF, GKN Metallurgy, Siemens ve Volkswagen gibi firmaların yanı sıra otomotiv, endüstriyel, sağlık ve tüketici ürünleri sektöründeki diğer firmalar da merkezde gerçekleşecek yeni 3D baskı ve dijital üretim inovasyonlarında işbirliklerini sürdürmeye devam edecek.
Çevre duyarlılığı dikkat çekiyor
3D Baskı ve Dijital Üretim Merkezi tasarımı aynı zamanda 110kW güç sağlayan fotovoltaik panelleriyle, sulama ve hijyenik kullanım için yağmur suyunu yeniden kullanan yapısıyla, HVAC ve doğal ışık optimizasyonuyla ve LEED (Enerji ve Çevresel Tasarımda Liderlik, Leadership in Energy and Environmental Design) Sertifikası’na sahip olması için kullanılan çevre dostu inşaat malzemeleriyle HP‘nin çevreye olan duyarlılığını bir kere daha gözler önüne seriyor. 2025’e kadar tüm küresel işlemlerinde yüzde 60 yenilenebilir enerji kullanımını hedefleyen HP, zaman içinde bu oranı yüzde 100’e çıkarmak için çalışıyor.
Huzurlu bir yaz tatili için anne, baba ve çocuklar için dijital güvenlik önlemleri haberimizde
ESET; tüm anne, baba ve öğrencilere seslenerek, huzurlu bir yaz tatili için siber güvenliği elden bırakmamaya çağırıyor. ESET Türkiye Teknik Müdürü Erkan Tuğral, dikkat edilmesi gereken konuları 10 başlık altında topladı.
Ödevler ve ders notları kaybolmasın, verilerinizi yedekleyin! Verilerinizi mutlaka yedekleyin ve güvenli bir ortamda saklayın. Böylece bilgisayar veya tabletinizde yer alan ödevler, yazılar ve notlar, cihazınız bozulduğu veya kaybolduğu zaman da ulaşılabilir halde olur.
Çocuklarınızı internette gizliliğin önemi hakkında bilgilendirin! Pek çok çocuk veya genç, Facebook gibi sosyal medya mecralarını ebeveynlerinden daha iyi bilir. Ancak neyi paylaşmaması gerektiğini bilmiyor olabilirler. Bu nedenle çocuklarınızı; telefon numarası, ev adresi ya da parolalar gibi özel ve kişisel bilgileri paylaşmaması gerektiği konusunda uyarın.
Online oyun oynayın ama oyuna gelmeyin! Siber suçlular, dijital oyunlar yoluyla zararlı yazılım bulaştırmayı severler. Bundan korumanın yolu ancak güncel ve lisanslı bir antivirüs veya internet güvenliği yazılımıyla olabilir. Antivirüs yazılımı ayrıca, dijital dünyaya her gün salınan 350 bini aşkın yeni zararlı yazılıma karşı da kalkan görevi görür.
USB aygıtları virüse karşı kontrol edin! Filmlerin kaydedildiği ve belgelerin paylaşıldığı taşınabilir bellekler, ne yazık kı virüslerin bulaşmasına neden olan en yaygın taşıyıcı durumundalar. Tatilde de çok kullanılacakları için güncel bir virüs tarayıcı ile taratmak faydalı olur.
Sistem yamalarını ihmal etmeyin! Eğer sisteminizi güncel tutmuyorsanız, pek çok tehlikeye de açık hedef olduğunuzu bilmelisiniz. Windows, Adobe Reader, Flash, iTunes ve benzeri uygulamaların güncellemelerini yakından takip etmeli ve bunları güncel tutmalısınız. Bu işlem online güvenliğiniz için temel teşkil eder.
Bedava şeyler güzel ama tehlikeli olabilir! İnternette ‘kazandınız‘, ‘bedava‘, ‘ücretsiz‘, ‘100 kişi arasından size çıktı‘ gibi sizi tıklamaya teşvik eden web siteleri ve pencerelere temkinli yaklaşın. Siber suçlular, hem arama motorlarında hem de Facebook gibi sosyal medya kanallarında, kullanıcıların ilgisini bu şekilde çekmeyi iyi biliyor. Bu tür linklerden korunmak için her gördüğünüz linke doğrudan tıklamak yerine öncelikle bu linkin gerçekliğini sorgulayın ve ilgili kişi veya kuruluştan geldiğine emin olun.
İnternette paylaşılan bilgilerin kaybolmadığını hatırlayın, hatırlatın! Bir fotoğrafı sildiğinizde hatta tüm hesabınızı kapattığınızda tüm verinizi otomatik olarak sildiğinizi zannetmeyin. Resimler veya kişisel bilgiler çoktan başka birinin bilgisayarına kaydedilmiş olabilir. Çocuklar ve aileleri, hangi resim ve bilgilerin internete koyulacağını iki defa düşünmelidirler.
Güncel güvenlik yazılımı kullanın! Global ölçekte her gün milyonlarca zararlı yazılım sanal alemde dolaşarak önce kişisel bilgilerinize oradan da finansal kaynaklarınıza ulaşmaya çalışıyor. Profesyonel dijital önlem almadan bunlarla başa çıkmak artık mümkün değil.
Ebeveyn kontrolü yazılımları ile sınırları çizin! Aile koruma ya da ebeveyn kontrolü yazılımları, yaşa göre belirlenebilen koruma filtreleri kullanabiliyor ve uygun olmayan web siteleri ile uygulamalara erişimi engelleyebiliyor.
Akıllı telefonunuza bilgisayar muamelesi yapın! Çocuklarınıza aldığınızya da kullanması için verdiğiniz cep telefonlarında sadece oyun oynanmadığını göz önüne alın. Bilgisayarlar ya da mobil cihazlar için aldığınız önlemleri akıllı telefonlar için de almayı ihmal etmeyin.
Bakanlık, kamu kuruluşları, yerel yönetimler ve STK’ların katılımıyla oluşan “atık ekonomisi”ne ilgi artıyor
Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO) Genel Sekreteri Mete İmer, “Geri dönüşüm çalışmalarımızın Türk ekonomisine katkısı yaklaşık 35 milyar lira düzeyinde. ÇEVKO’nun, 2018 yılında geri dönüştürdüğü ambalaj atığı ise 650 bin 750 tona ulaştı ve çalışmalarımız ülke ekonomisine 3,6 milyar lira değerinde katkı yaptı.” dedi.
Geri dönüşümde görünüm
Türkiye’de, cam, plastik, metal, kağıt-karton, kompozit ve ahşap ambalaj atıklarını işleyen toplama-ayırma ve geri dönüşüm tesislerinin sayısının bini geçtiğini dile getiren Mete İmer, şu açıklamayı yaptı: “Geçen yıl 650 bin tonu geçen ambalaj atıklarının geri dönüşümüyle 1 milyon ailenin 1 yıllık elektrik tüketimine eş değer, 2 bin 730 gigavatsaat elektrik tasarrufu sağlandı. Bin 440 olimpik yüzme havuzu hacmine eşit, 3 milyon 600 bin metreküp düzenli atık depolama sahasından tasarruf edildi. 17 bin uçağın dünyanın çevresini 1 kez dönmesi halinde yapacağı emisyon miktarına denk 331 bin ton karbondioksite eş değer sera gazı salımı engellendi. 100 hektar orman arazisine eş değer, 4 milyon 850 bin ağaç kesilmekten kurtuldu. 43 bin ailenin yıllık su tüketimine eş değer 7,5 milyar litre su tasarrufu sağlandı. 3 milyon otomobilin deposunu doldurabilecek, 134 milyon litre petrol tasarrufu elde edildi.”
10 yılı aşkın süredir kullanımda olan uygulamanın adı değişiyor
E-devlet sisteminin adı değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç’un yaptığı açıklamaya göre, uygulamanın yeni adı Dijital Türkiye olarak değiştirilecek. Taha Koç, yakın zamanda Dijital Türkiye olarak isimlendirilecek olan servisin, yeni adı ile yeni servisleri de kullanıcılar ile buluşturacağını söyledi. “Dünyada e-devlet gelişmişlik endeksinde hızla yukarılara doğru gidiyoruz. Bu endekste ilk 20’ye girme hedefimiz var. Bunun için düşüncemiz, öncelikle verdiğimiz hizmet sayısını ve kalitesini artırmak, bu hizmetleri herkese yayabilmek” diyen Koç, kullanıcı dostu arayüzler hazırlayarak insanların çok daha rahat Djital Türkiye’yi kullanmasını sağlayacaklarını ifade etti.
42 milyondan fazla kullanıcısı var
2008’de açılan Turkiye.gov.tr’de bugün itibarıyla 42 milyonu aşan kayıtlı kullanıcı bulunuyor. Kullanıcılar 601 kuruma ait 4 bin 804 hizmete platform üzerinden erişebiliyor. Ayrıca 2 bin 238 hizmet de mobilden yapılabiliyor.
Visa ile işbirliğini duyuran ininal, yeni kartının duyurusunu yaptı. Biz de TechInside olarak katıldığımız lansmanda mikrofonumuzu ininal CEO’su Ömer Suner’e ve Visa Türkiye Genel Müdürü Merve Tezel’e uzattık. Tasarımıyla dikkat çeken ve üzerinde yalnızca Visa logosu olan ininal Kart Türkiye’de.
Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizleri röportajımızla baş başa bırakalım. İyi seyirler…
Yeni ininal Kart, yeni özellikler
Gençlerin finansal ödeme aracı olmayı hayal eden ininal’ın 3 milyon kullanıcısı bulunuyor. Aylık 1 milyon kişi tarafından aktif olarak kullanılan ininal Kart, kullanıcıların faturasını ödemesinin yanında para transferi yapma ve sanal kart yaratma gibi birçok faaliyet gerçekleştirebiliyor.
Yeni kimlikle kullanıcıların karşısına çıkan ininal Kart dünyanın her yerinde Visa logolu alışveriş sitelerinde, POS ve ATM’lerde kullanılabilecek.
Bir süredir ininal kullanıcılarının beklediği nakit çekim özelliği de yeni iş birliğinin ardından karta ekleniyor. Bu sayede 15 binden fazla noktadan satın alınabilen kart ile ATM’lerden 7 gün 24 saat nakit çekilebiliyor.
ininal CEO’su Ömer Suner açıklamasında, yeni iş birliği ile birlikte 2019 yılının sonuna kadar 5 milyon kart ve 2 milyon aktif kullanıcıya ulaşmak istediklerini söyledi. Suner ayrıca açıklamasında şunları da söyledi: “İş birliğimiz ile eşzamanlı, kurulduğumuz günden bu yana kullanıcılarımızın beklediği nakit çekim özelliğimizi hayata geçirdik ve Türkiye’nin en rahat erişilebilir ve kolay kullanılabilir finansal aracını kendi BIN’imiz (üyeliğimiz) üzerinden Visa güvencesiyle sunmaya başladık. Bu yılın ilk çeyreğinde ininal Cüzdan üzerinden fatura ödeme hizmetini hayata geçirmiştik, önümüzdeki dönemde ise sunduğumuz temel bankacılık servislerini çeşitlendirip 7/24 para transferini de ürün yeteneklerimize ekleyeceğiz”
Birleşik Krallık 2050 yılına kadar net sıfır sera gazı emisyonuna ulaşarak halk sağlığı, hava kalitesi ve biyolojik çeşitliliğini iyileştirecek
Başbakan Theresa May,Birleşik Krallık’ın iklim değişikliğine net katkısını 2050 yılına kadar ortadan kaldıracağını duyurdu. Bunu yürürlüğe koyacak olan kararname bugün, 12 Haziran’da Parlamento’ya sunuldu. Bu 2008 İklim Değişikliği Yasası’nı değiştirecek.
Theresa May, ayrıca, bağımsız bilim uzmanlarından oluşan İklim Değişikliği Komitesi’nin tavsiyelerine dayanan bu iddialı yeni hedefi tartışmak için genç bilim ve mühendislik öğrencileri ile de bir araya geldi.
İklim Değişikliği Komitesi raporunda daha iyi hava kalitesi ve daha az gürültü kirliliğinin yanı sıra, gelişmiş biyolojik çeşitlilik sayesinde halk sağlığı için önemli faydalar ve Ulusal Sağlık Sistemi için tasarruflar öngörüyor.
Gençler gelecekteki iklim politikasını yönlendirme fırsatına sahip olacak
Bu mevzuat Birleşik Krallık’ın net sıfır emisyon için yasama yapan ilk G7 ülkesi olma yolunda olduğu anlamına gelecek. Diğer büyük ekonomilerin de aynı hedefi benimsemeleri büyük önem taşıyor. Bu nedenle Birleşik Krallık diğer ülkelerin de benzer şekilde iddialı bir aksiyon almalarını desteklemek için 5 yıl içersinde bir değerlendirmede bulunacak, böylece hem kendi öncülüğünün etkisini artıracak, hem de kendi endüstrilerinin haksız rekabetle karşılaşmadığını temin edecek.
Gençlik Yönlendirme Grubu aracılığıyla ilk kez genç insanlar gelecekteki iklim politikasını şekillendirme şansına sahip olacaklar. Dijital, Kültür, Medya ve Spor Bakanlığı (DCMS) tarafından kurulan ve İngiliz Gençlik Konseyi başkanlığındaki Grup, Hükümet’e çevresel eylem öncelikleri hakkında tavsiyede bulunacak ve iklim, atıklar, geri dönüşüm ve biyolojik çeşitlilik kaybı konularında mevcut taahhütler çerçevesinde kaydedilen ilerleme hakkında görüş bildirecek. Grup incelemelerine Temmuz ayında başlayacak.
TikTokerlar, Türkiye’nin tüm güzelliklerini dünyaya tanıtıyor ve sürpriz hediyeler kazanma şansı yakalıyor
Kısa video uygulaması TikTok, kullanıcılara seyahat anlarını yaratıcı bir şekilde yakalamaları ve paylaşmaları konusunda ilham vermek amacıyla 100 ülke ve bölgede küresel bir seyahat kampanyası başlattı.
Dünyada videolar 200 milyon görüntülemeye ulaştı
Türkiye’nin zengin doğa güzellikleri, eşşiz lezzetleri, farklı kültürleri barındıran tarihi dokusu ve Türk insanının misafirperverliği; TikTok‘un sunduğu kendine has video düzenleme teknikleriyle milyonlarca kullanıcıyla paylaşılıyor. TikTok kullanıcıları Türkiye’nin turizm hedeflerine katkı sağlamak için gönüllü turizm elçileri olarak, ülkemizin dünyaca ünlü İstanbul, Kapadokya, Pamukkale, Mardin, Göbeklitepe, Karadeniz gibi eşsiz güzelliklerini, ilham verici ve yaratıcı TikTok paylaşımlarıyla tanıtıyor. #TikTokTravel kampanyası tüm dünyada şimdiden 200 milyona yakın görüntülenmeye ulaştı. Kampanyanın Türkiye ayağı #GüzelTürkiye kampanyası ise 60 milyon görüntülenme ile büyük başarı yakaladı.
5 günde 300 bin video
Son 5 gün içinde, #TikTokTravel, hastagi ile 300 bin video paylaşıldı ve toplam 210 milyon görüntülemeye erişti. Videolarda, çeşitli yollarla doğa ile etkileşime giren kullanıcılar, farklı kültürlerin sokak yemeklerini tadıyor, eşsiz yerel deneyimler yakalıyor.
Radore Veri Merkezi Genel Müdürlüğü görevine, Haziran ayı itibarıyla sektörün tecrübeli ismi Barbaros Özdemir atandı. Üstlendiği yeni görev ile Radore’nin konumunu çok daha ileriye taşımaya ve sektöre değer katmaya odaklanacağını belirten Barbaros Özdemir, yüksek potansiyel ve çevik yapıya sahip bir şirket olan Radore’deki yeni görevi için son derece gururlu ve heyecanlı olduğunu aktardı.
Sektörde 29 yıllık deneyime sahip
Aralık 2007’den bu yana Turkcell Superonline Genel Müdür Yardımcılığı, Turkcell Kurumsal Satışlar Direktörlüğü ve Lifecell Ventures & Turkcell Europe Genel Müdürlüğü pozisyonlarında görev alan Özdemir, iş hayatına başladığı 1990 yılından itibaren, HP Hewlett Packard Türkiye, Borusan Telekom gibi sektör lideri şirketlerde görevler aldı.
Dijital dönüşüm, pazarlama ve satış liderliği rollerinde 29 yıllık iş tecrübesine sahip olan Özdemir, IMD Business School Uluslararası Liderler Programı üyesi.
Rapor, Birleşik Devletler’in, Çin topraklarındaki bilgisayar ve internet sitesini hedef alan deniz aşırı siber saldırı konusunda listenin başında yer aldığını öne sürüyor
Çin Ulusal İletişim Ağı Acil Durum Müdahalesi Teknik Ekibi (China’s National Computer Network Emergency Response Technical Team – CNCERT) tarafından 10 Haziran’da yayımlanan yıllık rapora göre, 2018 yılında Çin iletişim ağlarını hedef alan siber saldırıların çoğu Birleşik Devletler kaynaklıydı.
Truva atı ve çok sayıda bilgisayarın bir IP’ye saldırma faaliyeti açısından CNCERT, Çin topraklarındaki 3,34 milyon bilgisayarın 14 binden fazla Truva atı ve çoklu saldırının ve Birleşik Devletler’deki kontrol dağıtıcı programının (C&C servers) kontrolü ve kumandası altında bulunduğunu saptadı. Bu sayı, 2018’de, 2017’deki C&C server sayısına oranla yüzde 90,8’lik bir artış ifade ediyor.
Truva atlarında yüzde 43 artış
Öte yandan, Birleşik Devletler’den 3 bin 325 IP adresinin, Çin’deki 3 bin 607 internet sitesine Truva atı yerleştirdiği bildiriliyor. Bu da, 2017’ye kıyasla yüzde 43 oranında bir artış anlamına geliyor. CNCERT’e göre, yukarıdaki iki kategoride Birleşik Devletler, Çintopraklarındaki bilgisayar ve internet sitesini hedef alan deniz aşırı siber saldırı konusunda listenin başında yer alıyor.
2002’de kurulmuş bulunan CNCERT, iletişim ağı güvenliği teknik koordinasyonu ile ilgili bir sivil örgüt.
Şirketin kurucusu şirketin son dönemde yaşadıklarına dair açıklamalar yaptı
Huawei Kurucu ve CEO’su Ren Zhengfei, ABD’nin Huawei’ye uyguladığı yaptırımların şirkete 30 milyar dolara mal olacağını söyledi. Şirket merkezinde düzenlenen etkinlikte konuşan Ren Zhengfei, ABD’nin yürürlüğe soktuğu yaptırımların önümüzdeki iki yıl içinde kendilerine 30 milyar dolara mal olacağını ifade etti. Bu yıl sonunda 100 milyar dolar gelire ulaşmayı hedeflediklerini belirten Zhengfei, 2020’den sonra durumu toparlayacaklarını ve büyümenin hızlanacağını kaydetti.
Akıllı telefon satışlarımız yüzde 40 düştü
Huawei 2018 yılını 104 milyar dolarlık gelirle kapatmıştı. Firmanın bu yıl için büyüme beklentisi yüzde 15-25 arasında değişiyordu. Zhengfei düşüşe rağmen Ar-Ge yatırımlarını kesmeyeceklerini ve “kendilerini yeniden keşfetme” planları olduğunu dile getirdi. ABD’nin yürürlüğe koyduğu yasakların ardından akıllı telefon satışlarının yüzde 40 düştüğünü aktaran Zhengfei, Çin’deki satışların ise güçlü şekilde artmaya devam ettiğini sözlerine ekledi. Konuşmasında ABD’nin uyguladığı yasakların ardında siyasî gerekçelerin bulunduğunu düşünen Zhengfei, bazı şirketlerin Huawei ile çalışma konusunda tedbirli davrandığını kabul etti: “Burada ölümüne bir yenilgiden bahsedemeyiz. Bu bizim için kötüsü değil. Biz ilk kurulduğumuzda daha kötü durumlarla karşılaşmıştık.” Zhengfei konuşmasında ayrıca bazı ABD’li üniversitelerin Huawei ile Ar-Ge çalışmalarını durdurduklarına değindi ve kendileri için dünyada işbirliği yapacak kurumların olduğunu belirtti. Zhengfei, “Dünyanın açık bir işbirliğine ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Dünyanın ileriye gitmesinin tek yolu bu” dedi.
Yasak millî güvenlikle ilgili değil
Etkinliğin diğer bir konuşmacısı MIT Media Lab Kurucusu Nicholas Negroponte idi. Negroponte, ABD ve Çin arasındaki çekişmenin 1980’li yıllarda ABD-Japonya arasında yaşandığını hatırlattı. Negroponte konuşmasında ABD’nin Huawei’ye getirdiği yasakların millî güvenlikle ilgili olmadığına dikkat çekti ve Başkan Trump’ın iki ülke arasında ticaret anlaşmasına varılması halinde bu yasakları gözden geçirmeyi düşüneceğine değindi.