Dubai’de drone’lar insan taşımaya başlıyor

0

Kargo taşımacılığından sonra drone’ların insan taşımaya ne zaman başlayacağı sorusu büyük bir merak konusuydu.

Şimdi bu sorunun cevabı Dubai’den geldi. Teknoloji fuarlarında görmeye alıştığımız insan taşıyan drone’lar, 2017 yazından itibaren Dubai’de kullanıma girecek.

CES 2016’daki drone

Dubai’nin Karayolları ve Ulaştırma Ajansı’dan yapılan bildiriye göre, Çin yapımı EHang 184 yolcu drone’u Temmuz 2017’den itibaren Dubai’de düzenli hizmet vermeye başlayacak. EHang 184 ilk kez CES 2016 fuarında görücüye çıkmış ve büyük ilgi toplamıştı.

Sözkonusu drone halen Dubai’nin dev gökdeleni Burj Al-Arab’ın çevresinde test uçuşu yapıyor ve yolcuları binanın çatısına taşıyor. Testlerden alınan sonuçlar ise olumlu görünüyor ve Dubai yönetimi şimdi aynı drone’u şehir trafiği içinden daha aktif şekilde kullanmayı planlıyor.

Bolstra, 1.5 Milyon dolar yatırım almayı başardı

0

Müşteri yönetimi şirketi olarak ön plana çıkan Bolstra, ürün geliştirme ve büyüme için uzun zamandan beri finansman ararken, sonunda beklenen yatırımın alındığı duyuruldu.

Bolstra, hizmet olarak oldukça uygun bir iş çözümü sunarken, mevcut hizmetlerin geliştirilmesi ve farklı yazılımların geliştirebilmesi adına maddi açıdan bazı çözümlerin arandığı biliniyordu. Firma tarafından yapılan son açıklamalarda ise yatırım konusunda müjdeli haber verildi. Platform 1,5 milyon dolarlık finansman ile destekleneceği yönündeki haberlerle gündemde yer alırken, böylesine bir yatırım firma adına işleri kolaylaştıracak.

Yatırım turunda Allos Ventures ve 4G Ventures ön plana çıkarken, özel yatırımcıların destekleri ile birlikte 1,5 milyon dolar gibi yüksek bir rakama ulaşılması da Bolstra adına beklentileri aşan bir durum oldu.

İş Çözümlerinde Bolstra Daha Etkin Olacak

Müşteri yönetim sistemi olarak tanınan firma, bu konudaki başarılarıyla çoğu firma için en önemli iş ortaklarından birisi olmasını sağlıyor. Satış öncesi ve sonrasında müşteri yönetimi ve takibi adına önemli bir destek veren marka, bu yatırım sonrasında farklı özellikleri de sunmayı başarabilir.

Marka CEO’su Haresh Gangwani, Aralık ayındaki ürün lansmanından hemen sonra gelen olumlu tepkinin bir fırsat olarak değerlendirildiğini söyledi. Ürünün büyüme hızını daha da artırmak için hem geçmiş hem de yeni yatırımcılardan sermaye almayı başardıklarını söyleyen CEO, yaptığı bu açıklama ile birlikte oldukça etkin bir şekilde ilerlemelerini sürdüreceklerini söyledi.

Türkiye’deki e ticaretin yeni markası: SamsungWA

Son dönemlerde Türkiye’ye yönelik etkinliklerini artıran Samsung, yayınlanan son blog yazısı ile birlikte yeni bir girişimi duyurdu. Türkiye’ye özel olarak e-ticaret sitesi açtığını duyuran Samsung, SamsungWA adını verdiği e-ticaret sitesi ile birlikte artık Türkiye pazarında daha etkin bir şekilde yer alacak. Daha önce de ilk inovasyon merkezini İstanbul’da açan Samsung, e-ticaret sitesiyle birlikte Türkiye’de yer alacağını duyurulması oldukça dikkat çekti. Zira markanın şu ana kadar sadece Güney Kore’de yer alan sistemi, Güney Kore’den sonra ilk kez Türkiye’de yer alacak ve bu açıdan da Türkiye adına önemli.

SamsungWA Fark Yaratabilir

Samsungwa.com.tr adresi üzerinden hizmet verecek Samsung, bu girişimi ile birlikte Türkiye’deki sektöre de hareketlilik katacak. Site üzerinden satışa çıkarılacak ürünler ise cep telefonları aksesuarları üzerine olacak. WA olarak adlandırılan SamsungWA’nın açılımı ise Wearables & Accessories. Bu açıdan SamsungWA ile birlikte marka giyilebilir teknoloji ürünlerine ve aksesuarlarına yönelerek bunların satışını online olarak yapacak.

Bu konuda ilgi duyan kullanıcılar ise Samsung garantisi ve güvencesi ile ürünleri internet üzerinden alabilecek. Çok farklı kategoride sunulacak ürünlerin, Türkiye’de ilgi çekmesi bekleniyor. Samsung’un Türkiye’deki yeni girişimi için en dikkat çeken nokta ise satışa çıkarılacak ürünlerin sadece Samsung markası ile sınırlı olmayacak olması.

Snapchat reklam konusunda hedeflerinin gerisinde kaldı

0

Snapchat platform üzerinden daha fazla gelir elde edebilmek adına özel bir plan yürütse de paylaşılan son bilgilere göre bu konuda istenilen seviyeye gelinemedi.

Snapchat için paylaşılan son raporlarda, kullanıcıların yüzde 60’ı Snapchat’te görüntülenen reklamları hemen es geçiyor ve atlıyor. Böylesine yüksek bir orana ulaşılması ise Snapchat reklam yeniliklerinin kullanıcılar nezdinde çok ilgi çekmediğini ve bu nedenle de reklam platformu olarak Snapchat’in iyi bir seviyede olmadığını gösteriyor.  

Pay To Play Tutmadı Mı?

Snapchat, reklam çalışmalarında pay to play sistemini belirlerken, reklam alternatifi için alınan raporlar beklentilerin altında kaldı. Mevcut döneme kadar yapılan reklam çalışmaları için aynı zamanda testler de yapılırken, 3 bin 327 kullanıcı için yapılan yeni araştırma beklentilerin ötesinde olan Snapchat için kötü bir tablo çizdi.

Snapchat’e yönelik özel bir araştırma Fluent tarafından yapılırken, araştırma sonuçlarına göre yaş oranı düştükçe reklamların daha fazla atlandığı görüldü. Genel kullanıcılar için yüzde 69 oranındaki bu atlama oranı, kullanıcıların yaş gruplarına göre incelendiğinde çok daha farklı bir durumu ortaya çıkarıyor. Öyle ki yaş arılığı 18-24 olan kullanıcılar için bu oran yüzde 80’lere kadar dayanıyor. Bu da sistemin kullanıcılara çok fazla dokunamadığını gösteriyor. Üstelik reklam çalışmalarına farklı platform rakamlarına bakıldığında da yüzde 69 (ve hatta yüzde 80) oldukça yüksek bir oran.

Kullanım Alanı Farklı

Snapchat için diğer önemli detay, sistemin çok fazla haber ve bilgi alma amacıyla kullanılmaması. Öyle ki kullanıcıların yarısından fazlası haber ya da farklı bilgi alma kanallarını takip etmeye çok fazla istekli değil. Kullanıcıların Snapchat için en önemli görüşü ve isteği eğlenceli içerik.

Nura 4.6 milyon dolarlık finansman aldı

0

Nura, son dönemlerde piyasaya sunduğu özel cihazları ile dikkat çekerken, özel kulaklıklar için 4.6 milyon dolarlık finansman sağlandığını duyurulması da oldukça dikkat çekti.

Sydneysiders ve Blackbird Ventures’ın liderliğinde elde edilen 4.6 milyon dolarlık finansman, Nura adına önemli bir maddi güç sağlayacak.  Bu açıdan önümüzdeki günlerde Nura’nın kulaklıkları için çok daha etkin bir şekilde piyasada yer almayı başarabilecek.

Nura CEO’su Durumdan Memnun

Nura CEO’su Slater konuyla ilgili özel açıklamalar yaparken, özellikle firmaya duyulan güvenin bu yatırım ile net bir şekilde görülebileceğini söyledi. Nuraphones olarak da bilinen kulaklıklar ile kişiye özel çözümler sunduklarını söyleyen Slater, bu yeni ürünleri sayesinde çok farklı bir kullanım sağlayacaklarını ve bu konuda oldukça iddialı olduklarını söyledi. Dinleyiciler için Nuraphones’un kişiselleştirilmiş bir ses deneyimi oluşturabilen tek ürün olduğunu vurgulayan Slater, kullanıcıların bu ürünle tanıştıktan sonra dinleme deneyimini çok seveceklerini belirtti.

Kullanıcının kulağını kapsayan özel tasarımı, kullanım kolaylığı ve eşsiz kişiselleştirilebilir ses deneyimi ile gelen cihaz 399 Dolarlık etiket fiyatı ile satılacak.

Uber’in iddialı haritalama projesi Asya’da başlıyor

0

Uber, büyük ölçekli haritalama projesi üzerinde uzun zamandan beri ciddi bir şekilde çalışmalarını sürdürürken, Asya’ya da açılma kararı alan Uber, şimdi Singapur’un sokaklarını haritalamaya başlayarak bu projenin de startını vermiş olacak.

Uber tarafından yayınlanan yeni blog yazısı ile birlikte firmanın bu konudaki amaçlarını öğrenebilmek mümkün olurken, Uber’in projesinin en önemli bölümü trafiğin daha iyi bir şekilde tanınması olacak. Uber sistemi için trafik durumunu öğrenilmesi büyük bir kolaylık sağlayacağı gibi sürücülerin nereden yolcu olabileceği, nerelerde Uber faaliyetlerinin daha iyi bir şekilde sürdürülebileceği yeni proje sayesinde çok daha kolay olacak. Yapılan resmi açıklamalarda Uber yeni proje sayesinde sistemin daha da geliştirilmesinin amaçlandığı belirtildi.

3 Ayda Bitecek

Uber tarafından Kanada, ABD, Meksika, İngiltere, Güney Afrika ve Avustralya’ya yönelik yapılan çalışmalara benzer bir şekilde yürütülecek bu yeni projede Singapur’un üç ay içerisinde tamamen haritalandırılması bekleniyor.

Uber ilk olarak 2015 yılında harita odaklı bir çalışmanın ilk adımlarını atmış ve özellikle Google’dan iki yönetici kiralayarak sistemin temellerini iyi bir şekilde atmayı başarmıştı.

Grab, online ödeme servisini satın aldı

Uber’in önemli rakiplerinden biri olan araç paylaşım servisi Grab, 100 milyon dolar ödeyerek bir online ödeme servisini satın aldı.

Endonezya temelli bir ödeme start-up’ı olan Kudo için 100 milyon dolar ödeyen Grab, böylece kendi ödeme servisi olan araç paylaşım uygulaması olarak ayrıca bir avantaj elde etmiş oluyor.

Endonezya’da özellikle banka hesabı olmayan kullanıcıları ve küçük köy yerleşimlerinde yaşayan, bankaya erişim imkanı bulamayan ama online alışveriş ihtiyacı duyanları hedefleyen Kudo ülkede önemli bir kullanım oranına sahip. Grab’ın da Endonezya’da önümüzdeki 4 yıl içinde önemli oranda yatırım yapma sözü bulunuyor. Dolayısıyla şirketin Kudo’ya yatırım yapması sürpriz değil. 

Grab aynı zamanda Güney Doğu Asya’da Uber’in en büyük rakibi olarak kabul ediliyor. Endonezya ise 250 milyon kişilik nüfusu ile Çin’den sonra bölgedeki en önemli pazarlardan biri. Grab şimdi Kudo sayesinde ülkede banka hesabı/kredi kartı olmayan müşterileri de kazanma imkanı yakalayacak.

Dijital fabrikaların robotları üretimde verimliliği artırıyor

0

Mitsubishi Electric, imalat sanayisi alanında Avrasya’nın en büyük etkinliklerinden biri olan ve bu yıl 9-12 Şubat tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Win Eurasia Metalworking Fuarı’nda yeni nesil otomasyon çözümleri ile büyük ilgi topladı.

Robot teknolojilerinin üretim süreçlerindeki artan önemine dikkat çekmek amacıyla fuar kapsamında düzenlenen II. Robotik Forumu’nda, Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri OEM İş Geliştirme Kıdemli Müdürü Tolga Bizel, markanın e-F@ctory konseptini, bütünleşik otomasyon yapısı iQ Platform’u ve birbirleriyle konuşabilen ileri robot teknolojilerini anlattı. Fuarda, Mitsubishi Electric’in 6 eksenli robotu tezgah besleme uygulamasıyla da dikkat çekti.

Kişiselleştirilmiş ve daha akıllı ürünler üretilecek

Tüketici taleplerinin her geçen gün çeşitlenmesi ve kişiselleşmesiyle birlikte Dördüncü Sanayi Devrimi’ne geçildiğini belirten Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri OEM İş Geliştirme Kıdemli Müdürü Tolga Bizel, sözlerine şöyle devam etti; “Sanayi 4.0, çok kısaca siber fizik sistemlerini kullanarak üretim süreçlerinin rehabilite edilmesi olarak değerlendirilebilir. Bu yeni endüstri evresiyle birlikte oldukça karmaşık ve çok daha akıllı ürünlerin üretilmeye başlanacağını düşünüyoruz. Makineler bugün çevrelerinde olup bitenleri anlayabiliyor ve birbirleriyle internet protokolleri aracılığıyla iletişim kurabiliyor. Bu sayede fabrikalardaki üretim hatlarının kişisel bazı ihtiyaçlara göre optimize edilmesiyle pazardaki rekabet koşullarına ayak uydurmak artık daha kolay hale geliyor. Mitsubishi Electric ise bu yeni endüstri evresine dijital fabrika konsepti e-F@ctory ile yanıt veriyor.”


Türk sanayisi e-F@ctory konseptine yoğun ilgi gösteriyor

Mitsubishi Electric’in e-F@ctory konseptinin özellikle uzun üretim bantlarında hızlı üretim yapan fabrikalarda dikkat çektiğini söyleyen Tolga Bizel, “Üreticiler artık, fabrikalarının planlama bölümlerinde yapılan planlamanın, üretim bölümlerinde anında işlenmesi ve üretim süreçleri boyunca ortaya çıkan tepkilerin de planlama bölümü veya kaynak yönetimi bölümleri tarafından değerlendirilmesini bekliyor. Mitsubishi Electric ürünlerinin tamamı bu beklentileri karşılayabilecek kapasiteye ve özelliklere sahip. Bu noktada, Türk sanayisi hem hızlı hem de kalitesi ve verimliliği yüksek üretim gücünü daha da güçlendirmek amacıyla e-F@ctory konseptimize yoğun ilgi gösteriyor” diye konuştu.


Birbirleriyle konuşabilen robotlar kendilerini kontrol ediyor

e-F@ctory sayesinde, gelecekte adından daha sık söz ettirecek dijital fabrikaların bugünden inşa edilebileceğini belirten Bizel, sözlerini şöyle sürdürdü; “Mitsubishi Electric’in birbirleriyle konuşabilen ileri robot teknolojileri sayesinde robotlar artık kendi kendilerini daha detaylı ve koordineli kontrol edebiliyor. e-F@ctory ile robotlar üretim hattındaki diğer ürünlerle de haberleşebiliyor. Bilgileri insan kontrolünden bağımsız olarak hem kendi aralarında hem de fabrikayı kontrol eden ana sistemle paylaşıp verimliliği artırmak için hazırlar.”

Tüm otomasyon bileşenleri bir arada çalışıyor ve haberleşiyor

e-F@ctory konseptinin oluşturulmasını sağlayan iQ Otomasyon Platformu’nun tüm önemli otomasyon bileşenlerini tek bir yapıda birleştiren nadir ürün ailelerinden biri olduğunun altını çizen Bizel, “iQ Platform, Mitsubishi Electric’in CNC (Bilgisayarlı Sayısal Kontrol), Motion (Hareket), Robot, PLC ve Proses uygulamaları olmak üzere tüm otomasyon disiplinlerini bir araya getirerek aynı anda çalışabilmelerini ve herhangi bir haberleşme kanalı kurmadan birbirleriyle konuşabilmelerini sağlıyor. Tüm otomasyon yaşam döngüsünde oluşturabileceği maliyetleri ve mühendislik zamanlarını azaltıp üretkenliği artıran ve sahadaki bilgiye ulaşımı kolaylaştıran Mitsubishi Electric iQ Platform, bu sayede ilk yatırım sırasındaki giderleri (TCO: Toplam sahip olma maliyeti) minimize ediyor. iQ Platform ile iki veya daha fazla robot dar bir hücre içerisinde birbirlerine temas etmeden çalışabiliyor ve birbirleriyle senkron olarak hareket edebiliyor” şeklinde açıklamalarda bulundu.


Çarpışmadan çalışabilen akıllı robotlar

Robotların mekanik yapısının yanı sıra kullanılan motorların ve aktarmaların hassasiyetinin de performansı etkilediğini ifade eden Bizel, Mitsubishi Electric’in 6 eksenli endüstriyel robotlarıyla ilgili şu bilgileri aktardı; “Mitsubishi Electric’in robot kontrol ünitesi; hareket kontrolünün esnekliğini, sistemin hızını, doğruluğunu ve hassasiyetini sağlıyor. Ayrıca esneme fonksiyonları ile robot kolu bir çeşit yay görevi görerek kuvvete göre esniyor. İleri uygulamalar için Mitsubishi Electric robotlarına konveyör (taşıma bandı) ve ürün izleme, kuvvet kontrolü ve görme özellikleri kolaylıkla entegre edilebiliyor. “Sensörsüz Çarpışma Kontrolü” özelliği, robotun manuel ya da otomatik modda herhangi bir engele temas ettiğini tespit edebiliyor ve bu sayede çarpışmalardan kaynaklanabilecek hasar önlenebiliyor.”

İnsan kolu hareketlerini taklit eden robot teknolojisi

Mitsubishi Electric’in RV-F serisi son derece dinamik 6 eksenli robotunun, insan kolu hareketini taklit edebilmesi ve 0,32 saniyelik döngü süreleri sayesinde çok yüksek hızlı sistemlerde kullanılarak verimliliği artırdığını söyleyen Bizel, “Dinamik yapısıyla esnek figürleri bile kolayca yapabilen 6 eksenli endüstriyel robotun çift kol yapısı, sadece hareket özgürlüğü açısından artı değer sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda daha fazla kararlılık ve çok yönlülük sunuyor. RV-F serisi için çok dar alanlarda çalışmak hiç zor olmadığı gibi robotların duvar veya tavana monte edilmesi de sorun oluşturmuyor. Modele bağlı olarak 504 ila 1.503 milimetre aralığında yer alan Mitsubishi Electric robotlar, 2’den 20 kilograma kadar taşıma kapasitesine sahip” diyerek sözlerini tamamladı.

Uludağ Üniversitesi Bilişim Zirvesi’ne hazırlanıyor

0

Bu yıl ilki düzenlenecek olan Bilişim Zirvesi, KA3 (Key Action 3) projesi kapsamında Uludağ Üniversitesi’nde gerçekleşecek.

5 Gün sürecek eğitim programının ardından düzenlenecek zirve ile bilişime dair her konu Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversite öğrencilerinin katılımıyla ele alınacak.

‘Genç Beyin, Genç Bakış, Genç Bilişim’ projesi kapsamında android, bulut depolama, bilişim güvenliği, hacking, dijital iletişim, DDoS konuları konuşulacak.

‘Genç Beyin, Genç Bakış, Genç Bilişim’ Projesi Nedir?

Uludağ Üniversitesi Proje Atölyesi tarafından düzenlenen proje, Türkiye Ulusal Ajansı ve Avrupa Birliği ve Projeler Koordinasyon Daire Başkanlığı tarafından desteklenmesiyle dikkat çekiyor. 

6 gün sürecek projemizde katılımcılar otelde konaklayacak ve tüm gün yukarıdaki konular hakkında alanlarında uzman kişilerden eğitimler içeren projenin kapanış günü olan 23 Şubat’ta Bilişim Zirvesi’nde yer alan birbirinden değerli konuşmacılar da sunumlarını yapacak.

Neden bu projeye katılmalıyım?
‘Genç Beyin, Genç Bakış, Genç Bilişim’ Projesi sayesinde çok kısa sürede bilişim üzerine eğitimler alabilirsiniz. Bunun yanı sıra zirve günü ile alanlarında uzman kişilerle tanışma ve onları dinleme fırsatı yakalayabilir, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden gelen 70 öğrenci ile tanışma ve kişisel gelişime katkı sağlayabilirsiniz. Proje sonucundan ise uluslararası geçerliliği olan Youthpass sertifikasına da sahip olarak oldukça donanımlı bir etkinlikten ayrılmış olacaksınız.

Nerede ve Ne Zaman?
‘Genç Beyin, Genç Bakış, Genç Bilişim’ Projesi 18 Şubat 2017 tarihinde Uludağ Üniversitesi’nde başlayacak. 5 Günlük eğitimin ardından Bilişim Zirvesi 23 Şubat 2017 tarihinde saat 10.00’da Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Mete Cengiz Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek. Tamamen ücretsiz olan bu etkinlik ile ilgili detayları uludagbilisimzirvesi.com adresinden edinebilirsiniz.

Arıların görevini robotlar alacak

Albert Einstein’in “arılar yok olduktan sonra insanların sadece 4 yılı kalmıştır,” sözü, bu minik böceklerin dünya için önemini ortaya koyuyor. Doğadaki çiçeklerin polenlerini taşıyarak üremelerini sağlayan arılar yok olduğunda, hem dünya üzerindeki bitki örtüsü hem de insanoğlunu besleyen tarım faliyetlerinin büyük hasar alması bekleniyor. Bitkilerin yok olmasının ardından hayvanların da yok olması için bir iki yıl yetecek ve ardından beslenecek bitki bulamayan hayvanların da yok olmasından sonra dünyadaki besin kaynaklarını büyük oranda bitiren insanların çok büyük bölümünün açlıktan yok olması bekleniyor. Sadece, yapay ve çok pahalı tarımsal faaliyetlerle hayatta kalmayı başaran, çok küçük ve dışarı kapalı bazı toplulukların dünya üzerinde zor şartlarda yaşamaya devam edebileceği düşünülüyor.

Ancak bilim insanları bu kabus senaryonun gerçekleşmemesi için robotları ve yapay zekayı devreye sokmayı planlıyor. 

Arı yerine minik drone

Bilim insanlarının yeni geliştirdiği minik bir drone, arıların görevini üstleniyor ve çiçeklerin polenlerini diğer çiçeklere taşıyor. Böylece bitkilerin üremesini sağlıyor.

Japonya İleri Bilimler ve Teknolojiler Enstitüsü’nden araştırmacı Eijiro Miyako’nun ve ekibinin geliştiridiği minik prototik drone, çiçekten çiçeğe konarak, polenlerin çiçekten çiçeğe ulaşmasına yardımcı oluyor.

Arıların, çevre kirliliği, iklim değişikliği gibi nedenlerle göç ettiği alanlarda çiçeklerin döllenmesi için doğaya salınacak bu robotların binlercesi böylece büyük tarım arazilerinde, meyve bahçelerinde, doğal yaşam alanlarında bitki yaşamının devam etmesine katkıda bulunacak. 

Elbette çiçekler sadece arılar sayesinde polen taşımıyor, rüzgarlar veya diğer böcekler de polen taşınmasına katkıda bulunuyor ancak polenlerin taşınmasında en etkili yöntemin arılar olduğu biliniyor.

Yelp 4. çeyrek kazançlarıyla beklentileri aştı

0

Yelp, geçtiğimiz günlerde açıklanan sonuçlar ile birlikte hisse başına kazanç noktasında beklentileri aştı. Şirket, dördüncü çeyrekte, yıllık yüzde 27 büyüme elde ederken, 194.8 milyon dolarlık bir gelir açıkladı.

138 Bin Reklam Hesabı Var!

Yelp tarafından açıklanan raporlarda 138 bin yerel reklam hesabına ulaşıldığı ifade edildi. Şirket, yerel bazda gelirini dördüncü çeyrekte yüzde 36 oranında arttırdı. Bu artış ile birlikte gelir seviyesi 171 milyon dolara ulaştı.

Sistem özellikle ABD’de oldukça popüler olduğu gibi uygulamanın 24 milyon akıllı telefonda yer alması büyük bir güce sahip olunduğunu gösteriyor. Üstelik bu rakamlar TripAdvisor ve pek çok yerel rakibi dahi geçilmesini sağlıyor.

2017’de Hedef Ne?

Yelp CEO’su Jeremy Stoppelman, yatırımcılar ile yapılan toplantılar sonrasında yeni yılın stratejik alanlarının belirlendiğini söyledi. Bundan sonraki süreç içerisinde markanın en önemli hedefi mobil uygulamanın daha fazla kişiye ulaşması ve uygulamadan sağlanacak verimin daha da arttırılması. Bu nedenle yerel işletmelere ve tüketicilere yönelecek Yelp, buradan 2017 yılı sonunda iyi dönüşler almayı hedefleyecek.

Botlarla sohbet bankacılığı dönemi başlıyor

0

Bankacılık hizmetlerinin pratik hale gelmesi, kullanıcılar tarafından ilgiyle karşılanırken, bu durum maliyetlerin azalmasını ve işlemlerin daha hızlı bir şekilde yapılmasını sağlıyor. Özellikle internet bankacılığı dönemi ile başlayan teknoloji döneminde yeni bir dönem daha bizleri bekliyor.

Paylaşılan son raporlarda, artık sohbet bankacılığı üstelik Facebook gibi kullanıcıların büyük bir bölümünün hesabı olduğu alanlarda gelişecek. Facebook tarafından desteklenen sohbet botları ile birlikte bankaların bu alanda daha gelişmiş sistemler kurmasına izin verilirken, sohbet bankacılığı olarak Türkiye’de tanımlanan yenilikler sayesinde kişiler sohbet botlarından yararlanarak, bankacılık konusunda ihtiyaçlarını karşılayabilecek.

Bankacılık Botlarıyla Neler Yapılabilecek?

Bankalar tarafından geliştirilen botlar, kişilerin basit bankacılık işlemlerinde büyük bir kolaylık getirecek. Kişilerin son yaptığı harcamalar, bakiye durumu ya da bekleyen ödemeler için kolayca durum sorgulaması yapılabilecek. Yeni gelişmeye başlayan bankacılık botlarında Yapı Kredi gibi pek çok banka şimdiden önemli bir atılım gerçekleştirilirken, önümüzdeki günlerde daha fazla bankanın bu alana önem vermesi bekleniyor.

Yapı Kredi Bankacılık Botu Nasıl Kullanılıyor?

Kişiler Yapı Kredi Facebook hesabına giriş yaparak, bottan yararlanabiliyor. Bot, tüm aşamalarda nelerin yapılabileceği ile ilgili seçenekler sunduğundan dolayı kişiler seçimler yaparak kolayca ihtiyacını karşılayabiliyor.

Türkiye’de de kullanılmaya başlanan bankacı Messenger botlarının ilk örneklerinden biri Yapı Kredi tarafından geliştirilen BankacıBot. BankacıBot ile mesajlaşarak birçok konuda bilgi alabilir, krediye başvurabilir, fatura ödeme gibi işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.

Global bulut harcamaları 2020’ye kadar 390 milyar dolar olacak

0

Küresel bulut pazarının 2020 yılına kadar 390 milyar dolara yükselmesi ve yıllık büyüme hızının yüzde % 17’ye ulaşması bekleniyor.

Bulut pazarı ile ilgili yapılan araştırmalarda, 2012 ile 2015 yılları arasında ciddi bir artış elde edilirken, bulut talebi pazarın yüzde 70 büyümesini sağladı. Şimdi gözler 2020 yılına kadar büyümenin ve pazarın nasıl olacağına çevrilirken, büyümenin yüksek bir oranda gerçekleşerek 2020 yılında 350 milyar dolar seviyesinin aşılması bekleniyor.

50 Şirketten 48’i Geçiş Yaptı

Fortune Global 50 şirket arasından 48 tanesi bu alanda çoktan adım atmış durumda. Bulut sistemlerini benimseme ve bu konuda geçiş planlarını yapma noktasında başarılı olan firmalar, bu anlamda bulut sektörünün de gelişmesinde lokomotif görevi görüyor.

Bain & Company firması tarafından yapılan araştırmalar bulut sistemleri konusunda güncel durumu gözler önüne sererken, özellikle firmanı son yaptığı araştırma “Bulutun Değişen Yüzleri” yayınlandıktan sonra oldukça ilgi çekmiş durumda.

Bulut sistemlerinin kullanılmasında yaşanan bazı çekinceler de raporda yer alırken, yapılan anketlere göre kullanıcıların yaşadığı en büyük endişeler şöyle;

  • Maliyet ve tasarrufların belirsizliği (% 21),
  • Veri taşınabilirliği (% 20)
  • Kontrol kaybı (yükseltmeler, yedeklemelerin zamanlaması vb.) (% 19)
  • Yazılım uyumsuzluğu (% 18)
  • Güvenilirlik (% 14)

Bulut sistemleri için Bain & Company, mevcut durumu bu şekilde değerlendirirken, bulut sistemlerinin gelişen alternatifler ve iş dünyasında yaşanacak zorunluluklar ile birlikte çok daha etkin bir hale gelmesi mümkün görünüyor. Bu açıdan 2020 yılına dair yapılan tahminlerin tutması ve beklentilerin üzerine çıkılabilmesi de mümkün.

Magic Leap’in görüntüsü sızdı

0

Henüz hiçbir ürününü veya hizmetini medyaya tanıtmamış olsa da teknoloji dünyasındaki büyük oyunculardan milyarlarca dolarlık fon toplamasıyla tanınan arttırılmış gerçeklik şirketi Magic Leap’in laboratuvarlarından ilk defa bir görüntü dışarıya sızdı.

Bussiness Insider’ın ele geçirdiği fotoğrafa göre mühendislerden biri arttırılmış gerçeklik gözlüğünü ve ona güç veren bilgisayarı sırt çantası şeklinde giymişken görülüyor.

Bu görüntü Magic Leap’in nasıl bir cihaz olacağı hakkında ipucu taşırken, insanların arttırılmış gerçeklik için sırtında kocaman bir çanta taşımak zorunda kalması, Magic Leap hakkında önemli bir hayal kırıklığı yaratmış durumda.

Magic Leap, uzun süredir büyük merak uyandırıyor ancak medyaya çalışmaları hakkında en ufak bilgi vermiyordu. Buna rağmen, büyük teknoloji şirketlerinden sürekli yatırım alan şirket için “Silikon Vadisi’nin sırlarla dolu şirketi” tanımı yapılıyordu.

Vodafone ve Samsung’tan işletmeler için Yarına Hazırım Platformu

0

Vodafone, Samsung ile iş birliği yaparak Vodafone İş Ortağım çatısı altında  ‘3 Cihaz alana 1 cihaz hediye kampanyası”nı hayata geçirdi. Yeni kampanya, işletmelere önemli bir maliyet avantajı sağlayarak kurumsal müşterilerinin alım gücüne destek sağlıyor.

Samsung’un pazardaki en geniş ürün yelpazesini sunan Yarına Hazır Cihazlar Platformu’nda yer alan akıllı telefonlardan diledikleri modelden üç adet alan işletmelere, alanında en çok satılan akıllı telefon Samsung J2 anında hediye ediliyor. 31 Mart 2017 tarihine kadar devam edecek kampanya kapsamında, Vodafone’lu işletmeler tüm çalışanlarına son model akıllı telefonları en uygun ödeme seçenekleri ile alacak.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı M. Sinan Kızıldağ, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Dijitalleşme, rekabet koşullarının çok hızlı bir şekilde değiştiği günümüz iş dünyasında işletmelerin daha az maliyet, daha fazla kar ve verimlilikle iş yapmalarına imkan tanıyan en önemli unsur. Vodafone olarak biz de işletmelerin ‘dijital iş ortağı’ olarak tek çatı altında sunduğumuz çözümlerle, dijital bağlantılı yaşamı kurumlar için kolay ve erişilebilir kılmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda, kurumsal abonelerimizin dijitalleşmesini hızlandırmak ve onları yarına hazırlamak amacıyla oluşturduğumuz “Yarına Hazırım Platformu” ile işletmelerin kurumsal çözüm ve teknoloji ihtiyaçlarını tespit ederek daha etkin çalışmalarını hedefliyoruz. Akıllı cihaz kullanımı da dijitalleşmek isteyen bir işletme için en temel gereksinim. Bu kapsamda özellikle KOBİ’leri onlara ek mali yükümlülükler getirmeden dijitalleştirmek ve yarına hazırlamak için dünyanın en önemli akıllı cihaz üreticilerinden Samsung ile önemli bir işbirliğine imza attık. Sektörde ilk olma özelliğini taşıyan bu işbirliği ile, istediği model Samsung akıllı telefonlardan 3 adet alan kurumsal abonelerimize 1 akıllı telefonu da biz hediye ediyoruz. İşletmelerdeki her bir çalışanın en gelişmiş Samsung marka akıllı telefonlar aracılığı ile işini mobil olarak takip etmesini sağlayacak bu kampanya ile KOBİ’lerin akıllı cihaz ihtiyacını önemli ölçüde gidermeyi ve verimliliklerini artırmayı hedefliyoruz.”

Subaru Kaliforniya’da otonom sürüş testine başlıyor

0

Otomobil üreticisi Subaru, kendi otonom sürüş teknolojilerini test etmek için Kaliforniya yönetiminden gerekli izinleri aldığını duyurdu.

Uber’in “izin almamak” konusunda direndiği Kaliforniya’da şu anda 21 firmanın otonom teknolojisi test ediliyor. Subaru ile birlikte test için yollara çıkan firmaların sayısı 22’ye yükselecek.

Sürüş asistanından otonom sürüşe

Ünlü Japon otomobil üreticisi Subaru, halihazırda sürüş asistanı ismi altında bazı modellerinde otonom sürüş teknolojilerini sunuyor. Ancak bu teknolojiyi resmen hizmete sokmak ve kullanıcıların direksiyon başında oturmadan otomobillerini sürebilmeleri için, otonom sürüş teknolojisi konusundaki testleri bitirmesi ve otonom sürüşe izin veren ülkelerden onay alması gerekiyor.

Subaru’nun Kaliforniya’da hangi yetenekleri test edeceği henüz belli değil. Ancak trafikte şerit değiştirmek, sıkışık trafikte durup kalkmak gibi yeteneklerin teste konu olacağı düşünülüyor.

NASA Europa’da hayat arayacak

0

Uzayda hayat var mı sorusunun cevabına yakında ulaşmak mümkün olabilir. NASA yakında bu konuda önemli bir adım atacak.

Yüzeyinin donmuş suyla kaplı olduğu bilinen Europa için özel bir robot hazırlayan NASA, bu projenin mümkün olup olmadığını araştırmak için bir yıla yakındır 21 bilim insanı ile çalışıyor.

Yüzeyin altı su 

Buzla kaplı yüzeyin altında okyanusların bulunduğuna inanan NASA, Mars’a gönderdiği robotlara benzer özel bir rover/robot tasarımıyla Europa’da hücresel bazda hayat arayacak.

Elbette, hüceresel bazda hayatın var olduğu yerde çok daha büyük, kompleks canlıların da bulunması mümkün. Dolayısıyla NASA’nın Europa görevi, insanoğlunun uzayda ilk defa başka bir canlıyla karşılaştığı nokta olabilir.

Görevin bir diğer amacı ise Europa’nın insan yaşamına uygun şartlara sahip olup olmadığını tespit etmek. Böylece Mars’tan sonra buraya da bir koloni kurulması gündeme gelebilecek.

Google’ın önemli ismi Sebastian Thrun yeni girişimini duyurdu

0

Google’da çalıştığı süre boyunca oldukça etkin olan ve adının sık sık duyurulmasını sağlayan Sebastian Thrun, yeni bir girişimini duyurdu. Özellikle sürücüsüz otomobil ve Google X olarak adlandırılan projeleri ile tanınan Sebastian Thrun için beklentiler farklı olsa da ünlü isim “evde sağlıklı yemekler yapma” konusunda farklı bir projeyi geliştiriyor. 

Teknolojinin Sevilen İsmi Sebastian Thrun

Bugüne kadar faaliyet gösterdiği alanların oldukça uzağında bir sektöre giriş yapan Sebastian Thrun, bu alanda deneyimleri ile fark yaratabilecek seviyede. Öyle ki girişim ilk duyulduğundan itibaren yemek yapma noktasında farklı otomasyon sistemlerinin ve teknolojilerin kullanılabileceği düşünülüyor. Açıklamalarda sağlıklı, lezzetli ve günlük yemek hazırlama gibi tanımlar kullanılırken, tüm bu ifadeler yemek yapma noktasında çok farklı bir sistemin bizi beklediğini gösteriyor.

Uzun zamandan beri Sebastian Thrun hakkında farklı iddialar gündemde yer alırken, yemek pişirme gibi yeni projelerden çok fazla söz edilmemişti. Bu nedenle olayın gündeme gelmesinin ardından çoğu kişi için bu durum biraz şaşkınlık da yarattı.   

Şu an için Sebastian Thrun yeni projesi için bilgiler sınırlı olsa da yapılan sızdırmalar dahi iş dünyasında hareketlilik yaratmayı başardı.  

Chan Zuckerberg Vakfı’nın 50 milyon dolarlık desteği bilim adamlarına

0

Chan Zuckerberg Vakfı tarafından yapılan yatırımlar son dönemlerde daha fazla gündeme gelmeye başlarken, özellikle yeni yatırımın 50 milyon dolar olarak belirlenmesi oldukça konuşuldu. Chan Zuckerberg Vakfı tarafından yönetilen Biohub aracılığı ile gerçekleştirilen yatırımda 5 yıllık bir süre öngörülüyor. 5 yıllık sürenin sonunda toplamda 50 milyon dolarlık desteğin sağlanacağı yeni projede, 50 bilim adamı bu fondan yararlanabilecek.

Biohub Tıbbi Araştırmaları Hızlanacak

Chan Zuckerberg Vakfı’nın bu alandaki en önemli amacı, farklı hastalıklara karşı önemli çözümler üretmek ve hastalıkların etkisini azaltmak. Daha önce vakıf tarafından 3 milyar dolarlık bir fon ayrılarak bu çalışmalara ne kadar önem verildiği gösterilirken, yeni bir yatırım turunun daha başlatılacak olması, proje ve araştırmaları da hızlandıracak. Kişilerin yıllık 1.5 milyon dolarlık bir destek alması beklenirken, vakfın bu desteği oldukça takdir topladı.

Çalışmaların temel odak noktası ise biyoçip gibi farklı teknolojileri geliştirerek başta sıtma olmak üzere farklı hastalıklara karşı çözüm getirmek olacak. Farklı kurumlar tarafından da desteklenecek çalışmalar özellikle iyi bir şekilde sonuçlanırsa yatırımların ve fonların devam etmesi bekleniyor.