Samsung ve Huawei savaşında kılıçlar çekildi!

0
Çinli Huawei’nin, Koreli Samsung’u, Huawei’ye ait 4G patentleri konusunda dava etmesinin ardından şimdi de Samsung benzer bir patent davası açmaya hazırlanıyor. Samsung, ona ait patentlerin Huawei tarafından izinsiz kullanıldığı gerekçesiyle Çin’de dava açıyor. Samsung’un dava açmak için kendi ana vatanı Güney Kore’yi değil de Çin’i tercih etmesi, iddialarının çok güçlü olduğuna dair bir gövde gösterisi olarak kabul ediliyor. Bu hamle ile birlikte, Samsung ve Huawei arasında, tüm dünyaya yayılacak büyük bir soğuk savaş da resmen başlamış bulunuyor. Huawei, kendi açtığı davada Samsung’tan para talebinde bulunmamış, bunun yerine Samsung’un bazı patentlerini ücretsiz olarak kullanma hakkı istemişti. Samsung’un davası hakkında henüz detaylar ortaya çıkmış değil ama Güney Koreli şirketin de benzer bir talepte bulunacağı düşünülüyor. İşin bir diğer ayağı ise, bu patent savaşlarının iki şirket için de reklam imkanı yaratması. Apple’ın Samsung’a açtığı ve yıllarca devam eden patent davaları Samsung’un işine yaramış ve çoğu kullanıcının gözünde, Samsung’un Apple’ın iPhone’ları ayarında telefonlar ürettiği algısı oluşmuştu. Şimdi Huawei’nin de kendini Samsung’la yanyana konumlandırarak dünyaya açılan telefonlarına avantaj kazandırmaya çalıştığı düşünülüyor.  

Intel, 2. çeyrek raporunu açıkladı

0
İşlemci üreticisi Intel, 2016’nın ikinci çeyreğine dair finansal raporlarını açıkladı. Şirketin rakamlarında, geçen yıla göre önemli düşüşler yaşandığı dikkatlerden kaçmadı. 13,5 milyar dolar gelir açıklayan şirketin karı ise 1,3 milyar dolar oldu ve hisse başına getirisi 0,27 dolar oldu. Geçen yıl aynı dönemde ise 2,9 milyar dolar kar açıklamış şirketin hisse başına getirisi de 0,55 dolardı. Dolayısıyla, bir sene içinde kazancında yarıya yakın kayıp gösteren Intel’in, geçtiğimiz sene boyunca farklı yatırım alanlarına girme çabası da böylece anlam kazanıyor. Özellikle mobil sektörde aradığını bulamayan Intel, yine de Apple ile yaptığı işbirliği çerçevesinde bu sene iPhone 7’lere modem işlemcileri sağlayacağı için sene sonunda daha fazla kazanç sağlayabilir. Sonraki seneler için de Apple ile işbirliğinin büyümesi ve daha fazla iPhone parçasını Intel’in üretme ihtimali bulunuyor. Öte yandan Japon yatırım bankası Softbank’ın IoT pazarında güç kazanmak için İngiliz işlemci tasarımcısı ARM’ı 32 milyar dolara satın alması, IoT alanında iddialı olan Intel’in güçlü bir rekabetle karşılaşacağını gösteriyor. İşlemci üreticisi de bu rekabete hazırlamak için kısa süre içinde iş gücünün %10’u anlamına gelen 12 bin kişiyi işten çıkararak, yıllık 1,2 milyar dolarlık ek tasarruf sağlamayı planlıyor. Ayrıca işlemci devinin dijital güvenlik birimi McAfee’yi de satma ihtimali bulunuyor ancak henüz yeterince büyük teklif veren bir firma çıkmış değil. McAfee’nin satılması halinde de şirketin kasasına önemli bir nakit girişi olacak.  

Altı kişiden sadece biri ödeme yapıyor

0
Mobil oyun dünyası doygunluğa ulaştı derken ortaya Pokemon Go çıktı. Akıllı telefonlarda ve tabletlerde oynanan, mobil uygulama mağazalarından indirilen çeşitli mobil oyun türlerinin bir kısmı ilk indirme aşamasında ücret talep ederken, bazılarını bedava indirip oynamak mümkün oluyor. “Freemium” adını taşıyan, oynaması ücretsiz olarak da bilinen bu tür mobil oyunlarda kullanıcılar hiçbir bedel ödemeksizin oyuna devam etme hakkına sahip. Ancak çeşitli engelleri aşmak, ekstra hak kazanmak veya rakibe üstünlük sağlamak amacıyla sunulan bazı ücretli teklifler bu tür yapımları geliştiren şirketlerin gelir kaynağı haline geliyor. İşe psikolojik açıdan yaklaşınca, oyuncuların hiç tecrübe etmedikleri bir ürüne para ödemek yerine, ücretsiz indirip denediği ve gerçekten ilerlemek için ihtiyaç duyduğu bir noktada ödeme yapmalarını beklemek kulağa mantıklı geliyor. Ne var ki Global Web Index tarafından yayınlanan raporda, bu şekilde ödeme yapan kitlenin çok az bir orana sahip olduğu ortaya çıkıyor.

Mobil oyun oynuyoruz, ödeme yapmıyoruz

Pokemon Go furyasıyla birlikte mobil oyun alemine yeniden mercek tutan GWI, internet kullanıcılarının yüzde 60 oranında akıllı telefonlarında oyun oynadığı sonucuna ulaşmış. Buna karşın son bir ayda herhangi bir mobil oyun için para ödeyenlerin oranı yüzde 15 ile sınırlı kalıyor. Diğer bir deyişle, yaklaşık altı kişiden sadece biri oynadığı mobil oyunlara ücret ödemiş durumda. Üstelik bu oran, freemium modelinde daha da düşüyor. Ücretsiz indirdiği oyun için uygulama içi satın almalar yoluyla ödeme yapanlar sadece yüzde 10’dan ibaret. Yaş dağılımına bakıldığında, online yetişkinlerin mobil oyun içeriği için diğer kitlelere göre 2 kat daha fazla ödemeye yatkın olduğu gözleniyor. 25-34 yaş aralığını oluşturan bu grup, mobil oyun geliştiricilerin öncelikli olarak odaklanması gereken hedef kitleyi oluşturuyor. Uygulama içi ödemelerin bu kadar düşük oranlarda seyretmesi, mobil oyunlarda reklam destekli veya sponsorlu uygulamaların öne çıkmasına neden oluyor. Bunun sonucu olarak ücretsiz oynamaya devam etmek isteyen kullanıcılar, daha fazla reklam videosu izliyor, mobil internet kotasını daha hızlı tüketiyor ve telefonunun pil ömrü kısalıyor. Diğer bir deyişle, freemium iş modeli mobil geliştiricilere değil, GSM operatörlerine ve taşınabilir güç ünitesi satıcılara yarıyor.

Şirketlerin muhasebesi bulutla kolaylaşıyor

0
Şirket içinde bir muhasebeci istihdam etmek, pek çok KOBİ’nin altından kalkabileceği bir mali yük değil. Hal böyle olunca, pek çok işletmecinin kendi finans süreçlerini takip etmesi gerekiyor. Geleneksel olarak ön muhasebe tutmak için defter, Excel ya da masa üstü programlar kullanılıyor. Bunların içinde en gelenekseli tabii ki defter. Ön muhasebesini defter veya Excel’le tutmaya çalışan firmalar için, ön muhasebenin operasyonel yükü hem zaman hem de efor sarfiyatına neden oluyor. Üstüne üstlük hesaplar sıklıkla şaşıyor, hataların bulunması ve düzeltilmesi gerekiyor. Bu kimi zaman yapılıyor kimi zaman da yapılamıyor. Masaüstü programlar kullanılmaya çalışıldığında ise işler zorlaşıyor. Çünkü bu programların çoğunu kullanabilmek uzmanlık gerektiriyor. Dolayısıyla masaüstü programlar hem zaman hem efor gerektiren, küçük işletmeler için kullanımı zor çözümler. Web tabanlı ön muhasebe programlarını diğer çözümlerden farklı kılan kolaylıklar şunlar:

1. Programı Kullanmaya Başlamak Çok Kolay!

Masaüstü programları kullanmak için özel donanım, yazılım ve kurulum gerekir. Fakat web tabanlı ön muhasebe programını kullanmaya başlamanız içinse sadece e-posta ve parolanızı girerek üyelik hesabı oluşturmanız yeterli oluyor.

2. Eğitim Almanıza Gerek Yok!

İnternet kullanan herkes web tabanlı ön muhasebe programlarını kullanabilir. Uzmanlık gerektiren teknik terimler kullanılmaması çok büyük bir avantaj.

3. Formüllerle, Tablolarla Uğraşmanıza Gerek Yok!

Web tabanlı programlar excel tablolarını kullanmaktan çok daha kolay ve üstelik otomatik. Formül yok, bağlantı yok, dosya bozuldu, bilgisayar çöktü gibi sıkıntılar yok. Sadece, verilerinizi girip, kaydetmeniz yeterli.

4. İstediğiniz An İnternet Olan Her Yerden Ulaşın!

Web tabanlı programların herhangi bir cihaza kurulması gerekmez. İster gece uykunuz kaçtığında evinizde cep telefonunuzdan ister bir fuarda dizüstü bilgisayarınızdan, ister şantiyenizden programa ulaşabilirsiniz. Cihaz ve işletim sistemi fark etmeksizin çalışabilirsiniz.

5. Ekip Arkadaşlarınız da Kullanabilir

Ortaklarınız, çalışanlarınız, muhasebeciniz, istediğiniz herkesi kullanıcı olarak tanımlayabilirsiniz. Bu kişilerin her birine istediğiniz düzeyde yetkilendirme verebilirsiniz. Üstelik sizden bunun için hiçbir ek ücret talep edilmez. Böylece bu kişiler sadece kendilerine verilen yetki seviyesine göre ilgili bölümlere ulaşabilir, görüntüleyebilir ya da veri girişi yapabilirler.

6. Tahsilat veya Ödemelerin Gözünüzden Kaçma Riski Yok!

Tahsilatların gecikmesi durumunda faturanızı müşterinizle paylaşarak, müşterinize hatırlatma yapabilirsiniz. Faturalarda hata olduğunda veya müşterinizle anlaşamadığınız bir nokta varsa müşterinizle mesajlaşarak belki de telefon bile etmenize gerek kalmadan sorunu çözebilirsiniz. Web tabanlı programlar, tahsilat ve ödeme haftalarında hatırlatma mailleri gönderebilir. Siz de tahsilat ve ödemelerinizi başka yollarla hatırlamaya çalışmaktan kurtulmuş oluyorsunuz.

7. Cari hesaplarınızı tek bakışta takip edebilirsiniz!

Fatura, tahsilat ve ödemeler kaydedildikçe cari hesaplarınız otomatik olarak güncelleniyor. Müşteri ve tedarikçi hesaplarınıza ait gerçekleşmiş, gecikmiş ve gelecek tüm tahsilat ve ödemelerinizi anında görüntüleyebilirsiniz.

8. Raporlar Program Tarafından Otomatik Oluşturulur!

Web tabanlı ön muhasebe programlarından biri olan Paraşüt’te her şey sizin faturalarınızı oluşturmanızla ilişkilidir. Faturalarınızı oluşturup, tahsilat ve ödeme tarihlerini belirlemeniz yeterli. Programda raporlarınız otomatik oluşur. Siz de istediğiniz an raporlarınıza ulaşabilirsiniz.

PayPal, Visa ile ortak oluyor

0
İkinci çeyrek raporlarını açıklayan şirketlerden PayPal, online ödeme sektöründeki gücünü bir kez daha gösterdi. Hisse başına 36 cent kazanç açıklayan ve gelirlerinde %15 artış yaşan PayPal, 2,65 milyar dolarlık gelirleriyle göz doldurdu. Türkiye’den çıkmak zorunda kalan online ödeme servisi, ikinci çeyrek raporunun ardından ise Visa ile ortaklık kuracağını açıkladı. Ortaklığın detayları henüz belli değil ancak Visa müşeterilerinin online hesaplarına erişimi ve fiziksel alışverişlerde online ödeme servisindeki parayı doğrudan kullanabilmek gibi seçeneklerin mümkün olması bekleniyor. Visa ortaklığı ile birlikte PayPal’ın gelirlerinde çok büyük bir sıçrayış da bekleniyor. Sadece online alışveriş ve para transferleri hizmetleri ile dahi büyük bir gelir yaratabilen ödeme servisinin, Visa ortaklığı ile geliştireceği yeni ürünler sayesinde kazançlarını katlaması mümkün görünüyor. Bu beklenti aynı zamanda şirketin borsadaki hisselerinin de kısa süre içinde çok hızlı yükselebileceği öngörüsünün dile getirilmesine neden oluyor.

Jeff Bezos, Warren Buffett’i geçti

0
E-ticaret devi Amazon’un CEO’su Jeff Bezos’un toplam değeri 65,05 milyar dolara ulaşarak, Warren Buffett’i 35 milyon dolar geçti. Böylece Bezos dünyanın en zengin üçüncü insanı konumuna yükseldi. Bezos’un önünde şu anda sadece iki kişi var. Zara’nın sahibi İspanyol iş adamı Amancio Ortega ve Microsoft’un kurucusu Bill Gates. Amazon’un hızlı büyümesi devam ederse Bezos’un bu iki kişiyi de kısa sürede geçerek dünyanın en zengin insanı olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Bezos’un toplam değerinin önemli kısmı Amazon hisse senetlerinin değerinden kaynaklanıyor. Bezos gibi, şirketi Amazon da dünyadaki en değerli şirketlerin başında geliyor. ABD’de beşinci en değerli şirket olan Amazon’un önünde ise Apple, Alphabet(Google), Microsoft ve ExxonMobil bulunuyor. Önümüzdeki hafta, 2. çeyrek raporlarını açıklayacak olan Amazon’un yine yükselmesi beklenen hisse senetleri sayesinde, Bezos’un toplam değerinin daha da artacağı düşünülüyor.

Torrent baskınında Facebook ve Apple parmağı

0
Dünyanın en büyük Torrent sitesi KickassTorrents’ı yöneten ve iddia edildiğine göre, milyar doların üzerinde telif hakkı ihlaline neden olan 30 yaşındaki site yöneticisi Ukraynalı Artem Vaulin’in yakalanmasında, Facebook ve Apple’ın kullanıldığı da ortaya çıktı. FBI desteği ile yürütülen soruşturma sonunda Polanya’da tutuklanan ve telif hakkı ihlali ile para aklama nedeniyle suçlanan Artem Vaulin yüz milyonlarca film, dizi, oyun, şarkı ve yazılımın korsan kopyasını yaymakla suçlanıyor. Artem’in ihlal ettiği telif hakkı boyutunun 1 milyar doların üzerinde olduğu vurgulanıyor ve ABD yetkilileri şimdi Artem’i Polonya güvenliğinden teslim almaya hazırlanıyor. KickassTorrents şu anda dünyanın en çok ziyaret edilen 68. internet sitesi durumunda ve günde 50 milyon ziyaretçisi bulunuyor. FBI’n sitenin sahibini bulması içinse, Facebook ve Apple’dan yardım alması gerekti. Öncelikle kendini reklamcı gibi gösteren bir FBI ajanı siteyle bağlantı kurdu ve ziyrateçilerden istatistik toplayacak özel bir reklam banner’ını sayfaya yerleştirmek istediklerini söylediler. Bir araştırma şirketi tarafından özel olarak yazılmış bir kodu içerdiğini söyledikleri banner’ı yerleştirmek için de günlük 500 dolarlık reklam ücretine anlaştılar. Ancak FBI’ın yerleştirdiği banner, sitenin tüm trafiğini takip ederek siteyi yöneten kişinin [email protected]. adresini kullandığını tespit ettiler. Bu email adresi aynı zamanda Facebook’taki sayısız KickassTorrents fan sayfasından birinin de yönetiminde görünüyordu. Bu ipucundna yola çıkarak Facebook’tan ilgili kullanıcının kimlik ve adres bilgilerini aldılar. Ayrıca araştırma sonucunda paraların yattığı Litvanya bankasındaki hesabın Apple email’i ile bağlantılı olduğunu tespit ettiler. Mahkeme kararıyla Apple’dan aldıkları bilgileri de inceleyince, sitenin sahibinin Ukraynalı Artem Vaulin olduğuna emin oldular ve izlemeye aldıkları Artem’in, Polonya’da olduğunu tespit ettiklerinde harekete geçip tutuklamayı gerçekleştirdiler.

Çalışanlar Windows 7 istiyor

0
Windows sürümleri hakkında yapılan bir araştırma ilginç bir sonucu ortaya çıkardı. Bir sene önce piyasaya çıkan Windows 10, ABD’deki şirketlerin %38’ine ulaşmış durumda. Ancak bu şirketlerin çalışanları arasında hala en popüler sürüm, Windows 7. Microsoft’un, ilk bir yılda Windows 10’a geçeceğini tahmin ettiği şirketlerin oranı %40 düzeyinde bulunuyordu. %38, bir açıdan bakıldığında, tahminlere yaklaşmış kabul edilebilir. Başka bir açıdansa, tahminlerin altında kaldığı söylenebilir. Öte yandan Windows 10’un şirketler tarafından kabul edilme oranı son derece büyük. Daha önceki Windows’ların ilk yıl içinde bu kadar çabuk güncellendiği görülmemişti. 250 kişiden fazla çalışana sahip şirketlerde çalışan 866 IT yöneticisi ile yapılan araştırmaya göre, Windows 10’un şirketlerde hızla kabul görmesinde Office 365’in de etkisi büyük. Online Office uygulamalarının Windows 10 ile daha uyumlu çalışması, ofis süreçlerini hızlandırdığı için Windows 10’a geçişler de hızlı yaşanıyor. Özellikle IT yöneticileri, daha iyi güvenlik sağladığı için şirketlerin Windows 10’a geçişini destekliyor ve hatta geçiş süreci konusundaki kararı olumlu etkiliyor. Ancak daha düşük seviyedeki IT çalışanları için aynı durum söz konusu değil. IT çalışanları, daha alışıldık, daha kolay kullanımlı olan Windows 7’yi tercih ediyorlar. Bu görüş, şirket çalışanları içinde de yankı buluyor ve bu nedenle, ABD’deki şirketlerin %60’ının, Windows 7’de kalmayı tercih ettiği anlaşılıyor. Elbette birgün Windows 7 artık “çok” eskiyecek ve bazı ihtiyaçları karşılayamayacak duruma gelecek ama o güne kadar Windows 7’yi tercih edecek çok sayıda insan olduğu anlaşılıyor.  

Elon Musk, otomobil dünyasının korktuğu adımı attı!

0
Sürücüsüz otomobil teknolojileri yollara çıktığından beri, otomotiv endüstrisinin en büyük korkusu, bu teknoloji yüzünden satışlarının bıçak gibi kesilmesiydi. Korku yaratan senaryoya göre, sürücüsüz otomobiller, yasal olarak satışa çıkıp yollarda kullanılma izni aldığında, artık kimse otomobil almak istemeyecekti. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanlar sadece iş-ev arasında günde bir saat otomobile ihtiyaç duyarken, bu bir saatlik sürede otomobil kiralamaları finansal açıdan çok daha  avantajlı olacaktı. Araçların içinde şoför de olmayacağı için son derece düşük maliyetle çalışacak bu robot araçları kapıya kadar çağırabilecek, iş yerinin kapısında da inebileceklerdi. Elon Musk şimdi bu senaryoyu hayata geçirecek. Dev otomobil üreticileri bu gelecek öngörüleri nedeniyle, milyarlarca dolar harcayarak Uber gibi önemli araç paylaşım servislerine ortak oldular veya kendi özel araç paylaşım uygulamalarını hayata geçirdiler. Otomotiv endüstrisinin planı, gelecekte sürücüsüz teknolojiye sahip akıllı otomobillerini kiralayarak para kazanmaktı. İşte bu planı şimdi Tesla hayata geçirme adımlarını atıyor. Elon Musk, Master Plan adını verdiği bir plana göre, kendi kendine hareket edebilen robot Tesla otomobillerini satın alanların, otomobilin kullanılmadığı zamanlarda para kazanmasını sağlayacak bir uygulamanın hazırlığına başladı. Buna göre, otonom hareket edebilen robot otomobiller yasal olarak kullanıma girdiğinde, aracın sahibi kendisi kullanamdığı zamanlarda, kapının önünde yatması yerine, Tesla’nın uygulamasını devreye sokarak aracını “paylaşabilecek.” Yakın çevrede araca ihtiyacı olan bir kişi çağrı yaptığında, uygulama müsait olan boş Tesla aracını müşteriye gönderecek. Araç kendi kendine gidip yolcuyu alacak, istediği yere bırakacak ve sonra tekrar sahibinin yanına dönecek. Tüm bu işlemler sırasında, aracın sahibi yerinden bile kıpırdamazken, normalde otoparkta boş boş bekleyecek olan otomobili, saat başına 5-10 dolar arasında bir para kazanacak. Elbette Tesla sahibi olan kişiler bu uygulamadan para kazanabileceği gibi, şirketin kendisi de ürettiği araçları bu sisteme dahil ederek, 24 saat boyunca müsait bir “paylaşım filosu” oluşturup, paraların banka hesabına akmasını sağlayabilecek.

Facebook Live’a önemli güncelleme geliyor

0
15 Temmuz gecesi Türkiye’nin her yerinde çok yoğun kullanılan ve halkın sokaktaki olayları dış dünyaya aktarmasına yardımcı olan Facebook’un canlı video yayın aracı Facebook Live, şimdi önemli bir güncellemeye hazırlanıyor. Sosyal medya devi, canlı yayın aracını daha kullanışlı hale getirmek için, kullanıcılara yayınladıkları videolar için yorum özelliğini kapatmak, tam ekran yayın yapma imkanını devreye alıyor. Ayrıca, kullanıcılar artık 4 saate kadar kesintisiz video yayını yapabilecek. Ancak tam ekran yayın özelliği şimdilik sadece iOS kullanıcıları için mümkün olacak. Sosyal medya servisi, bu özelliği Android kullanıcılarına biraz daha geç açacak. Yeni özellikler kısa süre sonra, az sayıda seçilen kullanıcılar için kullanıma girecek, birkaç hafta sonra ise tüm dünyada yayına alınacak. Mobil canlı yayına aracı Facebook Live, kısa sürede dünyanın gündemine oturmuştu. ABD’de polis tarafından aracının içinde ehliyetini çıkartırken öldürülen siyahi bir vatandaşın kız arkadaşı anında canlı yayın başlatarak olayı dünyaya seyrettirmişti. Bu gelişme üzerine Zuckerberg, polisin siyahi vatandaş vurma görüntülerini seyrederken şok olduğunu, geliştirdikleri canlı yayın aracının neler yapabileceğini, ne tür görüntülere sahne olabileceğini kendilerinin de tahmin edemediğini vurgulamıştı. Facebook Live şimdilik çok sade özelliklerle geliyor ve harita üzerinde canlı yayın yapan kişileri görmek mümkün oluyor. Ancak harita çok detaylı değil ve yoğun video yayını yapılan noktalarda aradığınız videoyu bulmak kolay olmuyor ve ayrıca arama fonksiyonu da bulunmuyor.

Google elektrik tasarrufu için yapay zeka kullanıyor

0
İnternet devi Google, milyarlarca insana hizmet veren sunucu merkezlerinin ve kampüslerinin harcadığı devasa elektrik miktarı nedeniyle her sene ödemek zorunda kaldığı onlarca milyon dolar elektrik faturasından tasarruf etmenin yolunu buldu. Teknoloji devinin geliştirdiği yapay zeka platformu DeepMind, elektrik faturaları konusunda devreye girdi ve şirketin elektrik altyapısıyla entegrasyonu sağlandı. Böylece sunucu merkezlerinin sıcaklığı sorun yaratmayacak düzeydeyken soğutucuların durdurulması, yoğun olmayan saatlerde, ihtiyaç duyulmayan işlemcilerin kapatılması, hareketin olmadığı kampüslerde havalandırma, soğutma/ısıtma, ışık ve bilgisayar sistemlerinin kapatılması mümkün oluyor. Bu yeni uygulama sayesinde Google şimdi servet değerindeki elektrik faturalarında büyük oranda tasarruf etmeye başladı. DeepMind’ın sağladığı bu tasarruf aynı zamanda şirketin yapay zeka platformunu satın alırken ödediği büyük paranın da kendini amorti etmeye başlaması anlamına geliyor.

Skype o telefonlara desteği kesti

0
Eğer, Skype görüşmelerinizi Windows telefonlardan veya eski Android telefonlardan yapıyorsunuz, yakında işleriniz çok zorlaşabilir. Microsoft, kendi ürünü olan video sohbet uygulaması Skype’a, yine kendi ürünü olan Windows telefonlarda desteği keseceğini açıkladı. Şirket ayrıca, eski Android telefonlar için de destek vermeyi sonlandıracak. Bu karar aslında çok şaşırtıcı bir değil zira cihazlar ve sistemler eskidikçe, şirketler daha fazla kaynak ayırmamak için bu sistemlere, uygulamalara, cihazlara desteği kesebiliyor. Microsoft’un iOS 8, Windows 10 ve Android 4,03 sonrasındaki telefonlara Skype desteği ise devam edecek. Desteğin kesildiği telefonlarda uygulama hala çalışmaya devam edebilecek ancak daha güncel versiyonu kullanan kullanıcılarla yapılan görüşmelerde sorunlar çıkabilecek veya güvenlik açıkları ortaya oluşabilecek.

Çin’de otonom araç testleri yasaklandı

0
Tesla’nın otopilotuyla kaza yapan otomobili, dünya devletlerini korkuttu. Almanya otonom araçlar için kara kutu zorunluluğu getirirken, bu teknolojide önemli yol kat etmiş Çin’de de şimdi sürücüsüz otomobillerin test amacıyla karayollarına çıkması ve yüksek hız testleri yapması yasaklandı. Çin’in yöneticileri, konuyu inceleyip, yeni regülasyonlar devreye alana kadar tüm test araçları park yerinde beklemek zorunda. Öte yandan Çin’den haber veren kaynakların, bu yeni yönetmeliklerin zaten yazılmaya başlandığını ve şimdi Tesla kazasındaki bulgulara göre revize edilerek kısa sürede yayına gireceğini vurguluyorlar. Öyle görünüyor ki, Tesla’sının içinde Harry Poter filmi seyrederken son hızla traktöre çarpan talihsiz şoför, robot/otonom/sürücüsüz araçların tarihinde çok önemli bir yer kaplayacak.

Twitter, en saldırgan kullanıcısını engelledi

0
Twitter’da, uzun yıllardır büyük tepki çeken ve saldırgan tweet’leri ile öne çıkan teknoloji editörü Milo Yiannopoulos’un hesabı kapatıldı. Milo Yiannopoulos’un Twitter’da engellenmesi için uzun yıllardır şikayetler, kampanyalar, topluca hareketler yapılıyordu ancak yönetim kullanıcının ifade özgürlüğü içinde hareket ettiğini dile getiriyordu. Öyle ki, Milo hakkındaki tartışmalar, ABD’de televizyon kanallarına yansımış, çok sayıda haber, tartışma ve eğlence programı Milo’yu da ekran çıkardıkları yayınlarda, Milo’nun amacını ve eylemlerini tartışmaya açmıştı. Ancak Milo Yiannopoulos’un, Ghostbusters filminin yıldızlarından Leslie Jones hakkında başlattığı bir trolleme kampanyası, Twitter yönetiminin sabrını taşırmaya yetti. Twiter’da Jones hakkında yapılan yorumlarda, “maymuna benzediği, King Kong rolünü oynayabileceği,” gibi ırkçı ifadelerle dolu saldırılar yer alıyordu. Twitter’ın araştırması bu saldırı/trolleme kampanyasının Milo Yiannopoulos tarafından başlatıldığını ortaya koyunca, sosyal medya servisi Milo’nun hesabı kapadı. Bu eylem aynı zamanda, Twitter’ın internet trollerine karşı kendi inisiyatifi ile gerçekleştirdiği ilk eylem oluyor. Daha önce hesap kapatmak için, mağdurların mahkeme kararı getirmesi gerekiyordu veya terörizmi öven, propaganda yapan, İŞİD’e militan toplayan, eylem görüntülerini yayan hesaplar kapatılıyordu. Bu karar aynı zamanda, sosyal medya servislerinin trollere karşı daha etkin hareket edeceği beklentisini de ortaya çıkardı. Ancak şimdi herkesin aklındaki soru şu: Sosyal medya yöneticilerinin hesabını kapatacağı trollerin, hangi kriterlere göre trol olarak değerlendirilecek? Sadece yöneticilerin hoşuna gitmeyen paylaşımlar yapmak hesabın kapatılması için yeterli olacak mı?

Microsoft’un bulut gelirleri katlandı

0
Çeyrek rapor sonuçları açıklanmaya başladıkça, teknoloji dünyasındaki gidişatın yönü de ortaya çıkıyor. En çok merak edilen ikinci çeyrek raporlarından biri Microsoft’a aitti ve dün açıklanan rapor, beklendiği gibi, Azure bulut servisinin, Microsoft’un geleceğinde çok önemli olduğunu ortaya çıkardı. İkinci çeyrek raporuna göre, Microsoft’un Akıllı Bulut çözümlerindeki gelirleri, bir önceki yıla oranla %7 artarken, sadece Azure servisinin geliri tek başına %102 artarak rekora koştu. Elbette Azure’un başarısının arkasında önemli işbirlikleri de var. HPE ile ortaklığı bulunan Azure, HPE’nin kurduğu tüm sunucularda standart olarak yer alıyor. Öte yandan Microsoft, büyük umutlarla ve milyar dolarlar ödeyerek giriştiği mobil sektörde kan kaybetmeye devam ediyor. Şirketin mobil departmanının gelirleri, geçen yıla oranla %71 oranında düşmüş bulunuyor ki bu sürpriz değil, Satya Nadella yönetimindeki Microsoft kurmayları, özellikle 2016’da mobil cihaz/telefon sektöründen uzaklaşacaklarını ve sadece çok üst seviye birkaç telefon ve tablet modeli ile var olacaklarını açıklamışlardı.  

Nintendo’nun hisseleri roket gibi!

1
Sony’nin PlayStation’u ve Microsoft’un Xbox serisi ile rekabette zorluklar yaşayan ve eski güzel günlerini özleyen Japon video oyun devi Nintendo, aradığı çıkışı Pokemon GO ile yakaladı. Google destekli bir start-up tarafından geliştirilen, Nintendo lisanslı Pokemon GO oyunu piyasaya çıkalı henüz sadece iki hafta oldu ancak Japon oyun devinin hisse senetleri roket gibi fırladı. İki haftada hisse değerleri iki katına çıkan firma, yatırımcılarının yüzünü güldürürken, yakın gelecekte piyasaya çıkaracağı yeni ürünler için de motivasyon buldu. Şirketin toplam piyasa değeri de 21 milyar dolardan 42,5 milyar dolara çıkarken, 15 Temmuz Cuma günü Nintendo’nun Tokyo borsasında el değiştiren hisse miktarı 4,5 milyar dolara çıkarak, rekor kırdı. Aslında Japon oyun devinin Pokemon GO’nun başarıyla doğrudan ilgisi bulunmuyor. Başarının büyük kısmı, oyunu yapan firma ve firmanın arkasındaki Google’a ait. Japon devinin ise 2000’li yılların sonunda odağından çıkardığı Pokemon serisinin yeniden bu kadar ünlü olabileceğini düşünmediğinden, henüz cebinde fazla parası olmayan bir Start-up’a Pokemon lisansını oldukça düşük maliyetle vermiş olduğu düşünüyor. Dolayısıyla borsadaki bu hızlı yükseliş ilk aşamada anlamlı gelmese de Japon yatırımcılar, Pokemon GO sayesinde Nintendo’nun yeniden şahlanacağını ve hem yeni Pokemon ürünleri hem de yeni oyunlar ve hatta oyun donanımları ile piyasadan büyük pay alacağını düşünüyor.

Netflix kullanıcı mı kaybediyor?

0
2016’nın ikinci çeyrek raporları geldikçe şirketlerin performansları da ortaya çıkıyor. Netflix’in, ikinci çeyrek raporu ise firmanın ve yatırımcıların korkularında haklı çıktıklarını gösteriyor olabilir. Online video/eğlence platformu Mayıs ayında abonelik fiyatlarına 1 dolarlık zam yapmış. Servisin açılışından beri yapılan bu ikinci zamla birlikte 2 sene önceki 7.99 dolarlık başlangıç fiyatı artık 9.99’a ulaşmıştı. Şimdi şirket yöneticileri bu 2 dolarlık zammın, eski kullanıcıları kaçırmış olabileceğini düşünüyor zira servisin kullanıcı sayısındaki artış, 2,5 milyon kişi olarak beklenirken, 1,4 milyon kişide sınırlı kaldı. Yöneticiler beklentiyle gerçekleşen rakam arasındaki farkı, eski kullanıcıların aboneliklerini iptal ettirmesiyle açıklıyor. Video/eğlence platformunun şu anda ABD’de 47 mliyon, ABD dışında ise 36 milyon abonesi bulunuyor. Şirket 2016 ikinci çeyreğinde 1,97 milyar dolar gelir elde ederken bunun 41 milyon doları kar hanesine yazılmış bulunuyor. 2014’te 13 milyon, 2015’te 17 milyon yeni abone kazanan servisin 2016’da aynı hızı sürdürebilmesi için, her çeyrekte 5 milyona yakın kullanıcı kazanması gerekiyor. Dolayısıyla 1,4 milyon yeni abone rakamı, şirketin yatırımcılarını çok mutlu etmiyor.

Marissa Mayer Yahoo’dan ayrılıyor mu?

0
Yahoo’nun CEO’su Marissa Mayer’ın, çeyrek dönem sonuçlarını açıkladığı toplantıda yaptığı konuşma, ayrılık konuşması gibi algılandı. Yahoo CEO’su olarak dördüncü yılını dolduran ve 18. çeyrek dönem finansal raporunu açıklayan Mayer’ın toplantıda Yahoo’nun satışına dair hiçbir konuya değinmeyişi ve toplantı sonunda Yahoo’da yaptıklarını değerlndirermesi, ayrılık işaretleri olarak değerlendirildi. Mayer toplantı sırasında, “Geçtiğimiz yıllarda bu şirketi ikonik değerine geri döndürmek için, kararlı şekilde planlarımızı uygulamaya koyduk, nerede olduğumuza, nerede olmak istediğimize baktık ve bu amaç için neler yapmamız gerektiğini samimi bir şekilde değerlendirdik. Stratejik alternatiflerimizi değerlendirdik ve oluşturduğumuz bu alt yapı Yahoo’nun sonraki adımı için sağlam bir temel oluşturacaktır,” ifadelerini kullandı. Dört yıl önce Google’dan Yahoo’ya transfer olan 41 yaşındaki CEO’nun her zamanki tonundan farklı olan konuşması ve tepkileri, Mayer’ın Yahoo’dan ayrılmak üzere olduğu şüphesini doğurdu.