Dijital pazarlama ve SEO etkinliği Digitalzone‘19’dan notlar-2

0

İlk bölümünü 28 Ekim’de paylaştığımız Digitalzone’19 etkinliğinden ikinci bölüm notları geliyor. Notları Performics SEO departmanından Hazal Ulubaş ve Kübra Önem hazırladı

GEORGE SVASH – KENDİ SEO ARACINIZI YAPARAK PARA VE İŞTEN TASARRUF EDİN

George Swash, DataforSEO ‘da içerik pazarlama direktörü olarak görev yapıyor. Şu an dünya üzerinde dijital pazarlama alanında kullanılan 7 bin 40 SEO aracı olduğundan ve bu araçlara ödenen paranın inanılmaz bir gider oluşturduğundan bahsederek başladığı konuşmasının devamında, kendi SEO aracımızı yapmanın avantajlarına ve dezvantajlarına değinerek devam etti.

Avantajlar

–          Her özelliğini kullanmadığınız araçlara ödediğiniz miktarlar azalacaktır.

–          Hiç bilmediğiniz bir aracı kullanırken harcayacağınız efor düşecektir

–          Markalarının verilerini dışarıya aktarmak zorunda kalmayacaksınız, veri gizliliği konusunda öne çıkabilirsiniz demektir.

–          Herkesin kullandığı bir aracı kullanmadığınız için sağladığınız yeni özellikler sayesinde ajansınız rakiplerinizden öne çıkacaktır.

Dezavantajlar

–          Bu başta özveri ve finansman gerektiren bir iş. Gerekli kaynakları sağlamak konusunda çekinceleriniz olması normal.

–          Birden fazla kez deneyip yanılmak zorunda kalabilirsiniz.

–          Güvenilirliğinden endişe duymanız olasıdır.

NICK CHURICK – DAHA FAZLA ORGANİK TRAFİK İÇİN ÖRNEK GÖSTERİLEN UYGULAMALARDAN İÇERİK İPUÇLARI

 Ahrefs’te SEO ve İçerik pazarlaması ile ilgilenen Nick Churick, konuşmasını genelde Ahrefs’in internet sitesi ve blog’u üzerinden örneklemeler yaparak gerçekleştirdi.

Ahrefs’in organik trafiğinin 2 yılda 10 kat arttığını belirten Nick Churick’in ilk sorusu, “Google’da sıralamaya girmek için ne kadar zaman gerekli” oldu

Burada domain (alan adı) yaşı, backlink gücü, sahip olduğu içeriklerin uzunluğu gibi birçok faktörden bahseden Churick, bunun domain’den domain’e değişkenlik gösterdiğinin üzerinde durdu ve bu konuda farklı istatistiksel bilgileri bizlerle paylaştı;

–          Tüm sitelerin sadece yüzde 6’sı ilk yıllarında Google’da ilk 10’a girmeyi başarabiliyor.

–          920 milyon sayfanın yüzde 90’ına neredeyse hiç bakılmıyor.

–          Tüm sitelerin yüzde 15’i 2 bin -3 bin kelimelik içerik uzunluğuna sahip.

Ahrefs blog’un nasıl geliştiğini anlattığı başlığında içerikleri yazarken sadece aranma hacmine odaklanmadıklarını, toplam potansiyel aranma hacmine yoğunlaştıklarını belirtti. Bunun için de en önemli olgunun arama niyetini (search intent) anlamak ve yakalamak olduğunun üzerinde durdu.

Yıllar içinde kullanıcıların arama niyeti çok değişiklik göstermiş olabilir, artık önemli olan kullanıcının arama sonucunda ne ile karşılaşmayı beklediğini bilmek olabilir.”

Churick, bu konuda en güzel örneklendirmenin ise 2019’un Mart ayında yaşanan Medic Update olduğunu açıkladı. Churick, “Medic Update ile içerik güncelliği-uzmanlık ve otorite çok önemli bir hale geldi ve buna göre birçok internet sitesi ya çok fazla pozisyon yükselişi, ya da düşüşü yaşadı” diyerek konuşmasını tamamladı.

OZAN KETENCİ – ARAMA EĞİLİMİ ODAKLI OPTİMİZASYON İPUÇLARI

ZEO Agency SEO Direktörü Ozan Ketenci kullanıcıların arama yaparken farklı eğilimlerde olabileceğinden bahsetti ve bu 4 eğilimi aşağıdaki gibi açıkladı

1-      Informational: Bilgi alma amaçlı bir arama yapıyor olabilir. (Facebook nedir?)

2-      Navigational: Kullanmak istediği hizmete ulaşmaya çalışıyor olabilir (Facebook’a giriş yapmak)

3-      Commercial: Satın almayı düşündüğü bir ürün/hizmet ile ilgili karşılaştırma yapıyor olabilir. (Facebook mu, Instagram mı daha iyi?)

4-      Transactional: Doğrudan  satın almaya / hizmete başlamaya yönelik arama yapıyor olabilir. (Facebook hesap aç)

Peki, kullanıcının eğilimini nasıl anlarız?

Burada “intent modifiers” olarak adlandırdığı eğilim belirteçlerinden bahseden Ozan Ketenci kullanıcının eğilimini analiz ederken arama yaparken kullanılan kelimelerin önemine değiniyor.

Yukarıda vermiş olduğumuz Facebook örneği gibi, hesap makinesi araması yapan bir kullanıcıyı örnekleyerek intent modifiers’ı net bir şekilde açıklıyor.

Kullanıcının arama eğilimi her zaman bir modifier aracılığı ile netleşmeyebilir, böyle durumlarda arama eğilimini tespit edebilmek için sERP’ten yararlanmanın en akılcı yöntem olduğundan bahsediyor.

Ozan Ketenci, konuşmasını, “Keyword takibi yaparken pozisyonlara dikkat ettiğimiz kadar, o sorguya ve kelimeye cevap veren sayfamızın ne sıklıkla değiştiğini de mutlaka takip etmeliyiz, bu bize kullanıcı eğilimi konusunda mutlaka içgörü sağlayacaktır” diyerek tamamlıyor.

SERBAY ARDA AYZİT – GOOGLE ADS ARAYÜZÜNDEN SEO İÇİN FAYDALI OLABİLECEK 5 VERİ

Optdcom Genel Müdürü Serbay Arda Ayzit, Google Ads panelinin hangi özelliklerinin SEO için de faydalı olabileceği hakkında hazırladığı sunumda aşağıdaki maddeler üzerinde durdu;

1- Keyword Planner

Bu kısmını kullanmayı muhtemelen hepimiz biliyoruzdur ancak default olarak gelen “broadly related” seçeneğini “close related” olarak değiştirdiğimizde daha anlamlı keyword sonuçları elde edebileceğimizden bahsediyor

2- Ad text

Bu kısımı title&description hazırlarken bir ad text gibi düşünüp, CTR oranı en yüksek olanı seçebilmemiz için kullanabileceğimizi anlatıyor.

3- Forecast – Tahminleme aracı

Markanıza forecast hazırlarken kullanmak istediğiniz kelimelerden hangisinin daha kuvvetli olduğunu anlamak/karşı tarafa kanıtlamak için kullanabileceğimizden bahsediyor. Simülasyon bir tahmin hazırlayan bu araç oldukça yararlı olabilir.

4- Ad preview aracı

Bu araçtan lokasyon bazlı görüntüleme yapmak mümkün, belirli bir lokasyonda belirli aramalarda hangi sonuçların çıktığını görmek ve lokal optimizasyonlar yapmak için yararlı olabileceğinin üzerinde duruyor.

5- Dynamic Search Campaign tool

Bu reklam aracının çalışma mantığı şu şekilde, siz bir URL giriyorsunuz, Google ads platformu bu sayfayı tarıyor ve hangi kelimelerde reklam çıkacağına kendisi karar veriyor, bunu yaparken de kelimenin hacmini/sezonsallığını ve trendini göz önünde bulunduruyor. Bir landing page optimizasyonu öncesinde bu toolu kullanmak oldukça faydalı içgörüler sağlayabilir.

6- Auction Insights

Panelin bu kısmında bizim reklam yatırımı yaptığımız kelimelere başka hangi markaların yüzde kaçlık pay çalacak biçimde yatırım yaptığını görüyoruz. Bu kısım bize spesifik kelimelerde hangi markalar ile rekabet ettiğimiz konusunda oldukça faydalı bilgiler sağlayabilir.

7- Custom Intent Reklam Ürünü

Bu kısımda bir kampanya açılırken kullanıcının özellikleri ve eğilimlerine özel bir kampanya kurgusunu ads paneli kendisi hazırlıyor, dolayısı ile siz bir kategoride araştırma yaparken bu kısmı kullanabilir ve hangi kategoride hangi kullanıcıya gitmelisiniz bunu rahatlıkla anlayabilirsiniz.

8- Benzer Siteleri Bulma Aracı

Placement odaklı reklam kampanyası kurgularken Google bize ads paneli üzerinden en uygun hangi sitelerde gösterim yapılacağını söylüyor. Bu da belki bize backlink konusunda fikir verebilir.

İLYAS TEKER – GOOGLE DISCOVER’DAN NASIL DAHA FAZLA TRAFİK ALABİLİRİZ?

13 yıldan uzun süredir SEO danışmanlığı yapan İlyas Teker şu anda kurucusu olduğu Mosanta’nın yöneticiliği görevini sürdürüyor. Yaptığı konuşmada önce Google Discover’ın nasıl çalıştığından bahseden İlyas Teker Discover’ın nasıl çalıştığının anlamanın bu işin temeli olduğunun üzerinde duruyor.

Basitçe özetlemek gerekir ise Google Discover kullanıcının yaptığı tüm aramaları, uygulama verilerini, şimdiye kadar machine learning ile öğrendiği kullanıcı eğilimlerini kombinleyerek kullanıcılara onların ilgisini çekebileceğini düşündüğü içerikleri sunan bir platform gibi çalışıyor.

Bu tahminlemeyi yapabilmek için birçok farklı kanaldan veri çekiyor ve bunları makine öğrenmesi kullanarak yapıyor.

Peki, Biz Google Discover’dan nasıl trafik çekebiliriz?

Öncelikle dikkat edilmesi gereken en önemli konu hazırladığımız içeriğin kalitesi elbette, bu içeriğin önerilmesi için en kritik rolü oynuyor demek yanlış olmaz.

Bu içeriği hazırlarken evergreen diye tabir edilen yani geçerliliğini kaybetmeyecek ancak aynı zamanda trend olan güncel konular hakkında hazırlamak oldukça önemli.

Örneğin yakın zamanda gündeme oturan küresel ısınma buna güzel bir örnek olabilir.

Etkileşimi yüksek içerikleri incelemek ve trend içerik konularını bulmak işin en önemli kısımlarından biri ancak birden fazla platformlar varlık göstermek ve bu platformlardaki etkileşimler de Google Discover’dan aldığımız trafiği etkileyen faktörlerden diyebiliriz.

Kullandığımız diğer materyallerin kalitesi yani görsel ve video zenginliği de Google Discover’ın önemsediği noktalardan biri. Sayfaların mobil uyumlu olması ve mümkünse AMP destekli olması da Discover’da gösterilme ihtimalinizi artıracaktır.

Google Discover’ın performansını ölçerken de Search Console’un discover sekmesini kullanabileceğimizi belirten İlyas Teker, konuşmasını “Elbette işin teknik SEO kısımlarını da göz önünde bulundurmayı unutmamak gerekir” diyerek noktalıyor.

OKAN KORTAN – SEO’DA KARİYER: AJANS vs. MARKA

3 yıldan uzun süre hepsiburada.com’un tüm SEO süreçlerini yöneten ve şuan Performics’in Türkiye’deki SEO ekibinin direktörlüğü üstlenerek globalden yerele önde gelen markalara SEO danışmanlığı sunan Okan Kortan, SEO alanında 5 ajans ve 7 marka deneyiminden sonra edinmiş olduğu tecrübelerini ve bir SEO’cuya vereceği kariyer tavsiyelerini anlattı.

Öncelikle kafalarda oluşan ilk soru işaretini yani ‘’SEO doğru tercih mi,’’ sorusunu SEO’nun alanının ve bu hizmete talebin giderek arttığını ve şu an bu konuda talebe göre çok az uzman olduğunu vurgulayarak cevapladı.

“Kimler SEO’yu tercih etmeli”,sorusuna ise aşağıdaki maddelerle yanıt verdi;

  • İletişimi iyi olan,
  • İngilizce bilen,
  • Analiz yeteneğine sahip,
  • Araştırmayı Seven,
  • Teknik konulara yatkınlığı olan herkesin SEO uzmanı olarak kariyer hedefleyebileceğini söyledi.

Peki, bir SEO’cunun kariyer yolculuğu nasıl olmalıdır? Burada öncelikle ajans>marka> danışmanlık sıralamasını öneren Okan Kortan konuyu aşağıdaki gibi detaylandırıyor.

Ajansta çalışan bir SEO’cunun mutlaka edinmesi gereken tecrübeler:

Mutlaka yap

  • Konkur deneyimi
  • Yurtdışı konferanslarına katılım
  • Müşteri İletişimi
  • Sunum yeteneği

Buna ek olarak ajansta çalışırken dikkat edilmesi gereken noktalara da şunları ekliyor 

Bunları Yapma

  • Yönetilen hesapların performans yüzünden kaybedilmemesi
  • İlk önceliğin hiçbir zaman para olmaması
  • Sinirlere hakim olmak

Aynı modellemeyi marka için de yapan Okan Kortan markaya geçerken dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle açıklıyor;

  • SEO anlamında markanın gidecek yeri var mı, yani hâlâ fırsat var mı? Bu, mutlaka araştırılmalı 
  • Sizin için içeride bir ekip var mı?
  • Markanın BT departmanı içeride mi ve imkânları kısıtlı mı?
  • Markanın faaliyet gösterdiği sektör daralıyor mu?

Markada Mutlaka Yap

  • Sprint toplantıları
  • Bir etkinlikte konuşmacı olmak
  • Konkur deneyimini marka tarafında yaşamak
  • Performans ve PPC tarafının datasını kullanmak

Markada Bunları Yapma

  • 1 yıldan önce iş değiştirme
  • Körelme
  • BT takımı ile iletişimi koparma
  • PPC ve UX takımı ile iletişimi koparma
  • Sizin fikirlerinizi kullanarak yükselen insanlara izin verme

    UĞUR ESKİCİ – E TİCARET SİTENİZDE YAPMANIZ GEREKEN 20 SEO HATASI

    Son 9 yılında eBay Türkiye ve N11.com’un SEO süreçlerinin başında yer alan ve şu an kendi ajansı olarak Kriko.io’da Türkiye’nin önde gelen markalarına SEO danışmanlık hizmeti veren Uğur Eskici maddelerle e-ticaret sitelerinde yanlış olarak nitelendirilen ancak faydalı olabilecek konuları anlattı. Aşağıda yer alan konu başlıkları üzerinden detayları inceleyebilirsiniz;

     

    • Stokta kalmayan ürünlerinizi doğrudan 404’e atmayın! 30 gün sonra bağlı olduğu bir üst kategoriye yönlendirebilirsiniz.

     

    • Google tarama frekansını mecbur kalmadıkça değiştirmeyin, kendi bahsettiği caselerinde bunun olumsuz sonuçlarını gördüğünü belirtti.

     

    • Ürün özelliklerini (attiribute /spectrum) kategori ağacına bağlayın, kategorileştirin.

     

    • Ürün başlıklarınız yalın ve temiz olmak zorunda değil yardımcı kelimeler kullanın.

     

    • Site Haritası dosyanızı robots.txt dosyanızda belirtmeyin. (Search Console üzerinden Google’a iletmek daha mantıklı)

     

    • Takip ve Ölçümleme Dosyalarını Footer bölümüne taşıyın (Örneğin JS dosyaları)

     

    • Ürün özelliklerini index’e açmaktan korkmayın

    (Genel olarak crawl budget için açılmaması tavsiye edilir ancak örneğin cep telefonu kategorisinde işletim sistemi diye bir özellik var eğer bunu indexe açarsan kelime grubunu genişletmiş olur ve potansiyel trafik kazanabilirsin.)

     

    • Özel kelimeler için özellikli faydalı açılış sayfaları yaratın (Pazarlama için yaratılan bir landing page daha fazla paylaşılabilir daha fazla backlink yaratabilir.)

     

    • HTML site haritaları ölmedi. (Büyük siteler için oldukça önemli, can simidi gibidir html site haritası yaratın ve footera yükleyin.)

     

    • Her sayfa için h1 etiketi kullanmaya dikkat edin.

     

    • Ürünlerinizde kopya olsa bile muhakkak bir açıklama metni olması lazım.

     

    (Kopya içerik aslında tam problem değil, kopya olan içerikleri kümeliyor en iyi performansı olanı ön plana çıkarıyor doğrudan SEO’ya negatif etkisi yok, ancak doğru olan her bir ürünün özgün açıklamaya sahip olması.)

     

    • Bazı içerik ya da bileşenleri widget asynchrone olarak yükletin. (Genelde yükletilmez Google görsün diye, ancak taksit bilgileri gibi bilgiler yükletilebilir.)

     

     

    • CSS ve JS dosyalarını eğer kaynak çok fazla ise tek dosya yerine 2 -3 dosyada birleştirin.

    (Tek bir dosyanın boyutunun çok fazla olmasındansa bunu 3 parçaya bölmek daha mantıklıdır.)

     

    • Sitenizde kalitesiz görseller kullanın. ( SEO olarak bakıldığında sayfa yüklenme hızını iyileştirebilir ve kullanıcı deneyimini iyileştirilebilir.)

     

    • Kategori ya da ürün açıklaması oluştururken çok fazla anahtar kelime odaklı olmayın.

    (Editörü kısıtlamak yaratıcılığını etkileyerek ekstra trafik potansiyeli kaçırılabilir.)

     

    • Backlink inşasına devam edilmeli! (Google tam tersi bir açıklama yapsa da organik inşaa edilebilecek stratejiler geliştirmelisiniz. Mümkün olmayanlar da satın alınabilir.)

     

    • Duruma göre kısa içerikler oluşturun. (Uzun içerik iyidir yanlıştır e ticaret gibi

     bazı sayfa tipleri için kısa içerik gerekliyse kısa içerik kullanın.)

     

    • Eğer yorum alanına ürünle ilgili alakasız yorum geliyorsa bunu silin ya da yorum motivasyonunu düzenleyin.

     

  • UX çok öncelikli fakat önce site görünür olmalı ve trafik elde edilmeli. Bu nedenle tab content ürün açıklamaları dikkatli kullanılmalıdır.

Digitalzone ’19 etkinliğinden notların ilk bölümünü şuradan okuyabilirsiniz.

Özel sektör, akademi ve girişimler SabancıDx Dijital Kampüs’te buluşuyor

0

SabancıDx Dijital Kampüs, bugün açıldı

Sabancı Holding’in dijital ve analitik şirketi SabancıDx, ileri teknoloji çözümlerine odaklanarak Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük etme hedefiyle kurulan yeni merkezi bugün açıldı. SabancıDx Dijital Kampüs’te büyük veri, ileri veri analitiği, siber güvenlik, endüstriyel IoT, robotik işgücü, yapay zekâ ve blokzinciri gibi yeni nesil teknolojilere odaklanılacak.

SabancıDx şirketlerimizin dijital enerjilerini ortaya çıkaracak

Açılış konuşmasında SabancıDx Dijital Kampüs’ün “Yeni Neslin Sabancı’sı” misyonundaki önemine değinen Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, “Veri odağıyla geliştirilen dijital ürün ve hizmetlere tüm sektörlerin ihtiyacı var. SabancıDx de tam bu noktada tüm Topluluğumuzu birleştiren bir yerde konumlanıyor. SabancıDx, şirketlerimizin dijital çarpanı olacak ve dijital enerjilerini açığa çıkaracak.” dedi. Alper konuşmasına, “SabancıDx Dijital Kampüsümüzde farklı alanlardan beslenen, işbirliğini güçlendiren, inovasyon odaklı bir ekosistem kuruyoruz. Türkiye’nin uzun vadede kalkınması için sanayi ve üniversite işbirliğinin gücüne her zaman inandık. Sabancı Üniversitesi’nin de bu kampüste yerini almasıyla akademi, iş dünyası ve tüm paydaşların birlikte çalışacağı, üreteceği ve katma değer yaratacağı bir ortam oluşacak. SabancıDx Dijital Kampüsün bu anlamda örnek bir model olacağına inanıyorum” diyerek devam etti.

Endüstri-üniversite çalışmalarını en üst düzeye taşıyacağız

SabancıDx Genel Müdür Burak Aydın da açılış töreninde bir konuşma yaptı. Burak Aydın, “Burası, çevik düşünce yapısı ve garaj kültürüyle donattığımız örnek nitelikte bir merkez. Rekabet gücümüzü yeni nesil iş modellerinden, yenilikçi, çevik ve esnek hareket kabiliyetimizden alacağız. Start-up kültürünü kampüsümüzün tam merkezine yerleştiriyoruz. Start-up dostu bir şirket olarak başlattığımız Catalist Start-Up programımızla organizasyon yapımızı geliştirme avantajına sahip olurken, start-uplara gelişmiş altyapımızı ve bilgi birikimimizi kullanma fırsatı sunuyoruz. Daha önce bir üretim tesisi olan Hangar’da artık fikir üretimi yapılacak ve inovasyon odaklı çalışılacak. Aynı zamanda önümüzdeki dönemde üniversite işbirliğiyle inovatif ürünler üzerine çalışarak endüstri-üniversite harmanlamasını da en yukarı taşıyacağız. Bu model aslında dünyanın alışık olduğu bir model. Kampüs çalışma düzenlerinde asıl hedef akademinin literatür yaratma becerisini start-up esnekliğiyle buluşturarak bir inovasyon habitatı oluşturmaktır” ifadelerini kullandı. Dijital Kampüs’te yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi veren Aydın, “Şu anda sanayi sektöründe 18, çimentoda 9, enerjide 11, sigortada 19 ve perakende sektöründe ise 17 proje olmak üzere katma değerli toplam 74 analitik proje üzerinde çalışıyoruz. Yalnızca bu analitik projeler sayesinde toplam 200 Milyon TL değer yaratacağımızı öngörüyoruz. SabancıDx olarak yenilikçi ürün, hizmet ve çözümlerimizle yıl sonuna kadar bir önceki yıla göre yüzde 35’lik bir gelir artışı bekliyoruz” dedi.

 

TÜRKSAT’ın Dijital Fikir Maratonu

0

Maraton lisans ve yüksek lisans öğrencilerine açık olacak

TÜRKSAT, e-Devlet ile e-Dönüşüm’de uygulanabilir, sürdürülebilir, teknoloji  fikirlerinin geliştirilmesi  Dijital Türkiye Fikir Maratonu düzenliyor.  

Üniversite öğrencileri yarışacak

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin himayesinde gerçekleştirilecek  maraton ile uygulanabilir, sürdürülebilir, teknoloji odaklı fikirlerin geliştirilmesini  sağlayacak projelerin ortaya konması amaçlanıyor. Üniversite öğrencilerine açık yapılacak yarışmayla gençlerin, e-devlet hizmet tasarım süreçlerini ve teknik altyapısını kavrayabilmeleri hedefleniyor.

Başvurular 1 Aralık’a kadar

Dijital Türkiye Fikir Maratonu’na, lisans ve yüksek lisans bölümlerinde eğitim gören öğrenciler, 1 Aralık’a kadar en az 3 en fazla 5 kişiyle oluşturdukları takımlarla https://fikirmaratonu.turksat.com.tr adresinden başvurabilecek. En yüksek puanı alan 12 takım 14 Aralık’ta Teknopark Ankara’daki finalde kozlarını paylaşacak. Yarışmada ilk üçe giren ekibe sırasıyla 15 bin,10 bin ve 5 bin TL ödül verilecek.

 
 
 

İş Bankası, Avrupa’da 3D Secure 2.0’a geçen ilk Visa üyesi oldu

0

Online alışveriş işlemlerinde güvenliği artıran bu yeni teknolojinin, müşteri deneyimini iyileştirirken e-ticaret ekosisteminin bütün katılımcılarına olumlu yönde katkıda bulunması bekleniyor

İnternet üzerinden yapılan kartlı alışverişlerde kart hamilinin doğrulanmasına olanak sağlayan 3D Secure (üç boyutlu güvenlik) doğrulama altyapısının güncel versiyonu olan EMV 3D Secure 2.0’ın Avrupa’daki ilk geçişini Türkiye İş Bankası gerçekleştirdi. 

Daha kolay ve güvenli alışveriş deneyimi hedefleniyor

Konuyla ilgili olarak açıklama yapan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Sezen, elektronik ticaretin önemli bileşenlerinden olan 3D Secure altyapısını çok uzun yıllardır müşterilerinin kullanımına sunduklarını belirterek, şöyle dedi: “Yeni uygulama sayesinde, kart hamili doğrulama aşamasında işlemin hızla sonuçlandırılarak alışverişin kolaylıkla tamamlanmasını ve mobil başta olmak üzere tüm online alışverişlerde daha iyi bir müşteri deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Bu yeni gelişmeyle, banka olarak özel önem verdiğimiz elektronik ticarette kart sahiplerinin daha kolay ve güvenli alışveriş yapmasının önünü açmış olduk. Bugün Visa logolu kartlarımızda 3D Secure 2.0 uygulamasına geçerek atmış olduğumuz adım, önümüzdeki dönemde üye işyerleri tarafında 3D 2.0 uygulamasının yaygınlaşmasıyla birlikte çok daha büyük anlam kazanacak”

Tüm kanallar için iyileştirilmiş ödeme tecrübesi

3D Secure 2.0 alt yapısı ile internet üzerinden yapılan alışverişlerde tüm cihazlarla uyumlu ve gelişmiş bir müşteri deneyimi sunulacağını belirten Visa Türkiye Genel Müdürü Merve Tezel de “3D Secure 2.0 altyapısı, İş Bankası kart hamillerinin elektronik ticaret işlemlerini daha da güvenli şekilde gerçekleştirmelerini sağlarken, aynı zamanda tüm kanallar için iyileştirilmiş müşteri deneyimi ile ödeme tecrübesini büyük ölçüde kolaylaştıracak. Avrupa’da 3D Secure 2.0’a geçen ilk Visa üyesinin Türkiye’den bir bankamızın olması bizleri son derece mutlu etti” dedi.

 

 

Adobe, ABD’nin Venezuela ambargosuna katılmıyor

0

Venezuela’ada ABD karşıtı liderlerin iktidarı ele geçirmesi, Venezuela’da petrol çıkaran ABD şirketlerinin ülkeden kovulmasıyla sonuçlanmıştı. İki ülke arasında yıllardır devam eden gerginlik de çözülemeyince, ABD Venezuela’ya ambargo uygulama kararı aldı.

Hesapları askıya almıştı

Adobe kısa süre önce yaptığı açıklamayla Venezuela’daki müşterilerine artık hizmet vermeyeceğini duyurmuştu. 

Ancak şimdi bu kararından dönmüş bulunuyor. Şirket Ticaret bakanlığından aldığı lisansla, ambargo altındaki Venezuela’ya hizmet satma hakkı kazandığını açıkladı. Böylece ürünlerini ve hizmetlerini Venezuela’da satmaya devam edebilecek.

Ancak bakalım Venezuela halkı Adobe ürünleri yerine alternatif ürün ve hizmetlere  yönelmeyi mi tercih edecek?

 

Elon Musk Kasım’da mahkeme önüne çıkacak

1

Tesla’nın kurucusu Elon Musk, bir dönemler Twitter’da hiç durmayan tweet’leri yüzünden ağır bedeller ödemek zorunda kaldı.

Pedofili dalgç suçlaması ters tepti

Adı önce, Tesla’nın hisse senetlerinde Twitter üzerinden manipülasyon iddialarına karışan ve ABD’nin sermaya piyasası kurulu’ndan ağır ceza yiyen Musk’ın Twitter hesabı da elinen alınmıştı. Tesla yönetim kurulunun kontrolünde tweet atmasına izin verilen Musk için asıl kabus ise şimdi başlıyor olabilir.

Taylan’da bir mağaranın yağmur suyu ile dolması nedeniyle mağarada mahsur kalan çocukların kurtartılması operasyona minik bir denizaltı gönderen Tesla, kendine hakim olamayıp Twitter’dan, kurtarma grubunun başındaki dalgıçlardan biri için “pedofili” suçlaması yapmıştı. Musk’ın yorumuna göre Tayland’lı dalgıç 12 yaşında bir kızla evliydi. 

Herhangi bir delile dayanmayan ve gayet “laçka” bir uslupla yapılan bu suçalam ise hem tepki çekmiş, hem de dalgıcın Musk’a dava açmasına neden olmuştu. Söz konusu dalgıcın da 12 değil, Londra’da tanıştığı 32 yaşında bir kadınla evli olduğu anlaşılmıştı.

Şimdi Musk bu dava nedeniyle hakim önüne çıkacak. Büyük ihtimalle ağır bir tazminata mahkum olacak Musk’ın duruşmaya gitmemek için her türlü bahaneyi kullanacağı da tahmin ediliyor.

Uber şoförlerine her müşteride ödeme yapacak

0

Uber, 4 milyon şoförüyle arasındaki finansal işlemleri kolaylaştırmak amacıyla Uber Money servisini hayata geçirdiğini duyurdu. 

Dijital ödeme sistemleri geliştirecek olan Uber Money şimdilik Uber şoförleri ile çalışacak olmasına rağmen yakın gelecekte herkese açılacak gibi görünüyor.

Paranın birikmesini beklemeden

Uber Money kullanıcısı şoförler, banka masrafı olmadan para gönderip almak gibi avatnajların yanında, her müşteriyi hedefine bıraktıktan sonra müşteriden kazandığı parayı anında hesabında görüp kullanmaya başlayabilecek.

Mevcut sistemde şoförler ücretlerini aylık olarak alabiliyordu. Müşteriler ödemeyi Uber hesabına yaparken, şoförlerin alacağı belli bir miktar toplandıktan sonra ve Uber muhasebe çalışanlarının onayının ardından şoförlerin banka hesabına aktarılıyordu.

Yeni dijital uygulama sayesinde, müşterilerin ödediği taksi ücretinden şoförün payına düşen ücret anında şoförün hesabına geçmiş olacak. Bu sayede Uber’in muhasebedeki iş yükü azalırken, banka transfer ücretlerinden de büyük tasarruf sağlanmış olacak.

Kartallar İran’a uçtu GSM faturaları patladı

0

Rus bilim insanlarının kartal sürülerini izlemek için oluşturduğu bilimsel proje, İran GSM şirketlerinin devasa faturasıyla riske girdi.

Kartalların üzerine takılan izleme cihazlarında yer alan ve Rus GSM şirketlerine ait SIM kartları düzgün şekilde veri göndermeye devam ederken beklenmedik bir şey oldu.

SIM kartlarına roaming ücreti

Kartal sürüsü İran’a göç etti. SIM kartları da İran GSM şirketlerinin ağı içinde roaming ücretiyle çalışmaya başladı. 

Kısa sürede binlerce dolarlık telefon faturalarıyla karşılaşan Rus bilim insanları şimdi projeyi devam ettirmek topluluk fonlaması kampanyası başlattılar.

Faturalar ödenemezse, hatlar kesileceği için kuşları takip etmek mümkün olmayacak. Diğer bir deyişle, eski çağlarda bilim yapmak teknik imkansızlıklar nedeniyle kolay değilken, dijital dünyada bilim yapmak da yüksek maliyetler nedeniyle çok kolay değil. 

Dijital pazarlama ve SEO etkinliği Digitalzone‘19’dan notlar-1

0

Zeo Agency tarafından bu sene 7. defa düzenlenen etkinlikten öne çıkan notları paylaşıyoruz

Bu yıl 7.si düzenlenen ve ülkemizin en büyük dijital pazarlama/SEO konferanslarından biri olan Digitalzone’19, 9 Ekim’de hafta RadissonBLu Şişli Otel’de gerçekleşti. Performics SEO bölümünden Hazal Ulubaş ve Kübra Önem, etkinlik notlarını paylaştı.

BASTIAN GRIMM – 2020’DEKİ TEKNİK SEO TRENDLERİ – RAKİPLERİNİZİN ÖNÜNDE OLUN

Peak Ace CEO’su ve kurucu ortağı olan Bastian Grimm, SEO konusundaki 15 yıllık deneyimini digitalzone 2019’da yaptığı konuşmasında 4 ana başlıkta bizlerle paylaştı. Bastian Grimm Googlebot’un endeksleme davranışında meta tag’lerin etkisi, java script overlay’li internet sitelerinin endeksleme performansı, gizli içeriğin (hidden content) ve iframelerin nasıl okunduğu ile ilgili testlerinin sonuçlarını aktardı. İndeksleme başlığı altında üzerinde durduğu en önemli konu header noindex ve robots noindex tag’lerinin farkıydı.

İkinci ana başlık olan java script overlay’li internet sitelerinin son güncellemeler ile artık daha da okunabilir hale geldiğini ve bu yapıda bir siteye sahipseniz hangi araçları kullanarak kontrol edilebileceğinin üzerinde durdu.

 “no matter it is visible or not, content will be found”

Gizli içerik konusunda  “content opacity” kavramından bahsederek siz içeriği gizleseniz de gizlemeseniz de Googlebot’un o içeriğe bir şekilde eriştiğinden ve endekslediğinin altını çizdi.

Önceden SEO dünyasında bir kafa karışıklığı olan iframed contentler konusunda ise iç rahatlatan bir gelişmeden bahseden Bastian, evergreen bot sayesinde artık iframed içeriklerin de okunma kalitelerinin artış gösterdiğini belirtti.

Daha sonra ise tavsiye niteliğinde iyi bir SEO audit’in nasıl hazırlanması gerektiğine dair birkaç tüyo verdi;

–          Örnek kodlar paylaşın

–          Excel yada CSV formatlarından dosyalar göstermeyin

–          Her şeyi sunuma koymayın

–          Her zaman maddeleriniz için bir B planınız olsun

SIRALAMALARI İYİLEŞTİREN BAĞLANTILAR EDİNME –JAMES FINLAYSON

Verve Search’te Head of Innovation unvanı ile görev yapan ve kendini ‘multidisipliner bir SEO uzmanı’ olarak tanımlayan James Finlayson link edinmenin kullanıcı davranışı ve marka algısı üzerindeki etkisi hakkında konuştu.

Ortalama bir Türk’ün ayda 69 internet sitesini ziyaret ettiğini söyleyen James, binlerce internet sitesinin bu 69 site arasına girmeye çalışarak kullanıcı farkındalığı yaratmaya çalıştığını ifade etti. Kullanıcının giderek körleştiği bu günlerde ziyaretçilerin dikkatini çekebilmek için nasıl bir strateji izlememiz gerektiğini ise şu şekilde özetledi;

1-      S.U.C.C.E.S.

Yaratacağımız strateji yukarıdaki başlıklara uygun olarak basit, beklenmedik, somut, güvenilir, duygusal ve hikâyeleştirilmiş olmalıdır.

2-      Yaratacağımız stratejinin sonucunda ortaya çıkan içerikleri paylaşan insanları “zeki,kültürlü,havalı” gösteriyor olmalı.

YİĞİT KONUR – SEARCH CONSOLE VE SIRALAMA VERİLERİNİ KULLANARAK SEO STRATEJİNİZİ ŞEKİLLENDİRMEK

 Etkinliğin organizatörü olan ZEO A   nm  kljgency kurucusu Yiğit Konur, SEO dünyasının en büyük dertlerinden biri olan ölçümleme konusuna değindi.

Yapılan geliştirmelerin ve optimizasyonların takibi sırasında kullanılan metriklerin aslında tek başlarına bir şey ifade etmediğinden, bunun yerine dimensions odaklı ölçümlemelere güvenmemiz gerektiğinden bahsetti. Örneğin sıralama artık sadece anahtar kelime (keyword) bazlı değil, keyword, keyword group ve landing page boyutlarının hepsinin kombinlenerek daha doğru sonuçlar vereceğinden bahsetti.

Bunu yaparken de yeni SEO araçları olan seo.do’nun birçok farklı özelliğinden nasıl yararlanabileceğimizi anlattı. Aracın en güçlü yanının istenilen veriye en hızlı şekilde ulaşılabilir olmasından söz etti.

DOMINIC WOODMAN – B2B ARAMAYA DERİNLEMESİNE BİR BAKIŞ. BAŞARIYA NASIL ULAŞIRSINIZ?

Distilled’in kıdemli dijital danışmanlığını sürdüren Dominic Woodman B2B SEO’nun neden B2C SEO’dan daha zorlu bir süreç içerdiğini ve bu süreçte başarıya ulaşmak için neler yapılması gerektiğini anlattı.

B2B aramada en kritik detayın eğer ürününüz yeniyse, aranma hacmini kendinizin yaratması gerektiğini unutmamanız olduğundan bahsetti.

Peki SEO aracılığı ile B2B sonuç almak için ne kadar zaman gerekli?

“SEO sonuç almak için en hızlı kanal olmasa da, aşağıdaki maddeleri tamamladıktan sonra 1.yılın sonundan itibaren sonuç almamanız için içbir sebep yok” diye ekledi;

–          Kaliteli içerik

–          Domain otoritesi

–          Temel teknik SEO gereklilikleri

Dominic Woodman oldukça detaylı biçimde hazırlanmış sunumunda B2B aramada başarıya ulaşmış markalardan da örnekler vererek anlattıklarını pekiştirdi.

HANNAH THORPE – ÇOKLU ALGORİTMALAR İÇİN OPTİMİZASYON

Hannah Thorpe İngiltere merkezli ödüllü dijital pazarlama ajansı Found’un SEO yöneticisi olarak görevini sürdürüyor. Mesleki ilgisini arama ve ziyaretçi verilerinin desteklediği yenilikçi içerik kampanyaları ile teknik stratejiler oluşturmak üzerine geliştiriyor.

Bu nedenle, bağımsız birçok farklı algoritma ile detaylı olarak ilgilenerek bu bağımsız parçaların bir araya getirdiği büyük algoritmayı çözmek üzerine konuşmasını gerçekleştirdi.

Hannah Thorpe ilk olarak bir Google modellemesi ve algoritması olan “deep relevancy matching”in açık bir şekilde kullanılmadığı söylenilse de, aslında birçok site tarafından yapılan testler ile algoritmanın bir parçası olarak çalıştığının üzerinde durdu. Bu modellemede aramaların ne şekilde kullanılmış olduğu ve içerikler ile nasıl bağdaştırılması gerektiğini açıkladı. Deep relevancy matching’de veri madenciliği sayesinde ulaşabileceğimiz farklı veri kaynaklarının, Facebook-Instagram gibi sosyal medya verilerinin, özellikle son dönemde ön plana çıkan sesli aramalar için verimli sonuçlar elde etmede kullanılabileceğini anlattı.

İkinci olarak neural matching konusuna değinen Hannah Thorpe, aramaların yüzde 30’unda bunun kullanıldığını açıkladı. Google Assistant gibi uygulamaların arkasında yatan teknolojinin neural matching algoritmasının bir parçası olduğunu anlattı.

Peki, neural matching nasıl çalışıyor?

–          Sosyal dinleme ile öğreniyor

–          Duygu analizi yapıyor

–          Neden belirli anahtar kelimelerin belirli aramalarda kullanıldığını anlamaya çalışıyor ve buna göre kullanıcıya en doğru sonucu vermek için uğraşıyor.

Thorpe son olarak “QDF Timeliness” yani Quality-Density-Freshness açılımındaki algoritmanın özelliklerinden bahsetti. Bu algoritmanın çalışma prensibi içeriğin kaliteli-yoğun ve yeni olması üzerine kurulu. Birçok aramanın arasında küçük arama ilgileri vardır ve bu ilgiler zamanla gelişir. Örneğin İngiltere’de aratılan bir kelime hem İK alanına hem de ünlülerin menajerliğini yapan insanların alanına giriyor. Aynı kelimenin farklı sektörlerce farkli şekillerde kullanılması ve Google’ın buna göre arama sonuçlarını şekillendirmesi zamanla ve birçok küçük arama ilgisi ile oluşur.

Freshness yani tazeliğin ve güncelliğin önemini ise şu şekilde ifade ediyor; Farklı sektörlerde örneğin sağlık ve yaşamla ilgili internet sitelerinde daha güncel olmak zorunludur, çünkü her an değişebilecek bilgilere sahiptir ve kullanıcıya güven vermek zorundadır.

Hannah Thorpe’tan minik bir tavsiye:” SEO’da bir adım önde olmak için, Google patentlerin önünde olmak gerektir. Google’ın ne ile ilgilendiğine bakmak ve buna göre geliştirmeler yapmak gereklidir.”

EMRE GÜNEY – BÜYÜMENİN HİLESİ: KULLANICI TUTUNDURMA

Şu anda Skyscanner’da Senior Growth Manager olarak görev yapan Emre Güney günümüzde markaların büyüme stratejilerinden ve bunu yaparken düştükleri hatalardan bahsetti.

Konuşmasına büyümenin günümüzde bir araç olmaktan çıkıp bir amaç haline gelmesinin üzerinde duran Emre Güney, markaların öncelikle neden büyümeye ihtiyaç duyduklarını anlamaları gerektiğini söyledi. Yeni kullanıcı edinmek elbette tüm markalar için oldukça önemli ancak kazanılan kullanıcıyı tutundurmak bundan daha önemli. Çünkü yeni kullanıcı elde etmek için sağlanacak finansman da tutundurulmuş yani var olan kullanıcı tarafından geliyor. “Aslında tutunan her kullanıcı sizin için yeni bir kanaldır.”

Tutundurma nedir?

Edindiğiniz kullanıcıları belirli bir süre boyunca sunduğunuz hizmete tutundurmak ve sürdürülebilirliğini sağlamaktır.

Neden Önemlidir?

“Daha fazla kullanıcıyı nasıl elde ederiz”den, “Elde ettiğimizi nasıl daha fazla elde tutarız” artık daha önemli bir sorudur. Bu yüzden tutundurma çalışmaları günümüzde daha önemli olmaya başlamıştır.

Yaşam boyu değer = Kazanç x Raf Ömrü

Raf ömrü bir kullanıcının yaşam boyu değerini doğrudan etkilemektedir. Bunu şu şekilde açıklamak mümkün: Bir uygulama veya hizmetin bir anda yakaladığı hype’ı sürdürememesi raf ömrünü kısaltır, bu da daha çok mobil uygulamalar üzerinde gördüğümüz bir sorundur ve tutunduramama kaynaklıdır.

Kullanıcı elde edebilmenin finansmanını tutundurma yaptığımız kullanıcılardan sağlarız. Tutundurduğumuz kullanıcıların sayısı arttıkça biz yeni kullanıcı kazanımı konusunda farklı kanallar deneme konusunda da özgürleşiriz.

Nasıl geliştirilir?

Kullanıcı deneyimini önemseyerek yeni ürün tasarlamak ve kullanıcıyı anlamak önemlidir. Kullanıcının hizmetinizle etkileşime geçtiği ilk andan itibaren 72 saat içinde hizmetinizin değerini ona anlatmanız ve kanıtlamanız gerekmektedir. Çünkü bu sürede etkileşimegeçmeyen kullanıcılar ya uygulamayı 1 hafta içinde siliyor, ya da bir daha hiç kullanmıyor.

Ve son olarak tutundurmanın, “Bir kez yaptım, bitti” bir iş olmadığını bunu markanın bir parçası haline getirmenin öneminden bahsederek konuşmasını tamamladı.

 

İş Bankası, sanal POS hizmeti ile taksitli ödeme almayı sınır ötesine taşıdı

0

İş Bankası, sanal POS’ları aracılığı ile üye işyerlerine yurtdışına yaptıkları satışlarda taksitle satış imkânı getirerek bir ilke imza attı

Hâlihazırda elektronik ticaretle uğraşan ve İş Bankası sanal POS hizmetini alan işyerleri; Visa, Mastercard, AMEX, JCB, Unionpay, Discover ve Diners Club logolu uluslararası kartlı ödeme sistemleri ve Rusya’nın ulusal ödeme yöntemi MIR’in yanı sıra, 50’den fazla ülkede geçerli olan 40’a yakın alternatif ödeme yöntemi ile yurtdışından tahsilat yapabilme imkânına sahip durumdalar.

Türk işletmelerinin küresel sisteme entegre olmalarını desteklemek için, elektronik kanallar üzerinden sunduğu ödeme çözümlerini sürekli olarak çeşitlendiren İş Bankası, en son Yandex ve Klarna ile yapmış olduğu işbirliği ile sanal POS’larına yurtdışı taksitle satış özelliğini de ekledi. Türkiye’de bir ilk olanbu hizmet kapsamında Rusya’nın en çok kullanılan ödeme yöntemlerinden biri olan Yandex’in işlem esnasında kullanıcıya taksit yapabilme olanağını sunan Yandex Installment özelliği ve Avrupa ile ABD’de hızla büyüyen online servis sağlayıcısı Klarna’nın; hesaptan transfer imkanı sağlayan “Bank Transfer”, ödeme erteleme imkanı sağlayan “Pay Later” ve ödemeleri taksitlendirilme imkanı sağlayan “Slice It” fonksiyonları üye işyerlerinin sanal POS’larına entegre edilmiş oldu. Böylece İş Bankası Türkiye’de, üye işyerlerine yurtdışından yapacakları tahsilatlarda müşterilerine taksitli ödeme imkanı sağlayan ilk finansal kuruluş oldu.

40’a yakın alternatif ödeme yöntemini kabul ediyor

Konu hakkında açıklamalarda bulunan Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Sezen; şöyle dedi: “Bugün İş Bankası sanal POS üye işyerleri, dünyada geçerli tüm uluslararası kartları ve bunun yanı sıra 50’nin üzerinde ülkede geçerli olan ve özellikle Avrupa, Rusya ve Çin’de çok yaygın olarak kullanılan 40’a yakın alternatif ödeme yöntemini kabul edebiliyor. En son yaptığımız işbirliği ile kullanıldığı ülkelerde yaygın bir müşteri kitlesine sahip olan ve son yıllarda hızla gelişen online ödeme sağlayıcıları Yandex ve Klarna’nın taksitli ve ödeme ertelemeli yöntemlerini İş Bankası sanal POS altyapısına entegre ettik. Bu sayede, ulaşım, turizm ve perakende gibi birçok alanda hizmet veren üye işyerlerimizin Rusya, Avrupa ve ABD’deki tüketicilere taksitli ödeme hizmeti sunabilmelerine olanak sağlarken, e-ticaret tarafında işyerlerimizin global pazarlara açılmasını kolaylaştıracak, yurtdışı pazarlardaki işlem hacimlerini artıracak, hızlı ve güvenli hizmet vermelerini sağlayacak bir çözüm getiriyoruz.”

 

 

Eski Turkcell CEO’suna yeni görev

0

Kaan Terzioğlu 1 Kasım’da yeni görevine başlıyor

Eski Turkcell CEO’su Kaan Terzioğlu, VEON Eş-COO’su oldu. Merkezi Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da bulunan ve bağlanabilirlik ve dijital hizmetler alanında faaliyet gösteren VEON’un Eş-COO’luğu görevine 1 Kasım itibarıyla Kaan Terzioğlu atandı. Bu görevi üstlenen diğer isim ise Sergi Herrero oldu. Herrero, 1 Eylül’de Facebook’taki görevinden ayrılarak VEON’a transfer oldu.

Mevcut COO görevinden ayrılıyor, danışman olarak devam edecek

Kaan Terzioğlu’nun sorumluluk alanı VEON’un temel işi olan bağlanabilirlik tarafını dönüştürmeye ve bu dönüşümü yönetmeye yoğunlaşmak olacak. Herrero ise COO olarak yeni gelir alanları oluşturma tarafında çalışacak. Her iki isim de yeni görevlerinde VEON CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Ursula Burns’e karşı sorumlu olacak. 

VEON’un mevcut COO’su Kjell Johnsen 1 Kasım’da şirketten ayrılıyor ama danışman olarak VEON’a destek vermeye devam edecek. 

Türk Telekom’dan siber saldırı açıklaması

0

Türkiye, 27 Ekim 2019 Pazar günü bir siber saldırı ile karşı karşıya kaldı. Birçok internet sitesinin etkilendiği bu saldırıdan kısa süre sonra Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

Türk Telekom siber saldırı için açıklama yaptı

Türkiye’deki bazı büyük şirketlerin internet sitesleri ve altyapıları 27 Ekim öğlen saatlerinde siber saldırı ataklarına maruz kaldı. Aralarında Türk Telekom’un da bulunduğu bu saldırının ardından şirket cephesinden bir açıklama geldi.

Türk Telekom ile beraber internet alt yapısına ve pek çok büyük bankanın sitelerine yapılan saldırılar sonrası, Türkiye’de Pazar günü internet deneyiminde ve bazı bankalarda yapılan işlemlerde kesintiler meydana geldi. 100 GB büyüklüğünde olduğu tahmin edilen saldırı,  Garanti BBVA bankasıyla beraber, Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone da zaman zaman altyapı problemi yaşadı.

Türk Telekom‘dan da yaşanan saldırı hakkında açıklama geldi. İşte o açıklama.

“Dünyada pek çok kurumun hatta devletlerin maruz kalabildiği siber saldırılardan birini biz de ülkemizdeki bazı kuruluşlara yönelik olarak yaşamak durumunda kaldık.

Saldırı, Türkiye’nin bilgi, iletişim ve teknoloji şirketi Türk Telekom’un alanında yetkin siber güvenlik uzmanları tarafından zamanında müdahale edilerek durdurulmuştur.

Ülkemizin en büyük Siber Güvenlik Merkezine sahip olan şirketimizin aldığı önlemlerle yurt içi ve yurt dışı internet trafiği herhangi bir olumsuzluğa meydan vermeksizin normal seyrinde devam etmektedir.

Diğer operatör ve servis sağlayıcılarını da etkilemiş olan saldırıya karşı bu kuruluşlar da bildiğimiz kadarıyla gereken çalışmaları yürütmektedirler.

Benzer durumlar her zaman olabilir. Önemli olan buna karşı hazırlıklı olmaktır. Türk Telekom’un her türden saldırıya karşı savunma sistemi sağlamdır…

Vatandaşlarımızın iletişim teknolojilerinden huzur içinde yararlanması birinci önceliğimizdir…”​​​

Yapay Zeka Daire Başkanlığı

Yandex’in sürücüsüz otomobilleri 1,6 milyon km katetti

Yandex, bir dönüm noktası sayılacak bu önemli gelişmeyle Avrupa’nın en büyük sürücüsüz otomobil geliştiricisi konumuna geldi

 Sürücüsüz araç teknolojilerinde önemli bir ilerleme sağlayan Yandex, geliştirdiği sürücüsüz otomobillerin 1,6 milyon otonom kilometre yol katettiğini açıkladı. Yandex bu gelişmeyle Avrupa’nın en büyük sürücüsüz otomobil geliştiricisi olurken, dünya çapında da Waymo, Cruise Automation, Baidu ve Uber ile birlikte ilk 5 otonom araç şirketi arasına girdi.

Yandex’in sürücüsüz otomobilleri 1,6 milyon kilometrelik yolun büyük bir bölümünü, beklenmedik trafik koşullarıyla bilinen ve dünyanın en kalabalık şehirleri arasında bulunan Moskova’da ve Tel Aviv’de katetti. Yandex’in otonom araçları, Moskova’nın karlı ve yağmurlu koşullarında ve Tel Aviv’in yoğun sıcağında rastgele park edilen otomobillerin arasında manevralar yaparak sürüşlerini gerçekleştirdi.

Yandex, Tataristan’da sürücüsüz taksi servisine öncülük ediyor 

Geçtiğimiz ocak ayında Las Vegas’ta düzenlenen CES 2019 kapsamında, gazetecilerin de katıldığı bir otonom sürüş gerçekleştirmiş olan Yandex, 2018 yılının Ağustos ayından beri de Rusya’nın Tataristan bölgesinde bulunan Innopolis şehrinde, sürücüsüz bir şekilde hizmet veren otonom taksi servisine öncülük yapıyor.

Yandex’in sürücüsüz otomobilleri günde 20 bin, ayda 500 bin otonom kilometre yapıyor. Şu anda 50 adet sürücüsüz otomobili bulunan Yandex, yılsonuna kadar bu sayıyı 100’e çıkarmayı hedefliyor. Gelecek yıllarda filonun genişletilmesi hedefi, şirketin öncelikli planları arasında bulunuyor. Bununla birlikte Yandex, otonom sürüşlerin daha hızlanması ve daha mükemmel hale gelmesi için çalışmalarına devam ediyor. Yandex iki yıl içerisinde otonom sürüşte haftada 1.000.000 kilometreye ulaşmayı hedefliyor.

Sürücüsüz otomobilde Hyundai Mobis’le işbirliği

Yandex sürücüsüz otomobil alanında genişleme stratejisinin bir parçası olarak Hyundai Mobis ile iş birliği yapıyor. Bu iş birliğinin kapsamında yeni tanıtılmış olan sürücüsüz otomobil Sonata, Yandex’in filosuna katılacak olan modellerden biri olacak.

Facebook ilk sahte politik haberi kaldırdı

0

Facebook, 2016 ABD Başkanlık seçimleri sırasında yayınlanan sahte haberler nedeniyle büyük eleştiri almıştı.

Başkan adayları ve politikacılar hakkında çocuk pornografisinden cinayet ve dolandırıcılık haberlerine kadar sayısız sahte haber yayılmış, bu haberler büyük bir kitleye ulaşmıştı.

FBI’ın şakası yok

Seçimlerden sonra Obama yönetimi başkanlık koltuğunu teslim etmeden önce FBI ile bu haberleri incelemiş ve haberlerin arkasında Trump’ı seçtirmek isteyen Rus gizli servisinin olduğu tespit edilmişti.

ABD 3 yıldır bu sorunun yeni seçimlerde tekrarlanmaması için önlem almaya çalışıyor. Tüm sosyal medya patronları kongrede ağır sogulara çekildi ve önlem almaları için ciddi uyarılar aldılar. 

Şimdi, 2020 ABD başkanlık seçimleri yaklaşırken, ilk sahte politik haber yakalandı. 

Facebook editörleri Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham hakkınd Facabook’ta paylaşılan bir haberin sahte olduğunu ve karalama kampanyası yaratma amacı taşıdığını tespit edip haberi kaldırdı. Haberin yaymaya başlayan asıl kaynak hakkında da FBI soruşturma başlattı. Arkasından, yabancı istihbarat ajanslarıyla bağlantılı ABD vatandaşları çıkacak olursa, başları ajanlık ve vatana ihanet suçlaması dahil, büyük derde girecek.

Sosyal medya artık şaka değil. Yazdığınız veya paylaştığını haberlere dikkat edin.

 

 

Amazon’a 10 milyar dolarlık çelmeyi Trump takmış

0

Amazon ve Microsoft bir süredir, ABD Savunma Bakanlığı’nın 10 milyar dolarlık bulut hizmetleri ihalesini kazanmak için savaşıyordu. 

Bu rekabet o kadar ağırdı ki, internet devi Google bile yarıştan çekilmek zorunda kalmıştı.

Savunma Bakanlığı’ndan bilgi sızdı

Savunma Bakanlığı kısa süre önce yaptığı duyuru ile ihaleyi Microsoft’un kazandığını duyurdu. 

Peki ama Amazon neden elendi?

Savunma Bakanlığı’ndan medyaya sızan bilgilere göre, Başkan Trump ihaleye bizzat müdahale edip Amazon’un elenmesini istedi. 

Trump’ın seçim kampanyası sırasında Amazon’un sahibi Jeff Bezos Trump ile şahsen söz dalaşına girmiş, Trump’ı küçümsemiş, Bezos’un sahibi olduğu Washington Post gazetesinde Trump aleyhine ağır bir karalama kampanyası başlamıştı.

Bunun üzerine Trump Twitter’den Jeff Bezos’u açık açık tehdit etmiş ve “başkan olduğumda ilk işim seni pişman etmek olacak,” demişti.

İşte, Trump şimdi sözünü tuttu. Daha önce ayağına getirtip özür dilettiği Jeff Bezos’un şirketini şimdi 10 milyar dolarlık devlet ihalesinden eleyerek intikamını almış oldu.

 

 

ARM Huawei’ye işlemci satmaya devam edecek

0

ABD’nin Çinli elektronik devi Huawei’ye uyguladığı ambargoya rağmen, İngiliz menşeli Japon işlemci üreticisi ARM, Huawei’ye işlemci satmaya devam ediyor.

Japonlar ARM’ı satın almıştı

Japon SoftBank tarafından 32 milyar doalra satın alınan mobil işlemci teknolojileri üreten İngiliz şirketi ARM’ın yöneticileri, ABD’nin ambargosunun onları “bağlamadığını” dile getirerek, Huawei ile ticari ilişkilerine devam ediyorlar. ARM, daha önce Huawei ile ticareti keseceğini açıklamıştı. Ancak bu karardan dönüldü.

Öte yandan ABD, İngiliz ve Japon şirketi ARM’a karşı herhangi bir yaptırım planlamazken, başka ülkelerin ambargolarına ters hareket etmesi halinde ağır yaptırımlar uygulama tehdidi savurması da dikkat çekiyor. 

ARM’ın işlemci mimarisine erişimini kaybetmesi Huawei için çok yıkıcı bir darbe olacakken, ABD’nin ARM’ı ambargoyu uygulamaya zorlamaması da soru işaretleri oluşturuyor. Sizce, Google’ı zorlayarak Android uygulama marketini dahi Huawei’ye kapattıran ABD’nin ARM işlemcilerin satışına ses çıkarmamasının sebebi nedir?

Tesla otopilot verilerini açıkladı

Tesla otopilot teknolojisiyle sürücüsüz araçlar konusunda önemli bir yeniliği başlatmıştı. Tesla’nın üçüncü çeyrek raporunun ardından Tesla, otopilot verilerini de açıkladı.

Tesla otopilot istatistikleri

Üçüncü çeyrekte 143 milyar dolar kar elde eden Tesla için 2019 yılının oldukça başarılı geçtiğini söyleyebiliriz. Tesla’nın üçüncü çeyrek mali sonuçlarını açıklamasının ardından, otopilot teknolojisine yönelik veriler de paylaşıldı.

Sürücünün aracın kontrolünü kısmen bıraktığı otopilot modunda, 7 milyon kilometrelik sürüşte yalnızca bir kaza yapıldığı açıklandı. Aynı çeyrekte insanlı sürüşlerde ise her 800 kilometrede bir kaza meydana geldiği belirtildi. Bu verilerle, otopilotun insanlı sürüşten 9 kat daha güvenli olduğu açıklandı. Ancak bu konudaki bazı uzmanlar, Tesla’nın sadece otoyollarda değil şehir içindeki trafikte de otopilot modundaki performansının görülmesi gerektiğini söylüyor.

Nokia hisseleri dibe vurdu

0

Nokia CEO’sunun gelecek hakkındaki umutsuz konuşmaları sonrasında Nokia hisseleri dibe çakıldı. Bu düşüşte 5G için yapılan açıklamaların etkili olduğu belirtiliyor.

Nokia hisseleri yüzde 25 düştü

Akıllı telefon sektöründe artık eskisi gibi aktif olmayan Nokia, 5G ve IoT gibi yenilikçi teknolojilerle varlığını sürdürmeye çalışıyor. Bir zamanların teknoloji devi, artık eski gücünde olmasa da bu alanlarda başarılı çalışmalara imza atabiliyor.

Nokia CEO’su Rajeev Suri, yaptığı son açıklamada 5G teknolojisini tüm cihazlara geçirmenin maliyetli olacağını ve 2016 yılında Alcatel-Lucent’i bünyelerine katmalarının kendileri için maliyetli olduğunu söyledi.

Ekonomik anlamda yapılan bu umutsuz açıklamaların ardından, Nokia’nın hisseleri 24 Ekim’de yüzde 25 düşüş gösterdi. Bu düşüş, şirketin son 6 yıldaki en büyük düşüşü oldu.

Wi-Fi kapsama alanı genişletildi

0

Wi-Fi kapsama alanı, bazı akıllı cihazları kontrol ederken sorunlara yer açabiliyor. Araştırmacılar, Wi-Fi kapsama alanını sadece yazılımla genişletebilen bir yöntem geliştirildi.

Wi-Fi kapsama alanı yazılımla genişletildi

İnternete bağlanabilen akıllı cihazların hayatımıza girmesiyle, internet kapsama alanı kullanıcıların en çok dikkat ettiği konular arasında yer almaya başladı. Wi-Fi kapsama alanının yetersizliği sonucunda, kullanıcılar bazı cihazlarını kontrol etmekte zorlanabiliyordu.

BrighamYoung Üniversitesi araştırmacıları, kapsama alanını genişletmek için eni bir çalışmaya imza attılar. On-Off Noise Power Communication isimli bu çalışmada araştırmacılar, mevcut Wi-Fi protoklüne yazılım ekleyerek kapsama alanını 60 metre genişletebildi. Böylelikle herhangi bir ek cihaz maliyeti olmadan kapsama alanı artırılabildi.

Ancak bu çalışmadaki en büyük problem olarak ise kapsama alanının genişlemesiyle internet hızının düşmesi görülüyor.