Amazon artırılmış gerçeklik uygulaması tanıttı

Online alışveriş devi Amazon, evine yeni eşyalar almak isteyenlerin hayatını kolaylaştıracak bir uygulama tanıttı. 

iPhone telefonlar için geliştirilen uygulama sayesinde şirketin müşterileri ev eşyaları veya aksesuarlar satın alırken artırılmış gerçeklik teknolojisiyle eşyaların evin içinde nasıl duracağını görebilecekler.

O koltuk salonda nasıl görünecek?

Uygulama sayesinde kullanıcılar online alışveriş devinin sitesinde satışta olan binlerce farklı ürünü satın almadan önce, telefon kamerası üzerinden, evin içine yerleştirip nasıl göründüğünü kontrol etme imkanına sahip olacaklar.

Online alışveriş mağazasında satıcılar aslında daha önce artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanabiliyorlardı ancak o yöntemde ürünler tam anlamıyla sanallaştırılmış ürünler değil, boyutları ölçmek için kullanılan, elle çizilmiş etiketler şeklinde beliriyordu.

Şirketin yeni yayına soktuğu uygulamada ise mobilya, oyuncak, aksesuar gibi binlerce çeşit ürün gerçek görselleriyle sanallaştırılmış durumda.

En büyük bulut sağlayıcı şirketler

0

2017 yılının 3. çeyreğinde kazanç sezonunun sona ermesiyle, dört büyük küresel bulut sağlayıcı için bulut bilişimin pazar payındaki önemi daha da arttı. Synergy Research’e göre Alphabet, Amazon, IBM ve Microsoft işletmelerinde bulut bilişiminde büyüme kaydetti.

Aşağıda, bulut pazarının daha büyük bir bölümünü kapmak için mücadele eden dört teknoloji devinin bulut işletmelerinin performansına genel bir bakış sunduk.

Bulut sağlayıcı devler

Amazon Web Hizmetleri (AWS) yavaşlama işaretleri göstermesine rağmen 2015 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 44’lük bir artışla 4.6 milyar dolara ulaştı. Synergy Research’e göre, bir önceki yıla göre yüzde 54’lük bir düşüş yaşanmasına rağmen global bulut pazarındaki payını artırmayı başardı. En büyük bulut sağlayıcı olarak listede en üst sırada yer aldı.

Microsoft’un bulut sektörü, muhteşem büyüme oranını koruyor. Azure’yi barındıran Microsoft’un Intelligent Cloud segmentinin geliri 3. çeyrek boyunca yüzde 14 artarak 7 milyar dolara ulaştı. Azure geliri yüzde 90 arttı ve bu büyümenin çoğunu kapsadı. Bu olumlu performans ile Microsoft’un global bulut pazarında ikinci sıraya yerleşebildi.

IBM’in bulut bilişim gelirleri 3. çeyrekte yüzde 20 artarak 4 milyar dolara ulaştı ve 12 ay süresince sadece 16 milyar dolar kazandı. IBM’in hibrit bulut çözümleriyle Microsoft ve Amazon’un ardından 3. sırada yer aldı.

Alphabet bu üçlüyü takipte kalarak listede 4. sırada yer buldu. Google bulutunu içeren “Google’ın diğer gelirleri” segmenti, üçüncü çeyrekte yüzde 49 oranında artarak 3.4 milyar dolara ulaştı. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 39 büyüme anlamına geliyor.

Selebritilere I.C.O uyarısı geldi

0

ABD’nin sermaye piyasaları kurulu S.E.C. ünlülerin, bitcoin gibi dijital para birimlerini övmesini ve insanları I.C.O. işlemlerine yönlendirmesini yasa dışı bularak, bir uyarı yayınladı.

Yatırım tavsiyesi vermek kolay değil

Ünlü kişilerin insanları I.C.O.’lara katılmaya teşvik etmesi veya dijital paraları övmesinin yasalara aykırı olduğunu ve bu işlemlerden para kazanmaları halinde yanıltıcı yatırım tavsiyeleri vermeleri nedeniyle başlarının derde gireceğinin altını çizen SEC, bu tür yanıltıcı girişimlere izin vermeyeceklerini de vurguladı.

Şu ana kadar 2017 içinde 270 ICO işleminden 3 milyar dolar seviyesinde para toplanmış bulunuyor. Bazı aktörler, şarkıcılar veya Paris Hilton gibi sosyal medya fenomenler de belli bir ücret karşılığında bu ICO’ların tanıtımını yaparak takipçilerini para yatırmaya çağırıyor. 

En güçlü rüzgar türbini: Enercon E126

0

Dünyanın en güçlü rüzgar türbini üretimi Alman şirketi Enercon tarafından gerçekleştiriyor. Enercon E126 türbinler, rüzgarın gücünü elektrik enerjisine dönüştürerek dünyamıza temiz enerji sağlıyor. Karbon ayak izimizi azaltarak daha temiz daha sağlıklı bir gelecek sunuyor.

Dünyanın en güçlü rüzgar Türbini

Enercon E126 yerden 198 metre yüksekliğe, 135 metrelik hub yüksekliğine ve 12 metre rotor çapına sahip. Dünyanın en güçlü rüzgar türbini 7.58 megawatt güç üretebiliyor. Rüzgar türbininin kulesi 2.5 ton, makine gövdesi 128 ton, Jeneratör ve rotor 220 ton, bıçaklar ise 364 ton ağırlığa sahip. Dolayısıyla türbinin toplam ağırlığı 6.000 tona ulaşıyor.

Böyle bir dev türbin inşa etmek ise kurulum maliyetleri hariç 14 milyon dolara mal oluyor. İlk olarak 2007 yılında Almanya’da kurulan Enercon E126, güç üretimi kapasitesindeki artış ile daha da yaygınlaşıyor. Şu anda 150’den fazla kurulu Enercon E126 yenilenebilir enerjiyle güç üretimi sağlıyor.

Aşağıdaki video ile en güçlü rüzgar türbinin ayrıntılarını görebilirsiniz.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=qS3CtSX8Eck]

Lenovo, Fujitsu’nun PC bölümünü aldı

0

2015’ten bu yana en yüksek üç aylık gelir artışını gerçekleştiren Lenovo, PC piyasasına yeni bir hareketlilik getirmeyi amaçlıyor. Son dönemde rekabetçi ortamdan kısmen uzaklaşan Lenovo, PC sektöründe sektör devi olmak istiyor.

Lenovo Fujutis için hedeflerini belirledi

Gelir artışı sağlayan şirket, bunu inovatif işlerde kullanabilmek amacıyla Fujutsi’nin PC bölümünün yüzde 51’ini satın aldı. İki yıl önce şirketin para kazanmayan bölümlerinden kurtulmak istediğini açıklayan Fujutsi, bu satın alma ile PC bölümünden ayrılmış oldu. Çinli PC üreticisi bu bölümün yüzde 51’i için 157 milyon dolar nakit ödeme yapacak.

Lenovo satın aldığı bölüm ile gelirlerini artırmayı amaçlıyor. 2020 yılına kadar bu bölümün 22 milyon dolar 112 milyon dolar aralığında bir katkı yapması hedefleniyor.

PC satışları son çeyreğe göre yüzde 17 oranında artan şirket, akıllı telefon çağında halen mücadele etmeye çalışıyor. Şirket telefon sektöründe de rekabet edebilmek için 2014 yılında Motorola’yı satın almıştı.

Eski Google mühendisi yapay zekaya tapan din kurdu

0

Kulağa şaka gibi gelebilir ama gerçek. Dünyada resmen yeni bir dinin kaydı yapıldı ve bu din tanrı olarak yapay zekayı kabul ediyor, yapay zekaya tapıyor.

Anthony Levandowski isimli mühendisin, takipçileri ile beraber kurduğu dinin ismi Way of The Future. Anthony Lewandowski ve müritlerinin söylemi ise, teknolojinin insanın yaşamını ve geleceğini çok daha güzel hale getirecek olması. Bu amaçla da yapay zekanın devreye gireceğini ve insan hayatını olumlu yönde kontrol edeceğine inanıyorlar.

Tapacakları tanrıyı kendileri geliştirecekler

Anthony Levandowski ve müritlerinin birincil amacı ise tapacakları tanrıyı, yani yapay zekayı yaratabilmek zira henüz dünyayı yönetecek ve insanlara refah içinde yaşam sunacak bir yapay zeka ortada yok.

Way of The Future’ı tanıtan resmi başvuru belgesinde ise şu ifadeler dikkat çekiyor: “develop and promote the realization of a Godhead based on Artificial Intelligence, and through understanding and worship of the Godhead contribute to the betterment of society.”

Türkçesi ise : “Yapay zekalı bir tanrıyı hayata geçirmek ve bunu dünyaya tanıtmak; bu tanrıyı anlayarak ve ona ibadet ederek toplumun iyileşmesine katkıda bulunmak.”

Tüm bu gelişmeleri haber bültenlerinde okuyan Elon Musk saçını başını yolmaya başlamış olabilir ancak daha ilginç olan detay ise, dinin kurucusu olan Anthony Levandowski’nin, Google’da otonom sürüş teknolojisi için yapay zeka geliştiren bir mühendis olması.

Daha sonra Google’a ait bu sıraları çalıp kendine Otto isminde bir şirket kuran Levandoski, Otto’yu da yüksek fiyatla Uber’e satmasıyla tanınıyor. Ancak Levandowski’nin Uber’e sattığı teknolojileri Google’dan çaldığı mahkemece tespit ediliyor.

Levandowski Uber’in de başını yaktı

Bu sırada Uber’de çalışan Anthony Levandowski mahkemenin kararı sonrasında Uber’den kovuluyor. Uber ise şimdi Google’a milyarlarca dolar tazminat ödememek için dünyanın en iyi avukatlarını işe almaya başladı. 

Levandowski ile yakın arkadaş olan ve pimi çekilmiş el bombası olan Otto’yu yüksek fiyatla satın alan Uber’in kurucusu ve eski CEO’su Travis Kalanick de hissedarların yoğun tepkileri ile görevden el çektirildi.

Silikon Vadisi’nde adı teknoloji hırsızı olarak tescillenen Levandowski şimdi de teknoloji şarlatanı olarak anılmaya başlanacak gibi görünüyor.

HP, Samsung’un yazıcı bölümünü satın aldı

0

Baskı teknolojileri alanındaki çözüm ve ürünleri ile öne çıkan HP, Samsung’un yazıcı bölümünü 1.05 milyar dolar karşılığında satın aldığını açıkladı.

HP bu satın alma karşılığında, şirketin %100 hissesini ve yabancı ülkelerdeki tüm varlıklarını da devralacak. Bunun yanında Samsung’a ait 6500 patent ve Samsung fabrikalarında çalışan 1300 araştırmacı ve mühendis de Hewlet&Packard’a geçecek.

HP önemli bir pazar payı kazanacak

Şirketin başkanı ve CEO’su Dio Wiesler ise satın almayla ilgili olarak, “birlikte önümüzdeki 30 yılın baskı çözümleri liderliğini inşa edeceğiz, stratejimizi hızlandıracak, yeni pazarlara açılacağız ve müşterilerimize en yüksek teknolojiyi ulaştıacağız,” açıklamasını yaptı.

Samsung’un yazıcı bölümünde şu anda 6000 kişi çalışıyor. Buna Çin’deki fabrikasında ve 50 ülkedeki satış ofisinde çalışanlar da dahil.

 

Twitter büyüme gösteriyor

Twitter, analistlerin beklediği kadar kötü olmayan üçüncü çeyrek kazanç sonuçlarını bildirdi. Elde ettiği kısıtlı reklam gelirleri nedeniyle sorun yaşayan şirket 2017 yılını geçen yıla kıyasla daha iyi geçiriyor.

Twitter gelir ve gider dengesi

Twitter’ın bu yılı karlı geçirmesinin ana nedeninin gelirleri artırmasından değil, giderleri azaltmasından kaynaklandığı belirtiliyor. Dolayısıyla bu büyümenin uzun soluklu olmaması halen endişe yaratıyor.

Twitter’ın genel reklam gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 8 azalırken, ABD’deki reklam gelirlerinde yüzde 18’lik bir azalma yaşandı.

Twitter son birkaç yıldır Ar-Ge ve satış ve pazarlama giderlerini azaltma konusunda harika bir iş çıkardı. 30 Eylül’de sona eren dokuz aylık periyotta Ar-Ge harcamaları sadece 408 milyon dolarlık harcamaya neden oldu. İki yıl önceki 597 milyon dolarlık harcamaya kıyaslandığında azalma net bir şekilde görülebiliyor. Aynı şekilde pazarlama giderleri, önceki yılki 697 milyon dolardan aşağı çekilerek, aynı dönemde 528 milyon dolara geriledi.

Model X ve Model S üretimi duruyor mu?

Tesla geçtiğimiz üç ayda tarihinin en büyük zararını yaşadı. Beklentilerinden çok daha fazla zarar yaşayan Tesla radikal bir karar ile Model X ve Model S üretimini azaltıyor. Şirket, yaşanan zararlar ile bu iki modelde en az yüzde 10’luk azaltma yapmayı planlıyor.

Tesla’nın beklenen ve açıklanan zararları ise aşağıdaki gibi gerçekleşti.

Hisse başına düzeltilmiş zararı: – 2.92 $ (- 2.23 $ beklenen)

Gelir: 2.98 milyar dolar (2.39 milyar dolar beklenen)

Serbest nakit akışı: – 1,4 milyar dolar (- 1,2 milyar dolar beklenen)

Model X ve Model S üretimi

Yaşanan zararlar ile şirket Model X ve Model S üretimini azaltarak Model 3’e kaynak oluşturmayı planlıyor.

Ekim ayında 1500 araç üretmeyi planlayan şirket sadece 20 araç üretebildi. Özellikle Model 3 üretiminde ciddi sorunlar yaşayan şirket, geçtiğimiz günlerde borçlanma kapasitesini artırarak 1 milyar dolara çıkardığını açıklamıştı.

iPhone X piyasadan 30 milyar dolar çalacak

0

Apple’ın 3 Kasım günü piyasaya çıkacak yeni iPhone X modeli, yeni yıl tatili nedeniyle satışlarında büyük artış bekleyen diğer firmaları vuracak. Piyasa şu anda Apple’a tam anlamıyla ateş püskürüyor.

Yatırım bankası Morgan Stanley’in analizine göre, 2017’nin yıl sonundaki “hediye alma dönemi” olan Noel ve öncesinde, bütün firmalar önemli satış zıplamalarına hazırlanırken, kendilerine ve sevdiklerine iPhone X satın alan tüketicilerin diğer hediye alışverişlerinden vazgeçme riski bulunuyor. 

1000 doları telefona verince cepte para kalmayacak

1000 dolarlık yeni iPhone’un yüksek fiyatının, tüketicilerin Noel bütçesini büyük oranda Apple’a aktarmasına neden olacak gibi görünüyor.

Bu da, piyasadaki diğer firmaların kasalarına dağılması beklenen 30 milyar doların, Apple’ın kasasına hortumlanacağı anlamına geliyor.

Morgan Stanley’in Apple konusunda uzman analisti Katy Huberty’in raporuna göre, Apple’ın yeni iPhone’da farklı bir tasarım geliştirmesi ve telefonun iPhone’un 10. yıl dönümüne özel geliştirilmiş olması, bu cihaza olan ilginin büyük olacağının işareti. 

Google video konferans donanımı tanıttı

0

Google, iş dünyasında büyük bir ihtiyaç olan, pratik ve sorunsuz video konferans görüşmeleri için özel bir donanım geliştirdiğini ve satışa sunduğunu duyurdu.

3 parça donanımdan oluşan bu sette bri 4K kamera, bir ses ve mikrofon modülü ve Chromebox bilgisayar yer alıyor. 

Google iş dünyasına mı odaklanıyor?

Söz konusu donanım seti aslında Google için sürpriz bir ürün sayılabilir zira Google daha çok yazılımlara odaklanmış bir şirket olarak tanınırken, bu tür spesifik bir amaç için özel donanım üretmesi beklenmiyordu.

Google Ürün Müdürü Katie Roberts-Hoffman’ın duyurusuna göre yeni donanım setinin ismi Hangouts Meet. Bu donanım seti ile yüksek çözünürlüklü ve yüksek ses kalitesiyle, kesintisiz ve pratik video konferans yapmak mümkün olacak.

Elbette internet bağlantı hızı da önemli ancak şirketler yüksek bağlantı hızlarına sahip olsalar da kullandıkları yazılımlarda ve donanımlarda yaşanan sorunlar, yazılımı kullanmak konusunda ortaya çıkan karmaşa gibi nedenlerle video konferans seçeneğini pratik olarak kullanmakta zorluk yaşayabiliyorlar.

Hangouts Meet’in, pek çok şirketin toplantı salonunda standart ürün haline dönüşmesi ise video konferans görüşmelerinin bir dakikadan az süre içinde pratik şekilde başlatılabilecek bir iletişim seçeneği olmasını sağlayacak.

 

ininal ve TROY güçlerini birleştirdi!

ininal ve TROY güçlerini birleştirerek özel projelerle bir araya geliyor. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından geliştirilen TROY’un logosunun yer alacağı ininal kartlar, özel projeler kapsamında son kullanıcılarla buluşturulacak.

Piyasada 2 milyonun üzerinde ön ödemeli kartı bulunan ininal, 10.000’den fazla perakende ve ATM noktasında kullanıcılarına bakiye yükleme, yükledikleri bakiyeleri dünyadaki bütün alışveriş noktalarında harcayabilme olanağı veriyor.

Bunlara ek olarak, para transferi, fatura ödeme gibi temel finansal servisleri kullanıcılarına sunuyor. Ayrıca, API platformuyla ortak markalı kartlardan toplu ödeme altyapılarına, kullanıcı hesabı yaratılmasından para transferine kadar birçok finansal hizmeti de kurumsal müşterilerin ve girişimlerin kullanımına sunuyor.

ininal CEO’su Ömer Suner şöyle konuştu:

“2012 yılında ininal’ı kurarken, hızla dijitalleşen dünyada bireylerin ve kurumların mevcut ve gelecek finansal ihtiyaçlarına yönelik kolay, hızlı ve güvenli teknolojik altyapıyı sunmayı hedefledik.

Geliştirdiğimiz ürün ve servislerle girişimlerin ve kurumların işlerini büyütmelerine katkı sağladığımız gibi ön ödemeli kart ve dijital cüzdan ürünlerimizle de milyonlarca insanın temel finansal ihtiyaçlarına çözüm oluyoruz.

Herkesin dijital cüzdan ve kart sahibi olacağı bir finansal ekosistem yaratmak öncelikli hedefimiz. TROY üyeliğiyle birlikte nakitsiz toplum hedefine katkıda bulunmanın mutluluğunu yaşıyoruz.”

E-Bağış platformu SosyalUp tanıtıldı

0

Sosyal girişimciliği ve sosyal sorumluluk faaliyetleriyle 250’den fazla STK için toplamda 3,5 milyon TL bağış yapılmasını sağlayan Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Türkiye’nin sosyal fayda odaklı ilk iletişim platformu olan SosyalUp’ı tanıttı.

SosyalUp, STK’lar, sosyal girişimler, akademisyenler, sivil girişimler ve gönüllüleri kapsayan büyük bir ekosistem için haber, nitelikli içerik, iletişim ve etkileşim ihtiyaçlarını karşılıyor.

BKM, dijital cüzdanı BKM Express aracılığıyla toplamda 176.000 dijital bağış işlemi sonucunda elde edilen 3,5 milyon TL tutarı çeşitli STK’lara ve vakıflara aktarmıştı. Sosyal faydayı hedefleyen tüm aktörlerin yanında olan BKM, SosyalUp iletişim platformu ile gelecek günlere ışık tutup toplumu ileriye taşıyacak bir bilgi havuzu oluşturmayı hedefliyor.

Yuvarla, Givin, Açık Açık ve Askıdanevar gibi sosyal girişim ve Sivil Toplum Kuruluşları’nın da katıldığı SosyalUp lansmanı, sosyal ihtiyaçlara cevap verip sorunlara çözüm bulmayı hedefleyen her kesimden insanı ve kuruluşu bir araya getirdi.

sosyalup

BKM, SosyalUP şeffaf bağışların yolunu açtı

Bağışçı haklarını tanıyan şeffaf, hesap verebilir dernek ve vakıflarla, bağışçıları bir araya getirmek amacıyla kurulmuş bir platform olan Açık Açık, kişilere ve kurumlara 15 alanda fark yaratan sayısı 56’ya ulaşan sivil toplum kuruluşlarını keşfedebilmeleri isterlerse destekleyebilmeleri için bir platform sağlıyor. Açık Açık adına konuşan Renay Onur,

“Dünyadaki 136 ülkede kurumlara bağışçılık açısından Türkiye maalesef sondan 18. sırada bulunuyor. Türkiye’de kişi başı STK’ya bağış her 1000 TL’de 7 kuruş ve insanlar yaptıkları bağışı kuruma yapmıyor. ABD’de ise STK’ya bağış her 1000 TL’nin 2 lirası. Açık Açık olarak insanları ve STK’ları birbirine güvenebilecekleri, şeffaf bir düzlemde bir araya getiriyoruz” dedi.

Etkinlikte BKM’nin e-bağış konusunda örnek teşkil edip sosyal fayda alanında en aktif kurumlardan bir tanesi olduğunu hatırlatan BKM Genel Müdürü Dr. Soner Canko, SosyalUp’ın sosyal girişimler, STK’lar, sivil girişimler için yaratacağı etkiyi şöyle açıkladı:

“BKM olarak, bağış yapmanın, paylaşmanın daha adil ve farkında bir toplumun anahtarlarından bir tanesi olduğuna inanıyoruz. SosyalUp ile kurumsal ve bireysel anlamda doğru kaynağa hızlı erişilebilirliği sağlayan, nitelikli içerikleri kamuoyuyla paylaşan ve sosyal fayda amacıyla çalışan her kesimi destekleyecek bir iletişim platformunu hayata geçirdik. BKM Express ile yarattığımız e-bağış etkisinin bir benzerini sosyal fayda alanında yaratıp bu alanda çalışan herkese destek olmak istiyoruz.”

Alibaba’nın sahibi Jack Ma, Kung Fu filminde

0

Alibaba‘nın sahibi ve başkanı ünvanı dışında iş dünyasında da oldukça önemli bir yere sahip olan Çinli girişimci Jack Ma, bugüne kadar pek görmeye alışık olmadığımız bir şekilde karşımıza çıktı.

Ma, önümüzdeki günlerde bir Kung Fu filminde rol alacak.

Jack Ma film afişinde

Çin’in Twitter’ı olarak bilinen Weibo platformunda filmin ilk afişi yayınlandı. Afişte Alibaba’nın sahibi ile birlikte yerel ünlü yıldızları da görüyoruz.  Gong Shou Dao adıyla çıkış yapacak filmde, neden Alibaba‘nın kurucusunun olduğu ise henüz bilinmiyor.

Jack Ma

Yine de konu Ma olunca bu durum pek de şaşırtıcı değil. Çünkü daha önce de şirketin 2017 yıllık partisine Michael Jackson stili bir dans ile çıkan girişimci, internetin en çok konuştuğu kişilerden biri olmuştu.

ABD’deki kamyon saldırısını gerçekleştiren terörist Uber şoförü çıktı

0

New York’ta 31 Ekim günü bisiklet yoluna girip halkın üzerine kamyon sürerek ve ateş ederek 7 kişinin ölümüne neden olan saldırganın Uber şoförü olduğu anlaşıldı.

Şirket basına yaptığı açıklamada, polis tarafından tutuklanan 29 yaşındaki Sayfullo Saipov isimli saldırganın araç paylaşım servisinin şoförü olarak çalıştığını teyit etti.

Güvenlik soruşturması zayıf mı kaldı?

Şoförlerinden birinin terörist saldırı gerçekleştirmeye karar vermesi elbette Uber’in sorumluluğu altında değil. Ancak şirketin şoförlerini seçerken yeterince sağlıklı güvenlik araştırması yapmadığına dair tartışmaların yeniden alevlenmesi bekleniyor. Bu tartışmanın da araç paylaşım şirketinin hisselerine olumsuz etki etmesi olasılığı çok yüksek.

2010 yılında Özbekistan’dan ABD’ye göç eden Saipov’un şoför olarak sadece 6 ay çalıştığını ancak sonrasında işine son verildiğinin de altı çiziliyor. Şirket ayırca, güvenlik güçleriyle organize olduklarını ve Saipov hakkında ellerindeki tüm belgeleri polise devrettiklerini de vurguladı.

Disney’in streaming servisi yılda 5 milyar dolar kazanacak

0

Dünyanın en önemli içerik üreticilerinin başında gelen Disney, kendi streaming servisini kuracağı için 2019 yılında Netflix ile sözleşmesini sonlandıracağını açıklamıştı. Peki Disney, kendi içeriklerini kendi yayınlayarak ne kadar para kazanacak?

Yatırım bankacılığı konusunda en güvenilir isimlerden olan Morgan Stanley’e göre, Disney’in zengin içerik servisi 10 sene içinde 30 milyon aboneye ulaşma potansiyeli taşıyor. Bu da Mickey Mouse’un ve Star Wars’un sahibi olan şirketin, her yıl 5 milyar doları sadece streaming servisi üzerinden kazacağı anlamına geliyor. 

25 milyar dolar değer

Dahası, Morgan Stanley’e göre, şirketin sadece streaming servisi bu 10 yıl içinde 25 milyar dolar değere ulaşacak. 

Ünlü içerik üreticisini yatırımcılar için cazip kılan nokta, şirketin elinde bulunan güçlü içeriğin, rakiplerinde bulunmuyor olması. Doğrudan çocuklara hitap eden çok sayıda değerli içeriğe sahip olan ve sürekli içerik üretmeye devam eden 100 yıllık şirketin, henüz içerik üretme konusunda çok yeni olan Netflix, Hulu, Amazon veya Apple gibi servislere karşı çok güçlü bir pozisyon kazanacağı düşünülüyor. Diğer bir deyişle, sahip oldukları tüm teknolojik avantaja ve marka değerine rağmen Netflix, Amazon, Apple veya Hulu’nun Disney’in güçlü içeriği ile rekabet etmesinin zor olacağı düşünülüyor. Dolayısıyla Morgan Stanley, müşterilerine, Disney’e yatırım yapma fırsatlarını değerlendirmeyi düşünmeleri yönünde uyarı yapıyor.

Öte yandan rapor, Disney’in daha önce bu tür bir yüksek teknolojili doğrudan içerik ulaştırma deneyiminin olmaması nedeniyle ilk yıllarda sorun yaşayabileceğinin de altını çiziyor. Piyasadaki yatırımcılar da Disney’in streaming servisinin başarısını görmeden, Netflix’ten gelecek gelirlerden vazgeçmesini endişeyle karşılıyorlar.

Hollywood’u hack’lediler!

0

Dev film yapımcısı Sony Entertainment’in hack’lenmesinden ders çıkarmayan Hollywood’un yeniden hack’lenmiş olması mümkün mü? Dark Overlord isimli bir hacker grubuna göre, Hollywood’un tüm mahrem bilgileri ellerinde bulunuyor.

Dark Overlord, daha önce Netflix’e ve İngiltere’deki bir ameliyathaneye yaptıkları dijital saldırılarla adını duyurmuştu. Ancak hacker grubu bu kez, çok daha büyük bir balık yakaladığını iddia ediyor. 

Ünlülerin telefon numaraları hacker’ların elinde

Hacker grubunun sözcüsüne göre, Hollywood’un en aktif şirketlerinden Line 204’ü hack’leyen grubun elinde sayısız ünlü ismin kontak bilgileri, banka hesap numaraları ve faturaları gibi “mahrem” bilgileri bulunuyor. 

İnternette yayınlanması halinde Hollywood’daki profesyonellerin tüm iletişim olanaklarının iptal olacağı, telefonlarını kapatıp atmak yeni numaralar almak zorunda kalacakları, e-posta servislerinin çöple dolacağı tahmin ediliyor. Tüm Hollywood’un birbirine ulaşamaz hale gelmesiyle sektörde işlerin büyük sekteye uğraması da bekleniyor.

Şirketin çalınan dosyalarında ayrıca Apple, Google, Microsoft, Netflix, Funny or Die, ABC, HBO, Hulu gibi dev şirketlerin yöneticilerine ait kontakt bilgileri de yer alıyor. 

Line 204 ise bu iddiaları doğrulayarak FBI’a başvurdu ve hacker’ların saldırısına uğradığını ve şirket sırlarının yer aldığı dosyalarının çalındığını bildirdi. 

Bakalım bu hack olayı ne kadar derinlere inecek ve arkasından neler gelecek?

Julie Larson-Green Microsoft’tan ayrılıyor!

0

25 yıllık Microsoft çalışanı, eski Windows ve Office yöneticisi olan Julie Larson-Green ‘yeni maceralar aramak için’ şirketten ayrılıyor. Larson-Green’in vedası Microsoft için marka değeri kaybına neden olabilir.

Julie Larson-Green veda ediyor

Julie Larson-Green, bugün 31 Ekim itibariyle Microsoft ‘tan ayrılıyor. Larson-Green Facebook paylaşımında 25 yıllık çalışma sürecinden sonra “büyük ekipler ile müşterilere yeni ürünler” geliştirmek için Microsoft’tan ayrıldığını açıkladı.

Görev süresince şirkette çeşitli görevlerde bulunan Larson-Green, özellikle Microsoft Office tarafındaki çalışmaları ile tanınıyor.

2012’de Sinofsky’nin ayrılışı üzerine Larson-Green tüm Windows yazılım ve donanım mühendisliğine liderlik etmek üzere terfi etti. Daha sonra Devices Group’u yönetti ve Microsoft’un Xbox ve Surface de dahil olmak üzere çeşitli donanım platformlarından sorumlu oldu. 2014 yılında Uygulama ve Hizmetler Grubu’nda Microsoft Baş Deneyimi Sorumlusu oldu ve daha sonra Office müşteri mühendisliği rolüne atandı.

Google Docs büyük patladı

0

Google’ın popüler ofis uygulamaları servisi Google Docs büyük bir açığın kurbanı olmuş olabilir.

Son birkaç saat içinde çok sayıda kullanıcı Google üzerindeki dosyalarının “uygunsuz” olarak işaretlendiğini ve sistemden kaldırıldığını bildirerek şikayette bulunmaya başladı.

Kimse ne olduğunu bilmiyor

Dosyalarını kaybeden kullanıcıların şikayetleri artarken Google yöneticileri, “sorunu araştırıyoruz ve kısa sürede bir açıklama yapacağız,” duyurusunu yaptılar.

Bu sırada Iain Mackenzie isimli bir diğer kullanıcısı, bir doküman üzerinde çalışırken ekranda “Game Over” yazısının yanıp söndüğünü ve dokumanın kapandığını, o andan beri de dokümana erişemediğini duyurdu. 

Tüm bu veriler ışığında Google’ın sistemlerinin hacker kurbanı olduğu şüphesi yaşanıyor. Bir diğer deyişle, kullanıcıların hesaplarına girip dokümanlarına kadar ulaşan hackerlar söz konusuyla, Google’da çok ağır bir güvenlik açığı skandalının patlaması an meselesi olabilir.