Facebook’un dev drone’u sorunsuz uçmaya başladı

0

Facebook’un, bir Boeing yolcu uçağı boyutlarına yaklaşan ve güneş enerjisi ile çalışan dev drone’u ikinci test uçuşunu yere çakılmadan tamamlamayı başardı.

Facebook’un havacılık ekibinin şefi Martin Luis Gomez tarafından yapılan duyuruya göre, geliştirilen drone 1 saat 42 dakikalık uçuş sonunda, Arizona’daki askeri üsse sorunsuzca inmeyi başardı.

İlk test uçuşunu geçen yaz yapan drone, güçlü rüzgar nedeniyle kontrolden çıkarak yere çok sert iniş yapmış, Facebook bu testi başarılı olarak yorumlasa da ABD havacılık otoritesinin raporlarında test uçuşunun çakılma ile sonlandığı bilgisi yer almıştı. 

Facebook’un, dünya çevresinde nöbetleşe şekilde sürekli uçacak ve sürekli inip kalkacak yapay zekalı drone filoları kurma hedefi için drone’larn her türlü hava koşulunda sağlıklı şekilde inip kalkarak, havadaki filonun sayısını koruması ve bu sayede yer yüzüne havadan yüksek hızlı internet bağlantısı sağlaması gerekiyor.

Gomez’in açıklamasına göre, Aquila isimli drone’un son uçuşu ilk uçuşa göre çok daha başarılı geçti. Bu başarıda, drone’un üzerine yerleştirilen yeni sensörlerin ve kontrol mekanmizmalarının da payının büyük olduğunun altı da çizildi.

Ancak Facebook’un drone teknolojisinin istenilen düzeye ulaşmasına henüz vakit var. Yeryüzüne internet sağlayacak drone filolarının 60 bin ve 90 bin feet yükseklikte ve haftalar boyunca yere inmek zorunda kalmadan uçabilmesi gerekiyor. Aquila ise şimdilik 3 bin feet’te ve sadece 1.5 saat boyunca uçabiliyor.

Direksiyon başında telefondan vazgeçemiyoruz

0

AvivaSA, İngiliz ortağı Aviva’nın“direksiyon başında telefon ve internet kullanımının trafik üzerindeki etkisini”ortaya koymak amacıyla, Ipsos MORI işbirliğiyle Türkiye de dahil toplam 13 ülkede gerçekleştirdiği “Direksiyon Başında Telefon Kullanımı” araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

Her İki Türk Vatandaşından Biri, Araç Kullanırken Telefonla Konuşuyor

Türkiye’nin yanı sıra, ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya, İrlanda, Polonya, Çin, Hindistan, Singapur, Endonezya’nın yer aldığı araştırma 17 Mart ve 1 Mayıs 2017 tarihleri arasında, kentsel nüfusu temsil eden gruplar üzerinde yapıldı. Araştırmaya göre trafik kurallarına en saygılı ülke İngiltere. Her beş İngiliz sürücüden sadece birisi, hands-free kit yardımı olmadan direksiyon başında telefon kullanıyor. Araştırmanın yapıldığı tüm ülkelerde direksiyon başında hands-free kit yardımı olmadan telefonla konuşmak yasak. İngiltere bu konuda en iyi sonuca sahip olmasına rağmen, çok daha katı cezaları uygulamaya koydu. Bu konuda en olumsuz sonuçlara sahip iki ülke ise,Amerika ve Çin… Araştırmada, direksiyon başındayken mesaj yazmak ve sosyal medyada dolaşıp, paylaşım yapmak konuları da irdelendi.

Ülkeler

Araç kullanırken arama yaptığını kabul eden sürücü oranı (hands free kullanmadan)

Araç kullanırken mesaj yazdığını kabul eden sürücü oranı

Araç kullanırken sosyal medyada gezinen veya paylaşım yapan sürücü oranı

İngiltere

20%

13%

7%

İspanya

35%

27%

11%

Fransa

39%

26%

8%

Kanada

43%

26%

11%

İrlanda

45%

26%

15%

Singapur

46%

47%

23%

Endonezya

51%

53%

29%

Polonya

53%

18%

14%

Türkiye

53%

34%

22%

İtalya

59%

41%

17%

Hindistan

60%

43%

41%

ABD

63%

34%

22%

Çin

76%

28%

11%

Global ortalama

48%

31%

17%

 

Türkiye, Global Ortalamanın Üzerinde

Yapılan araştırmada Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında, İtalya’dan (yüzde 59) sonra,Polonya (yüzde 53) ile birlikte en çok “direksiyon başında telefonla konuşan” ülke çıktı. Araştırmada en yüksek orana yüzde 76 ile Çin sahip olsa da, Türkiye yüzde 53 ile global ortalamanın üzerinde yer alıyor.

Türkiye, Avrupa Ülkelerinde, İtalya’dan Sonra, Araç Kullanırken En Çok Mesaj Yazan Ülke

Araç kullanırken telefonla konuşmanın yanı sıra; “direksiyondayken mesaj yazmak” ve “sosyal medyada dolaşıp, paylaşım yapmak” konularının da sorgulandığı araştırmada; bu konudaki en dikkat çekici noktalardan birisi, Türkiye’nin yüzde 34 ile, İtalya’dan sonra(yüzde 41) “en çok araç kullanırken mesaj yazan” Avrupa ülkesi olması. Global olarak bakıldığında ise, Endonezya yüzde 53 ile bu alanda en yüksek orana sahip olsa da; Türkiye, Amerika ile 5. sırayı paylaşıyor. Bu konuda “trafik kurallarına en sadık ülke” ise,yüzde 13 oranıyla İngiltere.

Türkiye, Avrupa’da, Araç Kullanırken Sosyal Medyada En Çok Gezinen veya Paylaşım Yapan Ülke

Araştırmaya göre, Türkiye yüzde 22 ile “trafikte en çok sosyal medyada gezinen ve paylaşım yapan” Avrupa ülkesi konumunda yer alıyor. Avrupa’da, Türkiye’nin hemen ardından yüzde 17 ile İtalya gelirken, global ortalama baz alındığında, Türkiye bu oranla averajın üzerinde yer alıyor. Global olarak bakıldığında ise, yüzde 41 ile Hindistan, trafikte en çok sosyal medyada gezinen ülke olurken; İngiltere yüzde 7 ile yine en az orana sahip ülke konumunda.

Devlet desteğiyle dünya ligi

Netmarble EMEA CEO’su Barış Özistek, Türkiye’de yaklaşık 30 milyon kişinin bilgisayarda, cep telefonunda ya da oyun konsollarında oyun oynadığını, ülkemizde dijital oyun sektörünün cirosunun 600 milyon doları aştığını söyledi.

Dünyada cirosu 100 milyar dolara aşan oyun sektöründe Türkiye’nin hakettiği yerden uzakta olduğuna vurgu yapan Özistek, Türkiye’dei oyun firmalarının küçük ve planlı yapılacak devlet desteğiyle 1 milyar dolarlık ihracat yapma potansiyeli olduğunu söyledi.

100 milyar dolarlık sektör

Özistek, global dijital oyun pazarının 100 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe ulaştığından bahsedildiğini, bunun tüm dünyanın sinema ya da müzik sektöründen daha büyük bir rakam olduğuna belirtti. Oyun pazarının konsol, PC, web ve mobil oyunlar olarak ayrıldığını ve sadece mobil oyun pazarının 40 milyar dolarının üzerinde bir pazara sahip olduğunu dile getiren Özistek, şu anda en büyük platformun cep telefonlarıyla oynanan mobil oyunlar olduğunu aktardı.

“Bilgisayarlar, cep telefonları oyun nedeniyle yenileniyor”

“40 milyar dolar mobil oyun ya da 100 milyar dolar dünya oyun pazarı dediğimizde bu direkt oyun sektörünün yaratmış olduğu ciro. Ama bir PC oyuncusunu düşünün. Yeni çıkan bir oyunu daha iyi oynamak daha keyifli oynamak için gidiyor bilgisayarını değiştiriyor. Oyun mouse’u alıyor, oyun için geliştirilmiş klavye, oyunun seslerini daha iyi duyabilmek içine girebilmek için kulaklık alıyor. Bilgisayar ve bilgisayar ekipmanını yeniliyor. Dolayısıyla bilgisayar ve ekipman üreticileri temel olarak oyunlar sayesinde ciro yapıyor. Bu işin bilgisayar tarafı.”

 

“Akılı telefon pazarına baktığımızda da yeni telefona geçmenizdeki ana motivasyonlardan birinin oyun olduğunu görüyoruz. Akıllı telefonun temel amacı konuşmak değil. Bir akıllı telefonda en çok tüketilen içerikler önce oyun, sonra video, sonra sosyal medya… Oyun oynamak için daha büyük ekranlı, daha güçlü işlemcili akıllı telefonlara ihtiyacınız var. İlk dönem 16 GB hafıza varken şimdi 128 GB, 256 GB ve üstüne giden bir durumu konuşuyoruz. Yeni telefonlar da oyun sayesinde geliştiriliyor ve satılıyor. O yüzden oyunun etkilediği muazzam bir alan var.”

Anlık 100 bin oyuncuyu barındıran sunucu

Barış Özistek, dijital oyun sektörünün doğrudan etkilediği teknoloji ve bilgi boyutu olduğunu ifade etti. Oyunların kullandığı sistemlerin geliştirilmesi, oyuncuların anlık kopma yaşamaması için yazılımların iletişim alt yapılarının çok iyi olması gerektiğini hatırlattı. “Oyunlar hep çok yüksek kullanıcıya göre dizayn edilmek zorunda. Bu teknolojik olarak çok büyük zorluklar getiriyor. Bir oyunda anlık olarak 100 bin kişi, 300 bin kişi görülebiliyor. Şu anda bizim firmamızın bir oyununda anlık olarak 100 bin kişinin üzerinde oyuncu var” dedi.

Aynı anda bu kadar kişinin birlikte hareket etmesinin çok ileri teknoloji ve ‘know how’ gerektirdiğini söyleyen Barış Özistek, “Otomobil sporlarında Formula-1 neyse teknolojide de dijital oyunlar odur” benzetmesine katıldığını söyledi. 

Türkiye pazarı küçük, hızla büyümeli

Türkiye pazarının yaklaşık 30 milyonluk aktif oyuncu nüfusu ve Türkiye’nin gelişmişlik düzeyiyle değerlendirildiğinde küçük olduğunu dile getiren Barış Özistek, Türkiye’de yaklaşık 600 milyon dolarlık bir oyun pazarından söz edildiğini belirtti.

Bunun 200 milyon dolarının mobil oyun pazarı olmasına rağmen Türkiye’de akıllı telefon kullanıcıların yüzde 55’in üzerinde olduğu da bir gerçek. bilgisayara sahiplik oranının internete bağlı hane sayısının oldukça yüksek olmasının dijital oyun pazarının milyar doların üzerinde olması gerektiğini düşündürdüğünü kaydedildi.

Devlet desteğiyle dünya ligine çıkabiliriz

Barış Özistek, Türkiye’den başarılı oyun şirketlerinin çıkarabileceğini ispat ettiğini ancak büyük bir istihdam yaratan geniş bir sektör haline getiremediğini belirtti. Bunun için devlet desteğine ihtiyaç olduğunu söyleyen Özistek, dijital oyun sektörünün yatırımların geri dönmesi bakımından riskli bir alan olduğunu savundu.

2023’te 1 milyar dolar ihracat mümkün

Türkiye’nin 2023 yılında sadece oyun sektörü Bilişim ihracatı hedefi olan 1 milyar dolar ihracat yapabilir hale gelebileceğini belirtildi. Ancak bunun için sadece finansal değil, organize desteklerin çok önemli olduğunu dile getiren Özistek, “Bizim oyun geliştirecek firmalara özellikle küçük orta büyüklükteki firmalara çok organize destek vermemiz gerekiyor.

Eğitimiyle olsun mentörlüğüyle olsun global network ile tanıştırmayla olsun çok çok çok organize destek vermemiz gerekiyor. Çünkü çok optimize edilmesi gereken bir yer. Siz çok iyi bir oyun yaptınız videosu harika ama 5 bin kişi oyuna girdiğinde server’ler kaldırmıyorsa olmaz. Bunu sektörün tamamının öğrenmesi bilmesi ve bu bilgi birikimiyle ilerlemesi gerekiyor.” diye konuştu. 

Uygulama pazarı 6,3 trilyon dolara koşuyor

0

Mobil uygulamalara olan yoğun ilgi 2021 yılına geldiğimizde bu pazarın dünya çapında 6,3 trilyon dolar büyüklüğe ulaşacağını gösteriyor.

Araştırma şirketi App Anie’nin hazırladığı analize göre global uygulama pazarı, 2016’daki 1,3 trilyon dolarlık değerinden %380’lik bir zıplamayla 6.3 trilyon dolara yükselecek.

App Anie’ye göre bu hızlı yükselişin neden, giderek daha çok insanın akıllı telefonlara sahip olması. 2016’da toplam 1.3 trilyon saat boyunca uygulama kullanan insanların 2021’de 3.5 trilyon saat uygulama kullanması bekleniyor.

Mobil cihazlara olan ilginin en büyük göstergesi ise, mobil ticaretteki hızlı büyüme. Giderek daha fazla insanın mobil ticaret üzerinden alışveriş yapması, telefonlara duyulan güvenin ve akıllı telefonların artık günlük yaşamdaki en önemli asistana dönüştüğünün göstergesi kabul ediliyor.

Öte yandan özellikle Çin’de mobile olan yoğun ilgi büyümenin daha hızlı yaşanmasını sağlıyor. ABD’li kullanıcılara oranla Çinli kullanıcılar mobil alışveriş konusunda üç kat daha istekli görünüyorlar. Para transferi konusunda da Çinli kullanıcılar ABD’li kullanıcılardan iki kat daha fazla mobil cihaz kullanıyor.

2021 yılında Apple’un uygulama satışlarının ise 40 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Öte yandan Google’ın Play marketinin 20 milyar dolarlık uygulama satışı yapması ancak üçüncü parti Android uygulama pazarlarının da 21 milyar dolarlık satışa ulaşması bekleniyor. Bir diğer deyişle, Android uygulamalarının toplam satışı, 2021 yılında iOS uygulamalarının toplam satışını geçecek.

Toshiba, Western Digital’i dava ediyor

0

ABD’de nükleer santral işletmeciliğinden büyük zarar edince işlemci bölümünü satarak zararını kapatmayı planyana Toshiba, dev firmaların dahil olduğu açık artırmada Western Digital’i satışı engellemeye çalıştığı için dava etmeye hazırlanıyor.

Toshiba’nın sahibi olduğu NAND işlemci üretimi işi, dünyadaki ikinic büyük NAND işlemci platformu olarak kabul ediliyor. Tokyo hükumeti ise bu birimin Japonya dışına çıkmasını istemiyor. Bu nedenle hükumet Toshiba’ya teklif vermesi için kendi seçtiği şirketlerden bir konsorsiyum oluşturup, ihale teklifini de neredeyse kendi başına hazırladı. Ancak konsorsiyumun parçası olan ve halihazırda Toshiba’nın NAND fabrikasını ortak olarak işleten Western Digital kendisinin kontrolü dışında verilen teklifin iptali için mahkemeye dava açtı. Bu da Toshiba’yı çileden çıkardı.

Önümüzdeki Mart ayına kadar satış işlemini tamamlayarak Nükleer santral zararını kapatmak yeni mali yıl raporlarına zararsız girererek hisse senedi fiyatlarını yükseltmek isteyen Toshiba satışın bir an önce gerçekleşmesini istediği için, satışın iptali için dava açan Western Digital’i, ihaleyi kazanmasına rağmen satışı geciktirmek istediği için şimdi dava edecek. Böylece yaşayacağı zararın tazmini için Western Digital’den de önemli bir tazminat kazanma ihtimali doğacak.

İki firma da henüz bu çatışma hakkında açıklama yapmış değil ancak davanın en az 9-10 milyar dolar değerinde tazminata konu olabileceği düşünülüyor.

Twitter suçu polisten önce tespit ediyor

0

İşlenen suçları ve aniden gelişen halk olaylarını hızlıca tespit etmek için Twitter’a güvenebilir miyiz? İngiltere’de Cardiff Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre, Twitter’ı sürekli tarayacak bir yapay zekanın, şehirdeki suçları, halk ayaklanmalarını veya toplumsal olayları, polisten 1 saat önce tespit etmesi mümkün.

Üniversite’nin 2011’de Londra Ayaklanması sırasındaki tweet’leri inceleyen çalışmasına göre, Twitter üzerinde camların kırılması, araçların hasar görmesi, kavga, gürültü, bağrışma gibi eylemleri anlatan paylaşımlar, bir bölgede olay çıktığının anlaşılması için yeterli olabiliyor. Üstelik bunu neredeyse anı anına tespit eden bir yapay zekanın bölgeye acilen güvenlik güçlerini sevk etmesi de mümkün oluyor.

Bu tür bir yapay zekanın ayrıca güvenlik güçlerini planlanan halk ayaklanmaları veya toplumsal eylemler konusunda uyarması ve bu tür bir girişimin nerede ne zaman olacağını çok önceden tespit etme yeteneği de olacak. Bu araştırma yakın gelecekte toplumları kontrol altında tutmak için halkı sürekli izleyen ve analizler yapan yapay zeka uygulamalarının hizmete gireceğini de ortaya koyuyor.

Apple’ın otonom filosunu Hertz yönetecek

0

Google’ın otonom araç kolu Waymo’nun 600 araçlık filosunun yönetimini Avis’e bırakan anlaşmanın ardından şimdi de Apple Hertz ile benzer bir anlaşma yaptı.

Kiralık otomobil servisi Hertz ile Apple arasında varılan anlaşmaya göre, Apple otonom sürüş teknolojisini test edeceği araçları Hertz’in filo kiralama bölümünden temin edecek. Bu da Apple’ın otonom araçlarının yasal prosedürlerini ve bakımlarını Hertz’in üstlenmesi anlamına geliyor.

Apple ilk aşamada Hertz filosundaki Lexus RX450h hibrid SUV’ları kiralayacak ve bu araçları kendi geliştirdiği otonom sürüş donanımları ile birleştirecek. Ancak Google 600 aracını Avis’e emanet etmişken Apple’ın ilk aşamada kiralayacağı araç sayısının bir düzineyi geçmeyeceği düşünülüyor. Ancak sayının zaman içinde artması bekleniyor. Apple’ın şimdiye kadar otonom araç olduğu düşünülen beş kadar aracı SanFrancisco yollarında halk tarafından tespit edilmişti.

Yeni bir fidye virüsü dünyaya yayılıyor

0

Fidye virüsü WannaCry ‘ın dünya çapında yarattığı şokun etkisi henüz geçmişti ki, Petya isimli yeni bir fidye virüsünün bugün dünyada hızla yayıldığına dair raporlar gelmeye başladı.

Güvenlik şirketlerinin uyarılarına göre, dünyanın pek çok ülkesinden, PC’lerinin kilitlendiğini ve ekranda fidye mesajı çıktığını haber veren şikayetler duyuluyor.

Rusya’nın en büyük petrol şirketlerinden birisi, dev bir Ukrayna bankası ve çok sayıda lojistik ve ticaret şirketinin bilgisayarlarına bulaştığı kesinleşen yeni fidye virüsünün WannaCry ile bağlantısının olup olmadığı şimdilik bilinmiyor.

Şimdilik, Asya ve Avrupa’da hızla yayıldığı gözlenen virüsün, ABD’de mesai saatlerinin başlaması nedeniyle Türkiye saatiyle gece yarısı ve sonrasında, ABD’de de şikayetlere konu olacağı düşünülüyor. Dijital güvenlik uzmanları bunun yeni bir WannaCry felaketine dönüşmemesi için tüm IT görevlilerini dikkatli olmaya çağırırken virüs bulaşmış bilgisayarlarda çıkan mesajda hacker’lar kurbanlardan 300 dolar değerinde Bitcoin talep ediyorlar. Virüsün özellikle güvenlik alt yapısı çok sağlam olmayan Ukrayna’da birkaç saat içinde çok büyük hasar yarattığının da altı çiziliyor.

Yeni virüsün dünya çapında yeni bir krizi mi tetiklediği yoksa sadece birkaç ülke ile sınırlı bölgesel bir saldırı olarak mı kaldığı Çarşamba günü belli olacak.

Türkiye’deki şirketlerin İK karnesi

0

Personel yönetim yazılımı Kolay İK, Türkiye’deki şirketlerin insan kaynakları (İK) ve personel yönetimi alanındaki yetkinliklerini ölçebilmesi için bir test aracı tasarladı.

 Testi tamamlayan şirketler, bu alandaki uygulamalarının başarılı olup olmadığı konusunda bir değerlendirmeye ulaştı. 15 Mart’tan itibaren toplam 553 şirketin uyguladığı test sonuçlarına göre, “Dijital İK 2017 | İnsan Kaynakları Dijitalleşme Raporu”nu hazırladı.

Buna göre, Türkiye’deki şirketler İK uygulamalarında genel olarak başarılı olmaya çok yakın. İK ve personel yönetimi süreçlerinin dijitalleşmesi konusunda ise halen kat edilmesi gereken önemli bir mesafe bulunuyor.

Dijital İK 2017 raporu vesilesiyle bir açıklama yapan Kolay İK Kurucu Ortağı Efecan Erdur, “Şirketlerin yüzde 54’ü, İK ve personel yönetimi için yazılım kullanmıyor. Oysa 250 çalışanı olan ve personel yönetim yazılımı kullanmayan bir KOBİ’nin yıllık mesai kaybı 500 saat. Bu şirkette yılda ortalama 375 hatalı işlem yapılıyor. Tüm bunların şirkete yarattığı ortalama zarar ise yılda 80.555 TL” dedi.

Testini uygulayan şirketlerin yüzde 77‘sini, 250’ye kadar çalışanı bulunan KOBİ’ler oluşturuyor. Şirketlerin yarısı 0-12 yaş aralığında yer alıyor ki ülkemizde ortalama şirket ömrü 12 yıl. Çalışanlarının yarısı, en az 2 yıl süreyle şirkette görev alanların oranı ise yüzde 41. Şirketlerin yüzde 35’inin İK yöneticisi bulunmuyor.

İK süreçleri çoğunlukla genel müdür gözetiminde

Bu şirketlerde İK süreçleri, yüzde 60 oranında şirket sahibi ya da genel müdür tarafından takip ediliyor. İK yöneticisi bulunan şirketlerde, rapor edilen kişi yüzde 84 oranında şirket sahibi ya da genel müdür. Şirketlerin yüzde 42’sinin İK kadrosu var, bunların yüzde 33’ü 1-5 kişilik ekiplerden oluşuyor.

Dijital İK 2017 raporuna göre, şirketlerin yaklaşık yüzde 30’u, işe alımda çalışanlarının referansına başvuruyor. Danışmanlık firmalarıyla çalışanların oranı ise yüzde 12. Şirketlerin yüzde 39’unda bordrolama için kurum dışından hizmet alınıyor. Şirketlerin yalnızca yarısı performans değerlendirmesi yapıyor. Her 10 şirketten 3’ünde çalışanlar eğitim programlarına katılmıyor. yüzde 32’si yılda 1 kez, yüzde 39’u ise yılda 3 kez eğitimlere katılıyor. Her 10 şirketten 5’i, çalışanlarına yönelik iletişim çalışmaları yapıyor. Bunların 4’ü kurum dışından profesyonel destek alıyor.

Avrupa, Google’a 2.7 milyar dolar ceza kesti

0

Avrupa Birliği’nin 7 yıldır süren Google soruşturması, 2.7 milyar dolarlık rekor ceza ile son buldu. Google, Avrupa Komisyonu’nun, arama motorunu kendi satış servislerinden ayırmasına yönelik kararını uygulamayarak cezaya da davetiye çıkarmış oldu.

Avrupa Birliği, Google’ın arama motorunu insanları kendi satış servislerine yönlendirmek için kullandığını ve bu nedenle hakim konumunu kötüye kullanıp küçük alışveriş şirketlerinin rekabet şansını yok ettiğini dile getiriyordu. 

Ancak Google cezayı ödemekle kurtulamayacak. Google’ın şimdi rama motorunu ve satış servislerini ayırmak ve Avrupa kanunlarına uygun hale getirmek için 90 gün vakti var. Bu arada, 60 gün içinde de bu operasyonu nasıl gerçekleştireceğine dair bir planı Avrupa Komisyonu’na teslim etmek zorunda. Google bu şartlara uymazsa, şartları uygulamadığı her gün, günlük gelirinin %5’ini ceza olarak ödemek zorunda kalacak.

Apple, yeni bir şirket satın aldı

0

Apple’ın sanal gerçeklik alanındaki eksikliğini kapatmak üzere gizli gizli ürün geliştirdiğini herkes tahmin ediyor ancak bu konuda henüz elle tutulur bir ispat ortaya çıkmış değildi. Şimdiyse aranan delil bulunmuş olabilir. Teknoloji devi, göz takip sistemleri geliştiren Alman SensoMotoric Instruments’ı (SMI) satın aldı. 

1991 yılında kurulan Alman şirketi, göz hareketlerini takip edebilen özel artırılmış gerçeklik gözlükleri üretebiliyor ve bu alanda önemli patentlere sahip bir şirket.

Apple’ın bu yeni satın almayla beraber, Microsoft’un Hololens’si gibi, kullanıcının baktığı yönü tespit edebilen gelişmiş bir VR/AR gözlüğü geliştirme planları yaptığı da anlaşılmış oldu.

Apple ise satın alma konusunda medyaya bilgi vermiyor. Apple’ın zaman zaman küçük teknoloji şirketlerini satın almasının şirketin olağan politikası olduğunu vurgulayn Apple sözcüleri, başka bir detay açıklamaktan kaçınıyorlar. Dolayısıyla yeni şirketin ayrı bir şirket olarak çalışmaya devam mı edeceği yoksa çalışanları ve patenleri ile beraber Apple’a entegre mi olacağı şimdilik bilinmiyor. Apple satın almanın fiyatı hakkında da bilgi vermiyor.

Waymo ve Avis otonom araç kiralayacak

0

Google’ın otonom araç kolu Waymo, ünlü otomobil kiralama servisi Avis Budget ile otonom araç kiralama servisi kurmak üzere anlaşma imzaladı.

Anlaşmanın detayları ise ilginç. Sanıldığının aksine, anlaşmaya göre Avis Waymo araçları kullanmayacak, aksine Waymo’nun otomobil filosunu yönetecek ve araçların ihtiyaçları ile ilgilenecek, yasal prosedürleri, bakım süreçlerini yönetecek.

Böylece Waymo’nun, dışarıdan profesyonel destek almayı gerektirecek kadar büyük bir otonom araç filosu kurmak üzere hazırlık yaptığı da bir kez daha gündeme gelmiş oldu. Waymo daha önce de 600 adet Chrysler Pacifica’yı otonom araç filosuna katarak, araç paylaşım modeliyle çalıştırmayı planladığını açıklamıştı. Avis’in bu 600 araçlık filonun bakım onarım işlemlerini yöneteceği anlaşılıyor.

John McAfee, Ethereum madenciliğine başlıyor

0

Blockchain para birimlerine karşı yükselen ilgi, ünlü programcı ve yatırımcı John McAfee’yi bu alanda adım atmaya yönlendirdi. Dijital para madenciliği yapacak olan McAfee’nin yatırım şirketi MGT Capital, bu amaçla 60 yüksek performanslı bilgisayar satın aldıklarını açıkladı.

McAfee’nin madenciliğini yapacağı para birimi ise Ethereum olacak. Son bir yıl içinde %4000 değer kazanan Ethereum şu anda madencilik açısından en performanslı para birimi olarak görülüyor. McAfee’nin güvenlik teknolojileri konusundaki deneyimi nedeniyle daha çok dijital güvenlik alanına yatırım yapan MGT Capital ise bu deneyimi ile birlikte blockchain teknolojisi üzerinde de önemli bir deneyim kazanacak. 

Dijital para birimlerinin değerindeki yüksek dalgalanma ise yatırımcıların bu alana yönelmesine neden oluyor. Birkaç ay içinde 1500 dolardan 3000 dolara kadar değerlenen Bitcoin tüm dünyanın dikkatini çekerken, dev bankaların ve finans kurumlarını Bitcoin’in değerlenmesinin bir balon olduğunu açıklamasının ardından Bitcoin’in değeri 2000 doların altına kadar indi. Ardından tekrar 2900 dolar seviyelerini gördü. 

Ethereum ise bir ay içinde 20-30 dolar seviyesinden 400 dolar seviyesine kadar çıktı, ardından 250 dolara inip tekrar 400 dolar seviyesine yaklaştı.

Öte yandan, bazı büyük bankalar da artık kripto para teknolojisiyle para transferi yapmaya başlayacağını duyurdu. Özellikle finans kurumlarının ve bankaların düşük maliyetli para transferi yapabilmesi için oluşturulan Ripper, aralarında Akbank’ın da yer aldığı bazı dev bankaların Ripper’ı kullanmaya başladığının altını çizmişti. Dijital bir para birimi olan ve serbestçe alınıp satılan Ripper’ı kullanan bankalar, bu sistemin gelişmesiyle para transferi maliyetlerini yılda yarım milyar dolara kadar düşürebilecekler.

Samsung Akademi yeni mezunlarını verdi

Samsung Electronics’in “Dünyaya ilham ver, geleceği tasarla” vizyonu doğrultusunda, gençlerin eğitimine destek olma amacıyla hayata geçirdiği uygulamalı eğitim programı “Samsung Akademi”, mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerini geleceğe hazırlamayı sürdürüyor.

2012 yılında hayata geçen Samsung Akademi, bu yıl İstanbul’da 161, Ankara’da 167 ve İzmir’de 139 olmak üzere toplam 457 mezuna ulaştı. Samsung tarafından kurulan 12 laboratuvarda Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri bilişim, mobil cihazlar, görüntü ve ses sistemleri ile beyaz eşya alanındaki en son teknolojileri deneyimleme ve öğrenme imkanı yakaladılar.

Kalifiye eleman ihtiyacı var

Samsung Electronics Türkiye Kamu Sektörü ve Dış İlişkiler Direktörü Dr. R. Erdem Erkul,  “Türkiye’de hızlı bir büyüme içinde olan bilişim ve tüketici elektroniği alanında sektörün ihtiyaç duyduğu kalifiye elemanların yetiştirilmesine katkı sunabilmek amacıyla başlattığımız Samsung Akademi’ye her yıl daha fazla sayıda öğrencinin ilgi gösterdiğini görmek bizi mutlu ediyor” dedi. 

Eğitimleri başarıyla tamamlayan öğrencilere Milli Eğitim Bakanlığı ve Samsung onaylı eğitim sertifikaları verilirken başarı derecesiyle mezun olan öğrencilere Samsung tablet hediye ediliyor. Bunların yanı sıra Samsung, program akabinde üstün başarı gösteren öğrenciler için staj imkanları yaratılmasına da destek oluyor.

“Geleceğin dili olan kodlama konusunda çok şey öğrendik”

Beyaz Eşya Laboratuvarı Öğrencisi olan Erkan İslamcan Aşık, Samsung Akademi’deki deneyimini şöyle anlattı: “Beyaz eşya işi baba mesleğimiz.  Akademi eğitimleri sonrasında kendime güvenim arttı.”

Bilişim Laboratuvarı öğrencisi olan İbrahim Varola ise Samsung Akademi’de geleceğin dili olan kodlama konusunda çok şey öğrendiklerini kaydederek “Cep telefonu uygulaması yazabilecek düzeye geldik. Not hesaplaması yapan veya telefonu sallayınca ekran rengini değiştirebilen uygulamalar gibi farklı denemelerimiz oldu” dedi.

Ses ve Görüntü Laboratuvarı’nda 160 saatlik eğitimden sonra Samsung Merkez Servisi’nde stajyer olarak çalışmaya başlayan Onur Gülkırmaz ise “Bu imkanı bulduğum için çok mutluyum.” diyerek duygu ve düşüncelerini paylaştı.

E-ticarette teslimat modelleri de değişiyor

E-ticaretle birlikte toplumun alışveriş algısı da değişti. Müşteriler artık mağazada ödeme kuyruğunda beklemek istemiyor. E-ticaret sistemleri toplum tarafından kabul edilirken, bazı problemleri de beraberinde getiriyor. Bu problemlerin başında kargo ücretleri geliyor.

Markaların dijitalleşme süreçlerinde teknolojik ve inovatif çözümler sunan Positive’in Kurucu Ortağı Caner Istı, son kullanıcı tarafında en önemli beklentinin lojistiğe ilişkin olduğuna dikkat çekerek, rapor ve araştırmalara göre, tüketicilerin satın alma tercihlerini etkileyen başlıca faktörlerin kargo ile ilgili olduğunu söyledi.

TÜSİAD’ın ‘Dijitalleşen dünyada ekonominin itici gücü: E-ticaret’ raporuna göre, online alışveriş yapan tüketicilerin kendilerine sunulan en cazip değer teklifinin ücretsiz teslimat olduğunu söyleyen Istı şunları söyledi: “ 2016’nın son çeyreğini kapsayan verilere göre, Amazon müşterileri, kendilerini satın almaya teşvik eden faktörlerde ilk sırada yüzde 63’le ücretsiz teslimatın geldiğini söylüyor. Sonraki gün teslimat seçeneği de kargo ile ilgili öncelikli faktörlerden bir diğeri olarak dikkat çekiyor” dedi.

İnternette hafta sonu yok

Caner Istı, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Online siparişlerin markanın fiziksel mağazasından teslim alınmasını sağlayan Click & Collect yöntemini tercih eden tüketicilerin önemli bir kısmı, ürünü alırken mağaza içinde de ayrıca harcama yapıyor.”

Istı’nın verdiği bilgilere göre, kullanıcıların ürünlerini hafta sonu da dahil istedikleri zaman istedikleri mağazadan, kasada sıra beklemek zorunda kalmadan teslim alabilmeleri, mağazada anında iade edebilmeleri gibi olanaklar kesintisiz müşteri deneyimini de artırıyor. Elde edilen veriler sayesinde, markalar mağazalarında hangi ürünlerden, ne sıklıkta stok bulundurulacağına da karar verebiliyorlar.

 

Pandora’nın CEO’su da istifa ediyor

0

2017 yazı teknoloji CEO’larına hiç iyi gelmedi. Uberi’in kurucusu ve CEO’su Travis Kalanick’in şirketteki görevlerinden istifa etmeye zorlanmasının ardından şimdi de ünlü müzik servisi Pandora’nın kurucusu ve CEO’su görevinden ayrılmaya hazırlanıyor.

Spotify’ın en önemli rakiplerinden olan Pandora, Haziran ayı başında Sirius XM’den 480 milyon dolar yatırım almıştı. Bunun karşılığında Pandora’nın %19’una ve yönetim kurulunda 3 koltuğa sahip olan Sirius XM şimdi CEO’yu kendisi belirlemek istediği için Tim Westergren’in istifa etmeye hazırlandığı anlaşılıyor.

2016’da 1.9 milyar dolar ciro yapan Pandora ne var ki 343 milyon dolar zarar ederek büyük hayal kırıklığı yaşatmıştı. 76.7 milyon kullanıcıya sahip olan Pandora Spotify ve Apple Music’e karşı en büyük rakip müzik servisi olarak görülüyor.

Ancak şirket’in Mart ayındaki son raporlarına göre, geçen yılın Mart ayına oranla 2.7 miliyon kullanıcı kaybı yaşadığı görülüyor. Yaşanan bu kan kaybı, Sirius XM’in yönetimi ele almasının asıl nedeni olarak ortaya çıkıyor. Bakalım, güçlü mali yapısı ve medya alanındaki deneyimi ile Sirius XM Pandora’yı Spotify ve Apple Müsic karşısında ayakta tutmayı başarabilecek mi?

Instagram’a gizli paylaşım özelliği geliyor

0

Instagram, kullanıcılarının sadece belli bir gruba yönelik paylaşım yapabilmesini sağlayacak yeni özelliğini test etmeye başladı.

Instagram kullanıcıları şimdiye dek sadece ya herkese açık ya da profilini gizliye alarak sadece arkadaş listesine aldığı kişilerin görebileceği şekilde yayın yapabiliyordu. Fotoğraf ve video paylaşım servisi yeni özelliği ile kullanıcıların profilini kapamasına gerek kalmadan sadece belli kitleler tarafından görülebilecek yayınlar yapmasını mümkün kılacak.

Kullanıcılar arkadaş listesi içinden belli kişileri özel gruplara alarak bu grupların görebileceği şekilde paylaşım yapabilecek. Böylece profili tamamen dışarı kapamak yerine, Facebook’ta olduğu gibi, farklı arkadaş listelerine, farklı paylaşımların gösterilebileceği bir kişiselleştirme mümkün olacak.

Intagram’ın yeni özelliğinin ne zaman devreye gireceği şimdilik belli değil. 

Softbank ABD’ye 50 milyar dolar yatıracak

0

Japonya’nın dev yatırım fonu Softbank, önümüzdeki birkaç sene içinde özellikle yapay zeka alanında yeni satın almalar planladıklarını ve bunun için 50 milyar dolar ayırdıklarını vurguladı. 

Fonun yöneticilerinden ve kurucularından olan Ron Fisher’in açıklamalarına göre Softbank ABD’de 50 bin yeni iş pozisyonu yaratacak şekilde, ülkenin her yerindeki şirketlere yatırım yapacak. Bu noktada Silikon Vadisi ile sınırlı olmadıklarının da altını çizen Fisher, Silikon Vadisi çevresinde yaşayan mühendislerin ve profesyonellerin, bu insanları işe almak isteyen şirketler için önemli olduğunu, büyük bir şirketin 2-3 bin kişiyi işe alırken Silikon Vadisi’nde yaşayan çok sayıda uzman sayesinde ayakta kalabildiğini ancak küçük startup’ların ülkenin her yerinde ayakta kalabildiğini hatırlattı.

Dolayısıyla, bölge hedefi gözetmeksizin yatırım yapmayı hedeflediklerini, bunun da ABD ekonomisi için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayan Fischer kendisinin de kısa süre satın aldıkları GSM operaötrü Sprint’in Kansas’ta bulunan merkezine sık sık gittiğini hatırlattı.

Softbank’ın elindeki nakit yatırım gücü 100 milyar doları geçiyor ve şirket 2016’da mobil cihaz işlemcilerinin teknolojisini geliştiren dev İngiliz şirketi ARM’ı 31 milyar dolara satın almasıyla gündeme gelmişti. Türkiye’de 3 yıldızlı bir sahil otelinde tatil yapan Softbank CEO’sunun 31 milyar dolarlık bu dev satın almaya dair son imzaları, otelin restoranında atması da medyanın gündemine taşınmıştı.

Waymo, Tesla mühendisini işe aldı

0

Tesla’nın donanım departmanının başındaki mühendis Satish Jeyachandran, Waymo’da otonom sürüş bölümünün başına geçti.

Google’ın kendi otomobilini üretmek üzere hazırlık yaptığı söylentilerini yükselten bu gelişmeyle Waymo artık sadece otonom sürüş teknolojisi geliştiren bir yazılım şirketi değil, kendi otomobilini ve donanımlarını da geliştiren bir araç üreticisine dönüşebilir.

38 yaşındaki Satish Jeyachandran yaklaşık 7 yıldır Tesla da çalışıyordu ve Tesla’nın bel kemiklerinden biri olarak kabul ediliyordu. Satish Jeyachandran’ın Tesla’nın otonom sürüş teknolojisini geliştirmesine büyük katkısı olduğunun altı da çiziliyor.

Böylece otonom sürüş teknolojisi alanında süren “yetenek kapma” yarışında yeni bir örnek yaşanmış oldu. Daha önce de Waymo’nun ve Tesla’nın bazı üst düzey mühendisleri işlerinden istifa edip kendi şirketlerini kurmuştu. Bu şirketlerden biri olan Argo AI’ya ise Ford büyük yatırım yaparak, teorik olarak Waymo’dan ayrılan mühendisleri kendi bünyesine almıştı.