HP 3D baskı için Çin’i seçti

0

HP 3D baskı kurmak için Çin’de çalışmalara başladı. Çin’de kurulacak olan HP 3D baskı merkezi, son teknoloji baskı makineleri içeriyor.

HP 3D baskı üretim merkezi

3D baskı sektörü, son yıllarda çok hızlı bir büyüme gösteriyor. Daha hızlı prototipler oluşturmak, daha dahayanıklı ve daha ucuz üretim için üreticiler, 3D yazıcılardan faydalanıyor. Birçok teknoloji şirketi de 3D baskı merkezi kurarak, üreticileri kendi müşterisi yapmayı planlıyor. Bu alanda son atak ise HP firmasından geldi.

Asya Pasifik ve Japonya’da genişleme çalışmaları yürüten HP’nin son durağı Çin oldu. 3D baskı merkezinde HP Multi Jet Fusion 3D baskı sistemi kullanılacak. Bu yazıcılar ile çeşitli prototipler yapılacak, ihtiyaca göre parça üretimi gerçekleştirilecek.

HP, geçtiğimiz aylarda Henkel AG & Co.’nun malzeme ekosistemi ortağı olduğunu açıklamıştı. Dünyanın önde gelen kimyasal ve tüketim malları üreticiyile kurulan ortaklık, HP’nin prototip ve üretim kalitesini artıracağı öngörülüyor. HP’nin bu üretim merkezinde kendi ürünleri dışında prototipleme ve parça üretimi yapıp yapmayacağı konusunda henüz net bir bilgi verilmedi.

Googla Asya pazarına yatırım yapıyor

0

Google Asya pazarında özellikle Çin’e yaptığı yatırımlar ile dikkat çekiyor. Google Asya pazarındaki potansiyeli kullanarak gelir artışı hedefliyor.

Google Asya pazarındaki potansiyeli kullanmak istiyor

Google, Çin’in en büyük e-ticaret şirketlerinden biri olan JD.com’a 550 milyon dolarlık yatırım yapma kararı aldı. Bu yatırım ile Google, JD.com’da hisse senetlerine sahip olacak.

Alibaba’nın en büyük rakiplerinden biri olan JD.com özellikle 11 Kasım Bekarlar Günü’nde kıyasıya bir rekabete girmişti. 24 saatlik verilere göre Alibaba 25.3 milyar, JD.com ise 19.4 milyar dolarlık satış gerçekleştirmişti.

Google bu yatırım ile Çin’in büyüme gösteren şirketinin yanında yer almak istiyor. Çin’de arama motoru ve mali hizmetler için kullanılamayan Google, bu şekilde e-ticaret pazarı aracılığıyla Çin’e giriş yapacak.

Anlaşma kapsamında Google Alışveriş hizmetinde, JD.com ürünlerinin tanıtımı yapılacak. Aslında bu yatırım ile Google, internet hizmeti sağlayıcı çizgisinden çıkmadan e-ticaret sektörüne giriyor diyebiliriz.

Google’ın da işin içine girmesiyle Alibaba  ve JD.com arasındaki rekabet daha çok kızışacak gibi görünüyor.

Elektrik faturası kripto para ile ödenecek!

Oldukça ilginç bir patent başvurusunda bulunan Walmart, tüketicilerin elektrik faturası ödemelerini kripto para ile yapılabileceği bir sistem üzerinde çalışıyor. Bu sistem sayesinde, elektrik faturası kripto para ile ödenebilecek.

Elektrik faturası kripto para ile daha kolay ödenecek

ABD’nin en büyük mağaza zincirlerinden biri olan Walmart, teknolojiyi günlük rutin işlerimize uygulamaya devam ediyor. Walmart, elektrikli cihazları bir blockchain sistemine kaydeden sistem için patent aldı. Bu sistem ile elektrik tüketen cihazlar, anlık olarak blockchain kayıtlarına işlenecek. Böylelikle her cihaz için elektrik faturası tutulacak. Yani blockchain ile elektrik faturalandırması yapılacak.

Tüketicilerin yanı sıre elektrik üreticilerinin de bulunacağı sistem, her iki taraf için de avantaj sağlıyor. Elektrik satın almak isteyen müşteriler, blockchain sistemi üzerinden kripto para kullanarak üreticilere ödeme yapabilecek. Böylelikle kripto para ile elektrik satın alabilecekler. Bu şekilde hane odaklı bir sistem oluşturarak, tüketici taleplerine anlık olarak cevap verilebilecek. Ayrıca üreticiler de, elektrik üretim miktarlarını, daha net bir şekilde belirleyebilme fırsatını bulacak.

Sosyal medyada canlı video konusunda Türkiye birinci

0

47 ülkede faaliyet gösteren IAB’nin (Interactive Advertising Bureau) video izlenme trendlerini ölçmek üzere 21 ülkede 18 yaş üstü 4.200 kişi arasında yaptığı araştırmanın sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre, video içeriklerine ilgi artıyor; Türkiye canlı video izlemede birinci sırada yer aldı.

Araştırma sonuçlarına göre Avrupa’da kullanıcıların yüzde 70’i günde en az bir kez video izliyor. Türkiye’de ise kullanıcıların yaklaşık 3’te 2’si günde en az bir kez video izliyor.

Türkiye birinci

Dijital dünyanın nabzını tutan IAB’nin video araştırmasından ortaya çıkan bir başka çarpıcı sonuç da canlı video trendinin yükselişte olması. Kullanıcıların yüzde 47’si geçtiğimiz yıllara göre daha fazla canlı video izlerken bu oranın artışında akıllı telefonların da rolünün olduğu gözlemlendi.Kullanıcılar canlı videoları sosyal platformlardan izlerken Türkiye yüzde 64 oranı ile dünyada bu alanda birinciliği aldı. Kullanıcıların önemli bir bölümünün canlı videoda tercihi ise diziler oldu. Oyun videoları ise Türkiye’de ilgi görmeye devam ediyor.

IAB’nin video içerik araştırması, kullanıcıların 2018 Dünya Kupası ile ilgili tercihlerini ortaya koydu. Küresel olarak katılımcıların 3’te 2’si 2018 Dünya Kupası’nı canlı olarak televizyondan, izlemeyi düşünürken, Türkiye’de katılımcıların yüzde 54’ü maçları canlı videodan izlemeyi planladığını belirtiyor. Bu büyük futbol organizasyonunu izlemede televizyon ve akıllı telefonlar en yaygın iki kanal olarak öne çıkıyor.

Dijital reklamlarla ilgili dikkat çeken çalışmalar yapan IAB’nin video içerik araştırması dijital reklam-video içerik ilişkisini de ortaya koydu. Dünyanın 21 ülkesinden binlerce kişiyle yapılan araştırmaya göre tüketiciler video izlerken reklamlarla etkileşime geçiyorlar ancak reklamların daha az rahatsız edici olmasını istiyorlar.

Kullanıcıların yüzde 52’si reklamlarla desteklenmiş ücretsiz videoları izlemeyi tercih ederken yüzde 64’ü reklama tıklama, web sitesini ziyaret etme, arama motorlarında ürünü arama, ürün veya reklam hakkında yorum yapma gibi aksiyonlarda bulunuyor. Türkiye’de ise tüketicilerin yüzde 73’ü canlı video izlerken görülen reklamlarla etkileşime geçiyor. Araştırmadan dikkat çeken bir diğer sonuç ise, tüketicilerinin büyük çoğunluğunun reklamlarla karşılaşma şeklinin değişmesi gerektiğini düşünmesi.

IAB’nin canlı video araştırması Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Çin, Kanada, Birleşik Krallık, Almanya, İtalya, İsveç, İsviçre, Macaristan, İrlanda, Rusya, Brezilya, Şili, Kolombiya, Meksika, Peru, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeleri kapsıyor.

Audi’nin CEO’su tutuklandı

0

Volkswagen grubunun peşini bırakmayan dizel motor skandalı şimdi de Audi’nin CEO’sunun başını yaktı.

Savcı şüphelendi ve tutukladı

Münih savcısı, Audi’deki dizel motor sahtekarlığını soruştururken CEO’nun delilleri karartmasından çekindiği için CEO için tutuklama kararı çıkardı.

Böylece, Volkswagen grubunun lüks otomobil üreten markası Audi’nin CEO’su Rupert Stadler, soruşturma bitene kadar tutuklu kalacak. Bu haber aynı zamanda Volkswagen grubu yöneticileri arasında da krize neden oldu. 

VW’nin yeni grup CEO’su Herbert Diess ise kısa süre önce görevi devraldığında, dizel motor skandalının da çözümüne destek olacak yeni bir yönetim anlayışı getireceğini vurgulamıştı ancak savcının onun gibi düşünmediği anlaşılıyor. Bu da VW grubunda başka yöneticilerin tutuklanabileceği anlamına da geliyor.

Bitcoin 60.000 dolar olacak mı?

0

Kripto paralar konusunda önemli bir isim olan Phillip Nunn, Bitcoin rekor kıracak yorumunda bulundu. Nunn, Bitcoin rekor kırarken, birçok kirpto paranın başarısız olacağını söyledi.

Bitcoin rekor seviyesi: 60.000 dolar

Phillip Nunn, Bitcoin’in bu yıl içerisinde 60.000 dolara ulaşarak rekor kıracağını söyledi. BusinessCloud ile yaptığı röportajda Bitcoin tahminlerini açıklayan Nunn, geçtiğimiz Ocak ayında söylediklerinin arkasında olduğunu belirtti. Nunn tahmininin Bitocin’in 2018 yılında 6000 dolar seviyesini ve 60.000 dolar seviyesini göreceği yönünde olduğunu söylemişti. Yani Bitcoin dibi görecek ve daha sonra zirveye ulaşacaktı.

Şu an için bu tahminin doğru olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Bitcoin, yaklaşık 6000 dolar seviyelerine kadar bir düşüş gösterdi. Ancak bu seviyeden kurtularak 60.000 dolara ulaşıp ulaşamayacağını söylemek şu an için çok zor.

Nunn, diğer kripto para birimleri hakkında ise olumsuz açıklamalarda bulundu. Nunn, bugünün birçok dijital para biriminin ortadan kalkacağını söyledi. Nunn’a göre Bitcoin, Ethereum, Litecoin ve Ripple gibi piyasanın bel kemiği olan kripto paralar gelecekte varlığını sürdürebilecek.

Banyo için IoT hizmeti başladı

LG Uplus, banyo için IoT hizmetini başlattı. Kurulan ortaklık ile başlatılan banyo için IoT hizmeti, kullanıcı konforunu sağlamak için tasarlandı.

Banyo için IoT neler sağlayacak?

LG Uplus ve banyo tadilat firması Inus Bath ile kurulan ortaklık, teknoloji odaklı tuvalet ve banyoları hedef alıyor. Kurulan ortaklık ile akıllı telefon kontrollü banyo ve tuvaletlerin tasarlanıyor. Kullanıcılar istedikleri özelliği, akıllı telefon ile aktif edebiliyorlar.

Örneğin; isteyen kişiler wi-fi bağlantısı kullanarak klozete oturduklarında havalandırmanın aktif olması gibi bir özelliği aktif edebiliyorlar. Inus Bath’ın IW950 modeli ile su basıncı ve nozul ayarını istedikleri şekilde yapabiliyorlar. Ayrıca akıllı sıcaklık ve nem kontrolü ile tuvalet ve banyoda oluşan mantarların önemli ölçüde azaltılabileceği belirtiliyor.

Ayrıca LG Uplus, Naver’s Clova AI platformu ile de bir ortaklık kurdu. Bu ortaklık ile yapay zeka temelli sesli kontrol sistemlerinin banyo ve tuvaletlerde aktif olması hedefleniyor. Bu sayede kullanıcılar, istedikleri işlemleri sesli komut ile yapabilecekler.

Hollywood da kripto para konusuna el attı

0

Kripto paranın son bir senede yüz milyonlarca insanın yatırım yaptığı bir alana dönüşmesi ve ekonomi bültenlerini standart konusu haline gelmesi, Hollywood’un da gözünden kaçmadı.

Kripto para hep karanlık işlerle bağlantılı

Kripto para konulu bir film çekeceğini açıklayan film stüdyosu, başrolünü Beau Knapp’in oynayacağı filmin, bir FBI ajanının, sanat dünyasında kripto para üzerinden yürütülen karanlık işleri araştırmasını anlatacağını açıkladılar.

Ayrıca, “Coen Kardeşler” olarak bilinen senarist ve yönetmen kardeşler Joel Coen ve Ethan Coen’in de Bitcoin’in yükselişinde büyük önem taşıyan ve uyuşturucu ya da kara para aklama konusunda uzun süre faliyet gösterdikten sonra FBI’ın özel operasyonu ile sahibi tutuklanan Silkroad.com hakkında bir film üzerinde çalıştığı biliniyor.

Öyle görünüyor ki, son bir yılda günlük hayatın içine sirayet etmeye başlayan kripto para artık Hollywood’unda gündeminde ancak şimdilik Holywood senaristleri kripto paranın sadece karanlık yüzünü öne çıkarmayı tercih ediyor gibi görünüyorlar.

Google Çinli deve yarım milyar dolar yatırdı

Çin’e geri dönmek için her fırsatı değerlendiren Google, şimdi de Çin’li e-ticaret devi JD.com’a ortak oldu.

JD.com

Çin’in en önemli e-ticaret platformlarından biri olan JD.com’a 550 milyon dolar yatırım yaptığını duyuran Google bu işbirliği kapsamında JD.com’un ürün ve hizmet reklamlarını kendi reklam platformlarında daha fazla gösterecek. 

JD.com ise Google işbirliği sayesinde artık Çin dışına çıkıp dünya ülkelerine daha fazla satış gerçekleştirmeyi planlıyor. Alibaba’dan sonra şimdi de JD.com üzerinden dünyada yeni bir online alışveriş çılgınlığı başlayabilir.

Web sitesini silahla çalmaya kalktılar

0

Web siteleri ve şifreler sadece hacker’ların tehdidi altında değil.

Para yerine silah doğrulttu

ABD’de Sherman Hopkins Jr. isimli bir saldırgan, satın almak istediği doitforstate.com adresi için, silahlı soygun yapmayı tercih ederek bir ilk yaşattı.

Domain adresinin sahibini bulan Hopkins, kurbanına silah doğrultarak domain adresinin şifrelerini aldı. 

Ethan Deyo ise silah zoruyla ilgili şifreleri verdikten sora polise şikayette bulundu ve Hopkins’in tutuklanmasını sağladı. Mahkeme ise davayı görüştükten sonra şimdi Hopkins’e silahlı soyguna kalkışma suçundan 20 sene hapis cezası verdi. 

Böylece tarihin ilk silahlı web sitesi soygunu gerçekleşmiş ve kayıtlara geçmiş oldu.

Uzay için 3D baskı yapan 4 şirket

0

3D baskı teknolojisi otomotivden gıdaya kadar birçok sektörü etkisi altına aldı. Sıradaki hedef ise; uzay için 3D baskı yapmak. Bu yazımızda uzay için 3D baskı yapan 4 şirketi listeledik.

Gelecek değil, şimdi: Uzay için 3D baskı

Dünya ile uzay arasındaki yer çekimi ve sıcaklık farklılıkları nedeniyle özelleştirilmiş 3D baskı teknikleri gerekiyor. Bunun için sıcaklık ve yerçekimi koşullarına uygun filamentler seçilmeli, bunların eritileceği 3D yazıcılar uzay koşulları için dayanıklı olmalı.

Made In Space

Bu alanda en başarılı şirket olduğunu söylemek yanlış olmaz. Üstelik Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) 3D yazıcı gönderen ilk şirket olan Made In Space, bunu iki kez başardı. Son olarak ise ISS’ye gönderilecek hibrit bir metal 3D yazıcı geliştirmek bir hibe aldı.

MIS’in öncelikli hedefi; küçük parçaları mekanda üretmek. Ancak gelecekte ISS’nin kendisi için bir modül gibi büyük ölçekli nesneler inşa edebilmek hedefleniyor.

Tethers Unlimited

Şirket, şu anda ISS için bir 3D yazıcı geliştiriyor. Bu yazıcının en önemli özelliği, malzemeleri geri dönüştürülebilir şekilde kullanabilmesi olacak. Uzun süreli yolculuklarda, atılması gereken malzemeleri kullanarak pisuvar hunisi, kulak spekülleri üretmek için kullanabilir.

Stratasys

Stratasy, A350 uçaklarında kullanılmak üzere Airbus’a sayısız 3D baskılı plastik parça üreterek havacılık alanında kendini kanıtlamıştı.  Uzay çalışmaları için ise Orion uzay kapsülü üzerinde Lockheed Martin ve Phoenix Analiz & Tasarım Teknolojileri ile ortaklık kuracak.

Relativity Space

Relativity Space’in gelecek hedefleri arasında tüm roketleri 3D baskı ile üretmek bulunuyor. Tam ölçekli bir yanma odası nozul ateşleyicisi ve 7 metre çapında roket üst kademe için tam ölçekli bir yakıt deposu da dahil olmak üzere bir dizi parça üretti. Motor, 14 feet yükseklikte 100 ateşleme testiyle denendi. Şirket, 2019 yılında kombine bir test yapmayı hedefliyor.

Otonom sürüş güvenliği için EyeSight teknolojisi

0

Tesla’nın otonom sürüş yeteneğine sahip modellerinin ardı ardına ölümlü kazalar yapmaya başlamasıyla beraber otonom sürüş teknolojisinde güvenlik konusu yeniden gündeme geldi.

Subaru bu konuda kendi teknolojisi EyeSight’in, otomobillere ek maliyet bindirmeden otonom sürüş güvenliğini sağlayabileceğini vurguluyor.

Subaru’nun EyeSight Sistemi markanın Önleyici Güvenlik Felsefesi’nin nihai hedefi olan trafik kazalarını tamamen ortadan kaldırma amacına 2020 yılında çok yaklaşacak. Güvenlik uzmanı marka bu hedefe araç maliyetini artırmadan ulaşmayı hedefliyor.

EyeSight ile maliyet artışı olmadan otonom sürüş imkânı

Subaru ekibinin üzerinde çalıştığı yeni nesil EyeSight sistemi, çok fazla cihaz ve sensör eklemesi yapılmadan otonom sürüşe imkân tanıyacak. Bu sayede otonom sürüş önündeki en önemli dezavantajlardan biri olan maliyet artışının önüne geçilecek. Güncel EyeSight teknolojisine eklenecek yeni sensörler ve 2 adet radar sayesinde 2020 yılında Seviye 2 otonom sürüş imkânı sunulabilecek.

Hedef trafik kazalarını ortadan kaldırmak

Geliştirilmekte olan yeni nesil EyeSight, Subaru kullanıcılarının kaza oranını düşürmek adına daha fazla görev üstlenecek. Yeni nesil EyeSight, otomobilin yanından 90 derece açıyla gelen yaya ve bisikletlileri de algılayabilecek. Bu sayede şehir içinde sıklıkla karşılaşılan kazalara karşı önlem alınmış olacak.

Yağmurlu ve puslu havalarda daha fazla görüş kabiliyeti sunacak olan yeni nesil EyeSight sürüşe daha fazla destek olacak. Yeni nesil EyeSight sayesinde otomobil otomatik şerit değiştirebilecek, virajlarda dönüş açısına göre hız düşürecek ve en silik yol çizgilerini bile algılayarak aracın düz bir çizgide yol almasını sağlayacak.

Subaru’nun yeni nesil EyeSight teknolojisi ile hedefi trafik kazalarını yakın gelecekte ortadan kaldırmak.

Orta konsolun üstüne yerleştirilecek infrared LED ve infrared kamera sayesinde araç sürücüyü gözünden sürekli takip ederek ve kaza ihtimallerini anlayarak uyarılarda bulunacak. Bu kameralar ayrıca otomobilin kişiselleştirilmesinde de rol oynayacak. Sürücü otomobile oturduğu anda kameralar sürücüyü gözünden tanıyıp sürücünün daha önce hafızaya aldığı koltuk ve ayna ayarı, sürüş modu gibi tercihlerini de otomatik olarak devreye sokacak.

Şirket yöneticilerine bilişim güvenliğini sağlama zorunluluğu geldi

0

Dijital verilerin güvenliğini sağlamak artık her şirket için hayati bir konu. Peki müşterilerinin güvenini kazanarak onların kişisel ve finansal verilerini alan dev şirketler bu verileri yeterince güvenli saklıyor mu ve sorumsuz şirketlerin ihmalkarlığı nedeniyle oluşabilecek zararlarda kim suçlu?

Bu sorular artık hayatımızın parçası ve Sermaye Piyasası Kurulu da şirketleri bu sorumluluğu almak konusunda artık mecbur kılıyor.

SPK yönetim kurulunda bilişimci istiyor

SPK’nın aldığı karara göre; kurum, kuruluş ve ortaklıkların bilgi sistemlerinin yönetimi, artık doğrudan yönetim kurulunun görev ve sorumlulukları arasında yer alıyor. Yönetim kurulları; bilgi gizliliğinin sağlanması, bilgi güvenliğiyle ilgili risklerin azaltılması ve gerekli kaynak ayrılmasından sorumlu olacak.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından açıklanan ‘Bilgi Sistemleri Yönetimi Tebliği’ne göre kurum ve şirketlerin üst yönetimini yeni görevler bekliyor. Bilgi sistemlerine ilişkin politikalar, süreçler ve prosedürlerin her yıl gözden geçirilmesi, potansiyel risklerin etkileriyle birlikte tespit edilmesi ve risklerin azaltılmasına yönelik faaliyetlerin hayata geçirilmesi, yönetim kurullarının sorumlulukları arasına ekleniyor.

Yönetim kurulları, bilgi sistemlerinin güvenliğiyle ilgili kararları alma ve uygulamanın yanı sıra, kişisel verilerin güvenliğini ihlal eden konularda da direkt sorumlu olacak. Bu açıdan personelin farkındalığını artırmaya yönelik eğitimlerin verilmesi de yine yönetim kurullarının görevleri arasına giriyor.

Ambalaj otomasyonu 2023 tahminleri

0

Ambalaj otomasyonu sektörü hızla büyümeye devam ediyor. Yeni bir araştırmada, ambalaj otomasyonu hakkında 2023 tahminleri yayınlandı.

Ambalaj otomasyonu 62 milyar dolara ulaşacak

Otomasyon, birçok sektör sektöründeki şirketler için artık bir lüks değil. Hatta küresel ölçekte rekabet için zorunluluk haline geldi. Bu trend ise katlanarak büyümeye devam ediyor.

Allied Market Researc tarafından yayınlanan bir rapora göre, ambalajlama makineleri için küresel talep artıyor. Raporda, ambalaj makineleri sektörünün 2023 yılında 62 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

2016 yılında yaklaşık 25 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen global gıda ve içecek ambalajı sektörüne destek veren makineler, pazarın yaklaşık yüzde 63’ünü oluşturuyor. 2023 yılında ise Pazar payının yüzde 70’u ulaşacağı belirtiliyor.

Raporda özellikle, Asya-Pasifik bölgesi ve Sahra altı Afrika’nın 2023’te sona eren dönemde pazardaki en fazla genişlemeyi yaşayacağı öngörülüyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde yüzde 6.7 büyüme gösterecek bu sektör, üreticiler için yeni girişim alanlarından biri olabilir.

New York’ta altıncı taksi şoförü Uber yüzünden intihar etti

0

Uber ile taksi şoförleri arasındaki gerilim sadece İstanbul’da yaşanmıyor. Dünyanın pek çok büyük şehrinde Uber ve taksiciler karşı karşıya gelirken Uber’in ana vatanı ABD’de de taksiciler Uber’den haz etmiyor.

Taksiciler intiharı seçiyor

Geçtiğimiz aylarda ABD’nin en büyük şehri New York’ta beş taksici, Uber’in yarattığı rekabetle bozulan işleri nedeniyle finansal krize girdikleri için intihat etmeyi seçmişlerdi.

Kısa süre önce altıncı taksi şoförü de gece yarısı kendini evinde elektrik kablosuyla asarak intihar etti. Hint asıllı olan 59 yaşındaki taksici Abdul Saleh’in Uber nedeniyle işlerinin azaldığı ve taksisinin kredisiyle belediyeden aldığı taksi lisansının ücretini ödeyemediği için bunalıma girdiğinin altı çiziliyor. taksitlerini ödeyemediği için kredi kuruluşları ile sorun yaşamaya başlayan Saleh’in, her şeyini kaybetmek üzere olduğunu anlayarak intiharı seçtiği düşünülüyor.

New York’ta artan taksici intiharları nedeniyle suçlanan Uber’de de kriz yaşanıyor. Uber’in CEO’su Dara Khosrowshahi de New York’a giderek şehir yönetimiyle görüştüğü ve hasar kontrolü yaptığı, Uber’in ve taksicilerin birlikte çalışabileceği bir ortam yaratmak için çare aradığı vurgulanıyor.

2.7 milyon kişi e-imza kullanıyor

0

BTK tarafından yayımlanan son verilere göre, elektronik ve mobil imza sertifikası toplamda 3 milyon 244 bin 880 adete ulaşmış durumda. Elektronik imza, 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu sayesinde bireylerin ve kurumların ıslak imza ile gerçekleştirdikleri bütün işlemlerin dijital olarak yapılabilmesini sağlıyor. 

Mobil imza yüzde 148 arttı

5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu’nda tarif edilen ve ıslak imza ile eşdeğerde olan e-imza kullanımı her geçen çeyrekte artıyor. BTK verilerine göre, 2011 yılı sonu itibariyle üretilen elektronik imza sertifika sayısı 323 bin 242 olarak gerçekleşti. Bu rakam 2017 yılının dördüncü çeyreğinde yayımlanan rapora göre, 2 milyon 752 bin 738’e ulaştı. Üretilen elektronik imza sertifika sayısı yüzde 752 oranında artmış oldu.

Farklı işlemlerin her an ve her yerden cep telefonuyla gerçekleştirilmesine olanak veren mobil imza sayısı, her geçen yıl yaygınlaşıyor. 2011 yılı sonu itibariyle 198 bin 783 adet mobil imza sertifikası üretildi. Mobil imza sertifika sayısı 2017 yılının son çeyreğinde 492 bin 142 seviyesine yükseldi. Mobil imza sertifika sayısında yüzde 148 oranında artış kaydedildi.

UNICEF, kripto para madenciliğiyle bağış topluyor

0

Dünyanın en bilinen sivil toplum kuruluşundan biri olan Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu veya kısaca UNICEF, kripto para birimi madenciliği yoluyla para toplamak amacıyla iki bağış kampanyası başlattı.

Başta Monero olmak üzere pek çok kripto para birimi, siber suçla ilişkilendirilerek birçok insanın onları etik dışı bulmasına neden oluyor. Ayrıca kripto para birimi madencilerinindünya genelindeki tehdit sıralamasında üst sıralarda olduğu gerçeği, bu imajı daha da kötüleştiriyor. 

Ancak bu kez kripto para birimi madenciliğinin, asil ve iyi bir amaç doğrultusunda kullanıldığını görüyoruz. İnsani nedenler doğrultusunda yeni bir fon yaratma yolunda öncülük eden UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu), çarpıcı bir çalışmaya imza attı. UNICEF, doğrudan para bağışı istemektense, kripto para madenciliği için bilgisayar kaynakları ve işlem gücü talep edilen iki kampanya başlattı.

İlk kampanya Suriye’deki çocuklar için

İlk kampanya 2018 Şubat’ında “Game Chaingers” adı altında başlatılarak 31 Mart’a kadar devam etti. UNICEF Fransa’nın bir girişimiydi ve amacı, insani kriz ve savaştan ciddi biçimde etkilenen Suriye’deki çocuklar için para toplamaktı. “Game Chaingers” ismi, Ethereum gibi kripto para birimlerinin desteklediği blockchain teknolojisine atıfta bulunarak, içinde “chain” yani zincir kelimesi geçecek şekilde, stratejik olarak belirlenmiş. Kampanya chaingers.io adresinden görülebileceği gibi; Ethereum madenciliği için gerekli üst düzey işlem gücüne sahip, yüksek performanslı grafik kartları ile güçlü bilgisayarlara sahip olan eSports oyuncuları, tasarımcıları ve diğer kullanıcıları hedefledi.

UNICEF’in faydalanması amacıyla gerçekleştirilen Ethereum madencilik süreci, madencilik aracı UNICEF’in cüzdanından grafik kartı modeli ve işletim sisteminize göre hazır olarak indirildiği için oldukça basitt. Madencilik aracı indirildikten sonra, tek yapmanız gereken bir kısayol aracılığıyla onu çalıştırarak madencilik işlemini başlatmak.

Ancak, bu geçmiş kampanyayı örnek alarak, kaynaklarınızın kullanılmasına izin vermeden önce dikkate almanız gereken bazı sorunlar bulunuyor. Birincisi, bu durumun neden olduğu elektrik tüketimi. UNICEF web sitesine göre Ethereum madenciliği yapan standart grafik kartına sahip bir bilgisayar, yüksek kaliteli bir video oyunu oynamakla eşdeğer şekilde, ortalama 0.16 kWh seviyesinde bir tüketim gerçekleştiriyor. Bu tüketim günde birkaç saatlik bağış yaptığınızda sorun oluşturmayabilir; fakat madencilik faaliyetini günde 24 saat olarak planlıyorsanız kesinlikle göz önünde bulundurmanız gereken bir şeydir. Elektrik faturanız beklemediğiniz kadar şişebilir.

Ayrıca, yoğun ve aşırı yüklenmiş şekilde kullanılan işlemcilerin bilgisayara zarar verebileceği veya bazı devrelerinin yanmasına neden olabileceği de bilinen bir gerçektir.Bu nedenle, madencilik için kullanılacak işlem yüzdesini ve gücünü her zaman dikkate almalısınız. Özellikle laptop ile bu işlemi yapmak bilgisayardaki devrelerin yanmasına neden olabilir.


İkinci kampanya

UNICEF Avustralya tarafından 29 Nisan’da başlatılan ikinci kampanya ise hala aktif. Bu kampanyada, Bangladeş’te sığınmacı olan ortalama 340 bin Myanmar’lı çocuk için bağış toplamak amacıyla “UmutSayfası” (TheHopePage) adı altında bir web sitesi oluşturuldu. Kampanya bir tarayıcı üzerinden Monero madenciliği komut dosyası çalıştırdığından tüm kullanıcıları hedeflemektedir. Bu inisiyatif ile işbirliği yapmak için, TheHopePage.org adresini ziyaret ederek “Start Donating” seçeneğine tıklamanız yeterli.

Satoshi Nakamoto bulundu mu?

1

CIA tarafından yapılan açıklamalar, Satoshi Nakamoto hakkındaki tartışmaları tekrar gündeme getirdi. Bitcoin kurucusu olarak bilinen Satoshi Nakamoto, CIA tarafından bilinen biri mi?

Satoshi Nakamoto kimdir?

Bitcoin, bundan yaklaşık 10 yıl önce, “Bitcoin: Eşten Eşe Elektronik Nakit Ödeme Sistemi” isimli bir makale ile gündeme geldi. Bu makalenin yazarı ise Nakamoto’ydu. Kripto para piyasasındaki çoğu kişi tarafından merak edilen bu kişinin, kim olduğu bilinmiyor. Hatta bu yıl, Nakamoto’nun Elon Musk olduğuna yönelik bazı dedikodular çıkmıştı. Ancak Musk, bu söylentiyi yalanlamıştı. CIA tarafından yürütülen soruşturmalarda, Nakamoto hakkında önemli bilgiler elde edildi gibi görünüyor.

Kimliği adeta bir sır gibi olan Nakamoto, şu anda yaklaşık 7000 bin dolar değerindeki Bitcoin’in kurucusu olması sebebiylem merak edilen bir isim. Birçok teknoloji araştırma şirketi Nakamoto’yu bulabilmek için araştırmalar yürütse de olumlu sonuç alınamadı. CIA’e yapılan başvurularda alınan cevap ise CIA’in Nakamoto’yu bildiğine yönelik iddiaları artırıyor.

Nakamoto hakkında bilgi alınmak istenildiğinde CIA, söz konusu bilgiye sahip olsalar bile bu bilgilerin ifşa edilmemesini istediklerini belirtiyor. Teknoloji yayıncısı Daniel Oberhaus ise bu cevabın CIA’in Nakamoto’yu bildiğini gösterdiğini, ancak ABD hükümetinin Bitcoin için hazırlıklı olmaması sebebiyle beklemede olduğunu belirtiyor.

Audi 3D baskı ile tasarım yapacak

0

Audi 3D baskı ile tasarım yaparak, üretim sürecini hızlandırmayı ve maliyetlerini azaltmayı hedefliyor. Audi 3D baskı çalışmalarını, iş süreçlerini entegre edecek.

Audi 3D baskı prototipler yapacak

Otomotiv endüstrisi, 3D baskı teknolojisini benimseme konusunda oldukça hızlı davranıyor. Otomotiv sektörünün lider şirketlerinden Audi, 3D baskının avantajlarından yararlanmak istiyor. Üretime geçmeden önce tasarım prototiplerini oluşturmaktan sorumlu Audi Pre-Serisi Merkezi, 3D baskı ile prototiplemeye başlayacak.

Audi’nin özellikle arka kapak tasarımlarında 3D baskıyı kullanacağı belirtiliyor. Bu sayede farklı şekilde ve dayanımlı tasarımların yanı sıra, 500.000’den den fazla renk kombinasyonu ile de tasarımlar denenebilecek. Dolayısıyla en verimli, en güvenilir tasarım, daha hızlı bir şekilde üretime geçirilebilecek.

Merkezin yöneticisi Spiering: “Kuyruk lambalarının prototiplenmesi için J750’yi kullanarak tasarım doğrulama sürecimizi hızlandırabileceğiz. Bu 3D baskı tekniğini kullanarak, kuyruk ışık kapaklarının prototipleme işleminde% 50’ye kadar zaman tasarrufu sağlayabiliriz” dedi.