Snapchat bilet satmaya başlıyor

0

Popüler mesajlaşma uygulaması ve sosyal ağ servisi Snapchat, bir türlü çözüm bulamadığı para kazanma sorununa yeni bir yaklaşım getiriyor.

Bilet satışından komisyonla bu delik kapanır mı?

Kullanıcıları büyük oranda genç bireylerden oluşan Snapchat, gençlerin en çok ilgi gösterdiği alanlardan olan, konser ve sinema biletlerinin satışına aracılık edecek.

Uygulama içinden gitmek istedikleri konserlere ve sinema filmlerine bilet alabilecek olan Snapchat kullanıcıları için Snap şirketi SeatGeek biletleme uygulamasıyla işbirliği yapacak.

Snap, bu sayede bilet komisyonlarından önemli bir gelir elde edip her yıl yarım milyar doları aşan zararına bir çözüm bulmaya çalışacak. Bakalım başarılı olabilecek mi? 

Yahoo Messenger kapanıyor

0

WhatsApp, Snapchat ve Facebook Messenger çağında hala Yahoo Messenger’ı kullanan kaldı mı diye düşünebilirsiniz ama evet, hala bu uygulamayı kullanan çok sayıda insan var.

Bir uygulama gider bir uygulama gelir

Fakat Yahoo’yu satın alan yeni sahipleri artık dev rakipleriyle rekabet etme şansı kalmayan ve sadece kaynakları tüketen bir uygulama olarak şirketin sırtında yük olan Yahoo Messenger’ı kapatma kararı aldılar.

Yahoo Messenger’de arkadaşların birbirine mesaj atabileceği son gün ise 17 Temmuz 2018 olacak. Öte yandan Yahoo, alternatif bir chat programı arayanlara da kendi geliştirdiği Squirrel’ı tavsiye ediyor.

Yahoo Messenger kullanıcıları, chat arşivlerine kapanıştan sonra 6 ay daha erişebilecekler ve indirebilecekler.

Uber, Lyft’e bisiklet çalımı mı atıyor?

0

Otomobil paylaşım pazarında birbirlerinin saçını başını yolan iki rakip şirket şimdi de şehir içi bisiklet paylaşımı pazarında birbirlerine girdiler.

Bisiklet deyip geçmeyin

Uber’in bisiklet paylaşım şirketi Jump’ı satın almasına rakip bisiklet paylaşım servisi CitiBike’ı satın alarak cevap vermek isteyen Lyft kötü bir sürprizle karşılaşabilir.

Uber, Lyft’in hamlesini önlemek için CitiBike’in bağlı olduğu çatı şirket Motivate’i satın almak üzere harekete geçti. Lyft, Motivate’e ortak olmak için 250 milyon dolar ödemeyi göze almıştı ancak Uber’in şimdi Motivate’i satın almak için daha büyük bir teklifle şirketin kapısını çaldığı konuşuluyor. 

Öyle görünüyor ki, iki araç paylaşım devi, küçük bir bisiklet paylaşım şirketini satın almak için fiyat kızıştırmalı bir açık artırım oturumun girmiş durumdalar. Diğer bir deyişle, Motivate’in hissedarlarının başına talih kuşu kondu.

Süper bilgisayar yarışında ABD öne geçti

0

Dünyanın en güçlü süper bilgisayarına kim sahip olacak?

Bu yarışta öne çıkan isim bir süredir Çin’di ve geride bıraktığı ABD tekrar önderliği ele geçirmek için yoğun şekilde çalışıyordu. 

Rekabet kızışıyor

ABD Başkanı Trump da başkanlık yarışı sırasında, ABD’ye yine dünyanın en güçlü süper bilgisayarını kazandıracağı konusunda söz vermişti. Gerçi, Çin’i geçmek için geliştirilen süper bilgisayarın çalışmalarına Obama döneminde başlanmıştı ancak Trump’un da bu çabaya destek vermesiyle ABD artık yarışta öne geçti.

200 petaflop hızında çalışabilen yeni süper bilgisayarı Summit’i tanıtan ABD, Çin’in 93 petaflop’luk süper bilgisayarı Sunway TaihuLight’ı katlayarak geçmiş bulunuyor.

Summit, 4608 sunucudan oluşuyor ve kapladığı alan iki tenis kortu büyüklüğüne ulaşıyor. 9000 adet 22 çekirdekli IBM Power9 işlemcisine sahip olan bilgisayarda ayrıca 27 bin adet Nvidia Tesla V100 GPU bulunuyor. Yapay zeka çalışmalarına odaklanması için özel olarak tasarlanmış Summit’i hararetini almak içinse sisteme dakikada 4000 galon soğuk su enjekte ediliyor. Bilgisayarın harcadığı aylık enerji tüketimi ise 8100 evin aylık enerji toplamına eşit.

Şimdi Çin’in de ABD’nin Summit’inin gücünü birkaç kez katlayacak bir süper bilgisayarla cevap vermesi bekleniyor. 

Bu korkunç yarışta kendi süper bilgisayarına sahip olamayan ülkelerin ise teknoloji ve bilim yarışında ya da yapay zeka gibi çağın stratejik teknolojilerini geliştirmede çaresiz kalarak yarıştan kopması riski bulunuyor.

 

Facebook kişisel verileri şirketlere satmış

0

Facebook’un aksini iddia etmesine rağmen, sosyal medya ağının kişisel kullanıcı verilerini, üçüncü parti şirketlere sattığına dair önemli deliller ortaya çıktı.

Verileri gizlice satmışlar

ABD’de senatonun gündeminde olan konuyu bazı senatörler büyük bir titizlikle takip ediyorlar ve Facebook’un kişisel verileri “gizlice” satmasının ülke için büyük bir güvenlik açığı oluşturduğuna dair de önemli bir kampanya yürütüyorlar.

Bu nedenle senato alt komisyonlarında ifade veren Zuckerberg’ün inkarlarına rağmen senatörler Facebook’un kullanıcı verilerini Çinli Lenovo gibi şirketlerle paylaştığını düşünüyorlar.

Wall Street Journal’in şimdi şirket içinden kaynaklarına dayandırdığı bilgiye göre Facebook ayrıca beyaz liste oluşturarak bu listede yer alan “zararsız” şirketlere kullanıcı verilerinin satışına devam etmiş. Beyaz listedeki şirketlerin arasında Japon Nissan veya RBC Capital Markets gibi isimler de bulunuyor. 

2009 ve 2013 arasında ABD Federal Ticaret Komisyon’unun Tüketici Hakları departmanın başkanlığını yapan profesör David Vladeck’in de gazetey verdiği demece göre, Facebook 2012 yılında Ticaret Komisyonu ile, tüketici verilerini üçüncü şirketlere satmayacağına dair anlaşma yapmış bulunuyor ve ABD bu anlaşmaya dayanarak Facebook’un kullanıcıların verilerine erişmesine izin veriyor.

Ancak sosyal medya devinin elde ettiği verileri gizlice başka şirketlere sattığının ispatlanmasının çok ağır yaptırımları beraberinde getirmesi bekleniyor. ABD senatosun alt komisyonlarında ise şimdi bu olasılıklar tartışılıyor. Bakalım ABD Facebook’un mu yoksa Zuckerberg’ün mü ipini çekecek?

Blockchain Türkiye Platformu kuruldu!

Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) hızlı gelişmelerin yaşandığı, pek çok ülkenin yatırım yaptığı blockchain teknolojisinde; girişimcilerin desteklendiği, yeni iş modellerinin çalışıldığı, Türkiye’nin bu konuda söz sahibi ülkelerden biri haline gelerek geleceği tasarladığı bir dünya yaratmak amacıyla Blockchain Türkiye Platformu’nu (BCTR) hayata geçirdi. Kâr amacı gütmeyen BCTR, Türkiye’de sürdürülebilir blockchain ekosistemini yaratma ve yeni dönem iş yapış biçimlerinin önündeki zorlukların giderilmesi hedefiyle faaliyetlerini yürütecek.

Blockchain Türkiye Platformu neyi amaçlayacak?

Platform; düzenleyeceği eğitimler ve etkinlikler ile çeşitli bilgilendirici yayınlar ve içeriklerin yanı sıra bilim, sanayi ve teknoloji akademileri, düşünce kuruluşları, üniversiteler, diğer ülke ve birliklerin blockchain platformları ve konsorsiyumlarıyla da önemli iş birliklerine imza atacak. Biz de bu önemli hareketin başladığı yere gittik ve BCTR hakkında birinci elden ilk bilgileri aldık. İyi seyirler.

Blockchain teknolojisinin Türkiye’de yaygınlaşması, bilinirliği ve kullanımının artırılması, faydalarının araştırılması ve stratejik önceliklerinin saptanması için, eğitimler vermek, etkinlikler düzenlemek, içerikler üretmek ve yayınlar yapmak, çalışma grupları ile blockchain teknolojisine ilişkin güncel konuları ve kullanım alanlarını değerlendirmek, ilgili paydaşları bir araya getirmek gibi hedeflerle yola çıkan Platform, kanun yapıcılar, kamu kurum ve kuruluşları, düzenleyici otoriteler ile özel sektör ve akademi arasında köprü kurmayı; onları düzenlenecek etkinliklere davet etmeyi; istişare toplantıları düzenlemeyi, mevzuat geliştirme çalışmalarına görüş vermeyi ve katkıda bulunmayı da hedefliyor.

Blockchain Türkiye Platformu’nun tanıtımı amacıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı, iş hayatının ve her türlü beşeri alışverişin olmazsa olmazının, karşılıklı güven tesisi olduğuna dikkat çekerek, “Güvenin maliyeti hala çok yüksek. Bugün, 500 yılı aşkın süredir kullandığımız, çift yanlı kayıt tutma prensibine, matematiğin de yardımıyla bir üçüncüsünü eklemek üzere yola çıkıyoruz: Güven. İlgi ile takip ettiğim bir ekonomistin, blockchain teknolojisini geçmiş 500 yıllık teknolojik ilerleme ile mukayeseli değerlendirirken söylediği, ‘Matbaa devrimi bilgi boşluğunu doldurdu; sanayi devrimi güç boşluğunu doldurdu; internet devrimi mesafe boşluğunu doldurdu; blockchain devrimi ise güven boşluğunu dolduracak’ sözlerine katılmamak mümkün değil” dedi.

Uber şimdi de scooter kiralayacak

0

Uber, otomobil ve bisiklet paylaşımı işlerinden sonra şimdi de scooter paylaşımına el atmak istiyor olabilir mi?

Motorsuz scooter’lar

Olabilir çünkü San Francisco sakinleri giderek artan biçimde küçük scooter’lar ile yolculuk etmeye başladılar ancak bu şehir sakinleri bu sırada bu minik metal araçları sürekli yanlarında taşımak istemiyorlar ve belirli merkezlerden kiralayıp, başka noktalarda bırakabilmeyi arzu ediyorlar.

Bu talep doğrultusunda şehirde scooter kiralamak isteyen Uber de şehir yönetimiyle benzer hizmet için görüşen araç paylaşım şirketlerinin arasına katıldı. Bu hizmeti San Francisco şehir yönetimi de destekliyor ve hem trafik sıkışıklığına çare olması hem de daha sağlıklı bir yaşam için şehir sakinlerini scooter kullanmaya teşvik ediyorlar.

Şehir yönetimi, bir sene boyunca sürecek plot program boyunca şehirde belli merkezlerde scooter kiralama istasyonlarının oluşturulmasını ön görüyor.

LinkedIn, iş başvurusunda lokasyon gösterecek

0

Kariyer sosyal ağı LinkedIn, kendi ağı üzerinden iş başvuru yapan çalışanlar için, başvurdukları şirketin yaşadıkları yere uzaklığı konusunda bilgi vermeye başlayacak. 

Yeni iş yerinize kaç otobüsle gideceksiniz?

Çalışanların, iş seçeneklerini değerlendirirken evlerine ne kadar uzak olduğunu hesaplayabilmeleri ve seçenekleri daha doğru analiz edebilmeleri için önemli bir hizmet olacak bu yeni hesaplamayla, iş bavurusu yapanlar, ev adresleri ile iş yeri arasındaki mesafeyi kolayca ölçebilecek. 

Ayrıca başvuru yapanlar, bu mesafeyi otomobille veya yürüyerek ne kadar zamanda kat edebileceklerine dair de bilgi alabilecekler. Otobüs veya trenle ulaşımı hesaplamak da diğer bir seçenek olacak.

Türk öğrenciler dünya birincisi oldu!

0

Türk öğrenciler, Finlandiya Eğitim Bakanlığı ve Helsinki Üniversitesi ortaklığında düzenlenen uluslararası proje yarışması Luma StarT’de 40’tan fazla ülkeden yapılan 500 başvuru arasında önce ilk 100’e, sonra ilk 10’a, sonra ilk 3’e girerek Finlandiya’ya gitti ve finalde de büyük bir başarı göstererek Dünya birincisi oldu! Türk ekibi ödülünü, Finlandiya Eğitim Bakanlığı genel müdürü Olli-Pekka Heinoen’in elinden aldı.

Niğde İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge birimi ve Niğde Bilsem işbirliğinde uluslararası alanda başarı gösterme amacıyla kurulan #BilsemInternationalProjectTeam ekibi projelerde disiplinler arası eğitim yaklaşımı kullanarak çeşitli projeler geliştirdi.

BaretCare projesi ön plana çıktı!

Ekip öğretmenleri Süleyman Gezici, Ertugrul Özar, Cüneyt Akyol, Mehmet Ozel ve Osman Aydoğar ile birlikte öğrenciler Halil Ataberk Bakırcı, Abdullah OĞUL ve Ahmet Efe Bakırcı birlikte hazırladıkları “İşçiler İçin Modüler Akıllı Baret ve Takip Sistemi: BaretCare+” projesi ile yarışmada dünya 1.si olarak bizleri gururlandırdılar.

BaretCare projesi işçiler için tasarlanmış olan ve ısı-nem sensörü, gaz sensörleri ve en önemlisi GSM/GPS modülü içeren inovatif bir akıllı baret projesi. Bu proje sayesinde işçileri bulundukları ortamda anormal oranda sıcaklık, nem, ve zehirli gaz olması durumunda işçileri o ortamdan ayrılmaları için uyarıyor. Bunun yanında GPS özelliği sayesinde işçinin coğrafi konumunu tespit edip GSM modülündeki Sim kart sayesinde internete bağlanarak konum bilgisini gönderiyor. Son olarak gelen konumlar takip sistemindeki harita üzerinde anlık olarak takip imkanı sağlıyor.

Türkiye’de yaşanan maden kazalarından etkilenen ekip bu soruna bir çözüm olması amacıyla bu projeyi geliştirmişler. Nitekim geçtiğimiz yıllarda Siirt’te bir açık hava maden işletmesinde meydana gelen kazada toprak altında kalan 26 madencinin arama kurtarma çalışmalarının yaklaşık 1 ay sürmesi problemi açıkça ortaya koyuyor.

Problem tabanlı düşünme ve disiplinler arası yaklaşımını kullanan ekip uluslararası alanda büyük bir başarıya imza atmış oldular.

Denizin altındaki bulut: Project Natick

Microsoft bugüne kadarki en deneysel projelerinden biri olan Project Natick için ikinci aşamaya geçti. Denizin altına kurulan veri merkezi için 864 sunucu, dev konteynerlerle İskoçya’nın Orkney Adası açıklarına taşındı.

Su altı veri merkezi Project Natick!

İlk kez 2016 yılında Kaliforniya kıyılarında yapılan küçük çaplı testlerle başlayan proje, bugün devasa bir veri merkezine dönüşüyor. Bu hafta ilk kez su altı veri merkezine sunucular taşındı ve araştırmacılar, suyun 35 metre altında çalışmalarına başladı.

Bu veri merkezinin en güzel yanıysa, bulunduğu izole ortamdan dolayı tam 5 yıl hiçbir bakım masrafı gerektirmeden çalışabilecek olması.

Üstelik projenin tek güzel yanı bu değil. Project Natick enerjisini temiz enerjiden sağlayacak. Orkney Adası‘nda bulunan rüzgar çiftliğinden sağlayacak. 

Projenin böylesine deneysel olmasının sebebiyse, araştırmacıların uzun süreli çalışma sonucunda ortaya çıkabilecek sorunları ön görememesi olarak gösteriliyor. Bu çalışmaların ileride artabilmesi ve deniz altına veri merkezleri kurulabilmesi için, uzun süreli testler şart. Böylece çevre durumunun kararlı ve güvenli olması sağlanabilir.

Amazon’u kandırdılar 6 yıl hapis cezası aldılar

ABD’de, üç kafadarın Amazon’un müşteri memnuniyeti politikasını sömürerek şirketi 1.2 miyon dolar dolandırmasıyla ortaya çıkan olayda mahkeme kararı verdi.

Dolandırıcı çift ve onlara destek olan suç ortağı

e-Ticaret şirketinin geri ödeme politikasını kötü amaçla kullanarak satın aldıkları ürünleri bozukmuş gibi gösteren ve geri göndermeyip satışa çıkaran ve bu yolla 1.2 milyon dolar para kazandıkları tespit edilen üç dolandırıcı, kısa süre önce Amazon’un şikayeti üzerine tutuklanmıştı.

Amazon çalışanlarının, sürekli satın aldıkları her üründe iade isteyen ancak aldıkları ürünü de göndermeyen bir müşteriden şüphelenerek yaptıkları araştırmada müşterinin başka bir amazon hesabında aldığı ürünleri satarak 1.2 milyon dolar kazandığını tespit etmeleri üzerine polis hareket geçmiş ve olayla bağlantılı üç kişi tutuklanmıştı.

Mahkeme şimdi üç sanığın dolandırıcılık çetesi kurduğuna hükmetti ve sanıkları 71, 68 ve 24 ay hapisle cezalandırdı. Üç sanık ayrıca Amazon’a toplamda $1,218,504 dolar geri ödeme de yapmak zorunda.

 

Yapay zeka kalabalıktaki saldırganı tespit etti

0

Yapay zekanın yaşanan olaylarda kendi başına yargıya vararak karar alabilmesi mümkün mü?

Örneğin robot bir polis bir kalabalığın içinde kavga çıkaran saldırganları tanıyıp, kimin saldırgan kimin mağdur olduğunu tespit edip doğru tutuklamaları yapabilir mi?

Yapay zeka karar verebilir mi?

Veya Google’ın Pentagon’la yürüttüğü ve şu günlerde ABD’yi karıştıran silahlı yapay zeka programında olduğu gibi, silahlı bir drone yerdeki saldırgan/düşman askerleri sivillerden ayırıp doğru hedefleri vurabilir mi?

Bu sorulara cevap verecek bir çalışma yapan yapay zeka uzmanları, kalabalık içinde kavga çıkaran saldırganları tespit etmek üzere yapay zekalı bir drone’u havalandırdılar ve yapılan çalışma %88 başarıyla sonuç verdi.

Araştırmaya göre, geliştirilen yapay zeka, kalabalığın çok yoğun olmadığı anlarda, saldırıyı başlatan kişiyi %94 olasılıkla doğu tespit ediyor. 10 kişiden fazla insanın bulunduğu ortamda ise bu başarı oranı %88’e düşüyor. 

Bilim insanlarının geliştirdiği yeni yapay zeka rutini, özellikle toplumsal olaylarda, kalabalık içine karışıp hiçbir ceza almayacağını, yakalanamayacağını bilerek kasten şiddet uygulayan ve saldırı düzenleyen kişileri havadan kolayca tespit etmek için kullanılacak. Böylece toplumsal olayların, protesto gösterilerinin çok daha barışçıl ve güven içinde geçmesi mümkün olacak.

Yapılan deneyin görüntülerini aşağıda izleyebilirsiniz:

 

 

2,25 milyon sokak aydınlatması değiştirilecek!

UBM tarafından Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği (AGİD) ve Aydınlatma Türk Milli Komitesi (ATMK) stratejik ortaklığı ile düzenlenen 11. Istanbul Light Uluslararası Aydınlatma ve Elektrik Malzemeleri Fuarı ve Kongresi 19-22 Eylül 2018 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşiyor. Türkiye’nin yanı sıra Orta Doğu, Afrika, Doğu Avrupa, Balkanlar, BDT Ülkelerinden 8000’i aşkın sektör profesyonelini ağırlamaya hazırlanan IstanbulLight Fuarı 250’nin üzerinde firmanın en yeni ürün ve teknolojilerine ev sahipliği yapıyor.

Bu sene IstanbulLight Fuar’ı kapsamında düzenlenecek olan IstanbulLight Forumu, uzman isimler ve aydınlatma sektörünün en çarpıcı konularını ele alacak. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı (2017-2023) kapsamında, tüm sokak aydınlatmalarında enerji verimliliğinin gözetilmesi ve bu doğrultuda gerçekleştirilecek LED dönüşümü, bu sene aydınlatma sektörüne şekil verecek en önemli gündem maddesini oluşturuyor. Dönüşümün; kamu, akademi, finans, Ar-Ge, üretim, tasarım, satış gibi her ayağının konuşulacağı IstanbulLight Forumu, sokak aydınlatmalarındaki değişimin yol haritasının çizilmesine olanak sunacak.

UBM EMEA IstanbulLight Marka Direktörü Mehmet Dükkancı, “11. IstanbulLight Fuarı’nın temel hedeflerinden biri sektörümüzü uluslararası çapta güçlü bir konuma taşımak için gerekli bilgi, deneyim ve network paylaşım alanını yaratmaktır. Bu anlamda, fuar kapsamında düzenlediğimiz IstanbulLight Forumu, stratejik bir role sahip. Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile birlikte aydınlatma sektörü hem endüstrinin hem de ülkemizin gelişimi için sıra dışı bir önem kazandı. Dolayısıyla bu yıl IstanbulLight Forumu çok daha kritik bir görev ve misyon üstleniyor. Bu bilinçle forum gündemimizin temel konularından biri sokak aydınlatmalarındaki dönüşüm olacak, tüm taraflarıyla bu konuyu masaya yatırarak büyüme odaklı bu dönüşüme zemin hazırlayacağız” şeklinde konuştu.

180 milyon dolar verimlilik sağlayan bir sektör yaratılacak

AGİD Başkanı Fahir Gök, “Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın almış olduğu kararlar çerçevesinde, aydınlatma sektörü küresel bir güç olma potansiyeline sahip. 2023 yılına dek ülkemizdeki 7,5 milyon sokak aydınlatmasının %30’u verimli, yenilikçi LED ışık kaynaklı armatürler ile değiştirilecek. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) modelinin kullanılacağı bu dönüşüm için Türkiye’deki yerli üreticiler yüksek bir potansiyele sahip. Gerekli altyapılarımız mevcut, teknoloji ve teknik birikim anlamında da teşvik ve yatırımla istenilen düzeye kolaylıkla ve hızla gelmek mümkün. Kamudan akademiye, finanstan Ar-Ge’ye, üretim teknolojilerinden tasarıma pek çok alanda dönüşüm anlamına gelen bu plan tamamlandığında Türkiye aydınlatma sektörü de artık üretimini yurt dışı pazarlara sunabilen, dünya lideri bir ülke konumuna ulaşabilir. Ölçek ekonomisi ile baktığımızda bu büyüklükte bir üretim yaratmak demek, dünya devleri ile aynı sahneye çıkmak anlamına geliyor. Dolayısıyla aydınlatma sektörü kendini yeniden yaratma ve Türkiye’ye yeni bir çehre kazandırma şansını elinde tutuyor. IstanbulLight Fuarı ve Forumu’nda bu dönüşüme rehberlik etmek üzere konunun uzmanlarıyla bir araya geleceğiz ve bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmenin yollarını konuşacağız” dedi.

ATMK Başkanı Prof. Dr. Sermin Onaygil, “Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında sokak aydınlatmalarındaki dönüşüm aynı zamanda Akıllı Şehir yolculuğuna da hizmet edecek entegre bir güce sahip. Bu gücü kullanmak üzere T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın himayesinde büyük bir yapısal dönüşüm hedefleniyor. Bir yandan da can ve mal güvenliği yönü ile çok önemli bir kamu hizmeti olan sokak aydınlatmalarında gerekli aydınlatma kriterlerinin maliyet-etkin çözümlerle sağlanması amaçlı bir dizi yasal ve yapısal çalışmalar gerçekleştirilmekte. Bu kapsamda biz sektör temsilcilerine düşen görev ise en yenilikçi ve en doğru şekilde bu dönüşüme hazırlanarak Türkiye’ye her anlamda fayda sunacak bu planı hayata geçirmek. Bu konuda yol haritamızı netleştirmek için IstanbulLight Fuarı ve Forumu’nda gerek yurt dışından gerek yurt içinden uzmanlar ve fikir önderleriyle özel bir platform yaratacağız” açıklamasını yaptı.

Meksika sınırında yüz taraması başlıyor

0

ABD-Meksika sınırı, çok yoğun ve hızlı trafiğin yaşandığı bir gümrük kapısı olarak biliniyor. ABD vatandaşları bu sınırdan serbestçe ve sadece kimlik göstererek geçebiliyor, bu da Meksika ve ABD arasında yoğun bir trafiğin oluşmasına neden oluyor.

Kuyruklara son mu?

Ancak sürücülerin ve araç içindeki yolcuların kimlik kontrollerinin yapılması zaman aldığı için kuyrukların oluşmasını önleyemeyen ABD iç güvenlik kurumu (DHS), geçen yıl araştırmalarına başladığı yüz tarama sistemini nihayet sınır kapılarına kurdu.

DHS şimdi, araç içindeki tüm yolcuları araçtan çıkmadan yüz taramasıyla tanıyacak ve geçişleri çok daha hızlı şekilde gerçekleştirecek bir sistemi test etmeye başladı.

Böylece sınırdaki kimlik kontrolleri sona erecek ve sadece bilgisayarın tanıyamadığı kişilerin kimlikleri sorulanıp elle kontrol edilecek. 

Dünyanın 1.4 milyon yeni yazılımcıya ihtiyacı var

0

Dünyadaki büyüklüğü 5 trilyon Dolar, Türkiye’deki büyüklüğü ise 30 milyar Dolar seviyesine erişen bilişim sektörü, beraberinde pek çok yeni uzmanlık dalı ve mesleği de getiriyor.

2018 içinde sadece Türkiye’de bilgi teknolojileri konusunda yapılan harcamaların 22.5 milyar Doları bulması bekleniyor. Bu da sektörde istihdam edilecek nitelikli çalışan ihtiyacını giderek büyütüyor.

Yapılan araştırmalara göre bu pasta içinde önemli yere sahip olan yazılım 2018’de yüzde 5.2’lik büyüme oranı ile ülkenin en hızlı büyüyen alanlarından biri olacak.

Dünyada ise 2020 yılında yazılım alanındaki istihdam oranı yaklaşık 1.4 milyon artacak. Diğer bir deyişle, dijital dünyayı ayakta tutan ve aldığımız dijital hizmetlerin alt yapısını kuran uzmanlar için 2020 yılında 1.4 milyon kişilik ekstra bir ihtiyaç doğacak.

Instagram 1 saatlik videolara hazırlanıyor

0

Instagram, video paylaşım platformu olarak yeni bir evreye geçiş için gün sayıyor olabilir.

1 dakika sınırı kalkıyor mu?

Şirket içinden sızan bilgilere göre, popüler paylaşım platformu uzun zamandır uyguladığı 1 dakikalık video sınırını bir saate çıkarmak için hazırlık yapıyor. 

Bu yeni hamleyle beraber Instagram artık sadece “eğlencelik” kısa videolar paylaşılan gençlik platformu olmaktan çıkıp ciddi haber ve eğitim videolarına da ev sahipliği yapacak, YouTube’da rakip olacak bir pozisyona yükselebilir.

Platform’un ayrıca, Instagram’a özel 1 saatlik içerikler üretecek yayıncılarla da özel görüşmeler yaptığı ve yeni özelliği güçlü bir şekilde halka açmaya hazırlandığı vurgulanıyor.

Elektrikli uçak düştü, 2 pilot öldü

0

Elektrikli ulaşım konusunda otomobilden sonraki en büyük adım olan elektrikli uçaklar hakkında üzücü ve yıkıcı bir gelişme yaşandı.

Can kayıplı korkunç kaza

Siemens elektrikli motorları ile üretilen ve elektrikli hava taşımacılığı konusunda büyük umutların bağlandığı Magnus eFusion elektrikli uçak prototipi test uçuşunda düştü ve prototipi kullanan iki pilot hayatını kaybetti.

Macaristan’da yapılan test uçuşunda uçak kalkıştan sonra birkaç manevra yapmıştı. Ardından ise kaza gerçekleşti. Polis olayın soruşturmasının sürdüğünü açıklarken, bu kazanın elektrikli uçaklara karşı dünyadaki endişenin artmasına neden olacağı düşünülüyor.

Alman Siemens grubuyla üretilen kişisel uçak, özellikle iş adamlarının özel uçak ihtiyacını karşılamayı planlıyordu ve seri üretime geçtikten sonra 200 bin dolara satışa çıkacaktı.

John McAfee yeniden ABD Başkan adayı olacak

0

İlk ticari antivirüs yazılımı McAfee’yi yaratan, ardından şirketini Intel’e satıp macera peşinde koşmaya giden güvenlik ve kripto para uzmanı John McAfee, 2016 seçimlerinde ABD başkanlığına aday olduktan sonra şimdi de 2020 seçimlerinde aday olacağını açıkladı.

Cyber Parti

2016 seçimlerinde önce Cyber Parti’yi kuran ancak daha sonra Liberal Parti’den başkan adayı olan McAfee ön elemelerde başarılı olamayıp aynı parti içindeki rakip adaylar karşısında elenmişti.

Ancak McAfee pes etmemiş görünüyor. Kripto para/blockchain piyasasında güvenlikli teknolojiler geliştiren McAfee şimdi tekrar başkanlığa aday olacağını açıkladı.

2020 yılındaki seçimlerde yeniden aday olacak olan McAfee’nin ABD’nin özellikle gelenekçi kesiminden oy alması beklenmiyor zira esrar kullanımını serbest bırakmayı savunan McAfee, çok eşliliği de savunuyor ve Güney Amerika’da yaşadığı sırada hakkında yapılan bir de cinayet suçlaması bulunuyor.

McAfee, “Gringo” ismiyle tanındığı Belize’den gizli yollarla, saklanarak ABD’ye kaçmış ve hakkındaki suçlamaların servetini çalmak isteyen Belize liderinin kumpası olduğunu iddia ederek ABD mahkemelerinde serbest kalmıştı.

Bilişim sektörünün en büyükleri belli oluyor!

0

Türkiye bilişim sektörünün tek referans kaynağı olan “İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2017 – Bilişim 500” için çalışmalar sürüyor. BThaber adına Bilişim 500 Araştırması’nı gerçekleştiren M2S Pazarlama ve Araştırma A.Ş., her yıl olduğu gibi bu yıl da araştırma kapsamında kendilerine gelen bilgiler ışığında ön tahminlerini paylaştı. 2017 yılında bilişim pazarının yüzde 19 oranında büyüyerek 115 milyar TL’nin üzerine çıktığı bilgisini veren M2S Araştırma ve Pazarlama A.Ş. Genel Müdürü Özlem Unan, “Bilişim 500 için elimize gelen ilk verilere göre, bilgi veren şirketlerin yüzde 76’sının gelirleri bir önceki yıla göre artmış durumda. Yani her 4 şirketten 3’ü gelirlerini artırdı. Gelirleri artan şirket sayısı fazla olmasına rağmen, şirketlerin ortalama büyümesi 2016 yılında yüzde 36 iken 2017 yılında yüzde 30’a geriledi” diye konuştu.

Bu yıl Bilişim 500’e katılan 29 şirketin yüzde 100’ün üzerinde büyüdüğünü, bu 29 şirketin ortalama büyümesinin yüzde 218 olarak gerçekleştiğini kaydeden Unan, “Araştırmaya katılan şirketlerin yarısının pazarın üstünde büyüdüğünü söyleyebiliriz” dedi. Gelirlerinde düşüş görülen şirketlerin ortalama küçülme oranı yüzde 17 olarak belirlenirken, araştırmaya bilgi veren şirketler arasında en yüksek daralma oranı ise yüzde 75 olarak saptandı.

Bilişim sektörünün en büyükleri 5 Temmuz’da açıklanacak

Türkiye bilişim sektörünün gelişimi ile ilgili pek çok veri ve analizi kapsayan “İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2017 – Bilişim 500” Araştırması, bu yıl 19’uncu kez sektöre ve iş dünyasına ayna tutacak. BThaber A.Ş. tarafından M2S Araştırma ve Pazarlama A.Ş. ve Bilişim Zirvesi Etkinlik Şirketi işbirliği ile düzenlenen Bilişim 500 Araştırması’nda şirketler kendi performanslarını ölçme ve rekabetteki yerlerini görme şansını elde ediyorlar. Bu yıl 5 Temmuz Perşembe günü İstanbul CVK Park Bosphorus Otel’de düzenlenecek törenle sonuçları açıklanacak olan araştırmada kategoriler her yıl sektörün gelişimine göre yenileniyor. Bu yılın yeni kategorileri arasında e-Dönüşüm ile ilgili olarak e-Fatura ve e-Arşiv, Güvenlik Donanımları, Kesintisiz Güç Kaynağı Ürünleri, Coğrafi Bilgi Sistemlerine yönelik kategoriler yer alıyor.

Bu yılın teması: Yenilenmenin müjdecisi “Karahindiba Çiçeği”

Türkiye bilişim sektörünün en önemli referans kaynağı olan “İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2017 – Bilişim 500” Araştırması, bu yıl “İş Dünyası Bilişim Rüzgarı ile Büyüyor” temasıyla düzenleniyor. Bu tema bu yıl, ilkbahardan sonbahara kadar çayırları altın sarısı gibi kaplayan ve esen rüzgarla birlikte çevreye yayılan polenleriyle doğanın gelişimine katkıda bulunan karahindiba çiçeği ile ifade ediliyor. Papatyagiller familyasının bir türü olan karahindiba çiçeği bilişim sektörünü sembolize ediyor. Nasıl ki karahindiba rüzgarın etkisiyle yeryüzünün her köşesine yayılan binlerce tohumuyla baharın gelişini müjdeliyor, yenilenme, dönüşüm ve devamlılığa katkı sağlıyorsa; lokomotif bir sektör olan bilişim sektörü de sunduğu ürün, çözüm ve hizmetlerle böyle bir döngüde iş dünyasına nüfuz ederek iş dünyasında dönüşüm, gelişim ve verimliliğe önemli katkı sunuyor.

PLUS konsepti ile Anadolu kaplanları da Bilişim 500’de…

2017 yılında Bilişim 500 Araştırması’nın sadece büyük şehirlerle sınırlı kalmayıp Anadolu’nun tamamına yayılabilmesi için önemli bir ilk gerçekleştirildi. Bu araştırma konseptini Anadolu’da yaygınlaştırmak, Anadolu’dan daha fazla başvuru almak amacıyla hayata geçirilen “PLUS” konsepti ile iller bazında da sıralama yapıldı. 2017 yılını baz alarak yürütülen son çalışmalar da karşılaştırmalı olarak verileceği için Bilişim 500’de bu yıl PLUS yapısı daha fazla ortaya çıkacak. İlk 500 listesinde büyüklük ve ciro olarak yer alamayan ancak kendi alanında veya bölgesinde güçlü konumda olan genç şirketler ve Anadolu firmaları, kendi kulvarlarındaki firmalarla yarışarak PLUS tablolarında kendilerini gösterebilme şansı elde edecek ve Bilişim 500 kapsamında ödüllendirilecekler.

Bilişim 500, yabancı yatırımcıların da başucu kitabı

Türkiye’de yıllardır var olan ve sürekli kendini yenileyen bir araştırma olan Bilişim 500, yabancı yatırımcılar için de bir başucu kaynağı olma özelliğini taşıyor. Ticari ateşelikler, yurt dışından Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen şirketlere ürünlerini yurt dışına satmak isteyen şirketleri anlatmak için yıllardır Bilişim 500 kataloğunu takip ediyor ve kullanıyor. Bilişim 500’de yer alan Türk şirketleri de, yurt dışında iş birlikleri gerçekleştirmek istediklerinde performans göstergesi olarak bu araştırmayı referans veriyor.

Bir referans kaynağı olan Bilişim 500 araştırmasında şirketlerin kendi performanslarını gördükleri alt kategoriler büyük önem taşıyor. Böylece her şirket kendi uzmanlık alanında veya yeni PLUS yapısı ile kendi şehrinde konumunu görebiliyor. Şirketler için asıl değeri de bu kategori yapısı yaratıyor. Bu nedenle önceki yıllardan farklı olarak bu yıl Bilişim 500 sıralaması, Bilişim 500 kataloğunun en sonunda yer alacak.